Muhalefet – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sun, 19 May 2024 21:18:40 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Financial Times yayın kurulundan 31 Mart başyazısı: Erdoğan’a çağrı yaptılar https://www.foxhaber.com.tr/financial-times-yayin-kurulundan-31-mart-basyazisi-erdogana-cagri-yaptilar/ https://www.foxhaber.com.tr/financial-times-yayin-kurulundan-31-mart-basyazisi-erdogana-cagri-yaptilar/#respond Sun, 19 May 2024 21:18:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7453 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde CHP’nin birinci parti konumuna gelmesi ve AKP’nin İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlıklarını geri alamayarak birçok kenti kaybetmesinin uluslararası kamuoyunda yankıları devam ediyor… 

İngiltere’nin saygın gazetelerinden Financial Times da bugün bir başyazı yayınladı. Gazetenin yayın kurulunun imzasının yer aldığı makalede, “Türkiye’de muhalefetin çarpıcı dönüşü” başlığı kullanılırken, “Cumhurbaşkanı Erdoğan popülist politikalara dönmeye ve rakiplerini boğmaya direnmeli” ifadesine yer verildi. 

Makalede, “Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’de yapılan yerel seçimlerin ardından alışılmışın dışında sönük bir görüntü çizdi. Yirmi yılı aşkın bir süredir ülkenin üzerinde yükselen Türkiye Cumhurbaşkanı, zafer kutlama konuşmalarına alışkındı. Ancak geçen hafta Ankara’da destekçilerine hitap ederken, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 2002’de iktidara gelmesinden bu yana en kötü yenilgisini aldığını kabul etmek zorunda kaldı. Muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) oyların yüzde 38’ini alırken, AKP’ye verilen destek yüzde 35’e düştü. CHP sadece Türkiye’nin kilit şehirleri olan İstanbul ve Ankara’nın belediye başkanlıklarını korumakla kalmadı, aynı zamanda AKP’nin kalbi olan Anadolu’daki kasaba ve şehirlerde de kazandı” denildi.

Son dönemde birçok ülkede baskıcı rejimlerin güçlendiğine dikkat çekilirken, “Diktatörlerin yükselişe geçtiği bir dönemde, bu seçim liberal olmayan demokrasilerde bile seçimlerin önemine dair sağlıklı bir örnek teşkil etti. Daha da önemlisi, Erdoğan sonuçlara büyük ölçüde saygı duydu. 2019 yılında CHP’li Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandığında partisi yeniden oylama çağrısında bulunmuştu. Erdoğan yıllardır Türkiye’yi giderek daha otokratik bir yola soktu, devlet kurumlarının bağımsızlığını yok etti ve muhalefete karşı giderek daha tahammülsüz hale geldi. Türkiye’de oy verme nispeten serbest, ancak kesinlikle eşit olmayan bir oyun alanında gerçekleşiyor” ifadesi kullanıldı.

“ERDOĞAN İÇİN UYANIŞ ÇAĞRISI NİTELİĞİNDE”

Geçen yıl yapılan genel seçimlerde Erdoğan’ın ekonomik krize rağmen altılı masayı devirdiğine dikkat çekilirken, “Ancak yerel seçimler, milyonlarca Türk’ün sandığın gücüne olan inancını koruduğunu ve cumhurbaşkanı ile AKP’nin yönetiminden duydukları hoşnutsuzluğu dile getirmek için sandığı kullanmaya istekli olduklarını kanıtladı. Bu, güç dengesinde dramatik bir değişim olduğu anlamına gelmiyor. Erdoğan, 2017’de tartışmalı bir anayasa referandumuyla parlamenter sistemin yerine icracı bir cumhurbaşkanlığı getirdikten sonra devletin neredeyse tüm kollarını kontrol ediyor. Ancak bu durum Cumhurbaşkanı için bir uyanış çağrısı niteliğinde” yorumu yapıldı. 
 
