Konut – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:47:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çin’den konutta teşvik hamlesi https://www.foxhaber.com.tr/cinden-konutta-tesvik-hamlesi/ https://www.foxhaber.com.tr/cinden-konutta-tesvik-hamlesi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:47:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9273 Çin’de gayrimenkul sektöründe süregelen borç problemleri ve yatırımlardaki düşüşe paralel konut fiyatlarındaki azalma devam ederken, hükümet tamamlanan fakat satılmayan konutların yerel yönetimler tarafından satın alınmasını teşvik edeceğini bildirdi. 

Ulusal İstatistik Bürosunun açıkladığı konut fiyat endeksine göre, Nisan 2024’te, ülkedeki büyük ve orta ölçekli 70 kentin 64’ünde yeni konut fiyatları, 69’unda ikinci el konut fiyatları geriledi. 

Nisanda yeni konut fiyatları ortalama yüzde 0,58, ikinci el konut fiyatları ortalama yüzde 0,94 azalırken, bu 2021’den bu yana en hızlı düşüş oldu. 

Ülkede yeni konut fiyatları 11 aydır, ikinci el konut fiyatları ise 12 aydır gerilerken, hükümetin piyasayı canlandırmak için konut satışları ve yatırımlarını artırmaya yönelik teşviklerinin beklenen etkiyi yaratmadığı gözleniyor. 
Çin Emlak Enformasyon Kurumu verilerine göre, ülkenin en büyük 100 emlak şirketinin satışları, 2024’ün ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 azaldı. 

YEREL YÖNETİMLER SATIN ALACAK 

Başbakan Yardımıcısı Hı Lifıng, biten ama teslim edilmeyen, tamamlanan fakat satılamayan konutların azaltılması için yerel yönetimlere bu konutları satın alarak uygun fiyatlı konut tedariki sağlanması çağrısında bulundu. 

Hı’nın açıklamasının hemen ardından Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Tao Ling, konut stokunun eritilmesi için 21 ulusal banka ve kreditöre, yerel yönetimlere ait gayrimenkul şirketlerine kredi olarak verilmek üzere yüzde 1,75 faizle 300 milyar yuan (41,5 milyar dolar) kaynak sağlayacağını duyurdu. 

Söz konusu “yeniden kredilendirme” mekanizmasıyla konut stokunun eritilmesi ve emlak sektöründe canlanma sağlanması umuluyor. 

Adımın 500 milyar yuanlık (69,2 milyar dolar) bir kredi hacmi yaratmasını beklediklerini ifade eden Tao, “Bu, merkezi hükümetin gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dinamiklerindeki değişime ve insanların kaliteli evlere ihtiyacına yanıt veren önemli bir adımdır.” ifadesini kullandı. 

EMLAK KREDİLERİNDE LİMİTLER KALDIRILDI

Öte yandan, Merkez Bankası ve Ulusal Mali Düzenleme İdaresi, emlak kredileri için asgari teminat bedelinin birinci el konutlarda yüzde 15, ikinci el konutlarda yüzde 25’e düşürüldüğünü açıkladı.

Merkez Bankası, ayrı bir açıklamada, emlak kredilerindeki kredi tavan limitlerinin ulusal düzeyde kaldırıldığını bildirdi. 

Banka, yerel birimlerinin şartlara göre asgari teminat bedeline karar verebileceği, öte yandan kredi kuruluşlarının piyasa şartlarına ve risklere göre kredi tavan limiti getirebileceğini belirtti. 

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE DURUM

Çin’de gayrimenkul sektörü ve konut piyasasındaki daralma, son 2 yıldır ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerin de başında yer alıyor.

Ülkede gayrimenkul yatırımları 2022’de yüzde 10, 2023’te ise yüzde 9,6 gerilemişti. Yatırımlar 2024’ün ilk 4 ayında da yüzde 9,8 azaldı. 

Hükümet, son aylarda sektörde büyümeyi teşvik için konut satışlarındaki bazı kısıtlamalarını kaldırmış, yarım kalan konut projelerine öncelikli kredi imkanları sağlanacağını duyurmuştu. 

Merkez Bankası da geçen ay emlak kredileri için referans kabul edilen 5 yıllık kredi faizi oranını yüzde 4,20’den yüzde 3,95’e çekmişti. Ancak söz konusu adımlar sektörde beklenen canlanmayı yaratamamıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinden-konutta-tesvik-hamlesi/feed/ 0
Kahramanmaraş’ta sağlam binalar da yıkılacak https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasta-saglam-binalar-da-yikilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasta-saglam-binalar-da-yikilacak/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:09:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7967 Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası kent merkezinin yeniden tasarlandığını, bu kapsamda belirlenen rezerv alanlar içerisinde kalan binaların sağlam dahi olsa yıkılacağını söyledi.

Ünlüer, 6 Şubat 2023 depremlerinin merkez üssü Kahramanmaraş’ta bir taraftan ağır hasarlı binaların yıkımının devam ettiğini, diğer taraftan da şehri yeniden inşa ettiklerini belirtti.

12 BİN BİNA YERLE BİR

7 bin 491 binanın deprem anında yıkıldığını, 4 bin 500 binanın da kamu araçları tarafından acil olarak yıkılıp enkazının kaldırıldığını belirten Ünlüer “35 bin 500 civarında binamız da ağır hasarlı olarak tespit edilip, bunların özel sektör kanalıyla yerlerinden kaldırılması çalışmaları başladı. Şu an itibarıyla ilimizde enkaz kaldırmalarda oranımız yüzde 93’tür, çok az bir kısmı kaldı. Bunlar da mahkemelik veya nitelikli yıkım gerektiren binalardır. Bunları da kısa zamanda mahkeme sonuçlarına göre kaldıracağız” diye konuştu.

Kahramanmaraş’ın bir numaralı sorunu olan konut sıkıntısını çözme adına çalışmaların devam ettiğini kaydeden Ünlüer, bu kapsamda hem yeni yerleşim yerlerine hem de yıkılan binaların yerlerine konut yapıldığını söyledi. Şehir merkezi için yeni bir plan uygulandığını ve bu plan çerçevesinde belirlenen rezerv alanlar içerisinde kalan binaların sağlam dahi olsa yıkılacağını kaydeden Ünlüer, şöyle devam etti:

“TASARIMA UYMAYAN YIKILIYOR”

– Şimdi iki şekilde konut üretiyoruz. Birincisi; önceden belirlediğimiz rezerv alanlarda şu an itibarıyla, oralarda yaklaşık 41 bin konutumuzun yapımı devam ediyor, bunların 18 bin konutunu da vatandaşlarımıza, hak sahiplerimize dağıttık ve her ay kura çekerek devam edeceğiz.

– İkincisi; kentsel tasarım ve kentsel dönüşüm dediğimiz kısımdır. Buralarda özel tasarım yapıyoruz. Birincisi, oranın yapısına göre hem mimarisini hem coğrafi durumunu hem de durumuna özel tasarımlar yapılıyor ve arada birkaç bina da bu tasarımı etkilediği için kaldırılıyor. Yoksa o binalar hasarlı olduğu için değil, o tasarıma uymadığı için yıkılıyor. O da çok sayıda değil. Zaten bunu mimarlarımız ona göre tasarlıyorlar, orada bir problem yok.

– Çok az sayıda binayı bu şekilde arkadaşlar yıkarak, bu kentsel tasarımın mantığına uygun hale getiriyorlar. Bir de bazı yerlerde yollar açılıyor, DSİ’nin kanalları açılıyor. Bunlara denk gelen binalar var. Dolayısıyla şehir yeniden tasarlanıyor. Onun için o binaların yıkılması elzem. 

YA PARA YA KONUT VERİLİYOR

Sağlam olup da rezerv alana girdiği için yıkılacak binalarda yaşayanların mülkiyet haklarının da korunacağını ifade eden Ünlüer, “Bizim burada birinci amacımız, mülkiyeti korumak. Bunun imkansız olduğu yerlerde de vatandaşa öneri getiriyoruz. Diyoruz ki; değerini kamulaştırarak parasını veriyoruz ya da rezerv alandan eş değer konut veriyoruz. Burada tamamen vatandaşımızın takdirine bırakıyoruz” diye konuştu.

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer

Kenti dirençli haline getirmek istediklerini, çalışmaların da bu çerçevede ilerlediğini belirten Ünlüer, şunları kaydetti: 

– Şu an itibarıyla bizim ilimizde, kentsel olarak düşündüğümüz il ve ilçelerimizde, 21 bin bağımsız birimi planlamış durumdayız. İlk etap olarak 10 bin bağımsız birimin şu anda yapımı devam ediyor. Bir kısmı hemen hemen ince işlere gelmiş durumda, bir kısmı da zemin iyileştirmesinde. 1-1,5 yıl içerisinde, bu 21 bin bağımsız birimi bitireceğiz. Şehir merkezini tamamen tasarlamış ve yenilemiş olacağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kahramanmarasta-saglam-binalar-da-yikilacak/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Erdoğan’a ‘kumpas’ tepkisi: Seçime 5-6 gün kala… https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-erdogana-kumpas-tepkisi-secime-5-6-gun-kala/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-erdogana-kumpas-tepkisi-secime-5-6-gun-kala/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:54:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6604 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avcılar Belediyesi Firuzköy Dönüşüm Mahallesi tanıtım programı ile Beylikdüzü Gürpınar Mahallesi’nde inşa edilen KİPTAŞ Kırlangıç Evler 1. Etap anahtar teslimi törenine katıldı.

Kırlangıç Evler’i “gerçek bir kentsel dönüşüm projesi” olarak niteleyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

*Hani ‘gerçek’ diyorlar ya bu, gerçek olan. Burada anahtar teslimine başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yıllarca o kadar çok sözde kentsel dönüşüm işi anlatıldı ki bu projenin gerçek bir kentsel dönüşüm projesi olduğunu özellikle belirtmek zorunda hissediyorum kendimi. Bu iş, bizim hayati meselemiz.

*Sözde yapılan kentsel dönüşüm, gerçekten riskli ve öncelikli alanlara değil, birileri için bol kazançlı alanlara odaklanan dönüşümdür ve İstanbul, böyle bir süreçle neredeyse 20 yıl aldatıldı. Sözde kentsel dönüşümün ne olduğunu anlamak için İstanbul’un haritasına bakmak yeterli. İnceledik, baktık.

*Bakanlık tarafından ilan edilen İstanbul’un kentsel dönüşüm alanları ile taşıdığı risk bakımından öncelikli alanları karşılaştırdık. Yani bakanlık diyor ki burası dönüşecek ama orası riskli alan değil. Yani rezerv alan ilan edilen yer, riskli alan değil ve maalesef kentsel dönüşüm bölgesi ilan edilen 69 alandan sadece 2 tanesi. Gerçekten öncelikli risk taşıyan alan. Yani Bakanlık, Allah korusun bir depremde büyük hasar ve can kaybı yaşanabilecek alanı bir kenara bıraktı, daha az riskli ama daha çok rantlı alanları kentsel dönüşüme açtı.

*Bu zihniyet, kentsel dönüşümü yapamaz. Ne hayat kurtaracak bir iş olarak görüyor kentsel dönüşümü ne de İstanbul’un ve ülkemizin bekasını güvence altına alacak bir iş olarak görüyor. Onlar için kentsel dönüşüm, sadece rant üretmekten ve bir avuç insana dağıtmaktan ibarettir, nokta. Başka bir dertleri yok.

*Tek amaçları İstanbul’a ihanet olarak tarif edilen işlerin büyük bir bölümünde insanları değil, bir avuç insanı mutlu etmek, zengin etmek, kentsel dönüşüm adı altında da bu işleri bir kalıbın altına sokmak. Bu ihanetin sorumlarından biri de hiç şüphesiz ilgili Bakanlıktır. İşte o dönemin bütününe hakim olan kişi de bugün İstanbul’a aday olarak gönderilmiştir.

*İnanın aslında İstanbul’a dönük, bundan sonraki süreçte atılmak istenen adımların gerçek niyetini açıkça ortaya koyuyor, bugün İstanbul’a o adayın gönderilmiş olması.

“BUNLAR MİLLETİ ALDATMAYA DOYMAMIŞLAR”

“Bunlar, ihanete doymamış, ranta, haksız kazanca doymamış, milleti aldatmaya doymamışlar ve aynı şeye devam etmek istiyorlar.” diyen İmamoğlu, kentsel dönüşüm diye İstanbul’un lüks konutlarla doldurulduğunu söyledi. İmamoğlu, şöyle devam etti:

*Bakırköy-Ataköy sahillerine bakın Zeytinburnu sahillerine bakın. Buraları ‘kentsel dönüşüm vitrini’ diye İstanbul’a yutturdular. Fikirtepe gibi yanlış işlere imza atanlardan, 10 bin futbol sahası büyüklüğündeki askeri alanları imara açanlardan, kentsel dönüşüm mağduru yaratanlardan bu şehre hiçbir hayır gelmez.

*Bunu en iyi siz biliyorsunuz aslında. Tabii vatandaşın sorununu çözecek, İstanbul’u kurtaracak gerçek kentsel dönüşümün onların modeliyle de yapılması mümkün değil ancak bizim halkçı, insanını düşünen, insanının cebindeki paraya göz koyan değil, insanının bütçesiyle bu dönüşüm modelini var ederek ev sahibi olmalarını sağlayan modelimizle yapılabilir.

*Bir örnek vereyim. Onların yönettiği KİPTAŞ, 25 yılda kaç yapıya çözüm buldu biliyor musunuz? Yalnızca bin 632 yapı. Onlar, 25 yılda bunu yapabildiler. Bizim yönettiğimiz KİPTAŞ’la ise 4,5 yılda 2 bin 93 bağımsız birime çözüm ürettik. Yani biz, onların 25 yılda yaptığından daha fazla işi, bu 5 yılda yaptık.

*Üstelik onlar bu yönetimlerinde, hani diyorlar ya… Hükümet de onlarındı, Büyükşehir Belediyesi de onlarındı. KİPTAŞ onlarındı. Hükümet-belediye iş birliği içinde. Biz ise, bakın bu kadar iş yapıyoruz, tek bir kamu bankasından bir kuruş bile destek görmeden bunu başarıyoruz.

*Allah’a şükür, onlardan daha çok iş ürettik. Çünkü niyetler iyi değilse hükümet ve belediyenin aynı partiden olmasının hiçbir faydası yok. Sadece ne yaparlar, biliyor musunuz? Vatandaşın zararını büyütürler. İstanbul, bu gerçeği yıllarca yaşadı. Bugün teslimine başlayacağımız Beylikdüzü Kırlangıç Evler dahil olmak üzere KİPTAŞ’ın 4,5 yılda teslim ettiğimiz toplam bağımsız birim sayısı neye ulaştı biliyor musunuz?

*10 bin 577 konuta ulaştı. Bu hafta ayrıca Pendik Arkatlı Evler’de etaplar hâlinde teslimlerimiz başlayacak. Böylece ulaşacağımız birim sayısı, 18 projede 11 bin 33 olacak. Aynı 5 yılda TOKİ ne yaptı? 2019-2024 yılları arasında yalnızca 8 bin 500 konut. Biz işimizi çok iyi yapıyoruz. Vatandaşımıza değer veriyoruz. İstanbul ve İstanbullu için çalışıyoruz. Hem de bütün engellemelere rağmen.

“DAR GELİRLİNİN MALİYETİNİN YÜZDE 60’INI BİZ KARŞILAYACAĞIZ”

İstanbul Yenileniyor uygulaması ile kentsel dönüşümde doğru modeli kurup çalıştırdıklarını anlatan İmamoğlu, şunları kaydetti:

*Önümüzdeki 5 yılda kentsel dönüşümde çok daha büyük bir atılım gerçekleştireceğiz. Bu programla, kentsel dönüşüme giren tüm riskli yapılara, sabit taksitle 2 yıl vadeli, faizsiz ödeme desteğini bizzat biz sunacağız. Dar gelirli vatandaşlarımıza ait, 50 bin riskli konutun inşaat maliyetinin yüzde 60’ını biz karşılayacağız.

*Yine bu yapılardaki dar gelirli emeklilerimizin inşaat maliyetinin yüzde 65’ini biz karşılayacağız. Riskli bina ilan edilen yapılara, Bakanlığın verdiği 5 bin 500 bin lira kira yardımı var. 5 bin 500 liraya kiralık oda bulamıyorsun İstanbul’a. Ekonomiyi perişan ettiler. Biz bu eksikliği gördük. Bunun üzerine 7 bin lira ekstra kira desteği vereceğiz,

*Büyükşehir Belediyesi olarak. Başka bir şey daha yapıyoruz. Hem ev sahiplerine vereceğiz hem de kiracılara vereceğiz. Onları da dışarıda bırakmayacağız. Dar gelirli emeklilerimize, bakanlığın kira yardımının üstüne, onlara da 9 bin lira kira desteği vereceğiz. 17 farklı noktada 12 bin yeni sosyal konut birimi üretmek adına projelerimizi hazırladık. Yeni projelerle 20 bin sosyal konutu İstanbul halkının hizmetine sunacağız.

*10 bin konutu yenileme sözü vermiştik, 12 bin konut teslim ediyoruz. Yani biz 2019’da verdiğimiz sözün 2 bin daha üstünde iş başardık. Sözümüzü tutarız biz. Önümüzdeki 5 yıl için 22 bin konutu yenileyeceğiz. Yeri, projesi, her şeyi hazır.

*İlk etapta bu 22 bin konutu dönüştüreceğiz. Allah’ın izniyle hedefimiz İstanbul’da, toplamda 50 bin konutu dönüştürerek insanlarımızı huzurlu ve güvenli yuvalarına kavuşturmak olacak. Bütün bu söylediklerimiz ince ince hesaplanmış, ölçülüp biçilmiş gerçekçi vaatlerdir. Bizim iş ahlâkımızı, sorumluluk duygumuzu, benim en iyi Beylikdüzü’ndeki hemşehrilerim, komşularım bilir. Söz verdik mi yaparız biz.

“36 AYDA YÜZDE SIFIR FAİZLE ÖDEYECEKLER”

Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduktan sonra Mehmet Çalık ile birlikte buraya özen gösterdiklerini vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:

*Kentsel dönüşümü başlatmak için KİPTAŞ’la birlikte harekete geçtik. Tabii ancak üçte ikinin kısa sürede sağlanması mümkün olmadı. Yine geldi bir kısım meczup, siyaset yapacak diye buradaki insanları aldatarak tam 17 ay geciktirdi burayı. 2022 Mart’ta buranın temelini attık. Bugün 2024 Mart. 2 senede toparladık.

*2 senede toparladığımız yerde, zamanında imza atılmış olsaydı şu anda 1-1,5 senedir burada oturuyor olurdunuz. Bu bile engellendi. Karşı çıkanlara da üzülüyorum. Çünkü onları da aldatanlar, siyaseten aldatanlar oldu ama biz diyoruz ki ‘Aldanmayın kardeşim’. Biz burada hayırlı bir iş yaptık. Ne mutlu bana.

*Yüzde 99’a ulaştıktan sonra hemen tahliye işlemleri başlatıldı. Yıkımlarını yaptık. 25 Mart 2022’de projenin temeli atıldı. 302 hak sahibi, 523 konut, 15 dükkan olmak üzere 538 bağımsız birimden oluşan Kırlangıçevler’de hak sahipleri, gördüğünüz gibi pırlanta gibi dayanıklı evlerine kavuştular.

*Ne mutlu bana. Üstelik ne olacak? Değerli hak sahipleri, buradaki borçlanma tutarlarını, evlerine oturduktan sonra 36 ay, yüzde sıfır faizle KİPTAŞ’a ödeyecek. Bakın bu gerçek kentsel dönüşüm örneğidir. Bu öyle TOKİ mağdurları gibi mağdur yaratma işi değil, 2-3 milyon deyip millete 70-80 milyona mal olacak evler satmak değildir. Milletin geleceğini köreltme işi değildir.

