Kızım – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 25 Jul 2024 21:14:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Babası boğarak öldürüp uykuda öldü süsü vermişti… Duruşmada hüngür hüngür ağladı https://www.foxhaber.com.tr/babasi-bogarak-oldurup-uykuda-oldu-susu-vermisti-durusmada-hungur-hungur-agladi/ https://www.foxhaber.com.tr/babasi-bogarak-oldurup-uykuda-oldu-susu-vermisti-durusmada-hungur-hungur-agladi/#respond Thu, 25 Jul 2024 21:14:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9131 Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde yatağında üzerinde battaniye örtülü uyur halde cesedi bulunan ve babası tarafından boğularak öldürüldüğü ortaya çıkan 19 yaşındaki İclal Şimşek cinayetiyle ilgili dava Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

Baba Kadri Koyun son savunmasında, “Kızım 8. Sınıfta okurken evden kaçtı. Kayıp ilanı verdik ve polisler onu buldu. Çocuk Şubeye almaya gittiğimizde eve gelmek istemediği için çocuk yurduna gönderildi. Sonra annesini arayıp ‘Beni çıkarın buradan, televizyonda gördüğüm gibi özgür bir yer değil burası’ dedi. Eve getirdik ve okuluna devam etmesini istedik. Okul müdürü bizi okula davet etti ve ‘Kızınız okumak istemiyor, devamsızlıktan okuldan atacağız’ dedi. 5 kızım halen okuyor, ben kızlarıma değer veriyorum. İclal’i sonra özel bir okula gönderdik. Burada da müdür bizi arayıp ‘Kızınız kötü örnek oluyor’ dedi ve okulla ilişkisini kestiler” dedi. 

NİŞANLIYKEN SOSYAL MEDYADAN TANIŞTIĞI ADAMA KAÇTI

Kızının bir kuaförde çalışmaya başladığını, ardından eşinin akrabası olan Abdullah adlı kişinin kızıyla evlenmek istediğini belirten baba Kadri Koyun, “Henüz 16 yaşında olduğu için vermek istemedim, ama kızım da seviyorum deyince nişanladık. Nişandan sonra kızım Ali Şimşek adında biriyle sosyal medyadan tanışıyor ve Mersin’e gidiyor. Biz yine kayıp ilanı verdik. Sonra gidip getirmek istedik, ama yine kaçacağını söyleyince geri döndük. 1 yıl sonra rahatsızlanıp geri döndü” diyerek ağlayınca mahkeme duruşmaya 15 dakika ara vermek zorunda kaldı. Baba ifadesinin devamında, “Kızının cinsel organında hasar oluştuğunu, hatta annesi doktora götürdüğünde onlar bile bu yaşta nasıl böyle bir durum olduğuna anlam verememiş” diye konuştu.

“ALİ KIZINI BANA SATTI DEDİ”

Kızımla ilişki yaşayan Ali Şimşek’in kızıma çıplak resimlerini sosyal medyada paylaşacağı şantajında bulununca kızı İclal’in geri dönmek zorunda kaldığını belirten sanık baba, “Bir gece telefonuma gelen mesajda ‘Ali senin kızını bana 1.500 TL’ye sattı, gelin kızınızı götürün’ dedi. Benim Ali Şimşek ile ilgili şikâyetlerim oldu. Kızımı geri getirdim ve bir süre kaldıktan sonra tekrar gitmek isteyince ben de aracımı satıp kendisine kuaför dükkânı açabileceğimi söyledim ama başarılı olamadım. Yine o adamın yanına gitti. Sonra Ali Bozkurt adında biriyle tanıştı ve bu kez onunla evlenmek istedi. Ben de yaşının küçük olduğunu söyleyip engel olmak istedim. Kızım diretince evlendiler ama 3 ay sonra anlaşamayıp geri döndü. Sonra mevsimlik işçi olarak ailece fındık toplamaya gittik. Diyarbakır’a döndükten sonra bir gün polisler eve gelip karakola imza atmam gerektiğini söyledi. Gittiğimde kızımın beni şikâyet ettiğini öğrendim. Kızım Tekirdağ’da kuaför açacağını söyleyince ben karşı çıktım ama biletini alıp gitmiş. Buradan da Karaman’a gitmiş. Sonra bizi arayıp geri gelmek istediğini söyleyince para gönderdik. Annesine hatalarını yüzüne vurmayın yanlışını kendisini görüyor dedim. Bu kez de Diyarbakır’da Gece Yıldızı isimli pavyona gittiğini öğrendik. Kardeşini alıp Mersin’e gitmek isteyince ben de ‘Senin acını 6 yıldır çekiyorum, ikinci acıya katlanamam kendimi öldürürüm’ deyince bana ‘Sen bugün mü şerefli olsun’ diyerek küfür ve hakaretlerde bulundu. Kendimi kaybettim” dedi.

