Parti – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 09 Jul 2024 21:04:55 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Davutoğlu’ndan Erdoğan’ın açıklamasına destek https://www.foxhaber.com.tr/davutoglundan-erdoganin-aciklamasina-destek/ https://www.foxhaber.com.tr/davutoglundan-erdoganin-aciklamasina-destek/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:04:55 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8725 Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bugün partisinin ‘Genişletilmiş İstişare Kampı’nın kapanış konuşmasını yaptı. Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

*Kendi iklimini kurabilen, kendi kültürünü oluşturabilen siyasi partiler, kendi siyasi iklimini oluşturabilen ülkeler kalıcı kurumlar oluştururlar. Ve sorunlarla karşılaştıklarında akılla, yürekle bu sorunları çözmeyi başarılar.

*Siyasi partileri de ülkeleri de ayakta tutan, ortak ruhtur. Kurallar önemlidir ama iklim yoksa kuralların nasıl baypas edildiğini yakın dönemde ülkemizde müşahede ettik. Kuralları uygulayacağız ama iklimi kuracağız.

*Kampımızda, dört soruya cevap aradık. Bir: 31 Mart seçimlerinden sonra Türkiye’nin siyasi iklimi, görüntüsü, tablosu nedir ve ülkemizin nereye doğru gitmesi konusunda milletimiz hangi mesajları vermiştir?

*İkincisi: Alandan gelen bilgilerle Türkiye’nin her yerinden bu tabloya bakış açısı nedir? Üçüncü sorumuz: Partimizin bu tablo içindeki konumlanması ne olmalıdır? Dördüncü soru: Bu konumlanma esnasında alınması gereken tedbirler nelerdir?

“TOPLUMDA OTOKRASİYE DOĞRU GİDİŞ KAYGISININ YERİNİ…”

*Çok önemli sonuçlara ulaştık. İlk soru için hepimizi kaygılandırması ama ümitlendirmesi gereken bir olgu var. Türkiye’de siyasetin psikolojisi çok çabuk değişiyor. Geçen sene, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra ülkede iktidarın mutlak egemen olduğu ve artık bazı demokratik kazanımların dahi tehlikeye düşebileceği, AK Parti kitlelerinin dahi ‘Acaba nereye gidiyoruz’ sorusunu sorduğu bir iklim mevcuttu.

*Muhalefet partileri dağınık, kafalar karışık, iktidar aşırı bir özgüvenle, kibir halinde geleceğe bakıyordu. 31 Mart seçimleri bunun tam tersi bir tablo ortaya koydu. Bu sefer iktidar partisi ilk kez ikinci kez parti konumuna geriledi.

*Muhalefet yaşadığı bütün travmaya rağmen, özellikle öfke oylarıyla ana muhalefet partisi öne çıktı. Ve toplumda otokrasiye doğru gidiş kaygısının yerini, ‘Demokratik bir dönem başlayabilir ama sonrası ne olacak’ kaygısı aldı.

“SİYASET ÖZGÜRLEŞİYOR”

*Dün ve bugün yaptığımız istişarelerde geldiğimiz sonuçları paylaşmak isterim. Birincisi: Yeni bir dönem başlıyor. Belki de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni, hatta 2016’dan bu yana ilk kez siyasetin tartışma alanı ve önü açılıyor. Bu önemli bir değişimdir. Geçmişte, son 8 yıldır ittifak partileri, Cumhur İttifakı düşmanlaştırma, şeytanlaştırma, terörle işbirliği iddiasıyla yöntemlediği bir kutuplaştırma stratejisi takip etti.

*Toplum karpuz gibi ortadan ikiye bölündü neredeyse. Birbiriyle konuşamaz niteliğe dönüştü insanlar. Siz iktidarı eleştirdiğinizde hain oldunuz, muhalefette olduğunuzda dış güçlerin ajanı oldunuz. Ama iktidar içindekiler de kendi hallerinden hiç memnun değillerdi. Çünkü ahlaki meşruiyetlerini kaybetmeye başlamışlardı.

*İktidar içindeki tartışmalar kapalı kapılar ardından yapılıyordu. İktidar bağımlılığı oluşmuştu, uyuşturucu gibi iktidarı ‘nasıl olsa güç bizde’ ataletine sevk etmişti. Şimdi siyaset özgürleşiyor. Bu, siyasi partilerin aldığı oyların ötesinde bir gerçektir.

*Belki de en önemlisi iktidar unsurları, AK Parti’nin içerisindeki kesimler ilk defa özgürleşiyorlar. Bu sağlık işaretidir. Muhasebe yapacaklar. ‘Neden 22 sene sonra, mutlak bir iktidar imkanına sahipken AK Parti ikinci parti konumuna düştü?’

“TARİHİ BİR AÇIKLAMA OLARAK GÖRÜYOR VE DESTEKLİYORUZ”

*Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Millete küsmek olmaz. Oturup değerlendireceğiz’ sözünü ciddiye almıştık. Son attığı adımları, özellikle son cuma namazı çıkışı ‘Siyasi yumuşama dönemi başlamıştır’ ifadesini tarihi bir açıklama olarak görüyor ve destekliyoruz. Ancak içinin doldurulması lazım.

*Sayın Erdoğan’ın siyasi hayatının önemli bir kısmında yanında en yakın çalışma arkadaşı olarak bulunmuş, bir kısmında da yapılan yanlışlar karşısında hiç çekinmeden konuşmuş bir siyasetçi olarak şu soruyu sormak isterim kendisine: Bu siyasi yumuşama bir taktik manevra mı, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek stratejik bir dönüşüm kararı mı?

*Hepimiz biliyoruz, Sayın Erdoğan bir siyasi taktik dehasıdır. Ama stratejik hedefler konusunda bir uçtan diğer uca gidecek esnekliğe de sahiptir. AK Parti içindeki arkadaşlarıma seslenerek ifade ediyorum: Onların taktik olarak gücü koruma sorusuna verdiği cevaplar, Türkiye’nin stratejik hedeflerini bir uçtan bir uca savrulur hale dönüştürmüştür.

*2002’de, ekonomik kriz sonrası yolsuzluklarla, hortumlamalarla, siyasi ahlak açısından yaşanan büyük zaaflarla, yasaklarla boğuşan bir Türkiye’den AK Parti kurulurken bunu alıp özgürlüklere, demokrasiye, insan haklarına dayalı yeni bir siyasal düzen, yoksullaşmayı durduracak sosyal adalet anlayışı, ve temiz siyaset anlayışıyla Türkiye’yi bir yere taşımayı hedeflemiştik. Sayın Erdoğan’ın ve iktidardakilerin taktik güçlerini koruma düşüncesi o stratejik hedefi yok etti.

“ERDOĞAN CHP’YE GİDECEKSE BİZDEN BİR KÜÇÜK ÖZRÜ BORCU VAR”

*İktidara ve Sayın Erdoğan’a seslenmek istiyorum: Siyasi yumuşama kararınız ve ifadeniz çok doğrudur, içini stratejik olarak doldurmak şartıyla. Ama amacınız, ‘İkinci parti konumuna düştüm. Bir müddet tartışmaları benim alanımdan çıkarıp muhalefetin içine taşımak için muhalefetin bir liderini öne çıkarıp diğerlerini göz ardı edeyim ve içeride böylece bir tartışma çıkartayım gibi bir taktik manevraysa Türkiye bir yerden diğer yere yine savrulur.

*Çok doğru bir tavır, eleştirmek için söylemiyorum; Sayın Erdoğan CHP Genel Merkez’e gidecekse bizden bir küçük özür borcu var. Eğer 2016 darbesinden sonra Yenikapı ruhu korunmuş olsaydı Türkiye’de ‘tek millet’ çağrısını her alanda söylemek gibi bir ihtiyaç hissetmeden milleti tek bir ruhta birleştirmek mümkün olmaz mıydı?

*Üslubumuzu bunda sonra değiştireceğiz, siyasi yumuşamaysa biz de aynısını yapacağız ama samimiyet görmek istiyoruz.

“NİYE EN YAKIN ARKADAŞLARINIZLA GÖRÜŞMÜYORSUNUZ”

*Arkasından atılması gereken adımların şunlar olduğunu düşünüyorum: Siyasi yumuşamanın bütün kesimlere aynı ölçüde yansıması. Eğer siyasi yumuşamaysa Sayın Erdoğan’ın Gazze konusunda bir özür dileme ihtiyacı var. bayramlarda bile bizimle bayramlaşmaktan kaçan AK Parti, neyin yumuşamasını yapmış olur?

*AK Partili kardeşlerime sesleniyorum: Dönün, Sayın Erdoğan’a sorun, Daha geçen sene terörle işbirliğiyle suçladığınız CHP, Erdoğan görüşmesinden bir gün sonra DEM ile de görüşme yapıp Erdoğan da şimdi orayı ziyaret edecek -ki bunların hepsi doğru- bir sene önce, ‘Masanın altında HDP var’ deyip terörle işbirliği yapmakla suçladığınız CHP ile görüşüyorsunuz -ve doğru da- niye en yakın arkadaşlarınızla görüşmüyorsunuz?

*Anayasa tartışmalarına siyasi yumuşamanın yansıması lazım. Siyasi yumuşama, dikte ettirilmiş anayasa değişikliği veya oyalama taktikleriyle olmaz.

*Numan Kurtulmuş, anayasa görüşmesinde grubumuzu ziyaret ettiğinde, ‘Usul için geldik, detaya girmeyeceğiz’ demiş. Siyasi yumuşama varsa anayasa tartışmalarına limit konmamalı. Türkiye gerçek anlamda sivil bir anayasaya kavuşmalı.

“SİNAN ATEŞ CİNAYETİNE BULAŞAN HERKES EŞKIYADIR”

*Yumuşama varsa görüşlerini beğenmesek bile milli iradeyle seçilmiş milletvekillerine saygı göstereceğiz. AYM kararının gereği olarak Can Atalay’ın TBMM’de göreve başlamasının önünü açacaksınız. AYM üzerindeki tartışmaları bitireceksiniz. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin gereği olan bireysel başvuru hakkını ortadan kaldıracak her teşebbüse karşı çıkacaksınız.

*Biliyorum, Sayın Bahçeli bunların hepsinde size karşı çıkacak. O zaman yol ayrımına geleceksiniz. Basın ve düşünce özgürlüğü başlıklı olarak hapishanelerde bulunan herkesi serbest bırakacaksınız. TRT başta olmak üzere sizin kontrolünüzdeki bütün basın kuruluşlarına, ‘Bundan sonra diğer siyasi partilere de söz hakkı tanıyın’ diye küçük mesaj göndereceksiniz.

*Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi diye Goebbelsvari bir yapının algı operasyonu yaptığı bir ülke halinden çıkaracaksınız. Sinan Ateş cinayetine bulaşan herkes eşkıyadır. Savunan da eşkıyadır vuran da eşkıyadır, katildir.

*Sayın Erdoğan, eşkıyayı korursanız siyasette yumuşama falan olmaz, herkes eşkıyalığa özenir. Devlet, katilin cezasını verir, maktulun de hakkını sorar ve arar. Devlet demişken devleti kastediyorum, ismi ‘Devlet’ olanları değil.

“KHK’LILARIN HAKLARINI VERECEKSİNİZ”

*Mafyatik yapılara karşı net bir tavır alın. Son beş yıldır siyaset mafyatik yapıların gölgesinde yapıldı. Sayın Erdoğan, o geçmişi bir temizleyin. Yumuşaması gereken en önemli unsurlardan biri yoksul halkla onun kanını sömürerek cebindeki son kuruşu çalarak oluşturulan rantiye sınıf arasındaki uçurumu kapatmalısınız.

*Bu halk, ıstakoz yiyenleri görüp nasıl yumuşasın? Niye siyasi ahlak yasasına hala ayak sürüyorsunuz? 15 Temmuz’un Çankaya’ya helikopterle inen darbecibaşını, kardeşini büyükelçi yapacaksınız; parasızlıktan burs alıp da o okullara giden çocukların anne-babalarını cezalandıracaksınız, sivil ölüme mahkum edeceksiniz.

*Yumuşama istiyorsanız darbecilerle iltisakı olmayan KHK’lıların da haklarını vereceksiniz. Özgür Özel ile bir resim verelim, demokrasi geri gelsin. Biz o resimleri çok gördük.

