Kolon Kanseri – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 10 Dec 2024 14:17:57 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Obezitede Amerika ile yarışıyoruz https://www.foxhaber.com.tr/obezitede-amerika-ile-yarisiyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/obezitede-amerika-ile-yarisiyoruz/#respond Tue, 10 Dec 2024 14:17:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/obezitede-amerika-ile-yarisiyoruz/ Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından, Antalya’da yapılan 41. Ulusal Gastroenteroloji Haftası (UGH) Kongresi’nde gastroenteroloji uzmanları yani sindirim sisteminin uzmanları ile bir araya geldim. Peki obezitede hangi noktaya geldik? Tüm dünyayı hatta Antarktikayı bile ele geçiren mikro plastikler sindirim sistemimizi nasıl tehdit ediyor? Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS) bağırsaklarımızı nasıl ağlatıyor? Tüm bu soruları uzmanlara sordum…

OBEZİTE SALGINI
TGD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, obezitenin toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, şöyle dedi: “Obezite dünya genelinde hızla artıyor ve salgın boyutuna geldi. Obezite kilo sorunu değil bir hastalıktır. Dünyada gelişmiş ve gelişmemiş ülkeler dahil hepsinde büyük bir sorundur.”

KIRMIZI ALARM VERİYORUZ
Türkiye’nin obezite sıklığı konusunda Amerika ile yarışır hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Cindoruk, “Oranlar neredeyse birbirine yakın. Obezite riskini gösteren haritalandırmaya göre, Amerika da biz de kırmızı işaretliyiz. Verilere göre, toplumumuzun yüzde 30’u obez” dedi. Prof. Dr. Cindoruk, obezitenin sadece fiziksel görünümle ilgili değil sağlık üzerinde de çok ciddi etkileri olan bir hastalık olduğunu belirterek, “Obezite kolon kanseri, meme kanseri, rahim ağzı kanseri gibi kanser türlerinin yanı sıra kalp hastalıkları, diyabet, eklem problemleri, depresyon ve sosyal izolasyon gibi pek çok olumsuz duruma neden olabiliyor” dedi.

AĞLATAN HASTALIK
Prof. Dr. Cindoruk, Irritabl Bağırsak Sendromuyla (IBS) ilgili de “Kovid pandeminde bağırsak hastalıkları çok arttı. Özelikle de Irritabl Bağırsak Sendromu (IBS). Buna ‘Ağlayan bağırsak hastalığı’ diyoruz. Çünkü, yaşam kalitesini bozuyor” dedi.

STRES SİNDİRİM SİSTEMİNİ BOZUYOR
IRRİTABL Bağırsak Sendromu’yla (IBS) ilgili Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin şunları söyledi: “IBS, hayatı tehdit eden bir hastalık değildir, ancak kişilerin günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi semptomlar bireylerin sosyal ve iş hayatını zorlaştırabilir. Bu nedenle, hastalığı küçümsememek ve semptomları kontrol altına almak için profesyonel yardım almak son derece önemlidir.” IBS’nin temelinde beyin ve bağırsak arasındaki iletişimdeki hassasiyetin yattığını vurgulayan Prof. Dr. Çekin, “Stres, bu hassasiyeti artırarak bağırsak hareketlerini hızlandırabilir ya da yavaşlatabilir. Bu da ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomlara yol açabilir. Bu nedenle stres yönetimi, IBS tedavisinin önemli bir parçasıdır” dedi.

