Vanspor FK, şampiyonluk mücadelesi verdikleri Esenler Erokspor karşısında Serik Belediyespor’un U19 takımı ile sahaya çıkmasını protesto etmek için sahadan çekildiklerini duyurmuştu.
Serik Belediyespor Kulüp Başkanı İbrahim Şahin, 4 Mayıs Cumartesi günü Serik İsmail Ogan Stadyumu’nda oynadıkları Esenler Erokspor karşılaşması ile sessizliğini bozdu.
Kulüp Başkanı İbrahim Şahin, “Ligin son haftasında hakkımızda birçok yorumlar yapıldı, röportajlar verildi. Sosyal medyalarda birçok asılsız ve mesnetsiz iddialarda bulundular. Zonguldak Kömürspor maçına çıkmadan önce futbolcu kafilemizle bir görüşme yaptık. İçeride alacak bir primleri vardı. ‘Primler ödenmezse Zonguldak Kömürspor maçına çıkmayacağız’ dediler. Şahsım olarak o bir maç primini ödedim. Maça çıktılar. Maçı kazandık ve ligde kalmayı garantiledik. Son maçımız Esenler Erokspor maçıydı. Maçtan 3-4 gün önce futbolcular yanıma gelerek içeride sadece Zonguldak maçının primi kalmıştı. Maçtan bir gün önce cuma günü prim ödemelerinin yapılacağını söylememe rağmen ve bu zamana kadar verdiğim sözleri mertçe tutmama rağmen perşembe günü futbolcular kendi sosyal medya hesaplarından açıklama yaparak Esenler Erokspor maçına çıkmayacaklarını bildirdi. Biz de bu tehditler üzerine U19 takımı hocalarımız ve yönetim kurulumuz ile görüşmeler yaparak U19 takımımızı sahaya çıkartma kararı aldık” dedi.
“GÜVENMEDİĞİM FUTBOLCU TOPLULUĞU İLE MAÇA ÇIKMAM”
Bu kararı almaktaki en büyük sebeplerden birinin sahaya çıkmamaları durumunda alacakları ceza ile alt lige düşmeleri olduğunu vurgulayan Başkan İbrahim Şahin, şunları söyledi:
Maçtan 2 saat önce A takımı oyuncuları sahaya gelerek ‘Biz maça çıkacağız’ diye söylemlerde bulunmuş, sosyal medya hesaplarında açıklamalar yapmışlar. Onların sahaya çıkıp 5- 10 dakika sonra sahadan çekilmeyeceklerini nereden bileyim? Güvenmediğim futbolcu topluluğu ile maça çıkmam. Onlar maçtan çekildiği zaman ben ceza alacağım ve benim kulübüm bir alt lige düşecek. Biz de bu yüzden U19 takımımızla sahaya çıktık. Maçımızı oynadık. Şöyle söylemler var. Biz Esenler Erokspor maçını kazanırsak Van takımı da karşıdaki rakibini yenerse Vanspor şampiyon oluyor. Biz kimsenin içişlerine karışmıyoruz. İstediğimiz futbolcu ile maça çıkarız. Bize bu zamana kadar yapılan haksızlıklara ve hakem hataları, buna benzer şeylerde kimse yoktu da ne oldu da bir anda ‘siz maça U19 takımı ile çıkıyorsunuz’ diyorlar. İstediğimiz takımla maça çıkarız. Şampiyonun kim olup olmadığı bizi ilgilendirmiyor. Biz kulübümüzün çıkarlarını gözetiyoruz. Bu zamana kadar da sonuna kadar gözettik. Gözetmeye de devam edeceğiz. Bu şekilde sosyal medya algısı yapmalarına gerek yok. Çıksınlar sahaya maçlarını oynasınlar. Biz kimseden ne maddi olarak ne de manevi olarak hiçbir şey almadık ve almayız. Biz mertçe ligimizi bitirdik. Sürecimizi tamamladık.