“YÜZDE 37’YE ÇIKABİLECEK MİYDİNİZ?”

*Altılı Masa’da bütün bu çabamızı sürdürdüğümüz için ve onun için bedeller ödediğimizi göre göre bize dönüp ‘Bizden şu kadar milletvekili aldınız’ diye hesaba çekenlere soruyorum şimdi: Eğer o masanın oluşturduğu yumuşama olmasaydı siz yüzde 37’ye çıkabilecek miydiniz?

*Oranlar değişir ama değişmeyecek olan tek şey ilkeleriyle davranan siyasetçilerin gün gelip halkın vicdanında hak ettiği yeri alacakları gerçeğidir.

“BÜTÜN PARTİLERE KAPIMIZ AÇIKTIR, BÜTÜN PARTİLERLE GÖRÜŞÜRÜZ”

*Alanda bize büyük bir teveccüh vardı ama niye oya dönmedi? Bu önemli bir sorudur. İktidara yönelik öfkenin en büyük alternatife yönelmesi önemli bir sebeptir. Bunun bize uygulanan medya ambargolarıyla da ilgili sebepleri vardır.

*Yeni bir yönetime ihtiyacımız var. İstikametimiz doğrudur. Siz, Gelecek Partisi’nin milletvekillerini satılık mal, şahsiyetsiz insanlar mı zannettiniz? İşte buradan bu fitneyi çıkaran tilkilere, çakallara söylüyorum: Gelecek Partisi’nin neferleri, milletvekilleri, il başkanları, kurucuları aslanlar gibi burada.

*Bu yeni üslup içerisinde en zayıf tarafımızın iletişim olduğunu biliyoruz. Biz bu milletin yürekten yüreğe iletişimine talibiz. İlkesel olarak aldığımız kararı paylaşıyorum: Bütün partilere kapımız açıktır, bütün partilerle görüşürüz, milletten oy almış hiçbir partiyi dışlamayız.

*Bugün AK Parti ile CHP’nin böyle görüşüyor olması, bazı ipotekleri siyasetin üzerinden kaldırmıştır. Bizim AK Parti ile görüşmemiz halinde, -görüşme peşinde değiliz- hiçbir CHP’linin ‘AK Parti ile iş mi tutuyorsunuz’ deme hakkı yoktur.

“BİR SİYASİ TUTUM BELGESİ KALEME ALACAĞIZ”

*Bundan sonra yolumuz açık ve nettir. Bizimle görüşmek, birleşmek, bir yapı kurmak, bir şekilde kurumsal ilişki kurmak isteyen bize gelecek. Biz ise doğru bildiğimiz yolda, hiçbir fire vermeden milletin ihtiyaç hissettiği konularda kararlı bir şekilde yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Üç kanatlı yapımızdan üçer temsilciyle bir koordinasyon kurulu kuracağız.

*Bu kurul, partinin gidişatıyla ilgili hem yön verici ve koordine edici çalışmalar yapacak hem de parti organlarının vazifesini ne kadar yaptığıyla ilgili denetim görevini üstlenecek.

*Bu bağlamda bütün bu tartıştıklarımızı, konuştuklarımızı ve özellikle de siyasi partimizin kimliğini kamuoyuyla açık ve net bir şekilde paylaşmak, bundan sonraki yol haritamızın ana unsurlarını milletimize açıklama üzere bir siyasi tutum belgesi kaleme alacağız. En geç bir ay içinde bir toplantıyla kamuoyumuzla paylaşacağız.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/davutoglundan-erdoganin-aciklamasina-destek/feed/ 0
Dervişoğlu isterse, Zafer Partisi’nde kahve güzeldir! https://www.foxhaber.com.tr/dervisoglu-isterse-zafer-partisinde-kahve-guzeldir/ https://www.foxhaber.com.tr/dervisoglu-isterse-zafer-partisinde-kahve-guzeldir/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:30:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8417 İYİ Parti’de dün Olağanüstü Kurultay günüydü. Hatırlarsınız 2017 yılında daha partinin ismi bile belli değil ve siz o partiyi kurarken bir röportaj yapmıştık sizinle. Daha sonra birçok sorun yaşadınız, uyarılarda bulunup partiden ayrıldınız, kendinize yeni bir yol çizdiğiniz. Bugün kurultay sonucunu nasıl değerlendirirsiniz. Sayın Müsavat Dervişoğlu’nu nasıl bilirsiniz?

 

Öncelikle tabii İYİ Parti’yi ve İYİ Parti’nin yeni genel başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik ediyorum. Ama bu kongrenin büyük bir olgunluk içerisinde geçmesini sağlayan Sayın Koray Aydın’ı ve Sayın Tolga Akalın’ı da tebrik ediyorum. Fakat ilginç bir tablo var ortada. Sizin yakından takip ettiğiniz günlerdi, İYİ Parti’yi iki kişi kurduk. Kurucular Kurulu’nu iki kişi oluşturduk. Herkes sonradan katıldı. Bugün partinin iki kurucusu da ayrıldı, yoklar. Tabii “Ben demiştim” demek istemiyorum ama Meral Hanım bugün konuşmasında, İYİ Parti’nin bir üçüncü yol olarak iki kutuplu Türk siyasetinde yola çıktığını söyledi. Evet öyle çıkmıştık. Hatta sizinle yaptığımız röportajda da ifade ettiğim husus buydu. Beni ayrılmaya iten gerekçelerden biri başlar başlamaz bu yoldan İYİ Parti’nin ayrılması ve CHP ile ittifaka girerek, önce genel seçimde alabileceğinin altında oy alması, sonra yerel seçimde CHP ile ittifak yapmasıydı ki, bu ittifak aynı zamanda dağılmış olan Cumhur İttifakı’nın yeniden kurulmasını sağlamıştı. Şiddetle karşı çıktım ve ayrıldım. Tabii siyasette “Keşke olmasaydı” denmiyor. Oldu ve bugünlere gelindi. Meral Hanım’a bundan sonraki hayatında sağlık ve mutluluk diliyorum. İYİ Parti’deki arkadaşlara kapımız açık, Sayın Müsavat Dervişoğlu bir kahve içmek isterse Zafer Partisi’nde güzel kahve yapılıyor.

Bu bir teklif mi?

Hatırlarsanız seçimden önce İYİ Parti’ye seçim işbirliği önerisinde bulunduk. İzah etmek için randevu istedim, verilmedi. Şimdi herhalde randevu isteme sırası İYİ Parti’de.

Sizi kurultaydan önce kimse aradı mı, davet etti mi?

Yok, kurultaya davet eden olmadı beni ama gazeteci arkadaşlar aradılar. Dediler ki “Kurultaya gelecekmişsiniz” Aklımdan bile geçmedi. Fakat ben bugün kurultayın yapıldığı Ankara Ticaret Odası’nın kongre salonunun altındaki kitap fuarında kitaplarımı imzaladım. Tabii kapının önünde bekleyen bazı İYİ Partili arkadaşlarla karşılaştık. Fotoğraf çektirmek isteyenler oldu. Çektirdik, hatta takıldım, “Yayınlama, sonra ihraç ederler seni” diye şakalaştık.

Bir milliyetçi lig tartışması var. Zaman zaman milliyetçilerin bir araya geldiğini biliyoruz. Geçen gün bir tweet attınız, dediniz ki “Milliyetçilik yükselmeye devam edecek”. Böyle diyorsunuz ama çok dağınık değil misiniz? Yavuz Ağıralioğlu’nun partisinin kurulacağı ifade ediliyor. Bir yanda İyi Parti, bir yanda siz, bir yanda BBP, MHP…  Sol partiler için denir ya, bir türlü bir araya gelemiporlar diye. Ama görüyoruz ki milliyetçiler de öyle.

Haklısınız.

Değişik anlayışlar ve milliyetçilik yorumları var. Bunlar arasında uzlaşma sağlanabilecek zeminler de mevcut, sağlanamayacak olanlar da…

Bir gün birleşme olabilir mi?

Siyasette şu olmaz demek mümkün değil. Eğer Erdoğan ile Bahçeli yıllarca birbirine küfür ettikten sonra bir araya gelebiliyorsa neden olmasın. Özetle İmralı’da PKK elebaşısıyla anayasa konuşan bir AKP, altı ay sonra tırnak içinde en sert anti-terörist parti haline dönüşüyorsa siyasette “Bu olmaz” demek mümkün değil.

Önemli olan ilkeler üzerinde konuşmaktır. Türkiye’nin ihtiyaçları neyi gerektiriyorsa… Yoksa birliktelik olsun diye birliktelik olmaz.

Milliyetçi lig?

Evet, bunu gündeme önce Sayın Tuğrul Türkeş’in siyasi danışmanlığını yapan Sinan Baykent adlı bir arkadaşımız gündeme getirdi makalesinde. Çok donanımlı bir siyaset bilimcidir. Tuğrul Bey onu daha da siyasi dile tercüme ederek Türkiye’nin gündemine getirdi. Ama bugün gündemde reel politik anlamda böyle bir şey yok.

“Türk siyasetinde her şey olabilir” diyorsunuz. Biz sizden daha net ve keskin cümleler duymaya alışığız. O yüzden direkt sorayım: İYİ Parti size gelse…

İlkelerden taviz vermeyiz. Mesela Atatürk’ten taviz vermeyiz. Kuruluş değerlerimizden taviz vermeyiz. Milli, üniter, laik devletten taviz vermeyiz. Taviz verilmeden bunlarda uzlaşma sağlanır ise olur tabii ki.

Rahmetli Demirel’in bir lafı var, “Eğer barışmayacaksanız kavga etmeyeceksiniz” der. Kavgalar siyasette kişisel kavga değildir. Bakın size şimdi ilk kez bir şey açıklayacağım.

Buyrun.

Zafer Partisi hiçbir yerde hiçbir partiyi desteklemedi. Bir tek Mersin Mut’ta çok güvendiğim, çok sevdiğim partili arkadaşlarım bana geldiler, “Mut’ta İYİ Parti’nin belediye başkanı adayı gerçek bir Türk milliyetçisi, onun seçilmiş olması, bizim seçilmiş olmamız anlamına gelir. Rica ediyoruz, aday çıkartmayalım ve destekleyelim.” Öyle yaptık, seçildi. Seçim öncesi önerimizi dinleselerdi, ortaya yüzde 20’yi hedefleyen bir dinamik çıkıyordu. Olmadı, ileri tarihte olabilir mi, neden olmasın?

Zafer Partisi olarak, seçimden nasıl bir mesaj aldınız?

Hem saha hem anketler oyumuzu daha yüksek gösteriyordu. Ancak son hafta Erdoğan’dan intikam duygusu ön plana çıkınca sahadaki oyumuzun bir bölümü CHP’ye kaydı. Üniversite sınavları da öğrencilerin oy kullanmasını engellediği için bir oy kaybı yaşadık. Geçen seçimlerde 4.5 milyon seçmene aday çıkararak ulaşamadık. Bu seçimlerde ise 7.5 milyon seçmene aday çıkaramadık. Bunlara rağmen oyumuz rakamsal olarak nerede ise sabit kaldı. Oransal olarak ise 2.2’den 2.6’ya çıktı. Yerel seçim dinamiklerine rağmen bu sonuç bizi tatmin etmese de umut verici. Seçmenimiz genç, eğitimli ve motive, geleceğe umutla bakan kararlı bir seçmen. Kar yağınca önce toprağı soğutur ve bu süreçte erir, tutmaz. Kar toprak soğuduktan sonra tutar.

ÖZEL’İN LİSTESİNDE SIĞINMACILAR YOK

Siyaset, Erdoğan-Özel görüşmesine kilitlendi. Bu görüşmeden ne çıkar, bir öngörünüz var mı?

Nasıl sonuç çıkacak, bilmiyorum. Ama Sözcü Gazetesi’nde çıkan Özgür Özel’in 8 maddesini incelediğim zaman doğrusu hayret ettim. Bu maddeler arasında ülkede yaşayan 13 milyon sığınmacı ve kaçak yok.