MİKRO PLASTİKLER BAĞIRSAKLARI SARDI
“Batı tarzı beslenme, bağışıklık sisteminin dengesini bozuyor” diyen UGH Kongre Başkanı Prof. Dr. Aykut Ferhat Çelik, inflamatuar bağırsak hastalıklarının (İBH) arttığına dikkat çekerek, şöyle dedi: “Mikro plastikler dünyanın her tarafına yayılmış durumda. İster istemez her şeyiyle bunları alıyorsunuz ve vücut bunları farklı bir antijen olarak gördüğü için, onlara karşı reaktif bir davranış içerisine giriyor. Aynı zamanda bu toksinlerin, bağırsaktaki yararlı floraya da zararlı etkileri oluyor. Flora değiştiğinde immün sistem, kendisiyle barışık bir flora görmediğinde ve devamlı tehdit algıladığında aktive oluyor. Bu da immün sistemde, özellikle bağırsakta olmak üzere ülserlere, kanamaya, darlıklara ve korkunç sonuçlara yol açabiliyor.” İBH’nın Türkiye’de görülme sıklığında ciddi bir artış gözlemlendiğinin altını çizen Prof. Dr. Çelik, “Modern yaşam tarzı, hastalığın genetik yatkınlığı olan bireylerde tetiklenmesine neden olan önemli risk faktörlerini beraberinde getirdi. Batı tarzı beslenme, yüksek oranda işlenmiş gıdalar, endüstriyel kirlilik ve toksinlere maruz kalma, sigara, kronik stres gibi çevresel faktörler bağışıklık sisteminin dengesini bozarak, hem hastalığın ortaya çıkmasında hem de şiddetinde etkili olabilmektedir” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/obezitede-amerika-ile-yarisiyoruz/feed/ 0
Bu 5 semptom varsa dikkat… Kolon kanseri olabilirsiniz https://www.foxhaber.com.tr/bu-5-semptom-varsa-dikkat-kolon-kanseri-olabilirsiniz/ https://www.foxhaber.com.tr/bu-5-semptom-varsa-dikkat-kolon-kanseri-olabilirsiniz/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:24:48 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8076 Kolorektal kanser gençler arasında artıyor ancak erken teşhis tam iyileşme şansını artırıyor. Bu da, yorgunluktan karın ağrısına kadar uzanan semptomları bilmenin ve özellikle de birden fazla semptomunuz varsa test yaptırmanızın çok önemli olduğu anlamına geliyor.

Çoğu kolon ve rektum kanseri, organların iç yüzeyinde polip adı verilen küçük büyümeler olarak başlar. Genellikle zararsızdırlar ancak bazen kansere dönüşebilirler.

Ancak polipler genellikle asemptomatiktir, bu nedenle düzenli taramaların yapılması önemlidir çünkü Mayo Clinic’e göre erken aşamalarda bulunanlar genellikle tamamen ortadan kaldırılabilir. Kanser taramasına başlamak için önerilen yaş 45’tir, ancak genetik yatkınlığı, ailede hastalık öyküsü veya diğer kolorektal risk faktörleri olanların daha genç yaşta test yaptırmaları önerilebilir.

Ancak 45 yaşından önce kolorektal kanser belirti ve semptomları gelişen kişiler de tarama yaptırmak isteyebilir. Gastroenteroloji uzmanı Dr. James Cleary, “Eğer bir semptomunuz varsa kolonoskopi yaptırmayı düşünmelisiniz, ancak istatistiksel olarak konuşursak bunlardan iki tanesine sahipseniz riskiniz daha yüksektir ve gerçekten gidip kolonoskopi yaptırmalısınız” dedi.

Dolayısıyla, birçok durum karın ağrısı veya kramp gibi basit görünen semptomlara neden olsa da, her ikisini de aynı anda yaşıyorsanız kanser testi yaptırmayı düşünebilirsiniz.

İşte kolon kanserinin bilmeniz gereken beş semptomu…

DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ

Demir eksikliği anemisi, kolon kanseri belirtisi olabilir.

Dr. Cleary, bunun genellikle kolon kanserinin kanamaya, özellikle de hastalığın başka bir belirtisi olan rektal kanamaya neden olabilmesi nedeniyle ortaya çıktığını söyledi. Ancak kanama, hastanın farkına varamayacağı kadar mikroskobik düzeyde meydana gelebilir.

Demir eksikliği anemisinin yaygın belirtileri arasında yorgunluk, enerji eksikliği, nefes darlığı ve baş ağrıları yer alır. Demir seviyenizi kontrol etmek için kan testi yaptırabilirsiniz.

