596 MİLYON OLARAK AÇIKLANMIŞTI
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, Ortahisar Belediyesi’nin borcunun 596 milyon 759 bin 292 TL olduğu iddiası üzerine borç miktarını açıkladı.
Ortahisar Belediyesi’nin SGK ödemeleri, vergiler, vergi yapılandırmaları, çeşitli ücret ve kesintiler, krediler, kredi faizleri, katılım payları, piyasaya borçları 5 Nisan 2024 tarihi itibarıyla 517 milyon 174 bin 135 TL.
Ortahisar Belediyesinin bağlı iştiraklerinden olan ORBEL’in personel borçları, vergiler, SSK ödemeleri, yapılandırılmış vergi borçları ve banka nakitleri dikkate alındığında, 31 Mart 2024 tarihi itibarıyla borç durumu 321 milyon 724 bin 470 TL. Yine Ortahisar Belediyesi’nin bir diğer iştiraki olan ORKENT’in SSK, vergi, vergi yapılandırması, piyasa borçları, banka nakitleri ve kasa dikkate alındığında 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla toplam borcu 10 milyon TL olarak sıralandı.
Ortahisar Belediyesi ve iki bağlı iştirak olan ORBEL ve ORKENT’in toplam borcu ise 856 milyon 957 bin 739 TL olarak açıklandı.

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya
“109 MİLYON BORÇ NASIL 596 MİLYONA ÇIKTI?”
“Matematik yalan söylemez” diyen Kaya, mevcut borçlarla ilgili şunları söyledi:
– Önceki dönem Belediye Meclis üyemiz olan Cüneyt Bey, Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi vermişti. Önergede birçok soru vardı ama sorulardan biri de, ‘Artı-eksi yüzde üç yanılma payıyla belediyemizin toplam borcu ne kadardır?’ şeklinde idi. Bu soruya Ahmet Bey’in Yazı İşleri Müdürlüğü aracılığı ile verdiği cevapta, borcun 109 milyon 877 bin lira olduğu ifade edildi.
– Şu anda Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ahmet Metin Genç’in dünkü meclis toplantısında bizim göreve geldikten sonra açıkladığımız 800 milyon TL’lik borca itiraz ederek, Ortahisar Belediyesinin borcunun 596 milyon olduğunu ifade etmesini hayretle karşıladık. Bize seçimden hemen önce borcun 109 milyon olduğunu söyleyen Genç’in, dünkü toplantıda borcu 596 milyona çıkarması da önemli bir gelişme.
– Matematik yalan söylemez. Biz hesap kitap yaptık, birim müdürlerinden bilgi aldık. Ulaştığımız rakam, yukarıda da ayrıntıları verildiği gibi, 856 milyon 957 bin 739 TL’dir. Biz verilerimizi doğru ölçeceğiz ki, belediyemizi doğru yönetelim. Ölçemediğiniz veriyi yönetemezsiniz. Kuyumcu hassasiyetiyle hareket ediyor ve hesap yapıyoruz.
“PANKARTLA AJİTE ETMEK İSTEMEDİK”
Öncelikle kent lokantası açacaklarını ifade eden Kaya, şöyle devam etti:
– Pankart asıp ajite etmek de istemedik. Tıpkı Sayın Genç’in yaptığı gibi, konuşulması gereken yerde bunu konuştuk. Kendisi de dün Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, 2023 yılı Büyükşehir Belediyesi Faaliyet Raporu görüşmelerinde toplam borcu dile getirdi. Biz de aynı şeyi Ortahisar Belediye Meclisi’nde yaptık.
– Dolayısıyla bize ‘Borcu neden oradan konuştunuz’ gibi bir eleştiri getiren Genç, aynı şeyi kendi belediyesiyle ilgili olarak Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapmıştır. Orada da önceki Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ile çelişkiye düşmüştür. Murat Bey’in açıkladığı 1 milyar 600 milyon borç ile Ahmet Bey’in açıkladığı 1 milyar 784 milyon TL’lik borç da aynı değildir.
]]>
Belediyenin borçları ve tespit ettikleri bazı özel durumlara ilişkin açıklama yapan Duran, önceki dönemde belediyenin taşınmaz satışlarından 112 milyon TL gelir elde etmesine rağmen 108 milyon lira borcunun olmasını kamuoyunun takdirine bıraktığını söyledi.
BEŞ ARACA AYLIK 450 BİN TL
Göreve geldiklerinde belediyede makam arabasının da aralarında bulunduğu 5 kiralık araca aylık 450 bin ödendiğini tespit ettiklerini belirten Duran, ilk iş olarak kira sözleşmelerini iptal ederek belediyeyi bu maliyetten kurtardıklarını kaydetti.
BELEDİYENİN SANDALYESİ KAHVEHANEDE
Atıl durumda olan Değirmen Cafe’nin 23 Nisan’a kadar hizmete açılması için gerekli girişimlerde bulunduklarını anlatan Duran, “Trajik olan bir konu var ki Değirmen Cafe’nin masa ve sandalyeleri seçim için Tırmısın Mahallesi’nde bir kahvehanede çıkmıştır. Bu belediyenin olanaklarının seçimde ne denli kötü kullanıldığının göstergesidir” diye konuştu.
”ÇÖP BİDONU BİLE YOK”
Göreve geldiğinde ilçede gerekli çöp bidonunun dahi olmadığını gördüklerini kaydeden Duran, ricayla Muratpaşa Belediyesi’nden 35 çöp bidonu aldıklarını söyledi.
ARSALARDAN BEŞİ AYNI AİLEYE
Belediyenin 2023 yılı içinde sattığı arsalardan 5’inin bir aileye odaklı yapıldığını tespit ettiklerine dikkati çeken Duran, “Ortaya çıkan bir kamu zararı olduğunu gördük. Biz bunun kesinlikle takipçisi olacağız. Aynı ailenin sanayide 4 tane dükkan alması ve sanayi bölgesinde hazineye ait bir arsanın el altından aynı aileye doğru kanalize edilmesinin kesinlikle tesadüf olduğunu düşünmüyoruz. Belediye olarak bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“ARAÇ KİRALAMAYACAĞIZ”
Kendi döneminde Demre Belediyesi’nin satış yapmayacağını, aksine kazanmak üzerine çalışacaklarını kaydeden Duran, “Araçlardan bahsediyorum. Önümüzdeki dönemde bu borçlarla ilgili bazı satışlar meydana gelebilir. Ama biz keyfiyete dayalı olarak araç kiralamayacağız, böyle astronomik satışlar yapmayacağız. Bu borçlar ağlama duvarımız da olmayacak. ‘Biz göreve geldiğimizden itibaren belediyenin durumunu, borcunu, yaptıklarını açıklayacağız’ dediğimiz için kamera karşısındayız” dedi.
”MİTİNGLERDE ÇALIŞTIRIP İKİ KATI MAAŞ ÖDEDİLER”
Seçim sürecinde belediye personelinin seçim büroları ve seçim gezilerinde görevlendirildiğini, bu personele 2 katı maaş ödendiğini tespit ettiklerini belirten Duran, “Emek gösteren insanlara bedelini ödemek doğrudur. Ama belediyeden bazı arkadaşlara yüksek maaş ödeyip diğer arkadaşların bu konuda mağdur olmaları adaletli değildir” ifadesini kullandı.
Demre sahillerine yönelik çalışmaları nedeniyle önceki dönem belediye başkanına teşekkür eden Duran, sahil bandıyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediye arasındaki hukuki sürecin devam ettiğini, sahillerin korunması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
BELEDİYENİN GÜNCEL MALİ DURUMU
Demre Belediye Başkanı Fahri Duran, belediyenin geçmiş dönemden kalan borçları, satış gelirleri ve mali tablosunu belediye binasına astı. Duran’ın açıklamasına göre, belediyenin mali tablosu şöyle:
Banka mevcudu: 601 bin 524 TL
Piyasa borcu: 38 milyon 208 bin 352 TL
Taahhüt edilmiş borç: 53 milyon 534 bin 216 TL
Kredi borcu: 7 milyon 931 bin 670 TL
Kurumlara borç: 8 milyon 376 bin 292 TL
Demre Hizmet Ltd. Şti. Borcu: 713 bin 514 TL
Toplam borç: 108 milyon 162 bin 520
1 Nisan 2019-31 Mart 2024 tarihleri arası satışı yapılan arsa ve araç listesi:
Satılan araçlar (2 adet): 1 milyon 434 bin 325 TL
Satılan taşınmazlar 2019-2021 yılları arasında (Bozdağ arsa-82 adet): 12 milyon 390 bin 334 TL
Satılan taşınmazlar (mesken-dükkan-tarla-8 adet): 5 milyon 819 bin TL
Satılan taşınmazlar (Sanayi dükkanları-86 adet): 57 milyon 486 bin 130 TL
Satılan taşınmazlar 2023 yılı (Bozdağ arsa-13 adet): 34 milyon 910 bin TL
Satışlarla sağlanan toplam belediye geliri: 112 milyon TL
]]>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in imzasıyla 17 Temmuz 2023’te kamu kurumlarına gönderilen genelgede, kamu kurum ve kuruluşlarının, taşınmaz edinimi ve kiralanması, resmi taşıt edinimi ve kullanımında tasarruf kurallarına uygun hareket etmeleri istenmişti. Ancak bütçe verilerine bakıldığında bu genelgenin kiralama konusunda pek de başaralı olamadığını ortaya koyuyor.
Sozcu.com.tr, 2024’ün ilk iki ayıyla geçen yılın aynı dönemine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayınladığı bütçe verilerini karşılaştırdı. İşte ortaya çıkan sonuç:
ARAÇ KİRASI: YÜZDE 59 ARTIŞ
Bütçe verilerine göre yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre kamunun taşıt kiralama giderleri yüzde 59 artarak 259 milyon 557 bin liradan 402 milyon 860 bin liraya yükseldi.
HAVA TAŞITI KİRASI: YÜZDE 1480 ARTIŞ
Kamu kurumları hizmet binalarının yanı sıra araç, uçak ve gemi de kiralıyor. Kamunun 2023’ün ilk ayında uçak, helikopter, insansız hava aracı (İHA) ve dron gibi hava taşıtları için ödediği kira 30 milyon 973 bin liradan yüzde 1480 artarak 459 milyon 302 bin liraya çıktı.
PERSONEL SERVİSİ: YÜZDE 201 ARTIŞ
Geçtiğimiz yıl ilk iki ay personel servisi kiralamaya 173 milyon 162 bin lira ödeyen kamu kuruluşları bu yıl ise %201 artışla 521 milyon 355 bin lira ödedi.
BİNA KİRASI: YÜZDE 283 ARTIŞ
Kamunun hizmet binası kiralama beddeli ise 2023 Ocak ve Şubat aylarında toplam 86 milyon 739 bin liraydı. Bu miktar bu yılın ilk iki ayında yüzde 283 artarak 329 milyon lira oldu.
TOPLAM KİRA GİDERİNDEKİ ARTIŞ: YÜZDE 204
Kamunun diğer kiralamaları da dikkate alındığında 2024’ün ilk iki ayında ödediği toplam miktar 1 milyar 789 milyon 971 bin lira oldu. 2023’ün aynı döneminde bu tutar 582 milyon 362 bin lira seviyesindeydi. Bu da %204’lük bir artışa işaret ediyor.
]]>
Beyoğlu’nun son olarak Bağlar Belediyesi mülki sınırları içinde yer alan ve dönümü milyonlarla ifade edilen mali değeri yüksek imarlı, ifrazlı arazileri sözde takas adı altında mali değeri olmayan ve tapu kayıtlarında susuz tarla görünen arazilerle takas ettiğine dair CİMER ve İçişleri Bakanlığı’na ihbarlar gitti.
Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde yapılan şikâyetlerin neredeyse tamamı işleme alınmayınca bu durum Hüseyin Beyoğlu’nu daha da cesaretlendirdi ve toplam 12 farklı ada ve parselde yer alan arazilerle ilgili usule ve gerçeğe aykırı hileli işlemler yaparak kamuyu milyonlarca liralık zarara uğrattı.
SOYLU GİTTİ YERLİKAYA DÜĞMEYE BASTI
14 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra kabine değişikliği ile Ali Yerlikaya’nın İçişleri Bakanlığı görevine getirilmesiyle birlikte Hüseyin Beyoğlu ile ilgili ihbar ve şikâyetlerde mercek altına alındı.
İçişleri Bakanlığı’nın 10.11.2023 tarihli (21-35) 99 sayılı onayı ile Mülkiye Başmüfettişliği Teftiş Kurulu Başkanlığının (21-35) 1525 sayılı görev emri ile Diyarbakır’a 28 Kasım 2023 günü gönderilen Mülkiye Başmüfettişleri, Hüseyin Beyoğlu’nun hileli arsa takaslarıyla ilgili şikâyete konu ihbar evraklarını tek tek incelemeye aldı.
ŞEHİRDEKİ ARSAYI 30 KİLOMETRE UZAKTAKİ TARLA İLE TAKAS ETTİ
Yapılan araştırma inceleme, dinlenen tanık ifadelerine göre Hüseyin Beyoğlu’nun Bağlar Belediyesi’ne ait 12 farklı ada ve parseldeki imarlı arazilerin, satışı, devri ve merkeze bağlı köylerdeki değersiz tarlarla takas yoluyla usule aykırı işlemlerle haksız maddi menfaat temin edildiğini belirledi.
Bunlardan birinin de Diyarbakır’a 30 kilometre uzaklıktaki merkez Zoğa köyünde tepelik bir alanda yer alan 185 nolu parseldeki 7.409 metrekare, Hashavar köyündeki 172 ada 3 No’lu parselde kayıtlı 885,63 metrekare, 172 ada z4 numaralı parselde kayıtlı 2.525,93 metrekare, Bağcılar Mahallesi 4646 ada ve 5 No’lu parselde kayıtlı bulunan 3.513 metrekare arazilerin Diyarbakır kent merkezindeki ticari ve konut imarlı ifrazı yapılmış ve mali değeri milyonlarla ifade edilen arsalarla takas edildiği ortaya çıktı.
Beyoğlu’nun önümüzdeki 30 yıl sonra bile imara açılmayacak bir lokasyonda yer alan kıraç tarlaları imarlı arsa ile takas ederek haksız menfaat sağladığı mülkiye müfettişlerinin de raporlarına yansıdı.
Bu işlemlerin de yerine getirilirken yine kent merkezinde faaliyet yürüten emlakçıların sahte ıslak imzaları ve kaşelerinin kullanılarak yerine getirildiği tespit edildi.
DAHA NELER NELER?
Mülkiye Müfettişleri ve MASAK raporlarına göre Hüseyin Beyoğlu’nun 5 yıllık görev süreci boyunca rüşvet, irtikap, ilaheye fesat karıştırmak, görevi kötüye kullanmak, haksız menfaat temin etmek gibi birçok usulsüz işlemleri yer alıyor.
Beyoğlu, 25 milyonluk asfalt ihalesini 87 milyona Aziz İhsan Aktaş’a ait firmaya vermişti. Bu ihaleye giden 4 firmanın da Aktaş’a ait grup firma oldukları ortaya çıkmıştı.
Yine araç kiralama işinde de adrese teslim ihale yapan Beyoğlu, merkeze bağlı bir köydeki 850 dönümlük tarlayı da imara açma sözüyle arazi sahibinin iki adet plazasını 10’da 1 fiyatına satın alarak iki ayrı Bankanın bölge Müdürlüklerine kiraya vermişti.
Beyoğlu’nun Belediye Başkan Yardımcısı yaptığı Deniz Gürdeğir’in Milli Eğitim Müdürlüğünde vasıfsız bir memur olmasına rağmen güncel rakamla 9 kilo külçe altın, 120 bin dolar karşılığına tekabül eden 30 milyon lira parası banka hesaplarında ortaya çıkmış ve MASAK tarafından şüpheli görülen hesap dondurularak savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştu.
]]>“HATALAR YAPTIK AMA…”
“Bizim dönemimizdeki futbol aklının hatalar yaptığını kabul ediyorum. Takımı oluşturmakta, takımda senkron yaratmakta hatalar yapıldı. Ancak biz bıraktığımızda onca çalkantıya rağmen, üçüncü sıradaydık, 9 puan fark vardı. Şu an fark 35. Kötüye gidiş var. Beş futbolcu almışız, ikisi iyi çıkmamış. Olabilir. Gönderiyorum dediğin gün; Onana’yı, Rosier’i ve Bailly’i de kaptılar. Market değerleri düşmedi. Ancak Aboubakar’ın, Ghezzal’ın değeri düştü. Bunları neden suçlu ilan ediyorsunuz?”
İTİBAR CELLATLIĞI!
“Bazı davaların bilerek zaman aşımına uğratıldığı iddiası da ayıptır, itibar cellatlığıdır. Buna engel olmak mevcut başkan ve yönetim kurulunun Beşiktaş tarihine ve geleneğine borcudur. İçi boş, dışı süslü laflarla algı yaratmanın Beşiktaş’a bir faydası olmadığı gibi aksine zararı vardır. Bazı davalara ‘zaman aşımı’ kararı verildiği doğrudur. Bunlarla ilgili istinafa gidilmiştir. Eski yönetimlere suç atfetmek gerekiyorsa bunun değerlendirmesi, yetkili ve görevli kamu otoritelerine bırakılmalı.”

“MATRUŞKA YAKIŞMADI”
“Evet; KPMG raporu aleniyet kazanmasını önlemeye çalıştık. Bunun bir nedeni bakanlık-SPK değerlendirmesinin bitmemesiydi, diğeri ‘troll’lerin eline geçmesini önlemekti. Yönetimden beklentim, konuları bağımsız denetime ve BJK Denetim Kurulu’na göndersinler, sonra gereğini yapsınlar. Ve sonunda kalabalıkta bize yaptıkları ayıbın özrünü aynı yerde dilesinler. ‘Matruşka’, ‘çökmüş’ söylemleri Beşiktaş asaletine yakışmıyor. Her gelen yönetim önceki yönetimlerin de namusunu korusun.”
“30 MİLYON AZ FAİZ ÖDEDİK”
“Tüpraş konusunda… Denetim kurulu raporunda yazıyor. ‘Yapılan anlaşma üç yıllık olup ilk yıl 202 milyon TL, sonrasındaki yıllarda ise enflasyon oranında artış öngörülmüştür. 25 Eylül 2023 tarihinde 580 milyon 262 bin 600 TL olmak üzere üç yılın tamamı peşin tahsil edilmiştir…’ Demek ki her yıla 190 milyon TL düşüyor. Bu, bizim dönemimizin parası. Geriye yaklaşık 400 milyon TL kalır. 30 Kasım’da yani genel kuruldan birkaç gün önce 421
milyon 579 bin 565 TL konsorsiyum kredi-ana para ve faiz ödemesi yapıldı.”

