
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun devam eden çatışmalar ve insansız hava aracı (İHA) tehdidi nedeniyle oğlunun gelecek ay yapılması planlanan düğününün ertelenmesini istediği belirtildi.
İsrail devlet televizyonu KAN, Netanyahu’nun küçük oğlu Avner’in 26 Kasım’da düğününün yapılmasının planlandığını kaydetti.

Tel Aviv yakınlarındaki bir bölgede düzenlenmesi planlanan düğün töreninin ertelenmesinin gündemde olduğu ifade edildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Planlanan bir etkinliğin katılımcılara risk oluşturabileceği öne sürüldü. Netanyahu’nun devam eden çatışmalar ve İHA tehdidi nedeniyle oğlunun düğününü ertelemeyi istediği aktarıldı.

Lübnan’dan 19 Ekim’de fırlatılan İHA, İsrail’in kuzeyindeki Kayserya kentinde Netanyahu’nun konutuna isabet etmişti.
Saldırı sırasında Netanyahu ve eşi Sara’nın konutta olmadığı açıklanırken, evin yatak odasının camında ufak hasar oluşmuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Elysee Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, Macron ve Netanyahu telefon görüşmesi yaptı.
Macron, 19 Ekim’de Netanyahu’nun konutunun insansız hava aracı (İHA) ile hedef alındığı saldırıları “kabul edilemez” olarak niteledi ve dayanışma mesajı verdi.
Fransa’nın İsrail’in güvenliğine bağlılığını yineleyen Macron, Hamas lideri Yahya Sinvar’ın ölümünün, “Gazze’de ateşkesin sağlanmasına yönelik müzakerelerin yeni bir aşamaya taşınmasına fırsat sunması gerektiğini” savundu.

İsrail’in Lübnan’a saldırıları bağlamında Macron, sivil altyapıların hedef alınmamasını, sivillerin korunmasını ve bir an evvel ateşkes sağlanmasını istedi.
İsrail ordusunun, Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Geçici Barış Gücü’ne (UNIFIL) yönelik eylemlerini kınayan Macron, BM’nin “Güney Lübnan’daki rolünü tam olarak ifa etmesini” arzu ettiğini belirtti.
İki lider ayrıca, “İran’ın Orta Doğu’da krizlerin yayılmasındaki sorumluluğunu” ele aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Toplantının başında Savunma Bakanı, kabine üyelerine hitaben yaptığı konuşmada esir takası anlaşmasının İsrail için stratejik bir dönüm noktası olduğunu savunarak, İsrail’in anlaşma müzakerelerine devam etmemesi halinde bu durumun etkilerinin esir meselesinden çok daha öteye taşınacağını ve bölgesel savaşa yol açabileceğini söyledi.
Netanyahu’nun, ordunun İsrail işgalinin sürdüğü Mısır ile Gazze sınırındaki 14 kilometrelik Philadelphi Koridoru’ndaki varlığının devam etmesini oylamaya sunmak istediğine dair planlanmamış duyurusu kabine üyeleri arasında gerilime yol açtı.
Başbakan’ın duyurusuna karşı çıkan Gallant, Philadelphi Koridoru’nda kalma yönünde resmi bir karar almanın esir takası müzakerelerinde “İsrail’in elini kolunu bağlayacağını” öne sürdü.
“NETANYAHU’NUN ESİRLERİ İDAM ETME YETKİSİ DAHİ VAR”
Üst düzey bir İsrailli yetkili, Netanyahu’nun konuyu oylamaya sunma niyetini açıklamasının ardından Gallant’ın, “Başbakanın her kararı oylamaya sunma yetkisi, hatta esirleri idam etme yetkisi dahi var.” dediğini söyledi.
Gallant, “Philadelphi Koridoru’nda kalmak veya esir takası yapmak” seçeneklerinden birinin tercih edilmesi gerektiğini ve iki seçeneğe birlikte ulaşılmayacağını kaydetti.
Ayrıca, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Mossad Direktörü David Barnea da oylama öncesinde çekincelerini dile getirdi.
Halevi, ordunun Philadelphi Koridoru’ndaki varlığının devam etmesi yönündeki bir resmi kararın esirlerle ilgili durumu daha da karmaşık hale getireceğini ifade etti.
İKİLİ ARASINDA GERİLİM UZUN ZAMANDIR SÜRÜYOR
Netanyahu ile Gallant, İsrail ile Hamas arasında Gazze’de ateşkes ve esir takası anlaşması için yapılan dolaylı müzakerelerin önündeki engellerden biri olarak görülen, İsrail işgalinin sürdüğü Mısır ile Gazze sınırındaki 14 kilometrelik Philadelphi Koridoru konusunda uzun süredir ayrışma yaşıyor.
Savunma Bakanı Gallant, 27 Ağustos’ta İsrail’in koridorda “bulunması ila bulunmamasının güvenlik engeli oluşturmadığını” belirtirken, Başbakan, “Philadelphi Koridoru’yla ilgili talebimizden geri adım atmayacağız. (Yahudi) ölse de vazgeçmez.” demişti.
İsrail Başbakanı Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
Netanyahu’nun anlaşma teklifine eklediği maddelerin uzlaşıyı zora soktuğu aktarılıyor.
Netanyahu’nun Mısır-Gazze sınır hattındaki “Philadelphi Koridoru’nda” İsrail’in kontrolünü şart koşan maddeyi anlaşmaya eklemesinin görüşmeleri tıkadığı kaydediliyor. Netanyahu, söz konusu maddede geri adım atmayacağının altını çizmişti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail’de Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin getirilmesi için anlaşma imzalanması çağrısının yapıldığı, Netanyahu hükümetine karşı her hafta cumartesi günü düzenlenen protestolar, bu hafta da geniş katılımla devam etti.
Hükümet karşıtı gruplara katılan on binlerce kişi, Gazze’ye saldırıların sonlandırılmaması ve esirlerin geri getirilmesi konusunda siyasi iradenin kayıtsızlığını eleştirerek, ülke tarihinin “en sağcı hükümetinin” istifasını ve erken seçim talep ettikleri protestolarını yineledi.

