Metre – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 25 Apr 2024 21:30:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Antalya’da lüks yat üretimi rekor kırıyor https://www.foxhaber.com.tr/antalyada-luks-yat-uretimi-rekor-kiriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/antalyada-luks-yat-uretimi-rekor-kiriyor/#respond Thu, 25 Apr 2024 21:30:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6589 Lüks ve ultralüks yat üretiminde dünyaca ünlü merkezlerden biri olan Antalya Serbest Bölge’de, 2000 yılından 2024 yılı şubat sonuna kadar toplam uzunluğu 12 bin 863 metre olan 705 lüks yat üretilerek, 1 milyar 692 milyon dolar gelir sağlandı. 2023 yılında 93 lüks yat satışıyla rekor kıran Serbest Bölge, 2024 yılında yeni rekora hazırlanıyor.

Antalya Serbest Bölge A.Ş. (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, 2023 yılını 1,1 milyar dolar ticaret hacmiyle kapadıklarını belirterek, bu hacmin yüzde 96’sının sanayi gruplarından oluştuğunu, yüzde 50’sinin Avrupa Birliği ülkeleriyle gerçekleştiğini söyledi.

Bölgedeki 88 firmanın 30’unun yabancı sermaye, 50’sinin ise yat sektöründe olduğunu açıklayan Gürses, elektronik ve medikal sektörlerinin öne çıktığını kaydetti. Gürses, bölgede ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 136 olduğunu söyledi.

‘SATIŞ DEĞERLERİ TOPLAMI 143 MİLYON DOLAR’

2023 yılında Antalya Serbest Bölgesi tarihinde yat sektörünün hem adet hem uzunluk hem de gelir olarak rekor kırdığını belirten Gürses, “2023’te 1424 metre toplam uzunluğa sahip 93 yat, sahiplerine teslim edildi. Satış değerleri toplamı 143 milyon dolar. ABD, Rusya, İsrail, Vietnam, Hollanda, Ekvator gibi birçok ülkeye yat satışı yapıldı. 2023 yılında yat bakım onarıma ise 25 yat geldi, 10’u teslim edildi. 2023 yılı genel olarak iyi geçti ve 2024’e hızlı başladık” dedi.

RIHTIMDA YAT BAĞLAYACAK YER KALMADI

Mart ayından itibaren daha büyük boyda yatların denize inmeye başladığını anlatan Gürses şöyle konuştu:

“Şu anda rıhtımda yat bağlayacak yer bulmakta çok zorlanıyoruz. Bizim 2023 yılı Ekim ayından itibaren de bakım onarım anlamında bölgemize yoğun talep var. Şu an açık alanda yatlara yer vermekte büyük zorluk çekiyoruz. Güzel bir gelişme, neticede ülkemize ciddi katma değer yaratan bir sektör. Bu sayede özellikle yüksek gelirli tekne sahiplerine ülkemizde konaklama imkanı da yaratmış oluyoruz. Antalya’nın turizm faaliyetleriyle de paralel giden bir uğraş olarak nitelendirebiliriz.”

Antalya Serbest Bölge’de 2000 senesinden 2024 yılı şubat sonu itibarıyla toplam lüks yat üretiminin 12 bin 863 metre toplam uzunluk ve 705 adede yükseldiğini açıklayan Gürses, satış değeri toplamının da 1 milyar 692 milyon dolar olduğu kaydetti.

Gürses, bakım onarımda ise toplamda 194 lüks yattan 161’inin tamamlanıp, sahiplerine teslim edildiğini ve 108 milyon dolar gelir sağlandığını söyledi.

‘YER ALMAK İÇİN SÜREKLİ İSTİŞARE HALİNDEYİZ’

Bu sene yat boylarının büyümesiyle 2023’ü geçmeyi hedeflediklerini söyleyen Gürses şunları kaydetti:

“60-70 teknenin denize indirilip, sahiplerine teslim edileceğini öngörüyoruz. Dünyada özellikle pandemi döneminden sonra orta boy, katamaran ve hibrit teknelere talep artışı vardı. Antalya Serbest Bölgesi, yat üretici firmalarımızla bu talepleri iyi bir şekilde karşılıyor. Güneş enerjisiyle çalışan tekne de üretiliyor.

