MANİSA’nın Yunusemre ilçesinde çalıştığı pizza dükkanına motosikletiyle gelip, ruhsatsız tabancayla açtığı ateşte çalışanlardan Sultan Zencirci’yi (27) öldüren, Gül Demir’i (45) ise yaralayan Ferhat Kuru’nun tutuklu yargılandığı dava, daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun beklenmesine karar verilerek ertelendi.
Olay, 30 Temmuz 2023’te saat 13.00 sıralarında Muradiye Mahallesi İstasyon Caddesi’ndeki bir pizzacıda meydana geldi. Çalıştığı pizzacıya motosikletiyle gelen Ferhat Kuru, yanında getirdiği ruhsatsız tabancayla iş yeri çalışanlarından Sultan Zencirci ve Gül Demir’e kurşun yağdırdı. Vücuduna 3 kurşun isabet eden Sultan Zencirci ile 2 kurşun isabet eden Gül Demir kanlar içinde yere yığıldı. Daha sonra Kuru, Gül Demir’i bıçaklamaya çalıştı. Diğer çalışanların araya girmesiyle Ferhat Kuru kaçtı.
Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, Sultan Zencirci’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde müdahalesi yapılan Gül Demir ise ağır yaralı olarak ilçedeki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma alınan Demir, uzun süren tedavi süreci ardından taburcu edildi. Olayın ardından yakalanıp, gözaltına alınan Ferhat Kuru, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonunda Ferhat Kuru hakkında ‘Kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’, ‘Kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız silah temin etme ve bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.
‘GÜL İLE SANIK ARASINDA BİR MÜNASEBET YOKTU’
Manisa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Kuru, Gül Demir’in avukatı ve öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatları katıldı. Duruşmada, Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak (51), tanık olarak dinlendi. Kardeşi Gül Demir’in olaydan bir hafta öncesinde kendisini telefonla arayarak, Ferhat Kuru’nun hem kendisini hem de Sultan Zencirci’yi rahatsız ettiğini söylediğini belirten Irmak, “Bunun üzerine Ferhat’ı aradım cevap vermedi, sonra kendisi döndü. ‘Gül hanımı seviyorum onunla evleneceğim. Sultan araya girip, aramızı bozdu’ dedi. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. ‘Bir daha dükkanıma girme, önünden dahi geçme’ dedim. Gül ile sanık arasında bir münasebet yoktu. Sultan’ı tehdit ettiğine şahit olmadım” ifadelerini kullandı.
Gül Demir’in ağabeyi Turgut Irmak’ın konuşması ardından tanığın beyanına ilişkin sözleri sorulan Ferhat Kuru, tanığın beyanının gerçeği yansıtmadığını, kendi çıkarına göre konuştuğunu, Gül Demir ile gönül ilişkisi olduğunu ileri sürdü.
Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan daha önce istenen akıl sağlığının yerinde olup olmadığı yönündeki raporun henüz mahkemeye ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 24 Mart’a erteledi.
Duruşma sonrası, öldürülen Sultan Zencirci’nin avukatı Zehra Oyit ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa Temsilcisi Semiha Hasgör, birer açıklama yaptı. Hasgör, 6284 sayılı kanunun kadınların can simidi olduğunu, kadın cinayeti ve şiddetin önlenmesi için etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti.
Avukat Zehra Oyit ise “Maalesef ülkemizde kadın olmanın zorluğu yüzümüze vuruyor. Taciz edildiği için rahatsızlık duyduğunu dile getiren bir kadından bahsediyoruz. 6284’ün etkin bir şekilde uygulanması ile cinayetlerin en azından azalacağını umuyoruz. Umudumuzu kaybetmeden bu davaların takipçisiyiz. Her kadının yanındayız” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MANİSA’nın Saruhanlı ilçesindeki evinden yaklaşık 14 ay önce ‘Gazze’ye savaşmaya gidiyorum’ diyerek çıkan, Suriye’de rejim güçleri tarafından yakalanıp, cezaevine konulan Engin Arslan (30), dün gece özgürlüğüne kavuştu.
Saruhanlı ilçesinde yaşayan Engin Arslan (30), İsrail’in katliam yaptığı Gazze’ye gitmek için geçen yıl 11 Ekim’de evinden ayrıldı. 3 çocuklu Arslan ailesinin iki oğlundan biri olan Engin Arslan, Hatay’dan kaçak yollarla girdiği Suriye’de yakalandı. En son ablasına bir camide dinlendiğini belirten mesaj atan
Engin Arslan’dan bir daha haber alınamadı. Gözü yaşlı aile en azından oğullarının yaşadığını öğrenebilmek için yetkililerden yardım istedi.
Beklenen haberi AK Parti Grup Başkanvekili ve ManisaMilletvekiliBahadır Yenişehirlioğlu verdi. Yenişehirlioğlu, Suriye’de rejim güçleri tarafından tutuklanan Engin Arslan’ın dün gece itibarıyla özgürlüğüne kavuştuğunu söyledi. Bahadır Yenişehirlioğlu, Türkiye sınırına ulaşmak üzere olan Arslan’ın sınırdan sorunsuz bir şekilde geçmesi için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile görüştüğünü de söyledi. Arslan’ın kısa süre içerisinde Manisa’da olması bekleniyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Mersindere Mahallesi’nde yaşayan Hamza Altınay’dan, haber alamayan eşi Ferda Altınay durumu jandarma ekiplerine bildirdi.
Ekiplerin çalışmaları sonucu Altınay’ın cesedi Çaypınar Mahallesi yakınlarındaki, yaklaşık 200 metrelik uçurumda bulundu.
Manisa İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) Tim Komutanlığı ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkartılan ceset, İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
Üç çocuk babası olduğu öğrenilen Altınay’ın üzüm bağları için beton direk üreten tesiste yönetici olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tebessüm ettiren olay Manisa’da meydana geldi.

9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Şerife Karaman, hemşire olan babası Şevket Karaman’ın 2011 yılından beri görev yaptığı Alaşehir Devlet Hastanesi’ne atandı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Kızının ilk gününde onunla birlikte acil serviste görev yapan Şevket Karaman, büyük mutluluk yaşadığını söyledi.

“O ZAMANDAN BERİ HAYAL EDİYORDUK”
Karaman, “2011 yılından beri Alaşehir Devlet Hastanesi’nde görev yapıyorum. Kızım 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirip doktor olduktan sonra, aynı hastanede, aynı serviste görev yapıyoruz.

Bu benim için çok gurur verici, herkese nasip olsun inşallah. Duygular tarif edilmez, yaşanarak daha güzel. Çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. Doktor Şerife Karaman ise “Bu sene 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Eylülde yapılan kurada Alaşehir Devlet Hastanesi çıktı. Babam 13 yıldır Alaşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde çalışıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, saat 14.30 sıralarında İzmir- Ankara D300 karayolu Kovukdere rampalarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İzmir’den Uşak istikametine seyir halinde olan Hasan Başer (58) idaresindeki 35 BCV 796 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyir halinde olan Mehmet K. idaresindeki 63 AGC 126 plakalı tıra arkadan çarptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, ambulans, jandarma ve trafik polisleri sevk edildi. Çarpmanın şiddetiyle otomobil içerisinde sıkışan otomobil sürücüsü Hasan Başer ile yolcu konumunda bulunan İsmail Ç. (59), Kula İtfaiye Amirliği ekipleri tarafından sıkıştıkları yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Hafif ticari araç sürücüsünün olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirlenirken, kazada ağır yaralanan İsmail Ç. ise Salihli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan Başer’in cansız bedeni ise Cumhuriyet Savcısı’nın olay yerinde yaptığı incelemenin ardından Kula Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Öte yandan kaza sebebiyle İzmir-Ankara D300 karayolunun Uşak istikametinde trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılmasıyla trafik akışı normal seyrine döndü.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar KOM Büro Amirliği ekipleri tarafından 5607 SKM (Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet) suçunun önlenmesine yönelik Turgutlu ve Akhisar ilçelerinde operasyon düzenlendi.
M.Ç. (35), E.S. (38), İ.S. (60) isimli şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda; 38 bin 600 adet içi kıyılmış tütün doldurmuş makaron (sigara), 92 bin 600 dal boş makaron, 556 paket gümrük kaçağı sigara, 782 adet kesilmiş TAPDK bandrolü, 118 kilogram kıyılmış tütün, 32 paket pipo tütünü, 20 adet elektronik sigara, 5 adet elektronik sigara likiti, 2 adet kompresör, 2 adet elektrikli sigara sarma makinesi, 1 adet 7.65 mm ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Şüpheli 3 kişi hakkında 5607 SKM suçundan adli tahkikata başlandığı bildirildi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı gerçekleştirilen Üzüm Festivali renkli görüntülere sahne oldu
Omuzlarına aldıkları 2 kelterde toplam 50 kilogram üzümü 500 metre koşarak taşıyan yarışmacılardan bazıları düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti
MANİSA – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bu sene 6’ncısı düzenlenen ve ilçenin tanıtımına büyük katkı sağlayan Üzüm Festivalinde yapılan kelter yarışması renkli görüntülere sahne oldu. 20 yarışmacıdan 10’unun tamamlayabildiği yarışmada bazı yarışmacılar üzümlerle birlikte yere düşerken bazıları da koşmak yerine yürümeyi tercih etti.
Dünyaca ünlü Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümün yetiştiği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir yandan hasat devam ederken, diğer yandan üreticiler günün yorgunluğunu ve stresini, Alaşehir Belediyesi organizasyonunda düzenlenen 6. Üzüm Festivalinde attı.
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda başlayan ve 5 Eylül Alaşehir’in kurtuluşuna kadar devam edecek olan Alaşehir 6. Üzüm Festivalinde 20 kişi 50 kiloluk üzüm kelterleriyle 500 metrelik mesafeyi en hızlı koşabilmek için yarıştı. Pazar Camii önünden Belediye binasına kadar yaklaşık 500 metrelik Sevgi Yolunda Motosikletli Zabıtaların eşliğinde 5’erli gruplar halinde koşan yarışmacılar zaman zaman zor anlar yaşadı. Bazı yarışmacılar kelterleri bırakırken bazıları da dengelerini kaybedip üzüm yüklü kelterlerle birlikte düştü.
Yarışmanın sonunda Mehmet Özcan 1 dakika 13 saniye 93 salise ile birinci, Hüseyin Ula 1 dakika 18 saniye 23 salise ile ikinci, Uğur Özcan ise 1 dakika 18 saniye 71 salise ile üçüncü oldu.
Bağdan geldi yarışmada birinci oldu
Üzüm bağında öğlen saat 14.00’a kadar çalıştıktan sonra yarışmaya katıldığını belirten yarışmanın birincisi Mehmet Özcan, “Biraz zorlandım. Bağda çalışıp da geldim yine de kazandım. Biraz zorlandım.”
Yarışmada üçüncü olan Uğur Özcan ise yarışmaya hasta bir şekilde geldiğini belirterek katılıp katılmamakta tereddüt ettiğini ancak katılarak yarışmada üçüncü olduğu için mutlu olduğunu söyledi.
Yarışmanın ikincisi olan Hüseyin Ula ise şunları söyledi: “Belediyenin parkında çalışıyorum. Çift iş yapıyorum. Sabah bağda öğleden sonra da belediyenin parkında garson olarak çalışıyorum. Zorluk çekmedim ama yine de yoruldum.”
“Görevlerimizden biri yöresel ürünlerimizi n plana çıkarmak”
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise Alaşehir’in ve ilçeye özgü yöresel ürünlerin tanıtımı için festivallerin önemine değinerek, “Üzüm Festivalimiz geleneksel hale geldi. Her sene Üzüm Festivalimizi yapıyoruz. Bu Festivalimizin bir etabı da kelter çekme yarışması. Çocuklarımız Sevgi Yolunda yukarıdan aşağıya doğru, arada yaşanan kazalar da oluyor, koşarak dereceye girenler belli oldu. Bizim görevlerimizden bir tanesi de yöresel ürünlerimizi ön plana çıkarmak. Alaşehir Ekmeği, Tahinli Pidesi, Kapaması, Sultani Üzümü, Yaprağı meşhurdur. Sultani Üzümümüzü Türkiye’ye tanıtmayı hedefliyoruz. Bu festivaller de buna aracı oluyor. En güzel üzüm yarışmamızı yaptık, kelter çekme yarışmamamızı yaptık akşam da Ceylan Ertem konserinde halkımızla buluşacağız.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’de 30 Ağustos Cuma günü oynanan Manisa FK – Adanaspor maçı için Manisa’ya gelen Adanaspor Teknik Direktörü Souleymane Bamba, karşılaşma öncesi rahatsızlanarak Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine kaldırıldı. Ocak 2021’de teşhis konulan Non-Hodgkin Lenfoması’nın tekrar nüksetmesi sonucu rahatsızlandığı öğrenilen Bamba burada tedavi altına alındı. Bamba doktorların tüm müdahalelerine rağmen dün gece saatlerinde hayatını kaybetti. Ölüm haberini alan Adanaspor Başkanı Asil Bostancı ile birlikte Bamba’nın eşi Chloe Elizabeth Bamba ve TFF yetkilileri cenaze işlemleri için Manisa’ya geldi. Burada Bamba’nın eşiyle yapılan görüşmeler sonucu cenazenin Fransa’ya gönderilmesi kararlaştırıldı. Konsolosluk işlemlerinin ardından Bamba’nın cenazesi yarın Fransa’ya gönderilecek.
“Bu hikaye böyle bitmemeliydi”
Manisa’da bulunan Adanaspor Başkanı Asil Bostancı “Şu anda konuşmak çok zor. Çok acı bir olay yaşadık. Bizim için hiç beklenmedik bir şeydi. Her şeyden önce yüreği futbolla atan, futbolu çok seven, kalbi çok iyi, çok düzgün bir adamdı. Allah rahmet eylesin. Gerçekten bizi baya etkiledi, takımı da çok etkiledi. Çok daha başka planlarımız vardı, daha uzun soluklu olacak, projelerimiz vardı. Bu hikaye böyle bitmemeliydi. Çok üzüldük. Ne diyeceğimi de bilemiyorum. Şimdi evrakları bekliyoruz. Büyük bir ihtimal yarın yetişecek, federasyonla da görüştük. Fransa’ya cenazeyi nakledeceğiz. İnşallah, Allah izin verirse ben de gideceğim zaten. Tedavisini oluyordu ama işte kan değerleri düşük oldu. Maç sabahı hastaneye kaldırdık, konuşamıyorum, diyecek bir şey de bulamıyorum. Ateşlendi, kusma olmuş. O şekilde hastaneye kaldırıldı” dedi. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AYDIN BOZDOĞAN KONTROL ALTINDA
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aydın Bozdoğan’daki orman yangınının kontrol altına alındığını duyurdu. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aydın Bozdoğan’daki orman yangını kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarımız devam ediyor. İzmir Menderes’teki yangını tamamen kontrol altına almak için ekiplerimizin müdahaleleri sürüyor” dedi.