“BEKO GELİRİNİ KIRDIRDILAR”
“Biz erken tahsilat yoluyla mali borcu azalttık. Yani 20-30 milyon TL az faiz ödedik. Peki, Passolig ve Beko gelirlerini ne yaptılar; kırdırdılar! Benim hukukçu aklım burada çelişki olduğunu söylüyor. Denetim kurulu raporu da yapılanın doğru olduğunu söylüyor. Buna rağmen eski yönetimi camianın önüne atmak iyi niyet olmaz.”
“RUIZ HESABI ÖYLE DEĞİL”
“Victor Ruiz konusu anlatıldığı gibi değil. Gönderilmeseydi, yattığı yerden üç yıl toplam 5.4 milyon Euro alacaktı. Şimdi 2.7 milyon Euro aldı. O iki yılda biz Wellinton’u oynattık; 1.6 milyon Euro’ya. 4.3 milyon Euro yaptı. Bir de şampiyon olduk. Anlatılan 400 bin Euro ödense adamın maaşından kurtulabilecek miydiniz? Lens, Ljajic, Boyd, Douglas ve diğerlerine ne oldu? Onana 4 milyon Euro etmezmiş; bugün ‘Al-Musrati 12 milyon Euro etmez’ deniyor. Ben bunu polemik edemem.”
“BEDELİ NEYSE ÖDENİR”
“Hukiki sorumluluk varsa gereği yapılsın. Attığım imza kötü sonuç vermişse bunun açıklamasını yapmalıyım. Bu açıklama yeterli değilse bedeli neyse ödenir. Yönetimler birbirinin devamıdır ve aslolan Beşiktaş’tır. Manen itibarımızla oynamayın. Maddi bir sorumluk varsa bizler bunları yerine getiririz.”
“KİM HİBE ETTİ Kİ!”
“Yöneticilerin ayrılırken kasa kolaylıklarını aldığı söylendi. Şimdiye kadar kim hibe etti? Yıldırım Demirören ile de ibralaştık. Beşiktaş bir takım iddialarından vazgeçti, Demirören de alacaklarından vazgeçti. Bunu yapan yönetim kurulu da ibra edildi.”
“BENZİNLİKTE ARAT İMZASI VAR”
“Benzinlikle ilgili geçmiş bütün yönetimleri suçluyorsunuz. O sözleşmenin altında Süleyman Seba’nın ikinci başkanı olarak Hasan Arat’ın da imzası var. İmzalar doğru olur ama yanlış sonuç verir. Ticarette her karar kârla neticelenmez.”
“PARASINI ALDIK”
“Bir hentbolcunun sözleşmesi profesyonellerce hazırlanmış, zamanın İkinci Başkanı Çebi’ye imzalatılmış ancak oynamayan, antrenmana çıkmayan sporcuya maaşı ödenmiş. Bu tutarı güncelleyerek Sayın Çebi’den resmen aldık. Belgesi kulüpdedir.”
“ÇEBİ GELDİĞİNDE 1 LİRA YOKTU”
“Sayı Çebi 2019’da göreve geldiğinde kasada 1 lira yoktu. Çebi 21 milyon dolar buldu, eski yönetimin bir ay ertelettiği borçsuzluk kağıdını aldı. Bu övünülecek bir şey değil. Oraya geldiyseniz o parayı bulacaksınız. Borçları nasıl indirdiğimiz belli.”
“YETKİ BAKANLIĞIN”
“KMPG raporuna göre ceza davalarının açılmaması sorgulanıyor. Eski yasada, spor kulüpleri İçişleri Bakanlığı denetimindeydi. Halka arz edilen kısım ise SPK denetimine tabidir. Ceza soruşturması gerekip gerekmediğine bu otoriteler karar verecek.”
“Hasan Bey (Arat) KMPG raporunun değiştirildiğini, orijinal raporu istediklerini söyledi. Yanıltıldığını düşünmek istiyorum. Kulüpten çıkarken bir sayfa evrak almadık. Denetleme kurulu ve divan başkanlığında bunlar var. İncelesinler.”
]]>Ordu’nun Ünye, Fatsa ve Çamaş ilçelerinde Seçim Koordinasyon Merkezlerinin açılışına katılan Erbakan, günfdr 2 bin 500 üy kaydı yaptıklarını, üye sayılarının 470 bini aştığını anlattı.
Partisinin yüzde 20’nin üzerinde oy alacağını savunan Erbakan, ekonomi üzerinden iktidara yüklendi:
– Sözün bittiği yerdeyiz. Hiçbir anlatılan hikaye karın doyurmuyor, derde derman olmuyor. Sadece oyalama, sadece zaman kaybı. ‘Bir seçimi daha atlatabilir miyiz’ kaygısı ile anlatılan hikayeler. Peki, gerçekler ne Türkiye’de? Halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 45’i açlık sınırının altında gelire sahip. Açlık sınırı 20 bine dayanmış. Bu ne demek; 10 milyon asgari ücretli ve milyonlarca emekli, açlık sınırının altında.
“FAKİRLİK 4.5 KAT ARTTI”
– 10 bin TL alan emekli açlık sınırının yarısı kadar maaş alıyor demek. Yoksulluk sınırı, bu ülkede aylık 53 bin TL’ye gelmiş. Bu fiyatlarla, bu enflasyonla 4 kişilik ailenin aylık 53 bin TL geliri yoksa; o aile bu ülkede fakir konumunda. İşte bu matematikle baktığınızda halkın yüzde 85’i yoksul, yüzde 45’i aç. Zaten sosyal yardımlar, dağıtılan erzaklar, gıda yardımları, çok övünerek söyledikleri aslında Türkiye’nin nasıl fakirleştiğinin bir ispatı.
– 2002’de 1 milyon haneye sosyal yardım yapılırken, bugün 4,5 milyon haneye sosyal yardım yapılıyor. Nüfusumuz 2002’den bu yana 4,5 kat mı arttı? Hayır. Ama fakirlik 4,5 kat arttı. 1 milyon hane sosyal yardıma muhtaçken, bugün 4,5 milyon hane yardıma muhtaç hale gelmiş. 20 sene önce vatandaşın bankalara borcu 6 milyar TL iken; bugün 2,5 trilyon TL’ye fırlamış. Bir insan, bankaya, kredi kartına keyfinden borçlanır mı?
“85 MİLYONUN BANKAYA BORCU 400 KAT ARTTI”
– Gelir seviyesi, maaşı yeterli olsa, imkanı olsa gidip de kredi çeker mi, kredi kartı kullanmak zorunda kalır mı? 85 milyon vatandaşın bankaya borcu, son 20 senede 400 misli artmış. Çiftçinin, köylünün borçları 20 senede 2,5 milyar TL’den 530 milyar TL’ye geldi. 220 misli artmış. Dar gelirli milyonlar, işçi, memur, esnaf, emekli, köylü, boğazına kadar borca batıyor. Neden? Çünkü gelir seviyesi yeterli değil. Çünkü açlık ve yoksulluk sınırının altında gelir ile hayatta kalmak mecburiyetinde kalıyor.
“KENDİSİ ‘DOLAR 45 TL OLACAK’ DİYOR”
Doların iki seçim arasında 19 liradan 34 liraya çıktığını ifade eden Erbakan, şöyle devam etti:
– Nisan ayında, geçen seçimden önce dolar 19 TL’ydi. Bu hafta 34 TL’ye dayandı. Şimdi 33 TL seviyesinde. ‘Düşüreceğiz’ diye ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bu gidişle seçime kadar 38 TL olursa hiç şaşırmayın. Orta vadeli programda; devlet, kendi ekonomi programında yazmış. ‘2024 sonu döviz kuru 45 TL olacak’ diyor. 45 TL olacak diye kendisi söylüyor.
Sonra çıkıyor ‘Enflasyon düşecek’ diyorlar. Kendileri ile çelişiyorlar. Doların 45 TL olacağı ülkede enflasyon düşer mi, düşmez. Hikaye bunlar. Enflasyonun düşmesi için denk bütçe lazım. İsrafın önlenmesi lazım. Milli kaynak paketlerinin hayata geçirilmesi lazım. Üretim ve ihracatla dış ticaret açığının önlenmesi lazım. Dış borçlanmadan kurtulması lazım. Bütün bunları olması için de Milli Görüş ruhu lazım.
]]>Tesla, Türkiye otomotiv pazarına geçen yılın nisan ayı başlarında Kemal Geçer’in Genel Müdürlüğünde adım atmış ve özellikle “Tesla takipçileri” tarafından yoğun ilgiyle karşılanmıştı. Türkiye’deki satışlarına Model Y ile başlayan Tesla, rekabetçi fiyatlarıyla dikkati çekmişti.
4 Nisan’daki tanıtım toplantısında, Türkiye’de satışa sunulan tek model olan Model Y’nin arkadan itişli ve 430 kilometre (km) menzile sahip versiyonunun fiyatı 1 milyon 548 bin 732 lira olarak belirlenirken, çift motorlu ve 533 km menzile sahip versiyonun 1 milyon 619 bin 532 liradan, yine çift motorlu performans ağırlıklı 514 km menzile sahip versiyonun ise 1 milyon 778 bin 821 liradan satılacağı belirtilmişti.
Türkiye için ilk teslimatları 2023 Mayıs’ta Berlin’deki fabrikasından gerçekleştiren Tesla, lansmanın ardından 4 ay içerisinde 10 binden fazla satış yaptı.
GENEL MÜDÜR İSTİFA ETMİŞTİ, YENİSİ ATANMADI
ODMD verilerine göre, Tesla’nın 2023 yılı aylık satışlarına bakıldığında mayıs ayında 200, haziran ayında da 800 adetlik teslimat gerçekleştirdiği görülüyor. Temmuz ayında 1500 adet satış gerçekleştiren marka, en yüksek satışını ise 4 bin 700 adetle ağustos ayında yaptı. Ağustostan sonra Tesla’nın satışları bin adetlerin altında seyretti ve marka, 2023’ü 12 bin 150 adetlik satışla tamamladı.
Ancak satılan araç sayısıyla doğru orantılı bir satış sonrası hizmet servisi sağlanamadığı nedeniyle müşteri memnuniyetsizliği ortaya çıkmaya başladı. Satış sonrası hizmet sürecini kısıtlı personelle yöneten Kemal Geçer, 2023 Kasım’da sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında 2 yıldır yürüttüğü Tesla Türkiye Genel Müdürlük görevinden başka bir projeye odaklanmak için ayrıldığını duyurmuştu.
Ancak Geçer’in yüksek satış adetlerine rağmen Tesla merkezden özellikle satış sonrası hizmetlerle ilgili yeteri kadar yatırım ve destek alamadığı gerekçesiyle görevinden ayrıldığı öne sürülüyor. Diğer yandan Kemal Geçer’in yerine Türkiye özelinde bir yönetici görevlendirilmedi.
2024’E KÖTÜ BAŞLADI
Bu yıla kötü bir başlangıç yapan Tesla ocakta 220, şubatta 75 olmak üzere iki ayda toplam 295 adet Model Y sattı. Tesla’nın satışlarındaki düşüşün arkasındaki nedenler merak konusu oldu.
AA muhabirinin sektör uzmanlarından derlediği bilgilere göre, özellikle “Teslamania” olarak adlandırılan Tesla hayranlarının taleplerinin büyük ölçüde karşılanmış olması, piyasada araç bulunurluğu sorununun yavaş yavaş ortadan kalkmasıyla başka araçlara yöneliş olması, artan fiyatlar ve satış sonrası hizmetlerle ilgili sorunlar yaşanması nedeniyle Tesla’nın satışları neredeyse durma noktasına geldi.
FİYATLARI 3 MİLYON LİRAYI AŞTI
Bu noktada Tesla’nın mart fiyatlarına bakıldığında Model Y’nin arkadan itişli ve 430 km menzile sahip versiyonunun baz fiyatı, aracın ilk satıldığı 2023 Nisan’a kıyasla yüzde 68,25 artarak 2 milyon 605 bin 747 liraya yükseldi.
Tesla Türkiye’nin internet sitesine bakıldığında, martta Model Y’nin uzun menzilli versiyonu 3 milyon 81 bin 120 lira ve yine çift motorlu performans ağırlıklı 514 km menzile sahip versiyonu ise 3 milyon 334 bin 78 liradan satışa sunuluyor. Aracın tahmini teslimat süresi için ise nisan-mayıs ayları gösteriliyor.
Sektör temsilcileri, Tesla’nın söz konusu fiyatlarla elektrikli otomobil pazarında rekabetçi olamayacağını belirtiyor.
SATIŞ SONRASI HİZMETLERDEN ŞİKAYET
Fiyatlardaki yükselişin yanı sıra Tesla’nın satışlarını etkileyen diğer nedenlerden olarak görülen “satış sonrası hizmetler” tarafında da sorunlar yaşanıyor.
Türkiye’de sadece İstanbul’da Bakırköy ve Tuzla’da servis merkezleri bulunan Tesla, ülkede belli bölgelerdeki anlaşmalı kurumlar vasıtasıyla bazı hasar onarımlarını gerçekleştiriyor.
Bir kaza ya da arıza durumunda uzun servis süreleriyle ilgili çeşitli platformlarda şikayetlerini açıklayan Tesla sahipleri, aynı zamanda yönetimsel anlamda “muhatap bulamamaktan” dolayı da duyulan rahatsızlıkları sıklıkla dile getiriyor. Ayrıca sipariş iptali yapan müşterilerin kapora iadesi konusunda sorunlar yaşadığı da belirtiliyor.
Tesla’nın Türkiye’deki geleceğinde söz konusu sorunlara getireceği çözümlerin belirleyici rol oynaması ve Türkiye pazarına yönelik olarak elektrikli otomobil pazarı paralelinde yeni stratejilerini açıklaması bekleniyor.
Tesla’nın 2023 yılı ve 2024 yılı satış adetleri şöyle:
| Tesla 2023 Satışları | Tesla 2024 Satışları |
| Mayıs: 200 | Ocak: 220 |
| Haziran: 800 | Şubat: 75 |
| Temmuz: 1500 | |
| Ağustos: 3000 | |
| Eylül: 4700 | |
| Ekim: 500 | |
| Kasım: 900 | |
| Aralık: 550 | |
| Toplam: 12.150 | Toplam: 295 |
Ocakta mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 9,1, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranının (âtıl işgücü) ise yüzde 26,5 seviyesine yükseldiği hatılatılan raporda, geniş tanımlı işsiz sayısının bu dönemde 10 milyon 453 binle pandemi dönemi hariç tüm zamanların zirvesine yükseldiği belirtildi.
Böylece pandeminin etkili olduğu Ocak 2021 sonrasındaki 35 aylık dönemin ardından ilk kez geniş tanımlı işsiz sayısı 10 milyonu aştı.
TÜİK’e göre 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) ocakta 3 milyon 214 bin olurken, geniş tanımlı işsiz sayısı bu rakamın tam 7 milyon 239 bin üzerinde oldu.
ÜÇ AYDA 2,3 MİLYON KİŞİLİK ARTIŞ
TÜİK’e göre pandemi öncesinde, 2020 Ocak’ta yüzde 13 olan dar tanımlı işsizlik Ocak 2024’te yüzde 9,1 oldu ancak aynı dönemde geniş tanımlı işsizlik yüzde 21,4’ten yüzde 26,5’e yükseldi.
Geniş tanımlı işsiz sayısı son bir ayda 797 bin kişi, son üç ayda 2 milyon 310 bin kişi arttı.
Geniş tanımlı işsiz sayısı son bir yılda 2 milyon 155 bin, son 10 yılda (2014-2024 arası) ise 5,1 milyon kişi arttı. Böylece son 10 yılda geniş tanımlı işsiz sayısı iki katına çıktı.

NEDEN HIZLI ARTTI?
Raporda, “Geniş tanımlı işsiz sayısındaki artışın sebebi zamana bağlı eksik istihdam ve ümitsizişsizler ile iş aramayıp çalışmaya hazır olanları, iş arayan ancak hemen çalışmaya başlayamayacak olanları kapsayan potansiyel işgücü sayısındaki artıştır” denildi.
“Âtıl işgücündeki yükselişin temel sebebi ise zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısında devasa artıştır” tespitinin yer aldığı raporda, öne çıkan diğer tespitler şöyle:
* Potansiyel işgücü sayısı son bir yılda 1 milyon kişi artarak 3 milyondan 4 milyona yükseldi.
* Zamana bağlı eksik istihdam kapsamındaki artış çok daha çarpıcı oldu. Haftalık 45 saatten daha az çalışan ve imkanı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenleri kapsayan zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı son bir yılda 1,9 milyondan 3,2 milyona yükselerek 1 milyon 295 kişi arttı.
* Zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin sayısı bir yılda 1 milyon 295 bin kişi arttı. Zamana bağlı eksik istihdamdaki bu artışın sebebi yüksek enflasyon ile geçim zorluğu yaşayanların çalışma süresini artırarak daha fazla ücret elde etmek istemeleri olabilir.

GENİŞ TANIMLI KADIN İŞSİZLİĞİ YÜZDE 33,8
* Ocak 2024’te mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,7 iken kadınlarda yüzde 11,7 olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) erkeklerde yüzde 22,2, kadınlarda ise yüzde 33,8 olarak hesaplandı. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark yaklaşık 11,6 puana yükseldi.
* Ocak 2024 itibarıyla kadınlarda mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 419 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 4 milyon 917 bindir. Erkeklerde ise dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 795 bin ve geniş tanımlı işsiz sayısı 5 milyon 536 bindir.
]]>
“Emlak Konut ve THY iş birliğiyle İstanbul’da ilk kez ev sahibi olacaklara yeni sosyal konut müjdesi! 13.000 bağımsız bölümün yer alacağı projesi için kura başvuruları başladı” duyurusu yapılan kura başvuru süresi 2 Haziran 2023’te doldu.
İki haftada projeden ev alabilmek için 450 bin kişi başvuruda bulundu, ancak bugüne dek kuralar çekilmedi. Sosyal medyadan tepki göstererek Emlak Konut GYO ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na açıklama yapması için çağrıda bulunan vatandaşlar geçen yıl ilan edilen konut fiyatlarının da değişip değişmeyeceğini merak ediyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 tipindeki evlerin fiyatları 2 milyon liradan başlıyordu.

THY KONUTLARININ YAPIMI SÜRÜYOR
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında 3. havalimanı çalışanları için Emlak Konut GYO ile THY işbirliği ile Kanal İstanbul güzergahında Arnavutköy’e bağlı Dursunköy’de konut inşa edileceğini duyurmuştu.
Projenin 41 adet parselinin yapı ruhsatları da alınmış durumda. Yaklaşık 13 bin konut ve 450 ticari alandan oluşan sosyal konut inşaatı için geçtiğimiz mayıs ayında başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci de tamamlandı. İstanbul Valiliği tarafından “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.
Konut projesinin ilk etabı için 17 Mayıs 2023 tarihinde ilk imzalar atıldı. “Dursunköy 1. Etap 1. Kısım İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi” için UNTD İnşaat A.Ş. ile 3 milyar 488 milyon 800 bin TL’lik sözleşme imzalandı. “2. Etap 1. Kısım İnşaatı” işi için de Antaş Altyapı ve Gökyol İnşaat iş ortaklığı ile 2 milyar 157 milyon TL’lik sözleşme imza altına alındı.
3. Etap 1. Kısım Konut, Ticaret ve Sosyal Donatı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi’nin sözleşmesi ise yüklenici Kuzu Toplu Konut İnş. A.Ş. ile 27 Şubat 2024 tarihinde imzalandı.
THY- Emlak Konut GYO Arnavutköy Dursunköy 3. Etap 1. Kısım’ın sözleşme bedeli 3 milyar 334 milyon 500 TL+KDV olarak açıklandı.
1. ve 2. etap olarak yapım çalışmalarına başlanan yaklaşık olarak 3 bin konutun, 2025 senesinin Mayıs ve Haziran aylarında THY çalışanlarına teslim edilmesi bekleniyor. 450 bin kişinin başvuru yaptığı diğer konutların yapımının ve tesliminin ise ne zaman olacağı henüz bilinmiyor.

DİKKAT ÇEKEN ÖDEME PLANI
Kanal İstanbul projesinin yanı başındaki toplam 3 milyon metrekarelik arazide 12 bin 585 konut ve 450 ticari alan inşa edilecek. 528 adet blok dikilecek, yükseklikler 8 kata kadar çıkacak.
Projede toplam 1 milyon 785 bin 74 metrekare kapalı inşaat yapılacak ve alanda 42 bin 500 kişinin yaşaması planlanıyor.
Projede örnek ödeme planı şöyle ilan edilmişti:
(72 metrekare 2+1 daire için)
Satış fiyatı: 2 milyon 592 bin TL
Peşinat (%20): 518 bin 400 TL
Ara ödeme 24. ay (%10): 259 bin 200
Ara ödeme 36. ay (%10): 259 bin 200
Ara ödeme 48. ay (%10): 259 bin 200
1. yıl taksit:10 bin TL
2. yıl taksit:15 bin TL
3. yıl taksit: 25 bin TL
4. yıl taksit: 30 bin TL
5. yıl taksit: 42 bin 750 TL
6-10. yıl taksit: 46 bin 322 TL
]]>
UMUTSUZ KADIN SAYISI ARTTI
2023’te 2.2 milyon kadın umudunu yitirerek iş aramaktan vazgeçerken işsizlik ödeneğine başvuran kadın sayısı da arttı. CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, “Ülkemizde açıklanan resmi kadın işsiz sayısı buzdağının görünen yüzü. Kadın istihdamında güvencesizlik riskleri var” dedi. Ateş, yaptığı açıklamada, “Nüfusun yüzde 49.9’unu kadınların oluşturduğu ülkemizde işgücüne dahil olmayan 30.6 milyon kişinin yaklaşık yüzde 70’i kadınlardan oluşuyor. Kadınların iş hayatındaki varlığı son bir yılda geriledi ve halen yüzde 35.8 olan kadınların işgücüne katılım oranı, yüzde 65.8’lik ortalamaya sahip OECD içinde açık ara en düşük duruma geriledi” ifadelerine yer verdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), kadın işsiz sayısını 1.4 milyon olarak açıkladığını hatırlatan Ateş, bu sayıya ek olarak işgücüne dahil olmayan ve potansiyel işgücü içinde yer alan 2.2 milyon kadın daha olduğuna dikkat çekti. Ateş, “Çok sayıda kadın, iş bulma ümidini yitirmiş durumda ve artık iş aramıyor. Bu durum geçtiğimiz yıl kritik bir hal aldı ve son çeyrekte umutsuz kadın işsiz oranı önceki yıla oranla yüzde 26 arttı. Geçen yıl kadınlarda işsizlik ödeneğine başvuru da arttı ve 588 bin 641’e yükseldi. Bunlardan sadece 300 bin 294’ü işsizlik maaşı alabildi” dedi.

