Kız ve erkek öğrencilerin oluşturduğu takımlar, Afyonkarahisar’da başarıdan başarıya koşuyor ve her yıl beldeye altın madalya ve il birinciliği kupaları getiriyor.
Pandemi öncesi atandığı beldede iki ortaokul bulunduğunu, ikisinde de hiçbir sportif faaliyetin olmadığını belirten öğretmen Himmet Kağan Tekin, “Ancak öğrencilerin sportif açıdan muazzam potansiyele sahip olduğunu dönem başında fark ederek, beldede sporun canlanması için girişimlerde bulundum. O günkü şartlarda bir karton kutu içerisinde 2 lastik toptan başka malzemem yoktu. Bu motivasyonumu düşürdü ama vazgeçmedim. Hemen malzeme temini için bağışçı ve sponsor aramaya başladım. Bu konudaki girişimlerim ilk başlarda sonuçsuz kaldı” dedi.
KIZLAR TARLA YOLLARINDA ANTRENMANLA İL BİRİNCİSİ OLDU
Pandemi sürecine girilmesiyle okulların uzun süre kapalı kaldığını hatırlatan Tekin, pandemi sonrası çalışmalarına tekrar başladığını belirterek, “Malzeme eksikliği olduğu için ilk başta en az malzeme gerektiren branşlara yöneldim. Okula hemen bir atletizm-kros takımı kurdum. Bu konuda yetenekli gördüğüm öğrencileri seçtim ve çalışmalara başladım. Öğrencilere uygun ortamı sağlamak için beldenin eğimi az olan tarla yollarında çalışmalar gerçekleştirdik ve o yıl kız takımımız il birincisi oldu. Bu biraz önümüzü açtı. Bundan sonra işler biraz daha kolaylaştı, ancak malzeme yine en büyük sorunumuzdu” diye konuştu.
BİLEK GÜREŞİ MASASINI KENDİLERİ YAPTI
Bilek güreşi müsabakalarına katılmak istediklerini, ancak bilek güreşi masalarının olmadığını anlatan Tekin, “Profesyonel bilek güreşi masaları ise çok pahalıydı. Kaynak bulamadık. Okuldaki hizmetli memurumuz Süleyman Örmeci, demir-kaynak işlerinden anlıyordu. Masanın tasarımını ona gösterdim ve çerçevesini kendimiz üretmeye karar verdik. Atıl haldeki demirlerden masa çerçevesini kaynakladık ve boyadık. Okul müdürümüz Muhammet Mustafa Özçelik ile masa üzerine MDF kestirdik. Bir koltuk kaplama atölyesinde MDF üzerine sünger ve koltuk kumaşı kaplaması yaptırdık ve demir çerçeveye sabitledik. Bu çalışma bizi Türkiye şampiyonasına kadar götürdü. Bir kız öğrencimiz Türkiye 6’ncısı olarak büyük başarı sergiledi. Bilek güreşi müsabakalarında toplamda 36 madalya kazanarak muazzam bir başarı elde ettik” dedi.
KÖY HALKININ BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ
Bu başarılar sayesinde öğrencilerin ve köy halkının okula bakış açısının da değiştiğini kaydeden Tekin, “Okulumuz bu dönemde takım sporlarında başarılara devam etti. Okulumuz kız futsal takımı, malzeme eksiğimizin çokluğuna rağmen Afyonkarahisar’da 3’üncü olmayı başardı. Futsal ayakkabıları ve dizlik gibi koruyucu malzemeleri olsaydı, merkez okulları ile özel okullardaki gibi doğru zeminde antrenmanlarını yapabilselerdi çok rahat Afyonkarahisar birincisi olup Türkiye şampiyonalarında başarılar elde edebilirlerdi. Bu başarılarla 2022-2023 eğitim-öğretim yılını tamamladık. 2023-2024 eğitim-öğretim yılına da bomba gibi başlayan Akharım Atatürk Ortaokulu öğrencileri, başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor” diye konuştu.
