İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce desteklenen “Engellerin Ötesinde Müzik” başlıklı proje kapsamında kentteki bir otelde dün başlayan kampa, 15 ila 37 yaşlarındaki 15 otizmli birey katılıyor.
Eğitmenlerin destekleriyle hazırlandıkları koroda hünerlerini sergileyen katılımcılar, solo performanslarıyla dinleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.
Kampı ziyaret eden Çanakkale Valisi Ömer Toraman, gazetecilere, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak için hafta boyunca sosyal etkinlikler gerçekleştirildiğini söyledi.
ÇOMÜ Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Türkmen ve öğretim üyelerine, emeği geçen herkese teşekkür eden Toraman, şöyle konuştu:
“Annelerine, babalarına, yakınlarına onlara destek verdikleri, bu tür etkinliklere dahil ettikleri için teşekkür ederim. Bu etkinlikler çok kıymetli. Otizmli kardeşlerimiz çok üst seviyede parçaları çalabiliyor, icra edebiliyorlar. Önemli olan bu yeteneklerin açığa çıkarılması. Bu proje vesilesiyle bunun gerçekleşmiş olduğunu görmekten de memnuniyet duyuyoruz. Özellikle de otizmli gençlerimizi tebrik etmek istiyorum.”
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arda Aydın da ÇOMÜ olarak sadece bu haftaya özel değil sürekli bu tür etkinlikler yaptıklarını, halkın tüm kesimlerine, ihtiyaçlarına odaklanan, onlarla üreten ve emek veren bir üniversite oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti.
Ziyarette, Dekan Prof. Dr. Uğur Türkmen, proje yürütücüleri, akademisyenler, eğitmenler ve otizmli bireylerin aileleri hazır bulundu.
“Otizm ve Müzik Kış Kampı” yarın sona erecek.
Dünya Engelliler GünüÇanakkale ValiliğiAralıkEğitimSağlıkGüncelMüzikOtizm
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Peki otizm çocuklarda nasıl görünüyor? Bath Üniversitesi’nde psikoloji profesörü ve nöroçeşitlilik uzmanı olan Dr. Punit Shah sık görülen altı belirtiyi sıraladı…
1. GÖZ TEMASINDAN KAÇINMAK
Göz teması kurmamak, çocuğunuzun otizmli olabileceğinin bir işaretidir.
Springwatch sunucusu Chris Packham’ın sunduğu 2023 BBC belgesel dizisi “Inside Our Otistic Minds”ın ilk bölümünde yer alan Dr. Shah, otizmli birçok çocuk için, göz temasından kaçınmanın kaygıyı azaltmaya yardımcı olmasından kaynaklandığını açıklıyor.
Dr. Shah, “Bazı otistik kişilerin göz temasından kaçınmasının nedenleri farklılık gösterir ve tüm otistik insanlar bundan kaçınmaz. Bazıları için bu, sosyal durumları daha iyi yönetmelerine yardımcı olan kaygıyı azaltmaktır.” diye ekledi.
2. DUYGUSAL HASSASİYET
Yüksek seslerden rahatsız olmak, otizmli çocuklarda sıklıkla görülen duyusal bir farklılıktır.
Bu duyusal hassasiyetler, ilgisiz sesleri filtrelemeyi zorlaştırarak rahatsız olmamayı veya dikkatin dağılmamasını zorlaştırarak ezici bir duyguya yol açabilir.
Dr Shah, “Genel olarak bakıldığında, otistik çocukların farklı şeylere karşı duyusal hassasiyetleri vardır. Bu genellikle parlak ışıklar ve yüksek sesler gibi öngörülebilir şeylerin yanı sıra sıra dışı renkler ve desenler de olabilir.” diyor.
3. KONUŞMA ZORLUĞU
Kelimeleri ve cümleleri tekrarlamak ve diğer çocuklar kadar konuşmamak otizmin belirtileri arasında yer alıyor.
Dr. Shah, “Otizmli çocuklarda konuşma genellikle biraz gecikir, ancak her zaman değil. Başka bir işaret, otizmin bir özelliği olabilen, bazen ekolali olarak da bilinen, tekrarlayan ses veya konuşma olabilir.” dedi.
İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’ne (NHS) göre, dili kelimenin tam anlamıyla anlamak, otistik çocukların sıklıkla uğraştığı bir iletişim zorluğudur.
4. TEKRARLAYAN DAVRANIŞLAR
NHS, çocuklarda çok katı bir günlük rutini tercih etmenin ve bu rutin değiştiğinde üzülmenin otizm belirtisi olduğunu söylüyor.