Her 5 kadından 1’i kayıtlı ve tam zamanlı çalışıyor
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) TÜİK verilerinden derlediği araştırmasına göre, her 5 kadından yalnızca 1’i kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda bulunuyor. Resmi istihdam oranı yüzde 31.8 iken Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı ise sadece yüzde 20.1. Yani çalışma çağındaki 33 milyon kadının sadece 6.7 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda bulunurken çalışma çağındaki 32.5 milyon erkeğin ise 16 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Geniş tanımlı işsizlik (atıl işgücü) oranı erkeklerde yüzde 18.1 seviyesindeyken, kadınlarda yüzde 31.2 olarak hesaplandı. Genç kadın işsizlik oranı ise yüzde 41.1’e ulaştı. Araştırmada, Türkiye’de kadın işsizliğinin ortalama işsizlikten daha yüksek, kadın istihdam oranının ise ortalama istihdam oranından daha düşük olduğuna dikkat çekildi.
Eğitim fark etmiyor, kadınlar hep düşük ücret alıyor
Kadınlar, eğitim düzeyi fark etmeksizin, aynı işi yaptığı erkek meslektaşlarından düşük maaş alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı ‘İstatistiklerle Kadın 2023’ raporundaki Kazanç Yapısı İstatistikleri’ne göre, yıllık ortalama brüt ücret-maaş karşılaştırmasında en yüksek fark yüzde 17.1 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark yüzde 12.4 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için ise en yüksek fark yüzde 19.6 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise yüzde 14.5 ile ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Ipsos’un araştırmasına göre kadınların yüzde 57’si çalışmak istediğinde ailesinden veya eşinden izin almaya mecbur olduğunu ifade ederken yüzde 53’ü de işe alımlarda kadınların ayrımcılığa uğradığını düşünüyor. Kadınlar bu aşamaları geçtikten sonra işe girebildiğinde ise eşitsizlik sona ermiyor. Araştırmaya katılanların yüzde 44’ü iş yerinde kadınlara ve erkeklere eşit davranılmadığını ifade ediyor. Eşit işe eşit ücret konusunda da katılımcıların yüzde 41’i, kadınların aynı iş için erkeklerden daha düşük ücret kazandığını belirtiyor. (SÖZCÜ)
Adım atılmazsa eşitlik için 131 yıla ihtiyaç olur
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nden (TÜSİAD) yapılan açıklamada, “Demokratik, gelişmiş, saygın, adil bir gelecek için kadın-erkek eşitliğini hızla hayata geçirmeliyiz” denildi. Açıklamada, “Adım atılmadığı durumda toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm dünyada sağlamak için 131 yıla ihtiyaç olduğunu dikkate alarak, bu tabloyu hızla iyileştirmek için kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademinin işbirliğini etkin şekilde sağlamalıyız” ifadeleri kullanıldı. (SÖZCÜ)
‘Güçlü Türkiye için kadınlar her alanda olmalı’
Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada; yasalara göre bir engel olmamasına rağmen, toplumsal baskı nedeniyle kadınların eğitim, iş hayatı ve siyasette gerektiği kadar yer alamadığını söyledi. Yıldırım, “Güçlü bir Türkiye istiyorsak, kadınlarımız, eğitim, iş hayatı, kültür ve sanatta olduğu gibi siyasette de çok daha fazla yer almalıdır” diye konuştu. (SÖZCÜ)
]]>Samimiyet, dürüstlük ve açıksözlülük. Bunu “Ümit Özdağ salağa salak dedi” şeklinde ifade ediyorlar. Ayrıca gençlik, Zafer Partisi’nde Saray Rejimine karşı gerçek muhalefeti buluyor. Atatürk’ten taviz vermeyen bir politik duruşu ve 13 milyon sığınmacı ve kaçağa karşı Anadolu Kalesi Projesi ile bu işgale karşı çaresiz olmadıkları duygusunu hissediyor. Gençlerin bana sokakta en fazla söyledikleri cümleler şunlar: “Sakın bu yoldan geri dönme”, “Sakın bizi yalnız bırakma”. Çünkü hızla gelişen ve değişen dünyada gençlerin bilinç ve farkındalık düzeyi diğer yaş gruplarına göre daha yüksek. Neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkındalar. Şimdiye kadar daha az yanlışı seçmek zorunda kaldıklarını hissediyorlardı. Biz onlara çaresizlik hissi içinde uzanan bir el olduk. Sanırım Türk Gençliği ile çok doğru ve dürüst bir iletişim kurduk.
– Sizce genel seçimden bu yana oyunuzu ne kadar artırdınız?
Şu an itibari ile üç kat artırdık. Bir ay sonraki hedefimiz yüzde 10 oranını yakalamak ve dört kat artırmak.
– İYİ Parti’deki çözülme, İYİ Parti oylarının ne kadarını size getirdi, getirdi mi?
Evet, sizin de belirttiğiniz gibi İyi Parti’de herkesin gözlemlediği hızlı bir çözülme var. Bu soruya “İyi Parti’den kopan oyların büyük bölümü Zafer Partisi’ne geliyor” cevabını rahatlıkla verebilirim. Ancak anket şirketleri farklı oranlar veriyor. Şu aşamada bir oran vermek istemiyorum.
– MHP’den oy alıyor musunuz?
Evet, MHP’den kesinlikle ülkücü oyları alıyoruz. Ülkücü oy diyorum çünkü, MHP’de ayrıca AK Parti’nin borç oyları var. Bunlar ülkücü oy potansiyeli dışındaki oylar. Bu seçmenden bu aşamada oy geldiğini düşünmüyorum ancak klasik ülkücü MHP seçmeninden MHP’nin aday çıkarmadığı yerlerde oy geliyor.
ET YEMEYEN MİLYONLAR
– Ekonomik krizin bu seçimde çok etkili olacağını söylüyor uzmanlar. Siz sürekli sokaktasınız, ne görüyorsunuz? Geçen seçimde etkili olmayan ekonomik kriz, şimdi niye olsun?
Sokaktaki vatandaşımız hangi partiye oy verirse versin gündeminde hayat pahalılığı var. Ev kiraları artıyor. Düşünün, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa gibi büyük kentler başta olmak üzere ev kiraları ortalama 20 bin TL’yi buluyor. İstanbul’da memur aileleri eski komünist Bulgaristan’da olduğu gibi aynı daireyi paylaşıyor. Sabit gelirliler büyük kentlerde yaşamak istemiyor. Memurun ev sahibi olma ümidi yok artık. Ekmek 8 lira, beğenmediğiniz kuru soğanı almak bile lüks oldu. Bonfile değil ortalama bir etin kilosu 500 lira. Aylarca et yemeyen milyonlarca yurttaşımız var. Emekli perişan. 10 Bin TL maaş ile adeta ölüme mahkûm edilmiş durumda. Ve genel seçime kadar sabreden Cumhur İttifakı seçmeni de artık düzelme umudunu yitirdi. Saray Rejimi Lale Devrini yaşarken kimse artık kimseyi “Çalıyorlar ama yapıyorlar” diye savunacak durumda değil. Özetle 2024 icra, iflas ve intiharlar yılı oluyor. Gelecekle ilgili düzelme umutları yok. Mehmet Şimşek “2028’de enflasyon düşecek” diyor, ancak halk gittikçe açlık ve sefalete düşüyor. Küçük illerde aile yardımlaşmasıyla ekonomik kriz katlanılır olsa da şehirler ve büyükşehirlerde artık katlanmak mümkün değil. Tüm bu sebeplerle bu seçimlerde ekonomik kriz daha etkili olacak.
AFGAN BAŞKAN ADAYI
– Bu seçimde göçmenlerin etkisini sormak istiyorum. Siz her seçimde seçmen ithali konusuna değinirsiniz, bu seçimde de risk var mı?
Genel seçimden sonra iktidar yabancılara vatandaşlık dağıtmaya devam etti ve bugün de devam ediyor. Genel seçime göre bu seçimlerde çok daha fazla yabancı kökenli Türk vatandaşı oy kullanarak bizlerin kaderini etkileyecek. Ancak bu, yüzde 50 – yüzde 50 gibi bir oransal yakınlığın bulunduğu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu kadar Türkiye geneline etki yapmamakla birlikte, Hatay, Gaziantep, İstanbul gibi yoğun vatandaşlık verilen şehirlerde belediye başkanının kim olacağını belirleyebilir. Mesela ilk kez Esenyurt’ta Türk vatandaşlığı almış bir eski Afgan vatandaşı, Afgan-Türk vatandaşı seçmenlere çağrıda bulunarak bağımsız aday oldu. Ve bu daha başlangıç. Siyasi hayata adaylık bazında aktif bir eğilim gösterdikten sonra bir sonraki seçimde 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adayı çıkarmalarının önünde de hiç bir engel yok.
– “Türk milleti vatansızlaştırılıyor”… Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?
Çünkü ülkemiz 2011’den bu yana 13 milyon sığınmacı ve kaçağın örtülü işgaline uğradı. Devletin değişik kurumlarındaki güvenlik bürokratları bana sayının 13 milyondan daha fazla olduğunu söylüyorlar. Verdikleri sayıları henüz teyit etmediğim için kamuoyuyla paylaşmıyorum. Ve her gün ülkemize 1000-1250 arasında kaçak giriyor. Bu, yılda 400 bin, 3 yılda 1 milyon 200 bin gibi bir sayı eder. Özetle Türkiye’de bir demografik deprem yaşanıyor. Ve eskiden “Kerkük Türk’tür Türk kalacak”, “Bakü Türk’tür Türk kalacak” diye bağırırken şimdi Türk Gençleri “Esenyurt, Gaziantep Türk’tür Türk kalacak” diye bağırıyorlar. Bu iç göç Türkiye’den yurtdışına göçü tetikliyor. Kendi anadilinde okuma yazma bilmeyen her türlü lümpen unsur ülkemize girerken, yazılım mühendislerimiz ve doktorlarımız da yurt dışına gidiyorlar. Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Hatay gibi illerimizden yurdun değişik yerlerine, şehirlerine, sığınmacılardan ötürü göç başlamış durumda. Ve İstanbul Fatih’te -ki semt ismini onu fetheden Fatih’ten alır- şimdi yeni bir fetih yaşanıyor ve bu bir Arap fethi. Bu, vatansızlaşma değilse nedir? Vatansızlaşma sürecinin başlangıç aşamasını yaşıyoruz.
– 2040’ta Suriyelilerin sayısı 21 milyon olacak diyorsunuz. O zaman ne olur?
Bugün Türkiye’de kayıtlı 5 Milyon, kayıtsız 7 Milyon Suriyeli var. 5.3 doğum artış hızıyla hesaplandığında 2040’ta nüfusları 21 milyona yükseliyor. Türkler’de doğum oranı 1’in de altına doğru hızla ilerliyor. Eğer bu durum bu şekilde devam ederse oransal olarak Türk nüfusun azaldığı, Suriyeli nüfusun çoğaldığı, Mersin-Şanlıurfa hattının çoğunluğunu Suriyeli Arapların oluşturduğu, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa’da dev Suriyeli gettoların oluştuğu, milli devlet niteliğini yitirmiş Ortadoğululaşmış, Ortadoğu’nun her türlü terör örgütü ve mafya çetesinin cirit attığı bir ülkeye döneriz ve bu iyi durum senaryosu.
– Kötü senaryo ne?
Bu nüfusun geriye dönmemesi durumunda Türkiye’nin 2020’lerin sonu 30’ların başında bir iç savaş yaşaması kaçınılmazdır. Çünkü bu insanların içerisine gizlenmiş IŞİD başta olmak üzere bir çok selefi cihatçı örgüt var ve IŞİD emperyalizm tarafından Irak, Suriye ve Türkiye’yi dağıtmak için kurulmuş bir ajan örgüttür.
AÇIK KAPI POLİTİKASI
– Sizinle ne zaman program yapsak IŞİD tehlikesine dikkat çekersiniz. Biz de IŞİD ile ilgili dosya çalışmaları yaptık. Açık kapı politikası IŞİD’in Türkiye yapılanmasında ne kadar etkili oldu?
IŞİD’in Türkiye’de yapılanması, El-Kaide’nin Türkiye’ye sızması, diğer selefi cihatçı örgütlerin altyapı oluşturması, AKP’nin açık kapı politikasının ve Beşar Esad’ı devirme politikasının bir sonucudur. AKP bu örgütlerin 2013-2014’ten itibaren Suriye’yi cephe, Türkiye’yi de cephe gerisi olarak kullanmasına izin verirken, bütün dünyadan Suriye’ye gitmek isteyen selefi cihatçılar için Türkiye’yi bir terör otobanı haline dönüştürdü. IŞİD Suriye’de verebileceği zararı fazlasıyla verdikten sonra 2019’da “Türkiye Vilayeti” programını açıkladı. Bu arada bütün bu örgütler Türkiye’yi cephe gerisi olarak kullanırken, Türk Devletini de inceleme-tanıma fırsatı buldular. 2019’dan sonra ise Türkiye’de Türkiye Vilayeti Programı çerçevesinde iç savaşı başlatma süreci üzerinde çalışıyorlar.

Zafer Partisi Lideri, en çok gençlerden oy alıyor.
Yeni bir açılım süreci için güçlü sinyaller var
Türkiye’de yeni bir çözüm sürecinin olabileceği tartışmaları başladı. Olur mu? Nasıl olur?
Yeni bir açılım süreci ile ilgili güçlü sinyaller olduğunu ben de düşünüyorum. Erdoğan, bu sefer açılımı Anayasa’nın ilk 3 maddesi ve 66. maddeyi de kapsayan bir değişiklik üzerinden yapmak istiyor. Bu değişiklikler devletin karakterini değiştirecek ölçüde ağır değişiklikler. Bundan dolayı Bahçeli, “Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, İnşallah Türkiye değişmez” diyerek ülkemizi bekleyen ağır tehlikeye dikkat çekti bence. Peki Sayın Bahçeli tehlike bu kadar büyükse, bu tehlike karşısında MHP’yi nasıl hareket ettirecek; onu hep birlikte göreceğiz. Ancak AKP’den DEM için yükselen övgülerle, FETÖ’ye yönelik yumuşak yaklaşımların arasında da bir paralellik olduğunu düşünüyorum.
Saray açılım sürecinde yanına FETÖ bürokrasisini tekrar almak gibi bir çılgınlığı temsil edebilir. Özetle seçim sonrasında Erdoğan, ekonomik krizin ortaya çıkardığı toplumsal tepkileri de bastırmak için Anayasa
değişikliğine karşı gelecek politik direnişi tasfiye etmek için çok ağır diktatoryal politikalara başvurmak durumunda kalacaktır.
24 Şubat 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ölen sivillerin sayısı karşılaştırılınca ise kan donduran detaylar ortaya çıktı.

İsrail, yaklaşık 2.3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi’ni havadan, karadan ve denizden aralıksız bombalıyor.

Filistinli kaynaklara göre, İsrail, bu saldırılarında 66 bin tondan fazla patlayıcı kullandı. Bu da Gazze’de kilometrekareye 183 ton patlayıcının atıldığı anlamına geliyor.
Saldırılar nedeniyle Gazze harabeye dönerken, bölgede 1.9 milyon Filistinli yerinden oldu.
İsrail’in saldırılarında, 29 bin 410 Filistinli öldürüldü, 69 bin 465 kişi yaralandı. Saldırılarda öldürülenlerin en az 12 bin 660’ını çocuklar, 8 bin 570’ini kadınlar oluşturuyor.

Yaralıların, yüzde 70’inden fazlası da kadın ve çocuklardan oluşuyor. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
Bir yandan İsrail’in saldırılarından kaçarak hayatta kalma mücadelesi veren Filistinliler, Tel Aviv yönetiminin bölgeye yardım girişlerine çıkardığı engellemeler nedeniyle de açlıkla mücadele ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail’in yoğun saldırısı altındaki Gazze Şeridi’nde 2.2 milyon kişinin kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
BM’ye göre, Gazze’de 378 bin kişi Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) ölçeğine göre “felaket” olarak adlandırılan 5. seviye, 939 bin kişi de “acil durum” olarak bilinen 4. seviye açlıkla karşı karşıya bulunuyor.

Gazze Şeridi’ndeki akut gıda güvensizliği Dünya Sağlık Örgütünün “kritik” olarak nitelediği yüzde 15 çıtasını aşarak yüzde 16.2’ye ulaştı.
BM Dünya Gıda Programı (WFP), İsrail’in saldırılarına işaret ederek, emniyetli dağıtıma izin veren koşullar oluşana dek Gazze’nin kuzeyine hayat kurtaran gıda yardımı dağıtımını durdurma kararı aldı.

BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) da İsrail’in zorla aç ve susuz bırakarak insanlık felaketine yol açtığı Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Filistinlilerin kıtlığın eşiğinde olduğunu duyurdu.
Özellikle Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Filistinlilerin un bulamadıkları için hayvan yemlerini öğüterek tüketmek zorunda kaldığı bildiriliyor.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA 10.378 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının üzerinden 2 sene geçerken, Ukrayna’daki BM İnsan Hakları İzleme Misyonunun (HRMMU) 7 Şubat’ta yayımladığı verilere göre, savaşın başından beri ülkede 579’u çocuk, 2 bin 992’si kadın olmak üzere 10 bin 378 sivil öldürüldü, 19 bin 632 sivil yaralandı.
Ölümlerin 8 bin 95’i Ukrayna topraklarında, 2 bin 283’ü Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği topraklarda gerçekleşti.

