Kredi – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 21:47:13 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Çin’den konutta teşvik hamlesi https://www.foxhaber.com.tr/cinden-konutta-tesvik-hamlesi/ https://www.foxhaber.com.tr/cinden-konutta-tesvik-hamlesi/#respond Tue, 30 Jul 2024 21:47:13 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9273 Çin’de gayrimenkul sektöründe süregelen borç problemleri ve yatırımlardaki düşüşe paralel konut fiyatlarındaki azalma devam ederken, hükümet tamamlanan fakat satılmayan konutların yerel yönetimler tarafından satın alınmasını teşvik edeceğini bildirdi. 

Ulusal İstatistik Bürosunun açıkladığı konut fiyat endeksine göre, Nisan 2024’te, ülkedeki büyük ve orta ölçekli 70 kentin 64’ünde yeni konut fiyatları, 69’unda ikinci el konut fiyatları geriledi. 

Nisanda yeni konut fiyatları ortalama yüzde 0,58, ikinci el konut fiyatları ortalama yüzde 0,94 azalırken, bu 2021’den bu yana en hızlı düşüş oldu. 

Ülkede yeni konut fiyatları 11 aydır, ikinci el konut fiyatları ise 12 aydır gerilerken, hükümetin piyasayı canlandırmak için konut satışları ve yatırımlarını artırmaya yönelik teşviklerinin beklenen etkiyi yaratmadığı gözleniyor. 
Çin Emlak Enformasyon Kurumu verilerine göre, ülkenin en büyük 100 emlak şirketinin satışları, 2024’ün ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 azaldı. 

YEREL YÖNETİMLER SATIN ALACAK 

Başbakan Yardımıcısı Hı Lifıng, biten ama teslim edilmeyen, tamamlanan fakat satılamayan konutların azaltılması için yerel yönetimlere bu konutları satın alarak uygun fiyatlı konut tedariki sağlanması çağrısında bulundu. 

Hı’nın açıklamasının hemen ardından Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Tao Ling, konut stokunun eritilmesi için 21 ulusal banka ve kreditöre, yerel yönetimlere ait gayrimenkul şirketlerine kredi olarak verilmek üzere yüzde 1,75 faizle 300 milyar yuan (41,5 milyar dolar) kaynak sağlayacağını duyurdu. 

Söz konusu “yeniden kredilendirme” mekanizmasıyla konut stokunun eritilmesi ve emlak sektöründe canlanma sağlanması umuluyor. 

Adımın 500 milyar yuanlık (69,2 milyar dolar) bir kredi hacmi yaratmasını beklediklerini ifade eden Tao, “Bu, merkezi hükümetin gayrimenkul piyasasındaki arz-talep dinamiklerindeki değişime ve insanların kaliteli evlere ihtiyacına yanıt veren önemli bir adımdır.” ifadesini kullandı. 

EMLAK KREDİLERİNDE LİMİTLER KALDIRILDI

Öte yandan, Merkez Bankası ve Ulusal Mali Düzenleme İdaresi, emlak kredileri için asgari teminat bedelinin birinci el konutlarda yüzde 15, ikinci el konutlarda yüzde 25’e düşürüldüğünü açıkladı.

Merkez Bankası, ayrı bir açıklamada, emlak kredilerindeki kredi tavan limitlerinin ulusal düzeyde kaldırıldığını bildirdi. 

Banka, yerel birimlerinin şartlara göre asgari teminat bedeline karar verebileceği, öte yandan kredi kuruluşlarının piyasa şartlarına ve risklere göre kredi tavan limiti getirebileceğini belirtti. 

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE DURUM

Çin’de gayrimenkul sektörü ve konut piyasasındaki daralma, son 2 yıldır ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerin de başında yer alıyor.

Ülkede gayrimenkul yatırımları 2022’de yüzde 10, 2023’te ise yüzde 9,6 gerilemişti. Yatırımlar 2024’ün ilk 4 ayında da yüzde 9,8 azaldı. 

Hükümet, son aylarda sektörde büyümeyi teşvik için konut satışlarındaki bazı kısıtlamalarını kaldırmış, yarım kalan konut projelerine öncelikli kredi imkanları sağlanacağını duyurmuştu. 

Merkez Bankası da geçen ay emlak kredileri için referans kabul edilen 5 yıllık kredi faizi oranını yüzde 4,20’den yüzde 3,95’e çekmişti. Ancak söz konusu adımlar sektörde beklenen canlanmayı yaratamamıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cinden-konutta-tesvik-hamlesi/feed/ 0
Karşılıksız çekte tarihi rekor https://www.foxhaber.com.tr/karsiliksiz-cekte-tarihi-rekor/ https://www.foxhaber.com.tr/karsiliksiz-cekte-tarihi-rekor/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:20:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8679 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) EVDS sisteminde yayımlanan Takasbank verilerine göre, bir önceki ay karşılıksız çek adedi 8 bin 270 adet seviyesinde bulunurken, Nisan ayında bu rakam yüzde 143 artarak 20 bin 98 adede yükseldi. Karşılıksız çek tutarı 2024 Nisan ayında bir önceki aydaki 5,13 milyar TL’den 11,26 milyar TL’ye çıktı. Geçtiğimiz 2023 yılı Ocak-Nisan döneminde bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan, yaklaşık 5,6 bin keşideciye ait 38 bin adet çekin toplam tutarı 10,8 milyar TL olmuşken bu yıl sadece bir ayda 11,26 Milyar TL’lik çek karşılıksız çıktı. 

Peki bu veriler bize ne söylüyor? Avukat Mustafa Zafer, yakın zamanda çekini ödeyemediği için birçok şirket hakkında icra takiplerine girişilebileceğini ve karşılıksız çıkan çeklerin yapılacak icra takipleri sonrasında tahsil edilmeye çalışılacağını söylüyor. 
Aynı zamanda eski icra müdürü olan Zafer şöyle devam ediyor: “Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen faiz artışları sonrasında geçen yılın bu zamanlarında çeki karşılıksız çıkan bir borçlu alacaklısına yüzde 10,75 yıllık faiz öderken bugün karşılıksız çıkan bir çek hakkında yapılan takipte alacaklı yüzde 51,75 yıllık faiz talep edebilecek. Borcun anaparasını ödeyemeyen borçluya bir de faiz yükü binmiş olacak.” Avukat Zafer’den bir örnek vermesini istiyorum: “100 bin liralık çeki yazılan esnaf hakkında icra takibine başlandı diyelim. Borcun 3 ay sonra ödeneceği düşünülürse haciz masrafları hariç olmak üzere esnaf 154 bin lira icra dairesine ödemek suretiyle çekini icra dairesinden geri alabilecek.”

KONKORDATO TALEBİ ARTACAK
2024 Ocak ayından bu yana icra dosyalarındaki artış sayısı bankaların kredi musluklarını kapamasıyla hayli yükselmişti. UYAP istatistik bilgi siteminden edinilen verilere göre 2 Mayıs 2024 tarihi itibariyle 21 Milyon 852 bin icra dosyası derdest olup borçlular hakkında işlem yapılmaya devam edilmekte. Avukat Mustafa Zafer yaşanacak bir soruna daha dikkat çekiyor: “Merkez Bankası tarafından açıklanan sektörel bilançolar verisi de çok kıymetliydi.  Özellikle gayrimenkul faaliyetlerinde bulunan firmalardaki zarar oranının yüzde 62’ye eğitim sektöründe faaliyet gösteren firmaların yüzde 60, madencilikte yüzde 55, kültür sanat ve eğlence sektöründe ise faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 53’nün zarar gösterdiği verisi paylaşıldı.  Tüm bu verilerden hareketle artan faiz oranları, kredi musluklarının kapatılması ve nakit akışlarında yaşanan önemli daralmalar sonrasına özellikle işletme sermayesi olmayan firmaların yakın bir dönemde ekonomik olarak daha fazla sıkıntı yaşayabileceği bununla birlikte konkordato taleplerinde ciddi bir artışın yaşanabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır.” 