“FUHUŞ YAPIYORDU” İDDİASI

Sanığın eşi Meliha Koyun da, eşinden şikâyetçi olmadığını belirterek, “Eşim her zaman ona destek oldu. Ben kızınca düzelir diyordu. Eşim bir gün ne bana ne çocuklarıma şiddet uygulamamış, akşama kadar hamallık yapan bir insandır. Kızım 5 yıldır böyledir, alkol ve madde kullanıyordu. Süleyman ve Mehmet adlı adamlarla Diyarbakır’da evlerinde kaldı, Kızım bize garsonluk yapıyorum diyordu ama fuhuştan ve uyuşturucudan kaydı var. Küçük kızıma da okul okuyup ne yapacaksın boşver okulu ben gecede 4.000 lira kazanıyorum diyordu. Ne yaptıysak kendisiyle baş edemedik” diye konuştu.

MAHKEME TAHRİK VAR DEDİ

Mahkeme, alınan tanık ifadelerine göre İclal’in babasına hakaret ve küfür ettiği ifadelerinin sanığın ifadeleriyle uyumlu olduğu ve kızını konsomatris olmaktan vazgeçirmek için ikna etmeye uğraşırken kızının hakaretlerine maruz kalması nedeniyle savunmalarına itibar edilmesi gerektiğini belirtti. 

20 YILA İNDİRİLDİ ÜYE HAKİM DAHA DA İNDİRİLMELİ DEDİ

Mahkeme, sanık babayı önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı, ardından cinayeti haksız tahrik altında işlediği gerekçesiyle 24 yıla indirdi.

Sanığın duruşmalardaki iyi hali ve pişmanlığı nedeniyle cezası 20 yıla düşürüldü.

Mahkemenin bir üyesi sanık hakkındaki tahrik indiriminin 24 yıldan değil, 20 yıldan başlanmak üzere daha fazla uygulanması gerektiği yönünde oy çokluğuyla alınan karara muhalefet şerhi yazdırdı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/babasi-bogarak-oldurup-uykuda-oldu-susu-vermisti-durusmada-hungur-hungur-agladi/feed/ 0
Çocuğunun dilini çakmakla yakıp karısını öldürmüştü: ‘Silah, eşimin hediyesiydi’ https://www.foxhaber.com.tr/cocugunun-dilini-cakmakla-yakip-karisini-oldurmustu-silah-esimin-hediyesiydi/ https://www.foxhaber.com.tr/cocugunun-dilini-cakmakla-yakip-karisini-oldurmustu-silah-esimin-hediyesiydi/#respond Mon, 13 May 2024 21:12:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7233 İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Şeyhmus Çap bulunduğu cezaevinden getirilirken maktul Meryem Çap’ın ailesi ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI EŞİM BANA HEDİYE ALMIŞTI”

