Kazı – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 03 Apr 2024 21:54:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Şanlıurfa rekor kırmayı hedefliyor: 1 milyon ziyaretçi https://www.foxhaber.com.tr/sanliurfa-rekor-kirmayi-hedefliyor-1-milyon-ziyaretci/ https://www.foxhaber.com.tr/sanliurfa-rekor-kirmayi-hedefliyor-1-milyon-ziyaretci/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:54:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5590 Tarih, doğa, kültür ve gastronomi alanlarında ziyaretçilerine eşsiz bir gezi imkanı sunan Şanlıurfa, Hazreti İbrahim’in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl, konik kubbeli evleriyle bilinen tarihi Harran ilçesi ile doğal güzellikleriyle dikkati çeken Halfeti, 12 bin yıl öncesine uzanan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Göbeklitepe, yakın zamanda gün yüzüne çıkarılan Karahantepe gibi neolitik döneme ait eşsiz ören yerleriyle de tarih tutkunlarını cezbediyor.

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, 2023 yılında yaşanan deprem ve sel felaketinin tesirlerinin kent üzerinden kalktığını, günlük hayatın her gün normale döndüğünü söyledi.

Şanlıurfa’nın inanç turizmi noktasında birçok değeri bünyesinde barındırdığını belirten Şıldak, bunun yanı sıra arkeolojik kazıların yürütüldüğü kentte, Göbeklitepe ve Karahantepe’de elde edilen sonuçların bütün dikkatleri Şanlıurfa’ya çektiğini ifade etti.

Vali Şıldak, Galatasaray ile Fenerbahçe’nin karşılaşacağı Süper Kupa maçının da Şanlıurfa’da oynanacak olmasının kentte büyük bir heyecan oluşturduğunu ve Şanlıurfa turizminde 2024 yılında bir patlama olacağını belirterek, şöyle konuştu:

“Ben 2024’ün turizmin öğelerinin bütün unsurlarının gün geçtikçe zenginleştiği Şanlıurfa’da bir rekor yılı olacağını düşünüyorum. 1 milyonun çok üzerinde ziyaretçiyi burada ağırlayacağımızı düşünüyorum. Bu vesileyle bir çağrıda da bulunmak istiyorum, bütün yatırımcılara ve iş dünyasına. Özellikle yataklı tesisler, konaklama tesisleri konusundaki ihtiyacımız çok barizdir. Bu konuda buraya yapılacak yatırımlar şehrin turizm kalitesini, turizm skalasındaki yerini daha da üst seviyelere taşıyacak ve ticari açıdan da çok optimal rasyonel yatırımlar olacaktır diye düşünüyorum.”

Kültür ve Turizm Bakanlığının organizasyonunda gerçekleştirilecek “Kültür Yolu Festivali”nin mayıs ayında Şanlıurfa’da düzenleneceğini dile getiren Şıldak, turizm açısından bereketli ve güzel bir yıl beklediklerini kaydetti.

“Ortaya çıkarılan eserleri görmek isteyen ziyaretçilerimizin sayısı oldukça fazla”

Göbeklitepe Alan Başkanı ve Şanlıurfa Müzesi Müdürü Celal Uludağ, kentte Mart 2023’de etkili olan sel felaketinin ardından kapanan arkeoloji ve mozaik müzelerinin gerekli çalışmaların ardından yeniden ziyarete açıldığını anımsatarak, müzelerin açık olmasının kent turizmine olumlu katkılarının bulunduğunu ifade etti.

2024 yılını turizm açısından çok önemsediklerini belirten Uludağ, şunları söyledi:

“Şanlıurfa’da Taştepeler Projesi, kazıları devam ediyor. Bu kazı çalışmalarının en önemli ayaklarından biri Göbeklitepe, Karahantepe, Sefertepe, Sayburç bu alanlarda hızlı ve planlı bir şekilde kazı çalışmaları yürütülüyor.

2023 yılında da bu kazı çalışmalarında gerçekten de çok önemli buluntular elde edilmişti ve herkesin merakını uyandıran buluntular ortaya çıkarılmıştı. 2024 yılında da bize şimdiden çok önemli dönüşler oluyor. Özellikle bu kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan eserleri görmek isteyen ziyaretçilerimizin sayısı oldukça fazla.

Bu nedenle 2024 yılında biz Şanlıurfa’yı yerli ve yabancı ziyaretçi anlamında büyük bir potansiyelin beklediğini düşünüyoruz. Özellikle Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eserler Karahantepe Örenyeri’ndeki bu hareketlilik ve Göbeklitepe ören yerindeki hareketlilik, ilimizin, ülkemizin ziyaretçi sayılarında önemli bir artış oluşturacağını düşünüyoruz.”

Şanlıurfa Turizm Profesyonelleri Derneği Başkan Yardımcısı Rahime Yaşar da kentin bölgenin kültür ve turizm merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Şanlıurfa’nın içinde barındırdığı değerlerle bölge içinde domino etkisi oluşturan bir şehir olduğunun altını çizen Yaşar, “Bunu depremde, yaşadığımız sel felaketinde de gördük. Göbeklitepe, Karahantepe müzemiz kapalı olduğu zaman bölgeye maalesef kültür turları açısından çok ilgi gösterilmedi. Açılmasıyla birlikte tekrardan o akış başladı. Yani dolayısıyla Şanlıurfa tek başına hareket eden bir şehir değil, bölgeye de bu konularda inanılmaz bir etkisi mevcuttur” dedi.

Yaşar, ilkbahar sezonunun başında Şanlıurfa’da oynanacak Süper Kupa maçıyla insanların ilgisinin bu bölgeye çekileceğine işaret ederek, turizm yönünden 2024 yılında çok sayıda ziyaretçiyi kente beklediklerini kaydetti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sanliurfa-rekor-kirmayi-hedefliyor-1-milyon-ziyaretci/feed/ 0
Bakan Ersoy: Myra ve Andriake için 500 milyon lira ödenek ayırıyoruz https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:30:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5295 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti’nde ‘Geleceğe Miras Myra ve Limanı Andriake Projesi’ni tanıttı.