ERDOĞAN’A SERT SÖZLER

KİPTAŞ’ın değerli bir kurum olduğunu söyleyen İmamoğlu, “10 yıllardır oraya teftiş bile gelmedi. Ben dedim ki, ‘Arkadaşlar bir çıkartın bakalım, Ankara’dan gelip de bizi kaç kez teftiş ettiler.’ Müfettişler, soruşturmalar… Bu kardeşiniz ve ekibi 5 yılda, bugün yayınladım tabloyu, bin 17 kez soruşturulduk. Müfettişler geldi, teftişler yapıldı. Bizden önceki dönem, 5 yıl kaç defa yapılmış, biliyor musunuz, 146. Bunun da çoğu ne biliyor musunuz, rutin denetimler. Teftiş değil yani, soruşturma değil. O dönemde KİPTAŞ’a Sayıştay hiç uğramadı. Bu sefer geldi. Bu kardeşinizi 5 yıldır didik didik edip bin 17 kez soruşturacaksınız, müfettiş yollayacaksınız, hiçbir şey bulamayacaksınız, 5-6 gün kala seçime hâlâ kumpasla, yalanla, iftirayla, bakanın savcılığıyla yıkmaya çalışacaksınız. Hadi oradan. Hadi işinize bakın.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-erdogana-kumpas-tepkisi-secime-5-6-gun-kala/feed/ 0
‘Ranta, talana, kanala, Murat Kurum’a onayımız yok’ https://www.foxhaber.com.tr/ranta-talana-kanala-murat-kuruma-onayimiz-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/ranta-talana-kanala-murat-kuruma-onayimiz-yok/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:06:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6571 Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu, Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum’un “Kanal İstanbul Projesi gündemimizde değil” sözlerine ilişkin Kadıköy İskele Meydanı’nda açıklama yaptı. Açıklama sırasında “İstanbul’da yalana, talana, Murat Kurum’a izin verme” sloganları atıldı.

“İSTANBUL TARİHİ YOK OLACAK”

Açıklamada, Kanal İstanbul Projesi’nin, İstanbul’un doğasını bozacağı vurgulandı, “Bu proje İstanbul’un son tarım alanlarını, göllerini, derelerini, ormanlarını, bizimle birlikte yaşayan hayvanları, endemik bitki çeşitliliğini ve İstanbul’un tarihini yani bölgedeki binlerce yıllık kültür varlıklarını yok edecek” denildi.

“MURAT KURUM’A OY VERMEYİN”

Açıklamada, İstanbullulara “Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu olarak ilan ediyoruz: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak işlediği suçlara yenilerini eklemek isteyen Murat Kurum’a biz İstanbullular geçit vermeyeceğiz. Yeni rant ve talan politikalarına izin vermeyeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bu seçimde de ‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’ deseniz de mücadele etmeye devam edeceğiz, size ‘Kanalı yaptırmayacağız.’ İstanbul halkını yerel seçimlerde Murat Kurum’a oy vermemeye, her daim kenti ve doğayı talan eden rant projelerine karşı mücadele etmeye çağırıyoruz” çağrısında bulunuldu.

“GERÇEKLERİN GİZLİ KALMAMAK GİBİ BİR HUYU VAR”

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu adına basın açıklamasını Fatoş Osmanağaoğlu okudu. Osmanağaoğlu, şunları söyledi:

* “Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu olarak bugün bir kez daha İstanbul’un Kanal ve Yenişehir projesine ihtiyacı olmadığını, bu projenin sahiplerinin herhangi birinin de İstanbul’a faydası olmayacağını söylemek için buradayız. AKP’nin İBB başkan adayı Murat Kurum’un adaylığı açıklandığından bugüne, İstanbul halkının ezici bir çoğunluğunun karşı olduğunu bildiği ‘çılgın proje’ Kanal İstanbul Projesi ile ilgili sorulara yanıt vermediğini ya da ‘gündemimizde yok’ gibi yanıtlarla geçiştirdiğini görüyoruz. Bakanlığı döneminde ‘en önemli projesi’ olduğunu söyleyen Murat Kurum’u Ulaştırma Bakanlığı yalanlıyor. Projenin devam ettiğini, doğruluğu tartışılır olsa da yüzde 20’sinin tamamlandığını ve Çevre Düzeni Planı ve İmar Planları’na karşı açılan iptal davalarının süreçte gecikmeler yaratmasına rağmen 2028’e kadar yüzde 45’inin tamamlanmasının hedeflendiği belirtiliyor.

* Kurum’un ‘gündeminde olmayan’ ve hatta Erdoğan’a ‘başka önceliklerim var’ diyebileceğini iddia ettiği sırada Kanal İstanbul projesinin ‘kalbi’ olarak ifade edilen Arnavutköy Dursunköy’de bir projenin ihalesi daha yayımlandı. Gerçeklerin gizli kalmamak gibi bir huyu var, tıpkı Kurum’un mal varlığı beyanında unuttuğu üçüncü evi gibi. İstanbul 11. İdare Mahkemesi Murat Kurum ve Bakanlıkla aynı fikirde değil herhalde ki bu İstanbul’un ekolojik ve kentsel yıkımı anlamına gelen; Kanal İstanbul Yenişehir Rezerv Yapı Alanı 1. Etap Projesine ilişkin imar planlarını, 2’inci etabın imar planlarını ve 3’üncü etabın imar planlarını şehircilik ilke ve esaslarına, planlama tekniklerine ve hukuka uygun olmadığı için oybirliği ile iptal etti. Böylece kanalın çevresine kurulması planlanan Yenişehir’in konut inşaatları yapılacak bütün etaplarının planları iptal edilmiş oldu. Fakat bu iktidarı durduruyor mu, tabii ki hayır. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de Gebze – 3. köprü – Çatalca arasında Kuzey Ormanlarını bir kez daha boydan boya yaralayacak ve binlerce orman alanını yok edecek bir Yüksek Hızlı Tren projesinin de hazırlığı içindeler.”

“TARIM ALANLARINI, ORMANLARINI, BİNLERCE YILLIK KÜLTÜR VARLIKLARINI YOK EDECEK”

Projenin İstanbul halkını doğrudan etkileyen yıkıcı sonuçları olacağını, işçileri, emekçileri, emeklileri yani bir avuç zengin dışında yaşamını açlık sınırında ya da altında sürdürmeye çalışan milyonları etkileyeceğini belirten Osmanağaoğlu şöyle devam etti:

* “Yıllardır söylüyoruz, bu proje İstanbul’un son tarım alanlarını, göllerini, derelerini, ormanlarını, bizimle birlikte yaşayan hayvanları, endemik bitki çeşitliliğini ve İstanbul’un tarihini yani bölgedeki binlerce yıllık kültür varlıklarını yok edecek. Bir de bunun İstanbul halkını doğrudan etkileyen yıkıcı sonuçları olacak, işçileri, emekçileri, emeklileri yani bir avuç zengin dışında yaşamını açlık sınırında ya da altında sürdürmeye çalışan milyonları etkileyecek. İstanbul ciddi anlamda su sorunu olan bir kent/metropol. İSKİ’nin İstanbul su durumunu gösteren raporlarının neredeyse hergün haber manşetlerinde olduğu bir dönemdeyiz ve bu projenin katkısı ile yok edilecek göller ve orman alanları nedeniyle ve iklim değişikliğinin de doğrudan tetiklenmesi sonucunda susuzluğumuz garantilenmiş olacak ve ‘kentsel ısı adası’ etkisi tüm canlı yaşamı etkileyecek.

* Tabii bu durumdan yoksullukla, gıdasızlıkla, çocuklarının okul masrafları ile boğuşan, kiralarını ödemek dışında ellerinde yaşamak adına hiçbir şey kalmayan İstanbullular etkilenecek. Gerçekler gün gibi ortada iken Murat Kurum İstanbullulara ne vadediyor? Cevabı kendisi İBB adaylığı sitesinde vermiş ‘yeni yollar, otobanlar’. Kanal İstanbul’un, İstanbul için ilave minimum 1,5 milyon insan demek olduğunu biliyoruz. İstanbul’un ciddi bir ulaşım sorunu olduğu da hepimizin malumu, İstanbullunun bu sorununu çözecek en önemli vaat ‘toplu taşıma’ iken Murat Kurum metro projeleri yerine yol/otoban vadediyor. Niye? Cevabı biz verelim, çünkü en ucuz ve doğaya da en az zarar verecek çözüm kendisinin ve iktidarın umrunda değil. Murat Kurum’un çözüm diye bize yutturmaya çalıştığı sadece inşaat sermayesinin kasasını doldurmaya yarayacak, bu nedenle Kanal İstanbul ve Yenişehir Projesini gerçekleştirmek için her yolun mübah olduğunu düşünüyor. Tüm yollar, otobanlar Kanal İstanbul’a çıkıyor.

“HALKIN YILLARCA EMEK VERİP ALDIĞI YERLERE SERMAYE ADINA EL KONULUYOR”

* Kanaldan kazı nedeniyle ortaya çıkacak en az 2 milyar metreküp hafriyatın nasıl taşınacağı çözülemeyen bir sorun. Bu hafriyat İstanbul’un 50 yıllık hafriyatına eşit. Bu hafriyatın günde 10 bini aşkın hafriyat kamyonu ile taşınması bekleniyor. İstanbul’un/İstanbullunun açık biçimde zehirlenmesi anlamına gelen bu projeyi gerçekleştirmek için yeni yol da lazım otoban da tabii. Zararı halka ve doğaya ama Murat Kurum için bunun bir önemi yok çünkü öncelikleri farklı. Geçen yıl 6 Şubat’ta yaşadığımız Maraş’tan Diyarbakır’a, Adıyaman’dan Hatay’a, Adana’ya kadar yayılan depremde, resmi rakamlarla 53 bin üzerinde canımızı yitirdik, kentler yıkıldı, yok oldu, halklar halen çadır kentlerde ve konteynerlerde bunun acısını yaşarken iktidar bu acıdan da fırsat çıkararak yeni rantların peşinde. Yeni Afet Yasası ile kamu yararı iddiasıyla ‘kamulaştırma’ adı altında halkın malına çökme uygulaması, AKP iktidarında acele kamulaştırma acele el koymaya dönüştü, halkın yıllarca emek verip aldığı yerlere sermaye adına el konuluyor.”

“AYNI SENARYOYU İSTANBUL’DA DA SAHNEYE KOYMAK İSTİYORLAR”

Rantçı yaklaşımın depremi fırsata çevirdiğini savunan Osmanağaoğlu şunlara dikkat çekti:

* “Depremi fırsata çevirenler, Murat Kurum’un sitesinde gördüğümüz üzere aynı senaryoyu İstanbul’da da sahneye koymak istiyor. Yeni Afet Yasası ile kuzeyde Arnavutköy’den güneyde Küçükçekmece’ye kadar halk yerinden sürülecek ve mülksüzleştirilecek. Bu yasa ile kentler, tarım alanları, ormanlar kısaca her yer rezerv yapı alanı olarak ilan edilebiliyor. Kentlerde halkın izinli, tapulu ve deprem riski olmayan konutlarına da el konularak ‘kentsel dönüşüm’ adı altında inşaat şirketlerinin daha da zenginleşmesi sağlanacak. ‘Dönüşüm’ iddiasıyla evi elinden alınan ve yerine inşa edilen konutlar için halk borçlandırılacak ve borcunu ödeyemeyenler ise mülkiyet hakkını kaybedecek. Ayrıca afet bağlamında olmasa da araziler ihale edilebilecek.

* Kabul edilen yasa ile özellikle İstanbul’da büyük bir yer değiştirme ve sermaye için rant ortaya çıkarılacak. TOKİ iştirakı olan Emlak Konut’un 2002’den bu yana İstanbul’da tamamladığı konut sayısı 80 bin 788. Fakat bu konutlar halkın ihtiyacı için mi inşa ediliyor? Hayır, zira İstanbul Planlama Ajansı’nın verilerine göre bu 80 bin 788 konutun, 68 bin 644’ü lüks konut statüsünde. Murat Kurum, depremden etkilenecek halka hemen 100 bin konut (kiralık), 5 yılda da 300 bin konut vadediyor ve İstanbullunun buna inanmasını bekliyor. İstanbul’da bir apartmanda ortalama 100 m2 bir konutun maliyeti 3 milyon üstünde, Kurum’un hibe ve geçici konutlar için vadettiklerini gerçek olsa bile İstanbullu’nun kendi evlerini geri almaları mümkün olmayacak ve yerlerinden edilecekler.

“SAHTE SEÇİM VAATLERİNE KARNIMIZ TOK”

* Sahte seçim vaatlerine karnımız tok. Biz bu filmi daha önce gördük. İmar aflarının mucidi, Kanal İstanbul’un en büyük savunucusu, 6 Şubat depremlerinin Şehircilik Bakanı Murat Kurum İstanbul’u en iyi ben yönetirim iddiasında ama deprem bölgesindeki halkın bir yıldır yaşadıklarını da bildiğimizden bu sözlerin ‘boş seçim vaati’ olduğunu ve halkın bu vaatlere karnının tok olduğunu söylüyoruz. İstanbul’un ciddi bir boş konut stoğu olduğuna göre gerçekten halkı düşünüyor olsaydınız bu konutlara ihtiyacı olan halkı yerleştirirsiniz, bugünün rakamlarıyla 350 milyar 176 milyon TL maliyeti olduğunu söylediğiniz Kanal projesinden vazgeçtiğinizi ilan eder ve halkın evlerini yeniden alabileceği çözümler önerirdiniz.

* Fakat yaptıklarınızın yapacaklarınızın garantisi olduğunu biliyoruz; İstanbul’da Tozkoparan, Tokatköy ve Fetihtepe’de ‘kentsel dönüşüm’ projeleriyle insanların evlerini polis eşliğinde yıktırdığınızı unutmadık. Şubat ayında toplanan vergileri düştüğümüzde Gölcük depreminden bu yana toplanan deprem vergisi 1 trilyon TL’yi aşmış durumda. Murat Kurum 2018-2023 yılları arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yaptı. Kurum’un bakanlığı döneminde 2 deprem vergisi kalemi için toplanan toplam verginin bugünkü parasal değeri 208 milyar liraydı. Yalnızca bu kaynak ile bile en az 100 bin konut yapılabilirdi.

“RANT PROJELERİNE KARŞI MÜCADELE ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

* Aslında bir televizyon programında, İstanbul’da Kanal İstanbul’a direnişin de önemli simgelerinden Şahintepe Mahallesi halkından bir vatandaşımızın şu sözleri çıplak gerçeğin bir sunumu, ‘Kanal İstanbul var diye bizi sürgün ettiniz buradan. Şu anda kendi evimde kalamıyorum. Sabahın 05:00’inde gelip komşumun evini yıktılar. Binlerce polisle bize işkence ettiler. Biz buranın vatandaşıyız’. Tüm bunlar yaşanırken, iktidar ve onun eski Bakanı bize ‘beni İstanbul Belediye Başkanı yapın’ diyor.

* Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu olarak ilan ediyoruz: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak işlediği suçlara yenilerini eklemek isteyen Murat Kurum’a biz İstanbullular geçit vermeyeceğiz. Yeni rant ve talan politikalarına izin vermeyeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi bu seçimde de “Atı alan Üsküdar’ı geçti” deseniz de mücadele etmeye devam edeceğiz, size ‘Kanalı yaptırmayacağız’. İstanbul halkını yerel seçimlerde Murat Kurum’a oy vermemeye, her daim kenti ve doğayı talan eden rant projelerine karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.”

“SAZLIDERE BARAJI TAMAMEN YOK EDİLİYOR”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Ülkü Sakalar ise Kanal İstanbul’la ilgili şunları dile getirdi:

* “Sloganlar zaten her şeyi ortaya koyuyor. O kadar güzel anlatıyor ki genç arkadaşlarım İstanbul’u. Biz hepimiz burada Ankara’dan İstanbul’un yönetilerek, Ankara’dan planlama yapılarak İstanbul’un mahvedilmesine izin vermemek üzere toplandınız. İyi ki geldiniz. 2019 yılından bu yana Sayın Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazandıktan sonra planlamalar nedense daha çok Ankara’dan yapılmaya başlandı. Kanal İstanbul yirmi senedir gündeminde yokken hükümetin Aralık 2019 yılında birden bire çevre düzeni planları yapılmaya başlandı. Şu anda İstanbul’a belediye başkan adayı olduğunu söyleyen Murat Kurum tarafından Çevre Şehircilik Bakanı 2018 yılından sonra göreve geldikten sonra ilk inşaatlarından biri. Arkasından yedi etap olarak planlanan Kanal İstanbul dedikleri bizim beton İstanbul’a dönüştürme planı dediğimiz planlar ilk üç etabı planı çıktı. Ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz durmadık.

* Biz İstanbullunun halkını hakkını korumak üzere seçildik. İstanbul’un İstanbullunun hakkını İstanbul’un yeşilini, İstanbullunun evini korumaya da söz veriyoruz. Şu anda karşı açtığımız davalar devam ediyor. Ne yazık ki bizim açtığımız davaları bakanlık nerede yanlış yapıyoruz diye sorgulayacağına açılan bu davalarla biz gecikmeye uğradık diye savunmalara kalkıyor. Bu da çok acı bir olay. Bakın 350 milyon metrekare alandan bahsediyoruz. Yenişehir rezerv alan dedikleri alan 350 milyon metrekare alan. Burada 14 milyon metrekare arkeolojik sit alanı var. Dünyanın en eski yerleşimlerinden birisi olan İstanbul’un altını üstünü mahvetmek üzere getirilmiş bir plan bu. Siz duyarlı İstanbullular iyi ki buradasınız. İyi ki sahip çıkıyorsunuz ve biz de sizin adınıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. 45 kilometre uzunluğunda bir kanaldan bahsediliyor.

* Dünyanın en eski iki kıtayı birleştiren bir boğazına paralel bir kanal. Akla zarar. Dünyada hiçbir ülkede paralel bir kanal insan eliyle var olan bir boğaza çok yakın bir mesafede yapılmış bir şey değil. Üzerine yedi tane köprü planlanıyor. İstanbul’un çok önemli su kaynağı Sazlıdere Barajı tamamen yok ediliyor. Tarsus Gölü’nün çok önemli bir kısmı mahvediliyor ve tuzlu su haline geliyor. Küçükçekmece Gölü tamamen tuzlu su haline geliyor. İstanbul’u görmeyenler İstanbul’da yaşamayanlar hayatında Sazlıdere Barajı’nı görmemiş olanlar Ankara’dan plan yapıp bir de gelip İstanbul’da Belediye Başkan adaylığına soyunuyorlar. Onlara gereken cevabı siz buradan veriyorsunuz. Hepinize çok teşekkür ediyoruz. Şahintepelilerin, İstanbulluların yanındayız. Biz de asla İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak buna izin vermeyeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ranta-talana-kanala-murat-kuruma-onayimiz-yok/feed/ 0
Şirketler evden çalışmayı bitirmek için konut yardımı yapacak https://www.foxhaber.com.tr/sirketler-evden-calismayi-bitirmek-icin-konut-yardimi-yapacak/ https://www.foxhaber.com.tr/sirketler-evden-calismayi-bitirmek-icin-konut-yardimi-yapacak/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:00:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6468 Şirketler, çalışanlarını yeniden ofise döndürmek adına artan barınma maliyetlerine yardımcı olmayı planlıyor. Çalışanlar ise barınma yardımları kaşılığında ofise dönüş planına sıcak bakıyor.

Sigorta şirketi JW Surety Bonds tarafından ABD’de gerçekleştirilen ve 1.020 işveren ve çalışanla yapılan bir ankette, katılımcıların yüzde 47’si konut yardımları karşılığında ofise dönmeye istekli olduklarını söyledi.

Ayrıca, katılımcıların yüzde 69’u işveren temelli konut yardımları için işlerini veya kariyerlerini değiştirmeye istekli olduklarını da belirtti.

Çalışanlar konut yardımının diğer birçok tekliften daha avantajlı olduğunu söyledi. Çalışanların yüzde 43’ü barınma yardımı karşılığında daha az tatil yapabileceklerini söylerken yüzde 30’u ise konut yardımını maaş zammına tercih edeceğini söyledi.

’10 YILDA İŞ PİYASASINDA ÖNEMLİ BİR GÜÇ OLACAK’

JW Surety Bonds’dan Ricardo Rodriguez, konut yardımının önümüzdeki on yıl içinde iş piyasasında önemli bir güç haline gelebileceğine inandığını söyledi.