VATANDAŞ KARTINI KULLANAMIYOR
Avukat Mustafa Zafer’e göre, kredi kartı kullanmaması için son 15 ayda azami gecikme faizi aylık yüzde 1,66 seviyesinden 4,55’e, kredi kartı nakit çekim işlemlerinde uygulanan faiz oranın ise yüzde 1,66 seviyesinden yüzde 5,3’ e yükseltilmesiyle vatandaş bitmeyen bir faiz sarmalının içine girdi. Bununla birlikte bankaların kredi kartlarındaki taksit uygulamasını neredeyse kaldırmış olmaları, düşürülen kullanım limitleri ve nakit avans taleplerinin bazı bankalar tarafından hemen hemen yüzde 15 seviyesine kadar düşürülmesi vatandaşın cebindeki kredi kartını da kullanamaz hale getirdi.    

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/karsiliksiz-cekte-tarihi-rekor/feed/ 0
Erdoğan devletle ve milleti yarışa soktu, kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-devletle-ve-milleti-yarisa-soktu-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-devletle-ve-milleti-yarisa-soktu-kaybetti/#respond Fri, 17 May 2024 21:21:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7385 CHP, 31 Mart yerel seçiminde sandıktan birinci parti çıktı. Yıllardır böyle bir başarıya hasret kalan partide şimdi “Zafer sarhoşluğuna kapılmadan icraat günleri’’ hedefi konuldu. 

Her sonucu sandık sandık analiz ettiklerini anlatan Özel, “Değişim sandıklara yansıdı. Şimdi ülke nüfusunun yüzde 62’sini, ekonominin yüzde 80’ini CHP’li belediyeler yönetecek. Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok” dedi. Özel şu mesajları verdi:

DOĞRU İSİM DOĞRU ADAY: Yerel seçimlere hazırlanırken, en çok önem verdiğimiz kavram, ölçme ve değerlendirme oldu. Doğru isimleri aday gösterebilmek için 350 bin tekil anket yaptık. Aday adaylarımızı, potansiyel adaylarımızı, diğer siyasi partilerin adaylarıyla ölçtük, değerlendirdik. O günlerde tartışmaların, eleştirilerin olması gayet normal ancak bugünden bakıldığında iyi bir aday belirleme süreci yaşadığımız anlaşılıyor. Ölçme ve değerlendirmeler sırasında daha önce kazanmamız mümkün olmayan birçok kent merkezinde adaylarımızın başa baş yarıştığını ve hatta önde olduğunu çok net gördük.

1977’DEN BU YANA İLK: Partimizi, 1977 seçimlerinden bu yana ilk kez birinci parti yaptık ve yine 1977 seçimlerinden bu yana en yüksek oyu aldık. Bunda ölçme ve değerlendirmeye verdiğimiz önemin payının çok büyük olduğunun altını çizmek isterim. Kilis’in, Kastamonu’nun, Kırıkkale’nin, Zonguldak’ın, Adıyaman’ın, Afyonkarahisar’ın, Bursa’nın, Balıkesir’in, Manisa’nın, Denizli’nin, Uşak’ın kazanılabilir olduğunu bu ölçümlerde net biçimde görmüştük ve öyle de oldu.

HEP MİLLET KAZANIR: Türkiye siyasi tarihi boyunca devletle millet yarıştığında hep millet kazanır. 1983’te Kenan Evren devletle milleti yarışa soktu. Devletin istediği aday değil, milletin istediği Turgut Özal kazandı. Tayyip Erdoğan da bu seçimde devletle, milleti yarışa soktu. Bir tarafta TRT, bir tarafta devletin bütün kurumları, devletin görülen görülmeyen tüm aygıtları vardı. Biz ise milletimizle beraberdik, beraber olmaya da devam edeceğiz. Yurttaşlarımızı, merkezi iktidara karşı yerelden denge kurmaya çağırdık ve seçim sonuçları bu çağrımızın karşılık bulduğunu gösterdi.

SONUÇLAR MEKTUPTUR: Her seçim sonucu, seçmenin siyasete yazdığı bir mektuptur. Mayıs seçimlerinde seçmen bize aslında uzun kitap yazdı. Biz bunu doğru okuduk, doğruları yaptık ve Mart 2024 seçimlerinden 1’inci parti olarak çıktık. Şimdi de Genel Merkezimizin tüm birimleri tarafından analiz ve raporlama çalışmaları yapılıyor. Hafta ortasında yaptığımız MYK’da bazı sunumlar aldık ancak daha geniş analizler yapılacak. Biz şu anda bir sonraki genel seçimin ilk haftası içinde olduğumuzu değerlendiriyoruz.

YATIRIM KREDİSİ AÇILDI: Süreci en başından beri doğru yönetmeyi, seçmenin bize açtığı bu kredinin üzerine katabilmeyi hedefliyoruz. Yurttaşlarımız, 31 Mart Pazar günü bize bir kredi verdi. Bu bir tüketici kredisi değil. Bu bir yatırım kredisi… Günlük ve kısa vadede tüket diye değil bir yatırım kredisi verdi. Doğruları yapmaya devam eder, bu krediyi doğru kullanırsak, oy oranını korumaya devam ederiz. Seçmenlerimize 4 yılın sonunda bu kredinin karşılığını verirsek yurttaşlarımız da bir sonraki seçimlerde bu krediyi yenilemeye hazır.

TEŞEKKÜRE GİDİYORUM: Bayramdan hemen sonra sahaya ineceğiz. Seçimleri kazandığımız il merkezlerinden başlamak üzere Türkiye’yi yeniden dolaşacağız, teşekküre gideceğiz. 

ARTIK BİZ YÖNETECEĞİZ: Türkiye nüfusunun yüzde 62’sini, Türkiye ekonomisinin de yüzde 80’ine yakınını CHP’li belediyeler yönetecek. Sorumluluğumuz çok daha büyük. Bunun hakkını verebilmek için çok çalışacağız. Genel Merkezimiz bünyesinde Yerel Yönetimler Eşgüdüm, Denetim ve Eğitim Birimi kuracağız. Eskişehir’i bir cennete çeviren efsane Belediye Başkanımız Yılmaz Hocamızın liderliğinde, deneyimli belediye başkanlarımızın, Sayıştay denetçileri ve Mülkiye Müfettişlerinin bulunacağı bir birim kuruyoruz.

PROJE ÜRETECEĞİZ: Belediyelerimizin beğenilen projelerini bütün belediyelerimize önereceğiz, hazır projeleri teslim edeceğiz. Proje havuzlarını birbirlerinin kullanımına açacağız. Belediyelerimizi de denetleyeceğiz. Biz devlet denetimi kadar sıkı ama vicdanlı bir denetim yapacağız. Hatası olanı da affetmeyiz. Vatandaş verdiği oydan pişman olursa ben mahcup olurum,  bir daha oy isteyemem.