“DEVAM EDECEĞİMİZ FUTBOLCU OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM”
Kulüpte sözleşmeleri devam eden futbolcularla ilgili yönetim kurulu kararı alacaklarını kaydeden Serik Belediyespor Kulüp Başkanı İbrahim Şahin, “Devam edeceğimiz futbolcu olacağını düşünmüyorum. Son maçta Erbay Eker’e teşekkür ederim. Abiliğini gösterdi ve mertçe sahaya çıktı, oyununu oynadı” dedi.
Geçen sezon sonunda hiçbir futbolcunun kulüpte alacağı kalmadığını, tüm borçları sıfırladıklarını aktaran Şahin, “Ben futbolcuların alacaklarına karşılık sahaya çıkmamalarını normal bulmuyorum. Karşılarında Esenler Erok, Vanspor girdabı olmasaydı sahaya çıkarlardı” diye konuştu.
Esenler Erokspor’dan teşvik primi aldıkları iddialarına da yanıt veren Serik Belediyespor Kulüp Başkanı İbrahim Şahin, “Banka hesaplarımız ve etrafımızdaki kişilerin banka hesapları sonuna kadar incelenebilir. Biz bu kulübe kendi cebimizden para veriyoruz. Bazı kulüplerin söylemleri tamamen asılsız ve mesnetsizdir. Doğruluğu kabul edilemez. Biz hayatımız boyunca böyle bir şeyin içine girmedik, girmeyiz. Esenler Erokspor başkanı ile ben sadece maçtan bir gün önce ter idmanı için antrenman sahası istedi, bir defa ve hayatımda ilk kez görüştüm” dedi.
]]>Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirilen genel kurula, kulüp başkanı Ali Koç, yönetim kurulu üyeleri, YDK başkan adayları Şekip Mosturoğlu, Sevil Becan, Nihat Tokat ve YDK üyeleri katıldı.
Eski Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar ve ekibi, seçim yönetmek üzere seçim heyetine oy birliğiyle seçildi. Dündar, adayları kürsüye davet ederken sözü ilk olarak Sevil Becan’a takdim etti.
Başkan adaylarından Sevil Becan, birlik mesajı vererek sözlerine başladı.
Yüksek Divan Kurulunun temel görevinin danışma kurulu olarak tanımlandığını hatırlatan Becan, “25 yılını yani çeyrek asırlık kongre üyeliğinin ardından oluşan bu kurul, akil insanlar kuruludur. YDK için bir platform oluşturmayı planlıyoruz. Bu bir danışma ve dayanışma platformu olacak. Bu sayede birbirimiz daha iyi anlayacağız ve talepleri öğrenmiş olacağız.” diye konuştu.
Üyelerin ilgi ve uzmanlık alanlarına bakarak divan kurulunda ihtisas komisyonları sisteminin olmasını planladıklarını aktaran Becan, şunları kaydetti:
“Bizim değerli üyelerimizden mutlaka yararlanmamızın yollarını bulmamız gerekiyor. İletişim dedik, birbirimizi dinleyeceğiz dedik ama sosyalleşmeyi hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz. Çeşitli alanlarda bunu gerçekleştireceğiz. YDK’nın kurumsallaşması konusuna gelince bazı çalışmalar, geçtiğimiz dönemde başladı. Değerli katkılar, bunların hızlanarak devam etmesini hedefliyoruz. Kim seçilirse seçilsin bunu birlikte kutlayalım. YDK’nin barıştan oluştuğunu gösterelim. Bizler bir oldukça Fenerbahçe’mizi kimse yenemez.” değerlendirmesinde bulundu.
NİHAT TOKAT: DESTEĞE İHTİYACIM VAR
Nihat Tokat, YDK üyelerinden destek istedi.
Çok genç bir ekibe sahip olduğunu dile getiren Tokat, “Yüksek Divan Kurulu başkanlığı onur ve ayrıcalığına talibim. Şeref ve doğruluğun bir Fenerbahçe çizgisi olduğu algısını camiamız ve ülkemizin hak ettiği gibi tekrar güçlendirmek için şevkle çalışacağımızı beyan ederim. Ekibimle birlikte tüm projeleri hayata geçirebilmek için sizlerin desteğine ihtiyacım var.” ifadelerini kullandı.
