DARALMA BEKLENİYOR
Türk tüketicisinin enflasyonla yaşamayı bilen bir toplum olduğunu 2023 yılında alınan önlemlerle iç ticarette bir sıkıntı yaşanmadığını kaydeden Özpamukçu 2024 trendlerine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: “2024 yılında bir miktar daralmayı bekliyoruz. Tüketicimiz de temel ihtiyaçlarını karşılama noktasında bilinçli. Hem market harcamalarında hem de yeme içme harcamalarında promosyon ve indirim hassasiyeti yoğun bir şekilde sürüyor. Özellikle hızlı servis restoranları kısmında yoğun rekabet ve tüketici talebi karşısında, fiyatlar ile maliyetler arasındaki makas çok daralmış durumda. Genel eğilim olarak alışveriş sepetlerinin küçüldüğünü, maliyet enflasyonu bazlı fiyatlar neticesinde ciroların artışta olduğunu, tüketici ve rakip işletmeler arasında promosyon savaşlarının sürdüğünü söyleyebiliriz.”
Komisyon oranları tahsilatı engelliyor
Türkiye’deki mevcut ekonomik koşullarla birlikte tedarikçilerin finansal kaynaklara erişim ve tahsilatlarda sorunlar yaşadığını kaydeden Alp Önder Özpamukçu, kredi kartı ile alışveriş oranlarının ise çok yüksek boyutlara ulaştığına dikkat çekti. Özpamukçu, “Kredi kartı ödemelerinin bankalardan tahsil edilmesi konusunda da yüksek maliyetler nedeniyle sıkıntı yaşanıyor. Bununla bağlantılı olarak hem ödeme sistemlerinde, hem de harcama noktaları konusunda maalesef kayıt dışına doğru bir kayma gözlemliyoruz. Enflasyonla mücadelenin yanı sıra kayıt dışı ile mücadelenin de önemli bir gündem olacağını görüyoruz” değerlendirmesini yaptı.
İstihdamda sirkülasyon yaşanıyor
Türkiye’nin döviz bazında pahalı bir ülke haline gelmesi ile birlikte turist ilgisini ve yabancılara ürün ve hizmet satışlarını zorladığını vurgulayan Özpamukçu, bugünlerde sakin seyretmesine rağmen yüksek döviz kurlarının ilave maliyet baskısı yarattığını söyledi. Diğer taraftan sektörün istihdamda yüksek sirkülasyon nedeni ile sıkıntı yaşadığını aktaran Özpamukçu, “Gençlerimize buradan da bir çağrı yaparak, perakendeyi kısa dönemli bir iş değil önemli kariyer hedefleri sağlayan ve bireysel gelişime önemli katkı sunan bir sektör olarak görmelerini bekliyoruz” dedi.

PERAKENDE SEKTÖRÜNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLERİNİ PAYLAŞTILAR
Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç: Marka ve ürünlerde tüketici ucuza yöneliyor
Yüksek enflasyon ve aralıksız olarak artan gıda fiyatları alışveriş tercihlerini temelden değiştirirken, pazarda trendler ucuz ürün ve markalara doğru kayışa işaret ediyor. Türkiye’de son 3 yıldır gıda fiyatlarının arttığını ve baz etkisinin devreye gireceği hazirana kadar yükselişin sürmesini beklediklerini kaydeden Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Daha ucuza doğru markalar arası, ürünler arası kaymalar görülüyor. Marketlerin kendi özel markalı ürünlerine de bir kayış olduğunu görüyoruz. Ekonomik etkenler ve azalan alım gücüyle birlikte tüketici alışkanlıklarındaki değişimlere baktığımızda, kuruyemiş talebi azalırken bisküvi tercihinde artış yaşandığını görüyoruz. Pirinçte talep düşerken makarna satışları artıyor. Kırmızı et, beyaz et ya da balık seçiminde daha uygun fiyatlı çeşitler tercih edilebiliyor” değerlendirmesini yaptı.
