Galatasaray bu sezon sahasında oynadığı 18 lig maçını da kazanırken, Fenerbahçe ise deplasmanda yenilmeyen tek takım konumunda. Sarı-lacivertliler 18 maçta 15 galibiyet, 3 beraberlik aldı.
Galatasaray 2 maçta, Fenerbahçe 3 maçta gol atamadı
Ligde çıktığı 36 maçın 34’ünde gol atmayı başaran Galatasaray, ligin ilk haftasında Kayseri deplasmanından golsüz beraberlikle dönerken, ligin ilk yarısında deplasmandaki Fenerbahçe derbisinden de 0-0’lık beraberlikle ayrıldı. Okan Buruk’un öğrencileri, bu 2 maç dışında çıktığı 34 maçta da fileleri havalandırmayı başardı.
Fenerbahçe ise 36 lig maçının 33’ünde gol sevinci yaşadı.
Bu sezon Yukatel Adana Demirspor ile deplasmanda oynanan maçtan 0-0’lık beraberlikle ayrılan sarı-lacivertli ekip, ilk yarıda Galatasaray derbisini de golsüz eşitlikle tamamlamıştı. İsmail Kartal’ın öğrencileri TÜMOSAN Konyaspor deplasmanında da gol atamazken kalesini de gole kapatmayı başardı.
Her iki takım da bu sezon gol atamadığı maçlardan 0-0’lık beraberlikle ayrıldı. İki ekip de ligde yalnızca 1 mağlubiyet alırken, kaybettikleri karşılaşmalarda gol buldu.
Fenerbahçe sahasında Trabzonspor’a 3-2 mağlup olurken, Galatasaray ise deplasmanda Atakaş Hatayspor’a 2-1 yenilmişti.
Galatasaray iç sahada, Fenerbahçe deplasmanda lider
Bu sezon ligde evinde oynadığı 18 lig maçından da galibiyetle ayrılan Galatasaray, iç saha puan durumunda lider durumda. Sahasında 54 puan toplayan sarı-kırmızılılar, bu maçlarda 51 gol atarken, kalesinde ise 14 gol gördü. Fenerbahçe ise bu sezon deplasmanda en fazla puan toplayan ekip oldu. Sarı-lacivertliler 18 deplasman maçında 15 galibiyet, 3 beraberlik ile 48 puan topladı. İsmail Kartal’ın öğrencileri bu maçlarda 39 gol kaydederken, kalesinde 11 gol gördü.
Galatasaray iç sahada, Fenerbahçe ise deplasmanda bu sezon mağlubiyet yaşamayan takımlar olarak dikkati çekti.
İki takım da ikinci yarılarda daha çok gol attı
Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe bu sezon oynadığı maçlarda ikinci yarılarda daha fazla gol attı. Ligde 89 gol atan sarı-kırmızılı ekip, bu gollerin 40’ını ilk yarılarda kaydetti. Maçların ikinci yarılarında 49 kez gol sevinci yaşayan Galatasaray, yediği 24 golün de 16’sında karşılaşmaların ikinci devrelerinde topu ağlarından çıkardı.
Sarı-kırmızılılar, yediği gollerin 8’ini ise maçların ilk yarılarında kalesinde gördü.
Ligde 92 gol atarak en golcü takım olan Fenerbahçe, bu gollerin 42’sini maçların ilk yarılarında, 50’sini ise ikinci devrelerde kaydetti. Süper Lig’de 31 gol yiyen sarı-lacivertli takım, bu gollerin 12’sini ilk 45 dakikalarda, 19 golü ikinci yarılarda kalesinde gördü.
]]>Kane’in sezon başında transfer olduğu Bayern Münih, mücadele ettiği 4 kulvarda da havlu attı.
Sezon başında oynanan Almanya Süper Kupa’da Leipzig’e yenilen Münih ekibi, Almanya Kupası 2. turunda 3. lig ekibi Saarbrücken’e elendi. Bayern Münih, bitime iki hafta kalan Bundesliga’da ise şampiyonluğunu ilan eden Bayer Leverkusen’in 15 puan gerisinde kaldı.
Bayern Münih, son olarak UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finalinde İspanya temsilcisi Real Madrid’e elenmekten kurtulamadı.
BAYERN MÜNİH 12 YIL SONRA KUPASIZ KALDI
Alman futbolunun en başarılı takımı Bayern Münih, 12 yıl sonra ilk kez sezonu kupasız tamamlayacak.
Münih ekibi, 2012’den bu yana her sezon en az bir kupa kazanmasına rağmen Kane’in takıma transfer olduğu ilk sezonda kupa kazanmayı başaramadı. Kane, Bayern Münih formasıyla 45 karşılaşmada 44 gol kaydederek başarılı bir bireysel performans sergiledi.
KUPASIZ GEÇEN TOTTENHAM YILLARI
Harry Kane, altyapısına 2004’te girdiği Tottenham ile 2010’da profesyonel sözleşme imzaladı.
Tottenham’da sahaya çıktığı 435 maçta 280 gol atma başarısı gösteren yıldız oyuncu, futbol dünyasında adını en etkili santrforlar arasına yazdırdı.
Kane, etkileyici performansına rağmen 2008 İngiltere Lig Kupası’ndan bu yana kupa sevinci yaşayamayan Tottenham’ın makus talihini değiştiremedi. Golcü futbolcu, kariyerinin başlarında kiralık olarak top koşturduğu Leyton Orient, Milwall, Norwich City ve Leicester City’de de kupa sevinci yaşayamadı.
TOTTENHAM’DA ÜÇ KEZ FİNAL KAYBETTİ
İngilizlerin “gol makinesi” Harry Kane, Tottenham formasıyla üç kez kupa finali kaybetti.
Tottenham, Kane’in oynadığı dönemde 2014-2015 sezonunda Chelsea, 2020-2021 sezonunda Manchester City’ye İngiltere Lig Kupası finalinde yenildi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2018-2019 sezonu finalini Liverpool’a kaybeden Londra ekibi, Premier Lig’de ise 2016-2017 sezonunu ikinci sırada tamamlayarak şampiyonluğun bir adım uzağında kaldı.

MİLLİ TAKIMDA DA KUPASI YOK
İngiltere Milli Takımı’nın en golcü futbolcusu Kane, kupa şanssızlığını milli takımda da kıramadı.
Harry Kane, 89 maçta 62 gol attığı milli formayla bir kez final oynamasına rağmen mutlu sona ulaşamadı. Kane’in forma giydiği dönemde 2020 Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’ya yenilen İngiltere, 2018-2019 sezonunda ise UEFA Uluslar Ligi’nde üçüncü oldu.
6. KEZ GOL KRALLIĞININ EŞİĞİNDE
Bu sezon Bundesliga’nın en skorer ismi Kane, kariyerinde 6. kez gol krallığı yaşamak için gün sayıyor.
İngiltere Premier Lig’de 2015-2016, 2016-2017 ve 2020-2021 sezonlarında gol krallığına ulaşan tecrübeli oyuncu, 2018 FIFA Dünya Kupası ve 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri’nde de en çok gol atan futbolcu oldu. İngiliz futbolcu, Bundesliga’da bu sezon gol krallığına ulaşmaya en yakın isim olarak dikkati çekiyor. Ligde 36 gol kaydeden Kane, Stuttgartlı Serhou Guirassy’nin (25 gol) önünde bitime iki hafta kala zirvede bulunuyor.

LEWANDOWSKI’NİN REKORUNA YAKLAŞTI
Bayern Münih efsaneleri arasına giren Robert Lewandowski’nin Bundesliga rekoru, Harry Kane’in bir sonraki hedefi olarak göze çarpıyor.
Lewandowski, 2020-2021 sezonunda 29 maçta kaydettiği 41 golle Bundesliga tarihinin bir sezonda en çok gol atan futbolcusu ünvanını elde etti. Polonyalı oyuncu, Gerd Müller’in 1971-1972 sezonundaki 40 gollük performansını geçerek yaklaşık 50 yıllık rekoru kırmıştı.
Kane, ligin son iki haftasında 5 gol daha atması halinde Lewandowski’nin 41 gollük rekoruna ortak olacak.
]]>Bahis ve şike iddialarının bitmek bilmediği alt liglerde, kısa süre önce Ankaraspor ve Nazilli Belediyespor arasında oynanan maç kamuoyunun gündemine oturdu.
TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden iki ekibin maçında, hiç şut çekilmedi ve karşılaşma 0-0 beraberlikle sona erdi. Bu sonuçla Ankaraspor play-off oynama şansı yakalarken, Nazilli Belediyespor’un kümede kalması garantilendi. Zonguldak Kömürspor ise bir alt lige düştü.
‘İki takımın anlaşarak maçı 0-0 berabere tamamladığı’ iddiası üzerine, Türkiye Futbol Federasyonu karşılaşmayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
Yaklaşık 1 hafta geçmesine rağmen henüz konuyla ilgili başka bir bilgilendirme yapılmadı.
TARTIŞMALI ESENLER EROKSPOR VE SERİK BELEDİYESPOR MAÇI
Ankaraspor ve Nazilli Belediyespor arasındaki maçla ilgili soru işaretleri yerini korurken, aynı ligin son haftasında oynanan Serik Belediyespor-Esenler Erokspor mücadelesi de kamuoyunda tartışma yarattı.
Ligin son haftasına 80 puanla zirvede giren Esenler Erokspor, 78 puana sahip ikinci sıradaki Van Spor ile şampiyonluk mücadelesi veriyordu. Son maçında, alt sıralarda yer alan ve ligde kalması kesinleşen Serik Belediyespor’a konuk olan Esenler Erokspor, TFF Başkan Vekili Mustafa Eröğüt’ün tribünden izlediği maçta 6-0 galip gelerek şampiyon oldu ve 1. Lig’e yükseldi.
Ancak Serik Belediyespor’un maça genç takımla çıkması, Van Spor cephesinde tepkiyle karşılandı. Serik Belediyespor cephesi, as takım oyuncularının, hafta içinde para alamadıkları gerekçesiyle maça çıkmama kararı aldıklarını iddia etti.

(Erokspor maçında görev yapan Serik Belediyespor’un genç oyuncuları)
“TEŞVİK PRİMLERİ GİBİ ŞEYLER…”
Maç günü futbolcular karardan vazgeçse de, Serik Belediyespor Başkanı İbrahim Şahin, bazı futbolcuların teşvik primi teklif edildiği için maça çıkmak istediğini iddia etti:
Biz sahaya ve maça çıkmayacağız’ açıklaması yapan, kampa katılmayan futbolcu kafilesi maça 2 saat kala ‘Biz maça çıkacağız’ diye stada geliyor. Bu zamana kadar zorlu imkanlar ile kulübü ayakta tutmaya çalıştık. Bir kulüp tarafından şahsıma yapılan açıklamalar asılsız, mesnetsiz ve üzüntü vericidir. Siz kendi maçınıza odaklanacağınıza bizim maçımıza gölge düşürmeyin. Futbolcular aranıp teşvik primleri gibi şeyler söylenip, sahaya çıkmaları istendiği gibi duyumlar aldık. Biz edepli ve şerefli şekilde bu zamana kadar ilerledik ve bu çizgimizi hiçbir zaman da bozmayız. ‘Muhatap bulamadık’ açıklamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Görüşmeler yapılmış, cuma günü içeride kalan 1 prim ödemeleri şahsım tarafından yapılacaktı. Perşembe günü yaptıkları açıklama ile kulübü değil kendi çıkarlarını ve futbolu yerler altına almışlardır. As takım da, ‘U’ takımlarımız da bizim. Biz kime güvenirsek onların sahada olmasını isteriz.
VAN SPOR SAHADAN ÇEKİLDİ
Öte yandan, Esenler Erokspor ile şampiyonluk mücadelesini son haftaya taşıyan Van Spor ise, Serik Belediyespor’un genç takımla maça çıkma kararı sonrasında Bursaspor karşılaşmasında sahadan çekildi.
Küme düşen Bursaspor ile karşılaşan Van Spor oyuncuları, maç başladıktan sonra bir süre hareketsiz kalıp daha sonra sahayı terk etti.

Yaşananlarla ilgili görüşlerini açıklayan Van Spor Başkanı Feyat Kıyak, şöyle konuştu:
Kimsenin gönlünü kırmamak ve bu kirli ligde temiz kalan sporcu kardeşlerim ile değerli spor çalışanlarını zan altında bırakmamak için kısa bir süre olayları izleyerek pazartesi gününe kadar sessiz kalmayı tercih etmiş bulunmaktayım. Gerek değerli yöneticilerim gerekse kulüp hukukçularımız ile yapmış olduğumuz istişare neticesinde bu olayın üstünün kapatılmasına müsaade etmeyeceğimizi ve sonuna kadar temiz futbolu desteklemek maksadıyla sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygı ile bildiririm. Masa başında kazanılmayan şampiyonluğu sahada kazanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
ERDOĞAN’IN PROJE TAKIMI: ESENLER EROKSPOR
1959 yılında Kasımpaşa semtinde kurulan Erokspor, uzun yıllar amatör liglerde mücadele etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, amatör futbol oynadığı dönemde formasını giydiği Erokspor, 2017 yılındaki şirketleşme ve Başakşehir’in pilot takımı olma hamlelerinden sonra yükselişe geçti.
Esenler semtine taşınan, tarihinde ilk kez 2017 yılında 3. Lig’de mücadele eden ve Esenler Erokspor adını alan kulüp, 2022’de 2. Lig’e yükseldi.

(Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erokspor formasıyla)
İki sene sonra, gelecek yıl 1. Lig’de yer alma hakkını elde eden kulüpte, Erdoğan’ın yanı sıra eski Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve eski A Milli futbolcu Nevruz Şerif forma giyen isimler arasında yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir’in Süper Lig şampiyonu olduğu sezon katıldığı bir televizyon programında, Esenler Erokspor için şu sözleri sarf etmişti:
Proje takımı var, benim mahalli takım olarak çocukluğumda 14-15 yaşında oynadığım takım. O da Başakşehir’in altyapısını oluşturuyor, Esenler Erokspor diye. Başakşehir bu sene şampiyon olursa, bir Bursaspor gibi şampiyonluk yakalarsa, bu da bir devrimdir.
OLAYLI ERDOĞAN PANKARTI
Esenler Erokspor’un başkanlığını TOYA Yapı’nın sahibi olan Zafer Topaloğlu yürütüyor.
Topaloğlu, 2014 seçimleri öncesinde Cevizlibağ’da Basın İlan Kurumu’na dev bir Erdoğan posteri açılması olayıyla ilgili açıklama yaparak binanın kendilerine ait olduğunu ve Basın İlan Kurumu’nun kiracı olduğunu belirtmişti.

Milyarlarca lira harcanarak yapılan devasa statların boş kalması ve altyapı yerine betona yapılan yatırımlar nedeniyle köklü kulüplerin birer birer alt liglere düşmesi, Süper Lig’de gittikçe ‘çirkinleşen’ şampiyonluk yarışının gölgesinde kalıyor…
AKP iktidarı, son 15 yılda Türkiye’nin her köşesini binlerce kişilik kapasiteye sahip statlarla doldurmasına rağmen, artık bu statları dolduracak taraftar bulunamıyor.
Ekonomik krizin vurduğu vatandaşlar, fahiş bilet fiyatları karşısında maça gitmekte zorlanırken, bazı şehirlerde ise, neredeyse bölge halkının toplam sayısına eşit kapasitede statlar yapılması, maçların boş tribünlere oynanmasına yol açıyor.
KÖKLÜ KULÜPLER DÜŞÜYOR, SEYİRCİ KAÇIYOR
Özellikle Anadolu’nun bazı köklü kulüpleri, beceriksiz yönetimler ve soru işaretleri barındıran transfer politikaları nedeniyle alt liglerden kurtulamaz hale geldi.
2009-2010 yılında Süper Lig şampiyonu olan Bursaspor, bu durumun en acı örneklerinden biri. Asırlardır bulunduğu coğrafyada ticaretin en önemli merkezlerinden biri olan Bursa şehrinin takımı, ‘maddi imkansızlıklar’ nedeniyle son olarak 3. Lig’e kadar düştü.
2018-19’da 1. Lig’in, 2021-22’de 2. Lig’in yolunu tutan Bursaspor, maçlarını “Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu”nda oynuyor. 2015 yılında inşa edilen ve 43 bin kişilik kapasiteye sahip olan stat, takım 2. Lig’e geriledikten sonra neredeyse her maçta boş kalıyor.

Bir diğer örnek ise; Giresunspor. 2021-22 sezonunda yıllar sonra ilk kez Süper Lig’de mücadele etme fırsatı yakalayan Karadeniz ekibi, Ocak 2021’de 21 bin 500 kişilik Çotanak Stadı’na kavuştu. Ancak yanlış transfer politikaları ve mali durumun kontrolden çıkması, geçen sezon 1. Lig’e düşen Giresunspor’un, bu sezonu da son sırada tamamlayarak 2. Lig’e gerilemesine neden oldu.
Giresunspor, 21 bin 500 kişilik stadında sadece “115” kişi seyirci ortalaması yakalayabildi.