‘Geleceğe Miras Projesi’ni geçen yıl başlattıklarını hatırlatan Ersoy, “Proje kapsamında 5 ayda 7 farklı alanı içeren 5 büyük arkeoloji projesini başlatarak detaylarını paylaşmıştık. Şimdi altıncı ayımızda Myra ve Limanı Andriake ile altıncı projemizin tanıtımını yapıyoruz” dedi.

Myra Antik Kenti’nin kalkolitik dönemden bugüne 6 bin yıldır kesintisiz yerleşim gördüğünü anlatan Ersoy, şöyle devam etti:

“Bu kadim kent klasik dönemde Likya’nın büyük önem taşıyan yerleşim birimlerinden biriydi. Milattan önce 1. yüzyılın başlarında Metropolis unvanını almış, Roma İmparatorluk döneminde de önemini fazlasıyla korumuştur. Kentteki imar faaliyetlerinin yoğunlaştığı Hadrianus dönemi ise Myra’nın altın çağı olmuştur. Myra’nın dinler tarihi noktasındaki değeri de gerçekten istisnadır. Burası Aziz Nikolas’ın kilisesini kurduğu, öğretisini yayarak tüm yaşamını tamamladığı yerdir. Milattan önce 5 ila 4. yüzyılda yapılan ve ahşap mimariyi taklit eden cepheleriyle kentin simgesi olan kaya mezarları ise Myra klasik çağının en görkemli yapı grubunu oluşturmaktadır.”

“ROMA TİYATROSUNUN RESTORASYONUNA YOĞUNLAŞACAĞIZ”

Kentin 10 bin kişi kapasitesiyle bölgenin en büyük ve iyi korumuş Roma tiyatrosuna sahip olduğunu da aktaran Ersoy, antik kentin milattan önce 13. yüzyılın ortalarında büyük bir sel afeti yaşadığını vurguladı.

Ersoy, antik kentin 4 ila 10 metre derinliğinde alüvyonlarla kaplandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu afetten sonra kent Anadolu’nun Pompeisi diye anılmaya başlanmıştır. 1960’larda yüzey araştırmaları gerçekleşmiştir. Kazı ve restorasyon çalışmaları ise ilk kez 2009’da Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında başlamış olup bu süreç halen devam etmektedir. Akropol yapıları, devasa tiyatrosu, hamamı, Aziz Nikolas Kilisesi ve kaya mezarları Myra’yı Anadolu’nun en özel medeniyet miraslarından biri yapmaktadır. Bu alanda kazıları büyük oranda tamamlanmış olan Roma tiyatrosunun restorasyonuna yoğunlaşacağız. Acil koruma müdahaleleri dışında asıl büyük adımı projemiz kapsamında atacak ve Roma tiyatrosunun muhteşem sahne binasını orijinal malzemesiyle ayağa kaldırmak için çalışmaları bu yeni dönemde başlatmış oluyoruz.”

Ersoy, sütunların ve diğer mimari unsurların restorasyonla asıl yerine konulacağını ve tiyatronun hayata döndürüleceğini kaydetti.

SİNAGOG ALANINDA KAZI ÇALIŞMALARI YAPILACAK

Projenin ikinci kısmının yürütüleceği Andriake Limanı’nın ise uluslararası ticaret ve ulaşım merkezi olarak özel fonksiyonlarla düzenlenen yerleşim yapısına sahip olduğuna dikkati çeken Ersoy, Myra’nın zenginliğini Akdeniz’in en önemli uğrak noktası olan bu ünlü limana borçlu olduğunu anlattı.

Ersoy, limanın bronz çağından itibaren gemicilerin vazgeçilmez bir uğrak noktası olduğunu ifade ederek, “Projemiz kapsamında Andriake Antik Limanı’ndaki Gümrük bölgesi ve Likya Müzemizin çevresinde henüz kazı çalışmaları yapılmamış alanlardaki kazıları tamamlamayı hedefliyoruz. Likya Uygarlıkları Müzesi teşhir, tanzim ve yenileme uygulamalarını başlatıyoruz. 168 kuş çeşidini barındıran Andriake Kuş Cenneti üzerinde yayalar için bir gezi köprüsü inşa edeceğiz. Andriake Batı Hamamı’nda kazı çalışmalarını tamamladık. Şimdi ise projelerini hazırlayarak hamam restorasyonunu yapacağız. Andriake, Doğu Hamamı, Roma ve Doğu Roma evrelerini çok iyi yansıtan, özellikle duvar içi ısıtma sistemlerinin tahrip edilmemiş ve yeri değiştirilmemiş durumda bulunduğu çok özel bir yapı. Bu hamamın da projelerini titizlikle hazırlayarak restorasyonunu bu dönemde gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

Anadolu Akdeniz’indeki ilk sinagogun Andriake’de keşfedildiğini hatırlatan Ersoy, tarihe ışık tutan önemli eser ve kalıntıların ele geçirildiği bölgenin kuzeyinde kazı çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.

Ersoy, “Bu antik kenti ve limanını Türk arkeolojisine, kültür ve turizm hayatımıza mümkün olan en kısa sürede eksiksiz, korunmuş ve ihya edilmiş bir şekilde kazandıracağız. Hedefimize ulaşmak için bakanlık olarak Myra ve Andriake kazı ve restorasyon çalışmalarına 500 milyon lira ödenek ayırıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakan-ersoy-myra-ve-andriake-icin-500-milyon-lira-odenek-ayiriyoruz/feed/ 0
Beş bin yıllık yer altı şehri bu yıl ziyarete açılacak https://www.foxhaber.com.tr/bes-bin-yillik-yer-alti-sehri-bu-yil-ziyarete-acilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/bes-bin-yillik-yer-alti-sehri-bu-yil-ziyarete-acilacak/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:33:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4042 Midyat ilçesinde 4 yıl önce tarihi sokak ve evlerde başlatılan çalışma kapsamında bulunan ve temizlik yapılan mağaranın tek olmadığının, dehlizlerle farklı mekanlara geçiş sağlandığının belirlenmesi üzerine yer altı şehrini ortaya çıkarmak amacıyla yürütülen kazı çalışmasının 4. sezonu başladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Mardin Müzesi ve Midyat Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır Estel bölgesinde bulunan Ulu Cami Mahallesi’ndeki 2 noktada çalışmalar titizlikle yürütülüyor.