Raporda, sayıların daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de öldürdüğü kadın ve çocukların sayısı, 2 yılda Rusya-Ukrayna Savaşı’nda hayatını kaybeden kadın ve çocukların sayısının 6 katından fazlasına tekabül ediyor.
GAZZELİLER KAÇAMIYOR
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla kadın ve çocuklardan oluşan milyonlarca Ukraynalı, saldırılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmış ve komşu ülkelere sığınmıştı.
Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya destek veren Avrupa ülkeleri, Ukraynalı kadın ve çocukların oluşturduğu sivillere kucak açmıştı.
Öte yandan, 2007’den beri İsrail’in karadan, havadan ve denizden ablukası altında bulunan Gazze’deki 2,3 milyon Filistinli, yaklaşık 360 kilometrekarelik bölgede sıkışmış vaziyette.
İsrail saldırıları nedeniyle Filistinlilerin Gazze’de sığınabilecekleri güvenli bir yer bulunmuyor.
Gazze’nin kuzeyi, orta kesimleri ve güneyde yer alan Han Yunus bölgesine düzenlenen saldırılar nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Filistinli, 64 kilometrekarelik alana sahip Refah kentine sığındı.
BM verilerine göre, 7 Ekim’den önce 280 bin olan Refah’ın nüfusu, yerinden edilmiş Filistinlilerin göçüyle 5 kattan fazla arttı. Bu da Gazze’deki nüfusun yarısından fazlasının bu daracık kara parçasına sığındığı gözler önüne seriyor.
Yeteri kadar konut olmaması nedeniyle, Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda hayat mücadelesi veriyor.
İsrail yönetimi, son günlerde Filistinlilerin sığındığı Refah’a kara saldırısı başlatma yönünde sinyaller veriyor.
Refah’a saldırılması halinde, buraya sığınan Filistinlileri daha da zor günler beklediği belirtiliyor.
İsrail’in çıkardığı zorluklar nedeniyle bölgeye yeteri kadar yardım da ulaştırılamıyor.
]]>Sarı-lacivertli kulübü 8 milyon 4 bin ceza verilen Beşiktaş takip etti. Siyah-beyazlıların cezası da Tahkim indirimlerinin ardından 6 milyon 804 bin liraya geriledi. Sezon başından bu yana Süper Lig kulüplerine toplamda 48 milyon 224 bin 500 lira ceza verildi
Tahkim tarafından indirilen ceza miktarı 7 milyon 481 bin 142 lira 86 kuruş oldu. Bu meblağ düştüğünde kulüplere toplam 40 milyon 743 bin 357 lira 14 kuruşluk ceza kesildi.
Fenerbahçe’de en çok cezaya taraftarlar sebep oldu
PFDK tarafından bu sezon 8 milyon 77 bin lira ceza verilen Fenerbahçe, bu anlamda listenin ilk sırasında yer aldı. Tahkim Kurulu, sarı-lacivertli ekibe toplamda 894 bin 500 lira indirim verdi. İndirimlerin ardından kulübe kesilen toplam para cezası 7 milyon 182 bin 500 lira oldu. Fenerbahçe Kulübüne cezanın 3 milyon 418 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarlarının neden olduğu saha olayları sebebiyle verildi.
Sarı-lacivertli takımda cezanın 2 milyon 198 bin liralık kısmı ise başkan Ali Koç ve yöneticilere verildi. Başkan Ali Koç’a 4 farklı seferde 1 milyon 120 bin lira ceza verilirken, yöneticiler Burak Çağlan Kızılhan, Selahattin Baki, Ahmet Ketenci ve Can Gebetaş ise 6 farklı dönemde toplam 1 milyon 78 bin lira ceza aldı. Kulüp, yöneticilerinin yaptığı açıklamalar sebebiyle ayrıca 2 milyon 200 bin lira cezaya çarptırıldı. Tahkim Kurulu, yönetim kademesi ve yapılan açıklamalar sebebiyle kulübe verilen cezalarda toplam 842 bin 500 liralık indirim yaptı. Başkan Ali Koç 210 bin lira, Selahattin Baki 200 bin lira, Burak Çağlan Kızılhan da 19 bin 500 lira indirim alan isimler oldu. Bu indirimlerin yanı sıra yöneticilerin açıklamaları sebebiyle kulübe kesilen cezada 400 bin liralık Tahkim indirimi uygulandı.
Beşiktaş’ta başkan ve yöneticilerin sebep olduğu ceza miktarı 4 milyon lira
Fenerbahçe’nin ardından en fazla ceza alan kulüp Beşiktaş oldu. Siyah-beyazlılara toplamda 8 milyon 4 bin liralık ceza verildi.
Tahkim Kurulu tarafından cezası 1 milyon 200 bin lira indirilen siyah-beyazlılara toplamda 6 milyon 804 bin lira ceza kesildi.
Siyah-beyazlı kulübe cezanın 3 milyon 968 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, taraftarlarının neden olduğu saha olayları ve merdiven boşluklarının boş bırakılmaması sebebiyle verildi. Beşiktaş’ta bir önceki başkan Ahmet Nur Çebi’ye 3 seferde toplam 1 milyon lira ceza verilirken, eski yöneticiler Engin Baltacı ve Emre Kocadağ’a ise 3 seferde toplam 1 milyon lira ceza kesildi. Beşiktaş’ın yeni yönetim kurulu üyesi Feyyaz Uçar’a da 200 bin lira ceza verildi.
Siyah-beyazlılarda kulüp başkanı ve yöneticilere toplamda 2 milyon 200 bin liralık ceza verilirken, başkan ve yöneticilerin açıklamaları sebebiyle kulübe de toplamda 1 milyon 800 bin liralık ceza kesildi.
Eski başkan Ahmet Nur Çebi’ye 200 bin lira, eski yönetim kurulu üyesi Emre Kocadağ’a 200 bin lira, mevcut yönetim kurulu üyesi Feyyaz Uçar’a da 200 bin lira olmak üzere toplam 600 bin lira ceza indirimi uygulandı.
Yöneticilerin yaptığı açıklamalar sebebiyle kulübe kesilen 1 milyon 800 bin liralık cezada da toplamda 600 bin liralık indirime gidildi.
En çok ceza alan başkan Ertuğrul Doğan oldu
En çok ceza kesilen kulüplerde Trabzonspor üçüncü sırada yer aldı. Karadeniz ekibine PFDK tarafından toplamda 5 milyon 15 bin lira ceza verilirken, bu miktarda 527 bin 142 lira 86 kuruş indirim uygulandı. Yapılan indirimin ardından Trabzonspor’a toplamda 4 milyon 487 bin 857 lira 14 kuruş ceza kesildi. Başkan Ertuğrul Doğan 5 farklı seferde 1 milyon 820 bin lira ceza aldı. Doğan, aldığı ceza miktarıyla, bu sezon en fazla ceza verilen kulüp başkanı oldu. Tahkim Kurulu, Ertuğrul Doğan’ın cezasında 327 bin 142 lira 86 kuruş indirime gitti. Karadeniz ekibinin aldığı 5 milyon 15 bin liralık cezanın 1 milyon 444 bin liralık bölümü ise taraftarlarının sebep olduğu olaylardan kaynaklı verildi. Bordo-mavililer ayrıca “Anons sisteminin ev sahibi takımı destekleyici şekilde kullanılması” maddesi sebebiyle bu sezon ceza yiyen tek kulüp oldu. Kulübe bu sebeple 112 bin lira para cezası verildi.
Galatasaray’a 5 milyon 284 bin ceza verildi
Galatasaray’a, bu sezon PFDK tarafından toplamda 5 milyon 284 bin lira ceza verilirken, Tahkim Kurulu bu cezada 1 milyon 343 bin lira indirim yaptı. Sarı-kırmızılı kulüp verilen ceza anlamında ligde en çok ceza yiyen üçüncü ekip olurken, Tahkim tarafından yapılan indirimlerin ardından kesilen ceza miktarıyla dördüncü sırada yer aldı. Yapılan indirimlerin ardından Galatasaray’a toplamda 3 milyon 941 bin lira ceza kesildi. Başkan Dursun Özbek’e 4 farklı seferde 1 milyon 189 bin lira, Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur’a ise 2 farklı dönemde toplam 343 bin lira ceza verildi. Sarı-kırmızılılarda Başkan ve yönetim kademesi toplamda 1 milyon 532 bin lira ceza aldı. Dursun Özbek’e verilen 1 milyon 189 bin liralık cezada 500 bin lira, Erden Timur’a verilen 343 bin liralık cezada ise 243 bin lira indirim uygulandı. Yöneticilerinin açıklamaları ve sosyal medya paylaşımları sebebiyle Galatasaray Kulübüne verilen 2 milyonluk cezada ise 600 bin liralık indirime gidildi. Sarı-kırmızılılar ayrıca belgelerin haksız kullanımı nedeniyle 150 bin lira, Süper Lig ve TFF 1. Lig Yayın Talimatı’na aykırılık sebebiyle de 195 bin lira ceza aldı.
Kayserispor, “Stadyuma usulsüz seyirci alınması” maddesinden 3 kez ceza aldı
Sezon başından bu yana toplamda 1 milyon 889 bin lira cezaya çarptırılan Mondihome Kayserispor’a merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle toplamda 844 bin lira ceza kesildi. Sarı-kırmızılı ekip 3 farklı seferde “Stadyuma usulsüz seyirci alınması” maddesinden ceza aldı. Kayserispor’a bu madde sebebiyle toplamda 840 bin lira ceza verildi. Sarı-kırmızılı kulübün malzemecisi Muammer Kaya da müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi sebebiyle 39 bin lira cezaya çarptırılırken, sezonun geride kalan bölümünde ceza alan tek malzemeci oldu. Bu sezon benzeri olmayan cezalardan birisi Atakaş Hatayspor’a, bir diğeri de Gaziantep FK’ye kesildi. Hatayspor, paramedik personel ve doktor olmaması nedeniyle 112 bin lira para cezası alırken, Gaziantep FK de çim saha sorumlusunun stadyum denetimi ile müsabaka organizasyon toplantısına katılmamasından dolayı 112 bin lira ceza yedi.
Listenin en sonunda Alanyaspor yer aldı
Alanyaspor, toplamda 78 bin liralık cezayla bu sezon en az para cezasına çarptırılan kulüp oldu. Akdeniz ekibi şu ana kadar kulüp bazında ceza almazken, verilen cezalar şahıslar üzerinden kesildi. Alanyaspor’da eski teknik direktör Ömer Erdoğan ile mevcut teknik adam Fatih Tekke’nin yardımcısı Orhan Çıkırıkçı, toplamda 78 bin lira ile cezalandırıldı.
En yüksek cezaya taraftarlar sebebiyet verdi
PFDK’nin bu sezon kulüplere verdiği 48 milyon 224 bin 500 liralık cezanın 20 milyon 855 bin liralık bölümü; çirkin ve kötü tezahürat, merdiven boşluklarının boş bırakılmaması ve taraftarların sebep olduğu saha olayları sebebiyle kesildi. Başkanlar ve yöneticiler toplamda 12 milyon 462 bin lira cezaya çarptırılırken, yönetimlerin açıklamaları ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar kulüplere 8 milyon 700 bin liralık faturaya mal oldu. Başkanlar, yöneticiler ve sosyal medya üzerinden yapılan açıklamaların kulüplere maliyeti 21 milyon 162 bin lirayı buldu. Sporcu ve görevlilere toplamda 1 milyon 959 bin 500 lira ceza kesilirken, çeşitli sebepler nedeniyle kulüpler toplamda 4 milyon 248 bin liralık cezaya çarptırıldı.
Süper Lig’de oynanan 26. hafta müsabakalarının ardından Kasımpaşa, Bitexen Antalyaspor, Çaykur Rizespor, Fenerbahçe, Adana Demirspor, Siltaş Yapı Pendikspor, Trabzonspor, Beşiktaş, Gaziantep FK, Yılport Samsunspor, MKE Ankaragücü ve Galatasaray, PFDK’ye sevk edildi.
Cezalar
Süper Lig’de PFDK’nin verdiği ve Tahkim Kurulunun yaptığı indirimlerin ardından kulüplere uygulanan para cezaları şöyle:
,
Not: Sıralama kulüplerin, Tahkim Kurulunun yaptığı indirimlerin ardından ödeyeceği ceza miktarına göre yapılmıştır.
]]>Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre, AB otomobil pazarı, 2022 yılına kıyasla geçen yıl yüzde 13,9’luk büyüme kaydederek yılı 10,5 milyon satışla tamamladı.
Geçen yıl Macaristan hariç tüm AB pazarları genişlerken birçok ülkede çift haneli büyüme rakamları kaydedildi.
AA muhabirinin ACEA’dan derlediği bilgilere göre, AB’de benzinli otomobiller 2023 yılında yüzde 35,3’lük pazar payıyla liderliğini korumasına rağmen 2022’deki yüzde 36,4’lük pazar payına kıyasla hafif bir düşüş yaşadı.
2023 yılında dizel otomobil satışları ise 1,4 milyon adede ulaştı ve pazar payı 2022’deki yüzde 16,4’ten yüzde 13,6’ya geriledi.
AB’de hibrit otomobil satışları ise 2022’ye kıyasla yüzde 29,5 artışla 2,7 milyon adede ulaştı. Böylece hibrit otomobiller toplam otomobil pazarının dörtte birini oluşturdu.
EN POPÜLER ÜÇÜNCÜ SEÇENEK
Tam elektrikli otomobil satışlarına bakıldığında ise elektrikli otomobiller, 2023’te üçüncü en popüler seçenek haline geldi. Elektrikli otomobil satışları 2022’ye kıyasla yüzde 37 artarak, 1,5 milyon satışa ulaştı. Tam elektrikli otomobillerin payı da yüzde 14,6 ile yüzde 13,6 seviyesinde sabit kalan dizeli geride bıraktı.
Benzinli otomobiller yüzde 35,3 ile liderliğini korurken, hibrit otomobiller yüzde 25,8 pazar payı ile ikinci sırayı aldı.
AB’de 2024 yılında otomobil satışlarının yüzde 2,5 artışla, 10,7 milyon adede ulaşacağı ön görülüyor. Toplam satışların yaklaşık yüzde 20’sinin, yani iki milyondan fazlasının, elektrikli olması bekleniyor.
EN ÇOK SATILAN MARKALAR
AB ülkelerinde 2023 yılındaki otomobil satışlarında Volkswagen Grubu 3 milyon 324 bin 705 adetle ilk sırayı aldı. Şirketin piyasadaki toplam payı yüzde 25,9’u buldu. Onu en yakın 2 milyon 128 bin 625 adetle Stellantis Grubu izledi. Bu grubun pazar payı yüzde 18,2 seviyesinde kaydedildi. Renault Grubu ise 1 milyon 242 bin 293 adet otomobil satışıyla yüzde 9,7 paya ulaştı.
Marka bazlı ele alındığında geçen yıl AB’de satış lideri marka 1 milyon 357 bin 139 adetle Alman otomobil üreticisi Volkswagen oldu. Toyota, 828 bin 484 satışla ikinci, 733 bin 176 satışla Audi üçüncü oldu. Ardından 728 bin 991 satışla BMW ve 682 bin 498 adetle de Mercedes sıralandı.
Geçen yıl Tesla’nın AB’deki satışları ise 366 bin 326 seviyesinde kayıtlara geçti.
Elektrikli otomobil satışlarında Tesla, Volkswagen ve Renault markaları en önemli markalar olarak öne çıkıyor.
AB REKABETÇİ ADIMLAR ATACAK
AB’de elektrikli otomobillerin geleceği konusuna tartışmalar yaşanıyor. ACEA tarafından paylaşılan rapor, Çin ve ABD’den farklı olarak AB’nin elektrikli araç üretimini destekleyecek sağlam bir endüstriyel stratejiye sahip olmadığına işaret ediyor.
ACEA’nın raporuna göre, Çin’in elektrikli araç tedarik zincirindeki hakimiyeti ve ABD hükümetinin yerli otomobil üreticilerine yönelik teşvikleri, AB’nin Avrupa elektrikli araç üretimini destekleme çabalarını gölgede bırakıyor.
Raporda, Çin’in elektrikli araç yaşam döngüsünün tamamı boyunca madencilik, rafinaj, üretim, şarj ağları, ucuz enerji, satın alma teşvikleri ve geri dönüşümü kapsayan stratejik ve bütünsel politikasının, rekabet gücünü önemli ölçüde artırdığı belirtiliyor. AB ise değer zincirinin belirli adımlarını düzenleyen sanayi politikasına yönelik parça parça düzenleyici bir yaklaşım benimsiyor.
Rapor aynı zamanda ABD’de elektrikli otomobil değer zinciri için bir üretim merkezi kurma yönündeki artan ivmeye de işaret ediyor.
]]>KPMG SportsBusiness ekibinin Türkiye futbol tarihinde gerçekleşen transferlere ilişkin yaptığı analize göre Galatasaray’ın Fransız sağ bek oyuncu Sacha Boey, 30 milyon euro karşılığında Bayer Münih’e transfer olarak Türkiye futbol ligi tarihinin en yüksek bonservis bedeli ile satılan oyuncu unvanını elde etti. İşte incelemede dikkat çeken diğer rakamlar:
REKOR HALA JARDEL’DE!

10 milyon euro ve üzerinde bonservis ödenen toplam 13 futbolcu oldu. 7 futbolcu Galatasaray, 5 futbolcu Fenerbahçe, 1 futbolcu ise Beşiktaş tarafından transfer edildi. En yüksek bonservis bedeli ödenen futbolcu ise 17 milyon 50 bin euro ile Porto’dan Galatasaray’a transfer olan Mario Jardel.
En yüksek bonservis bedeli ile transfer edilen 5 Türk futbolcunun tamamı Fenerbahçe formasını giydi. Cengiz Ünder 15 milyon euro ile en yüksek bonservis ödenen Türk futbolcu unvanını elde ederken, 9 milyon euroya transfer olan Mehmet Topuz, 7 milyon 250 bin euro bonservis ödenen Alper Potuk, 7 milyon euro bonservis bedeli bulunan İrfan Can Kahveci ve Ozan Tufan ise onu takip eden oyuncular oldu.

10 MİLYON ÜZERİ SATIŞTA FENERBAHÇE LİDER
Fenerbahçe 13, Galatasaray 6, Beşiktaş ise 2 futbolcusunun satışını 10 milyon euro ve üzerinde bonservis bedeli ile gerçekleştirdi. Listede yer alan diğer takımlar ise Başakşehir (2), Trabzonspor (1) ve Kasımpaşa (1) oldu.
TÜRKİYE’DEN GİDEN EN PAHALI İSİM BOEY OLDU
Farklı bir takımdan transfer edilen ve sonrasında satışından en yüksek kâr elde edilen futbolcu 24 milyon 350 bin euro kâr ile Galatasaray’dan Bayer Münih’e geçen Sacha Boey oldu. Sacha Boey 2021 yılında Rennes takımından 5 milyon 650 bin euro bonservis bedeli ile transfer edilmişti. İkinci sırada bedelsiz olarak Beşiktaş’a gelen ve 22 milyon 500 bin euro kâr edilen Cenk Tosun yer alıyor. Fenerbahçe, Eljif Elmas’tan 17 milyon 520 bin euro, Vedat Muriqi’den 15 milyon 400 bin euro, Kim Mİn-Jae’den ise 15 milyon 50 bin euro kâr etti.
17 milyon 700 bin euro bonservis ile transferi gerçekleşen Eljif Elmas, yüzdesel olarak en çok değer kazanan oyuncu oldu. 2017 yılında 180 bin euro bonservis ile Robotnicki’den transfer edilen Elmas, yalnız 2 yıl içerisinde bonservis bedelini 98 kat artırarak Fenerbahçe’den Napoli’ye transfer oldu.

6 TÜRK FUTBOLCU 10 MİLYON EURO ÜZERİNE GİTTİ
Satışından 10 milyon euro ve üzerinde gelir elde edilen toplam 25 futbolcu olurken, listede 6 Türk futbolcu (Cenk Tosun, Arda Güler, Yusuf Yazıcı, Cengiz Ünder, Arda Turan, Ozan Kabak) yer aldı. Satışından en yüksek kazanç elde edilen Türk futbolcu ise 22 milyon 500 bin euro bonservis tutarı ile 2018 yılında Beşiktaş’tan Everton’a transferi gerçekleşen Cenk Tosun oldu.

Takımların altyapısından yetişen futbolcular arasında en yüksek bonservis bedeli ile satışı gerçekleştirilen oyuncu 13 yaşından beri Fenerbahçe altyapısında bulunan ve 20 milyon euro bonservis ile Real Madrid’e transfer olan Arda Güler oldu. Arda’yı takip eden oyuncular 18 milyon 500 bin euro bonservis ile Trabzonspor altyapısından yetişen Yusuf Yazıcı ve 13 milyon euro bonservis ile Galatasaray altyapısından yetişen Arda Turan.
Altyapısından yetiştirdiği oyuncuların 7 milyon 500 bin euro ve üzerinde bonservis bedeli ile satışını gerçekleştiren takımlar arasında, listede yer alan 7 futbolcudan 4’ünü altyapısında yetiştiren Trabzonspor öne çıktı.
]]>EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ ARTACAK MI?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklilerin bayram ikramiyeleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.
NTV’de gündemi değerlendiren Işıkhan, “Emeklilerin bayram ikramiyesinin artırılması talebi var, bu adımları atmaya hazırız” dedi.
Işıkhan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
‘BU ADIMI ATMAYA HAZIRIZ’
* Enflasyona karşı tüm vatandaşlarımızı ezdirmemek ilkesi emeklilerimiz için de söz konusu.
* Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le bir araya gelip görüşeceğiz. Gerekli değerlendirmeleri yaparak Cumhurbaşkanımızın takdirine sunup gerekli adımları atarız.
* Bu adımı atmaya hazırız. Çalışmalara başlayabiliriz kısa sürede.
* Dün SSK’lı 10 milyon 798 bin 98 emeklimize, bugün ise Bağ-Kurlu 2 milyon 861 bin 770 emeklimize fark tutarlarını yatıracağız.13 milyon 660 bin emekliye 15,8 milyar TL fark ödenecek.

CHP’DEN EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ TEKLİFİ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, emeklilerin bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini belirterek, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır” ifadesini kullandı.
Taşcıer, yazılı açıklamasında, milyonlarca emeklinin, yoksullukla ve açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtti.
İnsanların geçinemediğini, kayıt dışı olanlar hariç 6 milyondan fazla emeklinin ya bir işte çalıştığını ya da iş aradığını aktaran Taşcıer, “Enflasyona ezdirmiyoruz denilen emeklilere yapılan yılbaşı artışı daha ilk aydan eridi bile. En düşük emekli aylığı alan bir emeklinin, TÜİK’in gerçek dışı hesabına göre bile aylığının alım gücü 628 lira azaldı” değerlendirmesinde bulundu.
‘EMEKLİNİN HAKKI’
Aylıklarla ilgili hakkaniyetli ve emekliyi rahat ettirecek bir karar alınmadığını savunan Taşcıer, emeklilere ödenecek bayram ikramiyesinin 15 bin lira olması gerektiğini daha önce söylediklerini, söylemeye de devam edeceklerini kaydetti.
Gamze Taşcıer, “Bu tutar emekliye bir lütuf değil, yaşamını insanca sürdürebilmesi için zaten verilmesi gereken hakkıdır. Enflasyonun bu denli yakıcı olduğu bir ortamda, emeklilere üç beş bin liraları reva görmek demek, vatandaşı sefalete terk etmek demektir. On milyonlar etin tadını unuttu diyorduk, artık yumurta bile alamaz noktaya geldiler. Bu gidişin sonu korkunç bir açlık krizidi” ifadesini kullandı.
CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:
“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”
AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
]]>6 ŞUBAT DEPREMİ KAÇ SANİYE SÜRDÜ?
6 Şubat 2023 günü meydana gelen Maraş merkezli 7,7 büyüklüğündeki ilk deprem 65 saniye sürdü, Elbistan’da meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki ikinci deprem ise 45 saniye sürdü.
BİR YILDA KAÇ DEPREM MEYDANA GELDİ?
Geçtiğimiz yıl meydana gelen Maraş merkezli depremin üzerinden tam bir yıl geçti. Geride kalan sürede bölge depremle yaşamaya devam etti.
Kandilli tarafından yapılan açıklamaya göre 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından, 4 Şubat 2024 saat 03:00 itibarıyla bölgede toplam 45 bin 756 deprem meydana geldi. Bölgede meydana gelen deprem sayısı günlük 40-50 arasında değişti.
6 ŞUBAT DEPREMİ NEDENİYLE KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?
6 Şubat depremi nedeniyle 53 bin 537 kişi öldü, 107 bin 213 kişi de yaralandı.

ÖLÜME NEDEN OLAN 1759 BİNANIN 975’İ RUHSATSIZ ÇIKTI
Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Çelikkol, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerle ilgili soruşturmalara ilişkin bilgi verdi. Çelikkol, “Vefat olayı gerçekleşen 1759 bina tespit edilmiş olup, Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmaları devam etmektedir.
Soruşturmaya konu deprem dosyalarından 975 binanın ruhsatsız yapı olduğu tespit edilmiştir” dedi.
6 ŞUBAT MARAŞ DEPREMİ SÜRECİNDE NELER YAŞANDI?
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, epremin ilk anından birinci yılına yürütülen çalışmalara ilişkin şu verileri açıkladı:
+ Günlük ortalama 4 milyon kişiye yemek hizmeti verildi. 20 milyon gıda kolisi dağıtıldı, yaklaşık 150 bin yardım tırı bölgeye ulaştırıldı.
+ 38 bin 901 bina yıkıldı. 26 bin binada arama-kurtarma faaliyeti yürütüldü.
+ 93 ülkeden ekipler geldi. Çalışmalarda 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama kurtarma ve 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı.

İLK ANDA 3.5 MİLYON KİŞİ BÖLGEYİ TERK ETTİ
+ Çalışmalarda 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi görevlendirildi.
+ Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu ve yaklaşık 2,5 milyon afetzede geçici olarak buralarda kaldı.
+ 3 milyon 549 bin afetzede bölgeden tahliye edildi.
+ THY 13 bin 701 seferler 2 milyondan fazla yolcu taşıdı. 712 kargo seferiyle 32 bin 770 ton yardım malzemesi getirildi.
+ 414 konteyner kentte 215 bin 224 konteyner kurulumu yapıldı. Buralarda 691 bin afetzede misafir edildi.
+ 349 bin haneye 14 milyar 453 milyon lira ‘kira destek ödemesi’ yapıldı.
41 BİN AİLEYE 100’ER BİN TL VEFAT YARDIMI
+ 1 milyon 979 bin haneye 10 bin lira destek ödemesi, 557 bin haneye 15 bin lira taşınma yardımı, 41 bin aile yakınına ise 100’er bin lira vefat yardımı yapıldı.
+ Bölgeye toplam 106 milyar 728 milyon lira kaynak aktarıldı. ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasında 128 milyar 949 milyon lira toplandı. Bunun 79 milyar 263 milyon lirası harcandı.
+ 2 milyon 302 bin binada ve 6 milyon 227 bin bağımsız bölümde hasar tespiti yapıldı. 60 bin 421 acil yıkılacak ve yıkık binanın enkazları 68 günde tamamen kaldırıldı. Ağır hasarlı 200 bin 401 binadan 166 bin 602’sinin enkazı kaldırıldı. Şu ana kadar, hacme göre enkaz kaldırma işleminin yüzde 91’i gerçekleştirildi.
+ 30 milyon evrak 211 günde incelendi. 389 bin konut, 40 bin 658 iş yeri ve 11 bin 531 ahır olmak üzere toplam 441 bin 567 hak sahipliği belirlendi.
6 ŞUBAT DEPREMİ YENİ GÖRÜNTÜLERİ ÇIKTI
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te saat 04.17’de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 7.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Çok sayıda bina yerle bir olurken, 9 saat 7 dakika sonra saat 13.24’te bu kez merkez üssü Elbistan olan 7.6 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Resmi rakamlara göre 53 bin 237 kişinin yaşamını yitirdiği, 107 bin 213 kişinin de yaralandığı depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta o geceye ait yeni görüntüler ortaya çıktı.
IŞIK PATLAMALARI KAMERADA
Görüntülerde, yüksek katlı binaların yerle bir olması ile yıkım sonrası oluşan toz bulutları yer aldı. Görüntülerde ayrıca insanları panik anları, araçları ile şehri terk etmeleri kameralara yansıdı.
Depremin başlaması ile oluşan ışık patlamaları da kameralar tarafından kaydedildi. Şehrin hakim tepelerinde kameraya yansıyan görüntülerde; depremle ile ışık patlamaları ve elektrik kesintisi görüldü.