Rodriguez Business Insider’a yaptığı açıklamada “Konut maliyetleri arttıkça, bu bulgular işveren temelli konut yardımlarının ivme kazanma eğilimine açıkça işaret ediyor. İşveren temelli konut yardımlarına yönelik güçlü ilgi, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde çalışanların geleneksel ücret anlaşmalarındaki beklentilerini yeniden tanımlayabilir” dedi.

YÜZDE 25’İ BARINMA YARDIMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR

JW Surety Bonds anketine katılan işverenlerin yüzde 25’i, 2024 yılında çalışan başına ortalama 6 bin 200 dolar konut yardımı yapmayı düşündüklerini söyledi.

Buna ek olarak, barınma yardımı yapmayı planlayanların yaklaşık yüzde 70’i bunun çalışanları ofise geri çekmek için kullanılacağını söyledi.

Anket, halihazırda işveren temelli barınma yardımı alanların yüzde 77’sinin yüksek iş memnuniyeti bildirdiğini, yardım almayanlarda ise bu oranın yüzde 60 olduğunu ortaya koydu.

BAZI BÜYÜK FİRMALAR YARDIMA BAŞLADI

Bazı büyük şirketler şimdiden konut yardımını bir teşvik unsuru olarak eklemeye başladı.

Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu altyapı ve tünel inşaat şirketi The Boring Company, Teksas’taki Bastrop şehri yakınlarında çalışanları için 110 evlik bir bölge inşa etme planı olduğunu açıkladı.

Evlerin piyasa fiyatının altında ve Boring ile Musk’ın diğer şirketleri Tesla ve SpaceX’in tesislerine yakın bir yerde olması bekleniyor.

Halihazırda yardım sunan şirketlerden biri ise gıda firması JBS Foods.

JBS, ABD genelinde 8 şehirde barınma masraflarına yardımcı olmak için 20 milyon dolardan fazla harcama yapıyor. Şirket, işçilerin kiralaması için apartman binalarına sahipken diğer bir yandan ise çalışanlar adına daha iyi konut fiyatları ya da kredi koşulları için pazarlık yapıyor.

Dünya’nın en büyük ikinci yazılım şirketi Oracle ile müzakerelerine devam eden Tennessee Ekonomik ve Toplumsal Kalkınma Departmanı ise Oracle’ın çalışanlarının ofise 15 dakika mesafede olmasını istediğini söyledi.

Oracle’ın planı doğrudan konut masraflarına yardımcı olmasa da, çalışanların benzinden tasarruf etmelerine, kişisel zamanlarını boşa harcamalarına ve araç sahibi olma ihtiyacını azaltmalarına yardımcı olabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sirketler-evden-calismayi-bitirmek-icin-konut-yardimi-yapacak/feed/ 0
Profesörden rüya gibi öneri: Herkese müstakil ev https://www.foxhaber.com.tr/profesorden-ruya-gibi-oneri-herkese-mustakil-ev/ https://www.foxhaber.com.tr/profesorden-ruya-gibi-oneri-herkese-mustakil-ev/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:18:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6043 Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden (ZBEÜ) Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurucusu, Geomatik Mühendisliği’nden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, geliştirdikleri afet radar uydularından elde edilen Türkiye’nin yer kabuğu hareketleri haritasına göre, Kuzey Anadolu Fay (KAF) Hattı’nın geçtiği noktalardaki renk farklılıklarının hareket hızı farklılığından oluştuğunu belirtti.

Prof. Dr. Kutoğlu, “Bu hareket farkı, fayların enerji biriktirmesinin ana sebebi; bu da depremle sona eriyor. Haritada, İzmit’te KAF’ın denize girdiği bölge ile Tekirdağ’da karaya çıktığı bölgede, hareket hızlarının aynı olduğu görülüyor. Bu, Marmara Denizi’nin doğu yakasındaki hareket mekanizması ile batı yakasında, Tekirdağ’daki hareket mekanizması aynı. Bu mekanizma aktarım yapıyor. Hareket, enerji biriktirme olayı, Marmara Denizi içerisinde de aynı hızla devam ediyor. Marmara Denizi’nin içerisinde bir enerji birikiminden ortaya bir deprem çıkması söz konusu” diye konuştu.

“KIRILMAYA EN YAKIN, TEKİRDAĞ SEGMENTİ”

Geliştirdikleri yazılım ile hareket hızı farklılıklarından Marmara Denizi’ndeki gerinim değerlerini hesapladıklarını aktaran Prof. Dr. Kutoğlu, şunları söyledi:

“Adalar segmenti, Avcılar segmenti, Kumburgaz segmenti, Tekirdağ segmenti ve Ganos segmentini görüyoruz. Burada gerinimi en yüksek segment, Tekirdağ segmenti.

Haritaya baktığımız zaman en tehlikeli, kırılmaya en yakın segment, Tekirdağ segmenti olarak gözüküyor. Yaklaşık 50 kilometre boyu olan Tekirdağ segmenti tek başına kırılırsa; 7- 7.1 büyüklüğünde deprem üretebilir.

Ama 2 parça aynı anda kırılırsa o zaman 7.4 büyüklüğünde bir deprem karşımıza çıkar. 3 segmentin kırılması durumunda 7.6’lık bir depremle karşılaşabiliriz. Çok yakın bir ihtimal değil ama Ganos Fayı da onunla kırılırsa, kimse ihtimal vermiyordu ama Maraş depreminde böyle bir deprem yaşadık.

Marmara’da da 2-3 bin yılda 1 olacak deprem yaşanırsa, 4 kol birden kırılırsa; o zaman depremin 7.8 büyüklüğüne kadar ulaşması mümkün”

‘MÜSTAKİL EV’ ÖNERİSİ

Önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde çok yakın bir zamanda deprem beklemediklerini ifade eden Prof. Dr. Kutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu süreçte kentsel dönüşüme hız verebiliriz. Türkiye’nin karasal alanı, 769 bin kilometrekare. Hazine arazilerinin toplamı 358 bin kilometrekare. 2021 yılında TÜİK’in hazırladığı rapora göre, ikamet edilen konutların toplam sayısı 25 milyon civarında.

Bu 25 milyon konutu, yatay bir mimari ile hepsinin müstakil bir ev olduğunu düşünsek, hepsinin 300 metrekare genişliğinde, bol keseden bir hesapla 100 metrekare bahçesi olduğunu düşünsek; bir de her birinin etrafında 5 metre yol payı olduğunu düşünsek; toplam 625 metrekarelik bir parsel yapar.

Bunu 25 milyonla çarptığınız zaman da Türkiye’deki tüm konutları ülke geneline müstakil bina olarak yaydığımızda, 15 bin kilometrekare bir alan yapar. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün yüzde 2’si, Hazine arazilerinin ise yüzde 4’ü eder”

“MÜSTAKİL EV İÇİN YETERLİ ALAN VAR”

Belediyelerin konut projeleri hazırlaması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kutoğlu, şöyle konuştu:

“Bu anlamda da Hazine arazilerini bu şekilde alçak, yatay mimaride müstakil konutlar yapmak için bir sosyal proje geliştirebilirler. Bunu da çok hızlı yapabilirler. Ülkemizde bunun için yeterli alan var.

Bu riskli konutları rahatlıkla müstakil eve dönüştürebiliriz. İnsanın toprakla güçlü bir bağı var. İnsanı topraktan koparttığınız zaman, ruhen de birtakım sorunlar çıkabiliyor. Amerika’da insanların yüzde 88’i, İngiltere’de yüzde 85’i, Polonya’da yüzde 80’i, Fransa’da yüzde 69’u müstakil evlerde yaşıyor.

Bu oran bizde sadece yüzde 24. Aslında bir öğretilmiş çaresizlik yaşıyoruz. Anadolu kültürünün geleneğinde de müstakil evlerde yaşamak var. Ama nedense bu sonradan değişmiş ve apartman kültürü oluşmuş.

Bu şekilde ülkemiz coğrafyasını efektif kullanır, yatay mimariye geçer, Hazine arazilerinde bahçeli konutlara geçersek; deprem konusunu ülkenin gündeminden çıkartmış oluruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/profesorden-ruya-gibi-oneri-herkese-mustakil-ev/feed/ 0
Cevdet Yılmaz’dan ‘kirada yüzde 25 zam sınırı’ açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/cevdet-yilmazdan-kirada-yuzde-25-zam-siniri-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/cevdet-yilmazdan-kirada-yuzde-25-zam-siniri-aciklamasi/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:30:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5484 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Yılmaz, sosyal refah açısından konut konusunun çok önemli olduğunu, özellikle birinci konut üzerinde durduklarını ve afet riskini dikkate alarak büyük bir kentsel dönüşüm programını ilan ettiklerini anımsatarak, “Önümüzdeki dönemlerde gerek merkezi idare gerek yerel yönetimler olarak daha fazla sosyal konut üretme konusunda politikalarımızı göreceksiniz” diye konuştu.

Konut arzını artırmanın önemine işaret eden Yılmaz, sosyal konut, ilk konut sahipliği gibi hususların yanı sıra afette dayanıklı, yeşil dönüşümle birlikte enerji anlamında da daha efektif bir konut yapılanmasına doğru gidilmesini gerektiğini söyledi.

“ARTILARINA EKSİLERİNE BAKILACAK”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konut kiralarında yüzde 25 zam sınırının, enflasyonist dönemde kiracıları korumak, gözetmek için alınan bir karar olduğunda dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Asıl olan tabii enflasyonu düşürmek ve bu ihtiyacı ortadan kaldırmak. Dolayısıyla enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürdüğünüz zaman buna ihtiyaç kalmayacak zaten. Ama bu konudaki karar henüz alınmış değil. Bu yılın ortasına kadar geçerliliği var. Temmuza kadar süremiz var. Yaklaştığı zaman bir etki değerlendirme yapılacaktır. Artılarına, eksilerine bakılacaktır. Enflasyonun gidişine, kiralardaki gidişata, hepsine bakılarak bir karar verilecektir.”

“ENFLASYONDA BELİRGİN DÜŞÜŞ HAZİRAN-TEMMUZ AYLARINDA”

Yılmaz, enflasyonla mücadeleye öncelik verdiklerini ve bunun politika setini Orta Vadeli Program (OVP) ile ortaya koyduklarını vurgulayarak, buna ilişkin para, maliye politikaları ve yapısal reformları içeren güçlü bir programı hayata geçirdiklerini kaydetti.

Enflasyonda yıllık bazdaki belirgin düşüşün haziran-temmuz aylarında görüleceğini, gıda ve hizmet grubundaki enflasyon üzerinde özellikle çalıştıklarını dile getiren Yılmaz, “2024’ün ikinci yarısında belirgin etkileri göreceğiz. 2025’te çok daha düşük seviyeler olacak. 2026’da ise tek haneli enflasyona yeniden ulaşacağız ve bu konuda kararlıyız. Bunu laf olsun diye de söylemiyoruz. Planımız, programımız, politika setimiz var ve bu da şeffaf bir şekilde izlenen bir süreç.” diye konuştu.

MERKEZ BANKASI REZERVLERİ

“Son 10 haftada Merkez Bankasının rezervlerinde 14,5 milyarlık bir azalma söz konusu. Bu da ‘seçim sonrasında bir politika değişikliği mi olacak’ sorusuna gelip takılıyor gibi gözüküyor?” sorusuna yanıt veren Yılmaz, serbest kur rejimi izlediklerini, Merkez Bankasının spekülasyonlarla mücadele etme görevini yerine getirdiğini ve küçük yatırımcıyı koruyacak şekilde müdahalelerini yapacağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bir ülke enflasyonla mücadele ediyorsa kendi parasını zaten daha cazip hale getiriyor demektir. Dolayısıyla eğer gerekiyorsa Merkez Bankamız son dönemde yaptığı gibi sıkılaştırıcı adımlar da atıyor burada. Bazı spekülatif şeyler gördüğü zaman geçici de olsa bir takım adımlar da atabilir, başka enstrümanlar da kullanabilir. Burada şunu küçük yatırımcının özellikle bilmesi lazım, daha geniş perspektifte baktığınız zaman, enflasyonla mücadele edilen bir ortamda, kurun enflasyonun üstünde gelişmesini beklememek gerekir. Böyle bir şey yok yani bu eşyanın tabiatına aykırı. Nominal kurdan bahsetmiyorum ama reel kurdan bahsediyorum. Enflasyondaki artış kurda da bir miktar artış getirecektir. Son dönemde enflasyon bir miktar beklentinin üstünde oldu, bu bir miktar kura yansıyacaktır. Bu da normal bir şey. Bunu kurda çok aşırı hareketlilik oluyor diye yorumlamamak gerekir.”

“Büyümemizin kompozisyonunun, enflasyonist olmayacak, cari açığı arttırmayacak şekilde, yatırım ve ihracat ağırlıklı bir yapıya doğru geçmesini arzu ediyoruz” diyen Yılmaz, tüketimi daha ılımlı hale getirmeyi, iç tasarruf oranlarını arttırmayı, artan tasarrufları da daha üretken alanlara kanalize etmeyi hedeflediklerini, böylece hem belli oranda büyümeyi sağlamayı hem de dezenflasyonist sürece katkıda bulunmayı istediklerini ifade etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cevdet-yilmazdan-kirada-yuzde-25-zam-siniri-aciklamasi/feed/ 0
Yenişehir Evleri Arnavutköy için 9 aydır kura çekemediler https://www.foxhaber.com.tr/yenisehir-evleri-arnavutkoy-icin-9-aydir-kura-cekemediler/ https://www.foxhaber.com.tr/yenisehir-evleri-arnavutkoy-icin-9-aydir-kura-cekemediler/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:21:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5432 Kanal İstanbul güzergahında tarla ve orman niteliğindeki 1 milyon metrekarelik arazide THY ve Emlak Konut’un ortak olduğu “Yenişehir Evleri Arnavutköy” projesi için başvurular Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde mayıs ayında başladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasının hemen ardından 19 Mayıs 2023 tarihinde dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum proje için başlatılan kampanyayı duyurdu.

“Emlak Konut ve THY iş birliğiyle İstanbul’da ilk kez ev sahibi olacaklara yeni sosyal konut müjdesi! 13.000 bağımsız bölümün yer alacağı projesi için kura başvuruları başladı” duyurusu yapılan kura başvuru süresi 2 Haziran 2023’te doldu.

İki haftada projeden ev alabilmek için 450 bin kişi başvuruda bulundu, ancak bugüne dek kuralar çekilmedi. Sosyal medyadan tepki göstererek Emlak Konut GYO ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na açıklama yapması için çağrıda bulunan vatandaşlar geçen yıl ilan edilen konut fiyatlarının da değişip değişmeyeceğini merak ediyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 tipindeki evlerin fiyatları 2 milyon liradan başlıyordu.

THY KONUTLARININ YAPIMI SÜRÜYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında 3. havalimanı çalışanları için Emlak Konut GYO ile THY işbirliği ile Kanal İstanbul güzergahında Arnavutköy’e bağlı Dursunköy’de konut inşa edileceğini duyurmuştu.

Projenin 41 adet parselinin yapı ruhsatları da alınmış durumda. Yaklaşık 13 bin konut ve 450 ticari alandan oluşan sosyal konut inşaatı için geçtiğimiz mayıs ayında başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci de tamamlandı. İstanbul Valiliği tarafından “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.

Konut projesinin ilk etabı için 17 Mayıs 2023 tarihinde ilk imzalar atıldı. “Dursunköy 1. Etap 1. Kısım İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi” için UNTD İnşaat A.Ş. ile 3 milyar 488 milyon 800 bin TL’lik sözleşme imzalandı. “2. Etap 1. Kısım İnşaatı” işi için de Antaş Altyapı ve Gökyol İnşaat iş ortaklığı ile 2 milyar 157 milyon TL’lik sözleşme imza altına alındı.

3. Etap 1. Kısım Konut, Ticaret ve Sosyal Donatı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi’nin sözleşmesi ise yüklenici Kuzu Toplu Konut İnş. A.Ş. ile 27 Şubat 2024 tarihinde imzalandı.

THY- Emlak Konut GYO Arnavutköy Dursunköy 3. Etap 1. Kısım’ın sözleşme bedeli 3 milyar 334 milyon 500 TL+KDV olarak açıklandı.

1. ve 2. etap olarak yapım çalışmalarına başlanan yaklaşık olarak 3 bin konutun, 2025 senesinin Mayıs ve Haziran aylarında THY çalışanlarına teslim edilmesi bekleniyor. 450 bin kişinin başvuru yaptığı diğer konutların yapımının ve tesliminin ise ne zaman olacağı henüz bilinmiyor.

DİKKAT ÇEKEN ÖDEME PLANI

Kanal İstanbul projesinin yanı başındaki toplam 3 milyon metrekarelik arazide 12 bin 585 konut ve 450 ticari alan inşa edilecek. 528 adet blok dikilecek, yükseklikler 8 kata kadar çıkacak.

Projede toplam 1 milyon 785 bin 74 metrekare kapalı inşaat yapılacak ve alanda 42 bin 500 kişinin yaşaması planlanıyor.

Projede örnek ödeme planı şöyle ilan edilmişti:

(72 metrekare 2+1 daire için)

Satış fiyatı: 2 milyon 592 bin TL

Peşinat (%20): 518 bin 400 TL

Ara ödeme 24. ay (%10): 259 bin 200

Ara ödeme 36. ay (%10): 259 bin 200

Ara ödeme 48. ay (%10): 259 bin 200

1. yıl taksit:10 bin TL

2. yıl taksit:15 bin TL

3. yıl taksit: 25 bin TL

4. yıl taksit: 30 bin TL

5. yıl taksit: 42 bin 750 TL

6-10. yıl taksit: 46 bin 322 TL

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yenisehir-evleri-arnavutkoy-icin-9-aydir-kura-cekemediler/feed/ 0
Enes Baki Araz Kimdir? Emlak Sektörünün Parlayan Yıldızı https://www.foxhaber.com.tr/enes-baki-araz-kimdir-emlak-sektorunun-parlayan-yildizi/ https://www.foxhaber.com.tr/enes-baki-araz-kimdir-emlak-sektorunun-parlayan-yildizi/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:13:00 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/enes-baki-araz-kimdir-emlak-sektorunun-parlayan-yildizi/ Türkiye emlak piyasasında bir isim son zamanlarda sıkça anılıyor: Enes Baki Araz. Yıldız Teknik Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık bölümünden mezun olan Araz, iş hayatına Finansbank A.Ş'de adım atmış, ardından Türkiye'nin en büyük inşaat ve gayrimenkul firmalarından biri olan SURYAPI A.Ş'de önemli roller üstlenmiştir. Peki, Enes Baki Araz kimdir ve emlak sektöründeki başarı hikayesi nasıl şekillenmiştir?

Emlak Sektöründeki Yükselişi

Enes Baki Araz, SURYAPI A.Ş'de geçirdiği 7 yıl boyunca satış uzmanlığı ve yöneticiliği görevlerinde bulunmuş, şirketin 2. el ofisi Açı Gayrimenkul'ün kurulumunda kilit bir rol oynamıştır. Bu görevi sırasında, süreç yönetimi ve faaliyetlerini başarıyla gerçekleştiren Araz, emlak sektöründeki bilgi birikimi ve tecrübesini pekiştirmiştir.

Sektörel Başarılar ve Kurumsal Girişimler

Araz, SİNPAŞ GYO bünyesinde, Sinpaş Emlak Market'in kurulumu ve yönetimi görevini üstlenerek, sektördeki liderliğini pekiştirmiştir. Kendi gayrimenkul firması Realty World Eba'yı kurarak, büyük markalarla aracılık faaliyetlerine başlamıştır. Aynı zamanda, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Kocaeli ve Muğla'da nitelikli konut uzmanı olarak, geniş bir coğrafyada hizmet vermektedir.

Yenilikçi Projeler ve Liderlik

44 kişilik bir satış ekibinin yöneticiliğini yapmakta olan Araz, Eba İnşaat yönetim kurulu başkanı olarak da görev almaktadır. Bu pozisyonda, inşaat firmalarının markalaşma süreçlerini, stok yönetimlerini ve satışlarını başarıyla yönetmektedir. Türkiye'de 2018 yılında en fazla nitelikli konut satış adetini gerçekleştiren Araz, İstanbul Anadolu yakasında iki aktif inşaat projesine liderlik etmektedir.

