Kim – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 14 Jun 2024 09:00:47 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP’li Yücel’den Mehmet Şimşek’e ‘yerel halk’ tepkisi https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucelden-mehmet-simseke-yerel-halk-tepkisi/ https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucelden-mehmet-simseke-yerel-halk-tepkisi/#respond Fri, 14 Jun 2024 09:00:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8196 CHP Sözcüsü Deniz Yücel, genel merkezde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın açıklaması yaptı. Yücel, şöyle konuştu:

* “Takip ettiğiniz gibi, Belediye Başkanlarımızla ve İl başkanlarımızla 20 – 21 Nisan tarihlerinde, ‘İktidar Yolunda CHP Belediyeciliği’ çalıştayımızı yaptık. Seçilmiş 409 belediye başkanımız ve il başkanlarımızla büyük bir salonu hınca hınç doldurabilmenin, o koltuklarda oturan kişilerin sandıkta kurduğumuz Türkiye İttifakı’nın oyları ile seçilmiş belediye başkanlarımız olmasının gururunu yaşadık.

* 31 Mart Yerel seçimlerinde babaevine dönüşler başladı. Köklerini Anadolu ve Rumeli müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinden alan, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesini örgütleyen, her türlü yokluğa ve zorluğa rağmen çağının çok ilerisinde, demokratik, özgür ve tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran CHP hepimizin babaevidir. Genel başkanımız Sayın Özgür Özel’in ifade ettiği gibi ‘Babaevinin tapusu kimseye ait değildir.’ 

* Babaevinin tapusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ündür. O yüzden vakit kaybetmeden, daha fazla yurttaşımızı babaevine bekliyoruz. Hayat pahalılığı nedeniyle ezilen, üç kuruş maaşla ayın sonunu getirmeye çalışanları babaevine bekliyoruz. İnançları nedeniyle, etnik kimlik ve kökenleri, siyasi görüşleri, yaşam tarzları nedeniyle ötekileştirilen, ayrıştırılan, yok sayılanları babaevine bekliyoruz. Dini duyguları, milli duyguları, vatan, millet, bayrak sevgisi yıllarca sömürülen kim varsa babaevine bekliyoruz. Babaevinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençler var.

“HERKESİ BABAEVİNE BEKLİYORUZ”

* Babaevinde Cumhuriyet kadınları var. Babaevinde, 10 bin liraya geçinmek zorunda olan emekliler, atanmayan öğretmenler, staj ve çıraklık mağdurları var. Babaevinde 17 bin lira asgari ücretle çalışıp, kira ödeyip, çocuk okutup geçinmeye çalışanlar, gece boyu ayazda titreyerek ucuz kıyma kuyruğunda bekleyenler, pazarda çürük meyve – sebze toplamak zorunda kalanlar var. Babaevinde, vatan toprağını korumak için şehit düşenlerin aileleri var. Babaevinde bağımsız ve tarafsız yargı hasreti çekenler, haksız ve hukuksuz bir şekilde özgürlüğü elinden alınanlar var. Babaevinde ‘oy yoksa hizmet de yok’ diyerek tehdit edilen depremzedeler var. Babaevinde ağaca, suya, toprağa siper olmuş doğa katliamlarına dur diyen milyonlar var. Kısacası babaevinde ezilenler var. Mazlumlar var, mağdurlar var. O yüzden herkesi babaevine bekliyoruz.

“BAZI BELEDİYELER GİDERAYAK YAĞMALANMIŞ, TALAN EDİLMİŞ”

* Yerel seçimlerin sonunda 14 büyükşehir, 21 il merkezi olmak üzere toplam 35 ilde belediyeleri kazandık. 314 ilçeyi CHP’li belediye başkanları yönetecek. Yüzde 38 oy oranına ulaşarak partimizi hep birlikte birinci parti yaptık. CHP artık toplumun her kesiminden oy alabilen bir siyasi partidir. 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerini Türkiye ittifakı kazanmıştır, Türkiye kazanmıştır. Göreceksiniz, iktidar yolunda ilerleyen CHP ve CHP’li belediyeler önümüzdeki 5 yıl boyunca halkımıza en güzel hizmetleri götürecek. 

* Ancak kazandığımız belediyelerde inanılmaz bir israf tablosu ortaya çıktığını da bilmenizi isterim. Bazı belediyeler giderayak yağmalanmış, talan edilmiş. Hemen hemen tüm belediyelerin milyonlarca liralık borcu yeni belediye başkanlarının sırtına yüklendi. Bu kadar para nerelere harcandı? Hangi vakıf, hangi dernek, hangi medya gruplarına ne kadar kaynak aktarıldı? Kaç paralık çerez, kuru yemiş alındı? Kimlere hangi ballı ihaleler verildi. Bunların hepsi yeri ve zamanı geldiğinde kamuoyuyla paylaşılacak.

“AKP İKTİDARI VE YÖNETİM KADROSU İSRAİL KONUSUNDA KONUŞTUKÇA BATIYOR”

* Bir söylediği bir söylediğini tutmayan AKP iktidarı ve yönetim kadrosu İsrail konusunda konuştukça batıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 27 Mart’ta bir televizyon programında İsrail ile ticaret yapılmadığını savundu, bunu eleştirenleri de ‘MOSSAD ajanı’ olmakla suçladı. Aynı Ömer Bolat 28 Mart’ta yani bir gün sonra katıldığı bir başka programda ‘Hükümet olarak kamu kurumları, devlet şirketleri asla İsrail firmaları ile ticaret yapmıyor’ dedi, hatta baş yandaş bir gazetede 8 Nisan 2024 tarihinde ‘İsrail ile ticaret koca bir yalan’ başlığıyla haber yapıldı. Sonra ne oldu? Ticaret Bakanlığı 9 Nisan’da bir açıklama yaptı ve İsrail ile ‘olmadığını iddia ettikleri’ ticarete kısıtlama getirdi. 

* Tarih 20 Nisan 2024’ü gösterdiğinde; AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi katıldığı bir programda, İsrail’le yapılan ticareti ‘zarar veren’ ve ‘vermeyen’ diye ayırarak yaptıklarına iki yüzlülüğe kılıf bulmaya çalıştı. Şu sözlere bakın. İsrail’in Müslümanlara yaptığı bebek katliamını nefretle kınıyorlarmış ama İsrail serbest ticaret anlaşmasından da vazgeçemezlermiş. Neden? Çünkü; altı satıp bir alıyorlarmış. Ayıptır, günahtır. Bir taraftan Gazze mitingi yap bir taraftan gelsin yeşil dolarlar. Bir taraftan büyük Filistin mitingi yap. Diğer taraftan altı sat, bir al. AKP zihniyetine göre, masum insanlar ölebilir, çocuklar, siviller ölebilir ama ticaret devam eder. ‘Meydanlarda insanları toplarız, iki nutuk atarız, kitlelerin, insani ve vicdani duygularını okşarız, biraz inanç ve din sömürüsü yaparız ama ticaret devam eder, dolarlar akmaya devam eder.’ 

* Neden? Çünkü altı satıp, bir alıyorlar. İsrail Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılanıyor. Nihat Zeybekçi ise soykırım suçu için ‘Eyvallah ama…’ diyor. Yalnız AKP’lilere söyleyelim. Artık herkes bu yalanların, bu riyakarlıkların ve iki yüzlülüğün farkında. AKP’li yetkililerin, Saraydaki Göbels özentisi danışmanların, medyadaki trollerin bu çelişkili ve manipülatif açıklamalarına artık kimse inanmıyor.

“CEMEVİ KÜLTÜR SANAT KURUMU YA DA TANITIM OFİSİ DEĞİLDİR, İBADETHANEDİR”

* Geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bir yönetmelik yayımlandı. Cemevlerinin aydınlatma giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden ödenmesinde uygulanacak usul ve esaslar düzenlenmiş. Cemevlerini hala Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesi altında tutarak alevi yurttaşlarımızın ibadetlerine ve alevilik inancına bir kültürel değer muamelesi yapan zihniyet, lütfetmiş ve cemevlerinden -eğer şartları sağlarsa- aydınlatma gideri almayacakmış. Bir kere Cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde işi ne? Cemevi kültür sanat kurumu ya da tanıtım ofisi değildir, ibadethanedir. Tekrarlayalım, cemevleri ibadethanedir. 

* Alevilik de kültürel bir etkinlik değil, inançtır. Cem ve semah da birer kültürel aktivite değil, ibadettir. Şatafatlı sofralara, makam araçlarına, yurtdışı toplantılarına akıttığınız Diyanet bütçesi ne güne duruyor? Aleviler vergilerini ödüyor ama Diyanetten haklarını alamıyor. CHP iktidarında, hiç kimse inançları ve etnik kimlik kökeni nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmayacak. Ötekileştirmeye son vereceğiz. Toplumdaki her kesim, bu ülkeye aidiyet duygusunu sonuna kadar hissedecek.

“NİHAYET MECLİS’TE İLİÇ FACİASI’NA İLİŞKİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULABİLDİ”

* Hepinizin bildiği gibi Erzincan İliç’teki maden faciasının üzerinden iki ay geçti. Nihayet Meclis’te faciaya ilişkin araştırma komisyonu kurulabildi. Komisyonda AKP’li Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman yer alıyor. Süleyman Karaman, 22 Temmuz 2004’te 41 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği Pamukova tren katliamının yaşandığı dönemde TCDD Genel Müdürü olan kişi. Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, o dönemde Karaman hakkında soruşturma açılmasına izin vermemişti. 

* Aynı Karaman, 2022 yılında Anagold’un madeninde şirketin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca sıkça denetlendiğini iddia etmişti. Bu kişinin yer aldığı komisyondan tarafsız, bilimsel ve objektif bir rapor bekleyeceğiz. Öyle mi? AKP iktidarının bu ve benzeri facialarda izlediği bir yol var değerli arkadaşlar. Meclis’te kurulacak olan araştırma komisyonlarına, araştırılacak konuda sicili bozuk olan birini mutlaka atarlar. Kazaların gerçek nedeninin, yapılan ölümcül ihmallerin ve ihmaller silsilesinin üzerini örtecek, manipüle edecek birilerini mutlaka ama mutlaka bulurlar ve atarlar. Atarlar ki; komisyonda olayın üstünü kapatsın, atarlar ki gerçek sorumlular aklansın ve ortaya çıkacak olan ihmaller zincirini yok saysın, atarlar ki AKP’ye zeval gelmesin. Bunu FETÖ Araştırma Komisyonu’nda da gördük. Soma’nın katilini, Amasra Araştırma Komisyonu’nun başkanı yaptıklarında da gördük. Çünkü asıl amaçları olayı araştırmak değil toplumda oluşması muhtemel infiali bastırmak. 

