İstinye Üniversitesi (İSÜ) Liv Hospital Bahçeşehir, Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı’nın (KAHEV) pandemide yaşamını kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarının eğitim bursuna destek olmak amacıyla ‘Emanetiniz emanetimizdir’ sloganıyla etkinlik düzenledi.

Uzman hekimlerden ve hastanenin sağlık çalışanlarından oluşan koro, meslektaşlarının çocukları için sahne aldı. Konseri koro şefi Atakan Konakçı yönetti.
Yaklaşık 4 aylık bir süre içerisinde hazırlıklarını tamamlayan ekip, repertuarında Türk Sanat Müziği, Pop Müziği ve Türk Halk Müziği’nin sevilen eserlerine yer verdi.
‘Sarı Gelin, ‘Bahçede Yeşil Çınar’ ve ‘Elveda Gençliğim’ gibi eserleri yorumlayan koro ve solistler dinleyicilerden büyük alkış aldı.
ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNE HARCANACAK
Konserin tüm geliri KAHEV üzerinden fonlanacak ve çocukların eğitimlerine destek sağlamak için kullanılacak.

REKTÖR İBİŞ: SANAT GÜZELLİĞİN, İYİLİĞİN VE İNSANLIĞIN İFADESİ
Konsere katılan İstinye Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, şunları söyledi;
*Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, cumhuriyeti ‘kimsesizin kimsesi’ olarak tanımlıyor. Bu aslında çok derin anlamlı bir söz.
*Başka bir sözü ise diyor ki; ‘sanat güzelliğin ifadesidir.’ Elbette ki hepimiz biliyoruz; sanat güzelliğin, iyiliğin ve insanlığın ifadesi. İşte bugün burada her iki sözü birleştirdiğimiz zaman bir, kimsesizin kimsesi olma yolunda bir etkinlik.
*İki, onun için de en güçlü, en değerli araç sanat. Amatör bir ruhla çok üstün bir inanç ve kararlılıkla pandemide şehit olan meslektaşlarının çocuklarına sahip çıkma bilinciyle hareket eden ve bu konuda sanatı en iyi şekilde kullanan İstinye Üniversitesi’nin çok değerli Liv Bahçeşehir Hastanesinin hekiminden sağlık personeline kadar tüm paydaşları bugün bize güzel bir sunuda bulunacaklar.
“SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ÇOCUKLARI ASLINDA BİZİM DE ÇOCUKLARIMIZ”
Hastanenin Genel Müdürü Dr. Fatih Akpınar ise şunları söyledi;
*Bu konseri düzenleyen ekip hastanedeki sağlık çalışanlarından oluşan bir koro. Tamamıyla esas işi sağlık olan insanlar bir araya geldi, aramızda hiç müzisyen yok. Biliyorsunuz, çok büyük bir pandemi yaşadık.
*Onlardan oluşan koroyla bu pandemide şehit olan sağlık çalışanlarının çocukları için bir burs düzenleniyor. Biz de buna etkinlikle katkı vermek istedik. Bu konserin bütün geliri Kadın Hekimler Eğitime Destek Vakfı’nın düzenlediği ‘Emanetiniz emanetimizdir’ ön sözüyle sağlık şehitlerinin çocuklarına eğitim bursu olarak gidecek.
*Bütün arkadaşlarımız aylardır çok yoğun bir çalışma içerisinde. Onların iki sorumluluğu var hem burada önemli bir gösteri icra edecekler hem de böyle önemli bir sosyal sorumluluk projesinin içindeler.
*Pandemide şehit olan sağlık çalışanlarının çocukları aslında bizim de çocuklarımız. Sağlık çalışanları bir aile ve zor günler geçirdik. Artık bu zor günlerin ardından onların emanetlerine bakma sırası bize geldi. Biz de bu emanete sahip çıkmak için böyle bir etkinlik yaptık. Bu bir iyilik hareketi, umarım bu yaklaşım bizim gibi düşünen bütün kurumlar da örnek olur.
KESTEK: ÇOK DUYGU YÜKLÜ ANLAR YAŞIYORUZ
Hastanenin Genel Müdür Yardımcısı Mehtap İgaç Kestek, “Bugün hepimiz bütün ekip arkadaşlarımızla birlikte çok duygu yüklü anlar yaşıyoruz. Çünkü bu konserin bir amacı var. Pandemide şehit olan sağlık çalışanlarımızın evlatlarına aslında ‘Emanetiniz emanetimizdir’ sloganıyla destek vermek istiyoruz. Bu desteği bu konserdeki biletlerin gelirleriyle onlara eğitim bursu şeklinde gerçekleştirmek istedik. Böyle anlamlı bir amaç olunca gerçekten hepimiz çok duygu yüklü oluyoruz” diye konuştu.
AKSOY: GIDA OLARAK RUHUMU BESLEDİ
Koroda yer alan Klinik Diyetisyen Serkan Aksoy, “Bu koroda olmaktan çok onur duyuyorum. Sağlık çalışanlarının çocuklarının eğitim katkılarına bir nebze olsun karşılayabiliyorsak ne mutlu bizlere. Elimizden geldiğince güzel bir vakit geçirdik. Biz konsere hazırlanırken de aslında çok güzel vakit geçirdik. Şimdi de sahnede biz bile kendi halimize şaşırıyoruz. Bizi çalıştıran çok iyi bir şefimiz vardı. Bunun için 4 aydır uğraşıyoruz. Şarkı söylemek aslında bir nevi motivasyon kaynağı. Ruhumuzu beslememiz gerekiyor. Aslında ben beslenme danışmanı olarak kişilere belki gıdalar yönünde yardım ediyorum ama bu da gıda olarak benim ruhumu besledi. Çok keyif aldım. Bütün arkadaşlarımla birlikte omuz omuza çalışmaktan da kıvanç duyuyorum” dedi.
