Kent merkezinde oturan işçi Ö.E, depremlerden sonra ailesini alarak Kahramanmaraş’taki köyüne gitti.
Çalıştığı fabrikadan 13 Şubat’ta işe çağrılan Ö.E, evinde hasar tespit çalışmaları yapılmadığını ve ailesinin yanında kalması gerektiğini belirterek süre istedi ancak olumlu yanıt alamadı. İşe 3 gün sonra giden Ö.E, devamsızlık nedeniyle işten çıkarıldığını öğrenince yaklaşık 5 yıllık tazminatını alabilmek için hukuk mücadelesi başlattı.
KARAR AÇIKLANDI
Gaziantep 6. İş Mahkemesi’ndeki yargılamanın ardından karar açıklandı.
İş Kanunu’na göre “işçinin haklı bir sebebe dayanan devamsızlığının maruz görülmesi gerektiği” hatırlatılan kararda, şu ifadeler yer aldı:
“İşçinin 13-16 Şubat 2023 tarihlerindeki devamsızlığı mazur görülebilir olarak değerlendirilmiştir. Dosya arasında bulunan Çevre İl Müdürlüğü cevabi yazısında da açıklandığı üzere davacının Gaziantep’te bulunan evinde hasar tespit çalışmaları 19 Şubat 2023 itibarıyla yapılabilmiş ve konutun az hasarlı olduğu anlaşılmıştır. Bu hal ve şartlarda davacının ailesi ile birlikte henüz hasar tespit çalışması dahi yapılmayan eve gelip işine devam edebilmesine de imkan görülmemiştir. Bu nedenle işverenin sunduğu devamsızlık tutanakları dikkate değer görülmemiştir. Kaldı ki işçi, beyanına ve hayat tecrübesine göre makul olduğu değerlendirilen depremin etki ve şokunu atlatıp ulaşım imkanının başladığı 17 Şubat itibarıyla işe geldiği ve çalıştığı hususu sabittir.”
Kararda, işveren tanıklarının işçinin 17 Şubat’ta “bir daha işe gelmeyeceği” yönünde sözlü beyanlarda bulunduğu belirtilen kararda, “5 yıla yakın kıdemi olan işçinin durduk yere ve hele de şehir ve ülke gündeminde deprem gibi olumsuz bir etki var iken kıdem ve ihbar tazminatını yakacak ve işsizlik ödeneği de alamayacak bir şekilde iş akdini sonlandırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Söz konusu tarihlerdeki devamsızlığın makul ve mazur görülebilecek nedenlere dayalı olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle de işverenin iş akdini haklı gerekçeyle sona erdirdiği ispat edemediği kabulüyle davacının bilirkişi raporu ile hesap edilen kıdem ve ihbar tazminatı ödemesine hükmedilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.
KIDEM TAZMİNATINI FAİZİ İLE ALACAK
İşçi, yaklaşık 70 bin lira kıdem tazminatını faiziyle birlikte almaya hak kazandı.
İşçinin avukatı Abdulkadir Akıllar, AA muhabirine, işten çıkarmada açık bir haksızlık olduğunu düşünerek hukuk mücadelesi başlattıklarını söyledi.
Mahkemenin hakkaniyetli ve adil bir yargılama yaptığına inandıklarını dile getiren Akıllar, şunları kaydetti:
“Mahkeme aşamasında yapılan araştırmalarda, gerçekten işe başlama tarihinde işçinin evinde hasar tespitinin yapılmadığı, ayrıca ulaşım imkanının gerçekten çok kısıtlı olduğu tespit edildi. Mahkeme, işe başlama tarihinde işe gidememenin maruz görülebilir gerekçeye dayandığı, mücbir sebep olduğu ve bu nedenlerle işçinin işi bırakıp tazminatını yakacak, işsizlik maaşı dahi alamayacak şekilde iş akdinin sonlandırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna hükmetti.”
