Kız – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 07 Jul 2024 21:27:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Cinsel istismar suçlusu Epstein’in ‘küçük kara kitabı’ açık artırmada https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-istismar-suclusu-epsteinin-kucuk-kara-kitabi-acik-artirmada/ https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-istismar-suclusu-epsteinin-kucuk-kara-kitabi-acik-artirmada/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:27:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8683 ABD merkezli ‘Alexander Historical Auctions’ adlı müzayede evi çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturma suçlamasıyla yargılanırken 2019’da hapishanede ölen Jeffrey Epstein’ın 221 önemli kişinin isminin yer aldığı ‘küçük kara kitabı’ 15 Mayıs’ta kapalı açık artırmayla satışa sunacağını açıkladı.

Müzayede evinden yapılan açıklamada satın alacak kişinin kimliğinin ve teklifinin gizli tutulacağı belirtildi:

“Kitapta Epstein’in irtibat kurduğu kişilerin isimleri, adresleri ve telefon numaralarının yanı sıra aile üyelerinin, sekreterlerin, acil durum iletişim bilgileri de bulunuyor. Kitapta daha önce kamuya açıklanan isimler dışında açıklanmayan yüksek profilli 221 kişinin ismi de bulunuyor.

Bu kitabı 1990’ların ortasında Manhattan’da yaşayan bir müzisyen, New York’ta bir kaldırımda buldu. Daha sonra kitap FBI tarafından incelendi fakat o dönem delil teşkil edecek bir öneme sahip olduğu düşünülmedi. Kitapta 1998’de satın aldığı özel adası Little Saint James ile ilgili ayrıntılar da bulunuyor.

Epstein’ın adayı satın aldığı adamın karısının iletişim bilgileri yer alıyor. Kitapta ayrıca adresleri kamuya açık kayıt aramalarında bulduğumuz konutlarla eşleşen Epstein’ın akrabalarına ilişkin ayrıntılı bilgiler de yer alıyor.”

EPSTEIN DAVASI 

Jeffrey Epstein dava dosyaları 3 Ocak’ta kamuya açıklanmaya başlanmış ve dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Yayınlanan belgeler, Epstein’ın kurbanlarından biri olan Virginia Giuffre tarafından 2015 yılında Ghislaine Maxwell’e karşı açılan davanın bir parçası olan dosyalarda, birçok ünlü iş insanı, politikacı ve ünlünün isimleri yer almıştı. 

Jeffrey Epstein, 2005’te ABD’nin Florida eyaletinde, 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmek için para verdiği iddiasıyla gözaltına alınmış, reşit olmayan birçok kız Epstein’in ve arkadaşlarının kendilerini cinsel istismara maruz bıraktığını iddia etse de mahkeme Epstein’i 2008’de tek bir kişiye cinsel istismar uygulamaktan suçlu bulmuştu.

Epstein, suçlu bulunmasının ardından 13 aylık bir ceza aldı. New York savcılarının Epstein’i 2019’da fuhuş ağı oluşturmaktan suçlu bulmasının ardından, milyarder gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulundu. Dava dosyasında ilk gözaltı sürecine dair;

“Bu davanın kökenleri, finansçı Jeffrey Epstein’a karşı on yıldır devam eden ceza davasına dayanıyor. 30 Haziran 2008’de Epstein, Florida eyaletinde on sekiz yaşın altındaki bir kişiyi fuhuş için teşvik etme ve temin etme suçlamalarını kabul etti. Suçlamalar, bazıları Florida’nın reşit olma yaşı olan on sekiz yaşın altında olan, özel olarak kiralanan ‘masözler’ ile cinsel aktiviteden kaynaklanıyordu. Eyalet ve federal savcılarla yapılan anlaşma uyarınca Epstein, eyaletin suçlamalarını kabul etti. Sınırlı hapis cezasına çarptırıldı, cinsel suçlu olarak kaydedildi ve kurbanlarına tazminat ödemeyi kabul etti. Buna karşılık savcılar federal suçlamalarda bulunmayı reddetti” ifadeleri kullanıldı.

DOSYALARDA KİMLERİN İSİMLERİ GEÇİYOR?

Dosyalarda adı geçen çok sayıda tanınan politikacı ve ünlü bulunuyor. Clinton ve Trump’ın yanı sıra İngiltere Prensi Andrew, eski New Mexico Valisi Bill Richardson ve eski Senatör George Mitchell, ünlü mankenler Heidi Klum ve Naomi Campbell, şarkıcı Michael Jackson ‘da dosyalarda adı geçen ünlülerdendi.

Eski ABD Başkanı Bill Clinton ile ilgili olarak Epsetin ile yakın oldukları ve birçok uçak yolculuğu yaptıkları ifadeler arasında yer alırken, Prens Andrew’in söz konusu adayı çok kez ziyaret ettiği ve reşit olmayan kızlara cinsel istismarda bulunduğu davacılar tarafından iddia edilmişti. Prens, verdiği röportajlarda bu iddiaları reddederek Jeffrey ile arkadaş olduklarını doğruladı. Donald Trump ile ilgili dava dosyalarında, Epstein ile yakın oldukları ifadeleri kullanıldı. 

FRANSIZ ŞÜPHELİ DE ÖLÜ BULUNDU

Dosyada ismi geçen Fransız mankenlik ajansı sahibi Jean Luc Brunel ise, reşit olmayan kızların cinsel istismar amaçlı ticareti şüphesiyle 2020 Aralık’da tutuklanmıştı. Epstein ile yakın arkadaş olduğu belirtilen Brunel, 2022’nin Şubat ayında tutuklu olduğu Paris’teki hapishane hücresinde ölü bulunmuştu.

“EVİNİN HER KÖŞESİNDE ÇIPLAK KIZ TABLOLARI VARDI”

Birçok üst düzey siyasetçi ve sanatçı ile cinsel birlikteliğe zorlandığını ifade eden davacı Virginia Guiffre, tanınmış bir başbakan, iş insanı ve model ajansı işleten Jean Luc Brunel, Harvard hukuk profesörü Alan Dershowitz tarafından birçok kez istismar edildiğini ifade etmişti. Virginia ayrıca, Epstein’in istismar görüntülerini kayıt altında tuttuğunu açıklamıştı. Evde çalışan hizmetliler, evinin her odasında kamera olduğunu ve duvarlarda çıplak kız tablolarının olduğunu belirtmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinsel-istismar-suclusu-epsteinin-kucuk-kara-kitabi-acik-artirmada/feed/ 0
Ehliyetsiz sürücü yatağa mahkum etti… https://www.foxhaber.com.tr/ehliyetsiz-surucu-yataga-mahkum-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/ehliyetsiz-surucu-yataga-mahkum-etti/#respond Fri, 03 May 2024 21:15:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6872 Kaza, 31 Aralık 2021’de, Erzene Mahallesi 10’uncu Sokak’ta meydana geldi. Ehliyetsiz sürücü İsa Eyice’nin kullandığı 35 BAF 500 plakalı hafif ticari araç ile Sude Solak’ın (23) kullandığı 35 AUD 304 plakalı motosiklet kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kaskı takılı motosiklet sürücüsü Solak ile arkasında oturan ve kask takmadığı belirlenen Dilara Aldanoğlu, motosikletten fırladı.

Aracın ön camına çarpan motosikletteki iki arkadaş yaralandı. Çağırılan ambulansla Solak ve Aldanoğlu Ege Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Solak, tedavisinin ardından taburcu edildi. Beyin travması ve buna bağlı kanama geçiren Dilara Aldanoğlu ise Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Solunum cihazına bağlı ve bilinci kapalı olan Aldanoğlu, hastanede tedavi gördü. Aldanoğlu’nun tedavisine daha sonra evinde devam edildi.

Hemşirelik eğitimi alan, mezunu olduğu Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Dilara Aldanoğlu’nun yılbaşında ailesine sürpriz yapmak için İzmir’e geldiği belirtildi. Kazadan sonra gözaltına alınan, 0,23 promil alkollü çıkan araç sürücüsü İsa Eyice, sevk edildiği adliyede serbest bırakıldı. Sürücü İsa Eyice’nin işlediği bir suç nedeniyle cezaevinde olduğu, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi.

RAPORDA SÜRÜCÜ KUSURLU

İsa Eyice hakkında ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 4,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 43’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede savunmasına yer verilen İsa Eyice, karşı tarafın kusurlu olduğunu düşündüğünü söyledi. Yapılan yargılama sonucu sanık İsa Eyice, tedbirsiz ve dikkatsizlik neticesinde birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse çarptırıldı. Ardından Eyice’nin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen olayın meydana gelmesine bilinçli taksirle sebebiyet verdiği anlaşıldığından bu cezası yarı oranda artırılarak 4,5 yıla yükseltildi.

Dilara Aldanoğlu’nun annesi Yasemin Aldanoğlu ve kız kardeşi Açelya Aldanoğlu (25), avukatları Gökay Başar aracılığıyla kararı istinaf mahkemesine taşıdı. Gerekçe olarak ise sürücünün bilinçli taksirle değil, olası kastla bu suçu işlediği belirtilip, ağır ceza mahkemesinde yargılanması istendi.

GÖZTEPELİ TARAFTARLARDAN DESTEK

Ayrıca, Göztepeli taraftarlar da koyu bir Göztepeli olan Dilara Aldanoğlu’na destek için evinin önüne geldi. Taraftarlar ‘Dilara için Adalet’ yazılı pankart açtı. Ardından ailenin yanına çıkan bir grup taraftar desteğini vurguladı.

DOĞUM GÜNÜNDE ÇAĞRI

Kızı Dilara’nın 2 yıl 3 aydır yatağa mahkum olduğunu belirten Yasemin Aldanoğlu, “Kızım 4 ay yoğun bakım servisinde, 4 ay ise palyatif serviste kaldı. Kızımı 8 ay sonra evine getirebildik. Kızımın dün doğum günüydü. 2 doğum gününü hastanelerde geçirmişti. Allah bu doğum gününü evinde geçirmeyi nasip etti” dedi.

Kızına çarpan ehliyetsiz sürücünün ağır ceza mahkemesinde yargılanması için yerel mahkemenin kararını istinafa taşıdıklarını belirten anne Aldanoğlu, “Kızım yürümüyor, konuşmuyor, tepki vermiyor. Hiçbir şekilde bizi tanımıyor. Sanığın ehliyetsiz trafiğe çıkışı, olası kasta girmeli.

Bizim hastanelerde geçirdiğimiz bir günü bile ödeyemez. Ağır ceza mahkemesinde yargılanmasını istiyorum. Çünkü ehliyeti yok. Bu bir ilk olsun. Bu tür kişiler yüzünden gencecik insanların hayatları mahvolmasın” dedi.

‘BİRLİKTE GÜZEL HAYALLERİMİZ VARDI’

Dilara Aldanoğlu’nun kardeşi Açelya Aldanoğlu da “Ablamla birbirimize çok bağlıydık. Birlikte güzel hayallerimiz vardı. Ablamın en büyük hayali akademisyen olmaktı. Kazadan sonra yatağa bağımlı makinelere bağlı, bilinci kapalı yaşıyor. Perişanız. Bir mucize olması için çabalıyoruz. Buna neden olan kişinin adil bir yargılamayla hak ettiği cezayı almasını istiyoruz. Ablam için adalet istiyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ehliyetsiz-surucu-yataga-mahkum-etti/feed/ 0
Önce Sevilay, sonra Dilem… Yedi yerinden bıçaklayıp başında bekledi https://www.foxhaber.com.tr/once-sevilay-sonra-dilem-yedi-yerinden-bicaklayip-basinda-bekledi/ https://www.foxhaber.com.tr/once-sevilay-sonra-dilem-yedi-yerinden-bicaklayip-basinda-bekledi/#respond Fri, 03 May 2024 09:00:48 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6861 İstanbul Başakşehir’de iki çocuk annesi 24 yaşındaki Dilem Gül Karlı, 1 ay önce boşanma kararı aldığı eşi Ferhat Karlı tarafından takip edilip, sokak ortasında 7 kez bıçaklandı. Genç kadının yoğun bakımda tedavisi sürerken, şüpheli Ferhat Karlı, eşinin başında ölmesini beklediği sırada gözaltına alındı.

Ferhat Karlı’nın geçtiğimiz ay Pendik’te boşandığı eşini bıçaklayarak öldüren Ümit Karlı’nın amcasının oğlu olduğu öğrenildi.

BABASININ EVİNE TAŞINDI

Olay, geçtiğimiz cumartesi günü saat 14.00 sıralarında Şahintepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, daha önceki evliliğinden 2 çocuk sahibi olan 24 yaşındaki Dilem Gül Karlı, 5 ay önce Ferhat Karlı ile evlendi. Eşi ile aralarındaki şiddetli geçimsizlik nedeniyle Dilem Karlı bir buçuk ay kadar önce boşanma kararı alarak babasının Küçükçekmece’deki evine yerleşti. Bu süre boyunca hayatına devam eden genç kadın, boşanma aşamasında olduğu eşinden tehditler almaya başladı.

ÖLMESİ İÇİN BAŞINDA BEKLEDİ

Geçtiğimiz cumartesi günü, Küçükçekmece’deki evinden çıkarak Başakşehir’e bir kız arkadaşıyla iftar açmaya giden Dilem Gül Karlı’yı eşi takip etti. Şahintepe’ye geldiği sırada Ferhat Karlı, eşinin yanına giderek konuşmaya çalıştı. Genç kadın uzaklaşmaya çalıştığı sırada Ferhat Karlı, yanındaki ekmek bıçağı ile sırtından 7 kez bıçakladı. Dilem kanlar içinde yere yığılırken, eşi başında ölmesini bekledi.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri yaralı eşinin başında bekleyen Karlı’yı gözaltına alarak zırhlı araç ile emniyete götürdü.

Sağlık ekipleri ise ilk müdahalenin ardından yaralanan kadını ambulansla hastaneye sevk etti. Ağır yaralanan Dilem Karlı’nın yaşam mücadelesi devam ederken, Ferhat Karlı tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Karlı’nın emniyette verdiği ifadede, bir ay önce boşanma kararı aldıklarını, eşinin Küçükçekmece’de ailesiyle kaldığını ama ara sıra görüştüklerini söyledi. Karlı, eşinin kendisini aldattığını, ayrı yaşadıkları süre içinde telefonunda başka erkeklerle konuşmalarını yakaladığını iddia etti.

Ümit Karlı

SEVİLAY KARLI’IN KATİLİ İLE AMCA ÇOCUKLARI

Pendik’te 35 yaşındaki Sevilay Karlı, 5 ay önce boşandığı eski eşi Ümit Karlı tarafından 13 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştü. Sevilay Karlı’yı öldüren Ümit Karlı’nın, Ferhat Karlı ile amca çocukları olduğu öğrenildi. Dilem Karlı’nın babası Senel Çoban, Sevilay Karlı’nın cenazesini Tokat’a kendi aracıyla götürdüğünü söyledi.

