Kolon – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 11 Jun 2024 21:46:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 51 kişi öldüğü Furkan Apartmanı’yla ilgili yeni bilirkişi raporu https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/ https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:46:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8155 Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Gaziantep’in Nizip ilçesinde yalnızca Furkan Apartmanı yıkılmıştı. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar Eyüp Öğüt, Faik Öğüt, Nejdet Alpay, Yılmaz Şahin Yurtyapan, tutuksuz sanıklar Abdullah Devrim Sever, Hasan Hüseyin Sever hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Son duruşmada mahkeme, firari sanıklar ve binanın müteahhitleri Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılmasına karar vermişti. Mahkeme, ayrıca bilirkişi raporunun yetersizliği nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden yeni bilirkişi raporu talep etmişti. 

ASLİ VE TALİ KUSURLULAR…

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin 7 kişilik akademisyen heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; ”Statik Proje Müellifi’nin, Yapım Sorumlusu Müteahhidin, Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS), Fenni Mesul, Şantiye Şefi’nin, Projesiz ve ruhsatsız olarak yapılan teras kat ilavesi ile zemin ve asma katlarda yapılan tadilat ve değişikliklerden sorumlu olan kişi veya kişilerin, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişilerin asli kusurlu olduğu” kaydedildi. Raporda, belediyenin yapı kontrol ile diğer ilgili birimlerin tali kusurlu olduğu belirtildi.

ZEMİN ETÜT RAPORU YOKMUŞ!

Bilirkişi raporunda, ”Furkan Apartmanı’nın proje aşamasında zemin raporunun olmadığı, statik proje içeriğinin yeterli olmadığı, temel boyutlarının yetersizliği, temel zemin emniyet gerilmesi yetersizliği ve kolon donatı alanı yetersizliğinin tespit edildiği” belirtildi. Raporda, apartmanın yapım aşamasında ise rölöve ve projedeki taşıyıcı sistem eleman sayısı ve boyut uyumsuzluğu ve donatı detaylandırması yetersizliğine işaret edildi. Ayrıca, Furkan Apartmanı’nın iş bitim aşamasında da proje ile uygulama arasında farklılık olduğuna vurgu yapıldı.

KOLONLAR KESİLMİŞ!

Raporda, şu tespitler yer aldı:

”Dosya kapsamında heyete gönderilen bütün raporlar ve kanıtları dikkate alındığında; taşıyıcı sistem elemanlarının bazılarının inşasında statik projeye göre kesit ve yerleşim aksı farklılıklarının olduğu, binanın taşıyıcı sistem elemanlarının inşasında donatı detaylandırma (entriye sıklaştırması, kanca, gönye vb.) yetersizliklerin olduğu kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamındaki heyete gönderilen bütün raporlar dikkate alındığında, binanın inşası tamamlandıktan ve kullanıma başlandıktan sonra zemin, asma ve teras katlarda projesiz ve izinsiz bir şekilde eklentilerin yapıldığı tespit edilmiştir. Heyete gelen bütün raporlar ve kanıtları ortak bir şekilde değerlendirildiğinde, S11 kolonunun bina inşası tamamlandıktan sonra kesildiği, bodrum katta bulunan S4A ve S5A kolonların inşa edilmediği, bu kolonların yan kısımlarında bulunan S3A ve S4A kolonlarının ise kaydırılarak inşa edildiği değerlendirilmiştir.”

“BİR ADET KOLONUN KESİLDİĞİ AÇIKKEN…”

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan mağdurların avukatı Mehmet Aykut Başderici, “Sürecin başından itibaren kusur durumu belli olmayan sanıklar hakkında en azından yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol talebimiz reddedildiği için şu anda sanıkların savunması mahkemece alınamamakta. Savunması alınmayan sanıklarla ilgili cezalandırmaya yönelik hüküm verilemeyeceği için kuvvetle muhtemeldir ki yakalama emri olanların dosyası tefrik edilecek ve diğer savunması alınanlarla ilgili karar verilecektir. Ancak firari kişilerin savunmasının alınmadan da diğer sanıklar hakkında hakkında karar verilmesinin uygun olmadığını düşünüyoruz.” dedi.

Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı’nda kolon kesen kişilere karşı “olası kast ile adam öldürme suçu”na yönelik iddianame düzenlendiğini hatırlatan Başderici, “Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporlarında Furkan Apartmanı’nda bir adet kolunun kesildiği açık bir şekilde meydanda iken bilinçli taksirle adam öldürmeye yönelik cezalandırma istemek bizce usul ve yasaya aykırı olacak.” diye konuştu.

