Müşteki – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 21 Mar 2024 21:51:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Muhammed Nuh Kasadar’ın katili için akıl sağlığı raporu istendi https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:51:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5011 İstanbul Bayrampaşa’da bir evdeki dondurucuda cesedi bulunan Muhammed Nuh Kasadar’ı aralarında çıkan kavgada boğarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Hakan Öztürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tarafların avukatları da hazır bulundu.

SAVUNMA YAPMADI

Sanık Öztürk, kimlik tespitinde inşaat işçisi olduğunu belirtirken, mahkeme başkanının dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporları, maktulle bulunan görüntüleri ve iddianameye ilişkin bir diyeceği olup olmadığını sorusuna “Yok” yanıtını verdi. Duruşmada söz verilen sanık Öztürk, savunma yapmayacağını bildirdi.

TELEFONUNDA CİNAYET VİDEOLARI

Mahkeme başkanı sanığın cep telefonunun incelemesinde cinayeti gerçekleştirmeden 10 gün önce bazı aramalar yaptığını, telefonunda kimliği belirsiz ceset ve cinayet videolarının bulunduğunun tespit edildiğini aktardı.

‘BAŞKA BİR KURBANI DAHA EVE ÇAĞIRDI’ İDDİASI

Maktulün ağabeyi Ömer Faruk Kasadar ise sanığın kardeşini planlayarak katlettiğini söyledi.

Kardeşinin cenazesi defnedildikten 2 gün sonra onunla yaşıt birinin kendisini aradığını, bu kişinin sanığın kendisini de evine çağırdığını söylediğini aktardığını belirten Kasadar, haksız yere çalıştırarak parasının verilmediği iddialarının doğru olmadığını dile getirdi. Kasadar, “Bizim ciğerimizi, Türkiye’nin ciğerini yaktı. Allah da onu perişan etsin” dedi.

AKIL SAĞLIĞI İNCELEMESİ

Avukat Can Çelik ise her şeyin ortada olduğunu kaydederek, “Tasarlayarak müteveffayı öldürmüştür. Cezalandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin rapor istenilmesine hükmetti.

Sanık hakkında “yağma” suçundan suç duyurusunda bulunmasını kararlaştıran heyet, sanığın tutukluluk halinin devamını hükmedip duruşmayı erteledi.

“TELEFONDAN UYGULAMA İNDİRİN”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Muhammed Nuh Kasadar’ın babası Mustafa Kasadar’ın aktardığına göre, maktulün 10 Temmuz 2023’te saat 11.00 sıralarında haber vermeden evden ayrıldığı belirtiliyor.

Aynı gün maktulün ağabeyi müşteki Ömer Faruk Kasadar’ın telefonuna “Merhabalar Ömer Bey, şu anda Muhammed elimizde. Ayrıntılı bilgi için Android bir telefondan ‘Connected2’ uygulamasını indirin ve ‘Kasadari’ diye bir hesap oluşturun. Bunun için 15 dakikan var, hesabı aç ve sana yazmamı bekle” şeklinde mesaj gönderildiği kaydedilen iddianamede, müştekinin kendisine şaka yapıldığı gerekçesiyle bunu ciddiye almadığı ifade ediliyor.

40 BİN DOLAR İSTEDİ

İddianamede, gece eve gelmemesi üzerine müştekilerin maktulü aradığı ancak ulaşılamadığı aktarılarak, ailesinin maktulün kaçırılmış olabileceği şüphesiyle polise başvurduğu anlatılıyor.

Müşteki baba Kasadar’ın telefonuna sanık Hakan Öztürk’ün söylediği uygulama indirilip, sanıkla buluşma sağlamak amacıyla görüşülmeye başlandığı kaydedilen iddianamede, müştekilerin iletişime geçmesi sonrası, rehin tuttukları kişiyi 40 bin dolar karşılığında serbest bırakacağını söylediği bildiriliyor.

70 BİN TL’Yİ KABUL ETTİ

İddianamede, ağabey Ömer Faruk Kasadar’ın sanığa 70 bin lira getirebileceğini söylemesi üzerine, sanık Öztürk’ün teklifi kabul ettiği aktarılarak, parayı 12 Temmuz 2023’te Gaziosmanpaşa’daki bir parka bırakmasını istediği, parayı teslim aldıktan sonra maktulü parkın yakınındaki benzin istasyonuna bırakacağını söylediği kaydedildi.

Polis ekiplerinin de güvenlik önlemi alarak parka gittiğine yer verilen iddianamede, müşteki Kasadar’ın parayı parka bıraktıktan sonra sanığın sabaha karşı geldiği ve burada yakalandığı aktarılıyor.

