Ölüm – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 22 Oct 2024 14:50:49 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sahil Güvenlik yıldızı Michael Newman hayatını kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/sahil-guvenlik-yildizi-michael-newman-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/sahil-guvenlik-yildizi-michael-newman-hayatini-kaybetti/#respond Tue, 22 Oct 2024 14:50:49 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/sahil-guvenlik-yildizi-michael-newman-hayatini-kaybetti/ Ünlü Hollywood yıldızı Michael Newman, 68 yaşında hayatını kaybetti.

1990’lı yılların ünlü dizisi ‘Sahil Güvenlik’te (Baywatch) David Hasselhoff, Pamela Anderson ve Carmen Electra gibi yıldızlarla birlikte rol alan ve dizideki cankurtaran rolüyle hafızalara kazınan Newman, Parkinson hastalığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayata veda etti.

Newman, kendisine ilk kez Parkinson teşhisi konulduğunda 50 yaşındaydı. 18 yıldır hastalıkla mücadele eden oyuncu, gerçek hayatta cankurtaran olarak çalışan tek ‘Sahil Güvenlik’ oyuncusuydu.

11 sezon boyunca devam eden ve 2001’de final yapan dizi, Los Angeles sahillerinde devriye gezen cankurtaran ekibinin başından geçen olayları konu ediniyordu.

REKLAM

Dizinin 150 bölümünde yer alan Newman, aynı zamanda ‘Sahil Güvenlik’te oynadığı sırada tam zamanlı bir itfaiyeciydi.

‘Baywatch: Moment in the Sun’ adlı belgeselde Newman’ın Parkinson hastalığıyla mücadelesinden bahsedilmişti.

“HASTALIK BANA BİLGELİK KAZANDIRDI”

Ağustos ayında People’a konuşan Newman, “Bu ölümcül hastalık bana düşünmek için çok fazla zaman verdi. Belki de bunu istemiyordum ama bana bilgelik kazandırdı” demişti.

“Vücudum o kadar yavaş değişiyor ki, bunu neredeyse hiç fark etmiyorum” diyen oyuncu, “Parkinson’un artık hayatımın merkezi haline geldiğini kendime sürekli hatırlatıyorum” diye eklemişti.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sahil-guvenlik-yildizi-michael-newman-hayatini-kaybetti/feed/ 0
İSİG: Nisanda 163 işçi hayatını kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/isig-nisanda-163-isci-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/isig-nisanda-163-isci-hayatini-kaybetti/#respond Wed, 17 Jul 2024 21:23:11 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8936 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Nisan 2024’e ilişkin İş Cinayeti Raporu’nu açıkladı.

Rapora göre nisan ayında en az 163 işçi hayatını kaybetti.

Yaş dağılıma göre incelediğinde ise 14 yaş ve altı 2 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 3 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 27 işçi, 30-49 yaş arası 64 işçi, 50-64 yaş arası 51 işçi, 65 yaş ve üstü 8 işçi, yaşını bilmediğimiz 8 işçi hayatını kaybetti.

Raporda, 2024’ün ilk dört ayında ise 597 işçinin hayatını kaybettiği belirtilerek “2024 yılının ilk dört ayında (Ocak’ta 161, Şubat’ta 149, Mart’ta 124 ve Nisan’da 163 olmak üzere) ise en az 597 işçiyi; yani her gün “en az” 5 işçiyi iş cinayetlerinde kaybettik…” ifadelerine yer verildi.

İSİG tarafından yapılan açıklamada “Raporumuzu İstanbul Beşiktaş Gayrettepe’de 16 katlı bir binanın eksi 1. ve eksi 2. katında faaliyet gösteren Masquerade Club (eski Discorium) adlı gece kulübünde tadilat yapıldığı sırada sahnenin yanında meydana gelen yangın sonucu hayatını kaybeden 30 işçi arkadaşımıza adıyoruz” denildi.

İŞKOLLARINA VE ŞEHİRLERE GÖRE DAĞILIM

Nisan ayında iş cinayetlerinin işkollarına ve şehirlere göre dağılımı ise şöyle oldu:

İnşaat, Yol işkolunda 51 işçi; Tarım, Orman işkolunda 36 emekçi (8 işçi ve 26 çiftçi+2 balıkçı); Konaklama, Eğlence işkolunda 20 işçi; Taşımacılık işkolunda 10 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 8 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi; Madencilik işkolunda 5 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 3 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 3 işçi; Enerji işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; Metal işkolunda 2 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 2 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 işçi; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 6 işçi hayatını kaybetti.

46 ölüm İstanbul’da; 7 ölüm Antalya’da; 6 ölüm Sakarya’da; 5’er ölüm Manisa ve Muğla’da; 4’er ölüm Adana, Adıyaman, Ankara, Hatay, Konya, Mersin, Niğde ve Şanlıurfa’da; 3’er ölüm Aydın, Gaziantep, İzmir, Kocaeli, Osmaniye, Sinop ve Sivas’ta; 2’şer ölüm Balıkesir, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Kahramanmaraş, Kayseri, Kütahya, Ordu, Samsun, Siirt ve Zonguldak’ta; 1’er ölüm Aksaray, Artvin, Bilecik, Çorum, Denizli, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Hakkari, Isparta, Karabük, Kastamonu, Mardin, Şırnak, Trabzon, Tokat, Yalova, Arnavutluk ve Karadağ’da meydana geldi.

