Teröristin İran’ın Makü/Dambat bölgesindeki barınma alanlarında, şehir merkezlerinde suikast ve sabotaj gibi eylemler düzenlemek için yetiştirilen sözde özel kuvvetler yapılanmasında yer aldığı bildirildi.
Farklı tarihlerde teslim olan 4 terörist de; kadın teröristi fotoğrafından teşhis ederek, yakın zamanda Türkiye’ye sızma yapacak ve büyük metropollerde eylem yapabilir. Elinde yanık izi var” bilgisini paylaşınca teröristin eylem hazırlığındayken yakalandığı ifade edildi.

Teröristin üzerinde ele geçen dokümanlarda, şiir dizerinde olduğu gibi baş harfleriyle şifreleme yaptıkları, Samanyolu adı verilen yöntemle eylem hedefi belirlendikleri, polisin bu rakamlar üzerinde yaptığı incelemede, teröristin Konya’da bir AVM’ye yönelik mutfak tüpüyle eylem planı yaptığı açığa çıkarıldı.
Terörist, İran’dan Konya’ya kadar sınırı geçerek nasıl geldiğini ve eylem yapmaktan neden vazgeçtiğini ifadesinde şöyle anlattı:

“AFGAN MÜLTECİLERİN ARASINA SIZARAK GELDİM”
“Irak’ın kuzeyi ile İran sınırları içindeki barınma alanlarında özel suikast ve bomba eğitimleri aldım. Özel kuvvetler temel devre eğitiminde ağır silah ve sabotaj konusunda uzman olmak için uzun süre branş eğitimi aldım. Zap Vadisi’nde tim komutanlığı yaparken bulunduğum mağaraya uçaklar bomba atınca iki kulak zarım yırtıldı ve işitme kaybı yaşadım.
Örgüt beni şehirlerde eylem yapmak için özel kuvvetlere alıp özel eğitti. Eğitimde Türk güvenlik güçlerinin, bizim fotoğraflarımızı yüz tanıma sistemine yüklediklerini eğer herhangi birimizin fotoğrafı sisteme yüklenmiş ise KGYS kameralarıyla kimliğimizin deşifre olacağını söyleyip dikkatli olmamızı istediler.
İran sınırındaki Türkiye’ye ait karakollara saldırı yapılmaması talimatı örgüt üst yönetiminden bize geldi. Türkiye’ye geçmeden 3 gün önce bana Konya’ya gideceğimi ve orada kuryelerin beni beklediği söylendi.
Beni İran’dan Afgan uyruklu mültecilerin arasında kaçakçılar aracılığıyla Türkiye’ye geçirdiler. Türkiye sınırına kadar 2 saat yürüdük. Tel örgülü sınır hattına geldiğimizde kaçakçılar beni Afgan mülteciler ile birlikte sınırdan geçirdi. Sayımız kalabalıktı.
Sınırı geçerken Türk askeri bizi fark etti ve müdahalede bulundu. Mültecilerin bir kısmı geri kaçtı, benimle birlikte 7-8 mülteci sınırı geçebildi. Sınırı geçtikten sonra sabaha kadar 3 saat yürüdük. Bir dere yatağında mülteciler ile kaçakçılar buluştu. Bizi bir kişi karşıladı. Bu kişilere PKK’lı olduğumu söylemedim.”

“POLİSLERİN KOLAY HEDEF OLDUĞUNU GÖRDÜM”
“Afganlar ile birlikte sınırı geçip transit minibüse binerek Van şehir merkezine geldik. Burada bana önceden telefonu verilen Keke Mustafa kod isimli kuryeyi aradım. Onunla buluştuktan sonra bir rezidansa gittik. Burada 5 gün kaldıktan sonra üzerime uygun kıyafetler aldım.
Keke Mustafa bana Suriye uyrukluymuşum gibi bir sahte kimlik ayarladı. Sonra başka bir kurye gelip beni rezidanstan alarak Konya’ya götürdü. Araçta benimle birlikte 2 Afgan mülteci de vardı.
Meram İlçesinde indikten sonra sosyal medya hesabı üzerinden başka bir kurye ile irtibat sağladım. Yanımda bomba yapımında kullanılacak malzemeleri de getirmiştim. Mutfak tüpüne bomba hazırladım.
Sonra il merkezinde gezip dolaşma bahanesiyle eylem için keşif yapmaya başladım, google haritalar üzerinden şehrin farklı noktalarını, kaçış güzergâhlarını belirledim, Şehri tanımaya başladım. Çarşıda devriye gezen polisleri bir süre izledim ve kolay hedef olduklarını belirledim.”