Bundan sonraki hedefimiz cumhurbaşkanlığı seçimi

Özgür Özel, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimindeki hedefiyle ilgili de şunları söyledi:

Belediyeleri kazandık ve hata yapmayacağız. Sosyal belediyeciliği, CHP’nin nasıl yönettiğini göstereceğiz. Hatası olanı affetmeyiz. Kibirlenmeyeceğiz. Ben de kendi hırs ve ihtiraslarım için partinin ve ülkenin geleceğine yönelik hiçbir kararda zorlayıcı, baskılayan ve kendine dönük, kararlarını dayatan olmayacağım. Anketlerle yapacağız, üyemize sorarak yapacağız, halka sorarak yapacağız.

Aday belirlerken de seçim tarihini belirlerken de kimle ittifak yapacağız, kimle yapmayacağız, bilimden sapmayacağız, ihtirasa kapılmayacağız. Artık kazanmayı öğrendik. İnşallah bir dahaki sefer de Cumhurbaşkanlığını kazanmış bir parti olacağız.

Bir sonraki seçim için çalışmaya HEMEN başlıyoruz

Yerel seçimde sandığa giden seçmenin yüzde 80’inin muhalif partilere, yüzde 56’sının da CHP’ye oy verdiğini kaydeden Özgür Özel, “Seçimi takım oyunu ile kazandık” dedi. Özel’in değerlendirmesi şöyle: Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok. Yerel seçimler sonrası hızlı şekilde çalışmaya başlayacağız. Seçimden 1’inci parti olarak çıkmamızın ilk haftası değil, bir sonraki seçim hazırlığının ilk haftası olarak görüyoruz. Bu seçimleri takım oyunu ile kazandık. İlerleyen süreçte Genel Merkez ile belediye başkanları arasında sorun varmış gibi göstermeye çalışacaklar. Ancak biz takım oyunu oynamaya, birlikte kazanmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Partimizin Cumhuriyet’in ilk yüzyılında gerçekleştirdiği başarıları, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeniden başarmaya hazırız.

2’NCİ KARAOĞLAN BAŞLIĞI BENİM İÇİN GURUR VERİCİ

SÖZCÜ’nün seçimin ertesi günü attığı “İkinci Karaoğlan” başlığı çok gurur verici. İnşallah Bülent Ecevit Başkanımızın 1970’lerde yaptıklarına yaklaşabilir, partimizi, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini, yerelde iktidar yaptıktan sonra merkezi yönetimde de iktidara taşıyabiliriz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-devletle-ve-milleti-yarisa-soktu-kaybetti/feed/ 0
Sisi’ye dış finansman yağıyor https://www.foxhaber.com.tr/sisiye-dis-finansman-yagiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/sisiye-dis-finansman-yagiyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:18:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6180 Abdülfettah el Sisi yönetiminde son yıllarda ciddi bir döviz kriziyle karşı karşıya kalan ve son iki yılda iki kez devalüasyona gitmek zorunda kalan Mısır, AB’den Körfez ülkelerinden ve IMF’den gelen paralarla nefes almaya çalışıyor.

Ekonomik krizin pençesindeki ülke, enflasyonun yanı sıra döviz sıkıntısı, bütçe ve ödemeler dengesi açıkları ile mücadele ediyor.

Mısır’ın döviz gelirleri, İsrail’in Gazze Şeridi’ne savaş açtığı ekim ayından bu yana turizm sektöründeki gerilemeden ve Kızıldeniz’in güneyindeki Husi saldırıları nedeniyle Süveyş Kanalı’ndaki gemilerin transit ücretlerinde yaşanan düşüşten olumsuz etkilenmişti.

Öte yandan Mısır lirasındaki sert değer kaybı da Mısır ekonomisini sarsan en önemli gelişmelerden biri oldu. Ülkenin IMF anlaşmaları kapsamında döviz kurunu serbest bırakması sonucu Mısır para birimi sert değer kaybetti.

Ekonomik olarak zor günler geçiren Sisi yönetimine destek ise BAE, IMF, AB ve Dünya Bankası’ndan geldi.

BAE’DEN YATIRIM SÖZÜ

Geçtiğimiz ay sonunda Birleşik Arap Emirlikleri, ikili anlaşma kapsamında Mısır’a ‘iki ay içerisinde 35 milyar dolar tutarında doğrudan yabancı yatırım yapılacağı’ sözünü verdi.

Turizm, şehirleşme ve emlak alanlarında yürütülecek proje kapsamında, Ras el-Hikme bölgesinin adını taşıyacak şirket yoluyla bölgenin geliştirilmesinin planlandığı belirtildi.

Proje kapsamında yatırımın iki kısımda yapılacağı, ilk kısmının 15 ve ikinci kısmının 20 milyar değerinde olacağı ve Mısır’ın yatırımdan yüzde 35 oranında kâr elde edeceği aktarıldı.

IMF KREDİ LİMİTİNİ ARTIRDI

Mart ayı başında Mısır ile Uluslararası Para Fonu (IMF), Aralık 2022’de imzalanan 3 milyar dolar tutarındaki önceki kredi anlaşması yerine, ekonomik reform programı kapsamında 8 milyar dolar değerinde bir kredi anlaşması imzalamıştı

Kahire’yi ziyaret eden IMF heyeti başkanı Ivanna Vladkova Hollar, Gazze savaşı nedeniyle art arda yaşanan ekonomik zorluklar ve Süveyş Kanalı gelirlerindeki düşüş sonrası kredinin değerinin 3 milyar dolardan 8 milyar dolara çıkarıldığını belirtti.

AB’DEN 8 MİLYAR DOLAR

Mısır ekonomisine bir diğer destek Avrupa Birliği’nden (AB) geldi. Göçmen akınını durdurmayı amaçlayan AB, dün Mısır’a yönelik 7,4 milyar Euro (8,1 milyar dolar) değerinde finansman paketi açıkladı.

AB tarafından yapılan açıklamaya göre hazırlanan finansman paketi kapsamında, Mısır’a 5 milyar Euro düşük faizli kredi sağlanacak, ayrıca 1,8 milyar Euro yatırım yapılacak.

Ayrıca 200 milyon Euro’su göçle mücadele için olmak üzere 600 milyon Euro da hibe sağlanacak.

Üst düzey bir AB yetkilisi, AB finansmanının büyük kısmının yeni tahsis edildiğini ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yakın işbirliği içinde hazırlandığını, 1 milyar Euro’luk “makro-finansal” kredi finansmanının bu yıl sağlanacağını söyledi.

Yetkili ayrıca, kalan 4 milyar Euro’nun ise Avrupa Parlamentosu’nun onayına tabi olduğunu ifade etti.

DÜNYA BANKASI’NDAN DESTEK

Son olarak dün Dünya Bankası, önümüzdeki üç yıl içinde Mısır’a 6 milyar dolardan fazla destek sağlamayı planladığını duyurdu.

Dünya Bankasından yapılan açıklamaya göre bunun 3 milyar doları devlet programlarına, 3 milyar doları ise özel sektöre gidecek. Ancak banka, bunun yönetim kurulu onayına tabi olduğunun altını çizdi.

Dünya Bankası’nın Mısır ülke direktörü Stephane Guimbert, finansmanın ilk 1 milyar dolarlık diliminin haziran ayı sonuna kadar gelmesinin beklendiğini söyledi.

