İŞTE O FAYDALAR;
Bağırsak sağlığını destekler
Bazı kanser türlerine karşı korur
Bağışıklığı arttırır
Kilo vermeye yardımcı olur
Göz sağlığını artırır
Sağlıklı kan basıncını destekler.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlaç o kadar popüler bir hale geldi ki, ünlü bir ismin aniden çok daha zayıf göründüğünde, Ozempic kullandığının varsayılmasında şaşılacak bir şey yok.
Hollywood oyuncusu Melissa McCarthy, Instagram sayfasına son yıllardaki en ince görünen fotoğrafını yüklediğinde, takipçilerinin çoğu kendisinin ilacı kullanıp kullanmadığını merak etti.
53 yaşındaki McCarthy, kilolarıyla mücadelesinden bahsetti ve ünlü tasarımcıların kendisini kırmızı halı etkinliklerinde giydirmeyi reddettiğini açıkladı.
McCarthy’nin söz konusu ilacı kullanarak zayıfladığı iddia ediliyor, peki başka hangi ünlülerin Ozempic kullandığını ve ne kadar zayıfladıklarını biliyor musunuz?
REBEL WİLSON
Avustralyalı aktris, hedef ağırlığı olan 75 kg’ya ulaşmak için dört yılda 36 kilo kaybetti. 2020’yi “sağlık yılı” olarak nitelendirerek fazlalıkların çoğunu attı ve hayatında sağlıklı beslenme ve egzersize yer açtı.

Ancak anı kitabı “Rebel Rising”in tanıtımını yaparken Ozempic’i kullandığını itiraf etti. 44 yaşındaki yıldız, kilo verdikten sonra yeni şeklini korumasına yardımcı olmak için ilacı kısa bir süre kullandığını söylüyor.

AMY SCHUMER
Komedyen Schumer, Haziran 2023’te yapılan bir röportajda bir yıl önce bu ilacı aldığını itiraf etmiş ancak yan etkiler nedeniyle kullanmayı bırakmıştı.

İstenmeyen vücut yağlarını ortadan kaldıran kozmetik bir prosedür olan liposuction yaptırdığını da kabul eden Schumer, Ozempic’in yaygın olarak kullanıldığının Hollywood’da açık bir sır olduğunu ve birçok yıldızın nasıl zayıfladıkları konusunda yalan söylediğini belirtti.

OPRAH WİNFREY
70 yaşındaki talk show sunucusu yakın zamanda kilosu hakkında gülmenin Amerika’da ulusal bir eğlence haline geldiğini söyledi.

30 kilo vermesiyle ve sonrasında hızla geri almasıyla sonuçlanan, yalnızca sıvı içeren bir diyet de dahil olmak üzere moda diyetleri denediğini itiraf etti. Aralık ayında Winfrey, söz konusu kilo verme ilacı kullandığını itiraf etti ve içinin rahat olduğunu söyledi.
ELON MUSK

Kasım 2022’de milyarder, 182 milyon takipçisine 13 kg kaybettiğiyle övünmek için X’i kullandı. Bu kadar fit ve sağlıklı görünmesinin sırrının ne olduğu sorulduğunda, Musk, “Aralıklı oruç + Ozempic + yakınımda lezzetli yemek yok.” cevabını verdi.

SHARON OSBOURNE
Osbourne, kilo verme mücadelesi konusunda oldukça dürüst. 71 yaşındaki ünlü isim, zayıflamasının Ozempic’e bağlı olduğunu itiraf etti.

Mail’e yaptığı açıklamada, “Geçen aralık ayında kendime Ozempic enjekte edilmesi için başvurdum… 19 kg kaybettim. Aslında 4 kilo almam gerekiyor ama ne kadar yersem yiyeyim aynı kiloda kalıyorum.” dedi.

ROBBIE WILLIAMS
Williams, gençliğinden beri kilolarıyla mücadele ediyor.