Savunmasında Meryem Çap ile aralarının zaman içinde bozulduğunu anlatan Şeyhmus Çap, eşinin darp ve şiddete maruz kalmamasına rağmen gidip şikayetçi olduğunu sonrasında da kendiliğinden şikayetini geri çektiğini beyan etti. Şeyhmus Çap, “Evde kavga eksik olmuyordu. Eşimi hiçbir zaman mutlu ve tatmin edemedim. Eşimi çok severdim. Çıkardığı sorunlar vardı, gölgesiyle bile kavga ederdi. Olay günü ‘hayatımda biri olduğunu söylemem mi gerekiyor’ dedi. Benim babadan yadigar av tüfeğim var. Yatak odasına girdim, ‘Kapıyı vurur insan’ diye bağırdı. Ben de ne yapıyorsun dedim, ‘temizlik yapıyordum’ dedi ama temizlik malzemesi yoktu. Dolabını açtım bir silah buldum.  ‘Doğum günün için’ dedi. İhtiyacım mı var böyle bir şeye dedim. Bu silahı niye getirdin dedim. ‘Hediye anlamında’ dedi. Kimden aldı, kaça aldı bilmiyorum. Ben cinayet işlemedim, bana bir cinayet işlettirdiler” dedi. 

“OĞLUMUN DİLİNİ YAKMAMI BANA EŞİM SÖYLEDİ”

Oğlunun dilini yaktığına dair ses kayıtlarının sorulduğu Çap, “O bana suç attırmak için oynanan bir oyundu. Biz oğlumuza sorumluluk aşılamaya çalışırdık. Oğluma 50 lira verip yolladım. Akşam eşim yazdı, ‘bu çocuğun yalanlarına dayanamıyorum’ geldiği zaman korkutman lazım dedi. Çakmağı elime verdi. Buna dayanabildiği kadar yalan söyleyebilirsin dedim. Böyle deliller yaratmaya çalışıyordu. Eşim çocuğumun dilini yakmamı söyledi, ben de yaktım. O da kayıt almış eşimin oyununa geldim. Eşimin vücudundaki morluklar çarpmalarından dolayı oluyordu. Bana o gün eşim boşanma ile ilgili bir şey demedi. Eşim Narsistti internetten bakmıştım bütün kriterleri tutuyordu” ifadelerini kullandı. Çap, eşini sokaklarda satırla kovaladığı iddialarını da reddetti. 

“MÜVEKKİLİM KÖTÜ BİR İNSAN DEĞİL, KİBAR, ZAVALLI BİRİ”

Sanık avukatı ise müvekkilini, “ Şeyhmus cani gibi gösteriliyor. Bu olayda 15 senelik birikim var. Algı yaratılıyor. Kendisi kötü bir insan değil, kibar, zavallı biri” şeklinde savundu.

“KIZIMA SEN BENİM KÖLEMSİN BOŞANAMAZSIN DEMİŞ”

Meryem Çap’ın babası Ağcabal Arslan ise sanığın anlatımlarının hepsinin yalan olduğunu söyleyerek, “Tarif edemeyecek kadar üzgünüm. Madem çok iyi bir insan tartışmayla kızımı nasıl öldürdü. Öz çocuğunun dilini yakar mı insan? Kızım boşanmak istedi, avukat tuttum kızımı tehdit etti. Kızımı satırla kovaladı. 1,5 sene kızım bende kaldı. Ailesi bizde boşanma yok diyordu. Kızım bize zarar gelmesin diye gitti. Kızımı kenara çekmiş ‘çocuğuna sahip çık, boşanamazsın, sen benim kölemsin. Boşansan bile benden kurtulamazsın’ demiş” şeklinde ifade verdi.

“KIZIM ‘ANNE BEN GELİNLİK DEĞİL KEFEN GİYMİŞİM’ DİYORDU”

Anne Nuray Arslan ise kızının kurban edildiğini, sanığın yoruluncaya kadar kızını kemerle dövdüğünü, sokakta satırla kovaladığını anlattı. Anne Arslan, “Kızım bir kere ayrılmak istediği için eve geldiğinde boynunda morluklar vardı. ‘Anne beni saçlarımdan tutup duvardan duvara vuruyor’ demişti. Kızımı köle gibi kullanıyorlarmış. Çok şiddet gördü, ayrılmak istedi ama hep tehdit ediliyordu, çok tedirgindi, ‘Anne ne yapayım bırakmıyor. Ben gelinlik değil kefen giymişim’ diyordu. Kızımı uçan tekmeyle yere yığıp boğmaya çalışmış. Şikayetçi oldu ama ‘eğer şikayetini çekmezsen oğlumuzu kaçırırım sana göstermem’ diye tehdit etmiş. Kızım bana son zamanlarda sanığın tabanca aldığını bunun iyiye alamet olmadığını da söylemişti” dedi. Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianameye göre, müşteki avukatları Hüseyin Ersöz ve Buse Şahin tarafından Meryem Ç’nin aldığı çocuğunun uğradığı şiddeti kaydettiği ses kayıtları dosyaya delil olarak sunuldu. Bu kayıtlarda Şeyhmus Çap’ın oğlunun dilini ve elini yaktığı ortaya çıktı.