Şu an limanda teslim edilmeyi bekleyen tekneler var. 2 tane 53 metre, 1’er tane 45, 36, 34 metre, 2 tane 27 metre ve 7 tane 12 metre toplam 14 tekne var. Rıhtımda bağlama yerimiz kalmadı. Mümkün mertebe bu deneme seyir süreçlerini hızla tamamlayıp, yeni teknelere yer açmak için firmalarımızla sürekli istişare halindeyiz. Bu yıl da dolu bir sezon geçireceğimizi tahmin ediyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/antalyada-luks-yat-uretimi-rekor-kiriyor/feed/ 0
Gizemli piramitlere yılda 2 milyona yakın ziyaret… https://www.foxhaber.com.tr/gizemli-piramitlere-yilda-2-milyona-yakin-ziyaret/ https://www.foxhaber.com.tr/gizemli-piramitlere-yilda-2-milyona-yakin-ziyaret/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:48:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4730 Mexico City’nin 40 kilometre kuzeydoğusundaki UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Teotihuacan Antik Kenti, milattan sonra 14-16. yüzyıllar arasında hüküm süren Aztekler tarafından kullanıldığından, bu medeniyeti daha yakından anlamak için gidilmesi gereken yerlerden biri olarak gösteriliyor.

Yaklaşık 30 kilometrekarelik alana kurulan Teotihuacan Antik Kenti’nin kim tarafından yapıldığı tam olarak bilinmezken, Toltek, Zapotek ve Maya yerleşimi olduğu konusunda araştırmalar devam ediyor.

Kuzey Amerika’daki en eski metropol olan kentin tarihinin MÖ. 800 yıllarına kadar dayandığı araştırmalarla ortaya konulurken, bilinmeyen bir nedenle sakinlerince aniden terk edilen kentin adının da daha sonra buraya yerleşen Aztekler tarafından konulduğu araştırmalara yansıyor.

Azteklerin dili olan Nahuatl’de “Tanrıların Doğduğu Yer” anlamına gelen Teotihuacan Antik Kenti’nde, Güneş ve Ay Piramidi ismiyle iki büyük piramit, Queatzalcoatl Tapınağı (Tüylü Yılan) ve çevrelerinde ikincil derecede tapınaklar yer alıyor. Tüylü Yılan Tapınağı altında keşfedilen 103 metre uzunluğundaki tünelde, tohumlar, hayvan kemikleri, çanak çömlek kalıntıları bulunurken, tünellerin, yeraltı dünyası ve kutsal kabul edilen yeraltı sularıyla ilişkili olduğu ve kentin önde gelenlerinin de tünellere gömüldüğü varsayılıyor.

Kentin güney batısındaki Güneş Piramidi’ni, güneyinde Ay Piramidi’ni 1,5 km uzunluğundaki Ölüler Yolu birleştiriyor. Bu yolda turistler mistik alanın dokusunu inceliyor.

Amerika’nın ikinci büyük piramidi: Güneş Piramidi

Güneş Piramidi, Meksika’daki Cholula Büyük Piramidi’nden sonra Amerika Kıtası’ndaki ikinci büyük piramit olarak biliniyor.

Taban alanı 222×225 metre olan Güneş Piramidi, kimi kaynaklara göre 65, kimi araştırmalara göre de yaklaşık 70 metre yüksekliği ile dünyanın ise üçüncü yüksek piramidi olarak kabul ediliyor.

Yaklaşık 1 milyon metreküp volkanik taş ile yapıldığı düşünülen piramidin önünde tören alanı olarak hizmet ettiği araştırmalarla anlaşılan volkanik taşlardan yapılmış bir platform bulunuyor. Platform bugün turistlerin fotoğraf çekimi için kullanılıyor.

1968’de Güneş Piramidi’nin altına açılan bir mağara girişi keşfedilirken, Teotihuacan döneminden kalma eserler ve Aztek dönemine ait nesneler bulundu. Araştırmalar sonunda piramidin dini amaçlara hizmet ettiği de varsayılıyor.

Piramitlerin içerisinde insan mezarları

Ay Piramidi ise 120×150 metre tabanı, 46 metre yüksekliği ile antik kenti gezen turistlerin ilk gördüğü yerleşimlerden biri konumunda bulunuyor.

Piramitlerin üstünde zamanla aşınan jaguar kafaları, pençeler, çıngıraklı yılanlar göze çarpıyor.