Davanın bir sonraki duruşması 26 Nisan’da görülecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/feed/ 0
Bağırsaklardaki gizli tehlike https://www.foxhaber.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-tehlike/ https://www.foxhaber.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-tehlike/#respond Sun, 19 May 2024 21:57:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7481 Kalın bağırsak kanseri olarak da bilinen kolon kanseri toplumda sık görülen kanser türlerinden biri. Her iki cinsiyette de dünya genelinde görülme sıklığı üçüncü sırada olan bu tür aynı zamanda kanser ölümlerinin de en sık üçüncü sebebi.

Toplum açısından bu denli önemli olan kolon kanserinden düzenli kontrol ve taramalarla korunmanın mümkün olduğunu hatırlatan İç Hastalıkları, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Meltem Ergün, hastalığın görülme sıklığında artış olduğunu hatta hastalığın daha genç yaşlarda görülmeye başladığını ifade ederek, şu bilgileri paylaştı:

ANNE YA DA BABASINDA KOLON KANSERİ OLANLAR DİKKAT!

Özellikle annesinde, babasında ya da teyzesi, halası, amcası gibi ikinci derece akrabalarında kolon kanseri öyküsü olanların taramalarına daha erken yaşta başlamalıyız. Çünkü genetik faktörler kolon kanserinin gelişmesinde önemli bir risk faktörünü oluşturmaktadır. Ailede bir kolon kanseri varsa örneğin baba 45 yaşında kolon kanseri olmuşsa, hastalığın ortaya çıktığı yaştan 10 yıl çıkartarak kişinin 35 yaşında taramaya başlamasını öneriyoruz. Çünkü kanser, polip zemininde gelişir ve bir polibin kansere dönüşüm süreci 5-10 yıldır.

GENÇLERDE DE YAYGIN

Kolon konserinin yaşamı tehdit eden bir kanser türü olmakla birlikte erken tanı konduğunda tedaviden yüz güldürücü sonuçlara ulaşılabilmektedir. Elbette asıl önemli konu hastalık ortaya çıkmadan önlemektir. Hastalarımız kolon kanseri olmadan, polip aşamasındayken polipleri tamamen çıkararak kansere ilerlemesini engelliyoruz. Kanser oluşmuşsa da erken aşamada yakalamak bizim için çok önemli. Erken yakalandığında kolonoskopi ile lezyonu tam olarak çıkarmak mümkün olabilmekte. Kolon kanserinin dünyada sıklığı çok fazla ve giderek genç nüfusta görüyoruz. 40’lı yaşlardan itibaren bu hastalığı görebildiğimiz için artık taramalara erken başlamamız gerektiğini düşünüyoruz.

İŞTE TARAMA İÇİN EN İDEAL METOD

Bağırsaklardaki polipler kolonoskopi ile temizlenirse kolon kanseri ihtimali de sıfırlanır. Eğer hiçbir risk faktörünüz yoksa bile kolonoskopik taramalara 45 yaşında başlamalısınız. Tarama için ideal metot, altın standart kolonoskopidir. Kolon kanseri taraması için kullandığım ız ‘gaitada (dışkıda) gizli kan’ gibi bazı testlerimiz olsa da kesin sonucu ancak kolonoskopi veriyor. Örneğin gaitada gizli kan testi sonucu pozitif gelirse zaten kolonoskopi yapmak şarttır. Gaitada gizli kan testi negatif ise (ki bu 3 dışkı örneğinde de negatif olmalıdır), yine de bizim güvenli bir alanda olduğumuzun garantisi değildir. Çok hassas bir test değildir, poliplerde doğruluğu çok düşüktür. İnsanlar zaman zaman düzenli sağlık kontrollerini yaptırıp bir sorun görmediklerinde, “kan testlerim temiz, bağırsak alışkanlığım gayet düzenli neden kolonoskopi olayım ki?” düşünebilir. Oysa bağırsaklarda bulunan polipler belirti vermez. Kalın bağırsakların sağlıklı olduğunu söylemenin tek yolu kolonoskopidir. Eğer kolonoskopiniz tertemiz hiçbir polip, lezyon yoksa 10 yıl garanti altında olursunuz, tekrar yapılmasına gerek yoktur. Ancak bu işlemin iyi standartlarda uygulanması, bağırsak temizliğinin yeterli olması ve gastroenterolog tarafından yapılması idealdir.”