Fenerbahçe’nin tuttuğu değil, tutulduğu takım olduğunu aktaran Tokat, sözlerini şöyle tamamladı:
“2 sene boyunca bize muhteşem bir divan başkanlığı yapan Dündar ve ekibine teşekkür ediyoruz. Sizleri özleyeceğiz. Dündar’dan aldığımız, hissettiğimiz her toplantımızda Atatürk’ü iliklerimize kadar işledi. Ben de eğer seçilirsem aynı onun yolundan gideceğim. Sosyal faaliyetleri artırmak için atölye, resim kursları, foto kursları bunlar ücretsiz olacak. Faruk Ilgaz 17-18 saat yaşayan bir yer olacak, mottomuz bu. Genel kurullarımız çok uzun sürede geliyor. Bunu da 45 günde bir yapmayı planlıyoruz.”
ŞEKİP MOSTUROĞLU: AYRI BİR HEYECAN
Şekip Mosturoğlu, kulüpte uzun yıllar asbaşkanlık yapmasına karşın şu anda farklı bir heyecan yaşadığını belirtti.
Kulüpte çok önemli tecrübeler kazandığını hatırlatan Mosturoğlu, “Kulüpte asbaşkanlık yaparken sizlere defalarca hitap ettim ancak şu an apayrı bir heyecan yaşıyorum. Fenerbahçe’ye üye olduğumda bu yolun sonunda 12 yıl yöneticilik yapmak aklımdan geçmiyordu. Burada inanılmaz tecrübelerim oldu. Süreç, Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekilliği ile taçlandı. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım yönetiminde uzun yıllar sürdürdüğüm asbaşkanlık görevimde, gururla sarı-lacivertli renkleri temsil etme fırsatı buldum. Yönetici olarak kazandığımız en değerli ödül, benim paha biçemediğim ve evlatlarıma miras bırakacağım 2010-2011 şampiyonluğu ve bu şampiyonluk için almış olduğum madalyadır.” diye konuştu.
3 Temmuz şike kumpasında tutuklandığını ancak mücadeleyle kulübün haklılığını kanıtladıklarını ifade eden Mosturoğlu, şunları kaydetti:
“Özünde hepimiz taraftarız. Fenerbahçe’nin başarısız olduğu anlarda kahroluyor, başarılarında ise dünyanın en mutlu insanları oluyoruz. Taraftarlık ötesinde, üye olarak, Fenerbahçe Kulübüne hizmet etmek için her daim enerjimiz var, hevesimiz var. Şimdi karşınızda, Fenerbahçe’nin en akil ve en tecrübeli neferlerinin bulunduğu, Fenerbahçe’nin yüksek istişare kurulu olan Divan üyelerimizin karşısında, onların oluşturduğu kurula liderlik edebilme arzusuyla bulunuyorum. Üye numaram 7884. Kulübümüzün üye sayısı şimdilerde 70 binlere dayandı. Bizlerin üyeliğe kabul edildiğimiz yıllar ile bugünün Kulüp üye yapısı çok farklı. Fenerbahçe Kulübü geçen uzun yıllar sonrasında bugün her anlamda çok büyüdü.”