EBRAR SİTESİLERİ’NİN YIKILMA ANI
Depremin simgelerinden olup, 1400 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Siteleri’nin yıkılma anı da kameralarca kaydedildi. Görüntülerde; önce D Blok, ardından da karşısında C Blok ile diğer bloklar yıkılarak etrafı toz bulutu kapladı. Toz bulutunun dağılması ile ortaya çıkan enkaz, depremin yıkıcılığını da gözler önüne serdi.
25 SANİYE FARKLA HAYATTA KALDI
Diğer bir görüntü de Azerbaycan Bulvarı’nda kaydedildi. Marketteki bir kişi, deprem başladıktan 7 saniye sonra kendisini dışarı attı. Görüntülerin devamında marketin bulunduğu bina, 25 saniye sonra yerle bir oldu.
Başka görüntülerde de özel halk otobüsü ile TIR’ın sallanması, ardından TIR şoförünün araçtan inip, kaçması yer aldı. Görüntülerde ayrıca ilk depremden 11 dakika sonra, saat 04.28’de yaşanan artçı ve depremzedelerin bu sırada aydınlatma direğine tutunması yer aldı.
6 ŞUBAT DEPREMİNİN MADDİ HASARI AÇIKLANDI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm Şurasının Sonuç Bildirgesi’ni kamuoyuyla paylaştı.
Mehmet Özhaseki, “6 Şubat depremlerinde 100 milyar doların üzerinde bir hasar ile karşı karşıyayız. Türkiye bir deprem ülkesi. Tek çare kentsel dönüşüm” dedi.
]]>2022 yılında uluslararası transferde bonservis harcamaları 6,5 milyar dolardı.Tek başına ilk 10 oyuncu transferi, 2023’te transferde bonservise harcanan toplam tutarın yüzde 10’undan fazlasını oluşturdu. Bonservis ücretlerini içeren 3 bin 279 transferdeki ilk 100 futbolcunun bonservisinin, transferde bonservis ücretlerine harcanan tüm paranın yüzde 45’inden fazlasını kapsadığı belirtildi.
Bonservisi en yüksek futbolcular
En yüksek bonservis bedeliyle transfer olan futbolcular arasında Borussia Dortmund’dan Real Madrid’e transfer olan Jude Bellingham, Benfica’dan Chelsea’ye giden Enzo Fernandez ve Tottenham Hotspur’dan Bayern Münih’e transfer olan Harry Kane gösterildi. Futbolcuların bonservis ücretleri ise raporda yer almadı.
Türkiye, 2023’te uluslararası futbolcu bonservisine 260 milyon dolar harcadı
Türkiye ise 2023 yılında yurt dışından transfer ettiği 428 futbolcuyla listede 10. sırada bulunurken, yurt dışına gönderdiği 337 futbolcuyla 15. sırada yer aldı.
Türkiye, geçen yıl uluslararası transferde bonservise 260 milyon dolar harcayarak uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan ülkeler listesinde 9. sırada bulunuyor. Uluslararası futbolcu transferinde 2023’te en fazla bonservis geliri elde eden ülkeler arasında ise Türkiye, 161 milyon dolar ile 14. sırada yer aldı.
En fazla bonservis harcaması İngiltere’den
Geçen yıl uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan ülke, 2 milyar 956 milyon dolar ile İngiltere oldu. Uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis geliri elde eden ülke ise 1,2 milyar dolar ile Almanya listenin ilk sırasında yer aldı.
Suudi Arabistan, en fazla harcayanlarda 3. sırada
Suudi Arabistan kulüpleri ise toplam 970 milyon dolar harcamayla ilk kez transferde en çok uluslararası bonservis harcaması yapan beş ülke arasına girerek 3. sırada yer aldı. Suudi Arabistan kulüpleri, 2022’deki 50,4 milyon dolar uluslararası bonservis harcamasına kıyasla 2023’te neredeyse 20 kat artışla futbolcu transferinde büyük bir bonservis harcaması yaptı.
En fazla ihraç eden Brezilya, en fazla ithal eden Portekiz
Geçen yıl en fazla futbolcu ihraç eden ülke 1217 transfer ile Brezilya oldu. Yurt dışından 2023’te en fazla futbolcu alan ülke ise 1017 transfer ile Portekiz oldu.
Bir ülkeden diğerine geçen yıl yapılan en fazla transfer ise Brezilya’dan Portekiz’e 414 futbolcu transferiyle gerçekleşti. Geçen yıl uluslararası futbolcu transferinde en fazla bonservis harcaması yapan 10 ülke şu şekilde: Sıra Ülke Bonservis harcaması (dolar) 1 İngiltere 2 milyar 956 milyon 2 Fransa 991 milyon 3 Suudi Arabistan 970 milyon 4 Almanya 850 milyon 5 İtalya 757 milyon 6 İspanya 469 milyon 7 Hollanda 318 milyon 8 Portekiz 269 milyon 9 Türkiye 260 milyon 10 Belçika 241 milyon
Turizm geliri ekim, kasım ve aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,8 artarak 12 milyar 272 milyon 673 bin dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 15,2’si ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi.
Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 9 milyar 47 milyon 94 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 225 milyon 579 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.
Turizm geliri 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 16,9 artarak 54 milyar 315 milyon 542 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 41 milyar 61 milyon 408 bin dolarını kişisel harcamalar, 13 milyar 254 milyon 134 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.
ZİYARETÇİ SAYISI 2023’TE YÜZDE 11,1 ARTTI
Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2023 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,1 artarak 12 milyon 472 bin 145 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 13,6’sını 1 milyon 694 bin 536 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.
Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,1 artarak 57 milyon 77 bin 440 kişi oldu. Bunların yüzde 13,5’ini 7 milyon 730 bin 473 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.
Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 93 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu.
Yıllık olarak değerlendirildiğinde; geceleme yapanların gecelik ortalama harcaması 99 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 72 dolar oldu.
Bu çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 49,4, konaklama harcaması yüzde 14,3 ve yeme-içme harcaması yüzde 12,9 arttı. Yıllık olarak değerlendirildiğinde ise spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 70,7, yeme-içme harcaması yüzde 33,2 ve konaklama harcaması yüzde 27 arttı.
EN ÇOK GEZİ, EĞLENCE AMAÇLI ZİYARET ETTİLER
Bu çeyrekte ziyaretçiler ülkemizi yüzde 63,6 ile en çok “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” amacıyla ziyaret etti. İkinci sırada yüzde 22,4 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise yüzde 6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize yüzde 70,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.
Yıllık olarak değerlendirildiğinde ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67,6 ile “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize yüzde 67,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.
TURİZM GİDERİ YÜZDE 65,3 ARTTI
Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36 artarak 1 milyar 968 milyon 374 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 664 milyon 310 bin dolarını kişisel, 304 milyon 64 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.
Yıllık olarak değerlendirildiğinde; turizm gideri, geçen yıla göre yüzde 65,3 artarak 7 milyar 68 milyon 901 bin dolar oldu. Bunun 5 milyar 916 milyon 935 bin dolarını kişisel, 1 milyar 151 milyon 967 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.
YURT DIŞINA GİDEN SAYISI YÜZDE 52,3 ARTTI
Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 26,3 artarak 3 milyon 142 bin 263 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 626 dolar olarak gerçekleşti.
Yıllık olarak değerlendirildiğinde; yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre yüzde 52,3 artarak 11 milyon 67 bin 359 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 639 dolar olarak gerçekleşti.
]]>Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre ise, 2023 Kasım itibarıyla satılık konut fiyatları ülke genelinde yıllık yüzde 82,8 artmış durumda.
Konut fiyat artış hızı önceki aylara göre gerilese de metrekare fiyatlarının geldiği seviye hâlâ oldukça yüksek. Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı kasımda 30 bin 318,6 TL’ye yükseldi.
Böylece 100 metrekarelik ortalama bir konutun fiyatı da 3 milyon 31 bin 860 TL’ye ulaştı. Bu rakam İstanbul’da 4 milyon 453 bin 250 TL’ye, Ankara’da 2 milyon 329 bin 160 TL’ye, İzmir’de 3 milyon 546 bin 530 TL’ye ulaştı.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) son verilerine göre ise 2023’te kiralar yüzde 87, ev fiyatları yüzde 65 arttı.
Konut fiyatlarındaki artış geçmiş yıllara göre hız kaybetse de yine de konutun ulaşılabilir seviyelerde olmasını engelliyor. Kredi maliyetlerindeki artış ise bunu daha da zorlaştırıyor.
Peki, Türkiye genelinde ortalama bir konutu kredi ile almanın maliyeti ne kadar?
KONUT KREDİSİ MALİYETİ UÇTU
Konut alımında kullanılabilecek azami kredi tutarları, evin değerine ve enerji sınıfına göre değişirken bankalar satın alınacak konutun ekspertiz raporunda belirlenen değerinin yüzde 70- 80’ine kadar konut kredisi kullandırıyor. Ancak uygulamada bu oran daha düşük seyredebiliyor. Yalnızca aylık geliri çok yüksek olan müşterilerin azami kredi tutarları yüksek oluyor.
Kamu bankalarında bir süredir devam eden uygulamalara göre ise ekspertiz değeri 1 milyon TL’nin altındaki evlerin yüzde 90’ı kadar kredi verilirken; ekspertiz değeri 1-2 milyon TL aralığındaki evlerin yüzde 60-70’i ve 2-5 milyon TL aralığında evlerin ise yüzde 50-60’si kadar kredi veriliyor.
Ancak bu krediler hem ortalama ev fiyatlarının altında hem de fiili olarak bankalar bu kredileri sadece yüksek gelir grubunda olan müşterilere veriyor.
Kamu bankalarında 120 ay vadeli konut kredisi faizi yüzde 3,79 olurken ortalama ev fiyatı olan 3 milyon TL esas alındığında, gelir durumuna göre değişiklik gösterse de 120 ay vade ile 2. el B Sınıfı Enerji Kimlik Belgeli 1 milyon 800 bin TL kredi alınabiliyor.
Bu da yüzde 3,79 faizle masraflar hariç aylık ödemenin 69 bin TL olması anlamına geliyor. Bu oranda toplam geri ödeme 8 milyon 281 bine kadar yükselirken evin maliyetinin 9 milyon 480 bine kadar yükselmesine neden oluyor.
KREDİLİ KONUT SATIŞI AZALDI
Kredi maliyetlerinin artmasıyla birlikte Türkiye’deki kredili konut satışları da sert düştü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine bakıldığında 2023’te ipotekli konut satışlarının sert gerilediği görüldü.
Türkiye’de konut satışları 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 17,5 azalarak 1 milyon 225 bin 926 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde 2023 yılında gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde 36,6 azalışla 177 bin 748 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı 2023 yılında yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.
]]>YILDA 11.2 MİLYON ADAY
Sayıştay’ın Eylül 2023’te yayınladığı son rapora göre ÖSYM’nin 2022 yılı bütçesi 931 milyon 623 bin TL’ydi. Enflasyon nedeniyle artan maliyetlerle ÖSYM, yüzde 67.5 artışla yıl sonunda
1 milyar 556 milyon 269 bin lira harcadı. ÖSYM, gelirinin yüzde 89.9’unu üniversite sınavı YKS ve KPSS başta olmak üzere 11.2 milyondan fazla kişinin her yıl girdiği sınavlardan elde ettiğini raporladı.
KARADELİKLER KAPATILDI
ÖSYM’nin 2023’te yaptığı 52 sınava 11 milyon 202 bin 784 aday girdi. Adaylardan
1 milyon 614 bin 280’i ücretsiz sınav uygulamasından yararlandı. 2022’ye göre 2023’te ÖSYM’nin bütçe giderleri yüzde 93.8 arttı. Ocak-Haziran 2022 arasında 445 milyon 928 bin TL sınavlar için harcarken Ocak-Haziran 2023 arasında 864 milyon 610 bin TL yani 2 katından fazla para harcandı. Sınavlarda 194 testte adaylara 10 bin 696 soru soruldu. Gelir fazlası para Hazine’ye aktarıldı.

SINAV ÜCRETLERİNE YÜZDE 165 ZAM GELDİ
AnayasaNIN eşitlik ilkeleri gereği ÖSYM sınavlarının ücretsiz olması gerekse de 2024 yılı sınav ücretleri de netleşmeye başladı. Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) sınav ücreti 2023’te 130 TL iken 2024’te 2.2 kat artışla 295 TL’ye çıktı. Başvuru 31 Ocak 2024’te saat 23.59’da sona erecek. 2024’ün ilk sınavı olan YÖKDİL-1 sınav ücreti 2023’te 185 TL iken yüzde 165 zamlanarak 490 TL oldu. 1-26 Şubat 2024 tarihleri arasında başvuruları alınacak YKS ücretleri henüz açıklanmadı. YKS 2023’te her oturum için 115 TL’den 3 oturum için 345 TL ödeniyordu. 2024’te ücretin 800 TL’yi aşması bekleniyor.
9 YILLIK SINAV GELİRİ 6 MİLYAR 747 MİLYON TL
ÖSYM, ‘Kâr etmiyoruz’ diye kendisini savunsa da son 9 yılda, 2023 yılı ikinci 6 aylık dönem hariç, sınavlardan 6 milyar 747 milyon lira gelir elde etti. Gelirler şöyle:
2015: 330 milyon 516 bin TL
2016: 448 milyon 518 bin TL
2017: 525 bin 768 bin TL
2018: 622 milyon 25 bin TL
2019: 546 milyon 25 bin TL
2020: 850 milyon 512 bin TL
2021: 767 milyon 630 bin TL
2022: 1 milyar 490 milyon 314 bin TL
2023: İlk 6 ayda 1 milyar 257 milyon TL
ENFLASYON CANAVARI TÜM SINAVLARIN BİRİNCİSİ
ÖSYM 2023 Yılı Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nda, 2022 yılı Ocak–Haziran döneminde 91 milyon lira olan mal ve hizmet alım giderlerinin 2023 yılı Ocak–Haziran döneminde yüzde 94.7 artışla 177 milyon 219 bin liraya çıktığı belirtildi. Aradaki farkın ekonomik gider artışı kaynaklı olduğu vurgulandı.
MUTLU GÜNLER HAYALİ SATILIYOR
ÖSYM’nin bahar döneminde yaptığı sınavlara
7 milyon 793 bin 596 öğrenci girdi. En fazla adayın katıldığı bazı sınavlar ve öğrenci sayıları şöyle:
■ Temel Yeterlilik Testi (TYT): 3 milyon 527 bin 464
■ Alan Yeterlilik Testi (AYT): 2 milyon 573 bin 158
■ Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS): 924 bin 168
■ Askeri Öğrenci Belirleme Sınavı (MSÜ): 610 bin 419
■ Yabancı Dil Testi (YDS): 339 bin 14
■ Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YÖKDİL): 138 bin 20
■ Akademik Personel ve Lisansüstü Giriş Sınavı (ALES Bahar): 186 bin 782
Sayıştay, raporunda anayasayı hatırlattı
■ Risk Strateji Belgesi taslak olarak hazırlanmış olup, yetersizdir.
■ Hesaplar hariç bilgiler tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir.
■ Çukurova Üniversitesi’nden tahsisli e-sınav merkezi kayıtlarda yok.
■ İhalelerde risk için zorunlu sigorta süreleri ve poliçelere uyulmuyor.
■ Hurda taşınırlar nedeniyle ambardaki mevcutla fiili durum arasında fark var.
■ Ambarda fiilen olup, kayıtlarda gözükmeyen raporlanmayan taşınırlar var.
■ ÖSYM’nin kaybettiği davalarda tazminatları ödemeyip anayasaya aykırı davrandı.
ÖSYM’YE KİM PARA BAĞIŞLADI?
Bütçe gelir tahmini 938 milyon 614 bin TL olarak ön görülmesine rağmen yüzde 186 fazlasıyla 1 milyar 750 milyon 303 bin TL gelir elde etti. ÖSYM’nin gelirlerinin yüzde 89.9’u sınav ve kiralar yüzde 14.8’ini bağış ve yardımlar oluşturdu. Sınav paralarından 173 milyon 733 bin TL kâr elde etti.
“Umuda yolculuk” bahane tarikata yolculuk şahane(!)
Milli Eğitim Bakanlığı, Nakşibendi Cemaati’ne bağlı İskenderpaşa Dergahı’ nca kurulan ve siyaseten her seçimde Milli Görüş ve AKP’yi destekleyen Server Vakfı’na ülkedeki tüm okulların kapısını, seçim ön-
cesi ardına kadar açtı.
NAMAZMATİK SAYACAK
“Umuda yolculuk” ve “Haydi çocuklar camiye”, “Namazını kıl puan topla”, “Eyvah! Ramazan kayıp”, “1’e 1000 yok mu isteyen?” adı altında Server Vakfı’nca düzenlenen yarışmaları bizzat MEB duyurdu. Öğrenci katılımının sağlanması için MEB Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu imzalı resmi yazıyla 81 il milli eğitim müdürlüğüne resmi talimat verildi. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri de
bu talimatı devlet ve özel ayırmaksızın 78 bin okula duyurdu.
BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ 8 BİN TL
Tarikatın milyonlarca öğrenciye ulaşabildiği namaz puanı ödüllü ilk yarışma 22 Ocak 2024’te başladı. 31 Ocak 2024’te bitecek. Öğrencilerin kıldığı namazları ailesi dijital sisteme yükleyecek. En çok puan toplayan öğrenciler ödüllendirilecek. İlk 3’e girenlere 8 bin TL, 4-10 arasındakilere 7 bin TL, 11-30 arasındakilere 5 bin TL, 51-100 arasındakilere 2 bin TL ve 101-300 arasındaki 200 öğrenciye de bin TL ödül dağıtacaklar.
SABAH NAMAZINA KALKANLAR TARİKATTAN 10 PUANI KAPACAK!
■ Sabah Namazı: 10 puan+3 puan
■Öğle Namazı: 5 puan+2 puan
■ İkindi Namazı: 5 puan+2 puan
■ Akşam Namazı: 5 puan+2 puan
■ Yatsı Namazı: 8 puan+3 puan
DİYANET’İN ÖDÜLÜ: BEDAVA UMRE!
Diyanet İşleri Başkanlığı da lise öğrencilerine yönelik umre ödüllü yarışma yapıyor. Başvuruda son gün 1 Mart 2024. MEB resmi yazıyla bu yarışmayı da okullara duyurdu. Sınav, 9 Mart 2024’te. Kazanan öğrenciler umreye bedava götürülecek.
]]>Büşra Bozkurt’un SÖZCÜ’ye yaptığı “Makam arabasıyla her gün bankaya gelen, başkanlık makamının bulunduğu 9’uncu katta yetkisiz talimatlar yağdıran Erol Erkan’ın bütün görüntüleri kamera kayıtlarında mevcut. 4 bin liraya çay bardağı alındığı söyleniyor. Lüks tabaklar, kaşıklar… Sayıştay denetim yaparsa bütün bunların faturalarına ulaşabilir. Özel mutfakta pişen yemekleri aile bankadaysa orada yiyor, bankada değil evdelerse özel paketlere konulup eve arabayla götürülüyor. Bazen sabah, öğlen, akşam eve yemek servisi yapılıyor. Hepsi kamera kayıtlarında var” iddiaları yalanlanmadı.
Merkez Bankası’ndan kovulan Bozkurt, Sayıştay denetimini hatırlattı ancak Merkez Bankası’nın kültüründe Sayıştay’ın denetimlerini ve raporlarını dikkate almak pek yok…
Bunun en somut örneği Merkez Bankası personelinin sağlık harcamaları….
2013 yılında bu yana Sayıştay’ın uyarılarını dikkate almayan Merkez Bankası, söz konusu tarihten bu yana personeli ve ailelerinin tedavi ile ilaç giderleri için yasalara aykırı kurum bütçesinden yapıyor.
Sayıştay’ın “Merkez Bankası 2022 Yılı Denetim Raporu’nda yer alan bilgiye göre sadece geçtiğimiz yıl kurumun personel için banka bütçesinden yapılan özel sağlık harcaması 70 milyon lirayı buldu. Son 10 yılda harcananan para 357 milyon lirayı geçti.
DEVLETİ KANDIRIYORLAR
Sayıştay, bu uygulamaya 1 Ocak 2018 itibariyle son verdiğini açıklayan Merkez Bankası’nın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3 (c) maddesine istinaden “istisna” kapsamında “Dış Kaynak Temini” ile Grup Sağlık Sigortası hizmeti satın alınarak bu uygulamaya devam ettiğini belirledi.
Sayıştay geçmiş yıllarda Merkez Bankası tarafından özel sağlık kurumlarına yapılan ödemeleri de hatırlattı. SÖZCÜ’nün yaptığı incelemeye göre, özel sigorta şirketlerine;
2013’te 23.4 milyon
2014’te 24.9 milyon
2015’te 28.5 milyon
2016’da 29.8 milyon
2017’de 30.5 milyon
2018’de 34.3 milyon
2019’da 38.9 milyon
2020’de 52.1 milyon
2021’de 45.1 milyon
2022’de 69.8 milyon lira ödeme yapan Merkez Bankası, personeli ve ailelerinin sağlığı için 10 yılda toplam 357.3 milyon lira para harcadı.
Sayıştay raporuna “Söz konusu uygulamada; personel veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler herhangi bir tedavi görmese dahi sağlık primleri Banka tarafından bütçeden ödenmektedir. 2022 yılında da TCMB bütçesinden sağlık pirimi ödemesi SGK’ya yatırıldığından aynı uygulamanın devam ettiği görülmüştür” diye yazdı.
SGK’YI KULLANMADILAR
Sayıştay’ın denetim raporunda yer alan bilgilere göre Merkez Bankası personelinin özel hastanelere gidişlerde Sağlık Uygulama Tebliğleri (SUT) ile belirlenen tutarların SGK tarafından, SUT bedellerini aşan kısmın ise Banka personeli tarafından, anlaşmalı olmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile özel hekimlere gidişlerde ise tedavi giderinin tamamının banka personeli tarafından karşılanması gerekiyordu. Ancak Merkez Bankası banka mensupları ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri için kurumun kasasını kullanarak özel sağlık sigorta yaptırdı.
SAYIŞTAY: UYGULAMAYA SON VERİN
5510 sayılı Kanun ile birlikte 2010 yılından itibaren tüm çalışanların SGK çatısı altında birleştirildiğini ve kanun kapsamındaki idarelerin bütçelerinden tedavi ile ilaç ödemesi uygulamasına son verildiğini hatırlatan Sayıştay, Merkez Bankası’nı uyardı. Uygulamanın bir an önce sona erdirilmesini isteyen Sayıştay denetçileri raporda, “SGK tarafından yürütülmesi gereken sağlık hizmetleri için hem SGK’ya hem de özel sigorta şirketine ödeme yapılması sonucu mükerrer ve mevzuata aykırı ödeme yapılması uygulamasından vazgeçilmesi hukuki bir gerekliliktir” dedi.
KANUNA AYKIRI DÜZENLEME
Ancak Merkez Bankası konuyla ilgili olarak uzun süredir bağımsız ve kendine özgü bir hukuki statüye sahip olduğunu belirterek, “bağımsızlık” vurgusu yaparak savunma yapıyor. Sayıştay’ın bununla ilgili cevabı ise şöyle:
“1211 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi dolayısıyla Bankanın kendisine verilen görevleri yerine getirirken bağımsız olması, 22’nci maddesi dolayısıyla mali bağımsızlığının bulunması ve bütçesini kendisinin hazırlaması, 32 ve 33’ncü maddeleri dolayısıyla personelin statüsünü belirleme yetkisinin Banka Meclisine ait olması hususları Banka Meclisine 1211 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinde yer alan personel hakkında 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde, personelin sağlık giderlerini Banka bütçesinden karşılama yetkisini tanımamaktadır. Banka Meclisi tarafından çıkarılan sağlık harcamaları ile ilgili düzenlemeler üst norm olan Kanun maddesinde yer alan hükme aykırı olamaz.”
]]>AKP’li belediye başkanları tarafından yönetilen Uşak, Trabzon Ortahisar, Kars, İstanbul Fatih, İstanbul Esenler ve Ağrı Belediyelerinin TOKİ tarafından satışa çıkarılan iş yeri, konut ve arsaları satın aldıklarını ancak taksitlerini ödemediklerini vurgulayan Tahtasız, “Vatandaştan alacağına gelince şahin kesilen TOKİ, AKP’li belediyelere kuzu olmuş. 54 taksit ödemeyen ve borcu 59 milyon lirayı geçen belediyeye dahi hiç ses etmemiş. TOKİ’den aldığı evlerin taksitini ödemeyen vatandaşlar için fesih ve dava süreci başlatılırken, 54 aydır taksit ödemeyen belediyeye hukuki işlem yapılmaması Sayıştay’ın uyarısına konu oldu” dedi.
Tathtasız şunları söyledi:
– Uşak, Trabzon Ortahisar, Kars, İstanbul Fatih, İstanbul Esenler ve Ağrı Belediyesi TOKİ’den aldıkları taşınmazların taksitlerini ödemeyerek toplamda 81 milyonluk borç taktı.
– TOKİ’ye borcu olanlar arasında bir dönem TOKİ Başkanlığı da yapan ve 2019 yılında AKP’den belediye başkanı seçilen İstanbul Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve ismi uzun süre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için geçen, 2009’dan beri Esenler Belediye Başkanı olan Tevfik Göksu da var.
– Bir vatandaşımız TOKİ’den ev aldığında ekonomik sıkıntılardan dolayı borcunu ödemediğinde, temerrüye düşüp hemen haciz getiriliyor. Fakat konu AKP’li belediyeler olunca onlara kıyak geçilmiş. Raporları inceledik CHP’li hiçbir belediyenin borcu yok. Ya TOKİ CHP’li belediyeler konut ve arsa satmamış, ya da CHP’li belediyeler borcunu zamanında ödemişler. TOKİ tam bir kayırmacılık yapmış. Vatandaştan olan alacağına şahin kesilmiş, AKP’li belediyeler kuzu olmuş.
“54 TAKSİT ÖDEMEMİŞ, HİÇBİR İŞLEM YAPILMAMIŞ”
– 2022 yılı Sayıştay raporlarına göre; Uşak Belediye Başkanlığı 33 milyon 500 bin TL bedelle 96 adet işyerini 2017 yılında 120 ay vade ile TOKİ’den satın almış ancak 2022 yılı itibarıyla 3 milyon 759 bin 543 TL tutarında 27 taksiti ödememiş.
– Trabzon Ortahisar Belediye Başkanlığı 2015 yılında 60 milyon 67 bin TL bedelle satın aldığı 21 bin 818 metrekare yüzölçümlü taşınmazların 59 milyon 604 bin TL tutarına ulaşan 54 taksitini ödememiş.
– Kars Belediye Başkanlığı 2010 yılında 44 bin 946 metrekare yüzölçümlü taşınmazı 10 yıl vadeli olarak satın almış ancak 530 bin 612 TL tutarına ulaşan 5 taksiti ödememiş.
– İstanbul Fatih Belediye Başkanlığı 108 adet konutu 28 milyon 760 bin TL bedelle 9 yıl vadeli olarak satın almış. Ancak 11 milyon 686 bin TL tutarına ulaşan 5 taksitini ödememiş.
– İstanbul Esenler Belediye Başkanlığı 519 bin 480 TL bedel üzerinden 47 adet konutu 2012 yılında satın almış. Bu satıştan kaynaklı olarak TOKİ’ye olan 4 milyon 382 bin TL tutarındaki borcunu ödememiş.
“AKP’Lİ BELEDİYELERE GÜZELLİK YAPMIŞ”
– Bu saydığım 5 AKP’li belediyenin 2022 yılı itibarıyla TOKİ’ye olan borçları 81 milyon TL’yi geçmiş. Ortahisar belediyesi 54 taksiti ödememesine rağmen şimdiye kadar hiçbir işlem yapılmamış. Oysa vatandaşlarımız TOKİ’den aldıkları evlerin taksitlerini geciktirince iş evlerini ellerinden almaya kadar varıyor. Dolayısıyla rapordan anladığımız TOKİ hem satışta hem de tahsilatta AKP’li belediyelere bir güzellik yapmış.
– Dolayısıyla TOKİ hem belediyeler arasında bir ayrımcılığa imza atmış. Hem de kuruma borcu olan vatandaşa fesih ve dava süreci başlatırken, 54 aydır, 27 aydır taksit ödemeyen belediyeye hiçbir işlem yapmayarak farklı muameleler yapmış. TOKİ bu belediyelerden ne zaman tahsilat yapacak merak ediyoruz. Bahse konu belediyeler bu seçimlerde CHP’ye geçerse ertesi gün kapıya dayanacağını da çok iyi biliyoruz. TOKİ gariban vatandaşa ev yapsın diye kuruldu. AKP’li belediyelere bedavadan arsa ve konut satmak için kurulmadı. Bu borçların akıbetini ve tahsilat sürecini KİT Komisyonu’nda sorgulayacağız.”
]]>Gürer, TMO tarafından üreticilere yapılan ürün alım bedeli ödemelerinde, finansman ihtiyacı nedeniyle gecikme yaşanmasının nedenlerinin altında, kurumun mali borçlarındaki artışın olduğunun verilerdeki bilgiler ile ortaya çıktığını söyledi.
TMO’nun mali tablosundaki büyük sorunun, Sayıştay’ın 2022 yılına ait denetim raporlarına da yansıdığını belirten Gürer, TMO tarafından üreticilerden alınan çeşitli tarım ürünlerine ilişkin alım bedeli ödemelerinde finansman ihtiyacından kaynaklı olarak alım fiyat ve politikalarında belirlenen süreleri aşan gecikmelerin olduğunun tespit edildiğine dikkat çekti.
BORÇ 40 MİLYAR LİRAYA DAYANDI, ÖDEMELER GECİKTİ
Ürünün TMO işyerlerine teslim edildiği tarihten itibaren buğday, arpa, çavdar, yulaf, haşhaş ve kırmızı mercimek alımlarında 10 gün; çeltik, kabuklu fındık ve çekirdeksiz üzüm alımlarında ise 21 gün içerisinde ödeme yapılması gerektiğine ifade eden Gürer, uygulamada kurumun finansman ihtiyacı nedeniyle ödemelerde ciddi anlamda gecikmelerin olduğunun tespit edildiğine işaret etti.
Söz konusu ürün alım bedellerinde gecikme yaşanmasının en önemli nedeninin kurumun artan finansman ihtiyacı olduğunun Sayıştay tarafından tespit edildiğine vurgu yapan CHP’li Gürer, “Kurumun mali borçları 2020 yılında 1 milyar 901 milyon 442 bin lira, 2021 yılında 5 milyar 534 milyon 570 bin lira iken, bu rakam 2022 yılında 39 milyar 690 milyon 70 bin lira seviyesine ulaşmıştır. Diğer bir ifade ile, son 3 yılda mali borçlar yaklaşık 20 katına çıkarak bu alanda ciddi bir artış yaşanmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
‘FİNANSAL GİDERLERİ 3 YILDA 43 KAT ARTTI’
Gürer, kurumun finansman giderlerinin 2020 yılında 76 milyon 753 bin 398 TL, 2021 yılında 453 milyon 577 bin 616 TL, 2022 yılında ise 3 milyar 328 milyon 349 bin 679 TL olarak gerçekleşerek son 3 yıl içerisinde yaklaşık 43 kat arttığının ortaya çıkarıldığını kaydetti.
Sayıştay raporuna yansıyan bir başka soruna göre, kurumun son yıllardan itibaren ürün alım faaliyetlerindeki artışa paralel olarak, öz kaynakların yetersiz kalmaya başlaması ve sermaye artışının geç olması nedeniyle, gereken finansman ihtiyacının banka kredileri yoluyla karşılandığının anlaşıldı.
Gürer, “ Rapora göre, teşekkülün önceki yıldan devreden, vadesi uzatılan, rotatif ve yeni çekilen olmak üzere 383 adet güncel kredi ödemesi bulunmakta, bu kredilerin faiz oranları yüzde 12,78 ile yüzde 28,75 arasında, vadeleri ise 7 ile 186 gün arasında değişmekte olup, çoğunlukla kısa vadeli kredilerden oluşmaktadır” dedi.
5 YILDA 4 MİLLAR 66 MİLYON LİRALIK FAİZ ÖDEMESİ
Sayıştay tarafından mali tabloyla ilgili belirlenen bir başka soruna da dikkat çeken Gürer şöyle konuştu:
“Rapora göre 2022 yılında 10 milyar TL sermaye artırımı sağlanması ve ürün alım miktarındaki artış doğrultusunda yüksek miktarda görevlendirme bedeli aktarılmasına rağmen, ürün alım bedeli ve ithalat ödemelerine yönelik finansman ihtiyacının öncelikle kredi kullanımıyla karşılanması, sonrasında görevlendirme bedelinin talep edilmesi nedeniyle önemli oranda bir faiz yükü ortaya çıkmıştır. Banka kredisi kullanılan son beş yıl boyunca kuruluşun ödediği faiz gideri 4 milyar 66 milyon 410 bin TL’dir.”
Bir zamanlar çiftçilerin kara gün dostu olarak bilinen TMO’nun yanlış yönetim sonucu, borç içinde bir kurum haline geldiğine dikkat çeken Gürer, “TMO üreticiden randevulu sistemle ürün alırken ithal ürün ile depoları dolu olması süreci sorunlu kılmıştı. Ödeme sürecinde de çiftçi mağdur oldu Tüccar düşük fiyatına rağmen TMO da sorun yaşayan çiftçi hububatını tüccara vermek zorunda kaldı” dedi.
Kurumda yaşanan sorunlar bir an önce çözülmesi ve üreticilere alım ödemeleri belirlenen süre içerisinde yapılması gerektiğini belirten Gürer “TMO sorunları üreticiyi tüccar eline bırakmayacak planlama sağlanmalıdır. O nedenle TMO kurumsal yapısı ithalatçı olmaktan çıkarılıp yerli üretici yanında duracak noktaya erdirilmelidir. Üretici verdiği ürünün bedeli en kısa sürede alabilmelidir “ şeklinde konuştu.
]]>Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, yap-sat inşaatın kazı izni ve ruhsat işlemleri karşılığında kendisinden rüşvet talep edilen müteahhit N.B’nin şikayeti üzerine soruşturmaya başlanıldığı belirtildi.