UŞAK EŞME VE MANİSA GÖRDES YANGINLARI KONTROL ALTINDA
Uşak’ın Eşme ilçesinde otluk alanda başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangında zarar gören alanlar havadan dron ile görüntülendi. Dereli köyü yakınlarında 17 Ağustos Cumartesi günü başlayıp, rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyerek Manisa’nın Sarıgöl ilçesine ulaşan yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sonucu yaklaşık 46 saatte kontrol altına alındı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Manisa Gördes ve Uşak Eşme’deki orman yangınları havadan ve karadan yapılan müdahaleler sonucunda kontrol altına alındı, soğutma çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

EGE’NİN YEŞİL OVALARI GRİ OLDU
İzmir, Aydın, Manisa ve Uşak’ta ekiplerin aralıksız mücadele ettiği orman yangınları sonrası yeşil alanlar yerini gri renge bıraktı. Ege’nin yeşil dağları ve ovaları, 13 Ağustos’tan itibaren yangınlardan dolayı kara dumanlarla kaplandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Küresel ısınma ve insan kaynaklı yangınlar bu yıl da ülkemizin başına bela oldu.
Sıcak havaların kendini yeniden hissettirmesiyle kuru ve nemsiz hava adeta yangınlara davetiye çıkardı.
Buna çiftçilerin anız yakma girişimleri de eklenince yangın haberi gelmeyen il kalmadı.
Fakat hafta sonuna doğru İzmir ve Bolu olmak üzere ciddi boyutlu yangınlar ülkemizin ciğerlerini yaktı.
HAVADAN VE KARADAN MÜDAHALE SÜRÜYOR
Bu kapsamda ülke genelinde çıkan orman ve kırsal yangınlarına havadan ve karadan müdahale sürüyor.
Tedbir amacıyla, İzmir, Aydın, Bolu ve Manisa’da toplam 3 bin 971 kişi güvenli alanlara tahliye edildi.
2 gün içinde hava araçlarıyla 583 saatlik uçuşta 2 bin 134 sorti yapıldığını ve 7 bin 662 ton su atıldı.
Yangınları söndürmek için ekipler gece gündüz demeden çalışıyor.

AKTİF YANGIN SAYISI 8
Bakan Yumaklı, Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde Örmepınar Mahallesi yakınındaki kriz merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Aydın Bozdoğan, İzmir Karşıyaka Yamanlar bölgesi, Manisa Gördes, Bolu Göynük ve Karabük Ovacık’taki 5 aktif yangından Aydın dışındakilerin enerjisini düşürdüklerini ancak rüzgarın da etkisiyle bu bölgelerde değişiklikler olabildiğini söyledi.
Aydın Bozdoğan yangınında iki farklı nokta olduğunu belirten Yumaklı, “Güney ve kuzey kanadı. Yaklaşık 9 kilometrelik bir hat yaptı. Orta alanlardaki büyük oranda kısımları hallettiler.” dedi.
Bakan Yumaklı, İzmir Yamanlar’daki yangında gün içinde değişmekle birlikte 3 uçak, 15 helikopter, 60 arazöz ve 390 personelin çalışmaya devam ettiğini, Aydın’da da 7 uçak 15 helikopter, 62 kara aracı ve yaklaşık 368 personelin görev aldığını, bunların yanı sıra valiliklerin, diğer kamu kuruluşlarının ve yerel yönetimlerinin desteklerinin olduğunu kaydetti.

“4 YANGININ ENERJİSİ DÜŞÜRÜLDÜ”
Gün içinde 3 farklı yangın daha başladığını ifade eden Yumaklı, şu bilgileri verdi:
Bir tanesi İzmir Menderes’te baraj yanında. 6 uçak, 4 helikopter, 22 kara aracı ve 160 personel görevlendirdik. Bütün bunlar bizim güçlerimizin de bölünmesine sebep oluyor. Arkadaşlar buradaki yangının enerji nakil hattı kaynaklı olduğunu tespit ettiler.
16.45’te başladı, 16.55’te ilk müdahale yapıldı. Şu anda da müdahale sürüyor. Biz de buradan tekrar İzmir’e gideceğiz. İkinci yangın Uşak Eşme’de başladı 13.19’da. 13.30’da müdahale edildi. Ormanlık alanda başladı, burada da 3 helikopter, 14 arazöz, 79 da personel görevlendirildi.
İzmir Karaburun, bundan 15-20 dakika önce bunun da ihbarı yapıldı. Buraya da arkadaşlarımız şu anda planlamalarını yapıyorlar. Sonuç itibarıyla 6 ile başlamıştık, Muğla Milas (yangını) kontrol altına alındığı için 5’e düşmüştü. Şu anda 8 aktif yangınımız var. Bunlardan 4’ünün enerjisi düşürülmüş vaziyette. Çalışmalar devam ediyor. Gece boyu devam edecek.
AZERBAYCAN’DAN SÖNDÜRME DESTEĞİ
Bakan Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bugün yaptığı telefon konuşmasında Aliyev’in bir yangın söndürme uçağını Türkiye’ye tahsis ettiklerini söylediğini hatırlatarak, “Bu gece saat 23.00 itibarıyla Be-200 model bir yangın söndürme aracı Adnan Menderes Havalimanı’na inmiş olacak.” dedi.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin birçok yerindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği destek dolayısıyla Azerbaycan’a teşekkür mesajı yayımladı.
Bakanlık, X sosyal medya platformundan Azerbaycan’a teşekkür paylaşımı yaptı.
Paylaşımda, “Ülkemiz genelindeki orman yangınlarını söndürme çalışmalarına verdiği değerli destek için can Azerbaycan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.” ifadeleri kullanıldı

MSB ÇALIŞMAYA 13 HELİKOPTERLE DESTEK VERİYOR
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerine ait 13 helikopterle İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarıyla mücadeleye destek sağlandığını bildirdi.
Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterlerin, İzmir, Aydın ve Bolu’daki orman yangınlarıyla mücadeleye devam ettiği belirtildi.
İzmir’deki yangını söndürme çalışmaları için 2 helikopter daha görevlendirilerek TSK’ya ait bölgedeki helikopter sayısının 8’e çıkartıldığı aktarılan açıklamada, “Şu an için toplam 13 helikopterle İzmir, Aydın ve Bolu’daki yangınları söndürme çalışmalarına destek sağlamayı sürdürüyoruz.” ifadesi kullanıldı.

YANGILNA MÜCADELE EDİLEN ŞEHİRLER
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına havadan müdahale edilmeye yeniden başlandı.
Yamanlar Karatepe mevkisinde önceki gün ormanlık alanda çıkan ve yerleşim yerleri ile sanayi sitesine sıçrayıp 3 mahallenin de boşaltılmasına neden olan yangına, günün ağarmasıyla ekipler havadan müdahale etmeye başladı.
Ekipler, yangını kontrol altına alma çalışmalarını şiddetli rüzgara rağmen sürdürüyor. Karşıyaka ilçesi Yamanlar Mahallesi Karatepe mevkisinde önceki gün başlayan yangın yerleşim yerlerine kadar ulaşmıştı. Yangında 16 ev yanmış, 87 ev ve 45 iş yeri boşaltılmıştı. 3 mahallenin de tahliye edildiği yangın dolayısıyla hayvan barınağı da boşaltılmıştı.
Karşıyaka’da başlayan ve Bayraklı ile Çiğli ilçesindeki ormanlık alanlara da yayılan yangında, kentin birçok noktası duman altında kalmıştı. Yangın söndürme çalışmalarına, orman ekiplerinin yanı sıra belediyeler, polis, AFAD, jandarma personeli de araçlarıyla destek vermişti.
Şaşal Mahallesi’nde saat 16.45’te çıkan orman yangınına ilk müdahale 10 dakika sonra gerçekleştirildi.
Yangını söndürmek için 6 uçak, 5 helikopter, 18 arazöz, 7 su ikmal, 1 dozer ve 1 yer ekibi ile çalışmalar devam ediyor.

AYDIN’DA ALEVLERLE MÜCADELE
Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki orman yangınına havadan ve karadan müdahale devam ediyor. Alhisar Mahallesi’nde bulunan ormanlık alandaki yangına gece boyunca havadan ve karadan müdahale sürdü.
Günün ilk ışıklarıyla hava araçlarının sayısı artırıldı. Alevlere 8 helikopter, 7 uçak, 32 arazöz, 11 su tankeri, 5 dozer ve 303 personel müdahale ediyor. Rüzgara ve arazinin sarp olmasına rağmen ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışması sürüyor.
Bozdoğan ilçesindeki Alhisar Mahallesi’nde dün ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıkmış, Örmepınar Mahallesi’ndeki bazı evler tahliye edilmişti.

MANİSA’DA RİSK DEVAM EDİYOR
Manisa’nın Gördes ilçesinde başlayıp Salihli ve Gölmarmara ilçesine ulaşan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale devam ediliyor.
Boyalı Mahallesi’nde 14 Ağustos’ta çıkan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle yayılarak Salihli ilçesine bugün de Gölmarmara ilçesi Yunuslar Mahallesi’ne ulaştı. Gördes’in yanı sıra Salihli’nin Kale Mahallesi ile halen Gölmarmara’nın Yunuslar Mahallesi yakınlarındaki ormanlık alanda etkili olan yangına 6 uçak, 14 helikopter, 46 arazöz, 14 su ikmal aracı, 6 iş makinesi, 6 ilk müdahale yer ekibi müdahale ediyor.
Yangınla mücadelede 45 teknik eleman olmak üzere 450 personel görev yapıyor. Kayacık Mahallesi’nde 15 Ağustos’ta çıkan ve devam yangına ise 1 uçak, 4 helikopter, 15 arazöz, 3 su ikmal aracı, 2 iş makinesi, 1 ilk müdahale yer ekibi müdahale ederken, 5 teknik eleman olmak üzere 100 personel bölgede söndürme çalışmalarına katılıyor.
Alevlerden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunan Manisa Valisi Enver Ünlü, Salihli’nin Hacıhıdır Mahallesi ile Gölmarmara’nın Yunuslar ve Çamköy Mahallelerinde yangın riskinin devam ettiği bilgisini paylaştı.

