Meydana – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 07 Jul 2024 21:45:59 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Antalya’daki teleferik kazasında bilirkişi raporu dosyaya girdi https://www.foxhaber.com.tr/antalyadaki-teleferik-kazasinda-bilirkisi-raporu-dosyaya-girdi/ https://www.foxhaber.com.tr/antalyadaki-teleferik-kazasinda-bilirkisi-raporu-dosyaya-girdi/#respond Sun, 07 Jul 2024 21:45:59 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8691 Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde 12 Nisan günü meydana gelen 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 10 kişinin de yaralandığı ve mahsur kalan 174 kişinin ise 23 saatte kurtarıldığı teleferik kazasıyla ilgili aralarında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de olduğu 5 kişi tutuklanmıştı. Kocagöz’ün tutukluluğuna yapılan itiraz ise reddedilmişti. 

Ret kararının ardından Kocagöz’ün avukatları tutukluluğa tekrar itiraz için savcılığın istediği bilirkişi raporunu bekledi. İstenen bilirkişi raporu dün akşam dosyaya eklendi. 

“KONTROLLER YAPILMADAN SİSTEMİN TEKRAR ÇALIŞTIRILMASI SONUCU OLAY MEYDANA GELMİŞ”

Hazırlanan raporda, “Olayın meydana geldiği gün boyunca teleferik otomasyon sisteminde çok sayıda düşük tork hatası oluşmasına rağmen hata kodunun nedenlerine dair inceleme yapılıp, gerekli önlemler alınmadan sistemin çalıştırılmaya devam ettirildiği anlaşılmaktadır. Olaya yakın bir süreçte yolcuların uyarısıyla sistemin durdurulmasının akabinde gerekli kontroller yapılmadan sistemin tekrar çalıştırılması sonucu olay meydana gelmiş ve hemen sonrasında teleferik kontrol/kumanda sistemi elektriksel olarak tüm sistemi durdurmuştur. ANET Antalya İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.’de Mesut Kocagöz’ün, 28 Kasım 2023 tarihine kadar ANET Genel Müdürü görevi yaptığı ve görevinden istifa ettiği, Mesut Kocagöz’ün kazanın olduğu 12.04.2024 tarihinde genel müdür ya da işveren sıfatı olmaması sebebiyle kazada sorumluluğunun olup olmadığının takdiri Sayın Savcılığınızdadır” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca aynı raporda, üst yapıyı oluşturan boru tipi çelik kolonlar ve bunların birleşim detayları için benzer nitelikte inşaat mühendisi imzalı ve yine idare adına inşaat mühendisi onaylı standart bir uygulama projesine rastlanmadığı, bunun yerine direk kısımlarını gösteren ve eksik bilgili çizimler ve onaylı olmayan hesaplar bulunduğu, çizimlerin üzerinde ise sorumlu inşaat mühendisi imzası ve onayı görülmediği, dış yüklere göre tasarım yapılmadığı ve mevcut bulon sayısının ve çapının yetersiz olduğu belirtildi. 

KOCAGÖZ’ÜN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Raporun dosyaya eklenmesinin ardından Kocagöz’ün avukatları adına avukat Buğra Özçelik açıklama yaparak, Kocagöz’ün tutukluluğuna yeniden itiraz edeceklerini belirtti. Yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

* “Kazanın meydana geldiği teleferik işletmesinin yapımı, kazanın olduğu tarihte bakım ve kullanma sorumluluğu bulunmadığı açık olmasına, soruşturma konusu taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet vermek suçunun CMK 100/3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olmamasına karşın Mesut Kocagöz’ün ‘yüklenen suçun CMK 100 maddesinde sayılan suçlardan olması’ gerekçesiyle tutuklanmasına yönelik uygulama, mesuliyeti gerektirecek vahamette hukuka aykırı olduğu kadar, son derece talihsiz ve vicdanları ciddi surette rahatsız eden ve örseleyen bir uygulamadır. Bu nedenle Sayın Başkanın tutuklanmasına dair karar mevzuatımıza uygun şekilde görevli ve yetkili hakim tarafından verilmiş ise de hukuki bir karar değildir. Açıklanan nedenlerle açık hukuka aykırılıklar nedeniyle Sayın Mesut Kocagöz’ün tutuklanmasına dair kararın ‘bir şekilde tutuklansın da nasıl tutuklanırsa tutuklansın’ düşüncesiyle tesis edildiği kuşkusunu ciddi surette uyandırmaktadır.”