50 yaşındaki şarkıcı, Netflix dizisinin tanıtımını yaparken şu anki fiziğinin “Ozempic gibi bir şey” alması nedeniyle olduğunu söyledi. Kendisinin “tip 2 kendinden nefret etme” sorunu yaşadığını söylerken enjeksiyonları “bir mucize” olarak nitelendirdiğini söyledi.
Not: Bu ilacı kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızı tavsiye ederiz.
]]>İhtiyacınız olduğu şeyleri gören ve internette izinizi süren arama motorları, karşınıza aldatıcı reklamları ve işe yaramayacak zayıflama ürünlerini sunabiliyorlar.
Tıbbi açıdan yanlış bilgileri çürütmeyi hedefleyen ve sosyal medyada Dr. Mike olarak tanınan Dr. Mikhail Varshavski, internette ve sosyal medyada, özellikle de kilo verme konusunda çok fazla yanlış bilgi dolaşırken dikkat edilmesi gerekenleri sıralıyor.
İşte kilo vermek için işe yarayan 5 ipucu…
1. Hızlı kilo verme aldatmacalarına aldanmayın
Gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, muhtemelen öyle değildir. Dr. Mike, “Sosyal medyada gördüğünüz şeylerin %99’una güvenmeyin. Sağlıklı bir şüpheci olun.”
“İnternetteki takviyeler hakkında konuşan insanlar hakkında ben de çoğunlukla böyle düşünüyorum: Gerçek olamayacak kadar iyi hissettiriyorsa, o içsel düşünceye izin verin. Kendinizi rahat hissediyorsanız kendi başınıza daha derinlemesine bir araştırma yaparak veya doktorunuzla bir sonraki ziyaretinizde bu konuyu gündeme getirerek bunu daha fazla test etmek konusunda şüpheci olabilirsiniz.” diyor.
2. Yıllık sağlık kontrollerinizi yaptırın
Dr. Mike bu maddeyle ilgili olarak, “Vereceğim en büyük ipucu bu: İyi bir tıp uzmanıyla ilişki kurmaya öncelik verin.” dedi ve 20’li ve 30’lu yaşlarındaki insanların birincil bakım kaynağı olarak acil servisi kullandığını gördüğünü ekledi.
“Acil servisin anlamı bu değil” diyen uzman, “Bu size iyi sonuçlar vermeyecek. İyi bir ilişki kurmayacaksınız. Tek bir doktorla uzun vadeli bir ilişkiye sahip olmanın avantajlarından yararlanamayacaksınız. Yani bu önemli.” diye ekledi.
Dr. Mike, konu kilo kaybı olduğunda böyle bir ilişkinin özellikle önemli olduğunu vurguluyor.
3. Tek bir şeye bağlanmayın
Konu kilo ve kilo kaybı olduğunda, pek çok önemli faktör söz konusudur. Bu nedenle, ister tek doğru diyet ister mükemmel yiyecek isterse alınması gereken takviye olsun, bir tanesini takıntı haline getirme tuzağına düşmeyin.
Dr. Mike, “‘Ne alabilirim veya ne yiyebilirim?’ diye düşünmeyi bırakın ve kilonuzu etkileyen başka pek çok şeyin olduğunu anlayın.”
“Bu nedenle, bir yetişkin olarak gecenin aynı saatlerinde yedi ila dokuz saat uyumak, kilo kontrolü için her zaman önemli olur. Bunun dışında haftada 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak da önemlidir” diyor.
4. Hem bedeninizi hem de zihninizi düşünün
Kilo söz konusu olduğunda zihinsel sağlığınızın rolünü küçümsemeyin.
Dr. Mike, “Akıl sağlığı sorunları ve endişeleri söz konusu olduğunda yardım aldığınızdan emin olun. Çünkü eğer zihinsel sağlığınız iyi değilse, yemeğin mutsuzluk ya da kaygı için neredeyse kendi kendine tedavi yöntemi haline gelmesi çok kolaydır.”
“Kilo ile zihinsel sağlığı birbirine bağlayamayabilirsiniz bile… Ancak bu sağlıklı bir kiloyu korumanıza yardımcı olma konusunda inanılmaz derecede güçlü bir rol oynuyor.” dedi.
5. Yiyeceklerle olumlu bir ilişki kurun
Tükettiğiniz gıdayla ilgili bazı temel ilkeleri anlayın, böylece örneğin tek bir gıdayı veya malzemeyi kötülemez veya yüceltmezsiniz.