Dünyanın önde gelen üniversitelerinden arkeologların çalışmaları sonunda piramitlerin içerisinde kurban edilen insanların mezarlarına rastlandı ve kentin tarihte tören merkezi konumunda olduğu belirlendi.

Kazılarda yeşim ve oniks taşından yapılma buluntulara rastlandığı biliniyor. Teotihuacan kentindeki yapıların konumları, Orion takımyıldızının yerdeki yansıması olacak biçimde düzenlendiği araştırmalara yansıyor.

Geçen yıl 1 milyon 788 bin 984 turist tarafından ziyaret edilen antik kentte piramitlerin bulunduğu alan saat 08.00-17.00 arasında gezilebiliyor. 13 yaş altı çocukların ücretsiz girebildiği, gizemini hala koruyan piramitler, 90 peso (165 Türk lirası) ödenerek gezilebiliyor.

Piramitlerin içindeki mezarlardan çıkan kalıntılara ve taşların üstündeki hayvan figürlerine benzer, farklı materyallerden yapılmış hediyelik eşyalar da ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gizemli-piramitlere-yilda-2-milyona-yakin-ziyaret/feed/ 0
Felaketi getiren detay! İliç’te incelme yapan bilim ekibi gözlerine inanamadı https://www.foxhaber.com.tr/felaketi-getiren-detay-ilicte-incelme-yapan-bilim-ekibi-gozlerine-inanamadi/ https://www.foxhaber.com.tr/felaketi-getiren-detay-ilicte-incelme-yapan-bilim-ekibi-gozlerine-inanamadi/#respond Sun, 25 Feb 2024 21:51:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3909 Anagold Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin altın üretimi yaptığı Çöpler Maden Sahası’nda çıkarılıp istiflenen toprak, 13 Şubat’ta kaydı. Yaklaşık 10 milyon metreküp toprak, 200 metrelik yamaçtan vadiye doğru aktı. 9 işçi, geniş bir alana yayılan toprağın altında kaldı.

İşçilere ulaşabilmek için Erzincan başta olmak üzere Erzurum, Sivas, Rize, Malatya, Giresin, Diyarbakır, Tokat ve Tunceli’nden gelen AFAD ekipleri de görev aldı. Ekiplerin çalışmalarında işçilere ulaşılamadı.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı, koordinasyonunda İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; sorumlu oldukları değerlendirilen, aralarında ilgili şirketin Kanada uyruklu yöneticisinin de bulunduğu 6 şüpheli tutuklandı.

KTÜ’LÜ BİLİM HEYETİNDEN RAPOR

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden (UYGAR) bilim insanları, Erzincan’a giderek AFAD koordinasyonunda maden sahasında heyelanın nedenini belirlemek üzere, incelemelerde bulundu.

UYGAR Müdürü Prof. Dr. Arzu Fırat Ersoy ve beraberindeki akademisyenler Prof. Dr. Hakan Ersoy, Prof. Dr. Kerim Aydıner, Doç. Dr. Zekai Angın, Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Sünnetci ve Öğretim Görevlisi Dr. Murat Karahan, LİDAR teknolojisine sahip insansız hava aracı ile ölçümler gerçekleştirdi.

Felaketin yaşanma nedenlerini ortaya koymak için rapor da hazırlayan heyetin incelemelerinde; ‘liç yığını’ yüksekliğinin, kontrol edilebilir seviyenin üzerinde olduğu saptandı.

“ANALİZLERİMİZ DEVAM EDİYOR”

UYGAR Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, yapılan çalışmaya ilişkin bir rapor hazırladıklarını belirterek; incelemenin detaylarını ve elde ettikleri sonuçları aktardı. Prof. Dr. Ersoy, maden sahasında 3 boyutlu ölçüm ve inceleme yaptıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“KTÜ olarak felaketin ardından araştırma yapmak üzere sahadaydık. Oraya gitmemizdeki ilk hedef, heyelanın neden geliştiğini ortaya koymak ve bir daha bu tür felaketlerin meydana gelmemesi yönünde veri toplamaktı.

Bunun için de rektörlüğümüzün merkezimiz bünyesine kazandırdığı LİDAR entegre insansız hava aracımızla 3 boyutlu veriler, sayısal analizlerin yer aldığı bir inceleme yaptık.