Nisan ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı ise şöyle açıklandı:

Ezilme, Göçük nedeniyle 35 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 32 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 27 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 16 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 13 işçi; Şiddet nedeniyle 13 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 7 işçi; İntihar nedeniyle 6 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 4 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; diğer nedenlerden dolayı 7 işçi hayatını kaybetti…

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/isig-nisanda-163-isci-hayatini-kaybetti/feed/ 0
Balon balıklarının verdiği zarar ortaya çıktı… 27 ölüm, 143 zehirlenme https://www.foxhaber.com.tr/balon-baliklarinin-verdigi-zarar-ortaya-cikti-27-olum-143-zehirlenme/ https://www.foxhaber.com.tr/balon-baliklarinin-verdigi-zarar-ortaya-cikti-27-olum-143-zehirlenme/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:47:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7929 Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) verilerine göre Akdeniz, yüzde 20 ila 30’u endemik olmak üzere 17 binden fazla deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Yerli türlerin dışında 1000’den fazla yabancı türü de sınırları içinde barındıran Akdeniz’deki türlerin korunması için 1233 deniz koruma alanı bulunuyor.

Akdeniz’deki istilacı yabancı türlerden biri olan balon balığı hakkında Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Lübnan, Suriye, İsrail, Filistin, Mısır, Libya ve Tunus’tan bilim insanlarının yaptığı “Doğu Akdeniz’de İstilacı Balon Balıklarının İnsan Sağlığına Etkilerinin (Saldırılar, Zehirlenmeler ve Ölümler) Değerlendirilmesi” adlı çalışma bilim dergisi Biology’de geçen ay yayımlandı.

Çalışmada, Haziran 2004’ten Aralık 2023’e kadar Doğu Akdeniz’deki balon balığı (Lagocephalus sceleratus) ve turuncu benekli balon balığı (Torquigener Hypsolegeneion) kaynaklı meydana gelen fiziksel saldırı, zehirlenme ve ölüm vakaları ilk kez kapsamlı şekilde ele alındı. İnsan sağlığını etkileyen 198 olayın belgelendiği çalışmada, tüketimden kaynaklı 27 ölüm, 143 ölümcül olmayan zehirlenme ve 28 fiziksel saldırı vakası tespit edilerek incelendi. Kaydedilen vakalarda özellikle 2019’dan sonra hızlı bir artış yaşandığı da gözlemlendi.

EN FAZLA VAKA SURİYE VE TÜRKİYE’DE

Balon balıklarıyla ilgili tespit edilen ilk vakalar Lübnan ve Mısır’dan gelirken, en fazla zehirlenme vakası 64 kişi ile Suriye’den bildirildi. Suriye ve Türkiye, balon balıklarıyla ilgili en fazla vaka rapor edilen iki ülke olurken, Lübnan 16 can kaybıyla balon balığı kaynaklı en fazla ölümün meydana geldiği ülke oldu. En fazla can kaybı yaşanan ikinci ülke olan Türkiye’de 4 ölüm, 24 ölümcül olmayan zehirlenme ve 8 fiziksel saldırı vakası kayıtlara geçti.

Dokularında yüksek miktarda nörotoksin tetrodotoksin (TTX) bulunduran balon balıkları, insan sağlığı açısından risk oluşturuyor. Dünyadaki yaklaşık 200 balon balığının yüzde 28’inden fazlası insan tüketimi için güvenli olmayan seviyelerde TTX içeriyor. Balon balıklarında bulunan TTX’in düşük düzeyi ağrı kesici olarak çok etkili olsa da yüksek dozu ölüme neden olabiliyor.

Zehirlenme semptomları genellikle TTX’in vücuda girişinden yaklaşık 10 dakika ila 6 saat arasında ortaya çıkabiliyor. Sinir ve sindirim sisteminde başlayarak 4 aşamada ilerleyen semptomlar, uzuvlarda uyuşma ve felç, kalp ve solunum sistemlerinde anormallikler ve son olarak meydana gelen bilinç kaybı ile genellikle 6 ila 24 saat içinde ölümle sonuçlanıyor. Hastalar genellikle 24 saat içinde solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetmezse, vücutta kalıcı bir hasar olmadan iyileşebiliyor.

AKDENİZ’DE 13 TÜR VAR

Araştırmada yer alan bilim insanlarından Dr. Aylin Ulman, balon balıklarının insan sağlığına, ekonomiye ve biyoçeşitliliğe zarar verdiği için yüksek düzeyde istilacı tür olarak nitelendirildiğini belirtti.

Akdeniz’de bilinen 13 tür balon balığı bulunduğunu aktaran Ulman, “Kaydedilen türlerden 6’sı Hint-Pasifik kökenli ve bunların 3’ü en yüksek zehir seviyelerine sahip. Hint-Pasifik kökenli Kızıldeniz türleri, Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz’e ulaşıyor. Zehir seviyesi en yüksek ve ne yazık ki sularımıza da gelmiş olan 3 balon balığı türünün bilimsel isimleri Lagocephalus sceleratus, Lagocephalus suezensis, Torquigener hypselogeneion’dur” dedi. 

Türkiye sularında ilk kez 2002’de görülen balon balığının ilerleyen günlerde Akdeniz’in diğer noktalarına da yayılmaya başladığını ifade eden Ulman, Cebelitarık Boğazı ile Karadeniz’de de balon balığına rastlanabildiğini anlattı.

Ulman, keskin dişlere sahip balon balıklarının biyoçeşitlilik üzerindeki etkisi hakkında şu bilgileri verdi: 
“Çok keskin dişleri iki plakaya kaynaşmış olması nedeniyle midye ve yengeç gibi omurgasız hayvanların sert kabuklarını kırabilir, hem de su kolonunda ve dipte yaşayan balıkları yakalayıp yiyebilirler. Bu yüzden, farklı habitatlarda yaşayan geniş bir canlı çeşitliliği üzerinden beslenebilirler. Esas olarak, ahtapot ve kalamar türlerini tercih ediyor gibi görünse de bulabildikleri tüm canlıları yiyorlar, hatta etrafta besin bulamadıklarında yamyamlığa da başvurduklarını düşünüyoruz.” 