“Sayın Erdoğan, bu sınırlarda güvenliği sağlamayı düşünmüyor musunuz?” sorusu yok. Bakın daha dün mahkeme bir Suriyeliyi İstiklal Caddesi’nde bombalama yaptığı ve 6 yurttaşımızı öldürüp, 99 yurttaşımızı yaraladığı için 7 kez müebbet hapse mahkûm etti. Bunların arasında daha ne kadar terörist ajan olduğunu ne ben biliyorum ne siz. Sayın Özgür Özel bunu gündemine almamış. Diğer yandan tabii Erdoğan açısından seçim sonucu bazı politikaları değiştirme ve yeni bir iletişim stratejisi kurma gereğini ortaya çıkardı. Bugün Erdoğan’ın bir benzin istasyonunda vatandaşlarla sohbet ettiği haberine siz de rast gelmişsinizdir muhakkak. 22 senedir bir rant ve soygun ekonomisi var bu ülkede. Bu ülkeyi bitap düşüren, bu ülkenin insanlarını açlığa mahkûm eden, 30,5 milyon insanı sosyal yardım almak zorunda bırakan bir ekonomik darboğaz ve kriz var. Özetle, halkın bu seçimde buna tepki gösterdiğini ve AKP elitinin halktan radikal kopuşunu ortaya çıkardığı bir durumu tamir etme girişimi… Öte yandan bu sürece belki Cumhuriyet Halk Partisi’ni de bir şekilde ortak etmeye yönelik bir girişim olabilir. Bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Mesela anayasa değişikliği süreciyle ilgili dün bir AKP Genel Başkan Yardımcısı’nın “İlk dört maddeyi değiştirmeyeceğiz. Parlamenter demokrasiye dönüş yok. 50+1’den dönüş yok” sözlerini duydum. Kardeşim o zaman neyi değiştireceksiniz? Özetle yerel seçim iktidar açısından bir güven oylamasıydı. Bu güven oylamasından çıkamadı. Bu süreci yumuşatarak unutturma ve düzenleme girişimi olarak görülebilir.

Unutturup, düzenleyebilir mi?

Ekonomik veriler bunun gerçekleşmeyeceğini, krizin daha radikal hale geleceğini gösteriyor. Bir sene içerisinde 250 milyar dolar borç ödeyecekler. Nasıl ödenecek bu borç? Ve hala TBMM Başkanı, ailesiyle Mardin’e özel uçakla gidiyor. Bunun parasını biz ödüyoruz. Hala lüksten, israftan vazgeçilmiyor. Üretimi, verimliliği artırmayı konuşmuyoruz.

POLİSTE CEMAATLEŞME, TARİKATLAŞMA VAR

Adıyaman Altınşehir Polis Merkezi Amirliği’nde görev yapan polis memuru kendi beylik silahıyla iki polis amirini yaraladı. 2 şehit var. Yıllarca Polis Akademisi’nde ders verdiniz. Ne oluyor?

Ocak ayından bu yana 17 polis intihar etti. Polisin çalışma koşulları çok ağır. Geçinmekte de zorluk çekiyorlar. Benim duyduğum bu polis bitcoin dolandırıcılığına kurban olmuş. Savcıya gitmiş, şikayette bulunmuş. Savcı da onu karakola geri yollamış. Karakolda önce kapıda bir komiserle, sonra amiriyle tartışma yaşamış ve silahına davranmış. Bu olay bize bazı yapısal sorunlar olduğunu söylüyor.

Polisteki bazı yapısal sorunlarla ilgili olduğunu görüyoruz. Birincisi, poliste cemaatleşme, tarikatlaşma var. Çok üzerinde durulmuyor ama Özel Harekat’ta çok ağır bir tasfiye gerçekleşiyor. Deneyimli kadrolar görevden uzaklaştırılıyor, deneyimsizler atanıyor. Bunun raporunu da önümüzdeki günlerde kamuoyunda paylaşacağız. Az önce söylediğim gibi çok çalışıyorlar, geçinemiyorlar. Tüm bunlar poliste bir gerilim yaratıyor. Üstelik Türkiye her geçen gün hem suç oranının arttığı hem de suçun niteliğinin değiştiği bir ülke. Uluslararası mafyanın merkezi olmuş durumda. İnanılmaz bir silahla örgütlenme var. Milli güvenlik tehdidine dönüşüyor. Bununla ilgili 12 yıl kadar önce iyi tanıdığım bir emniyet müdürü arkadaşım, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde en önemli sorunlarından bir tanesinin mafyalaşma olacağını söylediğinde ihtiyatla yaklaşmıştım. Şimdi görüyoruz ki mafyalaşma, ağır silahlı bir mafyalaşma süreci yaşıyoruz. Bununla göğüs göğüse olan yine polis. Sadece 84 milyon Türk vatandaşıyla karşı karşıya değil, 13 milyon sığınmacı ve kaçakla da karşı karşıya ilk gelen polis oluyor. Bütün bunlar bir araya gelince polis üzerinde ağır bir psikolojik, ekonomik, politik, iktidar baskısı oluşuyor. Neticede bu tür intiharlar veya patlamalar yaşanıyor.

Sığınmacı sorunu çözülmezse ne yaşarız?

Zafer Partisi’nin önerdiği Anadolu Kalesi projesi ile sınırlarımızdan geçen yılda 400 bin kaçağın gelişi engellenmez ve 13 milyon sığınmacı ülkemizde kalarak doğumlar ile artarsa 2040 yılında sadece ülkemizdeki Suriyeli sayısı 21 milyon olur.

– Bugün sayıları 2 milyon olan Afganlar, 2 milyon olan Afrikalılar da artacaktır.

– Enflasyon düşmez artar, işsizlik artar, Türkler işsiz kalırken, Türk doktor, mühendis göçü Avrupa’ya devam eder. Türkiye emek yoğun geri teknoloji ülkesi olur.

– Uyuşturucu zaten bir tehdit, sığınmacıların kalması durumunda uyuşturucunun ülkemize girmesi ve yayılması kolaylaşacaktır. Türkiye Afyon Savaşı öncesindeki Çin’e döner. Şehirlerimiz güvensizleşir.

– Türkiye, geri dönülmez şekilde kültürel olarak Ortadoğululaşır. Türk kadınları özgürlüklerini kaybederler.

– Ortaya yeni Arap ırkçısı terör örgütleri çıkar.

– Cihatçı Selefiliğin etkisi artar.

– Türkiye’nin sonunda Suriye ve Irak gibi iç savaşa sürüklenir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dervisoglu-isterse-zafer-partisinde-kahve-guzeldir/feed/ 0
Özgür Özel: Birileri kavga etmek istiyor, etmeyeceğiz https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-birileri-kavga-etmek-istiyor-etmeyecegiz/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-birileri-kavga-etmek-istiyor-etmeyecegiz/#respond Wed, 19 Jun 2024 09:08:51 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8337 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Alaşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Özel, ardından belediye binası önünde toplanan vatandaşlara hitap etti. Özel, “Bu coşku 31 Mart’ın coşkusudur. Bu coşku 47 yıldır birinci parti olmayı özleyen CHP’lileri coşkusudur” dedi.

Seçim çalışmaları nedeniyle ilçe yöneticilerine teşekkür eden Özel, Belediye Başkanı Ahmet Öksüzoğlu’nun aday gösterilme ve seçim başarısını şu sözlerle anlattı:

* “Ahmet Öküzcüoğlu 2017 yılında adaşı ilçe başkanı Ahmet Başkanım tarafından bana dişhekimi Ahmet Öküzcüoğlu’nu ikna edersek biz Alaşehir’i alırız demişti. Ben de demiştim ki Alaşehir’i almak için çok önceden çok iyi bir adaya ihtiyaç var. Gittik, konuştuk. İkna ettik. Türkiye’nin ilan edilen ilk belediye başkan adayıydı. 1,5 yıla varan bir kampanya sürecinde gitmediği köy, mahalle, çalmadığı kapı, görüşmediği kimse kalmadı. 

* Zaten geçmişten kayınpederi CHP’nin, kendi babası merkez sağın sevilen ve sayılan isimlerindendi. Erkin Türker bizim büyüğümüzdü. Öyle bir başarı elde etti ki geçen seçimlerde Manisa’nın en büyük sürprizini yaptı. Ama bu sene aday olduğunda kimileri Alaşehir’de zorluklar var diyordu. Ama ben şundan emindim. Ahmet Öküzcüoğlu, temiz belediyecilik yaptı. Çalışkandı, dürüsttü. Şeffaftı. Birileri gibi bir partiye üye olanların sadece kendi gençlik kollarının değil bütün Alaşehir’in belediye başkanlığını yapmıştı. İnancım ve güvenimi hiç biriniz boşa çıkarmadınız. Ahmet Öküzcüoğlu, bu sefer iki kişinin birinden de fazla, yüzde 53 oyla seçildi. Kendisini kutluyorum.”

“İŞİM VE GÜCÜM TÜRKİYE”

Alanda pankart açan gençlere de seslenen Özel, “Bizim Ahmet Başkanın işi gücü Alaşehir, benim işim ve gücüm Türkiye. Sizin de işiniz gücünüz okulunuz ve dersleriniz” dedi.

“HARAMDAN BIKAN, UZAKLAŞAN MUHAFAZAKAR DEMOKRATLARDAN OY ALDIK”

“31 Mart akşamı CHP olarak bir zafer elde etmedik. Kazanılan başarı hepimizindir” diyen Özel, şunları söyledi:

* “Alaşehir’de elbette siz aslan sosyal demokratlardan oy aldık. Ancak Alaşehir’de gönlünde ve gözünde güneş olan iyi insanlardan, geçmişte MHP’de olan demokrat ülkücülerden, milliyetçi demokratlardan oy aldık. Geçmişte AKP ile yola çıkan ama son zamanlarda yalandan ve haramdan bıkan, uzaklaşan muhafazakar demokratlardan oy aldık. Dünya kadar göç alan Alaşehir’imizde, biz vatanına, milletine, bayrağına saygılı Kürt demokratlardan oy aldık. 

* Alaşehir’de Alevi’sinden Sünni’sinden, Pomak’ından göçmeninden, Laz’ından, Çerkez’inden, biz Alaşehir’de bütün Alaşehir’den oy aldık. Alaşehir ittifakı kazandı, Türkiye ittifakı kazandı. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu seçim başarısı bizleri asla şımartmayacak. Bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Bunu sadece ve sadece bizim omuzlarımıza yüklenmiş bir vazife ve geleceğe doğru Türkiye adına yakalanmış bir fırsat olarak görüyoruz. Bu fırsat bizlerin evlatlarını işe yerleştirme ya da yandaşlarını zenginleştirme, ona buna ihaleleri peşkeş çekme fırsatı değildir.

“TÜRKİYE’NİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEYE, ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMAYA GELDİK”

* Biz hep beraber Türkiye Cumhuriyetinin tarihini değiştirme, tarihini yeniden yazma fırsatını yakaladık. Bu tarih artık Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milletin efendisi dediği köylülere, al ananı da git diyenlere inat, köylüyü, çiftçiyi, hayvancılıkla uğraşanları, yalnız bırakmayan, onlara sahip çıkan Cumhuriyet tarihini, esnafı, Ahi Evran’ın torunlarını, dürüst ve çalışkan esnafı, siftahsız bırakanlara karşı onlara sahip çıkmak için, artık onlar için yeniden Cumhuriyetin temel değerlerini sahiplenmeyi, emekliye 10 bin lira verip açlığa ve yoksulluğa itenlerin, 10 bin lira ile kira verip aç kalacak, karnını doyursa aç kalacak emeklinin sesini duymak için, Atatürk’ün dediği gibi Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir. 

* Kimsesizlere, sahipsizlere, unutulanlara, yoksullaştırılanlara, iflasa sürüklenenlere sahip çıkmanın fırsatını yakaladık hep beraber. Bunun için çok çalışacağız, kimseyi geride bırakmayacağız. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde elde ettiğimiz başarıyı Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimlerinde yeniden birinci çıkarak, -bu haritada gördüğünüz kırmızı yerler yetmez- bütün Türkiye’yi kırmızıya boyayarak, ortasına ay yıldızlı al bayrağı koyarak, Türkiye’nin yüzünü güldürmeye, Atatürk’ün partisini iktidar yapamaya geldik.

