Türkiye’de kurulan şirket sayısı, martta bir önceki aya göre yüzde 12,2 azalarak 8 bin 783, kapanan şirket sayısı ise yüzde 13,9 gerileyerek 1678 oldu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), mart ayına ilişkin kurulan-kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, mart ayına ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini yayımladı.
Buna göre, martta bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 12,2, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,2, kooperatif sayısı yüzde 0,4 azalış gösterdi.
Aynı dönemde kapanan şirket sayısı yüzde 13,9, gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 31,5 azalırken, kooperatif sayısı yüzde 36,5 arttı.
Martta geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 22,4, kooperatif sayısı yüzde 11,8, gerçek kişi ticari işletme sayısı ise yüzde 47,4 azaldı. Bu dönemde kapanan şirket sayısında yüzde 15,6, kooperatif sayısında yüzde 29,1 artış olurken, gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 17,2 azalış gerçekleşti.
YÜZDE 86,2’Sİ LİMİTED ŞİRKET
Mart ayında Ardahan’da şirket kurulumu gerçekleşmedi. Söz konusu ayda kurulan toplam 9 bin 14 şirket ve kooperatifin yüzde 86,2’si limited şirket, yüzde 11,3’ü anonim şirket, yüzde 2,6’sını ise kooperatifler oluşturdu. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 37,7’si İstanbul, yüzde 11,3’ü Ankara, yüzde 7,3’ü İzmir’de kuruldu.
Geçen ay kurulan şirket ve kooperatiflerin 2 bin 963’ü ticaret, 1235’i imalat ve 1173’ü inşaat sektöründe yer aldı. Kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin ise 440’ı inşaat, 313’ü toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 121’i imalat sektöründe faaliyet göstermek üzere çalışmalarına başladı.
KAPANANLARIN 628’İ PERAKENDE SEKTÖRÜNDE
Martta kapanan şirket ve kooperatiflerin 628’inin toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 259’unun imalat ve 179’unun inşaat sektöründe olduğu kayıtlara geçti.
Kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinden 565’inin toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 200’ünün inşaat, 141’inin imalat sektöründe faaliyet gösterdiği belirlendi.
Martta 231 kooperatif kurulurken bunların 155’i konut yapı, 46’sı işletme, 9’u turizm geliştirme amaçlı kooperatif olarak işbaşı yaptı.
YABANCI ORTAK SERMAYELİ ŞİRKETLER
Geçen ay kurulan 623 yabancı ortak sermayeli şirketin 368’i Türkiye, 33’ü İran ve 16’sı Almanya ortaklı oldu.
İşbaşı yapan yabancı ortak sermayeli şirketlerin 62’si anonim, 561’i limitet şirket statüsünde faaliyet gösteriyor. Şirketlerin 264’ü belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 99’u ikamet amaçlı olan veya olmayan binaların inşaatı, 97’si işletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri sektöründe kuruldu.
Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 64,1’ini yabancı sermayeli ortak payı oluşturdu.
3 AYDA 5 BİN 309 ŞİRKET KAPANDI
Türkiye’de bu yılın ocak-mart döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,5 azalışla 29 bin 593’e geriledi.
Aynı dönemde kapanan şirket sayısı da yüzde 26,6 artışla 5 bin 309’a yükseldi.
Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada ölenlerin yakınları ile taraf avukatları mahkeme salonunda hazır bulunurken, tutuklu Ahmet Özdemir (64) ile başka dosyadan tutuklu olan Tevfik Tepebaşı, kaldıkları cezaevinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı.
Tevfik Tepebaşı’nın damadı tutuksuz Mustafa Timurbanga duruşmaya katılmazken, başka dosyalardan tutuklu olan Atilla Öz (62) ile Tepebaşı’nın diğer damadı Ahmet Doğan (51), kaldıkları cezaevinde yaşanan teknik sorun nedeniyle duruşma salonuna bağlanamadı.
Duruşma; 80 kişinin öldüğü, 3 kişinin de yaralandığı N bloğunun fenni mesulü Ahmet Özdemir’in savunmasıyla başladı. Suçlamaları kabul etmeyen Özdemir, “Yüzde 100 eksiksiz yapılmış olsa bile 1997 yılı yönetmeliğine göre yapılmış olan bu projenin 7.6 şiddetindeki birinci derecede depreme dayanması imkansızdır. Birinci derecede depreme göre yapılan binalar, sağlam kalmıştır” dedi.