FİYATLAR YÜZDE 60 ARTTI
Ramazan’da gıda fiyatlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 artış gösterdiğini açıklayan Alkaç, şöyle devam etti: “Özellikle mayıs ayından sonra sıkılaşmış para politikalarının etkisiyle ve meyve-sebzede tarla sezonunun başlamasıyla birlikte enflasyonda ciddi bir düşüşün başlayacağını öngörüyoruz. Gıda fiyatlarındaki yükselişin ortaya çıkardığı en büyük risk ise tüketicilerin daha ekonomik ürün arayışına girmesini fırsat bilenlerin taklit ve tağşiş ürüne yönelmesi, yani gıdada sahteciliğin artırması.”
20 bin üründe süreli değil sürekli iyi fiyat
Metro Türkiye olarak 2024’teki hedeflerini de aktaran Alkaç, bu yıl yeni fiyatlandırma politikalarıyla 20 bine yakın üründe süreli değil sürekli çok iyi fiyat sunduklarını kaydetti. “Çok Al Az Öde’ uygulamamız ile de profesyonel müşterilerimizin en çok talep gösterdiği ve ana ihtiyaçlarının tamamını karşılayan 4 bine yakın ürünümüzde yüzde 20, yüzde 30 hatta yüzde 50’lere varan fiyat avantajı sunuyoruz. Yeni müşterilere de ulaşmamızı sağlayacak bu strateji doğrultusunda satış ekibimizi iki katına çıkardık” diye konuşan Alkaç, bu sayede pazar paylarını da artırmayı planladıklarını dile getirdi.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün: Vatandaşın ana gündemi fiyatlar
Alışverişlerin temel belirleyicisi haline gelen fiyat hassasiyeti, ev dışı tüketimi hane içine kaydırırken, gıda perakendesinde bu yıl durgunluk bekliyor. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün, 2024’te sektörün pek çok zorlukla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
TENCERE EVDE KAYNIYOR
Düzgün, “Sektör, enflasyon, maliyet artışları ve üretimdeki dalgalanmalar nedeniyle belirsizliklerle mücadele ediyor. Tüketicilerin alım gücündeki düşüş ve fiyat odaklı olmaları perakende satışları üzerinde değişime neden oluyor. Tüketicinin ana gündemi fiyatlar. Raflardaki tüm fiyatlar inceleniyor, kıyaslanıyor, market arabasına içerik ve gramaj değerlendirilerek ekleniyor” değerlendirmesini yaptı.
Son iki yılda fiyat hassasiyeti artan tüketicinin önce fiyat karşılaştırması yaptığını aktaran Düzgün, şöyle devam etti: “Ancak market arabalarında geçen yıla kıyasla daha fazla ürün yer alıyor. Çünkü artan maliyetler nedeniyle tüketiciler artık evde yemek yapma ve yeme eğiliminde. Bu da hafta içi ve hafta sonu dışarıda yeme içmeye ayrılan paranın kesildiğini, yeme-içme fiyatlarının gerekenin üzerinde olmasından dolayı vatandaşların tencereyi evde kaynattığına işaret ediyor.” Düzgün, gıda perakendesinin genelinde bir durgunluk gözlemlediklerini, fiyat artışlarındaki yavaşlamaya rağmen başta et grubu olmak üzere vatandaşların gıdaya erişimde zorlandığını kaydetti.
Üreticinin fiyat eğilimi belirsizlik yaratıyor
Üreticilerin döviz ve enerji maliyetlerindeki artışlar karşısında fiyatlarını ayarlama eğilimlerinin sektörde bir takım belirsizlikler yarattığını da aktaran Düzgün, daha cazip fiyatlar nedeni ile ihracata yöneldiklerini kaydetti. Düzgün, “Bu yanlış eğilim, yanlış fiyat politikalarının denetimi maalesef bizim raflarda gerçekleşiyor. Vatandaşlarımızla bizler karşı karşıya kalıyoruz” dedi.

Market ve AVM’lerde kart harcamaları yüzde 161 arttı
Yüksek enflasyon nedeniyle alım gücü, artan fiyatları karşılayamayan vatandaşın market ve alışveriş merkezlerinde (AVM) kartlı harcamaları arttı. Marketlerde geçmişte yüzde 60 olan kartlı alışverişler bu yıl yüzde 85’lere ulaştı. Bankalararası Kart Merkezi’nin Mart 2024 verilerine göre vatandaşların market ve alışveriş merkezlerindeki kredi kartı harcamaları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 161.5 artış gösterdi.