Ses kayıtlarında şüphelinin çocuğuna dilini çıkarmasını söyledikten sonra çocuğun ağlama sesleri duyuluyor. Ayrıca çocuğundan elini uzatmasını da istediği ve “Ateşte elini tutabileceğin kadar yalan konuşabilirsin” diyerek çocuğunun eline yaktığı anlaşılıyor. İddianamede, Şeyhmus Çap hakkında “Eşine karşı kasten öldürme” ve “Ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocugunun-dilini-cakmakla-yakip-karisini-oldurmustu-silah-esimin-hediyesiydi/feed/ 0
Çifte cinayette tüyleri diken diken eden detay https://www.foxhaber.com.tr/cifte-cinayette-tuyleri-diken-diken-eden-detay/ https://www.foxhaber.com.tr/cifte-cinayette-tuyleri-diken-diken-eden-detay/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:15:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2765 Antalya’da motokurye olarak çalışan Ali Diken’den (32) 20 Aralık’tan beri haber alamayan ailesi, polise kayıp başvurusunda bulunduktan sonra bir televizyon programına katıldı. Programa katılanlar arasında bulunan garson Zeynel Boyacı, kurye Ali Diken’i (32) öldürdüğünü itiraf etti.

Ağır küfür ve hakaretler etmesi nedeniyle Diken’i öldürdüğünü dile getiren Boyacı, polis ekiplerince gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından Antalya’ya getirilen Boyacı, Diken’in cenazesinin olduğu yeri ekiplere gösterdi. Aksu ilçesi Kundu Mahallesi Sahil Caddesi’ndeki boş arazide kadavra arama köpeği ‘Obert’ ve kepçe ile yapılan aramada, Ali Diken’in cansız bedenine ulaşıldı.

Boyacı, aynı noktaya yaklaşık 30 metre mesafede battaniyeye sarılı şekilde çıkartılan cesedin ise bir süredir haber alınamayan baldızı Zeynep Ece Aksay’a ait olduğunu söyledi. Cenazeler Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, Zeynel Boyacı ifade işlemleri ve sağlık kontrolünün ardından çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklandı.

Boyacı’nın eşi İlknur Boyacı hakkında ise ‘konutu terk etmeme’ şartıyla denetimli serbestlik kararı verildi.

DNA TESTİNDE BELİRLENDİ

Battaniyeye sarılı cesedin Zeynep Ece Aksay’a ait olup olmadığının tespiti için ailesinden DNA örnekleri alındı. Adli Tıp Kurumu’nda yapılan testte cesedin Aksay’a ait olduğu kesinleşti.

‘KIZIM İLKNUR’UN DAHA ÇOK CEZA ALMASINI İSTİYORUM’

Zeynep Ece Aksay’ın babası Mustafa ve annesi Fatma Aksay ile yakınları cenazeyi almaya geldi.

Burada gazetecilere konuşan Mustafa Aksay, cinayetin aydınlatılmayan noktaları olduğunu belirterek, “Zeynep Ece Aksay cinayetinde biz emniyet mensuplarından rica ediyoruz. Bunun aydınlatılmayan tarafları var. Çünkü Zeynep Ece’nin ablası yanında mıydı? Yanındaysa niye kardeşini kurtarmadı? Zeynep Ece Aksay’ın cinayet gecesi eve geldiğinde battaniyesini Zeynel ‘çöpe attım’ demiş. Çöpe attı da madem kızımın bilgisi var mıymış? Biz kızımız İlknur’un bilgisi olduğunu düşünüyoruz. Kardeşine sahip çıkmamış. Niye kardeşini korumamış? İlknur’un ev hapsi nedir? Daha çok ceza almasını istiyoruz” dedi.