Yapılan açıklamada bilirkişi raporuyla birlikte İl Emniyet Müdürlüğü’nün kamera tespit tutanaklarının da sabit olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

* “Ne yazık ki yolcuların uyarıları ve sistemsel hata bildirimlerine rağmen teleferiğin durdurulmaması, durdurulduğunda uyarıların nedenlerinin tespit edilmemesi, gerekli prosedürün ve talimatların uygulanmadan teleferiğin tekrar çalıştırılması kazanın meydana gelmesindeki en büyük etkendir. Müvekkilin tutukluluk haline dair yaptığımız itirazlar, bilirkişi raporunun hazırlanmamış olması gerekçesiyle sürekli olarak reddedilmiştir. Müvekkil 20 gündür tutuklu olup, ailesinden ve nihayet hizmet bekleyen Kepez halkından uzak tutulmaktadır. 

* Sayın Başsavcılık makamından beklentimiz, sadece 12 saatte hazırlanan raporla tutuklanan müvekkilin, 20 günde 5 keşif yapılarak hazırlanan ve elim kazanın müvekkille bağı olmadığını teyit eden bilirkişi raporuyla birlikte artık re’sen harekete geçerek hukuka aykırı tutukluluk sürecini sonlandırmasıdır. Müdafileri olarak aksi halde, maddi ve hukuki nedenlerle dosya kapsamındaki kanıtlara ve konuyla ilgili Türk Ticaret Yasası amir hükümlerine göre, soruşturma konusu olayda hiçbir sorumluluğu bulunmayan tutuklu müvekkilin yeni oluşan delil sebebiyle salıverilme talebini Pazartesi 08.30’da dosyaya sunacak olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/antalyadaki-teleferik-kazasinda-bilirkisi-raporu-dosyaya-girdi/feed/ 0
Uzman isim Ölüdeniz Fayı’nı yorumladı: Hatay’a girmiyor… https://www.foxhaber.com.tr/uzman-isim-oludeniz-fayini-yorumladi-hataya-girmiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/uzman-isim-oludeniz-fayini-yorumladi-hataya-girmiyor/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:51:42 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5493 İSTE Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Semir Över, Ölüdeniz Fayı’nın kırılması halinde Hatay’da 7 ve üzeri büyüklükte deprem olacağına dair görüşü değerlendirdi.

Ölüdeniz Fayı’nın, Amik Ovası’nın güneyinden itibaren aşağı doğru ilerlediğini ve hareketinin sönümlendiğini belirten Prof. Dr. Över, “Ölüdeniz Fayı, 1000 kilometrelik bir fay. Antakya’nın güneyinden, Suriye, Lübnan, İsrail ve Akabe Körfezi’ne kadar uzanan bir fay. Dolayısıyla Hatay’da kırılmış olan alanlardan Ölüdeniz Fayı geçmediği için bizim geliştirdiğimizi modele göre, orada büyük bir deprem beklemiyoruz. Bizim modele göre; Ölüdeniz Fayı, Antakya’nın ya da Hatay’ın içerisine girmiyor. Nerede başlıyor? Amik Ovası’nın güneyinden itibaren, Suriye, Lübnan, İsrail şeklinde Ölüdeniz’e kadar devam ediyor. Burada 7 veya daha büyük deprem üretme potansiyeline sahip bir fay, çünkü levha sınır fayıdır. Biz de bunu planlamıştık, burada meydana gelebilecek bir depremin yeri çok önemli. Eğer Türkiye’ye, Hatay’a yakın bir yerde meydana gelirse, elbette Hatay’da da daha çok hasar olur. Eğer uzak yerde olursa, ne kadar çok uzaklaşırsa; hasar o kadar az olur. Ancak Hatay’a yakın bir yerde, Suriye, Lübnan gibi bir yerde olacakmış gibi davranmamız gerekiyor. Orta ve kısa vadede, orta ve ağır hasarlı binalardan uzak durmamız gerekiyor. Uzun vadede yeniden inşa edilecek olan yıkılmış binalar yerine depreme dayanıklı binalar yapmamız gerekiyor. Uzun vadede, 10, 50, 100-200 yıl sonra meydana gelecek depreme dayanıklı binaları inşa etmek zorundayız” dedi.

