Migren – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 12 Apr 2024 09:06:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Dünya migren için alarmda https://www.foxhaber.com.tr/dunya-migren-icin-alarmda/ https://www.foxhaber.com.tr/dunya-migren-icin-alarmda/#respond Fri, 12 Apr 2024 09:06:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5987 Araştırmalara göre migren dünyada ikinci, 50 yaş altında ise engelliliğe yol açan hastalıklar arasında birinci sırada yer alıyor. Türkiye’de ortalama her 6 kişiden biri migrenle mücadele ediyor.

Böylesine önemli bir sorunun yeterince tanınmadığını, hastanın yakınları ve çevresi tarafından genellikle ciddiye alınmadığını belirten Nöroloji Uzmanı ve Dünya Migrenle Savaşma Derneği (LTB) Başkanı Prof. Dr. Uludüz, ‘’Oysa bu çok önemli bir hastalıktır’’ dedi ve migrenle ilgili bilinmesi gereken noktalara değindi. İşte açıklamaları:

‘’YİNE Mi AĞRIN VAR?’’ DEMEYiN!

Migren, yol açtığı ağrılar nedeniyle sosyal aktivitelerden kaçınma ya da ilişkiler üzerinde gerginlikler yaratabilir. Migreni olan kişilerin aile üyeleri ve arkadaşları, bu durumun yarattığı zorlukları tam olarak anlamakta güçlük çekebilir, bu da iletişim sorunlarına yol açar. Migren, sadece kişiyi değil, ailesini, iş yerini ve toplumu da etkileyen karmaşık bir tablodur. Migreni olanlar çevreleri ve hatta aile yakınları tarafından anlaşılmadıklarından yakınır. Çoğu hasta yakını migren hastalarını derinden etkileyen koku, ışık gibi tetikleyici faktörleri yeterince fark edemez. Yaftalanma şeklinde ‘yine mi ağrın var?’ cümlesini duymaktan yorulmuşlardır. Bu durum migrenlilerin çare aramaktan çekinmelerine ve gerekli tedaviyi almakta gecikmelerine neden olabilir. Dolayısıyla migrenle ilgili doğru bilgilerin yayılması, yanlış anlamaların ve önyargıların azaltılmasında kritik bir rol oynar. Eğitim programları ve kampanyalar, migrenin gerçek doğasını ve etkilerini topluma aktarmalıdır.

MİGREN DOSTU HASTANELER HASTALARIN SESİ OLACAK

17-24 Mart Dünya Baş Ağrısı Farkındalık Haftası boyunca başta migren olmak üzere baş ağrılarının toplumda yükü, tedavinin önemi üzerinde farkındalık programları düzenlenecek. Bu hafta kapsamında; Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) desteğiyle, aralarında Uluslararası Baş Ağrısı Derneği (IHS), Avrupa Baş Ağrısı Federasyonu (EHF), Dünya Migrenle Savaşma Derneği (LTB) ve GMPS Derneği gibi paydaşların bulunduğu önde gelen sağlık kuruluşlarından oluşan bir koalisyon, ‘Migren Dostu Hastaneler’ kampanyasını başlattı. Migren Dostu Hastaneler projesiyle migren hastalarına destek olmak, hastaların doğru ve güvenilir bilgilere ulaşmalarını sağlamak, hasta ve hasta yakınlarına yalnız olmadıklarını hissettirmek, hastalıkla ilgili güvenle konuşabilmelerini desteklemek ve migrenlilerin sesi olabilmek hedefleniyor.

İŞTE NEDENLERİ

Migren; ailesel yatkınlığı olan kişilerde stres, açlık, yorgunluk, yolculuk, hormon değişiklikleri, kafein, peynir, çikolata, şarküterii ürünleri gibi gıdalar ve ışık (floresan ışığı, güneş gibi) gibi bazı tetikleyici faktörlere maruz kalındığında ortaya çıkar.