AŞIK OLUNCA EYLEM YAPMAKTAN VAZGEÇTİ
“Kaldığım eve dönerek yanımdaki kurye ile birlikte mutfak tüpüne bombayı hazırladım ve polislerin olduğu yerde fedai tarzı eylem yapmaya karar verdim. Kendimi de öldürecektim. Deşifre olduğum taktirde ise ele geçmemek için yanımda taşıdığım Glock suikast silahıyla intihar edecektim.
Tüpün devresini bağlayıp 10 gün bekledim, daha sonra kaldığım evin yanındaki kafede çalışan Semih adlı kişiyle aramızda duygusal ilişki başlayınca eylem yapmaktan vazgeçtim. Ona aşık olunca tüpün içine hazırladığım bombayı ve düzeneği bozdum, tüpü de boş bir araziye attım.
Semihle kaldığım evde birlikte kalmaya başladık. Ona PKK’lı olduğumu söylemedim, ailevi sorunlarımdan dolayı Batman’dan Konya’ya geldiğimi söyledim. Çünkü örgüt mensubu olduğumu bilseydi korkup uzaklaşabilirdi benden. Hatta ihbar bile edebilirdi. Zaten o da uyuşturucu bağımlısı bir gençti.”

ÖRGÜTE SIKINTI VAR DEDİM ONLARDA ‘HABER BEKLE’ DEDİ
“Malzemeleri attıktan sonra örgüt benimle irtibat kurunca sıkıntı olduğunu söyledim, onlarda bizden haber bekle dediler. Ama ben eylem yapmayı kafamda bitirmiştim.
Sonra beni Konya’ya getiren Keke Mustafa isimli kaçakçı kuryenin yakalandığı bilgisi gelince benim artık Irak’a geri dönme imkânım da kalmayınca sevgili olduğum Semih’e yurtdışına çıkma teklifinde bulundum.
Ona parayı dert etme, sen yolu ayarla gerisi bende dedim. Konya’dan bir an önce çıkmak istiyordum, çünkü kurye yakalandığı için bende deşifre olup yakalanmaktan korkuyordum.
Semih yurtdışına çıkmak için ona verdiğim paraları uyuşturucuya veriyordu. Hızlı trenle kaçma planları yapıyordum ama sevgili olduğum Semih beni oyalıyordu.
Semih’le duygusal ilişkim başlayınca hiçbir cana kıyamayacağımı anladım ve bu tür bir eylemi anlamsız buldum tamamen kendi irade ve kararımla eylem yapmaktan vazgeçtim.”
]]>İFADE VERİP TAKSİCİDEN ŞİKAYETÇİ OLMUŞ
Polis ekipleri, hastanede tedavisi devam eden Gezer’in ifadesini aldı. Gezer’in, ifadesinde taksici İsa A. ve kadın yolcudan şikayetçi olduğu öğrenildi. Ardından taksici İsa A., olay nedeniyle gözaltına alındı. İfadesinin ardından iddiaya göre taksi şoförü serbest bırakıldı.
Oğuzhan Gezer, hastanede tedavisi devam ederken 2 Ocak Çarşamba günü aniden rahatsızlanarak yoğun bakıma alındı. Gezer bir gün sonra da hayatını kaybetti. Gezer’in hayatını kaybetmesinin ardından taksi şoförü İsa A. tekrar gözaltına alındı.
TAKSİCİYE EV HAPSİ KARARI
Gözaltına alınan İsa A., savcılık huzuruna getirildi. Savcılıktaki ifadesinde İsa A.’nın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Savcı, İsa A.’yı “Taksirle ölüme neden olma” suçundan tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti. Hakimlikçe taksi şoförü hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı uygulandı.
“2024’E KARDEŞİMİZİN ACISIYLA BAŞLADIK”