Hüseyin Beyoğlu ve Fırat Kılıç
Müteahhit ifadesinde, şöyle dedi:
-Belediyeye ruhsat başvurumu yaptıktan sonra imar müdürü Fırat Kılıç beni çağırıp belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun daire başı 50 bin lira istediğini söyledi. Ben de 195 daire yapacağım için bu parayı veremeyeceğimi bildirdim.
-Sonra belediye başkanı beni odasına çağırdı. Ortağım ile birlikte makamına gittiğimizde bize, ‘Aslında bize 7 milyon vermen gerekiyor, ama tanıdık olduğun için sen 5,5 milyon vereceksin’ dedi.
-Parayı veremeyeceğimi söyleyince evraklarım imzalanmadı. Sonra adının Selim olduğunu söyleyen biri Whatsapp üzerinden beri aradı. ‘Senin işini 2 milyona yaparım, 1 milyonu şimdi, geri kalanı da imzalar atıldıktan sonra verirsin’ dedi.
-Sonra beni İmar müdürü Fırat Kılıç ile başkan yardımcısı Sıddık Aycıl’a yönlendirdi.Fırat Kılıç parayı belediye başkanının istediğini, onun adına benden talepte bulunduğunu söyledi.
-Evraklarımızda eksiklik olmadığı halde keyfi olarak işlemlerimiz yerine getirilmedi. 7 milyon lira rüşveti 2 milyona düşürdüler.
Şikayet üzerine Sulh Ceza Hakimliğinden gizli ses kaydı, görüntü ve ortam dinlemesi kararı alınarak soruşturma genişletildi.

Sıddık Aycıl
PARAYI DÖVİZ OLARAK İSTEDİ
İddianamede, belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu ile imar müdürünün müteahhit ile yaptıkları rüşvet pazarlığına dair kayda alınan ortam dinlemeleri de ayrıntılı olarak yer aldı.
Polisin suçüstü yapmak için bir kamu bankasından temin ettiği seri numaraları alınmış 1 milyon liranın sanık Fırat Kılıç’a teslim edilmek üzere müteahhit N.B’ye teslim edildiği belirtildi.
Sanık Kılıç’ın müteahhidi arayarak, parayı döviz olarak getirmesini istediği, müteahhidin de yanında T.L olduğunu söylemesi üzerine ikilinin Şanlıurfa yolu üzerindeki özel bir hastane önünde buluştukları ifade edildi.
Polisin fiziki takip yaptığı esnada ikilinin park halindeki araçlarından inerek bir süre konuştukları, ardından Fırat Kılıç’ın müteahhidin aracında sırt çantası içindeki 1 milyon lirayı alarak kendi aracının bagajına koyup hareket ettikten sonra polislerce durdurularak aracın bagajındaki önceden seri numaralı alınmış 1 milyon liranın ele geçirilerek suçüstü yakalandığı belirtildi.
PARANIN ALINDIĞI GÜN EVRAK JET HIZIYLA İŞLEME ALINMIŞ
İddianamede, başvuru evraklarında hiçbir eksiklik olmadığı halde 13 Haziran 2023 gününden 31 Ekim 2023 gününe kadar ruhsat ve kazı izni ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığı, müteahhidin 1 milyon lirayı Fırat Kılıç’a teslim ettiği 31 Ekim günü başvuru işlemlerinin aynı gün jet hızıyla işleme alınarak onay için başkan yardımcısı sanık Sıddık Aycıl imzasıyla belediye encümenliğine sunulduğu bilgisine yer verildi.
Müfettiş raporlarına göre, imara aykırılık durumu söz konusu değilse kazı ve ruhsat işlemlerinin aynı gün, en geç 1 ay içinde sonuçlandırılmasına rağmen rüşvete konu olan başvurunun 5 ay boyunca işleme alınmayarak sürüncemede bırakıldığına dikkat çekildi.
İddianamede, mağdur müteahhidin belediye binası içinde başkanlık makamı, başkan yardımcısı ve imar müdürünün makam odasına giriş ve çıkışlarını gösteren kamera kayıtları da delil olarak dosyada yer aldı.
PARAYI VERMEZSENİZ BU İŞ YATAR PROJENİZ DE ÇIKMAZ
Müteahhit N.B’nin ortağı H.D ise tanık olarak alınan ifadesinde, şöyle dedi:
-Arsa sahiplerinden kat karşılığı aldığımız Yap-Sat işi için başvurularımızı yaptık. Daire başı 50 bin lira para istediler. ‘Bu neyin parasıdır’ zaten ruhsat için gerekli yasal harçları yatırdığımız söylediğimizde Fırat Kılıç belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun talimatıyla istediğini söyledi.
-Bizde bu paranın 7,5 milyon lirayı bulduğunu ödeme gücümüz olmadığını ifade edince bize, ‘Vallahi ödemezseniz, bu iş yatar, projeniz de çıkmaz’ dedi. Arsa sahipleri inşaatı başlatamadığımız için bizi sıkıştırıyordu, ancak biz de 7,5 milyonu verirsen büyük zarar edeceğimizin farkındaydık.
-İkinci kez Fırat Kılıç ile görüşmeye gittiğimizde bu kez belediye başkanıyla görüştüğünü ve daire başı 35 bin lira ödememizi söyledi.
-Biz bunu da veremeyeceğimizi bildirince bu kez, ‘Yapacak bir şey yok o zaman’ dedi. Biz de ayrıldık.
BU BİR BAĞIŞ MI? DİYE SORUNCA BİZİ KOVAR GİBİ ÇIKARDI
-Üçüncü kez belediyeye gittiğimizde bu kez belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu ile makamında görüştük.
-Kendisine devlete ödenmesi gereken tüm vergi ve yasal harçları ödediğimizi, projemizde bir eksiklik bulunmadığını, buna rağmen bizi aylardır neden oyaladıklarını ve bizden istenen paraları sorduk.
-Başkan da belediyenin masraflarının çok olduğunu, bizim de yabancı olmadığımızı bu nedenle 7,5 milyondan 5,5 milyona düşürdüğünü bize iletti.
-Sonra ortağım N.B, ‘Bu parayı bizden bağış olarak mı istiyorsunuz?’ diye sorunca başkan ‘Bu konuyu Fırat Kılıç ile konuşun’ dedi ve kızgın bir şekilde Fırat’ı cep telefonundan arayarak bizi onun odasına yönlendirdi.
-Rüşvet vermeyi kabul etmediğimiz için bizi odadan kovar gibi bir tavır takındı. Bizim de moralimiz bozuldu ve makamından çıktık.
-Projemiz bizden istenen rüşvet nedeniyle sekteye uğradı, maddi zararımız büyük oldu.
TÜM TÜRKİYEYİ AYAĞA KALDIRMIŞSINIZ DİYEREK TEPKİ
İddianamede; belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu’nun ruhsat başvurusu için referans gösterilen kişilerin de girişimlerde bulunmasından rahatsızlık duyarak sanık Fırat Kılıç ile birlikte makamına giden müteahhit N.B’ye, “Tüm Türkiye’yi ayağa kaldırmışsınız, tamam yardımcı olun” şeklinde tepki gösterdiği bildirildi.
İddianamede, müteahhidin yasal başvurusunun sürüncemede bırakılmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığı, aylarca bekletilen evrakların rüşvetin alındığı gün jet hızıyla işleme alınmasının normal bir durum olmadığına dikkat çekildi.
BELEDİYE İŞİ GÖNÜL İŞİ DİYE AFİŞLER BASTIRIP ADAY OLDU
İddianamede, sanıkların rüşvet verdikleri taktirde müteahhidi işlemlerin yapılmayacağı, talebini sonuçsuz bırakacakları şeklinde tehdit ederek para vermeye zorladıkları, bu şekilde suçüstü yapılarak “İcbar suretiyle irtikap” suçundan ayrı ayrı 15’şer yıl hapisle cezalandırılmaları istendi.
Sanıkların yargılanmalarına önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde başlanacak.
MALİ DEĞERİ YÜKSEK ARSALARI SUSUZ TARLA İLE TAKAS YAPTI
Beyoğlu hakkında ayrıca kentin yeni yerleşim alanlarındaki mali değeri yüksek arsaları; kent merkezine çok uzak mesafede bulunan susuz tarla niteliğindeki arazilerle de takas yoluyla hileli devir ve satışlar yaparak kamuyu milyonlarca liraya zarara uğratıp haksız kazanç temin ettiği gerekçesiyle İçişleri Bakanlığınca da idari yönden de soruşturma yürütülüyor.
Mülkiye müfettişlerinin raporları doğrultusunda Hüseyin Beyoğlu hakkında İçişleri Bakanlığı’nın önümüzdeki günlerde Beyoğlu hakkında milyonlarca liralık kamunun zarara uğratılmasıyla ilgili adli makamlara suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.
Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinde, “Belediye işi, gönül işi” sloganıyla afişler bastırıp Diyarbakır’daki billboardlara asarak aday olmuştu.
]]>HANGİLERİ LİSTE DIŞI KALDI?
Sefaköy-Beylikdüzü-Tüyap Metro Hattı ile Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvay Hattı inşaatlarının yanı sıra yıllardır tartışma konusu olan 300 adet dizel yakıtlı metrobüs araç alımı için sunulan proje bu yıl da yatırım programına giremedi. İBB, metrobüs alımına onay çıkmadığı için son 2 yıl içinde yaklaşık 2 milyar 378 milyon liralık öz kaynak ile 252 yeni metrobüs aracı aldı. Ulaşım projelerinin dışında kamu yatırım programına girmesi teklif edilen Veri Merkezi Kurulu ve Geliştirilmesi (Veri Depolama Ünitesi) projesi de liste dışı kaldı. Toplam maliyeti 581 milyon 256 bin TL olan proje için 484 milyon 380 bin liralık dış kredi bulunmuştu. İBB’nin 900 milyon TL’lik dış kredi ile yapmayı planladığı Kömürcüoda Atık Yakma ve Enerji Üretimi Tesisi projesi de 2024 programına alınmadı. Programa alınmayan diğer teklif de SECAP Enerji Verimliliği programı proje desteği oldu.
EYÜPSULTAN–BAYRAMPAŞA
Tüm teknik raporları ve projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan tramvay hattı günde 40 bin yolcu taşıyacak, 3.2 km uzunluğunda ve 5 istasyondan oluşuyor. Yeni hat, Eminönü-Alibeyköy Tramvay Hattı’na entegre olarak planlandı. Araç alımı tamamlanan hat, Feshane ile Bayrampaşa’yı birbirine bağlayacak. Hattın yapımında ihtiyaç duyulan yaklaşık 100 milyon euroluk finansın sağlanması için uluslararası kredi kuruluşları ile görüşmeler yapıldı.
SEFAKÖY–BEYLİKDÜZÜ
Raylı sistemi erişimi olmayan yaklaşık 3,5 milyon İstanbulluyu ilgilendiren proje, İstanbul’un batı ilçelerini metro ile buluşturacak. 2021 yılında hattın finansmanı için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile İBB arasında Yeşil Şehir Aksiyon Planı mutabakatı imzalandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, 2022 yılında projeye onay verdi. Bu yıl 4’üncü kez yapılan başvuruya yine onay çıkmadı.