ERKEN EVREDE TEDAVİ EDİLEBİLİR

Toplum genelindeki araştırmalara bakacak olursak kolon kanserinin yaklaşık yüzde 20’si 40-50 yaşa gelmiş durumda. Yani hastaları artık genç yaşta yakalıyoruz. Biz de genç yaşta kolon kanseri tanısı koyduğumuzda çok üzülüyoruz, erken safhada yakalarsak üzüntümüz bir nebze azalıyor. Ancak geç evrede saptadığımız hastalar için keşke daha önceden hastaneye başvursaydı, taramalarını yaptırsaydı diye hayıflanıyoruz. Çünkü erken evre tümörlerde tedavi ile normale yakın bir yaşam süresi mümkün.

DÜZENLİ EGZERSİZ KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR

Ailesinde tümör olanlarda, iltihabi bağırsak hastalığı dediğimiz kolit hastalığı olanlarda, Crohn hastalığı olup da düzgün tedavi almayan kişilerde giderek ihtimalin arttığını görüyoruz. Yoğun alkol, sigara tüketimi, yoğun et tüketimi ve işlenmiş et tüketimi olan insanlarda kolon kanseri riski artıyor. Dolayısıyla kolon kanseri olmamak için neler yapabiliriz diye baktığımızda öncelikle bu alışkanlıklardan uzak durmakla başlamak gerekli. Bunun yanında düzenli olarak egzersiz yapan kişilerde kolon kanseri riskinin azaldığını görüyoruz. Akdeniz tipi beslenenlerde yani bol sebze, meyve tüketenlerde kolon kanseri ihtimali azalıyor. Bunlara dikkat edersek uzun ve sağlıklı yaşayabiliriz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bagirsaklardaki-gizli-tehlike/feed/ 0
Uzmanlardan kolon kanseri uyarısı… 50 yaş altında daha da çok görülecek https://www.foxhaber.com.tr/uzmanlardan-kolon-kanseri-uyarisi-50-yas-altinda-daha-da-cok-gorulecek/ https://www.foxhaber.com.tr/uzmanlardan-kolon-kanseri-uyarisi-50-yas-altinda-daha-da-cok-gorulecek/#respond Fri, 03 May 2024 21:03:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6865 Hazırlanan yeni raporlar ve yapılan araştırmalar son günlerde uzmanların birbiri ardına endişe verici açıklamalar yapmasına neden oluyor. Kanserin görüldüğü yaş aralığının değişikliğe uğraması ve 50 yaş altında vaka sayısının artış göstermesi bilim insanlarını alarma geçirdi.

Amerikan Kanser Derneği tarafından ocak ayında yayınlanan bir raporda kanserin, 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülme sıklığı azalsa bile, 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarındaki insanlar arasında kolorektal kanser oranlarının hızla arttığını öne sürüldü.

50 YAŞ ALTINDAKİ ERKEKLERDE KANSERDEN ÖLÜMLERİN SEBEBİ

Gastrointestinal Kanserler Merkezi’nin eş direktörü ve aynı zamanda Yale Kanser Merkezi’nde tıbbi onkolog olan Dr. Michael Cecchini, “Ne yazık ki her yıl daha büyük bir sorun haline geliyor” dedi. Cecchini, ayrıca sözlerine erken başlangıçlı kolorektal kanserlerin 1990’ların ortasından bu yana yılda yaklaşık yüzde 2 oranında arttığını ekledi: “Bu artış, kolorektal kanseri, Amerika Birleşik Devletleri’nde 50 yaşın altındaki erkeklerde kanserden ölümlerin en büyük nedeni ve 50 yaşın altındaki kadınlarda kanserden ölümlerin ikinci önde gelen nedeni haline getirdi.”

GENÇ OLDUĞU İÇİN TARAMA YAPILMADI

ABD’nin çok okunan gazetelerinden New York Times’ın hazırladığı haberde; 30’lu yaşlarında kolon kanserine yakalanan Marisa Peters, hastalığın nasıl teşhis edildiğini anlatıyor. Peters, aslında yıllardır tuvalete gittikten sonra tuvalet kağıdında kan, dışkısında değişiklikler ve kaka yapma dürtüsünü kontrol etmekte zorluk gibi semptomları yaşadığını belirtiyor.

Ama 30’lu yaşlarındaydı, sağlıklıydı ve fiziksel olarak aktifti. Herhangi bir karın ağrısı yoktu ve doktorlar bu semptomları hemoroit veya ilk oğlunun doğumundan sonra normal doğum sonrası değişiklikler olarak değerlendirdi. Peters, üçüncü çocuğunu doğurduktan ve dışkı kıvamında değişikliklerle birlikte rektum kanamasının kötüleştiğini gördükten sonra 2021’de bir gastroenterologu ziyaret ettiğinde, acil kolonoskopi yapıldı ve kolorektal kanser olduğu ortaya çıktı.