Fatma Aksay

‘HEM KIZIMDAN HEM DAMADIMDAN ŞİKAYETÇİYİM’

Olaya inanamadıklarını belirten Mustafa Aksay, “İnanamadık. Yani konduramadık. Şimdi şu anda cenazeyi almaya geldik ama DNA testiyle yüzde yüz olduğunu anladık. Yaşanan olaylardan dolayı hem kızım İlknur’dan hem damadım Zeynel Boyacı’dan şikayetçiyim. Bu olayın açık olmayan yerleri var, bu konuyu emniyet mensuplarının araştırmasını istiyorum” diye konuştu.

‘BABA SANA SÖYLEMEDİM Mİ ECE İYİYMİŞ’

Kızı Zeynep Ece Aksay’dan haber alınamamasının ardından diğer kızı İlknur’un kardeşinin kendisini gizli numaradan aradığını söylediğini ifade eden Mustafa Aksay, “Kızım Zeynep kaybolduktan 5-10 gün geçtikten sonra biz köyden İlknur’un evine gittik. Gelirken telefon ettik kızıma ve dedik ki ‘Kızım biz eve geliyoruz’ deyince ‘Tamam baba ben de geliyorum’ dedi. Biz eve geldikten sonra İlknur’a ‘Kardeşinden haberin yok mu?’ dediğimde ‘Baba sana söylemedim mi Ece iyiymiş. Beni gizli numaradan arıyor’ dedi. Kızım İlknur yanlış yönlendirdiği için bulunması bu kadar gecikti” dedi.

‘BELKİ DE ALİ DİKEN CİNAYETİ İŞLENMEYECEKTİ’

Yaşanan olaylar sırasında damatları Zeynel Boyacı’dan hiç şüphelenmediklerini belirten Mustafa Aksay, “Zeynep Ece’yi öldürdükten sonra bu şahıs bizimle geldi, oturdu, soframızda ekmeğimizi yedi. Gitti, geldi bize yardım etti. Kızım İlknur bizi yanlış yönlendirmeseydi, kızım Zeynep’in cesedi bulunsaydı belki de Ali Diken cinayeti işlenmemiş olabilirdi. Ölmeyecekti” diye konuştu.

ANNE AKSAY: YÜREĞİM PARÇALANIYOR

Fatma Aksay ise “Kızım ile damadımın sadece cezalandırılmasını istiyorum. Yüreğim parçalanıyor. Ömür boyu hapis görsün. Kızım bizi oyaladı. ‘Gelecek anne, telefon açtı’ diyerek bizi oyaladı. İlknur’u da evlatlıktan reddediyorum. Öyle benim evladım yok. Kardeşine nasıl böyle bir şey yapar? Bir anneye, bu babaya yapılır mı? En ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.

ANNE GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

İşlemlerin ardından Zeynep Ece Aksay’ın cenazesi ailesine teslim edildi. Antalya Adli Tıp Kurumu morgundan cenaze alındığı sırada Aksay çifti gözyaşlarını tutamadı. Ayakta durmakta güçlük çeken Fatma Aksay, büyük kızına yaslanarak ağladı.

Zeynep Ece Aksay’ın cenazesi, defnedilmek üzere Aksu ilçesinin Karaöz Mahallesi’ne götürüldü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cifte-cinayette-tuyleri-diken-diken-eden-detay/feed/ 0
İntihar süsü verilen Ceylan’ın ölümünde eşine müebbet hapis https://www.foxhaber.com.tr/intihar-susu-verilen-ceylanin-olumunde-esine-muebbet-hapis/ https://www.foxhaber.com.tr/intihar-susu-verilen-ceylanin-olumunde-esine-muebbet-hapis/#respond Thu, 11 Jan 2024 21:03:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2154 İstanbul Esenyurt’ta 2022 yılında evinde başında vurulmuş halde bulunan ve intihar süsü verilen olayda üç çocuk annesi Ceylan Kılıç’ın eşi Abdulkerim Kılıç’a ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini göz önüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi.