Çok geniş bir alana yayıldığı tespit edilen ve buluntulara göre yaklaşık 5 bin yıllık olduğu belirlenen yer altı şehrinin, 1. ve 2. etap temizlik ve kazı çalışmalarında 8 bin 223 metrekarelik alan ve bu alanlarla bağlantılı yaklaşık 120 metrelik tünel ortaya çıkarıldı.

İbadethane, silo, su kuyuları, barınma, şırahane, işlik, sarnıç ve mezar alanları, tünel ve dehlizlerin bulunduğu yer altı şehrinde, farklı dönemlere tarihlendirilen, kandiller, ağırşaklar, el değirmeni, taş ve cam boncuklar, taş eserler, bronz sikke ve takılar, pişmiş topraktan araç gereçlerin yanı sıra insan ve farklı hayvanlara ait kemikler bulundu.

Çalışmaların bitme noktasına geldiği 1. ve 2. etapların turizme kazandırılması için hazırlanan restorasyon ile Ziyaretçi Karşılama Merkezi projeleri, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca onaylandı.

Mezopotamya’nın en gözde destinasyon merkezi haline getirilmesi hedeflenen yer altı şehrinin iki etabının bu yıl turizme kazandırılması hedefleniyor.

“Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız”

Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin, çok kültürlü bir yapıya sahip Midyat’ta yüzyıllardır Türk, Kürt, Arap, Müslüman, Süryani ve Yezidilerin bir arada yaşadığını söyledi.

Tarihi ilçede yer altı şehrini ortaya çıkarmak için başlattıkları kazıların sürdüğünü kaydeden Şahin, bu yıl Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde tespit edilen yeni etaplarda çalışma yapılacağını bildirdi.

İlk iki etap için restorasyon ve Ziyaretçi Karşılama Merkezi projelerinin onaylandığını, projeleri çok kısa sürede bitirip 2 etabı turizme açmayı planladıklarını kaydeden Şahin, şöyle konuştu:

“Bu yıl içinde 1. ve 2. etabı turizme açmayı düşünüyoruz. Bu ay Ziyaretçi Karşılama Merkezinin ihalesini yapacağız. 6-7 ay içinde yer altı şehri turizme açılacak. Midyat’taki yer altı şehrinin tamamını turizme açtığımız zaman dünyanın en büyük yer altı şehirlerinden biri olacak.

Sene sonuna doğru 1. ve 2. etabı tamamıyla misafirlerimizin hizmetine açacağız. Gelen turistler hizmete açılmadığı halde merak edip, bizlere müracaat ediyorlar. Güvenlik nedeniyle şu anda ziyaretçi kabul edemiyoruz.”

Yılda ortalama 1 milyon turisti ağırladıklarını, bu yıl da 1,5 milyon turist beklediklerini aktaran Şahin, turizm konusunda ilçenin potansiyelinin çok yüksek olduğunu dile getirdi.

Turizme açamadıkları destinasyon noktalarının bulunduğunu anlatan Şahin, hedeflerinin 2 milyon turiste yaklaşmak olduğunu sözlerine ekledi.

“5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek”

Kazı başkanı Gani Tarkan da 2020 yılında başlayan kazı çalışmalarında 4. sezona başladıklarını söyledi.

Yamaç yerleşiminin güney kısımlarında çalışmaların devam ettiğini kaydeden Tarkan, şöyle devam etti:

“Bu sezon çalışmalarda bir işlik ve bir mağara alanı tespit edildi. Mağaradan taş alınma suretiyle genişlediğini görüyoruz. Alınan taşlarda mağaranın hemen üzerinde 20. yüzyılın başlarında tarihlenen ev inşa edilmiş. Kazı alanında şu anda üst tabakadayız. Alınmamış dolgu toprağı var. Dolgu toprağının altında da diğer mekanlara bağlantıyı geçişi sağlayacak mekanların da bulunacağını tahmin ediyoruz.”

Yer altı şehrinin yaklaşık 40 hektarlık bir alandan oluştuğunu, şimdiye kadar yüzde 6-7’lik bir kısmının ortaya çıkarıldığını aktaran Tarkan, kazıların yıllarca süreceğini vurguladı.

Şimdiye kadar çok sayıda yapı ve buluntulara ulaştıklarına dikkati çeken Tarkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milattan önce 3. binde yerleşim başlıyor Matiate yer altı şehrinde. Tunç Çağı’nda başlıyor ve kesintisiz şekilde devam ediyor. Roma dönemine ait de çok sayıda buluntu var. Sikkeler, kandiller, su mataraları, cam bilezikler ve günlük kullanım eşyaları gibi yoğun seramik buluntuları bulundu. Bunun yanında çok sayıda daha çok Orta Çağ seramiği bulduk.

Tunç dönemine tarihlenen seramiklere de ulaştık, bunlar lokal bölgede. Ancak kazı alanı genelinde Orta Çağ ve Roma dönemine ait buluntularla karşılaşıyoruz. 5 bin yıllık bir şehir, etaplar halinde çalışmalar devam edecek. Hedefimiz yer altı şehrinin tamamını açığa çıkarmak ve etap etap burayı gelen turistlerin ziyaretine açmak.”

“Matiate diğer yer altı şehirlerinin öncüsü”

Midyat Belediyesi Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları sorumlusu ve sanat tarihçisi Mervan Yavuz da arkeolog, sanat tarihçisi ve 10 işçi ile çalışmaları titizlikle yürüttüklerini söyledi.

Çalışmaların 1. ve 2. etabında bitme aşamasına gelindiğini kaydeden Yavuz, şimdiye kadar açığa çıkardıkları alanda önemli buluntulara ulaştıklarını, buluntulara göre yer altı şehri tarihinin Tunç dönemine kadar gittiğini gördüklerini bildirdi.

Dünyanın birçok yerinde yer altı şehirlerinin bulunduğunu, ilçedeki yer altı şehrinin benzerinin Kapadokya bölgesinde olduğunu kaydeden Yavuz, şöyle dedi:

“Matiate yer altı şehrinin önemi, bereketli hilalin tam ortasında bulunmasından kaynaklı. Yayılım buradan gerçekleştiği için Matiate yer altı şehrinin diğer yer altı şehirlerinin öncüsü olduğunu görüyoruz. Diğer yer altı şehirlerinden farkı ise sivil mimarinin yer altı şehrinin üzerinde bulunması.