163 MİLYARA DAYANDI
Mart 2023’te kredi kartı ile yapılan harcama tutarı 62 milyar 327 milyon 980 bin TL iken, Mart 2024’te bu tutar 162 milyar 977 milyon 490 bin TL’ye ulaştı. İşlem adedi de aynı dönemde 63 milyon artarak 272 milyon oldu. Mart 2024’te kredi kartı ile işlem başına yapılan ortalama ödeme bir önceki yılın aynı ayına göre iki katına çıktı. Mart 2023’te market ve alışveriş merkezlerinde kredi kartı ile yapılan işlem başına ortalama ödeme 298 lira iken Mart 2024’te bu tutar 599 liraya çıktı.
Market sayısı 52 bini aştı
Türkiye’de marketlerin sayısı geçen yıl sonu itibarıyla 52 bini aştı. Ülkede 400 kişiye 1 market düşerken, yerel market zincirleri de 7 bin 700’e ulaştı. Söz konusu büyümenin büyük kısmı bir önceki yıllarda olduğu gibi yine indirim (discount) marketlerinden geldi. 2019’da 25 bin 493, 2020’de 27 bin 660, 2021’de 30 bin 955 ve 2022’de 38 bin 122 şubeye ulaşan indirim marketler, 2023’te 3 bine yakın yeni şube açarak toplam mağaza sayısında yaklaşık 41 bini aştı. Böylece discount marketlerin pazardan aldığı pay yüzde 80’e yaklaştı. Ortakalan Perakende Raporu’na göre ise 2022’de 5 bin yeni market açılışıyla organize gıda perakendeciliğinde toplam market sayısı 48 bin 660 market ile kapatmıştı.
Atıştırmalıklar ana öğün oldu
Tüm kriz dönemleri tüketim alanında kendi trendlerini oluştururken, 63 aydır kesintisiz artan enflasyon, tüketiciyi gıdada farklı öğünlere ve yüksek maliyetlere maruz bıraktı. Araştırma şirketi Ipsos’un 2023 yılına dair gerçekleştirdiği analizde krizsiz dönemlerde keyif olarak tüketilen atıştırmalıkların artık ana öğün haline geldiğini ortaya koyuyor. “Öğün geçiştirmek eskiden belki sadece zaman kısıtıyla ilişkilendirilen bir davranıştı ancak şimdi ekonomik faydası ile de ön plana çıkıyor: 2023 yılında tüketicilerin yüzde 13’ü atıştırmalık ürünleri ana öğün niyetine tükettiğini söylüyor” tespitinin yapıldığı araştırma, uygun fiyatlı atıştırmalıkların temel gıda ürünlerinin yerine geçtiğini gösteriyor. Diğer taraftan hane halkının geçen yıl gıda harcaması yüzde 67 artarken, et v et ürünlerinde yüzde 84, süt ve süt ürünlerinde yüzde 62, içecekte yüzde 74’lük artış görüldü.
]]>Bayraktar, yaptığı açıklamada, martta üretici ile market fiyatları arasında oluşan farklara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Söz konusu aydaki üretici ve market arasındaki fiyat farklarına dikkati çeken Bayraktar, “Martta üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 378 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 255,2 ile kuru incir, yüzde 245,9 ile patlıcan, yüzde 232,4 ile yeşil soğan, yüzde 184,3 ile maydanoz takip etti” ifadesini kullandı.
Bayraktar, limonun 4,8 kat, kuru incirin 3,6 kat, patlıcanın 3,5 kat, yeşil soğanın 3,3 kat, maydanozun 2,8 kat fazlaya satıldığını işaret ederek, üreticide 3 lira 50 kuruş olan limonun markette 16 lira 73 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 408 lira 48 kuruşa, 15 lira 88 kuruş olan patlıcanın 54 lira 93 kuruşa, 10 lira 17 kuruş olan yeşil soğanın 33 lira 81 kuruşa, 4 lira 33 kuruş olan maydanozun 12 lira 31 kuruşa satıldığını kaydetti.