“BİRİLERİ KAVGA ETMEK İSTİYOR, ETMEYECEĞİZ”

* Herkes şunu bilsin ki birileri kavga etmek istiyor, etmeyeceğiz. Birileri laf dalaşı istiyor. Yapmayacağız. Birileri gündem saptırmak istiyor, bu oyuna düşmeyeceğiz. Kavga isteyenler kavga şöyle olacak, öyle kimlik siyasetinde kavga, günlük siyasette kavga, atışma, hakaret, birbirine iftirada yarışma değil kavga edeceksek çiftçiler için edeceğiz, işçiler için edeceğiz. Emekçiler için, emekliler için kavga edeceğiz. Elbette her geçen gün biraz daha meydanlarda bizimle olan, heyecanlanan, partimize koşturan gençlerin kaybolan umutlarını yeniden canlandırmak için, gençlerin dünyanın gelişmiş ülkelerinde değil bu güzel ülkede hayal kurmalarını sağlamak için, gençler ki Atatürk Cumhuriyeti onlara emanet etmiştir. Onların geleceğine sahip çıkmak için hep birlikte çalışacağız. 

* Bundan sonra vatandaşın gündeminde olmayan hiçbir gündemle meşgul değiliz. Yoksulluk bizim gündemimiz. İşsizlik bizim gündemimiz. Kimsesizlerin kimsesi olmak bizim görevimiz. Ancak lüzumsuz tartışmalarla birilerinin bitmiş olan kredilerini yeniden kazandırmak. Tükenmiş olan siyasi geleceklerine yeniden umut olmak niyetinde değiliz. Bu ülke kendi kaderine kendi karar verecek. Bu ülke Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine ikinci yüzyılda görevi verecek. Yeniden Cumhuriyet ve demokrasi, yeniden güçlü, müreffeh, zengin bir Türkiye’yi hep beraber kuracağız. Size bunun sözünü veriyorum.

“TÜRKİYE İTTİFAKI ADINI GÜZEL ÜLKEMİZDEN, RENKLERİNİ AY YILDIZLI ŞANLI BAYRAĞIMIZDAN ALIR”

* Bu seçimi söylediğim gibi Türkiye ittifakıyla kazandık. Türkiye ittifakı bir büyük ittifaktır. Ama partiler arasında kurulmuş değildir. Türkiye ittifakı sandıkta kurulmuştur. Türkiye ittifakı Alaşehir’in Cumhuriyet Meydanı’nda kurulmuştur. Türkiye ittifakı tarlalarda, fabrikalarda, Türkiye ittifakı köylerde kurulmuştur. Gönüllerde kurulmuştur. Türkiye ittifakı Türkiye’de milli takım gol atınca sevinen herkesin ittifakıdır. Türkiye ittifakı filenin sultanları şampiyon olunca, İstiklal Marşı ile şanlı bayrak gönlere çekilirken kızlarımız ile birlikte ağlayan herkesin ittifakıdır. Türkiye ittifakı adını güzel ülkemizden, renklerini ay yıldızlı şanlı bayrağımızdan alır. Kırımız, beyaz. En büyük Türkiye. Şundan emin olun ki günü gelince yine Türkiye ittifakı kazanacak. Günü gelince yine Türkiye kazanacak. Hiç kimse kaybetmeyecek. AKP’liler siz bizim milletimizin birer ferdisiniz. Biz sizi asla itmedik, asla itmeyeceğiz, asla bu memleketin ötekisi yapamayacağız.

“YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ”

* MHP’liler geçmişte yaşanan her şey bir yana, son yıllarda yaşanan Alaşehir gerilimleri bir yana, biz temiz bir sayfa açıyoruz. Yeni bir sayfa açıyoruz. Bundan sonra tartışmaların, gerilimlerin değil bu güzel Alaşehir ve Manisa’da, bu güzelim memlekette hep birlikte barış içinde yaşamak için herkese kucaklarımızı açıyoruz. Belediyenin kapısı ardına kadar açıktır. Gönüllerimiz ardına kadar açıktır. CHP’nin kapıları ardına kadar açıktır. Zira CHP, herhangi bir siyasi parti değildir. CHP, savaş meydanlarında kurulmuş, kurucuları bu ülkenin de kurucuları olan kahramanlardır. CHP, o yüzden baba evidir. Baba evi herkesin içine doğduğu, kiminin ileride ayrıldığı, kiminin kaldığı, kiminin ırakta oturduğu, kiminin yakında oturduğu, kiminin büyüğünü aradığı, kiminin küçüğüne razı olduğu ama herkesin çayının demli olduğunu bildiği, çorbasının kaynadığını bildiği, bacasının tüttüğünü bildiği, başım sıkışırsa baba evi orada diye bildiği yerdir. Zorda kalırsam baba evine dönerim dediği yerdir. Şimdi gün o gündür. Baba evinin kapısı ardına kadar açıktır. Arkamda gördükleriniz bu partinin yöneticileri, üyeleri bugüne kadar o çorbayı kaynatanlardır. O baca tütsün diye odun çekenlerdir. Hepsinden Allah bin kere razı olsun.

“BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE ARTIK SİYASİ KAVGALAR DEĞİL BİRLİKTE MÜCADELELERİN DÖNEMİDİR”

* Ama babaevine, dün baba evinde olmayıp bugünden gelene içine girmese de yakınında durana, CHP üyesi olmasa da oyunu verene diyorum ki bu ev benim kadar senindir. Çünkü buranın tapusu ne bendedir, ne bir başkasındadır. Bu evin tapusu Ecevit’te de yoktu, rahmetli İsmet Paşa’da da. Bu evin tapusu bir kişiye kayıtlıdır. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bunun için bundan sonraki süreçte artık siyasi kavgalar değil birlikte mücadelelerin dönemidir.

“YARIN ARTIK KISA ÇÖPÜN UZUN ÇÖPTEN HAKKINI ALACAĞI GÜNDÜR”

* Atanmayan öğretmene de staj ve çıraklı mağduruna da, emeklilikte kademe bekleyene de, 9 bin gün yüzünden emekli olamayan Bağ-Kurluya da, hak ettiği primi alamayan, bugün üzümcünün ve bağcının sıkıntılarının çözülmediğini, yapraktaki ve üzümdeki sorunları biliyoruz. Çiftçinin mücadelesini hep birlikte yürüteceğiz. Esnafa da emekçilere de emeklilere de hep birlikte sahip çıkacağız. Bu ülke yoksulluk çekecek bir ülke değildir. Bu ülke işsizlik çekecek bir ülke değildir. 3 tarafı güzel denizler olan. Her zaman turizm için uygun bir yeri olan. Genç nüfusu olan. 600 yer altı zenginliği bulunan. Mineraliyle, vitaminiyle, cevherleriyle, madenleriyle, petrolüyle, her tarafından bereket fışkıran bu ülke kendinden çok daha mağdur ülkeler varken, onların 10’da biri emekli ücretine, 5’te biri asgari ücrete asla razı olamaz. Yarın birlikte mücadelenin günüdür. Yarın artık kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı gündür. Yarın Alaşehirli üzüm üreticisinin, bağ üreticisinin, Alaşehirli çiftçinin hakkını alacağı gündür.

“SİZİN İÇİN ÇALIŞACAĞIM VE BU PARTİYİ İKTİDAR YAPIP SİZE BORCUMU ÖYLE ÖDEYECEĞİM”

* Ben burada ilk kez size CHP’nin Genel Başkanı olarak hitap ediyorum. Hepinizin bugüne kadar vermiş olduğu tüm desteklere minnet duyuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz. İyi ki Manisalıyım. İyi ki sizin evladınızım. Örgütümüze, ilçe yönetimimize, belediye başkanımızı, onun hizmetlerini, kadrolarını emanet ediyorum. Belediye başkanıma Alaşehir’in yoksullarını, Alaşehir’in gençlerini, emeklilerini, çiftçilerini, güzel insanlarını emanet ediyorum. Alaşehirlileri, Evliya Çelebi’nin gelip de gördüğü ‘Ne ala şehir’ dediği, bu ala şehrin, ne ala insanlarını, en ala insanlarını Allah’a emanet ediyorum. Hep birlikte başaracağız. İyi ki varsınız. Hakkınızı helal edin. Sizin için çalışacağım ve bu partiyi iktidar yapıp size borcumu öyle ödeyeceğim.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-birileri-kavga-etmek-istiyor-etmeyecegiz/feed/ 0
Siyasi partilerde muhasebe zamanı: Kim ne ders çıkarmalı https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-partilerde-muhasebe-zamani-kim-ne-ders-cikarmali/ https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-partilerde-muhasebe-zamani-kim-ne-ders-cikarmali/#respond Mon, 10 Jun 2024 21:37:01 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8129  

1- İktidar partisinden başlayalım. AKP, seçim sonuçlarını doğru okuyor mu sizce?

AKP’nin seçim sonuçlarını okumaya ilişkin yaklaşımının iki boyutlu olduğunu düşünüyorum. Birinci boyut sonuçlara ilişkin kamuoyuna aktardıkları, ikincisi kendi içlerinde yaptıkları değerlendirmeler. İlk boyutta kendi seçmen kitlesinde başarısızlığı kabullenmenin ve dillendirmenin zaafiyet yaratacağı endişesiyle “AKP kaybetti’ izlenimi verilmek istenmiyor. İkincisi içeride daha gerçekçi değerlendirmeler yapıldığı kanaatindeyim.  Fakat her koşulda içeride de sonuçları doğru okumanın bir sınırı olduğu açık.  AKP, 22 yıllık iktidarın vermiş olduğu özgüven ve imkanlarla devleti AKP’lileştirdiği gibi, toplumu da topyekün AKP’lileştirmekte olduğu yanılsamasından kurtulamıyor. Oysa ki devleti kontrol etmek elinizdeki iktidar aygıtlarıyla kolaydır, toplum ise akışkandır. Kendisi için kapanan her kapının ardından açık kapı bulmaya ve oradan akmaya müsaittir. 31 Mart’ta olan; AKP’nin kendi çekirdek destekleyicileri için yıllardır ardına kadar açık tuttuğı kapıları bu kitlenin dışında bulunanlara kapatmaya başladığı anda, çekirdek, doğal müttefiklerin dışında kalanların CHP kapısından girmeye başlamalarıdır. Sayısal olarak azımsanmayacak ve AKP’yi ikinci parti yapan bu kitlenin sandığa gitmeme ya da CHP gibi başka partilere oy vermek suretiyle dışarıya çıkma gerekçelerini bu anlamda doğru okudukları kanaatinde değilim.

2- AKP’nin israfı benimsemesi ne kadar etkili oldu?

AKP’yi iktidara taşıyan dinamik siyaseten ve iktisaden dışlandıklarını iddia ettiği kesimleri sistemle, sunduğu imkan, fırsatlarla adil, hak temelli buluşturma iddiasına dayanmaktaydı. Belirli bir süre merkezden taşraya uzanan siyasetçileri ve kendisini destekleyenlerin bir kısmına bunu sunma konusunda bir miktar başarılı oldu. AKP çarkı diyebileceğimiz bu yapının dışında kalanları ise idare etti. AKP’nin ürettiği bu elit-çekirdek seçmen koalisyonu bir süre sonra iktidar olmanın bu işlevini bir doğal hak temelli imtiyaz olarak görmeye başladıkça, imkan ve fırsatları yaymak ve toplumsallaştırmak yerine daha dar parti grubuna ve sadık seçmenlerine takdim etmeyi tercih etti. Bu andan itibaren dar partizan elit ve seçmenleri imtiyazlı, ayrıcalıklı bir sınıfa dönüştü, siyaseti salt kendileri, yakın çevrelerine hizmet eden adeta bir uhrevi aygıt ve süreç olarak görme yanılgısına düştüler. Siyasetin kaynakları, fırsatları sadece bu sınıfın hizmetine sunulduğu için, dün sistemin dışında kalanlar bugün sistemin merkezine oturmanın verdiği özgüvenle siyasetin iktidarı elde edenlere bahşedilen tüm imkanları kullanma, bunu da tiyatroda sahneye konan bir gösteri şeklinde icra etmeye başladılar. İmkanlar ve fırsatlar bir süre sonra gösteriyi gösterişe dönüştürdü. Bu durum doğal olarak liyakattan uzak tarz nedeniyle yönetme kabiliyetini yitirdi, ekonomiyi de sarstı. 31 Mart sonuçları bu anlamda küçülen pastada kremalı büyük pasta dilimini paylaşanların “siz pasta kırıntılarıyla idare edebilirsiniz” diyenlerine karşı yükselen bir itiraz, hatta hınç olarak okunabilir.