Tel Aviv, Hayfa, Birüssebi ve Batı Kudüs’ün yanı sıra Netanyahu’nun konutunun bulunduğu kuzeydeki Kayserya kenti ile ülkenin farklı noktalarında hükümetin istifasının ve esirlerin geri getirilmesinin istendiği gösteriler düzenlendi.
Protestoların merkezi, on binlerce İsraillinin akşam saatlerinde toplandığı başkent Tel Aviv’de yer alan, Netanyahu hükümetinin yargı düzenlemelerine karşı yapılan gösterilerde sembolleşen, polisin demir bariyerlerle kapattığı Kaplan Caddesi oldu.
İsrail bayrakları taşıyan binlerce protestocu, Başbakan Netanyahu ve hükümetindeki siyasetçiler aleyhinde pankart, afiş ve dövizler taşıdı, caddede kurulan platformda hükümeti eleştiren konuşmalar yapıldı.

Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerin yakınları da yakındaki Savunma Bakanlığının önünde Netanyahu ve öncülük ettiği hükümete eleştirilerini yöneltti.
Esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yaparak davullar ve düdükler çalan protestocular, “Hepsi hemen eve!”, “Yardım!” yazılı dövizler taşıdı, Netanyahu’yu suçlayan sloganlar attı. Göstericiler, “(Netanyahu) Bibi esirleri serbest bırak!” diye bağırdı.
Burada konuşma yapan İsrailli esir Matan’ın annesi Einav Zangauker, masada Hamas’ın uzlaşabileceğini belirttiği bir anlaşmanın olduğunu, buna rağmen Netanyahu’nun savaşı sonlandırmaya razı olmayacağını dile getirerek, ateşkesi sabote ettiğini söyledi.
Kaplan Caddesi’nden yürüyerek bakanlık binasının önüne gelen hükümet karşıtı protestocular, esir takası talep eden göstericilerle eylemlerini sürdürdü.