EN YÜKSEK FİYAT ARTIŞI HAVUÇTA
Martta üreticide 31 ürününün 10’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat düşüşü görüldüğü, 9 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle devam etti:
“Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 46,4 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 29,4 ile domates, yüzde 26,6 ile salatalık, yüzde 24,9 ile patlıcan, yüzde 23,3 ile marul, yüzde 18,7 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 55,5 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat artışını yüzde 40 ile limon, yüzde 17,6 ile kuru soğan, yüzde 17,4 ile sivri biber, yüzde 12,5 ile kabak takip etti.”
YÜKSEK FİYAT DENETİMLERİ ARTIRILMALI
Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.
Bu ay marketlerde 23 üründe fiyat düşüşü yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, “Ramazan ayı başından itibaren artan denetimler ve Birliğimizce yapılan uyarıların da etkisiyle, marketler çeşitli kampanyalarla ürün fiyatlarında indirime gitti ya da fiyatları çok fazla artırmadı. Üreticilerimiz ekim, dikim döneminin başından itibaren doğal afet riskleri başta olmak birçok sorunla üretim yapıyor. Çiftçilerimizin ürettiği üründen bazı kesimlerin fazla kar beklentileri ortadan kalkmalı. Enflasyonla mücadele ederken gıda fiyatları üzerinden fırsatçılık yapılmamalı. Her kesim üzerine düşenin daha fazlasını yapmalı. Son bir ayda marketlerde gerileyen fiyatlar ramazanla sınırlı kalmamalı.” değerlendirmesinde bulundu.
Bayraktar, tüketicilerin market ve pazarlar arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmaları ve alışverişlerde fiyat araştırması yapmaları önerisinde bulundu.
Yüksek fiyat farklarının önüne geçmek için “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun”‘un da değişiklik yapılarak üreticiden doğrudan alınan ürünlerde kar marjının sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Yüksek fiyat konusunda yapılan denetimlerin sayısı arttırılmalı, vatandaşlarımızda karşılaştıkları yüksek fiyatları gerekli mercilere şikayet etmelidir.” ifadesini kullandı.
]]>KUZENLERİN TARTIŞMASI KAVGAYA DÖNÜŞTÜ
Olay, 20 Ağustos’ta Kayhan Mahallesi’nde meydana geldi. Yusuf Söylenmez, kız arkadaşı Buse Simay Karakaya ile daha önce ilişki yaşadığı için aralarında husumet bulunduğu ileri sürülen amcasının oğlu Hasan Söylemez (25) ile parkta buluştu. Yusuf Söylemez buluşma noktasına yanında Emircan Uyar (20), Muhammet Söylemez (20), Furkan Aygün (19), İsmail Bağlan (21), Tolga Gök (18) ve kız arkadaşı Buse Simay Karakaya’yı da getirdi. Burada kuzenler arasında çıkan tartışma, kavgaya dönüştü. Yanında taşıdığı bıçakla Yusuf Söylemez’i elinden yaralayan Hasan Söylemez, kaçıp, parkın karşısındaki bir markete sığındı.

SİLAHLA MARKETE BASKIN
Elindeki pompalı tüfekle Hasan Söylemez’in peşinden giden Yusuf Söylemez, önce markette kasiyer olarak çalışan Merve Acar’a ardından Hasan Söylemez’e doğru art arda ateş etti. Olayın ardından Yusuf Söylemez ile yanındaki 6 kişi kaçtı. Kanlar içinde yere yığılan Merve Acar ile Hasan Söylemez, ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Merve Acar, doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı.
ÇEYİZ PARASI BİRİKTİRİYORDU
Hürriyet Mahallesi Muhtarı Mehmet Çakar’a ait olan markette kasiyer olarak çalışan Acar, 21 Ağustos’ta Denizli’de gözyaşları arasında toprağa verildi. İşletme ve uluslararası ilişkiler mezunu olan Acar’ın, Çakar’ın baldızı olduğu, eniştesine ait olan markette çeyiz parası biriktirmek için çalıştığı öğrenildi.