* Biz CHP olarak şimdiye kadar TBMM’de kurulan araştırma komisyonlarında, gerçeklerin ortaya çıkması, ihmal ve kusuru olanların tespit edilerek yargı makamlarının önüne çıkarılması ve bu olaylardan ders çıkarılarak, tedbirler alınarak benzer olaylar yaşanmaması için doğru bildiğimizi söylemekten asla geri durmadık. İliç Faciası’nı araştırmak için kurulan komisyonda CHP’yi temsilen Genel Başkan yardımcımız ve Çalışma Gölge Bakanımız Gamze Taşçıer, Enerji Gölge Bakanımız Deniz Yavuzyılmaz, Adana Milletvekilimiz Müzeyyen Şevkin, Erzincan Milletvekilimiz Mustafa Sarıgül ve Muğla Milletvekilimiz Cumhur Uzun ile aynısını yapacağız. Komisyon çalışmalarının adaletten bir gram sapmasına dahi izin vermeyeceğiz. Bu bizim İliç’te toprak altında kalan canlarımıza karşı boynumuzun borcudur, kimsenin şüphesi olmasın.

“KENT LOKANTASI PROJEMİZİ AKPLİ BELEDİYELER UYGULAMAYA BAŞLADI”

* AKP iktidarı seçim şokunu hala atlatamadı. ‘Kent lokantası oy mu kaybettirir’ diyen bir genel başkanla, daha çok şok yaşarlar. CHP olarak her konuda öncü olmaktan mutluluk duyuyoruz. CHP’nin ısrarlarıyla emeklilere bayram ikramiyesi geldi, taşeron işçilerimizin kadro sorunu büyük ölçüde çözüldü, EYT sorununu gündemden düşürmedik, kısmen çözüldü. Şimdi de kent lokantası projemizi AKP’li belediyeler uygulamaya başladı. Gaziantepli vatandaşlarımız da ‘Kent Lokantası Projesi’ sayesinde dört kap yemeği 40 liraya yiyebilecek. Fatma Şahin gibi diğer AKP’li belediye başkanlarını da bizi takip etmeye çağırıyoruz. CHP’yi ve CHPli Belediyeleri takip etmeye devam edin. Çünkü; her şey çok güzel oluyor.

“BAKANINIZİN TABİRİNİZLE SİZ BU ‘YEREL HALK’A YENİLDİNİZ SAYIN ERDOĞAN”

* AKP’nin her bir şeyi çok bilen ekonomist genel başkanı Kent Lokantaları’na yenik düştü. 10 bin lirayla geçinin dediniz. Emekli vatandaşlarımızla dalga geçtiniz, açlığa mahkûm ettiniz, emeklilere yenildiniz Sayın Erdoğan. Asgari ücretin altında kira kalmadı. Ev demeye bin şahit isteyen, dört duvarı olan üstü kapalı bir bina bile, durduğu yerde asgari ücretli bir işçiden daha fazla para kazanır oldu. Bir işçinin ödeyemediği ev kirasına yenildiniz. Ekonomik darboğazın huzur bırakmadığı ailelere, buzdolapları bomboş, tencere kaynamayan evlere, geleceğinden umudu kesmiş gençlere, yarınını göremeyen annelere, babalara, parasızlığın, mutsuzluğun, kapana kısılmışlığın sebep olduğu asık suratlara, çaresiz bakışlara yenildiniz Sayın Erdoğan. Bakanınızın tabirinizle siz bu ‘Yerel halk’a yenildiniz Sayın Erdoğan. Bu ‘Yerel halk’ ne demek değerli arkadaşlar? AKP’nin ekonomiyi düzeltmesini beklediği Mehmet Şimşek adeta sömürge valisi gibi konuşuyor. Herhalde; 22 yıldır iktidar olmanın nimetlerinden faydalanan AKP’nin Creme de la Creme – kaymak tabakası hariç geri kalan herkesi kastediyor. Yerel halk değil Sayın Şimşek Türk Halkı, Türk milleti. 100 yıllık Cumhuriyet ve vatansever Türk milleti bu tavrı hak etmiyor.

* Aynı Hazine ve Maliye Bakanı geçtiğimiz günlerde ‘Harcamaları mümkün olduğu ölçüde kontrol edip kesintiye gideceğiz’ dedi biliyorsunuz. Peki biz de soralım. Bu zorunlu tasarruf kimin cebinden yapılacak? Ortada yıllarca borcu ödenecek, dolarla avroyla ödeme garantisi verilmiş plansız projeler var. Holdingler için sürekli vergi afları çıkarılıyor. Onlar anladığımız kadarıyla tasarruf kapsamında değil. Peki kim ödeyecek bu faturayı? Mehmet Şimşek’in deyimiyle ‘Yerel Halk.’ Yani mahallenin bakkalı, okulun yanındaki kırtasiye sahibi, gençlerin kahve içmek için gittiği kafenin sahibi ödeyecek hesabı. Menüyü hükümet hazırladı, yemeği yandaşlar yedi, sömürge valisi gibi konuşan Mehmet Şimşek de hesabı halka ödetecek. Kamuda tasarruf sağlanacak mı? diye sorsak onun da yanıtı belli. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyecekler. Saatlerini, yemeklerini, pahalı çantalarını gösterecekler.

“AKP SEBEP, HUKUKSUZ UYGULAMALAR SONUÇTUR”

* İtibardan tasarruf olmaz diyen, Mehmet Şimşek birkaç gün önce IMF Başkan Yardımcısı ve Avrupa Direktörüyle görüştü. Görüşmenin ardından IMF Avrupa Direktörü Alfred Kammer ‘Türkiye’deki yürürlükte olan programı destekliyoruz’ dedi. Buradan görüyoruz ve anlıyoruz ki; Türkiye IMF’siz IMF programı uygulanıyor. AKP genel başkanından bakanlarına kadar hepsi kendileri dışında bir sorumlu bulma ve yanlış politikalarının bedelini başkalarına ödetme derdinde. Hazine Bakanı, ekonomik buhranın acı faturasını halka ödetmek istiyor. AKP Genel Başkanı Erdoğan da, ekonomideki kendi başarısızlıklarının faturasını başkalarından çıkarmaya çalışıyor. Ona göre sorumlu, kimi zaman marketler, kimi zaman büyük şirketler. Utanmasalar, kiraların emlakçılar yüzünden, altın fiyatlarının da kuyumcular yüzünden arttığını iddia edecekler. 

* Serbest piyasa ekonomisi dediler, CHP’li belediyelerin sosyal devlete yönelik hizmetlerini kendilerince küçümsediler. ‘Kent lokantası da neymiş’ dediler ama kendileri market kurdu. AKP’nin Genel Başkanının ‘Kâr amaçlı kurulmadı’ dediği Tarım Kredi Marketleri meğer fahiş fiyatları bayağı seviyormuş. market 2023‘te bir hayli kar elde ettiği gibi, yöneticilerine de 5 milyon liralık menfaat sağlamış. Neyse ki ülkede namuslu, işinin ehli, bağımsız denetim firmaları var da biz de gerçekleri öğrenebiliyoruz. 

* AKP, istediği kadar hedef şaşırtmak istesin bu halk, derinleşen yoksulluğun sebebinin, ayyuka çıkan yolsuzluğun, artan işsizliğin, bir avuç yandaşı zenginleştirip, yaşadıkları şatafatlı hayatın, bu talan düzeninin sebebinin AKP olduğunu biliyor. Halk şunu artık çok iyi biliyor. AKP sebep, hayat pahalılığı sonuçtur. AKP sebep, yolsuzluk ve yoksulluk sonuçtur. AKP sebep, ekonomik buhran sonuçtur. AKP sebep, liyakatsizlik sonuçtur. AKP sebep, hukuksuz tüm uygulamalar sonuçtur.

“MİLLETVEKİLLERİ PAHALI YEMEKLERLE, KOLLARINA TAKTIKLARI PAHALI SAATLERLE GÜNDEME GELMEMELİ”

* Yarın 23 Nisan. Milli egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın sembolü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş günü. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığında kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ile büyük Türk ulusu kendi kaderini ve kendi istikbalini kendi belirledi. Bugün Türkiye dünyanın saygın ülkeleri arasında ise, bunun temelleri 23 Nisan 1920’de Ankara’da atıldı. Bu güzel ülkenin tüm vatandaşları eşit haklara ve sorumluluğa sahip artık. Hiç kimse diğerinden üstün değil. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletin. 

* Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevi vatandaşlarımızın öncelikle hak ve özgürlüklerini korumak. Anayasa’ya sahip çıkmak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerini işler hale getirmek. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine üzerine çıkarmak. Bu saydıklarım, bu milletin seçtiği her bir milletvekilinin de asli sorumluluğu ve ödevi. Meclis, saygınlığı ile Türk ulusumuza örnek olmalı. Şatafat ve görgüsüzlük parlamentonun kapısından girmemeli. Milletvekilleri yedikleri pahalı yemeklerle, kollarına taktıkları pahalı saatlerle, lüks uçaklarla yaptıkları seyahatler ile gündeme gelmemeli. Halkın vekili, halk gibi yaşamalı.