BAĞIRSAK HAREKETLERİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

Dr. Cleary, bağırsak alışkanlıklarındaki değişikliklerin de kolorektal kanserin potansiyel bir belirtisi olabileceğini, ancak bunun çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğini söyledi. Örneğin, tümör rektumun aşağısındaysa, bu durum dışkıda daralmaya neden olabilir çünkü dışkının vücudu terk etmek için sıkışması gerekir.

Kolorektal kanser hastalarında tuvalete daha sık gitme, kalem inceliğinde dışkılama ve dışkıda kan gibi değişikliklerin sık görülüyor.

İSTENMEYEN KİLO KAYBI

Dr. Cleary, kasıtsız kilo kaybının kolon kanseri de dahil olmak üzere her türlü kanserin belirtisi olabileceğini söyledi. Bu çok geç evre kolon kanseri olan hastalarda da görülebilir.

İnsanlar istemsizce kilo kaybı yaşıyorsa, doktorlarına görünmeleri ve neler olduğunu anlamaları gerekiyor. Çünkü bu yüksek riskli bir özellik anlamına geliyor.

KARIN AĞRISI

Geçmeyen karın ağrısı, ağrılar veya kramplar da kişinin kolon kanseri olduğunun bir göstergesi olabilir.

Dr. Cleary, “İlginç bir şekilde, kronik karın ağrınız varsa, bunu doktorunuzla konuşmaya değer” dedi.

TÜKENMİŞLİK

Kendinizi sürekli çok yorgun hissetmek de dikkat edilmesi gereken bir diğer husustur. Bowel Cancer UK’e göre bunun nedeni vücutta sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin bulunmaması olabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bu-5-semptom-varsa-dikkat-kolon-kanseri-olabilirsiniz/feed/ 0
Bağırsaklardaki gizli tehlike https://www.foxhaber.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-tehlike/ https://www.foxhaber.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-tehlike/#respond Sun, 19 May 2024 21:57:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7481 Kalın bağırsak kanseri olarak da bilinen kolon kanseri toplumda sık görülen kanser türlerinden biri. Her iki cinsiyette de dünya genelinde görülme sıklığı üçüncü sırada olan bu tür aynı zamanda kanser ölümlerinin de en sık üçüncü sebebi.

Toplum açısından bu denli önemli olan kolon kanserinden düzenli kontrol ve taramalarla korunmanın mümkün olduğunu hatırlatan İç Hastalıkları, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Meltem Ergün, hastalığın görülme sıklığında artış olduğunu hatta hastalığın daha genç yaşlarda görülmeye başladığını ifade ederek, şu bilgileri paylaştı:

ANNE YA DA BABASINDA KOLON KANSERİ OLANLAR DİKKAT!

Özellikle annesinde, babasında ya da teyzesi, halası, amcası gibi ikinci derece akrabalarında kolon kanseri öyküsü olanların taramalarına daha erken yaşta başlamalıyız. Çünkü genetik faktörler kolon kanserinin gelişmesinde önemli bir risk faktörünü oluşturmaktadır. Ailede bir kolon kanseri varsa örneğin baba 45 yaşında kolon kanseri olmuşsa, hastalığın ortaya çıktığı yaştan 10 yıl çıkartarak kişinin 35 yaşında taramaya başlamasını öneriyoruz. Çünkü kanser, polip zemininde gelişir ve bir polibin kansere dönüşüm süreci 5-10 yıldır.