Dr. Shah, bu rutin ihtiyacının kendisini farklı şekillerde ortaya çıkarabileceğini ve kendine özgü olabileceğini, bunun da çocukların alışılmadık alışkanlıklara veya davranış biçimlerine sahip olacağı anlamına geldiğini açıklıyor.
Child Autism UK’e göre, rutini seven ve tekrarlayan davranış belirtileri gösteren otizmli çocuklar, oyuncakla her seferinde aynı şekilde oynayabilir veya sıra sıra dizebilir.
Yardım kuruluşu, işaretlerin “yalnızca sarı yiyecekler yemek, aynı programı defalarca izlemek veya yalnızca favori bir kazak giymek gibi belirli faaliyetler konusunda kısıtlayıcı olmayı” da içerebileceğinin altını çiziyor.
5. TEKRARLAYAN HAREKETLER
Bu sadece tekrarlanan bir rutin anlamında değil, otizmli çocuklar aynı hareketleri tekrar tekrar yapabilirler.
NHS, küçük çocuklarda bunun ellerini çırpmak, parmaklarını sallamak veya vücutlarını sallamak şeklinde ortaya çıkabileceğini söylüyor.
Ancak Child Autism UK, çocukların belirli görsel veya işitsel deneyimler de aramak isteyebileceğini söylüyor.
Yardım kuruluşu, bunun oyuncak bir trendeki tekerlekleri döndürmek, bir çitin parmaklıklarına bakmak veya favori programların tema melodilerini dinlemek gibi göreceli eylemler olabileceğini öne sürüyor.
6. DUYGUYU YANLIŞ ANLAMAK
Child Autism UK’e göre otizmli çocukların arkadaş edinmesi daha zor olabilir ve genellikle yalnız oynamayı tercih ederler.
NHS, bazı çocukların nasıl hissettiklerini söylemekte zorluk yaşayabileceğini ve bazen başkalarının ne hissettiğini anlayamayabileceğini söylüyor.
Ancak duyguları yanlış anlamak ve başkalarının ne düşündüğünü veya hissettiğini anlamamak, çeşitli rahatsızlıkların işareti olabilir.
Dr. Shah, “Bu gerçekten kişiye bağlıdır ve çoğu zaman otizmden ziyade aleksitimi (veya duygusal körlük) gibi otizmle örtüşen koşullarla da ilişkili olabilir.” diyor.
]]>2 NİSAN DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ
2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından 2008 yılında otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan etti.
OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ TARİHÇESİ
2 Nisan, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildi. Her yıl, “Otizm Farkındalık Ayı” olan Nisan ayı boyunca dünya genelinde otizmin sorunlarını ve çözümleri konuşuluyor, araştırmaların teşvik edilmesi ve erken teşhisle tedavinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
OTİZM NEDİR?
Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan, diğerleriyle iletişim kurmayı zorlaştıran ve engelleyen, karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluk olarak tarif edilir.

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ
Otizm en erken 8 aylıkken bulgu verir. 18 aylıkken testlerle tarama yapıldığında sonuç alınır. Güvenilir bir klinik tanı için 3 yaşı bitirmesi beklenmelidir. Göz teması, seslenildiğinde dönüp bakması ve işaret etmesi normal gelişim açısından önemlidir. Belirtileri otizmle karışan hastalıklar vardır. Özellikle dil sorunlarının bazı formları örtüşür.
– Göz kontağı kuramama,
– Yaşıtlarıyla arkadaşlık kuramama,
– Diğerleriyle eğlence, ilgi veya başarıyı paylaşmaya karşı ilgisizlik,
– Empati eksikliği. Otistikler, diğerlerinin acı ve üzüntü gibi duygularını anlamada zorluk çekebilirler,
– Konuşmayı öğrenememe veya konuşmada gecikme. Otistiklerin % 40’ı asla konuşmaz,
– Sohbet etmeye başlamada zorlanma ya da başlamış bir konuşmayı sürdürmede zorlanma,
– Kalıplaşmış veya sürekli tekrarlanan konuşma,
– Aynı şeyleri yapmakta ısrar, rutine sıkı bağlılık,
– Duyusal az veya çok uyarılma,
– Dinleyicilerinin bakış açısını anlamada zorlanma. Örnek vermek gerekirse, karşısındaki kişinin yaptığı espriyi anlamayabilir. Kelimeleri algılayıp anlar ama ima edileni anlayamaz.