ÖNCE ÖLDÜRÜP SONRA PARÇALADI

İddianamede, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna yer verilerek, maktulün zehirlenerek öldüğüne ilişkin delil bulunamadığı, vücudun ölüm sonrasında parçalanmış olduğu ve ölümünün bağla boğma sonucu meydana geldiği bilgisi verildi.

İlk haksız hareketin sanık Hakan Öztürk’ten geldiğine dikkati çekilen iddianamede, Öztürk’ün “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçunda ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/feed/ 0
Ege Akersoy’un yurt dışı yasağı kaldırıldı https://www.foxhaber.com.tr/ege-akersoyun-yurt-disi-yasagi-kaldirildi/ https://www.foxhaber.com.tr/ege-akersoyun-yurt-disi-yasagi-kaldirildi/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:33:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3397 İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı. Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi.

“YAPTIĞIMIN YANLIŞ OLDUĞUNU BİLİYORUM”

Akersoy, şöyle devam etti:

– 31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköyden Karaköyde geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemiri gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistanda oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm.

– O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi” dedi.

Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti. Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN SOSYAL LİNÇ”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

NE OLMUŞTU?

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi.

İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ege-akersoyun-yurt-disi-yasagi-kaldirildi/feed/ 0
Alman Simone’un evlilik vaadiyle dolandırıcılık davasında beraat https://www.foxhaber.com.tr/alman-simoneun-evlilik-vaadiyle-dolandiricilik-davasinda-beraat/ https://www.foxhaber.com.tr/alman-simoneun-evlilik-vaadiyle-dolandiricilik-davasinda-beraat/#respond Thu, 01 Feb 2024 21:27:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2839 Antalya’da tatil yaparken tanıştığı M.A. (49) ile kiraladığı evde yeni yaşama başlayıp eşinden boşanan Alman uyruklu Simone Sobczynski (65) adlı kadın evlenmeyi düşündüğü ve sonra kendisini terk eden eski sevgilisi için 20 bin euro masraf yaptığını söyleyip dolandırıldığı iddiasıyla mahkemeye başvurdu. Mahkeme, suçun yasal unsurları oluşmadığından M.A. hakkında beraat kararı verdi.

HASTANEDE TANIŞTILAR

Almanya’da bir kızı olan Simone Sobczynski, 2020’de Manavgat ilçesindeki tatilinin ardından ülkesine dönüş sürecinde koronavirüs testi yaptırmak için gittiği özel hastanede M.A. ile tanıştı. Hastanede danışma görevlisi olan M.A.’nın arkadaşlık teklifini reddeden Sobczynski, 2021’de tatil için yeniden Manavgat’a geldi. Ayağını burkması nedeniyle aynı hastaneye tedaviye giden Sobczynski, M.A.’nın gösterdiği yakınlıktan etkilendi. Tatil sürecinde M.A. ile vakit geçiren Sobczynski, ülkesine döndü. İkili, bu süreçte internet ortamında görüşmeyi sürdürdü. Birkaç ay sonra Manavgat’a yeniden tatile gelen Sobczynski’yi, Antalya Havalimanı’nda karşılayan M.A. evlilik teklif etti.

PAHALI HEDİYELER ALDI, PARA GÖNDERDİ

Havalimanındaki sürpriz teklif sonrası Sobczynski, M.A.’nın ilgisinden dolayı Side’de ev kiraladı. M.A. ile yaşamaya başlayan Sobczynski, Almanya’ya gidip, eşine boşanma davası açtı. Daha sonra Side’de kaldıkları evde yaşamlarını sürdüren Sobczynski, iddiaya göre, M.A.’ya istekleri doğrultusunda pahalı hediyeler aldı, banka hesabına para gönderdi. İkili arasındaki ilişki, geçen yıl eylül ayında M.A.’nın evden ayrılmasıyla sona erdi. M.A. daha sonra Sobczynski’nin telefonunu ve sosyal medya hesabını engelleyip, iletişimini kesti.

Geçen sene kasım ayında Almanya’daki davası sonuçlanan Sobczynski ise eşinden ayrıldı. Side’deki evde yaşamayı sürdüren Sobczynski, M.A.’ya verdiği paralar ile hediye ettiği cep telefonu, tablet ve giysi bedelinin 20 bin euro olduğunu hesaplayıp, dolandırıldığı gerekçesiyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundu. Soruşturmanın ardından M.A. hakkında, ‘Müştekiyi evlenme vaadi hilesiyle iradesini fesada uğratarak parça parça maddi menfaat elde ederek üzerine atılı basit dolandırıcılık’ suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldı.