Bu da bize yer altı şehrinden günümüze nasıl ulaşıldığını gösteriyor. Yer altı şehrinden kent yaşamına aşamalar halinde geçişini gözlemleyebiliyoruz. Aynı zamanda Kapadokya gibi bazı yer altı şehirleri, dikey olarak aşağı inmekte. Buradaki ise teras şeklinde yatay seyrediyor ve çok geniş bir alana yayılıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bes-bin-yillik-yer-alti-sehri-bu-yil-ziyarete-acilacak/feed/ 0
Bergama Antik Kenti’ne 1 milyar TL ödenek ayrıldı https://www.foxhaber.com.tr/bergama-antik-kentine-1-milyar-tl-odenek-ayrildi/ https://www.foxhaber.com.tr/bergama-antik-kentine-1-milyar-tl-odenek-ayrildi/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:51:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3944 Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Bakan Ersoy, Pergamon Antik Kenti tanıtım toplantısında ‘Geleceğe Miras Bergama’ projesini anlattı.

Arkeolojik kazıların 12 aya yayılması projesini, 2019’da başlattıklarını hatırlatan Mehmet Nuri Ersoy, 2023 sonu itibarıyla 133 kazı alanında hayat geçirilen uygulamadan ciddi kazanımlar elde edildiğini, bu yıl 144 kazı çalışmasının 12 ay esasına göre yürütüldüğünü ifade etti.

“YENİ VE MİLLİ BİR SAYFA AÇTIK”

‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında yabancı heyetlerce yürütülen kazı çalışmalarının başına Türk bilim insanlarından koordinatör görevlendirme işlemlerini tamamladıklarını dile getiren Ersoy “Böylece Türk arkeoloji tarihinde, 163 yıl sonra yeni ve milli bir sayfa açtık” dedi.

Arkeolojik kazıların hem bütçelerini hem de lojistiklerini daha önce görülmemiş oranlarda arttırarak kapsamlarını genişlettiklerini, sonuç alma sürelerini mümkün olduğunca kısalttıklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy “Türk arkeolojisinde 60 yılda yapılanlara eş değer işi 4 yılda yapma hedefimize ulaşmak için bütün imkanları seferber ediyoruz ki başta antik kentlerimiz olmak üzere sahip olduğumuz kültür varlıkları en kısa sürede gün yüzüne çıkarılsın, ayağa kaldırılsın ve ülkemiz için bir katma değere dönüşsün” diye konuştu.

“BERGAMA’NIN YÜZDE 60’I KAZILMIŞ DURUMDA”

Bergama’nın da söz konusu antik kentlerden biri olduğunu belirten Mehmet Nuri Ersoy, şöyle devam etti:

“Bergama, Helenistik ve Roma Dönemi’nin yanı sıra Doğu Roma ile Türk-İslam Dönemi için de büyük önem taşımaktadır. Osmanlı kent mimarisinin bütün önemli ögelerini burada bir arada bulmak mümkündür. Zaten söz konusu dört medeniyete ait katmanları barındırması sebebiyle bu antik kent, 2014’te ‘Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmiştir. Bergama’da 146 yıl önce başlayan kazı çalışmalarında dönem dönem farklı yabancı bilim insanları görev almış olup, 1957’den bu yana çalışmalar Alman bilim heyetlerince yürütülmektedir. Bütün bu süreç neticesinde, Asklepion dâhil olmak üzere Bergama’nın yüzde 60’ı kazılmış durumdadır. Şimdi bu istisnai antik kentimizi ‘kazıların 12 aya yayılması’ uygulamamıza dahil ediyor ve ‘Geleceğe Miras Bergama’ projemizle çok kapsamlı ve yoğun bir mesai başlatarak işleri hızlandırıyoruz.”

Bergama’nın anıtsal mimarisiyle Helenistik Dönem şehir planlamacılığının en iyi örneği olduğunu kaydeden Mehmet Nuri Ersoy, Athena Tapınağı, tiyatro, kütüphane, Zeus ve Dionysos tapınakları, agora ile gymnasium gibi yapıların, dönem mimarisinin en seçkin örnekleri olduğunu vurguladı.

“ANLAŞILIR KILACAĞIZ”

‘Geleceğe Miras Bergama’ projesi kapsamında Bergama Akropolü’nde, kuzey sur duvarları restorasyonunun ikinci etap çalışmalarını başlatacaklarını ifade eden Mehmet Nuri Ersoy, şöyle devam etti:

“Helenistik Dönem tiyatro terasında bulunan ve tiyatro ile birlikte milattan önce 2’nci yüzyılda tasarlanan Dionysos Tapınağı, Roma Dönemi’nde tadilata uğramış ve Doğu Roma döneminde kiliseye çevrilmiştir. Projeyle bu yapıyı ayağa kaldıracağız. Bergama’nın en önemli yapılarından Zeus Sunağı’na yönelik olarak, arazide korunan mimari blokların orijinal yerlerine yerleştirilmesi ve kısmi tamamlama çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Tiyatroda, geçmiş yıllarda beton ile yapılan tamamlamalar sökülerek orijinalindeki aynı tür taşlarla yeni tamamlamalar yapılacak. Böylece tiyatroyu hem orijinal görünümüne kavuşturmuş hem de sağlamlaştırmış olacağız. Akropoldeki gezi güzergahında yer alan mevcut travers döşemelerini iyileştireceğiz. Ayrıca antik yapılara ilişkin bilgilendirme ve yönlendirme levhalarını da yenileyerek, sunulan bilgilerle alanı anlaşılır kılacağız.”

Kızılavlu çevre düzenleme projelerinin uygulamasına hızlıca başlayacaklarını belirten Mehmet Nuri Ersoy, Kızılavlu’nun güneydoğusunda önceki yıllarda ortaya çıkarılan, büyük boyutlu, önemli kısmı mozaiklerle süslü odalara sahip olan yapının bulunduğu bölgede kazı çalışmaları yapacaklarını, bu yapı ve etrafındaki anıtsal yapıların açığa çıkarılmasının ardından koruma çalışmaları yaparak alanın üstünü bir çatı ile örteceklerini söyledi.