TARAFTARI YOK, BİNLERCE KİŞİLİK STADI VAR!
Tarihi ve geçmişi olan kulüpler paraşütsüz şekilde alt liglere düşüşünü sürdürürken, onların yerini “belediye” takımları aldı. Bir dönem Süper Lig devlerinin korkulu rüyası olan Gaziantepspor’un iflasa sürüklenirken, Gaziantep FK adıyla belediye destekli takım Süper Lig’e yükseldi.

2017 yılında adını aldığı inşaat firması tarafından kullanıma sunulan 33 bin kişilik Kalyon Stadı, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray maçları dışında neredeyse boş tribünlere ev sahipliği yapıyor. Süper Lig’de kalma mücadelesi veren Gaziantep FK’nın teknik direktörü Selçuk Şahin, “Son maçı bin kişiyle oynamak beni üzdü.” sözleriyle durumun vehametini özetledi.
TARAFTARSIZ ŞAMPİYON
Benzer bir tabloya, Süper Lig ekibi Başakşehir’de rastlamak mümkün. Eski adı İstanbul Büyükşehir Belediyespor olan Başakşehir, taraftarı olmadan en üst ligde şampiyon olan belki de ilk ve tek takım!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ben rahatım. Niye rahatım? Başakşehir’i ben kurdum. Başakşehir şampiyonluğu yakalarsa, bu da tabii bir devrimdir. Yani illa milyonların izlediği takımlar değil, demek ki binlerin izlediği takımlar da şampiyon olabiliyormuş.” sözleriyle övdüğü Başakşehir, 2014 yılında yapılan 17 bin 500 kişilik stadında bu sezon ortalama 2 bin taraftar misafir etti.
STATLAR ÇÜRÜYOR
Avrupa ve dünyanın birçok yerinde yeni yapılan statlar, birçok etkinliğe ev sahipliği yapabilmesi üzerine inşa ediliyor.
Futbol statları, binlerce kişilik konserlerin yanı sıra başka spor branşlarının finallerinin yapıldığı alanlar haline geldi. Ancak Türkiye’de, son 10 yılda milyarlarca lira harcanarak yapılan yaklaşık 30 stat, birkaç organizasyon dışında yılın çoğunu boş geçiriyor.

TURNUVA UMUTLARI ÇÖP OLDU
AKP iktidarında yapılan dev statların asıl amacı, Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’na ev sahipliği yapabilmesi hayaliydi.
Yıllardır süren bu mücadele, EURO 2032’ye İtalya ile ortak ev sahibi olarak kısmen de olsa nihayete kavuştu. Ancak 8 yıl sonra yapılacak bu turnuvaya kadar, mevcut halleri bile birçok sorunu barındıran statların 2032’deki taleplere karşılık verip veremeyeceği merak konusu.
SÜPER LİG SEYİRCİ ORTALAMASI
Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Fenerbahçe ve Galatasaray dışında, binlerce kişilik kapasiteye sahip statların yarısı bile dolmuyor.
Süper Lig takımlarının 2023-24 sezonundaki (32. hafta itibarıyla) seyirci ortalaması:
| Sıra | Takım | Stadyum | Maç Sayısı | Toplam Seyirci | Ortalama Seyirci |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | RAMS Park | 52.223 | 667.788 | 41.737 |
| 2 | Fenerbahçe | Ülker Stadyumu | 47.834 | 622.462 | 38.904 |
| 3 | Beşiktaş JK | Tüpraş Stadyumu | 42.590 | 377.172 | 25.145 |
| 4 | Trabzonspor | Papara Park | 40.782 | 291.284 | 19.419 |
| 5 | Samsunspor | Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu | 33.919 | 267.055 | 16.691 |
| 6 | Adana Demirspor | Yeni Adana Stadyumu | 33.000 | 172.140 | 11.476 |
| 7 | Antalyaspor | Corendon Airlines Park Antalya Stadı | 32.537 | 150.375 | 9.398 |
| 8 | Konyaspor | Medaş Konya Büyükşehir Stadyumu | 42.000 | 146.325 | 9.755 |
| 9 | Gaziantep FK | Kalyon Stadyumu | 33.502 | 132.703 | 8.294 |
| 10 | Kayserispor | RHG Enertürk Enerji Stadyumu | 32.864 | 113.820 | 7.114 |
| 11 | Ankaragücü | Eryaman Stadyumu | 20.560 | 113. 197 | 7.546 |
| 12 | Hatayspor | Mersin Stadyumu | 25.000 | 100.885 | 6.726 |
| 13 | Çaykur Rizespor | Çaykur Didi | 15.332 | 84.198 | 5.262 |
| 14 | Sivasspor | Yeni 4 Eylül Stadı | 27.532 | 59.066 | 3.938 |
| 15 | Alanyaspor | Kırbıyık Holding Stadyumu | 10.128 | 43.647 | 2.910 |
| 16 | Kasımpaşa | Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu | 13.856 | 40.103 | 2.674 |
| 17 | İstanbul Başakşehir FK | Başakşehir Fatih Terim | 17.156 | 40.055 | 2.503 |
| 18 | İstanbulspor | Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadyumu | 7.500 | 36.833 | 2.302 |
| 19 | Pendikspor | Pendik Stadı | 2.500 | 21.678 | 1.445 |
| 20 | Fatih Karagümrük | Atatürk Olimpiyat | 74.753 | 12.288 | 819 |
]]>
Ligde bugüne kadar oynadığı 30 maçta 26 galibiyet, 3 beraberlik ve yalnızca 1 yenilgiyle 81 puan toplayan Galatasaray, Fenerbahçe’nin 2 puan önünde liderliğini sürdürüyor.
Öte yandan Atakaş Hatayspor, 7 galibiyet, 12 beraberlik ve 11 mağlubiyetle topladığı 33 puanla 15. sıraya yerleşmiş durumda.
GALATASARAY’DA TEK EKSİK
Galatasaray’ın tecrübeli kalecisi Günay Güvenç, aldığı ceza sebebiyle bu hafta forma giyemeyecek.
Kasımpaşa maçının ardından Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından kendisine verilen 2 maçlık ceza nedeniyle, Akdeniz ekibiyle oynanacak maçta kadroda yer alamayacak.
Sarı-kırmızılı ekibin önemli oyuncuları Sergio Oliveira, Davinson Sanchez, Hakim Ziyech, Kaan Ayhan ve Kerem Aktürkoğlu da sarı kart ceza sınırında bulunuyorlar. Bu oyuncular, yarınki maçta kart görmeleri halinde 32. haftada Alanyaspor ile yapılacak maçta oynayamayacaklar.

AURIER İLK MAÇINA ÇIKABİLİR
Galatasaray’ın kış transfer döneminde Nottingham Forrest takımından kadrosuna kattığı Fildişi Sahilli defans oyuncusu Serge Aurier, Okan Buruk tarafından forma şansı verilmesi halinde, Hatayspor karşısında ilk kez sahaya çıkma fırsatı bulacak.
Afrika Uluslar Kupası’nda ülkesi adına mücadele ederken sakatlanan ve şampiyonluk sevinci yaşayan Aurier, bu yüzden yaklaşık bir buçuk ay futboldan uzak kalmıştı. 31 yaşındaki oyuncunun, son dönemde takım antrenmanlarına katılmaya başlamasıyla birlikte, Hatayspor maçında sahada olması bekleniyor.
Defansın önemli isimlerinden Davinson Sanchez de geçirdiği bir aylık sakatlık dönemini geride bırakarak Hatayspor karşısında oynama ihtimali yüksek.
OKAN BURUK REKOR PEŞİNDE
Teknik direktör Okan Buruk, Mircea Lucescu’nun elinde bulunan 18 maçlık iç saha galibiyet serisi rekorunu geçmeyi hedefliyor.
Geçtiğimiz sezonun sonunda üç, bu sezon ise 15 iç saha maçını kazanarak Lucescu ile eşitlenen rekoru, Hatayspor maçıyla aşmayı amaçlayan Buruk, bu başarıya ulaşarak Rumen teknik direktörün rekorunu geride bırakmak istiyor.
Lucescu’nun bu rekoru, Galatasaray’ın başında bulunduğu Mayıs 2001’den Mayıs 2002’ye kadar süren dönemde elde etmişti.

YENİLMEZLİK SERİSİ
Galatasaray, Süper Lig’deki son 11 mücadelesini zaferle tamamladı. Sivasspor ile 16. haftada deplasmanda 1-1 beraber kaldıktan sonra, sarı-kırmızılı ekip üst üste 11 lig maçından da galibiyetle ayrıldı.
Bu sezon iç saha performansında da kusursuz bir tablo çizen Galatasaray, RAMS Park’taki 15 Süper Lig maçını da kazanarak, bu alanda 15’te 15 yapma başarısı gösterdi. Böylece, ligde evinde hiç puan kaybetmeyen tek takım oldu.
Ayrıca Galatasaray, Süper Lig’de kendi sahasında oynadığı son 32 maçta yenilgi yüzü görmedi. Geçen sezon Giresunspor ile evinde oynadığı ilk maçta mağlubiyet alan sarı-kırmızılılar, bu maçın ardından gelen 32 karşılaşmada mağlubiyet yaşamadı.
Bu süreçte, Seyrantepe’de lig maçlarındaki performansı 30 galibiyet ve 2 beraberlik oldu.
BU SEZON TEK YENİLGİ HATAYSPOR’DAN
Süper Lig’in zirvesinde yer alan Galatasaray, bu sezon ligde yalnızca Hatayspor’a yenilgiyle boyun eğdi.
Sarı-kırmızılı ekip, ligin 12. haftasında Hatayspor’a konuk olduğu maçtan 2-1’lik skorla mağlup ayrıldı. Bu mağlubiyetin ardından Galatasaray, izleyen 18 müsabakada 16 zafer ve 2 beraberlik elde etti.
]]>Üzülmez, “Bu lig Fenerbahçe’siyle, Galatasaray’ıyla, Beşiktaş’ıyla güzel diyorsak bunlardan ziyade kafa yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Fanatizmden çıkmalıyız. Fenerbahçe’nin ligden çekilmesi Türk futboluna katkı sağlamaz. Sayın başkanın sağlıklı bir karar alacağını düşünüyorum,” dedi.
Üzülmez ayrıca, Pendikspor’un Süper Lig’deki konumunu, Türkiye futbolunda son zamanlarda yaşanan sıkıntıları, sosyal medyanın futbola etkilerini ve eski takımı Beşiktaş hakkındaki düşüncelerini paylaştı. Süper Lig’in 31. haftasında Samsunspor ile deplasmanda yapacakları maç için hazırlıkların iyi gittiğini belirten Üzülmez, takıma olan inancını ve oyuncuların kendilerine olan güvenini vurguladı.
Oyuncularımız geldiğimiz günden bu yana bizlere inanmaya başladılar. Hem saha içinde hem saha dışında güzel bir sinerji yakaladık. Fenerbahçe maçını kaybetsek de oyun olarak çıkışa geçen bir Pendikspor var. Amacımız tabii ki milli maç arasını en iyi şekilde değerlendirmek. Takımımızın mental anlamda sorunları vardı. Göreve geldiğimizde oyuncularla bire bir konuşmalarımızda bu mücadelenin içinde, önümüzdeki süreçte Pendikspor’u en iyi yere getirmek için bire bir görüşmelerde çok güzel geri dönüşler aldık. Oyuncularıma inanıyorum, güveniyorum. Çok karakterli bir oyuncu grubuna sahibim.
“DEMEK Kİ DOĞRU İŞLER YAPIYORUZ”
50 yaşındaki deneyimli teknik direktör, takımının kazanma alışkanlığı kazanmasının öneminin altını çizdi ve ekledi:
“Belki Konyaspor maçıyla iyi bir başlangıç yapamadık ama hem Fenerbahçe maçında hem sonraki haftada İstanbulspor karşılaşmasında saha içinde doğruları yapan bir Pendikspor takımı var. Fenerbahçe deplasmanında Fenerbahçe’ye 60’ıncı dakikaya kadar pozisyon vermeyen, herkesin olumlu görüşler belirttiği bir mücadele oldu. İstanbulspor maçını oynadık. Rakibimiz geçiş oyununu en iyi oynayan takımlardan biri. Hem Ankaragücü hem de Antalyaspor deplasmanlarında rakiplerinden puan alan ve 13-15 tane pozisyona giren bir takım vardı. Biz İstanbulspor’u ilk yarıda ceza sahamıza sokmadık, ikinci yarıda ise 2 pozisyon vererek maçı tamamladık. Demek ki biz doğru işler yapıyoruz. Rakibi doğru analiz ediyoruz. Ortaya doğru şeyler çıkarmaya başladık. Bu sinerjiyi Samsunspor maçıyla devam ettirmek istiyoruz.”

“FİNAL BASKISI YAŞAMAMALIYIZ”
Ligde kalma savaşı veren Pendikspor’da, teknik direktör İbrahim Üzülmez, her karşılaşmayı final niteliğinde ele aldıklarını ve oyuncularına bu bilinci aşılamaya çalıştıklarını ifade etti.
Sonuç olarak düşmemeye oynayan bir takımız. Oyuncularımı her maça final havasında hazırlamamız gerekiyor. Her maçın ne kadar değerli olduğunu onlara anlatmaya çalışıyoruz. İstanbulspor maçı nasıl çok önemliyse şimdi oynayacağımız Samsunspor maçı da çok önemli. Final baskısını da yaşamamamız gerekiyor. Bu takım son dönemlere bakınca ligin en çok gol yiyen takımlarından birisi. Öncelikli olarak bu zaafımızı ortadan kaldırmamız gerekiyor. Ön alan baskısını doğru yapmamız lazım. Ön alanda güçlü oyunculara sahibiz. Umut Nayir, Mame Thiam, Abdoulay Diaby, Halil Akbunar ve Erencan Yardımcı gibi çok önemli oyunculara sahibiz. Tabii takım savunmasını da bunun yanında ikinci plana atmamaya çalışıyoruz.
“YAPIMIZDA PES ETMEK YOK”
İbrahim Üzülmez, ligde kalan haftalar boyunca mücadeleyi bırakmayacaklarının altını çizdi ve ekledi:
“İstanbulspor karşısında galibiyetin anlam kazanması Samsunspor maçının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu sıralamada olduğunuzda kaybetme olasılığınızın daha az olması lazım. Oyuncularımız bu baskıyı zaman zaman yaşıyor. Toplantılar yaparak onları bu baskıdan kurtarmaya çalışıyoruz. Pendikspor’un oyunsal anlamda da yavaş yavaş ne kadar güçlü geldiğinin de görülmesini istiyoruz. Oyuncularımın da kazanmaya başladıkça öz güveninin daha da artacağını düşünüyorum. Biz inanıyoruz. Bir kıvılcım yaktık. Bazı kesimler Pendikspor’un çok fazla şansının kalmadığını söylüyor. Bizim yapımızda pes etmek yok. Kaybedebiliriz ama mücadele ederek kaybetmemiz lazım. Oyuncularımın da böyle bir anlayış içinde olmadığını göstermeye başladık yavaş yavaş. Bunu bir tık daha yukarı taşımamız lazım. Bunu yukarıya taşıdığımızda olumlu anlamda konuşacakları bir Pendikspor’un olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bunu devam ettireceğiz. Sonuna kadar bu yarışın içinde olacağız.”
“KRİZ DÖNEMLERİNİN HOCASIYIZ”
Üzülmez, görevi devraldığı dönemde karşılaştığı zorluklara da değindi:
“Biz zaten kriz dönemlerinin hocasıyız. Kriz dönemlerinde bu teklifler geldiğinde tabii ki burası Süper Lig. Başkanımızla oturup istişare ettiğimizde başkanımız bize çok güvendi, çok inandı. Benim bu takımın içinde olmam gerektiğini söyledi. Bu anlamda kendisine çok teşekkür ediyorum. Takımı analiz ettiğimizde yetenekli oyuncu sayısının olduğunu düşündük. Biz gelmeden önce düşüşte olan bir oyuncu grubu vardı. Bunu yukarıya çekmeye ve inandırmaya çalıştık. Onlar da inanmaya başladı. Bu teklif geldiğinde heyecanlandık. Süper Lig’deki rekabetin içinde olmamız gerektiğini ekibimizle konuşuyorduk. Alt liglerde şampiyonluklarımız ve başarılarımız var, orada da güzel işler yaptık. Bizim için burasının bir fırsat olduğunu düşünüyorduk. Her oyuncu oynamak istiyor. Bu birliktelik umarım devam eder.”
“KİMSE İĞNENİN KENDİSİNE BATMASINI İSTEMİYOR”
Türk futbolunun içinden geçtiği zor dönemlere dikkat çeken tecrübeli teknik direktör İbrahim Üzülmez, futbol camiasının öz eleştiri yapmasının önemine vurgu yaptı. Üzülmez, “Sevinci de üzüntüyü de abartan yapıda bir ülkeyiz. Futbolun paydaşları olarak böyle bir yapımız var. Kimse iğnenin kendisine batmasını istemiyor. Kimse öz eleştiri de yapmıyor. Herkes şapkasını önüne koyup nerede hata yaptığıyla ilgili o öz eleştiriyi yapmalı. Ben de yapacağım, başkanlar da yapacak, yöneticiler de yapacak, futbolcular da yapacak, taraftarlar da yapacak.” dedi.
Öyle bir kamuoyu oluşuyor ki, keşke olmasaydı. İnşallah son olur. Her tarafta var. Başka sahalarda da oldu. Ben de bir açıklama yaptım. Kendi öz eleştirimi de yapıyorum. O dürüstlüğü de gösteriyorum. Benim misafir olarak yer aldığım karşılaşmada bana yapılan eylemin de doğru olmadığını birilerinin bilmesi gerekiyor. Sen o doğruyu söylemiyorsun ama bu taraftan hep bizi eleştiriyorsun. Beni eleştir, ben de kendimi eleştireyim ama o taraftaki eylemi eleştirmezsen doğruyu bulamayız. Camiaların da öz eleştiri yapması lazım. Bir taraf çıkıyor şöyle bir olay oldu buraya ceza verilmesi gerekiyor diyor. O cezaya bakıyorsunuz doğru ceza verilmesi gereken o taraftar veya camiasına baktığınız zaman o da bir iki sene önce aynı hatayı yapmış. Kendisine geldiği zaman ben ceza almayayım diyor. Ama orası ceza alsın diyor. Bu mantıkla nasıl değiştireceğiz? Bu mantıkla futbolu nasıl yukarıya taşıyacağız? Futbolun bütün paydaşları iyi niyetle, art niyet düşünmeden elini taşın altına sokmalı.
“AÇIKLAMALARIM KEŞKE OLMASAYDI”
Üzülmez, Türk futbolunun iyileşmesi için gerekli adımların atılmasının önemini vurgulayarak, sektörün kendini sorgulaması gerektiğine işaret etti:
“Sosyal medyada da inanılmaz programlar var. Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği sürece düzelmeyiz. Ben şampiyon olayım, her şey mubahtır anlayışıyla yola çıkarsak o olaylar yine devam eder. Dürüstçe, hak yemeden, birisinin sırtına basmadan şampiyon olabiliyor muyuz? Olabiliyorsak taraflı tarafsız o şampiyonu herkesin alkışlaması lazım. Biz o anlayışta değiliz. Önemli oyuncular geldi. 5 milyon Euro’nun üzerinde kontratlı oyuncular var. Biz kendi içimizde futbolu dibe çekiyoruz. Bizim maçta Fenerbahçe, zaten favoriydi. Fenerbahçe Pendikspor’u yenebilir. Orada bize de saygı duyulması gerekmiyor mu? Hep biz mi suçluyuz? Evet açıklamalarım keşke olmasaydı. Ben kendimi eleştiriyorum zaten. Karşı taraf da o öz eleştiriyi yapmalı. Futbolun bütün paydaşları ortak bir karar alıp, ortak cezalar alıp o cezaların da uygulanması gerekiyor. Cezalar da ağır olsun. Ben mi yaptım? Alayım cezayı. Başkası mı yaptı? Alsın cezayı. O cezaların ağır yaptırım içinde olması gerektiğini düşünüyorum.”