Erdoğan’ın geçen yıl yapılan seçimlerden sonra ekonomiden sorumlu ekibi değiştirdiği hatırlatılırken Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yönetiminde Türkiye’nin daha ortodoks bir yola geri döndüğü de belirtildi. 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankar Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında davalar olduğunun belirtildiği makalede, İmamoğlu’nun Erdoğan’a meydan okuyabilecek en güvenilir muhalefet figürü olduğu da belirtildi. İmamoğlu için, “Karizmatik bir lider olan ve Türkiye’deki toplumsal bölünmeler arasında köprü kurma becerisini gösteren” yorumu yapıldı.
 
Başyazı, “Muhalefet için de çıkarılacak dersler var. Geçtiğimiz Mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı oylamasından önce, CHP’nin Erdoğan’a meydan okumak için yanlış adayı seçtiğine inanan pek çok kişi vardı. Parti İmamoğlu’nu seçmek yerine o zamanki lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu seçti. Geçen hafta sonu alınan sonuçlardan sonra muhalefet destekçileri “ya İmamoğlu aday olsaydı?” diye düşünüyor olmalı” ifadesiyle sona erdi.
 
]]>
https://www.foxhaber.com.tr/financial-times-yayin-kurulundan-31-mart-basyazisi-erdogana-cagri-yaptilar/feed/ 0
‘Pahalılık ve İsrail ile ticaret Erdoğan’ı zorlayabilir’ https://www.foxhaber.com.tr/pahalilik-ve-israil-ile-ticaret-erdogani-zorlayabilir/ https://www.foxhaber.com.tr/pahalilik-ve-israil-ile-ticaret-erdogani-zorlayabilir/#respond Thu, 02 May 2024 21:57:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6858 Genel seçimler sonrası cebindeki paranın giderek daha da eridiğini hisseden seçmen ile Erdoğan’ın İsrail karşıtlığını yeterli bulmayan İslamcı tabanın oyları yerel seçimlerde büyük şehirlerde muhalefetin elini güçlendiriyor.

Analistlere göre halen bıçak sırtındaki İstanbul seçiminin sonucu ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek dönemdeki gücünü test edecek.

“İstanbul, iki kıtanın, iki denizin, iki cihanın şehri İstanbul milletimizin ziyneti, serveti, gözbebeği İstanbul… Senin için ne söylesek, ne desek eksik kalır. Biz de sözün bittiği yerde, altyapısıyla üstyapısıyla insana dair tüm unsurlarıyla sana hizmete talibiz.”

Seçim öncesi son pazar günü büyük İstanbul mitinginde konuşan Erdoğan bu sözleriyle İstanbul’u kazanma arzusunu vurgularken, tabanına da önceki seçimde kaybettiği İstanbul’u yeniden “fethedilmesi” gereken şehir olarak ilan ediyordu: İstanbul’un beş yıllık fetret devrine son vererek, şehrimizde eser ve hizmet siyasetini inşallah tekrar başlatacağız.

Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen İstanbul mitinginde Cengiz Kurtoğlu ile şarkı söylerken… (FOTOĞRAF:AA)

AKP’nin yaklaşık 25 yıl elinden bırakmadığı İstanbul, 2019 seçimlerinde muhalafet ittifakı sayesinde Erdoğan’ın iktidarında rahatsızlık yaratacak şekilde CHP’ye geçmişti.

Anket şirketlerinin çok net olmayan sonuçlarına göre, İstanbul’un her iki adayının da kıran kırana bir yarışa gireceği kesin. Şu an hiç birisi bir diğerinin önüne “kesin kazanır” denilecek şekilde konumlanmamış görünürken; birkaç puan farkla bazı anketlerde CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun, bazı anketlerde ise AKP adayı Murat Kurum’un önde olduğu görülüyor. Anketler Ankara’da ise mevcut muhalefet belediye başkanı Mansur Yavaş’ın önde olduğunu gösteriyor.