Göstericiler, buradan ayrılarak kalabalık gruplar halinde kentin sokaklarında ilerledi.
İsrail polisi, kentin ana arteri Ayalon Otoyolu’na çıkışlarda demir bariyer ve göstericilerin geçişini engellemek için kamyonlar yerleştirerek konuşlandı.
Ayalon Otoyolu’na ilerlemek isteyen göstericilere İsrail polisi atlı birliklerle müdahale etti. İsrail polisi ile göstericiler arasında zaman zaman arbede yaşandı. Göstericiler, kolluk kuvvetlerinden sorumlu aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e hitaben “Ben-Gvir terörist” sloganı attı.
NETANYAHU’NUN EVİNİN ÖNÜNDE GÖSTERİ
Sahil kenti Hayfa’nın yanı sıra kuzeyde Kayserya kentindeki Netanyahu’nun şahsi konutunun çevresinde de binden fazla gösterici İsrail bayrakları, davul ve düdüklerle toplandı. Göstericiler, “Sen baştasın, sen suçlusun!” sloganları atarak hükümetin istifasını ve erken seçim talep etti.

Batı Kudüs’te de binlerce kişi, esirlerin serbest bırakılması için hükümetin anlaşma yapması talebiyle yürüdü.
Hükümetin istifası ve Gazze Şeridi’ndeki esirlerin geri getirilmesi için bir an önce anlaşma imzalanmasını isteyen İsrailliler, ülkenin çeşitli noktalarındaki yolları ve kavşakları kapattı.
130’DAN FAZLA İSRAİLLİ ESİR VAR
Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerle Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
Mısır ile Katar arabuluculuğunda hazırlanan yeni ateşkes ve karşılıklı esir takası anlaşması, Kahire’de görüşülüyor. İsrail, Hamas’ın ateşkes teklifine yanıt vermeden Kahire’ye heyet göndermeyeceğini ve savaşı bitirmeyi kabul etmediğini açıklıyor.
Başta Netanyahu olmak üzere İsrail’deki üst düzey isimler, Gazze Şeridi’nin güneyinde en az bir kez zorla yerinden edilmiş, 1,5 milyon kadar Filistinlinin sığındığı Refah’a saldırı düzenleyeceklerini uluslararası toplumdan gelen uyarılara rağmen yineliyor.
Hamas ise imzalanacak esir takası anlaşmasında Gazze’deki savaşın sona ereceği kalıcı ateşkes konusunda güvence talep ediyor.
İsrail makamlarına göre Gazze Şeridi’nde bazıları hayatta, bazıları ölü 130’dan fazla İsrailli esir bulunuyor.
]]>Esir takası için tüm tekliflerinin Hamas tarafından reddedildiğini iddia eden Netanyahu, İsrail sokaklarında hükümetin istifası, erken seçim ve bir an önce esir takası anlaşması imzalanması için düzenlenen protestolara işaret ederek, “Hamas’ın İsrail’deki ayrışmadan yararlandığını ve hükümete yönelik baskıdan cesaret aldığını” öne sürdü.
Hamas’ın esirleri serbest bırakmak için şartlarını ağırlaştırdığını söyleyen Netanyahu, ilerleyen günlerde Hamas’ın üzerindeki “diplomatik ve askeri baskıyı artıracaklarını” çünkü bunun esirleri geri getirmek ve “zafer kazanmak” için tek yol olduğunu ileri sürdü.
Netanyahu, “İsrail ordusunun savunma ve saldırıda güçlü olduğunu, düşmanlarının İsrail’e galip gelemeyeceğini, kendilerinin üstün olacağını” söyledi.
İsrail ordusunu ve savaşçılarını savunacağını belirten Netanyahu, ABD’nin Batı Şeria’daki insan hakları ihlalleri nedeniyle İsrail ordusuna bağlı “Netzah Yehuda” taburuna yaptırım uygulamayı planladığı haberlerine ilişkin, “Eğer ki birisi İsrail ordusunda bir birime yaptırım uygulayabileceğini düşünüyorsa buna karşı tüm gücümle savaşacağım.” ifadesini kullandı.
HAMAS VE İSRAİL ARASINDAKİ MÜZAKERELER
Hamas, 13 Nisan’da İsrail ile ateşkes teklifine ilişkin cevabını Mısır ve Katar’a ilettiğini duyurmuştu.
İsrail Başbakanlık Ofisi de Hamas’ın cevabının genel hatlarıyla olumsuz olduğuna ilişkin açıklama yapmıştı.
Hamas Siyasi Büro Üyesi ve Batı Şeria Sorumlusu Zahir Cebbarin, “gerçek bir anlaşma olmaksızın İsrailli esirleri kesinlikle teslim etmeyeceklerini” ifade etmişti.
İsrail Başbakanı Netanyahu, İsrail ve uluslararası kamuoyunda siyasi nedenlerden dolayı Hamas ile esir takası anlaşması yapmamakla suçlanıyor.
Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkların başında Hamas’ın kalıcı bir ateşkes talep etmesi buna karşın İsrail’in Gazze’ye saldırılarında ısrar etmesinin geldiği belirtiliyor.
Hamas’ın Gazze Şeridi içinde zorla yerinden edilmiş 1,5 milyondan fazla Filistinlinin kuzeydeki evlerine geri dönmesini talep ettiği İsrail’inse Gazze’de kara işgaline devam etmekte ısrarcı olduğu bilgisi paylaşılıyor.
İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich dahil olmak üzere Netanyahu hükümetinin üst düzey isimleri, esirlerin İsrail’in birinci önceliği olmaması gerektiğini ve Hamas’ı yok etmenin daha önemli olduğunu savunuyor.
Bazı esir yakınları, Netanyahu destekçilerince sosyal medyada gördükleri tepkilerin yanı sıra hükümete çağrıda bulundukları gösterilerde de fiziksel saldırıya uğradıklarını belirtiyor.
İsrail makamlarına göre, Gazze Şeridi’nde, bazıları hayatta bazıları ölü 130’dan fazla İsrailli esir bulunuyor. Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında öldürülen İsrailli esir sayısının 70’i geçtiğini duyurmuştu.
İsrail’in Gazze’ye 7 Ekim’den bu yana aralıksız şekilde devam eden saldırılarında çoğu kadın ve çocuk 34 binden fazla Filistinli can verdi, yaklaşık 78 bin kişi yaralandı. İsrail’in 16 yıldır süren ablukasının ardından kara işgali ve ağır bombardımanına sahne olan 360 kilometrekarelik Gazze’de 2,3 milyon Filistinli, insan hakları örgütlerine göre 21. yüzyılın en ağır insanlık felaketlerinden birini yaşıyor.
]]>
“ABD’nin Hamas’a karşı savaşta 5 aydan uzun süredir İsrail ile omuz omuza durduğunu ve bunu takdir ettiklerini” belirten Netanyahu, “sivil nüfusun savaş alanından çıkarılması ve insani ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğinin farkında olduklarını ve bunun üzerinde çalıştıklarını ABD Dışişleri Bakanı’na ilettiğini” belirtti.
“BLINKEN’A ANLATTIM…”
Netanyahu, “Ama aynı zamanda Blinken’a Refah’a girmeden ve Hamas’ın buradaki tugaylarını etkisiz hale getirmeden Hamas’ı yenmenin yolu olmadığını anlattım. Bunu ABD’nin desteği ile yapmayı umduğumuzu ama gerekirse tek başımıza yapacağımızı söyledim” diye konuştu.
“GAZZE’DEKİ MİSYON TAMAMLANMALI”
İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz da Tel Aviv ile Hamas arasında esir takası müzakerelerinin gündemde olduğu dönemde ülkesini ziyaret eden Blinken ile bir araya geldiğini aktardı.
ABD’nin, İsrail’e verdiği destekten dolayı Blinken’a minnettarlığını sunduğunu kaydeden Gantz, 7 Ekim saldırılarının ardından “Hamas’ı yok etmek için Refah’a operasyon dahil Gazze’deki misyonun tamamlanmasının gerektiğini” muhatabına ilettiğini kaydetti.
“İsrail’in, Gazze’deki sivillere yardım için insani çözümler sunmaya devam edeceğini ancak bu yardımların Hamas’ın eline geçmemesini de sağlayacağını sözlerime ekledim.” ifadelerini kullanan Gantz, Blinken ile “bölgesel güvenlik ve istikrarı” ele aldıklarını belirtti.
BLINKEN’DAN SERT UYARI
ABD’den yayın yapan “Axios” haber sitesinin bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Tel Aviv ile Hamas arasında ateşkes ve karşılıklı esir takası müzakereleri devam ederken İsrail’e gelen Blinken, Netanyahu ile savaş kabinesiyle toplantısında İsrailli muhataplarını uyardı.
Blinken, toplantıda İsrail’in güvenliğinin ve dünyadaki yerinin tehlikede olduğunun altını çizerek, “Çok geç olana kadar bunu fark edemeyebilirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut gidişatla devam eder ve savaş sonrasına dair net bir plan yapılamazsa İsrail’in başa çıkamayacağı büyük bir ayaklanmayla karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıda bulunan Blinken, “Tutarlı bir plana ihtiyacınız var yoksa Gazze’de sıkışıp kalacaksınız.” ifadelerini kullandı.
Blinken, İsrail’in mevcut yöntemleri izlemesi durumunda “Hamas’ın Gazze’de kontrolü elinde tutacağını veya anarşinin ortaya çıkacağını” dile getirdi.
Kaynağa göre, Netanyahu ise Blinken’ın sözleri üzerine, “On yıllarca işimiz başımızdan aşkın olacak.” dedi.