BOLU’NN CİĞERLERİ YANDI
Bolu’nun Göynük ilçesindeki orman yangınını söndürme çalışmalarına aralarında kadınların da olduğu gönüllüler destek veriyor.
Bekirfakılar köyü mevkisindeki ormanlık alanda önceki gün öğle saatlerinde çıkan yangını söndürme çalışmalarına Bolu ve çevre illerden 12 helikopter, 138 arazöz ile 245 araç ve iş makinesiyle devam ediliyor.
Bölgede 1357 personel görev yaparken, söndürme çalışmalarına gönüllüler de katılıyor.
Antalya’dan Orman Genel Müdürlüğü (OGM) personeli ve İstanbul’dan Toplumsal Afet Platformu (TAP) gönüllüleri, zorlu şartlarda ve engebeli arazilerde yürütülen çalışmalarda görev alıyor.
Antalya’nın Kumluca ilçesinden gelen OGM personeli Kenan Okyay, gönüllülerle 20 kişilik ekiple çalıştıklarını söyledi.
İstanbul’dan gelen TAP gönüllüsü Salih Gül ise ormanları kaybetmemek için ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayarak, “Çok zor bir arazi, burada yangını söndürdük deyip arkamızı dönüyoruz, tekrar yangın başlayabiliyor. Ağacın yapısıyla alakalı herhalde bu. Uzun ve zor bir süreç.” diye konuştu.
Gül, yorulan itfaiye ekiplerine destek olduklarını kaydederek, “Bunlara bir nefes aldırıyoruz, bir yemek molası, 5 dakika dinlenme olsun, eğitimini aldığımız için yardım ediyoruz.” dedi.

YANGINLARDA KRİTİK GECE GERİDE KALDI
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ahmet Bağcı, Karabük’ün Ovacık ilçesinde çıkan orman yangınına ilişkin, “Bu gece ormandaki enerjinin soğutulmasını ve ardından yangının kontrol altına alınmasını bekliyoruz.” dedi.
Alınca ve Beydini köyleri arasında bulunan ormanlık alanda dün çıkan yangın nedeniyle bölgeye gelen Bağcı, burada incelemelerde bulunarak söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Bağcı, yaptığı açıklamada, dün 14.30’da başlayan yangına 205 personel, 71 kara aracı ve 2 helikopterle müdahalenin başladığını belirterek, çalışmaların gece de ara verilmeksizin devam ettiğini söyledi.
Bu gece planlamasını Vali Mustafa Yavuz ile yapacaklarını aktaran Bağcı, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın talimatı üzerine bölgedeki Orman Genel Müdürlüğü ile AFAD teşkilatının imkanlarını buraya seferber ettiklerini kaydetti.
Bağcı, “Bu gece ormandaki enerjinin soğutulmasını ve ardından yangının kontrol altına alınmasını bekliyoruz.” ifadesini kullandı.
Yangının çıkış sebebiyle ilgili çok net tespit edilmiş bir neden olmadığını dile getiren Bağcı, “Yangın söndürme çalışması bittikten sonra daha net bir ifadede bulunabiliriz.” dedi.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa’daki başarılı ve özverili çalışmaları nedeniyle Tuğgeneral Zafer Tombul’a teşekkür eden Vali Enver Ünlü, kendisine yeni görevinde başarılar diledi.
Tuğgeneral Zafer Tombul’da Manisa’da görev yapmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek her daim kendilerine destek olan Vali Enver Ünlü’ye teşekkürlerini iletti. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eşi Didem Özel, Festivale, Manisa Valisi Enver Ünlü, CHP Manisa milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, AKP Manisa milletvekilleri Tamer Akkal, Mücahit Arınç, MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Manisa’yı, Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

MEHTER TAKIMI EŞLİĞİNDE KORTEJ YÜRÜYÜŞÜ
Büyükşehir belediyesi mehter takımı eşliğinde kortej yürüyüşü yapıldı. Kortejde, Manisa’da yetişen Osmanlı padişahları, şehzadeler, Hafsa Sultan ve Merkez Efendi de temsil edildi. Öte yandan kortej boyunca Türk ve yabancı halk oyunları ekipleri, gösteriler sundu. Valilik önünden başlayarak Sultan Camisi önünde son bulan kortej boyunca protokol üyeleri, halkı selamladı. Temsili Hafsa Sultan’ın, Merkez Efendi’ye berat vermesinin ardından Sultan Camisi’nin kubbe ve minarelerinden, alanda ellerini açarak bekleyenlere şifalı macunlar saçıldı.

ŞEMSİYE AÇIP, TERS ÇEVİRDİLER
20 dakika boyunca 41 ayrı noktadan 7 ton mesir macunu, saçıldı. Bazıları, çıktıkları aydınlatma direkleri ve ağaçlar üzerinde şemsiyelerini ters çevirerek, mesir macunu topladı. Halk, şifalı olduğu belirtilen macunlardan kapmak için birbiriyle yarıştı. Mesir macunları camiye yakın binalardan da saçıldı. Öte yandan festivalde, 4 bin polis, jandarma ve özel güvenlik görevlisi görev yaptı.

MESİRİN TARİHÇESİ
Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in eşi, ‘Muhteşem Süleyman’ olarak tarihe geçen Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Manisa’da hastalanır. Hafsa Sultan’ın yaptırdığı Sultan Camisi Medresesi’nin başına getirilen Merkez Efendi, bitki ve baharatların karışımından oluşan bir macun hazırlar.

41 çeşit baharat karıştırılarak, hazırlanan macunu yiyen Hafsa Sultan sağlığına kavuşur. Daha sonra Hafsa Sultan, hastalara bu macunun verilmesini ister. Hafsa Sultan, daha sonra kağıtlara sardırılan macunun kendi yaptırdığı Sultan Camisi’nin kubbe ve minarelerinde halka saçılmasını buyurur. Halk, her yıl 21 Mart günü Sultan Camisi’nin önünde kendiliğinden toplanmaya başlar. Böylece Manisa Mesir Şenlikleri doğar. 1539’dan bu yana on binlerce insan, Sultan Camisi etrafında toplanır, doğanın uyanışı, baharın gelişini, bereket ve bolluğun başlangıcını seyreder.