Sevilay Karlı

SIRTINDAN BIÇAKLADI, YERE YIĞILDI

Çoban, şöyle devam etti:

– Ben Tokat’tayken kızım bıçaklanmış. Haberini alınca gece taksiyle İstanbul’a geldim. Şu anda yoğun bakımda yatıyor. Elimden hiçbir şey gelmiyor. Ne yapacağımı bilemiyorum şimdi. Gereken ceza neyse sonuna kadar almasını istiyorum. Evden arkadaşına gidiyormuş. Minibüsten indikten sonra sırtından bıçağı saplıyor ve 7 yerinden bıçaklıyor. Kızım da olduğu gibi yere yığılmış. Oradan polis arkadaşlar şüpheliyi almış. Kızımı da hastaneye getirmişler. Kızım şu anda yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.

– Boşanmamışlardı geçimsizlik nedeniyle ayrılardı. Yaklaşık bir buçuk aydır bende kalıyordu. Evleneli 5 ay olmuştu. İşe gidip geliyordu, sürekli tehditler alıyordu. Bu yüzden ne onun canı rahattı ne de benim canım rahattı. Neden tehdit aldığını bilemiyorum, kardeşlerini ağabeyini de tehdit ediyormuş.

– Ağabeyi de, ‘Sizi keseceğim, sizin sülalenizi kökünden temizleyeceğim’ diye tehditler alıyorlarmış. Başında beklemiş kızımın. Olayın olduğu yerdeki gençler, bunu sıkıştırmışlar polise teslim etmişler. Poliste gelip zırhlı aracın içine atmış. Orada Şahin diye bir arkadaş var o da kızıma yardımcı olmuş. Amcasının oğlu da eski eşini öldürdü. Kadının cenazesi bizim aracımızla Tokat’a gitmişti. İşe giderken kızı bıçaklamıştı, o da 13 yerinden.

“BEN SANA YAPMA DEDİM”

Olayı gören Kamil Tal, bölgede kalabalığın toplandığını belirterek, yaşananları şöyle anlattı:

– Burada millet toplanmıştı. Baktım bir kadın yerde, kan akıyordu. Adama dedim ki, ‘Niye yaptın bunu? Yaptın, kendine yaptın. Yazık günah değil mi? Sen ömür boyu yatacaksın’ dedim. Adam kadının kulağına eğildi, ‘Ben sana yapma dedim, sen durmadın. Ben Beyoğlu’ndan buraya kadar seni takip ettim, burada buldum. Adamı da vurdum’ dedi.

– O ara ben de 112’yi aradım. O arada kadının çantasına bir tekme vurdu. Yanında bir de pasta kutusu vardı. 5-10 dakika arasında polis ve ambulans geldi, alıp götürdüler. Adam buradaydı, kaçmadı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/once-sevilay-sonra-dilem-yedi-yerinden-bicaklayip-basinda-bekledi/feed/ 0
İstanbul’da dehşet notları! Gerçekler bu kağıtlarda ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-dehset-notlari-gercekler-bu-kagitlarda-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-dehset-notlari-gercekler-bu-kagitlarda-ortaya-cikti/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:39:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6542 İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Serhat A. şikayetçi, 16 yaşındaki kız çocuğu G.I.A. mağdur, Yılmaz P. de şüpheli sıfatıyla yer aldı.

İddianameye göre olay şöyle yaşandı; 2 çocukları olan Serhat A. ile Mucize P. 2019 yılında boşandı.

Çocukların velayeti ise anne Mucize P.’ye verildi. Pilates hocalığı yapan Mucize P. 16 yaşındaki kızı G.I.A. ile birlikte yaşamaya başladı.

Mucize P., Yılmaz P.’ye pilates dersi verdi. Bir süre sonra Yılmaz P. İle Mucize P. arasında gönül ilişkisi kuruldu.

Yılmaz P. 2-3 ay boyunca pilates dersi almak için Mucize P.’nin evine gidip gelmeye başladı.

15 Şubat 2022 tarihinde Yılmaz P. Akşam saatlerinde Mucize P.’nin Kartal’da bulunan evine geldi.

İkili sabaha kadar oturdukları sırada 16 yaşındaki G.I.A. tuvalete gitmek için kalktı. Yılmaz P. G.I.A.’nın geri uyumaması için ısrar ederek yanlarında oturmasını istedi. 16 yaşındaki kız bir süre oturduktan sonra annesi Mucize P.’nin yatak odasına giderek uyumak istedi.

ANNE SEVGİLİSİNİN KIZINI TACİZ ETMESİNE GÖZ YUMMUŞ

Odaya giderek yatağa yatıktan bir süre sonra Yılmaz P. G.I.A. arkasından giderek yatağa yattı. 16 yaşındaki G.I.A.’nın arkasından sarıldığı sırada odaya anne Mucize P. geldi. Anne de Yılmaz P.’nin yanına uzandı.

Şüpheli Yılmaz P. ise G.I.A.’nın vücudunun çeşitli yerlerine elleyerek taciz etti. O sırada bir yandan da anne Mucize P.’nin de çeşitli yerlerine dokundu.

Kısa süre sonra anne Mucize P., yatakta oturur pozisyona geldi, ardından da Yılmaz P.’nin yataktan kalkarak odadan çıktı. İddianamede şüpheli olan Yılmaz P.’nin soruşturma aşamasında ifadesinde suçlamaları kabul etmediğini söylediği aktarıldı.

Şikayetçi baba Serhat A.’nın savcılığa sunduğu ses kaydının çözümü de iddianamede yer aldı. Ses kaydının bilirkişi tarafından yapılan çözümünde anne Mucize P.’nin kızı G.I.A.’ya “Olacakların farkında değilsin, bunların bak taciz davası açılınca hapse gireceğiz. Belki senin adını sicilde yazacaklar, taciz diye. Ondan sonra velayet davasında adın kötü lekeye karışacak. Siciline yazılacak. Kardeşimi dinledim. Yaptık diyemedim. Onu desem ben çok suçlu duruma düşerim tacizden” şeklinde sözler söylediği ifade edildi.

Bilirkişi raporunda anne Mucize P.’nin oğlu ve kızı arasında geçen konuşmalar ise şöyle;

Anne; Bak ben şunu söyleyemedim. Bu hepimizin hayatını mahveder ama

Kız Çocuk; Bizimkini mahvetmez seninkini mahveder

Anne; Sadece şunu diyemedim yanımızda yattı diyemedim. Çünkü onu desem ben çok suçlu duruma düşerim

Kız çocuk; Çünkü suçlusun

Anne; Ben tacizden hapiste yatarım. Hapiste yatmamı istermisin?

Şeklinde ses kaydına ilişkin bilirkişi çözümü de iddianamede yer aldı.

ANNE KIZI ŞİKAYETÇİ OLMASIN DİYE İKNA ETMEYE ÇALIŞMIŞ

İddianamede anne Mucize P. suçunu kabul ederek kızı G.I.A.’nın şikayetçi olmaması hususunda ikna etmeye çalıştığı belirtildi.

İddianamede anne Mucize P.’nin bu eyleminden dolayı hakkında Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğünün İhlali suçundan ayrıca savcılıkça soruşturma yürütüldüğü aktarıldı.

8 YILDAN 15 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

İddianamede şüpheli Yılmaz P.’nin mağdur kız çocuğu G.I.A.’ya karşı “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan 8 yıldan 15 yıla kadar cezalandırılması istendi.

İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi’nce iddianame kabul edilerek şüphelinin yargılanmasına başlandı.

AVUKATIN İTİRAZI SONRASI TEKRAR SORUŞTURMA AÇILMIŞ

Öte yandan baba Serhat A.’nın olayı ilk öğrendiğinde savcılığa şikayet dilekçesi sunduğu, dilekçesinde eski eşi Mucize P.’nin evine aldığı Yılmaz P. İle birlikte çocukları evdeyken alkol aldığını anlattı.

Alkol aldıkları sırada kızları G.I.A.’ya hakaret içerikli sözler söylediğini, G.I.A’yı zorla alkol masasında oturttuğunu ifade ederek Yılmaz P. Hakkında şikayetçi olarak cezalandırılmasını istedi.

Soruşturma sonucu savcı dosyaya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. Bunun üzerine Serhat A.’nın avukatı Doğan Eriş, bu karara ilişkin üst mahkemeye itirazda bulundu. İtirazı değerlendiren Sulh Ceza Hakimliği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırarak tekrar soruşturma yapılmasına hükmettiği ortaya çıktı.

“SUÇLAMAYI KABUL ETMİYORUM”

Sanık Yılmaz P. Savunmasında, “Ben mağdur kızın annesinin pilates öğrencisiyim. Evine pilates yapmak için gidiyordum. İleriki zamanlarda mağdurun annesi Mucize ile aramızda gönül ilişkisi oldu.

Mağdur kız ise annesi ve babasının tekrar birleşmesini istiyordu. Beni de bu birleşmeye engel olarak gördüğü için bana tavırları oldu. Mağdurun iddia ettiği gibi o gece aynı odada yatmadım. Kendisine sarılmadım, vücuduna dokunmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum beraatimi istiyorum” şeklinde konuştu.

“YATAK ODASINDA ÜÇÜMÜZ BİR ARADA ASLA KALMADIK VE UYUMADIK”

Anne Mucize P. İse duruşmada tanık sıfatıyla dinlendi. Anne Mucize P. Mahkemedeki ifadesinde, “kızımın iddiaları onur kırıcıdır. Kesinlikle kabul etmiyorum. Hiçbir anne böyle bir şeye müsaade etmez. Sanık Yılmaz P. İle aramda cinsel ilişki yoktur. Sadece hoşlanma vardır. Sanık evimize gelip giderdi. Kızıma yönelik herhangi bir sarkıntılığına veyahut cinsel istismarına şahit olmadım. Başlarda sanık ve kızım ile oğlumun arası iyiydi. Kızım sanık kıskandı. Son zamanlarda bana tepkili davranıyordu. Kızım babasıyla birlikte kalmaya başladıktan sonra bana tepkili davranmaya başladı” dedi. Ses kaydının sorulması üzerine Mucize P., “Benim oradaki kastım sanığın bizim evde yattığını söyleyemediğim şeklindedir. Yoksa sanık benimle kızım arasına yatmamıştır. Ben kızıma yanlış yoldasın, bu işin sonu tacize gider, bizi hapse mi attırmaya mı çalışıyorsun diye nasihat ettim. Kızıma babanın iddiasıyla böyle bir kurgu yapman büyük vebaldir, sanığın evde yatması taciz değildir dedim. Kızımda bana ‘eve gelmesi bile tacizdir’ dedi. O akşam Yılmaz P. Eve geldiğinde kızım aşırı tepki gösterdi. Kızım çığlık atarak neden geldiğini sordu. Ardından kızım ‘velayetimi babama verirler niye geldin’ dedi. Yılmaz P.’yi tahrik edici konuşmalar yaptı. Bende kızımı alıp ikna etmeye çalıştım. Bahsedildiği gibi ben Yılmaz ve kızım yatak odasında üçümüz bir arada asla kalmadık ve uyumadık. Bu konuşmalar mutfakta oldu. Sanık Yılmaz P. Ranzada çocuk odasında tek başına yattı. Oğlum o saatte odada uyuyordu. Sanığın oğluma karşı hakaret içerikli söylemlerde bulunmadı. Kızıma yaptığının iftira olduğunu, böyle bir şey yaparsa adımın lekeleneceğini söyledim. Sanık doğulu, iftira atarsan bizi öldürür diye söyledim. Kızım işin büyüyeceğini ve bu işin ciddiyetinde olmadığı için bunları söyledim” şeklinde konuştu. Duruşmada Mucize P.’nin kardeşi T.P.’de tanık olarak ifade verdi.

“TANIK İFADELERİ TAMAMEN TAHMİNE VE YORUMA DAYALIDIR”

Şikayetçi baba Serhat A.’nın avukatı Doğan Eriş, tanık ifadelerine karşı, “Tanık ifadeleri tamamen tahmine ve yoruma dayalıdır olay gecesini anına ilişkin değildir. Olaydan önceki ve sonraki olaylar yaratılarak ve değiştirilerek sanığın aklanması amaçlanmıştır. İtiraz ediyoruz. Tanık ifadelerine karşı yazılı savunma yapmak için süre talep ederizö dedi.

O GECE YAŞADIKLARINI NOT KAĞIDINA YAZMIŞ

Yargılama aşamasında 16 yaşındaki kız çocuğu G.I.A.’nın olayı anlattığı 6 sayfalık not kağıtları da dosyaya girdi. G.I.A., kendi el yazısıyla olay günü ve öncesini uzunca yazdığı görüldü. Not kağıdında kız çocuğunun olay gecesini şöyle anlattı:

-Annemin yatağına doğru ilerledim, Yılmaz da benim arkamdan geldi. Ben yatağa yattığım gibi arkama yattı. Sırtımı Yılmaz’a döndüm. Omzumu ovuşturmaya başladı. Annem de geldi ve yanıma yattı o da. Yılmaz sol eliyle tişörtüme elini soktu.

-Soldan sağa doğru elini gezdirdi. Sağ eliyle de annemin tişörtüne elini soktu. Annem hiçbir şey yapmadı. Gözleri kapalı duruyordu. Yılmaz’ın elini çektim ve ‘yapma’ dedim. Bana ‘hani masajdan hoşlanıyordun’ dedi.

-Annemse sadece ‘herhalde hoşlanmıyor Yılmaz yapma’ dedi. Yılmaz yatakta oturur pozisyonda gelerek ‘ben içeri gidiyorum’ dedi. Annemde ‘ben de birazdan gelirim’ dedi. Annem biraz yattıktan sonra içeri gitti. Bu esnada sabah olmuştu neredeyse.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti dosyadaki ses kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu alınmasını istedi. heyet, şikayetçi avukatı Doğan Eriş’in tanık ifadelerine karşın yazılı savunması için süre talebini kabul ederek duruşmayı erteledi.