3- Yasaklar, sansür, demokratik hakların kullanılamaması, kısıtlanan özgürlükler bu sonuçta etkili oldu mu?

Türkiye’de toplumun baskın milliyetçi, farklı tonlardaki muhafazakar karakteri, devlet marifetiyle sürekli olarak yeniden üretilen otoriter kodların kitle zihninde yerleşmesine, azımsanmayacak bir kesimde tek hakiki gerçeğimiz olarak algılanmasına neden olmaktadır. Bu imal edilen hakikatte insan hak ve özgürlükleri, demokratik değerler, demokratik hakların kullanılması, sansür, yasaklar karşıtlığı seçmenin parti bağlılığında, iktidar tayin eden çoğunluk için kimin yöneteceğine karar vermede asli ölçütleri değildir. Bu nedenle, ne 14 Mayıs’ta ne de 31 Mart’ta bu politikaların sonuç tayin edici boyutta etkili olduğunu söyleyebiliriz. 

4- AKP’li vekil Şebnem Bursalı’nın ıstakozlu fotoğrafları çok tartışıldı. AKP’nin çöküşünün simgesi olabilecek bir fotoğraf mıydı?

31 Mart’ın AKP için bir çöküş olduğundan pek emin değilim. Fakat en azından bu riskin artık varolduğu izlenimi oluşmuştur denilebilir. Çeyrek asırlık bir iktidar partisinin kendisine bağlı bir sosyoloji inşa edip, bunu iktidar kaynaklarıyla, lidere sadakatle, davaya hizmet! motivasyonuyla inşa etmesi durumunda bir seçimde çöküş yaşaması siyasetin doğasına aykırı. Fakat, iktidarın sunduğu kaynaklar, lidere sadakat zayıflamış, bir kısım destekçiler için davaya hizmetin bir illüzyondan ibaret olduğu anlaşıldığı andan itibaren bir süreç başlar. AKP için o anın 31 Mart olduğunu düşünüyorum. Medyaya yansıyan o fotoğraf AKP iktidarına yönelik sosyolojik desteğin zayıflaması yolunda partizan seçmen dışında duygusal özdeşlik yitimi için bir görsel malzeme işlevi görmüştür demek mümkün.

5- Abdülkadir Selvi’nin yazdığı normalleşme yazısı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özgür Özel ile görüşmeye kapı açması… Kimine göre elindeki tek argüman daha da sertleşmek olan Erdoğan’dan siz bir yumuşama bekliyor musunuz?

Siyasette olan bitenin, duysusallık ve tepkisellikten uzak, rasyonel bir okuma anlamında iktidarla muhalefetin bir arada yaşamasının imkanlarını temellendirme adına önemli ve değerlidir. Aslında olağan bir demokraside bu konular haber değeri bile taşımayacak siyasal süreç çıktıları olmakla birlikte, şiddetli politik kutuplaşmaya mahkum edilmiş bir ülkede normale dönüş sembolleri olarak kabul görülüyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak süreci nasıl yöneteceği, yumuşamanın mı sertleşmenin mi baskın olacağı tartışmalarında tek belirleyici kendisi. Fakat işi  kolay değil. Güçlenen muhalefet, muhalefet içinde özellikle İYİ Parti’nin ne olacağı, ekonomik alanda yaşanacak gelişmelerin her birine göre Erdoğan’ın elinde karabileceği farklı kartlar mevcut. 31 Mart sonuçları kartların yumuşama amaçlı karılması mesajını verdiği kanaatindeyim. Cumhurbaşkanı da bunu isteyebilir. Çünkü, pragmatik politik mizacı buna yatkın. Fakat sorun müttefikinin buna razı olup olmayacağı. 

6- AKP toparlayabilir mi? Siyasi partiler tarihi bize ne söylüyor?

AKP örneğinde bir parti çok partili siyasi hayatımızda yok. İktidar ömrü, siyasi, ideolojik kimliği, tabanının ideolojik, sosyolojik nitelikleri itibarıyla diğerlerinden çok farklı. Üç çeyrek asırlık siyasi hayatımızda hem kendisi dönüşen hem de toplumu olumlu ve/veya olumsuz şekilde dönüştüren tek parti. ANAP ve DYP’nin çöküş örneklerinden yola çıkarak bir değerlendirme yapmak kolay olmasa da belki de tek benzerliklerinden söz edebiliriz. Her iki partiye ilişkin seçmenlerin önce mutabakat yitimi, ardından tükenişleri, sosyolojik yapıdaki değişimin tetikleyiciliğinde seçmenleri değişirken, kendilerinin değişime direnmeleriyle ilgiliydi. AKP’nin gücünü koruduğu dönemlerde diğerlerinden farkı, değişimi okuma ve gereklerini yapma konusundaki kapasitesiydi. 2015’ten itibaren gerilemeye başlaması kendisini doğuran  toplumcu reflekslerle değil, devletçi, otoriter, tektipçi reflekslerle siyaset yapması, sosyolojik değişime, zamanın ruhuna uygun politikalar üretmekten vazgeçmesiyle ilgilidir. Parti devletine dönüşmesiyle eş zamanlı olarak yüzünü devlete, sırtını topluma dönmesi, devletin ve particilerin çıkarlarını toplumun çıkarlarının önüne koyması bunda belirleyici olmuştur. Öncelikli meşruiyeti devlet ve particilerden alan siyaset tarzı ve yönetme pratiklerinin toplumun taleplerini okuması kolay değildir. Bu saatten sonra toparlanabilmesi devletten güç alarak mı yoksa toplumun rızasını yoğunlaştırarak mı siyaset yapacağına bağlı. ANAP ve DYP bunu başaramadı ve çöktü. AKP başarabilir mi sorusunun yanıtı liderin tercihine bağlı. Zor olduğunu belirtmek gerekir. Tabii ki belirli bir sosyolojiye oturan, sınıfsal ittifakları güçlü bir parti için süratli bir buharlaşma da sözkonusu olmaz.

7- MHP ne ders çıkarmalı ve sizce bir ders çıkarıyor mu?

Mevcut partiler içinde kanımca konfor alanı en geniş parti MHP. 31 Mart’ta görüldüğü gibi, pek fazla kampanya yapmadan, seçmen tabanında bir miktar kayıp yaşasa da, bunu büyük ölçüde koruyan bir parti. Bunun nedeni, katı bir ideoloji partisi olması, partide lidere olan bağlılık, ülkenin belirli seçim coğrafyalarında her zaman seslenebileceği ve sesini duyan bir seçmen kitlesinin varlığı, bir ittifakın ayrılmaz parçası oluşu ve siyasi yelpazede ideolojik olarak kendisiyle rekabet edebilecek kurumsallaşmış bir partinin bulunmamasıdır. Özellikle katı ideolojik partilerde seçmen kaybetmek zor, fakat giden seçmeni geri çağırmak daha zordur. Ders çıkarıp çıkarmamaya sıra, muhtemelen yapmakta oldukları analizler ve değerlendirmelerden sonra gelecektir. 

8- Gelelim CHP’ye. Yerel seçimlerin birinci partisi olması kimilerine göre seçmeninin AKP’yi cezalandırmasıyla oldu, kimilerine göre doğru strateji izlendi? Hangisi

CHP’nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının nedeni tek başına ne biri ne de diğeri. Çok yönlü ve çok boyutludur. 31 Mart Chantal Mouffe’nin ifadeleriyle politik ve sosyo-ekonomik değişimlerin baskısı altında üretilen hakim ideolojinin giderek çoğalan, doyurulmamış taleplerden dolayı istikrarsızlaştırılan bir “popülist moment”e denk düşmektedir. Mouffe’ye göre böyle durumlarda mevcut kurumlar varolan düzeni müdafaa etmeye çalışsa da, halkın bağlılığını sağlamakda başarız olurlar. Sonuçta bir hegemonik oluşumun toplumsal temelini sağlayan tarihsel blok parçalarına ayrılır, ardından adaletsizlikle malul toplumsal bir düzeni yeniden yapılandırmaya mahir yeni bir kollektif özneyi inşa etme ihtimali ortaya çıkar.

Seçmen son yıllarda kendisine yaşattıkları nedeniyle AKP’yi cezalandırdı. Aslında 2015 sonrası her seçimde bunu yaptı, fakat adresi ittifaktaki diğer partiydi. Bu kez ya sandığa gitmedi ya da IPSOS’un son araştırmasına göre 10 seçmeninden biri CHP’ye oy verdi. Neden CHP? sorusunun yanıtında öne çıkanlar; lider değişimiyle verilen ‘değişiyoruz’ mesajı, bunun ikna edici olması, başta İstanbul ve Ankara’daki başarılı belediyecilik uygulamalarıyla ‘biz yerelde yönetme konusunda mahiriz” mesajının yerel yönetim icraatlarıyla karşılığının seçim öncesi tescil edilmesidir. Ayrıca, partizan seçmen olmayan kitlelerin ekonomik krizde yaşadıkları nedeniyle, katı ideolojik ayrışmalar, ‘sağ’, ‘sol’ etiketleri, kimliklerin başat rolü başarılı aktörlerin ikna ediciliği karşısında başta büyük kentler olmak üzere, çoğu kentte rafa kaldırıldı. Adıyaman, Afyon, Kütahya, Manisa’da yerel yönetimlerin el değiştirmesi başka ne ile açıklanabilir ki? Kanımca, bu seçimde yıllar sonra seçmen cezalandırma ve ödüllendirme reflekslerini aynı anda ilk kez bu ölçüde yoğun gösterdi.

9- CHP’nin bu başarısının gelecek Genel Seçimde de sürmesi için neler yapmalı ve en önemlisi neler yapmamalı?

CHP 31 Mart’ta elde ettiği bu başarıyı genel seçimde de sürdürmek için, Mouffe’nin “popülist moment”ine denk düşen bu dönemde Gramsci’nin eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı durumu tanımladığı  “interregnum” a uygun kollektif özneyi-halk-  hayata geçireceği yerel politikalarla inşa etme çabasına  girişmeli. Kollektif özneden kastettiğim; parti, yerel yönetim imtiyazlı olmayan, tüm kesimleri hak edici, halkçı yerel yönetim politikalarıyla kucaklayan, buna belediyelerinin başardıklarıyla inanan ve CHP’nin yönetmesine rıza gösterecek bir çoğulcu kollektif özneye dayalı sosyolojidir. Bunun yolu, seçmeni partizanlaştırmadan toplumsallaştırarak, mahalli müşterek taleplerine yanıt politikalar üretmek ve sunmaktır. Dolayısıyla, yapılmaması ve uzak durulması gerekenler; yerel yönetimlerde CHP’nin kendi kollektif öznesini inşa etmemesi, partizan ve salt seçmenlerine hizmet sunan bir aygıta dönüşmemesidir. CHP’yi başarıya götürecek olan; kollektif talep, çıkarları karşılamaya yönelecek belediyecilik modelidir. İmtiyazsız, hakçı, halkçı, sosyal dışsallıkları çok güçlü  belediyecilik uygulamalarıyla seçmen CHP’nin merkezi iktidarın önümüzdeki seçimlerde alternatif partisi olduğuna ancak bu şekilde ikna edilebilir.

10- Peki ya İYİ Parti?