ASLA YENMEMELİ

Balon balığındaki zehrin, balığın eti başta olmak üzere tüm organlarında bulunduğu ve kesip çıkarılamadığı bilgisini paylaşan Ulman, “Son yıllarda denizde bulunan, yüzen insanlara da saldırmaya başladılar ancak bu tip saldırılar şimdilik nadir görülen bir durum. İnsanlar balon balıklarını asla yememeli. Kazayla balon balığı yediklerinde ilk yardım tedavisi için vakit geçirmeden tıbbi yardım almalı. Şu ana kadar balon balığı zehrinin bilinen bir panzehiri yok ancak acil tıbbi müdahale gerekli” diye konuştu. 

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün zehirli balon balığının avlanmasını teşvik etmek için balık başına 25 lira ödül koyduğunu hatırlatan Ulman, kendilerinin de bu fikirden yola çıkarak zehirli balon balığının derisini, doğaya dost yöntemlerle egzotik ürünlere dönüştüren ticari bir girişim başlattıklarını bildirdi.

Türkiye denizlerinde şu anda 500’den fazla yabancı tür olduğuna dikkati çeken Ulman sözlerini “Ne yazık ki bir kere yerleştikten ve yayılmaya başladıktan sonra burada kalacakları için onlara alışmak zorundayız. Ancak balon balığı ve aslan balığı gibi ciddi ve zararlı etkilere sahip olanların kontrol altına alınması, yerel biyoçeşitliliğimizin korunması için gerekli” diyerek tamamladı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/balon-baliklarinin-verdigi-zarar-ortaya-cikti-27-olum-143-zehirlenme/feed/ 0
Şubatta en az 144 işçi hayatını kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/subatta-en-az-144-isci-hayatini-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/subatta-en-az-144-isci-hayatini-kaybetti/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:15:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5183 Şubat ayında en az 144, her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Şubat 2024 dönemine ait İş Cinayetleri Raporu’nu açıkladı.

Raporda öne çıkan bölümler şöyle:

* Şubat ayında Kanada ve ABD kökenli Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni’nde 10 milyon ton siyanürlü toprağın 800 metre kayması sonucu 9 işçi göçük altında kaldı ve 20 gün geçmesine rağmen cenazeleri çıkarılamadı.

* Şubatta İnşaat, Yol işkolunda 39 işçi; Taşımacılık işkolunda 17 işçi; Madencilik işkolunda 13 işçi; Tarım, Orman işkolunda 12 emekçi (5 işçi ve 7 çiftçi); Metal işkolunda 11 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 4 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 4 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 4 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 2 işçi; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 9 işçi hayatını kaybetti.

EN ÇOK ÖLÜM İNŞAAT İŞ KOLUNDA

* En çok ölüm inşaat işkolunda meydana geldi. Burada geçen ay dikkat çektiğimiz hususu tekrar hatırlatmamız gerekiyor: 11 deprem şehrimizdeki inşaatların başlaması ile işçi ölümleri haberleri gelmeye başladı. Ocak ayında 17 ve Şubat ayında 12 olmak üzere bu yılın ilk iki ayında en az 29 inşaat işçisinin ölümü bu şehirlerde meydana geldi.

* Şubatta 64 sanayi sektörü işçisi, 42 inşaat sektörü işçisi, 26 hizmet sektörü işçisi ve 12 tarım sektörü işçisi hayatını kaybetti.

* 26 ölüm İstanbul’da; 12 ölüm İzmir’de; 10 ölüm Bursa’da; 9 ölüm Erzincan’da; 6’şar ölüm Antalya ve Konya’da; 5 ölüm Gaziantep’te; 3’er ölüm Balıkesir, Kayseri, Malatya, Sakarya, Şanlıurfa, Zonguldak ve Abhazya’da; 2’şer ölüm Adana, Aksaray, Ankara, Aydın, Çanakkale, Elazığ, Erzurum, Kahramanmaraş, Kocaeli, Manisa, Muğla, Muş ve Tekirdağ’da; 1’er ölüm Adıyaman, Artvin, Bilecik, Burdur, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Hatay, Isparta, Kastamonu, Kırıkkale, Kilis, Mardin, Nevşehir, Ordu, Osmaniye, Trabzon, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat, Gana ve Sırbistan’da meydana geldi.

6 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

* Şubat ayında 18 yaş altında 6 çocuk işçinin hayatını kaybetti. Ocak ayını da eklediğimizde ilk iki ayda 13 çocuk işçi ölümü olduğunun altını çizelim. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasının meydana geldiği sektörün tarım olduğunu düşününce (Mayıs-Eylül arasında) bu yıl çocuk işçi ölümlerinde büyük bir artışın meydana geldiğini söylemeliyiz.

* Yüksekten Düşme nedeniyle 31 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 31 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 25 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 11 işçi; Şiddet nedeniyle 6 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 5 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 4 işçi; İntihar nedeniyle 3 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 1 işçi; diğer nedenlerden dolayı 13 işçi hayatını kaybetti…

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/subatta-en-az-144-isci-hayatini-kaybetti/feed/ 0
İşlenmiş gıdaların yol açtığı 32 sağlık sorunu https://www.foxhaber.com.tr/islenmis-gidalarin-yol-actigi-32-saglik-sorunu/ https://www.foxhaber.com.tr/islenmis-gidalarin-yol-actigi-32-saglik-sorunu/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:15:16 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4751 Hazır yemekler, şekerli tahıllar ve seri üretilen ekmeğin de aralarında bulunduğu gıdalar artık aralarında kanser, tip 2 diyabet ve zihinsel sağlık bozukluklarının da bulunduğu 32 sağlık sorunu riskinin artmasıyla ilişkilendiriliyor.