Axios’un Blinken’ın uyarısına ilişkin yorum talebine İsrail Başbakanlık Ofisi’nin henüz yanıt vermediği aktarıldı.
BLINKEN’IN ZİYARETİ
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in, bir günlük Tel Aviv ziyaretinin ardından Washington’a dönmesi bekleniyor.
Bölge turu kapsamında Suudi Arabistan ve Mısır’ı ziyaret eden Blinken, Kahire’de “Refah’a saldırının hata olacağını İsraillilere anlatacağını” dile getirmişti.
FİLİSTİNLİLER, REFAH’A SIKIŞTI
Gazze Şeridi’nin en güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah’ın İsrail saldırılarından önce 280 bin olan nüfusu 5 katından fazla artarak 1,5 milyona ulaştı.
Yeterli miktarda kalacak yerin bulunmadığı ve altyapının yetersiz kaldığı Refah’a İsrail saldırılarından kaçarak sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü, derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.
]]>Uluslararası kamuoyunun “ateşkes” çağrısına yanıt vermeyen Netanyahu, İsrail’in uzun yıllardır en büyük müttefiki olan ABD ile de büyük bir kriz içerisinde.
ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer, Senato’da yaptığı konuşmada, Netanyahu’nun 7 Ekim’den sonraki süreci kötü yönettiğini vurgulayarak, “Bu kritik dönemeçte yeni seçimlerin, İsrail’in geleceğiyle ilgili sağlıklı ve açık bir karar verme süreci için tek yol olduğuna inanıyorum” dedi.
ABD’de en yüksek resmi makama seçilmiş Yahudi olarak nitelendirilen Schumer, konuşmasında kendisinin her zaman İsrail dostu olduğunu ve İsrail lehine olan şeyleri gündeme getirdiğini belirtmişti.
ABD’li Senatör, “Başbakan Netanyahu, kendi siyasi kurtuluşunu İsrail’in çıkarlarının önüne koyarak yolunu kaybetti. Kendisini, Ben-Gvir ve Smotrich gibi aşırı sağcılarla birlikte bir koalisyona soktu ve bunun sonucu olarak Gazze’deki sivil kaybını tolere etmeye fazla meyilli oldu. Bu durum dünya genelinde İsrail’e desteği tarihin en düşük seviyesine itiyor” ifadesini kullandı.
Schumer, Netanyahu’nun yargı reformu konusunda da başarısız olduğunu kaydederek, “İsrail bir firavuna dönüşürse hayatta kalamaz. Hayatı boyunca İsrail’e destek veren biri olarak söylüyorum ki Netanyahu koalisyonu 7 Ekim’den sonra İsrail’in ihtiyaçlarını artık karşılamıyor” demişti.
Gazze’deki saldırılarla birlikte dünyanın konuya bakışının ciddi şekilde değiştiğini belirten Schumer, İsrail halkının da “geçmişte sıkışıp kalan” Netanyahu hükümetinin eylemleri sebebiyle “boğulduğunu” ifade etmişti.
İSRAİL’DEN TEPKİ GECİKMEDİ
Schumer’in sözleri İsrail’de infial yarattı…
The Times of Israel’in haberine göre, Likud Partisi tarafından yapılan açıklamada, Schumer’in sözlerine sert tepki verildi.
Netanyahu’nun halkın büyük çoğunluğu tarafından desteklenen kararlı bir politika izlediği iddia edilen açıklamada, “İsrail muz cumhuriyeti değil, Netanyahu’yu Başbakan seçen bağımsız ve gururlu bir demokrasidir” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Schumer’in sözlerinin aksine, İsrail halkının, Hamas’a karşı kesin bir zaferi desteklediği ve bir “Filistin terör devleti kurulması yönündeki her türlü uluslararası talimatı” reddettiği savunularak, “Senatör Schumer’in İsrail’in seçilmiş hükümetine saygı duyması ve hükümetin altını oymaması bekleniyor. Bu her zaman doğrudur ancak savaş zamanlarında daha da doğrudur” ifadeleri kullanıldı.
İsrail Savaş Kabinesi Üyesi Benny Gantz ise Schumer’in İsrail’de erken seçim yapılması yönündeki çağrılarına sosyal medya platformu X üzerinden yanıt verdi.
Gantz, “ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, İsrail’in dostudur ve bugünlerde dahi bize çok yardımcı oluyor.” diyerek, ABD’li Senatörün açıklamalarında “hata yaptığını” ifade etti.
İsrail’in güçlü bir demokrasi olduğunu ve ülkenin geleceğini yalnızca vatandaşlarının belirleyeceğini savunan Gantz, “Bu konuda herhangi bir dış müdahale yanlış ve kabul edilemez” ifadesini kullandı.