“KIZIMIN BACAĞINA VE BAŞINA SATIRLA VURMUŞ”

Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi “Damadım olaydan önce tavanı kırıp kızıma, ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım uyurken kafasından aşağıya kaynar su dökmüş. Bize kanlı peçete içinde kanlı saç ve deri parçaları yollamışlar. Abdulkerim, kızımın satırla bacağına ve kafasına vurmuş bunları sanığın kardeşiyle evli olan diğer kızım Gülşen eşime anlatmış” dedi.

Esenyurt Necip Fazıl Kısakürek Mahallesi’nde 8 Nisan 2022 yılında evinde başından vurulmuş halde bulunan Ceylan Kılıç’ın intihar ettiği öne sürülmüştü. Ancak Ceylan Kılıç’ın ailesi olayın intihar değil cinayet olduğunu, Ceylan Kılıç’ın eşi tarafından öldürüldüğünü ifade etmişti. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

“SİLAHI ALIP İNTİHAR ETMİŞTİR”

Başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç, ilk duruşmadaki savunmasında iddiaları reddetti:

– Ceylan Kılıç’la 16 yıl önce evlendik. Olay yaşandığında Ramazan ayı içerisindeydik. Eşim de benim gibi oruç tutuyordu. Olay gecesi eşim ‘Sahur yemeği hazırladığımda sizi çağırırım’ dedi. Sahur vaktine kadar uyuyup sahur saatinde kalkardık. O gün eşim ‘Bugün uyumayalım, sahura kadar işlerimi yapayım’ dedi. Saat 23.30 sıralarıydı ben yatak odasına geçtim. Kulaklığımı takıp sosyal medyaya girdim. Oğlum Efe de yanımda telefonuna bakıyordu. Yatak odasında 1 saati geçkin zaman oyalanmış olabilirim. Dışarıdan geldiğini düşündüğüm bir ses duydum.

– Oğlum Efe de duydu. Balkon tarafına baktım, birşey yoktu. Eşimin bulunduğu salonun kapısı kapalıydı. Oğlum Efe benden önce salon kapısını açtı. Ben de hemen arkasındaydım. Salon kapısının sağ tarafında bulunan kanepe üzerinde eşimi vurulmuş halde gördüm. Benim evde bulundurduğum ruhsatsız tabancam vardı. Gaspa uğradığım için tedbir amaçlı bulunduruyordum. Benim bilgim olmadan silahı alıp intihar etmiştir. Ben kendisine hiçbir zaman şiddet uygulamadım. Cildi hassastı, en küçük bir yere dokunduğunda çürük oluşurdu.

‘KENDİNİ AS, ASMAZSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM’ DEMİŞ

Ceylan Kılıç’ın babası Cevdet Allahverdi ise ifadesinde kızının üzerine kuma getirilmek istendiğini ancak bunu kabul etmemesi üzerine şiddet gördüğünü anlatarak şunları söyledi:

– Ben Muş’un Malazgirt köyünde yaşıyorum. Diğer kızım Gülşen de sanığın kardeşiyle evlidir. Gülşen beni Eylül ayında arayıp ‘Ceylan’ı öldürüyorlar’ dedi. Abdulkerim tavanı kırmış, ‘Kendini as, sen kendini asmazsan ben seni öldürürüm’ demiş. Kızım Gülşen, Abdulkerim’in kaynattığı sıcak suyu Ceylan uyurken kafasına döktüğünü bana anlattı. Ben de Kıraç Polis Karakolu’nu arayıp şikayetimi dile getirdim.

– Polisler olay yerine gitmişler. Polisin telefonundan Ceylan beni aradı, ‘Baba niye şikayetçi oldun, kocamdır, birşey olmaz, üç çocuğum var’ deyince; ben de kızımın üzerinden elimi çektim. Daha sonra İstanbul’a geldim. Oğlum Volkan’ın evine yerleştik. Daha sonra eşim Gülşenle görüşüp geri döndüğünde ağlamaya başladı. Ne olduğunu sorduğumda elinde kanlı peçete vardı. İçinde de kanlı saç olan deri parçaları vardı. Bunlar nedir dediğimde de, ‘Abdulkerim, Ceylan’ın satırla bacağına vurmuş, kafasına vurmuş’ diye anlattı. Bu konuları Gülşen eşime anlatmış. Yalnız eşim bu kanlı peçete ve içindekileri kızım öldükten sonra bana gösterdi. Ceylan öldürülmeden önce Gülşen’in eşi Adem ile konuştuğumda da beni telefonda, ‘Seni de kızını da öldürürüz’ şeklinde tehdit etmişti.