Guimbert, finansmanın yönetim kurulunun onayına tabi olduğunu ve bu onayın haziran ayı bitmeden çıkmasının beklendiğini belirterek “Sonrasında mümkün olan en kısa sürede ödemeyi yapacağız” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sisiye-dis-finansman-yagiyor/feed/ 0
İş dünyasında kredi kartı gerilimi https://www.foxhaber.com.tr/is-dunyasinda-kredi-karti-gerilimi/ https://www.foxhaber.com.tr/is-dunyasinda-kredi-karti-gerilimi/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:45:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4081 Kredi kartları ile ilgili düzenleme tartışmalarına iş dünyası temsilcileri de katıldı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de geçtiğimiz aylarda kredi kartı borçlarıyla ilgili yaptığı bir açıklamada yeni bir düzenlemenin sinyalini vermiş, kredi kartı kullanımına ve kredilere sınırlama getirileceğinin mesajını vermişti.

Önceki haftalarda da Merkez Bankası Başkanı Karahan “Kredi kartlarında düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda birkaç fikrimiz var, çalışmalarımız sürüyor. Belirli bir aşamaya geldiğinde kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Kredi kartı harcamaları geçen yıl 2,5 katına çıkmıştı.

Ekonomi kurmaylarından gelen mesajlar iş dünyasında farklı tepkilere neden oldu.

BOYNER: KISITLAMALAR HAYATI ZORLAŞTIRIR

Boyner Group Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, kredi kartı kullanımının kısıtlanmasına yönelik görüşlere karşı çıktı.

Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, Linkedin’deki paylaşımında açık bir çağrıda bulunarak kayıt dışıyla mücadelenin en etkili yolunun alışverişte nakiti ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.

“Çok açıkça ifade etmek isterim ki, kredi kart kullanımına kısıtlama getirmek, esas meseleyi gözden kaçırmak demektir” diyen Boyner, “Önerim açık; limitlerle taksitleri kısarak vatandaşın hayatını zorlaştırmak yerine, ödemelerde nakit yerine kredi kartının kullanılmasına odaklanmak! Bu, vergi gelirlerini artırmanın da en çabuk ve pratik yollarından biridir” dedi.

ATO BAŞKANI: BİREYSEL TİCARİ KARTLAR AYRI ELE ALINMALI

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, enflasyonla mücadele sürecinde, parasal sıkılaştırma önlemleri kapsamında kredi kartlarına yönelik sınırlandırmaların gündeme geldiğini ifade etti.

Bireysel ve ticari kredi kartlarının ayrı ele alınması gerektiğine dikkati çeken Baran, iş dünyasının finansman kaynağı olarak vadeli çeki kullandığını ancak zaman içerisinde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle çekin itibarının azaldığını ve kullanımının gerilediğini bildirdi.

Piyasalarda çekin yerini ticari kredi kartlarının aldığına işaret eden Baran, şunları kaydetti:

“Ticari kredi kartları şirketlere sürdürülebilir ve vadeli finansman imkanı sağlarken ödeme zincirinde ve ticari hayatın sürdürülebilirliğinde kritik önem taşıyor. Güvenilirliği konusunda şüphe oluşturmadığı için de herkes tarafından kabul ediliyor. Ticari kredi kartlarında taksit sayısının artırılması, üretime ve ticarete olumlu yansıyacaktır.”

ARAN’DAN LÜKS TÜKETİME SINIRLAMA ÇAĞRISI

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, geçen hafta yaptığı açıklamasında, kredi kartlarıyla yapılan lüks tüketimin sınırlandırılması gerektiğini söylemişti.

Bloomberg HT’nin sorularını yanıtlayan İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, son dönemde çok dillendirilen kredi kartları ve bireysel kredilere limit konusunda, kredi kartlarında 20 bin, bireysel tüketici kredilerinde de 100 bin liranın altına limit gelmemesi gerektiğini, yüksek limitli kartlara, lüks tüketime dönük, ithal tüketime dönük harcamalara ve kredilere limit gelmesinin anlamlı olacağının altını çizdi.

Aran son dönemde sıkça konuşulan kredi kartları ile bireysel kredilere getirilecek önlemler konusunda, “Bireysel kredilerde 70-100 bin liraya kadar, kredi kartlarında da asgari ücrete kadar yani 20 bin liraya kadar olan kredi kartlarında limit ve harcamaları bu önlemlerin dışında tutmak gerekiyor. Bu artık hayatın bir parçası. Bu limitlere kısıt getirmek akıldan bile geçmemeli. Bir limit getirilecekse bu lüks tüketime yönelik kredilere gelmeli, 100 bin liraya kadar limiti olan kartları bu tartışmanın dışında tutmak gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar ise faiz oranı, taksit sınırlaması ya da kişinin harcayabileceği tutar konularında adımlar atılabileceğini belirtmişti.

ANADOLU’DA BİREYSEL KREDİ KARTLARI İLE İŞ YAPILIYOR

TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç da konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Bloomberg HT’de konuşan Öztok Altınsaç “Her bankadan limit artışı mesajları geldiğini görüyoruz. Düşünüldüğü kadar sınırlayıcı bir adım gelir mi emin değilim. Dizaynı zor, sabit gelirliyi ezmeden halledilmesi gereken bir konu” dedi.

Öztok Altınsaç, “Anadolu’da kredi bulamadığı için limitleri yüksek bireysel kredi kartlarıyla iş yapan bir kitle var. Orayı nasıl çözerler bilmiyorum. Bir kredi kartının bir kısmı harcama maksatlı, bir kısmı kredi maksatlı kullanılıyor. Merkez bu limitin borçlanma maksatlı kullanılmasını istemiyor. Düşük limitlilerde bu tamamen harcama maksatlı kullanılıyor. Var olan sürece zarar vermeden bu düzenleme nasıl dizayn edilir bilmiyorum” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/is-dunyasinda-kredi-karti-gerilimi/feed/ 0
ABD’de boşalan ofisler endişeleri artırdı https://www.foxhaber.com.tr/abdde-bosalan-ofisler-endiseleri-artirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/abdde-bosalan-ofisler-endiseleri-artirdi/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:54:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3536 Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla boşalan ofisler, ABD’de ticari gayrimenkullerin değerinin düşmesine neden olurken, sektördeki sorunlar, portföylerinde ticari gayrimenkul kredilerinin yoğunlukta olduğu bankalar için endişe kaynağı oluyor.

Uzaktan çalışma modeli, çalışanlar için iş-yaşam dengesinin iyileşmesi anlamına gelirken, boşalan ofisler, gayrimenkul sahipleri ve borçlandıkları bankalar üzerinde baskı oluşturuyor.

Moody’s Analytics’in verilerine göre, ABD’de ulusal ofis boşluk oranı geçen yılın son çeyreğinde yüzde 19,6 ile rekor seviyeye yükseldi.

Ofislerin boşalmasıyla azalan talep mülk değerlerinin düşmesine neden olurken, yükselen enflasyon karşısında artan faiz oranları ofis binaları, restoranlar veya perakende satış mağazaları gibi alanlar olarak tanımlanabilecek ve ABD’de büyüklüğü yaklaşık 20 trilyon dolar olduğu tahmin edilen ticari gayrimenkul piyasanın zayıflamasına yol açtı.

Salgın sonrasında tam ya da kısmi zamanlı olarak ofislere dönüş başlasa bile artan faiz oranları, ticari gayrimenkul kredilerinin temerrüde düşme olasılığını yükseltti ve yeni projelere talebi azalttı.