Motokurye Gezer’in hayatını kaybetmesinin ardından arkadaşları ve meslektaşları ile İstanbul Kuryeler Federasyonu avukatı Tahsin Akbay Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı önüne gelerek basın açıklaması yaptı.
Avukat Tahsin Akbay, “Geçtiğimiz günlerde motosikletli kurye kardeşimiz Oğuzhan Gezer dikkatsiz bir taksi şoförünün yanlış yerde yolcu indirmek için duraklaması ve yolcunun kapıyı açarak kazaya sebebiyet vermesi neticesiyle ağır bir şekilde yaralanmış olup, tedaviler neticesinde hayata tutunamayıp vefat etmiştir. Bizler sürekli motosikletli kurye kardeşlerimizin ölüm haberleriyle uyanıyoruz. Ölüm haberleri ile uyumaya çalışıyoruz. Geçen yıl yine İstanbul’da Yunus Emre Göçer, Feridun Kaplaner ve onlarca kurye kardeşimiz vefat etmiş, dün ise Oğuzhan Gezer’in acı haberi ulaşmıştır. 2023 yılını kurye hakları derneği verilerine göre en az 68 kurye kardeşimizin hayatını kaybetmesi neticesiyle bitirdik. 2024 yılına Oğuzhan Gezer kardeşimizin acısıyla başladık. Kuryelerin sorunları her geçen gün daha da büyümekte olup kimse bir çözüm üretmemektedir. Evine sadece ekmek götürmek isteyen, kaportası bedeni olan kurye arkadaşlarımızın İstanbul Kuryeler Federasyonu olarak yaşanan bu kazalarının önüne geçilmesi için yetkililere tekrardan çağrıda bulunuyoruz. Kurye ölümleri her geçen gün artmaktadır. Bir bir ailelerin yuvalarına ateş düşmektedir. Motosikletlilerin trafikte artık fark edilmesini, yollarda motosiklet sürücülerinin de var olduğunun herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Trafikte dikkatsiz ve ihmali davranışlar kuryelerin hayatını kaybetmesine neden olmaktadır” dedi.
“HİÇ KİMSE CEZA ALMIYOR”
Kurye Hakları Derneği Başkanı Mesut Çeki, “Arkadaki motosikletlerimizin üzerinde Oğuzhan Gezer’in fotoğrafı var ama bizim motosikletlerimizin üzerindeki resimler sürekli değişiyor. Geçen hafta Feridun arkadaşımızın resmini taşıyorduk, ondan önceki hafta Yunus Emre kardeşimizin resmi vardı. Motosikletlerimizdeki resimler değişse de acımız değişmiyor, kaderimiz değişmiyor. Biz yine ölüyoruz, sakat kalıyoruz ama hiç kimse ceza almıyor. 2023 yılında 68 arkadaşımızı biz kaybettik. 2022 yılında bu sayı 58’idi. 2021’de 30’du. Her yıl katlanarak ölüyoruz ve bu bizim tespit edebildiğimiz rakamlar. Hala çok tehlikeli meslekler statüsünde değiliz. Mesleki yeterlilik belgesi zorunlu değil. Buradan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve bizimle ilgili çalışma yapan bakanlıklara soruyoruz. Bizi çok tehlikeli meslekler arasına almanız için kaç ölüm istiyorsunuz. Kaç kere ölürsek biz tehlikeli meslekler arasına gireceğiz. Kaç kere ölürsek bu alan denetlenecek ve güvenli bir yaşam gelecek” şeklinde konuştu.
KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Öte yandan kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kamera görüntüsünde taksinin durduğu ve sol arka kapısının açıldığı anda motokurye Gezer’in kapıya çarptığı ve o anda karşı yönden gelen minibüsün ön tamponuna da hafifçe çarptığı görülüyor.