Çikolatayla üzüm arasında yapılan bir karşılaştırmaya değinen Dr. Mike, “Bunu perspektife koymamız gerekiyor. Bunları şeker içeriğine göre karşılaştırabilirsiniz ancak bunları bizim için değerli olan vitaminler, lifler vb. gibi besin maddelerinin sayısıyla karşılaştırırsanız çikolataya karşı üzümlerin daha sağlıklı olduğunu görürsünüz.”
“Beslenmede katı kuralları bırakın ve bunun yerine yiyeceklerin nasıl faydalı olduğuna dair kendinize genel bir anlayış kazandırmaya çalışın.”
“Çünkü yemek konusunda o kadar katı olmadığınızda ve hızlı sonuçlar beklemediğinizde, aslında yiyeceklerle kilonuzu korumada size daha iyi sonuçlar verecek daha sağlıklı, uzun süreli bir ilişki yaratırsınız.” dedi.
]]>Şampiyonanın ilk günü kadınlar 45 kiloda Cansu Bektaş, 2 altın ve 1 gümüş madalyayla Avrupa şampiyonu oldu. Cansu Bektaş, koparmada 75 kiloyla altın, silkmede 88 kiloyla gümüş madalya elde ederken, toplamda ise 163 kiloyla 23 yaş altı Avrupa rekoru kırarak altın madalya kazanıp, üst üste 2. kez Avrupa şampiyonu olmayı başardı.
Aynı sıklette milli halterci Gamze Altun, silkmede 92 kiloyla 23 yaş altı Avrupa rekoru kırarak altın madalya alırken, koparmada 65 kiloyla beşinci oldu, toplamda da 157 kiloyla gümüş madalyaya uzandı. Şampiyonanın ilk gün mücadelelerinde kadınlar 49 kiloda ikiz kardeşlerden Duygu Alıcı, koparmada gümüş madalya elde etti. Organizasyonda ikinci gün kadınlar 55 kiloda ikiz kardeşlerden Burcu Alıcı, koparmada 85 kilo, silkmede de 105 kiloluk dereceleriyle 2 bronz madalya kazandı.
Şampiyonanın beşinci günü kadınlar 64 kiloda Aysel Özkan, koparmada 98 kiloluk kaldırışıyla bronz madalya elde etti. Şampiyonanın yedinci gününde kadınlar 81 kiloda milli haltercilerden Dilara Narin, silkmede 125, toplamda da 222 kiloyla 2 bronz madalyanın sahibi oldu.
Sekizinci günde, büyükler kategorisinde Avrupa’da ilk kez yarışan ve Türkiye’nin bu şampiyonaya katılan en genç sporcusu olan 17 yaşındaki Büşra Çan, 87 kilo müsabakasında silkmede 127 kiloluk kaldırışıyla bronz madalyaya ulaştı. Organizasyonun son günü kadınlar +87 kiloda podyuma çıkan 18 yaşındaki Fatmagül Çevik, büyüklerde ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda silkmede 131 kilo, toplamda da 238 kiloyla Avrupa üçüncüsü olarak 2 bronz madalya kazandı. Sofya’daki Avrupa Halter Şampiyonası’nda kadın milli sporcular; 3 altın, 3 gümüş ve 8 bronz olmak üzere toplam 14 madalya kazanarak takım halinde ikincilik kupasını da kaldırdı.
Erkeklerde Muammer Şahin ve Kaan Kahriman’dan altın madalya
Avrupa Halter Şampiyonası’nda erkek milli takımının altın madalyaları Muammer Şahin ve Kaan Kahriman’dan geldi.
Şampiyonanın ikinci gününde 55 kiloda Muammer Şahin, koparmada 112 kiloluk kaldırışıyla altın madalyaya uzanırken, Avrupa şampiyonalarındaki ilk birinciliğini kazandı.
Şampiyonanın üçüncü günü 67 kiloda Kaan Kahriman, koparmada 142 kiloluk kaldırışıyla altın, 168 kilo silkmede bronz, toplamda ise 310 kiloyla gümüş madalyaların sahibi oldu. Kaan ile aynı sıklette yarışan Ferdi Hardal ise silkmede 169 kiloluk kaldırışıyla gümüş, toplamda ise 304 kiloyla bronz madalyaya ulaştı.
Dördüncü gün podyuma çıkan milli sporculardan 73 kiloda Muhammed Furkan Özbek, silkmede 186 kilo ve toplamda 336 kiloyla 2 gümüş madalya kazandı. Bu sıklette Yusuf Fehmi Genç ise silkmede 184 kiloyla bronz madalyanın sahibi oldu.
Şampiyonanın sekizinci günü 109 kilo silkmede Onur Demirci, 207 kiloluk kaldırışıyla ikinci sırayı aldı.
Avrupa Şampiyonası’nda ay-yıldızlı erkek halterciler; 2 altın, 5 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 10 madalya kazanarak takım halinde üçüncü olmayı başardı.