Ticari gayrimenkul kredileri ortalama bir bankanın varlıklarının 4’te birinden fazlasını oluştururken, bazı bölgesel bankaların portföy dağılımlarında bu tür varlıkların yoğunlaşması dikkat çekiyor.

Bu durum, ticari gayrimenkul kredilerinin çoğunu elinde bulunduran bankalar için risk taşırken, yerel yönetimleri emlak vergisi gelirlerine bağlı olan ve emeklilik portföyleri gayrimenkul varlıklarını içeren sıradan insanları da etkileyebilecek bir sorun olarak öne çıkıyor.

Gelecek 2 yıl içinde 1 trilyon dolardan fazla ticari gayrimenkul kredisinin vadesinin dolacağı tahmin edildiğinde, sektörde olası bir krizin ABD’de bankacılık sektörü ve ekonominin geneline nasıl yansıyacağı endişe konusu oluyor.

NYCB’NİN ZARARI ENDİŞELERİ YENİDEN ALEVLENDİRDİ

Ocak ayı sonunda bilançosunu açıklayan New York Community Bank’ın (NYCB) yaşadığı sorunlar, dünya genelinde ticari gayrimenkullere ilişkin korkuları yeniden gündeme getirdi.

NYCB’nin kar beklentilerinin aksine sorunlu gayrimenkul kredileri kaynaklı zarar açıklaması ve temettü kesintisine gitmesi bankanın hisselerinde yüzde 55’in üzerinde düşüşe neden oldu.

Moody’s, NYCB’nin uzun vadeli kredi notunu düşürerek daha fazla not indirimi için izlemede bırakırken, bankanın portföyünde ticari gayrimenkul kredilerindeki yoğunluğa işaret etti.

NYCB, geçen yıl iflas eden Signature Bank’ın varlıklarını satın almıştı. ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu (FDIC), Signature Bank’ın kredi portföyünün öncelikle ticari gayrimenkul ile ticari kredilerden oluştuğunu açıklamıştı.

ABD’deki ticari gayrimenkul portföyüne bağlı riski bulunan Japonya’daki Aozora Bank ve Almanya’daki Deutsche Pfandbriefbank gibi bankalar da olumsuz rüzgardan etkilendi.

2012’DEN BU YANA EN DÜŞÜK YATIRIM SEVİYESİ

ABD merkezli ticari gayrimenkul hizmeti ve yatırım şirketi CBRE’nin verileri, ABD’de ticari emlak piyasası yatırımlarında geçen yıl keskin bir düşüş yaşandığını ortaya koydu.

Buna göre, ABD’de ticari gayrimenkul yatırımları geçen yıl yüzde 52 azalışla 348 milyar dolara geriledi ve 2012’den bu yana görülen en düşük seviyesini kaydetti.

Geçen yıl yatırım hacminde New York 33 milyar dolarla lider pazar olurken, onu 30 milyar dolarlık yatırımla Los Angeles ve 18 milyar dolarla Dallas takip etti.

BOŞ OFİS ORANLARININ ARTMASI BEKLENİYOR

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings de geçen yıl sonunda yayımladığı raporda, ticari gayrimenkul piyasasındaki kötüleşmenin 2024’te ofis mülkleri öncülüğünde artacağını bildirildi.

Ticari gayrimenkul kredilerindeki trendlerin 2025 yılına kadar kötüleşmeye devam etmesinin beklendiği aktarılan raporda, ofis mülklerinin yanı sıra perakende sektörü, otel ve endüstriyel mülklerde de zayıflama beklendiği ifade edildi.

Raporda, 2019’da yüzde 9,5 olan ulusal ofis boşluk oranının geçen yıl aralık itibarıyla yüzde 13,5’e yükseldiğinin altı çizilerek, bu oranın 2024’te yüzde 15,7, gelecek yıl da yüzde 16,6’ya yükselmesinin beklendiği aktarıldı.

San Francisco, Houston, Dallas, Chicago, Washington DC, Los Angeles ve New York gibi metropollerde ofis boşluk oranlarının ulusal ortalamaların üzerinde olduğuna dikkat çekilen raporda, bu şehirlerin çoğunda ortalama ofis fiyatlarının da düştüğü vurgulandı.

YELLEN: DURUM YÖNETİLEBİLİR

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Finansal İstikrar Gözetim Konseyinin yıllık raporuna ilişkin ABD Kongresi’nde geçen hafta katıldığı oturumlarda ticari gayrimenkul piyasasındaki zayıflıkla ilgili endişelere değindi.

Konuyu kapsamlı bir şekilde incelediklerini belirten Yellen, riskleri anlamak için bankacılık denetçileriyle birlikte çalıştıklarını aktardı.

Yellen, yüksek faiz oranları ve Covid-19 sonrası değişen çalışma modelleri sonucunda ofislerin boşalması nedeniyle ticari gayrimenkul sektörüne ilişkin endişelerinin bulunduğunu ancak durumun yönetilebilir olduğuna inandığını kaydetti.

Ticari gayrimenkul piyasasındaki zayıflık nedeniyle bankacılık sektöründe “stres ve kayıpların” olmasını beklediğini de aktaran Yellen, ancak bunun bankacılık sistemi açısından sistemik bir risk haline gelmeyeceğine inandığını ifade etti.

Yellen, “Büyük bankaların riski oldukça düşük ancak bu gelişmelerden olumsuz etkilenen daha küçük bankalar olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

POWEEL: SORUN YILLARCA SÜREBİLİR

ABD Merkez Bankası Başkanı (Fed) Jerome Powell ise şubat ayı başında CBS televizyonuna verdiği röportajda, ticari gayrimenkul yatırımları kaynaklı bir bankacılık krizi olasılığının sorulması üzerine “Bunun pek olası olduğunu düşünmüyorum” yanıtını verdi.

Evden çalışmalar ve ticari gayrimenkullerdeki zayıflık nedeniyle kayıplar olacağına işaret eden Powell, “Büyük bankaların bilançolarına baktık ve bunun yönetilebilir bir sorun olduğunu gördük. Bu alanlarda risklerin yoğunlaştığı bazı küçük ve bölgesel bankalar var” ifadelerini kullandı.

Powell, bu durumun uzun zamandır farkında olduklarını, beklenen kayıpları aşmak için gerekli kaynaklarının ve planlarının bulunduğundan emin olmak için bankalarla çalıştıklarını belirterek, “Yıllarca üzerinde çalışacağımız bir sorun gibi geliyor. Bu oldukça büyük bir sorun” değerlendirmesinde bulundu.

‘OFİS DIŞINDA EMLAK TEMELLERİ ÇOK İYİ DURUMDA’

CBRE Küresel Başekonomisti Richard Barkham, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ofis dışında emlak temellerinin çok iyi durumda olduğunu söyledi.

Bu durumu “ekonomideki yumuşak inişe” bağlayan Barkham, ancak yüksek faiz oranları ve bankaların kredi olanaklarını sıkılaştırmasının emlak işlemlerini 2014’teki seviyelere düşürdüğünü aktardı.

Barkham, “Yükselen faiz oranları, yatırım piyasasını yavaşlatan ana faktör. Ofis pazarı, insanların çalışma biçimindeki değişikliklerden, özellikle de işin ofisten ve evden çalışmaya bölündüğü hibrit çalışma şeklinden etkilendi.” dedi.