* Bizim çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, saygın, her alanda temiz, eşit, özgür ve adil bir Türkiye’dir. Çocuklarımıza, saygınlığın şekil ile değil, özle kazanılacağını, bilgiyle kazanılacağını göstermeliyiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 104. Kuruluş yıldönümünü şimdiden kutluyorum. Milyonlarca çocuğumuzun, evladımızın gözlerinden öpüyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucelden-mehmet-simseke-yerel-halk-tepkisi/feed/ 0
Erden Timur, Ali Koç’a yanıt verdi: Çok rahat uyuyorum, hiç sorun yok https://www.foxhaber.com.tr/erden-timur-ali-koca-yanit-verdi-cok-rahat-uyuyorum-hic-sorun-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/erden-timur-ali-koca-yanit-verdi-cok-rahat-uyuyorum-hic-sorun-yok/#respond Sun, 19 May 2024 21:51:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7479 Galatasaray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Erden Timur, Fenerbahçe’nin U19 takımıyla sahaya çıktığı ve 50. saniyede sahadan çekildiği Süper Kupa finalinin ardından açıklamalarda bulundu.

Daha önce yaptığı çağrıyı tekrarlayan ve geçmiş dönemde yapılan hakem hatalarının incelenmesi gerektiğini söyleyen Erden Timur, “Fanatik kesimlerin dışındaki herkes gerçeği görsün ki, ona göre kafasındaki soru işaretleri azalsın” dedi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un, kendisini kastederek “Her gece yatarken bizi düşün” sözlerine yanıt veren Erden Timur, şu açıklamaları yaptı:

“Keşke normal anlamda oynayıp tamamlansaydı. Hem Urfalı vatandaşlarımız hem yöre halkı için iyi olurdu. Büyük beklenti içine girmişti herkes. Temel konu bu gerginliğin bir an evvel bitmesi. Münfreti de olsa belli olaylar yaşanıyor. Bunlar böyle gerginlik devam ederse daha farklı şeylerin olmasından endişe ediyor herkes.”

“BİR AN EVVEL YAPILMASI LAZIM”

“Hepimiz haksızlıklar olduğunu kendi tarafımızdan iddia ediyoruz. Bunların da vuku bulduğu yer saha. Toplumun her kesimin, bu haksızlıkların olup olmadığına dair en önemli şey veri, şeffaflık. Yarından tezi yok, yabancı hakemleri seçip, öncelikle bu sene, geçmiş senelere bakılması gerekiyor. Basında da yankı bulmasını istiyorum. Bu şekilde olursa, şu şekilde haksızlıklar yapıldı ortaya çıksın. Bunların hepsinin sonucunu kabul edilsin. Fanatik kesimlerin dışındaki herkes gerçeği görsün ki, ona göre kafasındaki soru işaretleri azalsın. Bunun bir an evvel yapılması lazım. Bu kaosun kimseye faydası yok.”

“TOPLUMUN İHTİYACI VAR”

“Gelin gerçeği görelim. Bunun amacı şu değil, gördünüz mü bize haksızlık yapıldı, değil. Geçenlerde hakem şeyi sızdırıldı ya. Önce Galatasaray kısmı sızdı. Sonra federasyon şeffaf şekilde hepsini yayınladı. O olay tamamen bitti. İki maçta da ne olduğu açıkça görüldü. Şeffaflıktan, kendisinden emin olan kimsenin çekinmemesi lazım. Toplumun her şeyi bilmeye ihtiyacı var. Böyle olmadığı müddetçe manipüle ediliyor.”

Kendi yanlışlarımızı, eksikliklerimizi bilgiyi gizleyerek, gerçekten ne olduğunu analiz ettirmeyerek herkesi manipüle edebiliriz. Her seferinde bir şeye vesile olsun diye bekliyoruz. Herkese bu çağrıyı yapıyorum, kimse muhattap. Bir an evvel bu işi çözmemiz gerekiyor.

“KİM NE DERSE DESİN, RAHAT UYUYORUZ”

“Çok rahat uyuyorum zaten onda hiç sorun yok. İnsanın rahat uyuması iç huzuruna bağlı. Kim ne derse desin, rahat uyuyoruz. Karşıtlık olması toplumu gerecek. Çok söyleyecek laf var. Şahsıma 20’ye yakın defa hakaret edildi. Kimseye hakaret edecek bir şey söylemedim. Birçok insandan daha gencim yönetici koltuğunda. Ona rağmen karşılık versem kendi camiamdan daha olumlu şeyler alırım. Karşılık vermemek farklı türlü de algılanıyor. Ona rağmen toplumun gerilmemesi için gerekeni yapmamız lazım. Gerekeni yapmak bu. Ne denirse densin karşılık vermemek, çözüm önerisiyle gitmek.”

FEDERASYONUN SEÇİM TARİHİ KARARI

“Kulüpler Birliği federasyonun seçime gitmesi için imza toplamaya başlıyordu. Bundan sonra da fedreasyon da bir açıklama yaptı. Temmuzda seçime gidiyoruz diye. Zaten kulüplerin gösterdiği tavır da hasıl olmuş oldu. Doğru bir federasyon, doğru kurullar olsun. Bunun için de rekabet edecek insanlar şimdiden çalışmaya başlayacak. Bir ay gibi kısa sürede olsun dediğimizde, 100’e yakın insandan oluşuyormuş kurullar. Bir kişinin 1 haftada 100’e yakın kişiden liste oluşturacak, seçim çalışmasına başlayacak… bunlar mümkün değil. Temmuzda seçime gidilecek ve yeni federasyon seçilecek.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erden-timur-ali-koca-yanit-verdi-cok-rahat-uyuyorum-hic-sorun-yok/feed/ 0
Denizli’de CHP’li yeni Başkan: Belediyenin evrakları dışarı çıkarılıyor https://www.foxhaber.com.tr/denizlide-chpli-yeni-baskan-belediyenin-evraklari-disari-cikariliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/denizlide-chpli-yeni-baskan-belediyenin-evraklari-disari-cikariliyor/#respond Wed, 08 May 2024 21:45:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7085 Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin yeni başkanı CHP’li Bülent Nuri Çavuşoğlu, hizmet binası önünde belediye çalışanlarına çağrıda bulundu. Çavuşoğlu, bazı evrakların belediyeden dışarıya çıkarıldığını savundu ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. 

Denizli’de resmi olmayan seçim sonuçlarına göre Çavuşoğlu kentin yeni büyükşehir belediye başkanı seçildi. Kutlamalara eşlik eden, Çınar Meydanı’nda zeybek oynayan Çavuşoğlu sabahın ilk saatlerinde büyükşehir belediye binası önünde açıklama yaptı.

“İMZALARIN SORUMLULUĞU SİZE AİT”

Önlerinde çok kısa süre içinde pek çok ödeme bulunduğunu belirten Çavuşoğlu, belediye personeline seslenerek ödeme talimatlarına imza atmamalarını istedi. Çavuşoğlu, şunları söyledi:

– Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin 31 Mart tarihi itibariyle Maliye’den gelen parasını biliyoruz. 10 Nisan itibariyle İller Bankası’ndan gelecek bir ödemesi var. Bu ödemelerin ayın 15’nde ödenecek maaşlar dikkate alındığında ve seçim sürecinde yapılan harcamalar değerlendirildiğinde bizim gördüğümüz, bildiğimiz, düşündüğümüz sıkıntıların hepsini derleyip topladığımızda birçok ödemenin kısa sürede yapılacağını düşünmekteyiz.

– Buradan tüm personel, tüm bu ödemelerin altına imza atacaklara sesleniyorum. Bugünden itibaren yapacağınız her türlü ödeme, atacağınız her türlü imzanın sorumluluğu size aittir.

“EVRAKLAR DIŞARI ÇIKARILIYOR”

“Geçmişle ilgili hesaplar konusunda da gereğini yapacağız” diyen Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

– Bugünden sonra alacaklı olanlara da sesleniyorum. Kimin alacağı varsa, artık Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bizi bekleyecek. Bugünden sonra gerekli gereksiz yapılacak her türlü harcamanın hesabını, altına imza atanlar verecektir. Bunun da bilinmesini istiyorum. Bizim aldığımız duyumlara göre ve belediyenin içerisinden bize ulaşan bilgilere göre; belediyenin evraklarının dışarı çıkarıldığı öğrendik.

– Bununla ilgili kamera kayıtlarımız devam etmektedir. Bunun da takipçisi olacağız. Bunlarla ilgili, yaşanmış tüm olaylarla ilgili bilgisi olup da içeriden dışarıdan bizimle bildiklerini paylaşmak isteyen kim varsa bana ulaşabilirler”

PERSONELE UYARI: HESABINI SORARIM

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tek kuruşunu dahi kimseye yedirmeyeceğini belirten Çavuşoğlu, belediye çalışanlarına yönelik çağrısını sürdürerek konuşmasına şöyle devam etti:

– Bundan sonra Denizli belediyesinin bir kuruşunu dair kimseye yedirmeyeceğiz. Bu konuda hesaplar incelendikten sonra ortaya çıkan ne varsa da sonuna kadar takipçisi olacağız. Bir kez daha yineliyorum; bugünden itibaren yapılacak her türlü ödemenin, altına imza atılacak her türlü evrakın hesabını gittiği yere kadar soracağımızı herkesin bilmesini istiyorum.

– Burada çalışan tüm personeli uyarıyorum. Bugünden sonra atacağınız imzaların sorumluluğu şahsınıza olacaktır. Hem cezai hem hukuki anlamda takibini yapacağınızı bilmenizi istiyorum. Özellikle seçim harcamalarının tamamının belediye bütçesi ile finanse edildiğini bizler biliyoruz.

“OYUNA ALET OLMAYIN, AYAĞINIZI DENK ALIN”

“Bu finansmanın takipçisiyiz. Bu oyuna alet olmasınlar. İftar adı altında yapılan seçim şovları, belediyle personel araçlarıyla yapılan yardımların hepsi kayıtlarımızda var. Altını kalın harflerle çizerek bir kez daha yineliyorum. Kim bugünden sonra bir ödeme yapar, yapılacak ödemenin altına imza atarsa sorumluluğun ona ait olacağını bilinmesini istiyorum. Bütün ödemeler biz göreve gelen kadar bekleyecek.