Maden sahasında AFAD koordinasyonunda arazinin sayısal ve 3 boyutlu modelini elde etmek için yaklaşık 4 saatlik bir uçuş gerçekleştirdik.

En önemli amacımız elde ettiğimiz verileri kullanarak geriye dönük analizlerle heyelanın nedenlerine ulaşmaktı. Şu anda analizlerimiz devam ediyor. Nihai noktaya geldik, oluşturduğumuz raporu kamuoyu ile paylaşacağız”.

“257 METRE YÜKSEKLİKTE LİÇ YIĞINI BİZİ ÜRKÜTTÜ”

Maden sahasında gözlemledikleri en önemli sorunun ‘liç yığını’ yüksekliği aşımı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ersoy, şöyle konuştu:

“Oraya gittiğimizde farklı manzaralarla karşılaştık. Gördüğümüz en önemli sorunlardan birisi ‘liç yığını’nın; yani cevher zenginleştirme, altının elde edilmesi için üzerinde çalışılan malzemenin yüksekliğiydi. Liç yığını nedir?

Ocakta üretilen ve kırma eleme tesislerinde belli boyutlara getirilen malzeme, altında geçirimsiz malzeme olan bir zemine seriliyor. Bunun üzerine damlama ya da benzeri yöntemle siyanür içeriği olan çözelti veriliyor. Bu çözelti cevherden sızarken altını da alıyor ve alttaki tabakadan altına ulaşılıyor. Bu işlem sürekli tekrarlanıyor ve yığınlar oluşuyor.

UYGAR Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy

Biz ‘liç yığın’larıyla alakalı araştırma yaptık. Dünya literatürüne baktık; liç yığının maksimum 150 metreye ulaştığını gördük. Fakat bir burada kullandığımız insansız hava aracı ile 257 metreyi gördük. Yani taban kotuyla maksimum kot arasında 257 metre mesafe oluşmuş, bu inanılmaz bir rakam.

Kanaatimizce bu yükseklik kontrol edilebilir seviyeden çıktı. Dünya literatüründe böyle bir liçe rastlamadık. Günümüzde, demirden betondan 200 metre yükseklikte binalar inşa edilemezken, sadece yığma şeklinde depolanan bir malzemenin 257 metre yükseklikte olması bizi ürküttü. Bir de orada 100 metrelik vadi yüksekliği var, yani orada 350 metrelik bir piramit oluştu.

Orada hareketin hızlanmasının en büyük sebebi, liç yüksekliğinin yanı sıra vadinin de yüksek olması. Felaketi büyüten de buydu”

“EN ÖNEMLİ SONUÇLARDAN BİRİSİ DE YANLIŞ YER SEÇİMİYDİ”

Patlatmalar nedeniyle ‘liç yığını’nın tekrarlı yüklere maruz kaldığını da söyleyen Prof. Dr. Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

“UYGAR çalışma grubu olarak, burada elde ettiğimiz en önemli sonuçlardan birisi de yanlış yer seçimiydi. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) güncel fay haritasında, maden sahasının 300-400 metre yakınından bir fay hattı geçtiği görülüyor.

Yaşanan kazayı bu fay tetiklemedi ama tetikleyebilirdi. Bir de yığın ocak sahasına o kadar yakın ki ocakta meydana gelen patlatmalar nedeniyle ‘liç yığını’ tekrarlı yüklere maruz kaldı.

Şu da önemli, görüntülerde buradaki malzemenin bir sıvı gibi aktığını gördük. Buradan yola çıkarak da ‘liç yığını’ndaki su içeriğinin normal standartlardan yüksek olduğunu düşünüyoruz.

Özetle kontrol edilemeyen bir ‘liç yığını’nda su içeriğinin fazla olup, üretim sahasındaki patlatmalara çok yakın bir noktada yığılması, felaketi de beraberinde getirdi”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/felaketi-getiren-detay-ilicte-incelme-yapan-bilim-ekibi-gozlerine-inanamadi/feed/ 0
Yerebatan Sarnıcı’nın görkemli sütunları görüntülendi https://www.foxhaber.com.tr/yerebatan-sarnicinin-gorkemli-sutunlari-goruntulendi/ https://www.foxhaber.com.tr/yerebatan-sarnicinin-gorkemli-sutunlari-goruntulendi/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:36:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2057 İstanbul tarihinin izlerinin sürülebileceği Yerebatan Sarnıcı Müzesi, Doğu Roma İmparatoru 1. Justinianus (527-565) tarafından yaptırıldı.