‘KREDİLERİ KARŞILAYAMAYANLARIN SAYISI ARTIYOR’

Richard Barkham, bu konuda bankalara yönelik risklerin sorulması üzerine, genelleme yapmamaya dikkat edilmesi gerektiğini, sorunların çoğunun bölgesel bankalarda olduğunu ve büyük bankalar ile sistemik açıdan önemli finansal kuruluşların iyi konumlandığını söyledi.

Sorunların gayrimenkul değerlerindeki, özellikle de ofis değerlerindeki büyük düşüşleri içerdiğini dile getiren Barkham, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla birçok kredinin değeri, ipotek edilen varlıklardan artık daha yüksek. Çoğunlukla binalar kredileri ödemek için yeterli gelir üretiyor anca kredileri karşılayamayan ofislerin sayısı artıyor ve bu yıl vadesi dolacak bir kredi dalgası var. Bu nedenle bankaların varlıkları haczetmesi, ardından düşük fiyatlarla elden çıkarması ve zarar yazması gerekecek. Bazı bankalar batacak. Sorun bankacılık sistemini çökertecek kadar büyük değil ancak gayrimenkul satışlarının yeniden ivme kazanmasını zorlaştıracak.”

Barkham, bankaların devlet tahvillerinin değerinin düşmesiyle de sorunu olduğuna işaret ederek, bankacılık sektörünün sorunlarını çözmenin yıllar alabileceğini kaydetti.

Teorik olarak düşen değerlerin işletmelerin ve tüketicilerin krediye erişemeyeceği bir kredi sıkışıklığına yol açabileceğini vurgulayan Barkham, ancak şu anki durumun o kadar da kötü olmadığını anlattı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abdde-bosalan-ofisler-endiseleri-artirdi/feed/ 0
Gayrimenkulde alternatif model aranıyor https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/#respond Mon, 05 Feb 2024 09:18:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2939 Zirveyi gören konut kredi faizleri ve yükselen fiyatların ardından zor bir seneyi geride bırakan gayrimekul sekörü, bu yılın ikinci yarısına odaklandı. Hükümetin de dile getirdiği ilk eve erişim ile ilgili kredi konusunun konut piyasasını canlandıracağını belirten sektör temsilcileri, bu yıl alternatif konut modellerinin gündemde daha fazla yer almasını bekliyor.

100 MİLYAR TL’LİK CAN SUYU

Konut kredisi faizlerinin aylıkyüzde 3 seviyelerinde olması sektör için önemli bir baskı kaynağı olurken, yüksek faiz trendinin, en azından yılın ilk yarısında, inşaat sektörüne yön vermeye devam etmesi bekleniyor. Sektörün temsilcileri konut satışları için kredi faizlerinin yüzde 1’in altında olmasının hayati bir öneme sahip olduğuna işaret ediyor.

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği Başkanı Neşecan Çekici, konut satışlarının 2023’te, 2022’ye göre 17.5 düşüşle 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleştiğini anımsatarak, “Türkiye’nin ihtiyacı her yıl yaklaşık 800-900 bin konuttur. Şu anda 500-600 bin üretiliyor o da doğru kesime üretilmiyor” dedi. “Sektörün yaklaşık 100 milyar TL’lik can suyuna ihtiyacı var” ifadelerini kullanan Çekici, “Devlet bu imkanı sektöre sunduğunda, arsa temininde kamu-özel sektör iş birliklerinin, yeni modellerin önünü açtığında, barınma da dahil tüm krizlerin önüne geçebiliriz” diye konuştu. Ayrıca Çekici, seçim sonrası sektörün tekrar canlanmasını beklediklerini aktardı.

‘YÜZDE 35-36 ARTAR’

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği Başkanı Ramadan Kumova da “Bu yıl konut fiyatlarında enflasyon hedefine paralel bir artış öngörmekteyiz. Bu oran da yüzde 35-36 civarında” dedi. “Satışlarımız 2023’te yaklaşık yüzde 20 geriledi ve 2024’ün 2023’ten daha temkinli olunması gereken bir yıl olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullanan Kumova, “Satışın olmaması halinde sektör yeni konut üretemez çünkü bizler sattıkça üretebilen bir sektörüz. Ayrıca konut kredi faiz oranları aylık yüzde 3.5 seviyesinde kalmaya devam ettikçe, ipotekli satışlardaki düşüş de sürecek” dedi.

‘Maaş, kredi ödeme dengesi kayboldu’

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profes­yonelleri Derneği olarak önerdikleri ‘yeni mülkiyet sistemi’ odaklı modellerine değinen İsmail Özcan, “Arsa payının yüksek olması nedeniyle, arsa ve konutun tapusu ayrılmalı. Biz artık bir değil, iki farklı tapu verebilmeliyiz. Bu tür yeni modeller gündemi daha fazla işgal edecek” dedi. “Üst ve orta kesim konut alırken, kredisini alıp, bunu da maaşıyla ödüyordu, o denge kayboldu” ifadelerini kullanan Özcan, “İnsanlar, 4-5 milyon gibi rakamların altına girmeyi, aylık 80-100 bin TL’lik taksit ödemeyi göze alamıyor. Herkes kiralamaya yöneliyor ama kiralanacak portföy de daraldı” diye konuştu.

‘Krediye dahil olacak projeler önemli’

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği Başkanı İsmail Özcan, “Daire bazında yapı ruhsat sayısının 2023’te 600-650 bin adet olacağını düşünüyoruz. Ayrıca 2024’te ikinci el ve sıfır konut fiyatları arasındaki makasın da kapanacağını düşünüyoruz” diye konuştu. Özcan, “Bizim insanımız, genelde borçlanarak konut alıyor. Hükümetin ilk eve erişim ile ilgili kredi konusu gündemde. Bunun, 2024’te netleşeceğini düşünüyoruz. Ama orada da kredi paketine dahil olacak projeler, gelir düzeyi gibi konular belirleyici olacak” dedi.

SEKTÖRÜN ÖNDE GELENLERİ 2024’Ü BÖYLE DEĞERLENDİRDİ

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su Burak Kutluğ:


Gayrimenkul, bu yıl da kazandıran yatırım araçlarından biri olur

Hem dünyanın hem de Türkiye’nin geçen yıl yüksek enflasyonla mücadele ettiğini belirten Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun CEO’su Burak Kutluğ, “Finans tarafında muslukların kısılması ile faizler yükseldi ve finansa erişim güçleşti. Avrupa’da da konut satışları ortalama yüzde 20 azaldı” dedi. “Türkiye’de de yüzde 17.5 daralma oldu. Türkiye, 2024’te de bu tabloyu düzlüğe çıkarmak için sıkı mali politika uygulayacak görünüyor” ifadelerini kullanan Kutluğ, “Finansa erişim maliyetlerinde, ikinci yarıdan itibaren rahatlamaya başlayan bir tablo görebiliriz. Konut satışlarında, şu anki tabloya göre daralmanın devam etmesi mümkün” diye konuştu. Bu sene, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gayrimenkul yatırım fonu ve gayrimenkul proje yatırım fonlarının gündemde olacağını aktaran Kutluğ, “Kentsel dönüşümde başlayacak hareketlilikle birlikte sektördeki canlılığın korunacağını düşünüyorum. Türkiye’de konut her zaman kazandıran bir yatırım aracı oldu. 2024’te de gayrimenkul kazandıran yatırım araçlarından biri olacak” dedi.

Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur:


2024’te arsanın yıldızı parlamaya devam edecek

Enflasyonist ortam, krediye erişim zorluğu, yükselen fiyatlar ve daralan talebin ardından sektörün zor bir yıl yaşadığını belirten Nef Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur, “Konut satışlarındaki düşüşe rağmen, kentsel dönüşüm hamleleri, beraberinde hem özel sektörün hem de hükümetin sektöre yönelik açıklayacağı kampanyalar, maliyetler tarafında daha stabil bir piyasanın oluşması ile 2024’te canlanma bekliyoruz. Dolayısıyla gayrimenkul, hâlâ güvenli liman olma statüsünü koruyacak. Sadece, bunun sürdürülebilir bir zemine oturması gerekli” dedi. “Türkiye’de konut talebi fiyatla buluşamıyor. Burada da arsa öne çıkıyor” açıklamasını yapan Timur, “Arsa, geçen yıl yatırımcısına konuttan, altından, dövizden ve borsadan daha fazla kazandırdı. 2024’te de arsanın yıldızı parlamaya devam edecek. Gayrimenkul yatırımı enflasyondan korunmak için bizde çok geleneksel bir yatırım refleksi. Yatırımlarını gayrimenkulde değerlendirmek isteyen insanlar, daha ulaşabilir fiyatlara arsa yatırımlarını tercih ediyorlar” dedi.

Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel:


Lüks konut üretimi ve markalı projeler yaygınlaşıyor

Yıl sonu itibarıyla kur ya da enflasyonda sürpriz bir gelişme olmaması halinde konut fiyatlarının enflasyon oranına yaklaşan bir zemine oturacağını belirten Polat Gayrimenkul İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yücel, “2023’te konut satışları geriledi ama toplam rakam gene de yüksek çünkü talep kuvvetli. Bu sene de 1 milyonun üzerinde konut satışı olacağını ancak faizlerin yüksekliği sebebi ile ipotekli konut satışlarının sınırlı kalacağını öngörüyorum” dedi. İnşaat sektöründe maliyetlerinin yükseldiğini ve artan faizlerle finansman koşullarının orta sınıfın krediyle konut satın almasını son on yılda güçleştirdiğini anımsatan Yücel, bu kapsamda daha çok üst gelir grubuna yönelik lüks konut üretimi ile markalı konut projelerinin yaygınlaştığını belirtti. “Ucuz konut üretmek için devletin ucuz arsa imkanları sunması kısa dönemde en olabilecek senaryo gibi görünüyor” ifadelerini kullanan Yücel, “Böylelikle sadece TOKİ değil, özel sektör de daha ulaşılabilir konut üretme imkanına sahip olabilir” ifadelerini kullandı.

‘Konut kiralamada arz-talep dengesi hızla bozuluyor’

Barınma sorununun devam edeceğini belirten EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut, “Gayrimenkul piyasasındaki stok erime hızına bakınca neler olduğunu daha iyi görüyoruz. Ocak 2023’ten bu yana ülke genelinde satılık konut stoku genel ortalamada yaklaşık yüzde 15 arttı. Kiralık miktarında ise stok genel bazda yüzde 72 arttı. Kiralıkta en fazla stok artışı olan kent yüzde ise 74 ile İstanbul” dedi.

“Ev sahibi ile mal sahibi arasındaki problemler maalesef değişiklikler yapılmazsa devam edecek” ifadelerini kullanan Turgut, “Gayrimenkulün orta, kısa, uzun vadeli çözümlere ihtiyacı var. Hukuk mahkemelerinin yükünün yüzde 40’ı bugün kira davalarında oluşuyor” dedi. Anadolu’da neredeyse her kentte kiralık ev bulmanın zorlaştığını aktaran Turgut, konut kiralamada arz ve talep dengesinin hızla bozulduğunu aktardı.

Konutta kademeli satış devri başlıyor

Konut satışları düşerken, şirketler de yeni formüller üretiyor. Bu kapsamda kademeli satış uygulaması devreye girdi. Kademeli sistemde önce arsa satın alınıyor, ardından inşaat maliyeti de ödenerek ev sahibi olunuyor.

Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Bir şirket ‘aşamalı konut sahibi olma sistemini’ kurdu. Bu modelde önce konutun arsa payı alınıyor, sonra inşaat maliyeti de ödenerek iki aşamada ev sahibi olunuyor. Başka bir şirket de iki yılda 10 projede 20 milyar liralık yatırım yapacağını açıkladı. Şirketin gündemindeki projelerden biri de erişilebilir fiyatlı konut üretmek” diye konuştu.

Yabancıların konut talebinde sert düşüş

Türkiye’de geçen yıl yabancılara toplam 35 bin 5 adet konut satıldı. Tapu Yabancı İşler Daire Başkanlığı’nın verilerine göre; 2022’de toplam 8 milyon 338 bin 976 metrekare olan yabancıların gayrimenkul edinimleri, geçen yıl yüzde 48 azalarak 4 milyon 354 bin 216 metrekare oldu. Geçen yıla ilişkin veriler, yabancıların Türkiye genelindeki toplam hisseye isabet eden yüzölçümü bazında tüm gayrimenkul yatırımları incelediğinde, ilk sıraya Suudi Arabistan vatandaşları yerleşti. Suudileri, Almanlar ve Ruslar izledi. Yabancılara yapılan toplam gayrimenkul satış adedinde ise Ruslar yine zirvede yer aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gayrimenkulde-alternatif-model-araniyor/feed/ 0
Konut kredisi taksitleri cep yakıyor: 3 milyon TL’lik evin maliyeti 9,5 milyon TL’ye yaklaşıyor https://www.foxhaber.com.tr/konut-kredisi-taksitleri-cep-yakiyor-3-milyon-tllik-evin-maliyeti-95-milyon-tlye-yaklasiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/konut-kredisi-taksitleri-cep-yakiyor-3-milyon-tllik-evin-maliyeti-95-milyon-tlye-yaklasiyor/#respond Mon, 29 Jan 2024 21:21:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2767 Artan konut fiyatları, yükselen faiz oranları ile birleşince konut kredilerinin aylık maliyeti de artışını sürdürdü.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre ise, 2023 Kasım itibarıyla satılık konut fiyatları ülke genelinde yıllık yüzde 82,8 artmış durumda.

Konut fiyat artış hızı önceki aylara göre gerilese de metrekare fiyatlarının geldiği seviye hâlâ oldukça yüksek. Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı kasımda 30 bin 318,6 TL’ye yükseldi.

Böylece 100 metrekarelik ortalama bir konutun fiyatı da 3 milyon 31 bin 860 TL’ye ulaştı. Bu rakam İstanbul’da 4 milyon 453 bin 250 TL’ye, Ankara’da 2 milyon 329 bin 160 TL’ye, İzmir’de 3 milyon 546 bin 530 TL’ye ulaştı.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) son verilerine göre ise 2023’te kiralar yüzde 87, ev fiyatları yüzde 65 arttı.

Konut fiyatlarındaki artış geçmiş yıllara göre hız kaybetse de yine de konutun ulaşılabilir seviyelerde olmasını engelliyor. Kredi maliyetlerindeki artış ise bunu daha da zorlaştırıyor.

Peki, Türkiye genelinde ortalama bir konutu kredi ile almanın maliyeti ne kadar?

KONUT KREDİSİ MALİYETİ UÇTU

Konut alımında kullanılabilecek azami kredi tutarları, evin değerine ve enerji sınıfına göre değişirken bankalar satın alınacak konutun ekspertiz raporunda belirlenen değerinin yüzde 70- 80’ine kadar konut kredisi kullandırıyor. Ancak uygulamada bu oran daha düşük seyredebiliyor. Yalnızca aylık geliri çok yüksek olan müşterilerin azami kredi tutarları yüksek oluyor.