İYİ Parti’nin temel sorunu, kurulduğundan bugüne kendine bir yol bulma konusunda seçmeni ikna edici karar verememisidir. Türkiye parti siyasetine merkeze yeni bir soluk vermek üzere, ideolojik, siyasi kimliğini merkez sağda konumlandırma hedefiyle yola açıksa da, gelinen noktada nerede durduğu belirgin olmayan, seçmenin neye göre ve niçin oy vereceği sorularına yanıt veremeyen bir partidir. Bunun nedeni; berrak olmayan kimliğidir. Bir siyasi partinin kimliği berrak değilse, seçmenin zihni de o partiye yönelme konusunda net olmaz. Bir seçimde lideri hatırıyla, rakiplere olan karşıtlıklarla oy verirken, bir diğer seçimde partiden uzaklaşır. Kimlik belirsizliği lider ve elitlerin istikrarsız politika okumalarıyla da yakından ilgilidir. Akşener’in son iki seçimdeki söylem istikrarsızlığı düşünüldüğünde, bu durum anlaşılabilir.  Parti kimlerle, kimin için ve kimlere karşı siyaset yapma konusunda net değildir. Hal böyle olunca yönelebileceği tek açık yol olan yenilenmiş merkez sağı ideolojik, söylemsel olarak önce inşa  etme, ardında o yola sapma konusunda tereddürler yaşıyor. Sonuçta seçmen nezdinde itibar kaybı artan bir parti olmaktan kurtulamıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-partilerde-muhasebe-zamani-kim-ne-ders-cikarmali/feed/ 0
Özel: Beka sorunu her dört gençten üçünün bavulları zihninde toplamış olmasıdır https://www.foxhaber.com.tr/ozel-beka-sorunu-her-dort-gencten-ucunun-bavullari-zihninde-toplamis-olmasidir/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-beka-sorunu-her-dort-gencten-ucunun-bavullari-zihninde-toplamis-olmasidir/#respond Fri, 07 Jun 2024 09:03:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8012 Bilkent Üniversitesi Sosyal Demokrasi Topluluğu tarafından Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Konser Salonu’nda Gençlik Buluşması düzenlendi. Gençlik Buluşması’na CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmacı olarak katıldı. Özgür Özel’e CHP Genel Sekreteri ve aynı zamanda Bilkent Üniversitesi akademik kadrosundan Doç. Dr. Selin Sayek Böke, CHP Parti Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner eşlik etti.

“CHP GENEL BAŞKANI VE CHP’NİN BİRİNCİ PARTİ OLDUKTAN SONRA KATILDIĞIM İLK TOPLANTI”

Sözlerine Bilkent Üniversitesi’ne gelmekten duyduğu memnuniyeti anlatarak başlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Üniversitelere çok gittim bundan önce de Bilkent Üniversitesi’ne çokça geldim ama bu Genel Başkan olarak ve 47 yıl sonra CHP birinci parti olduktan sonra katıldığım ilk toplantıdır ve bu yüzden benim için çok anlamlıdır” dedi.

“MECLİS’TE TARTIŞMALI OTURUMLARDA DUYMADIĞIM BİR HEYECANI DUYUYORUM”

Meclis’i kastederek 600 kişilik salona alışkın olduğunu ifade eden Özel, “Meclis’te de 600 tane sandalye var. Genelde bu 600 kişinin 350 kadarının benden hoşlanmamasına alışkınım. Bazen 350’si birden sıra kapaklarına vururken kalp atışımın 60’dan 62’ye çıkmamasına da alışkınım ama burada o kadar çok sevmeyenimin olmadığını da biliyorum. 600 kişinin karşısında o çok zorlu oturumlarda o çok kavgalı oturumlarda sonunda dört tonluk kürsünün devrildiği tartışmalı oturumlarda duymadığım bir heyecanı duyduğumu ifade etmek isterim” dedi.

“14 VE 28 MAYIS SÜRECİNDE BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIK VE YAŞATTIK”

CHP’deki değişim sürecine değinen Özel şunları söyledi:

* “CHP’de 14 ve 28 Mayıs sürecinde siz  gençlere daha önceden verdiğimiz sözü tutamamanın, Cumhuriyet’in kurucu partisi olup 100’üncü yılında yapılacak seçimlerde Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiye’yi yönetecek kadroların; Cumhuriyet’in kurucu kadrolarına, kurucu liderine husumet duyanlar değil, minnet duyanlar olması gerektiği gerçeği ile bir mücadele verip çok umutlanıp çok umutlandırıp; aslında çok çalışıp sonra da büyük bir hayal kırıklığı yaşadık ve yaşattık.

* Sonrasında CHP’de bir kurultay süreci, bizim deyimimizle bir değişim süreci yaşandı. Ben her seçim sonucunun siyasilere yazılan birer mektup olduğunu, sandıktaki kolektif birleşmiş aklın, hatta sandığa gitmeyip konuşmayan aklıbir mesaj verdiğini o mesajı doğru okuyanların siyasette iyiye gittiğini okuyamayanların ise kötüye gittiğini adımın Özgür olduğu inanarak savunan birisiyim.

“SEÇMENİN MESAJINI ALIRSAN DOĞRUYU YAPARSIN, ALMAZSAN TÜKENME SÜRECİN BAŞLAR”

* Seçmenin mesajını alırsan doğruyu yaparsın almazsan tükenme süreci başlar. Biz de ‘100 yılın değişimi, değişimin 100 yılı’ sloganıyla yola çıktık. CHP değişmezse seçmenin sandığa gitmeyeceğini, bizi cezalandıracağını katılım oranlarının düşmesinin iktidar partisine yarayacağını ve küskün muhalif seçmenin bize çok ağır bir bedel ödeteceğini düşündük, savunduk, anlattık ve yola çıktık.”

CHP kurullarının yaş ortalaması verilerini de paylaşan Özel, “43 yaş ortalaması olan bir Parti Meclisimiz var. Yaş ortalaması 46 olan bir Merkez Yönetim Kurulu üyelerimiz var. MYK üyelerimiz gölge kabine olarak görev yapıyorlar. 17 bakan ve bir Cumhurbaşkanına karşılık olarak 18 ismin 9’u kadın 9’u erkek. Tayyip Erdoğan burada tek bir kadın görevlendiriyor, ona da diyor ki ‘Sen Aile Bakanı’sın. Sen dışişlerinden, ekonomiden, eğitimden, kültürden anlamazsın sen aileden anlarsın’ diyor kadına. Bizde 9’u kadın 9’u erkek” dedi.

“GENÇLER, EŞİT TEMSİL VE BİLİM…”

Bu kadroyla birlikte yerel seçimlere yürüdüklerini kaydeden Özel, “Önümüzde açamadığımız devasa bir kapı vardı kale gibi. Siyasetin başarı kapısı bize kapalıydı. Bir cam tavan vardı başımızın üstünde yüzde 25’lik, kıramıyorduk, kıramıyoruz diye de artık zıplamıyorduk. O devasa siyaset kalesinin, kapalı başarı kalesinin üç anahtarı vardı” dedi ve bu üç anahtarın ne olduğunu şu sözlerle anlattı:

* “Üç anahtar tarihten mirastı, emanetti. O üç anahtarı üç deliğe soktuk, teker teker çevirdik  ve siyasetin başarı kapısı açıldı. Bir; Cumhuriyet’i kuran Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet’i CHP’nin genel başkanlarına mı emanet etti? Yapabilirdi ama yapmadı. Kendisi aslında askerdi, genel kurmay başkanlarına mı ordu komutanlarına mı emanet etti? Yapmadı. Ne milletvekillerine bıraktı ne de belediye başkanlarına sadece ve sadece gençlere emanet etti. Demek ki başarı kapısının ilk anahtarı gençlere güvenmek, gençlere o emaneti hatırlatmaktı. İlk anahtarı taktık. İkincisi eşit temsildi, kadınların siyasette daha çok olmasıydı. Üçüncü anahtar ise bizi geri bırakan neydi? 200 yıl geç gelen matbaa. Avrupa modern silahlara çalışırken kendi içinde hurafelerle uğraşanlar, donanmayı Haliç’e hapsedenler… Sonra bir gün işgal kuvvetleri geldi sonra beka sorunu. Cumhuriyet bilime, fenne sarıldı. Üçüncü anahtar da bilimdi. Adayları değerlendirirken 330 bin tekil anket yaptık, adaylarımızı 250 bin anketle sahada takip ettik.

“NEREDE GENÇLER VE KADINLAR ADAY OLDUYSALAR BAŞARILI OLDULAR”

* ‘Nerede gençler ve kadınlar aday olduysalar başarılı oldular’ diyen Özel, “Çıkar çevrelerinin en önemsediği belediyelerde bu örgütün gençlik kollarından gelen 30’lu yaşlarının başlarında iyi eğitimli, liyakatli, yabancı dil bilen, dünyayı bilen, Türkiye’yi gören vizyoner arkadaşlarımız oturuyor. Yani bu seçimi CHP nasıl kazandı diye bakanlar o kapıya takılan üç anahtarı ve o üç anahtarın Cumhuriyet’in kuruluş kodları olduğunu bir Osmanlı İmparatorluğu’ndan genç Cumhuriyet’e geçişte kimlerle başarıldı, kimlerle yüründü, nasıl davranıldıysa onun bize rehber olduğunu bilmelerini isterim.”

“BİRİLERİ İNGİLİZ ZIRHLISIYLA AYRILDI, BİZİMKİ KURTULUŞU VE KURULUŞU ÖRGÜTLEDİ”

“Bu seçimde en çok seslendiğim ve bir yerden sonra sesimi duyduklarını gördüğüm gençler kazandı ve kazandırdı” diyen Özel, “Bu ülkede bekâ sorunundan bahsediyorular. Devlet Bey bahseder, Tayyip Bey bahseder. Bir ülkenin bekâ sorunu geleceğini tehdit eden bir büyük sorun ve çoğunlukla işgaldir. Bu ülke bir defa bekâ sorunu yaşadı, matbaa 200 yıl geç gelince yedi ülke geldi istila etti, paylaştılar. Bekâ sorunu olunca birilerini göze alması gerekiyordu. Birilerini çok sevdikleri kırmızı halıyı seriverdiler işgal donanmasına. Bizim her şeyi öğrendiğimiz ve emanetini taşıdığımız Kartal İstimbotu’nun başına çıktı ve yanındaki yaverine ‘geldikleri gibi gidecekler’ dedi. Birileri Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden bindiler gemiye İngiliz zırhlısıyla ayrıldılar. Bizimki Bandırma Vapuru’na bindi, kurtuluşu ve kuruluşu örgütlemeye gitti. O yüzden memlekette bekâ sorunu olunca kimin nasıl davrandığı belli” dedi.

“KÜRT DEMOKRATLARI DA, YALANDAN VE HARAMDAN BIKMIŞ MUHAFAZAKAR DEMOKRATLARI DA DAVET ETTİK”

“Bugün bekâ sorunu her 4 gencinden 3’ünün bavulları zihninde toplamış olmasıdır” diyen Özel konuşmasını şöyle sonlandırdı:

* “En kötüsü yüzde 62, en yükseği yüzde 78 olmak üzere beşten fazla ankette gençler, ‘imkanım olursa yurt dışına gitmek, oraya yerleşmek ve orada yaşamak istiyorum’ diyor. Bu ülkenin yetişmiş, iyi eğitim almış ya da hak ettiği halde o fırsat eşitliğinden yararlanamamış pırıl pırıl gençleri maalesef dünyanın başka ülkelerine gidiyor. Beka sorunu dünyanın başka ülkelerini Türkiye üzerinde hesap yapması değildir, hayal kurması değildir. O hayalleri geri püskürtmesini bildik biliriz. Bir ülkenin gerçek sorunu o ülkenin gençlerini dünyanın diğer ülkelerinde hayal kurmasıdır. 

* İşte biz bu seçimlerde hiç olmazsa bir seçim daha geleceğini dünyanın başka yerlerinde değil bu ülkede aramak üzere ya da gitse bile dönmeyi düşünerek, gönlünü hiç olmazsa burada bırakarak gençlere bu ülkede hayal kurmaları için birlikte bir şey yapmayı teklif ettik ve onları çağırdık. Sadece sosyal demokratları davet etmedik; yalandan, haramdan bıkmış muhafazakar demokratları da, öyle kaba saba milliyetçilikle değil ama bu ülkenin yarınlarına, birliğine bütünlüğüne önem veren milliyetçi demokratlarına, bu ülkenin toprak bütünlüğüne saygılı Kürt demokratlarına, ortak bir gelecek hayali kurabilen herkesi Türkiye İttifakı’na davet ettik.