ANA MUHALEFET LİDERİ DE TEPKİLİ
İsrail’de ana muhalefet lideri Yair Lapid, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, Tel Aviv’in ABD’deki en büyük destekçilerini kaybetmesine neden olduğunu belirtti.
Lapid, ABD Senatosu Çoğunluk Lideri Demokrat Chuck Schumer’in, “Netanyahu’nun, 7 Ekim’den sonraki süreci kötü yönettiği” şeklindeki açıklamalarını X sosyal medya hesabından değerlendirdi.
Lapid, “Schumer’in açıklamaları, Netanyahu’nun, İsrail’in ABD’deki en büyük destekçilerini birer birer kaybetmesine neden olduğunu gösteriyor ve daha da kötüsü bunu kasıtlı olarak yapıyor” ifadesini kullandı.
Ana muhalefet lideri, Netanyahu’nun, Gazze Şeridi’nde savaşı kazanma ve İsrail’in güvenliğini korumaya yönelik ulusal çabalara ciddi zarar verdiğini kaydetti.
ABD’li Senatör Schumer, Senato’da yaptığı konuşmada, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savaş Kabinesine yüklenerek İsrail’de yeni seçimlerin yapılması için çağrıda bulunmuştu.
Schumer, “Başbakan Netanyahu, kendi siyasi kurtuluşunu İsrail’in çıkarlarının önüne koyarak yolunu kaybetti. Kendisini, Ben-Gvir ve Smotrich gibi aşırı sağcılarla birlikte bir koalisyona soktu ve bunun sonucu olarak Gazze’deki sivil kaybını tolere etmeye fazla meyilli oldu. Bu durum dünya genelinde İsrail’e desteği tarihin en düşük seviyesine itiyor” şeklinde konuşmuştu.
]]>İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar devam ederken Tel Aviv’de bugün yine eylem vardı.
İsrail Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin politikalarının Hamas’ın güçlenmesini sağladığını savunan göstericiler ellerinde “Netanyahu, senin hükümetin cehennemden gelme”, “Ancak Netanyahu olmadan kazanabiliriz” ve “Netanyahu’yu verip (Gazze’deki İsrailli) esirleri geri alalım” yazılı pankartlar taşıdı.
Göstericiler sık sık “Hemen erken seçim istiyoruz” ve “Utan (Netanyahu)” sloganları attı.
Daha sonra yürüyüşe geçen protestoculardan bir kısmı şehrin ana arterlerinden Ayalon Caddesi’ni trafiğe kapattı.