Uluslararası Başarılar ve Vizyon

Eba Invest aracılığıyla, yabancı müşterilerin konut ve vatandaşlık ihtiyaçlarını çözüme ulaştıran Araz, Realty World Eba firması bünyesinde broker olarak görev yapmaktadır. 1973 yılında ABD’de kurulan ve yıllık %30 büyüme ile Amerika’nın en hızlı yükselen emlak devi Realty World'ün Türkiye'deki temsilciliğini başarıyla yürütmektedir.

Kişisel Hayat

Enes Baki Araz, profesyonel başarılarının yanı sıra, evli ve bir çocuk babasıdır. İş ve özel hayatında dengeli bir yaklaşımı benimseyen Araz, emlak ve inşaat sektöründeki geniş bilgi birikimi ve liderlik becerileriyle tanınmaktadır.

Enes Baki Araz, emlak ve inşaat sektöründe sadece bir isim değil, aynı zamanda bir marka haline gelmiştir. Onun liderliğinde, Türkiye'nin gayrimenkul piyasası yeni bir döneme adım atmıştır.

Geleceğe Yönelik Vizyon ve Hedefler

Enes Baki Araz, sektördeki tecrübeleriyle, emlak ve inşaat sektöründe sürdürülebilir büyüme ve yenilikçi projelerin öncüsü olmayı hedeflemektedir. Türkiye'nin dört bir yanında kaliteli yaşam alanları oluşturma vizyonuyla, insan merkezli projeler geliştirmeye ve yatırımcılara değer kazandıran fırsatlar sunmaya devam edeceğini belirtiyor.

Araz, aynı zamanda, sektörde dijital dönüşümün öncülüğünü yaparak, emlak alım-satım işlemlerinde yeni teknolojilerin ve dijital platformların daha etkin kullanılmasını sağlamayı amaçlıyor. Bu yönde, yabancı yatırımcıların Türkiye pazarına olan ilgisini artıracak ve onların ihtiyaçlarını daha hızlı ve etkin bir şekilde karşılayacak dijital çözümler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Sosyal Sorumluluk ve Topluma Katkı

Profesyonel başarılarının yanı sıra, Enes Baki Araz toplumsal değerlere de büyük önem vermektedir. Sosyal sorumluluk projelerine aktif olarak katılan Araz, sektörün sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal anlamda da topluma katkı sağlamasının önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, çevre dostu ve sürdürülebilir projeler geliştirerek, yeşil alanların korunmasına ve artırılmasına yönelik çalışmalar yapmaktadır.

Sektöre İlham Veren Liderlik

Enes Baki Araz, liderlik yetenekleri ve yenilikçi yaklaşımlarıyla genç girişimcilere ve sektör profesyonellerine ilham vermektedir. Paylaştığı bilgi birikimi ve deneyimlerle, emlak ve inşaat sektöründe yeni bir liderlik anlayışının temellerini atmaktadır. Gelecek nesillere aktarılacak değerli tecrübelerle, Türkiye'nin emlak ve inşaat sektörünün global pazarda daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedefliyor.

Sonuç

Enes Baki Araz'ın emlak ve inşaat sektöründeki başarı hikayesi, sadece kendi kariyer yolculuğuyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'nin gayrimenkul piyasasına yön veren önemli gelişmelerin de bir parçası haline gelmiştir. Geleceğe yönelik hedefleri ve topluma olan katkılarıyla, Araz sektördeki yenilikçi liderler arasında yerini sağlamlaştırmış, yatırımcıların ve meslektaşlarının takdirini kazanmıştır. Emlak ve inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek isimlerden biri olarak, Enes Baki Araz'ın adını duymaya devam edeceğiz.

Kaynak : Patronlar Dünyası

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/enes-baki-araz-kimdir-emlak-sektorunun-parlayan-yildizi/feed/ 0
Airbnb’ye sınırlama geliyor https://www.foxhaber.com.tr/airbnbye-sinirlama-geliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/airbnbye-sinirlama-geliyor/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4689 Avrupa Parlamentosu, Airbnb’ye sınırlama getirdi. Kabul edilen yasal düzenleme “tüketicileri sahte kısa vadeli kiralama tekliflerinden korurken, uzun vadeli kiralamaların azalması nedeniyle konut sektörü üzerinde oluşan baskıyı da azaltmayı” amaçlıyor.

“Sorumlu ve şeffaf bir kısa süreli kiralama sektörü için yeni kurallar” içeren yasa önerisi, Perşembe günü Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda ele alındı.

BBC Türkçe’den Yusuf Özkan’ın haberine göre yeni yasa, 14’e karşı 493 oyla kabul edildi. 33 milletvekili de çekimser kaldı.

ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ARTTI

Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan düzenlemeye göre, Airbnb, Booking, Expedia ve TripAdvisor gibi çevrimiçi platformların yaygınlaşmasıyla birlikte Avrupa Birliği (AB) genelinde kısa süreli konaklama kiralama hizmetlerinin hacmi de önemli ölçüde arttı.

Çevrimiçi kısa süreli kiralamalar, AB’deki toplam turistik konaklamanın yüzde 25’ine ulaştı. Yani bir başka deyişle, her dört turistik amaçlı konaklamadan biri, kısa süreli kiralama yoluyla yapılıyor.

Bu tür kiralamalar ev sahipleri, turistler ve bazı işletmeler için yarar sağlasa da özellikle konut piyasası için sıkıntılara yol açmaya başladı.

Kısa süreli kiralama ile ilgili uygun kuralların bulunmaması nedeniyle yüksek konut fiyatları, daimi sakinlerin yerinden edilmesi, aşırı turizm ve haksız rekabet gibi sorunların artmasına neden oldu.

Bu nedenle birçok turistik Avrupa kenti, Airbnb gibi uygulamalara karşı katı kurallar getirmeye başladı.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam ve Fransa’nın başkenti Paris’te, konutların tatil için kira süresine kısıtlama getirildi.

Ciddi bir konut sıkıntısıyla karşı karşıya olan Hollanda’da, yaklaşık 7 bin ev Airbnb üzerinden kısa süreli kiralanıyor.

Bu nedenle Hollanda’daki konut sahiplerinin, evlerin kısa süreli kiralaması yılda en fazla 30 günle sınırlandırıldı.

İspanya’nın Barcelona kenti ise çevrimiçi kısa süreli kiralama uygulamalarına yasak getirdi.

AB üyesi 23 ülke, 2022’de kısa vadeli çevrimiçi kiralama uygulamaları için yeni kurallar getirdi. Diğer ülkelerde de bu konuda yasal düzenleme hazırlığı devam ediyor.

Parlamento, hem kısa vadeli kiralamadan doğan sorunları önlemek hem de farklı yerel kuralların iç pazarda yarattığı parçalanmayı ortadan kaldırmak için Avrupa genelinde bu düzenlemeyi gündeme getirdi.

YENİ YASADA NELER VAR?

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yeni yasa, AB genelinde kısa süreli kiralamaları kısıtlamak için getirilen kuralları, tek elden daha uygulanabilir hale getirmeyi hedefliyor.

Kaliteli verilerin daha iyi yaptırımlara ve daha az yasa dışı kiralamaya yol açmasını sağlayacağı belirtilen düzenleme, şu önlemleri içeriyor:

Basit kayıt prosedürü

Kısa süreli kiralama hizmetlerini kolaylaştıran çevrimiçi platformlar, faaliyet gösterdikleri bölgelerde, listelerindeki mülkler için uygulanan kayıt prosedürleri ve veri paylaşımına ilişkin yükümlülüklere uymak zorunda olacak.

Basit bir çevrimiçi kayıt prosedürü sayesinde, ilgili makamların ev sahibini ve birimini tanımlamasına ve bilgilerini doğrulamasına olanak sağlanacak.

Turistler için daha güvenli kiralama hizmetleri

Kısa süreli kiralama hizmeti veren siteler, ev sahipleri tarafından sağlanan bilgilerin güvenilir ve eksiksiz olmasını, kayıt numarasının da açıkça görülebilmesini sağlaması gerekecek.

Yasa kapsamında ilgili makamlar, kayıt numaralarını askıya alabilecek, çevrimiçi platformlardan yasa dışı listelemelerin kaldırmasını isteyebilecek.

Yetkili makamlarla uyumlu çalışmayan platformlara veya sistem sağlayıcılarına ceza verilebilecek.

Sağlıklı veri paylaşımı

AB üyesi ülkelerin, kısa süreli kiralama sitelerine kayıtlı ev sahibi faaliyetlerine ilişkin verilere düzenli bir şekilde ulaşabilmesi için tek bir dijital giriş noktası oluşturulacak.

Konutun kiralandığı gece ve konaklayan kişi sayısı, adres, kayıt numarası, gibi verilerin toplanması; yetkililerin ev sahibi kayıt süreçlerine uyumu ve ulusal yetkililerin kısa süreli konaklama kiralama sektöründe uygun politikaları uygulamasına olanak tanıyacak.

“İLK KEZ KURALLAR NETLEŞİYOR”

Yasa önerisini hazırlayan Hollandalı Yeşil Sol Parti Milletvekili Kim Van Sparrentak, Avrupa kentlerinde yasa dışı kısa süreli tatil amaçlı kiralamalarda artış yaşandığını vurgulayarak, “Bu Avrupa’daki şehirlerde yaşamı daha zorlaştırıyor” dedi.

Sparrentak’a göre, yeni yasa, yasa dışı kiralamaları ortadan kaldıracak. Düzenli veri paylaşımı sayesinde spekülasyonlar önlenecek. Yerel yetkililerin, uygun fiyatlı konutlara erişimi güvence altına alarak konut kriziyle mücadele etmesine katkıda bulunacak.

Airbnb’nin AB politikaları sorumlusu Georgina Browes da, AFP’ye yaptığı açıklamada, “İlk kez yolun kuralları netleşiyor. Bu da ev sahiplerine, yetkililere ve ziyaretçilere fayda sağlıyor” dedi.

NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?

Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen yasa, AB Komisyonu’nun onayının ardından, AB Resmi Gazetesinde yayımlanacak. Üye ülke parlamentoları tarafından da onaylanacak olan yeni yasa en geç 2 yıl içinde bütün AB genelinde yürürlüğe girecek.

TÜRKİYE NASIL BİR ADIM ATTI?

Türkiye de 28 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik” ile 1 Ocak 2024’ten itibaren Airbnb ve benzeri günlük konut kiralamaya dair yeni kural ve düzenlemeler getirdi.

Yeni düzenleme ile 100 günden az süreyi kapsayan konut kiralamaları “Turizm Amaçlı Konut Kiralaması” kapsamına alındı.

Bu kapsamdaki konutların kiralanması ile ilgili denetim ve yetki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi.

Yeni düzenleme uyarınca kiralanan konutların girişlerine plaket asılması zorunlu hale getirildi.

Turizm amaçlı kiralanacak konut, bir binanın dairesi ise aynı binadaki tüm kat maliklerinden oy birliği ile izin alınması gerekiyor.

İzin belgesi olmadan konutlarını kiraya verenlere, kiralama yapılan her bir konut için 100 bin TL idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için 15 gün süre verilecek.

Süre sonunda izin belgesi almadan kiralama faaliyetlerini sürdürenlere 500 bin TL idari para cezası uygulanıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/airbnbye-sinirlama-geliyor/feed/ 0
İmamoğlu, İstanbul’un deprem seferberlik planını açıkladı… Rakiplerine ‘proje’ göndermesi https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbulun-deprem-seferberlik-planini-acikladi-rakiplerine-proje-gondermesi/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbulun-deprem-seferberlik-planini-acikladi-rakiplerine-proje-gondermesi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:06:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3029 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’u geleceğe taşıyacak 10 ayrı temada 100 başlıkta her hafta açıklayacağı projelerin ilk sunumunu gerçekleştirdi.

Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıda İmamoğlu’nun İstanbullulara duyurduğu ilk proje deprem hazırlıkları oldu.

İmamoğlu “Afetlere karşı dayanıklı İstanbul için tam yol ileri” başlıklı sunumunda kenti depreme karşı hazırlamak için hazırladıkları projeleri 10 başlık altında anlattı.

RAKİPLERİNE “KOPYALA-YAPIŞTIR” GÖNDERMESİ YAPTI

İmamoğlu projelerinin tamamının halkçı, adil, herkesi kapsayan, şehri dönüştürecek ve ileri taşıyacak projeler olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

-Bizde öyle ‘yok mu artıran’ mantığıyla hazırlanmış, insanları kandırmak için ‘ne vadedersen et mantığı’ olmadı, olmaz.

-Kopyala- yapıştır yaparak kendi projeleri gibi sunmak isteyecek rakiplerimize de hatırlatmak isterim; her projemizi hiç çekinmeden kopyalayabilirsiniz. Kendi projenizmiş gibi ballandıra ballandıra anlatabilirsiniz.

-Ama dünyaya bizim baktığımız gibi bakmadığınız sürece, bizim anlayışımızı kopyalayamadığınız sürece hiçbir sonuç alamazsınız. Çünkü sizlerle bizim aramızda çok net bir fark var.

-Proje deyince siz, hesap kitaptan uzak yapılar, beton ve rant anlıyorsunuz. Biz ise insan odaklı ve yerinde hizmeti, bu aziz şehri tüm değerleriyle korumayı, liyakat ve bereketi anlıyoruz.

“EN AĞIR KONUDAN BAŞLIYORUZ: DEPREM”

İmamoğlu “Bugün en ağır konudan başlıyoruz” diyerek İstanbul’un karşı karşıya olduğu deprem gerçeğine dikkat çekti.

İmamoğlu “1999 Gölcük depreminden gerekli dersler çıkarılmış, önlemler alınmış olsaydı, bugün daha güvenli ve dayanıklı bir İstanbul konuşuyor olurduk. Göreve geldiğimizde gördük ki; İstanbul’a ne bir yol haritası çizilmiş, ne başarısı test edilmiş bir model düşünülmüş, ne de bir uygulama örneği hazırlamıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşümden resmen çekilmişti. Sorumluluk, bakanlığa ve ilçe belediyelerine bırakılmıştı” tespitini yaptı.

“DEPREM TOPLANMA ALANLARINI İMARA AÇTILAR”

Yıllarca şehrin en büyük yerel yönetimi olan İBB’nin deprem tehditi karşısında hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi hareket ettiğini vurgulayan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

-Hiçbir şey yapmamışlar demek elbette haksızlık olur. Tabi ki bir şeyler de yapmışlar. Mesela deprem toplanma alanlarını imara açmışlar.

-İmara açtıkları alanların bir kısmı yeşil alan, bir kısmı spor alanı ve çeşitli kamusal alanlardan oluşuyordu.

-Belediyenin elinde rezerv olarak kullanılabilecek alanları özelleştirdiler. İstanbul’daki sosyal konut ihtiyacını görmeyip, KİPTAŞ eliyle lüks konutlar, rezidanslar ürettiler. Bugün yaşadığımız konut ve kira krizinin temelinde tüm o yanlış politikalar var.

10 BÜYÜK PROJEYİ AÇIKLADI

İmamoğlu “İBB yönetimi olarak yeni dönemde şehrimizi dönüştürmek için 10 alanda şu vizyoner işleri yapacağız” diyerek projelerini şöyle anlattı:

-Dayanıklı Altyapı: İSKİ yetkisinde bulunan Pabuçdere, Kazandere, Sazlıdere, Terkos ve Elmalı Barajlarını güçlendireceğiz. Biliyorsunuz bir de Melen Barajı meselesi var. Liyakatsiz ellerde heba edilen milyarlar ve bir türlü tamamlanamayan bir baraj. 2014’te temelini attıkları barajı hala tamamlayamadılar. Elinizde bu barajı tamamlayacak kaynak ve teknoloji bulamıyorsanız bize verin, kamu yatırımını heba olmaktan kurtaralım. Samimi bir çağrıda bulunuyorum biz yapalım. M1 hatı üzerindeki tüm viyadükleri güçlendiriyoruz. Tüm raylı sistem hatlarımız depreme dayanıklı olarak inşa ediyoruz. Yaklaşık 250 riskli karayolu, köprü, viyadük, alt ve üst geçitlerden oluşan sanat yapısını güçlendirecek veya yenileyeceğiz. Şehrimizin dört bir yanındaki 32 deniz yapısını hızla güçlendireceğiz. Haliç Tersanemizde, İstanbul’da tahliye koridorlarıyla entegre etmek ve deniz yolunu kullanmak üzere afete müdahalede kullanmak üzere 8 yüzer iskele üreteceğiz.

-10 Bölgede Yeni Afet Lojistik Merkezi: İstanbul, Marmara Bölgesi ve diğer kentlerde yaşanacak acil durumlarda destek ve yardım organizasyonlarını yapabileceğimiz 10 adet afet lojistik merkezi için yerlerimiz hazır, önümüzdeki dönem hızla hayata geçireceğiz.

50 BİN KONUT YERİNDE DÖNÜŞECEK

-50 bin Konutta Yerinde Dönüşüm: Yeni dönemde de öncelikli hedefimiz niteliksiz konut stoğunu dönüştürmek olacak.Tespit ettiğimiz yaklaşık 200 bin yapı yani 1.3 milyon konut biriminin dönüşümü için olmayacak vaatler değil, uygulanabilir, ayakları yere basan bir model sunuyoruz. 6306 sayılı yasa 2012 yılında yürürlüğe girdi. 11 yıl oldu, riskli alanlardan çok, rantı yüksek olan alanlar dönüşebildi. Şimdi yine bir takım yuvarlanmış, arkasına sıfır eklenmiş hayali rakamlar telaffuz ediliyor, nerede yapılacakları bile belli değil.

Vatandaşlarımızın da bizlerin de bu boş vaatlere artık karnı tok, bu sayıları daha önce de birçok kez duyduk. Biz adımlarımızı sağlam atacağız.

-10 Öncelikli Alanda 125 Bin Konutta Planlı Dönüşüm: Yine bilimsel verilerle, vatandaşlarımızın can güvenliğini ve gerçekten riskli alanları belirleyerek önceliklendirdiğimiz 10 öncelikli bölgede planlama çalışmalarımızı önümüzdeki aylarda meclisimize hızla getireceğiz. Bu 10 öncelikli alandaki 125 bin konutta dönüşümün önünü açacağız, bu alanlarda yaşayan vatandaşlarımızı deprem ve diğer afetlere karşı dirençli konut stoğuna ve yaşanabilir kentsel çevreye kavuşturmak için planlarımız hazır.

EMEKLİLERE ÖZEL DESTEK SUNULACAK

-Vatandaşa Finansal Destek : İstanbul Yenileniyor kapsamında dar gelirli vatandaşlarımıza ait 50 bin riskli konutun inşaat maliyetlerinin yüzde 60’ını biz karşılayacağız. Bu yapılarda bulunan emeklilerimize ayrı bir avantaj daha sunacağız. Emekli ikramiyesiyle ev alıp başını sokacak bir yere kavuşmuş emeklilerimiz bugün geçinme sıkıntısıyla mücadele ediyor, ikramiye ile ev alma işi ise hayal oldu. Kentsel dönüşümden en fazla mağduriyet yaşayan kesim emeklilerimiz. Dar gelirli emeklilerimizin inşaat maliyetlerinin yüzde 65’ini biz karşılayacağız. Zor günlerinde emeklilerimizin de yanındayız.

-Tüm Riskli Yapılara Sabit Taksitli Ödeme Desteği: İstanbul Yenileniyor kapsamında kentsel dönüşüme giren tüm vatandaşlarımıza sabit taksitle 2 yıl vadeli, faizsiz ödeme desteği sunacağız. Hibe desteği sağladığımız dar gelirli vatandaşlarımız ve emeklilerimiz de kalan miktarlarını sabit ödeme desteklerimizden yararlanarak tamamlayabilecekler.