41 ÇEŞİT BAHARAT KULLANILIYOR
483 yıldır içeriği bozulmadan hazırlanan mesir macununun içinde şunlar bulunuyor:
“Tarçın, karabiber, yenibahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, hibiskus, zerdeçal, Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarıhalile, vanilya, darı fülfül, kakule, havlıcan, hıyarşembe, safran, kimyon, çam sakızı, mürsafi, meyan balı, zulumba, limon kabuğu, portakal kabuğu, deve dikeni tohumu, keten tohumu, keçiboynuzu, udi hindi, ısırgan tohumu, ak biber, üzüm çekirdeği, hayıt tohumu, biberiye, funda yaprağı, melisa otu, karahalile.”
]]>CHP lideri bayram namazı sonrası hemşehrileriyle bayramlaşıp, bir süre sohbet etti.
Özel’e bayram namazında Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek eşlik etti.
Namaz sonrasında gazetecileri açıklamalarda bulunan Özel, şunları söyledi:
-Manisa’mızdan, baba ocağı, ana kucağımızdan bütün Türkiye’nin, bütün vatandaşlarımızın bayramlarını kutluyoruz. Burası Manisa Hatuniye Camii’nin önüdür. Manisa’nın Selçuklu’dan kalan en eski camidir.
-Manisa’da hemen hemen her şey burada başlar, burada biter. Doğan çocuğa buradan gelen hoca kulağına ezan okur, ismini söyler. Günü geldiğinde Hakka kavuşulduğunda da buradan uğurlanır. Manisa’daki cenazelerin neredeyse tamamı.
-Bugün her bayram olduğu gibi yine Manisa Hatuniye Camii’ndeyiz. Bu kez yanımda halkımızın teveccühleriyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen sevgili Ferdi Zeyrek Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte namazımızı kıldık.
-Öncelikle buradan Manisa’da, Türkiye’de yaşayan hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm vatandaşlarımızın bayramını kutluyorum.
-Başta Filistin coğrafyası olmak üzere İslam coğrafyası üzerinde ve dünyada çatışmaların sürdüğü, gözyaşının sürdüğü her yere bir an önce barış çağrımızı tekrarlıyoruz.
-Bugün bayram yapamayan çocukların olduğu bir dünyada, çocuk açlığına çarenin bulunduğu ve ülkemizde bayrama bayram sevinciyle ulaşamayan, bayramdan beklentisi bayrama vardığındaki beklentileri gerçekleşmeyen herkesin beklentilerinin gerçekleşeceği bir sonraki Kurban Bayramı’na kadar üzerimize düşen tüm sorumlulukları hatırlatmakla başlamak istiyorum.
”MİLLETİMİZ HER BİRİMİZDEN GÖREV BEKLEMEKTEDİR”
’10 bin lira gibi bir sefalet ücretine mahkum olan emekliler olmak üzere bu ülkede asgari ücretliler, çiftçiler, zor durumda olan esnaflar ve maalesef her gün sayıları artan işsizler, işsiz gençler vardır. Bunlar için hep birlikte çalışmalıyız” sürdüren Özel, şunları kaydetti:
-Bunun için milletimiz siyasi parti ayrımı gözetmeksizin her birimizden görev beklemektedir. Vazife beklemektedir.
-Bu sorumluluğun bilincinde bu ülkede her çocuğun bayram yaşayabildiği, her yaşlının bayram sofrasını gönlüne göre kurabildiği ve herkesin bayram sevincini birlikte idrak edebildiği yarınlar için hep birlikte çalışmak durumundayız.
-Hem hepimizin Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm Müslümanların bayramını kutluyoruz. Hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bizimle bayram sevincimizi paylaşan gayrimüslimlerin, diğer dinlerden olanlarında bizlere ilettikleri sıcak bayram sevinçlerini, aynı onların bayramlarını hep birlikte kutladığımız gibi bayram tebriklerini kabul ediyoruz. Dünya üzerinde gözyaşı akan tek çocuk kalmayana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz.
-Bugün aynı zamanda polislerimizin günüdür, haftasıdır. Tüm emniyet güçlerimizin gününü, haftasını kutluyoruz.
-Sınır boylarında görev yapan Mehmetçiğin ayağına taş değmesin. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bir kez daha bayramlarını kutluyoruz.”
“ABESLE İŞTİGALDİR”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ramazan Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır. Herkes aklını başına almalı…” ifadelerinin sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:
-Şimdi bir kez temel prensip olarak bayramı bayram gibi yaşamak lazım. O yüzden sayın Bahçeli’nin açıklamalarını bayram arifesinin ruhuna uygun bulmadım, oldukça sert buldum. Sayın Bahçeli sonuçta biz muhalefet istiyor.
-Ben muhalefete muhalefet etmem ama sayın Bahçeli, iktidara muhalefet etmeyip; iktidara destek verip muhalefete muhalefet ediyor. Canı sağ olsun. Onun da canı sağ olsun.
-Burada aslında bu kadar olsa o sert cümlelerin hiçbirisine cevap vermek istemem ama sandık meselesi önemli. Bir yerde kim ‘demokrasi sandık değildir, başka şeylerde vardır’ diyorsa demokrasinin karşısındaki en büyük tehdit odur.
-‘Bu ülke sandıkta kurulmadı’ demek dilim varmaz ‘cehalet’ demeye dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim. Kurtuluş Savaşı hani dünyada bir ülke sandıkla kurulduysa bu ülke kurulmuştur. İki sandık vardır; bir küçücük evladının battaniyesini sandıkların üstünü örtüp cepheye mermi taşıyan annelerin sakındık sandıklardaki mermilerle kurulmuştur.
-İki, bu ülke 23 Nisan 1920’de kurulan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yönettiği Kurtuluş Savaşı’yla kurulmuştur.
-Kurtulmadan önce bir de kuruluşu öncelemiş, milli iradeyi öncelemiş, halkın iradesini öncelemiş bir liderin kurtardığı ve kurduğu bir ülkeye sandık yani demokrasiyle kurulmamıştır demek gerçekten abesle iştigaldir.”
“BAYRAMIN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE BİZ DE ONU AFFEDERİZ”
“Bu ülkede 23 Nisan 1920 günü sayın Bahçeli’nin benim öğretmeme ihtiyacı yoktur muhakkak ama ben tekrarda sınırsız fayda görüyorum” diyen Özel, şöyle devam etti:
‘-23 Nisan 1920 Cuma günü bu ülke önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve birinci meclisin mensuplarının kıldıkları Cuma Namazı’ndan sonra dualarla açılmış ardından aldığı ilk karar dört Mazbata Tetkik Komisyonu’dur. Dört kişilik mazbata tetkik komisyonu 23 Nisan günü sabaha kadar çalışmıştır.
-Bir tanesi de Mustafa Kemal Atatürk’tür. İllerden gelen mazbatalar doğru mu, yanlış mı diye bakmışlardır. Hakikaten Meclis-i Mebusan için son yapılan seçimde onlar mı seçilmiştir diye bakmışlardır. Hakikaten Meclis-i Mebusan’ın mensubu mu diye Meclis-i Mebusan mensubu değilse Meclis-i Mebusan’da temsilcisi olmayanlardan temsilci istenmiştir. ‘Seçilerek mi gelmiştir? Elindeki mazbata doğrudur mu?’ diye sabaha kadar bakmışlar.
-Meclis gerçek anlamda Sinop mebusunun ilk açılış konuşması haricinde yapılan Tetkik Komisyonu’ndan sonra esas toplantısını 21 Nisan 1920’de yapmış ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletin temsilcilerine 9 saati geçen süreyle Milli Mücadele’nin gereğini anlatmış ve oradan sonra bu ülke kurtulmuş, bu Cumhuriyet kurulmuştur.
-O yüzden bu ülkede, bu dünyada ülkesini böyle kendiliğinden bulmuş olanlar, yolda bulmuş olanlarla bizi kimse karıştırmasın. Bu ülke de ayıptır söylemesi genel başkanlığını yaptığım bu parti de savaş meydanlarında kurulmuştur.
-Savaş meydanlarında bu ülke kurtulmuştur. Bu savaşın komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur.
-Üçer aylık dönemlerde başkomutanlık görevini Mustafa Kemal Atatürk’e devretmiş. Üç ayda bir yeniden oylama yapmıştır.
-‘Bu ülke sandıkta kurulmadı’ demek ve sandık dışını çare göstermek bugüne kadar önüne gelen herkese darbeci diyenlerin herhalde sürçü lisanıdır ki bayramın yüzü suyu hürmetine biz de onu affederiz.
”DEVLETLE MİLLET KARŞI KARŞIYA GELİRSE MİLLET KAZANIR”
*Bu topraklarda ne zaman devletle millet karşı karşıya gelirse millet kazanır. Millet devlet kurar, devletler millet kurmaz.
-Millet devleti kurar, geliştirir, anayasasını değiştirir. Millet ne derse o olur. Son seçimlerde milletle devleti karşı karşıya alanlar, devletin kamu görevlilerini, televizyonunu, Anadolu Ajansı’nı bir siyasi partinin emrine sokup, milletin karşısına dikenler bundan ders alsınlar. Ne zaman millet devlet karşı karşıya 1983’te ‘asker seç’ diyenlere Özal seçilmiştir.
-Ne zaman millet, devlet karşı karşıya, devletin, bu milletin evlatlarının ne giyeceğine devlet karışmıştır.
-Ne zaman devletin bazı unsurları milletin karşısında 15 Temmuz ve ne zaman bu seçim, ne zaman milletin karşısına devleti dikerseniz millet kimseyi dinlemez; milletin dediği olur. Sonra devlet yeni şeklini alır. Milletin dediği: ‘Demokrasidir, barıştır, huzurdur. Kimsenin birbirini ayırmadan bayram kutlamasıdır.
-Kimsenin aç kalmadan yatağa girmesi yoksulluğun bitmesidir. O yüzden bize türlü çeşit akıllar verenlere şunu söylüyoruz; aklınızı başınıza alın. Destek verdiğiniz hükümetle birlikte, o hükümetin geçen yıl millet tarafından görevlendirdiğini unutmadan bu milletin derdine çare olunuz.
-Açlığı, yoksulluğu bitiriniz. Staj mağdurlarını emekli ediniz. Atanmayan öğretmenleri atayınız. Bağkurluların sorunlarını görünüz. Bundan sonra bu insanların yüzünü güldürün. Bu ülke sizden kavga değil, icraat beklemektedir. Biz bu ülke için kavga değil, icraat yapacağız.
“SİYASİLER KAVGA ETMEK YERİNE BU MİLLETE HİZMET EDECEK”
-Ferdi Zeyrek kardeşim; Manisa için kavga yapmayacak, icraat yapacak. Az önce camide namaz bittikten sonra bir büyük bayramlaşma yapıldı. Hocamızla, müftü yardımcımızla, belediye başkanımızla birlikte bayramlaştık.
-O camide bayramlaşmayan, kendini dışarı çıkaran, birbirine sarılmayan tek bir kişi yoktu. Demek ki milletin talebi budur. Siyasiler de didişmek yerine, birbiriyle kavga etmek yerine bu millete hizmet edecek.”
“BENDEN YANA BİR HAKKI VARSA HELAL OLSUN”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından seçimli olağanüstü kurultay kararı alınan İYİ Parti’de Meral Akşener’in genel başkanlığa yeniden aday olmamasına ilişkin gelen soruyu ise şöyle yanıtladı:
-Sayın Akşener bu ülkeye önemli hizmetleri olmuş çok kıymetli bir siyasetçidir. İYİ Parti gibi genç, yeni bir partiyle Türkiye siyasetinde önemli bir arayış içine girmiştir. Geçmiş dönemde birlikte ittifak olduğumuz bu Cumhuriyet Meydanı’nda ortak mitingler yaptığımız günlerimiz olmuştur.
-Tabii ki tüm siyasi partilerin iç işleri kendi işleridir, liderlerin kararları kendi kararlarıdır. Hayırlı uğurlu olsun. Geçmiş dönemde aramızda birtakım siyasi tartışmalar, kendisinin bizlere birtakım eleştirileri olmuştu. O zaman ‘canı sağ olsun’ demiştim. Bugün de benden yana bir hakkı varsa helal olsun.
”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayıp bayramını kutlayacağım” sözünün hatırlatılması üzerine ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Sayın Erdoğan’dan başlayarak tüm siyasi parti liderlerini arayacağım. Geçen bayramda da ben tüm siyasi parti liderlerini aradım. Sadece sayın Erdoğan birkaç gün önce seçilmiş olmama rağmen bir tebrik telefonu açmadığı için aramamıştım. Ama aradan bir seçim geçti. Artık biz ikinci parti değiliz, birinci partiyiz. Birinci partinin lideri olma sorumluluğuyla tüm siyasi partilerin liderlerini arayacağım. Sayın Erdoğan’ı hem Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel başkanı sıfatıyla hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla arayıp bayramını tebrik edecek.” diye konuştu.
]]>BEDDUA ALDIN
“2003 yılında Mehmetçik’in kafasına Süleymaniye’de çuval geçiren ABD’li General Odierno’dan bugünkü Milli Savunma Bakanımız üstün liyakat madalyası aldı. 15 Temmuz günü darbeye karışmayacakları evine yollayıp, karışacaklara kışlaları teslim etti. Silah arkadaşların sana haklarını helal etmeyerek öldü. Onların bedduasını alan adamsın. Makamlara saygılıyız ama olmaz olsaydı öyle Genelkurmay Başkanlığı…”
Akar bu sözlere çok sinirlendi, ABD’den aldığı madalyayı “Almayan yok, anlamı da yok. Gittik oraya, paldır küldür verdiler. Ne talebimiz var ne şeyimiz var” diyerek açıklamaya çalıştı.
ATATÜRK ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ
Öze l bir kez daha söze girdi ve “Atatürk’e ‘Firavun’ diyenleri ziyaret ettin” dedi. Akar’ın cevabı ise “Atatürk’e, millete, bayrağa neler neler diyenler var. Onları niye görmüyorsun!” oldu. Özel de tartışmayı, “Bir atanmış olarak, seçilmişleri azarlama hakkın yok, haddinizi bilin” diyerek ve Akar’ın kumpas davalarından cezaevinde yatan silah arkadaşlarını bir kez bile ziyaret etmediğini söyleyerek tamamladı.
221 KOMUTANIN TALEBİ
Akar bu tartışmaların ardından Özel’e hem “Hakaret” hem de 500 bin liralık tazminat davası açtı, “Hakaret” davasını kaybetti. Tazminat davasından ise 10 bin lira kazandı. Ancak istinaf mahkemesi yerel mahkemenin bu kararını iptal etti. Bu davalar devam ederken beklenmedik bir olay da yaşandı. Tam 221 emekli general, amiral ve albay, Özgür Özel ile görüşerek duruşmalarda Akar aleyhinde ifade vermek istediklerini açıkladı. Emekli askerlerin bu talebi mahkemeye iletildi ancak hakim reddetti.
KILIÇDAROĞLU İLE YÜRÜDÜ
Meclis’teki bu tartışma dışında Özgür Özel, kimi zaman kumpas davalarında askerlerin, kimi zaman FETÖ operasyonlarına karşı mağdurların, kimi zaman da haksızlığa uğrayan gazetecilerin sesi oldu. Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte 450 kilometrelik Ankara-İstanbul arasındaki Adalet yürüyüşünde de Yırca’daki zeytinlikler için başlatılan yürüyüşte de ön saflardaydı.

Özgür Özel her dönem gençlerle sıcak bir yakınlık içinde oldu.
GezI savunması TV’lere ceza aldırdı
Gezi olaylarında şiddete uğrayan herkesin yanında yer alan isimlerin başında Özgür Özel vardı. Tutuklu öğrencilerin sesini Meclis’e taşıdı. Öyle ki RTÜK, Gezi olayları sonrası yaşanan tutuklamaları eleştiren Özel’in açıklamalarını haberleştiren televizyon kanallarına ceza bile verdi. Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uyarmaktan hiç vazgeçmedi. Bugün de “Nasıl, biz Balyoz’a kumpas derken ‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ diye bağıranlar sonra mahcup oldularsa Gezi’ye ‘kalkışma ve darbe’ diyenler de tarih önünde mahcup olmaya mahkumdurlar” açıklamasını yapıyor. Hukuk skandallarını kamuoyunun vicdanı ile paylaşmak üzere çok sayıda rapor ve kitap yayınladı. Duruşmalarda görevli mahkeme heyetleri ve bazen de edilen cezaevi yönetimleri tarafından engellenmeye çalışıldı, duruşma salonlarına girmesi engellenmeye çalışıldı. Silivri Cezaevi’nin önünde sayısız basın açıklaması yaptı. Mağdurların mektuplarını Meclis’e taşıdı. FETÖ terör örgütünün önünün nasıl açıldığını anlatıp tarihe not düştü. “Kalemi Kırılan Gazeteciler” raporu ile medyanın içinde bulunduğu durumu, iktidarın kurduğu baskıyı kamuoyuna anlattı.
Soma’ya gözyaşları arasında sahip çıktı