“HERKES HATALAR YAPIYOR”
“Cezaların takım, taraftar, teknik adam gözetmeksizin uygulanması gerektiğini düşünüyorum” diyen Üzülmez, şöyle devam etti:
“Futbol geriye gidiyorsa burada o suçlu, ben suçsuzum deme şansınız yok. Herkes hatalı, herkes hatalar yapıyor. Tek doğruyu hepimizin bulması gerekiyor. Herkesin kendi üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. Bir arınma olmalı. Adamın saçını beğenmiyorsun küfrediyorsun. Adamın sakalını beğenmiyorsun tepki gösteriyorsun. Adamın tavrını beğenmiyorsun hakaretler ediyorsun. Bunlar yaşandığında bir sonraki maça intikam duygularıyla çıkılıyor.”
“BİZ RUHUMUZLA OYNUYORDUK”
Futbolculuk döneminde sosyal medyanın bu denli yaygın olmadığını belirten Üzülmez, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Benim işim gücüm futboldu. Çalışıyorduk, antrenmanımızı yapıyorduk. Evimize gidiyorduk ve dinleniyorduk. Sosyal medya çıktıktan sonra bazı şeylerin çok değiştiğini düşünüyorum. Futbolcuların sosyal medyanın büyüsüne kapıldığını görüyorum. Camialarına karşı ön plana farklı bir şekilde çıkarak farklı bir düşüncede çıkmak istediklerini de düşünüyorum. Ben 11 sene oynadım. Ben böyle şeyler yaşamadım. Bunlar olunca olay farklı yerlere gidiyor. Sosyal medya çok etkin olmaya başladı. Yeni yeni programlar var. Orada bazı yorumlara saygı duyuyorum. Bazıları da hakaret ediyor. Onlar da cezanın içinde olmalı. Bizim zamanımızda aidiyet duygusunu yaşayan futbolcular vardı. Artık işler profesyonelliğe doğru döndü. Oyuncu biraz daha bilimsel çalışmaya başladı. Biz ruhumuzla, yüreğimizle oynuyorduk. Camialarımıza karşı görevlerimizi en iyi şekilde yerine getiriyorduk. Aidiyet duygularımızı, sorumluluklarımızı taşıyorduk. Saha içinde biraz daha disiplin olarak geride kalmış ancak yetenek olarak biraz daha ön plana çıktığı bir futbol iklimi var. Saha dışına baktığınızda çok fazla yaygara, çok fazla kutuplaşıldığı bir dönem. Buna bir önlem alınmalı.”
“REKABET YOKSA, SEYİR KEYFİ OLMAZ”
Türk futbolunda yakın dönemde maddi olarak daralmalar olacağını düşündüğünün altını çizen İbrahim Üzülmez, “Fenerbahçe ve Galatasaray bu sezonki kadrolarına bakınca muazzam bütçelerle muazzam oyuncularla iyi kadrolar kurdular. Sıralamaya bakınca da iki takım da bir şekilde bunun sonuçlarını aldı. Başa baş bir şekilde gidiyorlar. Üçüncü olan takımla 20-30 puanlık fark var. Son yıllarda bu kadar farkın olduğu bir dönem hatırlamıyorum. Bu devam ederse bundan sonraki süreçte bu sürer. Bu makasın daralması için yetkililerin daha fazla kafa yorması gerekiyor. Rekabetin olmadığı yerde seyir keyfi olmaz. Rekabetin olmadığı yerde reyting de olmaz. Bu iki takımın yanına Beşiktaş, Trabzonspor ve herhangi Anadolu takımı geldiği zaman maddi ve manevi anlamda getiriler olacaktır. Hak edenin şampiyon olduğu bir lig olmasını diliyorum. Kendi aralarında maç da oynanacak. İnşallah o maç da Fair-Play çerçevesinde geçsin. Hak eden takım kazansın. Bu iki takımın kalan maçlarını kazanacağını… Tabii ki sürprizler de olacaktır. Kadrolarını en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorlar. Bundan sonraki maçlarda sağduyulu bir şekilde hareket edilmeli. Herkes öz eleştirisini yapmalı. Kendi takımın menfaatini, rakibinin kötü olmasını istiyorsun. Kendi takımına hata olduğunda söyleyebiliyor musun? O zaman büyüksün zaten. Bu olaylar birikiyor ve sonrasında patlıyor. Sonrasında hepimiz yaralanıyoruz” diye konuştu.
“FENERBAHÇE’NİN LİGDEN ÇEKİLMESİ…”
Fenerbahçe Kulübü’nün almış olduğu olağanüstü genel kurul kararına ilişkin de görüşlerini bildiren Üzülmez, “Bu tabii ki Fenerbahçe’nin iç işleridir. Sayın başkan kongreyi toplayacağını söyledi. Fenerbahçe’nin bu ligde olması gerekiyor. Köklü bir camia, büyük bir camia. Milyonlarca taraftarı olan bir camia. Ciddi bir karar. Böyle bir adım çok önemli. Kongre üyelerinin ne karar alacağını bilmiyorum ama öyle bir kararın alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu lig Fenerbahçe’siyle, Galatasaray’ıyla, Beşiktaş’ıyla güzel diyorsak bunlardan ziyade kafa yapımızı değiştirmemiz gerekiyor. Fanatizmden çıkmalıyız. Fenerbahçe’nin ligden çekilmesi Türk futboluna katkı sağlamaz. Sayın başkanın sağlıklı bir karar alacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“BEŞİKTAŞ’TA AİDİYETTEN UZAKLAŞILDI”
Şu anki Beşiktaş’ın beklentileri karşılayan bir Beşiktaş olmadığını vurgulayan İbrahim Üzülmez, “Büyük camialarda ön alan baskısını yapmanız lazım. Beşiktaş’ın daha fazla üretken olması lazım. Taraftar bunu ister, taraftar bunu bekler. Maçları kazanırken öndeki baskıları ister. Büyük takımın özelliği budur. Beşiktaş çok gol yiyen bir takımdı. Santos gelince savunmayı geliştirmeyi başardı. Siz az gol yerken de ön tarafta üretkenlik sağlayamazsanız taraftar o oyunu eleştirir. Beşiktaş’ta bazı oyuncuların aidiyetten uzaklaştığını görüyorum. Bir camiaya karşı aidiyetiniz olmalı. Yarışın içinde olmasanız da Beşiktaş sahaya çıktığında o formanın büyüklüğünü, o formanın kutsallığını o oyuncuların bilmesi gerekiyor. Bunu göremiyorum. İzlediğim maçlarda temaslı oyunlarda olmayan bir Beşiktaş takımı var. Saha içinde duruş göstermesi gereken oyuncu sayısının da az olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“BEŞİKTAŞ’TAN BEKLENTİMİZ VAR”
İlerleyen zamanda Beşiktaş Teknik Direktörlüğü için beklentisinin ve isteğinin varlığından söz eden Üzülmez, “Beşiktaş büyük camia. Beklentimiz, isteğimiz var. Bunu açık açık söylüyorum. Gerçekleşir mi onu Allah bilir. Bizlere de güvenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Futbolun içinden gelmişiz. Bu oyunculara nasıl bir ruh haliyle yaklaşmamız gerektiğini de biliyoruz. Bu oyuncuları nasıl motive edeceğimizi de biliyoruz. O şans ve bazen o şansı yakalamak kolay olmuyor. Buralarda bir şeyler yapmamız lazım. Oralara gidebilmek için şimdi camiam olan Pendikspor’da güzel sonuçlar almam gerekiyor. Buralarda o sonuçları alınca tabii ki isteriz.” dedi.
Üzülmez, konuşmasına şöyle devam etti:
“Beşiktaş yarışta olmasa da Beşiktaş büyüklüğünden hiçbir şey kaybetmez. Bu sene olmaz seneye yine yarışın içinde olur. Oyunculara eski futbolcusu ve eski kaptanları olarak şöyle bir serzenişte bulunuyorum: Sahaya çıktığınız zaman Beşiktaş’ın formasıyla daha fazla karakter göstererek mücadele etmeleri gerekiyor. Şampiyonluk yarışından kopabilirsiniz ancak Beşiktaş’ın forması çıktığı zaman kazanmaya odaklı olmalı. Bazı maçlarda bu düşüncemden uzak olduğunu düşünüyorum.”
“NECİP BEŞİKTAŞ’TIR”
Necip Uysal’ın Beşiktaş formasıyla en çok forma giyen oyuncu rekorunu kırarak kendisini geride bıraktığını aktaran Üzülmez, “Necip Beşiktaş’tır. Karakterli bir kardeşimiz. Forma şansı verildiğinde sonuna kadar her şeyini ortaya koymaya çalışan oyunculardan. Beşiktaş taraftarının da sevdiği ve benimsediği bir oyuncu. Mücadele ediyor. Kendisine iyi bakar. Antrenmanını iyi yapar. Beslenmesini iyi yapar. Fiziğini saha içinde iyi bir şekilde kullanmaya çalışır. Yetenekleri ölçüsünde sonuna kadar her şeyini vermeye çalışır. Necip başarılı mı? Başarılı. Beşiktaş’ta zaman zaman Necip oynamadığında eksikliği hissediliyor. Burada Necip’in kendisine ne kadar iyi baktığını, Beşiktaş’ı ne kadar sevdiğini ve saha içerisinde sonuna kadar mücadele ettiğini görüyoruz. Benim rekorumu kırmasaydı iyiydi. İlk sırada ben vardım. Ama canı sağ olsun. Başarılar diliyorum. Beşiktaş’la bütünleşmiş bir oyuncu. Kendine baktığı sürece de 1-2 sene daha futbol oynayacağını düşünüyorum. Çok güzel bir şey var: Necip’e bu yaşta milli takıma seçilsin deniyor. Yaşın çok önemli bir şey olmadığı örnek olarak göstermiş. Siz kendinize iyi baktığınızda sizi eleştirmelerinden ziyade milli takıma seçilmeniz gerektiği söyleniyor. Bu da Necip için bir gurur.” diyerek sözlerini tamamladı.
]]>– Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşananları nasıl okumak lazım?
ERCAN TANER: Halil Umut Meler’in yumruk yediği maçtan sonra bu iş milat olsun dedik. Değilmiş! Yaşananlar felaket! Avrupa futbolunda milat olan bir Heysel faciası yaşanırsa ne yapacağız? Tarihin en kanlı Şampiyonlar Ligi finali yaşandı Liverpool-Juventus arasında. 29 Mayıs 1985, Avrupa ve İngiliz futbolu için holiganizme karşı yeniden yapılanma yılının başlangıcı oldu. Onlar bu işi 5 yıl içinde hallettiler. Bizse yolun başındayız sanki. Umarım böyle bir trajedi yaşamayız.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Kanunların, kuralların kişilere göre uygulandığı, nepotizmin bir nefes gibi alışkanlığa sebep olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Durum böyle olunca herkes kendi kurallarını işletip kaba kuvvete başvuruyor. Ancak kimse cadı avına çıkmaya kalkmasın. Hatta bu vandallığa prim vermesin. Benim nazarımda baş suçlu futbolumuzu yönetenler ve kendi seyircisinin ateşini düşüremeyen Trabzonspor’dur. Yaşananlardan en ufak pişmanlık göstermeyip yaptıkları basın toplantısı ile tehdit edenlerdir.
YASİN YILDIRIM: İki tarafın da yangına körükle gitmesi maalesef istenmeyen görüntüleri yaşamamıza neden oldu. Başkanından yöneticisine, futbolcusundan taraftarına kadar herkes suçlu. Söylemler, bitmeyen tahrikler, Hakem Meler üzerinde maçın tamamlanması baskısı ve güvenlik zafiyeti. Kolluk kuvvetlerinin gerekli önlemi almadığını düşünüyorum. Futbolcular çembere alınsaydı bu yaşananların onda biri olmazdı.
– Fenerbahçe’nin ligden çekilme restini nasıl değerlendiriyorsunuz?
ERCAN TANER: Kafamda önemli sorular var. Halka açık şirketsiniz, borçlar, bankalar birliği anlaşmaları, yabancı futbolcu sözleşmeleri? Bunlar ne olacak? Kısacası kolay değil.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Fenerbahçesiz bir lig olamaz. Ve hiçbir güç de yaralanmamak ya da ölmemek için sırf kendilerini savundular diye bırakın ceza vermeyi ceza kuruluna bile sevk edemez. Zaten böyle bir şey olursa gözünden kararlılığını gördüğüm Başkan Ali Koç Genel Kurul kararıyla takımını ligden çeker.
YASİN YILDIRIM: Gerçekçi bulmuyorum. Kulübü yönetenler taraftar gibi düşünemezler. Fenerbahçe’yi ligden çekmek de mümkün değil. Kimse bu içi boş söyleme kapılmasın.
– Türk futboluna barış iklimi nasıl gelecek?
ERCAN TANER: Herkes açıklamalarına dikkat edecek. İlk adım sakinliktir. Herkes konuşmaya devam ederse barış gelmez. Sporla siyaset iç içe girdiği anda ortam çok daha fazla gerginleşir. Siyaset spordan elini çeksin, benim ricam bu.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Ali Koç ile Dursun Özbek aynı masada oturup eteğindeki taşları dökerlerse ve barış iklimi için adım atarlarsa ortada gerginlik kalmaz. Devlet de kulüpleri bir araya getirip kanunları hatırlatmalı.
YASİN YILDIRIM: Hiçbir zaman. Çünkü öyle bir bölünme ve kutuplaşma sağlandı ki herkes yüzde yüz haklı, diğerleri yüzde yüz haksız. Futbolu yönetenlerin bu kadar sorumsuz davrandığı, sosyal medyanın oyuncağı olduğu böyle bir ortamda barış gelir mi?
– TFF Başkanı neden istifa etmiyor?
ERCAN TANER: Acayip bi iş! Artık bu konuda istifa etsin demeyi aştık. TFF Başkanının olaylardan 72 saat sonra konuşması, biraz geç oldu! Şaşkınım.
YASİN YILDIRIM: TFF Başkanı, Uzaylı Zekiye gibi. Başka bir gezegenden gelmiş gibi hareket ediyorlar. Olaylara birkaç ışık yılı uzaklıktalar. Istifa edecek iradeleri de yok.
BAHADIR ÇOKİŞLER: Kulüpler de ikiyüzlülük yapıyor. Toplayın imzayı indirin o koltuktan ama nerede? Başkan iftar veriyor, 5 kulüp katılıyor bu bile istifa sebebidir ama yok!
]]>Süper Lig 31. haftasında Trabzonspor’a konuk olan Fenerbahçe, maçın bitiş düdüğüyle galibiyeti kutlamak için sahanın ortasında toplandı. Ancak sahaya atlayan bazı Trabzonsporlu taraftarların saldırısına uğrayan Fenerbahçeli futbolcular, saldırganlara karşılık verince saha içi karıştı.
Yaşananların ardından, İçişleri Bakanlığı 12 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Olaylardan sonra Fenerbahçe cephesi ilk kez sessizliğini bozdu.
Olağanüstü genel kurulda ligden çekilme kararı almayı düşündüklerini söyleyen Ali Koç, bu durumda bir alt lige düşmeye hazır olduklarını belirtti.
Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığından istifa ettiğini dile getiren Koç, ligden çekilmeleri halinde başkanlığı bırakmayacağını sözlerine ekledi.
“Bugün çok uzun tutmayacağım. Birkaç konuda bilgi vermek istiyorum. Dün gece yaşananlar Türk sporu için utanç vesilesidir. Bugün bu iki kulübü birbirine vurdurtmaya, kafa kafaya getirmeye, iki kulüp arasında şiddet ve nefret tohumları ekmeye son 13-14 yıldır emek verenler var.”
“1995-96 yılında, Fenerbahçe Trabzonspor’u 2-1 yenerek şampiyon olunca tansiyon yükselmişti. Ama tansiyon ne kadar yüksek olursa olsun, her zaman futbol dinamikleri içerisinde olmuştur. Hiçbir zaman bu kadar nefret tohumu ekilmemiştir.”
“BU TUZAĞA DÜŞMEDEN…”
“Kardeşi kardeşe kırdıran, 3 Temmuz’un ve birçok konunun sebebi olan bu terör örgütü, belki de dün gece itibarıyla iki kulüp arasındaki çatışma seviyesini başka bir evreye ulaştırmıştır. Muhtemelen 2015’te yaşanan kurşunlama olayı da bunların ürünüdür. Bu camiaların aklıselim insanlarının bu tuzağa düşmeden, bu iki camiayı birbirine vurdurmadan uzun vadeli ve akil düşünüp bu sorunların altından kalkmamız lazım.”
“AKIL TUTULMASIDIR”
“Trabzonsporlu yöneticileri en iyi şekilde ağırlamaya çalıştık. Bununla beraber Ertuğrul Doğan da bu yönde açıklamalarda bulundu. Dün onlar da bizi çok iyi ağırladılar. Belki bizden daha iyi ağırladılar. Yönetimsel bir sorun yok, başkanlar olarak aynı noktadayız. Dolayısıyla yönetimler, futbolcular arasında bir sorun yokken bunların yaşanması akıl tutulmasıdır.”
“ÜZÜLEREK ÖĞRENDİM Kİ…”
“Hem kendimize, hem Trabzonspor camiasına hem de Türk futboluna geçmiş olsun diliyoruz. Bu kavgayı iki camia boyutuna taşımamak gerekiyor. Ama üzülerek öğrendim ki, Trabzon tarafında belli çalışmalar olduğu. Yaşanan gerginlikleri Fenerbahçeli futbolculara bağlayacakları duyumları alıyoruz. İnşallah böyle bir yanlışın içine girmezler.”
“OLAYLARIN MAĞDURU FENERBAHÇE’DİR”
“Dün gecenin mağduru Fenerbahçe Spor Kulübü’dür. Linçten, fiziki saldırdan kendini koruyan Fenerbahçe sporcularıdır. Televizyonlarında gördüklerinden endişe eden futbolcuların aileleridir. Bir avuç güvenlik görevlisidir. Turuncu yelek giyen özel güvenlik görevlilerine de teşekkür etmek istiyorum. Var güçleriyle olayların büyümemesi için büyük çaba sarf ettiler.”
“ARTIK BU İŞ ÇIĞRINDAN ÇIKMIŞTIR”
“Biz bugün sabahtan beri yönetim kurulu olarak konuştuk. Artık bu iş çığrından çıkmıştır. Fenerbahçe’nin bu ülkede gördüğü muamele, tahammül edeceğimiz bir muamele değildir. 3 Temmuz’da yaşananları biliyorsunuz. Maddi, manevi mağdur edildi. Herkesin önündeydik, ondan sonraki 13-14 senelik süreçte nereye geldiğimiz herkesin malumudur.”
“Otobüsümüz kurşunlandı. Faili meçhul. Başarılı olsalardı ne olacaktı? Dünyaya rezil olacaktık, ‘ah ah, vah vah’ diye kafamızı duvarlara vuracaktık. Dün ya bir futbolcu linç edilseydi. Ne diyecektik? Bu son olsun mu diyecektik. Hep diyoruz, olmuyor. Şiddeti normalleştirmeye başlamış ülke haline geldik. Televizyonları izliyorum, bazı köşe yazarlarını izliyorum, yazıklar olsun ya. Bir tanesi diyor ki, ‘İsmail hoca şurasına buz tutmasaydı, tahrik etti’. Arkadaşlar kendinize gelin. Büyük resme bakın.”
“ANA SORUMLU TFF”
“Futbol üzerinden topluma operasyon mu yapılıyor? Dün yapılanlar organizeydi. Önce ana sorumluya gelmek istiyorum; Türkiye Futbol Federasyonu. Maç başladı, aşama aşama olaylar büyüdü. Hakem hiçbir yapmadı. Hiçbir yaptırım uygulamaması tribünleri cesaretlendirdi. Tribünler de netice almaya başladılar. Goller gelince daha da cesaretlendiler. Futbolun nabzını biraz bilen insan, işin nereye gittiğini bilirdi. Bu maçın devam etmesi olacak iş değil. Halil Umut Meler böyle bir maçı devam ettirse lisansı iptal edilir.”
“RAKİBİN SİYASİ GÜCÜNÜ BİLİYORSUNUZ”
“Ülkemizin içinde bulunduğu futbol ortamı, değil Halil Umut Meler, kim olsa iptal edemezdi. Birilerinin cesaret vermesi gerekiyor. Rakibimizin siyasi, bürokrasi gücünü biliyorsunuz. Çekinmiş olabilirler. Bu maçın iptal edilmemesi, olayın sorumlularıdır. Sahaya meşale geliyor, hakem görüyor. Düdük çalıp durdurmuyor, faul veriyor ve gol oluyor. Maç 2-2’ye gelince ne hikmetse tribünler sakinliyor. Ya biz 3-2 yenilseydik ne olacaktı? Bir şampiyonluğumuz daha mı zorbalıkla gidecekti? Denizli’de olduğu gibi. Otobüsün kurşunlandığı zamandaki gibi.”
“BU ORGANİZE BİR OLAYDIR”
“Bizim maçlarımızda maç bitmeden 5-6 dakika önce polisler gelir bütün sahada hazırlıklı olur. Polis yoktu dün statta. Tribüne gelenlere doğru düzgün arama bile yapmamışlar. İnsanların üstü ne kadar arandı? Geçen sene Ramazan zamanı taraftarlarımız pet şişelerle geldiler, polis içeri sokmadı. Polis haklıydı belki. Dün bardak kadar pet şişe atıldı sahaya. Bu organize bir olaydır. Aynı 2015’te otobüs kurşunlanması gibidir.”
“GEREKENİ YAPMAMIZ LAZIM”
“Riyad krizinde olduğu gibi fatura bize kesildi. Burada da aynı şeyi yapacaklar. O yüzden devletle konuş, federasyona isyan et, o aşamayı geçtik. Olağanüstü genel kurula gidiyoruz, yapmamız gerekeni yapmamız lazım. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz lazım. Bunlar böyle devam edecek. Olaylar yaşandıktan sonra Cumhurbaşkanı’nın müdahil olmasıyla, bizi rahat hissettirdiler. Fakat onların müdahil olmaması gereken ortamın sağlanması lazımdı. Gerekli güvenlik önlemleriyle, üst aramasıyla. Dünkü olaya farklı bakılması lazım.”
“AZ ÖNCE İSTİFA ETTİM”
