
Feci kazaAydın’ın Kuşadası ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 84 yaşındaki İ.İ. idaresindeki otomobil geri manevra yaptığı sırada sürücüsü henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Otomobil, süratle müşterilere de çarparak kafeye daldı. Büyük paniğin yaşandığı olayda otomobil sürücüsü İ.İ. ve kafede bulunan 85 yaşındaki Fikriye Becerikli, 23 yaşındaki Y.Y. ile 58 yaşındaki C.S. olmak üzere 4 kişi yaralandı.
Aydın’da feci kaza! 84 yaşındaki sürücü, arabasıyla kafeye böyle daldı | Video

Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara ilk müdahalelerini yaparak ambulansla hastaneye kaldırdı.

Hastanede tedavi altına alınan yaralılardan otomobilin altında kalarak ağır yaralanan Fikriye Becerikli doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala, Kuşadası spor kadrosuna kattığı 22 futbolcu için imza töreni gerçekleştirdi. Özer Türk Stadı’ndaki törene Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri, Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker ve kulüp yöneticileri ile çok sayıda taraftar katıldı. Büyük bir coşkuya sahne olan imza töreninde teknik heyet ve futbolcular tarafından camia ve taraftarlara 2’inci Lig’e çıkma sözü verildi.
İmza töreninde konuşan Kuşadasıspor Başkanı İsmet Türker; “Takım, camia ve taraftarlar olarak bu sezon 2’nci Lig’e yükselmek için kenetlenmiş durumdayız. Transferlerimizi ince eleyip, sık dokuyarak yaptık. Bize her zaman destek olan Belediye Başkanımız Ömer Günel’e çok teşekkür ediyorum” dedi.
“Kuşadasıspor futbolcu fabrikası gibi olacak”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ise “Kuşadasıspor 24 yıl aradan sonra bizim görevde olduğumuz dönemde Bölgesel Amatör Lig’den çıkarak yeniden profesyonel lige yükseldi. O günden bugüne kadar takımımıza destek veren özverili arkadaşlarımızla uyum içerisinde çalışıyoruz. Kuşadası Belediyesi olarak yetki ve imkanlarımız dahilinde her zaman kentimizin ortak değeri olan takımıza sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak altyapıya daha çok önem verilecek. Kuşadasıspor’un profesyonel ligde alacağı başarılı sonuçlarla daha çok gencimizi spor yapmaya teşvik etmeyi hedefliyoruz. Böylece Kuşadaspor yetiştirici bir kulüp olma kimliğine bürünerek futbolcu fabrikası gibi olacak” diye konuştu.
Kuşadasıspor’un yeni transferleri ise şu şekilde: Tolga Yakut (Serik Belediye), Ali Eren Konday (Niğde Anadolu), Batuhan Çevik (İstanbulBaşakşehir), Bartu Kulbilge (Boluspor), Alperen Özdemir (1922 Konya), İsmail Onur Kalkan (Etimesgut Belediye), Emir Yazıcı (Karagümrük), Bilal Selamet (Şanlıurfa), Mirza Can Yıldırım (Eynesil Belediye), Ufuk Er (Eynesil Belediye), Berke Avcı (Beyoğlu Yeni Çarşı), Vefa Gültek (Ankara Demir), Orkan Batın Kilmen (Bergama Belediye), Ferhat Özdaşdelen (Bergama Belediye), Abdülkadir Kuzey (Bornova 1877), Miraç Fatih Değirmenci (Adana FK), Serkan Yola (Bulvarspor), Muhammet Fatih Öztekin (Kırıkkalegücü), Muhammet Sait Özvardar (Belediye Kütahya), Eyüp Öskan (Amed Sportif), Yunus Çetin (Eskişehir), Hakan Temizhan (Reyhanlı). – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Aydın İl Jandarma Komutanlığı Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Tim Komutanlığı tarafından Kuşadası ilçesi sınırları içerisinde bulunan koparılması ve zarar verilmesi durumunda 2872 sayılı Çevre Kanunu gereğince 387 bin 141 TL idari para cezası olduğu hususunda vatandaşlar bilgilendirildi.

Endemik bitki türünden Kuşadası bölgesinde sadece 11 tane kalan Ölmez Çiçeği/ Kadim Altınotu yönelik kontroller gerçekleştirildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Doğada bulunan bitki türlerine yönelik kontrol ve denetim faaliyetlerinin devam ettiği öğrenildi.