Göstericilere müdahale eden İsrail polisi, yolda oturma eylemi yapan göstericileri zorla kaldırarak yolu açtı.
Protestocular ile polis arasında yaşanan arbedenin ardından, 4 gösterici gözaltına alındı.

Göstericilerden Yahiam Prior, İsrail hükümetinin 7 Ekim’de Hamas’a karşı başarısız olduğunu söyledi.
Weizmann Enstitüsünde bilim adamı olarak çalışan Prior, “Şimdi de ekonomiyi ve toplumu kötü yönetiyorlar ve geleceğe dair planları yok. En önemli şey gelecek” dedi.
Savaşın bir gün mutlaka biteceğini dile getiren Prior, şunları kaydetti:
“Bu noktaya geldiğinizde bir planınız olması lazım. O zaman bizimle Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinliler ve Katar ve Suudi Arabistan gibi komşularımız arasında bir çeşit düzenlemeye ihtiyaç var. Netanyahu’nun böyle bir planı yok. Netanyahu siyasi olarak pozisyonunu koruyabilmek için savaşı uzatmak istiyor.”
Eleştirilerinin iktidardaki birlik hükümetine mi yoksa sadece Netanyahu’ya yönelik mi olduğu yönündeki soru üzerine Prior, “Hükümetin başında Netanyahu var. Bakanları o seçiyor. Dolayısıyla benim eleştirilerim hem Netanyahu’ya hem de tüm hükümete yönelik” ifadelerini kullandı.

Prior, Netanyahu’nun yıllardır aleyhindeki protestolara rağmen iktidarda kalmayı başardığının hatırlatılması üzerine, bu sefer durumun farklı olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
“(Hamas’ın İsrail’e karşı eylem düzenlediği) 7 Ekim’de yaşananlar korkunçtu (ve bu Netanyahu’nun başbakanlığı zamanında oldu). Halkın buna tepkisiz kalacağını sanmıyorum. Şu an (hükümet karşıtı gösteriler) şiddet içermiyor ve çok yaygın değil çünkü savaş devam ederken insanlar protesto yapmak istemiyor. Savaş halinde olan askerler protesto düzenleyemez. Ancak önümüzdeki haftalarda ve aylarda milyonlarca insanın protesto düzenlediğine şahit olacaksınız.”

“HALKIN PARASINI ÇALDI”
Protestoya katılan Anna Goldman isimli diğer bir İsrailli de Netanyahu’yu, “İsrail’in güvenliğini sağlayamamak ve (halkın) parasını çalmakla” suçladı.
Gazze Şeridi’ne saldırılar başlamadan önce de Netanyahu’ya yönelik eleştirileri olduğunu dile getiren Anna, “(Katar’ın Gazze Şeridi’ne yaptığı yardımlar) Netanyahu, Katar’dan aldığı milyonlarca doları Hamas’a verdi” dedi.
Anna, “Netanyahu, koltuğunu koruyabilmek için savaşı uzatıyor ve İsrail’in güvenliğini sağlayamıyor” ifadelerini kullandı.
Gazze’deki İsrailli esirlerin bir kısmının yapılan müzakereler sonucunda bırakıldığını hatırlatan Anna, diğer esirlerin de serbest bırakılması için “Hamas dahil tüm taraflarla” müzakere yapılması gerektiğini söyledi.

SAVAŞ KARŞITLARI DA DESTEK VERDİ
Netanyahu karşıtı gösteriye Gazze’ye yönelik saldırılara karşı çıkan bir grup da destek verdi.
Savaş karşıtı bu göstericilerden Cindy Anna, İsrail’in Gazze’de katliam yaptığı yönündeki eleştirilere katıldığını söyledi.
Anna, “Bu sorunun (İsrail-Filistin meselesi) askeri bir çözümü yok. Hamas 7 Ekim’de katliam yaptı. Savaş (Gazze’deki İsrailli) esirleri geri getiremez. Müzakere ederek barışa ulaşmalıyız” dedi.
Savaş karşıtı yaklaşık üç yüz kişilik grup daha sonra buradan ayrılarak başka bir noktada eylemlerine devam etti.
]]>