GENÇLERDE DE YAYGIN

Kolon konserinin yaşamı tehdit eden bir kanser türü olmakla birlikte erken tanı konduğunda tedaviden yüz güldürücü sonuçlara ulaşılabilmektedir. Elbette asıl önemli konu hastalık ortaya çıkmadan önlemektir. Hastalarımız kolon kanseri olmadan, polip aşamasındayken polipleri tamamen çıkararak kansere ilerlemesini engelliyoruz. Kanser oluşmuşsa da erken aşamada yakalamak bizim için çok önemli. Erken yakalandığında kolonoskopi ile lezyonu tam olarak çıkarmak mümkün olabilmekte. Kolon kanserinin dünyada sıklığı çok fazla ve giderek genç nüfusta görüyoruz. 40’lı yaşlardan itibaren bu hastalığı görebildiğimiz için artık taramalara erken başlamamız gerektiğini düşünüyoruz.

İŞTE TARAMA İÇİN EN İDEAL METOD

Bağırsaklardaki polipler kolonoskopi ile temizlenirse kolon kanseri ihtimali de sıfırlanır. Eğer hiçbir risk faktörünüz yoksa bile kolonoskopik taramalara 45 yaşında başlamalısınız. Tarama için ideal metot, altın standart kolonoskopidir. Kolon kanseri taraması için kullandığım ız ‘gaitada (dışkıda) gizli kan’ gibi bazı testlerimiz olsa da kesin sonucu ancak kolonoskopi veriyor. Örneğin gaitada gizli kan testi sonucu pozitif gelirse zaten kolonoskopi yapmak şarttır. Gaitada gizli kan testi negatif ise (ki bu 3 dışkı örneğinde de negatif olmalıdır), yine de bizim güvenli bir alanda olduğumuzun garantisi değildir. Çok hassas bir test değildir, poliplerde doğruluğu çok düşüktür. İnsanlar zaman zaman düzenli sağlık kontrollerini yaptırıp bir sorun görmediklerinde, “kan testlerim temiz, bağırsak alışkanlığım gayet düzenli neden kolonoskopi olayım ki?” düşünebilir. Oysa bağırsaklarda bulunan polipler belirti vermez. Kalın bağırsakların sağlıklı olduğunu söylemenin tek yolu kolonoskopidir. Eğer kolonoskopiniz tertemiz hiçbir polip, lezyon yoksa 10 yıl garanti altında olursunuz, tekrar yapılmasına gerek yoktur. Ancak bu işlemin iyi standartlarda uygulanması, bağırsak temizliğinin yeterli olması ve gastroenterolog tarafından yapılması idealdir.”

ERKEN EVREDE TEDAVİ EDİLEBİLİR

Toplum genelindeki araştırmalara bakacak olursak kolon kanserinin yaklaşık yüzde 20’si 40-50 yaşa gelmiş durumda. Yani hastaları artık genç yaşta yakalıyoruz. Biz de genç yaşta kolon kanseri tanısı koyduğumuzda çok üzülüyoruz, erken safhada yakalarsak üzüntümüz bir nebze azalıyor. Ancak geç evrede saptadığımız hastalar için keşke daha önceden hastaneye başvursaydı, taramalarını yaptırsaydı diye hayıflanıyoruz. Çünkü erken evre tümörlerde tedavi ile normale yakın bir yaşam süresi mümkün.

DÜZENLİ EGZERSİZ KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR

Ailesinde tümör olanlarda, iltihabi bağırsak hastalığı dediğimiz kolit hastalığı olanlarda, Crohn hastalığı olup da düzgün tedavi almayan kişilerde giderek ihtimalin arttığını görüyoruz. Yoğun alkol, sigara tüketimi, yoğun et tüketimi ve işlenmiş et tüketimi olan insanlarda kolon kanseri riski artıyor. Dolayısıyla kolon kanseri olmamak için neler yapabiliriz diye baktığımızda öncelikle bu alışkanlıklardan uzak durmakla başlamak gerekli. Bunun yanında düzenli olarak egzersiz yapan kişilerde kolon kanseri riskinin azaldığını görüyoruz. Akdeniz tipi beslenenlerde yani bol sebze, meyve tüketenlerde kolon kanseri ihtimali azalıyor. Bunlara dikkat edersek uzun ve sağlıklı yaşayabiliriz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-tehlike/feed/ 0