-Riskli Yapılara 7.000 TL Ek Kira Desteği: Hızlı tarama ile tespit ettiğimiz, “D” ve “E” grubuna giren ve riskli bina ilan edilen yapılarımızda bakanlığın verdiği 5500 TL’nin üzerine 7000 TL ekstra kira desteğini sadece ev sahiplerini değil, kiracıları da kapsayacak şekilde biz sağlayacağız. Dar gelirli emeklilerimize hibe yardımının yanı sıra riskli yapılarda yaşayan tüm emeklilerimize bakanlık kira yardımının üzerine 9 bin TL kira desteği de biz vereceğiz. Toplamda 80 bin ev sahibi ve kiracımıza kira desteğinde bulunacağız. Bütçemizde bu kapsamda değerlendirmek üzere 8 milyar TL kaynak ayırdık.

-Kiralık Konut Desteği: İstanbul büyükşehir belediyesi mülkiyetindeki konutları yeni dönemde kentsel dönüşüm alanlarımızda ki vatandaşlarımıza kullandırmak üzere rezerv konut olarak ayıracağız. Yine kentsel dönüşüm bölgelerinde vatandaşlarımıza tahsis etmek üzere boş ve sağlam konutları tespit ederek kiralamaları KİPTAŞ eliyle biz yapacağız. Bu konutları satmayacağız, iştirakler marifetiyle kiralayıp vatandaşımıza tahsis edeceğiz. Vatandaşımız isterse bu konutu kullanabilecek, isterse kendi bulduğu bir yere taşınıp kira yardımını alacak.

-40 Semtte 60.000 Konutta Güçlendirmeye Destek: Binasını yenileyecekler kadar, güçlendireceklerin de yanında olacağız. Bu amaçla, güçlendirme sistemimizi kurduk. Bu kapsamda yönetmeliğimizi de hazırladık.

Meclis’te çoğunluğu aldığımız anda hızlı taramayla ilk tespitlerimize göre güçlendirme yapılabilecek 60 bin konutu sisteme dahil edeceğiz.

-25 Semtte 20.000 Yeni Konut Projeleri: Yeni konut üretimi kapsamında 17 farklı noktada 12 bin yeni ödenebilir ve sosyal konut birimimizin projeleri hazır.

Yeni dönemde projesi hazır 12 bin konutu, yeni projelerle 25 semtte 30 bin konuta tamamlayıp İstanbul halkının hizmetine sunacağız. 3’ünün temelini önümüzdeki günlerde atacağız. 2’si Eyüpsultan 1 tanesi Sultangazi ilçemizde, temel atma törenlerimize de tüm halkımız davetlidir. 50 bin kentsel dönüşümden 20 bin yeni konut projelerinden 70 bin konutu önümüzdeki dönem tamamlayacağız.

-70 Semtte Afete Dirençli Parklar ve Yaşam Vadileri: 70 ayrı semtte Deprem Dirençli Parkın da içinde olduğu “Afete Hazır İstanbul için Güvenli Yeşil Alanlar ve Yeşil Koridor Projesini” hayata geçireceğiz.

-Erken Uyarı ve Acil Müdahale Teknolojilerine Yatırım: İstanbul Deprem Acil Müdahale ve Erken Uyarı Sistemi ile birlikte Marmara Bölgesi Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemini hayata geçireceğiz. Raylı sistem metro hatlarında deprem erken uyarı sistemini kuracağız.

-250.000 İstanbulluya Afet Eğitimi: Afet farkındalık eğitimlerimize aktif bir biçimde devam edeceğiz. Yeni dönemde her yıl 250 bin kişiye daha afet farkındalık eğitimi vereceğiz.

“HAYALİ PROJELER BOŞ VAATLER SUNMUYORUZ”

-10 temel başlıkta açıkladığımız bu projeler İstanbul’da deprem seferberliğimiz, kazandığımız yeni ilçelerle ve İBB meclis çoğunluğuyla çok daha aktif ve hızlı bir döneme girecek. Depreme ve tüm afetlere karşı dayanıklı bir İstanbul için tam yol ileri gideceğiz. 5 yılda yaptıklarımıza ve önümüzdeki 5 yılda yapacaklarımıza bir bütün olarak baktığınızda, net bir tablo görürsünüz:

-Biz, İstanbul’u depreme ve tüm afetlere karşı dirençli bir hale getirmeyi özenle, sorumlulukla, ciddiyetle ele alan bir yönetimiz. Bizim geçmişimizde tutulmamış sözler yok. Seçime endeksli hayali projeler, boş vaatler sunmuyoruz.

-Biz ne yapacağını, nasıl yapacağını çok iyi bilen ve onu muhakkak yapan bir yönetimiz. Nasıl 5 yıldır yaptıklarımız üzerinde tek bir şaibe, tek bir gölge yoksa bundan sonra yaptıklarımızda da olmayacak. İstanbul’un kendi özgü bir modeli var artık. Ama İstanbul’u bu hedeflere sadece pusulası halk olanlar ulaştırabilir.

-İstanbul’u bu hedefe israfı bitiren, hizmeti getiren kadrolar ulaştırabilir. İstanbul ancak, imar ve rant lobilerini yenerse depreme hazır hale gelebilir. İstanbul ancak, ihanet ve israfa geçit vermezse depreme hazır hale gelebilir. İstanbul’un depremle sınavı 16 milyonun bir avuç insanla sınavıdır. Onlara bir kez daha diz çöktüreceğiz ama İstanbul depremde diz çökmeyecek. İstanbul, hayatta kalmak, ayakta durabilmek için zamanla yarışıyor. Durmaya, yalpalamaya, yoldan çıkmaya hakkımız yok. Geri dönmeyeceğiz. İleri gideceğiz.

NELER YAPILDI?

İmamoğlu, sunumunda 4.5 yıl boyunca yaptıkları deprem çalışmalarını da anlattı.

Görevi devraldıklarında İstanbul’u deprem ve diğer afetlere karşı daha dayanıklı hale getirmek için bir seferberlik başlattıklarını söyleyen İmamoğlu İstanbul Deprem Konseyi kurulması çağrılarının yanıtsız kaldığını hatırlattı.

İmamoğlu 4.5 yıl boyunca kenti depreme karşı hazırlamak için yaptıkları çalışmaları özetledi.

İstanbul’un jeoloji ve hidroloji haritalarını hazırladıklarını ve yarım kalmış mikro bölgeleme çalışmasını deprem riski altındaki tüm ilçelerde tamamladıklarını, 90’dan fazla bölgenin nazım imar planlarını onayladıklarını anlattı.

“69 ALANDAN SADECE 2’Sİ GERÇEKTEN RİSKLİYDİ”

İmamoğlu, şöyle konuştu:

-Bu çalışmalarla İstanbul’un gerçekten riskli ve öncelikli alanlarını tespit etmiş olduk. Bakanlık tarafından ilan edilen kentsel dönüşüm alanları ile taşıdığı risk bakımından öncelikli alanları karşılaştırdığımızda gördüğümüz fotoğraf bizi bir yandan üzdü, diğer yandan da açıkça söylemek gerekirse kızdırdı.

-Çünkü bakanlığın riskli ilan ettiği 69 alandan sadece ikisi gerçek riskli alanlarla çakışıyordu. Bu çok vahim bir durumdu. Görevi kötüye kullandılar. Adı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olan bakanlık olaya başka bakıyordu.

-Yani bir tarafta büyük hasar ve can kaybına yol açacak alanlar varken, onlar rantın yüksek olduğu, kentin daha kuzey bölgelerinde, daha az riskli ama kat sayısı düşük olduğu için daha avantajlı alanlara yönelmişti.

-Bu tabloyu görünce sahadaki durumu daha da netleştirmek için hızlı tarama projemizi başlattık. Toplamda 35 bin binamızda yaptığımız hızlı tarama tespitlerimiz sonrası, 15 bin binamız D ve E sınıfı, riski yüksek kategoride yer aldı.

-Yeni dönemde hızlı tarama sürecine ilçe belediyelerimizi de dahil ederek tüm İstanbul için tamamlayacağız” diye konuştu.

“200 BİN YAPI AĞIR HASAR ALACAK”

Deprem konusunda en hayati meselenin niteliksiz konut stoğunun dönüşümü olduğuna dikkat çeken İmamoğlu “İstanbul’da 1,3 milyon konuta denk gelen yaklaşık 200 bin yapının 7 ve üzeri şiddetindeki depremlerde ağır hasar göreceğini veya kullanılamaz hale geleceğini hesaplıyoruz. Peki, niteliksiz 200 bin konut stoku neden hızla dönüşmüyor? Bunun en temel sebebi ağır ekonomik koşullar, artan maliyetler, düşen kişi başı gelir” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM MAĞDURİYET YARATTI”

İmamoğlu özetle şunları söyledi:

-Kentsel dönüşüm uygulamalarında, son 20 yılda büyük mağduriyet yaşatıldı. Son 20 yılda, insanları evlerinden, semtlerinden ettiler.

-Yarım kalan projelerle vatandaşı evsiz bıraktılar. Bina bazlı yerinde dönüşümde ise vatandaşla müteahhidi baş başa bıraktılar. Sonuçta kimsenin kimseye güvenmediği bir ortam oluştu. Vatandaşta kentsel dönüşümle ilgili olumsuz bir önyargı gelişti.

-Bu önyargıyı yıktık. Yıllar boyunca çözümsüz kalmış alanlarda vatandaşla anlaşarak dönüşüm projelerini tamamladık.

-Örneğin Eyüpsultan Yeşil Pınar Evlerinde yıllardır adım atılmamış mülkiyet sorunlarını çözdük, vatandaşımızla yüzde 100 uzlaştık. Yine yıllardır kangren olmuş Fikirtepe’de bakanlıkla protokol yaparak iştirak şirketimiz Kiptaş üzerinden sürece müdahil olduk.

-Bunları yaparken, bizden önceki dönemlerde lüks konut imalatına yöneltilmiş Kiptaş’ı, nitelikli sosyal konut alanında odakladık.

“5 BİN 925 KONUTU TESLİM ETTİK”

-“İstanbul Yenileniyor” sistemini kurarak; vatandaşla müteahhidin baş başa kaldığı modelden İBB ve Kiptaş’ın sorumluluk aldığı, çözüm ürettiği, garantör olduğu yeni modele geçiş yaptık. Kiptaş ilk defa sokak arası demeden, tek konut demeden, kâr kaygısı gütmeden İstanbul Yenileniyor ile sahaya çıktı.

-“İstanbul Yenileniyor” ve diğer kentsel dönüşüm projeleri kapsamında toplam 5 bin 925 konutu sahiplerine teslim ettik. Mart ayına kadar bu rakam 7 bin 375 konut olacak.

.-Mevcut konut imarlı arsalarımız İBB Meclisinde plansız alana çevrilmesine rağmen, dönüşüm projesini bizimle yapmak isteyen vatandaşımıza, kamu bankalarından 1 lira kredi verilmemesine rağmen, hiçbir imar artışına sebebiyet vermeden bunları yaptık.

TUZLA’DAKİ TOKİ VE KİPTAŞ PROJELERİNE DİKKAT ÇEKTİ

-Tuzla’da Meydan Evler ve Aydınlık Evler projelerinde toplam 501 bağımsız birim teslim ettik. Tuzla’ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bir tarafta 2019’da başlayan TOKİ projesi, diğer tarafta 2020’de başlayan KİPTAŞ projesi.

Biz söz verdiğimiz gibi, projemizi 2 yıl içerisinde tamamladık ve vatandaşlarımıza teslim ettik. TOKİ projesiyse 4. yılında ve hala tamamlanmayı bekliyor.

-Yeni konut üretiminde 16 farklı noktada 10 bin 39 konutu teslim ettik. Mart ayında tamamlayacağımız projelerle toplam 22 projeye, 12 bin konuta ulaşmış olacağız. Ayrıca 5 bin 951 konutun inşasına devam ediyoruz. Bu ay içerisinde bin 250 konutun daha temelini atacağız.

100 BİN KONUT VAADİNE AÇIKLIK GETİRDİ

-Bir konuya da açıklık getirmek isterim. Hakikat ötesi kampanya yapmayı marifet sayan bazı kişiler, son zamanlarda bize hesap soruyor; “100.000 konut yapma sözü verdin neden yapamadın?” diye bir takım yanlış vaat setim olduğunu iddia ediyorlar.

-O işin aslı da şudur: Ekim 2019’da Meclis’teki bir sunumumda deprem seferberliği kampanyamızı AK Parti grubuna da anlatırken, bir açıklama yaptım. Amacımızın şu olması gerekir dedim; ‘1 yılda 20 bin bağımsız birimi 5 yılda 100 bin bağımsız birimi afetlere karşı güçlendirmeliyiz.’

-Arkadaşlar Ekim 2019’da yaptığım konuşmada bir seferberlikten bahsediyordum. Bunun içinde sadece İBB yok. Bakanlıklar, kamu bankaları, ilgili kurum ve kuruluşlar var. Ben bir idealden olması gerekenden bahsediyorum. Yoksa 2020 yılı bütçesinin tamamı 21 milyar lira olan İBB, sadece depreme 44 milyar lira nasıl ayırabilir? Benim öyle bir vaadim yok. Bizi zor durumda bırakamazlar ama İstanbul’u zor durumda bırakıyorlar.

“İSTANBUL’DAN ELİNİZİ ÇEKİN”

-Borsa gibi ortada sayılar uçuyor. İstanbul’da üretilecek konutlardan bahsediyorlar. 500 bin, 300 bin konut diyorlar.

-Bu rakamların gerçekleştirilebilir olmadığını bütün vatandaşlarımız biliyor. TOKİ, son 21 yılda İstanbul’da 98 bin adet konut projesi açıklıyor yüzde 60’ı tamamlanmış. Emlak Konut 80 bin civarında konut üretmiş, 69 bini lüks konut. Lütfen İstanbul’dan elinizi çekin.

-Plansız, programsız, yağmacı zihniyetinizle İstanbul diye bir kent kalmaz. Çatalca’nın Silivri’nin verimli topraklarına göz koymuşlar. Kanal İstanbul bir konut projesi olduğunu hep söylemiştim. Tuzla’da Piyade Okulu’nun arazisine 250 bin konutluk proje hazırlamışlar. Seçim öncesi vatandaşı aldatmaya dönük bu sayılar yalan.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbulun-deprem-seferberlik-planini-acikladi-rakiplerine-proje-gondermesi/feed/ 0
Gayrimenkulde alternatif model aranıyor https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:18:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2939 Zirveyi gören konut kredi faizleri ve yükselen fiyatların ardından zor bir seneyi geride bırakan gayrimekul sekörü, bu yılın ikinci yarısına odaklandı. Hükümetin de dile getirdiği ilk eve erişim ile ilgili kredi konusunun konut piyasasını canlandıracağını belirten sektör temsilcileri, bu yıl alternatif konut modellerinin gündemde daha fazla yer almasını bekliyor.

100 MİLYAR TL’LİK CAN SUYU

Konut kredisi faizlerinin aylıkyüzde 3 seviyelerinde olması sektör için önemli bir baskı kaynağı olurken, yüksek faiz trendinin, en azından yılın ilk yarısında, inşaat sektörüne yön vermeye devam etmesi bekleniyor. Sektörün temsilcileri konut satışları için kredi faizlerinin yüzde 1’in altında olmasının hayati bir öneme sahip olduğuna işaret ediyor.

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği Başkanı Neşecan Çekici, konut satışlarının 2023’te, 2022’ye göre 17.5 düşüşle 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleştiğini anımsatarak, “Türkiye’nin ihtiyacı her yıl yaklaşık 800-900 bin konuttur. Şu anda 500-600 bin üretiliyor o da doğru kesime üretilmiyor” dedi. “Sektörün yaklaşık 100 milyar TL’lik can suyuna ihtiyacı var” ifadelerini kullanan Çekici, “Devlet bu imkanı sektöre sunduğunda, arsa temininde kamu-özel sektör iş birliklerinin, yeni modellerin önünü açtığında, barınma da dahil tüm krizlerin önüne geçebiliriz” diye konuştu. Ayrıca Çekici, seçim sonrası sektörün tekrar canlanmasını beklediklerini aktardı.

‘YÜZDE 35-36 ARTAR’

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği Başkanı Ramadan Kumova da “Bu yıl konut fiyatlarında enflasyon hedefine paralel bir artış öngörmekteyiz. Bu oran da yüzde 35-36 civarında” dedi. “Satışlarımız 2023’te yaklaşık yüzde 20 geriledi ve 2024’ün 2023’ten daha temkinli olunması gereken bir yıl olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Kumova, “Satışın olmaması halinde sektör yeni konut üretemez çünkü bizler sattıkça üretebilen bir sektörüz. Ayrıca konut kredi faiz oranları aylık yüzde 3.5 seviyesinde kalmaya devam ettikçe, ipotekli satışlardaki düşüş de sürecek” dedi.

‘Maaş, kredi ödeme dengesi kayboldu’

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profes­yonelleri Derneği olarak önerdikleri ‘yeni mülkiyet sistemi’ odaklı modellerine değinen İsmail Özcan, “Arsa payının yüksek olması nedeniyle, arsa ve konutun tapusu ayrılmalı. Biz artık bir değil, iki farklı tapu verebilmeliyiz. Bu tür yeni modeller gündemi daha fazla işgal edecek” dedi. “Üst ve orta kesim konut alırken, kredisini alıp, bunu da maaşıyla ödüyordu, o denge kayboldu” ifadelerini kullanan Özcan, “İnsanlar, 4-5 milyon gibi rakamların altına girmeyi, aylık 80-100 bin TL’lik taksit ödemeyi göze alamıyor. Herkes kiralamaya yöneliyor ama kiralanacak portföy de daraldı” diye konuştu.

‘Krediye dahil olacak projeler önemli’

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği Başkanı İsmail Özcan, “Daire bazında yapı ruhsat sayısının 2023’te 600-650 bin adet olacağını düşünüyoruz. Ayrıca 2024’te ikinci el ve sıfır konut fiyatları arasındaki makasın da kapanacağını düşünüyoruz” diye konuştu. Özcan, “Bizim insanımız, genelde borçlanarak konut alıyor. Hükümetin ilk eve erişim ile ilgili kredi konusu gündemde. Bunun, 2024’te netleşeceğini düşünüyoruz. Ama orada da kredi paketine dahil olacak projeler, gelir düzeyi gibi konular belirleyici olacak” dedi.

SEKTÖRÜN ÖNDE GELENLERİ 2024’Ü BÖYLE DEĞERLENDİRDİ

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su Burak Kutluğ:


Gayrimenkul, bu yıl da kazandıran yatırım araçlarından biri olur

Hem dünyanın hem de Türkiye’nin geçen yıl yüksek enflasyonla mücadele ettiğini belirten Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun CEO’su Burak Kutluğ, “Finans tarafında muslukların kısılması ile faizler yükseldi ve finansa erişim güçleşti. Avrupa’da da konut satışları ortalama yüzde 20 azaldı” dedi. “Türkiye’de de yüzde 17.5 daralma oldu. Türkiye, 2024’te de bu tabloyu düzlüğe çıkarmak için sıkı mali politika uygulayacak görünüyor” ifadelerini kullanan Kutluğ, “Finansa erişim maliyetlerinde, ikinci yarıdan itibaren rahatlamaya başlayan bir tablo görebiliriz. Konut satışlarında, şu anki tabloya göre daralmanın devam etmesi mümkün” diye konuştu. Bu sene, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gayrimenkul yatırım fonu ve gayrimenkul proje yatırım fonlarının gündemde olacağını aktaran Kutluğ, “Kentsel dönüşümde başlayacak hareketlilikle birlikte sektördeki canlılığın korunacağını düşünüyorum. Türkiye’de konut her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. 2024’te de gayrimenkul kazandıran yatırım araçlarından biri olacak” dedi.

Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur:


2024’te arsanın yıldızı parlamaya devam edecek

Enflasyonist ortam, krediye erişim zorluğu, yükselen fiyatlar ve daralan talebin ardından sektörün zor bir yıl yaşadığını belirten Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, “Konut satışlarındaki düşüşe rağmen, kentsel dönüşüm hamleleri, beraberinde hem özel sektörün hem de hükümetin sektöre yönelik açıklayacağı kampanyalar, maliyetler tarafında daha stabil bir piyasanın oluşması ile 2024’te canlanma bekliyoruz. Dolayısıyla gayrimenkul, hâlâ güvenli liman olma statüsünü koruyacak. Sadece, bunun sürdürülebilir bir zemine oturması gerekli” dedi. “Türkiye’de konut talebi fiyatla buluşamıyor. Burada da arsa öne çıkıyor” açıklamasını yapan Timur, “Arsa, geçen yıl yatırımcısına konuttan, altından, dövizden ve borsadan daha fazla kazandırdı. 2024’te de arsanın yıldızı parlamaya devam edecek. Gayrimenkul yatırımı enflasyondan korunmak için bizde çok geleneksel bir yatırım refleksi. Yatırımlarını gayrimenkulde değerlendirmek isteyen insanlar, daha ulaşabilir fiyatlara arsa yatırımlarını tercih ediyorlar” dedi.

Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel:


Lüks konut üretimi ve markalı projeler yaygınlaşıyor

Yıl sonu itibarıyla kur ya da enflasyonda sürpriz bir gelişme olmaması halinde konut fiyatlarının enflasyon oranına yaklaşan bir zemine oturacağını belirten Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “2023’te konut satışları geriledi ama toplam rakam gene de yüksek çünkü talep kuvvetli. Bu sene de 1 milyonun üzerinde konut satışı olacağını ancak faizlerin yüksekliği sebebi ile ipotekli konut satışlarının sınırlı kalacağını öngörüyorum” dedi. İnşaat sektöründe maliyetlerinin yükseldiğini ve artan faizlerle finansman koşullarının orta sınıfın krediyle konut satın almasını son on yılda güçleştirdiğini anımsatan Yücel, bu kapsamda daha çok üst gelir grubuna yönelik lüks konut üretimi ile markalı konut projelerinin yaygınlaştığını belirtti. “Ucuz konut üretmek için devletin ucuz arsa imkanları sunması kısa dönemde en olabilecek senaryo gibi görünüyor” ifadelerini kullanan Yücel, “Böylelikle sadece TOKİ değil, özel sektör de daha ulaşılabilir konut üretme imkanına sahip olabilir” ifadelerini kullandı.

‘Konut kiralamada arz-talep dengesi hızla bozuluyor’

Barınma sorununun devam edeceğini belirten EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut, “Gayrimenkul piyasasındaki stok erime hızına bakınca neler olduğunu daha iyi görüyoruz. Ocak 2023’ten bu yana ülke genelinde satılık konut stoku genel ortalamada yaklaşık yüzde 15 arttı. Kiralık miktarında ise stok genel bazda yüzde 72 arttı. Kiralıkta en fazla stok artışı olan kent yüzde ise 74 ile İstanbul” dedi.

“Ev sahibi ile mal sahibi arasındaki problemler maalesef değişiklikler yapılmazsa devam edecek” ifadelerini kullanan Turgut, “Gayrimenkulün orta, kısa, uzun vadeli çözümlere ihtiyacı var. Hukuk mahkemelerinin yükünün yüzde 40’ı bugün kira davalarında oluşuyor” dedi. Anadolu’da neredeyse her kentte kiralık ev bulmanın zorlaştığını aktaran Turgut, konut kiralamada arz ve talep dengesinin hızla bozulduğunu aktardı.

Konutta kademeli satış devri başlıyor

Konut satışları düşerken, şirketler de yeni formüller üretiyor. Bu kapsamda kademeli satış uygulaması devreye girdi. Kademeli sistemde önce arsa satın alınıyor, ardından inşaat maliyeti de ödenerek ev sahibi olunuyor.

Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Bir şirket ‘aşamalı konut sahibi olma sistemini’ kurdu. Bu modelde önce konutun arsa payı alınıyor, sonra inşaat maliyeti de ödenerek iki aşamada ev sahibi olunuyor. Başka bir şirket de iki yılda 10 projede 20 milyar liralık yatırım yapacağını açıkladı. Şirketin gündemindeki projelerden biri de erişilebilir fiyatlı konut üretmek” diye konuştu.

Yabancıların konut talebinde sert düşüş

Türkiye’de geçen yıl yabancılara toplam 35 bin 5 adet konut satıldı. Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı’nın verilerine göre; 2022’de toplam 8 milyon 338 bin 976 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri, geçen yıl yüzde 48 azalarak 4 milyon 354 bin 216 metrekare oldu. Geçen yıla ilişkin veriler, yabancıların Türkiye genelindeki toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde, ilk sıraya Suudi Arabistan vatandaşları yerleşti. Suudileri, Almanlar ve Ruslar izledi. Yabancılara yapılan toplam gayrimenkul satış adedinde ise Ruslar yine zirvede yer aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/feed/ 0
Biz mi kurtulduk, yoksa gidenler mi kurtuldu? https://www.foxhaber.com.tr/biz-mi-kurtulduk-yoksa-gidenler-mi-kurtuldu/ https://www.foxhaber.com.tr/biz-mi-kurtulduk-yoksa-gidenler-mi-kurtuldu/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:09:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2935 CHP’li vekil Gedik, milyonlarca depremzedenin içinde bulunduğu durumu böyle aktardı…

Sabahsaati… Kahramanmaraş’tan, Hatay’dan, Malatya’dan gelen ilk haberler depremde hayatını kaybedenlerin sayısının binin üzerinde olduğu yolundaydı. Her yerde karışıklık, kargaşa yaşanıyor, kurtulanlar, yakınlarını, komşularını kurtarabilmek için çaresizce beton yığınları arasında çalışıyorlardı. Korku dolu gözlerden yaşlar dökülürken Türkiye oralarda yaşananlara kilitlenmişti.

AMELİYAT ÖNCESİ…

Ben mi? Ameliyat önlüğünü giymiş, az sonra beni ameliyathaneye götürecek tekerlekli sandalyeyi bekliyordum. Gidiyordum ama aklım hep deprem bölgesindeydi. Ameliyat odasına alınıp eşimle ayrılırken, depremden önce yazdığım yazının sonuna, “Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarının acısını yürekten paylaşıyorum” notunu yazmasını rica ettim. Depremlerin meydana geldiği illerimize çok gitmiş, günlerce onlarla yaşamıştım. Erzurum depreminde de Adapazarı, Bolu depremlerinde de hep oralardaydım. Ameliyatı değil, o an deprem bölgesindeki kardeşlerimi düşünüyordum.

YOĞUN BAKIM SONRASI

Sabah alındığım ameliyattan saat kaçta çıktığımı da bilmiyordum. Kendime geldiğimde, her tarafımda kablolar vardı. Yanıma gelen doktora güç bela, “Ne olursun birazcık su” dedim. Ağzımdaki aparatlar nedeniyle boğazım kurumuştu. Doktorlara, hemşirelere hep depremi sordum… Kim bilir o an insanlar neler yaşıyordu? Yoğun bakımdan normal odaya geçtiğimde ağrılar içinde İskenderun’daki gazeteci arkadaşım Şehmus Aslan’dan başlayıp diğerlerine ulaşmaya çalışıyordum… Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarını kaybedenlere sabır diliyorum.

CHP Milletvekili Gedik, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e 6 Şubat günü ve sonrasında yaşananları anlattı.

KIYAMET GÜNÜYDÜ

Doktor Asu Kaya Gedik, görev yaptığı Osmaniye’de depreme yakalanmıştı. Osmaniye’de Tabip Odası Başkanlığı görevini yürütürken ayrıca Aile Hekimliği yaparken hem meslektaşlarıyla, hem halkla iç içe olmuştu. Son seçimde ilinden CHP Milletvekili adayı olmuş ve seçilmişti. Her fırsatta deprem ve sonrasıyla ilgileniyor. O geceyi şöyle anlatıyor:

– Ben de depremzedeyim. Evimiz dördüncü kattaydı. Deprem büyük bir uğultuyla geldi. O an aklınıza ilk çocuklarınızı kurtarmak geliyor. Kızımı tam yatağından kaldırmıştım ki duvar olduğu gibi yatağın üzerine çöktü. Yan komşuyla aramızda duvar kalkmıştı. Çıkmaya çalışırken koridorun duvarları yıkılmaya başladı. Şanslıydık ki kapı açıldı. Çünkü birçok dairenin kapısı açılmadı. Merdiven duvarları çökmüştü. Enkaz arasından güçlükle çıkabildik. Yalnızdık, çaresizdik. O gün sanki kıyamet günüydü. O günkü, çaresizliğimizi unutmuyorum. İnsanlar önce can derdindeydi, kimi kurtarabilirim diye. Mahalle zaten benim mahallemdi, benim komşularım, benim dostlarımdı. Çaresizce enkazın başındaydım. Kimsenin aklına açlık, susuzluk gelmiyordu. İkinci gün insanların aklına açlığı, susuzluğu geldi. Hiç unutamam İzmir’den minibüsle yardıma gelenler beraberinde üçgen peynir, ekmek, su, mama getirmişlerdi. O yardımları dağıtırken geçen zamanı unutamıyorum.

– Derken ilimizin sağlık yöneticilerinden doktorlarımızın otopsilere yetişemediğini işittim ve oda başkanı olarak tüm hekimlerimize ailelerini bir an evvel güvenli bir yere almalarını ve hemen otopsilere başlamaları çağrısında bulundum. Çünkü cenazelerimizi bir ana evvel sahiplerine ve toprağa kavuşturmak durumundaydık.

ÖLÜLERİMİZİ SAYAMADIK

– Yanlış hatırlamıyorsam Devlet Hastanesi bahçesinde beş otopsi çadırı, iki de soğuk hava deposu kurulmuştu. Her bir otopsi çadırında en az 4-5 arkadaşımız görevliydi. Orada bulunduğum süre zarfında sahada hem yardım faaliyetlerinde hem arama faaliyetlerindeydim çünkü insanlar aç susuzdu. Otopside bulunduğum kısa zamanda şunu gördüm: Sayıları tespit etmeye çalıştım ama çok değişik bir sayılandırma sistemi yaptıklarını gördüm.

Her çadırda farklı bir sayılandırma sistemi vardı. Sonra öğrendim ki bu şekilde farklı numaralandırmayla aslında yapmak istedikleri toplam kayıplarımızın sayısını öğrenmememiz içindi. Her bir çadır farklı bir sayıyla başlıyordu. Dolaysıyla basit bir işlemle toplayıp sonuca erişemiyorsunuz. Kayıplarımızın sayısını bir şekilde gizlemeye çalıştıklarını anladım. Yoksa neden 1-2-3 diyerek standart sıralamayla gitmesin ki?

Gedik,deprem bölgesiyle bağını hiç koparmadı.

Ceplerinde para olsun diye kira yardımını kabul ettiler

CHPMilletvekili Dr. Asu Kaya Gedik, “Depremden sonra çadır bulanlar şükretti. Bulduğu çadırın rüzgarda uçtuğunu gördüğünde peşine düştü. Şanslı olanlar ise konteynere geçebildi. AKP iktidarı depremzedeyi çok kötü bir noktaya getirdi” diyor. Milletvekili, hem kendi ili Osmaniye hem de diğer illerde yaşananlar için şunları söylüyor:

“Deprem bölgesinde ‘Biz mi kurtulduk, yoksa gidenler mi kurtuldu’ sözleri sıkça duyuluyor. Geçirdiğimiz son bir yıl içinde çok çetin yaşam mücadelesi verildi. Deprem öncesi AKP’nin ekonomik buhranında zaten geniş toplum kesimleri yoksullukla mücadele ederken, depremzede olanlar da kendini bu yokluğun içinde buldu. Bu yokluğun içerisinde iş yokken, aş yokken, ticaret durmuşken, esnaflık yapacaksınız, kime neyi satacaksınız?”

Cebinde 5 kuruşu olmayan depremzedeye “Ya konteynere geçersin, ya da sana 5 bin lira kira yardımı yapacağım” denildi. Asu Hanım, deprem bölgesinde yaşananları şöyle anlatıyor:

EKMEK PARASI

“Depremzede en azından cebinde ekmek parası olsun istedi ve 5 bin lira kira yardımını kabul etti. Daha bu ay kira yardımı 7 bin 500 liraya yükseltildi. Bu şu demek oluyor: AKP iktidarı ‘konteyneri de parayla veririm’ dedi.

Bir diğer yaman çelişki ise AKP iktidarı mülk sahibi depremzedeye 5 bin lira kira yardımı yaptı. Kiracıya da dedi ki ‘Sana tekrar ev bulabilmen için 3 bin lira yardım yapıyorum.’ Depremzedeye reva görülen bunlardı. AKP’nin unuttuğu bir şey var; depremin sonunda evi olan da kirada olan da aynı sokakta, aynı evi kiralamak istediler.”

Kalmadıkları yurdun parasını ödettiler

CHPMilletvekili Asu Hanım, yalnız kendi seçim bölgesi Osmaniye’de değil, diğer illerdeki gelişmeleri de yakından izliyor, sorunları şöyle aktarıyor:

“Uzaktan online eğitime devam eden üniversite öğrencileri, kalmadıkları yurtların parasını, kayıtlarının silinmemesi için ödemek zorunda bırakıldı. Osmaniye’de Korkut Ata Üniversitesi’nin uzaktan eğitim gören meslek yüksekokulu binaları hasarlı olan öğrencileriyle görüştüm. ‘Binamız hasarlı. Senato kararıyla uzaktan eğitimdeyiz. Ama yurt kayıtlarımız silinmesin diye yurt parasını ödemek zorunda kalıyoruz’ dediler. Ödemeleriyle ilgili dekontları da verdiler.

Sonra ‘Allah Allah’ dedim bir yıl geçmiş, bir yandan üniversite rektörü için hızlı bir konut inşası vardı. Rektör, akademisyenler için konut inşa edebilir ama depremin üzerinden bir yıl gelmiş geçmiş, üniversiteye çivi bile çakılmamış.”

TOKi konutlarını online açık artırmayla satıyorlar

Depremdöneminde AKP iktidarı çadır satmıştı. Şimdi Osmaniye’mizde de barınma krizi yaşanırken TOKİ’nin konutları açık artırmayla online bir şekilde sattığını öğrendik. Bundan 3-4 yıl önce yapılan TOKİ konutları bir sebeple terk edilmiş. TOKİ deprem sonrası belki de eş zamanlı bilemiyorum bu evleri tekrar elden geçiriyor, tadilata sokuyor. Depremzede bu konutların kendilerine verileceğini düşünürken, bütün reklam panolarına, internete reklam vererek açık artırmayla online satıyor.

2023 genel seçimlerinde Cumhurbaşkanı ‘Her depremzedeye, evi yıkılana ev vereceğiz. İçinde eşyasıyla anahtarını teslim edeceğiz’ dedi. İnsanlar ev verecek diye beklemeye, biz de süreci yakından takip etmeye başladık. 600 bin konut verileceği belirtildi. Cumhurbaşkanı bunu daha sonra 300 bine indirdi. En son Çevre ve Şehircilik Bakanı 46 bin konutun teslim edileceğini açıkladı. Yani depremin yıldönümüne geldiğimizde kaçta kaçını teslim ediyorlar görün.”

Muhtarlara 1 Şubat’ta AFAD’ dan bir mesaj geldi. Sistemle yapılacak olan kura süresinin belirsiz ertelendiği, Cumhurbaşkanının deprem illerini gezerek kurayı bizzat çekeceği, evleri kendisinin teslim edeceği belirtildi. Kalecik, Hasanbeyli’ den Milletvekili Asu Hanımı arayanlar, “Deprem konutu yapacağız dediler, temel attılar. Sonra her şeylerini toplayıp gittiler” deyince, kendisi köylere gitti. Manzara anlattıkları gibiydi. İhalesi mart ayında yapılmış, su basmanına kadar çıkılmış, sonra her şeyi toplayıp gitmişler. Mart’ta bir yıl doluyor ama ortada bina yok.

Asu Kaya Gedik, bölge insanı için “Mutlak yokluk yaşıyorar” dedi.

Yoksulluktan yokluğa düşüldü

Osmaniye Milletvekili Asu Kaya Gedik, deprem bölgesinde AKP’nin izlediği ekonomik politikaları eleştiriyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

– Başta Osmaniye, Hatay olmak üzere deprem bölgesindeki vatandaşlarımız zaten yoksulluk içindeydi, bir de deprem vurunca bu insanlar yokluğun içine düştüler. AKP iktidarının, deprem bölgesinden iyice elini-ayağını çekmesiyle bu insanlar çetin bir yaşam mücadelesi içine girdiler.

– Önceki hafta Osmaniye Yunus Emre Mahallesinde dört çocuklu aileye gittim. Baba çöplerden plastik topluyor günlük 50 lira kazandığını söyledi. En büyüğü olan 16 yaşındaki erkek çocuk okulu bırakmış, ailenin geçimini sağlamaya çalışıyor. Turp hasadına gidiyor. Oturdukları yer, kapısında bez örtü olan bir oda. O odanın kirası 2 bin lira. Turp hasadından aldığı yevmiye ile çocuk evin kirasını karşılamakla mükellef.

İLAÇ ALACAK PARAMIZ YOK

– Milli Eğitim Bakanı ya da bakanlığın da bu çocukların peşine düşmediğini gördük. Yerde halının üstünde yatan hasta 10 yaşında çocuk vardı. Diğer taraftan annenin kucağındaki bebek hırıltılıydı. “Doktora götürüyor musun?” dediğimde “Götüremem, ilaç parası yok. Depremzede olsaydım ilaç parası ödemeyecektim ama artık öyle görünmediğimden ilaç parası da veremeyeceğim için götüremiyorum, ilaç alamıyorum” dedi. Süt alamadığını, okuldaki 10 yaşındaki çocuğun öğretmenlerinin, müdürün süt ve şeker getirdiğini ama onların da bittiğini söyledi. Sobada odun yok.

– Bu aslında bizim Türkiye’nin geniş kesimlerinin, yoklukla mücadele eden kesimlerinin bir aynasıdır. Bunlar yokluğun, yoksulluğun insanı değil. Yoklukta hiç yoktur. Bu mutlak yokluktur. Benim gördüğüm Osmaniye’de budur. Bunu bir yıldır duymak istemeyen bir iktidar var. Bir anda her şeye para bulunuyor ama neden bu insanlara bulunmuyor anlamakta güçlük çekiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/biz-mi-kurtulduk-yoksa-gidenler-mi-kurtuldu/feed/ 0
TÜİK’e göre göreli yoksulluk oranı yüzde 13,9 oldu https://www.foxhaber.com.tr/tuike-gore-goreli-yoksulluk-orani-yuzde-139-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/tuike-gore-goreli-yoksulluk-orani-yuzde-139-oldu/#respond Tue, 30 Jan 2024 21:12:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2786 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerini açıkladı.

Bir önceki takvim yılı olan 2022 yılını referans alan ve toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayıldığı çalışmada TÜİK’e göre göreli yoksulluk oranı geriledi.

Buna göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2023 yılında 0,5 puan azalarak yüzde 13,9 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda 0,1 puan artarak yüzde 21,7 olarak gerçekleşti.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile yüzde 29,7 oldu.

EN DÜŞÜK YOKSULLUK TEK KİŞİLİK HANELERDE

Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 3,7 puan azalarak yüzde 8,0, tek kişilik hanehalklarında ise 2,0 puan artarak yüzde 9,5 oldu.

En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 2,1 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 13,6 oldu.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 27,8’i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,7’si, lise altı eğitimlilerin yüzde 14,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,7’si yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 3,2 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.

MADDİ VE SOSYAL YOKSUNLUK ORANI YÜZDE 14,4

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumuna deniyor.

Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlendi.

Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2022 yılında yüzde 16,6 iken 2023 yılı anket sonuçlarında 2,2 puan azalarak yüzde 14,4 olarak tahmin edildi.

SÜREKLİ YOKSULLUK ORANI YÜZDE 12,3 OLDU

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2023 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,7 puan azalarak yüzde 12,3 oldu.

İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 16,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan), yüzde 14,0 ile TR41 (Bursa, Eskişehir, Bilecik) ve yüzde 13,9 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu.

Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 4,8 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), yüzde 7,1 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve yüzde 8,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) oldu.

YOKSULLUK VEYA SOSYAL DIŞLANMA RİSKİ ALTINDA OLANLARIN ORANI YÜZDE 31

Son yıl sonuçlarına göre fertlerin yüzde 31,0’ı yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Bu oran yaş gruplarına göre incelendiğinde; 0-17 yaş grubunda yüzde 39,7, 18-64 yaş grubunda yüzde 28,0, 65 ve üstü yaş grubunda ise yüzde 26,6 olarak tahmin edildi.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanlar; göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk ve düşük iş yoğunluğu göstergelerinin en az birinden yoksun olanları ifade ediyor.