Analistlere göre, muhalefetin 2019’da ittifak yaparak uzun yıllar sonra AKP’nin elinden aldığı İstanbul’u kaybetmesi halinde, geçen yıl hüsranla sonuçlanan ve muhalefet seçmeninde derin yaralar açan genel seçimin ardından muhafelet seçmenini daha da moralsiz bırakabilir. Erdoğan’ın başarıya ulaşması durumunda ise bu, bundan sonraki dönemler için gücünü koruyacağı ve atacağı adımlarda daha güçlü olacağının bir işareti olacak.

TÜRK LİRASI ERİDİ

TL’nin son 10 yılda dolar karşısında % 90’dan fazla değer kaybetmesi ve bununla birlikte gelen yüksek enflasyon, halkın alım gücünü son dönemde belirgin şeklide zayıflatı. Hayat pahalılığı, genel seçim sonrası da devam etti.

Ekonomistler TÜFE’nin Mayıs’ta % 70 üzerinde tepe noktasına ulaştıktan sonra yıl sonunda % 45’in altına doğru gerilemesini bekliyor. TCMB’nin yılsonu enflasyon tahmini ise % 36 seviyesinde. Erdoğan da bu hafta bir seçim konuşmasında “en büyük baş ağrımız” dediği enflasyonun yılın ikinci yarısında düşeceğini söylemişti.

EKONOMİ VE İSRAİL TEPKİSİ

AKP’nin karşısında hem ekonomideki sorunlara yönelik söylemleri, hem de Türkiye’nin İsrail’e karşı tutumunu eleştiren tavrı ile islamcı taban üzerinde etkili olduğu gözlenen Yeniden Refah Partisi’nin oylarının düşük bile olsa yükselmesi ise aynı kökten gelen Erdoğan’ın partisini zorlayacak görünüyor.

“İnsanlar Milli Görüş istiyor” diyen Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Belediye Başkanı Adayı Mehmet Altınöz “Şu anda Türkiye maalesef ekonomik açıdan iyi yönetilemiyor. Dış politikada çok ciddi zikzaklar var. Bunlar halkımız tarafından hoş karşılanmıyor” dedi ve ekledi:

– Örneğin Gazze. Hükümetin Gazze politikasını vatandaşın kabul etmesi mümkün değil…Altı aydır orada insanlar katlediliyor, öldürülüyor, bir soykırım var. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İslam aleminin lideri olan Türkiye’nin yönetimi maalesef buna sahip çıkmıyor. Hatta şu anda Meclis Aksa’nın etrafında Müslümanlar Meclis Aksa’ya girmesin diye çevrilen dikenli teller Türkiye’den gidiyor.

“GAZZE POLİTİKASINDA SINITA KALDI”

Gazze tepkisi nedeniyle partilerine doğru bir yönelim olup olmadığı sorusuna ise Altınöz “Elbette var…Çünkü AK Partili yöneticiler Gazze politikasında maalesef sınıfta kaldı. Çünkü biz iktidarda olsaydık İsrail Gazze’ye saldıramazdı” dedi ve İsrail’e ambargo uygulanmamasını eleştirdi.

Altınöz, kendilerine yönelik desteğin hızla arttığını ve üye sayılarının katlanarak büyüdüğünü ve 500 binin üzerine çıktığını söyledi. İstanbul’da ana muhalefet ve iktidar partisinin oyları düşük farkla yarıştığından YRP’nin alması beklenen en az yüzde 4-5 oy AKP adayını etkileyebilir.

İSTANBUL: SİYASİ REJİMİN YÖRÜNGESİ

İstanbul’daki yerel seçimin Türkiye’nin siyasi rejiminin yörüngesini belirleme açısından son derece önemli olduğunu söyleyen Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi ve siyaset bilimci Berk Esen, İstanbul’u yönetecek partinin Türkiye’deki milyonlarca seçmene ulaşmak için kullanabileceği muazzam miktarda kaynağa da erişeceğine işaret etti.