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu Amirliği ekipleri, olayın ardından kaçan şüphelileri tespit etti. Ekipler, Yusuf Söylemez ile Emircan Uyar, Muhammet Söylemez, Furkan Aygün, İsmail Bağlan, Tolga Gök ve Buse Simay Karakaya’yı yakalayıp, gözaltına aldı. Polis tarafından gözaltına alınan 7 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri Adliyede tutukladı.
ACAR’IN ÖLDÜRÜLME ANLARI KAMERADA
Bu arada Merve Acar’ın öldürülme anları da marketin güvenlik kamerasına yansıdı. Güvenlik kamerası görüntülerinde market önünde Yusuf Söylemez ile tartışan Hasan Söylemez’in içeri girmesi, ardından Yusuf Söylemez’in yanındaki 6 kişiyle ve elindeki pompalı tüfekle markete girip, önce Merve Acar’ı ardından Hasan Söylemez’i vurduğu görüldü. Görüntülerde ayrıca olay yerindeki vatandaşların Acar’a yardım etmeye çalışması ve Acar’ın sağlık ekiplerince ambulansa taşınması yer aldı.

7 KİŞİ İÇİN MÜEBBET İSTENDİ
Merve Acar’ın öldürülmesiyle ilgili Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı iddianame hazırladı. 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Merve Acar’ı öldürüp, amcasının oğlu Hasan Söylemez’i yaralayan Yusuf Söylemez hakkında ‘kadına karşı kasten öldürme’, ‘kasten öldürme’, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası istendi. Olaya karışan diğer kişiler Emircan Uyar, Muhammet Söylemez, Furkan Aygün, İsmail Bağlan, Tolga Gök ve Yusuf Söylemez’in kız arkadaşı Buse Simay Karakaya için ise ‘kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası istendi.
ISRARLA PEŞİNİ BIRAKMAMIŞLAR
Savcılık iddianamede, şüphelilerin bıçaklarla ve tüfekle öldürmeye hazırlanarak olay yerine geldiklerini, Hasan Söylemez’in şüphelilerin elinden kaçıp, markete sığınmasına rağmen ısrarla peşini bırakmadıklarını belirtti. Ayrıca şüphelilerin Hasan Söylemez ile Merve Acar’ın yaralandıklarını bilmelerine rağmen uzaklaşmalarını, olay sırasında şüphelilerin birbirlerine engel olmaya çalışmadıklarını, market içinde başka insanların bulunabileceğini bildikleri vurgulandı.
Olay sırasında Merve Acar’ın bağırdığını, Acar’ın sesinin şüpheliler tarafından duyulabileceğine yer verildi. Şüphelinin marketin içine yakın mesafeden nişan alarak ateş etmesiyle Merve Acar’ı da isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Marketteki tanıkların engel olmasına rağmen şüphelinin market içine girip ikinci kez ateş ettiğine yer verilirken şüphelilerin Merve Acar ile Hasan Söylemez’i öldürmek isteyerek doğrudan kastla hareket ettikleri belirtildi.
]]>Birçok zincir markette, bakliyat, yumurta, süt, makarna, yoğurt gibi temel gıda ürünlerinin zamlı fiyatla satıldığı görülüyor. Yılbaşı öncesi birçok temel gıda ürününe büyük oranda zam geldi.
Özellikle 7.500 lira emekli maaşı veya 11 bin 402 lira asgari ücret ile evlerini geçindirmeye çalışan vatandaşlar, maaşlarına zam yapılmadan neredeyse iğneden ipliğe her ürüne gelen zamlara tepki gösterdi.

TARIM KREDİ KOOPERATİFİ MAĞAZALARINDA DA ZAM ÜSTÜNE ZAM YAĞDI
Geçen yıl Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde büyük indirim olacağı açıklanmış, ancak o yılın 15 Ağustos’unda markete akın eden vatandaşlar umdukları indirimi bulamamıştı.
Geçtiğimiz Ekim ayında da bazı gıda ve temizlik ürünlerinde yüzde 50’ye varan indirim yapılacağı belirtilen Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarına giden vatandaşlar ikinci kez hüsran ile karşılaşmıştı.
Ekim ayında indirim ile karşılaşamayan vatandaşlar, Kasım ayı başında ise tam tersi zamlı fiyatlarla karşılaşmıştı.
