İnsan sağlığını da tehdit eden sahte ayakkabılar için uzmanlar uyarıyor. Doç. Dr. Bilgehan Çatal, sahte ayakkabılarda zararlı kimyasallar kullanıldığı takdirde bunun ayaklarda deri döküntülerine yol açabileceğini, hatta bazen kanserojen boyalar kullanılıp uzun dönemde bunlarla ayağın, cildin temas etmesi dolayısı ile kansere bile neden olabileceğini aktardı.
“CİLDİN TEMAS ETMESİ KANSERE BİLE NEDEN OLABİLİR”
Doç. Dr. Bilgehan Çatal, “Sahte ayakkabı ile ilgili en büyük problem bunun bir denetim mekanizmasına tabii olmaması. Lisanslı ayakkabı üreticileri hem devlet hem de bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli olarak denetlenirler. Bu denetlemede kullandıkları malzemenin kalitesine, kullandıkları kimyasalların insan sağlığına zarar verip vermemesine göre denetlemeye tabi tutulurlar. Sahte ayakkabılar merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerde denetimsiz üretiliyor. Bu yüzden kullandıkları boyalar ve kimyasalların insan sağlığına zararlı olup olmadığını bilmiyoruz. Eğer zararlı bir kimyasal kullanıyorlarsa bu, ayaklarda deri döküntülerine yol açabilir, hatta bazen kanserojen boyalar kullanılıp uzun dönemde bunlarla ayağın, cildin temas etmesi kansere bile neden olabilir. Bunun dışında sahte ayakkabılarla ilgili diğer bir problem de orijinal ayakkabıların iç taraflarında ayak destekleri vardır. Ama sahte ayakkabılarda genelde dış taraf benzetilir iç taraf orijinali gibi yapılmaz, çünkü maliyetleri düşürmek isterler. Ayak desteği uygun olmayan ayakkabılar giydiğiniz zaman da uzun süre ayakta kaldığını ya da yürüdüğünüz zaman ayak ve diz ağrılarına sebep olur. Bunun dışında orijinal ayakkabılarda genelde nefes alan ve terletmeyen malzemeler kullanılır, deri olsun ya da sentetik olsun. Yine sahte ayakkabılarda ücreti düşürmek için, maliyeti kısmak için nefes almayan terleten şeyler kullanılır. Bu da ayakta mantar gibi problemlere yol açabilir” dedi.
“İNTERNET ÜZERİNDEN SAHTE ÜRÜNLERİN SATIŞINA CİDDİ MANADA ŞAHİT OLUYORUZ”
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son dönemde çevrimiçi alışveriş sitelerinde sahte ürün satışlarının arttığını belirterek, “İnternet ortamından alışveriş yaparken belki düşük ücretle o ayakkabıyı görüyoruz ve satın alacağımızı düşünüyoruz fakat her zaman bu durum bu şekilde istediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Zira son dönemlerde internet üzerinden sahte ürünlerin satışına ciddi manada şahit oluyoruz. Aynı şekilde dolandırıcılığın da arttığını görüyoruz. Özellikle özel günlerde insanlar birbirine hediye alabilmek için bu internet sitelerini kullanıyorlar. Ayakkabı da bu dönemlerde çok tercih edilen bir eşya durumuna gelmeye başladı. Bu dönemde ayakkabı alırken insanlar faturaya dikkat etmiyorlar. Yani ürün gönderiliyor fakat ürünün faturası söz konusu olmuyor. Hatta bazen internet üzerinden satış gerçekleştiren kişiler bu ayakkabıları satarlarken başkalarının üzerine açılmış IBAN’ları sizle paylaşıyorlar. Bu durum bir dolandırıcılık vakasının yaşanmasına sebebiyet veriyor. Çünkü satıcı kendi IBAN’ını paylaşmıyor, belki kiraladığı bir banka IBAN’ını kullanmış oluyor ve bu sayede aslında hesabını kiralatan ya da hesabı başkaları tarafından ele geçirilen kullanıcılar da bir mağduriyet yaşama durumu ile karşı karşıya kalıyor” ifadelerini kullandı.
“SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN SATILAN AYAKKABILARI ALIRKEN İKİ KERE DÜŞÜNMEMİZ GEREKİYOR”
Tüketicilerin alışveriş yapacakları çevrimiçi siteleri Ticaret Bakanlığı’na ait Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi’nden kontrol etmeleri gerektiğini ifade eden Kırık, “Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi söz konusudur. Bu elektronik ticaret bilgi sistemi Ticaret Bakanlığı’nın oluşturmuş olduğu ve kullanıcılara bilgi verme mahiyetinde açılmış bir veri tabanıdır. Burada sitenin sorgulamasını yapacağız, o ilgili alışveriş sitesi ya da pazar yerinin onaylı olup olmadığını buradan görebilme şansımız söz konusu. Sosyal medya üzerinden satılan ayakkabıları alırken iki kere düşünmemiz gerekiyor. Burada kullanıcı yorumlarına dikkat etmemiz lazım. Hesabın açılış tarihini mutlaka kontrol etmemiz gerekir. Bir de takipçi sayısıyla beğeni sayısını bu noktada analiz etmemiz şarttır. Vatandaşlarımızın bu dönemde çok dikkatli olması gerekiyor. Mutlaka faturaya sahip olmaları gerekiyor. Bildiğiniz üzere 2 hafta içerisinde ayıplı ürün söz konusuysa, burada bir iade hakkı söz konusu oluyor. Fakat bu işlem gerçekleştirilmezse faturayla birlikte tüketici hakem heyetine başvuru yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde tüketici mahkemelerinde de ayıplı ürünü tespit edebilir ama mutlaka faturasını sunarak dava açabilme şansınız söz konusudur” şeklinde konuştu.
“EKONOMİK AÇIDAN DAHA CEZBEDİCİ OLUYOR”
Vatandaşlar ise sağlık açısından zararlı olsa bile fiyat olarak sahte ayakkabıların uygun olduğunu belirtti. Enes Şaduman, “Aslında ben sahte ayakkabı giymiyorum ama giyme olasılığım bulunuyor. Çünkü bu zamanda ekonomik açıdan daha cezbedici oluyor. Çünkü orijinal olanlarda fiyatlar almış başını gidiyor. Sahte ayakkabılar sağlık açısından olmasa da en azından ekonomik açıdan güzel bir seçenek gibi karşımıza çıkıyor” dedi.
]]>Dolandırıcılar, ağabey veya kız kardeşlerine arkadaş veya eş aradıklarını belirterek mesaj atıyor.
Sahte mesajların ardından bir süre sohbet eden dolandırıcılar, kişinin güvenini kazanıp konuşmayı özel konulara getirerek mağdurun fotoğraflarını ele geçiriyor.
Bu görselleri yapay zekayı da kullanarak değiştirdikten sonra kişilerden şantajla para istiyor.
Mağdurlar ailesine ve yakın çevresine mahcup olmamak için şikayetçi olamıyor ve dolandırıcıların ağından kurtulamıyor.
Uzmanlar, arkadaşlık ve çöpçatan internet sitelerinde, mobil uygulamalarda ve sosyal medya gruplarında yer alan bu mesajlardan uzak durulması yönünde uyarıda bulunarak, bu tür durumlarla karşılaşan kişilerin mesaj atan numarayı engellemesini ve adli makamlara başvurmasını önerdi.

Son dönemlerde mesaj yoluyla başlayan dolandırıcılık olaylarının artmaya başladığını belirten Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, şöyle konuştu:
-Evlilik vaadiyle erkeklerin kandırıldığı, dolandırıldığı ve mağdur edildiğine şahit oluyoruz. Ama aynı durumun kadınlar için de geçerli olduğunu ifade etmek mümkün.
-Arkadaşlık grupları, çöpçatan siteleri aracılığıyla dolandırıcılık işleminin gerçekleştirildiği ve siber dolandırıcıların özellikle mağdurları tuzağına düşürdüğünü görüyoruz.
-Burada bir kişinin kardeşiyle sizi evlendirmek istediği, bunun için de kardeşinin çekindiği, fakat bu noktada evlenme konusunda adım atmak istediği, ancak bu adımı atmak isterken de gizlilik konusunda bazı problemler yaşadığı, bundan dolayı da ağabeyini yani bu kişiyi görevli kıldığını ifade ediyor.

“MAĞDUR CİDDİ BİR KORKU VE PANİĞE KAPILMIŞ OLUYOR”
Evlenme amacıyla ya da arkadaş bulma amacıyla bu gruplara katılan kişilerin, bu mesajlardan şüphe duymadığını belirten Murat Kırık,şöyle konuştu:
-Mesaj atan kişi aradan çekiliyor ve sizinle kardeşini bir araya getireceğini ama öncelikle sanal ortamdan bir yazışma meydana getireceğini ifade ediyor. Bundan sonraki süreçte duygusal yazışmalar meydana gelmeye başlıyor.