ŞİKAYETÇİ AVUKATI REDDİ HAKİM TALEBİNDE BULUNDU

Şikayetçi avukat Doğan Eriş duruşma sonrası mahkemeye sunduğu dilekçesinde reddi hakim talebinde bulunarak, “İlk duruşmada olduğu gibi sürekli mahkeme hakiminin tarafımızla sözlü tartışmaya girmiştir. Mahkeme hakiminin tarafsızlığı noktasında ciddi şüpheler yaratmış, yargılamayı tarafsız ve bağımsız şekilde yürütmediği, yargılama sonucu hukuka aykırı bir karar vereceği yönünde haklı endişelerimiz nedeniyle mahkeme hakimini reddediyoruz ifadelerini kullandı. Eriş, talepleri doğrultusunda yeni bir hakim görevlendirilmesini istedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-dehset-notlari-gercekler-bu-kagitlarda-ortaya-cikti/feed/ 0
Kardeşini taciz ettiği anları kaydeden ağabeye iyi hal indirimi https://www.foxhaber.com.tr/kardesini-taciz-ettigi-anlari-kaydeden-agabeye-iyi-hal-indirimi/ https://www.foxhaber.com.tr/kardesini-taciz-ettigi-anlari-kaydeden-agabeye-iyi-hal-indirimi/#respond Mon, 08 Apr 2024 21:39:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5849 Gaziantep’te 10 yaşındaki kız kardeşini taciz ettiği videoları sosyal medyada paylaşan ağabey Mehmet T. (21) yargılandığı davada iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi (NCMEC) 2022 Şubat’ta sosyal medyadaki bir taciz videosuyla ilgili rapor düzenleyip, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Rapor ihbar kabul edildi, soruşturma başlatıldı. Soruşturmada, farklı isimle açılan sosyal medya hesabının Mehmet T.’ye ait olduğu belirlendi. Mehmet T.’nin kendi çekmiş olduğu videoda mağdur olan kız kardeşi K.T.’nin özel bölgelerini açmaya ve kamera kaydına almaya çalıştığının tespit edilmesi üzerine şüpheli gözaltına alınıp tutuklandı.

Tutuklanan sanık ağabey Mehmet T. hakkında, ’12 yaşından küçük mağdurların cinsel istismarı’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dava sürecinde kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen Mehmet T., kardeşine yönelik cinsel bir eyleminin ve amacının olmadığını söyledi.

“GÖĞSÜNÜN ARASINA BÖCEK DÜŞTÜ” İDDİASI

Evlerinin terasında video çekerken kardeşinin kıyafetinin içine giren böceği çıkarmaya çalıştığını öne süren Mehmet T., şu iddiaları dile getirdi:

– Olay günü kardeşimin saçına böcek gelmişti, kardeşim böcekten çok korkar, bağırarak benden yardım istedi. Ben yanına gittiğimde böcek saçından göğsüne düşmüş, bu sefer daha da paniklemeye başladı. Ağlayacak durumdaydı, ben de ona yardım olsun, diye telefonumu kardeşimin eline verdim. O da böceğin düştüğü göğüs kısmına flaşı açık telefonu tuttu.

– Ben ona yardım etmek için göğsüne bakmaksızın uzaktan elimi uzatarak böceği görmesine yardımcı oldum. Biz bu şekilde çıkaramayınca daha sonra annemizi çağırdık, annemiz çıkardı. Benim cinsel bir amacım yoktur. Kardeşime kötü amaçla dokunmadım, çok üzgünüm.

ANNE: VİDEO VARSA ŞAKA AMAÇLIDIR

Sanık ve mağdurun annesi K.T. ise olayı şöyle anlattı:

– Sanık oğlum ve mağdur kızım olay zamanı evin çatısındaydı. Ben karları temizlerken kızım bir anda ‘Saçımda böcek var’ diyerek bağırdı. Oğlum yardımına gitti, o da saçlarını silkeledi. Sonrasında kendi aralarında şakalaşmaya başlayınca ben de kendi işime döndüm. Oğlumun kızıma yönelik böyle bir şey yapacağına inanmıyorum, yapmış olsaydı ben oğlumu evden atardım.

– Ben kızımın içine böcek girip girmediğini bilmiyorum sadece kızımın ‘böcek’ diye bağırdığını hatırlıyorum. Kızımın elbisesinin içinden böcek çıkarmadım. Herhalde oğlum yanlış hatırlamaktadır. Oğlumun kızıma ait videolar çektiğini bilmiyordum. Bu olay neticesinde öğrendim, bir video varsa da şaka mahiyetlidir.

SAHTE HESAPTAN ‘AŞKIM’ DİYE PAYLAŞMIŞ

Mehmet T.’nin paylaştığı video kaydı detaylı şekilde bilirkişi tarafından incelendi. Mehmet T.’nin kendisine ait cep telefonu numarası üzerine açtığı sahte sosyal medya hesabından kız kardeşine yönelik taciz videosunu ‘aşkım’ yazarak paylaştığı tespit edildi.

Ayrıca, videoda mağdurun şüpheliyi engellemeye çalıştığı ancak şüphelinin eylemine devam ettiği görülürken, sanığın telefon incelemesinde ise çok sayıda müstehcen içerikli çocuk ve hayvan videolarına da rastlandı.

6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında suçlamaları reddedip tahliye talebinde bulunan sanık Mehmet T., 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti daha sonra sanığın yargılama aşamasındaki olumlu tutum ve davranışlarını iyi hal kabul edip cezayı 12.5 yıla indirdi.

Avukat Cahitcan Aktan

“YARGILAMA EMSAL OLABİLİR”

Mağdur K.T.’nin avukatı Cahitcan Aktan, yargılamanın emsal olabileceğini belirterek, dosya kapsamında mağdurun ve ailesinin dahi şikayetçi olmadığını kaydetti. Videonun detaylı incelemesinde suçun sabit olduğunun görüldüğü anlatan Aktan, bu tür cezalarda indirim uygulamamak gerektiğini de ifade ederek, şunları söyledi:

– ABD Ulusal Kayıp ve Sömürülen Çocuklar Merkezi bir rapor hazırlıyor ve bu rapor ihbar kabul edilerek soruşturma başlatılıyor. Sanığın farklı isimle oluşturduğu sosyal medya hesabı üzerinden küçük yaştaki kız kardeşini taciz ettiği müstehcen videoyu paylaştığı tespit edilmiştir.

– Söz konusu videoda suçun işlendiği açıkça ortadadır. Bu hapis cezasına iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 aya düşürülmüştür. Karar emsal olabilecek bir karardır. Ancak iyi hal indirimi uygulanmasını kabul etmiyoruz. Bu tür dosyalarda iyi hal indirimi uygulanmamalıdır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kardesini-taciz-ettigi-anlari-kaydeden-agabeye-iyi-hal-indirimi/feed/ 0
Dangal filmi Türkiye’de gerçek oldu https://www.foxhaber.com.tr/dangal-filmi-turkiyede-gercek-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/dangal-filmi-turkiyede-gercek-oldu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:06:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5511 Boks antrenörü Osman Bozkurt ve şampiyon kızları, filmleri andıran hikayelerini anlattı…

DÖRT KIZINI DA BOKSÖR YETİŞTİRDİ

Çocukluğunda Muhammed Ali’nin maçlarını izlerken bu spora hayranlık duyduğunu ve 16 yaşında boksa yöneldiğini belirten baba Osman Bozkurt, bir süre sonra antrenörlüğe geçtiğini söyledi. Bozkurt, gençlik yıllarında, erkek çocuğu dünyaya gelirse onun da boksör olması hayalini kurduğunu, ilk çocuğu Latife’nin bu spora ilgi duymasının kendisini çok mutlu ettiğini ve kızını boks çalıştırmaya başladığını bildirdi.

Toplumdaki güçlü erkek hakimiyeti algısı nedeniyle boksu sadece erkeklerin yapabileceğini düşüncesinin aksine kız çocuklarının da bu sporda başarılı olabileceğini göstermek için daha sonra dünyaya gelen kızlarını da boksa yönlendirdiğini vurgulayan Bozkurt, “Boks, dışarıdan göründüğü gibi kavga, dövüş, vurma, kırma gibi bir spor değil. Boksun fizyoloji, psikomotor, anatomi, beslenme, iletişim, teknik, taktik, algılama, hızlı karar verme gibi bilimsel yönleri de var. Çoğu branş da aslında bünyesinde bu özellikleri barındırıyor” dedi.

“DANGAL’ FİLMİNİ ÇOK İZLEDİK”

4 kızını da boksör yetiştiren Bozkurt, Hindistan’da oğlu olmadığı için kızlarını güreşçi yapan bir babanın konu edildiği 2016 yapımı ‘Dangal’ filmiyle kendilerini özdeşleştirdiklerini dile getirdi. Bozkurt, şöyle konuştu:

“O filmi ailece çok kez izledik. İzlerken onların yaşadığı sıkıntıların benzerlerini yaşadığımızı fark ettik. Babanın kızlarını güreşçi olarak topluma kabul ettirme çabasını, ben de kızlarımı boks sporuna kazandırırken yaşadım. Filmin bazı yerlerini ağlayarak izledik. Hatta kızlarımla bu spor dalıyla uğraşırken sorunlarla karşılaştığımız zaman ‘Dangal’ filmini tekrar izliyoruz. Böylece benzer sorunların her yerde yaşandığını görüp, kendimizi rahatlatıyoruz, moral buluyoruz.”

“PES ETMEMEYİ ÖĞRETTİ”

Osman Bozkurt’un en büyük kızı Latife Bozkurt (28), hiperaktif olduğu için boks sporuna yöneldiğini, ortaokul yıllarında bu spora başladıktan kısa süre sonra Türkiye şampiyonluğu kazandığını ifade etti. Başka dereceler de aldığını belirten Bozkurt, evlenmesiyle bir süre boksa ara verdiğini ancak çok özlediği spora, yarım bıraktığı başarılarını sürdürmek için tekrar döndüğünü anlattı. Latife Bozkurt, bu alanda babasıyla çok mücadele verdiklerini, daha güçlü bir şekilde geri döndüğü boksta dünya şampiyonluğunu hedeflediğini kaydetti.

‘Dangal’ filmini izlerken kendisine ait birçok nokta gördüğünü vurgulayan Latife Bozkurt, “Dangal filmi bana pes etmemeyi öğretti.” dedi.

Ebrar Bozkurt (22) da küçüklüğünden beri babasını ve ablasını örnek aldığını, onlara özendiğini belirterek, 2015 yılında boksa başladığını söyledi. İlk maçını 2016’da yaptığı bilgisini veren Bozkurt, U22 Türkiye Kadınlar Boks Şampiyonası’nda üçüncü olduğunu, 2023’te de U22 Türkiye Boks Şampiyonası final maçında ikinciliği elde ettiğini bildirdi.

Ebrar Bozkurt bu yılın ocak ayında Büyük Kadınlar Türkiye Ferdi Boks Şampiyonası’nda çıktığı finalde ikinci olduğunu, hedefinin ise olimpiyatlarda derece almak olduğunu dile getirdi.

Elif Bozkurt da (15) küçüklüğünde babası ve ablasının maçlarını izlerken hayranlık duymaya başladığı boksa 1,5 yıl önce başladığını söyledi.

Türkiye üçüncülüğü, Ankara ve İstanbul şampiyonlukları olduğunu belirten Elif Bozkurt, “Hedefim olimpiyatlarda derece alarak Türk bayrağımızı dalgalandırmak” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ TEMSİL ETMEK İSTİYORUM”

12 yaşındaki Amine Ahsen Bozkurt da çocukluğundan beri ablaları ve babasını izlediğini, boksa ilgisinin de bu şekilde oluştuğunu anlattı.

2 yıldır profesyonel şekilde yaptığı boksta Ankara şampiyonluğu kazandığını vurgulayan Armina Bozkurt, hedefinin olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etmek olduğunu kaydetti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dangal-filmi-turkiyede-gercek-oldu/feed/ 0
Hostelde korkunç olay, aralarında Türk de var: Genç kıza tecavüz edip şantaj yapmışlar https://www.foxhaber.com.tr/hostelde-korkunc-olay-aralarinda-turk-de-var-genc-kiza-tecavuz-edip-santaj-yapmislar/ https://www.foxhaber.com.tr/hostelde-korkunc-olay-aralarinda-turk-de-var-genc-kiza-tecavuz-edip-santaj-yapmislar/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:09:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5253 Avrupa, 12 gencin, kiraladıkları bir hostel odasında 12 yaşındaki bir genç kıza cinsel saldırıda bulunmasının şokunu yaşıyor…

Olay geçen yılın Nisan ayında meydana geldi. Aralarında Türk, Suriyeli, Bulgar ve İtalyanın da olduğu 13 kişilik bir grup Viyana’nın göbeğindeki bir hostelde kalmak için 56 euroya bir oda kiraladı.

Grubun reşit olmamasından dolayı bir Türk vatandaşına odayı tutturdukları da kayıtlarda ortaya çıkarken, grubun daha sonra hosteldeki 12 yaşındaki bir kıza cinsel saldırıda bulunduğu tespit edildi. 13 kişilik grubun 12’sinin ismi Mia olarak Alman medyasının kayıtlarına geçen kıza tecavüz ettiği anlaşıldı.

Genç kıza saldıran Şaban isimli genç, 7.5 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.

Genç kız olayı 17 Kasım 2023’te polise bildirirken, kızın tehdit edilmediği ya da fiziksel şiddete uğramadığı belirtilirken kızın cinsel ilişkiye zorlandığı aktarıldı. Genç kız polise verdiği ifadesinde, “Beni sarmaladılar, bana sarıldılar ve beni ellediler, kaçamadım” dedi.

Alman Bild gazetesi 13 saldırganın yaşlarının 13 ile 18 arasında değiştiğini aktarırken, bunların Suriye, Bulgaristan, Türkiye, Sırbistan ve İtalya’dan geldiğini ve 12 yaşındaki genç kızın ise Avusturyalı olduğu belirtildi.

O dönem 15 yaşında olan ve Bulgaristan’dan ülkeye gelen Şaban isimli inşaat işçisinin Mia ile 2022’de yazıştığını ve buluşmak istediği aktarılırken gözaltına alınan Şaban ise her şeyi anlattı.

Şaban, “Mia bana 14.5 yaşında olduğunu söyledi ve cinsel ilişkiye girmek istediğini söyledi. Orada onunla cinsel ilişkiye girdim daha sonra Leutrim ve Mustafa da geldi. Mia asla cinsel ilişkiye girmek istemediğini söylemedi” dedi.

Mustafa’nın da genç kıza saldırdığı öğrenildi.

Mia ise hayatındaki ilk cinsel ilişkiyi Şaban ile yaşadığını fakat daha sonra diğer erkeklerin de ona saldırıp toplu tecavüze maruz kaldığını belirtti. Ergen grubun 18 yaşındaki Türk vatandaşı Umut’a para vererek hostelde oda tutmasını istediğini belirtti.

ODAYI TUTAN TÜRK KONUŞTU

Sorguya alınan Umut ise, “Onların eğleneceğini ve güzel bir gün geçireceğini tahmin ettim. Mia sadece 12 yaşındaydı. Oradan ayrılırken odayı dağıtmamalarını istedim. Olay sırasında orada değildim” ifadesini kullandı.

Grubun genç kıza tecavüz ederken videosunu çektiği de ortaya çıktı. Mia’nın avukatı Sascha Flatz da, “Mia önceki gün beni ziyarete geldi ve çok korkmuş gözüküyordu. Avusturya’daki orta sınıf ve gelir durumu iyi olan bir aileden geliyor. Dış görünüşü çok çocuksu, 12 ya da 13 yaşından daha büyük göstermiyor” dedi.