Ekim ayından Kasım ayına kadar 20 günlük süre içerisinde Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarındaki özellikle bakliyat ürünlerine yüzde 24’e varan zamlar gerçekleşmişti.
ZAMLAR OTOMATİĞE BAĞLANDI
Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında geçtiğimiz ay özellikle bakliyat ürünlerine yüzde 24’e varan zamlardan sonra aradan geçen bir ay içerisinde vatandaşlar yeni zamlarla karşılaştı. Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında yine bir çok kalem ürüne zam yapıldı.
Yaklaşık yüzde 15’e varan zamlı ürünlerin içinde un, yeşil mercimek, barbunya, kuru fasulye, ayçiçek yağı, zeytinyağı dikkati çekti. Zamlanan ürünlerin yanı sıra Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında geçtiğimiz aya oranla fiyatı düşen ürünlerin içerisinde de sadece bir kaç parça ürün yer aldı. Geçtiğimiz ay 34 lira olan kırmızı mercimek 32.90’a, 93.90 olan Tiryaki Çay 89.90’a düştü.
Yapılan zamlar vatandaşın tepkisine neden oldu. Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında 16 Ekim tarihinde indirim yapıldığı belirtilen fiyatlar ile 6 Kasım tarihinde zamlanan ürünler ve Aralık ayında yapılan son etiket fiyatlarını SÖZCÜ Muhabiri tespit etti.
Tarım Kredi Kooperatifi marketlerinde indirim geldiği belirtilen 16 Ekim, 6 Kasım ve 18 Aralık tarihindeki bazı ürünlerin reyonlardaki fiyatları şöyle:

“8-10 MARKET GEZİYORUM, HANGİ ÜRÜN NEREDE UCUZSA ORADAN ALIYORUM”
Emekli öğretmen Nurettin Aldemir, gelen zamlara tepki göstererek şunları söyledi:
“Marketler işçi, memur ve emeklilere yapılacak zam öncesi iğneden ipliğe zam yapıyor. Marketlere verilen mallar yaklaşık 3 aylık bir takvimle ödeme bekliyor. Mal sevkiyatı yapanların programı böyle. Yakın zamanda bu 45 güne de düşürülmesi söz konusu olabilir.
Marketler olası enflasyonu öngörerek aldıkları ve 3 ay sonra ödemesini yapacakları mala peşinen zam yapıyor. Marketlerin hiçbirisi halkın ihtiyaçları üzerinden fiyatı kontrollü olarak tespit etmiyor. Kar hırsı had safhada. Ucuz emek had safhada. Böylesi ekonomik krizler birilerinin kar marjını yükselttiği dönemlerdir. Sistem de buna çok müsait.
Siyasi iktidarın temsilcileri zaman zaman marketlerde denetim yaptıklarını belirtmelerinin de bir karşılığı yok. O kadar market gezerim. Hiçbir marketin ‘ben denetlendim’ dediğini duymadım, görmedim de. Çünkü biz artık bir şeyi alırken market market dolaşıyoruz. Ben de emekli eğitim emekçisiyim. Fiyatları önce tespit ediyorum 8-10 markette sonrasında hangisinde hangi ürün ucuzsa onun peşine düşüyorum.
Fiyatları da her zaman değişik görüyorum. Bir hafta aldığımı bir hafta sonra alamıyorum. Yılbaşından sonra çok büyük zamlar gelecek. Hatta asgari ücret zammını işçiler, kamu emekçileri kendi maaş zamlarını, emekliler kendi maaş zamlarını ceplerine koymadan gelen zamları ödeyecekler, peşinen ödeyecekler.
Ücret zamları arkasından erimiş olarak, alım gücü düşmüş olarak ceplere girecek. Şimdiden de yılbaşı havası nedeniyle fiyatlar füze kıvamında yükselmeye devam ediyor.”

Nurettin Aldemir
“ÇOCUKLARI BAKKALA GÖNDERİYORUM, VALLAHİ YARISINI ALAMADAN GELİYORLAR”
Belediyede temizlik işçisi olarak çalışan Muammer Özdamar, “Asgari ücretle çalışıyorum. Ev kirası, doğalgaz, elektrik, su parası, çocuklar okuyor… Masrafları karşılayamıyorum. Marketten bugün aldığımı yarın aynı paraya alamıyorum. 5 kilo aldığımı 1 kilo alıyorum, 2 kilo aldığımı yarım kilo alıyorum.