“İNŞAATTAN ANLAMAM”
Ebrar Sitesi’nin kurucusu Tevfik Tepebaşı ise binadan alınan karot numunelerinin test değerlerinin her ne kadar düşük çıkmış olsa bile depremden önce yapı kullanım izin belgesi için alınan karot numunelerinin değerlerinin yüksek çıktığını söyledi. Tepebaşı, kendisini şöyle savundu:
“Vefat edenleri Allah cennetiyle mükafatlandırsın inşallah. Bir kooperatif başkanıyım. Mustafa Timur, başka bir kooperatif başkanı, Atilla Öz başka bir kooperatif başkanı. Bunlar, benim yakınlarımdır. Herkesin kendisine ait yönettiği bir kooperatif vardır.
Buradaki herkesi bütün kooperatiflerden sorumlu tutmanın yasal olmadığına inanıyorum. N Blok inşaatını oluşturan oğlum Mehmet Ali Tepebaşı’dır ve kendisi jeofizik mühendisidir. Buranın zemin etüdünü yapan da Mehmet Ali Tepebaşı’dır ve aynı zamanda Kahramanmaraş’ta zemin etüdü projesini uygulayan ilk kişidir.
Projesini Ahmet Özdemir’e yaptırmıştır. Temel attıktan sonra ve 9 tablası da belediye tarafından vize edilmiştir. Tamamen denetlenmiş bir bina olduğunu biliyorum. Burası kooperatifçe yapılmıştır ama hangi kooperatif olduğunu bilmiyorum. İnşaattan anlamam, inşaatın yapımıyla ilgili uzaktan yakından ilgim olmamıştır.
Burasının yıkılmasının sebebine gelince, Kahramanmaraş’ta 6.5-7 şiddetinde bir deprem beklenirken 3 katı büyüklüğünde bir deprem oluşmuştur. Yerin çürük, depremin de beklenenden büyük olmasından dolayı bina yıkılmıştır.”
“SEN DE BİZİM SINANDIĞIMIZ GİBİ SINAN”
Duruşmada yakınlarını kaybedenlerden Fatma Nur Özbağış ise sanıkların cezalandırılmasını isteyerek, Tevfik Tepebaşı’na tepki göstererek, “Tevfik Tepebaşı, ‘Allah’ın onları cennetine almasını istiyorum’dedi. Ben de kendisine ‘Allah seni bir an önce cehenneme alsın’ diyorum. Sen de bizim sınandığımız gibi sınan. Eniştem ve ağabeyim beni elleriyle o betonları kazıyarak enkazdan 12 saat sonra çıkardı. Karotlar tam söylenildiği gibidir, parmaklarıyla çıkardılar, betonlar birbirini tutmuyordu çünkü topraktı” dedi.
“İMARA AÇANLAR DA YARGILANSIN”
Tarafların avukatları ise dosyalarda sadece müteahhitlerin sanık olarak yer aldığını ancak binalara izin veren ve denetleyen kamu görevlilerin olmadığını söyledi. Tevfik Tepebaşı’nın avukatı Emrullah Kurar, bilirkişi raporlarında kusurlu bulunan belediye görevlilerinin isimlerini dahi bilmediklerini belirterek, “Bu kadar insanımızın vefat etmiş olduğu bir yerde buralara yoğunluğu veren, imara açan, buralara 4 kat, 8 kat veren sorumlular, burada yok. Sorumlular burada olmadan, buralara kat yoğunluğu verenlerin buraya gelip de ‘Burayı bu müteahhide şu şekilde kat yapması karşılığında verdik. Buraya 4 kat, yukarıya ise 10 kat verdik. Bunu da görevimiz dahilinde şu bilimsel verilerle yaptık’ diye savunma yaparak mahkemeye izah edip, ilgili belediye başkanlığının kayıtlarının dosyalara geçirilmesi gerekiyor” diye konuştu.
“YAPANLAR KADAR İZİN VERENLER DE KUSURLU”
Ölenlerin yakınlarının avukatlarından Ömer Furkan Demir de olayın başlangıcının bölgeye imar izni verilmesiyle başladığını vurgulayarak, “O dönem zemin etütlerini yapan ya da yapılmadan bu izni veren dönemim belediye başkanı, başkan yardımcıları, kimlerin imzası varsa onların da dosyaya sanık olarak eklenmesi gerekmektedir. Dirisi dokunulmaz olan siyasetçinin ölüsü de dokunulmaz değildir. 80-90 yılında imara açılan bir alan var. Tüm Maraş halkının dere bölgesi olduğunu, marul yetiştirildiğini söylediği bir sulak alandan bahsediyoruz. Yapanlar ne kadar kusurluysa izni verenlerin de o kadar kusurlu olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklardan Mustafa Timurbanga hakkında yakalama kararı çıkartılmasına karar verip, duruşmayı erteledi.
]]>