Esen “İşte bu nedenle muhalefetin adayı İstanbul’da kazanabilirse, en azından ana muhalefet partisi önümüzdeki yıllarda Erdoğan’a meydan okumak için yeterli gücü elde edebilir ve onun daha da fazla güç toplamasını engelleyebilir” diye konuştu.

İmamoğlu’nun kazanması durumunda bunun Erdoğan’a “Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmış olsa da çok fazla destek görmediği ve muhalefet partilerinin ne zaman yapılırsa yapılsın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde mücadele şansı elde edeceği yönünde güçlü bir mesaj göndereceğini düşünüyorum” diyen Esen, muhalefet ittifakının 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki yenilgisinin ardından dağılmasının ise İmamoğlu’nun önünde zorluk oluşturduğunu söyledi.

Gazze’nin Yeniden Refah’a kayan oylarda bir etkisi olup olmadığı sorusuna ise Esen “Gazze krizinin iktidar partisinin İslamcı tabanı üzerinde kesinlikle bir etkisi var ve muhtemelen son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı destekleyen bazı çok muhafazakar, dindar seçmenler bu hükümet tarafından yürürlüğe konan dış politikaya şüphe ve itiraz duyuyorlar” yanıtını verdi.

Esen’e göre bu seçmenlerin en azından bir kısmı Gazze sorunu ve İsrail hükümeti söz konusu olduğunda çok daha agresif bir söyleme sahip olan bu küçük İslamcı partiye desteklerini kaydırmaya hazır olabilir.

İmamoğlu, Gaziosmanpaşa’da seçmene seslenirken… (FOTOĞRAF:REUTERS)

“MESELE BELEDİYE BAŞKANLIĞI SEÇİMİNİ AŞTI”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise yerel seçimleri “Mesele bir belediye başkanlığı seçimini aştı” şeklinde niteliyor.

İmamoğlu Reuters’a yaptığı değerlendirmede “(Bu seçim) bir anlayış meselesinin tarihe gömülmesi meselesi. Tarihe gömülürse demokrasi canlanacak, tarihe gömülürse bu ülkede özgürlük yeniden vücut bulacak. Tarihe gömülürse bu anlayış -ki bu 31 Mart öyle bir seçim- gerçekten hukuk ve adalet kendine gelecek” derken İstanbul’un AKP adayı Murat Kurum ise, mevcut yönetimi liyakatsızlıkla suçluyor.

Kurum ve Erdoğan İstanbul mitinginde… (FOTOĞRAF:AA)

İstanbul mitinginde konuşan Kurum “Bugün İstanbul, iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız beş yılda İstanbul, liyakatsizliğin kurbanı oldu. Beceriksizliğe mahkum edildi. Hiç olmadığı kadar ihmal edildi. Biz, bu şehri depreme hazırlayacağız dediler. Tek bir çivi çakmadılar” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/pahalilik-ve-israil-ile-ticaret-erdogani-zorlayabilir/feed/ 0
CHP’nin asıl muhalefet edeni kendisi biz değiliz! https://www.foxhaber.com.tr/chpnin-asil-muhalefet-edeni-kendisi-biz-degiliz/ https://www.foxhaber.com.tr/chpnin-asil-muhalefet-edeni-kendisi-biz-degiliz/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:06:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2877 Sayın Çömez, partinizin genel başkanı Meral Akşener sizin adınızı grup toplantısında ‘gıcıklık olsun’ diye açıkladı. Neden böyle dedi?

İki kutup arasına sıkışmış siyasete yeni bir alan açmak, milletimize umut olmak, çare olmak için bir adım attık. Genel İdare Kurulumuzda uzun ve kapsamlı değerlendirmelerin ardından, siyasi yolculuğumuzu tek başımıza yapma kararı verdik. Bunun hem tabanımızda hem de parti teşkilatlarımızda büyük bir heyecan yarattığını, karşılık bulduğunu da görüyoruz. Yaklaşan yerel seçimlerde en güçlü adaylarla, en doğru, en yararlı ve verimli projelerle halkımızın karşısına çıkmaya karar verdik. Bu tutum önce iktidar çevrelerinde büyük bir rahatsızlık yarattı.

