Ağrılara dayanamayınca hastaneye giden Eldenüstün’ün midesinin delindiği tespit edildi. 3 Ocak’ta başka bir hastaneye giderek ikinci ameliyata alındı. 3 gün yoğun bakımda kalan Eldenüstün, toplamda 1 milyon 400 bin lira ödeme yaptı.
Süreçte 22 kilo veren Sabiha Eldenüstün ameliyatların ardından 4 ay geçmesine rağmen yemek yiyemediğini iddia etti. Eldenüstün savcılığa ve polise giderek ameliyatı gerçekleştiren M. K.’dan şikayetçi oldu.

Eldenüstün 3 gün yoğun bakımda kaldı
“HASTANEYE 1 MİLYON 400 BİN LİRA ÖDEDİM”
Sabiha Eldenüstün süreçle ilgili şunları söyledi:
“78 kiloydum, kilomu takıntı yaptım. Mide balonu taktırdım. Aralık ayında karar verdim. Çok doktor da araştırmadım, mide balonu taktırdım eve geldim.
Fakat sonradan araştırdığımda mide balonu takılınca tahlillerin yapılması gerekiyormuş. İkinci gittiğim hastanede şahit olduklarım var, serum takılması gerekiyormuş ama bana ne bir tahlil yapıldı ne bir serum takıldı.
Ben orada balonu taktırıp eve geldim. Benim sancılarım çoktu, serum bağlattırdım evde, sancım geçti. Bir gece dayanamadım sancıya, hastaneye gittim hastanede doktor yoktu.
Ben şu an kusmaktan yoruldum. Banyoya gidip oturmakla geçiyor günüm, 22 kilo verdim ama takıntılığımdan bu hale geldim.
Hastaneye 1 milyon 400 bin lira ödedim. Yemek hiç yiyemiyorum. Midem daraldı, midemi açtı doktor. Biraz normale döndük, şu an su içebiliyorum, ayran içebiliyorum.”

Sabiha Eldenüstün
“İMDAT ÇAĞRISI ARADIK”
Eldenüstün’ün arkadaşı Özge Erden ise şunları kaydetti:
“Doktorun yanlış iş yaptığı konusunda suç duyurusunda bulunduk. Bunu başka bir doktordan öğrendik. Oraya da gittiğimizde ameliyat oldum. Raporlarım, fotoğraflarım var. Sağlığım gitti, her şeyim gitti. En son halim bu fotoğraftaki halim. Kötüyüm, çok kötü hissediyorum.
Kendimi toparlamaya çalışıyorum ama toparlayamıyorum. Bu ihmalkarlıklar bizi başka hastaneye yönlendirdi. Artık sağlıklı olmamız için herhangi bir işlem yapılmadığını fark ettik. Başka bir hastaneye gittiğimizde de hastamızın ölüm noktasında olduğunu gördük. Hemen acil ameliyata aldılar, 3 gün yoğun bakımda kaldı.
Çıkmasının imkansız olduğunu söylediler. Hastamız yaşayacağı olduğu için yaşadı. Sadece ömrü olduğu için yaşıyor. Ölümcül noktada gittik ikinci hastaneye. İlk hastanede, herhangi bir dahiliye tahlili, ya da daha önce bir ameliyat olup olmadığı sorulmamış. Kendimize ‘imdat çağrısı’ aradık”

“BİZ EVİNE SAĞLIKLI GÖNDERDİK”
Doktor M. K. ise iddiaları kabul etmedi. M.K. telefon ile yaptığı açıklamada, “Kendisi aşırı sigara tüketiyor. Taktıktan sonra 1 ay sonra midesi deliniyor. Hastane içerisinde kamera kayıtları var, tespit ettik, kendisi sürekli sigara içiyordu. Balon taktıktan 3-5 gün sonra midesi delinmedi, 1 ay sonra midesi delindi. Biz hastamızın ameliyatını yaptık, hastamızı evine gönderdik. Sonra sigara içmeye devam ediyor, en ufak bir şeyde hastamızın yanında olduk. Biz evine sağlıklı gönderdik” dedi.
]]>İL İL SAHUR VAKİTLERİ
İSTANBUL SAHUR SAATİ
İstanbul’da imsak vakti 05:46 olarak belirlendi.
ANKARA SAHUR VAKTİ
Ankara imsak vakti 05:31 olarak belirlendi.
İZMİR’DE SAHUR SAAT KAÇTA?
İzmir imsak vakti 05:56 olarak belirlendi.