13 TAKIM VAR
Şu an Akharım Atatürk Ortaokulu’nda küçükler ve yıldızlar erkek, yıldızlar kız 3 futsal, yıldızlar kız ve erkek dart, yıldızlar kız ve erkek atletizm-kros, yıldızlar erkek grekoromen, kız serbest güreş, küçükler ve yıldızlarda hem kız hem erkek dört bilek güreş takımı olmak üzere toplam 13 takım var. Bu takımlar son iki yılda 58’i altın 200’ü aşkın madalya ve çoğu il birinciliği 10 kupa kazandı. Ancak belde ortaokulunun zemin sorunu nedeniyle futbol, voleybol, basketbol gibi branşlarda takım kurulamıyor.
SU DOLU PET ŞİŞELERLE AĞIRLIK ÇALIŞMASI
Fiziki ve maddi yetersizliklere bağlı birçok ihtiyacı olan öğrenciler, bilek güreşi müsabakalarına hazırlandıkları süreçte ağırlık çalışmalarını su dolu pet şişelerle yaptı. Okulda voleybol filesi olmadığı dönem saman balyası iplerini çekip oynayan öğrenciler, futsal ayakkabısı pahalı olduğundan normal ayakkabılarla maça çıktı. Kız takımı, kaydırmaz hale getirmek için ayakkabı tabanına saç spreyi sıkıp maça çıktı.
AYAKKABI OLMADIĞI İÇİN MÜSABAKALARA KATILAMADILAR
Öğretmen Tekin, yaşadıkları bazı zorlukları ise şöyle anlatı:
“Futsal ayakkabısı çok maliyetli olduğundan temin edemedik ve normal ayakkabı kaydığı için defalarca sorun yaşadık. Ayakkabı tabanını kaydırmaz hale getirmek için saç spreyine kadar her şeyi denesek de soruna çözüm bulamadık ve yarı final maçını kaybederek il üçüncüsü olduk. Güreş müsabakalarında güreş ayakkabısı zorunlu bir kuraldır, ancak temin edemediğimizden müsabakalara katılmamıza izin verilmedi. Öğrencilerimiz rakiplerinden rica ederek her maç öncesi ayakkabı bulup maçlara çıktık ve çeşitli başarılar elde ettik. Okul basketbol ve voleybol sahası zemininin kalkmasından dolayı bu branşlarda eğitim ve çalışma yapmakta çok zorlanıyoruz.”
]]>Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, beklenti ve öngörülerine şöyle sıraladı;
“Geçtiğimiz 4 yılda yaşadığımız ekonomik krizler, doğal afetler ve sınır komşularımız arasında yaşanan savaşlardan kaynaklanan olumsuz faktörler bir yandan inşaat sektöründe finansal dalgalanmalara neden olurken, diğer yandan sektörün ülke ekonomisindeki öneminin ne kadar fazla olduğunu gösterdi. Bu süreçte ortaya çıkan bir diğer sonuç ise sektörümüzde atılan temellerin çok sağlam olduğu ve sektörü güçlendirmek, geliştirmek için hazırlanan harçların tutmaya başladığıdır. Ekonomi yönetiminin aldığı tedbirlerin semeresinin 2024’ün ilk yarısında ortaya çıkacağına inanıyorum. İkinci yarıyılda ise sektörümüzde bahar havası eseceğini düşünüyorum.”