British Medical Journal’da yazan uzmanlar, bunun kısmen bu tür yiyeceklerin hem yağ, tuz ve şeker içermesini hem de aynı zamanda vitamin ve lif eksikliği olmasından kaynaklandığını iddia ediyor.

Hatta bazıları aşırı işlenmiş gıdaları tütüne benzeterek yetkilileri sigaraya benzer tüketimin azaltılmasına yardımcı olmak için uyarı etiketleri gibi benzer halk sağlığı kontrol önlemleri almaya çağırdı.

Uzmanlar ise gazlı içecekler ve kekler gibi popüler ultra işlenmiş gıdalardan kanserden diyabet ve depresyona kadar sağlık tehlikelerinin tam listesini yayınladı.

İşte 10 milyondan fazla insanı kapsayan çalışmalardan elde edilen ve ultra işlenmiş gıdaların yol açtığı 32 sağlık sorunu…

ÖLÜM ORANI

Tüm nedenlerden ölüm oranı: Bu, tüm nedenlerden kaynaklanan ölümlerin ölçüsüdür. İnceleme, UİG (ultra işlenmiş gıda) içeren yiyecekleri tüketen kişilerde ölüm riskinin yüzde 21 arttığını buldu.

Kansere bağlı ölüm oranı: Genel olarak kanserden ölüm riskinde artış bulunmadı. Ancak bu genel bir rakamdı. İncelemenin üst tahminleri yüzde 24’lük bir risk artışı tespit ederken, düşük tahmin, kanserden ölüm riskinde yüzde 19’luk bir azalma tespit etti.

Kardiyovasküler hastalıktan ölüm: Riski yüzde 50 artırdı.

Kalp hastalığından ölüm: Riski yüzde 66 artırdı.

KANSER

Meme kanseri: Artan risk başına 15.

Kanser (tüm türleri): Riskte yüzde 12 artış.

Merkezi sinir sistemi tümörleri: Riskte yüzde 20 artış.

Kronik lenfositik lösemi: Riskte yüzde 8 artış.

Kolorektal kanser: Riski yüzde 23 artırdı.

Pankreas kanseri: Riski yüzde 24 artırdı.

Prostat kanseri: Riski yüzde 2 artırdı.

AKIL SAĞLIĞI

Uyku sorunları: Yüzde 41 oranında artan risk.

Kaygı: Riski yüzde 48 artırdı.

Yaygın zihinsel bozukluklar: Yüzde 53 oranında artan risk.

Depresif sonuçlar: Riskte yüzde 22 artış.

SOLUNUM SAĞLIĞI

Astım: Riski yüzde 20 artırdı.

Hırıltılı solunum: Riski yüzde 40 artırdı.

KARDİYOVASKÜLER SAĞLIK

Kardiyovasküler hastalık olayları (birleşik): Riskte yüzde 35 artış.

Kardiyovasküler hastalık morbiditesi: Riskte yüzde 20 artış.

Hipertansiyon: Riski yüzde 23 artırdı.

Hipertrigliseridemi: Genel olarak riskte yüzde 5 azalma. Ancak üst tahmin riskte yüzde 50 artış, alt tahminde ise yüzde 40 azalma yönündeydi.

Düşük yüksek yoğunluklu lipoprotein: Riski yüzde 102 artırdı.

GASTROİNTESTİNAL SAĞLIK

Crohn hastalığı: Riski yüzde 71 artırdı.

Ülseratif kolit: Riski yüzde 17 artırdı.

METABOLİK SAĞLIK

Abdominal obezite: Riski yüzde 41 artırdı.

Hiperglisemi: Riskte yüzde 10 artış.

Metabolik sendrom: Riskte yüzde 25 artış.

Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı: Riski yüzde 23 artırdı.

Obezite: Riski yüzde 55 artırdı.

Aşırı kilo: Riski yüzde 36 artırdı.

Aşırı kilo + obezite: Riski yüzde 29 artırdı.

Tip 2 diyabet: Riskte yüzde 40 artış.

Çalışma, bu sağlık sorunlarından herhangi birinin riskini artırmak için tüketilmesi gereken ultra işlenmiş gıdaların belirli bir miktarını belirlemedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/islenmis-gidalarin-yol-actigi-32-saglik-sorunu/feed/ 0
10 yılda 671 çocuk, iş kazalarında can verdi https://www.foxhaber.com.tr/10-yilda-671-cocuk-is-kazalarinda-can-verdi/ https://www.foxhaber.com.tr/10-yilda-671-cocuk-is-kazalarinda-can-verdi/#respond Fri, 01 Mar 2024 21:33:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4076 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2013-2023 yılları arasını kapsayan ‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporu ve Ocak 2024 iş cinayetleri raporu olmak üzere iki rapor yayımladı.

14 YAŞ ALTI 234 ÇOCUK

Son 10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda en çok ölümün yüzde 28’lik oran ile trafik servis kazalarında yaşandığı belirtildi. Ocak 2024 iş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği açıklandı.

‘Çocuk İş Cinayetleri’ raporuna göre son 10 yılda 14 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçi hayatını kaybetti.

EN ÇOK ÖLÜM TARIMDA

İş kollarına göre ölümler en çok yüzde 57’lik oranla Tarım, orman iş kolunda yaşanırken, çocuk işçi ölümlerinin işkollarına göre dağılımı şu şekilde açıklandı:

Tarım, Orman 380 çocuk (250 işçi ve 130 çiftçi); İnşaat, Yol 71 çocuk; Metal 46 çocuk; Konaklama, Eğlence 45 çocuk; Gıda 23 çocuk; Ticaret 21 çocuk; Genel İşler 20 çocuk; Tekstil, Deri 17 çocuk; Taşımacılık 14 çocuk; Ağaç, Kâğıt 11 çocuk; Kimya, Lastik 7 çocuk; Enerji 4 çocuk; Çimento, Toprak, Cam 3 çocuk; Madencilik 1 çocuk; İletişim 1 çocuk; Sağlık 1 çocuk. İşkolunu belirlenemeyen 6 çocuk işçi de çalışırken hayatını kaybetti.