‘SURİYE, LÜBNAN VE İSRAİL’DE BÜYÜK DEPREM BEKLİYORUZ’

Ölüdeniz Fay hattının kırılmasıyla olası büyük depremin Suriye, Lübnan, İsrail tarafında beklendiğini vurgulayan Prof. Dr. Över, şu ifadeleri kullandı:

“Orada olabilecek bir depremin, Hatay’da yüzey kırığı oluşturmasını beklemiyoruz. Yakın ve uzak deprem durumlarında olduğu gibi, civar bölgelerde sarsıntılar olacaktır. Yer bilimciler, deprem bilimciler bir depremin oluş zamanını maalesef söyleyemiyor. 6 Şubat depremi ve sonrasındaki deprem silsilesinde, bölgemizi etkileyen pek çok hasarlar meydana geldi. Bunların başında yaklaşık 300 kilometrelik bir yüzey kırığı oluştu. Yüzey kırıkları, ana faylar boyunca 4- 4,5 metrelik atımlar meydana geldi. Bu bölgede meydana gelen depremlerin levha sınırları boyunca geliştiğini söyleyebiliriz. Levha sınırları, levhaların göreceli hareketleri boyunca meydana gelir. Bölgemizi etkileyen levhalar, Arabistan, Afrika, Avrasya’dır. Söz konusu levhaların hareketlerini denetleyen ve hareketlerini sağlayan levha sınırları ülkemizde kuzey hattı boyunca, Kuzey Anadolu Fay Zonu, Doğu Anadolu Fay Zonu ve güneyde Helenik Kıbrıs Fay Zonu’dur. Ülkemizde belirgin olmayan levha sınır fayları 2 tanedir, bir tanesi Hatay bölgesi, bir tanesi Marmara bölgesidir. Marmara bölgesinde belirsizlik hala devam ediyor. Birçok model geliştirilmiştir. Bu modellerin hangisinin doğru olacağı, olası bir depremde daha netlik kazanacaktır ama şu anda tartışma sürüyor. Anadolu Fay Zonu Bingöl’ün Karlıova ilçesinden, Türkoğlu’na kadar, Amik Ovası’na kadar uzanır. Oradan da Antakya’dan Samandağ üzerinden Kıbrıs’ın güneyine kadar uzanan Kıbrıs Antakya Transform Fay Zonu var; o da Amik Ovası’nda sönümlenir”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uzman-isim-oludeniz-fayini-yorumladi-hataya-girmiyor/feed/ 0
Türkiye’de 4 ve üzeri 800’e yakın deprem yaşandı https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-4-ve-uzeri-800e-yakin-deprem-yasandi/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-4-ve-uzeri-800e-yakin-deprem-yasandi/#respond Tue, 02 Jan 2024 21:30:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1829 Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, geçen yıl Türkiye’de 4 ve üzeri büyüklükte 797 deprem meydana geldiğini bildirdi. Özmen, dünyada ve Türkiye’de yaşanan deprem hareketliliğine ilişkin bilgi verdi.

7’DEN BÜYÜK 19 DEPREM

Dünya genelinde geçen yıl, büyüklüğü 4 ve daha büyük 15 bin 600 deprem meydana geldiğini belirten Özmen, 7 ve daha büyük depremlerin sayısının ise 19 olduğunu söyledi.

Özmen, 2021’de 8 ve daha büyük 3 deprem yaşanırken, 2022 ve 2023’te bu büyüklükte deprem gerçekleşmediğine işaret ederek, dünyada 2023’ün en büyük sarsıntıların 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depremleri olduğunu belirtti.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Avrupa’nın en büyük ikinci gözlem ağını oluşturan 1145 deprem kayıt istasyonu ile Türkiye ve yakın coğrafyasında meydana gelen deprem aktivitesinin kesintisiz kaydedildiğini ve deprem parametreleri ile ilgili bilgilerin kamuoyuyla paylaşıldığını anlatan Özmen, bunların aynı zamanda veri tabanında tutularak deprem katalogları oluşturulduğunu ve kullanıcıların hizmetine sunulduğunu söyledi.