“EVLİLİK TEKLİFİNDEN SONRA DA PARA İSTEDİ”

Manavgat 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde 25 Ocak’ta görülen duruşmada Sobczynski, “25 Nisan 2022 tarihinde havalimanında sanık bana evlilik teklifi yaptı. Evlilik teklifinden önce de para göndermiştim. Kirasını ödemekte sıkıntıya düştüğünü, paraya ihtiyacı olduğunu söylemişti. Bu süreçte beraber olduğum için güveniyordum ve para gönderiyordum. Ben Türkiye’deyken para istiyordu ve çoğunlukla elden veriyordum. Bir defasında emekli olması için para ödemesi gerektiğini söyleyip para istemişti. Emekli olduğunda evli olacağımız için ‘Bu senin de menfaatine olacak’ demişti. Evlilik teklifinden sonra da para istemeye devam etti. İhtiyacı olduğundan dolayı para gönderiyordum. Bir defasında geniş bir eve çıkması için para gönderdim. Bir defasında babasının mezarını yaptırmak için para gönderdim. Motosiklet satın almak için yardım talep etmişti, para göndermiştim” dedi.

“EVLENME VAADİNDE BULUNMADIM”

Suçlamaları kabul etmeyen M.A. ise ifadesinde şunları söyledi:

– Müşteki ile 2 yıla yakın beraberliğimiz oldu. Müşteki Almanya’dan zaman zaman Türkiye’ye geliyordu ve kendisini havalimanından almaya gidiyordum. Bazen de Antalya’da konaklamak zorunda kalıyordum. Bu nedenle yol ve konaklama masrafım oluyordu. Müştekinin maddi durumu benden daha iyi olduğu için masraflarımı gönül rızasıyla karşılıyordu.

– İlişkimiz esnasında müştekiye evlenme vaadinde bulunmadım. Aldığım paraları da evlilik hazırlıkları için almadım. Müştekinin bana sadakatsiz hareketleri olduğunu öğrendim. Bunu söyleyen arkadaşlarım oldu. Ben de sosyal medya hesaplarını takip ettim ve başka kişiyle görüştüğünü anladım. İlişkiyi sonlandırdım.

BERAAT KARARI VERİLDİ

Mahkeme tarafından sanık ile müşteki arasında gönül ilişkisi bulunduğu, tarafların beyanlarında bu ilişkide müştekinin borç olarak veya isteğiyle sanığa para gönderdiği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verildi.

Sobczynski’nin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurup mahkeme kararına itiraz edeceği öğrenildi. Sobczynski’nin avukatı Ali Öksüz, mahkeme kararına şaşırdıklarını ve dava sürecinin devam ettiğini belirtti, istinaf yoluyla karara itiraz edeceklerini dile getirdi.

BAŞKA BİR ALMAN KADINLA DAHA GÖRÜŞÜYOR

Mahkeme kararı sonrası hayal kırıklığı yaşadığını anlatan Simone Sobczynski, M.A.’nın kendisi dışında başka Alman bir kadınla da sevgili olup, parasını aldığını iddia etti. Elindeki tüm delilleri mahkemeye sunduğunu dile getiren Sobczynski, yaşadıklarını şöyle anlattı:

– Koronavirüs testi için gittiğim hastanedeki kayıt işlemlerinden bilgilerimi almış. Almanya’ya gitmek için havalimanındayken aradığında ‘Kusura bakma, evli biriyim. Görüşmek istemiyorum’ dedim. Mart 2021’de tatile Manavgat’a geldiğimde ayağımı burktum, hastaneye gittim. Hastanede görüştük, benimle çok ilgilendi. Teklifini yineledi, kabul ettim. İlişki yaşamaya başladıktan birkaç gün sonra 10 bin euro istedi. Tatile geldiğim için o kadar para yoktu. 500 euro verebildim. Çok sinirlendi, söylendi ve ‘Niye bu kadar az parayla geliyorsun?’ diye kızdı.

– Sonradan öğrendim ki o parayı diğer Alman kadına verecekmiş. Her konuşmamda benden bir şeyler istiyordu. Sonradan anladım. Tablet, telefon, motor kaskı ve motor ceketi, motor pantolonu ve motor çizmesi gibi çok eşya aldım. Bu malzemelerin Türkiye’den alınmasını istemedi, Almanya’dan almamı istedi. Hepsinin faturası ve kredi kartı makbuzu var. 25 Nisan 2022’de Antalya’ya geldim. Havalimanı çıkışında yere çöktü ve yüzük uzatarak evlenme teklifi yaptı.

– İnandım ve ‘evet’ dedim. ‘Almanya’ya dönünce eşimden boşanıp seninle evleneceğim’ dedim. O zaman çok mutluydum. Manavgat’ta ev tuttum, eve yeni eşyalar aldım. Birlikte yaşamaya başladık. Bir gün sabah uyandığımda, yoktu. Eşyalarını alıp gitmişti. Cüzdanımdan 400 euro eksikti. Geleceğini düşündüm ama dönmedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/alman-simoneun-evlilik-vaadiyle-dolandiricilik-davasinda-beraat/feed/ 0