KENDİNE AİT BİR KONUTTA YAŞAYANLARIN ORANI GERİLEDİ

Oturulan konuta sahip olanların oranı geçen yıla göre 0,5 puan azalarak 2023 yılında yüzde 56,2 olarak hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 27,8, lojmanda oturanların oranı yüzde 0,9, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15,1 oldu.

Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 32,6’sı konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu yaşarken yüzde 32,0’ı ise sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemlerle, yüzde 19,8’i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

Geçen yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 1,4 puan azalarak yüzde 58,0 oldu. Nüfusun yüzde 5,7’sine bu ödemeler yük getirmezken yüzde 14,9’una çok yük getirdi. Konut masraflarının çok yük getirdiği hanelerin oranı 0,3 puan artarak yüzde 17,5 olurken, bu masrafların biraz yük getirdiği hanelerin oranı 8,8 puan artarak yüzde 66,5 oldu. Konut masrafların yük getirmediğini belirten hanelerin oranı geçen yıla göre 9,2 puan azalış ile yüzde 15,9 hesaplandı.

Hanelerin yüzde 58,8’i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 39,2’si iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 31,8’i beklenmedik harcamaları, yüzde 19,5’i evin ısınma ihtiyacını, yüzde 64,2’si eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tuike-gore-goreli-yoksulluk-orani-yuzde-139-oldu/feed/ 0
Konut kredisi taksitleri cep yakıyor: 3 milyon TL’lik evin maliyeti 9,5 milyon TL’ye yaklaşıyor https://www.foxhaber.com.tr/konut-kredisi-taksitleri-cep-yakiyor-3-milyon-tllik-evin-maliyeti-95-milyon-tlye-yaklasiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/konut-kredisi-taksitleri-cep-yakiyor-3-milyon-tllik-evin-maliyeti-95-milyon-tlye-yaklasiyor/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:21:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2767 Artan konut fiyatları, yükselen faiz oranları ile birleşince konut kredilerinin aylık maliyeti de artışını sürdürdü.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre ise, 2023 Kasım itibarıyla satılık konut fiyatları ülke genelinde yıllık yüzde 82,8 artmış durumda.

Konut fiyat artış hızı önceki aylara göre gerilese de metrekare fiyatlarının geldiği seviye hâlâ oldukça yüksek. Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı kasımda 30 bin 318,6 TL’ye yükseldi.

Böylece 100 metrekarelik ortalama bir konutun fiyatı da 3 milyon 31 bin 860 TL’ye ulaştı. Bu rakam İstanbul’da 4 milyon 453 bin 250 TL’ye, Ankara’da 2 milyon 329 bin 160 TL’ye, İzmir’de 3 milyon 546 bin 530 TL’ye ulaştı.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) son verilerine göre ise 2023’te kiralar yüzde 87, ev fiyatları yüzde 65 arttı.

Konut fiyatlarındaki artış geçmiş yıllara göre hız kaybetse de yine de konutun ulaşılabilir seviyelerde olmasını engelliyor. Kredi maliyetlerindeki artış ise bunu daha da zorlaştırıyor.

Peki, Türkiye genelinde ortalama bir konutu kredi ile almanın maliyeti ne kadar?

KONUT KREDİSİ MALİYETİ UÇTU

Konut alımında kullanılabilecek azami kredi tutarları, evin değerine ve enerji sınıfına göre değişirken bankalar satın alınacak konutun ekspertiz raporunda belirlenen değerinin yüzde 70- 80’ine kadar konut kredisi kullandırıyor. Ancak uygulamada bu oran daha düşük seyredebiliyor. Yalnızca aylık geliri çok yüksek olan müşterilerin azami kredi tutarları yüksek oluyor.

Kamu bankalarında bir süredir devam eden uygulamalara göre ise ekspertiz değeri 1 milyon TL’nin altındaki evlerin yüzde 90’ı kadar kredi verilirken; ekspertiz değeri 1-2 milyon TL aralığındaki evlerin yüzde 60-70’i ve 2-5 milyon TL aralığında evlerin ise yüzde 50-60’si kadar kredi veriliyor.

Ancak bu krediler hem ortalama ev fiyatlarının altında hem de fiili olarak bankalar bu kredileri sadece yüksek gelir grubunda olan müşterilere veriyor.

Kamu bankalarında 120 ay vadeli konut kredisi faizi yüzde 3,79 olurken ortalama ev fiyatı olan 3 milyon TL esas alındığında, gelir durumuna göre değişiklik gösterse de 120 ay vade ile 2. el B Sınıfı Enerji Kimlik Belgeli 1 milyon 800 bin TL kredi alınabiliyor.

Bu da yüzde 3,79 faizle masraflar hariç aylık ödemenin 69 bin TL olması anlamına geliyor. Bu oranda toplam geri ödeme 8 milyon 281 bine kadar yükselirken evin maliyetinin 9 milyon 480 bine kadar yükselmesine neden oluyor.

KREDİLİ KONUT SATIŞI AZALDI

Kredi maliyetlerinin artmasıyla birlikte Türkiye’deki kredili konut satışları da sert düştü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine bakıldığında 2023’te ipotekli konut satışlarının sert gerilediği görüldü.

Türkiye’de konut satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17,5 azalarak 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde 2023 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 36,6 azalışla 177 bin 748 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı 2023 yılında yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/konut-kredisi-taksitleri-cep-yakiyor-3-milyon-tllik-evin-maliyeti-95-milyon-tlye-yaklasiyor/feed/ 0
BETAM: 2023’te kiralar yüzde 87, ev fiyatları yüzde 65 arttı https://www.foxhaber.com.tr/betam-2023te-kiralar-yuzde-87-ev-fiyatlari-yuzde-65-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/betam-2023te-kiralar-yuzde-87-ev-fiyatlari-yuzde-65-artti/#respond Wed, 24 Jan 2024 21:30:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2589 Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) “Konut Piyasası Görünümü” raporlarının ocak ayı sonuçları yayımlandı.

BETAM tarafından hazırlanan “Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” araştırmasının aralık sonuçlarına göre, aralıkta Türkiye genelindeki satılık konut fiyatlarında yıllık artış oranı yüzde 65,1’e düştü. Kiralık ev fiyatlarındaki artış oranı ise yüzde 87 oldu.

Buna göre, satılık konutlarda reel fiyatlardaki yıllık artış oranı da ülke genelinde yüzde 0,2’ye, Ankara’da yüzde 12,9’a geriledi. İstanbul’da yıllık reel fiyattaki düşüş yüzde 6,1 olurken, İzmir’de uzun zaman sonra ilk kez yıllık reel fiyat azaldı.

ORTALAMA KONUT FİYATI NE KADAR OLDU?

Satılık konutlarda cari fiyatlarda yıllık artış oranı kasıma kıyasla ülke genelinde 5,5 puan azalarak yüzde 65,1’e düştü. Buna göre, Türkiye genelinde ortalama satılık konut ilan metrekare cari fiyatı 26 bin 93 TL oldu. Böylece 100 metrekarelik bir konutun ortalama satış fiyatı 2 milyon 693 bin TL oldu.

Satılık konut ilan metrekare cari fiyatlarındaki yıllık artış oranları üç büyük şehirde de azalarak İstanbul’da yüzde 54,8, Ankara’da yüzde 86 ve İzmir’de yüzde 64 oldu. Ortalama satılık konut metrekare fiyatları İstanbul’da 36 bin 111 TL, Ankara’da 19 bin 608 TL ve İzmir’de 29 bin 404 TL oldu.

Böylece rapordaki metrekare fiyatları baz alındığında 100 metrekarelik bir konutun ortalama satış fiyatı İstanbul’da 3 milyon 611 bin TL, Ankara’da 1 milyon 960 bin TL, İzmir’de ise 2 milyon 940 bin TL oldu.

Satılık konut ilan sayısı hem ülke genelinde hem de 3 büyükşehirde azaldı. Satılık konut arzı aralıkta önceki aya göre ülke genelinde yüzde 4,8, İstanbul’da yüzde 4,5, Ankara’da yüzde 2,5, İzmir’de ise yüzde 6,9 düştü.

REEL KİRA ARTIŞI YAVAŞLIYOR

Türkiye genelinde ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatındaki yıllık artış oranı aralıkta yüzde 87’ye geriledi. Ülke genelinde ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatı 132,7 TL oldu. Yani ülke genelinde 100 metrekarelik ortalama bir konutun fiyatı 13 bin 270 TL oldu.

Yıllık kira artış oranı İstanbul’da yüzde 73,3’e, Ankara’da yüzde 151,6’ya, İzmir’de ise yüzde 113,3’e düştü. Ortalama kiralık konut ilan metrekare fiyatları İstanbul’da 173,3 TL, Ankara’da 118,2 TL, İzmir’de ise 145,5 TL oldu. 100 metrekarelik ortalama konut esas alıntığında İstanbul’da ortalama kira 17 bin 330 TL, Ankara’da 11 bin 820 TL, İzmir’de ise 14 bin 550 TL oldu. Rapora göre, Türkiye genelinde enflasyondan arındırılmış reel kirada yıllık artışlar uzun süredir azalıyor. Yıllık reel kira artışı aralıkta kasıma göre 4,8 puan azalarak yüzde 13,5’e geriledi.

Kiralık konut ilan sayısı aralıkta ülke genlinde yüzde 5,1, İstanbul’da yüzde 3,4, Ankara’da yüzde 5,9, İzmir’de yüzde 5,5 azaldı.

KONUT TALEBİ YÜKSELDİ

Şubattaki depremlerden sonra çok sert bir düşüş gösteren konut talebi temmuzda artmış ve sonrasında kasıma kadar düşmüştü. Ancak konut talebi aralıkta kasım ayına göre yüzde 5,5 artarak 93,6 oldu.

Türkiye genelinde, İstanbul’da ve İzmir’de kasımdan aralıka cari kira fiyatlarındaki artışın aylık enflasyondan daha yüksek olması sonucu enflasyondan arındırılmış reel kira fiyatları bu bölgelerde yükseldi.

Ülke genelinde Sahibinden platformu üzerinden ilana çıkan kiralık konutların ortalama metrekare fiyatı 132,7 lira olarak gerçekleşti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/betam-2023te-kiralar-yuzde-87-ev-fiyatlari-yuzde-65-artti/feed/ 0
‘Ev almak hayal ötesi’ https://www.foxhaber.com.tr/ev-almak-hayal-otesi/ https://www.foxhaber.com.tr/ev-almak-hayal-otesi/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:09:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2471 Cem YILDIRIM/ANKARA

Türkiye İstatistik Kurumu, 2023 yılına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı. TÜİK’in verilerine göre konut satış sayısı 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 17,5 azalışla 1 milyon 225 bin 926’ya düştü. Böylelikle son 9 yılın en düşük konut satışı 2023’te gerçekleşti.

TÜİK’in verilerini değerlendiren Ankara Tüm Emlakçılar Esnaf Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, 2024’te de konut satışlarının düşeceğini öngördüklerini ifade ederek, “Ne yazık ki ev almak hayal ötesi oldu” dedi.

Ankara Tüm Emlakçılar Esnaf Odası (ATEM) Başkanı Hakan Akçam, TÜİK’in 2023 yılı konut satışına ilişkin istatistiğini değerlendirdi.

Öngörülerinin 2024’te de konut satışında yaşanan düşüşün devam edeceğine dair olduğuna dikkat çeken Akçam, “Son 3 yılın verilerine bakacak olursak konut satışında her yıl düşüş meydana geliyor. Kuvvetle muhtemel ki 2024 yılında da bir önceki yıla göre konut satışlarında düşüş yaşanmaya devam edecek” diye konuştu.

Akçam şunları aktardı:

“HER YIL DÜŞÜŞ YAŞANIYOR”

“TÜİK’in ilan ettiği sayıya göre 2023’te 1 milyon 225 bin 926 konut satışı gerçekleşti. Bu sayı ise bir önceki yıla göre azalış gösterdi. Çünkü 2022 yılında 1 milyon 485 bin 622 konut satışı gerçekleşmişti. Şunu da eklemek gerekir ki 2022 yılında da bir önceki yıla göre azalış yaşanmıştı. Yani son 3 yılın verilerine bakacak olursak konut satışında her yıl düşüş meydana geliyor. Kuvvetle muhtemel ki 2024 yılında da bir önceki yıla göre konut satışlarında düşüş yaşanmaya devam edecek” dedi.

“EV ALMAK HAYAL OLDU”

Pandemi ile yaşanan küresel kriz ilk nedenlerden birini oluşturuyor. Çünkü küresel kriz inşaat maliyetlerinin yükselmesine neden oldu ve kimi zaman inşaat sektöründeki işleri durma noktasına getirdi. Kurda yaşanan yükseliş de bunu büyük ölçüde etkiledi. İnşaat maliyetleri arttıkça yapılan konut sayısı azalıyor ya da yapılan konutları alacak kişi bulunamıyor. Bu da beraberinde konut fiyatlarında yükseliş yaşanmasına ya da ev kiralarının artmasına sebep oluyor. Bunun gibi birçok nedenden dolayı her açıklamamızda da belirttiğimiz gibi asgari ücretlinin ev alması hayal oldu. Ne yazık ki 2024 yılında da birçok vatandaşımızın ev alması oldukça güç olacak.”

Akçam çözüm önerilerine ilişkin şunları sıraladı:

“Çözüm önerilerine gelecek olursak, öncelikle maliyetlerde yaşanan yükselişin durdurulması gerekir. Yapılacak ilk işlerden biri de arsa fiyatlarında yaşanan yükselişin durdurulmasıdır ve arsaların özel sektör-kamu işbirliği ile üretilmesinin önü açılmalıdır. Eğer ki arsa fiyatlarında düşüş yaşanırsa bu konut fiyatlarına da yansıyacaktır. Bir diğer faktör ise inşaat malzemelerinin fiyat artışlarının kurla doğru orantılı olması. Her zaman dediğimiz gibi inşaat malzemesi ithalatının olabildiğince minimize edilmesi gerekir. Kendimiz üretirsek ve yerli üreticiye de yeterli desteği sağlarsak bu sorunun da çözüleceğini düşünüyorum.

Hükümet yetkililerinin de konut açığı ve konut sahibi olmada yaşanan sorunların farkında olduğunu düşünüyorum. Sorunların çözümü için birçok alternatifler sunuluyor ve ben inanıyorum ki 2024’te de birçok çözüm önerileri masaya yatırılacak. Bunlardan biri de birden fazla ev sahibi olanların ödeyeceği verginin artırılacağına ilişkindi. Daha önceki açıklamalarımızda da bunu desteklediğimizi söylemiştik. Sorunlara çözüm olacak bütün önerileri ve projeleri Ankara Tüm Emlakçılar Odası olarak biz de desteklemeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ev-almak-hayal-otesi/feed/ 0
Günlük ev kiralamada değişim başladı: İşte detaylar https://www.foxhaber.com.tr/gunluk-ev-kiralamada-degisim-basladi-iste-detaylar/ https://www.foxhaber.com.tr/gunluk-ev-kiralamada-degisim-basladi-iste-detaylar/#respond Sun, 07 Jan 2024 09:09:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1986 Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik 1 Ocak’tan itibaren uygulanmaya başlandı.

Yönetmeliğe göre tek seferde 100 gün veya 100 günden daha kısa süreyle kiralayan ev sahipleri, apartman sakinlerinden onay alıp, gerekli evrakı hazırladıktan sonra e-Devlet üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapacağı başvuruyla ‘Turizm Amaçlı Konut’ belgesine sahip olacak. Konutuna astığı belgeyle evini kiralayan ev sahipleri kiracının kimlik bilgisini emniyet müdürlüğüne bildirecek.

Kalabalık mekanlarda bulunmayı istemeyen veya otelde konaklamayı tercih etmeyenlerin tatil anlayışındaki değişiklik son yıllarda günlük ev kiralama yöntemini yaygınlaştırdı. Seyahat ve tatil maliyetini düşürmek isteyenlerin çoğunlukla tercihiyle günlük kiralanan ev sayısı hızla arttı.

Ev sahiplerinin yüksek kazanç beklentisiyle konutunu günlük kiraya vermesi emlak sektörünü olumsuz etkiledi. Kira fiyatlarındaki artışın yanı sıra ev sahibi- kiracı anlaşmazlığı, konut stoku sıkıntısı sorunları oluştu. Kira fiyatlarındaki yükseliş sonrası bazı ev sahipleri yaşadığı konutta kullanmadığı odayı, bazıları kullanmadığı konutu, bazıları da kiraladığı konutu başkalarına gündelik kiralamaya başladı.

YÜKSEK KİRA KAZANCINA DÖNÜŞTÜ

Konut fiyatlarındaki hareketlilik emlak sektörünü de olumsuz etkiledi. Emlakçıların kiralık ev arayanlara konut temin etmekte zorlandığı süreçte, ‘ayakçı’ diye tabir edilen yetkisiz kişiler, emlakçılık faaliyetine başladı.

Son yıllarda ‘korsan’ emlakçı sayısının hızla arttığı kentte ‘ayakçı’ diye tabir edilen kiralama sürecinde ev sahibi ile kiracıya aracılık eden kişilerin faaliyetleri de çoğaldı. Rusya- Ukrayna savaşı sonrası konut satın alan yabancı sayısının arttığı Antalya’da, konutunu turizm amaçlı kiralayan, emlakçılık veya yatırım danışmanlığı faaliyeti yürüten yabancı sayısı da hızla arttı.

BAŞVURU SÜRECİ BAŞLADI

Antalya Emlakçılar, Oto Galericileri, İş Takipçileri Odası Başkanı İsmail Çağlar, Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına İlişkin Yönetmelik kapsamında 1 Ocak’tan itibaren 100 günün altında evini kiraya verecek ev sahiplerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsat alması gerektiğini belirtti.

Yasanın emlak sektörüne faydalı olacağını dile getiren Çağlar, “Apartmanda 5’den fazla konutun kiraya verilmesi halinde belediyeden ruhsat alınması gerekir. Bunun için tüm kat sahiplerinden izin alması gerekecek. Bunu herkes yapamayabilir. Kural sonrası günlük kiraya verilen evler ruhsat alamayınca uzun süreli kiraya verilmesi, Antalya’daki kiralık konut sıkıntısının az da olsa azalmasına yardımcı olacaktır. Yasa çıktı ama günlük kiraya verilen evlerin denetlenmesi lazım. Denetim yapılmazsa kaçak olarak günlük kiraya verilmesi devam edecektir. Kaçak günlük kiralama devlete, apartman sakinlerine, sektör temsilcilerine zarar verecektir” diye konuştu.

DENETİM TALEBİ

Yasanın uygulaması açısından vatandaşlara büyük sorumluluk düştüğünü anlatan Çağlar “Apartman sakinleri konutun günlük kiraya verilmesini istememesine rağmen ev sahiplerinin bu yöntemle kiralamaya devam etmesi halinde vatandaşlar ilgili kurumlara şikayet etmeli. Yetki belgesi bulunmayan evlerin günlük kiraya verilmesi güvenlik sorununu da ortaya çıkaracaktır. Apartman sakinlerinin huzuru için de yasanın faydalı olacağına inanıyoruz” dedi.

1 MİLYON LİRAYA KADAR CEZA

Kanun hakkında bilgi veren Çağlar, şöyle konuştu:

“İzin belgesi bulunmaksızın turizm amaçlı kiralanan konutları kiraya verenlere, kiralama yapılan her bir konut için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için 15 gün süre verilecek. Bu süre sonunda izin belgesi alınmaksızın turizm amaçlı kiralama faaliyetine devam edenlere 500 bin lira idari para cezası uygulanacak ve izin belgesi alarak faaliyette bulunabilmesi için bir kez daha 15 günlük zaman tanınacak.

İzin belgesi sahibinden kiraladığı turizm amaçlı konutu, kendi ve hesabına üçüncü kişilere kiraya verenler hakkında, her bir sözleşme için 100 bin lira idari para cezası uygulanacak. Kendi adına mesken olarak kullanmak amacıyla kiraladığı konutu, turizm amaçlı kiraya verenler ile izin belgesi olmayan konutların turizm amaçlı kiralanmasına aracılık edenler hakkında, her bir sözleşme için 100 bin lira idari para cezası verilecek.