Soma davasına sahip çıkmak güvenirliliğini arttırdı.
13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen, 301 madencinin yaşamını yitirdiği ve Başbakanlık müşavirinin madenci tekmelediği Soma maden faciasıyla ilgili dava da Özel’in siyasi kariyerinin önemli kilometre taşları arasında yer aldı. Geride kalan ailelerin haklarını alabilmesi için hukuk mücadelesi verdi, bilirkişi gibi çalıştı. Milletvekilliği düşürülen Can Atalay’ın baktığı davanın karar duruşması sonrası Özel, “Peşini bırakmayız. Bu kararda imzası olanların, Yargıtay’daki, Saray’daki çetenin ve bu çetenin işbirlikçilerinin peşinde olacağız. Bugün kazandım sananlar mahkum olacak, bugün kaybettiğini düşünenler de buraya çıkıp ‘Oh be adalet kazandı, biz kazandık’ diyecekler. Söz veriyoruz” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
MANİSA’DA SEÇİM ZAFERİ
Özel bu sahip çıkış ile yerel seçimde memleketi Manisa’da büyük başarı kazandı. Çok partili siteme geçildikten sonra CHP Manisa’da ilk kez 1. parti oldu ve 78 yıl sonra kentte yönetimi eline aldı. CHP’li Ferdi Zeyrek yüzde 57.2 ile en yakın rakibi MHP’li Cengiz Ergün’e iki kat fark attı. 35 yıl sonra da Soma’yı da yüzde 57.9 oyla CHP adayı Sercan Okur kazandı. CHP Manisa’da 2019’da 4 olan ilçe belediye sayısını 14’e çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sürecinde Manisa’da iki kez miting yapmış ve “Rekor oy istiyorum” demişti. Rekor oy CHP’ye geldi.
Algıyla yaratılan SÖZCÜ davasının takipçisi oldu
ÖZGÜR Özel, SÖZCÜ gazetesine açılan ve zoraki mahkumiyet ile sonuçlanan FETÖ algı davasını da yakından izledi. Özgür Özel bu davaya “Basın özgürlüğü acısından kara bir gün, kara bir karardır. SÖZCÜ’ye FETÖ damgası vurulduktan sonra gerçek FETÖ’cüler kendilerini çok daha güvende hisseder. Türkiye’de 100 kişiye ‘Hangi gazete FETÖ ile yan yana gelmez’ diye sorsanız, ezici çoğunluk SÖZCÜ der. Bu karar halkın haber alma özgürlüğü üzerinde baskı kurmak, muhalif kalemleri susturmaya yönelik tazyiktir. Bu karardan Pensilvanya’daki karargah ve gerçek FETÖ kurmayları memnundur. Masum bir karar değildir. İleride ortaya çıkacaktır ki, bu kararın alınmasına katkısı olanlar FETÖ ile mücadeleyi sulandırmaya çalışanlardır” diyerek tepkisini ortaya koydu.
Türkiye’yi sarsan Manisa davasıTürkiye’yi sarsan Manisa davası

Manisalı gençler suçsuz bulundu.
MANİSALI Özgür Özel’i henüz 21 yaşındayken derinden etkileyen bir olay da şehrinde yaşandı. 26 Aralık 1995’te lise öğrencisi 16 genç, duvarlara yazı yazdıkları ve örgüt üyesi oldukları iddiasıyla gözaltına alındı. O günlerde CHP İzmir Milletvekili olan Sabri Ergül, ailelerden gelen telefon üzerine Manisa Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. TEM Şube Müdürlüğü’ne girdiğinde yerde ıslak battaniyeler içinde gözleri bağlı ve çıplak olarak yatan liseli gençleri gördü.

Davada yargılanan polisler suçlu bulunup 10’ar yıl hapse mahkum oldu.
Bu olayı kamuoyu gündemine getirdi, Manisa Emniyet Müdürlüğü’nün kapısına “Bu iş yerinde işkence vardır” yazılı pankart astı. İçişleri Bakanlığı işkence iddialarını reddetti ama 8 polis yargılanıp, 10 yıla kadar hapse mahkum oldu. Manisalı gençlerin tümü ise örgüt üyeliği iddiasından beraat etti.

Özel, kızı İpek ile maçta.
EMEKLİLERİ HİÇ UNUTMADI
ÖZEL, CHP Grup Başkanvekilliği döneminde her zaman ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşulları ve vatandaşın geçim mücadelesini gündeme taşıdı, emeklileri de hiç unutmadı. Her açıklamasında iktidarın TÜİK eliyle ülke ekonomisine ilişkin açıkladığı rakamlar ile aldatmaca ve göz boyama yaptığını savundu. İşsizliğin giderek arttığını, emekliler ile çalışan kesimlerin açlık ve yoksulluk sınırında yaşadıklarını söyledi. CHP’nin zaferi ile sonuçlanan yerel seçimler öncesi yaptığı gezilerde de emeklilerin durumunu gündeme getirip, “Artık iktidara sarı kart gösterin” dedi. 31 Mart gecesi ise “Biz sarı kart dedik, az söylemişiz, sandıktan kırmızı kart çıktı” yorumunu yaptı.
YARIN: 31 MART’TA SEÇİM NASIL KAZANILDI, SONUÇLAR İÇİN NE DEDİ?
]]>
“MANİSALILAR DÜNYANIN EN İYİ İNSANLARIDIR”
Düzenlenen Halk Buluşması programında Manisalılara seslenen Özel, şunları söyledi:
* “Biz bu meydanda bulunan herkesle iyi kötü çok gün yaşadık. Biz birbirimizin acısında beraberiz. Mutlu gününde beraberiz. Büyük mücadelelerde beraber olduk. 2009 yılında sevgili Kadri Kocabaş, kalp krizi geçirince, seçimlere 40 gün kala, 3 saat içinde karar vererek, partinin bayrağı yere düşmesin diye onu alıp görevi kabul ettiğimde, Manisa’ya geldim ve iki isimle, bir tanesi sağdıcım, çocukluk arkadaşım Demirhan Gözaçan. Diğeri çok değerli büyüğüm, o günün ilçe yöneticisi Reis Öncü ile birlikte, üç kişi il binasına gittik. O gün ilk yürürken üç kişiydik. Tabi ki ilçe yönetimimiz, il yönetimimiz 2011’den sonra diğer tüm ilçeler. Ama önce azdık, sonra çoğaldık. Birlikte çalıştık. Kaybettik, kaybede kaybede kazanmayı öğrendik.

* Yenilgiyi umutsuzlukla değil daha büyük bir enerji ile çalışmak için verilen bir mesaj olarak gördük. Hep şuna inandık. İlk gün il başkanlığının balkonunda konuşurken söylediğim bir şeyi kimse unutmasın. O gün demiştim ki ben bu şehrin evladıyım. Dedelerim, ninelerim, anneannem bu şehirde büyümüş, annem ve babam bu şehirde doğmuş, büyümüş, şehrin yarısını okutmuş insanlar. Bizim evimiz belli, mezarımız belli. Ben mezarlığa girdiğimde önce Allah gani gani rahmet eylesin, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’ye Fatiha okumadan geçmem. Çünkü o demiştir ki benim gibi bir yarı çıplak insanı bu Manisalılar bağrına bastılar, karnımı doyurdular, beni sevdiler, bu Manisalılar dünyanın en iyi insanlarıdır. Gerçekten de Manisalılar çok iyi insanlardır, hangi partiden olursa olsunlar.”

MANİSA’YA HİZMET EDENLERE TEŞEKKÜR
Manisa’da her siyasi görüşten oy aldıklarını belirten Özel, şunları belirtti:
* “Ben kabristanda yürürüm, sağda ilk köşede Neşe Ablanın, Neşe Gülersoy’un, bu partinin kadın kolları başkanıyken, İzmir Eczacı Odasının Genel Sekreteri, Manisa temsilcisiyken MHP’li Eczacı Cemil Çöllü’nün öldürülmesini kınayan bir metni kaleme aldı. O cinayete misilleme olarak hayatını kaybetmişti. Beyaz önlükleri içinde. Afiyet Eczanesinin camından 4 yaşında burnumu cama koyarak gördüğüm o kanlı önlüklü, partimizin ve mesleğimizin öncüsü Neşe Gülersoy’un mezarında bir dua okur, sonra anneannemin, dedemin mezarına varırım.

* Bugün her görüşten Manisalının sevdiği, Manisa Tarzanının, Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en haksız cinayetlerine kurban gitmiş, sağdan soldan Manisa’nın evlatlarının manevi huzurunda ben ve arkadaşlarım adına söz veririm ki bu kenti varlığına, birliğine uygun, beraberliğine uygun, siyasi kavgalarla değil Manisalılık bilinci, eşitlik ve adaletle yöneteceğiz. Partimin Genel Başkanı olduğum gün Manisa’ya geldiğimde, biz bizi biliriz. AKP’liler biz seni mahcup etmeyeceğiz dedi. MHP’liler seni mahcup etmeyiz dedi. Birine inanamadım. Abi sen de mi destekleyeceksin dedim. Isparta Süleyman Demirel’i destekliyorsa, ben sol bir partiye oy vermişim, yanlış mı yapmış olurum? Manisa’nın evladını destekleyeceğim dedi.”

Özel, “Büyük heyecan, genç, yakışıklı, çalışkan il başkanımızı Manisa göreve çağırdı. Onunla birlikte görevi devralan, Türkiye’nin 4 kadın il başkanından birisi. İlk gün konuştuğumuz gibi. Parti içinde bir kişiyi geride bırakmadan. Kimseyi dışlamadan. Eskiden yaşanmış olumsuz hiçbir şeyi hatırlamadan ama bu partiye verilen tüm emekleri de görerek, çok büyük bir kucaklaşmayı hep birlikte sağladık. Biz örgütümüzü kucakladık, Manisa bizi kucakladı. Manisa’nın varıp da bugüne kadar hizmet etmiş yöneticilerini gün gün eleştirdik. Bugün o gün değil. Manisa Belediyesi kurulduğu günden bugüne kadar Manisa’mıza hizmet eden, ilk belediye başkanından son belediye başkanına kadar tüm siyasi partilerden belediye başkanlarımıza ölmüşlerine rahmetlerimizi, hayatta olanlara da minnet ve saygılarımızı sunuyorum” dedi.

“MANİSA’DAN İZMİR’E KARAYEL ESMİŞ”
Özel, konuşmasının devamında ise şunları söyledi:
* “Manisa artık Manisa’nın evladı tarafından eşit, hakkaniyetli şekilde yönetilmeyi hak ediyordu. Manisa tüm ilçeleri, örgütümüzde emeği olan ya da örgütümüzün üzerinde tam mutabık olduğu isimlerle adaylaştırma çalışmalarını tamamladık. Biz birbirimize sarıldık. Manisa bize sarıldı. Sağ olsun şimdi yanımızda İzmir İl Başkanımız da var. O dedi ki İzmir’den esen meltemi, Manisa’ya ulaştırırsak, Manisa’yı kazanırız demişti. Seçim sonuçlarına baktık. İzmir yüzde 50 o akşam. Manisa yüzde 60. İzmir’den Manisa’ya meltem değil Manisa’dan İzmir’e karayel esmiş. Ben emek veren il başkanımın şahsında, tüm ilçe başkanlarıma, il yöneticilerine, ilçe yöneticilerine, bu görevi geçmişte yapanlara, kadın ve gençlik kollarına, hiçbir görevi olmasa da partinin bir neferi olarak Atatürk’ün baba evinin bugüne kadar bacasını tüttürenlere, çayını demleyenlere teşekkür ediyorum.

SIFIR BELEDİYEDEN, 15 BELEDİYEYE
* 40-50 yıl iktidarda değiliz ama bir aradayız. Bu birlikteliği Manisalılar gördü. Şunu gördüler. Tayin yaptıramazlar, terfi yaptıramazlar. İhale zaten almazlar. Bu partinin üyesi olunca hiçbir işleri görülmez ama bir yere gitmezler. Bu insanlar, bu insanlara güvendiler ve Manisa siyasi tarihte görülmeyen bir başarıyı elde etti. Sadece 2 seçim önce sıfır belediyemiz vardı, aynı kanunlarla. Belediye meclislerinde çoğunda hiç belediye meclis üyemiz yoktu. Büyükşehirde sadece 7 belediye meclis üyemiz vardı. Bugün 16 ilçede seçime girdik, 14 ilçede seçimleri kazandık. 15’inci olarak da Ferdi Zeyrek Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Bu büyük onur için bütün Manisalılara, hangi siyasi görüşten olursa olsun yüzde 60 oyla bu güveni telkin eden bütün Manisalılara yürekten teşekkür ediyorum. Partinin Genel Başkanı olarak yetiştiğim, büyüdüğüm, ekmeği ve suyuyla büyüdüğüm bu memlekette, sizin huzurunuzda şunu ilan etmek durumundayım. CHP, 1977 yılından sonra ilk kez yüzde 38 oy oranı ile Türkiye’nin birinci partisidir.