– Hak ile batılı ayıracağız, haklıyla haksızı ayıracağız. Şunun da sözünü veriyoruz. Hakkıyla belediyeden kimin alacağı varsa kalmayacak ama haksız olarak kim belediyeden bir kuruş aldıysa da o hakkını geri ödeyinceye kadar peşinden gideceğim. Bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettik. Herkes ayağını denk alsın arkadaşlar.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/denizlide-chpli-yeni-baskan-belediyenin-evraklari-disari-cikariliyor/feed/ 0
İftar saat kaçta? İstanbul, Ankara, İzmir iftar saati… https://www.foxhaber.com.tr/iftar-saat-kacta-istanbul-ankara-izmir-iftar-saati/ https://www.foxhaber.com.tr/iftar-saat-kacta-istanbul-ankara-izmir-iftar-saati/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:39:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6306 Ramazan ayında duaların geri çevrilmediği, sofralardaki bereketin her zamankinden fazla olduğuna inanılır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınlanan imsakiye takviminde tüm iller için iftar vakitleri yer alıyor. 2024 Ramazan imsakiyesi ve iftar saatleri haberimizde yer alıyor.

İL İL İFTAR SAATİ

Yukarıdaki linkten il il iftar ve sahur vakitlerini görebilirsiniz. İller listesinden yaşadığınız ili seçerek, kendi ilinizin iftar saatini kontrol edebilirsiniz.

İSTANBUL İFTAR SAATİ

İstanbul’da Ramazan ayının ilk iftarı 19:23’de açılacak.


ANKARA’DA İFTAR SAATİ

Ankara’da bugün iftar saat 19:07’de açılacak.


İZMİR İFTAR SAATİ

İzmir’de iftar vakti saat 19:30 olarak belirlendi.

RAMAZAN ORUCU KİMLERE FARZDIR?

Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış ve oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan her Müslümanın Ramazan orucunu tutmas› farzdır.
2. Hangi hâllerde Ramazan Ayında oruç tutulmayabilir?

İslam dini, kişileri, güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Aşağıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:

a) Yolculuk: Yolculuk, Ramazan ay›nda oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır.

Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüzleyin yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur. Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.

b) Hastalık: Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen âyet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması hâlinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

c) Hamilelik ve çocuk emzirme: Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi hâlinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir.

d) Zor ve meşakatli işlerde çalışmak: Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli
olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler.

Bir zorunluluk olarak, ağ›r işlerde çalışmak zorunda olan kişiler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.

e) Yaşlılık: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca
güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. iyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

Orucun zamanı hangi vakitler arasındadır?

Oruç tutma zamanı tan yerinin ağarması (fecr-i sadık) ile başlar, güneşin batmasına kadar devam eder. Oruca başlamaya imsak, orucu açmaya ise iftar denir.

Akşamleyin yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi gece uyandığnda henüz imsak vakti girmeden yemek yiyip su içebilir mi?

“İmsak”, sabah namazının girişini ve orucun başlayış vaktini ifade eder. Oruç tutacak kişinin bu andan itibaren yeme içmeye son vermesi gerekir. Ancak, oruca niyet zamanı ile oruca başlama zamanının çakışması şart olmadığı için daha önceden de niyet edilebilir. Bu itibarla, yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi, geceleyin uyandığında imsak vaktine kadar yiyip içebilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iftar-saat-kacta-istanbul-ankara-izmir-iftar-saati/feed/ 0
İftar saati İstanbul, Ankara, İzmir kaçta? İftar vakti 2024 ve Ramazan imsakiyesi… https://www.foxhaber.com.tr/iftar-saati-istanbul-ankara-izmir-kacta-iftar-vakti-2024-ve-ramazan-imsakiyesi/ https://www.foxhaber.com.tr/iftar-saati-istanbul-ankara-izmir-kacta-iftar-vakti-2024-ve-ramazan-imsakiyesi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:48:54 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5813 Yurdun dört bir yanında vatandaşlar Ramazan Ayı’nın üçüncü oruçlarını açacaklar. 2023 Ramazan imsakiyesi ve iftar saatleri haberimizde yer alıyor. İşte İstanbul, Ankara, İzmir iftar vakti ve il il iftar saatleri…

İL İL İFTAR SAATİ

Yukarıdaki linkten il il iftar ve sahur vakitlerini görebilirsiniz. İller listesinden yaşadığınız ili seçerek, kendi ilinizin iftar saatini kontrol edebilirsiniz.

İSTANBUL İFTAR SAATİ

İstanbul’da Ramazan ayının ilk iftarı 19:15’de açılacak.

ANKARA’DA İFTAR SAAT KAÇTA?

Ankara’da bugün iftar saat 19:00’de açılacak.

İZMİR İFTAR VAKTİ

İzmir’de iftar vakti saat 19:23 olarak belirlendi.

RAMAZAN ORUCU KİMLERE FARZDIR?

Akıllı, ergenlik çağına ulaşmış ve oruç tutmasına engel bir mazereti olmayan her Müslümanın Ramazan orucunu tutmas› farzdır.
2. Hangi hâllerde Ramazan Ayında oruç tutulmayabilir?

İslam dini, kişileri, güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Aşağıdaki mazeretlere sahip kimselerin Ramazanda oruç tutmakla yükümlü olmayıp daha sonra kaza etmelerine veya yerine fidye vermelerine ruhsat tanınmıştır:

a) Yolculuk: Yolculuk, Ramazan ay›nda oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur’an’da “Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allâh’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir.” buyurulmaktadır.

Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüzleyin yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke’nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedîd denilen yere varınca orucunu bozmuştur. Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.

b) Hastalık: Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunları kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen âyet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması hâlinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

c) Hamilelik ve çocuk emzirme: Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi hâlinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir.

d) Zor ve meşakatli işlerde çalışmak: Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli
olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler.

Bir zorunluluk olarak, ağ›r işlerde çalışmak zorunda olan kişiler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.

e) Yaşlılık: Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. âyetinde, bu şekilde olup da oruca
güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. iyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.

Orucun zamanı hangi vakitler arasındadır?

Oruç tutma zamanı tan yerinin ağarması (fecr-i sadık) ile başlar, güneşin batmasına kadar devam eder. Oruca başlamaya imsak, orucu açmaya ise iftar denir.

Akşamleyin yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi gece uyandığnda henüz imsak vakti girmeden yemek yiyip su içebilir mi?

“İmsak”, sabah namazının girişini ve orucun başlayış vaktini ifade eder. Oruç tutacak kişinin bu andan itibaren yeme içmeye son vermesi gerekir. Ancak, oruca niyet zamanı ile oruca başlama zamanının çakışması şart olmadığı için daha önceden de niyet edilebilir. Bu itibarla, yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi, geceleyin uyandığında imsak vaktine kadar yiyip içebilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iftar-saati-istanbul-ankara-izmir-kacta-iftar-vakti-2024-ve-ramazan-imsakiyesi/feed/ 0
Mansur Yavaş’tan kritik: Benim artık son dönemim https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-kritik-benim-artik-son-donemim/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-kritik-benim-artik-son-donemim/#respond Wed, 20 Mar 2024 21:03:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4924 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AKP’nin en yüksek oy oranına sahip olduğu ilçelerden Sincan’da partisinin seçim koordinasyon merkezinin açılışını yaptı.

Açılışta Yavaş’ın yanı sıra CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve CHP Sincan Belediye Başkan Adayı Veysel Alkan yer aldı.

Oldukça kalabalık bir kitleye seslenen Başkan Yavaş, 5 yıl hiç kimseyi ayırmadan adil bir şekilde hizmet ettiklerini ve bunun sonucunda burada coşkulu bir kalabalıkla karşılandıklarını belirterek, “Ankara halkının tümü para veriyor, vergiler veriyor. Biz de bunlardan maaşımızı alıyoruz. O zaman hiç kimseyi ayırmadan hizmet etmemiz gerekiyordu. Şuradan bu oy çıkmış, buradan bu oy çıkmış; bunu yapmak için vicdansız olmak lazım. Seçime kadar rekabet yaparsınız, seçimden sonra artık herkesin başkanı olursunuz” dedi.

Bütün ihaleleri canlı yayınladıklarını belirten Başkan Yavaş, “Bütün başkanlara şunu söyleyin; ‘Yaptığınız ihalelerde verdiğiniz para bizim paramız, siz de canlı yapın’ diyeceksiniz. 5 yıldır defalarca Sincan’a geldim. Hiçbirine çakarlarla, konvoylu araçlarla gelmedim. Bir minibüs, bir şoför, bir koruma. Çünkü hiçbir Sincanlıya, hiçbir Ankaralıya kötülük yapmadım ki kimden kötülük göreyim? Çakarlı araçlarla gezenler var ya sizlerin parası ile geziyor. Bunu bilin” diye konuştu.

’30 BÜYÜKŞEHİR İÇİNDE KREDİSİ EN YÜKSEK BELEDİYEYİZ’

Hiçbir reklam yapmadığını söyleyen Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

“5 yıl boyunca fotoğrafımı hiçbir yerde görmediniz. Belediyenin parasını kendi reklamamızda kullanmadık. Yılda bir defa televizyona çıkarım. Böyle sade yaşadığınız için bir rekor oy ile seçilirken onlar siyasetin çöplüğüne gidiyorlar. ‘Küçük bir yerin belediye başkanı kalkıp da Ankara’yı mı idare edecek’ dediler.

Kendileri annelerinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğdular ya herkesi küçümserler. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş’ın belediyesi, Türkiye’deki 30 büyükşehir belediyesi içerisinde kredisi en yüksek belediye olarak ilan edildi. Bu Mansur Yavaş, uluslararası şeffaflık ödülünü aldı.

Biz en az onlar kadar kavşak yaptık, Hiç reklam yaptığımızı gördünüz mü? En az eski dönem kadar asfalt attık. Ama ben bunları belediyecilik olarak saymıyorum. Asıl belediyecilik nedir biliyor musunuz? Bir, dürüst olacaksın; iki, şeffaf olacaksın; üç, hesap verecek. Buralardan başlar. Benim anlayışıma göre bir belediye başkanı bir kentin hem annesi hem babasıdır.

Ankara’da dara düşen kim varsa belediye hızır gibi yanında olmuştur. 200 bin aileye 3 yıldır doğal gaz veriyorum, onları evinde üşütmüyorum. 200 bin aileye düzenli bir şekilde et yardımı yapıyorum ki çocuklar gelişme güçlüğü çekmesin diye.