Bu olaydan sonra Abdül isimli bir diğer saldırganın Mia’nın cep telefonuna WhatsApp’tan mesaj yazdığı da ortaya çıktı. Suriyeli mültecinin, “Eğer benimle ilişkiye girersen bu videoyu silerim” dediği belirtildi.

Genç kıza saldıranlar hakkında 7.5 yıl hapis cezası istendi.

Gruptaki gençlerin Mia’ya daha sonra cinsel saldırıda bulunduğu da belirtilirken, Mia’nın psikolojik sorunlarının ayyuka çıkmasından sonra yasal sürecin başlatıldığı da açıklandı. Alman medyası, 13 saldırgandan 12’sinin kayıplara karıştığını aktardı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hostelde-korkunc-olay-aralarinda-turk-de-var-genc-kiza-tecavuz-edip-santaj-yapmislar/feed/ 0
İki lastik toptan altın madalyalı öğrencilere https://www.foxhaber.com.tr/iki-lastik-toptan-altin-madalyali-ogrencilere/ https://www.foxhaber.com.tr/iki-lastik-toptan-altin-madalyali-ogrencilere/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:39:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4721 Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Akharım beldesindeki Akharım Atatürk Ortaokulu’na 2019-2020 eğitim öğretim döneminde beden eğitimi öğretmeni Himmet Kağan Tekin’in atanmasıyla, hiçbir branşta takımı olmayan ve sadece iki lastik futbol topu bulunan okulda bugün 5 branşta 13 takım kuruldu.

Kız ve erkek öğrencilerin oluşturduğu takımlar, Afyonkarahisar’da başarıdan başarıya koşuyor ve her yıl beldeye altın madalya ve il birinciliği kupaları getiriyor.

Pandemi öncesi atandığı beldede iki ortaokul bulunduğunu, ikisinde de hiçbir sportif faaliyetin olmadığını belirten öğretmen Himmet Kağan Tekin, “Ancak öğrencilerin sportif açıdan muazzam potansiyele sahip olduğunu dönem başında fark ederek, beldede sporun canlanması için girişimlerde bulundum. O günkü şartlarda bir karton kutu içerisinde 2 lastik toptan başka malzemem yoktu. Bu motivasyonumu düşürdü ama vazgeçmedim. Hemen malzeme temini için bağışçı ve sponsor aramaya başladım. Bu konudaki girişimlerim ilk başlarda sonuçsuz kaldı” dedi.

KIZLAR TARLA YOLLARINDA ANTRENMANLA İL BİRİNCİSİ OLDU

Pandemi sürecine girilmesiyle okulların uzun süre kapalı kaldığını hatırlatan Tekin, pandemi sonrası çalışmalarına tekrar başladığını belirterek, “Malzeme eksikliği olduğu için ilk başta en az malzeme gerektiren branşlara yöneldim. Okula hemen bir atletizm-kros takımı kurdum. Bu konuda yetenekli gördüğüm öğrencileri seçtim ve çalışmalara başladım. Öğrencilere uygun ortamı sağlamak için beldenin eğimi az olan tarla yollarında çalışmalar gerçekleştirdik ve o yıl kız takımımız il birincisi oldu. Bu biraz önümüzü açtı. Bundan sonra işler biraz daha kolaylaştı, ancak malzeme yine en büyük sorunumuzdu” diye konuştu.

BİLEK GÜREŞİ MASASINI KENDİLERİ YAPTI

Bilek güreşi müsabakalarına katılmak istediklerini, ancak bilek güreşi masalarının olmadığını anlatan Tekin, “Profesyonel bilek güreşi masaları ise çok pahalıydı. Kaynak bulamadık. Okuldaki hizmetli memurumuz Süleyman Örmeci, demir-kaynak işlerinden anlıyordu. Masanın tasarımını ona gösterdim ve çerçevesini kendimiz üretmeye karar verdik. Atıl haldeki demirlerden masa çerçevesini kaynakladık ve boyadık. Okul müdürümüz Muhammet Mustafa Özçelik ile masa üzerine MDF kestirdik. Bir koltuk kaplama atölyesinde MDF üzerine sünger ve koltuk kumaşı kaplaması yaptırdık ve demir çerçeveye sabitledik. Bu çalışma bizi Türkiye şampiyonasına kadar götürdü. Bir kız öğrencimiz Türkiye 6’ncısı olarak büyük başarı sergiledi. Bilek güreşi müsabakalarında toplamda 36 madalya kazanarak muazzam bir başarı elde ettik” dedi.

KÖY HALKININ BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ

Bu başarılar sayesinde öğrencilerin ve köy halkının okula bakış açısının da değiştiğini kaydeden Tekin, “Okulumuz bu dönemde takım sporlarında başarılara devam etti. Okulumuz kız futsal takımı, malzeme eksiğimizin çokluğuna rağmen Afyonkarahisar’da 3’üncü olmayı başardı. Futsal ayakkabıları ve dizlik gibi koruyucu malzemeleri olsaydı, merkez okulları ile özel okullardaki gibi doğru zeminde antrenmanlarını yapabilselerdi çok rahat Afyonkarahisar birincisi olup Türkiye şampiyonalarında başarılar elde edebilirlerdi. Bu başarılarla 2022-2023 eğitim-öğretim yılını tamamladık. 2023-2024 eğitim-öğretim yılına da bomba gibi başlayan Akharım Atatürk Ortaokulu öğrencileri, başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor” diye konuştu.

13 TAKIM VAR

Şu an Akharım Atatürk Ortaokulu’nda küçükler ve yıldızlar erkek, yıldızlar kız 3 futsal, yıldızlar kız ve erkek dart, yıldızlar kız ve erkek atletizm-kros, yıldızlar erkek grekoromen, kız serbest güreş, küçükler ve yıldızlarda hem kız hem erkek dört bilek güreş takımı olmak üzere toplam 13 takım var. Bu takımlar son iki yılda 58’i altın 200’ü aşkın madalya ve çoğu il birinciliği 10 kupa kazandı. Ancak belde ortaokulunun zemin sorunu nedeniyle futbol, voleybol, basketbol gibi branşlarda takım kurulamıyor.

SU DOLU PET ŞİŞELERLE AĞIRLIK ÇALIŞMASI

Fiziki ve maddi yetersizliklere bağlı birçok ihtiyacı olan öğrenciler, bilek güreşi müsabakalarına hazırlandıkları süreçte ağırlık çalışmalarını su dolu pet şişelerle yaptı. Okulda voleybol filesi olmadığı dönem saman balyası iplerini çekip oynayan öğrenciler, futsal ayakkabısı pahalı olduğundan normal ayakkabılarla maça çıktı. Kız takımı, kaydırmaz hale getirmek için ayakkabı tabanına saç spreyi sıkıp maça çıktı.

AYAKKABI OLMADIĞI İÇİN MÜSABAKALARA KATILAMADILAR

Öğretmen Tekin, yaşadıkları bazı zorlukları ise şöyle anlatı:

“Futsal ayakkabısı çok maliyetli olduğundan temin edemedik ve normal ayakkabı kaydığı için defalarca sorun yaşadık. Ayakkabı tabanını kaydırmaz hale getirmek için saç spreyine kadar her şeyi denesek de soruna çözüm bulamadık ve yarı final maçını kaybederek il üçüncüsü olduk. Güreş müsabakalarında güreş ayakkabısı zorunlu bir kuraldır, ancak temin edemediğimizden müsabakalara katılmamıza izin verilmedi. Öğrencilerimiz rakiplerinden rica ederek her maç öncesi ayakkabı bulup maçlara çıktık ve çeşitli başarılar elde ettik. Okul basketbol ve voleybol sahası zemininin kalkmasından dolayı bu branşlarda eğitim ve çalışma yapmakta çok zorlanıyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iki-lastik-toptan-altin-madalyali-ogrencilere/feed/ 0
Progeria ile mücadele eden kardeşler hayata umutlu bakıyor https://www.foxhaber.com.tr/progeria-ile-mucadele-eden-kardesler-hayata-umutlu-bakiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/progeria-ile-mucadele-eden-kardesler-hayata-umutlu-bakiyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:39:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4623 Dünyada 8 milyonda bir kişide görülen “Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu”na (HGPS) yakalanan 13 yaşındaki İremsu ve 10 yaşındaki Zeynep, henüz kesin tedavisi bulunmayan rahatsızlığın bedenlerinde bıraktığı ağır izlere rağmen günlerini anneleri Tülay Arslan’la dolu dolu geçirmeye çalışıyor.

Annelerinin ellerini bir an olsun bırakmayan iki kardeş, özellikle sahilde gezmeyi, parklarda oynamayı, tiyatro ve sinemayı, ebru kursuna gitmeyi seviyor.

Şehit Kübra Doğanay İmam Hatip Ortaokulu 8’inci sınıf öğrencisi İremsu ve 5’inci sınıfa kayıtlı Zeynep, evde eğitim imkanından yararlanıyor, hayatlarını kolaylaştıracak fizik tedavi süreçlerine katılıyor.

Galatasaray taraftarı olan kız kardeşler, aldıkları davet üzerine geçen ay Florya Metin Oktay Tesisleri’nde Mauro Icardi hariç futbolcularla buluştu, sarı kırmızılıların 18 Ocak’ta Ziraat Türkiye Kupası’ndaki Ümraniyespor maçını locadan izledi.

“Sabırsızlıkla Icardi ile buluşmayı bekliyorum”

İremsu Arslan, ebru ve resim yapmayı çok sevdiğini, özellikle resimde kendisini geliştirmek istediğini söyledi.

Galatasaraylı futbolculardan imza aldıklarını, fotoğraf çektirdiklerini belirten İremsu, “Antrenmanlarını izledik. Sonra bizi maça davet ettiler. Gittik ve maçı izledik. Sabırsızlıkla Icardi ile buluşmayı bekliyorum” dedi.

Tülay Arslan da 17 yaşındaki kızı Rümeysa’nın herhangi bir sağlık sorununun olmadığını ancak İremsu ve Zeynep’in erken yaşlanma hastalığına yakalandığını anlattı.

İremsu’ya progeria tanısının 3 yaşında konulduğunu dile getiren Arslan, şöyle devam etti:

“Tanı konulduğunda Zeynep’e hamileydim. Aklıma gelen ilk soru, ‘Ya karnımdaki bebeğimde de aynı hastalık çıkarsa?’ oldu. Nedeni bilinmiyor, araştırmalar sonucunda tedavisi de yok. ‘Bu çocuklar için hiçbir şey yapılamaz. Normal bir çocuk gibi hayatını idame ettirecek. Sadece her ay rutin şekilde getirip götüreceksiniz.’ dediler.

Bursa’da ilk vaka olarak İremsu geçiyor. İremsu’ya tanı konulduktan sonra gelişimi iyi olan Zeynep’i de kontrollerden geçirdiler. Yapılan testte küçük kızımın da progeria hastalığına yakalandığı ortaya çıktı. Daha sonra tedavilerine İstanbul’da devam edildi.”

“Fizik tedavi sonucunda çok büyük gelişimimiz var”

Arslan, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesindeki tedavinin ilk yılını bitirdiklerinde gelişimlerinin iyi olmasından dolayı kızlarının aynı hastalığa yakalanmış çocuklar arasında en iyi vakalar arasında görüldüğünü aktardı.

Hayata dört elle sarıldıklarını vurgulayan Arslan, “Çok şükür zihinsel bir engelimiz yok hatta yaşıtlarından daha olgunlar, daha iyi seviyedeler. Oyun oynayabiliyor, ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Biz bu 10 yıl içinde çok şeye şahit olduk.

Her halimize şükrediyoruz. Çocukların kaliteli bir hayat sürebilmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. 10 yıldır fizik tedavi alıyoruz. Fizik tedavi sonucunda çok büyük gelişimimiz var. Çünkü denge problemlerimiz çok vardı” diye konuştu.

Eskiden okula gidebilen kızlarının riskli olduğu için şimdi evde eğitim aldığı bilgisini veren Arslan, ebru, resim, konser, sergi, tiyatro, sinema gibi çok etkinliklere katıldıklarını, bunun onları çok mutlu ettiğini belirtti.

Arslan, İremsu ve Zeynep’in mutluluğu için her türlü çabayı sarf ettiklerini sözlerine ekledi.

Kardeşlere eğitim veren İngilizce öğretmeni Tarık Yele ve Türkçe öğretmeni Esra Balkan, onlarla iyi vakit geçirdiklerini, anne Arslan ve çocuklardan çok şey öğrendiklerini ifade etti.

Fizyoterapist Durukan Acar ise 5 yıldır İremsu ve Zeynep’le ilgilendiğini, kardeşlerin başarılı şekilde bedensel eğitimlerine devam ettiklerini bildirdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/progeria-ile-mucadele-eden-kardesler-hayata-umutlu-bakiyor/feed/ 0
Bu hafta sekiz film vizyona giriyor https://www.foxhaber.com.tr/bu-hafta-sekiz-film-vizyona-giriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/bu-hafta-sekiz-film-vizyona-giriyor/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:57:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3460 “ZAFERİN RENGİ”

“Zaferin Rengi”, Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının arifesinde, işgal altındaki İstanbul’da, Harington Kupası’nda Birleşik Krallık işgal kuvvetleri karma futbol takımına karşı zafer elde eden Fenerbahçe’nin bu galibiyetini, istiklal mücadelesinde yer alan dönemin önemli isimleri eşliğinde beyaz perdeye yansıtacak.

Abdullah Oğuz imzalı filmde, oyuncu Kubilay Aka, Fenerbahçe’nin kurucu üyesi ve efsane kaptanı Galip Bey’e hayat verirken, Yiğit Özşener Mustafa Kemal Paşa’yı, Birce Akalay ise Halide Edib Adıvar’ı canlandırıyor. Filmde ayrıca Nejat İşler, Gülper Özdemir, Timuçin Esen ve Gonca Vuslateri de rol aldı.

“HATIRAN YETER”

Ömer Faruk Yardımcı’nın yönettiği “Hatıran Yeter”, duyma ve konuşma engelli iki gencin, hayatın farklı engellerine çarpan aşkını odağına alıyor.

Aytaç Şaşmaz ve Belçim Bilgin’in başrollerini paylaştığı filmde, ikiliye Sümeyye Aydoğan, Burak Sevinç, Ferit Aktuğ, Gözde Cığacı, Furkan Kalabalık, Çağdaş Onur Öztürk, Deniz Türkali ve Levent Özdilek eşlik ediyor.

“BOB MARLEY: ONE LOVE”

Reinaldo Marcus Green’in sinema perdesine taşıdığı belgesel film “Bob Marley: One Love”, sevgi ve birlik mesajıyla nesillere ilham veren bir ikon olan Bob Marley’nin hayatını ve müziğini konu alıyor.