CEZA İNDİRİMİNE İTİRAZ

Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Abdulkerim Kılıç bulunduğu cezaevinden getirilirken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki avukatı Hilal Gültepe Öztürk sanığın ‘Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Söz hakkı verilmesi üzerine Abdulkerim Kılıç, “Tutuklandığımdan beri, eşimi kaybettiğim ve ailemin mağduriyetinden dolayı psikolojim bozuldu. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum. Yemin ederim ki bu suçu ben işlemedim” dedi.Mahkeme heyeti, Abdulkerim Kılıç’a ilk olarak ‘Eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerini gözönüne alarak bu cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Müşteki tarafı karara itirazda bulunarak istinafa başvurdu.

ATIŞ UZAK MESAFEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun hazırlamış olduğu rapora yer verildi. Buna göre Ceylan Kılıç’a yapılan atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu tespit edildi. Ayrıca Ceylan Kılıç’ın ailesi ifadelerinde sanık Abdulkerim Kılıç’ın uzun zamandır Ceylan Kılıç’a eziyet ve tehdit ettiğini beyan etti.

Maktulün olay yerindeki duruş pozisyonu, silahın ve boş kovanın bulunduğu yer, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün raporu da gözönüne alındığında olayın intihar şüphesinden uzaklaştığı, Abdulkerim Kılıç’ın silahla Ceylan Kılıç’a ateş ederek öldürdüğü ve daha sonra silahı Ceylan Kılıç’ın eline tutuşturduğu belirtildi. Abdulkerim Kılıç’ın ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/intihar-susu-verilen-ceylanin-olumunde-esine-muebbet-hapis/feed/ 0
Acımızı hiç kimse bilmiyor evladımın ölüsüne bile razıyım https://www.foxhaber.com.tr/acimizi-hic-kimse-bilmiyor-evladimin-olusune-bile-raziyim/ https://www.foxhaber.com.tr/acimizi-hic-kimse-bilmiyor-evladimin-olusune-bile-raziyim/#respond Thu, 28 Dec 2023 09:00:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1627 Diyarbakır’agittiğimde, mutlaka uğramam gereken yerlerden biri, kamuoyunda “Diyarbakır Anneleri” olarak bilinen, evlatları kandırılarak, zorla ya da gönüllü olarak bölücü terör örgütüne katılmış anne-babalar olacaktı. DEM’in daha önce il başkanlığı olarak kullandığı binanın hemen önünde yaklaşık 5 yıldır evlatlarını umutla bekliyorlar. Evlat nöbetine 370 aile kayıtlı. 46’sı evladına kavuştu. Kimilerinin ise ölüm haberleri ulaştı.

Gazeteci ve eski CHP milletvekili Mustafa Balbay, avukat Sertaç Eke ile birlikte çadırın önüne geldiğimizde bir hareketlenme oldu. Saygıyla karşılayan polislere, “Diyarbakır Anneleri” ile görüşmek istediğimizi söylediğimizde, kimliklerimizi sordular. Kim olduğumuzu, ne amaçla geldiğimizi söyledik. Az sonra komiser bey geldi, çadırda bekleyen annelere haber gönderildi, onların görüşme talebimizi kabul etmesiyle birlikte çadıra girdik. Hepsi bizi büyük saygıyla karşıladı.

ONLARLA DERTLEŞTİK

Bir annenin evladını elinden alıp dağa götürmek kolay mı? Hani anne-baba bile çocuğunu terör örgütünün emrine verir? İşte o anneler, bazılarının babaları ‘Evlat nöbeti’ne geliyor. O çadırı “soğuk-sıcak demeden” boş bırakmıyorlar. Büyük boy bayrağımız çadırda asılı. Önünde sandalyeler, masa ve o masada beklenen evlatların fotoğrafları. Hepsi çerçeveletilmiş, her fotoğrafın üst kısmında bayrağımız var. Birileri geldiğinde herkes evladının fotoğrafının bulunduğu bölüme geçiyor ya da fotoğrafını oturacağı yere getiriyor, kucaklarından indirmiyor. Oturduk. Onların kucaklarında yine evlatlarının fotoğrafı. Onlarla dertleştik. Sizlere de tanıtayım.