AVRUPA’NIN EN BÜYÜK SOSYAL DEMOKRAT PARTİSİ
* 14 büyükşehri, 35 il belediyesini kazanan, en yakın takipçisi partiye 11 belediye fark atan, oylarını 10 ay önceki seçime göre 3 milyon 600 bin artırarak, 17 milyon 400 bine çıkaran, bu seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi olan, Avrupa’nın en büyük sosyal demokrat partisi olan, Türkiye’nin değil dünyanın en çok belediyeye sahip sosyal demokrat partisi olan, CHP’ye hayırlı olsun. 58 genç belediye başkanımızla, neredeyse tamamı gençlik kollarından geliyor, yine geçen seçimlere göre sayıları 3 katın üzerinde artan 35 kadın belediye başkanımızla CHP rakiplerinden, kurucusunun Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere ve siyasette önünü açıp, siyasette seçme ve seçilme hakkını verdiği kadınlara sarılan CHP, diğer rakiplerinden gençleri, kadınlarıyla, birikimiyle, liyakatleri ile ayrışmıştır. Her birisini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bütün Türkiye’ye bir mesajımı tekrar etmek isterim. Bize oy versin ya da vermesin bu seçimin kazananı 86 milyondur. Bu seçimin kaybedeni yoktur. Ben millete zam yapmasam da mazotu 45 lira yapsam da emekliye 10 bin lira versem de çiftçiye al ananı da git desem de esnafa siftahsız kepenk kapattırsam da bana mecbur oy verecekler diyen anlayış kaybetmiştir. Bu seçim yok sayılanların, hesaba katılmayanların kazandığı bir seçimdir.

“SESİZLERİ BÜYÜK SES YÜKSELTTİĞİ ZAFER SEÇİMİ”
* Bu seçim emeklilerin, esnafın, çiftçinin, atanmayan öğretmenlerin, staj mağdurlarının, 9 bin gün mağdurlarının, kademeli emeklilik bekleyenlerin, bu seçim kimsenin görmediği sessizlerin büyük ses yükselttiği bir zafer seçimidir. Bu seçim meydanlara çağırdığımız emekliler koşup geldiği için, aramızda göremeyip artık aramızda olan gençler sandıklara koştukları için, artık bu ülkeden gitmek istiyoruz demeyip, biz bu ülkede Özgür Abiyle birlikte mücadele edeceğiz dedikleri için bu seçimi gençler kazanmıştır. Gençler kendi geleceklerine sahip çıkmaya karar vermişlerdir. Meydandaki gençlerin elini göreyim. Bakın bu kadar çoklar artık. 2011 seçimlerini kaybettiğimizde, önceki dönem il başkanlarımızla oturduk, ilde değerlendirme yapıyorduk. Allah gani gani rahmet eylesin il başkalarımızın değerlendirmesi şuydu. 1980 öncesi bu partiye gençlerden girilmiyordu. Nerede gençler dedi, Hüdai Fazlılar. Allah rahmet eylesin Hüdai Abi, kaldırın ellerinizi görsün. Burada artık bu gençler. Ali Abimiz vardı, Ali Ağar. Önceki il başkanımız. Hüdai doğru söylüyor dedi. Kısa ve öz konuşurdu, Hüdai doğru söylüyor dedi. Sen gençsin, bu partiye gençleri çekersen sen çekersin. Görev senindir dedi. Allah rahmet eylesin Ali Abi işte burada o gençler.

“TÜKETİCİ KREDİSİ DEĞİLDİR”
* Manisa’nın tüm siyasi partilerinin kıymetli seçmenlerine sesleniyorum. Oy vermiş kimseyi verdiği oydan dolayı pişman etmeyeceğiz. Oy vermemiş olanların oyunu hak etmek için çalışacağız. CHP’nin belediye başkanlarıyla, örgütüyle beraber büyük sorumluluğun farkındayız. Milletimiz bize kredi açmıştır. Bu kredi bir tüketici kredisi değildir. Tüketici kredisi al harca diye verilir. Tüketici kredisi çok borçlanmışsın, al borcunu kapat ve taksit taksit öde diye verilir. Benim meydan meydan talep ettiğim, tüm siyasi partilerden talep ettiğim kredi yatırım kredisidir. İnsanlar emeklisi, genciyle, çiftçisi, esnafıyla, beyaz, mavi, gri yakalı çalışanlarıyla, Türkiye’nin adil yönetilecek, sosyal demokrat anlayışla onlara sahip çıkarak yönetilebilecek, emeği öne alacak, emek mücadelesini sahiplendirecek, kimseyi ötekileştirmeyecek bir anlayışa yatırım kredisi vermiştir. Bu krediyi doğru kullanırsak genel seçimlerde nasıl bir banka yatırımı yapan firmadan memnunsa artırarak kredi verir, o krediyi bize verecek, bu ülkeyi bize yönettirecektir.

“PARTİMİZİ İKTİDARA TAŞIYACAĞIZ”
* Bugünden sonra siyasetin nezaketine sahip çıkarak ama rekabetinin de en dik alasını göstererek, unutulanları, ezilenleri, yok sayılanları sahiplenmeye, umutsuzların umudu olmaya, kimsesizin kimsesi olmaya, gençlerin gitmeyi hayal ettikleri ülke değil geleceklerini hayal ettikleri bir ülke olmaya hep birlikte çalışarak hazırlanacağız. Ferdi Zeyrek’in verdiği tüm sözler. Ucuz sudan tutun da iyi bir toplu taşımaya kadar. Hepimiz tarafından sahiplenilmiş sözlerdir. Bunun için elimizdeki belediyenin imkanları nispetinde, diğer belediyelerimizle dayanışma içinde, dünyanın öbür ucundan alınabilecek temiz fon ve kredilerle, yaşadığımız, doğduğumuz Manisa’ya, hepimizin ekmeğini, suyunu tüketip, her şeyimiz borçlu olduğumuz bu Manisa’ya en iyi hizmetleri getirirken, Türkiye’de de partimizi hep birlikte iktidara taşıyacağız.
“BİZE ÜMİT BAĞLAMIŞ HERKESE SAHİP ÇIKMAYA HEP BİRLİKTE BAŞLIYORUZ”
* Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yanımıza gelene, ardımıza düşene, bizimle birlikte olana sonuna kadar sahip çıkmaya, bugüne kadar sesimizi duyuramadığımıza bir daha anlatmaya, bugüne kadar bizi anlamayana sabırla yaklaşmaya, iktidarın kibrinden uzak durmaya ve iktidarın sorumluluğu ile bu toplumda bize ümit bağlamış herkese sahip çıkmaya hep birlikte başlıyoruz. Bugün zafer ile sonuçlanmış bir seçimin üç gün sonrası değildir. Bugün yeni zaferler elde etmek zorunda olduğumuz, Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki ilk genel seçime giderken seçimin dördüncü günüdür. Hep birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Bir büyük teşekkür. Manisa ittifakı dedik, kuruldu. Türkiye ittifakı dedik, kuruldu.
* Manisa’da dört belediye başkanımız son 5 yıl hepimizin göğsünü kabartan, hepimizin takdirini toplayan işler yaptılar. Her birini yeniden görevlendirdik. Ancak listelerin teslimi sırasında Saruhanlı’da yaşanan büyük talihsizlikten ötürü, Saruhanlı Belediye Başkanımız sevgili Zeki Bilgin adaylaşamadı. Saadet Partisi örgütüne teşekkür ediyoruz. Listemize ve adayımıza ev sahipliği yaptılar. Partinin bayrağını Saadet Partisi listelerinden sevgili Mustafa Arguz dalgalandırdı, taşıdı ancak sayısız geçersiz oy, başka partilere verilen oylar yüzünden muvaffak olamadı. Mustafa Arguz, Zeki Bilgin’e yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varlar. Demirci’de Şerif Akmeşe. Yılların emeğini bir kez daha parti için seferber etti. Ama Demirci’de belediye başkanlığını bir sonraki döneme bıraktık. O hedeften vazgeçmedik. Selendi’de Cemil Kurt hedefe çok yaklaşmışken kazanamadı. Hem Cemil Kurt’a, hem Şerif Akmeşe’ye, hem de Selendi ve Demirci örgütlerimize yürekten teşekkür ediyorum.
“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANDI”
* Geri kalan, seçilen 14 ilçe belediye başkanımızla bütün CHP olarak biz onların kaya gibi arkasındayız. Onlar hizmeti ederken, parti ayırmadan ama kendi partili kimliklerini de unutmadan ellerinden gelen tüm katkıları sağlayarak bu kente hizmet edecekler. CHP olarak kırgını olmayan, küskünü olmayan, kavgası olmayan bu kentte, kırgın, küskün ve kavgası olmayan bu parti ile çok daha güzel günler göreceğiz. İlk günden bugüne bana, adaylarımıza, seçilen belediye başkanlarımıza, örgütümüze katkı sağlayan, emek veren, destek veren her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Son olarak tüm Türkiye’de olduğu gibi, bir kez daha şunu hatırlatıyoruz. CHP kurucu partidir. Gücünü milletinden renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır.
* Şimdi o parti, Kurtuluş Savaşının, Milli Mücadelenin partisi, Cumhuriyeti kuran parti, kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren parti. Çok partili rejime geçen parti. Sendikal hakları getiren parti. Emeklilik hakkını getiren parti. Şimdi Cumhuriyetin ikinci yüzyılında siyasi ittifaklarla değil, milletle, seçmenle sandıkta kurduğu gönül ittifakı ile bu seçimlerden büyük bir zaferle çıkmıştır. Ben o ittifakın arkadaşlar kurucusu diyor, kurucusu buna ihtiyaç duyan millettir. Ben isim babasıyım. Biz bu seçimleri Türkiye ittifakı ile kazandık. Türkiye ittifakı gücünü milletinden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Türkiye ittifakı kazandı, Türkiye kazanacak. İlk seçimlerde Atatürk’ün partisi iktidar olacak.
ÖZEL’DEN ÜYE KAMPANYASI ÇAĞRISI
* En kuvvetli alkışlarınızı, haftaya başlatacağımız üye kampanyası ile koşarak baba ocağına gelecek olan, tüm siyasi görüşlerden insanlara ve bilhassa gençlerimize davet alkışı istiyorum. En kuvvetli alkış. Gençler CHP baba ocağıdır. Herkes baba ocağına doğar. Sonra kimi gider büyüğünü arar, kimi küçüğü ile yetinir, kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur. Ama herkes bilir ki bir gün ihtiyaç doğarsa baba evinin çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Bu baba evinin kapısı ardına kadar açıktır. Gelene nereden geldin demeyiz. Çünkü tapusu bizde değildir. Tapusu ne Özgür Özel’dedir, ne Kemal Beydedir.
* Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İnönü’ye de kayıtlı değildir. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Her yaştan gençleri, bilhassa gençleri, her siyasi görüşü mademki başınız sıkışmıştır, baba evine davet ediyoruz. Buyurunuz. Hep veda ve emanetlerle geçer kampanyalar. Kampanya bitti ve adaylar seçildi. Şimdi elbette sizleri Allah’a, adaylarımızı çalışmalarını desteklemek için örgütümüze, Ahmetli, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Sarıgöl, Kula, Soma, Kırkağaç, Gölmarmara, Akhisar, Gördes, Kula, Şehzadeler, Yunusemre, Köprübaşı ve büyükşehri değerli belediye başkanlarıma emanet ediyorum.”
“75 YILLIK HAYALE MANİSA İTTİFAKI İNANDI”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ise “Tam 75 yıllık bir hayaldi. Bu hayale önce bizler inandık. Daha sonra partililerim inandı. Daha sonra Manisa İttifakı inandı. 31 Mart’ta bu büyük zaferi bizlere armağan eden, bizimle birlikte olan tüm herkese sonsuz sevgiler saygılar. Öncelikle Manisa’mızın evladı, gururu sayın Genel Başkanım Özgür Özel’e Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin anahtarını teslim etmek, bu belediyede de ağırlamanın verdiği mutluluk her şeyden öte. Öncelikle önümüzdeki günlerde olacak olan Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Sizler bu görevi bana bayram hediyesi olarak verdiniz. Genel Başkanıma, il ve ilçe örgütlerime, Manisam’da yaşayan herkese bu bayram hediyesini vermenin gururunu yaşattınız hepiniz sağ olun var olun” dedi.
]]>
Özel Sözcü muhabiri Başak Kaya’ya konuştu.
Çocukluğundan beri siyasetin içinde olmayı hayal eden Özel, 21 Eylül 1974’de Manisa’da doğdu. Kendisini “Bahçıvan Abdullah Ağa’nın torunuyum’’ diye anlatan Özel, 104 yaşında hayatını kaybeden dedesini “90 yaşına kadar tarlada, bahçede çalışıp, pazarlarda kendi ürettiklerini sattı. Parmaklarında eklem romatizması vardı, ters dönmüştü. “Dede ‘senin parmakların niye böyle’ diye sorardım. Babamı gösterip, ‘Bunu okuturken oldu’ derdi. Babam 10 kardeşi arasında okuyan tek çocuktu’’ diyerek anıyor. Özel, ailesini, çocukluk yıllarını ve siyasete giriş öyküsünü SÖZCÜ’ye şöyle anlattı:

