Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi, geçen ay, Ocak-Ekim 2023 arasında bölgedeki 53 üye devletin 40’ında, 30 binden fazla kızamık vakasının bildirildiğini, bunun 2022’nin tamamında bildirilen 941 vakayla karşılaştırıldığında, 30 kattan fazla bir artışı temsil ettiğini açıkladı.
DSÖ’nün kızamık konusunda teknik danışmanı Natasha Crowcroft da önceki gün basın mensuplarına yaptığı açıklamada, kızamık kaynaklı ölümlerin 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 43 arttığını, 2023 verilerinde de artış beklendiğini ifade etti. Crowcroft, vaka artışının endişe verici olduğunu vurguladı.
“UZUN ZAMAN SONRA VAKALARI GÖRÜYORUZ”
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Çiftçi, “DSÖ’nün de belirttiği gibi dünyada kızamık vakalarında artış söz konusu. Ülkemizde de kızamık vakalarının son dönemde bir miktar arttığını görüyoruz. Çok uzun aradan sonra yeniden kızamık vakaları görmeye başladık. Bu açıdan dikkatli olunması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda talimatlarının bulunduğuna, döküntüyle, ateşle sağlık kuruluşlarına başvuran çocuklara doğrudan kızamık testlerinin yapıldığına dikkati çeken Çiftçi, vaka sayılarındaki artışın “salgın” boyutunda nitelendirilemeyeceğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Ergin Çiftçi
TEMEL NEDENİ AŞI REDDİ
Kızamıktaki artışın çeşitli nedenlerinin bulunduğunu anlatan Çiftçi, “Vaka sayılarındaki artışın en temel nedeni, son dönemlerde yükselmeye başlayan aşı kararsızlığı, aşı reddi, aşı karşıtlığı” dedi.
Savaşlar, nüfus hareketleri, Kovid-19 salgını gibi etkenlerin de çocuklarda aşılama faaliyetlerini aksattığını dile getiren Çiftçi, “Aşı reddi kaynaklı çocuklarını aşılatmayan bir kesim var. Böyle oldukça kızamık hastalığını sürekli görmeye devam edeceğiz. Aşılanmayan bir çocuk, eninde sonunda kızamık geçirecektir. Çocuğun büyümesi de kızamıktan kurtulduğu anlamına gelmiyor. Kızamık, her yaşta ölümcül olabilecek bir hastalık” diye konuştu.
“İKİ DOZ AŞILANAN ÇOCUK YAKALANMAZ”
Prof. Dr. Çiftçi, kızamık aşısının oldukça etkili bir aşı olduğunu, tam koruyuculuk için iki doz uygulanmasının gerektiğini belirterek, “İki doz aşı yapılan çocukların çok nadir durumlar dışında kızamığa yakalanmasını beklemiyoruz. Bu nedenle kızamığa karşı en önemli koruyucu, aşılama.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de gelişmiş bir aşılama programı ve sisteminin uygulandığına, çocukların yüzde 96 gibi bir oranla kızamığa karşı aşılandığına işaret eden Çiftçi, yine de bazı çocukların aşılanmamasının hastalık riski oluşturduğunu söyledi.
Çiftçi, Türkiye Ulusal Aşı Takviminde, iki doz kızamık aşısı uygulamasına, 9-12 ay arasındaki bebekler için önlem amaçlı ek bir doz daha eklendiğini anımsattı.
“ÇOCUKLUK AŞILARI EKSİKSİZ YAPILMALI”
Aşısız çocuklarda kızamığın hayati risk oluşturduğunu aktaran Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
– Kızamık oldukça bulaşıcı, öldürücü olabilen bir hastalık, geçmişte bunun çok acı örnekleri yaşandı, kızamık nedeniyle çok sayıda çocuk kaybedildi. Aşılama sayesinde kızamığı uzun zamandır neredeyse görmüyorduk, çok nadir karşılaşılıyordu. Ancak ne yazık ki tekrar görmeye başladık.
– Özellikle altta yatan hastalığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ile küçük çocuklar ve beslenmesi zayıf çocuklar açısından son derece tehlikeli. Akciğer enfeksiyonu, zatürre gibi tablolarla ölümlere yol açabiliyor. Birçok hastalık için antibiyotik, antiviral ilaçlarımız var ama maalesef kızamık virüsüne karşı etkili bir ilaç yok, sadece destekleyici tedaviler verebiliyoruz.
Vücudun var olan savunma sisteminin kızamığa karşı yeterli olmadığını anlatan Çiftçi “Kızamığın farklı bir yönü daha var. Hastalık geçirildikten sonra virüs beyinde sessiz halde kalıp, çok uzun süre sonra beyin hasarına, subakut sklerozan panensefalit (SSPE) dediğimiz beyin iltihabına yol açabiliyor. Bu nadir ancak tedavisi olmayan bir durum” bilgisini paylaştı.