TRAFİK, SERVİS KAZALARINDA 186 ÇOCUK İŞÇİ

Rapora göre 2013-2023 yıllarında çocuk işçi ölümlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Trafik, Servis Kazası nedeniyle 186 çocuk; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 112 çocuk; Ezilme, Göçük nedeniyle 92 çocuk; Yüksekten Düşme nedeniyle 61 çocuk; Şiddet nedeniyle 56 çocuk; Elektrik Çarpması nedeniyle 44 çocuk; Yıldırım Düşmesi nedeniyle 41 çocuk; Patlama, Yanma nedeniyle 25 çocuk; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 14 çocuk; Kesilme, Kopma nedeniyle 13 çocuk; İntihar nedeniyle 9 çocuk; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 8 çocuk; Diğer nedenlerden dolayı 10 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

EN ÇOK ÖLÜM ŞANLIURFA’DA

Son 10 yılda Türkiye’nin 77 şehrinde çocuk işçi ölümlerinin gerçekleştiğinin belirtildiği raporda en çok ölüm yaşanan ilk 5 şehir ise şu şekilde: Şanlıurfa 49 ölüm, Gaziantep 40 ölüm, Adana ve İstanbul’da 33’er ölüm, Konya’da ise 25 ölüm.

Öte yandan Ocak 2024 İş cinayetleri raporuna göre ise ocak ayında en az 158 işçinin hayatını kaybettiği belirtildi. Rapora göre ölümlerin yüzde 18’i ezilme ve göçük, yüzde 17’si trafik servis kazaları, yüzde 16’sı yüksekten düşme olduğu belirtildi.

İş kollarına göre ölümlerin, yüzde 28’i inşaat/yol, yüzde 14’ü taşımacılık, yüzde 10’u tarım/orman, yüzde 7’si ticaret/büro, yüzde 6’sı metal iş kollarında gerçekleşti.

Raporda iş cinayetlerinde ölen 158 kişiden 5’inin kadın, 153’ünün ise erkek olduğu belirtildi. Ocak ayında en çok ölümlerin yaşandığı 6 şehir ise şöyle: İstanbul 24 kişi, İzmir 17 kişi, Şanlıurfa 11 kişi, Gaziantep 10 kişi, Konya 8 kişi, Mersin 7 kişi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/10-yilda-671-cocuk-is-kazalarinda-can-verdi/feed/ 0
Rusya’da muhalif olmak zor… Giden gidene… https://www.foxhaber.com.tr/rusyada-muhalif-olmak-zor-giden-gidene/ https://www.foxhaber.com.tr/rusyada-muhalif-olmak-zor-giden-gidene/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:18:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3638 Rusya’da Putin’in Kremlin’e geldiği 2000 yılından bugüne çok sayıda muhalif isim hayatını kaybetti. Bu can kayıpları Rusya’nın “şüpheli ölümler” listesindeki isimleri artırdı.

Aralarında muhalif politikacı, aktivist, gazeteci, yazarların bulunduğu çok sayıda isme yönelik suikastllerin ardındaki sır perdesi kaldırılamadı. Bu isimlerin ölümleriyle ilgili dava ve soruşturmalar ise kamuoyunu tam anlamıyla tatmin etmedi.

Rusya Federal Cezaevi Hizmetleri (FSİN), tutuklu muhalif Aleksey Navalnıy’nın dün cezaevinde hayatını kaybettiğini bildirdi.

FSİN’den yapılan açıklamada, Yamalo-Nenets Özerk Bölgesi’ndeki 3 no’lu cezaevinde bulunan Navalnıy’nın sağlığının kötüleştiği ve bilincini kaybettiği belirtildi.

Açıklamada, “Navalnıy’a yapılan gerekli tıbbi müdahaleler olumlu sonuç vermedi. Doktorlar öldüğünü tespit etti. Ölüm nedeni araştırılıyor.” ifadelerine yer verildi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, konuya ilişkin olarak Navalnıy’nın ölümünün nedenlerini araştırdığını ve bunun için herhangi bir talimata gerek olmadığını ifade ederek “Doktorlar gerekli araştırmaları yapacaktır” dedi.

Navalnıy’nın ölümü Rusya Devlet Başkanı Putin ile yıldızları barışmayan ve sonunda hayatını kaybeden ya da ölüme yaklaşan o isimleri hatırlattı:

YEVGENİ PROJİN


Profesyonel askerlerden oluşan Wagner’in lideri Yevgeni Prigojin’in içinde bulunduğu özel jet geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Moskova’nın 200 kilometre kuzeybatısında Tver bölgesinde yere çakılarak infilak etmesi sonucu içindeki bütün yolcular hayatını kaybetti.

Prigojin, emrindeki paralı askerlerle 22-23 Haziran 2023’te Rusya’da başarısız bir isyan girişimi başlatmıştı. Bu durum onu, bir zamanlar çok yakın olduğu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile karşı karşıya getirmişti. Şüpheli şekilde düşen uçağın yolcu listesinde Prigojin’in adının yer alması olayın bir suikast olabileceği kuşkularını da beraberinde getiriyor.