Neden?

Çünkü iki kutuplu siyaset anlayışında, Erdoğan ve çevresi oluşturduğu kamplaştırma stratejisi ile bir konfor alanı yaratmış ve taraftarlarını konsolide etmişti. Öte yandan muhalefetin bir kısmı da bu kamplaşmadan bir anlamda yararlanmış, kendi konfor alanlarını inşa etmişti. Her iki tavra da onay vermeyen, iki yumruk arasına sıkıştırılmış bu siyaset anlayışından kurtulmak isteyen, reel siyasete değer veren geniş halk kitleleri vardı. İşte biz reel siyaset üretmek ve milletimize alan açmak için yola çıktık. Proje, kadro ve çözüm odaklı bir anlayışla yola çıktık, kazanmak için yola çıktık. Ve bu yolculukta milletimiz bizim çözüm ortağımız olacak. Bu tutumumuz, pek çok çevrede rahatsızlığa yol açtı, bunu açıkça görüyoruz. Ve siyasal elitlerde rahatsızlık yaratan tavrımız, halkımızda da bir umut ve heyecana yol açtı, bunu biliyoruz. Söz konusu çevrelerin rahatsızlığına vurgu yapmak için kullanılan bu ifade yaşanan tablonun özetiydi. Bunun halkta büyük bir karşılığının olduğunu da memnuniyetle gördük.

OYLARI BÖLMEK İÇİN ADAY DEĞİLİM

CHP’nin güçlü isimlerinden biri Ahmet Akın’la yarışıyorsunuz. Rakibinizi nasıl bilirsiniz?

Sevgili Ahmet benim çok eski bir arkadaşımdır. Ve rakibim değildir. Rakibim AKP’nin ceberrut anlayışı, yalana, talana ve ranta bulaşmış yaklaşımıdır. Eminim ki Ahmet Bey’in de rakibi ben değilim AKP’dir. Dolayısı ile Balıkesir önümüzdeki iki ay, gerçek bir demokratik rekabete tanık olacak. Proje, kadro, vizyon, deneyim ve samimiyet mücadelesini yaşayacak.

Balıkesir’de kazanma şansınızı nasıl görüyorsunuz?

Partim, ben ve ekibim Balıkesir için büyük bir şans olduğumuzu biliyoruz. Balıkesir’i modern medeni ve gerçek bir kent yönetimi ile buluşturmaya hazırız ve kararlıyız. Ve Balıkesir halkının ferasetine, samimiyetine güveniyoruz. Kazanmak için yola çıktık. Daha doğru bir ifade ile, Balıkesir’in kazanması için yola çıktık ve inanıyorum ki 31 Mart akşamı tüm Balıkesir kazanacak, bir tarih yazılacak.

Adaylığınızın CHP’nin oyunu bölüp AKP’ye kazandırma hamleleri olarak görülmesine ne cevap vereceksiniz?

Tüm analizleri değerli ve önemli görürüm, ancak bu iddia doğru değil. Ben, partim ve ekibim AKP’ye kaybettirmek, Balıkesir’e kazandırmak için yola çıkıyoruz ve bunu başaracağız. Oyları bölmek için değil, oyları toplamak ve toparlamak için adayım ben. Her kesimden oy alacağımı biliyorum, AKP’den memnun olmayan önemli bir kitlenin de bizi destekleyeceğini biliyorum.

RANT, TALAN, YALAN

Balıkesir’e dair idealiniz ne?