Prof. Dr. Çiftçi, ailelere, “Kızamık aşısı dahil tüm çocukluk çağı aşılarının mutlaka eksiksiz yaptırılması gerekiyor. Ülkemizdeki aşılar son derece güvenli, kontrol altında olan aşılar” çağrısında bulundu.
]]>KIZAMIK BELİRTİLERİ NELER?
Kızamık belirtileri genellikle virüsün vücuda girmesinden sonra yaklaşık 7-14 gün içinde ortaya çıkar. Belirtiler şunları içerebilir:
Ateş: Yüksek ateş kızamıkın erken belirtilerinden biridir.
Öksürük: Kuru veya hafif balgam eşlik edebilir.
Burun akıntısı: Burnun akması ve tıkanıklık gibi semptomlar görülebilir.
Gözlerde Hassasiyet: Işığa karşı hassasiyet ve gözlerde sulanma ve kızarıklık görülebilir.
Kızarıklık: Ağız içi ve boğazda kızarıklık, bademciklerde şişme olabilir.
Döküntü: Kızamık döküntüsü, genellikle hastalığın 3-5. günlerinde başlar. Başta yüzde ve boyunda olmak üzere vücudun her yerinde yayılabilir. Küçük, kırmızı, kabarık lekeler şeklindedir ve genellikle birbirine yakındır.
Bu belirtiler tipik olarak 7-10 gün devam eder ve kızamık geçtikten sonra döküntü ve diğer semptomlar kaybolur.
KIZAMIK HASTALIĞI NEDENİ NEDİR?
Kızamık hastalığının nedeni kızamık virüsü (rubeola virüsü) enfeksiyonudur. Bu virüs çok bulaşıcıdır ve havadaki damlacıklar yoluyla yayılır. Bu damlacıklar, enfekte bir kişinin öksürmesi, hapşırması veya konuşmasıyla havaya yayılır ve sağlıklı bir kişi tarafından solunabilir.
Kızamık virüsü şu yollarla bulaşabilir:
Doğrudan temas: Enfekte bir kişiyle öksürürken veya hapşırırken yüz yüze temas.
Havadaki damlacıklar: Enfekte bir kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla havaya yayılan damlacıkları solunması.
Kontamine yüzeyler: Enfekte bir kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla kontamine olan bir yüzeye dokunmak ve ardından ağız, burun veya gözlere dokunmak.
Kızamık virüsü son derece bulaşıcıdır ve aşağıdaki kişiler risk altındadır:
Aşısız kişiler: MMR aşısı yaptırmamış olan bebekler, çocuklar ve yetişkinler.
Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler: Bazı kronik hastalıkları olan kişiler, kanser tedavisi gören kişiler ve organ nakli yapılan kişiler.
Hamile kadınlar: Hamile bir kadın kızamık virüsüne yakalanırsa, virüs bebeğe de bulaşabilir ve doğum kusurlarına neden olabilir.
Kızamık hastalığının önlenmesi için en etkili yöntem aşılanmadır. MMR aşısı, kızamığa karşı %97 oranında koruma sağlar. Aşı, 12 ay ve 4-6 yaş arası tüm çocuklara iki doz olarak önerilmektedir.

KIZAMIK NASIL GEÇER?
Kızamığa karşı kesin bir tedavi yoktur. Tedavi, semptomları hafifletmeye ve komplikasyonları önlemeye yöneliktir.
Kızamık semptomlarını hafifletmek için:
Bol sıvı tüketin: Bol bol su, meyve suyu ve et suyu için.
Ateşinizi düşürmek için: Paracetamol veya ibuprofen gibi reçetesiz satılan ateş düşürücüler kullanın.
Öksürüğünüzü hafifletmek için: Öksürük şurubu veya pastil kullanın.
Dinlenin: Vücudunuzun iyileşmesi için bol bol dinlenin.
Gözlerinizi koruyun: Gözlerinizi güneş ışığından ve tahriş edici maddelerden koruyun.
Kaşıntıyı hafifletmek için: Kaşıntılı döküntüleri serin bir duş veya banyo ile veya kalamin losyonu ile hafifletebilirsiniz.
Kızamık komplikasyonlarını önlemek için:
Doktorunuzun talimatlarına uyun.
Bol sıvı tüketin.
Ateşinizi düşürün.
Dinlenin.
Komplikasyon belirtileri için dikkatli olun: Zatürre, kulak enfeksiyonu veya beyin iltihabı belirtileri görürseniz derhal bir doktora görünün.
Kızamık genellikle 2-3 hafta içinde kendiliğinden geçer. Döküntü kaybolduktan sonra, birkaç gün boyunca halsizlik ve yorgunluk hissedebilirsiniz.
Kızamık hastalığının tekrarlanma riski çok düşüktür. Bir kez kızamık geçirdikten sonra, ömür boyu bağışıklık kazanırsınız.
Kızamık hastalığının önlenmesi için en etkili yöntem aşılanmadır. MMR aşısı, kızamığa karşı %97 oranında koruma sağlar. Aşı, 12 ay ve 4-6 yaş arası tüm çocuklara iki doz olarak önerilmektedir.
]]>