İŞÇİLİK, MALZEME MALİYETİNİ GEÇTİ
Sektörün maliyetlerle mücadelesinin devam ettiğini ve edeceğini kaydeden Başkan Durbakayım sözlerine şu şekilde devam etti;
“Konut kredi faizlerinin yükselmesi ve erişiminin zorlaşması, malzeme fiyatlarındaki artış gibi faktörler 2023’te inşaat sektöründeki en önemli problemler olmaya devam etti. İstihdam ‘işçilik’, kuşkusuz sektörün hiç beklemediği bir gündem maddesiydi. Zira 2023’ün yılın ikinci yarısından sonra sektörde ciddi anlamda istihdam sorunu yaşandı. Sektörün yaşadığı en önemli sorunlardan biri inşaat malzemelerinde ve işçilikte ortaya çıkan arz talep dengesizliğidir. Bilindiği gibi yılın başında yaşadığımız deprem nedeniyle yıkılan konutların yeniden inşası için oldukça hummalı ve hızlı bir çalışma başladı. Bu nedenle demir, çimento gibi inşaat malzemelerinde ‘temin’ ve ‘fiyat’ sıkıntısı yaşandı. Fakat asıl sorun işçilikte ortaya çıktı. İnşaatlarda çalışacak alt ve ara kademe personelde büyük bir sıkıntı oluştu. Malzeme fiyatlarını dünya çapında piyasalardaki dengelere göre az çok tahmin edebildik ve buna göre malzeme tedarikini üç aşağı beş yukarı yapabildik. Ancak işçilikte böyle bir öngörü maalesef olmadı. Arz talep dengesindeki keskin bozulma nedeniyle, günlük yevmiyeler her gün farklılık gösterdi. Yukarıda belirtiğim gibi her ne kadar usta ve kalfa istihdamının büyük kısmı deprem bölgesine kaydırılmış olsa da, başta İstanbul gibi diğer il ve bölgelerimizdeki sorunun tanımı tam olarak ‘usta açığı” değildir. Sorun sektördeki istihdam talebi ile ustaların talep ettiği ücretlerin örtüşmemesidir. Ancak deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte sektördeki malzeme ve istihdam tekrar dengeye oturacağını biliyoruz. Söz konusu dengenin de 2024 ortasında tekrar sağlanacağını öngörüyoruz.
Erişilebilir metrekare birim fiyatları ile üretim maliyeti arasındaki makasın giderek açılması, diğer taraftan malzeme ve işçilik maliyetlerindeki göreceli sıkıntılar konut arzının önündeki engellerden en önemlileri diyebiliriz. Konut ihtiyacı olanların krediye ulaşmasının güçlüğü de göz önüne alındığında talep eğrisinin düşey ivme kazanması kaçınılmaz oluyor. Konut üreticilerinin iştahsızlığı da bunun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.”
KİRALAR KONUT FİYATLARINI KATLADI
Piyasada konut fiyatlarının şiştiği gibi yanlış algı olduğunun altını çizen Umut Durbakayım, konut fiyatlarındaki artışın kira artışlarının çok gerisinde kaldığını vurguladı.
“2020-2021 dönemine dek yaşanan fiyat artışları, önceki 2-3 yıllık dönemde yansıtılmayan maliyet artışlarının bir sonucuydu. 2022 sonunda faiz ve maliyet artışı konut fiyatlarını tekrar yükseltmeye başladı ve bu artışlar da konut satış fiyatlarına tamamen yansıtılmadı. Konut fiyatlarının olması gerektiği seviyelerden geri olduğunun bir diğer göstergesi de kira ve konut fiyat korelasyonudur. 2009 – 2020 döneminde kira gelirlerinin konut fiyatını karşılama süresi 20-25 yıllık bir periyod içindeydi. 2021’den sonra bu oran 15-16 yıl gibi süreye geriledi. Diğer bir ifadeyle konut kiraları, konjonktürel sürece uyum sağlarken, konut fiyatları çok geride kaldı.”