RAMAZAN’DA MİDE RAHATSIZLIKLARINA DİYET ÖNERİSİ
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emin Gemcioğlu, ramazanda mide problemi yaşayanlarda artış olduğunu söyleyerek, “Buna bağlı olarak reflü, gastrit, ülser aktivasyonunda artış olabiliyor. Bu hastalarımıza diyet öneriyoruz” dedi.
Doç. Dr. Emin Gemcioğlu, ramazan ayında oruç tutan vatandaşlarda en sık karşılaşılan sağlık problemlerinden birinin mide problemleri olduğunu belirtti. Gemcioğlu, ramazan ayıyla birlikte oruç tutan ve mide rahatsızlıkları olan hastalarda asit salgısının bir miktar arttığını söyleyerek, “Buna bağlı olarak reflü, gastrit, ülser aktivasyonunda artış olabiliyor. Biz bu hastalarımıza öncelikle diyet öneriyoruz. Sahur ve iftar yaparken bazı yiyeceklerden uzak durmalarını, beslenme aralığını ve sıklığını ayarlamalarını öneriyoruz. Gastrit ya da ülser tanısı varsa ‘mide koruyucu’ ilaçlarını sahurdan önce almalarını öneriyoruz. Hastalarımıza sahurda daha çok kahvaltı türü beslenmeyi; ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durmalarını, baharatlı yiyeceklerden uzak durmalarını, yoğun şeker içeren ve rafine karbonhidrat gıdalardan uzak durmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Gemcioğlu, sahurda ve iftarda ‘tıka basa’ şekilde değil, yavaş ve dengeli beslenmeyi önerdiklerini belirterek, “Reflünün en önemli sebeplerinden bir tanesi mideyi doldurduktan sonra yatmaktır. Hastalarımıza öğünlerini yedikten sonra, yani iftar ve sahur sonrası hemen yatmamalarını, 1-2 saatin ardından yatmalarını öneriyoruz ki bu da reflü şikayetlerinde azalmaya sebep olsun. Özellikle ülser, reflü veya gastritte bunu çok görmüyoruz; ama hastamızın midesinde veya 12 parmak bağırsağında ülseri var ise bu hastalarımız mide koruyucu ilaç ile birlikte bu saydığımız diyetlere de dikkat ediyorlarsa; fakat buna rağmen oruçluyken atak yaşıyorlarsa oruç tutmamalarını tavsiye edebiliyoruz. Çünkü buna bağlı olarak bazı ülser aktivasyonunda nadir de olsa ciddi mide kanamaları görebiliyoruz. İftar ve sahur arasında yeterli miktarda su tüketmemiz de bu anlamda çok önemli” diye konuştu.
‘YAVAŞ VE ARALIKLI YEMELİYİZ’
Her hastanın kendi nazarında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gemcioğlu, “Mide ve 12 parmak bağırsağında ülser olan hastalarımızın ramazan ile birlikte bazı şikayetlerinde artış görebiliyoruz. Biz bu hastalara tedavi ve diyetle de birlikte şikayetleri düzelmiyor ise oruç tutmamalarını tavsiye ediyoruz. Burada diyetten kastettiğimiz de şu; hızlı ve tıka basa yemek değil, yavaş ve aralıklı yemek. İftar başladığında tatlı ihtiyacımızı hurmayla giderelim. Tuz ihtiyacını bir zeytinle giderelim. Bunun yanında mutlaka çorba ile iftarımıza başlayalım. Çorbadan sonra bir müddet ara verip ana yemeğe geçebiliriz. Ana yemekte de baharatlı ve yağlı türlerden uzak duralım. Daha çok protein ağırlıklı, lifli ve sebze ağırlık beslenmeyi öneriyoruz. Ayrıca yeterli miktarda sıvı alınımını da önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>