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ
Üç tip otizm spektrum bozukluğu vardır:
Otizm
Buna bazen “klasik” otizm denir. “Otizm” kelimesini duyunca çoğu insan böyle düşünüyor. Otistik bozukluğu olan kişilerde genellikle önemli dil gecikmeleri, sosyal ve iletişim sorunları ve sıra dışı davranışlar ve ilgi alanları vardır. Otistik bozukluğu olan birçok kişi de zihinsel engellidir.
Asperger Sendromu
Asperger sendromu olan kişilerde genellikle daha hafif otistik bozukluk belirtileri vardır. Sosyal zorlukları, sıra dışı davranışları ve ilgileri olabilir. Ancak, genellikle dil veya zihinsel engellilik sorunları yoktur.
Yaygın Gelişimsel Bozukluk
Buna bazen “atipik otizm” veya PDD-NOS denir. Otistik bozukluk veya Asperger sendromu için bazı kriterlere uyan, ancak hepsine uymayan kişilere atipik otizm teşhisi konulabilir. Bu insanlar genellikle otistik bozukluğu olanlara göre daha az ve daha hafif semptomlara sahiptir. Belirtiler sadece sosyal ve iletişim sorunlarına neden olabilir.
OTİZM TEDAVİSİ
Şu anda otizm spektrum bozukluğu (OSB) için tek bir standart tedavi yoktur. Ancak semptomları en aza indirmenin ve yetenekleri en üst düzeye çıkarmanın birçok yolu vardır. OSB’li kişiler, uygun tedaviler ve müdahalelerle, tüm yeteneklerini ve becerilerini kullanma şansına sahip olurlar.
En etkili tedaviler ve müdahaleler her insan için genellikle farklıdır. Bazı durumlarda, tedavi otizmi olan kişilerin normal insanlar gibi yaşam sürmesine yardımcı olabilir. Bu amaçla davranışsal eğitim ve özel terapiler uygulanır. Uygulanacak tedavinin aileye uygun olması da önemlidir. Konuşma terapisi, motor yetenekleri artırmaya yönelik terapiler, sosyal ileşim becerisini kazandırmaya yönelik terapiler uygulanan tedaviler arasındadır.
İlaçlar, depresyon, dikkat eksikliği-hiperaktivite, obsesif kompulsif bozukluk gibi otizme eşlik eden durumlarda kullanılabilir.
İLK BELİRTİLERİ GÖZDEN KAÇIRMAYIN
Çocuk Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yasemin Topçu, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizm spektrum bozukluğuna ilişkin bilgiler verdi. Doç. Dr. Yasemin Topçu, nörogelişimsel bozukluk olan otizm hastalığının nedeninin tam bilinmediğini vurgulayarak, “Otizm bebeklik çağında başlayan, çocukluk çağında da görülebilen bir hastalıktır. Otizmde genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu bilinir. Genetik faktörlerin özel bir önemi vardır ama genetik kökenli olmayan da birçok otizm vakası kanıtlanmıştır. Genetik demek anne ya da babada otizm bulunması demek değildir. Çünkü DNA üzerinde nedeni bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkan küçük farklılıklar, anne karnında çocuk gelişirken otizme neden olabiliyor. Çevresel faktörlerde otizme neden olan en önemli sebeplerden biri ise annenin gebelikte geçirdiği hastalıklar ve enfeksiyonlar başta olmak üzere kullandığı ilaçlardır” diye konuştu.
“Çevresel faktörler ve mental gerilik riski artırıyor”
Otizmli çocukların etkilendiği genetik ve çevresel faktörleri Doç. Dr. Topçu, şöyle açıkladı: “Anne karnında radyasyona maruz kalmak, anne ve babanın 40 yaş üstünde olması, erken doğum öyküsünün olması yani 35 haftadan önce ve 2.5 gramın altında doğması çevresel faktörler arasındadır. Bir diğer çevresel faktörler de yeni doğan döneminde yoğun bakımda kalma öyküsü ve kimyasal materyalin yoğun olduğu bölgelerde yaşamaktır. Cep telefonu, tablet ve televizyon gibi teknolojik iletişim araçlarına fazla maruz kalmaları ve sosyal çevreden uzak büyüyen çocuklarda özellikle bu risk faktörü otizmi tetikleyebiliyor. Genetik faktörlere sebebiyet veren durumlar ise Frajil X sendromu, tüberoskleroz gibi bazı özel hastalık gruplarıdır. Sadece mental geriliği olan hastalıklarda da otizm sık olarak görülebiliyor”.