Konut kredilerindeki yüksek faizler, mevcut satışların istendiği düzeyde gerçekleşmesini engelliyor. Bir başka ifadeyle kredi taksitlerinin, aylık maaşların çok üzerinde olması, yani alım gücünün düşük kalması arzu edilen satış rakamlarının gerçekleşmesini engelliyor. Kamu bankalarının yaptığı kampanyalar çok iştah açıcı ve cazip. Ancak kampanya kriterlerinin karşılanması çok zor. Bu kriterler biraz esnetilirse, istenilen satış başarısı daha kolay yakalanır diye düşünüyorum. Tüm bu olumsuzluklara karşın gerçekleştirilen satışların çoğunluğunda, konut üreticilerin kendi bünyelerinde sağladıkları krediler çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

YABANCIYA SATIŞ
“Türkiye coğrafyasının etrafında yaşanan savaşlar ve krizler yabancıya konut satışlarının trendini belirleyen en önemli dış faktör oldu. Yakın coğrafyalardaki gelişmelerin de etkisiyle yabancı talebi göreceli olarak azaldı. Yabancılara yapılan satışlar 2023 yılında yaklaşık yarıdan fazla gerileyerek 67,490 ‘den 32,941 seviyelerine düştü. Toplam satışlar içindeki payı ise yüzde 4,5’lerden yüzde 3’e geriledi.
Yabancı satışlarında yaşanan gerilemenin yanı sıra ‘ödeme’ ve ‘değerlendirme’ gibi yeni sorunlar da kendini göstermeye başladı. Başta körfez ülkeleri olmak üzere birçok ülke vatandaşı satın aldığı gayrimenkulün parasını öderken uluslararası bankacılık sitemine takılmaya başladı. Bu durum, yabancı satışlarına yansıyan negatif etkilerden biri oldu. Diğer taraftan ekspertizlerin yaptığı değerlendirmelerde yaşanan sıra dışı farklılıklar, sektördeki güvenirlilik kavramının sorgulanmasına yol açtı. Bu konuda yasal mevzuatın daha sıkı devreye girmesi ve yaptırımların sıklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.
Maalesef Günümüzde ‘’Yabancıya yapılan gayrimenkul satışı, kamuda sadece ve sadece ‘’Türk Vatandaşlığı’’ satışı gibi algılanıyor. Oysaki Yabancı İşler Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmaları ile denetlenen yabancıya satışlar içindeki vatandaşlık için satılan gayrimenkullerin miktarı, yabancıya gerçekleştirilen toplam satış miktarının yüzde 1’inden bile azdır. Yani yabancı satışlarının büyük bir kısmı ülkemize birçok açıdan döviz kazandıracak olan gelir grubu yüksek yabancı vatandaşa gerçekleştirilmiştir. 250 yan kuruluşa kaynak sağlayan, yaklaşık iki milyon kişiye istihdam yaratan sektörümüze bugün can suyu olan yabancı satışlarının kesintiye uğramaması lazım.
Yapı Müteahhitleri olarak sektörümüzdeki konut satışlarındaki bugün için %5’lik bir payı olan yabancıya satışları %15’lere çıkartmayı hedefliyoruz. Yabancı satışlarında sağlanan döviz girdilerinin de ihracat sayılmasını, böylelikle yabancıya satış yapan firmalarımıza da ihracat yapan firmalara tanınan avantajlardan yararlanmasını bekliyoruz.”

İKİ YENİ PROJE
Devam eden projeler arasında Evora İzmir’de son aşamaya geldik. 2024’ün sonunda tamamını teslim etmeyi planlıyoruz. Kartal ve Maltepe’de yer alan Deluxia Residence ve Deluxia Business projelerimizdeki teslimlere de 2024’ün sonunda başlamayı hedefliyoruz. Bu aşama yeni proje çalışmalarımızı hiç durdurmadık. Özellikle kentsel dönüşüm projelerine odaklanıyoruz. 2024’de biri Avrupa diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki karma projeyi hayata geçirme hedefimiz var. Hazırlıklarımızı tamamladık ve yerel seçimlerden hemen sonra hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Bu projeler orta çaplı büyüklükte –yaklaşık 1000 konut- ve marka değeri yükse. Ancak bir kez daha altını çizmek istiyorum. Sektördeki konjonktüre bağlı olarak somut adım atmayı uygun buluyoruz.