Et alırsak tavuk eti alıyorum. Kuzu eti, dana eti alamıyorum. Herşeye zam geliyor, maaşlar yerinde sayıyor. Ben bu masrafları nasıl karşılayayım?
,Karşıdan kolay geliyor ama gel bir de bize sor. Akşama kadar (sokaklarda) 8 saat süpürge sallıyorum. Yorgun yorgun eve gidiyorum. Çocukları bakkala gönderiyorum. Valla yarısını almadan geri geliyorlar. 2 liralık bir piskeyüt 20 lira olmuş! Piskeyüt! Piskeyüt!” diye konuştu.

Muammer Özdamar
“BUGÜN ALDIĞIMIZI YARIN AYNI FİYATA ALAMIYORUZ”
Asgari ücretle işçi olarak çalışan Fedail Demir ise, “Hergün iğneden ipliğe zam geliyor. Bir adalet olması gerekiyor. Bugün aldığımızı yarın aynı fiyata alamıyoruz. Kesinlikle alamıyoruz. Günden güne biz emekçiler zorlanıyoruz. Aldığımız maaştan da bir şey anlamıyoruz” dedi.

Fedail Demir
“8.500 LİRA EMEKLİ MAAŞI İLE GEÇİN GEÇİNEBİLİRSEN”
Emekli Necdet Açıkalın, “Baştakilerin hatasını biz çekiyoruz. Aldığım 8.500 TL para. Ondan sonra geçin. Nasıl geçinirsen geçin. Bunun elektriği var, doğalgazı var, suyu var… Nasıl geçinelim? Marketten bugün aldığımı yarın aynı fiyata alabilmenin imkanı yok. Dün aldım 45 liraya yumurtayı, bugün ise 55 lira. Neyin yanına yaklaşayım? Hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor. Tarım Kredi Kooperatifi ile ilgim yok benim. Tarım Kooperatiflerine zaten girdiğimiz yok. Allah var şimdi. Doğru dürüst marketler zaten başımıza bela. Bir de onlara gidersek daha kötü olacağız” şeklinde tepkisini dile getirdi.

Necdet Açıkalın
“SÜREKLİ ETİKETLERİ DEĞİŞTİRİYORLAR”
Ali İçli, “Marketlerden bugün aldığımızı aynı fiyata ertesi gün vallahi alamıyoruz. Daha işçiye, emekliye, memura zam gelmeden marketlerde etiketler sürekli değişiyor. Ben (bir marketin-BİM’in) üzerinde oturuyorum. Hergün uğruyorum, bakıyorum. Bir de ne yapıyorsunuz diye soruyorum. Hee sürekli etiketleri değiştiriyorlar. Bu marketler neden denetlenmiyor onu anlamadım ben. Maaşlara zam gelmeden eridiği gözüküyor. İnşallah iyi bir zam verir de kurtarırız. Başka türlü işimiz çok zor yani. Ben emekliyim. 12 bin lira aylık alıyorum. İşimizi hayli kötü yani” ifadelerini kullandı.

Ali İçli
“3 PARÇA GIDA MADDESİNE 600 LİRA VERDİM, ŞAŞIRDIM KALDIM”
Kredi kartları ile ay sonunu getirebildiğini ifade eden emekli Coşkun Candan, “10 sene önce ben emekli olduğu zaman asgari ücret 850 liraydı, benim maaşım 2 bin liraydı. Yani asgari ücretin iki katından fazlaydı. Şu anda asgari ücretle hemen hemen aynı olduk. Marketten bugün aldığımızı ertesi gün aynı fiyata alamıyoruz efendim. Geçen gün peynir, zeytin bir parça daha olmak üzere üç parça gıda maddesi aldım 600 lira verdim. Şaşırdım kaldım. Herşey çok pahalandı. Kredi kartı ile yaşıyoruz. Yatırıyoruz tekrar borçlanıyoruz. Yatırıyoruz ve tekrar borçlanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Coşkun Candan
]]>