RAVİL MANAGOV

Rus petrol devi Lukoil’in Yönetim Kurulu Başkanı, Moskova’da kaldığı hastanenin altıncı katında pencereden düşerek hayatını kaybetti. Polis, Maganov’un intihar ettiğinin tahmin edildiğini duyurdu. Maganov’a kalp rahatsızlığının yanı sıra depresyon teşhisi konulmuştu. Rus petro devi Lukoil ülkenin en büyük Petrol şirketi olarak Ukrayna Savaşı’nın bitmesi çağrısında bulunmuştu. Maganov Lukoil şirketinden yaşamını yitiren ilk yetkili değil. Şirket yöneticilerinden Aleksander Subbotin de Ukrayna Savaşı’nın başlamasından sonra alkol bağımlılığı nedeniyle tedavi gördüğü sırada yaşamını yitirmişti.

SERGEY SKRIPAL


Devlet sırlarını İngiliz istihbaratına aktaran eski bir Rus çifte ajan olan Sergei Skripal ve kızı Yulia, Mart 2018’de İngiltere’deki Salisbury kentindeki bir alışveriş merkezinin dışındaki bankta baygın halde bulunmuştu.

İkili durumları kritik halde hastaneye kaldırılmış ve İngiliz yetkililer, onların 1970’ler ve 1980’lerde Sovyet ordusu tarafından geliştirilen bir grup sinir gazı olan Noviçok ile zehirlendiklerini söylemişti. Her ikisi de hayatta kalmayı başardı.

Rusya, zehirleme olayında rolü olduğu iddialarını reddetti ve İngiltere’nin Rusya karşıtı histeriyi kışkırttığını söyledi.

VLADIMIR KARA-MURZA


Rus muhalif aktivist Vladimir Kara-Murza, 2015 ve 2017 yıllarında kendisini zehirlemeye yönelik girişimlerde bulunulduğuna inandığını söyledi.

Reuters tarafından görülen tıbbi raporlara göre, daha sonra bir Alman laboratuvarı Murza’da yüksek düzeyde cıva, bakır, manganez ve çinko buldu. Moskova, bu konuda rolü olduğu iddiasını reddetti.

ALEKSENDER LITVINENKO


İngiliz yetkililer, eski bir KGB ajanı ve Putin’in muhalifi Aleksender Litvinenko’nun, 2006 yılında Londra’daki Millennium Hotel’de nadir ve güçlü bir radyoaktif izotop olan polonyum-210 karıştırılmış yeşil çay içtikten sonra 43 yaşında öldüğünü söyledi.

İngiliz soruşturması 2016’da Putin’in muhtemelen cinayete onay verdiği sonucuna vardı. Kremlin olayla ilgisi olduğu iddiasını reddetti.

Kıdemli bir İngiliz yargıç tarafından yürütülen soruşturma, cinayetin muhtemelen Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından yönlendirilen bir operasyonun parçası olarak, eski ajanın KGB dönemindeki koruması Andrei Lugovoy ve bir diğer Rusya vatandaşı olan Dmitri Kovtun tarafından gerçekleştirildiğini ortaya çıkardı.

Litvinenko, zehirlenmesinden altı yıl önce Rusya’dan İngiltere’ye kaçmıştı.

ALEKSANDER PEREPILICHNYY

44 yaşındaki Rus, Kasım 2012’de koşuya çıktıktan sonra Londra dışındaki özel güvenlikli bir sitede bulunan lüks evinin yakınında ölü bulundu.

Alexander Perepilichnyy, Rusya’daki kara para aklama sistemine ilişkin İsviçre’de yürütülen bir soruşturmaya yardım ettikten sonra 2009 yılında İngiltere’ye sığındı. Ani ölümü, öldürülmüş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

İngiliz polisi, nadir görülen bir zehirle öldürülmüş olabileceği şüphesine rağmen, cinayet ihtimalini reddetti. Soruşturma öncesi duruşmada, midesinde sarı yasemin bitkisinden gelen nadir ve ölümcül bir zehrin izlerinin bulunduğu açıklandı.

Perepilichny, popüler bir Rus yemeği olan ve kuzukulağı içeren büyük bir kase çorba içmişti. Rusya ilgisi olduğu iddiasını reddetti.

VIKTOR YUŞÇENKO


O zamanlar Ukraynalı bir muhalefet lideri olan Viktor Yuşçenko, Moskova yanlısı Başbakan Viktor Yanukoviç’e karşı Batı yanlısı bir listeyle yarıştığı 2004 başkanlık seçimleri kampanyası sırasında zehirlenmişti.

Yuşçenko, Ukrayna istihbarat teşkilatından yetkililerle Kiev dışında akşam yemeği yerken zehirlendiğini söyledi. Rusya ilgisinin olmadığını belirtti.

Vücudunun normalde mevcut olandan 1000 kat daha fazla dioksin içerdiği bulundu. Zehirlenme nedeniyle yüzü ve vücudu şekil değiştirdi ve sonrasında onlarca ameliyat geçirdi.

ANNA POLITKOVSKAYA


İnsan hakları ihlallerini haber yapan gazeteci Anna Politkovskaya, 7 Ekim 2006’da süpermarketten eve döndükten sonra Moskova’daki dairesinin önünde vurularak öldürüldü.

48 yaşındaki iki çocuk annesi Politkovskaya’nın öldürülmesi Batı’da büyük tepkiye neden oldu ve Rusya’da çalışan muhabirlere yönelik tehlikelere dikkati çekti.

PAVEL ANTOV

Aralık 2022’de Rus iş insanının, 65. doğum gününden 25 gün sonra Hindistan’ın Rayagada kentinde bir otelin penceresinden düştüğü bildirildi.

BBC’nin haberine göre, politikacı ve milyoner, Kiev’deki füze saldırısının ardından Putin’in Ukrayna ile savaşını WhatsApp üzerinden eleştirmiş ancak mesajı hemen silip başka birinin yazdığını iddia etmişti.

MIKHAIL LESIN


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eski danışmanlarından iş insanı ve medya patronu Mikhail Lesin, Kasım 2015’te Washington DC’deki bir otel odasında “kafaya gelen künt kuvvet travması” sonucu ölü bulundu.