Fenerbahçe’nin, Türkiye’nin en büyük spor kulübü olduğunu vurgulayan Mosturoğlu, “Üye sayımızdaki gelişme ile doğru orantılı ve fakat olumsuz bir şekilde sahip olduğumuz geleneksel kulüpçülük anlayışımız yıllar içinde zayıfladı. Oysa geçmişte çok kuvvetli bir kulüpçülük anlayışımız vardı. Hatırlatmak isterim ki kulüpçülük fedakarlık, adanmışlık demektir. Toplanarak ortak kararlar almak demektir. Ortak amaçlar doğrultusunda karşılıksız çalışmak demektir. Buluşulan ortak değerlerle ilgili sevinçte ve tasada bir olmak demektir. Kulüp üyelerimizin fedakarlıkları, adanmışlıkları, ortak amaçlar doğrultusunda sevinçte ve tasada birlik olmaları eşi benzeri olmayan bir noktadır. Bunun en açık kanıtı en güçlü oldukları bir dönemde FETÖ’ye karşı kazanılan mücadele sırasında kulüp üyelerimizin, camiamız ve taraftarlarımızla birlikte ördükleri sarı-lacivert duvardır. Sarı-lacivert duvar olgumuz, nesiller boyunca anlatılacak destansı bir hikayedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Şekip Mosturoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Fenerbahçe Cumhuriyeti tarifi çok zor bir sevgi cumhuriyeti. Bu cumhuriyet, gücünü cumhuriyetin temel ilkelerinden, Atatürk ilke ve devrimlerinden, sarı lacivert renklere olan sevgimizden ve bu ülkeye olan sarsılmaz bağlılığımızdan alıyor. Ben ve arkadaşlarım, yıllardır Fenerbahçe ve Türk sporunun çeşitli kademelerinde edindiğimiz tecrübeler ve Fenerbahçelilik tecrübesiyle, tüzüğümüze mutlak bağlılıkla, bu kurulun gücünü camiamızın yararına kullanacak bilgi ve manevi sertifikalara sahibiz. Görev süremizde bunu gerçekleştirmek için var gücümüz ile çalışacağız. Özgür olan, her istediğini yapan değil, ne istediğini bilendir. Bizler ne istediğimizi ve ne istemediğimizi çok iyi biliyoruz. Fenerbahçe’nin rekabetçi bir üstünlüğe sahip olacak potansiyelinin son derece farkındayız. Bu potansiyeli harekete geçirmek bize, size, hepimize düşüyor. Bu sebeple, değerli oylarınızın her birine ayrı ayrı talibim.”
]]>Türk futbolunun sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Arat, “Türkiye Futbol Federasyonu’nun her zaman çok adaylı bir seçime gitmesi gerektiği görüşündeyiz. Kurulların da seçimle gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kurullar seçimle geldiği takdirde daha farklı davranacaklardır. Kurullar bağımsız olmadığı müddetçe Türk sporu bu sıkıntıları yaşamaya devam eder. Kavgacı bir tutum içinde değiliz. Yol gösteriyoruz. Göreve geldiğimizden bu yana 4 ay boyunca Türk spor tarihindeki en enteresan olayları yaşadık. Hakem tokatlandı, takım sahadan çekildi, taraftarlar sahaya indi, VAR kayıtları dramatik bir şekilde açıklandı. Bunlara tepkisiz kalamazsınız. Beşiktaş, kendi asil duruşu çerçevesinde hakkını aramaya ve doğruları söylemeye devam edecek. Kapalı kapılar ardında konuşmayacağız. Türk futbolunda inanılmaz olaylar yaşanıyor. Çok dikkat etmek lazım. Kulüp yöneticilerinin sadece bir galibiyet uğruna birbirlerini kırmaktan vazgeçmesi lazım. Sahada adaleti gösteremiyorsanız ve bunun bariz sonuçları kamerayla sızan VAR görüntüleriyle ve tartışmalarıyla ortaya çıkıyorsa çok vahim bir durum vardır” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN SON 2 AYDA DÜNYADAKİ GÖRÜNTÜSÜ ENDİŞE VERİCİDİR”
Türkiye’de futbolu yöneten kurumların denetlenebilir ve hesap verebilir noktaya gelmesi gerektiğinin altını çizen Hasan Arat, “Beşiktaş, hakemlerin emekli olduktan sonra özür dileyecekleri bir kulüp değildir. Teknolojiyi bile kendi yöntemlerimizle halletmeye çalıştık. Bu dramatik şeyleri düzeltmeleri lazım. Yönetimler, denetlenebilir ve hesap verebilir noktaya geldiğinde Türk futbolu kurtulabilir. Bu yıl, son 20 senede yaşananların toplamından daha fazla olay yaşadık. Çok dramatik. Bu sezon kim şampiyon olursa olsun sıkıntılı olacak. TFF tüzüğünün ve spor yasasının gözden geçirilmesi lazım. Türkiye’nin son 2 ayda dünyadaki görüntüsü endişe vericidir. Bu görüntüler Türkiye’yi rencide etmektedir. Bu işi yönetenler sorumlu davranmalıdır” şeklinde konuştu.