BU FAKTÖRLERE DİKKAT!
Kilo vermek yaş ve hormonlarla yakından ilişkili. Gençler sadece doğru beslenerek ve egzersiz yaparak kolayca kilo verebilirken, menopoz sonrası kadınlar için aynı durum mümkün olmaz. Ayrıca, kadınların kilo verme çabalarında sonuçları görmesi biraz daha uzun sürer. Erkekler kadınlardan daha hızlı kilo verme eğilimindedir. Erkeklerin yüzde 10 kilo vermesi iki ila üç ay sürerken, kadınların beş ila altı ay sürebilir. Çünkü kilo vermek yaş ve hormonlarla yakından ilişkilidir. Sağlıklı beslenip, diyet ve egzersiz yaptığınız halde kilo veremiyorsanız, bunun gizli nedenleri şöyle sıralanabilir:
1-STRES
Stresliyken vücudumuzda kortizol ve adrenalin gibi hormonlar salgılanır, bu hormonlar uzun vadede vücudun özellikle göbek çevresinde yağ depolanmasına neden olur. Stres altında kişiler duygusal nedenlerle yemek yemeyi artırır ve genellikle yüksek kalorili şekerli ve yağlı yiyeceklere yönelme eğilimi gösterir. Bu durum fazla kilo, diyabet ve kalp hastalığına yol açar. Stres uyku düzenini de bozabilir. Yetersiz uyku ise kilo alımına yol açar. Stres kortizole yağ depolama mesajı veriyor, bu da leptin direncini başlatır.
2-LEPTİN DİRENCİ
Leptin yağ dokusundan salgılanan vücudun enerji dengesini düzenleyen bir hormondur. Iştahı kontrol eder. Leptin direnci olduğunda beyin leptin sinyallerine daha az duyarlıdır ve beyin vücudun yeterince enerji depolamadığını düşünerek açlık hissi olur, kişi doyma hissetmeden yemeye devam eder. Bu yüzden vücudun yağ depolaması artar. Leptin direnci insülin direncini de beraberinde getirir.
3-İNSÜLİN DİRENCİ
İnsülin kandaki şekerin hücre içine alınmasını sağlayarak kan şekerini düzenler. İnsülin direnci hücrelerin insülin sinyaline yanıt vermediği ve kandaki şekerin hücre içine alınamadığı durumdur. Kanda insülin düzeyleri çok arttığında hücrelere şeker düzgün şekilde giremez. Yüksek insülin vücutta yağ depolanmasına neden olur. Özellikle karın bölgesinde yağ depolanması insülin direnci ile ilişkilidir. Bu durum inflamasyonu artırır, bu da metabolik sorunlara ve kronik hastalıklara neden olur.
4-SU İÇMEMEK
Sağlıklı bir yaşam tarzı ve etkili kilo yönetimi arayışında, genellikle gözden kaçan ancak temel olan su içmektir. Yemeklerden önce su içmek doğal bir iştah bastırıcı olarak işlev görebilir. Çoğu zaman, vücudumuz susuzluğu açlıkla karıştırabilir ve aslında tek ihtiyacımız olan bir bardak su iken gereksiz kalori tüketmemize neden olabilir. Bir şeyler atıştırmadan önce bir bardak su içmeyi deneyin ve birkaç dakika bekleyin. “Açlığınızın” azaldığını görebilirsiniz.Su içmek metabolizmanızı da hızlandırır. Vücut susuz kaldığında, koruyucu bir mekanizma olarak suyu tutma eğilimindedir. Bu durum şişkinliğe ve geçici bir kilo artışına neden olabilir. Düzenli su içmek vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olarak su tutma olasılığını azaltır.
5-HİPOTİROİT
Tiroit, vücudumuzun enerji üretimini düzenleyen, adeta metabolizmanın orkestra şefi olarak kabul edilen bezdir. Ancak, tiroidin düzgün çalışmaması, bir dizi sağlık sorununa neden olabilir, halsizlik gözaltı şişkinliği, saç dökülmesi yanı sıra en sık sorunlardan biri de kilo artışıdır. Tiroit bezinin az çalışması, metabolizmanın yavaşlamasına yol açar. Metabolizma, vücudun enerji üretme ve kullanma süreçlerini düzenleyen bir dizi kimyasal reaksiyondan oluşur. Tiroit hormonları, bu reaksiyonları hızlandırarak enerji üretimini artırır. Tiroit yetersizliği durumunda, bu hormonların düzgün salgılanmaması nedeniyle metabolizma hızı yavaşlar. Bu durum, enerji kullanımının azalması ve kilo artışına zemin hazırlar. Metabolizmanın yavaşlaması, vücutta biriken yağ miktarını artırabilir.
Yağları nasıl yakabiliriz?
Sağlıklı bir yaşam tarzı ve etkili kilo yönetimi arayışında, genellikle gözden kaçan ancak temel olan su içmektir. Yemeklerden önce su içmek doğal bir iştah bastırıcı olarak işlev görebilir. Çoğu zaman, vücudumuz susuzluğu açlıkla karıştırabilir ve aslında tek ihtiyacımız olan bir bardak su iken gereksiz kalori tüketmemize neden olabilir. Bir şeyler atıştırmadan önce bir bardak su içmeyi deneyin ve birkaç dakika bekleyin. “Açlığınızın” azaldığını görebilirsiniz.Su içmek metabolizmanızı da hızlandırır. Vücut susuz kaldığında, koruyucu bir mekanizma olarak suyu tutma eğilimindedir. Bu durum şişkinliğe ve geçici bir kilo artışına neden olabilir. Düzenli su içmek vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olarak su tutma olasılığını azaltır.
]]>
İŞTAHI KONTROL EDER
Günümüzün hızlı tempolu yaşam tarzı, sağlığımızı etkileyen bir dizi faktörü beraberinde getiriyor. Vücutta hormonal dengeyi etkileyen faktörler de özellikle dikkat çekiyor. Leptin, vücudumuzun karmaşık işleyişinde kritik bir role sahip yağ hücrelerinden salgılanan ve beyne doyma sinyali gönderen bir hormondur. Bu sayede, iştahı kontrol eder ve açlık hormonuna karşı çalışır. Ancak, bazen leptin direnci olarak adlandırdığımız bir durum ortaya çıkabilir. Bu durumda, yağ hücreleri, beyne daha fazla besin bulması, daha fazla kilo alması gerektiği ve yağ depolayabileceği sinyalleri gönderir. Eğer leptin sinyalleri karışırsa, vücut yanıltıcı bir açlık hissi yaşayabilir ve gereksiz yere daha fazla yeme isteğiyle karşılaşır. Bu durumda kilo alımı artabilir ve kilo verme çabaları da sonuçsuz kalabilir. Zamanla obezite ve diyabet kaçınılmaz olur. Leptin hormonu, sadece iştah kontrolünde değil, aynı zamanda metabolizma düzenlemesinde de önemli. Enerji dengesini sağlayarak metabolizmayı hızlandırabilir veya yavaşlatabilir. Yüksek leptin seviyeleri, vücuttaki enerji tüketimini artırarak metabolizmayı hızlandırırken, düşük seviyeler metabolizmanın yavaşlamasına ve kilo alımına neden olabilir.
NASIL ANLAŞLILIR?
Leptin direncinde şekerli, unlu ve karbonhidratlı yiyecekleri aşırı tüketme isteği, yemekten sonra bile açlık hissetmek, kilo almak, kilo vermekte zorlanmak, göbek bölgesinde yağlanma, halsizlik, bitkinlik, yemeklerden sonra uyuklama, kan şekeri dengesizlikleri, hipoglisemi, çarpıntı, anksiyete artışı, yüksek trigliserit ortaya çıkar. Eğer leptin direnciniz olduğundan şüpheleniyorsanız, bazı kan testleriyle bunu saptamak mümkün. Açlık insülin seviyesi, trigliserit seviyesi, HbA1c gibi bazı kan tetkikleri dolaylı olarak leptin direnci hakkında bilgi verebilir. Eğer doktorunuz gerek görürse kanda açlık leptin seviyesi ölçümü de yapılabilir ve leptin seviyeniz kesin olarak saptanabilir.