Daily Beast’in haberine göre televizyon ağı Russia Today’i (RT) kuran Lesin, ölmeden önce kendisini yolsuzluk suçlamalarından korumak için FBI ile bir anlaşma yapmayı düşünüyordu.

Lesin yıllardır Rusya’daki siyasi yaşamın kalbinde yer alıyordu; zengin ve güçlü isimler hakkında da çok fazla şey biliyordu.

BORIS BEREZOVSKY


Boris Berezovsky, Putin’le arası bozulduktan sonra İngiltere’ye kaçan bir Rus oligarktı. Sürgünü sırasında Putin’i devirmekle tehdit etti. Mart 2013’te Berkshire’daki evinde ölü bulundu, intihar ettiği belirtilmiş olsa da Berezovsky, kilitli bir banyoda boynunda bir bağla ölü bulundu. Adli tabip nasıl öldüğünü açıklayamadı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/rusyada-muhalif-olmak-zor-giden-gidene/feed/ 0
Bir yıl oldu, acı hâlâ aynı… https://www.foxhaber.com.tr/bir-yil-oldu-aci-hala-ayni/ https://www.foxhaber.com.tr/bir-yil-oldu-aci-hala-ayni/#respond Mon, 05 Feb 2024 21:03:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2947 Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan, 11 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin yaraları sarılıyor.

Depremlerin ardından yeniden hayata tutunmaya çalışan afetzedeler, kayıplarını, şehrin cadde ve sokaklarında enkaz altında kalan anılarını ve deprem gününe ait acı dolu hikayelerini ilk günkü gibi zihinlerinde taşıyor.

Geçen bir yılda tarifsiz duygular yaşayan, yaşadıklarını anlatmakta zorlanan Kahramanmaraş ve Hatay’daki konteyner kentlerde kalan afetzedelerin yaptığı röportajlar sırasında en fazla kullandıkları kelime “korku” oldu. Afetzedeler bunun yanı sıra “hüzün”, “çaresizlik”, “ölüm”, “kıyamet”, “endişe”, “felaket”, “acı”, “umut” ve “kayıp” kelimelerini de sarf etti.

Afetzedelerden Sultan Dana, Kahramanmaraş’ta depremlerde ablasını ve yeğenlerini kaybettiğini belirterek, son bir yılın kendisi için çok hüzünlü geçtiğini söyledi.

Sonrasında umuda tutunduklarını anlatan Dana, “İki kız yeğenim şu an bizimle birlikte. Birisi enkazdan 6 gün sonra çıktı. Bu yüzden o bize umut oldu, yeğenlerim umut oldu. Son bir yıl bizim için hüzünlü geçti. Bundan sonrası güzel geçer inşallah.” dedi.

“BENİM KELİMEM BİZİ HAYATTA TUTAN İÇİMİZDEKİ UMUT”

Kahramanmaraş’ta konteyner kentte kalan Fatma Ardınç, depremden bugüne umut ederek gelebildiğini anlattı.

Ardınç, “Benim kelimem bizi yaşatan, hayatta tutan içimizdeki umut. Bu kadar yıkımın ortasında bile filizlenebiliyorsak, gülebiliyorsak halen benim için bunun tek sebebi umuttur.” diye konuştu.

Depreme Kahramanmaraş’ta yakalanan Gülcan Ağırman ise afet anında adeta nutkunun tutulduğunu söyledi.

O sırada ilk aklına gelen kelimenin ise “ölüm” olduğunu aktaran Ağırman, şöyle konuştu:

-Tek bir gerçek vardı, o da sadece ölümdü. Ama o kadar acı olması çok kötüydü. Ben orada bir haftalık sürede sadece bir kere mutlu oldum. O da çocuklarıma sarıldığımda. Ahirete inanıyoruz çok şükür.

-Ölüm zaten var ama orada sondu, bitmişti diye düşünmüştüm. Benim orada yaşadığım en büyük duygu korkudan ziyade çaresizlikti. Kızım o zaman bir yaşındaydı.

-Kızımla yağmurun altında kalmıştım, bizim aracımız yoktu. Betonların kırılma sesine uyandım. Çıkarken sıyrıklarımız vardı.

“DEPREMİ TARİF EDECEĞİM KELİMEM KIYAMET”

Hatay’ın İskenderun ilçesinde depreme yakalanan Fatma Erdoğan, depremi “kıyametin senaryosu” olarak nitelendirdi.

Deprem günü büyük bir korku ve endişe yaşadıklarına dikkati çeken Erdoğan, “O sallantıyı hissedince hemen çocukları alıp dışarı çıkma korkusu oldu. Onları nasıl kucakladığımı, nasıl endişe ile çıkardığımı hatırlamıyorum. Aslında hatırlamak da istemiyorum. Rabb’im bir daha hiç kimseye yaşatmasın inşallah. Benim depremi tarif edeceğim kelimem kıyamet.” ifadelerini kullandı.

İskenderun’da konteyner kentte kalan Sevgi Kavgacı, deprem denildiğinde aklına gelen ilk kelimenin “çaresizlik” ve “ölüm” olduğunu dile getirdi.

Kavgacı, o şoku ancak yaşayanların bilebileceğini belirterek, “O yağmurun altında, üstümüzde hiçbir şey yok. 12 kattan aşağı inene kadar ‘Biz bu apartmandan inemeyiz’ dedik. Çok çaresizdik, ayağımızda ayakkabımız bile yoktu. Gece yattığımız üstümüzle arabaya binmemiz, belediyenin garajına gelmemiz tam 45 dakika sürdü. Yani çocukların ağlaması, bizim o yağmurda üşümemiz, deprem denilince aklımıza ölüm geldi. Torunlarımın bağırtıları halen kulaklarımdan gitmiyor.” dedi.