EKMEK ALMAK İÇİN ÇIKTI

Fadime Hanım Kocaeli’nden gelmiş. Eren Yalçın’ın annesi. Fadime Hanım gözünün yaşını sildi, oğlunun öyküsünü anlattı:

“Eren, bir sabah ekmek almaya gitti. Bir daha da hiç dönmedi. Kendisinden 10 yıldır haber alamıyoruz. O beş kardeşin en küçüğüydü, en kıymetlimizdi. 16 yaşında gitti, şimdi 26 yaşında. Oğlumu umutla bekliyorum. Sanki bir gün çıkıp gelecek, ben ona sarılacağım ve birlikte evimize döneceğiz.”

İmmihan Fırkan, İstanbul’dan gelmiş. O da oğlu Mehmet Nili Fırkan’ın peşinde. Onun öyküsünü şöyle anlattı:

“Mehmet Nili, sizin gibi gazeteci olacaktı. İzmir’de İletişim fakültesi son sınıfta okuyordu. Mezun olmasına günler vardı. Bir gün bir arkadaşı telefon etti. 21 Mart 2015’ti. O gün Nevruz bayramıymış. Biz Nevruz falan bilmeyiz. Akşam oldu eve gelmedi. Arkadaşlarıyla birliktedir diye düşündüm. Gecikeceği zaman hep haber verirdi, bu kez haber vermedi. Uyuyamadım. Gece uyanıp odasına gittiğimde yatağı bozulmamıştı. İşte o an, ‘Eyvah…eyvah’ dedim. Telefonuna cevap vermiyor. Çıkış o çıkış. Bir daha da dönmedi. Terör örgütünün bir ajansında onun videosunu gördüm. O zaman yaşıyordu. İstanbul’dan buraya oğluma kavuşurum umuduyla geldim.”

Bir gece PKK gelip evi sardı

Necibe Çiftçi, Hakkari-Şemdinlili. Kucağındaki çerçevede iki kişinin fotoğrafı var. Birisinin altında “Şehit” yazıyor. Necibe Hanımın oğullarından Rojhat, çalışmak için köyden, ağabeyi Sami’nin evine gitti. Necibe Hanım, oğlunun 2015’te götürülüşünü şöyle anlattı: “Bir gece PKK evi sarıp onları götürüyor. Büyük oğlumu şehit ettiler. Rojhat ise onların elinde. 4 oğlum, 4 kızım vardı. Şimdi 2 oğlum var. ”

YÜREĞİM KANIYOR

Vanlı Nazlı Hanım, 13 yaşındaki Şerima’nın annesi. Kızının ellini-kolunu bağlayıp terör örgütü militanları tarafından üç araç değiştirilerek götürüldüğünü anlatıyor: “Şerima, okuyup savcı olacaktı. Kaçırıldığında babası devlete haber verdi. Bir gün, ‘Gelin kızı alın’ dediler. Kaynım, kayınbabam, eşim gittiler. Orada bir çatışma çıkıyor. Ama kızımı alamadılar. Kızımı kurtarmak için her çareye başvurdum. Gidip HADEP binasının önünde eylem yaptım, camlarını kırdım. Kızım için çalmadığım kapı bırakmadım. Geçen yıl terör örgütün yayın organında kızımın öldüğü söylendi. Van’da HADEP önünde eylem yaptığım için bana kimse ev vermedi, temizliğe giderdim, temizliğe de almadılar. Çaresizliğimi anlatınca, ‘Size devletin baksın’ dediler. 2012’den bu yana yüreğim hep kanıyor, kızım olmadan rahat etmem mümkün değil.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/acimizi-hic-kimse-bilmiyor-evladimin-olusune-bile-raziyim/feed/ 0