“SEMİH MESELESİ BEŞİKTAŞ’IN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR”
Başkan Arat, Beşiktaş’ın 18 yaşındaki futbolcusu Semih Kılıçsoy’un A Milli Takım’a davet edilmesine rağmen Ümit Milli Takım’a gönderilmesini eleştirerek, şu görüşleri paylaştı:
Semih meselesi Beşiktaş’ın kırmızı çizgisidir. Türk evladı olarak herkesin ona sahip çıkması lazım. Sürekli böyle oyuncu çıkaran bir ülke değiliz. Israrımız sadece oyuncu (Semih Kılıçsoy) takıma girsin şeklinde değil. Yetişen bir Türk evladının haklarının korunmasıdır. 17 yaşında İspanya ve Brezilya’da çocuklar gol atıyor, maç sonuçlarını değiştiriyor. Baştan 2 maçta Ümit Milli Takım’da oynayacaksın dersen problem yok. Feyyaz Uçar ‘Bu çocuk 10 yaşından beri gol atıyor.’ dedi. Hakkımızı aramak, bağırmak demek değildir. Gelir gelmez Semih’in 2028’e kadar kontratını uzattık. Altyapıdaki Beşiktaş değerini daha fazla hissetmeye başlayacaksınız. Semih’i Türkiye olarak korumak zorundayız.
“KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI’NDA TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR”
Arat, Kulüpler Birliği Vakfının şu an hiçbir yaptırım gücü olmadığını anlatarak, “Kulüpler Birliği Vakfı, 2000 yılında Anadolu kulüpleri öncülüğünde kuruldu. Tüzük olarak hiçbir yaptırım gücü yok. Kendisini tüzük olarak tamamen yenilemesi gerek. Türk futbolunda böyle yön değişimine neden olamaz. Hukuki anlamda Kulüpler Birliği Vakfının etkin olması gerekir. Mutlak bir tüzük değişikliğine ihtiyaç vardır. Belki anonim şirkete gitmelidir. Türkiye bu açıdan komple bir kabuk değişimine gitmelidir. Başka çaresi yok.” değerlendirmesinde bulundu.
Siyah-beyazlı kulübün haklarını korumak için ilkelerinden asla taviz vermeyeceklerini vurgulayan Hasan Arat, şunları kaydetti:
“Beşiktaş, hakemlerin emekli olduktan sonra özür dileyecekleri bir kulüp değildir. Beşiktaş’ın hakları yıllardır yenmiştir. Cevabımızı çok iyi vermeliyiz. Hala teknolojiye inanıyorum. Hakemlerin VAR’a gittiği anda ekranda görüneceği inancındayım. Yayıncı kuruluşun da anında o görüntüleri vermesi lazım. Hakkımız olmayan hiçbir şeyi istemeyeceğiz. Beşiktaş halkın takımıdır. İlkelerimizden taviz vermeyeceğiz. Beşiktaş’ı üzmemeleri için mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. İyi işler yapacağımıza inanıyorum. Sportif olarak başarıyı sağlamak zorundayız çünkü tüm bilançonun sonu sportif başarıya dayanıyor. İnşallah mahcup olmayız. VAR kayıtlarının sızmasından sonra yeni bir dönem başlayacağını düşünüyorum. VAR yönetimi ile ilgili saklanacak bir şey yok. Türkiye, bu değişimi yapmak zorunda. Eğer yapmazsa finansal ve sosyolojik olarak devam edemez. Medyanın da şeffaf olması lazım.”
]]>Bodrumspor ile Eyüpspor arasında oynanan ve olaylı geçen maçta kırmızı kart gören Caner Erkin’e 6 maç, Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan ve Bodrumspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir’e 1 maç men cezası verildi.
Beşiktaş Başkanı Hasan Arat ve kulüp, hakem ve diğer müsabaka görevlileri hakkındaki açıklamalar nedeniyle 400’er Bin TL para cezası aldı.