“BERGAMA AMFİTİYATROSU, YÜKSEK TURİZM POTANSİYELİNE SAHİP”

Mehmet Nuri Ersoy, Antik Dönem’in ünlü şifa merkezi Asklepion’u ve sütunlu caddesini, daha görünür hale getirebilmek için restorasyon ve uygulama projelerini hayata geçireceklerini belirtti. Bergama Amfitiyatrosu’nun da Roma mimarisinin bir simgesi olarak yüksek turizm potansiyeline sahip olduğunu aktaran Ersoy, bu alanı da konservasyon ve çevre düzenleme projesi ile turizme kazandıracaklarını dile getirdi.

Mehmet Nuri Ersoy, Bergama Arkeoloji Müzesi bina onarımı, teşhir ve tanzimi için de ayrıca bir bütçe ayırdıklarını ifade ederek, buradaki çalışmalara da hemen başlamayı planladıklarını söyledi.

Projelere yoğunlaştıklarını vurgulayan Ersoy, “Bu projeleri de son derece yoğun bir mesai harcayarak tamamlayacağız. Neticede Bergama Antik Kenti’nin, ulusal ve uluslararası kültür-turizm vitrininde hak ettiği öncelikli yeri almasını sağlayacağız. Bu süreç için öngördüğümüz bütçe ise 1 milyar TL’dir” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bergama-antik-kentine-1-milyar-tl-odenek-ayrildi/feed/ 0
Ören yerleri gece de açık olacak https://www.foxhaber.com.tr/oren-yerleri-gece-de-acik-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/oren-yerleri-gece-de-acik-olacak/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:15:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3386 Bakan Ersoy, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde turizm sektörü temsilcileri ile bir araya geldi. Kuşadası’nın kendisi için ayrı bir önemi olduğunu ifade eden Ersoy, 1985 yılına sektöre başladığında ilk görev yerinin Kuşadası olduğunu anlattı.

2019’da Türkiye’nin rekor kırdığını ve hızlı büyüme planları yapıldığını kaydeden Ersoy, “Maalesef pandemiyle tüm dünya kapılarını kapattı. Çok şükür o dönemi iyi yönettik. Çünkü mümkün mertebe kapılarımızı açık tutmaya çalıştık, hava trafiğini açık tutmaya çalıştık.

2021’den itibaren pandemiden, turizm sektörü olarak en hızlı çıkan ülke olduk. 2022’de bu verilere de yansıdı. Türkiye, normalde 6’ncılığa kadar çıkmıştı. 2022’de 4’üncü sıraya kadar turist sayısında yükselme başarısını elde etti. ‘Bundan sonra hep rekorlar kırarak yolumuza devam edeceğiz’ dedik.

2023, zor bir yıldı. 6 Şubat depremleri ile başladı. Daha sonra savaş derken 2023 her şeye rağmen rekor bir yıl olarak karşımıza çıktı. Rakamlara bakacak olursak; 54,3 milyar dolarlık gelir, 56,7 milyonluk bir ziyaretçiyle tarihin en iyi turizm verilerini elde ettiğimiz bir yıl oldu.

2028’e kadar çok iddialı hedefler koyduk. Her sene rekorlar kırarak yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki yıl itibarıyla 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir hedefiyle yolumuza başladık. İlk veriler de iyi geliyor. Ziyaretçi rakamlarında artışlar var. Rezervasyonlar da iyi” dedi.

‘KUŞADASI, ARKEOLOJİ CENNETİ’

Kuşadası ve Ege’nin turizm açısından çok önemli bir bölge olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle devam etti:

“Kuşadası, turizmin ilk başladığı noktalardan biri. Turizm geçmişi çok eski. Burada yetişen birçok sektör temsilcisi diğer yerlerde genel müdür ya da üst düzey yönetici olarak başladı. İnsan kaynağı yaratan bir bölgedeyiz. Aynı zamanda Türkiye’nin ‘cruise’ kapısı. En çok turist ağırlayan noktası.

Bu yıl 560’ın üzerinde gemi ağırladınız. 2 bin 400 kapasiteli bir limanımız var. İstanbul’da Galataport’un devreye girmesiyle bu sayı hızlı şekilde artacak. Deniz, kum, güneşin yanı sıra kültür varlıklarının zengin olmasından dolayı burası çok değerli. Arkeoloji cenneti diyebiliriz. Binlerce yıl önce insanlar buraya antik şehirler kurmuş. Geniş kapsamlı yerleşimler olduğunu görüyoruz.”

‘BU DÖNEM HEDEFLERİ BÜYÜTTÜK’

Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak geçen dönem kazıları 12 aya çıkardıklarını belirten Ersoy, “Kazı başkanlarımızı buna alıştırdık. Türkiye’de 144 tane yerli kazı başkanlığı var. 32 tane de yabancı kazı başkanlığı var. Bunların kazı çalışma programına aşamalı şekilde yerli ve yabancılar dahil edildi. Bu dönem hedefleri büyüttük. Bütün kazı başkanlıklarını 12 aylık programa aldık” dedi.

‘Geleceğe Miras’ projesini başlatarak arkeolojinin altın çağı olarak iddialı bir hedef koyduklarını söyleyen Ersoy, “Bu hedef, son 60 yılda arkeolojide ne kadar iş gerçekleştirdiysek; gelecek 4 yılda aynı oranda işi Anadolu genelindeki bütün arkeolojik noktalarımızda gerçekleştirmekti.

Bu bağlamda ilk açıklamayı Efes’te yapmıştım. ‘Geleceğe Miras’ projesine bütün arkeolojik kentleri dahil ediyoruz. Arkeoloji, Türkiye’de 1860’lı yıllarda yabancılarla başladı. 163 yıl sonra ilk defa bütün kazı başkanlıklarına koordinatör kazı başkanları atandı. Hocalarımızı atarken ekip, ekipman ve finansman desteği veriyoruz.

Kuşadası için bu çok önemli. Cruise gemilerinin gelmesinin nedenlerinin başında sizin arkeolojik değerleriniz yatıyor. Türkiye geneline baktığınızda, Anadolu’nun daha yüzde 10’unun kazıldığını görüyoruz. Yüzde 90’ı hala toprak altında. Eğer kazdıklarınızı koruyamayacaksanız, restore edip, üst yapıyı oluşturamayacaksanız, toprak altında kalması da faydalı.