Ben Keçiören’de 50 bin aileye destekte bulunuyorum. Rakibim şimdiye kadar Keçiören’de bir emekliye destek olmuş mu? Hiç kimse kimin ne aldığını bilmiyor. Bir elin verdiğini diğer el görmüyor. Bizim inancımıza en uygu şekil budur.

50-60 bin ortaokul, lise öğrencisine kart veriyoruz. Okula ücretsiz gelip gidiyorlar. Birçok küçük çocuğun servis ücretini ödüyoruz. 13 bin küsur öğrencinin kantinden alışveriş yapmasını sağlıyoruz”

“BENİM ARTIK SON DÖNEMİM”

Ardından Keçiören ilçesine geçen Yavaş, CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan ile birlikte Atapark Mahallesi’ndeki seçim koordinasyon merkezini açılışını yaptı. Burada halka hitap eden Yavaş, “Benim artık son dönemim. Bu hizmetleri bir dönem daha yapıp, Türkiye’yi Mansur Yavaş belediyeciliğini öğretip bırakacağım. Herkes bizim peşimizden gelecek. Onun için bir 5 yıl inşallah Mesut başkanla el ele vererek Keçiören’in bütün problemlerini ortadan kaldırmak, sırt sırta vererek çalışmak istiyoruz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-kritik-benim-artik-son-donemim/feed/ 0
Mansur Yavaş’tan Altınok’a fotoğraf yanıtı https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-altinoka-fotograf-yaniti/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-altinoka-fotograf-yaniti/#respond Sun, 10 Mar 2024 21:06:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4469 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile vatandaşa seslenen Yavaş, şunları söyledi:

“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI”

Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik.

Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim.

Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye.

Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar.

Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik.

Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.

“SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER”

Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım.

Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli.

Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin.

Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.

Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş.

Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.

BİZ ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ RAKİBİM PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI

Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. Ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-altinoka-fotograf-yaniti/feed/ 0
Hüseyin Baş: Ata sporumuz Yunan’ı denize dökmektir https://www.foxhaber.com.tr/huseyin-bas-ata-sporumuz-yunani-denize-dokmektir/ https://www.foxhaber.com.tr/huseyin-bas-ata-sporumuz-yunani-denize-dokmektir/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:30:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4313 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), belediye başkan adaylarını bölge bölge tanıtmaya devam ediyor. Doğu Karadeniz adayları Trabzon’da düzenlenen programla tanıtıldı.

Programa BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı. Hüseyin Baş, son zamanlarda Atatürk’e yapılan saldırılar üzerine açıklamalarda bulundu.

“ATA SPORUMUZ YUNAN’I DENİZE DÖKMEKTİR”

Hüseyin Baş şunları söyledi:

* “Bir bakıyorsunuz sağdan soldan şarlatanlar çıkıyor Atatürk’e hakaret ediyor. Şimdi bir tanesi var çıkmış, ‘Bana ip yolluyorlar, seni asacağız demek istiyorlar. Hoca asmak bunların ata sporu’ diyor. Ben şimdi sana ata sporumuzu söyleyeyim; bizim ata sporumuz güreştir, bizim ata sporumuz Yunan’ı denize dökmektir, bizim ata sporumuz işgal ettiği topraklardan İngilizi temizlemektir bizim, ata sporumuz yedi düveli titretip maşalarını inletip Çankaya köşkünde kahvesini yudumlarken onları seyretmektir.

“SENİN BOYNUNDA İNGİLİZİN İPİ ZATEN DURUYOR”

* Sana ip yollayacakmışız, biz sana ip yollasak boynunda ipi takacak yer mi kalmış! Senin boynunda İngilizin ipi zaten duruyor. Boynunda yer mi var? Bunlar var ya; ’Allah’ın ipine sarılın’ diye diye milleti Amerika’nın ipine sarıltan adamlar.

“ATATÜRK HOCA KILIĞINDA İNGİLİZ AJANLIĞI, YUNAN UŞAKLIĞI YAPANLARI ASMIŞTIR”

* Tarih de bilmiyorlar ya da çok iyi bilip çarpıtıyorlar. Atatürk hiç kimseyi hoca olduğu için asmamıştır. Atatürk hiç kimseyi hocalık yaptığı için de asmamıştır, bilakis Atatürk hocalarla dua ederek Meclis açmıştır. Atatürk hoca kılığında İngiliz ajanlığı, Yunan uşaklığı yapanları asmıştır. Ben olayım, ben de 50 defa asar sallandırırım.

“BURALARDA YEDİĞİ KABA TÜKÜRENE ‘SOYSUZ OĞLU SOYSUZ’ DENİR”

* Başka bir tanesi çıkmış Atatürk’e ‘soysuz’ diyor. Geçen Rize’deyim, bir abimize, ‘Ben onu Rizeli biliyorum, internete yazdım İzmitli çıktı. İzmitli midir, Rizeli midir?’ diye sordum. Abim dedi ki; ‘Nerelidir bilmem ama cehennemlik olduğunu biliyorum!’ Bizim buralarda kime soysuz denir biliyor musunuz; atasına ihanet edene soysuz denir, babasına ihanet edene soysuz denir, yediği kaba tükürene soysuz oğlu soysuz denir.

* Siz soysuz arıyorsanız, soylu dediklerinizde arayın. Şimdi bunlara çok şey söylenir ama şunu da tavsiye edeyim çok da kaale almaya gerek yok. Ajan ajanlığını yapacak, bizler vatan müdafaamızı yılmadan, usanmadan, bıkmadan devam ettireceğiz. Ben size söz veriyorum, siz de söz veriyor musunuz bu mücadeleye? Tamam. Bir bilek olursak, bir yürek olursak vallahi billahi hiç kimse bu vatana zerre düşmanlık da yapamaz, zerre zarar da veremez ama buldular meydanı boş.

“40 SENE ÖNCENİN FETÖ’LERİ BUGÜN YENİDEN YEŞERİYOR”

* Kim bunlar? Çakarlı araçlarla gezen, etrafında onlarca korumayla hareket eden bir cami hocası bu. Filmi biraz geri saralım mı? 40 sene geriye gidelim; İzmir’de bir cami hocası, sözüm ona çok güzel vaaz veriyormuş, etrafında korumalar, yüzlerce kişi, ajan topluluğundan oluşmuş cemaat, devlet düşmanı, Atatürk düşmanı, Cumhuriyet düşmanı! Aradan yıllar geçiyor, bir el bunları alıyor büyütüyor, sonra gizemli bu kişilik yurt dışında yaşamaya başlıyor.

* Günün sonunda bir cami hocası Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükümetine, Türkiye Cumhuriyetinin demokrasisine darbe indirmeye kalkıyor. Kim bu? FETÖ. 40 sene öncenin FETÖ’leri bugün yeniden yeşeriyor. Ey iktidar sahipleri, ya önleminizi alın ya da bu millet kendi kendine önlemini almasını bilir.

“CUMHURİYETİ SOKAKTA BULMADIK”

* Biz bu Cumhuriyeti sokakta bulmadık. Biz bu milletin birliğini sokakta bulmadık. Biz bu vatan topraklarını canımızı ortaya koyarak, dedelerimizin kanlarını dökerek elde ettik. Bugün 3 tane çapulcunun mülteci hayalleriyle bu ülkeyi kimseye teslim etmeyiz. Bu ülke bu gençlerin, bu ülke bu kadınların, bu ülke bu insanların, bu ülke bizim ülkemiz ve biz bu ülkeye sahip çıkacağız, onlar olsa da sahip çıkacağız olmasa da sahip çıkacağız.

“FAİZİN YÜZDE 45’E ÇIKMASINA İTİRAZ ETTİĞİNİ DUYDUNUZ MU?”

* Bundan 6 ay önce ‘Faizde nas var, benden faiz indirmekten başka bir şey beklemeyin’ diyen Cumhurbaşkanı’nın yönettiği hükümet seçimi kazandı yüzde 8,5 olan faizi yüzde 45’e çıkardı, siz hiç bu hocalardan buna itiraz edeni duydunuz mu? Aynı hükümet nereye elini atsa yolsuzluk bıraktı, siz hiç bunlardan buna itiraz edeni duydunuz mu? Toplumun ahlaki değerleri yok oldu, insanımız parasızlıktan ne yapacağını şaşırır bir hale geldi, siz hiç buna itiraz edeni duydunuz mu? Peki buna kim itiraz etmez? Buna ajanlar itiraz etmez, buna hainler itiraz etmez.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/huseyin-bas-ata-sporumuz-yunani-denize-dokmektir/feed/ 0
İmamoğlu’ndan sert sözler: Bende toz zerresi kadar leke bırakmaz, işinize bakın https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-sert-sozler-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-sert-sozler-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:24:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4310 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Çatalca Belediye Başkan Adayı Erhan Güzel ile birlikte Çatalca Avrupa Yakası Müteferrik 1 İçme Suyu Temel Atma Töreni’ne ve halk buluşmasına katıldı. Cumhuriyet Meydanı’ndaki kalabalığa seslenen İmamoğlu; AKP’li Çatalca Belediye Başkanı’nın, ilçede yaptıkları hiçbir temel atma törenine veya etkinliğe katılmadığını söyledi.

“BU MAKAMIN SAHİBİ, BU ŞEHRİN 16 MİLYON İNSANI”

İmamoğlu, şöyle konuştu:

* “Hayata şöyle bakıyorum. Bu makamlar gelir geçer. Benim şu anda bulunduğum makam, çok kutlu bir makam. Kadim şehrimizin önemli bir makamı. Bu makamın sahibi, bu şehrin 16 milyon insanı. Çatalca’nın belediye başkanlığı makamının da sahibi Çatalcalılar. Bazıları şöyle düşünüyor olabilir. O makam, ona kimin tarafından verildiyse o makamın sahibi de o zannediyor olabilir. Değil sevgili kardeşim. Makam, milletin. Millete ait olan makamın hakkını verirken insanların siyaseti, şusu busu seçimden öncesinde kalır. Seçim biter, sonra hizmet yolculuğu başlar. Bu hükümet atmosferi değiştirdi. Bunlar iklimi, ahlâkı değiştirdi ama onların ortaya koyduğu ahlâk, iyi ahlâk değil. Onun peşinden gidenin hâli yaman. Biz, milletin yolunun peşinden gidiyoruz. Bizim yolumuz o.

