Üniversite sınavının ardından birinci tercihi olarak yerleştiği Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mudurnu Süreyya Astarcı Meslek Yüksekokulu Ormancılık ve Orman Ürünleri Programını tamamlayan Yumuş, daha sonra Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) aldığı puanla Sakarya’ya orman muhafaza memuru olarak atandı.

Söğütlü ilçesindeki Orman İşletme Şefliğinde 8 ay önce çalışmaya başlayan Yumuş, ormanların korunması için her koşulda görev yapıyor.
Kendini adeta ormanların korunmasına adayan Yumuş, hayalindeki mesleği yapmanın mutluluğunu yaşıyor.
Merve Yumuş, AA muhabirine, üniversiteden mezun olur olmaz mesleğe atandığını söyledi.
Yumuş, lise son sınıftayken ormancıları gördükçe mesleğe olan heves ve merakının giderek arttığını dile getirerek, “Aklımda soru işaretleri vardı ilk başta. Yapabilir miyim diye düşünüyordum, sonradan geçti. Mesleğe girecekler, akıllarında soru işareti kalmadan seçebilirler. Yapabilecekleri bir meslek bence. Kadın elinin değdiği her yer belli oluyor zaten.” diye konuştu.
İş ortamından ve çalışma arkadaşlarından memnun olduğunu belirten Yumuş, şöyle devam etti:
“Aslen Orduluyuz ama babam 18 senedir burada imam olarak görev yaptığı için burayı seçtim. İşimi severek yapıyorum. İyi ki orman muhafaza memuru olmuşum. En azından bildiğim, sevdiğim bir iş. Daha öncesinde polislik gibi önüme fırsatlar da çıkmıştı ama kendi bölümümden ilerlemek istedim. İyi ki de o şekilde yapmışım.”

Sakarya’da lise son sınıfta ormancılara özenen ve bu alanda eğitim alan 22 yaşındaki Merve Yumuş (solda), meslek olarak orman koruma memurluğunu seçti. Söğütlü ilçesindeki Orman İşletme Şefliğinde 8 ay önce çalışmaya başlayan Yumuş, ormanların korunması için her koşulda görev yapıyor. Yumuş, aynı işletme şefliğinde Merve Emiroğlu (sağda) ile çalışıyor.
Yumuş, en büyük destekçisinin ailesi olduğunu anlatarak, “O yüzden güzelce ilerledim ve mesleğimi elime aldım, mutluyum. İş arkadaşlarım da benimle beraber çok mutlu oldu. Herkes benimle gerçekten gurur duydu. Ekip arkadaşlarım kalabalık ama yanımda hemcinsimin olması güzel oluyor. Merve’yle beraber çalışıyoruz. Güzel vakit geçiriyoruz, o açıdan rahatım.” ifadelerini kullandı.
Baba Aydın Yumuş da çocuklarının eğitimi için elinden geleni yaptığını söyledi.
Kızının meslek tercihini kendi isteğiyle yaptığını anlatan Yumuş, “Daha önce ben polis olmasını istedim. ‘Ben ormancılığı seviyorum’ dedi ve o bölüme devam etti. Azmetti ilk senesinde istediği bölümü kazandı. Orayı bitirdikten sonra 21 yaşında hiçbir boşluk yaşamadan görevine başladı. Herkes kızımla gurur duydu, biz de gurur duyuyoruz.” diye konuştu.
Aynı işletme şefliğinde çalışan Merve Emiroğlu ise orman yönünden zengin olan Kastamonu’da büyüdüğünü ve çocukluğundan beri ormanlarda gezdiğini kaydetti.
Hep ormancı olmak istediğini aktaran Emiroğlu, “Çamurda, yağmurda, karda, her şekilde arazideyiz. Kadın için zor bir meslek ama çok severek yaptığın zaman kolaylaşıyor. Tek başıma kadın memurdum burada, daha sonra Merve arkadaşımız geldi. Şimdi daha iyi çalışıyoruz beraber. Orman muhafaza memuru olmaktan çok mutluyum. Herkese de tavsiye ediyorum.” dedi.