İMAMOĞLU, İKTİDARI İSTANBULLULAR’A BÖYLE ŞİKAYET ETTİ: Bir lütufmuş gibi bizi beklettiler hepsi bir mürekkep, bir kalem
Projeler,yatırım programına alınmadığı sürece uygulanamıyor. Projelerin yatırım programında yer alması merkezi bütçeden pay aktarılacağı anlamına da gelmiyor. Kurumlar, projelerini ve finansmanlarını hazırladıkları işleri sadece bir imza için onaya gönderiyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da sadece bir imza gereken projelerine onay çıkmamasına şöyle tepki gösterdi: “Bu onay işinde bizi bazen bir yıl, bazen iki yıl, bazen iki buçuk yıl beklettiler. Sanki bir lütufmuş gibi. Bir mürekkep, bir kalem. Projelerin yatırım planla alınması, devletin kayıt altına alması demek. Başka hiçbir katkısı yok. Bizim alacağımız krediye bir kefaleti yok. Ya da bir katkıları yok. Yatırım planına almak, bir onay. Tüm İstanbul duysun. Projelerini hazır hale getirdik, uygun kredisini de bulduk. Sefaköy–Beylikdüzü –TÜYAP Metrosu ve Bayrampaşa Eyüpsultan Eminönü Tramvayı, Cumhurbaşkanlığı’nın bir imzası atılmadığı için başlanamıyor. Tüm İstanbul’a anlatacağız, eninde sonunda imzalanacak.”
]]>Kaçakçılık faaliyetleriyle mücadele eden ekipler, geçen yıl uyuşturucu ve elektronik eşya başta olmak üzere, tütün ve alkol, akaryakıt gibi ürünleri yasa dışı yollarla Türkiye’ye sokmak isteyenlere karşı operasyonlar gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, geçen yıl 17 milyar 599 milyon 329 bin 211 lira değerinde kaçak ticari eşya, 5 milyar 474 milyon 461 bin 285 lira değerinde uyuşturucunun Türkiye’ye girmesine izin verilmedi.
3 MİLYARLIK ELEKTRONİK EŞYA, 1 MİLYARLIK ALKOL
Gümrüklerde 7 milyar 344 milyon 186 bin 807 lira değerinde çeşitli eşyalar ile 3 milyar 168 milyon 814 bin 969 lira değerinde araç ele geçirildi. Ekipler, 3 milyar 202 milyon 98 bin 121 lira değerinde elektronik eşya, 28 milyon 40 bin 11 lira değerinde akaryakıt, 194 milyon 352 bin 845 lira değerinde gıda, 657 milyon 353 bin 361 lira değerinde tekstil, 909 milyon 203 bin 294 lira değerinde maden, 1 milyar 21 milyon 570 bin 254 lira değerinde tütün ve alkol, 153 milyon 6 bin 801 lira değerinde tıbbi eşya, 618 milyon 630 bin 848 lira değerinde makine aksamı ve yedek parça, 19 milyon 664 bin 614 lira değerinde zirai ürün, 12 milyon 441 bin 903 lira değerinde silah ve mühimmat, 245 milyon 214 bin 319 lira değerinde döviz, 23 milyon 402 bin 828 lira değerinde kimyevi madde, 1 milyon 347 bin 433 lira değerinde tarihi eser ele geçirdi.
57 BİN 533 CEP TELEFONU
Gümrüklerde geçen yıl 3 milyar 202 milyon 98 bin 121 lira değerinde kaçak elektronik eşya ele geçirildi. Önceki yıl ele geçirilen elektronik eşya değeri 366 milyon 224 bin 120 lira olarak kayıtlara geçti. Ülkeye kaçak yollarla sokulmak istenen cep telefonunda ekipler geçen yıl 956 olayda değeri 288 milyon 411 bin 111 lira olan 57 bin 533 cep telefonuna el koydu. Ele geçirilen telefon adedi 2016’da 63 bin 43, 2017’de 57 bin 439, 2018’de 110 bin 496, 2019’da 16 bin 178, 2020’de 34 bin 41, 2021’de 38 bin 472, 2022’de 25 bin 890 olarak kayıtlara geçti.
10 MİLYONDAN FAZLA HAP
Ekipler, geçen yıl zehir tacirlerine yönelik yürütülen çalışmalarda, 4 ton 468,33 kilo esrar, 1 ton 17,56 kilo kokain, 3 ton 33,49 kilo metamfetamin başta olmak üzere, toplam 9 ton 910,58 kilo uyuşturucu maddeye el koydu. Yapılan çalışmalarda 10 milyon 946 bin 214 adet uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.
]]>Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin 154 gümrük kapısında, 11 ayda 21 milyar 599 milyon 112 bin 287 lira değerinde kaçak eşya ele geçirildi.
21 MİLYAR 599 MİLYON 112 BİN 287 LİRA DEĞERİNDE KAÇAK EŞYA
Gümrük Muhafaza ekiplerince, yürütülen çalışmalarda, ocak ayında 809 milyon 723 bin 79 lira, şubatta 600 milyon 657 bin 450 lira, martta 648 milyon 905 bin 753 lira, nisanda 881 milyon 844 bin 688 lira, mayısta 3 milyar 982 milyon 844 bin 40 lira, haziranda 1 milyar 85 milyon 239 bin 882 lira, temmuzda 1 milyar 232 milyon 692 bin 959 lira, ağustosta 1 milyar 351 milyon 393 bin 87 lira, eylülde 7 milyar 89 milyon 570 bin 554 lira, ekimde 1 milyar 538 milyon 115 bin 230 lira, kasımda 2 milyar 378 milyon 124 bin 6 lira değerinde eşya yakalandı.
İLK SIRADA UYUŞTURUCU
Ocak- kasım döneminde ele geçirilen 4 milyar 737 milyon 793 bin 977 lira değeriyle uyuşturucu madde listede ilk sırada yer aldı. Ayrıca 7 milyar 233 milyon 267 bin 298 lira değerinde çeşitli eşyalar ile 2 milyar 901 milyon 475 bin 518 lira değerinde araç ele geçirildi.
Gümrüklerde 11 ayda ekipler 25 milyon 602 bin 421 lira değerinde akaryakıt, 113 milyon 674 bin 957 lira değerinde gıda, 621 milyon 144 bin 896 lira değerinde tekstil, 849 milyon 411 bin 725 lira değerinde maden, 935 milyon 736 bin 62 değerinde tütün ve alkol, 131 milyon 420 bin 92 lira değerinde tıbbi eşya, 589 milyon 247 bin 975 lira değerinde makine ve aksamı, 17 milyon 579 bin 783 lira değerinde zirai ürün, 5 milyon 505 bin 416 lira değerinde silah ve mühimmat, 240 milyon 214 bin 73 lira değerinde döviz, 16 milyon 752 bin 133 lira değerinde kimyevi madde, 1 milyon 347 bin 433 lira değerinde tarihi eser ele geçirildi.
3 MİLYAR 178 MİLYON 937 BİN 61 LİRA DEĞERİNDE ELEKTRONİK EŞYA
Gümrüklerde 11 ayda, 3 milyar 178 milyon 937 bin 61 lira değerinde elektronik eşya ele geçirildi. Önceki yıl ele geçirilen elektronik eşya değeri 366 milyon 224 bin 120 lira olarak kayıtlara geçti.
Geçen yıl yıl en fazla elektronik eşya 2 milyar 530 milyon 432 bin 815 lira değerle mayıs ayında ele geçirildi. Yıllara göre yakalanan elektronik eşyaların değeri şöyle;
-2014’te 536 milyon 478 bin 556 lira, 2015’te 255 milyon 752 bin 635 lira, 2016’da 62 milyon 17 bin 76 lira, 2017’de 65 milyon 938 bin 720 lira, 2018’de 134 milyon 316 bin 998 lira, 2019’da 93 milyon 970 bin 200 lira, 2020’de 85 milyon 680 bin 606 lira, 2021’de 313 milyon 1866 lira, 2022’de 366 milyon 224 bin 120 lira.
57 BİN 15 KAÇAK TELEFON
Ülkeye kaçak yollarla sokulmak istenen elektronik eşyalar arasında cep telefonu en çok yakalama yapılan ürünler arasında yer aldı.
Ekipler 902 olayda değeri 272 milyon 658 bin 854 lira olan 57 bin 15 cep telefonu ele geçirdi. Yakalanan telefon adedi
2016’da 63 bin 43, 2017’de 57 bin 439, 2018’de 110 bin 496, 2019’da 16 bin 178, 2020’de 34 bin 41, 2021’de 38 bin 472, 2022’de 25 bin 890 olarak kayıtlara geçti.
YAKALANANLARIN DEĞERİ 8 YILDA 13 KAT ARTTI
Yıllara göre ticari eşya ve uyuşturucu yakalamalarına bakıldığında, geçen yıl ele geçirilen kaçak ürünlerin maddi değeri 2022’den yaklaşık 2 kat, 2014’ten 13 kat fazla.
Gümrüklerde yakalanan ticari eşya ve uyuşturucuların maddi değeri 2014’te 1 milyar 584 milyon 787 bin 30, 2015’te 2 milyar 687 milyon 799 bin 379, 2016’da 2 milyar 632 milyon 986 bin 885, 2017’de 2 milyar 536 milyon 548 bin 806, 2018’de 3 milyar 34 milyon 480 bin 540, 2019’da 3 milyar 165 milyon 943 bin 101, 2020’de 4 milyar 403 milyon 582 bin 56, 2021’de 7 milyar 749 milyon 944 bin 105, 2022’de 11 milyar 960 milyon 735 bin 534, 2023’te 21 milyar 599 milyon 112 bin 287 lira olarak kayıtlara geçti.
]]>Ongun “Ocak 2016’da Başakşehir’de 78 bin metrekarelik bir arsa özel bir şirket tarafından 49 milyon liraya satın alınıyor. Ne tesadüf(!) aynı arsa sadece 4 gün sonra arsayı alan şirket tarafından KİPTAŞ’a o günün parası ile 130 milyon liraya satıyor. 4 günde 81 milyon lira kar. O tarihte dolar kuru 3 TL. Karlı satış şirkete 4 günde 27 milyon dolar kazandırıyor. Bugünkü kurla 4 günde 800 milyon lira kadar” dedi.

“MAKETİ İBRETİ ALEM İÇİN SERGİLENİYOR”
KİPTAŞ’ın o dönemde toplam 300 milyon lira harcayarak arsayı alıp projesini hazırladığını anlatan Ongun “Hatta yapılacak projenin maketi hala KİPTAŞ binası girişinde ibreti alem için sergileniyor” dedi.
“İMAMOĞLU GELİNCE ARAZİNİN DEĞERİNİ SIFIRLADILAR”
İBB yönetimine Ekrem İmamoğlu gelince bu kadar para harcanan arsanın İBB Meclisi AK Parti Grubunca “yeşil alana” dönüştürülerek değerinin sıfırlandığını hatırlatan Ongun “Bu kamu zararı ile ilgili olarak İBB soruşturma açtı, dosya hazırladı. İçişleri Bakanlığı müfettişleri soruşturma dosyasını aldı 3 yıldır inceliyor. Akıbeti bilinmiyor. İstanbulluların milyonlarca lirasının böyle heba edildiği çok örnek var. Bu hikayenin özeti de bir şirketin dört günde 27 milyon dolar kar etmesi, KİPTAŞ’ın ise gün sonunda buharlaşan 300 milyon lirası yani 100 milyon doları. İstanbul işte yıllarca bu insafsız israf düzeni ile yönetildi” dedi.
“KASA BOŞALTMA OPERASYONU”
Ongun’un tekrar gündeme taşıdığı arsa alım-satımı İBB Meclisi’nde de gündeme gelmişti. İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Tarık Balyalı, AKP döneminde 2016 yılında Başakşehir’de satın aldığı, sonra yerel seçimlere kısa bir süre kala sattığı arsa dolayısıyla yaklaşık 600-700 milyon liralık bir kamu zararı oluştuğuna dikkat çekmiş ve yapılan işlemlerin tam bir “kasa boşaltma” hareketi olduğunu ifade etmişti. Başakşehir 659 ada 1 parsel ve 660 ada 2 parselin KİPTAŞ tarafından 11 Ocak 2016 tarihinde birbiriyle bağlantılı grup şirketleri olan 3 ayrı firmadan satın alınma sürecine dikkat çeken Balyalı, sonrasında yaşananları şöyle anlatmıştı:
-KİPTAŞ bu arsada ‘Başakşehir Hoşdere’ projesi tasarlıyor. Maketini yaptırıyor. Proje bedeli ve inşaat harçları olarak Başakşehir Belediyesi’ne 17 milyon 500 bin TL ödüyor.
-Arsanın maliyeti 317 milyon 500 bin TL’ye yükseliyor. Sonra yerel seçim sürecine kadar hiçbir şey yapılmıyor. Yerel seçim yaklaşırken muhtemelen İBB’nin kasasında para olmadığı için KİPTAŞ bu arsayı kasasında para olan bir diğer İBB iştiraki İMAR AŞ’ye 315 milyon TL zararına satıyor.
-İMAR AŞ, KİPTAŞ’ın satış kararı aldığı tarihten 2 gün önce 19 Aralık 2018 tarihinde bu arsa için 280 milyon TL ödeme yapıyor. Aynı gün bu paranın 270 milyon lirası, İBB’den 109 milyon lira alacağı olmasına karşın kar dağıtımı adı altında İBB’ye ödeniyor.
-Eski İBB yönetimi parayı almakta o kadar aceleci davranmış ki KİPTAŞ’tan İMAR AŞ’ye tapu devrini bile yapmıyorlar. Yönetime geldikten sonra biz 11 Aralık 2019 tarihinde tapu devrini yapmışız.
-Yeni KİPTAŞ yönetimi, tapu için 2 milyon 710 bin TL tapu harcı, 18 milyon KDV ve Kurumlar Vergisi ödemek zorunda kaldı.
]]>Gelirle gider arasındaki 2 trilyon 652 milyarlık açık ise iç ve dış piyasalardan yapılacak borçlanmayla finanse edilecek.
Bütçe nedeniyle Hazine’nin önümüzdeki yıl yapacağı en düşük borçlanma ise 2 trilyon 655 milyar olacak. Borçlanma Kanunu’ndaki yetkilerle bu tutar çok daha yüksek düzeylere çıkarılabilecek.
Bütçeden ayrıca 1 trilyon 254 milyar lira faiz ödenecek. Borç ve faizin toplam faturası 3.6 trilyon lirayı aşacak.
VERGİ VE CEZA YAĞACAK
2024 bütçesi vatandaşın üzerine adeta vergi ve ceza olup yağacak. Önümüzdeki yıl vatandaşlar, esnaf ve şirketlerden toplam 7.4 trilyon lira vergi toplanacak. Vergilerin 1.2 trilyonu başta çalışanlar olmak üzere Gelir Vergisi mükelleflerinden alınacak. Zengin fakir ayırt edilmeksizin yapılan her alışverişten alınan KDV için 1.7 trilyon, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) için de 1.4 trilyon lira para tahsil edilecek. Vatandaşından 2.3 trilyon vergi alacak olan devlet ayrıca vatandaşına 119 milyar lira ceza kesecek. Bu cezaların 24 milyarı trafik cezaları, 50 milyar lirası vergi cezalarından oluşacak.
HARAÇ GİBİ HARÇLAR
2024 yılında tahsil edilmesi beklenen 253 milyar 506 milyon 501 bin liralık harç gelirlerine en büyük katkı, 137 milyar 101 milyon 272 bin lirayla tapu harçlarından gelecek.
2024’te toplanması öngörülen harç tutarının yüzde 54,1’ini gayrimenkul alıp satanlar ödeyecek. Devletin, 2024’te 33 milyar 938 milyon 855 bin liralık yargı harcı tahsil edeceği tahmin ediliyor. Ayrıca 3 milyar 825 milyon 89 bin lira ticaret sicil, 506 milyon 878 bin lira esnaf sicil, 29 milyar 606 milyon 888 bin lira diğer yargı harç geliri bekleniyor. Noter harçlarından 9 milyar 852 milyon 593 bin lira, pasaport ve konsolosluk harçlarından 14 milyar 494 milyon 645 bin liralık gelir elde edileceği öngörülüyor.
Trafik harçlarından da bütçeye 8 milyar 74 milyon 881 bin lira gelir sağlanacağı tahmin ediliyor. Bu dönemde, 339 milyon 624 bin lira gemi ve liman harcı, 1 milyar 182 milyon 876 bin lira imtiyazname, ruhsatname ve diploma harcı, 10 milyon 358 bin lira vergi yargısı harcı tahsilatı planlanıyor. 2024 “diğer harçlar” başlığı altında 48 milyar 511 milyon 397 bin liralık gelir sağlanması öngörülüyor. Diğer harçlar arasında, 2 milyar 307 milyon 96 bin lira gelir öngörülen yurt dışı çıkış harcı, 552 milyon 888 bin lira ile özel güvenlik harçları ve 170 milyon 39 bin lira ile Türk uluslararası gemi sicil kayıt ve tonaj harçları gibi kalemler yer alıyor.
162 MİLYAR LİRA KÖİ’YE
Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projelerini yapan müteahhitlere 2024 yılı bütçesinden 162.4 milyar lira para ödenecek. Avrasya Tüneli’ne 4.9 milyar, köprü ve otoyollara 73.8 milyar ve şehir hastanelerine de 83.7 milyar lira ödeme yapılacak. KÖİ müteahhitlerine ayrıca 2025’te 240.8 milyar, 2026’da 270.3 milyar lira para ödenecek. Devlet gelecek yıl 8 milyar liralık gayrimenkul satacak, 10.8 milyar lira da kira parası toplayacak.
]]>İşte 2023 yılında teknoloji dünyasında olanlar…
TWITTER GÜNDEMDEN DÜŞMEDİ
Ünlü milyarder Elon Musk’ın Twitter’ı satın almasından sonra, kullanıcılar adeta platformun eski günlerini özler oldu. 2023’e popüler sosyal medya platformu bir skandalla başladı ve milyonlarca kullanıcısının elektronik posta adresleri, internette yayınlandı.
Siber güvenlik firması Hudson Rock’un yöneticilerinden Alon Gal, bilgisayar korsanlarının milyonlarca Twitter kullanıcısına ait verileri ele geçirdiğini söyledi. Gal, ele geçirilen bilgiler arasında 200 milyondan fazla Twitter kullanıcısına ait elektronik posta adresinin de olduğunu belirtti.

Ardından ABD’deki 6 Ocak Kongre baskınının ikinci yıl dönümünde, eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in hesabını tekrar kullanıma açtı. 6 Ocak 2021’deki Kongre baskınının ikinci yılında Twitter’a geri dönen Flynn, baskının nedeni olan 2020’deki ABD başkanlık seçimlerinde hile iddialarının önde gelen destekçilerinden biri olarak biliniyordu. Bu aslında Musk’ın ilerleyen aylarda eleştirilerin hedefi olacak yeni kararlarının bir işaretiydi.
Musk, genel olarak Twitter’da yaptığı değişikliklerle eleştirilse de Taliban tarafından övüldü. Taliban, Twitter’ı satın alan Elon Musk’ı platformu yeniden harika bir hale getirdiği için överken bir yandan da ücretli mavi tik’lerden almaya başladı.

KRALİYET AİLESİ İLE BİLE KARŞI KARIŞYA KALDI
Şirket sadece dijital dünyasında değil, gerçek dünyada da kendini zor durumlar içinde buldu. Musk’ın ödemediği kiralar başına bela oldu ve Londra’daki genel merkezinin kirasını ödememekle suçlandı. Bu durum da aslında, şirketin yeni sahibi Elon Musk ile İngiltere Kraliyet Ailesi’ni karşı karşıya getirdi.
Krallığın emlak portföyünü denetleyen Crown Estate, Yüksek Mahkeme’de sosyal medya devine karşı dava açtı. Crown Estate sözcüsü, anlaşmazlığın Twitter’ın West End genel merkeziyle ilgili olduğunu söyledi.
TÜRKİYE’DEKİ ERİŞİM ENGELİ TÜM DÜNYADA KONUŞULDU
Sosyal medya platformunun, inanların olağanüstü durumlarda daha çok haberleşmek, bilgi alışverişinde bulunmak için kurulduğu düşünüldüğünde 6 Şubat depremleri sırasında uygulanan erişim yasağı Türkiye’de öfkeyle karşılanırken, tüm dünyada haber oldu.

Yaşanan depremlerden sonra Twitter ve bazı sosyal medya sitelerine erişim sınırlandırıldı. Gelen tepkiler üzerine 9,5 saat sonra bant daraltma uygulamasına son verildi.
MUSK, TÜM YETKİLERİNİ KULLANIYOR
Musk’ın, sadece platformun genel çalışma prensiplerini etkileyen kararlar almıyor. Sıkı bir Twitter kulanıcıs olan ünlü milyarder, paylaşımlarının daha fazla kişiye ulaşması için kolları sıvadı.

Her şey, Super Bowl etkinliği sırasında Joe Biden’ın bir tweet’inin, Musk’ın bir gönderisinden üç kat daha fazla görüntülenmesi ile başladı. Twitter CEO’su, tweet’lerinin daha geniş çapta görüntülenmesi için platformun algoritmasını yeniden yapılandırmak üzere yaklaşık 80 mühendisten oluşan bir ekip topladı.
37 milyon takipçisi olan başkanın tweet’i yaklaşık 29 milyon gösterim alırken, 128 milyon takipçisi olan Musk’ın benzer bir tweet’i 9,1 milyondan biraz fazla gösterim aldı.
TWITTER DEĞİL, X!
Ünlü milyarder, Twitter’ı adeta yeniden yapmaya çalışıyor ve platformun adını bile değiştiriyor. Musk, bir zamanlar sevimli kuş logosuyla dijital dünyada var olan platformun adını ve logosunu X olarak değiştirdi. Ancak ekim ayında Florida’da faaliyet gösteren ve adı X Social Media olan bir reklam ajansı Musk’a dava açtı. Söz konusu şirket, X Corp.’un haksız rekabet, ticari marka ve hizmet markası ihlali yaptığını iddia etti.
X Social Media, şikayetinde tescilli markası olan “X SOCIALMEDIA”yı 2016 yılından bu yana sürekli olarak kullandığını yazıyor.
Girişimci Jacob Malherbe tarafından 2015 yılında kurulan Florida merkezli şirket, marka bilinirliği oluşturmak ve tüketicilere ulaşmak için bugüne kadar 2 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını belirtti ve X Corp’un yeniden markalanması ve ‘X’ işaretini kullanması ile bağlantılı olarak gelir kaybı yaşadığını iddia etti.
ŞOKE EDEN İDDİALAR
2023’ün en tartışmalı isimlerinden biri olan Fox News’den Tucker Carlson’a konuşan Musk, hükümetin platformdaki özel iletişimlere tam erişimi olduğunu öğrendiğinde ne kadar şoke olduğunu belirtti. Milyarder iş insanı, Carlson’a şirkete katılana kadar bu gerçeğin farkında olmadığını söylerken, devlet kurumlarının sosyal medyayı izlemedeki yetkinliği konusunda şaşkınlığa uğradığını anlattı:

“Devlet kurumlarının Twitter’da olup biten her şeye etkin bir şekilde tam erişim derecesi aklımı başımdan aldı. Farkında değildim.”
Musk’ın bu sözleri üzerine, Carlson’ın, “Bu, insanların DM’lerini de içeriyor mu?” sorusunu da “Evet” diye yanıtladı.
DEV İSİMLER X’İ TERK ETTİ
Sıra dışı açıklamalarıyla sık sık tepkilere hedef olan Musk’ın “antisemitist” olarak nitelenen çıkışı, sahibi olduğu X’e pahalıya mal oldu. Birçok dev şirket, halihazırda büyük gelir kaybı yaşayan X’le reklam anlaşmalarını bitirdi.
Musk’ın X’te “Yahudilerin beyazlardan nefret ettiği” yönündeki bir antisemitist komplo teorisini destekleyip “İşte asıl gerçek” notuyla yeniden paylaşması, Filistin-İsrail savaşı sürerken büyük tartışma yarattı. Birçok Yahudi haham şirketlere X’e reklam vermeyi durdurma çağrısı yaparken Beyaz Saray da Musk’ın paylaşımını “tiksindirici” olarak niteledi.