Ben Kulüpler Birliği Vakfı’ndan istifa ettim. Fenerbahçe olarak kendi geleceğimizi çizmek zorundayız. O yüzden bu kararları aldım. Camiamıza da aklıselim davranmayı rica ediyorum. Biz kendi ülkemizde bu muameleyi görmeyi kabul etmeyeceğiz.
“GEREKİRSE ALT LİGE DÜŞECEĞİZ”
“Defalarca söyledik Türk futbolunda yaşananları. Bahisinden, şikesinden, haksız rekabetinden bas bas bağırıyoruz. Biz artık kendi bağımızı kendimiz keseceğiz. Gerekiyorsa da bir alt lige ineceğiz. Bu kararı aldığımızda alt lige düşmek söz konusu. Her gün ölmektense bir gün öleceğiz. Bir sene oynarız çıkarız, herkes aklını başına alır. Yeter. Gerçek anlamda yeter. O yeterlerden değil söylediğimiz.”
“BİRİLERİ GÖZ YUMDU”
“Maç 2-2 bitse gitti şampiyonluk. Belki başka yerde yapacak. Bunu kim organize etti. Trabzonspor yönetiminin etmediğini biliyoruz. Ama birileri etti. Birileri göz yumdu. Niye polis yoktu? Niye İstanbul’da alınan önlemler burada alınmadı. İstanbul Emniyet Müdürü çok iyi de, Trabzon’un ki kötü mü? Söz konusu devletse, boynumuz kıldan ince.”
“BİR ŞEYLER DÖNÜYOR”
“Oyun bu şartlarda devam ettirilmemeliydi. Futbola tecavüz eden belli kesim cesaretlendirilmemeliydi. Trabzon tribünlerinde de tepki koyan taraftarlar vardı. Arkadaşlarımız gözleriyle gördüler. Bir şeyler dönüyor. Biz Riyad kriziyle ilgili derdimizi anlatmak için o saygıyı bile görmedik. Siz bizi bu ülkenin dışlanmış bir kulübü olarak, sanki başka ülkenin kulübü muamelesi yaparsanız… Bunu devlet için de, federasyon için de, medya için de söylüyorum. O zaman kendi kaderimizi belirmek zorundayız. Şantaj, tehdit falan değil.”
“BU LİGDE FENERBAHÇE’YE YER YOK”
“Hakem zaten kuralları doğru uygularsa 3-0 hükmen mağlup olacak rakibimiz. Bunları tartışmanın yeri değil. Bu 3 Temmuz’u başlatan örgüt, belki de tavan yaptı bu iki kulübü birbirine kırdırma konusunda. Toplum zaten gergin, mutsuz. Şiddeti normalleştirmeye alıştığımız ortam içindeyiz. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, ilerleyen günlerde neler olacağını göreceğiz. Bu ligde Fenerbahçe’ye yer yok. Dürüstçe mücadele vermeye çalışıyoruz. Sekiz tane oyuncum kart sınırında çıktı ya. Normal mi? Bir de tutturmuşlar o ceza verilsin. Verin ne istiyorsanız yapın.”
Ben bu çocukların psikolojisini nasıl toplayacağız? 2015’te toplayamadık. O yüzden herkes aklını başına alsın. Linç tehlikesine rağmen oyunu oynatanlar aynaya baksınlar. Futbolun bu noktaya gelmesine müsaade edenler aynaya baksın.
“2 NİSAN’DA KARARI ALMALIYIZ”
“Kongre üyelerimiz 2 Nisan ilk toplantı. Bu toplantıda gereken sayıyı yakalamamız lazım. Bunu kesinlikle 15-16 bin kişiyi sağlamamız gerekiyor. 3 Nisan’da maçımız var, bu karar alınacaksa 2 Nisan’dan önce almalıyız. Fenerbahçe Spor Kulübü tarihi için çok önemli virajdan geçiyoruz. Şu ana kadar 30 bin kişi aidatını ödedi, ödemeyenler de ödesin kulübün yanında durun. Gerekeni yapalım.”
“BU KARARI ALIRSAK BAŞKANLIĞI BIRAKMIYORUM”
“İstenen Fenerbahçe’nin kazanmaması. Hatta sahalarda yer almaması. Bu mu istediğiniz. Biz genel kurulda üyelerimizle beraber karar vereceğiz. Bu iş böyle gitmeyecek. Şöyle düşünenler olabilir, ‘3 ay sonra bırakıyorsun, finansal zarar vesaire’ biz bu kararı alırsak bırakmıyorum. Bir alt ligde kulübün başkanı olarak Süper Lig’e çıkarır o zaman bırakırız.”
]]>Toplantı öncesinde AA’ya açıklamalarda bulunan TFF Başkanı Büyükekşi, “Bugün İstanbul’da Avrupa Kulüpler Birliği toplantısına ev sahipliği yapıyoruz. Bundan da büyük memnuniyet duyuyoruz. Avrupa kupalarının formatı önümüzdeki sezondan itibaren değişti. UEFA’nın genel sekreter vekili, Avrupa’daki ve Türkiye’deki kulüplerin yöneticileri burada. Onlara sunum yapılacak ve formatı detaylı olarak anlatacaklar” ifadelerini kullandı.
Türk futbolunun son 2 yılda UEFA ülke puanı sıralamasında 20.’likten 9.’luğa yükseldiğini hatırlatan Mehmet Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gelecek sezon 5 takımla Avrupa kupalarında mücadele edeceğiz. Beş takımımızın olması ülke puanı için çok daha önemli olacak. Ülke puanı sıralamasında 6, 7 ve 8. takımlar arasında çok büyük puan farkı yok. Onları yakalayabiliriz. Türkiye’nin burada alacağı pozisyon son derece önemli. Bu toplantı, bundan sonra alacağımız pozisyon için de aydınlatıcı olacak. Futbolda en önemli şeylerden biri de yeni ilişkiler geliştirmek. Bu toplantıları, UEFA ve Avrupa kulüplerinin yöneticileriyle ikili ilişkileri sağlamlaştırmak adına son derece faydalı görüyoruz.”
“Türkiye Kupası formatını değiştirdik”
TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi, Süper Lig’de şampiyonluk için play-off sisteminin gündemlerinde olmadığını belirterek, şunları kaydetti: “Şu anda lig şampiyonumuz Şampiyonlar Ligi’ne, Türkiye Kupası’nı kazanan takım da Avrupa Ligi’ne katılıyor. Gelecek sezondan itibaren Türkiye Kupası’nın formatını değiştirdik. Kupayı daha heyecanlı bir hale getiriyoruz. Hypercube şirketine Süper Lig’de play-off olup olmaması konusunda bir çalışma yaptırmıştık. Kulüplerimiz çıkan play-off şartlarını uygun görmedikleri için de şu an gündemimizde play-off yok. Hedeflerimizden biri de Süper Ligi 18 takıma düşürmek. 18 takıma düştükten sonra da play-off olmadan yolumuza devam edeceğiz. Bu yıl 4 takım, önümüzdeki sezon 4 takım, bir sonraki sezon da 3 takım düşecek ve Süper Lig ideal halini alacak.”
Marchetti: “Artık grup aşamasında takımlar daha fazla maç yapacak”
UEFA Genel Sekreter Vekili Giorgio Marchetti de bugün İstanbul’da önemli bir toplantı gerçekleştireceklerini belirterek, “Gelecek sezondan itibaren UEFA kulüpler müsabakalarında format değişikliğine gidiyoruz. Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde yeni bir formatımız olacak. Bu toplantıda formatın neden değiştiğini, yapılacak değişikliklerle kulüplerimizin ne gibi faydalar elde edeceğini anlatacağız. İşin arka planını anlatacağız ve detaylarına ineceğiz. Artık grup aşamasında takımlar daha fazla maç yapacak.” ifadelerini kullandı.
Marchetti, yeni formatın kulüplerin oynayacakları maç sayısını arttırıp arttırmayacağı yönündeki soruya, “Bildiğiniz gibi bütün değişiklik kararlarını, atacağımız adımların hepsini kulüplerin bilgisi dahilinde yapıyoruz. Kulüpler bizim en önemli paydaşlarımız. Böyle bir değişikliğin olacağını biliyorlardı, hatta talep de onlardan geldi. İster büyük olsun ister küçük olsun Avrupa’daki bütün kulüplerin Avrupa kupalarında daha fazla maç oynama ihtiyacı var. Onlar tamamen bu değişikliklerimizin arkasında. Bu değişiklikler bizim için de önemli bir çizgi değişikliği olacak.” yanıtını verdi.
Türk takımlarının son dönemde Avrupa kupalarındaki başarılı performansına da değinen Marchetti, “Türk takımlarının performanslarını takip ettik. İyi performanslar gösterdiklerini gördük. Rakamlar da bunları söylüyor. Yaptığımız değişikliklerle daha fazla takımın katılım listesine etki edeceğini göreceğiz. Ne kadar başarılı olursanız o kadar fazla takımla Avrupa kupalarına katılma şansınız olacak. Sistemde, hesaplamalarda bazı değişiklikler yaptık. Bu başarı devam ettiği müddetçe, gelecek sezonlarda Türk kulüplerinin fayda görmesi muhtemel. Bunun ülkelerine de katkısı olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Trendyol Süper Lig’ine teknik direktör Erdal Güneş yönetiminde başlayan Gaziantep ekibi, ilk 4 haftada puanla tanışamayınca 4 Eylül 2023’te yollarını ayırdı.
Kırmızı-siyahlı yönetim, teknik direktör koltuğunu 7 Eylül 2023’te daha önce de takımı çalıştıran Rumen teknik adam Marius Sumudica’ya emanet etti. Böylelikle Gaziantep FK’ye 977 gün sonra yeniden taktik verme imkanı bulan Sumudica, Gaziantep FK’deki 2. döneminde toplam 22 lig maçında görev aldı.
Bu karşılaşmalardan 6’şar galibiyet ve beraberlik ile 10 mağlubiyet alan Sumudica, takımın başında çıktığı karşılaşmalarda maç başına 1,09 puan ortalaması elde etti.
2 MAÇTA TAKIMI YALNIZ BIRAKTI
Rumen çalıştırıcı, 22 haftalık Gaziantep serüveninde 2 maçta takımını yalnız bıraktı.
Ligin 12. haftasında Corendon Alanyaspor’u 3-0 yendikleri karşılaşmada kırmızı kart cezası nedeniyle kulübede yer alamayan Sumudica, ligin 16. haftasında Atakaş Hatayspor ile yapılan ve golsüz sona eren karşılamada ise sağlık sorunları nedeniyle takımın başında yer alamamıştı.
SON 11 MAÇTA TEK ZAFER
Süper Lig’in 18. haftasında VavaCars Fatih Karagümrük’ü deplasmanda 3-0 yenen kırmızı-siyahlı ekip, bu karşılaşmadan sonra puan kayıplarına engel olamadı.
Gaziantep temsilcisi, Sumudica yönetiminde son 11 maçta sadece bir kez kazanabildi.
Gaziantep FK’de yönetim, kötü gidişatın ardından 26 Şubat’ta yaptığı toplantıda Sumudica ile yola devam kararı almıştı.
Bu toplantının ardından Bitexen Antalyaspor’a deplasmanda 1-0 mağlup olan Gaziantep FK, 6 Mart’ta Sumudica ile yollarını ayırdı.
İLK DÖNEMİ ‘EN İYİSİ’ OLDU
Süper Lig’e çıktığı sezon 13 Haziran 2019’da Sumudica ile sözleşme imzalayan kırmızı-siyahlı ekip, Sumudica’dan 577 gün taktik aldı.
Bu sürede 51 lig maçına çıkan Sumudica, 19 galibiyet, 20 beraberlik ve 12 mağlubiyet alarak hanesine 77 puan yazdırdı. Rumen çalıştırıcı, maç başına ortalama 1,50 puan topladı.
Güneydoğu temsilcisi, 2020-2021 sezonunun 18. haftasında deplasmanda Demir Grup Sivasspor’a 2-1 yenildikleri maçın ardından 10 Ocak 2021’de Sumudica ile yollarını ayırmıştı.
DİĞER TAKIMLARDAKİ PERFORMANSI
Teknik direktörlük kariyerinde yolu 5. kez Türkiye’den geçen Rumen çalıştırıcı, bu sürede 4 takımı çalıştırdı.
Süper Lig’in 2017-2018 sezonunda Kayserispor ile anlaşan Sumudica, bu ekibin başında 31 lig maçına çıktı. Bu karşılaşmalardan 12 galibiyet, 8 beraberlik ve 11 yenilgi alarak 44 puan toplayan Sumudica, 1.41 puan ortalama elde etti.
2020-2021 sezonun ikinci yarısında Çaykur Rizespor ile anlaşan ve bu takımla 7 maça çıkan Sumudica, 3 beraberlik ve 4 mağlubiyet elde etti. Maç başına 0,42 puan alan Sumudica, böylelikle Türkiye’de çalıştırdığı bir takımla ilk defa galibiyet elde edemedi.
2021-2022 sezonunda Yeni Malatyaspor ile anlaşan 53 yaşındaki deneyimli teknik adam, takımın başında 14 lig maçına çıktı. Bu karşılaşmalardan 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 9 mağlubiyet yaşayan Sumudica, topladığı 9 puanla 0.64 maç başına puan ortalaması elde etti.
]]>Karakaya, başkanlığı döneminde futbolda tarihi başarıya imza atarak takımını amatörden 1’inci lige taşımayı başardı. Bodrumspor ilk yılında futbolda Süper Lig Play-Off finaline kalarak Bodrum’a büyük bir gurur yaşattı. Karakaya döneminde 10 branşta 13 yılda şampiyonluklar ve sayısız dereceler elde edilirken, voleybolda bugün tarihi başarının kapısı aralandı. Kadın voleybol takımı tarihinde ilk kez mücadele ettiği 1’inci ligde Play-Off’lara kalarak büyük başarıya imza attı.
BÜYÜK İŞLER BAŞARDI
Duygusal bir konuşmaya veda mesajı yayınlayan Bodrumspor Başkanı Rıza Karakaya, “13 yıldır Bodrumspor’un başkanlığını yapıyorum. Geçen sene Play-Off finalinden sonra o gece Bodrumspor A.Ş. şimdiki adıyla Bodrum FK başkanlığını bırakmıştım ve derneğe devam ediyordum. 10 branş ve 800’den fazla sporcumuza spor yaptırıyorduk. 3 sene önce Bodrumspor voleybol takımını kurmuştuk. 300’e yakın kız çocuğumuza gururla spor yaptırıyoruz. Takımımız Sultanlar liginin kapısına kadar dayandı. 1’inci ligde ilk yılımızda ligde kalmayı yeterli görmüştük ama adında Bodrum varsa her zaman sürprizlere hazır olun. Bodrum adının olduğu yerde her zaman iddia olur demiştim. Bugünde takımımız çok büyük bir sürprize imza atarak Play-Off’a kaldı. Onlarla gurur duyuyorum. Veda kararımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bodrum Belediyesi Bodrumspor Derneği Başkanlığından ayrılıyorum. Yönetim kurulundan arkadaşlarım yeni bir başkan seçecek. 13 yıllık başkanım hiçbir arkadaşımı işaret etmeyeceğim. Yönetim kurulundaki arkadaşlarım 13 yıldır beraber yol yürüdüğüm birçok branşta rekorları ilkleri beraber tattığım arkadaşlarım” dedi.
“BODRUM’A TESİSLEŞME YÖNÜNDE HİZMET EDECEĞİM”
Karakaya, “Başkanlığı bırakma sebebim biliyorsunuz siyasete girme kararı aldım. Bodrumspor benim çocuğum gibi ve bu yüzden bir partide aktif görev alan siyasetçinin başkanlığını yakıştıramıyorum. Yönetimde siyasiler olabilir ama Bodrumspor başkanı bence siyasi olmamalıdır, tarafsız olmalıdır. Play-Off’a kalarak bana veda hediyesini veren Bodrum’un İncilerine, Adnan hocama teknik heyetine, 13 yıl boyunca dimdik arkamda duran yönetim kuruluma, 13 yıl boyunca her zaman en kötü günde arkamda duran Doğan Yıldırım liderliğindeki Asi Tayfa’ya, Tamer Yaman başkanlığındaki Bodrumspor 1931 Taraftar Derneğine, Goca Bodrumlulara, önceki dönem başkan ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Hakkınız helal edin, inananlar asla kaybetmez. Bodrum’a hizmetlerim artık Bodrum’un tesisleşmesi yönünde olacak. Biz futbolda Süper Lig kapısına kadar dayandık, stadımızda ışık bile yok. Çağdaş Bodrumspor basketbol takımı maçlarını Muğla’da oynuyor. Voleybol takımımız çıksa belki sahamızda oynar ama belki bir pürüz çıkacak. Bodrum tesisleşmede çok geri kaldı. Bende tesisleşme yönünde nasıl faydam olur şeklinde böyle bir yola girdim. Bodrumspor taraftarı olarak hayatıma devam edeceğim. Bende emeği olan Mehmet Kocadon ve Ahmet Aras başkanıma bugüne kadar olan meclis üyelerine benim hakkım helaldir” diye konuştu.
]]>Niyazi Akdaş’ın şirketleşme kongresinde yetki alınamamasının ardından istifa etmesi üzerine kırmızı siyahlı kulübün yönetim kurulu, 10 Şubat Cumartesi günü genel kurul yapma kararı almıştı.
Ekonomik krizin yaşandığı Gençlerbirliği’nde, Niyazi Akdaş’ın ilk kez başkanlığa seçildiği 10 Haziran 2021’den bu yana 6’sı seçimli olmak üzere 7 kez kongreye gidildi.
Süper Lig’e 2020-2021 sezonu sonunda veda eden kırmızı-siyahlılarda başkan Murat Cavcav, 10 Haziran 2021’de yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda aday olmadı. Murat Cavcav, babası İlhan Cavcav’ın vefatı sonrası 2017’de başkanlık görevine getirilmişti.
Kongreye tek aday giren Niyazi Akdaş, Gençlerbirliği başkanlığına seçildi ve böylece kırmızı-siyahlılarda ‘Cavcavlar dönemi’ sona erdi.
2022’DE 3 SEÇİM YAPILDI
Son üç sezondur Trendyol 1. Lig’de mücadele eden Gençlerbirliği’nde, 2022 yılında 5 Haziran, 31 Temmuz ve 25 Eylül tarihlerinde seçimli 3 genel kurul yapıldı. Niyazi Akdaş, 5 Haziran 2022’de yeniden başkanlığa seçilirken kısa süre sonra başkent ekibinde olağanüstü seçimli genel kurul ilan edildi.
Akdaş, 31 Temmuz 2022’deki genel kurulda aday olmazken, başkanlık için Talip Çankırı ve Arda Çakmak yarıştı. Seçimde en fazla oyu alan Talip Çankırı, kırmızı-siyahlı kulübün yeni başkanı seçildi ancak Çankırı dönemi yaklaşık iki ay sürdü. 25 Eylül 2022’de tekrar olağanüstü seçimli genel kurula giden Gençlerbirliği Kulübünde Niyazi Akdaş, yeniden başkanlık koltuğuna oturdu.
YİNE YENİDEN AKDAŞ
Başkent temsilcisi, Trendyol 1. Lig’de geçen sezon ilk devreyi 7 puanla tamamlamasına rağmen devre arasında transfer yasağının kaldırılmasıyla puanını 38’e çıkarmayı başardı ve kümede kaldı.
Ancak başkan Akdaş, “Yönetimde yer alan kişilerden mali anlamda gerekli katkıyı alamaması” üzerine yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı istifa etti. 16 Temmuz ve 14 Ekim 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurullarda tekrar başkanlığa seçilen Akdaş, yönetim kurulunu yeniledi. Böylece Akdaş, “Cavcavlar dönemi”nden sonra kulüpte 5 kez başkanlık görevine seçildi.
ŞİRKETLEŞME İÇİN YETKİ ALINAMADI
Gençlerbirliği Kulübü Yönetim Kurulu, 2023’ün son ayında delegelerden “şirketleşme yetkisi” almak için genel kurul kararı aldı.
Genel kurul için delege yeter sayısına 31 Aralık 2023 ve 7 Ocak 2024 tarihlerindeki toplantılarda ulaşılamadı. Şirketleşme yetkisi alınamaması üzerine başkan Niyazi Akdaş, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bunun üzerine kırmızı siyahlı kulüpte bir kez daha seçim kararı alındı.
Kırmızı-siyahlı camia, 3 yıl dolmadan yapılacak 8. genel kurulda yeni başkanını belirleyecek.
İSTİFADAN SONRA GALİBİYET YOK
Gençlerbirliği’nde yaşanan “Yönetim belirsizliği” saha sonuçlarına da yansıdı. Kırmızı-siyahlı ekip, Akdaş’ın istifasını kamuoyuna duyurduğu 22 Ocak’tan bu yana maç kazanamadı.
Trendyol 1. Lig’de play-off’a kalma mücadelesi veren teknik direktör Sinan Kaloğlu yönetimindeki Gençlerbirliği, Akdaş’ın istifasının ardından çıktığı 5 lig maçında 2 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı. Gençlerbirliği, son haftalarda aldığı kötü sonuçlar nedeniyle play-off hattının 6 puan gerisine düştü.
Ligde son galibiyetini 21 Ocak’ta 3-1’lik skorla Sakaryaspor’a karşı elde eden başkent ekibi, 33 puanla 9. sırada bulunuyor.
]]>Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında RAMS Park’ta yapılan Bitexen Antalyaspor maçında biri penaltıdan olmak üzere 2 gol atan Kerem, 2-1’lik galibiyetin mimarı oldu.
Kerem, Antalyaspor ağlarını 2 kez sarsarak bu sezon Süper Lig’deki gol sayısını 11’e çıkardı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de 3 kez fileleri havalandıran Kerem, toplamda 14 gole ulaştı.
Sarı-kırmızılılara TFF 3. Lig takımlarından Anagold 24Erzincanspor’dan 2020-2021 sezonu başında gelen Kerem, toplamda 160 resmi maça çıktı. 25 yaşındaki kanat oyuncusu, söz konusu müsabakalarda 43 kez fileleri havalandırarak takımının en önemli hücum ayaklarından oldu.
Dördüncü sezonunu geçirdiği Galatasaray’da 14 kez ağları sarsan Kerem Aktürkoğlu, kendi rekorunu geliştirerek en golcü sezonunu yaşıyor.

