İnsanlık tarihi boyunca ellerden hiç düşmeyen ve insanoğlunda özel bir yeri bulunan tespihler bazen duaların ve yakarışların aracı kimi zaman erkeklerin aksesuarı kimi zaman da koleksiyoncuların vazgeçilmezi oldu. Birbirinden özel taşlar ve bin bir emek ile yapılan tespihler özellikleri kadar fiyatlarıyla da hep dikkat çekiyor. Elazığ’da bir tespih dükkanında satılan Osmanlı sıkma kehribarı da hem fiyatı hem de görüntüsüyle görenlerin ağzını açık bırakıyor. Osmanlı döneminden kalma taşların özel ellerde işlenmesi ile elde edilen kehribar tespih, görüntüsü kadar fiyatı ile de dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 yıl önce yapılan ve bugüne kadar orijinalliğini koruyan Osmanlı kehribarı tespih Elazığ’da 330 bin liraya satılıyor.
Tespih ustası Hadin Bulut yaptığı açıklamada, “Bu tespih Osmanlı sıkma kehribardır. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. O dönemde tespihe çevrilmiş bir üründür. Bu yıla kadar vişne rengi olarak gelmiş. Bazı müşterilerimiz var tekrar tıraşlayalım iç rengi ortaya çıksın dediklerinde tıraşlandı ve kayısı rengine doğru gitti. Ortalama 10-15 yıl sonra tekrar vişne rengine dönecek. Bu tespih kıymetli ve antika üründür. Genelde kıymetini bilenler alıyor. Yatırım için alıyorlar. Şu an istediğimiz rakam 300 bin lira. Altın püskülü ile 330 bin liraya buluyor. Çok nadir bir üründür. Mesela koleksiyoncular ya da tespihçiler bilir, imamenin ve habbenin temizliği ve o dönemden bu güne kadar çatlak olmamış yani değişen olmamış bir üründür. Osmanlının ham döküm fabrikası 1900’lü yılların sonunda kapandı. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. Tam yılını bilemeyiz ama kokusuna ve özelliklerine baktığımız da o kadar bir yılı olduğunu düşünüyoruz. Talep oldukça fazla. Özellikle Araplar ilgi gösteriyor. Son zamanlarda ülkemizde de ilgi görmeye başladı. Yatırımlık alanlar oluyor. Koleksiyon için alanlar oluyor” dedi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saraybosna Üniversitesi Rektörlüğü’nde yapılan tanıtım toplantısına YTB Başkanı Abdullah Eren, kitabın yazarı Dr. Sedat Beslija, akademisyenler, öğrenciler ile Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’da “gönül alma siyaseti” olarak bilinen ve fethedilen bölgelerdeki halkların uyum içinde yaşayarak, hoşgörünün hakim kılınması için uygulanan ve “istimalet” olarak adlandırılan kavram Dr. Beslija tarafından anlatıldı.
YTB Başkanı Eren, programda yaptığı konuşmada, yurt dışındaki Türklerle ve akraba topluluklarla ilişkilerin geliştirilmesine önem verdiklerini, kardeş topluluklardan Bosna Hersek’in de kendileri için önemi olduğunu söyledi. Türkiye’nin 1000’den fazla Bosna Hersekli öğrenciye burslu okuma imkanı verdiğini aktaran Eren, şu an Türkiye’de 100’den fazla Bosna Hersekli öğrencinin de üniversite eğitimini sürdürdüğünü belirtti.
Balkanlar’daki öğrencilere yönelik birçok program yürüttüklerini dile getiren Eren, “Akademik çalışmalarımız var, konferanslar düzenliyoruz ve kitaplar basıyoruz.” dedi.
Eren, dünyanın yaşadığı çok farklı sorunlar bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:
” Gazze’de 11 aydır devam eden hadiseler, bize uluslararası sistemin tamamen çöktüğünü gösteriyor. Artık dünya üzerinde sürdürülebilir bir uluslararası hukuk sistemi olmadığı kanaati hepimizde yerleşiyor. Bugün karşılaştığımız sorunlar bugüne özgüdür. Bugün dünyada 8 milyar insan var. Tarihin hiçbir döneminde bu kadar insan yaşamadı. Tarihin bir döneminde bu coğrafyada kurulan bir huzur ve istikrar ortamı var. Bunu da görmek ve anlatmak tarihçiliğin görevi diye düşünüyorum. Osmanlı Devleti’nin bu coğrafyaya ilk geldiğinde yürütmüş olduğu siyaset bizlere anlatılacak.”
“Türkçesi gönül alma siyaseti”
Dr. Sedat Beslija, yaptığı açıklamada, kitabın kendisinin akademik araştırmaları sonucu ortaya çıktığını belirterek, Boşnakça olan eserinin YTB tarafından Türkçe ve İngilizceye çevrildiğini kaydetti.
Beslija, kitabın yazılmasının kendisine onur ve şeref verdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
“Bosna’da yazılan, Boşnakça yazılan tarih kitapları çok sık Türkçeye, İngilizceye çevrilmiyor. O yüzden bu bize bir şeref verdi. Osmanlı tarihçileri başta rahmetli Halil İnalcık olmak üzere bu ‘istimalet’ kavramını ele almışlardı. Biz bu kavramı Balkanlar ve özellikle de Bosna özelinde araştırmaya, tarihi bağlama oturtmaya çalıştık. Osmanlı istimalet siyasetini anlamak ve anlatmak lazım. İstimalet, Arapça kökenli bir kelime. Çağdaş Türkçesi ise ‘gönül alma siyaseti.’ Osmanlı Devleti, meylettirme, cezbetme, kendi tarafına çekme gibi siyasi stratejileri 15, 16 ve 17. yüzyılda kullanmıştır.”
Osmanlı Devleti’nin istimalet stratejisini diğer Balkan ülkelerinde de kullandığını aktaran Beslija, bu metotlarla Osmanlı’nın yüzyıllar boyunca Balkanlar’da kalıcı olduğunu belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>