Fenerbahçe, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve saha olayları nedeniyle 397 Bin TL para cezası aldı.
İŞTE YAPILAN AÇIKLA:
“BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, 03.03.2024 tarihinde oynanan BEŞİKTAŞ A.Ş.–GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 224.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 52/3. maddesi uyarınca saha olaylarına karışan taraftarların bulunduğu BABA HAKKI DOĞU ALT TRİBÜN 113 numaralı blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan SPOR TOTO KUZEY ALT TRİBÜN 107-108-109, SPOR TOTO KUZEY ÜST TRİBÜN 408-409, BABA HAKKI DOĞU ALT TRİBÜN 114-115-116-117 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş. sporcusu OMAR COLLEY’in, rakip takım sporcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle FDT’nin 43. maddesi uyarınca ve FDT’nin 13. maddesinin uygulanması suretiyle 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,
BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan Hakem ve Diğer Müsabaka Görevlileri Hakkındaki Açıklamalar nedeniyle 400.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
BEŞİKTAŞ A.Ş. Başkanı HASAN ARAT’ın, müsabaka sonrası kulüp resmi sosyal medya hesabından (X) yapılan paylaşımda yer alan Hakem ve Diğer Müsabaka Görevlileri Hakkındaki Açıklamalar nedeniyle 400.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
GALATASARAY A.Ş.’nin, 03.03.2024 tarihinde oynanan BEŞİKTAŞ A.Ş.–GALATASARAY A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 6. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 320.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan MİSAFİR TRİBÜN 404-405-406 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş. antrenörü DURSUN GENÇ’in, akreditasyon kartını görünür bir şekilde boynuna asmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,
EYÜPSPOR Kulübünün, 02.03.2024 tarihinde oynanan BODRUM FK-EYÜPSPOR Trendyol 1. Lig müsabakasında, müsabaka isim listesine en az bir sezon veya 12 ay kulüpte yetişmiş 01.01.2001 ve daha sonra doğmuş bir futbolcunun yazılmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EYÜPSPOR Kulübü antrenörü ARDA TURAN’ın, müsabakanın devre arasında gerçekleştirdiği sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 19.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EYÜPSPOR Kulübü antrenörü ARDA TURAN’ın, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 19.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EYÜPSPOR Kulübü sporcusu CANER ERKİN’in, ihraç sonrası müsabaka hakemine yönelik hakareti ve çift sarı kart görmesi nedeniyle yer almaması gereken müsabaka dışında ayrıca 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ve 19.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EYÜPSPOR Kulübü sporcusu CANER ERKİN’in, cezalı olmasına rağmen akredite alanda yer almasından dolayı 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada EYÜPSPOR Kulübü sporcusu CANER ERKİN’in, müsabaka temsilcisine yönelik hakaretleri nedeniyle 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ve 19.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada BODRUM FK teknik sorumlusu İSMET TAŞDEMİR’in, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI ve 19.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
FENERBAHÇE A.Ş.’nin, 02.03.2024 tarihinde oynanan ATAKAŞ HATAYSPOR–FENERBAHÇE A.Ş. Trendyol Süper Lig müsabakasında, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı ve bu eylemin aynı sezon içinde 6. kez gerçekleştirilmesi nedeniyle 285.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 112.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir”
]]>Çavuşoğlu, Cengiz Aydoğan Tesisleri’nde yaptığı basın toplantısında, verilmeyen kırmızı kartlar ve penaltı kararından dolayı Türkiye’de 11 Şubat Pazar gününden bu yana en çok Fenerbahçe-Alanyaspor maçının konuşulduğunu dile getirdi.
“Biz maçı izledik ama sıcağı sıcağına bir açıklama yapmadık.” diyen Çavuşoğlu, “Her zaman açıklama yapan birisi de değilim. Hakem hatalarından bütün kulüpler zarar görmüştür. Ama son oynadığımız Fenerbahçe maçında hakem hataları direkt sonuca yansıdı. İlk yarıda rakip takımın 9 kişi, 10 kişi ile soyunma odasına gitme olasılığı vardı. İkinci yarının başında da olmayan bir penaltı verildiğini tüm kamuoyu söyledi.” diye konuştu.