Depremzede Aysel Karakuş, deprem denildiğinde aklına “korku” ve “şiddet” kelimelerinin geldiğini ifade etti.

O sırada ne yapacaklarını şaşırdıklarını vurgulayan Karakuş, “Yani öyle bir afet, Rabb’im bir daha bizlere göstermesin. O deprem olduktan sonra biz ölümü hissettik. Kendimizi nasıl dışarı attığımızı hatırlamıyorum. Ben, eşim ve torunum o yağmurda dışarıda kaldık. Bütün halk dışarıdaydı. O an ölümü hissetmek gerçekten hem korku verici hem ürpertici bir olay.” diye konuştu.

Depreme eşi ve iki çocuğuyla birlikte yakalanan Emine Ay, deprem anlarının tarif edilemez olduğunu dile getirerek, “Korku ve endişe yaşadık. O an ölecekmişiz gibi hissettik ama şükür ki çocuklarım yanımdaydı. Benim kelimem korku. Çünkü çocuklarıma bir şey olursa, dışarı çıkamazsak, birimiz sağ, birimiz ölü çıkarsa nasıl olacak diye korktuk. Ben çocuklarım olmadan yaşayamam.” ifadelerini kullandı.

Malatya’dan 2,5 yıl önce İskenderun’a taşınan ve depreme burada yakalanan Zeynep Turan ise şunları kaydetti:

-Depreme evde yakalandık. İkisi engelli olmak üzere dört çocuğum var. Eşim ve dört çocuğumla depreme yakalandık. Deprem anını insan hiç hatırlamak istemiyorum. O anda engelli kızım ‘Anne ölüyor muyuz?’ diye bağırdı.

-Babası engelli oğlunu sırtına aldı, aşağı indirdi. İlk aklıma gelen çocuklarımdı, başka da bir şey akla gelmiyor zaten. Çok şükür evimiz yıkılmadı ama o korku bize yetti. Benim de kelimem korku. ‘Acaba çocuklarıma ne oldu, hangimiz sağız, hangimiz öldük?’ diye bir korku yaşadım. İnsan ister istemez korkuyor.

-Oğlum engelli olduğu için kanepede sallanıyor. O an bile ‘Acaba deprem mi oldu?’ diyerek avizelere bakıyoruz.

-Az biraz sallantı olsa engelli kızım ‘Anne deprem oldu’ diye bağırıyor. Bugünümüze şükür ama havalar soğudukça, ambulans sesini duydukça, yer sallandıkça zannediyoruz ki tekrar deprem olacak.

Şerife Behsetoğlu, afet sırasında ve sonrasında çocuklarını kaybetmekten çok korkması nedeniyle depremi “korku” kelimesi ile anlatabileceğini söyledi.

İskenderun’da konteyner kentte kalan Döne Güleroğlu da depremi “korku” kelimesiyle anlattı.

Tır şoförü eşinin o gün evde olmadığını, depremi çocuklarıyla birlikte yaşadığını anlatan Güleroğlu, afet şehitlerine Allah’tan rahmet diledi.

Deprem anını gözyaşları içesinde anlatan Atike Çetinkaya, hatırlamak istemediği 6 Şubat depremlerini korku, üzüntü, kayıplar ve gözyaşı olarak tarif etti.

İlknur Dönmez, o süreçte kıyamet gününü yaşadıklarını belirterek, “Binaların yıkılışını gördük, her şeyi gördük. ‘Aynı şeyleri bir daha yaşayacak mıyız?’ diye korkuyoruz. Yatarken bile rahat yatamıyoruz. Her şeyden korkuyoruz, endişe duyuyoruz. ‘Ailemize bir şey olacak mı, çocuklarımıza bir şey olacak mı?’ diye korkuyoruz.” dedi.

Hatay’da yaşayan Bader Ayper, deprem günü kıyameti yaşadıklarını düşündüğünü, dehşete ve paniğe kapıldıklarını anlattı.

Ayper, büyük emeklerle biriktirdikleri parayla 2022 yılında aldıkları dairenin 6 Şubat’ta yıkıldığını bildirdi.

İskenderun’daki konteyner kentte kalan Seyfettin Sepetçi, “Deprem denilince aklıma gelen kelimeler ‘korku’ ve ‘hüzün.’ Hepsini bir arada yaşadık. Yine de şu an daha iyiyiz. Allah’a çok şükür.” diye konuştu.

“ÖLENLER Mİ KURTULDU BİZ Mİ KURTULDUK?”

Yaşadığı depremleri “felaket” olarak nitelendiren Cemil Baştaş ise “Felaketi biz yaşadık, Hataylılar daha çok yaşadı. Bu felakette en mağdur olan insanlar çocuklar. Bu felaketi halen yaşamaktayız. Acaba diyorum ki ‘Ölenler mi kurtuldu, biz mi kurtulduk?’ Enkaz altında kaldım, 5 saat sonra çevre sakinleri tarafından kurtarıldım. Allah, bir daha böyle bir felaket yaşatmasın. Hepimize geçmiş olsun.” ifadesini kullandı.

Afetzede Mehmet Aynız da güvenlik görevlisi olarak çalıştığı İskenderun Ziraat Bahçesi’nde depreme yakalandığını söyledi.

Çocuklarının ise deprem sırasında evde olduğunu anlatan Aynız, “Eşim ve çocuklarım iki saat enkaz altında kaldılar. Hafif sıyrıklarla atlattılar, çok şükür. Deprem denildiğinde aklıma ‘acı’, ‘hüzün’ ve ‘stres’ geliyor. Kayıplarımız oldu, onların acısını yaşıyoruz. Halen şu an depremin psikolojisini yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bir-yil-oldu-aci-hala-ayni/feed/ 0