“KANAL İSTANBUL FELAKETİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

* Çatalca’nın tarım alanlarına, ormanlarına, Çatalca’nın güzelim doğasına, meralarına göz dikmiş birileri de var. Tarıma saygı duymayan birileri de var. Ağızlarına almasalar da Kanal İstanbul denen ihanet projesiyle beraber Silivri’ye, Çatalca’ya uzanan alanları kontrolsüz bir biçimde, dehşet bir sürece taşıma gayretinde olanlar var. Bu, İstanbul’un sonu demek olur. Onlara karşı çok uyanık olmak ve el birliğiyle karşı durmak mecburiyetindeyiz. Bunlar ‘Gündemimizde yok’ diyorlar. Sakın inanmayın.

* Bunlar, seçimden önce her kılığa girerler. Bunlar, her türlü renge bürünürler. Bunlar, asıl niyetlerini gizlemeye çalışan insanlar ama ilk fırsatta harekete geçirecekler. Zaten ‘Yapmayacağız’ demiyorlar, diyemiyorlar. Öyle çevrelere öyle sözler, öyle vaatler verdiler ki yapmak mecburiyetindeler. Onun için sandıkta ne olacağız? Birlik olacağız. Kanal İstanbul denen büyük doğal felaket kaynağını, milli güvenlik sorununu bu milletin başına açmalarına izin vermeyeceğiz. Bu şehre muhafızlık yapacağız. Onlar talanla, yalanla, iftirayla hayatlarını sürdürsünler. Onlar israfla gündeme geldiler. Biz, icraatla gündeme geldik.

“MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAHA ÇOK DAĞITACAĞIZ”

* Onların döneminde hangi parselde kime daha fazla imar verilirdi, öyle konuşuldu. Biz ise 4,5 yıldır Halk Süt’le, Anne Kart’la, kreşlerle, eğitim desteği ve burslarıyla… 100 bin üniversite gencine bu kardeşiniz, ekip arkadaşlarıyla beraber -helali hoş olsun- 7 bin 500 lira burs verdik bu sene. Seneye 100 bin gencimize 15’er bin lira vereceğiz. Bu zor, dar günlerde başımıza yoksulluğu bela etti bu hükümet. Paramızı pul etti. Emeklimizi fakir eyledi. Biz elimizden gelen katkıyı, fedakarlığı yapacağız. Niye, biliyor musunuz? Onların derdi başka ama bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Milletin parasını millete dağıtıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok dağıtacağız.

* Tek asgari ücretle geçinen evlere, tek emekli maaşıyla geçinen evlere yıllık 10 bin lira pazar desteği vereceğiz. Bu haneler, Halk Ekmek büfelerinden ücretsiz olarak günde bir ekmeğini alacak. Tek asgari ücretle geçinen hanelerdeki bir kişiye tam 10 bin lira da ulaşım desteği vereceğiz. Yeni evli çiftlere, evlenecek çiftlere sağlamakta olduğumuz evlilik desteğini -ki biz başlattık- 30 bin liraya çıkaracağız. Bunu İstanbul genelinde, bu 5 yılda 100 bin çifte çıkaracağız. İhtiyaç sahibi lise ve üniversite öğrencisi gençlere yılda iki defa kıyafet kuponu desteği sağlayacağız.

“İSTANBUL’UN YENİDEN İHANETE DÖNMEYE TAHAMMÜLÜ YOK”

* Sözüm ona bu arkadaşlar, bu kampanyada sadece İstanbul konuşacaklardı. Böyle dediler, hatırlayın. Daha birkaç hafta dayanabildiler, hemen su kaynattılar, hemen kayış attılar. Çünkü görüyorlar, İstanbul başardı. Hep birlikte israfı bitirdik, hizmeti getirdik. Bundan geri dönüş yok. İstanbul’un yeniden ihmale, ihanete, israfa dönmeye tahammülü yok, dönmeyecek. Eşitlik ve adalet yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Birlik ve kardeşlik yolunda hep birlikte yürümeye devam edeceğiz. Hazır mıyız? Birlikten, kardeşlikten söz açılmışken şimdi biraz sizlerle dertleşmek istiyorum.

* Bakın, 5 yıldır konuşmalarımı dinliyorsunuz, tavrımı biliyorsunuz. Soruyorum, Allah aşkına, benim bir gün -hangi siyasi görüşten olursa olsun, hangi etnik kökenden olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun, fark etmez- bir kişiye ayrımcılık yaptığımı ya da ötekileştirdiğimi gördünüz mü? Bana her gün hakaret eden siyasi rakiplerimin, bir gün bile onların vatanseverliğini ya da onların inancını sorguladığımı işittiniz mi? Kıskanıyorlar, doğru. Çekemiyorlar. Kimse, kendisine karşı böyle bir şey yapılmasını hoş karşılamaz. O zaman kendisine yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapmayacaksın.

“EŞ ZAMANLI BİR OPERASYON BAŞLADI”

* Bunları niye söylüyorum? Çok eş zamanlı bir operasyon başladı. Yeni yeni filizlendirmeye çalışıyorlar. Operasyonun sahibini de belli ediyor. Ne zaman ki rakibim aday, hakkımda iftiralara başladı; aynı anda eş zamanlı sosyal medya üzerinden de aynı kampanya harekete geçti. Kampanya, bildiğimiz şey. Tam da şu. Sahte videolar ile kumpas videoları ile neymiş, terör örgütü beni destekliyormuş gibi gösteren videolar. Onlarca hesaptan aynı anda kumpas başladı. Milyonlarca reklam vererek bu videoları herkesin görmesini istiyorlar. Rakibimin açıklamalarıyla eşgüdümlü başladı.

* Altını çiziyorum bunun. Rastgele değil. Peki, siz bu videoları hatırlıyorsunuz. Nereden hatırlıyorsunuz? Bir önceki seçimde, değil mi? Bu kumpasın patronu, o zaman canlı yayında, milyonlarca vatandaşın gözüne bakıp kumpası nasıl itiraf etmişti? Ne demişti? ‘Ama montaj ama şu ama bu’ demişti. Sahibi çok belli. Kumpası yapanlara sesleniyorum. Öncelikle kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bana da yapmayın. Yapmaya devam mı edeceksiniz, yine kaybedeceksiniz. Her babayiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Sizin o kumpaslarınız, iftira kampanyalarınız bende toz zerresi kadar leke bırakmaz. İşinize bakın.

“ATA’YA HAKARET ETMEK BUNLARIN DÖNEMİNDE SERBESTLEŞTİ”

* Bunlar, bu milletin milli duygularını, inancını rencide edecek seviyede ne yazık ki her şeyi alet ediyorlar. Bunlara söylüyorum, buradan sesleniyorum. Ben, sizin gibi günübirlik Atatürkçü değilim. Çıkıyor bir meczup; bize, yüzümüze, gözümüzün içine baka baka Atatürk’e hakaret ediyor. O meczup hakaret ediyor ama kimsenin çıtı çıkmıyor. Herkes bir anda lal oluyor. Ağzını açan yok. Ata’ya hakaret etmek, küfretmek ne yazık ki bunların döneminde serbestleşti.

* Bu meczup gibiler bir de bize Osmanlı dersi vermeye kalkıyor. Sen kim, Osmanlı kim? Sen ne anlarsın Osmanlı’dan? Osmanlı da bizim, sarı saçlı, mavi gözlü lider de bizim liderimiz. Bunu buradan bilin. Bu yeminli Atatürk düşmanlarını bu iktidar, sadece bu tür durumlarda uzaktan izlemiyor. Ne yapıyor, biliyor musunuz? Onlara destek de oluyor hem de öyle az buz destek değil.

“KÜFÜRBAZ ATATÜRK DÜŞMANI, ONLARIN SİYASİ YOL ARKADAŞI”

* Şimdi bilmediğiniz şeyler söyleyeceğim. O küfürbaz Atatürk düşmanı, onların siyasi yol arkadaşı. Doğru mu? Yetmedi. Atatürk’e küfreden o adamın oğlu, hâlâ partilerinin milletvekili. Yetmedi. Damadı Sakarya Çevre İl Müdürü. Yetmedi. Abisini bir şirketin başına kayyum atadınız. Diğer oğlunu da Kocaeli İşkur İl Müdürü yaptınız. Aileye bak. Yetmedi. Abisinin damadı da eski milletvekili. Hani şu ‘Yeliz’ var ya… O işte, o arkadaş. Bakın, işte sizin liyakat anlayışınız. Atatürk’e hakaret edenlerin sülalesine üst düzey kamu görevleri vermek mi sizin Atatürkçülüğünüz? Vatanseverliğiniz bu mu? Siz, bu halkın çocuklarının hak ettikleri makama gelmesini istemeyenlersiniz.

* Bu anneler, bu hanımefendiler, bu çocuklarını, bu sıraladığım insanlardan katbekat daha iyi yetiştiriyor ama sizin tek derdiniz, bir avuç insan ve onların aileleri. Bizim derdimiz ne, biliyor musunuz? Bizim derdimiz 16 milyonun, milletin evlatları. Onun için siz, partizanlıkla milyonlarca gencin hakkını gasp edenlersiniz. Siz, alın teriyle başarı zincirini kırarak bu toplumun dengesini bozan bir yapısınız. Aileye bakın. Babası bunlardan milletvekili. Oğlu milletvekili. Damadı milletvekili. Diğer oğlu genel müdür. Damadı genel müdür. Abisi kayyum genel müdürü. Ne mübarek aile, değil mi? Bir de bu memleketin başının tacına hakaret edecek, küfredecek… Devletin bir tane kurumu bile harekete geçmedi. Yazıklar olsun size.