Halktan büyük bir talep vardı, tabanımız arzu etti, teşkilatlarımız istedi ve ben de varım, hizmete talibim, bölgem için hizmetkâr olmaya hazırım dedim ve arzu ettim. Balıkesir çok kötü yönetiliyor ve bunu hak etmiyor. Çok önemli siyasi deneyim kazandım son 30 yıldır. Ciddi bir yurt dışı deneyimim var, vizyonum var, yönetim kabiliyetim var. Bunları Balıkesir’imizin emrine tahsis etmekten onur duyacağım.

Balıkesir’in sorunlarının başlıcalarını sorsam…

Tipik bir AKP belediyeciliğin getirdiği sorunlar var elbette. Rant, talan ve yalan. Doğanın ihmal edildiği, çevrenin katledildiği, modern kent bilincinin yok edildiği bir Balıkesir var ne yazık ki. İki denize kıyısı olan, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, doğanın tüm güzellikleri cömertçe bahsettiği Balıkesir’i kocaman bir köyden modern, konforlu, keyifli bir kente çevirmek için kolları sıvadık.

Asıl muhalefet edilecek olan iktidardır

Muhalefete muhalefet edilir mi, edilmez mi?

Muhalefet etmek, eleştirmek kavramları çok değerlidir. Ben mesela eleştirilmekten çok mutlu olurum, sadece yalan ve iftiraya itirazım var. Eleştiriler eleştirilene çok şey katar eğer bundan ders çıkartmasını bilirse. Dolayısı ile hiç kimse eleştiriden arı değildir. İktidara muhalefet edilir, muhalefete de muhalefet edilir. Hatta muhalefete muhalefet edene de itiraz edilir. Tüm bunlar en doğruyu en iyi bulabilmek için değerlidir, anlamlıdır. Ancak elbette burada asıl muhalefet edilecek olanın iktidar olduğunun altını çizmek isterim. 22 yıldır ülkeyi yöneten, hukuku ayaklar altına alan, demokrasiyi örseleyen, toplum kesimlerini ayrıştıran, güzelim ülkeyi ranta, yalana ve talana teslim eden anlayıştan kurtulmak temel hedefimiz ve önceliğimizdir.

Millet İttifakı dağıldıktan sonra İYİ Parti’nin hedefinde eski ortağı CHP var. Sayın Akşener grup toplantılarında ya da meydanlarda sıkça CHP’yi eleştiriyor. Bu ittifakın bu kadar kısa sürede dağılması ve gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İttifak toplantıları bir yıldan uzun sürdü. Değerli çalışmalar yapıldı. Türkiye için kapsamlı çözüm önerileri ve anayasa teklifleri hazırlandı. Ve siyasetin farklı yelpazesini temsil eden siyasi partiler, bir masanın etrafında toplanabildi, konuşabildi, tartışabildi. Türkiye bu deneyimden mutlaka yararlanacaktır. Ancak bildiğiniz gibi sonuç alınmadı. Bunun elbette nedenleri var. Gelinen noktada iki kutuplu ve ittifaklı siyasetten ülkenin kurtulması, milletimizin iki yumruk arasından çıkartılabilmesi önemli ve gerekliydi, biz de bunu yaptık. İlerleyen dönemde, şartlar neyi gerektirir, ülkenin ihtiyacı neyi gerektiği o gün değerlendirilir. CHP’yi eleştirmemize gelince… Az önce ifade ettiğim gibi herkes eleştirilir, eleştirilmelidir de. Biz de eleştiriliyoruz ve bunları dikkatlice takip edip ders çıkartıyoruz. Öte yandan CHP’nin asıl muhalefet edeni kendisi, biz değiliz. Üçlü bir sacayağı modeline döndü ne yazık ki CHP yönetimi. Kamuoyuna yansıyan ve yansımayan iç tartışmalar aslında bizim açıktan yaptığımız eleştiri ya da değerlendirmelerden daha yoğun.

EKREM BEY’İN ERDOĞAN’A BENZEMEYE BAŞLAMASI BENİ ÜZDÜ

Saraçhane ittifakı olarak literatüre geçen, Akşener ile İmamoğlu’nun kucaklaşma fotoğrafları nasıl oldu da bugün “Saray’dan değil Saraçhane’den sansürleniyoruz” noktasına geldi?