Abdullah Ağa
MANİSA DEFTERDARI
Anneminbabası olan diğer dedem Manisa’da defterdardı. Ailemizin dörtte üçü göçmen kökenli. Anneannem Selanik, babamın dedesi Üsküp, babaannem de Pirçovalı. Annem ve babam emekli öğretmen. Bir köy okulunda görev yaparken tanışıp evlenmişler. İlkokulu Manisa’da okudum. 11 yaşındayken de parasız yatılı sınavlarını kazanıp İzmir Bornova’ya gittim. Aslında mühendis olmak istiyordum. Matematiğe ilgim vardı. Ama babamın tercihiyle eczacı oldum.

KARŞIMA DİDEM ÇIKTI
Yeniden sınava girerim diye düşünüyordum ama eczacılık fakültesine girdikten bir yıl sonra 19 yaşımda eşim Didem ile tanıştım. 1993’ten beri birlikteyiz. Didem’i görünce üniversite sınavına bir daha girmeyi unuttum. Şimdi 17 yaşında İpek isimli bir kızımız var. Eczacılıkta beni tutan ikinci şey de bu alanın, önemli bir mücadele alanı olduğunu gördüm.
İdolüm Neşe Abla
Benimidolüm Türkiye’nin ilk ecza kooperatifini kuran Neşe Gülersoy idi. Gülersoy’un iki şapkası vardı, eczacılık meslek örgütünün genel sekreteriydi ve aynı zamanda da CHP’nin kadın kolları başkanıydı. Kendisi MHP’li bir eczacının katledilmesini kınayan bir bildiri kaleme alırken, o cinayete misilleme olarak öldürüldü. 1980 öncesinin karanlık dönemiydi. Onun hayat hikayesi her birimiz açısından son derece kıymetli.
HALK İÇİN ECZACILIK
Biz zincir eczanelere karşı halk eczaneciliği ve kooperatifçilik mücadelesi verdik. Ethem Sancak’ın sahip olduğu Hedef grubunun ilaç satış zinciri vardı. 2000’li yıllarda Ethem Bey bana ‘Siz benimle uğraşıyorsunuz ama ben de sizdenim” derdi. Eskiden İşçi Partili olduğunu anlatırdı. Manisa Eczacılar Odası ve Türk Eczacılar Birliği yönetiminde çalıştım. Bu görevlerde de en genç üye olarak yer aldım.
ECZANEDEN TBBM’YE
Özgür Özel, 21 Eylül 1974’de Manisa’da doğdu. İzmir Bornova Anadolu Lisesi Almanca Bölümü ve Manisa Lisesi’nde orta ve lise öğretimini, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı. 1999 yılında serbest eczacılığa başlayan Özel, Manisa Eczacı Odası’nda, 2001-2007 yılları arasında genel sekreterlik ve başkanlık yaptı. Manisa Akademik Odalar Birliği Dönem Sözcülüğü ve başkanlığı görevlerini yürüttü. Manisa’daki Cumhuriyet mitinglerini düzenledi. Uluslararası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Grubu, Avrupa Eczacılık Forumu gibi uluslararası örgütlere üye oldu. 163 ayrı kongre ve konferansta yazılı ve sözlü bildiri sundu. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi Manisa belediye başkan adayı olan Özgür Özel, 33. Olağan Kurultay’da ve 15. Olağanüstü Kurultay’da Cumhuriyet Halk Partisi Manisa Delegesi olarak görev yaptı. 2007 yılı ve 2009 yılı aralık aylarında yapılan seçimlerde Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti’ne seçildi. 12 Haziran 2011’de CHP Manisa Milletvekili seçildi ve o tarihten bu yana da milletvekili olarak TBMM’de bulunuyor. Özel Kasım 2023’de yapılan CHP 38. Olağan Kurultayında da genel başkan seçildi.
İktidar hedefimin gerçekleşmesine az kaldı
Çocukluktan beri siyasetin içinde olmayı hayal etmiştim. 2012’de bir arkadaşım “Kendini siyasette nerede görmek istersin” diye sorduğunda “İktidar partisinde grup başkanvekili görmek istiyorum” demiştim. Grup başkanvekilliği hayalim gerçekleşti, iktidar hedefinin de gerçekleşmesine az kaldı.
İl ziyaretlerinde mutlaka eczacı odasını ziyaret ederim. Doğuya yapacağım ziyaret öncesi ‘Sakın gitme CHP’lileri kovuyorlar’ diye uyaranlar oldu.
BENİ ALNIMDAN ÖPTÜ
Ama gittim ve bir eczacı alnımdan öptü. ‘Çocukların boğazından geçen ekmekte bu delikanlının emeği var’ dedi. Örgütüme elbette minnettarım. Ama beni yetiştiren eczacı örgütüne de minnettarım. Mücadeleye devam edeceğiz.
Siyasete nasıl girdim?
1999yılında, bir gün eczanede oturuyorum. FIFA 99 diye bir oyunum var. Brezilya-Arjantin Dünya Finali, durum 2-2. Ben Ajrantin’i oynatıyorum, 86. dakika. Telefon çaldı, o zamanlar numara falan çıkmıyor, kim arıyor göremiyorsun. Açayım mı açmayayım mı derken, oyunda durdurma tuşuna bastım, telefonu açtım. Arayan o zamanın eczacı odası başkanı Nükhen abla idi. ‘Eczacı odasına kadar gelir misin? Seni oda yönetimine almayı düşünüyorum’ dedi. Telefonu kapattım ve gittim. Manisa Eczacılar Odası, daha sonra da Türk Eczacılar Birliği yönetimlerinde yer aldım. CHP Manisa belediye başkan adayının kalp krizi geçirip hayatını yitirmesi nedeniyle genel merkez tarafından aday olmam istendi. Üç saatte karar verdim ama o seçimi kaybettim. 2011’de ise milletvekili oldum. Bugüne kadar geldik ve bizim maçta skor hala 2-2 ve 86. dakikada kaldı. O günden beri bilgisayarda hiç futbol oynayamadım, Playstation alamadım. Vaktim olmadı, aklım da hâlâ maçta kaldı.
Manisa’daki Neşe Abla cinayeti
ÖzgürÖzel’in ‘’İdolüm’’ dediği Neşe Gülersoy 3 Mart 1950’de doğdu ve Manisa’da eczacılık yaparken 27 Haziran 1979’da siyasi bir cinayete kurban gitti. Manisa’da CHP Kadın Kolları Başkanı da olan Gülersoy, sahibi olduğu Afiyet Eczanesi’nde 2 kişi tarafından yaylım ateşine tutularak öldürüldü. Özgür Özel, her 27 Haziran tarihinde Gülersoy’u anıyor ve mesaj yayınlıyor.
YARIN: MECLİS’TE BÜYÜK TARTIŞMA
]]>Yerel seçimlerde, büyükşehir dahil birçok belediyeyi kazanmak istediklerini söyleyen Özel, anket sonuçlarına göre Manisa’daki pek çok ilçede AKP ile yarıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Geçen seçim CHP olarak bağrımıza taş bastık. CHP’ye ‘Büyükşehir, Şehzadeler ve Yunusemre İYİ Parti’de olacak dediler’, ‘Tamam’ dedik. Gittik oylarımızı İYİ Parti’ye verdik. Bu seçimde de İYİ Parti’nin adayı var iki tarafta… Keşke ittifak kurabilseydik, birimizin olduğu yerde öbürümüz olmasaydı. Büyükşehirde de her yerde de çok daha rahat olsaydık ama olmadı. Ama ben Manisalı hemşehrilerimden, iyi insanlardan, güneş yüzlü insanlardan, gözlerinde güneş açanlardan kendi memleketimde bir beklentim var. Siz geçen birlikte mücadele edip yenemediğimiz AK Parti’yi bu sefer Gülşah (CHP Şehzadeler Belediye Başkan adayı Gülşah Durbay) değiştiriyor, aman ha arkamızda durun sakın bize kaybettirmeyin. Ayrıca şunu unutmayın ‘eski dosttan düşman olmaz’, o belediye İYİ Parti’ye gönül vermiş herkesin de belediyesi olacak.”
Özel, Yunusemre ilçesinde de adayları Semih Balaban’ın önde olduğunu belirtti.
“MERAL HANIM BİRAZ DA KIZMAYA BAŞLADI AMA…”
Manisa’daki İYİ Parti seçmeninden destek beklediklerini vurgulayan Özel, “Ben söyleyince, hep ‘abla’ dediğim, çok sevdiğim Meral Hanım biraz da kızmaya başladı ama geçen seçimde bize İYİ Parti söylendiği anda Büyükşehirde, Yunusemre’de hep birlikte İYİ Parti’ye verdik, canla başla çalıştık. Herhalde Manisa’daki İYİ Partililer hepimizden çok İYİ Parti’ye sahip çıkan Semih Balaban’a gönül borçlarını bu sefer ödeyecekler” ifadelerini kullandı.

“İTTİFAKIMIZIN ADI TÜRKİYE İTTİFAKIDIR”
DEM Parti ile görüşmelerine yönelik eleştirilere de değinen Özel, şöyle konuştu:
“Efendim ‘DEM Parti ile görüşüyor’, önümüzde bayram var. Bana bir şeyle övünebilirsin deseler ne ile övünürüm biliyor musunuz? Biz Türkiye’deki tüm siyasi partilerle bayramlaşabilen tek partiyiz. Çünkü biz Türkiye’nin temel direğiyiz, taşıyıcı kolonuyuz. Ben 6,5 milyon oy veren yurttaşın hatırına ve saygısına DEM Parti ile bayramlaşırım. MHP, İYİ Parti, AK Parti ve DSP ile bütün partilerle bayramlaşabilen tek parti CHP’dir. O yüzden CHP’liler partisiyle gurur duysun. İş birliği yaparsak açık söyleriz, ittifak yaparsak açık yaparız. Bu sefer de ‘Bir ittifak var açıkla’ diyorlar, Açıklıyorum. İttifakımızın adı Türkiye ittifakıdır, rengi ay yıldızlı al bayrağın rengidir.”