]]>Merkez Dulkadiroğlu ilçesi Yahya Kemal Mahallesi Vezir Hoca Bulvarı’nda yıkılan 8 katlı binanın müteahhidi H.Ç, şantiye şefi H.İ.U, statik proje ve uygulama denetim görevlisi Y.K, yapı denetim şirketi yetkilisi H.Y. ve kontrol elemanı M.Y. hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talebiyle hazırlanan iddianame, 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
DÖRT KEZ RUHSAT DÜZENLENDİ
Enkazda yapılan bilirkişi incelemesine ait raporlar, karot ve demir numune analizleri ile tutanaklarının yer aldığı iddianamede, yıkılan binada 16 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Said Bey Sitesi A Blok enkazından yeteri kadar beton numunesi ve demir donatı örneği alındığı belirtilen iddianamede, söz konusu binada 13 Haziran 2016’da yeni yapı, 4 Ağustos 2016’da isim değişikliği, 16 Kasım 2016’da mimari tadilat ve 25 Aralık 2017’de mimari tadilat ve isim değişikliği olmak üzere 4 yapı ruhsatının düzenlendiği bilgisi verildi.
YÖNETMELİKLERE AYKIRI
Yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında etriye kanca özellikleri bakımından yetersizlikler olduğu vurgulanan iddianamede, şunlar kaydedildi:
– Yapının temeli ile 2. tablası arasında kalan katların kontrollerinin binanın inşası devam ederken değil de binanın inşası tamamlandıktan sonra yapıldığı, bina tamamlandıktan sonra binanın asma kat bölmesinin çelik konstrüksiyon ve betonlarla tamamlanarak bir kat haline getirildiği belirlenmiştir. Döşeme kirişleri arasında dolgu malzemesi olarak köpük kullanıldığı, binada dökülen betonların basınç dayanımının birbirine yakın olmadığı, kolon kiriş ve temellerden alınan numunelerin basınç dayanım sonucunun düşük olduğu tespit edilmiştir.
– 3 kiriş ve 2 döşemede zemin emniyet gerilemesinin sınır değerlere yakın ancak yetersiz olduğu, bazı kolonlarda kullanılan enine donatı alanı ile güçlü kolon-zayıf kiriş koşulunun sınır değerlere yakın ancak yetersiz olduğu belirlenmiştir. Yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı anlaşılmıştır.
MALZEME KALİTESİZ
İddianamede, bilirkişi raporunda yapı müteahhidi H.Ç’nin iş bitimi aşamasında proje ve uygulama arasında farklılık yarattığından, yapım aşamasında donatı detaylandırması eksikliği ve malzeme kalitesi yetersizliğinden, şantiye şefi H.İ.U, statik proje ve uygulama denetim görevlisi Y.K, yapı denetim şirketi yetkilisi H.Y. ve kontrol elemanı M.Y’nin yapım aşamasında donatı detaylandırması eksikliği ve malzeme kalitesi yetersizliğinden asli kusurlu olarak kabul edildiği bildirildi.
Yıkım sonucu yaşanan ölümlerden sanıkların sorumlu olduğu belirtilen iddianamede, “Projelendirilmesindeki eksiklikler, binanın yapı malzeme özelliklerindeki yetersizlikler, uygulama ve işçilik hataları, şüphelilerin mesleğinin ve kanunun yüklediği sorumlulukları yerine getirmemiş olmaları sebebiyle Said Bey Sitesi A Blok deprem sırasında yıkılmıştır.” değerlendirmesinde bulunuldu.
İddianamede, Kahramanmaraş’ın deprem kuşağında yer aldığı ve deprem tehlikesi altında bulunduğunun herkes tarafından bilinen bir gerçek olduğu, sanıkların da yaptıkları meslek ve üstlendikleri görev doğrultusunda deprem tehlikesini bilmesi ve öngörmesi gerektiği ifade edildi. İddianamede ayrıca, Ş.G, S.A, A.B.Ç. ve Z.B.K. hakkında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği aktarıldı.
]]>