Elon Musk ise şirketine saldırı olduğunu savunarak Media Matters ve diğer medya takip kurumlarına dava açacağını söyledi.
Tartışma büyürken teknoloji devleri Apple ve IBM, Elon Musk’ın sahibi olduğu X’e reklam vermeyi durdurma kararı aldı. Disney de artık X’e reklam vermeyeceğini açıkladı.
TEKNOLOJİ LİDERLERİYDİLER KAFES DÖVÜŞÇÜSÜ OLDULAR
Bu yıl teknoloji dünyasında sadece platformlardaki çeşitli değişimler, yeni keşifler konuşulmadı, aynı zamanda pek çok kişinin şaşkınlıkla izlediği ilginç bir tartışma da dikkat çekti. İki teknoloji lideri Mark Zuckerberg ve Elon Musk birbirlerine meydan okuyarak kafes dövüşünde kozlarını paylaşmak için restleştiler.

CASUS YAZILIM KRİZİ
İsrailli casus yazılım şirketi QuaDream’in geliştirdiği casus yazılımla, en az 10 ülkede gazetecilerin, muhalif figürlerin ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının telefonlarına sızıldığı ortaya çıktı. Toronto Üniversitesi’ne bağlı Citizen Lab’ın araştırma raporunda, söz konusu casus yazılımla dünyanın farklı yerlerindeki pek çok sivil toplum örgütü üyesinin iPhone marka telefonlarına sızıldığı belirtildi.
Citizen Lab’ın raporuna göre, QuaDream’in işlemcilerinin bulunduğu ve kullanıldığı ülkeler arasında Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Gana, İsrail, Meksika, Romanya, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan var.
APPLE’DA ŞARJ DEĞİŞİKLİĞİ
Avrupa Birliği’nin en küçük ülkesinden Malta’dan bir politikacı dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biri olan Apple’a diz çöktürdü. Agius Saliba geçen yıl Avrupa Parlamentosu önünde yaptığı konuşmada Malta’daki evinden aldığı bir kutuya uzandı ve birbirine dolanmış kablo yığınını çıkardı, bir diğer elinde ise USB-C şarj cihazını tuttu. Saliba, herkesin aynı sorundan muzdarip olduğunu hatırlattı: “Bugün bu şarj cihazı yığınını sadece, bununla değiştiriyoruz. Bunlar artık geçmişte kaldı.”

Saliba, “Apple, ürünlerini pazarlamak ve ürünlerini iç pazarımızda satmak istiyorsa bizim kurallarımıza uymak zorunda. Apple’ın istediklerini yapmasına izin vermeyeceğim” demişti ve dediğini de yaptı. Apple, şarj cihazlarında değişikliğe gitmek zorunda kaldı.
Şirket, düzenlemenin yeniliği önleyeceğini ve şu anda yakında geçerliliğini yitirecek kablolara bağımlı olan bir milyardan fazla insan olduğunu belirtse de şirketin dünya çapındaki pazarlamadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Greg Joswiak, “Açıkçası buna uymamız gerekecek. Başka çaremiz yok” dedi.
KOKU ALABİLEN ROBOT
Yapay zeka ve robotik buluşlara bir yenisi daha eklendi; bilim insanları koku alabilen robot geliştirdi. Robot, eklenen antenler ve yapay zeka sayesinde kokuları tanımlayabiliyor. Tel Aviv Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, bazı özel elektroniklerden 10.000 kat daha fazla hassasiyetle bazı kokuları tanımlayabilen bir robot yarattıklarını söyledi.

İNSANSI ROBOT YENİLENDİ
Boston Dynamics’in geliştirdiği Atlas isimli robot ise yeni hareket yetenekleriyle dikkat çekti. Atlas, artık nesneleri tutup fırlatabiliyor. Boston Dynamics, geliştirdiği Atlas robotunun parkuruna bazı eklemeler yaptı, böylece robotun yeni yetenekleri de ortaya çıktı.

ROBOTİK AMELİYATTA DEVRİM
İspanya’da ilk kez robotik ameliyat yöntemiyle bir hastaya akciğer nakli yapıldı. Barselona kentinde Vall d’Hebron Hastanesi’nde yapılan robotik ameliyata ilişkin ayrıntılar da basın toplantısında paylaşıldı.

META’DA MİLYON DOLARLIK ZARAR
Meta, Giphy’i sattı… 260 milyon dolar zarar etti. Facebook’un sahibi Meta, stok görüntü hizmeti Shutterstock’a ünlü gif arama motoru Giphy’i 53 milyon dolara sattı. Meta, Giphy’den 260 milyon dolardan fazla zarar etti.
GOOGLE’DA İNTİHAR ŞOKU
31 yaşındaki kıdemli bir yazılım mühendisi, Google’ın New York’taki ofis binasının 14. katından düşerek hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden mühendis, Bellevue Hastanesi’ne kaldırılsa da kurtarılmadı.

Google İletişim Müdürü Alex Joseph yaptığı açıklamada, “Çalışanlarımızdan birinin dahil olduğu bu trajik olaydan dolayı çok üzgünüz. Düşüncelerimiz ailesiyle birlikte ve mahremiyetlerine saygımızdan dolayı daha fazla yorum yapmıyoruz” dedi.
Daha önce de bir Google çalışanının, ofise yakın bir apartman dairesinde intihar ederek öldüğü bildirilmişti.
THREADS İLE MUSK’A MEYDAN OKUDU
Geçtiğimiz yıl Twitter’ı oldukça olaylı bir şekilde satın alan ve satın aldığından bu yana yaptığı değişikliklerle tepki toplayan Elon Musk’a Mark Zuckerberg’den iddialı bir hamle geldi. Facebook, WhatsApp ve Instagram gibi platformların ana şirketi Meta’nın CEO’su olan Zuckerberg, Twitter’a rakip yeni bir uygulama üzerinde çalıştığını duyurmuştu.

Meta CEO’su Threads’i piyasaya sürdü ve nihayet merakla beklenen platform kullanıma açıldı. Zuckerberg’e göre, lansmanından sonraki ilk dört saat içinde beş milyondan fazla kişi, yedi saat içinde ise 10 milyon kullanıcı Threads’e kaydoldu.
OPENAI’DE DEPREM
Teknoloji dünyası, yapay zekâ alanının en tanınan isimlerinden biri olan ve ChatGPT’yi geliştiren OpenAI’nin CEO’su Sam Altman’ın şirketten kovulmasıyla sarsıldı.

Kararın ardından şirketten istifa kararları art arda geldi. Altman’ın dönmesi için çalışanlardan ynetime istifa tehditi savulurken sonunda ALtman şirkete geri döndü.
]]>Filmden elde edilen hasılat ise 170 milyon 239 bin liraya ulaştı.
Filmde, Hayri, Kamil, Sevim, Hale, Akın ve Mert’in dünyada mahsur kalan uzaylı arkadaşlarını, uzay gemisine ulaştırmaya çalışırken yaşadıkları anlatılıyor.
“Oppenheimer”
Amerikalı fizikçi Julius Robert Oppenheimer’ın hayatına odaklanan “Oppenheimer” filmi, 1 milyon 704 bin 369 seyirciyle en çok izlenen ikinci yapım oldu.
Cillian Murphy, Robert Downey Jr. ve Matt Damon’ın rol aldığı film, 181 dakikayla Christopher Nolan’ın şimdiye kadar çektiği en uzun yapım olarak vizyonda yerini aldı.
Film, nükleer bir silah geliştiren Oppenheimer’ın, silahın Hiroşima ve Nagazaki’de kullanılacağını öğrendiğinde verdiği kararı ve daha sonra ABD’de hedef haline gelmesini anlatıyor.
Filmin gişe hasılatı ise 187 milyon 788 bin lirayı geçti.
“Atatürk 1881-1919”
Mehmet Ada Öztekin’in yönetmenliğini üstlendiği “Atatürk 1881-1919″(1. film) 1 milyon 608 bin 483 kişi tarafından izlenerek, yılın en çok seyredilen üçüncü yapımı oldu.
Mustafa Kemal Atatürk’ü Aras Bulut İynemli’nin canlandırdığı filmde, genç oyuncuya Songül Öden, Sarp Akkaya, Esra Bilgiç ve Mehmet Günsür eşlik etti.
İki bölüm olarak izleyiciyle buluşan yapımın ilk kısmında, Atatürk’ün çocukluk yıllarından 1919’a kadar yaşadığı süreç, insani vasıflarını öne koyan bir kurguyla aktarılıyor.
Filmin hasılatı ise 176 milyon 713 bin liraya ulaştı.
“Hızlı ve Öfkeli 10”
Aksiyon ve maceraseverleri sinema salonlarına çeken “Hızlı ve Öfkeli 10”, 1 milyon 577 bin 429 kişi tarafından izlenerek, dördüncü sırada yerini aldı.
Vin Diesel, Michelle Rodriguez ve Jason Momoa’nın başrolleri paylaştığı ABD yapımı filmin yönetmenliğini Louis Leterrier üstlendi.
Filmin hasılatı ise 137 milyon 22 bin lira oldu.
“Ölümlü Dünya 2”
Ali Atay’ın yönetmen koltuğunda oturduğu komedi türündeki “Ölümlü Dünya 2”, 1 milyon 419 bin 65 kişi tarafından izlenerek, beşinci sıraya yerleşti.
“Ölümlü Dünya” serisinin devam filmi olan yapım, kendi sorunlarıyla boğuşan Mermer ailesinin hikayesini beyaz perdeye taşıyor.
Oyuncu kadrosunda Ahmet Mümtaz Taylan, Alper Kul, Doğu Demirkol, Giray Altınok, İrem Sak ve Sarp Apak’ın yer aldığı filmin hasılatı 181 milyon 824 bin lirayı aştı.
“Barbie”
Margot Robbie, Ryan Gosling, Kate McKinnon, Issa Rae, Hari Nef, Simu Liu, Ncuti Gatwa ve Kingsley Ben-Adir’in başrolleri paylaştığı “Barbie”, yılın en çok izlenen altıncı filmi oldu.
Barbie diyarında varoluşsal krizler yaşayan ve kendini bir anda gerçek dünyada bulan ikonik bebek Barbie’nin macera ve eğlence dolu hikayesini konu edinen film, 1 milyon 399 bin 139 kişiyi sinema salonlarına çekti.
Filmin hasılatı 141 milyon liranın üzerine ulaştı.
“Avatar: Suyun Yolu”
Gişe rekortmeni “Avatar”ın 13 yıl sonra vizyona giren devam filmi “Avatar: Suyun Yolu”, en çok izlenen yapımlar arasında yedinci sıraya yerleşti.
James Cameron’un yönetmenliğini üstlendiği, Sam Worthington, Sigourney Weaver ve Zoe Saldana’nın başrollerinde oynadığı film, 16 Aralık 2022’de vizyona girdi.
ABD yapımı filmi 2023’te 1 milyon 362 bin 96 kişi izlerken, toplam izleyici sayısı ise 2 milyon 677 bin 106 oldu. Filmin hasılatı yaklaşık 102 milyona ulaştı.
Film, Pandora gezegeninde Na’vi halkına dahil olup Neytiri ile bir aile kuran Jake Sully’nin, tanıdık bir düşmanın yeniden gezegenlerine tehdit oluşturması sonrası Na’vi halkıyla verdiği mücadeleyi konu ediniyor.
“Kutsal Damacana 4”
Şafak Sezer, Ersin Korkut, Müjde Uzman, Nilgün Belgün ve Erhan Yazıcıoğlu’nun başrollerinde yer aldığı “Kutsal Damacana 4”, en çok izlenen filmler arasına sekizinci sıradan girdi.
Yönetmen koltuğuna Kamil Çetin’in oturduğu filmi 1 milyon 147 bin 111 kişi izledi, hasılatı ise 75 milyon 264 bin lirayı buldu.
“John Wick 4”
“John Wick” serisinin son filmi “John Wick 4” sinemaseverlerin en çok izlediği filmler arasında dokuzuncu sıraya yerleşti.
Hollywood yıldızı Keanu Reeves’in başrolde oynadığı yapımı izleyenlerin sayısı 1 milyon 50 bin 239’a ulaştı. Filmin hasılatı 89 milyon lira oldu.
Gerilim ve aksiyon türündeki film, başına konulan ödülle onlarca kiralık katile karşı savaşan John Wick’in, özgürlüğünü elde etmek için Yüksek Şura’ya karşı mücadelesini anlatıyor.
“Çizmeli Kedi: Son Dilek”
Animasyon sevenleri sinema salonlarına çeken “Çizmeli Kedi: Son Dilek”, 816 bin 621 kişi tarafından izlenerek, listenin onuncu sırasında yer aldı.
Filmin gişe geliri 56 milyon liranın üzerinde oldu.
Januel Mercado ile Joel Crawford’ın yönettiği film, kötülüğüyle nam salmış Dilek Yıldızı’nı bulmak için Kara Orman’a doğru maceraya çıkan Çizmeli Kedi’nin, eski ortağı ve düşmanı Yumuşak Pati Kitty’den yardım istemek zorunda kalması sonrası gelişen olayları anlatıyor.
]]>38 yaşındaki Cristiano Ronaldo, 2023 yılındaki 53. golünü kaydetti ve “Altın Ayakkabı” yarışında ilk sıraya yerleşti.
Sosyal paylaşım siteleri Facebook, Instagram ve X’in en göze çarpan ünlüleri arasında ilk sıralarda yer alan dünyaca ünlü futbolcular, takipçi sayılarını her geçen gün artırıyor. Yeşil sahalardaki başarısını sosyal medyaya taşıyan oyuncuların başında gelen Portekizli yıldız Ronaldo, dünyanın en çok takip edilen ismi konumunda bulunuyor.
TWITTER’DA 4. SIRADA
Manchester United, Real Madrid ve Juventus gibi Avrupa’nın başat kulüplerinde forma giymesinin ardından kariyerini Suudi Arabistan’a yönlendiren 38 yaşındaki Ronaldo, ligde 17 maçta 19 golle krallık yarışında zirvede yer alıyor.
Yeşil sahalarda üstün performansının yanı sıra sosyal medyanın da uzun yıllardır en sevdiği sima konumunda yer alan Ronaldo’nun, üç sosyal medya platformundaki toplam takipçi sayısını 893,5 milyona yükseldi.
Portekizli yıldızın Instagram’da 615 milyon, Facebook’ta 168 milyon, X’te ise 110,5 milyon takipçisi bulunuyor.
Instagram ve Facebook’ta en çok takip edilen ünlüler listesinde ilk sırada bulunan Portekizli futbolcu, Twitter’da ise 4. sıranın sahibi konumunda.
ÜNLÜLERİ GERİDE BIRAKTI
Cristiano Ronaldo, sosyal medyadaki takipçi sayısıyla dünyaca ünlü birçok kişinin önünde yer alıyor. Facebook’ta Kolombiyalı şarkıcı Shakira (124 milyon), Instagram’da ABD’li aktör Dwayne Johnson (395 milyon), Twitter’da ise ABD’li şarkıcı Taylor Swift’i (94.9 milyon), Portekizli futbolcunun arkasında kalan ünlüler arasında.
Sosyal medyadaki toplam takipçi sayısı 500 milyonu geçen ilk isim Ronaldo’yu, yeşil sahalardaki ezeli rakibi Lionel Messi takip ediyor.
MESSI 600 MİLYONU AŞTI
2022 FIFA Dünya Kupası’nda 36 yıl sonra Arjantin’i zafere taşıyan ve transfer olduğu ABD’nin Inter Miami takımına tarihinin ilk zaferi Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) 2023 Ligler Kupası’nı kazandıran Messi de son dönemde hayran sayısında hızlı bir yükseliş yaşadı.
Futbolun ABD’de popülerleşmesinde başrolü oynayan 36 yaşındaki Messi’nin, Instagram’da 496 milyon, Facebook’ta 116 milyon takipçisi bulunuyor. Arjantinli yıldızın, X hesabı bulunmuyor.
NEYMAR, MBAPPE VE SALAH…
Sosyal medyada Ronaldo ve Messi’nin ardından en popüler oyuncu sıralamasında, futbol kariyerine Suudi Arabistan ekibi Al-Hilal’de devam eden Brezilyalı Neymar öne çıkıyor.
Bu sezon sakatlık sorunlarıyla mücadele eden 31 yaşındaki Brezilyalı yıldızın, üç platformda toplam 372 milyon takipçisi bulunuyor. Futbol kariyerine PSG’de devam eden Fransız yıldız futbolcu Kylian Mbappe ile Liverpool’un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah da son yıllarda sosyal medyanın en fazla takip ettiği futbolcular arasına adlarını yazdırdı. Üç platform toplamında Mbappe’nin hayran sayısı 140,3’ü, Salah’ınki ise 98 milyonu buluyor.
SÜPER LİG’DE ZİRVE ICARDI’NIN
Galatasaray’ın Arjantinli yıldızı Mauro Icardi, toplamda 16 milyonun üzerinde takipçiyle Süper Lig’in sosyal medyadaki en popüler yüzü olarak dikkati çekiyor. Kariyerinde Barcelona, Sampdoria, Inter ve Paris Saint-Germain formalarını giyen 30 yaşındaki Icardi’yi, Instagram’da 11,7, Facebook”ta 3,2, X’te ise 1,4 milyon kişi takip ediyor. Trabzonspor’un Mısırlı yıldızı Mahmoud Trezeguet de sosyal medyanın popüler simaları arasında ilk sıralarda bulunuyor. 29 yaşındaki oyuncu, Facebook’ta 4,3, Instagram’da 9,5 milyon takipçisiyle dikkati çekiyor.
]]>EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?
Zammın aralık ayı enflasyon rakamının ardından açıklanmasına karşın geride kalan 5 aylık enflasyon verisi yeni yılın zam oranını netleştiriyor. Bu kapsamda ocak zammının SSK ve Bağ-Kur emeklisi için yüzde 39.59 oranında olacağı tahmin ediliyor. Zammın yüzde 39.59’da kalması halinde, 7.500 lirada kalan en düşük emekli maaşı 10.469 lira olacak.
En düşük emekli aylığı ile asgari ücret makasının artacağı gibi 6 milyon emekli, Türk-İş’in verilerine göre kasımda 18.239 lira olarak açıklanan açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılacak.
MEMUR EMEKLİSİNE YÜZDE 50 ZAM
Emekli zammı için enflasyon belirleyici olurken temmuz-kasım aylarını kapsayan 5 ayda enflasyon yüzde 33.66 oldu. Finansal Kurumlar Birliği’nin Ekonomik Görünüm Beklenti Anketi’nde, 2023 yıl sonu enflasyon beklentisinin ortalama yüzde 67.19 olduğu ifade edildi. Söz konusu beklenti yılın ikinci yarısında enflasyonun yüzde 39.59 olarak gerçekleşeceğine işaret ediyor. Bu kapsamda ocak ayı zammının SSK ve Bağ-Kur emeklileri için yüzde 39.59, memur ve diğer emekliler için de yüzde 51.44 olacağı tahmin ediliyor.

EMEKLİLER YÜZDE 0 İLE KARŞI KARŞIYA
Açlık sınırının neredeyse yarısı kadar maaş alan milyonlarca emekli, 7.500 TL olan en düşük emekli maaşını tamamlama sınırı yükseltilmezse 2024’te de nefes alamayacak. İktisatçı Prof. Dr. Aziz Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yüzde 50 artış yapılsa dahi milyonlarca emeklinin sıfır zam ya da düşük zam alabileceğini gündeme getirdi. Bunun nedeni ise zammın, fiilen ele geçen en düşük emekli aylığı 7.500 TL üzerine değil kök aylıklara yapılması… Aralık ayı enflasyon oranının açıklanmasıyla emeklinin alacağı zam da netleşecek. Emekliler şu anda 5 aylık yüzde 33.66 oranında artışı hak etmiş durumda. 6 aylık enflasyon ise yüzde 38-40 seviyelerinde bekleniyor.
YÜZDE 2.6 ZAM
Hazine desteğiyle maaşları 7.500 liraya tamamlanan düzenlemeden faydanalan SGK, Bağ-Kur ve EYT’den emekli aylığı alanlarla birlikte 11 milyona yakın vatandaş sıfır ya da çok düşük zam oranlarıyla karşı karşıya kalabilir. Kök maaşı yaklaşık 5.500 lira olan 6 milyon vatandaş, 6 aylık enflasyon oranı yüzde 40 olur ve bu oran üzerinden zam alırsa artış 2.200 TL olacak ve aylığı 7.700 lirada kalacak. Yani emeklinin aldığı gerçek zam oranı aslında yüzde 2.6 olacak. Seçim öncesi olduğu için eğer iktidar artışı yüzde 50’ye çıkarırsa aynı kök aylık üzerinden yapılan hesaplamada da maaş ancak 8.250 lirayı görebilecek. Bu hesaba göre de mevcutta 7.500 TL alan emeklinin cebine yansıyan gerçek zam yüzde 10’da kalacak. Kök aylığı 5.000 lira olan emekli yüzde 50 zam aldığında ise maaşı 7.500 liraya ulaşacak ve temmuzdan bu yana Hazine desteğiyle aldığı aynı maaşı almaya devam etmek zorunda kalacak.
NE KADAR EMEKLİ VAR?
SGK’nin Eylül 2023 verilerine göre emekli sayısı dosya bazında 14 milyon 958 bin 820; kişi bazında ise 15 milyon 751 bin 971.
Emeklilerin 9,98 milyonu 4a’lı. 2,68 milyonu 4b; 2,29 milyonu ise 4c türünden emekli.
Emekliler son 20 senede en kötü dönemi 2023’te yaşadı.
SGK verilerine göre son 20 senede emekliler için en kötü dönem 2023 yılı oldu.
2003 yılında en düşük 4a emekli maaşının asgari ücrete oranı 1,47 idi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katı idi. 2023 yılının ikinci yarısında ise bu oran 0,66’ye geriledi. Yani, en düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte ikisi yapıyor.
]]>