ÖLMEZ ÇİÇEĞİ NEDİR?
Ölmez Çiçeği, papatyagiller ailesinden gelen ve parlak sarı rengi bulunan bir bitkidir. Latince adı Helichrysum Italicum olan bu bitkinin Yunanca kökenli adı olan Helios, yani güneş anlamına gelir. 50 – 69 cm civarı büyüyebilen ölmez çiçeği, çağlar boyunca şifalı bitki olarak kullanılmıştır. Özellikle farklı tedavilerde kullanılan bu bitkinin özü, birçok rahatsızlığa karşı etkili olabilir.

Ölmümsüzlük çiçeği, yaprakları ve çiçekleri çeşitli sağlık sorunlarına karşı doğal bir çare olabilir. Ayrıca, ölmez çiçek yağı da aromaterapi alanında kullanılarak stres ve kaygı gibi sorunlara karşı da etkili olabilir.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Şube Müdürlüğü uzmanları ise Kemerönü mevkiindeki doğal alana gelerek incelemede bulundu.

KENT İÇERİSİNDE KALAN SON DOĞAL ALAN
Kuşadası sivil toplum örgütleri, günümüze kadar doğal haliyle ulaşan, önemli ekolojik ve arkeolojik özellikleri bulunan doğal alanın korunması için STK’lar ile birlikte yaptıkları ortak basın açıklamasında alanın korunması gerektiğini belirttiler.

Açıklamada şu bilgilere yer verildi:
DOĞAL ALANIN ÖZELİKLİKLER
-Türkiye florasına göre Bitki Coğrafyası açısından Akdeniz’de yer almaktadır ve Davis (1965)’in kareleme sistemine göre C1 karesinde yer almaktadır.
-Doğal alan Bitki Coğrafyası olarak Akdeniz Bölgesi’nde yer almasına rağmen sahip olduğu lokal mikroklima bölgeleri nedeniyle Avrupa-Sibirya ve İran-Turan bölgelerinin de elementlerine sahiptir.
-EKODOSD ve bilim danışmanı üyesi Prof. Dr. Ali Çelik iş birliğinde, aktif vejetasyon sezonunun farklı dönemlerinde arazi çalışmaları yapılmıştır.
-Bu çalışmalar kapsamında bitki örnekleri toplanarak, mevsimsel değişimlere bağlı gözlemler yapılmıştır.
-Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Kuşadası kent sınırları içerisindeki doğal floranın en güzel örneklerinin olduğu bu alanda, 400’e yakın bitki türünün varlığı tespit edilmiştir.
-Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden bir öğrencinin bu alana ilişkin bir yüksek lisans tez çalışması bulunmaktadır.
-Doğal alanda kekik, adaçayı ve orkide türleri gibi pek çok tıbbi ve aromatik bitki bulunmaktadır. Şahin, kerkenez, yılan kartalı ve baykuş türleri gibi birçok kuş türü ile tilki, yaban tavşanı, sincap, sansar, porsuk, domuz gibi memelileri de görmek mümkündür.
-Doğal alanın denize inen kayalık yapısı içinde tüm dünyada 700 adet, Ege kıyılarında ise 100 adet kadar kaldığı bilinen nesli tehlike altındaki Akdeniz Foklarına (Monachus monachus) ait bir mağara bulunmaktadır.
-Bununla birlikte aynı kayalık alanda bulunan 3 mağarada ise yüzlerce kaya güvercini barınmakta ve üremektedir.
AKDENİZ FOKUNUN YAŞAM ALANI
-Başta Akdeniz foku yaşam alanları olmak üzere, nesli tehlike altında bulunan memeli, kuş ve bitki zenginliği açısından hassas biyolojik çeşitlilik gösteren doğal alanın hiçbir koruma statüsü bulunmamaktadır.
-Tek koruma alanı, antik döneme ait tescilli bir su sarnıcı yapısıdır. Koruma alanlarının en önemli işlevleri olan bilimsel, eğitsel ve rekreatif hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi için hem konumu, fiziksel yapısı hem de kaynak değerleri açısından zengin bir potansiyele sahiptir.