BU SEZON 4 KEZ “DOUBLE” YAPTI
Kerem Aktürkoğlu, bu sezon Trendyol Süper Lig’de 4 kez “double” yaptı.
25 yaşındaki futbolcu, bu sezon 5. haftadaki Yılport Samsunspor, 21. haftadaki Trabzonspor, 22. haftadaki İstanbulspor ve 27. haftadaki Bitexen Antalyaspor mücadelelerinde ikişer gol atma başarısı gösterdi.
KEREM’İN GALATASARAY PERFORMANSI
Kerem Aktürkoğlu’nun sezonlara göre Galatasaray kariyerindeki maç ve gol sayıları şöyle:

DEPREMDE ENKAZDAN KURTARILDI
Türk futbolunun son 4 sezondaki parlayan yıldızı olan Kerem Aktürkoğlu, hayat hikayesiyle de dikkati çekiyor.
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 21 Ekim 1998 dünyaya gelen Kerem, henüz 10 aylıkken 1999 depremini yaşadı. Ailesiyle enkaz altından akrabalarının yardımıyla çıkarılan Kerem Aktürkoğlu, zorluklarla başladığı hayatında Türk futbolunun zirvesine çıktı.

TFF 3. LİG’DEN ŞAMPİYONLAR LİGİ’NE UZANAN KARİYER
Kerem Aktürkoğlu, futbola Gölcükspor altyapısında başladı.
Kerem, 2013’te 15 yaşındayken doğduğu mahallenin takımı olan Hisayernspor’un altyapısına geçti. Burada dikkati çeken genç yıldız adayı, 2015’te İstanbul Başakşehir’in altyapısına transfer oldu.
Kiralık olarak Bodrumspor ve Karacabey Belediyespor’da top koşturan Kerem, Başakşehir’de yaşadığı sorunlar nedeniyle ayrılık kararı aldı. Kariyerinde birkaç adım geri atmak zorunda kalan Kerem, TFF 3. Lig temsilcisi 24Erzincanspor’a gitti.
2019-2020 sezonunda Erzincan temsilcisinin Türkiye Kupası’nda Beşiktaş ile yaptığı maçlarda dikkati çeken Kerem, 2020’nin eylül ayında Galatasaray’a transfer oldu. Kerem, sarı-kırmızılı takımla 1 kez Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.
UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde sahne alan Kerem, bu sezon Manchester United ağlarına gönderdiği topla, haftanın golü ödülünü kazandı.
MİLLİ TAKIMIN DEĞİŞMEZLERİ ARASINA GİRDİ
Kerem Aktürkoğlu, Galatasaray’daki performansıyla A Milli Futbol Takımı’nın da değişmezlerinden oldu.
Sarı-kırmızılı takıma gelmeden 2015-2017 arasında alt yaş milli takımlarda 4 maça çıkan Kerem, sarı-kırmızılılardaki performansıyla A Milli Takım’a yükseldi.
Kerem Aktürkoğlu, 4 sezonda ay-yıldızlı takımda 26 maça çıktı ve 5 kez fileleri havalandırdı.
FİLİSTİN’E DESTEK MESAJLARI
Kerem Aktürkoğlu, İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılar ve sivillerin katledilmesi karşısında sessiz kalmadı.
Milli futbolcu, Gazze’de yaşanan dramla ilgili sık sık sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
Bir paylaşımında, “Gazze’deki masumlar vahşice bombalamalardan sonra şimdi de açlıktan ölümle yüz yüzeler. Tek bir çocuk daha ölmesin. İnsanlık ölmesin!” ifadelerini kullanan Kerem, kamuoyu oluşmasına destek verdi.
]]>Daha sonra tercümanına dönen Okan Buruk sözlerinin çevrilmesini bekledi ve ‘Sussunlar da konuşalım’ ifadelerini kullandı.
Sessizliğin sağlanmasının ardından konuşan Buruk, maçta çok fazla top kayıpları yaptıklarını belirterek “4 golün 3’ünü top kayıpları sonucunda yedik. İlk yarı daha iyiydik. Bence maç boyunca en büyük sıkıntımız, top kayıpları. Galatasaray’ın seviyesine yakışmayan çok fazla top kaybı yaptık. Özellikle ortada baskı yokken bile yaptığımız top kayıpları vardı. Bunlar da rakibe güç verdi. İki maçta da en büyük sıkıntımız 10 kişi kalmak. Günün sonunda kaybettik. Maçın genelinde kendi seviyemizin çok altında oynadık.” dedi.
Teknik direktör Buruk, rakip takımı aldığı galibiyetten ötürü tebrik ederek “Çok mücadele ettiler, hak ettikleri bir galibiyet aldılar.” diye konuştu. Okan Buruk, hem sol hem de sağ bekte yaşadıkları sorunlarla ilgili soru üzerine, şunları kaydetti:
‘KAAN’IN SAKAT OYNAMASI PERFORMANSINI ETKİLİYOR’
“Sacha Boey son günlerde aramızda ayrıldı. Beklediğimiz bir şey değildi ama böyle bir şey oluştu. Bu da kulüp açısından çok mantıklıydı. Boey’in yerine de bir transfer yaptık. Maalesef Afrika Kupası’nın final maçında oyuncumuz sakatlandı. Bu maçta onu oynatamadık. Sol bekte de Angelino’nun gidişi biraz geç oldu ve oraya hamle yapmak için son güne kadar çaba gösterdik. Köhn’ü, Avrupa listesi kapandıktan sonra almak zorunda kaldık. Şu anda ligde onu kullanıyoruz. İlk maçta da benzer 11 ile oynadık. İkinci yarı Kaan’ın sakat sakat oynaması, performansını etkiliyor. Bugün bizim kaybetmemizin nedeni sağ ve sol bek, savunma oyuncularımız değil. Biz, takım olarak kaybettik. Bunun en büyük sorumlusu benim. Bugün birçok mevki kötü oynadı.”
‘KÖTÜ BİR GÜNDÜ’
Tecrübeli teknik adam, Prag’a moralli geldiklerini dile getirerek “Aslında bireysel performansların kötü olacağı bir durumda değildik. İlk maçı kazanmıştık. Ligde çok iyi bir oyun ortaya koyduk. MKE Ankaragücü maçında da herkesin bireysel performansı çok yüksekti. Bugün bunu oyun içerisinde tam olarak yakalayamadık. Bazen bu tür şeyler olabiliyor. Her oyuncuma çok güveniyorum. Bunun çok üstünde oyunlar oynayacaklarını biliyorum. Bugün bizim için kötü bir gündü. Oyuncularımıza güveniyoruz, onlarla çok daha iyi şeyler yapacağımızı biliyoruz. Hedefimiz yine şampiyon olmak, Türkiye Kupası ve Süper Kupa’yı kazanmak. Bu oyun, bize bundan sonraki maçlar için yetmezdi.” ifadelerini kullandı.
‘PREMIER LİG HAKEMİ FORMDA DEĞİL’
Okan Buruk, karşılaşmanın hakemlerinin performansıyla ilgili ise “Şampiyonlar Ligi’nde de benzer şeyler yaşadık. O yüzden genel olarak hakem yönetimlerinden memnun ve mutlu değiliz. Nedenini bilmiyoruz ama genel olarak kötü performanslara denk geldik. Premier Lig hakeminden daha fazlasını bekliyorsunuz ama formda bir hakem değildi.” değerlendirmesinde bulundu.
Karşılaşmanın ardından yaşanan gerginliğe de değinen Buruk, “Ben maçtan sonra yaşananlar için özür dilemek istiyorum. Maç sonundaki görüntüler hoş değildi. Burada bizim de hatalarımız oldu. Rakibimizin de hataları oldu. Harasin maç sonunda soyunma odasına geldi benden özür diledi. Ben de ona sarıldım, tebrik ettim. Maç sonundaki o karışıklık bize yakışmadı. Orada dördüncü hakem görevini yapsaydı, bunların hiçbiri olmayacaktı ama görevini yapmadı.” dedi.
Transfer yasağı sebebiyle 2023-24 sezonuna teknik direktör Hakan Kutlu yönetiminde kısıtlı bir kadroyla başlayan Erzurumspor, yaşadığı sıkıntılara rağmen topladığı 30 puanla ligin 10’uncu sırasında yer aldı. Yaklaşık 22 bin kişilik Kazım Karabekir Stadyumu’nu, geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta yaşanan depremler sonrasında oluşan hasarlar nedeniyle tam kapasite kullanamayan mavi-beyazlılar, sadece kale arkası tribünlerini taraftarına açabiliyor. Kısıtlı kadrosuna rağmen play-off hattını kovalayan Erzurumspor, bu sezon oynadığı 23 maçta; 8 galibiyet, 9 beraberlik ve 6 mağlubiyet aldı. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından, 3 puan silme cezası alan Erzurumspor 30 puanla, 10’uncu sırada yer buldu.
6 MAÇTIR GOL YEMİYOR
1’inci Lig’de 23 haftada rakip filelere 23 gol gönderen Erzurumspor, kalesinde ise 20 gol gördü. Ligin 17’nci haftasında İstanbul’da karşılaştığı lider Eyüpspor’a 3-0 mağlup olan mavi-beyazlı takım, bu karşılaşmanın ardından oynadığı 6 maçta kalesini gole kapattı. Bandırmaspor deplasmanından 0-0 beraberlikle ayrılan Erzurumspor, evindeki maçta Bodrum FK”yı 1-0’la geçti. Manisa deplasmanından 2-0’lık galibiyetle dönen mavi-beyazlılar, iç sahada Şanlıurfaspor’u da aynı skorla mağlup etmeyi başardı. Altay ile deplasmanda 0-0 berabere kalan Erzurumspor, 23’üncü haftada ise Adanaspor’u 1-0 mağlup etti.

1 MAÇTA RIDVAN OĞUZ, 5 MAÇTA GÖKTUĞ BAKIRBAŞ
Erzurumspor’un 2024 yılındaki oynadığı karşılaşmalarında birçoğunda kaleci Göktuğ Bakırbaş görev aldı. Ligde oynanan Bandırmaspor, Manisa FK, Şanlıurfaspor, Altay ve Adanaspor karşılaşmalarında kaleyi tecrübeli file bekçisi korudu. Bodrumspor karşılaşmasında ise genç kaleci Rıdvan Oğuz, eldivenleri devraldı.
BAŞKAN AHMET DAL: GURUR DUYULACAK BİR BAŞARI

Erzurumspor’un 2024 yılında Avrupa’da oynanan 22 ligde 358 takım arasında gol yemeyen tek takım olduğunu belirten Ahmet Dal, “2024 yılında 358 takım ve 22 lig arasında gol yemeyen tek takım Erzurumspor. Bu kolay bir şey değil. Bu gurur duyulacak bir başarı. İnşallah sürdürmeye çalışacağız. Erzurumspor 3 sezondur transfer yasağı olan bir kulüp. 3 sezondur aynı oyuncularla mücadele eden bir takım. Her şeyden önemlisi karakterli bir oyuncu grubuna sahibiz. Sahada basmadık yer bırakmayan, kalecisiyle, savunma oyuncusuyla, defansa yardım eden forvet oyuncusuyla, gol atmaya giden savunma oyuncusuyla tam bir takımız. Tabii ki bu kolay olmadı. Geçtiğimiz sezon çok zor şartlar altında ligde kaldığımızda hepimiz çok büyük mücadele verdik. Stadımızda deprem sebebiyle sıkıntı oldu. Puanımız silindi. Bazı oyuncularımız ayrıldı, bazı oyuncularımız sakatlandı. Ligde kalmayı başardık. Lig bittiğinde hocamızla sözleşmemiz bitmişti. Önce hocamızla başladık. Sonra sözleşmesi biten oyuncularımızla tek tek anlaştık. Geçen seneki kadroyu tekrar muhazafa ettik. Oynayanı, oynamayanı, sakatlı sebebiyle kadroda olmayanı, cezalısı, yerlisi, yabancısı, genci komple bütün takım halinde bu tablonun mimarları. Bu başarıda emeği olan başta Hakan Kutlu ve ekibini kutluyorum” ifadelerini kullandı.