İzin belgesi bulunmaksızın turizm amaçlı kiralama faaliyetlerine devam edenler ile her defasında 100 günden fazla süreli kira sözleşmesi yapmasına rağmen ilk sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı konutu 4 defadan fazla kiraya verenler hakkında 1 milyon lira idari para cezası verilecek.”

KİRACININ KİMLİK BİLDİRİMİ ZORUNLULUĞU

Günübirlik ev kiralama ruhsatına başvurunun Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından e-devlet aracılığıyla yapılacağını anlatan Çağlar, “Evini günlük kiraya verecek ev sahiplerinin 1 ay içinde turizm konutu ruhsatına başvurması gerekiyor. Ev sahiplerinin günlük kiralık ev ruhsatı almadan evlerini kiraya vermeleri, yasalara göre suç olarak kabul ediliyor. Ev sahipleri evde konaklayacak müşterilerle günlük ev kiralama sözleşmesi imzalamalı. Sözleşme gereğince kalacak kişilerin kimlik bilgileri emniyet müdürlüğüne bildirilir. Bildirim yapılmaması halinde ev sahiplerine de para cezası uygulanır” dedi.

GÜNÜBİRLİK KİRALANAN EVLERİN DENETİMİ YAPILDI

Antalya Emniyet Müdürlüğü birimleri, il genelinde faaliyet gösteren günübirlik kiralanan evlere yönelik dün eş zamanlı denetim yaptı. İl genelinde 43 ekip ve 96 personelin katılımıyla yapılan uygulamada, toplam 702 günübirlik konaklama yeri kontrol edilirken, 36 işletmeye kayıt dışı konaklamadan cezai işlem uygulandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gunluk-ev-kiralamada-degisim-basladi-iste-detaylar/feed/ 0
İnşaat sektörü ikinci yarıdan ümitli https://www.foxhaber.com.tr/insaat-sektoru-ikinci-yaridan-umitli/ https://www.foxhaber.com.tr/insaat-sektoru-ikinci-yaridan-umitli/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:24:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1827 2023’de yaşanan doğal afet, sınır komşularımızın savaşları gibi birçok olumsuz şartların sektörü ve ekonomiyi zorladığını belirten Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, aynı süreçte alınan ekonomik tedbirlerle olumsuz etkinin azaldığını ve 2024 için beklenti oluşturduğunu açıkladı. Sektöre yönelik 2023 değerlendirmesi ve 2024 öngörülerini açıklayan Umut Durbakayım, sektör üzerindeki ekonomik ve diğer faktörlerin önceki yıllara göre biraz daha az yıpratıcı ve biraz daha az zorlayıcı olduğunu vurguladı.

Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, beklenti ve öngörülerine şöyle sıraladı;
“Geçtiğimiz 4 yılda yaşadığımız ekonomik krizler, doğal afetler ve sınır komşularımız arasında yaşanan savaşlardan kaynaklanan olumsuz faktörler bir yandan inşaat sektöründe finansal dalgalanmalara neden olurken, diğer yandan sektörün ülke ekonomisindeki öneminin ne kadar fazla olduğunu gösterdi. Bu süreçte ortaya çıkan bir diğer sonuç ise sektörümüzde atılan temellerin çok sağlam olduğu ve sektörü güçlendirmek, geliştirmek için hazırlanan harçların tutmaya başladığıdır. Ekonomi yönetiminin aldığı tedbirlerin semeresinin 2024’ün ilk yarısında ortaya çıkacağına inanıyorum. İkinci yarıyılda ise sektörümüzde bahar havası eseceğini düşünüyorum.”

İŞÇİLİK, MALZEME MALİYETİNİ GEÇTİ

Sektörün maliyetlerle mücadelesinin devam ettiğini ve edeceğini kaydeden Başkan Durbakayım sözlerine şu şekilde devam etti;

“Konut kredi faizlerinin yükselmesi ve erişiminin zorlaşması, malzeme fiyatlarındaki artış gibi faktörler 2023’te inşaat sektöründeki en önemli problemler olmaya devam etti. İstihdam ‘işçilik’, kuşkusuz sektörün hiç beklemediği bir gündem maddesiydi. Zira 2023’ün yılın ikinci yarısından sonra sektörde ciddi anlamda istihdam sorunu yaşandı. Sektörün yaşadığı en önemli sorunlardan biri inşaat malzemelerinde ve işçilikte ortaya çıkan arz talep dengesizliğidir. Bilindiği gibi yılın başında yaşadığımız deprem nedeniyle yıkılan konutların yeniden inşası için oldukça hummalı ve hızlı bir çalışma başladı. Bu nedenle demir, çimento gibi inşaat malzemelerinde ‘temin’ ve ‘fiyat’ sıkıntısı yaşandı. Fakat asıl sorun işçilikte ortaya çıktı. İnşaatlarda çalışacak alt ve ara kademe personelde büyük bir sıkıntı oluştu. Malzeme fiyatlarını dünya çapında piyasalardaki dengelere göre az çok tahmin edebildik ve buna göre malzeme tedarikini üç aşağı beş yukarı yapabildik. Ancak işçilikte böyle bir öngörü maalesef olmadı. Arz talep dengesindeki keskin bozulma nedeniyle, günlük yevmiyeler her gün farklılık gösterdi. Yukarıda belirtiğim gibi her ne kadar usta ve kalfa istihdamının büyük kısmı deprem bölgesine kaydırılmış olsa da, başta İstanbul gibi diğer il ve bölgelerimizdeki sorunun tanımı tam olarak ‘usta açığı” değildir. Sorun sektördeki istihdam talebi ile ustaların talep ettiği ücretlerin örtüşmemesidir. Ancak deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte sektördeki malzeme ve istihdam tekrar dengeye oturacağını biliyoruz. Söz konusu dengenin de 2024 ortasında tekrar sağlanacağını öngörüyoruz.

Erişilebilir metrekare birim fiyatları ile üretim maliyeti arasındaki makasın giderek açılması, diğer taraftan malzeme ve işçilik maliyetlerindeki göreceli sıkıntılar konut arzının önündeki engellerden en önemlileri diyebiliriz. Konut ihtiyacı olanların krediye ulaşmasının güçlüğü de göz önüne alındığında talep eğrisinin düşey ivme kazanması kaçınılmaz oluyor. Konut üreticilerinin iştahsızlığı da bunun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.”

KİRALAR KONUT FİYATLARINI KATLADI

Piyasada konut fiyatlarının şiştiği gibi yanlış algı olduğunun altını çizen Umut Durbakayım, konut fiyatlarındaki artışın kira artışlarının çok gerisinde kaldığını vurguladı.
“2020-2021 dönemine dek yaşanan fiyat artışları, önceki 2-3 yıllık dönemde yansıtılmayan maliyet artışlarının bir sonucuydu. 2022 sonunda faiz ve maliyet artışı konut fiyatlarını tekrar yükseltmeye başladı ve bu artışlar da konut satış fiyatlarına tamamen yansıtılmadı. Konut fiyatlarının olması gerektiği seviyelerden geri olduğunun bir diğer göstergesi de kira ve konut fiyat korelasyonudur. 2009 – 2020 döneminde kira gelirlerinin konut fiyatını karşılama süresi 20-25 yıllık bir periyod içindeydi. 2021’den sonra bu oran 15-16 yıl gibi süreye geriledi. Diğer bir ifadeyle konut kiraları, konjonktürel sürece uyum sağlarken, konut fiyatları çok geride kaldı.”

Konut kredilerindeki yüksek faizler, mevcut satışların istendiği düzeyde gerçekleşmesini engelliyor. Bir başka ifadeyle kredi taksitlerinin, aylık maaşların çok üzerinde olması, yani alım gücünün düşük kalması arzu edilen satış rakamlarının gerçekleşmesini engelliyor. Kamu bankalarının yaptığı kampanyalar çok iştah açıcı ve cazip. Ancak kampanya kriterlerinin karşılanması çok zor. Bu kriterler biraz esnetilirse, istenilen satış başarısı daha kolay yakalanır diye düşünüyorum. Tüm bu olumsuzluklara karşın gerçekleştirilen satışların çoğunluğunda, konut üreticilerin kendi bünyelerinde sağladıkları krediler çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

YABANCIYA SATIŞ

“Türkiye coğrafyasının etrafında yaşanan savaşlar ve krizler yabancıya konut satışlarının trendini belirleyen en önemli dış faktör oldu. Yakın coğrafyalardaki gelişmelerin de etkisiyle yabancı talebi göreceli olarak azaldı. Yabancılara yapılan satışlar 2023 yılında yaklaşık yarıdan fazla gerileyerek 67,490 ‘den 32,941 seviyelerine düştü. Toplam satışlar içindeki payı ise yüzde 4,5’lerden yüzde 3’e geriledi.

Yabancı satışlarında yaşanan gerilemenin yanı sıra ‘ödeme’ ve ‘değerlendirme’ gibi yeni sorunlar da kendini göstermeye başladı. Başta körfez ülkeleri olmak üzere birçok ülke vatandaşı satın aldığı gayrimenkulün parasını öderken uluslararası bankacılık sitemine takılmaya başladı. Bu durum, yabancı satışlarına yansıyan negatif etkilerden biri oldu. Diğer taraftan ekspertizlerin yaptığı değerlendirmelerde yaşanan sıra dışı farklılıklar, sektördeki güvenirlilik kavramının sorgulanmasına yol açtı. Bu konuda yasal mevzuatın daha sıkı devreye girmesi ve yaptırımların sıklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Maalesef Günümüzde ‘’Yabancıya yapılan gayrimenkul satışı, kamuda sadece ve sadece ‘’Türk Vatandaşlığı’’ satışı gibi algılanıyor. Oysaki Yabancı İşler Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmaları ile denetlenen yabancıya satışlar içindeki vatandaşlık için satılan gayrimenkullerin miktarı, yabancıya gerçekleştirilen toplam satış miktarının yüzde 1’inden bile azdır. Yani yabancı satışlarının büyük bir kısmı ülkemize birçok açıdan döviz kazandıracak olan gelir grubu yüksek yabancı vatandaşa gerçekleştirilmiştir. 250 yan kuruluşa kaynak sağlayan, yaklaşık iki milyon kişiye istihdam yaratan sektörümüze bugün can suyu olan yabancı satışlarının kesintiye uğramaması lazım.

Yapı Müteahhitleri olarak sektörümüzdeki konut satışlarındaki bugün için %5’lik bir payı olan yabancıya satışları %15’lere çıkartmayı hedefliyoruz. Yabancı satışlarında sağlanan döviz girdilerinin de ihracat sayılmasını, böylelikle yabancıya satış yapan firmalarımıza da ihracat yapan firmalara tanınan avantajlardan yararlanmasını bekliyoruz.”

İKİ YENİ PROJE

Devam eden projeler arasında Evora İzmir’de son aşamaya geldik. 2024’ün sonunda tamamını teslim etmeyi planlıyoruz. Kartal ve Maltepe’de yer alan Deluxia Residence ve Deluxia Business projelerimizdeki teslimlere de 2024’ün sonunda başlamayı hedefliyoruz. Bu aşama yeni proje çalışmalarımızı hiç durdurmadık. Özellikle kentsel dönüşüm projelerine odaklanıyoruz. 2024’de biri Avrupa diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki karma projeyi hayata geçirme hedefimiz var. Hazırlıklarımızı tamamladık ve yerel seçimlerden hemen sonra hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Bu projeler orta çaplı büyüklükte –yaklaşık 1000 konut- ve marka değeri yükse. Ancak bir kez daha altını çizmek istiyorum. Sektördeki konjonktüre bağlı olarak somut adım atmayı uygun buluyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/insaat-sektoru-ikinci-yaridan-umitli/feed/ 0
1 Ocak 2024’ten itibaren hayata geçen düzenlemeler https://www.foxhaber.com.tr/1-ocak-2024ten-itibaren-hayata-gecen-duzenlemeler/ https://www.foxhaber.com.tr/1-ocak-2024ten-itibaren-hayata-gecen-duzenlemeler/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:06:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1770 Turizm, perakende, ikinci el satışı gibi pek çok alanda bir dizi düzenleme 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girdi.

Restoran ve kafelere getirilen düzenlemelerin yanında turizm amaçlı konut kiralamaları ile ikinci el otomobil ve ev satışlarında da yeni düzenlemeye gidildi.

İşte bugün hayata geçirilen kritik düzenlemelerden bazıları:

LOKANTA VE OTELLERDE YENİ DÖNEM

1 Ocak 2024’te yürürlüğe giren yönetmelikte lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerindeki fiyat etiketleri için yeni düzenlemeler yer aldı.

Buna göre, tarife ve fiyat listesi hem girişlerde hem de masaların üzerinde olacak.

GÜNLÜK KİRALAMAYA YENİ DÜZENLEME

Öte yandan konutların Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik bugün yürürlüğe girdi.

Buna göre, kiraya verilecek bir ev için her şeyden önce izin belgesi alınması gerekecek

Yönetmelikte, konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde 100 gün veya 100 günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanması, izin belgesi başvurularında uygulanacak işlemler, konutların nitelikleri, izin belgesi sahiplerinin uymak zorunda oldukları hükümler ve kullanıcı ile izin belgesi sahibinin karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler yer aldı.

Buna göre, izin belgesine ilişkin tüm başvurular e-Devlet üzerinden yapılacak. Bakanlıkça hazırlanacak, “turizm amaçlı konut” ibaresinin ve konutun bakanlığın denetimine tabi olduğuna dair bilginin yer aldığı soğuk damgayla işaretli plaket, turizm amaçlı kiralama yapılan konutun girişine asılacak.

PERAKENDE TİCARETTE YENİ DÜZENLEMELER

Yeni yıldan itibaren uygulamaya giren düzenlemeler arasında perakende ticaret alanındaki değişiklikler de yer aldı.

Bu kapsamda, üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinin tedarikinde ödeme süresi 45 gün olarak öngörüldü. Bu süre, alacaklının ölçeğinin, borçlunun ölçeğinden küçük olması durumunda 30 gün olarak belirlendi. Üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulmayan tarım ve gıda ürünlerinin tedarikinde ise ödeme süresi alacaklının ölçeğinin, borçlunun ölçeğinden küçük olması durumunda 60 gün oldu.

OTOMOTİV VE EMLAK SATIŞLARINA DÜZENLEME

Aldatıcı ve sahte ilanların engellenmesi amacıyla otomotiv ve emlak sektöründe ilan platformlarına, ilan verenlerin kimlik ve iletişim bilgilerini doğrulama ve ilan verme yetkilerinin bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğü getirildi. Söz konusu hükme aykırı davranan ilan sitelerine, ilan başına 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

İkinci el motorlu kara taşıtlarının, üretici veya distribütör tarafından tavsiye edilen satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanması yasaklandı. Söz konusu düzenlemenin uygulama süresi 1 Temmuz’a kadar uzatıldı. Ayrıca kamuoyunda “6 ay-6 bin kilometre düzenlemesi” olarak bilinen ikinci el taşıtlar için pazarlama ve satış kısıtlaması, hem yetkili satıcılar hem de bireysel satıcılar için aynı tarihe kadar uzatılmış oldu.

Otomobil ve arazi taşıtları için uygulanan kısıtlamaya ve buna aykırılık teşkil eden ticari faaliyet kapsamındaki satışların noterlikler nezdinde engellenmesi uygulamasına, motosiklet satışları da dahil edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/1-ocak-2024ten-itibaren-hayata-gecen-duzenlemeler/feed/ 0
İstanbul’da kiralar aldı başını gitti! İşte fiyatların en çok arttığı 3 ilçe https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-kiralar-aldi-basini-gitti-iste-fiyatlarin-en-cok-arttigi-3-ilce/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-kiralar-aldi-basini-gitti-iste-fiyatlarin-en-cok-arttigi-3-ilce/#respond Sat, 23 Dec 2023 09:27:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1388 Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın İstanbul’daki kiraların yüksekliği nedeniyle ev kiralayamadığını ve annesinin yanına yerleştiklerini açıklamasıyla birlikte kentteki fahiş kira artışı tekrar gündem oldu.

İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA), “Bir Hak Olarak Barınma: Sağlıklı, Dayanıklı ve Güvenli Konuta Erişim Herkes İçin Mümkün Mü?” raporu da yaşanan astronomik artışları bir kez daha gözler önüne serdi.

Kasım 2023 verilerine göre İstanbul’da son bir yıl içerisinde konut satış fiyatları yüzde 84.14 oranında, kira fiyatları yüzde 75.56 artış gösterdi.

Raporda 2000’li yıllarda İstanbul genelinde konut sunumunda yaşanan artışa rağmen, orta ve düşük gelir grubu için konut satın alımının imkansızlaştığına dikkat çekilerek “Kent genelinde sunulan kiralık konutlar da düşük ve orta gelir grubu için ödenebilir olma niteliğini kaybetti” tespiti yapıldı.

İSTANBUL KİRA ARTIŞINDA DÜNYAYA FARK ATTI

Raporda, pandeminin etkisi ile birlikte kira fiyatlarının 2020 ile 2022 arasında tüm ülkelerde artış gösterdiği, ancak dünya genelinde kiralar 1.6 oranında artarken İstanbul’da 5.2 kat arttığı vurgulandı.

ÜSKÜDAR LİSTE BAŞI

Raporda 2019 yılından itibaren son dört yılda ortalama konut kira fiyatlarının en çok arttığı ilçeler şöyle sıralandı:

-Üsküdar yüzde 961, Kağıthane yüzde 954, Beykoz yüzde 889, Başakşehir yüzde 879, Küçükçekmece yüzde 861, Eyüpsultan yüzde 804.

İstanbul’da 2019-2023 döneminde kiralık konutların metrekare fiyatlarında en çok artış yaşanan ilçeler ise şöyle sıralandı:

* Çekmeköy: %1200

* Ümraniye %1109

* Pendik %1097

* Sultanbeyli %1095

* Tuzla %1067

Yine İstanbul’da 2019-2023 döneminde konut kiralarındaki en dramatik artışın gözlendiği ilk on mahalle ise şöyle sıralandı:

* Beykoz-Riva: %2144

* Fatih-Molla Hüsrev: %1643

* Kağıthane-Hami: %1638

* Fatih-Küçük Ayasofya: %1588)

* Çekmeköy-Nişantepe: %1575

* Maltepe-Çınar: %1542

* Büyükçekmece-Karaağaç: %1519

* Çekmeköy-Sırapınar: %1493

* Tuzla-Tepeören: %1487

* Kartal-Atalar: %1449

* Sarıyer-Uskumruköy: %1374

“KONUT KRİZİ KAÇILINMAZ HALE GELDİ”

Türkiye’de satın alma gücünün de son yıllarda hızla düşmesiyle birlikte barınma krizi kaçınılmaz hale geldiğinin altı çizilen raporda “Konut kiralarında ve satışında yaşanan ciddi fiyat artışı, her konut değişiminde artan kira uçurumu, yeni konut bulamama gibi sorunlar sadece ev bulma sürecinde hane ekonomilerini sarsmıyor, aynı zamanda kiracıları sürekli kaygı ve tedirginlikle baş başa bırakıyor” denildi.

YÜZDE 95 KONUT KREDİSİNDEN FAYDALANAMIYOR

Raporda asgari ücrette yaşanan artış ile kira fiyatlarında yaşanan artış da karşılaştırılarak “Asgari ücret zamlarının kiralardan çok daha az arttığı görülüyor. Özellikle ücretli çalışanların, kazançlarının büyük çoğunluğunu kira giderlerine harcamasına yol açan bu dengesizlik, sosyal adaletsizliği artıran ve toplumsal barışı tehdit eden boyuta geldi. Toplumun yüzde 95’inin konut kredisinden faydalanamadığı bu dönem kredili konut satışlarının da ülke genelinde tarihin dip noktasına düşmesi, evin bir barınma değil finansal yatırım aracına dönüşmesine yol açıyor” denildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-kiralar-aldi-basini-gitti-iste-fiyatlarin-en-cok-arttigi-3-ilce/feed/ 0