Kingsley Ben-Adir’in ünlü müzisyen Bob Marley’e hayat verdiği filmde, James Norton, Lashana Lynch, Michael Gandolfini, Micheal Ward ve Anthony Welsh kamera karşısına geçti.

“MADAME WEB”

Dakota Johnson’un başrolünde oynadığı “Madame Web” macera, bilim kurgu ve aksiyon meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi amaçlıyor.

S.J. Clarkson’un yönetmen koltuğunda oturduğu filmde genç ve başarılı oyuncu Dakota Johnson’a Sydney Sweeney, Isabela Merced, Celeste O’Connor, Emma Roberts, Adam Scott ve Tahar Rahim eşlik ediyor.

Film, paramedik olarak çalışırken gelecekte olacakları görmeye başlayan Cassandra Webb’in, ilerleyen dönemde örümcek güçleriyle farklı süper kahramanlara evrilecek üç genç kadını, hayatlarını tehdit eden bir tehlikeden korumaya çalışmasını konu ediniyor.

DÖRT KIZ KARDEŞ”

Haftanın bir diğer belgesel filmi Kaouther Ben Hania’nın yönettiği Almanya, Fransa ve Tunus ortak yapımı “Dört Kız Kardeş” olacak.

Olfa Hamrouni, Eya Chikhaoui, Tayssir Chikhaoui ve Nour Karoui’nin oynadığı filmde, Olfa’nın filme adını veren dört kızından en büyük iki kızı evi terk edince ailenin yaşadığı acıyı hafifletmesi için yönetmen Kaouther Ben Hania’nın önerisiyle, iki oyuncu kayıp kızların rolünü üstleniyor. Olfa’nın geride kalan iki küçük kızı da kendilerini canlandırıyor.

“C TAKIMI”

Bora Onur’un çektiği, Sera Tokdemir, Murat Akkoyunlu ve Toygan Avanoğlu’nun başrollerini paylaştığı “C Takımı”, 1990’lı yıllarda lisede arkadaş olan bir grubun 30 yıl sonra yaşadığı komik olayları işliyor.

“KRAL ŞAKİR: DEVLER UYANDI”

Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay’ın yönettiği “Kral Şakir: Devler Uyandı”, haftanın animasyonu olarak beyaz perdede yerini alacak.

“PİGMENT”

Metin Kuru’nun filmi “Pigment”, insan kaçakçılığına bulaştığı Fransa’dan 25 yıl sonra dönen ve tutkusu olan ressamlığa geri dönmek isteyen bir adamın, pençesinde olduğu şizofreninin etkisiyle başından geçenleri konu ediniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bu-hafta-sekiz-film-vizyona-giriyor/feed/ 0
Sahte şeyh termal otelde harem kurmuş https://www.foxhaber.com.tr/sahte-seyh-termal-otelde-harem-kurmus/ https://www.foxhaber.com.tr/sahte-seyh-termal-otelde-harem-kurmus/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:30:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3440 ATVde yayınlanan ve EsraErol’un sunduğu “Esra Erol’da” programında yine tüm Türkiye’nin ağzını açık bırakan bir olay yaşandı. Kendisini Mehdi’yim diyerek tanıtan Mustafa Çabuk isimli sözde bir hoca genç kızlarla termal otelde harem kurdu. Söz konusu iddialar bir anda gündem yaratırken, Çabuk’un yaptıkları Adnan Oktar’ı hatırlattı.

Sözde hoca Mustafa Çabuk

ANNE TV’DE DUYURDU

Kızının sahte hocanın yanına kaçmasının ardından kendisini ikna edemeyince sesini duyurmak isteyen Fatma Hanım, Esra Erol’dan kendisine yardımcı olmasını istedi. 7 aydır kızından haber alamayan Fatma Hanım, kızının kendisinin yanına gelerek sahte hocadan bahsettiğini ve “‘Anne hadislerdeki mehdi dünyaya inmiş ve Çanakkale’deymiş. Ben bu kişiyi gidip görmek istiyorum” ifadelerini kullanarak bir sabah evden ayrıldığını ve kendisinden o zamandan beri haber alamadığını söyledi. Programa katılan acılı anne sarf ettiği ifadeler ile programı izleyen herkesi şaşırttı. Sözde hocanın termal otel gibi bir yerde birçok genç kızı yanında tuttuğunu belirten acılı anne gözyaşları döktü.

Annenin programa katılarak açsını duyurması üzerine Esra Erol kısa sürede, Çabuk’un yanına kaçan Mevlüde’ye ulaştı. Canlı yayına bağlanan kız kayıp olmadığını söyledi ve ‘Allah’ın izniyle onun müridiyim’ dedi. Ailesini reddettiğini ifade eden Mevlüde ‘Biz burada ilim öğreniyoruz’ sözleriyle izleyenleri şaşırttı. Esra Erol ise bu kişinin daha önce tarihi eser kaçakçılığından tutuklandığını ve ardından Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildiğini söyledi.

Esra Erol

YAZIKLAR OLSUN

Canlı yayına kısa sürede ihbarlar yağdı. Esra Erol, gerekli kurumların termal otelle ilgili inceleme başlatacaklarını da söyledi. Öte yandan Mustafa Çabuk’la ilgili ortaya atılan iddialar üzerine vatandaşlardan tepki mesajları yağdı. Devlet yetkililerine seslenenler şu yorumu yaptı: “Bunlara nasıl izin veriliyor. Kendini mehdi diye tanıtıp gençleri kandıranları, beynini yıkayanları nasıl görmüyorsunuz. Adnan Oktar ve diğer din sömürücüleri ülkeyi ne hale getirdi. Yazıklar olsun.”

Müritlerine değnekli tedavi

Sahte mehdinin müritlerini kırbaçladığı da ortaya çıktı. Programda Mustafa Doğan Derince’de elinde bir sıkıntı olduğunu anlattı. Şifa bulduğunu söyledi. Bir çocuğa değnekle vurduğu görüntüler de programda yayınlandı. Değnekle gencin omzuna vuran sahte mehdiye stüdyodaki konuklar büyük tepki gösterdi.

Çabuk, Çanakkale Bayramiç’teki bu termal oteli kendine harem yaptı.

‘1500 kişi olunca savaş çıkaracağız’

Mustafa Çabuk’un 300 kişiyi zorla tuttuğu termal oteldeki harem iddiasına yenileri eklendi. Mustafa Çabuk’un bir de savaş planı olduğu ortaya çıktı. Mustafa Çabuk’un müritlerinin, ‘Biz 1500 kişi olduğumuzda savaş çıkartacağız’ şeklinde mesajlar paylaştığı öğrenildi. Bu mesajlar, Esra Erol’un programında da yayınlandı. Bu arada Erol, canlı yayında Mustafa Çabuk’un define hırsızlığı nedeniyle tutuklandığı, ardından ruh ve sinir hastanesine gönderildiğini aktardı. Çabuk’un, bankacılık sistemini kafir kurumlar olarak nitelendirdiği, hilafet hareketinin finansmanı için kredi çekmenin caiz olduğunu savunduğuna dair mesajları da tespit edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sahte-seyh-termal-otelde-harem-kurmus/feed/ 0
‘Öldüren yumruk’ davasında 16 yıla kadar hapisle yargılanan kişi hakim karşısında https://www.foxhaber.com.tr/olduren-yumruk-davasinda-16-yila-kadar-hapisle-yargilanan-kisi-hakim-karsisinda/ https://www.foxhaber.com.tr/olduren-yumruk-davasinda-16-yila-kadar-hapisle-yargilanan-kisi-hakim-karsisinda/#respond Thu, 15 Feb 2024 09:21:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3422 İzmir’in Karabağlar ilçesi Osman Aksüner Mahallesi 5733 Sokak’ta 22 Haziran 2023’te kavga meydana geldi. Evli ve 3 çocuk babası oto boyacısı Sedat Necmi Gültiren, kızı ve 10 yaşındaki kız torunuyla bir lokantada yemek yedi. Yemek sonrası Gültiren hesap öderken, torunu lokantanın önünde park halindeki otomobillerine binmek için dışarı çıktı.

Küçük kız, dedesinin otomobili sandığı inşaat firması sahibi Nihat Pekyen’e ait otomobilin arka koltuğuna bindi. İddiaya göre, aynı lokantada oturan ve küçük bir kızın otomobiline bindiğini görüp, koşarak aracın yanına giden Pekyen, kızı darbetmeye başladı. Bu sırada lokantadan çıkan Sedat Necmi Gültiren, olaya müdahale etti.

Gültiren ile Pekyen arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Çevredekiler tarafları ayırmak için araya girdi. Kavga sırasında Pekyen, Gültiren’in yüzüne ve göğsüne yumruk attı. Yere yığılan Sedat Necmi Gültiren, hareketsiz kaldı. İhbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Gelen sağlık ekipleri Gültiren’i ambulansla İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı.

DAVA AÇILDI

8 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Gültiren, 30 Haziran 2023’te hayatını kaybetti. İzmir Adli Tıp Kurumu’nda otopsisi yapılan Gültiren, İzmir’de toprağa verildi. Kavgaya karışan Pekyen ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri sonrası adliyeye sevk edilen Pekyen, tutuklandı. Soruşturmanın ardından Sedat Necmi Gültiren’in ölümüne neden olan Nihat Pekyen hakkında ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma’ suçundan 12 yıldan 16 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

“ARKA KAPIYI AÇIP KIZLARI İNDİRMEK İSTEDİM”

Davanın ilk duruşması İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Nihat Pekyen, taraf avukatları, ölen Sedat Necmi Gültiren’in yakınları yer aldı. Savunmasını yapan Nihat Pekyen, “Denizli’den İzmir’e Kız arkadaşımla gelmiştik. Yol kenarında bir restoranda yemek yiyorduk. 10 ile 15 dakika sonra aracımın kapısının kapandığını gördüm. 20 ve 10 yaşlarında 2 kız çocuğunu aracımda gördüm. Koşarak aracın başına gittim. Kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. 20’li yaşlardaki kız çocuğu kapıyı tutup açmadı. Arka kapıyı açıp kızları indirmek istedim. Araçta kız arkadaşımın çantası, valizim, 4 bin dolar ve 6 bin 800 TL param vardı. Kızları aracımdan indirmeye çalıştım. Sonra maktul geldi. Tartışmaya başladık. Kız arkadaşım araya girdi, ayrıldık. Bu kişi bana küfür etti. Avucumun içiyle boyuna vurdum. 30 saniye sonra yere düştü. Çevredeki esnaf bizi lokantanın içerisine soktu. Sonra da polisler geldi. Aracımdan 3 bin 200 dolarım çalındı” dedi.

“YEĞENİMİN KAFASINI CAMA VURARAK DARBETTİ”

Necmi Gültiren’in kızı Söngül Gültiren, “Babam esnaftır. Olay günü beraber yemek yemek istedik. O gelmek istemedi ancak ikna ettik. Yeğenimle birlikte babam ile lokantaya gittik. Babam bir müşterinin aracı ile bizi lokantaya götürdü. İçeri girdik, babam aracı park edip peşimizden geldi. Biz sonrasında babamdan önce restorandan çıktık. Babamın bizi restorana getirdiği, ilk kez olay günü bindiğimiz sanık ile aynı renk ve modele sahip otomobili kapının önünde gördük. Restorana geldiğimiz araç zannedip, kapıları açık olan ve sanığa ait olduğunu sonradan fark ettiğimiz otomobile oturduk. Bu sırada sanık koşarak aracın başına geldi. Arka kapıyı açarak burada oturan yeğenimin kafasını cama vurarak darbetti ve dışarıya çıkartmaya çalıştı. Sonra babam olay yerine yetişti. Sanık babamın yüzüne ve göğsüne yumruk attı. 8 gün yoğun bakımda falan babam yaşamını yitirdi. Şikayetçiyim” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN SEVGİLİLER GÜNÜ”

Necmi Gültiren’in eşi Sevim Gültiren ise “Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Ben bu sandık yüzünden 2 çocuğumla kaldım. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum. 60 yaşındaki adama mı gücü yetti?” dedi.

Nihat Pekyen’in kız arkadaşı Dudu Yılmaz da “Olay günü erkek arkadaşımla yemek yedik. Bu sırada Nihat birden koştu, aracın başına gitti. Araçtaki kızları indirmeye çalıştı, vurmadı. Sonra ölen kişi ve diğer yakınları toplandı. Bize sövüp, vurdular. Lokantaya yürürken, saldırı sürünce Nihat sinirlenip geri döndü. Ben arkamı döndüğümde, adamın yere düştüğünü gördüm. Paramız çalındı. Gerçi karakolda kızların üzerine baktılar ancak para çıkmadı” diye konuştu.

Taraf avukatlarının savunmalarının ardından duruşma savcısı sanığın tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluğunun devamına hükmedip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için davayı ileri bir tarihe erteledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/olduren-yumruk-davasinda-16-yila-kadar-hapisle-yargilanan-kisi-hakim-karsisinda/feed/ 0
Türkiye onları konuşmuştu! Çocuk gelin, çocuk damada geri döndü https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-onlari-konusmustu-cocuk-gelin-cocuk-damada-geri-dondu/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-onlari-konusmustu-cocuk-gelin-cocuk-damada-geri-dondu/#respond Sun, 21 Jan 2024 09:03:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2458 Konya’da görücü usulü ile tanışan O.K. ile D.K., yaşları küçük olduğu için ailelerinin imzalı onayı ile geçen yıl 3 Ağustos’ta resmi nikahları kıyıldı. Çift, 19-21 Ekim tarihleri arasında, 3 gün 3 gece olmak üzere damadın memleketi Balıkesir’in Susurluk ilçesinde yapacakları düğün için hazırlıklara başladı.

Damat tarafı, bu süreçte kızın babasına 250 bin lira başlık parası verdi. Aileler, 19 Ekim’de Susurluk’ta bir araya geldi; iddiaya göre, düğünün 2’nci günü kız tarafı, takı töreninin ardından bir yakınlarının öldüğünü söyleyerek Konya’ya dönmek istedi.

TAVIRLARINDAN ŞÜPHELENDİ

Kız tarafının aceleci tavırlarından şüphelenen damadın ailesi, gelinin üzerindeki takıları bıraktıktan sonra Konya’ya gitmesini istedi. Taraflar arasında arbede çıktı. Damadın ailesi, düğünde takılan altınların bir kısmını geri aldı, bir kısmı da gelinin üzerinde kaldı.

Düğünü terk edip, ailesi ile Susurluk’taki akrabalarının yanına giden gelin D.K., 1 gün sonra eşi O.K.’ye dönerek, ailesinin kendisini düğünde takıları alıp, kaçmak üzere zorla evlendirdiğini, daha önce de başkasıyla bu şekilde evlendirdiklerini, ablası İ.D.’nin de 3 defa evlendirilip, düğün sırasında takılarla birlikte kaçırıldığı söyleyerek kendi anne ve babasından şikayetçi olacağını söyledi.