Doğru ve düzenli kaynak aktarımı yapmanız lazım. Önce kazmalı, sonra korumalı sonra restore etmelisiniz. Bunlar bizi turizmde rakiplerimizden ayrıştıran ve cazibe noktası olmamızı sağlayan yönlerimiz” diye konuştu.

‘YEREL YÖNETİMLERE DE GÖREVLER DÜŞÜYOR’

Bakanlık olarak kazı alanına çok ciddi bütçe ayırdıklarının altını çizen Ersoy, “2019’da kazı bütçemiz 36,7 milyondu, geçen sene bu rakamı 1,1 milyara çıkardık. Bu yıl da 6 milyar lira olacak. Kazı başkanları bize projeleri gönderiyor, hızlı şekilde hayata geçiriyoruz. Aydın olarak geçen yıl 3,7 milyon ziyaretçi almışsınız. Gelecek 4 yılda rakamların yükseleceğini göreceğiz.

Turizm Bakanlığı’nın tanıtımı tek başına yeterli olacak değil. Burada yerel yönetimlere ciddi görevler düşüyor. Turizm genişledikçe gerekli alt yapı yatırımlarının yol, atık, su gibi yatırımların da yapılması gerekiyor. Bakanlık olarak görevimiz hava trafiklerinin oluşturulması, destinasyonların tanıtılması, turizm noktalarının doğru planlanarak gelişmesini sağlamak ve mümkünse turist trafiğini 12 aya yaymak” açıklamalarında bulundu.

‘SEZONU UZATMAK İSTİYORUZ’

Ersoy, turizm sezonunu uzatmak için arkeolojiye önem verdiklerini belirtip, “Kuşadası deniz, kum, güneşten oluşan 6 aylık bir sezon ile sınırlı değil, 8-9 aylık bir sezonla anılması lazım. Burada arkeoloji devreye giriyor. Turizm sektörü paydaşları değil, şehrin tüm paydaşlarının pay alması gerekir.

Arkeolojik noktaları ön plana çıkarıp, parlattığınızda turist otelden dışarı çıkmaya başlayacak. Yazın çok sıcak. 50 dereceyi bulan sıcaklıklarda kimse ören yeri gezmek istemiyor. Gece müzeciliği çalışması başlattık. Turizm merkezlerine yakın olan ören yerlerin tamamını gece müzeciliği kapsamına alıyoruz.

Hem daha fazla turist almamızı sağlayacak hem sezonu uzatmak istiyoruz hem de sezon içinde turist hareketliliğini arttırmak istiyoruz. Birkaç yıl içinde bu projenin olumlu sonuçlarını göreceğiz. Kuşadası’nın marka değerini arttırmak istiyorum” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/oren-yerleri-gece-de-acik-olacak/feed/ 0
Tüm dünyayı merak içinde bırakan sinagog kazısını yapanlar serbest https://www.foxhaber.com.tr/tum-dunyayi-merak-icinde-birakan-sinagog-kazisini-yapanlar-serbest/ https://www.foxhaber.com.tr/tum-dunyayi-merak-icinde-birakan-sinagog-kazisini-yapanlar-serbest/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:09:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2195 New York’ta Brooklyn Crown Heights 770 Eastern Parkway’de bulunan ve Yahudilerin yoğun olarak kullandığı “Chabad-Lubavitch World Headquarters” adlı sinagoga yapılan polis baskınında, binanın altında yasa dışı şekilde inşa edilmiş tüneller olduğu tespit edilmişti.

Pazartesi günü sinagog yönetiminin, açılan mahzeni kapatmak için bir çimento kamyonu getirdiğini gören öğrenciler, beton harcını döktürmemek için işçilerin tünele geçişini engelledi ve tüm dünyanın gözü New York’taki bu gizli tünellere çevrildi.

ÖĞRENCİLER DİRENDİ

Sinagogun bulunduğu mekanı kutsal alan olarak gören ve bu alanı genişletmek için mahzen kazdıklarını öne süren grup, yönetimi protesto ederek sinagogun ahşap kaplamalarını söktü ve polise teslim olmamak için uzun süre direndi. Yetkililerin yardım çağrısı üzerine sinagoga gelen polis, uzun süre direnen radikal öğrencileri gözaltına almak zorunda kaldı.

GÖRÜNTÜLER ŞOKE ETTİ

Tüneller, sosyal medyada da ilgi çekti. Tünellerin COVID-19 salgını döneminde gizlice ibadet edebilmek amacıyla veya kadınların gizlice içeri girebilmesi için kazıldığı gibi iddiaları yer alırken, polis olayla ilgili soruşturma başlatmıştı. Öte yandan medyaya yansıyan bazı haberlerde, 6 ay öncesine kadar tünellerin kazılmasıyla ilgili çalışmaların olduğu öne sürülmüş ve kazı yapılan bazı bölümlerde kirli ve eski yataklar ile ahşap kaplama bölümlerin yer alması dikkat çekmişti.

DÖRT BİNAYI BİRBİRİNE BAĞLIYOR

Tünelin dört farklı binayı birbirine bağladığı da belirtildi: Doğu Parkway’deki iki bina, 302 Kingston Ave.’deki bir yapı ve Union Caddesi yakınındaki başka bir uzantı.

Chabad-Lubavitch Hasidic hareketinin altı üyesinin, gizli tüneli izin veya onay olmadan kaba aletlerle ve çıplak elleriyle kazdığı iddia ediliyor.

BİNALAR İÇİN TAHLİYE KARARI

Ayrıca kazılan tünelin geçtiği binaların tehlikede olabileceği endişesi de var. Bulgular, yapısal stabilite endişeleri nedeniyle her iki bina için kısmi boşaltma emri çıkarıldı. Binaların altında bulunan kaçak kazı çalışmalarını ve bunun komşu yapılar üzerindeki etkilerini araştırmak için yetkililer bölgeye giderken, bina sakinlerinin güvenliğini sağlamak için binaların bazı kısımları için tahliye emri verildi.