Belirtilerinin ilk ortaya çıkışının üzerinden dört ya da beş yıl geçmişti. Ancak Peters, yine de bir kanser teşhisi beklemiyordu.

Peters gibi genç yaşta kolon kanserine yakalanan vaka sayılarındaki trajik artış üzerine bilim insanları özellikle gençlerde kolorektal kanserin neden arttığı üzerine odaklandı.

RUTİN TARAMALAR İÇİN ÖNERİLEMEYECEK KADAR GENÇLER

Kolon ve rektum kanserleri pek çok benzerliğe sahip ve genellikle kolorektal kanser adı verilen tek bir kategoride toplanır. Ancak çalışmalar, teşhislerdeki artışın temel olarak rektal kanserlerdeki ve kolonun sol veya distal tarafında, rektumun yakınında bulunan kanserlerdeki artıştan kaynaklandığını gösteriyor.

UTHealth Houston’da doçent ve kanser araştırmacısı olan Caitlin Murphy, “Bu belki de neler olup bittiğini anlamak için önemli bir ipucu sağlayabilir” diyor.

Dr. Murphy, genç insanlarda kolorektal kanserlerin daha agresif olma eğiliminde olduğunu ve sıklıkla daha ileri bir aşamada bulunduğunu söylüyor. Ancak erken başlangıçlı kolorektal kanserden etkilenen insanların çoğu, rutin kanser taramaları için önerilemeyecek kadar genç.

Amerikan Kanser Derneği geçen yıl, 2023 yılında ABD’de yaklaşık 153 bin yeni teşhis konulacağını ve bunların 19.550’sinin 50 yaşın altındaki kişilerde olacağını öngörmüştü. Ancak 1990 civarında doğan kuşağının kolon kanseri riski şu anda bu bölgede doğan insanlarla karşılaştırıldığında iki kat daha fazla.

GENETİK HER ŞEYİ AÇIKLAMIYOR

Kanser normalden daha genç yaşta tespit edildiğinde, doktorlar genellikle bunun sorumlusunun genetik mutasyonlar olabileceğinden şüphelenir. Bazı moleküler çalışmalar, erken başlangıçlı kolorektal kanserlerdeki tümörlerin, yaşlı yetişkinlerdeki tümörlerle karşılaştırıldığında kanseri tetikleyen farklı mutasyonlara sahip olduğunu ileri sürüyor.

Dr. Cecchini, kolorektal kansere (hatta kanser öncesi polipe) sahip birinci derece bir akrabaya sahip olmanın riski artırabileceğini söylüyor. Ancak genetik değişikliklerin her şeyi açıklamadığını da belirtiyor.

Bazı araştırmalar, yaşam tarzı ve beslenme değişikliklerinin hem gençlerde hem de yaşlı yetişkinlerde artan kolorektal kanser oranlarıyla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Yeni nesiller daha fazla kırmızı et, aşırı işlenmiş gıdalar ve şekerli içecekler tüketiyor ve daha sık alkol alırken; 1992 ile 1998 yılları arasında sigara içimi de arttı ve fiziksel aktivite de yıllardır azalıyor. Tüm bu faktörler de kanser riskiyle ilişkilendiriliyor.

İLAÇLAR İNCELEME ALTINDA

Uzmanlar, erken başlangıçlı kanserin başka çevresel etkenlerinin olup olmadığını araştırıyor. Örneğin, bazı küçük çalışmalar erken yaşta kolorektal kansere yakalanan kişilerin bağırsaklarında “iyi” ve “kötü” bakteriler arasında dengesizlik olduğu fikrine işaret ediyor.

Araştırmacılar bağırsak mikrobiyomunu değiştirebilen antibiyotik kullanımını, ağrı kesici olarak kullanılan steroid olmayan antiinflamatuar ilaçları, mide asidi sorunlarına karşı kullanılan proton pompası inhibitörlerini ve bağırsak yoluyla emilebilecek çeşitli psikiyatrik ilaçları da inceliyorlar.