-Kemerönü Mevkii doğal alanı hareketli bir topografya içerisinde olup doğal bitki örtüsü ve kültürel değerleri ile Kuşadası kıyılarının görsel peyzaj kalitesi yüksek nadide bir alanıdır.
-Bununla birlikte başta Kuşadası merkeze oldukça yakın bir mesafede olması sebebi ile yakın çevrede yer alan eğitim kurumları tarafından sıkça alana ziyaretler düzenleneceği ve her yaş grubundan öğrencilerle çeşitli eğitsel ve bilimsel faaliyetlerin gerçekleştirilebileceği düşünülmektedir.
-Ülkemizin önemli bir turizm destinasyonu olan Kuşadası’nın içinde yer alması ile birlikte Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı ve Efes Antik Kenti gibi önemli merkezlere yakın olması ve bu alanlara ulaşımı sağlayan geçiş yoluna çok yakın olması da alanın ekoturizm potansiyelini artıracak, ülkemizde yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından sıklıkla tercih edilen Tabiat Parkları arasında yerini alacaktır.
-Ulaşımın kolay olduğu yürünebilecek mesafede olan Kemerönü mevkii doğal alanı, sahip olduğu bu peyzaj değerleri ile botanik turları, fotoğrafçılık, manzara izleme ve yaban hayatı gözlemciliği gibi çeşitli rekreasyonel aktivitelere imkân sağlayacak yüksek potansiyelde bir alandır.
TABİAT PARKI KORUMA STATÜSÜNDE KORUNMALI
-Kemerönü mevkii doğal alanının zengin kaynak değerlerinin ve rekreasyonel potansiyelinin sürdürülebilir kullanımı, alanın ekolojik bütünlüğünün bozulmamasına bağlıdır.
-Bu sebeple “Tabiat Parkı” koruma statüsü kapsamında korunması ve geleceğe yönelik olarak ekolojik temellere dayalı planlarının yapılması alandaki doğal ve kültürel değerlerin ve peyzaj bütünlüğünün gelecek kuşaklara bozulmadan aktarılmasını sağlayacaktır.
]]>2019’da Türkiye’nin rekor kırdığını ve hızlı büyüme planları yapıldığını kaydeden Ersoy, “Maalesef pandemiyle tüm dünya kapılarını kapattı. Çok şükür o dönemi iyi yönettik. Çünkü mümkün mertebe kapılarımızı açık tutmaya çalıştık, hava trafiğini açık tutmaya çalıştık.
2021’den itibaren pandemiden, turizm sektörü olarak en hızlı çıkan ülke olduk. 2022’de bu verilere de yansıdı. Türkiye, normalde 6’ncılığa kadar çıkmıştı. 2022’de 4’üncü sıraya kadar turist sayısında yükselme başarısını elde etti. ‘Bundan sonra hep rekorlar kırarak yolumuza devam edeceğiz’ dedik.
2023, zor bir yıldı. 6 Şubat depremleri ile başladı. Daha sonra savaş derken 2023 her şeye rağmen rekor bir yıl olarak karşımıza çıktı. Rakamlara bakacak olursak; 54,3 milyar dolarlık gelir, 56,7 milyonluk bir ziyaretçiyle tarihin en iyi turizm verilerini elde ettiğimiz bir yıl oldu.
2028’e kadar çok iddialı hedefler koyduk. Her sene rekorlar kırarak yolumuza devam edeceğiz. Önümüzdeki yıl itibarıyla 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolar gelir hedefiyle yolumuza başladık. İlk veriler de iyi geliyor. Ziyaretçi rakamlarında artışlar var. Rezervasyonlar da iyi” dedi.
‘KUŞADASI, ARKEOLOJİ CENNETİ’
Kuşadası ve Ege’nin turizm açısından çok önemli bir bölge olduğunun altını çizen Ersoy, şöyle devam etti:
“Kuşadası, turizmin ilk başladığı noktalardan biri. Turizm geçmişi çok eski. Burada yetişen birçok sektör temsilcisi diğer yerlerde genel müdür ya da üst düzey yönetici olarak başladı. İnsan kaynağı yaratan bir bölgedeyiz. Aynı zamanda Türkiye’nin ‘cruise’ kapısı. En çok turist ağırlayan noktası.
Bu yıl 560’ın üzerinde gemi ağırladınız. 2 bin 400 kapasiteli bir limanımız var. İstanbul’da Galataport’un devreye girmesiyle bu sayı hızlı şekilde artacak. Deniz, kum, güneşin yanı sıra kültür varlıklarının zengin olmasından dolayı burası çok değerli. Arkeoloji cenneti diyebiliriz. Binlerce yıl önce insanlar buraya antik şehirler kurmuş. Geniş kapsamlı yerleşimler olduğunu görüyoruz.”