2023’TE 3.6 KAT ARTTI

Türkiye’de 2021’de 23 bin 5, 2022’de 20 bin 278 deprem meydana geldiğini aktaran Özmen, geçen yıl ise Türkiye’nin 74 bin 230 kez sarsıldığına dikkati çekti. Bu verilere göre geçen yıl 2022’ye göre yaklaşık 3,6 kat, 2021’e göre ise 3,2 kat daha fazla sarsıntı kaydedildiğini belirten Özmen, Türkiye’nin geçen yılki deprem hareketliliğine ilişkin şu bilgeleri verdi:

– Türkiye ve yakın coğrafyasında meydana gelen deprem verileri incelendiğinde 2023’te 731’i 4-4,9, 61’i 5-5,9, 3’ü 6-6,9 ve 2’si 7-7,9 büyüklükleri arasında olmak üzere 4’ten büyük 797 deprem meydana geldi. Bu verilere göre, Türkiye ve yakın coğrafyasında günde iki kez 4 ve daha büyük, altı günde bir kez de 5 ve daha büyük bir depremin meydana geldiği görülüyor.

Geçen yıl büyüklüğü 4’ten küçük sarsıntıları da eklediğimizde ülkemizde 74 bin 230 deprem yaşandı. 2023 en fazla deprem ve en fazla can kaybının meydana geldiği yıl olarak Türkiye deprem tarihine geçti. Şubatta ülkemiz 14 bin 233, martta 13 bin 976 kez sallandı.

AFET BÖLGESİ DIŞINDA EN FAZLA MUĞLA SALLANDI

Geçen yıl yaşanan depremleri il bazında değerlendiren Özmen, şöyle devam etti:

– En fazla deprem 20 bin 131 ile Kahramanmaraş’ta meydana geldi. Bu ili sırasıyla 15 bin 265 deprem ile Malatya, 5 bin 939 ile Adıyaman, 4 bin 924 ile Adana ve 3 bin 363 ile Hatay izledi.

6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 il haricinde en fazla deprem 2 bin 271 ile Muğla’da, 1752 ile Çanakkale’de ve 1745 depremle İzmir’de meydana geldi. 2023’te ülkemizdeki bu kadar fazla depremin ana nedeni 6 Şubat’ta Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ikinci ve üçüncü depreminin dokuz saat ara ile meydana gelmesidir. Örneğine çok ender olarak rastlanacak bu iki büyük deprem ülkemizi depreme dirençli hale getirmenin ne kadar önemli olduğunu en acımasız şekilde bize bir kez daha gösterdi.”

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI

Özmen, kentsel dönüşüm çalışmalarının şehirlerin depreme dirençli hale getirilmesi için önemine vurgu yaparak şöyle konuştu:

– Kentsel dönüşüm çalışmalarının bir öncelik sırası ve bir strateji planı dahilinde başta yıkılma, çökme ihtimali olan binalardan başlanarak yapılması, dirençli şehirler oluşturma hedefine daha kısa zamanda ulaşılmasını sağlayacaktır. Kentsel dönüşüm çalışmalarının diğer başka çalışmalarla da desteklenmesi başarılı olma olasılığını çok daha yükseltecektir.

Türkiye’nin 2012-2023 yıllarını kapsayan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı yerine, son depremlerden elde edilen dersler, bilimsel ve kurumsal gelişmeler ve yapılan çalışmaları dikkate alarak 2024-2030 yıllarını kapsayacak yeni bir strateji ve eylem planı hazırlamasının çok yararlı olacağını anlatan Özmen, “Böylece depreme dirençli bir Türkiye yaratmanın yol haritası bütüncül bir bakış açısı ile ve son gelişmeler de dikkate alınarak belirlenebilecek” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-4-ve-uzeri-800e-yakin-deprem-yasandi/feed/ 0