“ŞARKI SÖYLEMEK DAHA ZOR”
Şarkı söylemenin mesleğine göre daha zor olduğunu ifade eden Aksoy, “Şarkı söylemek gerçekten zor bir şey. Dolayısıyla, bunun için özel bir çaba sarf ediyoruz. Bunun için bir eğitim almıştık. Bu da aslında çok kısa bir eğitimdi. Çok güzel vakit geçirdim. Anılarım arasında kalacak bir şey. Belki de devam bile edebiliriz, çok güzel oldu benim için. Güzel bir konser olacağını tahmin ediyordum ama bu kadar iyisini tahmin etmiyordum. Açıkçası beni bile şaşırttı. Hayatını kaybetmiş sağlık çalışanlarını rahmetle anıyorum, çocuklarına da başarılar diliyorum” diye konuştu.
]]>Koro, üyelerinin yanı sıra depremlerde hayatını kaybedenlerin anısına yeniden bir araya geldi. Yeniden sahneye çıkan koro, kayıplarının acısını, giydiği siyah kıyafetler ve seslendirdiği hüzünlü şarkılarla dile getiriyor.
“DEPREM GERÇEĞİNİ UNUTTURMAMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Koro şefi Yılmaz Özfırat, koronun ister Hristiyan ister Yahudi ister Müslüman olsun, herkesin tek bir Allah’ın kulu olduğunu insanlara göstermek ve dünyada bu kadar kan ve gözyaşına da gerek olmadığına inandırmak için yola çıktığını, bugüne kadar yurt içi ve dışında 2 bin 500’ün üzerinde konser verdiklerini söyledi.
Özfırat, 6 Şubat 2023’teki depremlerle büyük felaket yaşadıklarını belirterek, depremlerde koronun 7 üyesinin de hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Depremle bir kahve içmenin, duş almanın dahi ne kadar önemli olduğunu gördüklerini anlatan Özfırat, “Bu bir yıllık süreçte hem yaralarımızı sarmaya hem de deprem gerçeğini unutturmamaya çalışıyoruz.” dedi.
Çıktıkları konserlerde kayıplarını yad ettiklerini belirten Özfırat, şöyle konuştu:
“Konser denilince farklı algılanabiliyor, insanların yarası varken. Medeniyetler Korosu konser vermiyor. Medeniyetler Korosu, acının müziğini yapıyor artık. Biz o günden bu yana yalnızca siyahlarımızı giyiyoruz. Beyaz elbiselerimizi artık giymiyoruz. İnsanlara bunu göstermeye çalışıyoruz. ‘Depremi, bu şehirleri unutmayın’ diyoruz. O yüzden toparlanıp acının müziğini yapmamız gerektiğine inandık ve arkadaşlarımızla birlikte bu yola çıktık.”
Özfırat, müzikleriyle depremden etkilenen insanları da iyileştirmeye çalıştıklarını söyledi.
“BİRLİKTE BİR ŞEYLERİ BAŞARMAMIZ GEREKİYOR”
Deprem nedeniyle Hatay’ın neredeyse 3’te 2’sinin yok olduğunu ifade eden Özfırat, bu süreçte sabırlı ve birlik olunması gerektiğini anlatarak, “Bizim birbirimize sahip çıkıp birlikte bir şeyleri başarmamız gerekiyor. Bütün Hatay halkına sesleniyorum: Biraz sabretmek lazım. Böyle bir acıdan sonra, biraz maldan mülkten çok, yaşadığımız için şükretmek lazım.” diye konuştu.
Hatay’da “Medeniyetler Köyü” kurmak istediklerini belirten Özfırat, farklı dinlere mensup insanların burada kardeşçe yaşadığını bütün dünyaya örnek olarak tekrar göstermek istediklerini söyledi.
DEPREMZEDELER İÇİN YARDIM KONSERLERİ VERİYORLAR
Koro üyesi Nuray Şirin Reyhanioğlu da depremin ilk günündeki derin acı, üzüntü ve korkunun hala içlerinde olduğunu anlattı.
Hayatta kalmalarının bir anlamı olması gerektiğini dile getiren Reyhanioğlu, “Yılmaz Özfırat hocamız, enkazdan 8 saat sonra çıkmasına rağmen, bu şehri ayağa kaldırmak inancıyla ayağa kalktı ve elimizden tuttu. ‘Bu şehre karşı bir görevimiz var. Biz bunu unutmayalım, unutturmayalım’ dedi. Onun yola koyulmasıyla biz de onun yanında yer aldık.” ifadelerini kullandı.
Koro üyesi Ali Ataş da birbirlerine kenetlendikleri takdirde şehrin yeniden ayağa kalkacağını söyledi.
Feride Yücelen ise ailesi gibi olan koro sayesinde ayağa kalktığını belirterek, depremzedeler için yardım konserleriyle hayata tutunduklarını kaydetti.
]]>