Kingston Bulvarı’ndaki iki katlı bina için tamamen boşaltma emri çıkarıldı; müfettişler hem bodrumda hem de birinci katta yangına dayanıklı duvarların yıkıldığını tespit etti.

BEŞ ÖĞRENCİ İÇİN KARAR…

Tüm dünyayı meraklandıran ve hatta çeşitli komplo teorilerine bile konu olan tüneller kapatılmak istendiğinde yetkililer öğrencilerin direnişiyle karşılaştı. Bazı öğrencilerin işçilerin tünele girmesini engellemeye çalışması nedeniyle şiddetli bir isyan çıktı.

Polisler yaşları 19 ile 21 arasında değişen dokuz kişiyi tutukladı. Dov Bear Shenhav (20); Shmuel Malka (19); Blumenfeld Yerachmiel (20); Henachem Mulakando (19) ve Levi Tyz Lahav (20) polise ve işçilere direndikleri, sinagog duvarını yıktıkları için tutuklandı.

Beşi de salı gecesi Brooklyn Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmalarında suçlarını kabul etmedi ve kefaletsiz serbest bırakıldı.

SİNAGOGDAN AÇIKLAMA

Tünel kazılan sinagogun bağlı olduğu Chabad Lubavitch adlı Yahudi kuruluşun Halkla İlişkiler Sorumlusu Yaacov Behrman, öğrencileri “haydut” olarak adlandırdı. Behrman, yazılı açıklamasında, söz konusu olayı şöyle özetledi:

“Haydut kişiler, sinagogun bitişiğinde kaçak bir mahzen için alan kazmaya çalışıyordu. Enkazları, komşu bir kuruluşa ait, yıllardır kullanılmayan boş bir araziye atıyorlardı. Tespit edilmekten kaçınmak için, kaçak mahzenden komşu mülke doğru küçük bir geçit kazarak enkazı fark edilmeden ortadan kaldırdılar. Bu haydut kişilerin, işçilerin (kazılan) bölgeyi kapatmasını engelleme çabaları, profesyonel, sorumlu ve büyük bir hassasiyetle hareket eden NYPD’nin olaya dahil olmasına neden oldu.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tum-dunyayi-merak-icinde-birakan-sinagog-kazisini-yapanlar-serbest/feed/ 0
Diyarbakır’da kazıda 54 çocuğa ait mezarlık bulundu https://www.foxhaber.com.tr/diyarbakirda-kazida-54-cocuga-ait-mezarlik-bulundu/ https://www.foxhaber.com.tr/diyarbakirda-kazida-54-cocuga-ait-mezarlik-bulundu/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:42:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1893 Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı İnkaya Mahallesi’nde farklı alanlarda yapılan yüzey araştırmasında Bizans İmparatoru 1. Anastasius dönemine ait sikke bulunmasının ardından bölgede Diyarbakır Müze Müdürlüğü tarafından 2021’de başlatılan kazılar sürüyor.

Geçen yıl 1500 yıllık kilise kalıntısı bulunmasının ardından çalışmaların yürütüldüğü bölgede eski taş ocağı olarak değerlendirilen alanda kazı çalışması başlatıldı.

Kazılarda çocuk mezarıyla karşılaşan ekipler, bu noktadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı.

“MEZARLARIN ETRAFINDA KİREÇ TAŞINDAN SANDUKA YAPILMIŞ”

Diyarbakır Müze Müdür Vekili Müjdat Gizligöl, “Yaptığımız kazı çalışmalarında şu ana kadar 50 mezar bulduk. Bugün de 4 mezara ulaştık. Şu anda kaldırma işlemleri devam ediyor. Yani toplamda 54 mezarın olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan bizim için çok ilginç bir sonuç. Muhtemelen burası taş ocağı olarak kullanıldıktan sonra bir nekropol (toplu mezarların bulunduğu yer) alana dönüştürüldü ve sadece çocuklar buraya gömüldü” dedi.

Bazı mezarlara birden fazla çocuğun gömüldüğünü tespit ettiklerini dile getiren Gizligöl, “Mezarların etrafında kireç taşından sanduka oluşturulmuş ve kireç taşıyla üzeri kapatılmış. Mezarlar, doğu-batı doğrultusunda, gelişigüzel bir gömülme yok” ifadelerini kullandı.

Toplanan kemikleri kazı evine götürdüklerini belirten Gizligöl, “Kemiklerin yaş, cinsiyet ve ölüm sebepleri hakkında ayrıntılı bir çalışma yürütülecek. Tamamının çocuk bireylere ait olduğu mezarlık bir alan, çok karşılaşılan bir durum değil” dedi.

“MEZARLAR 0-6 YAŞ ARASI BEBEK VE ÇOCUKLARA AİT”

Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde araştırma görevlisi ve antropolog Dr. Nazlı Akbaş da daha önce alanda yapılan kazılarda kilise kalıntısı bulunduğunu hatırlatarak, kilisenin erken Bizans Dönemi’ne ve yaklaşık 1500 yıl öncesine tarihlendirildiğini düşündüklerini ifade etti.

Akbaş, kilisede mezarlar tespit edilmesine ilişkin şunları söyledi:

“Erken Bizans’ta ‘aziz’ ve ‘şehit’ kültürü olduğu için kiliselerde yerleşim içi gömüler söz konusu olabiliyor. Taş ocağı ismini verdiğimiz bu alanda 0 ile 6 yaş aralığında sadece bebek ve çocuklara ait mezarlar bulundu.”
Yapılan ön inceleme doğrultusunda, bebek ve çocukların herhangi bir salgından dolayı ölmüş olduklarını düşünmediklerini belirten Akbaş, detaylı iskelet çalışmasının henüz gerçekleştirilmediğini ifade etti.

“HENÜZ HRİSTİYAN OLMAYAN BEBEK VE ÇOCUKLAR”

Ön incelemelerde bazı hastalıklar tespit ettiklerini dile getiren Akbaş, şunları kaydetti:

“Bu dönem ve bu coğrafya için anemi oldukça yaygın bir hastalıktı. Fakat hepsinde gözlemlediğimiz bir salgın hastalık belirtisi yok. Bebeklerin söz konusu alana gömülmesinin Hristiyanlığın erken Bizans dönemindeki vaftiz kültürüyle ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Erken Hristiyanlık döneminde vaftiz edilenler genelde yetişkinler oluyordu. 10’uncu yüzyıldan sonra çocukların vaftiz edilmesi gerektiği yasallaştı. Bunların erken Hristiyanlık dönemine ait olduklarını düşünüyoruz. Bu nedenle vaftiz edilmemiş yani henüz Hristiyan olmayan bebek ve çocuklar. Vaftiz edilmediği için de kilise içine değil de kilise dışına gömülme ihtimali üzerinde duruyoruz.”