Ağrı bazen başın her iki tarafında ya da ensede de ortaya çıkabilir. Migren tanısında Uluslararası Baş Ağrısı Derneği’nin (International Headache Society) belirlediği tanı kriterleri altın standart olarak kabul ediliyor. Migren tanısı koyabilmek için en az 5 benzer atak yaşanmış olmalıdır. Baş ağrısı atakları en az 4 saat sürmekle birlikte ortalama 24 saat devam edebilir. Ağrı genellikle tek taraflı, zonklayıcı ve şiddetlidir. Ağrı bazen başın her iki tarafında ya da ensede de ortaya çıkar. Bulantı, kusma, ışığa ve sese hassasiyet, koku hassasiyeti ağrıya sıklıkla eşlik eder.

BAŞLAMADAN ALARM VERİR

Migren baş ağrısı başlamadan farklı şikayetlerle kendini gösterebilir. Bazı kişilerde halsizlik, sinirlilik, isteksizlik görülebilirken, bazılarında ise iştah artışı veya uyku sorunları ortaya çıkabilir. Baş ağrısı atakları günlerce sürebilir ve bu durum kişilerin normal günlük aktivitelerine devam etmelerini güçleştirir.

ANKSİYETEYE YOL AÇABİLİR

Migrenin fiziksel belirtileri, kişilerin işgücü verimliliğini düşürebilir ve sosyal etkinliklere katılımlarını sınırlayabilir. Sadece bununla sınırlı kalmayıp migrenin yol açtığı şiddetli ağrı, psikolojik stres ve anksiyeteye (kaygı bozukluğuna) neden olabilir. Migren ataklarının ne zaman geleceği öngörülemez olduğundan, bu durum endişe kaynağı oluşturur. Migren, depresyon riskini artırabilir ve bu psikolojik yük, migreni olan kişilerin yaşam kalitesini daha da düşürebilir.

KADINLARDA DAHA YAYGIN

Dünyada en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan migren çoğu zaman baş ağrısı ile karıştırılıyor. Özellikle yetişkinlerde sık görülen, günlük yaşamı etkileyen ve iş gücü kaybına sebep olan migren kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha fazla görülüyor. Migrenin sıklığı, genel nüfusun yaklaşık yüzde 10-15’ini etkilediği düşünülürken, kadınlarda erkeklere göre üç kat daha yaygındır. Bu durum hormonların migren üzerindeki etkisiyle açıklanabilir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dunya-migren-icin-alarmda/feed/ 0
Gluten hassasiyeti migreni tetikliyor https://www.foxhaber.com.tr/gluten-hassasiyeti-migreni-tetikliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/gluten-hassasiyeti-migreni-tetikliyor/#respond Sun, 11 Feb 2024 21:18:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3225 Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir ve Tanısız Hastalıklar Komisyonu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, son dönemde bazı hastalarda migrenle glutenin ilişkisini ispatlayan çalışmaların yapıldığını kaydetti.

Gluten hassasiyetinin, bağışıklık sistemiyle ilgili otoimmün hastalıklardan biri olduğunu, migrenin de bu hastalıklara eşlik eden bir durum olarak ortaya çıkabildiğini belirten Ceylaner, “Elbette bu, her gluten hassasiyeti olanda migren ortaya çıkar anlamına gelmiyor. Ancak bazı hastalarda bu tablo yaşanabiliyor” bilgisini paylaştı.

Prof. Dr. Ceylaner, gluten hassasiyeti kaynaklı migrenin tespiti için ayırt edici bazı testlerin yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Bize en çok ‘migren hastasıyım o zaman doğrudan gluteni keseyim mi’ gibi sorular geliyor. Buna cevabımız, ‘hayır’. Önce migrenin sebebinin anlaşılması gerekiyor. Örneğin, bazı epilepsi türleri, damar hastalıkları da migren gibi belirtilerle seyredebiliyor.” diye konuştu.