Kamu bankalarında bir süredir devam eden uygulamalara göre ise ekspertiz değeri 1 milyon TL’nin altındaki evlerin yüzde 90’ı kadar kredi verilirken; ekspertiz değeri 1-2 milyon TL aralığındaki evlerin yüzde 60-70’i ve 2-5 milyon TL aralığında evlerin ise yüzde 50-60’si kadar kredi veriliyor.

Ancak bu krediler hem ortalama ev fiyatlarının altında hem de fiili olarak bankalar bu kredileri sadece yüksek gelir grubunda olan müşterilere veriyor.

Kamu bankalarında 120 ay vadeli konut kredisi faizi yüzde 3,79 olurken ortalama ev fiyatı olan 3 milyon TL esas alındığında, gelir durumuna göre değişiklik gösterse de 120 ay vade ile 2. el B Sınıfı Enerji Kimlik Belgeli 1 milyon 800 bin TL kredi alınabiliyor.

Bu da yüzde 3,79 faizle masraflar hariç aylık ödemenin 69 bin TL olması anlamına geliyor. Bu oranda toplam geri ödeme 8 milyon 281 bine kadar yükselirken evin maliyetinin 9 milyon 480 bine kadar yükselmesine neden oluyor.

KREDİLİ KONUT SATIŞI AZALDI

Kredi maliyetlerinin artmasıyla birlikte Türkiye’deki kredili konut satışları da sert düştü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine bakıldığında 2023’te ipotekli konut satışlarının sert gerilediği görüldü.

Türkiye’de konut satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17,5 azalarak 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde 2023 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 36,6 azalışla 177 bin 748 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı 2023 yılında yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/konut-kredisi-taksitleri-cep-yakiyor-3-milyon-tllik-evin-maliyeti-95-milyon-tlye-yaklasiyor/feed/ 0
Sayıştay’dan Türkşeker raporu: 89 yıllık kurum 10 yılda eksiye düştü https://www.foxhaber.com.tr/sayistaydan-turkseker-raporu-89-yillik-kurum-10-yilda-eksiye-dustu/ https://www.foxhaber.com.tr/sayistaydan-turkseker-raporu-89-yillik-kurum-10-yilda-eksiye-dustu/#respond Mon, 01 Jan 2024 21:30:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1786 Özelleştirilen fabrikaların devrinden sonra Türkiye geneli 15 şeker fabrikası ile üretimini sürdüren Türkşeker sayıştay raporuna göre ‘borç- faiz’ sarmalarına girdi. Raporda, kurumun 10 yıl içinde özkaynakları eksiye düştüğü belirtilirken, özkaynak arttırımını bankalardan çektiği kredi ile karşılayan Türkşeker’in ‘işletmeler borç ve faiz sarmalı içine girmekte ve faaliyetlerini durdurma noktasına’ geldiği saptandı.

“BORÇ-FAİZ SARMALINDA”

Özelleştirmenin ardından üretimini, Türkiye genelindeki 15 fabrikası ile sürdüren Türkşeker, Sayıştay raporuna göre borç-faiz sarmalında… Kurumun özkaynaklarının 10 yıl içinde eksiye düştüğünün belirtildiği, özkaynak artırımı için bankalardan kredi çektiğinin belirlendiği raporda; “İşletmeler borç ve faiz sarmalı içine girmekte ve faaliyetlerini durdurma noktasına gelmektedir… Kurumun en önemli problemi; üretim maliyetinin altındaki fiyatlardan satış yapması nedeniyle özkaynaklarının yıllar itibariyle erimesidir. Özkaynakların erimesi neticesinde kurumun kaynak ihtiyacı banka kredileri yoluyla karşılanmış ancak finansman giderleri maliyetler üzerinde baskı oluşturmaya başlamış ve nihayetinde borç-faiz sarmalına girilmiştir” denildi.

ALIM GÜCÜ ERİDİ

Sayıştay’ın, Türkşeker’in hesaplarına ilişkin denetim raporu TBMM’ye sunuldu. Sayıştay denetçileri, Türkşeker Anonim Şirketi’nin “son 10 yıllık süreçte toplam özkaynaklarının şeker pancarı alım gücüne göre reel olarak 21 milyon 366 bin 305 ton eridiği” belirledi. Raporda, “İşletmenin faaliyetlerinin sürekliliği ve devamlılığının sağlanabilmesi için hammadde bazında özkaynaklarının alım gücünün yıllar itibariyle korunması önem arz etmektedir” denildi.

“İŞLETMELER FAALİYETLERİ DURDURMA NOKTASINDA”

Raporda şu değerlendirmeler yapıldı:

– İşletmenin faaliyetlerinin sürekliliği ve devamlılığının sağlanabilmesi için hammadde bazında özkaynakların alım gücünün yıllar itibariyle korunması önem arz etmektedir. Özkaynak alım gücünün erimesi işletme faaliyetlerinin sürekliliğinin akamete uğramasına yol açmasının yanında ek kaynak ihtiyacının doğmasına da sebep olmaktadır. İlave kaynak ihtiyacının finansman yoluyla karşılanması durumunda ise işletmeler borç ve faiz sarmalı içine girmekte ve faaliyetlerini durdurma noktasına gelmektedir.

REEL BİR KÂR YOK

– Kurumun en önemli problemi; üretim maliyetinin altındaki fiyatlardan satış yapması nedeniyle özkaynaklarının yıllar itibariyle erimesidir. Özkaynakların erimesi neticesinde Kurumun kaynak ihtiyacı banka kredileri yoluyla karşılanmış ancak finansman giderleri maliyetler üzerinde baskı oluşturmaya başlamış ve nihayetinde borç-faiz sarmalına girilmiştir. 2022 yılında 1.169 milyon TL dönem karı edilmiş olmasına rağmen dönem karının geçmiş dönem maliyetleri ile izlenen stok satışlarından kaynaklandığı reel anlamda bir kar edilmediği değerlendirilmektedir.

5 YILDA KREDİ VE FAİZ TUTARI ARTTI

Raporda, kurumun özkaynaklarındaki azalma nedeniyle devamlılık için borçlanma yoluna gittiği saptandı. Buna göre; kurumun yıllar içerisinde özkaynaklarının eksiye düştüğü, finansman ihtiyacının, “ticari bankalardan kredi almak yoluyla temin edildiği” belirtildi. Hazırlanan tabloda, son beş yılda kullanılan kredi tutarı ve faiz tutarının giderek arttığı gözlemlendi.

380 BİN TON ŞEKER DENETLENMEDİ

Aynı zamanda raporda Türkşeker’in “Tüketicinin düşük fiyattan şeker alması ve piyasada şeker fiyatının düşürülmesi amacıyla” marketlere ve şirketlere 2022 yılında “380 bin ton şeker” verdiği, taahhütnamede “şekerin toptan satılmayacağının” belirtildiği, market raflarında bir denetim yapılmadığına dikkat çekildi. Sayıştay, “taahhütnameye uymayanların karşılaşacağı yaptırımların bulunmaması nedeniyle projenin başarıya ulaşması mümkün olmamıştır” tespitinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sayistaydan-turkseker-raporu-89-yillik-kurum-10-yilda-eksiye-dustu/feed/ 0