“GÖKKUŞAĞI GİBİ FARKLI RENKLERİN YAN YANA VE BİRBİRİNİN İÇİNE VE İŞİNE KARIŞMADAN”

* Bu ülkede ayrılıkları değil, farklılıkları değil ortaklıkları önemseyenleri, bu ülkede farklılıkları risk, tehdit öteki gibi değil farklılıkları güç olarak görenlerin bir arada olmasını önemsedik. Zaman zaman tuhaf istismarlar yaparlar; biz açık açık söyledik doğanın bilinen en eski ve en saygı duyulan doğa olayı gökkuşağıdır. Farklı renklerin yan yana birbirinin içine ve işine karışmadan durabildiği o gökkuşağının ne kadar önemli olduğunu; Türkiye’nin bütün renkleri kucaklamasının ve bunu ortak değerlerle yapmasının mümkün olduğuna inandık. Bu bütün açılardan bakıldığında Türkiye’nin en önemli sorunuydu.

“YARINLARI YENİDEN KURABİLECEK OLANLARLA BİRLİKTEYİZ”

* Hayatımdaki en unutamayacağım günlerden biridir çünkü CHP’nin genel başkanı olduğum ve partinin birinci parti olduğu bir günde gözleri ışıl ışıl ve benim geleceğe yönelik olarak en çok gözünün içine bakmak istediklerimle ve eğer birbirimizin gözünün içine doğru bakıyorsak ve birbirimizi anlıyorsak  birbirimiz için ve ülkemiz için yarınları yeniden kurabilecek olduklarımızla beraberiz.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasını bitirmesinin ardından etkinlik soru-cevap bölümüyle basına kapalı olarak devam etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-beka-sorunu-her-dort-gencten-ucunun-bavullari-zihninde-toplamis-olmasidir/feed/ 0
İYİ Parti’de üst düzey istifa https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-ust-duzey-istifa/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-ust-duzey-istifa/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:01:02 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7939 İYİ Parti Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı  Prof. Dr. Taner Demirer, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

İstifa açıklmasında “stratejik hata” vurgusu yapan  Prof. Dr. Taner Demirer, “Merkez parti olmayı hedefleyen ve 6 yılda önemli başarılara imza atan İYİ Parti hem genel seçimde hem de yerel seçimlerde yapılan stratejik hatalarla hızla irtifa kaybetmekle kalmamış, izlediği politikalar ve söylemleri ile Türk Milletinin beklentisi olan merkez parti olma hedefinden de hızla uzaklaşmıştır” dedi. 

Akşener’e teşekkür ederek “Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’e bundan sonraki hayatında her şeyin gönlünce olmasını diliyorum”  diyen açıklmasında şu ifadelere yer verdi: 

“İYİ’ler ve cesurlar hareketinin yiğit neferleri, Değerli İYİ Parti’li kardeşlerim,
Bildiğiniz üzere partimizde önce Toplumsal Politikalar başkan yardımcısı görevinde bulundum takiben olağan kongremizde GİK üyesi seçildim. Genel Başkanımız tarafından Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak başkanlık divanında görevlendirildim.

Hem partimde hem de seçim bölgem Yozgat’ta partim için canla başla çalıştım. İYİ Partide görev yaptığım sürece Anadolu’nun her köşesinden İYİler ve cesurlar hareketinin temiz kalpli, vatansever  yiğit neferleri ile tanıştım. Birçok yeni arkadaşlar edindim. Siyaset adına çok şey öğrenmemin yanı sıra önemli tecrübeler de edindim.

Genel seçimde Yozgat’ta yapılan ve delegelerimizin %75’inin katıldığı temayül yoklamasında oyların %70’ini alarak açık ara birinci çıkmama rağmen aday yapılmadım ve büyük haksızlığa uğradım ancak delegelerimizin bana bahşettiği bu güvenden ötürü gurur duydum.

Takiben Genel Başkanımız Yozgat mitinginde her ne kadar olası kabinenin sağlık bakanı olarak benim elimi kaldırsa da bu süreç maalesef istenildiği gibi sonuçlanmadı. CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve kurmayları tarafından yerel seçim öncesi getirilen işbirliği teklifini GİK toplantımızda destekledim ve canla başla işbirliğine eveti savundum, ancak azınlıkta kaldım.

Maalesef partimizin çoğu GİK üyeleri tarihi öneme haiz o toplantıda günümüz siyasetinin önemli bir düsturu olan “kazan-kazan” stratejisini göz ardı ettiler. Hür ve müstakil girdiğimiz yerel seçimde aldığımız sonuç hem partimizin yetkili kurullarının hem de teşkilatlarımızın beklentisinin çok altında kaldı.

Yerel seçim sonrası Genel Başkanımızın  olağanüstü kurultay kararı alması ve kurultayda aday olmayacağını açıklaması kendi takdiri olmakla birlikte ne yazık ki partimiz için önemli bir kırılma noktası olmuştur.

Merkez parti olmayı hedefleyen ve 6 yılda önemli başarılara imza atan İYİ Parti hem genel seçimde hem de yerel seçimlerde yapılan stratejik hatalarla hızla irtifa kaybetmekle kalmamış, izlediği politikalar ve söylemleri ile Türk Milletinin beklentisi olan merkez parti olma hedefinden de hızla uzaklaşmıştır.

Gelinen bu noktada İYİ Parti üyeliğimi sonlandırıyor ve partideki tüm görevlerimden istifa ediyorum. Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’e bundan sonraki hayatında her şeyin gönlünce olmasını diliyorum.

Olağanüstü kurultayda genel başkan adayı olan değerli arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Siz İYİ partili kardeşlerimle birlikte yürümenin getirdiği güzel anıları hiçbir zaman unutmayacağım. Bu süre zarfında birlikte çalıştığım herkese içtenlikle teşekkür ediyorum. Yolunuz açık olsun.

Prof. Dr. Taner Demirer

İYİ Parti Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-ust-duzey-istifa/feed/ 0
CHP’li Yücel: Genel seçimler ıstakoz sofralarınızın sonu olacak https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucel-genel-secimler-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucel-genel-secimler-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:09:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7856 CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Toplantının ardından Parti Sözcüsü Deniz Yücel, açıklama yaptı.

12 Nisan Cuma günü teleferik kazası sonucu hayatını kaybeden yurttaşın ailesine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’n talimatıyla Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın başkanlığında CHP heyetinin olay günü Antalya’ya hareket ettiğini hatırlatarak “Bu üzücü kaza ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dün gece, Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz hakkında tutuklama kararı verildi. Süreç, partimiz tarafından yakından takip ediliyor. Bu ülkede 7’si çocuk 25 kişinin öldüğü Çorlu Tren kazasında sorumlu kamu görevlileri, bırakın cezalandırılmayı ödüllendirilirken, onlarca madencimizin hayatını kaybettiği Amasra maden kazasındaki baş sorumlular hakkında aylarca soruşturma izni verilmezken, İliç’te toprak kayması sonucu meydana gelen faciada sorumlular korunurken, dün gece gelen tutuklama kararı şüphesiz, siyasi bir karardır” dedi.

“SORUŞTURMAYI SİYASETLE İLİŞKİLENDİRMEYE ÇALIŞANLAR KARŞILARINDA CHP’Yİ GÖRECEKTİR”

Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün 28 Kasım 2023 tarihinde belediye başkanlığına adaylık başvurusu yapmak için belediye iştiraki ANET Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ve Genel Müdürlüğü’nden istifa ettiğini belirten Yücel, “İstifadan sonra işletmede defalarca denetim yapılmıştır. Ancak; bu acı olaydan bile siyasi rant devşirmeyi hedefleyen, partimizi karalamaya çalışanlar öncelikle şunu anlamalıdır: Kazada sorumluluğu olan herkes, tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap vermeli ve hak ettiği cezayı almalıdır. Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Ancak bu soruşturmayı, siyasetle ilişkilendirmeye çalışanlar, karşılarında Cumhuriyet Halk Partisi’ni görecektir” diye konuştu.

“HUKUKSUZLUĞUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

Hatay’daki seçimlerin iptal edilmesi çağrısında da bulunan Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Kurucu liderimizin şahsi meselesi bizim de şahsi meselemizdir. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘şahsi meselem’ dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“AKP İKTİDARI SAATLERCE NE DİYECEĞİNİ BİLEMEDİ”

İran ve İsrail arasında yaşanan son gerilime de değinen Yücel, AKP’yi eleştirerek “AKP iktidarı, saatlerce ne diyeceğini bilemedi… Bu önemli gelişmeler karşısında başta Dışişleri Bakanı olmak üzere tek bir yetkilinin dahi bu konuda, uzun süre bir açıklama yapmaması, ülkemizin dış politika hanesine eksi puan yazılmıştır. Füze ve roket atılıyor, ‘saldırı’ bile diyemiyorlar. ‘Adım’ ya da ‘hamle’ diyorlar… CHP olarak bizim tavrımız net… Biz Filistinlilerin ve tüm mazlum halkların yanındayız. Ortadoğu’da gerilimi yükseltecek tüm politikaların da karşısındayız. Tüm ülkelerin itidalli davranmasını istiyoruz. Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz, ülkemizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bize gösterdiği ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ anlayışı ile hareket edilmelidir” şeklinde konuştu.

“ŞEBNEM BURSALI’NIN YEDİĞİ ISTAKOZUN HESABIYLA 1 AY GEÇİNMEK ZORUNDA OLAN AİLELER VAR”

AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “AKP milletvekili Şebnem Bursalı’nın yediği ıstakozun hesabıyla 1 ay geçinmek zorunda olan aileler var bu ülkede. Önümüzde Kurban Bayramı var… Bakalım 2 ay sonra, halkı küçümsemek adına neler yapacaklar. Kibir abidesi AKP’liler bu kez hangi görgüsüz davranışlarıyla gündem olacaklar, bekliyoruz… Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi ‘Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin’. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızım sonu olacak” dedi.

“İŞİMİZ GÜCÜMÜZ TÜRKİYE”

“Partimizde başlattığımız değişim rüzgârı artık ülkemizde de esmeye başladı” diyen Yücel konuşmasını şöyle sonlandırdı:

* “Cumhuriyet Halk Partisi’ni, yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi yapan halkımız, inanıyoruz ki ilk genel seçimlerde de bize aynı gururu yaşatacak. Değerli arkadaşlar, buradan partim adına, partimin çeşitli kademelerinde görev yapan her bir ferdi adına söz veriyorum. Cumhuriyet Halk Parti’sinde kibirin en ufak bir emaresini dahi görmeyeceksiniz. 

* Halkın verdiği oyları rahatlama sebebi olarak gören bir irade değil, aksine omuzlarımızda artan yükün farkında olarak ve fakat gururla taşıyarak doğru bildiği yolda durmaksızın ilerleyen bir irade göreceksiniz. Bu seçimlerde yaktığımız meşaleyi, hiç söndürmeden, değişim inancı ve gücü ile Türkiye İttifakı için çalışmaya devam edeceğiz. İşimiz gücümüz Türkiye” bizim için sadece bir seçim sloganı değildir. Sadece seçimde değil her gün için ‘İşimiz gücümüz Türkiye!’ diyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpli-yucel-genel-secimler-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/feed/ 0
Akşener’in görevi sürdürmesi artık söz konusu olamaz https://www.foxhaber.com.tr/aksenerin-gorevi-surdurmesi-artik-soz-konusu-olamaz/ https://www.foxhaber.com.tr/aksenerin-gorevi-surdurmesi-artik-soz-konusu-olamaz/#respond Tue, 28 May 2024 21:30:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7773 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, partisini seçimli olağanüstü kongreye götüreceğini açıklamasından sonra adaylığını açıklayan İYİ Parti Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Musavat Dervişoğlu SÖZCÜ’ye konuştu.

 Dervişoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle:

GERİ ALINMASI ZARARLI OLUR

“Olağanüstü kongre kararı alınmasına ve bunu ilgili makamlara bildirilmesine rağmen genel başkanın böyle kritik bir eşikte partinin başında kalmasını isteyenler var. Milletvekili ve parti yöneticilerimiz bu düşüncelerini genel başkanla paylaşmak istediler. Bu masum kanaat birtakım beyanlarla birleştirilince bir spekülasyon oluşturuldu. Olağanüstü kongrenin geri alınması mümkün olmadığı gibi böyle bir durum ziyadesiyle zararlı olur.”