“TAKIM HALİNDE SAVUNMA YAPIYORUZ”
Kalece Göktuğ’un geçtiğimiz sezon zor bir süreçten geçtiğini belirten Başkan Ahmet Dal, “Özellikle kaybettiğimiz maçlarda çok fazla eleştirildi. Ama biz kardeşimize güveniyoruz. İyi bir kaleci olduğunu biliyoruz. Bu sezon da zaten bunu gösterdi. Ligde en az gol yiyen 5 ya da 6’ncı takım Ezurumspor. 2024 yılında 6 maçta gol yemeyerek hem kaleci Göktuğ’un performansı hem savunma oyuncularımız Mustafa Yumlu, Mustafa Akbaş, Orhan Avcı, Furkan, Ufuk, Yakup oynadıkları zaman ellerinden geleni yapıyorlar. Savunmaya yardım eden Eren Tozlu, kafa toplarında en iyisi olan Celal, hepsi oynadıklarında savunmaya yardım ediyorlar. Yani takım halinde savunma yapıyoruz. Hepsi mücadeleleriyle bu tablonun oluşmasında pay sahipleri” diye konuştu.
HAKAN KUTLU: DEFANS EREN’LE BAŞLIYOR
Takımının 6 maçtır gol yemediğini belirten teknik direktör Hakan Kutlu, “Ligin ikinci yarısında 6 maçtır gol yemeden devam ediyoruz. Bu durum; defans oyuncularımızın, kalecimizin, tüm takımın özverisi sonucu oluyor. Ancak şunu vurgulamak istiyorum, bu iş en uçta Eren’le başlıyor. Savunmamız, onun en önde mücadelesi, rakibi karşılamasıyla başlıyor. Dolayısıyla tüm oyuncularımı kutluyorum. Şimdi bu galibiyetin sevincini yaşayacağız. Sonrasında çok önemli bir Boluspor maçımız var. En iyi şekilde hazırlanıp Bolu’ya gideceğiz” dedi.
EREN, BOLU DEPLASMANINDA YOK
Öte yandan Adanaspor maçında sarı kart gören Eren Tozlu ve Celal Hanalp cezalı duruma düştü. Bu iki futbolcu Boluspor deplasmanında takımdaki yerlerini alamayacak. Adana maçının 54’üncü dakikasında sakatlanarak yerini Estrella’ya bırakan Batuhan’ın durumu da yapılacak kontrollerin ardından belli olacak. Mavi-beyazlılarda Ufuk Budak’ın sakatlığı da devam ediyor.
]]>İngiltere Premier Lig lideri Liverpool 2 mağlubiyet, İspanya LaLiga lideri Real Madrid, İtalya Serie A’da zirvede yer alan Inter ve Fransa Ligue 1’in zirvesindeki PSG ise 1’er yenilgi yaşadı.
Avrupa’nın 5 büyük futbol ligi liderlerinin mağlubiyet sayıları şu şekilde:
Lig lideri / Lig / Mağlubiyet sayısı
Bayer Leverkusen / Bundesliga / 0
Real Madrid / LaLiga / 1
Inter / Serie A / 1
PSG / Ligue 1 / 1
Liverpool / Premier Lig / 2
İLK LİG ŞAMPİYONLUĞU PEŞİNDE
Bundesliga’nın ilk kez oynandığı 1890-91 sezonundan beri şampiyonluk sevinci yaşayamayan Bayer Leverkusen, son 11 yılın şampiyonu Bayern Münih’in hegemonyasına son vererek kupayı kazanmak istiyor.
Zirvenin en yakın takipçisi Bayern Münih’in ise Bundesliga’da 33 şampiyonluğu bulunuyor.
Ligde 22 maçla sadece 4 beraberlikle puan kaybeden Xabi Alonso yönetimindeki lider Bayer Leverkusen, en yakın takipçisi Bayern Münih’in 8 puan önünde zirvede yer alıyor.
Bayer Leverkusen, geçen haftayı galibiyetle kapatırken en yakın takipçisi Bayern Münih ise yenildi. Bundesliga’da şampiyonluk mücadelesi veren Bayern Münih, deplasmanda Bochum’a 3-2 mağlup olurken Bayer Leverkusen ise deplasmanda Heidenheim’ı 2-1 yendi.
Bu sonuçla Bayer Leverkusen, Bayern Münih’in Bundesliga’da 11 yıllık şampiyonluk serisine son vermeye bir adım daha yaklaştı.
Bundesliga’da Bayer Leverkusen 58 puanla zirvede yer alırken, Bayern Münih 50 puanla ikinci sırada bulunuyor.
BAYERN MÜNİH DÜŞÜŞTE
Thomas Tuchel yönetimindeki Bayern Münih, Bayer Leverkusen ve Lazio maçlarının ardından Bochum’a da yenilerek bir hafta içinde üst üste 3. mağlubiyetini yaşadı.
Alınan kötü sonuçların ardından Bayern Münih’te teknik direktör Thomas Tuchel’in koltuğu da sallanmaya başladı.
Sakatlıklarla başı dertte olan Bayern Münih’in, en son Galatasaray’dan geçen ay transfer ettiği sağ bek oyuncusu Sacha Boey’in, sakatlık nedeniyle birkaç hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı.
BAYERN MÜNİH’İN REKORUNA ORTAK OLDU
Xabi Alonso’nun takımı, Bundesliga’nın 21. haftasında Bayern Münih’i mağlup etmesinin ardından Heidenheim’e karşı aldığı galibiyetle de Münih kulübünün tüm müsabakalarda 32 maçlık yenilmezlik rekoruna ortak oldu.
Bu sezon 22 haftada hiç mağlup olmayan ve sadece 4 beraberlikle yoluna devam eden Bayer Leverkusen’in şampiyonluk yolunda önünde 12 hafta kaldı.
EN GOLCÜSÜ SAKATLANDI
Bu sezon Bayer Leverkusen’de, 23 yaşındaki Nijeryalı forvet Victor Boniface, 10 gol ile takımının en fazla gol atan futbolcusu konumunda bulunuyor. Geçen ay sakatlanan Nijeryalı golcü futbolcu, nisan ayına kadar sahalardan uzak kalacak.
Boniface’in ardından Leverkusen’de en fazla gol atan futbolcular arasında Alejandro Grimaldo, 8 golle ikinci sırada, Jeremie Frimpong ise 7 golle üçüncü sırada yer aldı.
Bayer Leverkusen’de bu sezon ligde en fazla gol atan futbolcular şu şekilde:
Futbolcu Bundesliga’daki gol sayısı
Bayer Leverkusen, Inter ve PSG’nin zirvedeki yerlerini sağlamlaştırması dikkati çekti. Almanya Birinci Futbol Ligi’nde (Bundesliga) lider Bayer Leverkusen, haftayı galibiyetle kapatırken, en yakın takipçisi Bayern Münih ise yenildi. Bayern Münih, deplasmanda Bochum’a 3-2 mağlup olurken, Bayer Leverkusen deplasmanda Heidenheim’ı 2-1 yendi.
Ligde namağlup liderliğini sürdüren Xabi Alonso yönetimindeki Bayer Leverkusen, puan farkını 8’e çıkarırken, Bayern Münih’in Bundesliga’da 11 yıllık şampiyonluk serisine son vermeye bir adım daha yaklaştı. Thomas Tuchel yönetimindeki Bayern Münih, Bayer Leverkusen ve Lazio maçlarının ardından bir hafta içinde üst üste üçüncü mağlubiyetini yaşadı.
Bundesliga’da Bayer Leverkusen 58 puanla zirvede yer alırken, Bayern Münih 50 puanla ikinci sırada, Stuttgart ise 46 puanla üçüncü sırada bulunuyor.
Lider Liverpool farklı kazandı
İngiltere Premier Lig lideri Liverpool, deplasmanda Brentford’u 4-1 mağlup etti. Afrika Uluslar Kupası’nda sakatlanan Mısırlı Muhammed Salah’ın bir gol ve asistle sahalara döndüğü maçta Liverpool’a farkı Darwin Nunez, Alexis Mac Allister ve Cody Gakpo getirdi. Liderin en yakın takipçilerinden Arsenal, deplasmanda Burnley’i 5-0 yenerken, Chelsea ile 1-1 berabere kalan son şampiyon Manchester City ise zirve yolunda yara aldı. Liverpool bu galibiyetin ardından puanını 57’ye çıkarırken, 55 puanlı Arsenal ikinci, bir maç eksiğiyle 53 puanlı Manchester City de üçüncü sırada yer aldı.
LaLiga’da lider Real Madrid, haftayı beraberlikle kapattı
İspanya Birinci Futbol Ligi (LaLiga) lideri Real Madrid, deplasmanda Rayo Vallecano ile 1-1 berabere kaldı.
Milli futbolcu Arda Güler, 87. dakikada Luka Modric’in yerine oyuna girdi. Real Madrid forması giyen Dani Carvajal, 90+5. dakikada kırmızı kart gördü. Barcelona, deplasmanda Celta Vigo’yu son dakikalarda penaltıdan attığı golle 2-1 mağlup etti.
Bu sezon 5. beraberliğini yaşayan Real Madrid, 62 puanla liderliğini sürdürdü. 56 puanla ikinci sırada yer alan Girona, yarın deplasmanda Athletic Bilbao ile karşılaşacak. Puanını 54’e çıkaran Barcelona ise üçüncülükteki yerini korudu.
Inter, 9 puan farkla lider
İtalya Birinci Futbol Ligi’nde (Serie A) lider Inter, en yakın takipçisi Juventus’un berabere kalmasıyla zirvedeki yerini güçlendirdi.
Inter, konuk ettiği Salernitana’yı 4-0 yenerek en yakın iki takipçisinin puan kaybettiği haftada 9 puan farkla zirvede yer aldı. Inter’de Hakan Çalhanoğlu, maça ilk 11’de başladı ve 66 dakika sahada kaldı. Liderin en yakın takipçisi Juventus, deplasmanda Hellas Verona ile 2-2 berabere kaldı. Juventus forması giyen milli futbolcu Kenan Yıldız, 66 dakika mücadele etti.
Ligde 3. sırada yer alan Milan ise Monza deplasmanından 4-2 mağlup ayrılarak şampiyonluk yolunda önemli puanlar kaybetti.
Bu sonuçlarla, ligde bir maçı eksik Inter 63 puanla zirvede yer alırken, Juventus 54 puanda, Milan ise 52 puanda bulunuyor.
PSG, zirvede farkı açıyor
Fransa Birinci Futbol Ligi’nin (Ligue 1) 22. haftasında lider PSG, deplasmanda Nantes’ı 2-0 yenerek en yakın takipçisiyle puan farkını 13’e çıkardı. Zirve takipçilerinden Nice, deplasmanda Olimpik Lyon’a 1-0 yenilerek 3. sıraya geriledi. Brest ise konuk ettiği OIimpik Marsilya’yı 1-0 yenerek 2. sıraya yükseldi.
Ligde 53 puanlı PSG lider koltuğundaki yerini sağlamlaştırırken 40 puanlı Brest ikinci, 39 puanlı Nice üçüncü sırada yer aldı.
“Ligde her maç zorlu ama büyük maçların kendi içinde daha da zorluklar var. Ligde aşağısı başka türlü, yukarı başka türlü. Bizim de ligdeki konumumuzu belirlemesi açısından önemli bir maç. Organizasyonumuza bağlı kalmamız lazım. Geçen senenin şampiyonuyla karşılaşacağız. Biz de planlarımızı yaptık. 5 maçlık cezamızdan sonra taraftarımızla ilk lig maçımız olacak. Bu sene Eryaman Stadı’na 29. maç yapılacak. Ligdeki bütün takımlar 13-14 maç oynadı kendi sahasında. Sezonun başında da alt liglerin play-off maçları oynandı. Zeminimiz kötü, bunu 4-5 hafta önce de dile getirdim. Galatasaray Türkiye’nin en büyük camialarından biri. Bu maç öncesi bunun gündeme gelmesi doğal ama benim oyuncularımın sağlığı da her sporcu kadar değerli.”
Türkiye’de bütün zeminlerin iyi olması gerektiğini vurgulayan Belözoğlu, “Zeminlerin iyi olması, oyunların gelişmesini sağlar. Bu zeminlerde oynamak kolay değil ama 10 gündür cefakar bir şekilde stadımızda çalışmalar var. Kolay bir maç değil. Galatasaray maçını özel kılmak ve seyircimizle birleştiğimiz ortamı mutlu şekilde sonlandırmak istiyoruz. Bunu da başarabilecek planlarımız var. İnşallah uygulamada da sıkıntı olmaz ve kazanan da biz oluruz.” dedi.
“2-3 zemin dışında iyi zemin yok”
Emre Belözoğlu, Eryaman Stadı’nın zeminiyle ilgili gelen sorulara şu cevabı verdi: “Türkiye’deki 2-3 zemin dışında, onlar da Avrupa standartlarında değil, bütün zeminlerin iyi olmadığını düşünüyorum. Eryaman Stadı’nın dışında 12-13 stat daha benzer durumda. Bunun da bir an önce tedbirinin alınması lazım. Futbolun marka değerinin artırılması konuşuluyor ama birçok konu rafta kaldığı gibi zemin konusu da fazla şekilde lafta kaldı. Kulüpler ciddi yatırımlar yapıyor. Bir futbolcunun sakatlanması bile kulüp bütçelerinin 20’de 1-2’sine denk geliyor. Bu yüzden stat zeminleri de kulüplerin önceliği olması gerekiyor. Stadımızın fazla maç oynanmasına bağlı olarak böyle bir sıkıntısı var. Diğer statların da 2-3 zemin dışında bizden iyi olduğunu düşünmüyorum.”
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un kendisi için çok değerli bir isim olduğunu aktaran Belözoğlu, “İşimin gereğini, rakibim kim olursa olsun yaparım. Okan hoca da hırslı ve motivasyonu yüksek bir kişi. Beraber futbol oynadık. O da kulübünün başarısı için her şeyi yaptı. Bugün Ankaragücü’nün başarısı benim için her şeyden önemli.” diye konuştu.
“Kupada hedeflerimiz var”