Bu büyük yer altı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirildi.

Latincede “Cisterna Basilica” olarak adlandırılan yapının bulunduğu yerde daha önceleri Stoa Bazilikası yer aldığından “Bazilika Sarnıcı” olarak da anılıyor.

Yaklaşık 10 bin metrekare alanı kaplayan, uzunluğu 140, genişliği 70 metre olan dikdörtgen biçimli devasa yapı, 80 bin ton su depolama kapasitesiyle şehrin en büyük kapalı sarnıcı olması ve diğer kapalı sarnıçlardan daha fazla devşirme taşıyıcı elemana sahip olmasıyla dikkati çekiyor.

Yazılı kaynaklara göre, su yollarından ve yağmurdan elde edilen suyu, imparatorların ikamet ettiği Büyük Saray ve çevresindeki yapılara dağıtarak yüzlerce yıl şehrin ihtiyacını karşılayan Yerebatan Sarnıcı’na tarihi su yollarından Hadrianus İsale Hattı’ndan da su sağlandı.

Her biri 9 metre yüksekliğinde 336 mermer sütun yer alıyor

Sarnıcın içinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunuyor.

Birbirine 4,80 metre aralıklarla dikilen bu sütunlar, 28 sütun içeren 12 sıra meydana getiriyor.

Çeşitli mermer cinslerinden yontulmuş sütunların büyük bir kısmı tek parçadan, bir kısmı da iki parçadan oluşuyor.

Sütunların başlıkları ise farklı özellikler gösteriyor. Bazıları “korint” üslubunu yansıtırken bazılarında bezemesiz sade başlıklar öne çıkıyor. Sarnıçtaki sütunların köşeli veya yivli biçimdeki birkaçı hariç çoğunun silindir biçimli olduğu gözlemleniyor.

Sarnıcın tuğladan örülmüş 4,80 metre kalınlığındaki duvarları ve tuğla döşeli zemini, Horasan harcından kalın bir tabakayla sıvanarak su geçirmez hale getirilmiş.

İstanbul’un fethinden sonra Topkapı Sarayı’nın ihtiyaçları için bir müddet daha kullanılan tarihi sarnıcın, bölgede yavaş yavaş konutlaşmanın başlamasıyla halk tarafından kullanıldığı da biliniyor.

Restorasyon çalışmalarında Medusa başı kabartmalı bloklar keşfedildi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde iki kez onarım gören Yerebatan Sarnıcı’nın kırılma riski altındaki 9 sütunu 1955-1960 yıllarında kalın beton tabakasıyla kaplandı. 1985-1987 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) gerçekleştirdiği kapsamlı onarım ve temizlik çalışmalarında sarnıcın en önemli simgesi Medusa başı kabartmalı bloklar keşfedildi.

Restorasyon sonrası 1987’de gezi platformu düzenlemesiyle İBB tarafından müze olarak ziyarete açılan görkemli yapı, zaman içinde çeşitli ulusal ve uluslararası etkinliklere ev sahipliği yaptı.

Son olarak İBB Miras tarafından yapılan restorasyonun ardından 22 Temmuz 2022’de yeniden kapılarını açan Yerebatan Sarnıcı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Sarnıcın ışıklandırmasının oluşturduğu renk ahengi görüntülere yansıdı

Dronun İstanbul’un en çok yerli ve yabancı ziyaretçi ağırlayan tarihi mekanlarından Yerebatan Sarnıcı’nın içindeki devasa sütunlar arasında süzülerek kaydettiği görüntüler, görkemli yapının ihtişamını gözler önüne seriyor.

Görüntülerde yapının zeminine yerleştirilen yeşil ışıkların yansımasıyla sarnıcın sarı ve kızıl renkteki ışıklandırmasının oluşturduğu renk ahengi görsel şölen oluşturuyor.

Sütunların yanı sıra heykellerin de yer aldığı görüntüler, asırlara meydan okuyan yapının gizemini ortaya koyarken görenleri kendisine hayran bırakıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yerebatan-sarnicinin-gorkemli-sutunlari-goruntulendi/feed/ 0