Maçtaki hakem hatalarının Alanyaspor’a direkt yansıdığını savunan Çavuşoğlu, sadece bu maçta değil Pendikspor, MKE Ankaragücü ve Gaziantep FK maçlarında da penaltı ve kırmızı kartların es geçildiğini iddia etti.
Çavuşoğlu, hakem hatalarının futbolun bir parçası olduğunu ve bundan sonra da bunların yaşanabileceğini vurgulayarak, “Hiçbir zaman hakemlerin üzerinden bir giriş yapmadım, yapmam da. Çünkü onlar da hata yapacaklar. Ama bu maçtaki hatalar hakemlerin gözünün önündeydi. Dolayısıyla verilen penaltı ve verilmeyen iki kırmızı kart kamuoyunda dile getirildi. İnşallah bundan sonraki süreçte hakemlerimiz daha dikkatli olurlar.” ifadelerini kullandı.
“ALANYASPOR ONURLU, ŞEREFLİ BİR KULÜPTÜR”
Çavuşoğlu, son zamanlarda Fenerbahçe maçıyla ilgili sosyal medyada ortaya atılan “teşvik primi” söylentilerine de tepki gösterdi.
Böyle bir teklifle kendilerine kimsenin gelmeye cesaret edemeyeceğini belirten Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
“Alanyaspor onurlu, şerefli bir kulüptür. Bunu da herkes bilir. Bize kimse öyle bir yaklaşımda bulunamaz. Biz de futbol oynuyoruz. Bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Allah’a şükür, bu kulüp çok iyi yönetiliyor. Bu kulübün kimsenin bir şeyine de ihtiyacı yok. Bu kulüp her şeyini kendi yönetimiyle çözebilecek durumda. Onun için gelişigüzel ve ne olduğu belirsiz insanların konuştuklarına da çok kulak asacak insanlar değiliz. Onlarla muhatap olacak, onlarla yüz yüze olacak ne vaktimiz, ne zamanımız var. Biz sadece işimizi yapıyoruz. Bir ilçe takımını Süper Lig’de nasıl ayakta tutarız, nasıl bu ligde kalırız, bunun hesabını yapıyoruz. Burada olduğumuz sürece bunu yapacağız.”
ADANA DEMİRSPOR MAÇI
Çavuşoğlu, 18 Şubat Pazar günü Adana Demirspor ile evlerinde önemli bir lig maçına çıkacaklarını hatırlatarak, “Ciddi ve güçlü bir takımla oynayacağız. Taraftarlarımızın, Alanya’nın yapması gereken tek şey tribünlere gelmeleri ve Alanyaspor’a destek vermeleri. Alanyaspor’umuzu yalnız bırakmayın. Başka Alanyaspor yok. Alanya da Alanyaspor da hepimizin. Birlik beraberlik içerisinde bu işi yürütelim. İnşallah hep beraber daha iyi yerlerde oluruz. Ama burada sadece kulüp yönetimi bu işi yönetiyor, kulüp yürütüyor diye, siz uzaktan bakarsanız, kimse kusura bakmasın kimsenin de bir söz hakkı olmuyor. Onun için gelin hep beraber yürütelim, hep beraber yönetelim, hep beraber tribünde olalım, hep beraber Alanyaspor’a destek verelim.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>TFF’nin Riva’daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda Eröğüt, Trendyol Süper Lig’de hayata geçirilen Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’nin çalışma prensipleri, VAR kayıtlarının yayınlanıp yayınlanmayacağı, Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) yapısının değişip değişmeyeceği gibi konularda açıklamalarda bulundu.