Emre Belözoğlu, MKE Ankaragücü’nün daha önce Türkiye Kupası’nı kazandığını hatırlatarak, çeyrek finaldeki Fenerbahçe eşleşmesini şöyle değerlendirdi: “Açık ara ligin üstünde iki takım ve kadro var. Puanlara da baktığımızda bu net bir şekilde ortada. Keyifli olacak. Bu maçların kıymetini oyuncular bilir. Sahada olduğu kadar camiamızın da taraftarın da bu maçlara hazırlanması gerekiyor. Sahaya oyuncularımızı hazırlayacağız, taraftarımızın da bize destek olması gerekiyor. İnşallah, Galatasaray maçı da Fenerbahçe maçını motive edecek şekilde biter. Kupada da hedeflerimiz var. Kulübümüzün bu konuda mirası var. Rakiplerin isimlerinden bağımsız, kazanmak için oynayan bir Ankaragücü sahada olacak.”
Ankaragücü’nde eksik yok
Emre Belözoğlu, uzun zaman sonra tam takım olarak çalıştıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bassogog’un lisansı yarın çıkacak. Ufak tefek sakatlıklar var. Takımdan ayrı çalışan isim yok uzun zaman sonra. Efkan’ın sakatlığı geçti. Kadro kurmakta elimizden geldiğince adil olarak bu süreçte zorlanacağız. Hanousek listeye yazılmadı. Planlamalarımızın dışında bazı gelişmeler oldu. Devre arasında bazı oyuncularla yolları ayırmak kolay değil. Futbol ekonomisinin daraldığı süreçte Ankaragücü’nün maddi haklarını da koruma adına bazı kararlar aldık. Bazı oyuncularla yolları ayırma kararlarını uygulayamadık. Onlar da artık mukavelelerinin gereğini yerine getirmek için kadroda olacaklar. Hanousek ilk planda kadro dışında düşünmediğim bir isimdi. Şartlar gereği bu karara zorlandık. Hemen hemen bütün yeni transferlerimizden hepsinden faydalanacağımız bir süreç oldu. Bassogog’la alakalı yarın karar vereceğiz. En hazır oyuncu kimse Galatasaray karşısında kullanmak istiyoruz.”
]]>RAMS Park’ta düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Priske, Çekya Ligi’ne verilen 50 günlük araya dikkati çekerek sözlerine başladı.
Uzun aranın ardından geçen hafta sonunda ilk lig maçlarına çıktıklarını hatırlatan Priske, “Galatasaray maçı öncesinde ligde bir maç da olsa oynayabildiğimiz için mutluyuz. Yarın oluşacak atmosferi biliyoruz, farkındayız. Motive ve hazırız. İyi bir maç çıkaracağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Kendilerini kolay bir maçın beklemediğini, yüksek kalitede bir takımla oynayacaklarını dile getiren Priske, şöyle devam etti:
“Çek Ligi’ne göre alışık olmadığımız bir karşılaşma olacak. Şampiyonlar Ligi’nden gelen, ligde de başarılı olan, Fenerbahçe gibi bir ekiple şampiyonluk mücadelesi veren bir takım. İyi form tuttular. Bizim adımıza kolay olmayacak. Avrupa maçları çok başka. Çok farklı kalitede. Çek Ligi gibi değil. Bu sebeple biliyoruz ki iyi mücadele etmemiz gerekiyor. En az 95 dakika koşmamız ve konsantre olmamız gerekecek. Böyle bir maçı kazanmamız durumunda takımın öz güveni de artacaktır. Bu açıdan da bizim için çok önemli bir maç. İç sahada oynadığımız maçlarda daha rahat oluyoruz ama deplasmanda iyi bir takımla karşılaşacağımız için iyi motive olmamız lazım. Önemli bir taraftar grupları var. Hem sahada hem de yedek kulübesinde değerli oyuncuları var. En ufak bir hatamızda bizi cezalandıracaklardır. O yüzden herkesin maksimum performansını vereceğine inanıyorum.”
“TÜRKİYE’DE İYİ ANILARIM VAR AMA…”
Futbolcu olarak Club Brugge formasıyla Beşiktaş’a karşı, teknik direktör olarak da Belçika ekibe Antwerp’le Fenerbahçe’ye karşı sahaya çıktığı hatırlatılan Brian Priske, Türk takımlarıyla deplasmanda oynamanın zor olduğunun altını çizerek “Kaliteli bir lig, dolayısıyla burada iyi anılarım var ama hepsi pozitif değil. Zaten yarın sizler de sahaya çıktığınızda atmosferin ne kadar muhteşem olduğunu göreceksiniz. Türkiye’de bir takıma karşı mücadele etmek bu nedenle güzel hissettiriyor.” açıklamasını yaptı.
Tur şansı hakkında da konuşan 46 yaşındaki çalıştırıcı, şunları kaydetti:
“Bilmiyorum, yüzde 50-50 diyebilirim. Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nden gelmiş kaliteli bir takım. Galatasaray burada favori olan taraf olsa da benim işim teknik direktörlük, tahmin yapmak değil. Galatasaray hızlı oynayan bir takım. Top bizde değilse alan daraltmamız gerekecek. Büyük bir mücadele olacak. Oyuncularımızın kendisini göstermesi için büyük bir fırsat olacaktır. Onlar da sabırsızlıkla yarını bekliyor olacaklar.”
BİRMANCEVİC: GALATASARAY’I İYİ BİLİYORUZ
Teknik direktör Brian Priske’yle birlikte basın toplantısında yer alan Veljko Birmancevic, sezonun geri kalanında iyi bir istatistik ortaya koyduğunu ve bu sebeple mutlu olduğunu ifade etti.
Sezon boyu gösterdiği bireysel performansın yarın için önemli olmadığını, tek nefes olarak oynamanın daha önemli olduğunu vurgulayan Birmancevic, “Yarın var gücümüzle mücadele edeceğiz. Galatasaray’ı ve taraftarlarını iyi biliyoruz. Buna göre hazırlanıp geldik.” şeklinde konuştu.

Ligde oynanan Karvina maçında iyi bir performans ortaya koymasına ilişkin de konuşan Birmancevic, “Aynı performansı her maçta ortaya koymak isterim ama takımın performansı daha önemli. Yarınki maçta iyi bir mücadele ortaya koyup taraftarları mutlu etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Galatasaray deplasmanında iyi bir atmosfer olacağını ve kendisinin de birçok kez böyle ortamlarda sahaya çıktığını ifade eden 25 yaşındaki futbolcu, atmosferin kendisi için sorun olmayacağını kaydetti.
Birmancevic son olarak Galatasaray’da birçok yıldız oyuncu olduğu yönündeki soru üzerine, “Bütün oyunculara saygım var o yüzden yıldız ya da değil, buna fazla bakmıyorum, kendimle odaklıyım.” şeklinde görüş belirtti.
]]>Futbola 1999 yılında Kayseri’deki amatör takımlardan Kocasinan Yemliha Belediyespor’da (Belsinspor) başlayan deneyimli stoper, burada kısa süre oynadıktan sonra yine amatör küme ekiplerinden Polisgücü’ne transfer oldu.
Profesyonel kariyerine 2002’de Kayseri Erciyesspor’da başlayan İbrahim Öztürk, daha sonra Karamanspor, Kırıkkalespor, Altay, Bursaspor ve Sivasspor formalarını giydi.
İbrahim Öztürk, kariyeri boyunca 2003-2004 sezonunda Karamanspor ile TFF 3. Lig, 2017-2018 sezonunda Altay ile TFF 2. Lig, 2016-2017’de Sivasspor, 2020-2021’de Altay ile TFF 1. Lig ve 2009-2010’da Bursaspor ile Süper Lig şampiyonluğu yaşadı.
Sezona Trendyol 1. Lig ekiplerinden Altay’da başlayan İbrahim Öztürk, ocak ayında TFF 3. Lig 1. Grup’ta mücadele eden memleketinin takımı Talasgücü Belediyespor’a transfer oldu.
Kariyerinde bugüne kadar 569 resmi maça çıkan İbrahim Öztürk, TFF 3. Lig’in 19. haftasında yarın Gümüşhane Sportif Faaliyetler karşısında 570. karşılaşmasına çıkmaya hazırlanıyor.

“HER ŞAMPİYONLUĞUN DEĞERİ FARKLIYDI”
İbrahim Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, futbola başladığı günden itibaren çok çalıştığını söyledi.
Futbol hayatı boyunca farklı duygular yaşadığını belirten Öztürk, şöyle konuştu:
“Bütün liglerde şampiyonluk yaşamak benim için onur verici bir olay. Her şampiyonluğun değeri farklıydı. Gittiğim her takımda başarıya inandım, çalıştım, hep mutlu oldum. Çalışma ve istek olursa sonu başarı oluyor. Hiçbir şampiyonluk kolay elde edilmiyor. Bu süreçler benim için çok kolay geçti diyemem ama her şampiyonluğumda takımımızla inandık ve başardık. Şampiyonluk sonuçta tek kişiyle gelen bir başarı değil. Tüm camianın hatta kentin kenetlenmesiyle gelen bir başarı. Ben bunları yaşadım. Süreçler zor olsa da sonu şampiyonlukla bittiği için gurur verici bir olay.”
İbrahim Öztürk, kariyerini ne zaman sonlandıracağıyla ilgili henüz bir karar vermediğini dile getirdi.
“BİZ FUTBOLLA BÜYÜDÜK”
Fiziki açıdan kendisini eksik hissetseydi futbolu daha önceden bırakabileceğini vurgulayan İbrahim Öztürk, şunları kaydetti:
“Her sezon öncesinde oynayabileceğimi düşündüğüm için devam ediyorum. Türkiye’de eskiden 30’u geçtiğiniz zaman yaşlı futbolcu, 25 öncesi genç futbolcu diye bir algı vardı. Yani bir Türk futbolcu 5 yılda ne yaparsa onunla anılıyordu. Şimdi genç oyunculara çok ciddi önem veriliyor. Ben de bu süreci biraz daha uzatmak istedim. Son transferimde bile yaşın öneminin olmadığını, her zaman, her türlü şartta transfer olunabileceğini gösterdim. Lig farklılıkları olabilir ancak önemli olan devamlılıktır. Benim durumum diğer oyunculara da örnek olur diye umut ediyorum çünkü sevdiğimiz bir iş, kopamıyoruz, biz futbolla büyüdük. Futbolda her türlü duyguyu yaşadım ancak ilerleyen yaşta halen devam edebilme duygusu çok daha farklı.”
“BAŞARI ŞARTA BAĞLI DEĞİL”
İbrahim Öztürk, 42 yaşında halen yeşil sahalarda olmasını 3 nedene bağlayarak, “İyi antrenman, iyi uyku ve iyi beslenme. İnsan bu 3 şeye dikkat ederse sonrası kendiliğinden geliyor. ‘Bu yaşta nasıl oynuyorsun?’ diyenler oluyor. Yeri geliyor maçın sonunda hiç yorulmadığım günler oluyor. Vücuda ne kadar bakarsan o kadar karşılığını alıyorsun.” ifadelerini kullandı.
Talasgücü Belediyespor’a transferine değinen İbrahim Öztürk, takımın ligde kalıcı olmasına katkı için mücadele verdiğini vurguladı.
“BURSASPOR’A ÇOK ÜZÜLÜYORUM”
Süper Lig şampiyonluğu yaşadığı Bursaspor’un durumuyla ilgili de İbrahim Öztürk, “Üzülerek takip ediyorum. Benim Bursaspor’da 7 yılım geçti. Halen Bursa’ya gidip geliyorum. Görüştüğüm çok arkadaşım var. Bursaspor hak etmediği bir süreci yaşıyor. Bursa gibi bir futbol şehrinin takımının, belli bir başarıya ulaştığımız takımın bu duruma düşmesine çok üzülüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>Kırmızı-beyazlı ekipte bu sezon başında profesyonelliğe adım atan Yunus Emre, Süper Lig’de 17 maçın tamamında forma giyme şansı buldu.
Genç oyuncu, 18 yaş altı ve 21 yaş altı milli takımlarında da 6 kez forma giydi. Yunus Emre Konak, The Guardian’ın hazırladığı “Dünya futbolunun 2006 doğumlu en iyi 60 genç yeteneği” listesinde de yer aldı.
Gösterdiği gelişim sonrası birçok takımın dikkatini çeken genç Yunus, forma giydiği Trendyol Süper Lig ekiplerinden EMS Yapı Sivasspor’dan İngiltere Premier Lig ekiplerinden Brentford’a transfer oldu. Batmanlı futbolcunun Avrupa’ya transferi, kendisini yetiştiren antrenörü Hamit Demir için de büyük gurur oldu.
“7 yaşındayken annesi elinden tutup getiriyordu”
Yunus Emre ile 7 yaşındayken tanışan 1955 Batman Belediyespor altyapı antrenörü Hamit Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencisinin Brentford’a transfer olmasından dolayı büyük bir gurur yaşadığını söyledi. Yunus Emre’nin çocuk yaşta Tüpraşspor’un altyapısına gelerek futbola başladığını anlatan Demir, “Yunus Emre 7 yaşındayken annesiyle birlikte geldi. 7 yaşında olduğu için tek başına gidip gelemiyordu, annesi elinden tutup getiriyordu. 4-5 yıl Tüpraşspor’da antrenmanlara çıktı” dedi.
Yunus Emre’nin Tüpraşspor’un ardından 2017’de 1955 Batman Belediyespor’da oynamaya başladığını belirten Demir, şunları kaydetti:
“Ben 2017’de 1955 Batman Belediyespor’a geçince Yunus Emre de benimle birlikte geldi. Aynı yıl Antalya’da Türkiye Futbol Antrenörleri Derneğinin (TÜFAD) düzenlediği turnuvaya gittik. Orada üstün bir performans sergileyince Sivasspor’a transfer oldu. Yunus Emre’yi babasıyla birlikte götürüp Sivasspor’a teslim ettik. 3-4 yıllık Sivasspor altyapı macerasından sonra Yunus Emre profesyonel oldu.”