FERDİ ZEYREK PROJELERİNİ ANLATTI
CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek de seçilmesi halinde Manisa’da ilk 2 tonluk şebeke suyunu 1 liradan vatandaşlara sunacaklarını belirtti.
250 gramlık halk ekmeği 5 liradan satacaklarını, 3 yılda tamamlayacağı raylı sistem projesiyle günde 45 bin yolcuyu taşıyacaklarını, 15 yılda kendisini finanse edecek raylı sistem projesiyle şehirde ulaşımın yüzde 50 ucuzlayacağını söyleyen Zeyrek, ayrıca İzmir ile Manisa’yı raylı sistemle birbirine bağlayarak iki kent arasındaki ulaşımı 15 dakikaya düşüreceklerini anlattı.
Zeyrek, pek çok ilçedeki otogarları yenileyeceklerini, altyapı ve üstyapıyı modernleştirerek kente yeni meydanlar kazandıracaklarını, kavşakları yenileyip otopark sayısını arttırarak şehirdeki ulaşımı rahatlatacaklarını sözlerine ekledi.
]]>
MANİSA BELEDİYE BAŞKANI’NA ELEŞTİRİ
Özel, şöyle konuştu:
* “Manisa Büyükşehir Belediyesi 2009 yılında bir yanlış adaylıkla o günün şartlarında seçim ‘AK Parti’ye gitmesin’ diye bir kişiye verildi. Daha sonra büyükşehir seçimlerinde yeniden seçildi. İlk zamanlarda uzaktan davulun sesi hoş gelir, ‘Manisaspor başkanıymış, eşi İzmir’denmiş, ailesi CHP’liymiş’ gibi laflarla bizim çok anlatmamıza, çok itirazımıza rağmen Cengiz Ergün büyükşehir belediye başkanı seçildi. Ne yaptı, verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı. Manisa’da Türkiye’nin en pahalı suyunu sattı, Türkiye’nin en pahalı suyunu siz kullanıyorsunuz. Ulaşımı aksattı, arapsaçına döndürdü. Türkiye’nin ölçek bazında en pahalı toplu ulaşımını siz kullanıyorsunuz.
* ‘Ben de Atatürkçüyüm, ben de Cumhuriyetçiyim, ailem sosyal demokrat’ diyerek oyları toplayan bu insan 2019 seçimlerinde AK Parti ile iş birliği yaptı, Cumhur İttifakı’nın adayı oldu. Kendisinin astığı Atatürk resimlerine, söylediği birkaç cümleye aldanan Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri ve Manisa’nın güzel insanlarını kahrederek gitti Adalet ve Kalkınma Partisi’ne teslim oldu. Ardından öyle bir dönem başladı ki Manisa’da, sokağa çıkmaz oldu. Hiçbir iş yapmıyordu, tamamen yapmaz oldu.”
“EMEKLİLERİ AÇLIĞA SÜRÜKLEDİLER”
Özel, sözlerine şöyle devam etti:
* “Bugün sadece Soma’da değil Türkiye’nin dört bir yanında televizyonlarının başına geçenler bir umut bir müjde bekliyorlar. Bunu bekleyenler geçim sıkıntısı karşısında ezilenler, hayat pahalılığı karşısında ezilenler. Zamlardan ezilenler, en çok da emekliler. Meydanların çok önemli bir kısmı emekli. Canı yanıyor, meydanlarda, mitinglerde sesimi duyurayım diye buralara koşuyor. Elleri kaldırtıyoruz 10’unundan 8’i 10 bin lira alıyor. Daha iki gün önce Türk-İş açıkladı, açlık sınırı 16 bin 200 lira. Emekliler açlık sınırının 6 bin lira altında geçinmeye zorlanıyorlar, yokluğa, açlığa sürükleniyorlar.
* Türk-İş açıklamış, süt 20 liradan 4,5 lira zamla 24,5 lira olmuş. Bir ayda peynir 282 lira olmuş, 65 liralık yoğurt 72 lira olmuş. Daha kıyma 400 liraymış, 460 lira olmuş. Kuşbaşı et 500 liraymış 580 lira olmuş. Yani Türk-İş’in hesaplarına göre son bir ayda gıda enflasyonu bazı ürünlerde yüzde 15’leri bulmuş. Ama bizim emeklimize o kadar düşük bir enflasyon hesabı ile yüzde 33 zam yaptılar, 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptılar ve açlığa sürüklediler. Ben, ‘Emekliye para ver’ deyince, ‘Emekliye para verirsem çalışanlara maaş ödeyemem’ diyor. Emekli başına 7 bin lira seyyanen zam 800 milyon para tutuyor. ‘800 milyon lirayı bulabilirsem çalışanların maaşını ödeyemem’ diyor.
* Emekliyle çalışanı karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Oysa bu sene 5’li çeteden, holdinglerden, müteahhitlerden alması gerekip vazgeçtiği vergi bu para kadar. Yani 5’li çeteye para var, emekliye para yok. Yani lüks otomobillerine, dünyanın en pahalı makam aracına para var: emekliye yok. Uçan sarayına, yazlık sarayına para var emekliye yok. Emekli diyor ki ‘Eğer emekliye para yoksa 31 Mart’ta oy da yok.’
* Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Emekliye para yok.’ Ben, Tayyip Erdoğan’ın söylediğini söyleyeyim, siz de sana da ‘Oy yok’ deyin belki duyar. Duyar da bir şey yapar mı yazmaz, çünkü o garibanın sesini, yoksulun sesini duymaz. Onun duyduğu ses hep zenginlerin sesi, hep fabrikatörlerin, patronların sesi. Ama ona sesimizi 31 Mart günü duyuracağız hep beraber.”
ÇEDES ELEŞTİRİSİ
Özel, ÇEDES projesini eleştirdi. Bu projenin tehlikeli olduğunu söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
* “ÇEDES diye bir proje var. Laikliğe karşı, Atatürk’e karşı ne kadar adam varsa hepsi ÇEDES’i savunuyor. Biz de bu projenin kadar tehlikeli olduğunu söylüyoruz. Ne oldu biliyor musunuz? Daha dün İzmir il Müftüsü, ÇEDES projesi kapsamında küçücük çocukları aldı ve bir mezar ziyaretine götürdü. Kimin mezarına götürdü biliyor musunuz? Esat Erbilli’nin mezarına götürdü. Esat Erbilli kim, Menemen’de Asteğmen Kubilay’ı katledip, kafasını kesip Menemen’de gezdirenler var ya onların içinde olup da yaşı yüksek olduğu için infaz edilmeyip müebbet hapse çarptırılan, suçu sabit olan Kubilay’ın katilinin mezarına çocukları götürmüşler.
* Şimdi bütün Atatürkçülerden sadece CHP’lilerden değil, MHP’liler diyor ‘biz de Atatürk’ü seviyoruz’, AK Parti seçmeninin içinde Atatürk sevgisi olan yok mu? Çok. Herkese diyoruz ki; bakın kardeşim bunlar gemi azıya aldılar. Asteğmen Kubilay’ın kafasını kesen adamın mezarına çocuğu götürenlerden bu memlekete fayda gelmez. ‘Atatürk bize bunu öğütlüyor’ diyorum bana ‘Sen Atatürk’le nasıl konuşuyorsun. Atatürk öldü’ diyorlar. Devlet Bahçeli’ye söyledim. Atatürk, Devlet Bahçeli için öldü ama bizim için ölmedi, -kalbini göstererek- buramızda yaşıyor.”
]]>“BUNUN DA AKIBETİ AYNI OLACAK”
*Manisa’ya geçtiğimiz mayıs ayında yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı’na Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 50, milletvekilliğinde yüzde 49 oy oranıyla verdiği destek için teşekkür ediyorum.
*Kendi partisine sözünü geçiremediği halde borusunu burada öttürmeye heveslenen biri var. Buradan kendisine sesleniyorum, hiç merak etmesin, kendini boşuna paralamasın, boynuna vurulan prangalardan kurtulacağı gün çok yakındır.
*Manisa’nın da desteğiyle 31 Mart’ta onu da özgürleştirerek maruz kaldığı eziyetten kurtaracağız. Bir önceki gibi, 13 kez girdiği seçimlerden nasıl bir netice alamadan eyvallah deyip gittiyse bunun da akıbeti aynı olacak.
*Dikkat ederseniz içeride ve dışarıda birileri ısrarla milletimizin moralini bozmak, canını sıkmak, umudunu köreltmek için her yolu deniyor. Türkiye’nin sıkıntıları yok mu? Elbette var.
*Ama bunları çözecek olan program da irade de tecrübe de milletiyle, devletiyle, cumhurbaşkanıyla, hükümetiyle yine bizdedir.
*Hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden, hiçbir program ve proje geliştirme zahmetine katlanmadan milleti kendilerine mahkum etmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak boynumuzun borcudur.
“ÇALIŞANLARIMIZIN DERTLERİ Mİ VAR…”
*Türkiye’yi, geçtiğimiz 21 yılda 3 kattan fazla nasıl büyüttüysek, sanayimizi, tarımımızı, ticaretimizi nasıl küresel rekabete hazırladıysak bugünkü meseleleri de öyle hal yoluna koyacağız.
*Hiç endişe etmeyin. Çalışanlarımızın dertleri mi var, birlikte çözeceğiz. Emeklilerimizin sıkıntıları mı var, birlikte aşacağız. Esnafımızın ihtiyaçları mı var, birlikte gidereceğiz. Gençlerimizin hayalleri mi var, birlikte gerçekleştireceğiz.
YİNE TARİH VERDİ
*Uzunca bir süredir yaşadığımız bütün saldırıların, bölgesel ve küresel krizlerin, kimi politikalarımızın eksik kalmasından kaynaklanan meseleleri birer birer çözüme kavuşturacağız. Bilhassa, ekonomideki sıkıntıların yıl sonundan itibaren hızla hafiflemeye başladığını önümüzdeki yıldan itibaren de yeniden yükselişe geçeceğimizi hep birlikte göreceğiz.
*Vatandaşlarımızın her biri ülkenin büyümesiyle, güçlenmesiyle, imkânlarının artmasıyla ortaya çıkacak kaynaktan hak ettiği payı mutlaka alacaktır.
*Ülkenin esenliğini tehlikeye atmaktan çekinmeyen, milleti umursamayan muhalefet anlayışının ilkesiz, ölçüsüz ve sorumsuz politikaları, yaşadığımız sıkıntıların üzerine adeta tuz biber ekti. CHP’nin lokomotifliğini yaptığı bu anlayış, Türkiye düşmanı tüm çevrelerle birlikte PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle birlikte hareket etmekten dahi çekinmemiştir.
*Mayıs seçimlerinde kurulan altılı masanın gerisindeki silüetleri unutmadık. Daha önce 2019 seçimlerinde yapılan gizli ittifakları unutmadık. Şimdi 31 Mart için İstanbul ve Mersin gibi yerlerde kurulan kirli ittifakların da farkındayız.
*Son dakika oynanan oyunların, listelerde yapılan değişikliklerin ne anlama geldiğini milletimiz gayet iyi biliyor. Bunlarda mertliğin, delikanlılığın, harbiliğin ve hasbiliğin zerresi olmadığı için her işlerini gizli saklı yapmayı adet edindiler.
“ADAY LİSTELERİNİ ZAMANINDA VEREMEDİLER”
*Hatırlarsanız, eski CHP Genel Başkanı’nın kurdukları masa dışındaki bir parti genel başkanıyla yaptığı bakanlık ve bürokrasi pazarlığı seçimden sonra ortaya çıkmıştı. Şimdiki CHP Genel Başkanı’nı zaten kimsenin taktığı yok. Bu parti adına kimi isimlerin nerede ve kimlerle demlendiği belli değil.
*Kendilerini pazarlıklara öyle kaptırdılar ki, işte Manisa Saruhan’da olduğu gibi aday listelerini seçim kurullarına zamanında veremediler. Haftalar öncesinden günü, saati, yeri belli olan bir işi bile beceremeyecek kadar siyasetten, meseleden, gündemden uzak durumdalar. Çıkarları dışında, kişisel kariyerleri dışında hiçbir şeyi gözleri görmüyor.
*Bırakın dünyada ve Türkiye’de ne olup bittiğini kendi memleketleriyle bile ilgilenme gereği duymuyorlar. Böyle siyaset olmaz. Türkiye’nin yönetimi bu zihniyete emanet edilmez. Şehirlerimizin geleceği, bu kirli pazarlıkların mezesi yapılamaz.
*Üç beş belediye alacağız diye siyasi bölücülere bu derece teslim olunmaz. Kadınlarımızın, gençlerimizin, çalışanların, emeklilerimizin beklentileri, hayalleri, hakları bu kifayetsiz muhterislerin insafına bırakılamaz.
Son 21 yılda Manisa’ya 191 milyar liranın üzerinde kamu yatırımı yaptık.
“ANKARA VE MANİSA EL ELE VERECEK…”
*Cumhurbaşkanı, bu kardeşiniz. Hükümet zaten Cumhur İttifakı’nda, bizde. Burayı da Cumhur İttifakı olarak aldığımız zaman durum ne olacak? Herhangi bir aksama olmadan Ankara ve Manisa el ele verecek, buradaki hizmetler artarak yoluna devam edecek.”
]]>