‘BU DÖNEM HEDEFLERİ BÜYÜTTÜK’
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak geçen dönem kazıları 12 aya çıkardıklarını belirten Ersoy, “Kazı başkanlarımızı buna alıştırdık. Türkiye’de 144 tane yerli kazı başkanlığı var. 32 tane de yabancı kazı başkanlığı var. Bunların kazı çalışma programına aşamalı şekilde yerli ve yabancılar dahil edildi. Bu dönem hedefleri büyüttük. Bütün kazı başkanlıklarını 12 aylık programa aldık” dedi.
‘Geleceğe Miras’ projesini başlatarak arkeolojinin altın çağı olarak iddialı bir hedef koyduklarını söyleyen Ersoy, “Bu hedef, son 60 yılda arkeolojide ne kadar iş gerçekleştirdiysek; gelecek 4 yılda aynı oranda işi Anadolu genelindeki bütün arkeolojik noktalarımızda gerçekleştirmekti.
Bu bağlamda ilk açıklamayı Efes’te yapmıştım. ‘Geleceğe Miras’ projesine bütün arkeolojik kentleri dahil ediyoruz. Arkeoloji, Türkiye’de 1860’lı yıllarda yabancılarla başladı. 163 yıl sonra ilk defa bütün kazı başkanlıklarına koordinatör kazı başkanları atandı. Hocalarımızı atarken ekip, ekipman ve finansman desteği veriyoruz.
Kuşadası için bu çok önemli. Cruise gemilerinin gelmesinin nedenlerinin başında sizin arkeolojik değerleriniz yatıyor. Türkiye geneline baktığınızda, Anadolu’nun daha yüzde 10’unun kazıldığını görüyoruz. Yüzde 90’ı hala toprak altında. Eğer kazdıklarınızı koruyamayacaksanız, restore edip, üst yapıyı oluşturamayacaksanız, toprak altında kalması da faydalı.
Doğru ve düzenli kaynak aktarımı yapmanız lazım. Önce kazmalı, sonra korumalı sonra restore etmelisiniz. Bunlar bizi turizmde rakiplerimizden ayrıştıran ve cazibe noktası olmamızı sağlayan yönlerimiz” diye konuştu.
‘YEREL YÖNETİMLERE DE GÖREVLER DÜŞÜYOR’
Bakanlık olarak kazı alanına çok ciddi bütçe ayırdıklarının altını çizen Ersoy, “2019’da kazı bütçemiz 36,7 milyondu, geçen sene bu rakamı 1,1 milyara çıkardık. Bu yıl da 6 milyar lira olacak. Kazı başkanları bize projeleri gönderiyor, hızlı şekilde hayata geçiriyoruz. Aydın olarak geçen yıl 3,7 milyon ziyaretçi almışsınız. Gelecek 4 yılda rakamların yükseleceğini göreceğiz.
Turizm Bakanlığı’nın tanıtımı tek başına yeterli olacak değil. Burada yerel yönetimlere ciddi görevler düşüyor. Turizm genişledikçe gerekli alt yapı yatırımlarının yol, atık, su gibi yatırımların da yapılması gerekiyor. Bakanlık olarak görevimiz hava trafiklerinin oluşturulması, destinasyonların tanıtılması, turizm noktalarının doğru planlanarak gelişmesini sağlamak ve mümkünse turist trafiğini 12 aya yaymak” açıklamalarında bulundu.
‘SEZONU UZATMAK İSTİYORUZ’
Ersoy, turizm sezonunu uzatmak için arkeolojiye önem verdiklerini belirtip, “Kuşadası deniz, kum, güneşten oluşan 6 aylık bir sezon ile sınırlı değil, 8-9 aylık bir sezonla anılması lazım. Burada arkeoloji devreye giriyor. Turizm sektörü paydaşları değil, şehrin tüm paydaşlarının pay alması gerekir.
Arkeolojik noktaları ön plana çıkarıp, parlattığınızda turist otelden dışarı çıkmaya başlayacak. Yazın çok sıcak. 50 dereceyi bulan sıcaklıklarda kimse ören yeri gezmek istemiyor. Gece müzeciliği çalışması başlattık. Turizm merkezlerine yakın olan ören yerlerin tamamını gece müzeciliği kapsamına alıyoruz.
Hem daha fazla turist almamızı sağlayacak hem sezonu uzatmak istiyoruz hem de sezon içinde turist hareketliliğini arttırmak istiyoruz. Birkaç yıl içinde bu projenin olumlu sonuçlarını göreceğiz. Kuşadası’nın marka değerini arttırmak istiyorum” dedi.
]]>