“Anne ve babasına ‘bu çocuk çok büyük bir topçu olacak’ demiştim”
Demir, Yunus Emre’nin en büyük özelliğinin kendisinden daha büyük yaşlardaki çocuklarla ikili mücadeleye girip, kazanması olduğunu ifade ederek, top kullanma yüzdesinin çok iyi olduğunu anlattı. Yunus’un çok iyi bir oyuncu olduğunu aktaran Demir, şöyle konuştu:
“Şu anda 6 numara pozisyonunda oynuyor. Yunus Emre 8 numara pozisyonunda da oynayabilecek yetenekte. Tekniği ve motorik özellikleri çok gelişmiş. Anne ve babasına ‘bu çocuk çok büyük bir topçu olacak’ demiştim ve gerçekleşti. Ayrıca bundan dolayı da çok mutlu oldum.”
Demir, Yunus Emre’nin İngiltere Premier Lig’e transfer olmasıyla Batman’daki sporcularda da büyük bir heyecan yaşandığını belirtti.
“Müthiş bir idol oldu. Türkiye’deki oyuncuların gelişimi, hedeflerini büyütmesi için inanılmaz bir iş başardı. Türkiye’de eşi benzeri yok. 17 yaşında Premier Lig’e Türkiye’den hiçbir oyuncu gitmemiş bugüne kadar.” diyen Demir, genç sporcusuna başarı diledi.
Sık sık ülkesinde zor şartlar altında hayatlarını sürdürmeye çalışan insanlara yaptığı yardımlarla haber olan Mısırlı yıldız, İsrail saldırısı altındaki Gazze’de yaşanan insani drama da ilk günden itibaren sessiz kalmadı.
Salah varsa gol de var
Son yıllarda Manchester City’nin şampiyonluklara ambargo koyduğu Premier Lig’de liderlik koltuğunda oturan Liverpool, şampiyonluğun en büyük favorileri arasında yer alırken, “Kırmızılar”ın gol yükünün yarısını Muhammed Salah çekti. Bu sezon 20 haftası geride kalan ligde 45 puanla zirvede yer alan Liverpool, rakip fileleri 43 kez havalandırırken, kalesinde 18 gol gördü. Krallık yarışında 14 golle Manchester Cityli Erling Haaland ile ilk sırayı paylaşan Salah, yaptığı 8 asistle de takımının gol yollarındaki en etkili ismi oldu. Toplam 22 gole doğrudan katkı sağlayan Salah, skor yükünün yarısından fazlasında takımını sırtladı.
Ligin ve Liverpool’un unutulmazları arasına girdi
2017 yazında 42 milyon avro bonservisle Roma’dan Liverpool’a transfer olan Salah, performansıyla Premier Lig’in ve 131 yıllık tarihe sahip kulübünün unutulmazları arasına girdi. Kendisinin yerine Bayer Leverkusen’den Julian Brandt’ı transfer etmek isteyen ancak takımın oyuncu izleme ekibinin Salah’ın kalması için ikna ettiği Klopp’u pişman etmeyen Mısırlı futbolcu, “Kırmızı” formayla hiçbir sezon 23’ten az gol atmadı, dört sezonda ise 30 gol ve üstü performans sergiledi.
Liverpool’daki ilk sezonunda 44 kez rakip fileleri havalandırarak tüm zamanların kulüp rekorunu kıran Salah, Ian Rush ve Roger Hunt ile bir sezonda 40 ve üstü gol atan üç oyuncudan biri oldu. Mısırlı yıldız, 151 gol attığı Premier Lig’de tüm zamanların en skorer oyuncuları sıralamasında Michael Owen’ı geride bırakarak ilk 10’a girdi.
Salah’ın Liverpool’da geçirdiği 7 sezonda tüm kulvarlardaki gol performansı şöyle:
Sezon Maç Gol
“200”ler kulübündeki 5 futbolcudan biri
Salah, Liverpool formasıyla tüm kulvarlarda 200 gole ulaşan 5 futbolcudan biri olarak tarihe geçti. Mısırlı yıldız, attığı 204 golün 151’ini Premier Lig’de, 42’si Şampiyonlar Ligi’nde, 5’ini Federasyon Kupası’nda, 3’ünü UEFA Avrupa Ligi’nde, 2’sini Lig Kupası’nda ve birini de Community Shield’de attı.
Kulüp tarihinde 200 gol barajını geçen futbolcular şöyle:
FUTBOLCU MAÇ GOL
Avrupa’da sadece 3 futbolcuya geçildi
Salah, 2017 yazında Liverpool’a imza atmasından bu yana Avrupa’nın en iyi beş ligi olarak kabul edilen İngiltere, Almanya, İspanya, İtalya ve Fransa’da sadece üç futbolcunun gol performansının gerisinde kaldı.
Salah’ın toplam 204 gol attığı bu dönemde Robert Lewandowski 275, Kylian Mbappe 233 ve Harry Kane 206 kez rakip fileleri havalandırdı.
Kariyeri faciayla şekillendi
Mısır’ın Garbiya iline bağlı Nagrig’de 15 Haziran 1992’de dünyaya gelen Muhammed Salah, futbola ülkesinin El Mokawloon takımının altyapısında başladı ve ilk resmi lig maçına henüz 17 yaşındayken El Mansoura karşısında çıktı. Kısa sürede takımın en önemli oyuncusu haline gelen Salah’ın futbolculuk kariyeri, El Ehli ile El Masri arasında Port Said Stadı’nda 1 Şubat 2012’de oynanan, onlarca kişinin ölümü ve binin üzerinde taraftarın yaralanmasıyla sonuçlanan olayın ardından Avrupa’ya doğru yön değiştirdi. Facianın ardından Mısır Premier Ligi’nde 2011-2012 sezonu iptal edilirken, bütün Mısırlı oyuncular gibi Salah da bir süre sahalara çıkamadı. Ülke futboluna destek vermek amacıyla İsviçre’nin Basel takımının, Mısır 23 Yaş Altı Milli Takımı’yla yaptığı dostluk maçı, Salah’ın kariyerinin dönüm noktası oldu.
Oyuna ikinci yarıda dahil olan ve ağları iki kez havalandırarak takımının Basel’i 4-3 yenmesinde başrolü oynayan Salah, İsviçre temsilcisinin dikkatini çekti. Deneme amaçlı antrenmanlara davet edilen Mısırlı oyuncunun yeteneğinden etkilenen Basel, futbolcuyla 4 yıllık sözleşmeye imza attı. Basel’de geçirdiği iki sezonda da şampiyonluk yaşayan Muhammed Salah, daha sonra Chelsea, Fiorentina, Roma ve son olarak da Liverpool’da forma giydi.
“Gazzeliler’in acılarına alışmayın”
Salah, İsrail’in şiddetli saldırısı altındaki Gazze’ye destek veren futbolcuların kadro dışı bırakıldığı ya da sözleşmelerinin feshedildiği dönemde sosyal medya hesaplarından destek paylaşımları yapmaktan çekinmedi.
İsrail’in hastanelere saldırdığı ekim ayında video paylaşan Salah, “Böyle zamanlarda konuşmak kolay değil. Çok fazla vahşet ve kalp kırıcı şiddet var. Son hafta yaşanan gerginliklere şahit olmak çok kötü. Bütün hayatlar kutsaldır ve korunmalıdır. Buna son verilmesi lazım. Aileler birbirinden koparıldı. Gazze’nin insani yardım almasına acilen izin verilmeli. Oradaki halk, çok kötü koşullar altında” ifadelerini kullandı.
İkinci paylaşımını Noel’de yapan Salah, Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Orta Doğu’da devam eden acımasız savaş, özellikle de Gazze’deki ölüm ve yıkımla birlikte bu yıl Noel’e büyük bir üzüntüyle giriyoruz. Lütfen onları unutmayın ve onların acılarına alışmayın. Mutlu Noeller” şeklinde görüş belirtti.
Mısır Kızılayı İcra Direktörü Rami en-Nazar, ekim ayında yaptığı açıklamada, Salah’ın Gazze halkına maddi destekte bulunduğunu açıklamıştı.
]]>MUHTEMEL İLK 11’LER
Fenerbahçe: Livakovic, Osayi, Djiku, Oosterwolde, Ferdi Kadıoğlu, Crespo, İsmail Yüksek, Szymanski, İrfan Can Kahveci, Tadic, Dzeko
Galatasaray: Muslera, Boey, Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Barış Alper Yılmaz, Kaan Ayhan, Torreira, Kerem Aktürkoğlu, Tete, Zaha, Icardi
FENERAHÇE-GALATASARAY MAÇI SAAT KAÇTA, HANGİ KANALDA?
Dev derbi Ülker Stadyumu’nda oynanacak. Kritik mücadelede Arda Kardeşler düdük çalacak. Arda Kardeşler’in derbideki yardımcılıklarını Mehmet Emin Tuğral ile Süleyman Özay üstlenecek. Fenerbahçe – Galatasaray derbisi 19.00’da başlayacak ve BeINsports ekranlarından naklen yayınlanacak.
ARDA KARDEŞLER İLK KEZ
Daha önce Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi yöneten Arda Kardeşler kariyerinde ilk kez Fenerbahçe – Galatasaray derbisine çıkıyor. Dev maçın VAR hakemi ise Mustafa İlker Coşkun oldu. AVAR’da ise Özgür Yankaya ile Kerem Ersoy görev yapacak.

EZELİ REKABETTE 398. RANDEVU
Fenerbahçe ve Galatasaray bugün 398. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında oynanan maçlarda Fenerbahçe’nin üstünlüğü bulunuyor. 397 maçta Fenerbahçe’nin 148 galibiyeti bulunurken; Galatasaray ise 127 kez kazandı. 122 maçta ise kazanan çıkmadı.
Bu maçlarda Fenerbahçe – Galatasaray ağlarını 540 kez havalandırırken; Galatasaray rakibine 496 golle karşılık verdi. 114 yıllık rekabette ilk maç birçok kaynağa göre 17 Ocak 1909 tarihinde “Papazın Çayırı”nda gerçekleşmiş ve Galatasaray mücadeleyi 2-0 kazanmıştı.
66. sezonun oynandığı ligde ise iki takım 132 kez karşı karşıya geldi. Bu maçların 52’sini Fenerbahçe, 37’sini ise Galatasaray kazandı. 43 maç ise berabere sonuçlandı. Fenerbahçe bu maçlarda 162; Galatasaray ise 130 kez gol sevinci yaşadı.
ÜST ÜSTE 3 MAÇ KAYBETMEDİ
Galatasaray ile oynadığı son iki Süper Lig karşılaşmasını kaybeden Fenerbahçe, rakibi karşısında lig tarihinde üst üste 3 mağlubiyet yaşamadı. Sarı-lacivertliler, 23 Nisan 2017’de kazandığı lig maçı sonrası 21 Kasım 2021’e kadar 8 lig maçında galibiyet hasreti yaşadı.Bu süreçte oynanan karşılaşmaların 6’sı berabere sonuçlandı. Geçtiğimiz sezon iki müsabakada da sarı-kırmızılılar sahadan 3-0’lık skorlarla galip ayrıldı.
FRED VE MERT HAKAN CEZALI

Ligin 17. haftasında Kayserispor ile deplasmanda karşılaşan Fenerbahçe, 4-3’lük galibiyet elde ederken, müsabakayı 9 kişi tamamladı. Müsabakanın uzatma dakikalarında kırmızı kart gören Fred ve Mert Hakan Yandaş, Galatasaray derbisinde oynayamayacak.
4 FUTBOLCU KART SINIRINDA
Fenerbahçe’de derbi öncesi 4 futbolcu sarı kart ceza sınırında yer alıyor. Sarı-lacivertlilerde; İrfan Can Kahveci, Miguel Crespo, Alexander Djiku ve Jayden Oosterwolde ceza sınırında yer alan oyuncular. Bu futbolcular, derbide sarı kart görmesi halinde İstanbulspor ile oynanacak lig maçında cezalı duruma düşecek.
]]>Bosna Hersekli forvet bu sezon Süper Lig’de forma giydiği 15 maçta 12 kez ağları havalandırdı, Türkiye’deki ilk derbisinde de Beşiktaş filelerini bir kez sarstı.
Arjantinli yıldız ise 16 lig maçında 12 kez topu filelerle buluşturdu; Trabzonspor ve Beşiktaş’a da 2’şer gol attı. Süper Lig’de şampiyonluk yaşayan takımlara karşı forma giydiği tüm karşılaşmalarda ağları havalandıran Icardi (10 maçta 13 gol)
geçen sezon oynanan iki Fenerbahçe derbisinde de birer gol atmıştı.
Santrforlar dışında skor katkısı verenler dikkate alındığında Fener bir adım önde: Szymanski 8, Tadic 7, İrfan Can 6 gol. Cimbom’da ise Kerem Aktürkoğlu ve Zaha’nın 5’er golü var.
FRED’İN YERİNE KİM OYNAYACAK?
Fenerbahçe’nin oyun planının kilit isimlerinden Fred’in cezası, İsmail Kartal’ın planlarını bozdu.

Deneyimli hocanın, Brezilyalı yıldızın yerine Crespo’ya 8 numarada şans vermesi bekleniyor. B planı ise İrfan Can Kahveci’nin asıl bölgesi olan merkez orta sahaya geçip sağ kanatta Cengiz’in forma giymesi.
Kanarya’nın ilk 11’i de büyük ölçüde belli. Stoper tandeminde Djiku’nun partneri Samet, Serdar Aziz veya Oosterwolde olacak.
TORREIRA’NIN YANINA KAAN
Galatasaray’da derbi mesaisi devam ederken Teknik Direktör Okan Buruk 11’ini netleştirmeye başladı.
Sanchez iyileşme sürecinde. Riske edilmezse stoper tandeminde Abdülkerim ile Nelsson olacak. Sol bekte son maçlarda olduğu gibi Barış Alper’in görev yapması bekleniyor. Merkez ortada Torreira’nın yanında Kaan Ayhan oynayacak.
Hücum hattını sağda Ziyech, solda Zaha, forvet arkasında Kerem Aktürkoğlu tamamlayacak.

ATAN VE YEMEYEN KARŞI KARŞIYA
Yarınki derbi, ligin en çok gol atan ve en az gol yiyen iki takımını karşı karşıya getirecek: 16 maçta 44 gol atan +30 averajlı Fenerbahçe ile 16 maçta 9 gol yiyen +23 averajlı Galatasaray.
Kanarya bu sezon evinde oynadığı 8 maçta 7 galibiyet, 1 mağlubiyet; Aslan, deplasmandaki 8 maçta 6 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyet aldı. İki takım bu sezon sadece birer maçta rakip fileleri havalandıramadı. Adana Demir-Fenerbahçe 0-0, Kayseri-GS 0-0.
MUSLERA ÖNDE
Ezeli rakiplerin mücadelesinde kaleciler de ön planda olacak. Dominik Livakovic ve Fernando Muslera, performanslarıyla sonuçta belirleyici olacak.
Aslan’ın Uruguaylı kalecisi ve kaptanının istatistikleri, Kanarya’nın Hırvat file bekçisinin rakamlarından iyi… İstatistiklere göre, sarı-lacivertli kaleye atılan ortalama 2 şuttan biri gol oluyor.
Livakovic ceza sahası içinden 16 isabetli şutta 9 gol; ceza sahası dışından 14 isabetli şutta 4 gol yedi. Muslera, ceza sahası içinden 31 isabetli şutta 7 gol; ceza sahası dışından 12 şutta 2 gol yedi.

ARDA KARDEŞLER İLK KEZ
Merkez Hakem Kurulu (MHK), Süper Lig’de 18. haftanın maçlarını yönetecek hakemleri açıkladı.
Yarınki Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Arda Kardeşler düdük çalacak. Bursa
bölgesi hakemi olan Kardeşler, kariyerinde ilk kez bu derbiyi yönetecek.
Kardeşler daha önce 8 Mayıs 2022’deki Beşiktaş-F.Bahçe maçında görev yapmış,
mücadele 1-1 bitmişti.