“EKREM İMAMOĞLU İLE UĞRAŞMAYI BIRAKACAKLAR”

* 2015 yılında, bunların zamanında Çatalca’da, KİPTAŞ konutlarının 100’den fazlası, bunların partili yandaşlarına dağıtıldı. Kimler yok, kimler… Şimdi milletvekili yaptıkları Kadın Kolu Başkanı var. Belediye başkanlarının oğlu var. Başkan yardımcısının kızı var. Vakıflarının yöneticileri var. Zaten deprem olur, deprem konutunda kurada her nedense o kura milletvekiline çıkar. Bugün de buraya gelirken okudum. TOKİ’nin alt gelir seviyesi için yaptığı ‘İlk evim arsa’ projesinden arsa bilin bakalım kime çıkmış… AK Parti milletvekiline yine. İşte bunların gerçek yüzü bu.

* Bu saltanatı kim yerle bir edecek, biliyor musunuz? Vicdanlı ve hakkını koruyan milyonlarca genç, yerle bir edecek. Hem de ne zaman, biliyor musunuz? Çok uzak değil. Sadece 35 gün sonra. 31 Mart’ta hep beraber bunlara öyle bir ders vereceğiz ki, milleti tehdit etmeyi bırakacaklar. Onları, milletin hizmetkarı yapacağız. Hep beraber yapacağız. Seçimde öyle bir ders alacaklar ki, kalan zamanlarında enflasyonu düşürmek için uğraşacaklar. Kalan zamanlarında, berbat ettikleri ekonomiyi, maliyet artışlarını, dibe vuran asgari ücreti düzeltme gayretinde olacaklar. Bunlara halkımız, hangi partiden olursa olsun İstanbul İttifakı, milletimizin o güçlü vicdan birliği, öyle bir ders verecek ki, sandıktan bir gün sonra tutuşup hükümet işlerine koşacaklar. Ekrem İmamoğlu’yla uğraşmayı bırakacaklar.

“HEP BİRLİKTE KAZANALIM”

* Sevgili Çatalcalılar; bu şehrin çocuklarına, bu şehrin gençlerine, bu şehrin saygıdeğer annelerine, hanımefendilerine, dar gelirlilerine, emeklilerine sahip çıkanı seçin. Güzel günler için bir kez daha birlik olun. Birlik olun hepimiz için, hep birlikte kazanalım. Haydi İstanbul, tam yol ileri. Ben, bu şehrin Erhan Bey’le gençleşeceğine, enerjisini bulacağına, sokakta, caddede, pazarda onunla birlikte hizmet üreten bir belediye başkanı olacağına, ahlâkına, erdemine, iş yapma çalışkanlığına kefilim. Çatalca’da Erhan Güzel’e oy vermek için hazır mıyız? Meclise de oy istiyoruz. İstanbul’a da oy istiyoruz. Her şey çok güzel olacak.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-sert-sozler-bende-toz-zerresi-kadar-leke-birakmaz-isinize-bakin/feed/ 0
Maden faciası sonrası işçi yakınından sert sözler https://www.foxhaber.com.tr/maden-faciasi-sonrasi-isci-yakinindan-sert-sozler/ https://www.foxhaber.com.tr/maden-faciasi-sonrasi-isci-yakinindan-sert-sozler/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:12:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3616 Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağında yaşanan liç yığını kaymasına ilişkin gözaltına alınan aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 8 şüpheli adliyeye sevk edildi. İliç Hükümet Konağı’nın önünde bir araya gelen işçiler ve göçük altında işçilerin yakınları, yaşananlara tepki gösterdi.

“HESAPLAŞACAĞIZ”

Göçük altında kalan ve 18-20 yıldır madende çalışan bir işçinin yakını, “Emekli olmuştu, tekrar çalışıyordu. Daha önce sorun varmış, durdurulmuş sabahleyin diye duyduk. Duyduğumuz o. Belki de onlar ilk fırsatta duruma bakmaya giden kişiler olabilir. O anda zaten kopuyor, yoksa diğer işçileri hep çıkarmışlar” dedi.

Hüseyin Dursun isimli bir işçi yakını, “Bizim içeride 9 canımız var. Önceliğimiz budur. Önce bunlara bir ulaşalım, sonrasını hesaplaşacağız illa ki. 5 tanesi akrabamız. Bilgilendirmeler var ama sizin de gördüğünüz gibi çok ciddi bir toprak kayması var. Ulaşılmakta zorluklar var. Yer tespiti çok zor” ifadelerini kullandı.

“BENİM GİBİ KONUŞUYOR DİYE ADAM TEKME YEDİ, BELKİ BEN DE TEKME YİYECEĞİM”

Uğur Yıldız isimli işçi yakını ise şöyle konuştu:

* “Yetkililer bunun olduğunu bildiği halde bile bile yaptılar. Zaten bizim hükümetimizin her yaptığı aynıdır. Madende göçük olur, bilirler onun ne olduğunu ama bir şey yapmazlar. Son safhaya getirirler, orada nasıl olsa ölen olsun onların değil. Keşke onlar da yakınlarını kaybetseler de empati kursalar. Bu ne kadar acı bir şey biliyor musunuz? Şu an toprağın altından çıkıp çıkmayacağı bile belli değil. Kimyasal madde. İnsanları kandırıyorlar.

* Amcamın torunu, gencecik çocuk. Önlemini almayan bir hükümete bu soruların sorulması lazım. Bu madeni verdiyse önlemini de o alacak. 2 yıldır bu kaymanın olduğu söyleniyor. 2 ay önce profesörün biri uzaktan kamerayla çekmiş, ‘Burada yarıklar var, buraya önlem alın’ demiş, adamı kovalamışlar. Bile bile insanları ölüme gönderiyorlar. O toprağın oraya konulup da bir gün aşağı ineceği herkes tarafından bilinir.

* Şimdi amcamızın oğlunu geri getirsin bakalım. Ben inanıyorum ki onun ölüsünü bile bulamayacağız. Kimyasal madde bu, ölüm saçıyor. Çıkana kadar buradayız, çıkıp çıkmayacağı da belli değil. Kuşadası’ndan geliyorum, hepimiz perişanız. Bizim perişanlığımız önemli değil, onlardan bir haber alsak. Ölüyse en azından mezarını yaparız.

* Polis ve jandarmalar bırakmadılar. Neden? Görüntü alınmasın, bilinmesin diye. Bu hep böyle olmuştur. Önlem alınmaz, olay olur, ondan sonra kimseyi bırakmazlar, barikat çekerler. Gidemiyoruz, orada yatıyor ama ulaşamıyoruz. O alanı bir görebilsek yine içimiz soğuyacak, diyeceğiz ‘Tamam burada.’ Ama öyle bir şey de yok.

* Hukuki süreci başlatacağız. Başlatacağız da ne olacak? Bu ülkede hukuki süreçler hep olmuş, kime ne oldu? 301 madenci öldü ne oldu? Adam tekme yedi. Böyle benim gibi konuşuyor diye tekme yedi, belki ben de şimdi tekme yiyeceğim. Bu ülkede mağduru o hale getirenler yükseliyor.”

“İNSANLARI TEHDİT EDİYORLAR, SİYASİ BASKI VAR”

Gözaltına alınan bir ustabaşının kuzeni, “İdari ve teknik sorumlular öne çıkmıyor. Oradaki ustabaşının bu konuda verebileceği etkisi ve yetkisi nedir ki acaba? Aynı cenderenin içinde dönüp dolaşıyoruz. Bu konuda yetkililerin açıklama yapmasını biz istiyoruz, en çok biz bunu istiyoruz ama kimse öne çıkıp bir açıklama yapmıyor” diye konuştu.

Faciada yakınları göçük altında kalan İliç’te esnaflık yapan bir yurttaş, insanların sessizliğine dikkat çekerek şunları söyledi:

* “Kimisi işinden korkuyor, kimisi akrabasından korkuyor kimse konuşmuyor ki. Göçük altında akrabalarımız var şu anda sadece acıları paylaşıyoruz. Başka bir şey yok. Konuşan hep dışarıdan gelen yabancılar buranın yerlisinden konuşan, madeni suçlayan kimse yok. İşlerinden korkuyorlar. İnsanları işleriyle, ticaretiyle tehdit ediyorlar. Siyasi baskı var.”

“MADEN BİTİRDİ BURAYI”

İliç’te yaşayan bir yurttaş da facia sonrası sessiz kalanlara ilişkin “Sebze, meyve yok. Maden bitirdi burayı. Para seni kurtarmaz. Hayatım gidiyor, haberleri yok bunların. Ne Binali Yıldırım ne diğerleri hiçbiri görünmedi bana. Öldü gittiler, cenazeleri de bulunmuyor. Evlerine gidemiyorum, onlar ağlıyor, ben ağlıyorum. Ben İliç’te yaşıyorum, maden ve baraj aldı benim evimi, yurdumu. Evim falan kalmadı, maden ve baraj batırdı beni. Benden başka kimse konuşamaz, para derdindeler” ifadelerini kullandı.

Facianın olduğu madende işçi olarak çalışan Sabri Kılıç, yaşananlara dair “İhmal olmasaydı 10 milyon metreküp malzeme çöker miydi? Fark edildiğinde işi durdurma olsaydı bu kadar olmazdı. Siyanürlü alanda çalışmayı kim ister. Şu anda sızıntı her yere yayılmış. İçeriden öyle bilgi geliyor. Şu anda beklemede kalın diyorlar. AFAD lüzum görürse sizi çalışma alanına alırız’ diyorlar” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/maden-faciasi-sonrasi-isci-yakinindan-sert-sozler/feed/ 0
Mansur Yavaş, Ankara’da son anket sonuçlarını açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-ankarada-son-anket-sonuclarini-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-ankarada-son-anket-sonuclarini-acikladi/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:30:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3229 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Altındağ’da Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Yavaş’a CHP’nin Altındağ Belediye Başkan Adayı Ramazan Değerli de eşlik etti.