Ayrıca bazı uzmanlar çevredeki toksik kimyasallara maruz kalmanın da sorumlu olabileceğine inanıyor. Örneğin, Dr. Murphy, uzun yıllar boyunca kolorektal kanser teşhis oranlarının Hispanik olmayan siyahiler arasında en yüksek düzeyde olduğunu, ancak araştırmaların bu kanserlerin 1990’larda ve 2000’lerin başında İspanyol olmayan beyaz insanlar arasında da daha fazla arttığını gösterdiğini söyledi.

Kanserdeki artışta coğrafi eşitsizlikler de oldukça etkili; uzmanlar Mississippi Nehri kıyısındaki şehir ve kasabalarda, Güneydoğu eyaletlerinde ve Appalachia’da daha fazla vakanın ortaya çıktığını görüyor. Bu durum arsenik, krom ve nikel gibi elementlere mesleki maruziyetle açıklanabilir. Bu elementler, söz konusu bölgelerde kömür üretiminde, kimya tesislerinde ve diğer endüstrilerde sıklıkla kullanılıyor.

Dr. Murphy, kanserin pek çok etkenle açıklanabileceğini belirtiyor: “Her şeyi açıklayacak tek bir silahın olacağını sanmıyorum. Bu bir sürü şeye bağlı.”

RİSK ALTINDA MISINIZ? NELER YAPABİLİRSİNİZ?

Kolon Kanseri Koalisyonu, kolorektal kanser konusundan dikkatli olmak için bazı önerilerde bulunuyor. Örneğin ailede birinci dereceden akrabada kolon veya rektum kanseri teşhisi varsa (ya da ailenin sağlık geçmişi hakkında bir bilgiye sahip değilken) açıklanamayan karın ağrısı, dışkıda değişiklikler gibi sorunlar yaşanıyorsa bir doktorla konuşup test yaptırmayı öneriyor.

Dr. Cercek, dışkıdaki DNA yoluyla kolorektal kanserlerin yüzde 92’sini tespit edebilen bir ev testinin de mevcut olduğunu, ancak kanser öncesi polipleri tespit etmede daha az hassas olduğunu ve herhangi bir dokuyu çıkarmak için kullanılamayacağını da belirtiyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uzmanlardan-kolon-kanseri-uyarisi-50-yas-altinda-daha-da-cok-gorulecek/feed/ 0
Depremde 35 kişiye mezar olmuştu… Acılı anne isyan etti https://www.foxhaber.com.tr/depremde-35-kisiye-mezar-olmustu-acili-anne-isyan-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/depremde-35-kisiye-mezar-olmustu-acili-anne-isyan-etti/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:24:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4706 Kahramanmaraş’ta zemin katında bulunan pastanedeki 40 santimetre çapında kolon kesildiği tespit edilen ve depremin ilk saniyelerinde yıkılarak 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı ile ilgili pastane işletmecileri firari Sami Kervancıoğlu (58) ve Mustafa Pekel (48) ile pastanenin tutuklu iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı’nın (52) ‘Olası kastla kasten öldürme ve yaralama’ suçlarından 876 yıl 6’şar aya kadar, tutuklu fenni mesul Mehmet Tekin’in (60) ve tutuksuz müteahhit Yakup Aktaş’ın (82) ‘Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22,5 yıl hapis istemiyle yargılandığı davanın görülmesine başlandı.

Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mehmet Tekin, tutuksuz sanık Yakup Aktaş, ölenlerin yakınları ile tarafların avukatları katıldı.

Diğer sanık Ertan Danacı ise duruşma salonuna tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS sistemiyle bağlandı.

‘SÖKÜM, KIRIM VE MOLOZ ATIM İŞLERİNİN İŞVERENE AİTTİR’

Duruşma, Danacı’nın savunmasıyla başladı.

Suçlamaları kabul etmeyen ve haksız yere cezaevinde olduğunu belirten Ertan Danacı, tahliyesini talep etti.

Adalet beklediğini ifade eden Danacı, “Haksız yere suçlanıyorum. Ben iç mekan tasarımcıyım, kabası yapılmış veya mevcutta kullanımda olan binaların iç dekorasyon işleri yaparım ama inşaatla işim yoktur. Ezgi Apartmanı’nda da Kervan Pastanesi ile yaptığım sözleşme kapsamında sadece dekorasyon işi yaptım. Dosyada da yer alan sözleşmeye göre işin söküm, kırım ve moloz atım işlerinin işverene ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Ben kırım ve söküm işleri tamamlandıktan sonra işe başladım ve sadece kendi işimi yaptım. Sözleşmede belirtilen işleri yaparak paramı aldım. 172 gündür tutukluyum ve adalet bekliyorum” dedi.

‘8 TANE 20’LİK DEMİR HANGİ KOLONDA VAR?’