Hem Sayın Akşener, hem de ben, Pınarhisar’da da bulunduk, Saraçhane’de de. Çünkü her ikisinde de haksızlık vardı ve biz haksızlığın karşısında amasız fakatsız dimdik dururuz ve duracağız. Saraçhane fotoğrafı Türk demokrasi tarihine geçecektir. O gün sabah sayın Akşener’le bir toplantı yapmıştım. Genel bir değerlendirmenin ardından ben İstanbul’a doğru yola çıktım. Bir süre sonra kendisi beni aradı ve Sayın İmamoğlu ile ilgili verilmiş kararın haksızlığına vurgu yaparak İstanbul’a destek olmak için gideceğini ifade etti. Ben de katılmak istediğimi ifade ettim ve Saraçhane’de buluştuk. Bana göre bu tablo bir liderlik örneği, bir samimiyet örneğiydi, ancak bugün gelinen noktada Ekrem Bey’in Erdoğan’a benzemeye başladığını görmek beni gerçekten üzdü. Parası ödenmiş billboardlara sansür uygulayan bir anlayış sayın İmamoğlu’na yakışmadı.

Afişlerin CHP tarafından engellendiğinden emin misiniz, Emin misiniz?

Evet, eminiz. Billboardlar belediye tarafından özel bir şirkete kiralandı, şirket de bunları siyasi partilere kiralıyor. Uygulama böyle. Billboardlardaki afişlerin denetimi 1 Mart’a kadar belediyede, sonrasında ise YSK’da. Biz afişlerimizi hazırladık, billboard’ların kiralarını ödedik, ancak kullanım günü geldiğinde firma bizimle iletişime geçerek, ‘afişleri asamayacağını’ söyledi. Bakın: Kiralanmış ve parası ödenmiş! İzin verilmedi. Aynı zamanda firma, baskının belediyeden geldiğini de bize ifade etti. Buna dair değerlendirme yapan bir CHP’li yetkili, afişlerde partisinin adı geçmemesine rağmen, “Afişler bizi eleştiriyordu, o nedenle engellendi” tarzında açıklamalar yaptı. Türkiye bunları not ediyor, Türk demokrasisi tüm yaşananları kayda geçiyor, hem de milletimizin şahitliğinde.

“Keşke böyle olmasaydı” dediğiniz zamanlar var mı? Süreci buraya getiren ne oldu?

Neredeyse 30 yılı bulan siyasi hayatımda elbette keşkelerim oldu, ancak her bir keşkemden ders çıkardım. Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adam rejimine, bu ceberrut anlayışa ‘dur’ denilebilirdi, olmadı. Sürece dair herkesin kuşkusuz çok değerli görüşleri var, benim de var. Şimdi önümüze bakmak, yerel seçimlerden zaferle çıkmak, AKP’ye ders vermek ve ilk genel seçimlerde bu ceberut, despotik anlayıştan kurtulmak temek hedefimiz.

AKP’de uzun yıllar siyaset yaptınız. Bugün iktidar partisi yetkilileri, muhalefetin içinde bulunduğu dağılmışlık için ne düşünüyordur sizce?

Muhalefetin bir arada olmak gibi bir zorunluluğu yok bana göre. Doğru muhalefet yapmak, umut olmak, çözümün adresi olmak gibi bir sorumluluğu var. Biz de bunun için çaba harcıyoruz. Tüm zorluklara ve engellere rağmen, gece gündüz gayret içindeyiz, çabalıyoruz, milletimizle buluşup kendimizi, kadrolarımızı, projelerimizi ve Türkiye hayallerimizi anlatıyoruz. İnanıyorum ve eminim mutlaka başaracağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpnin-asil-muhalefet-edeni-kendisi-biz-degiliz/feed/ 0