]]>Kavga sonrası, iddiaya göre Ahmet Uluyol uyumaya gitti. Mervenur Uluyol bir süre sonra yatakta yatan eşi Ahmet Uluyol’u göğsünden bıçakladı. Çığlık seslerini duyan komşuların ihbarıyla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Sağlık görevlileri, Ahmet Uluyol’un öldüğünü belirledi. Uluyol’un cenazesi, memleketi Yahyalı ilçesinde toprağa verildi.
Gözaltına alınan Mervenur Uluyol ise tutuklandı. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı.
Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilen iddianamede, Mervenur Uluyol hakkında ‘Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde Mervenur UIuyol’un yargılanmasına başlandı. Davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Mervenur Uluyol ile ölen Ahmet Uluyol’un şikayetçi babası O.U., kız kardeşleri S.U. ve A.U. ile taraf avukatları hazır bulundu.
Önceki ifadelerini tekrar ettiğini ve eşinden sürekli şiddet gördüğünü iddia eden Mervenur Uluyol olay gecesini şu sözlerle anlattı:
“Olay yaşanmadan önce eşim Ahmet Uluyol, beni sürekli darbediyordu. Daha önce anne ve babasının yanında da bana şiddet uyguladı. Bundan dolayı bayılma krizleri geçirdim.
Evden ayrılıp, ağabeyimin evine gittim. Ahmet bir şeyleri bahane ederek beni tekrar eve getirdi. Bir insan, bir insanı ne kadar dövebilirse o kadar döverdi. Olay günü beni darbetti. Ardından uyudu.
Uyumadan önce de tehdit etti. ‘Seninle yarın görüşeceğiz’ dedi. Niyetim çocuklarımı da alıp, evden kaçmaktı. Uyurken göğsüne 2 kez bıçak vurdum.
Keşke böyle olmasaydı. Ben onu öldürmesem o beni öldürecekti. Beni de kendini de yaktı. Kendimi korumak istiyordum. Pişmanım”
Evden kaçmak istediğini de anlatan sanık Uluyol, “Olaydan bir kaç gün önce evden kaçmaya çalışmıştım. Başaramadım. Tren raylarının oraya götürüp, ‘Benden ayrılamazsın seni öldürürüm’ dedi. İstanbul’da kafes dövüşçüsü olarak çalıştığını söyledi” dedi.
Ölen Ahmet Uluyol’un şikayetçi ablası S.U. ise “Kardeşim çok düzgün bir insandı. Bunu hak etmedi. Ben bu olayın arkasında başka bir şey olduğunu düşünüyorum. Biz her zaman Merve’nin yanındaydık. Yardım ederdik. Şikayetçiyim” diye konuştu.
‘KAYINVALİDESİ VE KAYINBABASI DA DARBEDERDİ’
Duruşmada aralarında Uluyol çiftinin komşularının da olduğu 6 kişi tanık olarak dinlendi.
Uluyol çifti ile aynı binada oturan tanık N.Ş., “Merve’nin olaydan 2-3 saat önce çığlıklarını bütün bina duymuştu. Ama, korkudan kimse şahitlik yapamadı. Çocuklarına beslenme koyamadığı için utancından okula gönderemiyordu. Merve binanın temizliğini yapar, maaşı da Ahmet alırdı. Kayınbabası ve kayınvalidesi de Merve’yi darbediyordu. Buna da binadaki herkes şahit olmuştu. Aralarında maddi sorunlardan dolayı geçimsizlik vardı” ifadelerini kullandı.
Tanık ifadeleri sonrası Ahmet Uluyol’un babası O.U., “Yemin ederim böyle bir şey yapmadım. Benim bunu yapacak iradem de kuvvetim de yok” dedi.
Mahkeme heyeti verdiği ara karar ile sanık Mervenur Uluyol’un tutukluluk halinin devamına karar verip, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi ve dosyadaki bazı eksiklikler için duruşmayı erteledi.
]]>