Kişiyle birlikte özel bilgiler veya özel görüntülerin paylaşılması söz konusu olabiliyor. Çünkü dolandırıcılar kişinin bu noktadaki ilgisini öğrendikten sonra tuzağına düşürebilmek için sahte whatsapp mesajları ortaya koymaya başlıyorlar.
Bu mesajlarda güya cinsel tacizde bulunulduğu ya da müstehcen görüntüleri karşı tarafa gönderdiği, eğer belli bir fidye vermezse bundan sonraki süreçte bu görüntüleri arkadaşıyla, çevresiyle, eşiyle, dostuyla, sosyal medyadaki gruplarda paylaşacağını ifade ediyor. Burada mağdur ciddi bir korku ve paniğe kapılmış oluyor.

“MESAJA CEVAP VEREN TUZAĞA DÜŞMÜŞ OLUYOR”
Bazı internet siteleri aracılığıyla sahte yazışmaların oluşturulabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kırık,şöyle konuştu:
-Burada kullanıcının ismini değiştirebiliyorsunuz, mesajı değiştirebiliyorsunuz, hatta telefon modeline varana dek; bir dolandırıcılık söz konusu olmuş oluyor. O sahte görseller mağdura gönderilmiş oluyor ve mağdur korkusundan dolayı istenen fidyeyi ister istemez vermek durumunda kalıyor. Vermek burada bizi daha kötü bir sonla karşı karşıya bırakıyor.
-Çünkü siber dolandırıcı, karşı tarafın bu konuda açığını görünce yumuşak karnından yakalamaya çalışıyor ve çok daha fazla tehdit ve şantajları devam ettiriyor.
-Burada bir oltalama tuzağı söz konusu. Bunu bir balık avına benzetebiliriz. Balığın yemini oltanın ucuna takıyorsunuz, oltayı sallıyorsunuz. Kimi düşürebilirse ve burada da düşürme oranı yüksek olursa, bu sefer dolandırıcılar daha fazla bu işin üstüne gitmeye çalışıyorlar.
-Dolayısıyla illaki bir gruba girmenize gerek yok. Çünkü bir sanal numara üzerinden, özellikle belli telefonlarda kullanılan mesajlar üzerinden bunlar gönderilmiş oluyor ve kişi bu mesaja cevap verirse tuzağa düşmüş oluyor” dedi.
“DOLANDIRICILAR YAPAY ZEKAYI KULLANIYOR”
Dolandırıcıların yapay zeka kullanarak sahte fotoğraf ve sesler oluşturabildiklerinin altını çizen Kırık, şu ifadeleri kullandı:
Günümüzde yapay zeka ve teknoloji o kadar üst düzeye çıktı ki, artık sahte görselleri ya da internet ortamından görselleri araştırma devri tarihe karışmış oldu. Çünkü artık kullanıcılar ve dolandırıcılar yapay zeka kullanarak hayallerindeki kadın ve erkek profillerini çok kolay bir şekilde oluşturabiliyorlar. Geçmişte görseller aracılığıyla bir tarama yaptığımızda o görselin nerede kullanıldığını bulabiliyorduk, tespit edebiliyorduk. Dolayısıyla profilin sahte olup olmadığını tespit edebilme şansımız vardı. Ama artık yapay zeka kullanıcılara orijinal, özgün içerikler üretebildiğinden dolayı, komut bazlı içerikler üretebildiğinden dolayı karşı taraf bunu anlayamıyor” diyerek vatandaşları uyardı.
“AMAÇ TEHDİT ŞANTAJ VE KORKUYLA PARA SIZDIRMAK”
Bu tür mesajlarla karşılaşan vatandaşların ne yapması gerektiğini de anlatan Doç. Dr. Ali Murat Kırık, “Zaten istenen amaç; tehdit, şantaj ve korkuyla para sızdırmaktır. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda bu hesabı engellemek ve hiçbir şekilde yazışma yapmamak son derece önemlidir. Zira para verseniz de bundan kurtuluşunuz yoktur. Çünkü tam tersi para verdiğinizi gören dolandırıcı, çok daha fazla bu durumu kaşımakta ve sizden çok daha fazlasını istemektedir. O korku ve paniği sezdiği an aslında onun yemi olmuş olursunuz. Başınıza gelen bu olayı emniyet güçlerimizle, bilişim savcılığıyla paylaşmanız, en azından bundan sonra yaşanacak olayların önüne geçmesi ve sizin adınız kullanılarak, farklı bir dolandırıcılık vakasıyla başka birinin karşı karşıya kalmaması açısından oldukça elzemdir” şeklinde konuştu.
]]>