NELER YAPILABİLİR?
Leptin direnciyle başa çıkmak zor değil. İşte bunun yolları: Yatmadan en az 3 saat önce yemek yemeyi ve içmeyi bırakmak, leptin ve insülin düzeylerini dengeleyerek daha rahat bir uyku sağlayabilir. Erken saatlerde güneş ışığı almak, vücut saatini düzenler ve leptin düzeylerini dengelemeye yardımcı olabilir. Bu aynı zamanda günlük enerji seviyelerini artırarak daha zinde hissetmenizi sağlar. Soğuk uygulamalar, leptin direncini azaltmaya yardımcı olabilir. Soğuk duş veya banyo yapmak, hatta yağ oranının yüksek olduğu bölgelere buz uygulaması, leptin sinyallerini düzenlemeyi sağlayabilir. Güne kahvaltıyla başlamanız metabolizmanızı harekete geçirmenize yardım eder. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı, leptin direncinin azaltılmasında önemli bir adımdır. Bilgisayar, TV, akıllı telefon gibi cihazların yaydığı mavi ve beyaz ışıklardan uzak durmak leptin düzeylerini dengelemeye yardımcı olabilir. Mavi ışıkların sirkadiyen ritmi bozabileceği ve leptin sinyallerini etkileyebileceği bilinmektedir.