EMNİYETTE FARKLI İFADE VERDİ

Damadın ailesi ile Susurluk İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giden D.K., burada ifadesini değiştirerek, O.K.’nin ailesi tarafından silah zoruyla alıkonulduğunu ve darbedildiğini söyleyip, eşi ile eşinin ailesinden şikayetçi oldu.

D.K., emniyetteki ifadesinin ardından ailesi ile Konya’ya geri döndü. Kendilerinin de karşı taraftan ‘yağma’ iddiasıyla şikayetçi olduklarını söyleyen damat O.K., düğün gününe kadar her şeyin normal olduğunu, kız tarafının niyetini düğünün 2’nci günü anladıklarını belirterek şunları söyledi:

“Kızın babası, bizden 500 bin lira başlık parası istedi. Karşı tarafın ailesine, o parayı veremeyeceğimizi söyledik ve kız bana ‘Beni kaçır, sen erkek değil misin?’ dedi. Bunların amacı; başlık parasını çoğaltmakmış.

Kızın babası, bizim bu parayı veremeyeceğimizi anlayınca babamı aradı ve ‘Ben mi senin oğlunu istemeye geleyim yoksa sen mi benim kızımı istemeye geleceksin?’ dedi.

Başlık parası 250 bin lira olunca aileler anlaştı. Düğünün ilk günü her şey çok güzeldi ama 2’nci günü, bize Konya’ya döneceklerini ve babaannesinin öldüğünü söyleyince kuşkulandım.

Düğün anında kızın annesi, kızının yanından hiç ayrılmadı ve onun aklını karıştırdı. Düğünün 2’nci günü kızı alıp, ziynet eşyalarıyla döndüler”

‘GURURUMLA OYNADILAR’

Yarım kalan düğünün 3’üncü gününde, eşinin geri geldiğini ve ailesinden şikayetçi olacağını söylediğini anlatan O.K., şöyle konuştu:

“Kız evine döndükten sonra beni aradı ve ailesinin kendisine hep bunu yaptırdığını, bu durumdan kurtulmak ve ailesinden şikayetçi olmak istediğini söyledi ve yanımıza geldi. Birlikte polise gittik.

Kız polise verdiği ifadede bizi suçladı. Beraber motora binmiştik, ayağı yandı. Bizim adetlerimizde kına gecesi gelini havaya atmak vardır.

Onu havaya atarken kafasını tahtaya çarptı, gözü şişti. Saçlarında boncuk silikon vardı, onları yolmuş ve bunların hepsini ben yapmışım gibi gösterdi. Kendisini darbettiğimizi iddia etti.

Polise, ailemin onu silahla tehdit ettiğini ve darbettiğini söyledi. Gururumla oynadılar. Evlenmeyi düşünmüyorum. Beni hayattan soğuttular, içimdeki yaşam sevincini sömürdüler”

Damadın babası Doğan K. (37) da düğün masrafları, takı giderleri ve başlık parası ile 1 milyon lira zarara uğratıldığını söyledi.

‘BU KIZ SATILIKTIR’ YAZDI

Tarafların birbirlerinden şikayetçi olması üzerine Susurluk Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma başlatılırken, Kütahya’nın Simav ilçesinde oturan çocuk gelin D.K.’nin babası Y.K.’nin, henüz 13 yaşındayken kızını sosyal medya üzerinden fotoğrafını yayınlayıp, ‘Bu kız satılıktır’ diye yazıp, 1 sene önce de yine sosyal medya hesabından kızına 250 bin lira fiyat verdiği canlı yayın görüntüleri ortaya çıktı. Savcılık soruşturmasında, Y.D.’nin 27 Temmuz 2022’de de sosyal medya hesabından açtığı, canlı yayında kızı için fiyat verdiği görüntülere ulaşıldı.

BAKANLIK DEVREYE GİRDİ

Görüntülerde, ailesi ile pikniğe giden Y.D.’nin, açtığı canlı yayında, mangal yapan kızı D.K.’yi göstererek, “Aha benim kızım, 250 kayme kızım. Mangalı iyi yapar, 250 kayme” dediği görüldü. Mangal başındaki D.K.’nin de babasının sözleri üzerine cep telefonu kamerasına baktığı anlar, görüntülere yansıdı. Bunun üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kütahya İl Müdürlüğü, yaşı küçük D.K.’yi koruma altına aldı. D.K. daha sonra kaldığı yurttan kaçarak ailesinin yanına geri döndü.

“HER ŞEY BİR ANLIK SİNİRDİ”

Bu arada Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde oturan D.K. aynı ilçede yaşayan O.K.’nin evine gitti. ‘Geri geldim diyen çocuk gelini, O.K. ile ailesi de kabul edince birlikte yaşamaya başladılar. Çok mutlu olduklarını söyleyen D.K. “Her şey eskide kaldı. Her şey bir anlık sinirdi ve şimdi geleceğimize bakıyoruz. Kocamı çok seviyorum. Kocam ile çok mutluyum” dedi. Eşinin yanından ayrılmayan O.K. ise “Ben de karımı çok seviyorum. Mutluyuz, huzurluyuz. Birbirimizi çok seviyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiye-onlari-konusmustu-cocuk-gelin-cocuk-damada-geri-dondu/feed/ 0
Epstein skandalı büyüyor… Fuhuş ağına kızları nasıl düşürdükleri ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/epstein-skandali-buyuyor-fuhus-agina-kizlari-nasil-dusurdukleri-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/epstein-skandali-buyuyor-fuhus-agina-kizlari-nasil-dusurdukleri-ortaya-cikti/#respond Fri, 05 Jan 2024 09:09:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1908 Çarşamba günü ilk kez açıklanan ve aralarında eski ABD Başkanları Bill Clinton ve Donald Trump, İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew ve birçok ünlü kişinin isimlerinin yer aldığı dava dosyalarının ardından daha önce kapalı olan 19 dosya daha kamuoyuna açıklandı.

Yeni açıklanan ve yaklaşık 300 sayfadan oluşan dosyalarda ünlü isimlerden ziyade bu sefer Epstein ile kız arkadaşı Ghislaine Maxwell’in “reşit olmayan genç kızları hangi yöntemlerle kandırdıklarına” ilişkin detaylar öne çıktı.

Amerikan medyasına yansıyan haberlere göre, söz konusu dosyalarda bir dönem Epstein’ın soruşturmasını yürüten dedektif Joseph Recarey’in ifadelerine geniş yer verildi.

Recarey ifadesinde, Epstein’ın reşit olmayan kızları kendi evine masör veya hizmetli olarak aldığını, bazılarının ise model olacağı vaadiyle kandırıldığını, ardından zengin isimlere pazarlandığını anlattı. Dedektif, bu şekilde Epstein’ın evinde çalışan en az 30 kızdan soruşturma ifadesi aldığını aktardı.

Dosyalarda ayrıca Maxwell’in Epstein’a reşit olmayan genç kızları bulma konusunda hangi tarihlerde ne şekilde yardımcı olduğuna ilişkin bazı detaylar da yer aldı.

BILL CLINTON KORUMASI

Dosyalarda yer alan ifadelerden birinde, Epstein’a karşı ana davacı olan Virginia Giuffre’ye atıfla, Bill Clinton’ın Vanity Fair dergisini Epstein’ın fuhuş ağı oluşturduğuna yönelik bir yazının yayımlanmaması konusunda tehdit ettiği iddiası yer aldı. Aynı dosyada Giuffre, Clinton’ın Epstein’ın yürüttüğü fuhuş ağından detaylı olarak haberdar olduğunu ve bu isimle birçok kez seyahat ettiğini de iddia etti.

Epstein dava dosyalarının yeni bölümlerinin cuma günü ve gelecek hafta da açıklanmaya devam edeceği ve söz konusu dosyalarda yeni isimlerin de yer aldığı kaydedildi.

DAVA DOSYALARINDAKİ O ÜNLÜ İSİMLER

Aralarında Prens Andrew, eski ABD Başkanları Bill Clinton ve Donald Trump, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson’ın da isimlerinin bulunduğu dava dosyaları çarşamba gününden itibaren kamuoyunun erişimine açılmaya başlandı.

Dosyalarda Johanna Sjoberg’ün 2001 yılında Epstein’ın Manhattan’daki dairesinde Prens Andrew tarafından taciz edildiğine ilişkin verdiği ifade de ortaya çıktı, Prens Andrew ise taciz iddiasını reddetti. Dosyalarda Clinton ve Trump’ın isimleri yer almasına rağmen eski başkanlara yönelik herhangi bir suçlama yöneltilmedi.

CLINTON İDDİALARI REDDETTİ

Dava dosyalarında Sjoberg’ün Bill Clinton’ı genç kadınlardan hoşlanmakla suçladığı, Epstein’ın New Jersey’deki mekanlarına gitmeden önce Trump’la iletişime geçtiği öne sürüldü. Bill Clinton’ın temsilcileri, eski başkanın Epstein’ın suçları hakkında bilgi sahibi olmadığını savundu.

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019’da ölü bulunmuştu.

Epstein’in kız arkadaşı Ghislaine Maxwell, bazı zenginler, ünlüler ve devlet görevlileri için reşit olmayan kızların fuhuş tuzağına çekilmesi organizasyonunda Epstein’ın yasa dışı faaliyetlerine yardımcı olduğu iddiasıyla yargılandığı davada suçlu bulunmuştu.

Öte yandan, Epstein’ın mağdurlarından Virginia Giuffre, Prens Andrew’un New York ve Londra’da kendisini 17 yaşındayken taciz ettiğini öne sürerek 2021’de New York’ta dava açmıştı. Giuffre, Prens’in, reşit olmadığını bildiği halde rızası olmadan kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/epstein-skandali-buyuyor-fuhus-agina-kizlari-nasil-dusurdukleri-ortaya-cikti/feed/ 0
Michael Jackson, David Copperfield, Prens Andrew… Fuhuş ağında birbirinden ünlü isimler https://www.foxhaber.com.tr/michael-jackson-david-copperfield-prens-andrew-fuhus-aginda-birbirinden-unlu-isimler/ https://www.foxhaber.com.tr/michael-jackson-david-copperfield-prens-andrew-fuhus-aginda-birbirinden-unlu-isimler/#respond Thu, 04 Jan 2024 21:36:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1887 ABD’de tutuklandığı cezaevinde intihar ederek yaşamına son veren ünlü milyarder ve iş insanı Jeffrey Epstein hakkında yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor. 18 yaşından küçük kızlara cinsel istismarda bulunduğu ve fuhuş ağı oluşturduğu suçlamalarıyla tutuklanan Epstein’ın siyasetten gösteri dünyasına kadar pek çok ünlü isimle olan ilişkisi dikkat çekiyor.

Çarşamba günü, Epstein’ın kurbanlarından biri olan ve Prens Andrew ile fotoğraflarıyla dikkat çeken Virginia Giuffre’nin 2015’te Epstein’ın ortağı Ghislaine Maxwell’e karşı açtığı davaya ait 946 sayfalık mahkeme belgelerinin mührü açıldı. 2017’de sonuçlanan davada pek çok önemli belge yer aldı. Dosyalar, temyiz için son tarih olan çarşamba gecesi saat 18.30’un geçmesinin ardından 3 Ocak’ta New York Güney Bölgesi tarafından kamuoyuna açıklandı.

PRENS ANDREW VE 17 YAŞINDAKİ GENÇ KIZ

Geçtiğimiz haftalarda Epstein’ın Polonyalı bir kurbanı, Epstein’ın her şeyi kaydettiğini, sürekli fotoğraf çektiğini belirtmişti. Kamuoyuna açıklanan dava belgelerinde de birbirinden şoke edici detaylar yer alıyor. Basına yansıyan belgelerdenözellikle Johanna Sjoberg’in ifadeleri dikkat çekiyor.

Johanna Sjoberg, Mayıs 2016’da Palm Beach Atlantic Üniversitesi’nde 20 yaşında öğrenciyken, bir yabancı olan Maxwell ona yaklaştı ve ona kişisel asistan olarak iş teklif etti. Sjoberg, 2001 yılında Epstein için çalışmaya başladı. Sjoberg de Epstein’ın seks tuzaklarının içinde yer aldı ve adı Prens Andrew ile anılan bir diğer kurban Virginia Roberts’ın reşit olmadığını bildiğini söyledi.

Roberts, 2000 yılında, Donald Trump’ın Palm Beach’teki Mar-a-Lago tatil beldesinde soyunma odası görevlisi olarak çalışırken Maxwell tarafından işe alınmıştı.

Sjoberg şunları ekledi: “O zamanlar onun bir ailesi olmadığı veya ailesinden uzaklaştığı izlenimine kapılmıştım. Bana öyle geldi ki, onu evlat edinmişlerdi, çocukken değil ama onunla ilgileneceklerdi.”

İDDİALARI SUSTURMAK İÇİN 12 MİLYON DOLAR ÖDEMİŞ

Sjoberg ayrıca Virginia Giuffre’nin Epstein’ın Manhattan’daki malikanesinde Prens Andrew ile birlikte olduklarını iddia etti. Giuffre de daha sonra kendisinin ve Prens Andrew’un o akşam Epstein’ın evinde seks yaptığını söyleyecekti. Sjoberg, Prens’in onun göğsünü ellediğini söyledi.

Belgelerde “Johanna, Virginia’nın 17 yaşındayken Jeffrey Epstein’ın New York’taki malikanesinde Prens Andrew ve Ghislaine Maxwell ile birlikte yaşadığına tanık olduğunu doğruladı” ifadesine yer verildi.

Dük, Giuffre’nin 17 yaşındayken kendisine cinsel saldırıda bulunduğuna dair iddiaları üzerine 2022’de Giuffre’ye 12 milyon dolar tazminat ödediği bildirildi, ancak Giuffre bunu daima reddetti.

Ortaya çıkan belgelerdeki bir diğer iddia ise popun kralı olarak nitelenen Michael Jackson ile ilgili. Belgelere göre; Jeffrey Epstein, Michael Jackson tarafından Palm Beach’teki evinde ziyaret edildi.

SİHİRBAZLIK NUMARALARINI EPSTEIN’IN EVİNDE DE SERGİLEMİŞ

Epstein davasına adı karışan isimler arasında sihirbazlık numaralarıyla tüm dünyada ünlenen Davip Copperfield de yer alıyor.
Davada görülen belgelere göre; Epstein kurbanlarından biri olan Johanna Sjoberg, Epstein’ın evinde David Copperfield ile tanıştığını söyledi.

Yeni açıklanan mahkeme belgeleri, Johanna Sjoberg’in ifade sırasında ünlü sihirbazın Epstein’ın evinde akşam yemeği yediğini ve kendisine yeni kızlar getirmek için para alıp almadığını sorduğunu gösteriyor.