Fenni mesul Mehmet Tekin ise savunmasını proje ve görseller üzerinden yaptı.

Bilirkişi raporlarının masa başında hazırlandığını, hem binanın sağlam olduğunu hem de projede herhangi bir hata bulunmadığını ifade eden Tekin, şunları söyledi:

-O raporları veren öğretim üyelerinin bilgilerine de şaşıyorum. Binanın 1975 yönetmeliğine göre yapıldığını kabul ediyorlar ama 2018’e göre değerlendiriyorlar.

-Hazır beton dökülmüş içerisinde halen kağıt parçası falan olduğundan bahsediliyor. Kendilerine profesör denilen şahısların masa başında yazdıkları raporları dinleyerek bu hale geldik. Raporlar mühendislik içermiyor. Burada bir kolon var ve bu kolon kaldırılmış, bunun artık lamı cimi yok.

-Önce ‘projede kolon yok’ dediler. Daha sonra dediler ki ‘bu yapılmamış’ ve hangi bilgiyle, tecrübeyle ‘bu kolonun kesilmesi bir şey ifade etmez’ diyebiliyorsunuz. Bir sandalye düşünün ve ayağının biri kırık.

-O sandalyeye oturduğunuz zaman devrilirsiniz ve fizik kurallarına göre de ayağı kırık olan tarafa devrilirsiniz.

-Biz burada binanın hasar gören yerini tespit ediyoruz ama biz hala binanın niye yıkıldığını tartışıyoruz. K105 ve K106 kirişleri, uzunluğu yaklaşık 5.9 metre ve 2 metre civarında.

-Kolonun görevi yükü sıfırlamak. Bunu kestiğiniz takdirde yaklaşık 60 tonluk yük kendisini nasıl sıfırlayacak. Binanın yıkılış yönü belli. Bütün döşemeleri kiriş taşıyor ve lütfen ‘o kolonun bir fonksiyonu yok’ demeyin. Bu kolona ‘süs kolonu’ diyorlar.

-Allah aşkına 8 tane 20’lik demir hangi kolonda var? 20’lik demirleri niye yerleştirmişler, taşıma kolonu olduğu için yerleştirmişler. Statik halde her şey dengesinde durur ama en ufak bir etki de harekete geçer. Bu burada durur, 15 yıl bile durur ama en ufak bir sarsıntıda devrilir.

“PERDE BETON DUVARI KIRARAK DÜKKANLARI BİRLEŞTİRDİLER’

Binanın müteahhidi Yakup Aktaş da suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Bugüne kadar yaptığı binalardan 2’sinin yıkıldığını ve 2’sinin de yıkılma sebebinin kolon kesilmesinden kaynaklı olduğunu ifade eden Aktaş, binada kullandığı malzemenin kalitesiz ve malzemeden çaldığı iddialarının asılsız olduğunu savundu.

Binanın yapıldığı tarihte hazır beton ve nervürlü demir kullanımın mecburi olmadığını ancak binayı sağlam yapma adına inşaatta hem hazır beton hem de nervürlü demir kullandığını belirten Yakup Aktaş, şöyle konuştu:

-Malzeme çalmam, hayatımda çalmadım. 4 sefer vergi rekortmeni olmuşum. Vergiden kaçırmayan adam malzemeden çalar mı? Ben malzeme çalmam, eksik malzeme kullanmam. Hırsızlık benim şanıma yakışmaz.

-Kervan Pastanesi 2 büroydu, aradaki taşıyıcı perde beton duvarı kırarak dükkanları birleştirdiler. Ben bütün binaya hazır beton kullandım.

-Ben hırsız değilim, sizin karşınıza bu suçla gelmek benim için züldür sayın başkanım. ‘kaçak kat’ dedikleri yer asansör dairesidir. Kervan Pastanesi asfalta kadar çıkma yapmış, ben enayi miyim, asfalta kadar çıkma yapmasını bilmiyor muydum?

-Statiği ile oynanmayan hiçbir binam yıkılmadı. Hatta ‘Maraş yıkılsa bu bina yıkılmaz’ diyordum. O kolonun statik projede kesildiğine dair bilirkişi raporunda da var.

-Perdeyi ben kesmedim. Ben teslim ettikten sonra çivi çakmadım o inşaata. Binayı teslim ettiğimde kolon mevcuttu. Taşıyıcı kolon bu.