“GENETİK ZEMİNİ İYİ SAPTAMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Yeni genetik teknolojiler, analizler sayesinde migren tanısının ve ortaya çıkma nedeninin daha kolay anlaşılabildiğini aktaran Ceylaner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gluten hassasiyeti dahil bütün otoimmün hastalıklarda altta bir genetik zemin söz konusudur. Bu genetik zemin nedeniyle bağışıklık sistemi vücutta kendi hücrelerine az da olsa zarar vermeye başlar. Bazen tek başına glutene karşı hassasiyet, bazen de birkaç faktörün bir araya geldiği durumlar oluşabiliyor. Dolayısıyla altta yatan durumu iyi saptayıp, buna göre bir tedavi planı oluşturmak çok önemli.”

“ÇÖLYAK İLE GLUTEN HASSASİYETİ KARIŞTIRILMAMALI”

Prof. Dr. Serdar Ceylaner, gluten hassasiyeti ile çölyak hastalığının birbirine karıştırıldığına işaret ederek, çölyağın çocukluk çağında görülen, ciddi gelişme geriliği, boy kısalığı gibi problemlere yol açan ağır bir hastalık olduğunu vurguladı.

Gluten hassasiyetinde ise gluten tüketiminin bağışıklık sistemini etkilediğini anlatan Ceylaner, “Gluten hassasiyeti, başta bağırsak olmak üzere vücuttaki birçok sistemde soruna yol açıyor, migren de bunlardan biri. Ayrıca yüzde sivilce, vücutta ağrı, fibromiyalji gibi farklı klinik bulgular da ortaya çıkabiliyor” dedi.

“MİGREN BİR HASTALIK DEĞİL, BULGU”

Migrenle ilgili güncel çalışmaları aktaran Ceylaner, “Tıbbi genetik uzmanlarının, yeni tıbbın yaklaşımı ‘migren bir hastalık değil, bulgu. O bulgunun altındaki sebepleri araştırıp tespit ettiğinizde, tedavi etmeniz de kolaylaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası alanda 2019’da hazırlanan ‘Gluten İlişkili Hastalıkların Tanısı, Takibi ve Tedavisi’ konulu rehberde, çölyağın yanı sıra gluten hassasiyeti sonucu ortaya çıkan birçok hastalığa da yer verildiğini anımsatan Ceylaner, gluten hassasiyetinin, gebelik kayıpları, migren, alerji, cilt hassasiyeti gibi birçok rahatsızlıktaki etkisinin rehberde paylaşıldığını söyledi.

“GENETİK TESTLER VE UYGUN DİYET UYGULANMALI”

Ceylaner, “Gluten hassasiyetinde, genetik HLA testlerinin yapılması, risk altında olanlara da 6 haftalık bir diyet uygulanması ve bunun sonunda bulgularında değişiklik olup olmadığının belirlenmesi önemli. Kişinin bulgularında azalma varsa, iki sonucu bir araya getirerek, ‘çölyak olmayan gluten hassasiyeti’ tanısını koyuyoruz” ifadesini kullandı.

“GLUTENİ KESİNCE ŞİKAYETLER AZALIYOR”

Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Serdar Ceylaner, gluten hassasiyeti kaynaklı migren atakları yaşayan çok sayıda hastayla karşılaştıklarına değinerek, şöyle devam etti:

“Gluten hassasiyeti saptadığımız kişilerde, gluteni kestiğimizde kişilerin migren bulgularının azaldığına veya kaybolduğuna, ayrıca bağırsak sıkıntıları, ödem, kronik yorgunluk gibi şikayetlerin azaldığına ilişkin geri dönüşler alıyoruz. Bugüne kadar çok sayıda hastada bu tabloyu gördük. Ancak bu, ‘hepimiz gluteni hayatımızdan çıkaralım’ anlamına gelmiyor. Bu sadece gluten hassasiyetinde geçerli olan bir durum. Gluten, özünde sağlık açısından çok önem verdiğimiz tahıllarda yer alan bir protein. Buğdayın içindeki her şeye ihtiyacımız var ve bu nedenle gluten hassasiyeti olan kişilerde yulaf ürünleriyle bu açığı kapatmaya çalışıyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gluten-hassasiyeti-migreni-tetikliyor/feed/ 0