Sjoberg, 18 Mayıs 2016’daki ifadesinde Copperfield ile Epstein’ın evinde bir akşam yemeği sırasında tanıştığını söyledi ancak toplantının ne zaman ve nerede gerçekleştiğini söylemedi: “Birisi beni evden aradı ve orada olacağını, akşam yemeğine gelmek istersem onunla buluşabileceğimi söyledi.”

Sjoberg, Copperfield’ın geldiğinde evde olmadığını, bu yüzden tanışmadığı ve çok genç görünen başka bir kızla birlikte beklediğini söyledi: “Ona hangi okula gittiğini sordum, bölgedeki kolejlerden birine gidip gitmediğini öğrenmek için dürttüm ama okulun adını tanıyamadım. Bu yüzden onun üniversite çağından daha genç olabileceğini düşündüm, ancak kendi akıl sağlığım için onun arkadaşlarından birinin kızı olduğunu varsaymak zorunda kaldım.”

Sjoberg, Copperfield’ın yemekte sihir numaraları yaptığını ve onun Epstein’ın arkadaşı olduğunu gözlemlediğini söyledi.

Akşam yemeğinde Copperfield, Epstein’ın genç kızlarla ilişkisini Sjoberg’le tartıştı. Sjoberg, “Kızların başka kızlar bulmak için para aldıklarını bilip bilmediğimi sordu” dedi.

MICHAEL JACKSON DA O EVDE

Johanna Sjoberg, Michael Jackson’la Epstein’la birlikteyken tanıştığını söyledi.

Jackson’a masaj yapıp yapmadığı sorulan Sjoberg, “Yapmadım” cevabını verdi. Jackson Haziran 2009’da 50 yaşında hayatını kaybetti ve pek çok defa pedofili ile suçlandı.

Epstein’ın Palm Beach’teki malikanesi, genç kızlara cinsel tacizde bulunduğu birkaç yerden biriydi. Donald Trump’ın Mar-a-Lago’suna 1,6 kilometre uzaklıktaki sahil arazisi 2020’de 21.995 milyon dolara satışa çıktı ancak 18 milyon dolara satıldığı düşünülüyor. Florida merkezli bir geliştirici olan Todd Michael Glaser, şimdi mevcut evi yıkıp yerine yeni bir ev inşa etmeyi planlıyor.

Ağustos ayında, eski Pop Kralı’nın kendilerine çocukluk dönemlerinde yıllarca cinsel tacizde bulunduğunu iddia eden iki adamın açtığı davalar yeniden gündeme geldi. Kaliforniya 2. Bölge Temyiz Mahkemesi’nden üç yargıçtan oluşan bir kurul, Wade Robson ve James Safechuck’un davalarının bir alt mahkeme tarafından reddedilmemesi gerektiğine karar verdi.

İki adam, 2019 HBO belgesel dizisi Leaving Neverland’de hikayelerini anlatmalarıyla daha çok tanındı. Jackson ailesi ise dört saatlik belgesele, 2005 yılında çocuk tacizi suçlamasından beraat eden bir adamın kamu önünde linç edilmesi diyerek şiddetle itiraz etmişti.

STEPHEN HAWKING’iN PARTİSİ

Epstein’ın tuttuğu belgelerden, davalardaki şimdiye kadar gizli tutulmuş ifadelere kadar skandal fuhuş olayıyla ilgili daha pek çok isim ortaya çıkcak gibi görünüyor. Hatta bu isimlerden biri de ünlü fizikçi Stephen Hawking.

Epstein’dan Ghislaine Maxwell’e gönderildiği anlaşılan bir e-postada, Ghislaine Maxwell’in, engelli fizikçi Profesör Stephen Hawking’in 2008 yılında Epstein’in özel adasına yaptığı gezi sırasında pedofili partisine katıldığı yönündeki yorumları çöpe atmasını istediği görülüyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/michael-jackson-david-copperfield-prens-andrew-fuhus-aginda-birbirinden-unlu-isimler/feed/ 0
Çatışmada ölen Büşra’nın babasından yürek burkan sözler https://www.foxhaber.com.tr/catismada-olen-busranin-babasindan-yurek-burkan-sozler/ https://www.foxhaber.com.tr/catismada-olen-busranin-babasindan-yurek-burkan-sozler/#respond Wed, 03 Jan 2024 21:33:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1855 30 Aralık Cumartesi günü, Zübeyde Hanım Mahallesi’nde iki grup arasında uzun namlulu silahlarla çıkan çatışma sırasında, olay yerinde arabada olan 15 yaşındaki Büşra Polat, kendisine isabet eden kurşun sonucu ağır yaralanmıştı.

Büşra Polat, dün kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Polatın cenazesi, bugün Sultangazi’deki Hz. Ali Camiinde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

4 YIL ÖNCE KARDEŞİ DE HAYATINI KAYBETMİŞ

Olay günü Büşra Polat’ın annesi Dilek Polat’ı sınava götürdükleri, babası ve kız kardeşi ile beraber arabada oldukları, Büşra Polat’a kurşun isabet ettiği sırada kız kardeşi ile beraber arka koltukta oturduğu öğrenildi.

Ailenin yaklaşık 4 yıl önce de 2 yaşındaki erkek çocuklarını kaybettiği öğrenildi. Anne Dilek Polat’ın cenazede güçlükle ayakta durduğu görüldü.

“HERKESE YALVARIYORUM”

Baba Halis Polat, kızının ölmesine sebep olanların en ağır cezayı almaları gerektiğini belirterek, “Bunu önlesinler ne olur. Herkesten yardım istiyorum. Herkese yalvarıyorum buna bir dur demeleri lazım” şeklinde konuştu. Baba Polat sözlerini şöyle sürdürdü;

“MASUM BİR ÇOCUKTAN NE İSTEDİNİZ”

*Ailemle beraber dört kişi; iki kızım, ben ve eşim arabada. Eşimin sınavı vardı gidecektik. Yola girdik bir anda kaleşnikof mermi sesi geldi.

*Biz baya uzaklaştık maalesef kurtaramadık. Sağı solu caniler taramışlar, bilmiyorum nereden geldiğini de bilmiyorduk. Kızım, benim arka koltuğumda oturuyordu. Kafasına geldi. Camı patladı, kolum değdi. Kolum yaralandı sandım.

*Sonra diğer kızım bağırdı. ‘Baba, Büşra’ dedi. Kapıyı açtığımda berbat haldeydi. Bunu bize yaşatanların Allah belalarını versin. Burada tekrardan söylüyorum, yetkili her kimse, evlatları da var, torunları da var, yakınları da var. Buna bir dur demeleri lazım.

*Eğer bir husumetiniz varsa gidin boş araziye öyle birbirinize sıkın ki kimsenin canı yanmasın. Bugün benim, farz et ki bir başkası. Yine acı bizimdir. Masum bir çocuktan ne istediniz.

*Varsa bir şeyiniz, açık alanlarda ne haliniz varsa görün. Hiç mi polisimiz yok. Gündüz ortası kaleşnikofla mahallenin arasında, cumartesi günü bütün çoluk çocuk dışarda, parkta, orada burada.

*Bana olmasa bir başkasına gelecek. Biri dur demediği sürece değişmeyecek bu. Buna en azından bir dur demeleri lazım. Canımızdan bir parça kopardılar, aldılar. Allah cezalarını versin.

“EN AĞIR CEZA İLE CEZALANDIRILMALARI LAZIM”

*Bunları yakalaması, ağır cezası gelsin, idam getirilsin. Meclise sesleniyorum, her yetkili kimse yani bu tür insanlar kim olursa olsun. En ağır ceza ile cezalandırılmaları lazım. Gerekirse assınlar.

*Başkasına zarar verirse, benim canım gitti, başkalarının canı gitmesin. Can aynıdır bugün benim evime ateş düştüyse başkasının evine düşmesin en azından. Bunu önlesinler ne olur. Herkesten yardım istiyorum.

*Herkese yalvarıyorum buna bir dur demeleri lazım. Herkesten ricada bulunuyorum sizin aracılığınızla acımız büyük. Annesi durumu hiç iyi değil. Diğer kızım dün baygınlık geçirdi. Hiç kendinde değil, iğne etkisiyle duruyor.

*Annesi de aynı iğne etkisi ile duruyor. Acımız büyüktür. En büyük kızımın gözü önünde, üçümüz de şahit olduk kızımın başına mermi aldığını. Arka taraftaydı ön tarafta çıktı. Genç kızımdan ne istediniz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/catismada-olen-busranin-babasindan-yurek-burkan-sozler/feed/ 0
Melek Nur’u başından vurdu, hastaneye bırakıp kaçtı https://www.foxhaber.com.tr/melek-nuru-basindan-vurdu-hastaneye-birakip-kacti/ https://www.foxhaber.com.tr/melek-nuru-basindan-vurdu-hastaneye-birakip-kacti/#respond Wed, 03 Jan 2024 09:15:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1837 İstanbul Fatih’te Ercan D., yılbaşı gecesi bir otomobilin içinde yanındakilere silah doğrultarak “Seni mi vurayım? Yoksa seni mi?” dediği 17 yaşındaki Melek Nur Özgener’i başından vurarak ağır yaraladı. Ailesinin iddiasına göre, Özgener’i hastanenin önüne bırakan şüpheli kayıplara karıştı. Baba Bülent Özgener “İki kız, bir erkek varmış arabada. Erkek ‘Hanginize sıkayım’ demiş. Benim kızımın kafasında patlıyor” ifadelerini kullandı.

YENİ YILA DAKİKALAR KALA

Olay, yeni yıla girerken saat 23.30 sıralarında, Fatih’te meydana geldi. Ailenin iddiasına göre; 17 yaşındaki Melek Nur Özgener, yılbaşını kutlamak üzere Nisa A.(17) ve Ercan D.(32) ile buluştu. Otomobilin içinde oturdukları sırada Ercan D., yanındaki silahı çıkararak iki kız arkadaşına doğrultup, “Seni mi vurayım? Yoksa seni mi?” dedi.

FİRARİ SALDIRGAN BENZER BİR SUÇ İŞLEMİŞ

O sırada Ercan D., tetiğe basarak arka koltukta oturan Özgener’i başından vurarak yaraladı. Ardından korkuya kapılan şüpheli, Özgener’i otomobili ile en yakındaki hastaneye bırakıp kayıplara karıştı. Yaralı Melek Nur Özgener ameliyata alınırken, polis ekipleri 4 yıl önce benzer bir suçtan yargılanıp serbest bırakılan Ercan D.’yi yakalamak için çalışma başlattı.

Çalışmalar sırasında gözaltına alınan Nisa A. serbest bırakılırken, ağır yaralanan Melek Nur Özgener ise yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. Öte Yandan, Nisa A.’nın sosyal medya hesabından tabanca fotoğrafı paylaştığı görüldü.

“HANGİNİZE SIKAYIM DİYOR, BENİM KIZIMDA PATLIYOR”

Hastane kapısında, kızından gelecek güzel haberi bekleyen baba Bülent Özgener, şöyle konuştu:

-Geçtiğimiz yılbaşı günü, ben kızımı çağıracağım sırada memurlar aradı. ‘Acile gelir misiniz’ dediler. Ben sandım ki biri şaka yapıyor. Sonra Melek Özgener’in babası olup olmadığımı sordu. ‘Acil hastaneye gelir misiz’ dedi. Ben de gittim. Memur bey anlatmaya başladı. İki kız, bir erkek varmış arabada. Erkek ‘Hanginize sıkayım’ demiş. Benim kızımın kafasında patlıyor. Eli tetiğe değmiş. Arka taraftan girip ön kulak arkasından çıkıyor. Bu adam daha önce de cinayet işlemiş. Denetimli serbestlikten salmışlar.

“HASTANENİN ÖNÜNE ATIP KAÇIYOR”

Güçlükle konuşan Özgener “Geldiğimde gördüm ki yoğun bakımda. Kızım şu an ölümle pençeleşiyor. Arabanın içerisinde mermi patladıktan sonra hastaneye getiriyor. Önüne atıp, bırakıp kızımı kaçmaya başlıyor. Memur arkadaş o sırada görüp plakasını alıyor. Araştırıyorlar. Çocuk yurt dışına da kaçabilir. Memur arkadaşlara da söyleyeceğim. Yurt dışına kaçarsa bulamazlar. Böyle kişilere adalet lazım. Hiç salmamaları lazım” dedi.

“UYUŞTURUCU VE SİLAH KAÇAKÇILIĞI VAR”

Baba Özgener, “Bu yanlarındaki Nisa isimli kızla uzun süredir beraberler. Ama kız ailesinden kopuk. Benim kızımla tanıştıktan sonra iş patlıyor. Kız uyuşturucu satıyordu. Benim kızıma da sattırmaya çalışmışlardır. Vuran çocuk da uyuşturucu satıcılığı ve silah kaçakçılığı yapıyor. İlk gördüğümde her tarafı şişmişti. Boynunda yaralar vardı. Belki de kızıma başka şeyler de yapacaklardı bunlar” ifadelerini kullandı.

“KIZIMLA NE İŞİ OLABİLİR”

Fotoğrafları gösterirken isyan eden baba Bülent Özgener, “Benim kızım 17 yaşında. Bu adamın iki tane çocuğu var. Benim kızımla ne işi olabilir? Bu adam zaten uyuşturucu satıyor. Silah kaçakçılığı var. Ne işi olabilir benim kızımla” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/melek-nuru-basindan-vurdu-hastaneye-birakip-kacti/feed/ 0
Türk edebiyatının ‘Mona Roza’sı Muazzez Akkaya: Bana yazılan şiirleri kaybettim https://www.foxhaber.com.tr/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-muazzez-akkaya-bana-yazilan-siirleri-kaybettim/ https://www.foxhaber.com.tr/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-muazzez-akkaya-bana-yazilan-siirleri-kaybettim/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:12:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1815 Mülkiye Mektebi’nin 1950’li yıllardaki öğrencileri Cemal Süreya ve Sezai Karakoç, gönlünü sınıf arkadaşları Muazzez Akkaya’ya kaptırdı.

Aynı zamanda yakın arkadaş olan, birbirlerine Akkaya’ya yazdıkları şiirleri okuyan iki büyük şair, genç kadın için kaybeden tarafın soy isminden bir harfi eksilteceği iddiaya bile tutuştu.

Kim Muazzez’in gönlünü kazanırsa diğeri soy isminden sonsuza kadar bir harfi silecekti.

Rivayet o ki iddiayı Cemal Süreyya kaybetti ve soy ismindeki ‘y’ harfinden vazgeçti. Şair Karakoç ise Akkaya için edebiyatın en dokunaklı şiirlerinden, ‘Tek Gül’ anlamına gelen ‘Mona Roza’yı kaleme aldı.

Cemal Süreya (Solda) – Sezai Karakoç (Sağda)

‘Mona Roza’nın sırrı 2007’de kamuoyuna yansıdı ancak döneme ilişkin birçok ayrıntı 70 yılı aşkın süre gizemini korudu.