VAR Merkezi’nde VAR hakemi Mustafa İlker Coşkun uygulamalı olarak hem VAR pozisyonları hem de yarı otomatik ofsayt sisteminin nasıl çalıştığına dair bir sunum gerçekleştirdi. Coşkun, Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi ile Süper Lig maçlarının oynandığı her stadyuma yüksek çözünürlüklü 10’ar kamera yerleştirildiğini bu kameraların anlık olarak VAR merkezine görüntü ilettiğini, bu sayede yayıncı kuruluşa iletilen animasyon dahil bir pozisyonun incelenme süresinin ciddi anlamda azaldığına dikkati çekti. Bunun en güzel örneğinin son hafta oynanan maçlarda görüldüğünü vurgulayan Coşkun, ofsayt pozisyonlarının saniyeler içerisinde sonuçlandığını ve oyunun akışının hızlandığını ifade etti. Mustafa İlker Coşkun yeni sistemle birlikte “insani” müdahalelerin de giderek azaldığını ve teknolojinin daha fazla devrede olduğunu vurguladı.
VAR kayıtları açıklanacak
Sohbet toplantısında önemli bilgiler paylaşan Mustafa Eröğüt ise Türkiye’de Süper Lig maçlarındaki VAR kayıtlarının da kamuoyuyla paylaşılması için çalışma yaptıklarını söyledi. İspanya La Liga’da var kayıtlarının hakemlerin VAR’a çağrıldığı pozisyonlarla sınırlandırılarak günün maçları bittikten sonra yayınladığını vurgulayan Eröğüt, IFAB’ın var konuşmalarının hakem VAR’a çağrıldığı an ile ilgili yayınına eğitim amaçlı izin verdiğini hatırlatarak, Türkiye’de de bunun uygulanabileceğini ifade etti. Şu an bazı testler yaptıklarını belirten Mustafa Eröğüt, en kısa sürede konuyla ilgili kararları kamuoyuna duyuracaklarını belirtti.
Yabancı gözlemci geliyor
Türk futbolunun mevcut yapısında hakemlerin aldıkları puanlarda gözlemcilerin etkilerini anlatan Eröğüt, yeni dönemde bu yapıyı da değiştireceklerini, 10 kişiden oluşan UEFA’nın üst düzey görevlilerinin artık gözlemci olarak Türk hakemliğinde belirleyici olacağını ifade etti. UEFA’nın eski elit hakemlerinden oluşan bu gözlemci grubunun notları yeni dönemde hakem puanının yüzde 50’sine tekabül edecek. Yeni dönemde TV gözlemcileri olmayacak. Stattaki maç gözlemcilerinin hakem puanına etkisi yüzde 30 olacak. VAR hakemleri ve maç hakemlerinden oluşan 119 kişinin anketiyle verilen notların toplam nota etkisi ise yüzde 20 olacak.
Mevcut durumda maça giden gözlemcinin notunun ve TV gözlemcisinin hakem puanına etkisi yüzde 35’er, anket sonuçlarının etkisi ise yüzde 30’du.
Yeni sistemin Trendyol Süper Lig’de 26. hafta maçları itibarıyla uygulanması bekleniyor.
MHK’nin yapısı değişiyor
Önümüzdeki günlerde hayata geçirilmesi planlanan uygulamalardan biri de TFF’nin bir süredir üzerinde çalıştığı ve Kulüpler Birliği ile istişare ettiği MHK’nin yapısının değiştirilmesi. Planlamaya göre yeni MHK, 5 üyeden oluşacak. Bu üyelerin 3’ü daha önce olduğu gibi yine TFF tarafından belirlenecek, 2 üye ise Kulüpler Birliği’nin önereceği ve üzerinde uzlaşma sağlayacağı kişiler olacak. Burada bir noktaya açıklık getiren Eröğüt, “Kamuoyunda yanlış bir anlaşılma oldu. Kulüpler Birliği temsilcilerinin kulüp temsilcileri olacağı zannediliyor. Bu açıkça FIFA kurallarına da aykırı. Böyle bir şey söz konusu değil. Kulüpler Birliğinin önereceği ama kulüp üyeliği bulunmayan kişiler olacak.” diye konuştu.
Toplantının son bölümünde TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile MHK Başkanı Ahmet İbanoğlu da toplantıya katılarak kısa bir süre gazetecilerle sohbet etti.
]]>