BU HORMONUN DENGESİNİ BOZAN NEDENLER
Leptin hormonunun dengesini bozan faktörler şöyle sıralanabilir:
1- Yüksek yağ
Vücuttaki fazla yağ leptin seviyelerini artırır. Ancak, zamanla yağ hücreleri leptine karşı direnç geliştirebilir. Bu durum, beyne leptin sinyallerinin iletilmesini engelleyerek vücudun doygunluk hissini algılamasını zorlaştırabilir.
2- Yüksek insülin
Leptin hormonunun etkinliğini azaltabilir. İnsülin direnci, vücudun insülini doğru şekilde kullanamamasına ve leptin hormonunun düzgün çalışamamasına neden olur.
3- Yanlış beslenme
İşlenmiş gıdalar, şekerli içecekler ve fast-food tüketimi, leptin direncine yol açabilir. Bu tür beslenme alışkanlıkları, vücudun leptin sinyallerine duyarsız hale gelmesine neden olabilir.
4- Uyku düzensizlikleri
Yetersiz veya düzensiz uyku, leptin seviyelerini düşürüp açlık hissini artırabilir. Bu da kilo artışını hızlandırır.
5- Kronik stres
Vücudun hormonal dengesini bozabilir. Stres hormonu kortizol, leptin sinyallerinin yanlış yorumlanmasına neden olabilir ve iştah kontrolünü olumsuz etkileyebilir.
]]>