Yaşama veda eden iki şairin hafızalara kazınan aşk şiirlerinin baş kahramanı, şimdilerde 94 yaşına basan, evlatları ve 6 torunuyla mutlu bir yaşam süren Muazzez Akkaya ise uzun yıllar sonra sessizliğini bozdu.

Akkaya, açıklamalarıyla hem o döneme ışık tuttu hem de Cumhuriyet’in ilk 10 yılında doğan, 1950’lilerin Türkiye’sinde maliye ve hukuk eğitimini tamamlayarak, kendi ayakları üzerinde durma gücünü gösteren Muazzez’in bilinmeyen yönlerini anlattı.

“GURURLU BİR NESİLDİK”

Geyve’de 1930’da dünyaya gelen Akkaya, babası Hamit Akkaya’nın Kurtuluş Savaşı’nda görev aldığını, İstiklal Madalyası’nın bulunduğunu belirterek, ailesinin Cumhuriyet’in kıymetini bildiğini ve okumak isteyen kız evlatlarına hep destek olduğunu vurguladı.

Ciddi yokluk ve zorluklarla mücadele etmiş bir aile olduklarını söyleyen Akkaya, “Bizler İstiklal Harbi’nden yeni çıkmış genç Cumhuriyet’in çocukları, gururlu bir nesildik. Genç kızlara, kadınlara değer veren Cumhuriyet’le birlikte çok mutluyduk” dedi.

Kandilli Lisesi’ni bitirmesinin ardından 1949’da Mülkiye Mektebi’nin yatılı sınavını kazanan ilk kız öğrenci olduğunu ama o dönem kız yatakhanesi olmadığı için okula evden gidip geldiğini anlatan Akkaya, ilk senesinde iki kız olarak başladıkları üniversite yıllarında zorlanmadığını, sonrasında 8 kız öğrenci arkadaşıyla güzel anılar biriktirdiklerini ifade etti.

“CEMAL SÜREYA CEBİME ŞİİRLER KOYARDI”

Muazzez Akkaya, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’nın kendisine olan sevgisine ilişkin, “Cemal Süreya daha çok cebime şiirler koyardı. Sonra sınıfa girince aynı şiiri tahtada da görürdüm. Şiirlerin ona ait olduğunu sonradan öğrendim. Ben o dönem bu şekilde bir arkadaş edinmeyi, ilerletmeyi hiç düşünmedim” diye konuştu.

“SEZAİ KARAKOÇ BENDEN KÜÇÜKTÜ”

Sezai Karakoç’un ise daha ısrarcı bir tavrının bulunduğunu vurgulayan Akkaya, o dönem yaşananları şu sözlerle dile getirdi:

“Büyüklerimizin kafamıza çiviyle çaktıkları bazı fikirler var, ‘erkek yaşça büyük, hanımı ondan küçük olmalı’ gibi. Annem-babam, çevremdeki herkes de böyleydi. Sezai Karakoç da benden 1-2 yaş kadar küçüktü, benim için ilk handikap oydu zaten. Bu nedenle ihtimalini bile düşünmedim çünkü kafamda yaş konusu yerleşmişti.”

Muazzez Akkaya (Sağda), Rıfat Ilgaz’ın kızı Fatma Defne Ilgaz (Solda)

“SOY İSMİNDEN BİR HARFİ ATTIĞI DOĞRU”

Cemal Süreya’nın soy isminden bir harfi eksilttiği olaya da ilk kez açıklık getiren Akkaya, şöyle konuştu:

“Benimle gelip konuşmaya hiç çalışmadı. Bir iddiaya girmişler, onun sonucu soy isminden bir harfi attığı doğru. Hangimiz daha ileride olursak, diğeri bir şeyinden vazgeçecek diye iddiaya girmişler. Bu olay olduğunda Mülkiye’nin kafesinde arkadaşlarımızla oturuyorduk. Arkadaşlarım yanlarında Sezai Karakoç’la gelmişti. Aynı masadaydık. Sonra diğer arkadaşlar kalkıp gidince ve sadece Sezai Karakoç’la benim masada kaldığım anı görünce Cemal Süreya, soy isminden bir harfi sildirmiş. Bana böyle izah etmişlerdi.”

“TERCİH YAPMAYI HİÇ DÜŞÜNMEDİM”

Sezai Karakoç’la da detaylı hiçbir diyaloğunun olmadığını vurgulayan Akkaya, “Üniversite 2. sınıftaydık. Yazdığı şiirleri bana vermek için çok uğraşıyordu, ben mecburen tekrar ısrar etmesin diye alıyordum. Ama dediğim gibi o zamanlar okuldan biriyle arkadaş olmayı, ikisinden birini tercih etmeyi hiç düşünmedim. Okul sonrası seçtiğim eşim, o da Mülkiye mezunu olan rahmetli Orhan Giray’la çok mutlu bir hayatım oldu, 4 güzel evlat yetiştirdik” ifadesini kullandı.

“KEŞKE O ŞİİRLERİ SAKLASAYDIM”

Karakoç ve Süreya’ya yakınlık gösterecek, umut verecek bir davranışta da bulunmadığının altını çizen Akkaya, üniversitede sosyal, enerji dolu bir öğrenci olduğunu ve pinpon oynamayı çok sevdiğini aktardı.

Muazzez Akkaya, “Bana yazılan şiirleri zaman içinde ne yazık ki kaybettim, buna gerçekten üzülüyorum. Evlenirken problem olmasın diye düşünerek ablamın evinde bir yere koymuştum. Sonra da eşimle bir sorun yaşamayalım diye geri almadım. Maalesef orada da şiirler zamanla telef oldu. Buna gerçekten üzülüyorum, keşke o şiirleri saklasaydım” şeklinde konuştu.

“SEZAİ KARAKOÇ’U VEFATINDAN BİR AY ÖNCE GÖRDÜM”

Muazzez Akkaya, ömrü boyunca evlenmemeyi tercih eden Karakoç’a ilişkin, şunları kaydetti:

“Böyle bir duruma sebep verdiysem diye üzülüyorum ama bir yerden de teselli oluyorum çünkü hiçbir yakınlık göstermedim, umut vermedim. Ancak üzüldüğüm bir şey var, Sezai Karakoç’u vefatından bir ay kadar önce Fenerbahçe sahilinde gördüm. Karşıdan yürüyordu ve o kadar dikkatli bana bakıyordu ki… Ama beyaz saçları, sakalları olunca tanıyamadım. Bir süre sonra gazetede vefat ilanını görünce onun Sezai Karakoç olduğunu anladım. Eğer o olduğunu bilseydim, bir kafede oturup beraber bir kahve içmek isterdim.”

Muazzez Akkaya (Ortada)

“EŞİMİN BANA YAZDIĞI ŞİİR HEP HATIRIMDA”

Sezai Karakoç ve Cemal Süreya’nın kendisine olan sevgisini eşi Orhan Giray’ın hiç dile getirmediğini anlatan Akkaya, “Rahmetli eşimle çok mutlu günler geçirdik, iyi ki de onu seçmişim. Eşimle bu konuları hiç konuşmadık ama belki de haberi vardı. Çünkü bana küçük bir şiir de yazmıştı. Dizeleri hatırımda, ezberimde, ‘İsterim ömrümce, buldum ben gönlümce/Gözlerimde yaş, arzuyla demlenince’ böyle bir şiirdi. Belki çok küçük bir şiir ama emek verip, buna uğraşması benim için çok kıymetliydi” dedi.

Akkaya, edebiyat tarihinde adına şiir yazılan çok fazla kadın olduğunun da altını çizdi.

Mülkiye’nin ardından hukuk okuduğunu, 30 yıl boyunca Hazine avukatlığı yaptığını ve bir yandan da dört çocuk büyüttüğünü belirten Akkaya, tüm zorluklarına karşın işini bırakmayı hiç düşünmediğini söyledi.

Yanına aldığı, maddi zorluklar içerisindeki bir genç kızın desteğiyle çocuklarını büyüttüğünü vurgulayan Akkaya, bugünün kız çocuklarına da “Kız çocuklarının muhakkak eğitimlerini alması, çalışmaları ve kendi ayakları üzerinde durmaları lazım” önerisinde bulundu.

DÖRT EVLADINDAN BİRİNİ KAYBETTİ

Zaman içerisinde dört evladından birini kaybettiğini, İstanbul’da yaşadığını, torunlarıyla vakit geçirmeyi ve kitap okumayı çok sevdiğini aktaran Akkaya, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarında görev aldığını, sosyal yaşamdan hiç kopmadığını ve hayatını renklendirmek için çabaladığını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turk-edebiyatinin-mona-rozasi-muazzez-akkaya-bana-yazilan-siirleri-kaybettim/feed/ 0
Saliha hemşirenin şüpheli ölümü ardındaki sır perdesi aralandı https://www.foxhaber.com.tr/saliha-hemsirenin-supheli-olumu-ardindaki-sir-perdesi-aralandi/ https://www.foxhaber.com.tr/saliha-hemsirenin-supheli-olumu-ardindaki-sir-perdesi-aralandi/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:24:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1306 Aksaray’da özel bir hastanede çalışan hemşire Saliha Tuncel, 24 Mayıs’ta aynı hastanede görevli doktor sevgilisi Halil İbrahim A.’nın oturduğu rezidansın 7’nci katındaki dairenin Fransız model balkonundan 3’üncü katın balkonuna düştü.

Hastaneye kaldırılan Tuncel, kurtarılamadı. Soruşturmada gözaltına alınıp ifadesinde, ”O sırada içerideydim, düştüğünü görmedim” diyen Halil İbrahim A., serbest bırakıldı.

Daha sonra ikinci kez gözaltına alınan Halil İbrahim A., bu defa adli kontrolle salıverildi.

‘TEHDİT VE ŞANTAJ’ İDDİASI

Soruşturmada çiftin çalıştığı hastanenin mali işler uzmanı ve icra kurulu üyesi Çiğdem Özkan da gözaltına alındı. ‘Tehdit ve şantaj’ suçlamasıyla tutuklanan Özkan’ın, hastanenin sahibi ve başhekimi olan doktor T.C. ile sevgili oldukları belirtildi.

Özkan’ın, T.C. ile Saliha Tuncel’in birlikte villaya girdiklerine dair görüntülerle hemşireyi tehdit ettiği öne sürüldü. Daha önce ifadesine başvurulan T.C. de yeniden gözaltına alındı. T.C., işlemlerinin ardından adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

PENCERE VE KORKULUKTA PARMAK İZİNE RASTLANMADI

Olayın ardından tüm delil ve alınan doku örnekleri üzerinde Ankara Adli Tıp Kurumu tarafından da bilirkişi raporu hazırlandı.

Bilirkişi raporunda, fiziksel darp ve zorlama nedeniyle çığlık atan veya mukavemet gösteren kadın sesi duyulduğunu gösterir dosyada herhangi bir ifadeye rastlanmadığı belirtildi.

Düşmenin yaşandığı pencere ve korkuluk üzerinde herhangi bir parmak izi ve DNA örneği bulunmadığı kaydedildi.

Raporda, Halil İbrahim A.’nın da düşmenin hemen ardından, düşmeyi duyarak veya görerek bir telaşa kapıldığının, kamera görüntüleri ve ifade tutanaklarından anlaşıldığına yer verildi.

İNTİHARA MEYİLLİ DEĞİL

Bilirkişi raporunda, Saliha Tuncel’in, intihara meyilli bir kişiliği olduğuna yönelik psikolojik sorunu olduğunu gösteren belgeye veya tanık ifadelerine rastlanmadığı belirtildi. Hemşirenin ölümünün, künt genel beden travmasına bağlı kafatası, boyun omuru ve kemik kırıklarıyla, beyin ve iç kanama sonucu meydana geldiği anlatıldı. Hemşire Tuncel’in, ölümünde zehirlenmeye bağlı herhangi bir tıbbi bulguya da rastlanmadığı ifade edildi.

Saliha Tuncel’den alınan tırnak sürüntülerinde hem kendisine hem de Halil İbrahim A.’nın DNA örneklerinin birlikte bulunmasının da aynı iş yerinde çalışmaları, 4 yıldır birlikte olmaları, olay tarihinden önceki 3 gün içerisinde birkaç kez buluşmaları, olay anında aynı evde bulunmaları ve olay sonrası Halil İbrahim A.’nın yanına inerek yardımda bulunmasından kaynaklanabileceğinin değerlendirildiği anlatıldı.

DENGESİNİ KAYBEDİP DÜŞTÜ

Olay yerinde yapılan fiziki incelemelerin de değerlendirildiği raporda, ”Düşme pozisyonu ve bedenin binadan çok ileri doğru bir menzille ayrılmaması, eşikte bulunduğu düşünülen müteveffa Saliha Tuncel’in vücudunun dengesini kaybetmesi sonrası yeterince yüksek olmayan balkon korkuluğunun üzerinden düştüğü yönünde bulgu olduğu, zorlamaya bağlı bir düşme bulgusunun olmadığı değerlendirilmektedir” denildi.

ŞANTAJ DAVASI BAŞLADI

Olayın ardından, ‘Tehdit ve şantaj’ suçundan tutuklanan Çiğdem Özkan’ın, Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanmasına da başlandı. Davada, Özkan’ın tutukluluk halinin devam etmesine karar verilirken, duruşma ertelendi.

‘BAŞKA KIZ ÇOCUKLARI YANMASIN’

Niğde’den eşi ve kızıyla duruşmayı izlemeye gelen baba Salim Tuncel, duruşma sonrası açıklamada bulundu.

Tuncel, ”Çok sağ olsun hakim, savcılarımız, avukatım ile devletimiz bizden yana oldular. Bir kadının, bir kız çocuğunun Aksaray iline emanet edilebileceğini gördüm. Aksaray’da iyi kişilerin de olduğu biliyorum. Devletimizden Allah razı olsun. Biz her zaman devletimizin yanındayız. Bugün karar çıkmadı, ileriki aşamada ne çıkar biz de bilmiyoruz. Tek dileğim benim kızımdan başka kız çocukları yanmasın. Devletimiz de burada bir kız çocuğuna sahip çıktı. Hastane müdürü Çiğdem Özkan’ın, tutukluluğunun devam etmesi bizim içimizi az da olsa rahatlattı” dedi.

Hacer Tuncel de ”Benim 25 yaşındaki kızımla 40 yaş üstü 3 kişi ortada oynamışlar. Benim kızım böyle birisi değildi. Hayatı yaşamayı seven birisiydi. 3 kişi kızımı oyuncak etmişler. Benim içimi yakanların da içi yansın. Adalet istiyoruz. Sabah 10’dan gece 20.30 kadar davadaydık. Ben kendi kızım için ayakta durmak zorundayım. Çünkü arkamda daha çocuklarım var” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/saliha-hemsirenin-supheli-olumu-ardindaki-sir-perdesi-aralandi/feed/ 0