“EN BÜYÜK GÖREVLERİMİZDEN BİRİ…”

Burada halka seslenen Yavaş, bir belediye başkanının kentin hem annesi hem babası olduğunu belirterek, “Biz de gençlerimize ‘evladımız’ diye hitap ediyoruz. Dolayısıyla bir anne, bir baba evladının üzerine nasıl titrerse biz de üstünüze aynı şekilde titredik. Hiç kimseyi ayırmadık. Bir Allah’ın kulu, ‘Oy vermedi diye bizi ayırdı’ diyemez. Ankara’ya huzur geldi; bu çok önemli, bütün projelerden daha önemli. Bereket geldi. Proje yapıyorum diye Ankara halkının tertemiz parasını çöp projelere yatırmak yerine dara düşen herkesin yanında olmak, esnafın daha iyi çalışmasını sağlamak, sanayicinin daha çok üretmesini sağlamak en büyük görevlerimizden birisidir” dedi.

“PROJELERE ENGEL OLDULAR”

Ardından Altındağ’da yapılan hizmetleri anlatan Yavaş, “İsterdik ki Altındağ Belediye Başkanı da bizim elimizden tutsun, Altındağ için ihtiyaçları bildirsin. Beraber daha fazla hizmet yapalım. Hayırlı olsuna dahi gelmediler. Bir günden bir güne telefon açıp şöyle bir derdimiz var demediler. Ankara’nın büyük projelerine maalesef engel oldular” diye konuştu.

“ÜRETMEK İSTEYEN KİM VARSA YANINDAYIZ”

Çakarlı araçlarla, makam araçlarıyla konvoylar halinde gezmediğini ve kimseye kötülük yapmadığı için korkacak bir şeyi olmadığını kaydeden Yavaş, verdikleri Başkentkart ile esnafın kazandığını, Ankara’da destek alan ailelere her ay birer kilo et yardım parası verildiğini ve hükümet dahil 3 yıldır hemşehrileri üşümesin diye doğalgaz yardımı yapan başka bir kuruluşun dahi olmadığını söyledi.

Yavaş, pandemi döneminde yapılan icraatleriyle de ilgili olarak “918 köye internet götürdük. Pandemi döneminde 60 bin öğrenciye 10 GB internet verdik ki derslerinden kalmasınlar, diye. Dara düşen kim varsa her zaman yanındayız. Üretmek isteyen kim varsa onların yanındayız” dedi.

31 BİN EMEKLİYE DESTEK

İktidar partisinin adaylarının, kendisinin zaten senelerdir yaptığı çorba yardımı ve Başkentkart gibi projeleri tekrar ettiklerine işaret eden Yavaş, belediyenin 31 bin emekliye düzenli bir şekilde destek olduğunu söyledi.

“ABB, HIZIR GİBİ YETİŞİR”

Her çocuğun eşit eğitim almasını istediklerini aktaran Yavaş, hiçbir çocuğun yatağa aç girmesine izin vermediklerini, bütün çocukların okumalarını istediklerini ve ihtiyaçlar konusunda bunu yaparken de kimdir, necidir diye bakmadıklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi ihtiyacı olan herkesin yanında; adeta hızır gibi yetişir. Altındağda 1000 Hakkarili varmış. Dediler ki; ‘Biz Mansur Başkana desteğiz’. Hiç kimseyi ayırmadığımızın en büyük göstergesi bu değil mi? Allah’ın yarattığı herkesi biz kutsal bir varlık olarak görür, başımızın üstünde tutarız. Hiç kimseyi ayırmayız; ‘oy verdi, vermedi’ demeyiz. ‘Şuradan oy aldık oraya destek olalım, buradan çok oy aldık oraya destek olalım’ diye bir felsefemiz yok. Herkes bizim gözümüzde azizdir” ifadelerini kullandı.

SON ANKET SONUCUNU AÇIKLADI

Son yayımlanan anketlere de değinen Yavaş, “Görünen o ki dün yayımlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız. Geçen seçimde kazandık. Ama Belediye Meclis Üyemiz 148 kişi içinde 40 kişide kaldı; civar ilçelerdeki Meclis üyelerinden dolayı. Şimdi benim artık Meclis’te daha fazla Belediye Meclis üyesine ihtiyacım var ki rahat edelim. Ankara halkına daha fazla hizmet edelim. Bunun için bana hayırlı olsuna gelmeyen değil, benim elimi tutacak belediye başkanına ihtiyacım var. Bu nedenle Ramazan Başkanımı mutlaka seçeceksiniz. Belediye Meclisi’yle beraber, Cumhuriyetin kalbi Ankaranın, Cumhuriyetin kurulduğu yerin Altındağ Belediye Başkanını ve Ankara’nın tamamını Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği, dünyayla yarışan bir başkent yapmak için el ele tutuşmamız gerekiyor. Bunun için de sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Ramazan Başkanla beraber 1 Nisan’da Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde hep beraber buluşacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-ankarada-son-anket-sonuclarini-acikladi/feed/ 0
Bülent Uygun: Hakemlerin 150 bin lira maaş almasını sağlayan benim https://www.foxhaber.com.tr/bulent-uygun-hakemlerin-150-bin-lira-maas-almasini-saglayan-benim/ https://www.foxhaber.com.tr/bulent-uygun-hakemlerin-150-bin-lira-maas-almasini-saglayan-benim/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:24:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2092 EMS Yapı Sivasspor’un teknik sorumlusu Bülent Uygun, Trendyol Süper Lig’deki 16. hafta erteleme karşılaşmasında, 11 Ocak Perşembe günü kendi sahalarında Galatasaray ile oynayacakları maçı kazanma hedeflerini ifade etti.

Antrenman öncesinde basınla bir araya gelen Uygun, ligde öne çıkan Galatasaray karşısında zorlu bir mücadeleye çıkacaklarını vurguladı.

Uygun, takımdaki sakat ve hasta oyuncuların durumu hakkında bilgi vererek, “Sakatlıktan çıkıp antrenman yönünden hazır olmayan arkadaşlarımız var. Kim olmazsa olmasın ya da ne olursa olsun Sivasspor olarak duruşumuz, oyun anlayışımız ve oyun felsefemizle kazanma adına sahadaki mücadelemizle yerimizi alacağız.” şeklinde konuştu.

Sivasspor’un teknik direktörü, maçı kazanarak taraftarları sevindirmek istediklerini de belirtti.

“AYNI HATAYI YAPMAKTAN YORULMAYAN SİSTEM”

Hakemlerle ilgili soru üzerine Uygun, hakemlerin futbolun paydaşları olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Baş tacımız taraftardır, hakemler, futbolcular, antrenörler bu işin başmimarlarıdır. Dolayısıyla herkesin sorunlarını çözmek gerekiyor. Ama aynı hatayı yıllardan beri yapmaktan ve ortaya koymaktan yorulmayan bir sistem var.”

“150 BİN LİRA MAAŞI BENİM SAYEMDE…”

“Bu sistemi kim yapıyor bilmiyorum, kim, nasıl dizayn ediyor onu da bilmiyorum. O zamanlar bir hata olmuştur, kişiler hata yapar, kurumların bir suçu olmaz. Hakem kardeşlerimizin Türkiye’de profesyonel olmasını sağlayan antrenör benim. Onların profesyonel olup bugün 150 bin lira maaş almasını sağlayan teknik direktör benim.”

“DOĞRU MAÇ YÖNETSİNLER”

“Onlar daha iyi maç yönetsin, daha iyi analiz yapsın, gerçekten maça hakim olsunlar, adaletli olsunlar, gördüklerini çalıp kimseyi kimseye ezdirmeden doğru maç yönetsinler diye onun mücadelesini verdik. Türk futbolunun iyiliği, gençlerimizin geleceği için mücadele etmeye devam edeceğim.”

“HER RAKİP ZOR”

Her rakip birbirinden daha zor. Dolayısıyla Afrika Kupası’na giden önemli futbolcularımızla beraber bu eksikliklerimizi hissettirmeden sahaya çıkıp kazanmak adına her şeyimizi vereceğiz.

Uygun, Kayserispor ile oynanan 19. hafta maçında Rey Manaj’a verilen sarı kartın yanlış olduğunu dile getirdi ve bu ceza nedeniyle takımın başarılı golcüsünün Galatasaray maçında oynayamayacağını söyledi.

“BENİM İLGİ ALANIMA GİRMİYOR”

Orta saha oyuncusu Samuel Saiz hakkında yönetimle herhangi bir rapor paylaşmadığını ifade eden Uygun, “Yönetimimiz bu konuda kendi değerlendirmelerini yapar. Benim ilgi alanıma girmiyor, ben sadece takımımızın prensipleri konusunda, takım sistemi doğrultusunda yapılması ve alınması gereken transfer politikasıyla eksiklerimizi anlatacağım.” dedi.

Ayrıca Uygun, taraftarların kombine bilet alarak takıma destek olmalarının yönetimi güçlendireceğine dikkat çekti.

“4-5 TRANSFER İSTİYORUZ”

EMS Yapı Sivasspor’un teknik direktörü Bülent Uygun, transfer dönemi ile ilgili olarak, “4 ya da 5 transfer istiyoruz, eksiklerimiz var. Takımdan belki ayrılacaklar var ama bunları özellikle Samsunspor maçından sonra masaya yatırıp bu konuyla ilgili kararımızı hep beraber vereceğiz.” dedi.

Galatasaray maçını yönetecek hakem Zorbay Küçük ile ilgili bir soruya cevap veren Uygun, hakemlerden beklentilerini dile getirdi:

Adil, hakkaniyetli, gördüğünü çalan, cesur, delikanlı hakem istiyoruz. Tüm Türkiye bunu istiyor. Gördüğünü veren hakem istiyoruz. Yönetimimiz sonuçta Sivasspor’un hakkını kimseye yedirmez, biz de sahada kimsenin hakkımızı yemesini istemiyoruz. Çıkacağız, futbol adına güzel şeyler yapacağız. Hakemlerin konuşulmasının ve bu yaşadıklarının ortadan kaldırılması onların yöneteceği adil yönetimlerle olur. Korkaklar asla kazanamaz, dolayısıyla herkes cesurca maçını yönetecek. Esaretlerini kıracaklar, cesaretleriyle kendi camialarının karakterlerini sahaya yansıtacaklar. Yoksa onlar da ömür boyu bu şekilde eleştirilmeye, cezalandırılmaya mahkum kalacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bulent-uygun-hakemlerin-150-bin-lira-maas-almasini-saglayan-benim/feed/ 0