“Konuşma geriliği ve göz temasına dikkat”
Doç. Dr. Topçu, son yıllarda yapılan çalışmalarda 40 çocuktan birinde otizm görüldüğünü ifade ederek, belirtilerini şu şekilde sıraladı: “Otizm sıklıkla 1 ila 3 yaş arasında görülür. Otizmli çocukların en çok ortaya çıkan belirtileri konuşma geriliği ve göz teması kuramamalarıdır. Hastaların 2 aylıktan itibaren başlaması gereken sosyal gülümsemesinin olmaması, agulama gibi konuşma basamaklarının gecikmesi, 1 yaşına geldiğinde çocukların anlamlı bir kelime çıkaramıyor olması, kucağa alınmaktan hoşlanmıyor olması ilk belirtiler olarak ortaya çıkıyor. Dokunmaya hiç cevap vermezler ya da aşırı tepki verirler, oyun çağına geldiği zaman yaşıtlarına ilgi duymazlar ve yaşıtlarıyla birlikte oyun oynamak istemezler. Özellikle senaryoda, oyun kurmada sorun yaşarlar ve cümle kuramazlar. Otizm dediğinizde akla gelen en önemli özellik olan sosyal ve iletişim, etkileşimde kısıtlılık olması, ortak dikkati sağlayamaması ve sosyal hayata uyum sağlayamamasıdır. Günümüzde otizm konusundaki farkındalık arttı. Çünkü aileler artık bilgiye çok kolay ulaşabiliyor ve çocuklarındaki değişimi daha erken fark edebiliyor”.
“Her çocukta belirtiler birbirinden farklı”
Her otizmli bireyin semptomlarının birbirinden farklı olduğunu belirten Doç. Dr. Topçu, “Otizm spektrum bozukluğu denmesinin nedeni belirtilerin ve semptomların farklı veya ağırlık derecesine göre sınıflandırılıyor olmasıdır. Yani bir çocukta bir tek bulgu varken bazı çocuklarda iki ya da üç bulgu olabilir. Hiçbir olgu birbirinin standardı ya da eşi değildir, farklı bulguları bir arada gösterebilir. Otizmli çocukların mental kapasitesi ne kadar iyiyse tedaviden o kadar yarar görürler. Çünkü mental yani zihinsel gerilikle otizm yaklaşık yüzde 30 ila 40 vakada birlikte olabiliyor. O yüzden de mental kapasite ve dil gelişimi ne kadar iyiyse tedaviden yarar görme ihtimali o kadar yüksek oluyor. Erken teşhis de çok önemlidir. Çocuğun durumunda bir farklılık oluştuğu anda mutlaka bir nöroloji, psikiyatr ve psikolog takibinde olması gerekiyor. Fark edilir edilmez çocuğun hangi gelişim alanında gerilik varsa o yönde çocuğa uyarı verilmesi özellikle gerekiyor. Otizm spektrum bozukluğunun ana birim sırasındaki tedavisi bireysel eğitim yani davranış eğitimi ve yapılandırılmasıdır. Daha sonra gelen seçenekler ise eğer otizme eşlik eden dikkat eksikliği, davranış bozukluğu, dürtüsellik, depresyon gibi ekstra psikolojik belirtiler varsa tedavi edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda son dönemde özellikle daha çok ön plana çıkan vitamin destekleri, Omega3 desteği, probiyotikler ve diyet uygulamaları var. Fakat vitamin ve probiyotiklerle ilgili bilgilerimiz çok kısıtlı. Ama genel olarak bir çocuğun eğer bağırsak sistemi ile ilgili kabızlık gibi bir sıkıntısı varsa, kilo almasında ve gelişiminde bir problem varsa biz bu çocukların diyetinin gözden geçirilmesini öneriyoruz. Fakat günümüzde kullanılan yoğun diyet uygulamalarının aslında otizm üzerine kanıtlanmış net bir etkisi yok. Ancak ketojenik diyetin özellikle ağır otizmi olan, davranış bozukluğu olan çocuklarda etkili olduğunu gösteren bazı bilgiler var. Özellikle bazı epilepsi türlerinin de otizm gibi belirti verebileceğini, davranış bozukluğuyla gelebileceğini ve otizm spektrum bozukluğu adı altında hasta araştırırken mutlaka nöroloji değerlendirmenin yapılması gerektiğini öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Komşusu olan özel eğitim öğretmeni Serkan Can’ın müzik çalışmalarının olduğunu öğrenen Aktaş, kendisine ulaşıp Ahmet Kaan’ın müziğe merakından bahsetti.