]]>Bölge, cinsiyet, kıdem ve toplu sözleşme durumuna göre çalışanların arasındaki ücret farkı TÜİK’in rakamlarına yansıdı.
2022 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 144 bin 390 TL oldu. 2022’de aylık ortalama kişi başı kazanç ise toplamda 12 bin 450 TL olarak gerçekleşti.
Ancak çalışanlar arasında cinsiyet, eğitim durumu, bölge ve kıdem gibi durumlar nedeniyle ciddi farklar olduğu görüldü.
KADINLAR DAHA AZ KAZANIYOR
Cinsiyetler arası ücret ve kazanç farkı erkek lehine gerçekleşti.
Ücretli çalışan erkekler için aylık ortalama kişi başı kazanç 12 bin 487 TL olurken, kadınlar için aylık ortalama kişi başı kazanç 12 bin 376 TL oldu.
Yıllık ortalama brüt kazanç ise erkeklerde 147 bin 446 TL ve kadınlarda 138 bin 366 TL oldu.
TİS İMZALAYANLAR DAHA ÇOK KAZANDI
Toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamında olma durumuna göre aylık ortalama kazanç verileri incelendiğinde ise TİS kapsamındaki işçilerin diğerlerinden daha fazla kazandığı görüldü.
2022’de işçilerin yalnızca yüzde 2,3’ünün TİS kapsamında olduğu görülürken bu işçilerin saatlik ortalama brüt ücreti 72 TL oldu. TİS kapsamında olmayan işçilerin brüt ücretleri ise 55 TL oldu.
Aylık ortalama kişi başı kazanca bakıldığında, TİS kapsamındaki işçilerin 18 bin 166 TL kazandığı görülürken TİS kapsamında olmayanların kazancı 12 bin 311 TL oldu.
Böylece toplu sözleşmesi olan çalışanların saatlik brüt ücreti, TİS imzalamayanlara göre yüzde 48 daha yüksek oldu.
BÖLGELER ARASI EŞİTSİZLİK
Öte yandan TÜİK verileri incelendiğinde çalışanlar arasında bölgesel eşitsilziklerin de ciddi boyutlarda olduğu görüldü.
2022’de Türkiye genelinde saatlik ortalama brüt ücret 55,4 TL olurken bu rakam İstanbul’da 61,5 TL, Ege’de 49,5 TL, Akdeniz’de 47,4 TL, Orta Anadolu’da 48,8 TL, Doğu Karadeniz’de 48,6, Güneydoğu Anadolu’da 47,7 TL oldu.
Aylık ortalama kişi başına kazanç da İstanbul’da 13 bin 990 TL olurken, Ege’de 11 bin 202 TL, Akdeniz’de 10 bin 481 TL, Orta Anadolu’da 10 bin 833 TL, Güneydoğu Anadolu’da 10 bin 597 TL oldu.
Her bir bölgenin aylık ücretli çalışılan saatler, saatlik ortalama brüt ücret-maaş, aylık ortalama kişi başına brüt ücret-maaş ve aylık ortalama kişi başına kazancı şöyle oldu:

KIDEMLİ ÇALIŞANLAR DAHA ÇOK KAZANIYOR
Kıdem yılına göre yıllık ortalama brüt kazanca bakıldığında ise bir yıldan az kıdemi olan çalışanların 115 bin 667 TL, 1 yıl kıdemi olanların 112 bin 270 TL, 2-4 yıl arasında çalışanların 138 bin 975 TL, 5-9 yıl arasında çalışanların 150 bin 505 TL, 10-19 yıl kıdemi olan çalışanların 178 bin 768 TL, 20 yılın üzerinde kıdemi olan çalışanların ise 204 bin 158 TL kazandığı görüldü.
Böylece işe yeni girmiş bir çalışanla 20 yıllık bir çalışan arasında yüzde 76,5 daha fazla kazandığı ortaya çıktı.
]]>