‘TADİLATTAN SONRA O KOLONU GÖRMEDİM’

Daha sonra binada ölenlerin yakınları dinlendi. Depremde eşini kaybeden Ezgi Apartmanı’nın görevlisi Mulla Kenger, binadan oğlu ve kendisi dışında sağ çıkan kimsenin olmadığını söyledi.

1999’da binada görevli olarak işe başladığını ve bu nedenle binada yapılan hemen hemen her işlemi bildiğini kaydeden Kenger, “Zemin önce boyacı dükkanıydı ve o zaman kolon vardı. Ancak 2017’de Kervan Pastanesi’nin yaptığı geniş çaplı tadilattan sonra o kolonu görmedim. Ayrıca tablayı, kirişi kırıp merdiven yaptılar” dedi.

Mulla Kenger’in oğlu Muhammed Emin Kenger ise Kervan Pastanesi’nin kolonu kestiğini, bunun dışında 8 farklı bölgede perde betonda irili ufaklı delikler açtığına da bizzat şahit olduğunu söyledi. Duruşmaya katılan Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Avukat Ercan Demir ile Kahramanmaraş Baro Başkanı Avukat Muhammed Burak Gül de davaya müdahil olma talebinde bulundu.

12 saat sonunda mahkeme heyeti, duruşmaya sabah devam edilmesine karar verip, Demir ve Gül’ün müdahillik talebini de reddetti.

‘”SUÇLULAR ADALETE HESAP VERECEK’

Enkazda 12 gün delil nöbeti tutarak kesilen kolonun yerini tespit edip, Cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyetine gösteren Nurgül Göksu ise duruşmaya binada ölen avukat oğlu Ahmet Can Zabun’un cübbesiyle geldi.

Oğlunu, gelinini ve torununu elleriyle toprağa verdikten sonra onlara söz verdiğini belirten Göksu, şunları söyledi:

‘ANNE VE BABASI VEFAT EDENE ‘YETİM-ÖKSÜZ’ DENİR, PEKİ EVLADINI KAYBEDEN ANNEYE NE DENİR?’

-Ezgi Apartmanı’nda 3 evladımı kaybettim. 3 evladımı kaybettiğim gün, onları toprağa verdiğim gün 13 Şubat’ta bir söz vermiştim, kendi kendime bir yemin etmiştim.

-Çocuklarımın ölümüne sebep olanların bulunup yargılanıncaya kadar bu davanın peşini bırakmayacağımı söylemiştim. Bırakmayacağım da, sonuna kadar mücadele edeceğim.

-Bugün, 172 gündür Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel firariler. Keşke bugün onlar olsalardı da burada ‘Çocuklarımın ölümüne sebep oldunuz, benim çocuklarımı siz öldürdünüz’ diyebilseydim. Ama yoklar. Yani insan hayatının bu kadar ucuz olmadığını bu davada herkes öğrenecek.

-İnsanların ölümüne sebep olup da hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeyeceğini bu anne sonuna kadar mücadele ederek ispatlayacak.

-Yargıya güveniyorum, hukuka güveniyorum. Kolon kesmek, kiriş kesmek, perde duvarları kesmek, bir binanın altını oymak ve orada hayatını kaybeden 35 kişinin ölümüne sebep olmak bu kadar kolay değil. Artık yakalansınlar istiyorum.

-Yani İçişleri Bakanlığı’na buradan sesleniyorum, bu insanlara bir ekip kurulup, bir an önce bulunup ve yargılanmalarını istiyorum.

-Bir evlat kolay yetişmiyor. Annesi, babası vefat etmiş insanlara ‘Öksüz’ derler, ‘Yetim’ derler. Peki, evladını kaybetmiş, bir anneye ne derler? Ben sadece bunu soruyorum, evladını kaybetmiş bir anneye ne derler?

-Ben adalet istiyorum ve çocuklarımın ölümüne sebep olanlar bulununcaya kadar bu davanın peşini bırakmayacağım. Bu insanlar yargılanacaklar, kimse hesap verecek.

*Bu, benim oğlumun cübbesi. Bu cübbe 1 yıldan bu yana askıda duruyor 1 yılı da geçti. Benim oğlumun cübbesi askıda dururken ‘Adalet askıda kalmasın’ diyorum. Benim istediğim tek şey adalet.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremde-35-kisiye-mezar-olmustu-acili-anne-isyan-etti/feed/ 0
Kolon kesen bina sahiplerine ‘olası kasıt’tan 850 yıl istendi https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/#respond Tue, 13 Feb 2024 21:06:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3329 Hatay’da 6 Şubat 2023’teki ilk depremde 34 kişinin yaşamını yitirdiği Bedi Uçar Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin kolon kestikleri iddia edilen binanın sahibi 3 kardeş hakkında 34 kez “olası kastla öldürme” suçundan 850 yıla kadar, diğer 4 sanık için de “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Merkez Antakya ilçesi Güzelburç Mahallesi Uğur Mumcu Bulvarı’ndaki 6 katlı Bedi Uçar Apartmanı’nın 6 Şubat 2023’teki ilk depremde yıkılması ve 34 kişinin enkazda yaşamını yitirmesiyle ilgili Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma tamamlandı.