Can ile yaklaşık bir yıl önce haftada iki saat ritim, davul ve bateri derslerine başlayan Ahmet Kaan, bu enstrümanları çalmayı öğrenmesi ve dikkat süresinin artmasının yanı sıra konser için kente gelen bazı sanatçılarla bir araya gelme imkanı buldu.
Çeşitli etkinliklerle sosyalleşen Ahmet Kaan, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla ramazan davulu çalarak komşularını ziyaret etti. Ahmet Kaan’a teşekkür eden komşular, ikramlarda bulundu.
Anne Emine Aktaş en büyük şanslarının, özel eğitim öğretmeni Serkan Can olduğunu vurguladı.
Can’ın oğluna eğitim verirken asla pes etmediğini dile getiren Aktaş, “Ahmet Kaan’ın yapabileceğini biliyorum ama bazı şeyleri söylemekte yetersiz kalıyoruz.

İnsanların, ‘Otizmli, yapamaz zaten’, ‘Dokundurtmaz kendine’, ‘Yok, olmuyor, şunu yapamadık’ gibi ifadelerine karşı ‘Aslında isteyince oluyor’ demek istiyorum. Çocukla o frekansı yakalayınca çok güzel şeyler oluyor. Bu da onun bir örneği” ifadesini kullandı.
Aktaş, oğlunun müzik derslerinden keyif alarak yola devam etmesine özen gösterdiklerini belirtti.
Bazen nazlandığını, böyle durumlarda müzik eğitimine ara verdiklerini aktaran Aktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Zorla değil de severek yaptırıyoruz. Çünkü zorla yaptırdığımız zaman kısa sürede başarı katedebiliyoruz ama bu uzun mesafede olmuyor. İçine kapanmaya neden oluyor. Biz böyle mutluyuz. Benim hep hayalimdi. Bu müzikle olacakmış, mutluyum. Herkesin görmek istemediği çocuk şu an sahnede. Herkes onu alkışlıyor. Bu benim için inanılmaz bir duygu.”
“İleride bir açık hava konseri neden olmasın”
Baba Erdal Aktaş, Ahmet Kaan’ın müziğe olan yeteneğinin öğretmeni sayesinde ortaya çıktığını anlattı.
Oğlunun müzikteki başarısının kendilerini çok mutlu ettiğini bildiren Aktaş, şunları kaydetti:
“Bu durumdan çok memnunuz. Aklımızdan böyle bir şey hiç geçmiyordu, düşünmüyorduk. Şu an bulutların üstündeyiz. Biz Ahmet Kaan’la normalde bir adım ileri gitmeyi düşünürken bu durum sayesinde koşmaya başladık.
İleride bir konser vermesini istiyoruz. Halkın, insanların içine girsin. Daha öncesinde mesela biz sese çok duyarlıydık. Hiçbir seste rahat duramazdık. Bir düğünde duramazdık. Şu an bir düğünde durup düğünü tamamlayabiliyoruz. Bu bizim için çok büyük bir şey. İleride bir açık hava konseri neden olmasın.”

“Doğru eğitimle gündelik hayatlarına rahatlıkla devam edebiliyorlar”
Öğretmen Serkan Can, doğru eğitimle otizmli bireylerin gündelik hayatlarına rahatlıkla devam edebildiğini söyledi.
Bu durumu Ahmet Kaan ile müzik sayesinde başardıklarını belirten Can, “Amacımız aslında yaşadığımız duruma bir farkındalık kazandırmak. Çünkü otizmli bireyler bunu yapabiliyorlar. Otizmli çocuklar öğrenebiliyorlar. Otizm bir hastalık değil sadece bir farklılık. Herkese bunun mesajını vermek istiyoruz” diye konuştu.
Can, Ahmet Kaan’ın öğrenmeye karşı dirençli olduğunu ancak bunu doğru metotlarla aşabildiklerini dile getirdi.
Onun toplumsal hayata katılımı için sahne aldıklarını, bunun için okullara gittiklerini aktaran Can, şu bilgileri verdi:
“Bateri çalışmalarına yoğurt kovalarıyla başladık. Elimizde enstrüman yoktu, sadece inancımız vardı. ‘Nasıl yapabiliriz?’ dedik. ‘Yoğurt kovalarıyla başlayalım’ dedik. Daha sonra bunu projeye döktük. Ahmet Kaan’ın babası Erdal Bey’in çalıştığı şirkete bir proje sunduk. Okulumuza şu anda herhalde Türkiye’deki en donanımlı müzik sınıfını kurdular. Bu, Ahmet Kaan’ın parmakları ve başarısı sayesinde. Şu an her şeyimiz var. Onun okulunda bütün enstrümanlarımız var.”
]]>