Çocukların gömüldüğü mezar örneğinin Afyonkarahisar’daki Amorium kazılarında da bulunduğunu ifade eden Akbaş, orada 10’uncu ve 11’inci yüzyıla tarihlendirilen mezarlığın belli bir alanında sadece bebek ve çocukların gömülü olduğunun ortaya çıktığını, mezarlığın yakınında da bir vaftizhane tespit edildiğini ancak Kulp’taki kazıda vaftizhaneye rastlanmadığını söyledi.

“BU KADAR ÇOCUK MEZARINA RASTLAMADIM”

Kazı ekibinden arkeolog Başak Oban da alanda çocuk mezarlarıyla karşılaştıklarında hem şaşırdıklarını hem de heyecanlandıklarını belirtti. Oban, “Gittiğim hiçbir alanda toplu olarak bu kadar çok çocuk mezarına rastlamadım. Bir alanda toplu olarak sadece çocuklara ait mezarlığın bulunması ilginç bir durum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/diyarbakirda-kazida-54-cocuga-ait-mezarlik-bulundu/feed/ 0
Medler’e ait 2 bin 600 yıllık yapılar ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/medlere-ait-2-bin-600-yillik-yapilar-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/medlere-ait-2-bin-600-yillik-yapilar-ortaya-cikti/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:42:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1477 Amasya’nın Göynücek ilçesindeki Oluz Höyük kazılarında, milattan önce 600 yıllarında hüküm sürmüş Medler’e ait 2 bin 600 yıllık yapılar ortaya çıkarıldı.

Daha önceki yıllarda yapılan kazılarda Medler’e ait olduğu tespit edilen çanak ve çömlek parçaları ile seramikler ortaya çıkarılırken bu yıl yapılan kazılarda Medler’e ait olduğu belirlenen sunak ve mimari yapılar bulundu.

Kazı sorumlusu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez, Oluz Höyük’te 17 yıldır kazı çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Bugüne kadar Oluz Höyük’ten Amasya Müzesi’ne teslim edilen eserlerin sayısının 2 bine yaklaştığını belirten Dönmez, “Tabii bunların içinde gündelik kullanım eşyalarından dinsel objelere, mezar eşyalarından tapınakta kullanılan envanterlere kadar çok sayıda eser bulunuyor ve bunların pek çoğu da ünlü eserler.” dedi.

Dönmez, 2022’deki kazılarda buldukları seramik türünün Med seramiği olduğunu belirlediklerinde bu yılki kazılara yön verdiklerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

– Medlere ait dinsel bulgulara, mimari kalıntılara ilk defa Anadolu arkeolojisinde burada rastlandı. Kubaba Sunağı’nın doğuya doğru olan genişleme çalışmalarında çok ilginç buluntularla karşılaştık. 2022 döneminde ilk defa Anadolu’da yeni bilinmeyen bir tür seramiği tanımlayarak bunun Med seramiği olduğunu biz anladığımızda aslında 2023ün de stratejisini oluşturmuştuk.

– 2023 dönemi çalışmalarında da yine aynı bölgede Kubaba Sunağı’nın doğusunda yaptığımız çalışmalarda bu kez diğer eserlerin yanında Medler’e ait dinsel bulgulara, mimari kalıntılara ilk defa Anadolu arkeolojisinde rastladık. Bunların özelliği salt Med buluntuları olmaması, bu durum bizi çok heyecanlandırdı. Geç Frig dönemi. Yani aslında Frigler’in siyasi dönemi değil de onların daha çok kültürel etkileriyle şekillenen bir Kubaba dini, Kubaba kültürüne, Medler’in ateş kültüyle bir katkı vermiş olmaları, bir sentez yapmış olmaları.

Kazılarda Medler’e ait daha çok kalıntının ortaya çıkacağını ifade eden Dönmez, “Kare biçimli bu yeni sunağımızın hemen kuzeyine ateş kültüyle ilgili bir ocak yapmışlar ve burada bu ateş kültünün ocakla beraber onlarca yıl yaşadığını anlayabiliyoruz. Yuvarlak planlı bir ocak ve hemen yanı başına da kutsal külleri biriktikleri alanı da buradan saptamış bulunduk ve hemen de güneydoğusuna da bir kulemsi bir yapı oluşturmuşlar ki bunun da Med döneminde yapıldığını görüyoruz. Bunun da zannediyoruz ki burada bir ateş kültünün varlığıyla ilgili bir haberleşme kulesinin temeli olabileceği noktasında düşüncelerimiz var.” diye konuştu.

Medler’in milattan önce 600 yıllarında en güçlü dönemlerini yaşadıklarını anlatan Prof. Dr. Sönmez, şunları kaydetti:

– Doğuda Urartular yıkılmak üzereler ve bu arada Medler Doğu Anadolu, Van Gölü ve özellikle Erzincan koridorunu kullanarak Orta Anadolu’ya giriyorlar. Milattan önce 590 yılında Lidya Kralı ve Med kralı Kızılırmak Savaşı’nı gerçekleştiriyor. Beş yıl süren bu savaş Kızılırmak barışıyla sona eriyor ve milattan önce 585 yılında Kızılırmak’ın batısı Lidyalılara, doğusu da Medler’e ait olmak üzere bir anlaşma yapılıyor ve Oluz Höyük, Kuzey Orta Anadolu, Amasya bölgesi de bu tarihten itibaren bir Med toprağı ve Oluz Höyük de bir Med yerleşkesi haline geliyor.

Dönmez, Oluz Höyük’teki kazı çalışmalarına 2 arkeolog ve 1 restoratörle devam ettiklerini ve yeni buluntulara ulaşmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/medlere-ait-2-bin-600-yillik-yapilar-ortaya-cikti/feed/ 0