ÇEVRESİNDEKİ BİNALAR YIKILMADI

Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, binanın sahibi 3 kardeş F.U, O.U. ve S.U. hakkında 34 kez “olası kastla öldürme” suçundan 850 yıla kadar, binanın sorumlu müteahhidi H.F, yapı denetim firmasının ortağı ve statik yapı denetçisi N.A, yapı denetim firması yetkilisi N.G. ve etüt sorumlusu N.T. için ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, sanıkların binanın yıkımını “kötü zemin ve ivmesi büyük depreme” bağlasa da çevredeki yapılarda yıkım görülmediği belirtildi.

Tanık olarak iddianamede ifadesi yer alan Y.Ş, deprem günü saat 14.00 civarında Bedi Uçar Apartmanı’nın bulunduğu yere gittiğini ve enkazda kalanları kurtarmaya çalıştığını anlattı.

“KOLON KESTİM AMA GÜÇLENDİRDİM…”

Sanıklardan binanın sahibi O.U’nun depremin 4. günü gittiği apartmanın bulunduğu bölgede enkazda kalanların yakınları tarafından kolon kestiği iddiasıyla tepki aldığını gördüğünü vurgulayan Y.Ş, “Kendisi bana bir kaybım olup olmadığını sorduğunda ben bu binada bir insanın sağ çıkamayacağını söyledim. İnsanlar tepki göstermeye başlayınca ‘kolon kestim ancak güçlendirme yaptım’ dedi ve kaçtı. Bu beyanından dolayı da O.U’nun kolon kestiğine kanaat getirdim. Zaten başka kişilerden de O.U’nun binanın altında bulunan iş yerinde kolon kestiğini duymuştum.” ifadelerini kullandı.

İKİ KOLON KIRILDI

Binadaki dairelerden birinde depremden önce kiracı olarak yaşayan ve iddianamede tanık sıfatıyla ifadesine yer verilen M.B, birinci katı sanık O.U’dan kiraladığını kaydetti.

Kiracı olarak oturduğu birinci katın altında bir mobilya dükkanın bulunduğunu bildiren M.B, şunları anlattı:

“O.U. iş yerini genişletmek için 2022’nin 4. ayında beni oturduğum daireden çıkartmak istedi. Ben evde ikamet ederken dahi oturduğum daireye inşaat ekipleri getirerek daireyi alt kattaki dükkana nasıl birleştireceklerine dair çalışma yaptı. Beni zorla evden çıkardılar. Ben evden çıktıktan sonra da bu binada bulunan arkadaşımın yanına gelirdim. Geldiğim zaman çıkartılmış olduğum evin içerisinde tadilat çalışmaları yapılıyordu. En son gördüğümde ise benim eski oturduğum daireyle mobilya dükkanını birleştirmişlerdi. Arkadaşımın evine giderken eski oturduğum dairenin kapıları açık olduğundan bütün duvarlar ve 2 kolonun kırıldığını gördüm. Duvarlar kırıldığı ve yerine cam çekildiği için zaten dairenin içi rahatlıkla görülüyordu.”

KUSURLAR SIRALANDI

İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda ise donatı detaylandırması ve malzeme kalitesi yetersizliği anlatıldı.

Raporda, çatı katının sonradan kapatılarak mesken olarak kullanıldığı, 2008 tarihli statik hesap raporunda belirtilen 1. ve 2. normal kat yüksekliklerinin, 2005 tarihli statik hesap raporunda verilen kat yükseklikleriyle uyuşmadığı, proje ve uygulama arasında farklılıklar bulunduğu kaydedildi.

Zemin etüt raporunda belediye onayı bulunmadığı, zeminin alüvyonlu ve dere yatağında olduğu kaydedilen bilirkişi raporunda, binaya tadilat ruhsatı olmadan ilk ruhsat projesinden farklı şekilde asma kat yapıldığı bildirildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kolon-kesen-bina-sahiplerine-olasi-kasittan-850-yil-istendi/feed/ 0