KAN KAYBI YAŞAMADIK

 “Parti seçimden çıktı. Sanki bütün siyasi partiler bu seçimden umduklarını, beklediklerini buldular da İYİ Parti bir kan kaybı yaşamadı ki. CHP’den sonraki bütün partiler yerel seçimde ciddi bir sıkıntı yaşadı. Yani yüzde 1 oy alan parti bile geleceğimizle ilgili bize akıl veriyor. Ama bunlar siyasette hep olan şeyler. Projektörler İYİ  Parti’ye yöneltilmiş durumda. Dolayısıyla onun içindeki alandan safiyet bataklığı çıkarmaya çalışıyorlar .”

KONGREMİZİ ELBET YAPACAĞIZ

“Partimiz olağanüstü kongresini yapacak. Takvimi uygun mu? Değil. Elbette tartışılır ama ne yapalım bu karar alınmış ve Seçim Kurulu’na bildirilmiş.  Biz hepimiz bu partiye büyük emekler vermişiz. Koray Abi de büyük emekler sarf etti, ben de kendi çapımca büyük emekler sarf ettiğime inanıyorum. Tolga Bey’in de emeklilerine şahidim. Yalnız biz değil, bu partiyi kuran arkadaşlarımızın tamamı büyük emekler sarf etti. Ayrıca İYİ Parti’nin kuruluşu, Türkiye açısından da bir beklenti oluşturdu. Ama gerçek emek sahibi sayın Genel Başkanımız Meral Akşener hanımefendidir. Bu parti onun mücadelesiyle, emekleriyle, teriyle, bizlerin de yardımıyla kurulmuştur. Dolayısıyla elbette ki gönül arzu ediyor ki sayın genel başkanımızın liderliğinde olağan kongreye gitseydik. Ben herkesten fazla genel başkanımız Akşener’in görevine devam etmesini arzuluyorum. Ama ortada bir karar ve kararlılık var ve bunun artık fizikken mümkün olması söz konusu olamaz.”

DEMİREL GİBİ DAVRANIN MİLLETİN ÖZLEDİĞİ BU!

BAZI siyasi partilerin İYİ Parti’nin iç işlerine karışırcasına yaptıkları açıklamaları “art niyetli spekülasyon” olarak niteleyen Musavat Dervişoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ben pozisyonum icabı çok lider dinledim.  Süleyman Demirel’le Erdal İnönü’nün kurduğu koalisyon hükümeti  döneminde, SHP’de Deniz Baykal aday olmuştu. Demirel’e, gazeteciler yorumunu sorduğunda, ‘Hükümet ortağımızdır  ama Erdal İnönü başka bir siyasi partinin genel başkanıdır. Başka bir siyasi partinin iç işlerine karışmak çok uygun bir davranış olmaz. Başka bir siyasi partinin içişlerine karışılmaz. Karışılması hatadır’ yanıtını vermişti.  O süreçte Süleyman Demirel’in ve diğer liderlerin davranışlarını şimdiki mevcut liderlerden de beklerim. Milletin özlediği, beklediği de bu zarafettir.”

iYi Parti ülkeye gerekli

“Çıktık bir yola” diyen, adaylığıyla ilgili yarın basına açıklama yapacağını belirten Dervişoğlu,  açıklamasını şöyle sürdürdü:

“İYİ Parti Türkiye’ye lazım.  Siyasetin merkezinde yerini alması lazım,  Türkiye’nin önünde önemli gündem maddeleri var. Yaşadığımız coğrafyanın ciddi jeopolitik sıkıntıları var. Türkiye’nin taşıdığı önemi bilen siyasetçilerin, söz sahibi makamlarda bulunması lazım. Türkiye bu stratejik ve jeopolitik konumuyla bulunduğu yerin hakkını veren bir biçimde yönetilmeye muhtaç.  O sebeple herkesin ortak bir sorumluluk duygusuyla hareket etmesini diliyorum.”

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksenerin-gorevi-surdurmesi-artik-soz-konusu-olamaz/feed/ 0
17 partiden CHP’ye bayram ziyareti https://www.foxhaber.com.tr/17-partiden-chpye-bayram-ziyareti/ https://www.foxhaber.com.tr/17-partiden-chpye-bayram-ziyareti/#respond Sun, 26 May 2024 21:00:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7699 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka başkanlığındaki heyet, Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen partiler arası bayramlaşma programı kapsamında siyasi parti temsilcilerini ağırladı.

Parti genel merkezinde öğleden önce AKP, DSP, Vatan Partisi, DEM Parti, İYİ Parti, BBP, Demokrat Parti, MHP, Saadet Partisi ve Anavatan Partisi heyetlerinin ağırlandığı CHP’ye, öğleden sonra DEVA Partisi, Gelecek Partisi, YRP, BTP, Zafer Partisi ve Milli Yol Partisi heyetleri ziyarette bulundu.

Nazlıaka, bu çerçevede, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal başkanlığındaki heyeti ağırladı. Karal, yerel seçim sonuçları üzerinden CHP’yi tebrik ederek sonuçların ülke demokrasisi adına hayırlı olmasını diledi.

Sonuçların sorumluluklarını artırdığını dile getiren Nazlıaka da hep beraber ülke sorunlarını çözmeye devam edeceklerini söyledi.

Heyette yer alan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen ile kadın hakları konusunda çok defa yan yana durduklarını belirten Nazlıaka, bu konuların partiler üstü konular olduğunu ifade etti.

Elif Esen de Nazlıaka ve CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever’in kadınlarla ilgili çalışmalarda çok önemli payı olduğunu, birlikte yaptıkları çalışmalarda yol katettiklerini dile getirdi.

Nazlıaka, yerel seçimlerde özellikle kadın ve genç aday çıkarma konusuna önem verdiklerini vurgulayarak, Türkiye nüfusunun 9,5 milyonunu CHP’li kadın belediye başkanlarının yöneteceğini söyledi. Nazlıaka, bu sayıların giderek artmasını temenni etti.

GELECEK PARTİSİ

Gelecek Partisi Konya Milletvekili Hasan Ekici başkanlığındaki heyetin ziyaretinde Nazlıaka, tüm İslam coğrafyasının bayramını kutlarken, Ekici de yerel seçimde elde edilen sonuçlar nedeniyle CHP’yi tebrik etti.

Nazlıaka, yoksul vatandaşları görmezden gelen, işsizleri duymazdan gelen, emeklileri yük gibi gören bir anlayışı reddettiklerini söyledi.

Ekici de yerel seçimlerde vatandaşların her siyasi partinin ders çıkartacağı bir tercihte bulunduğunu belirterek, siyasi nezaketin ve demokrasinin önemine işaret etti.

YENİDEN REFAH PARTİSİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Ramazan Bayramı dolayısıyla partilerini ziyaret eden Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Fatih Müjdeci başkanlığındaki heyeti de ağırladı.

Nazlıaka, Yeniden Refah Partisi ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, başta Filistin olmak üzere tüm dünyada barış, adalet, huzur olmasını diledi. Nazlıaka, Türkiye’nin İsrail’e yönelik ihracat kısıtlamasına değinerek, kararın takipçisi olacaklarını söyledi.

Muhammed Fatih Müjdeci de ihracat kısıtlamasına yönelik kararın olumlu olduğunu, bu kararın arkasında olduklarını ifade etti.

Müjdeci, şunları kaydetti:

“Bu noktada biz, Filistin’deki mağdur ve mazlumların, inancı ve fikri ne olursa olsun mazlum halkların yanındayız. Bu noktada da Filistin’deki zulmün durması için hükümetimizin alacağı bütün kararların alınması noktasında arkasında ve yanındayız. Yapılan yanlışın da karşısında olmaya devam edeceğiz.”

BTP, Zafer Partisi ve Milli Yol Partisi heyetleri de CHP’ye Ramazan Bayramı ziyaretinde bulundu.

Öte yandan, CHP Genel Merkezi’nde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nazlıaka, Ankara milletvekilleri, belediye başkanları ve PM üyelerinin katılımıyla teşkilat mensuplarıyla bayramlaşma programı düzenlendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/17-partiden-chpye-bayram-ziyareti/feed/ 0
Uğur Dündar’ın, Kılıçdaroğlu’na cevabı 18 milyondan fazla görüntülendi https://www.foxhaber.com.tr/ugur-dundarin-kilicdarogluna-cevabi-18-milyondan-fazla-goruntulendi/ https://www.foxhaber.com.tr/ugur-dundarin-kilicdarogluna-cevabi-18-milyondan-fazla-goruntulendi/#respond Fri, 24 May 2024 21:06:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7630 Kasım 2023’te kurultayda genel başkanlık seçimini Özgür Özel’e kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, 31 Mart’ta yüzde 38’e ulaşıp birinci parti olan CHP’nin yükselişiyle ilgili değerlendirmede bulunan SÖZCÜ yazarı Uğur Dündar’ı hedef alan bir paylaşımda bulundu. 

14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmasıyla muhalefetin “tarihi bir fırsatı”kaçırdığını belirten Uğur Dündar, “Tarih onu asla affetmeyecek” eleştirisinde bulunmuş; Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesi gerektiğine dikkat çekerek “CHP’nin ve ‘Altılı Masa’nın lideri resti görmek yerine, kendi adaylığını dayattı ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetti” demişti.

Bu eleştiri üzerine Kılıçdaroğlu, “Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur” diye başlayan bir bir yazı kaleme aldı ve X hesabından paylaştı.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim!
Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…
 
Sağdan soldan vatan evlatlarının idamlarıyla sonuçlanan 68 kuşağı fırtınasında gemisine dalga vurmamış Uğur Dündar, 1980 darbesinin “Bizim Uğur”u, TRT Genel Müdürü…
   
Bizim kuşağın onur abidelerinden Tarık Akan’ın yumruklaştığı, dürüst ve mücadeleci gençlik-kafalarında bitlerle işkencelerden geçerken-ayağına taş değmemiş, nezaket ziyaretlerinin müdavimi Uğur Dündar…
 
“Gün geçmiyor ki” cümlesiyle başladığı her haber programında, fonda gerilim müzikleriyle süslediği ve toplumun inanç noktalarına temas ederek 28 Şubat sürecinin alt yapısında emeği olan, iş başörtü sorununa geldiğinde; “İnadına mini etek, inadına dekolte” sloganlarına katkı sunan Uğur Dündar…
   
Sağlık skandalı haberi adı altında “Tesettür Faciası” başlığıyla, toplumdaki kutuplaşmanın her daim ekmeğini yiyen, fildişi kulelerinin tepesindeki konforlu alanını inşa edebilmek için büyük “fedakarlıklar” yapan, andıçların Uğur Dündar’ı…
   
Her alanda, mevcut baskıcı iktidarın, sizin de içerisinde arkadaşlarınızın olduğu (ki bence onlar öyle sanıyor) muhalifler, davalarla, hapislerle, saldırılarla mücadele edip bedel öderken, sizin çarkınız yine “şanlı şanlı” döner Uğur Bey.
   
Senin de bildiğin ama hiç hoşuna gitmeyecek bir sır vereyim; Biz helalleştik… Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakın oy vermeyi, adını duyunca besmele çeken muhafazakârlarımızla helalleştik.

1960’lardan kalma sağ sol kavgasının kötü mirasıyla yüzleştik. Bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle de helalleştik…
 
İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuştuk, anlaştık, helalleştik…
   
Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlarla yüzleştik.
 
Geçmişte yaşadığımız bütün travmalarımızı, öfkelerimizi, intikam duygularımızı ebediyen toprağa gömdük. Bütün farklılıklarımızı kabul ettik, sevdik ve kucaklaştık. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz!
   
Bunu vatanperver dostlarımızla yaptık. Başta kıymetli dostum Sayın Karamollaoğlu olmak üzere 6’lı masanın liderleri ile yaptık.
   
Nasıl yaptığımızı da anlatayım.
Berkin Elvan’a da ağladık, Eren Bülbül’e de…
Sinan Ateş ile de vurulduk, Tahir Elçi ile de…
Deniz Gezmiş’le de sehpaya çıktık, Mustafa Pehlivanoğlu ile de…
Ergenekon kumpası mağdurlarına da destek olduk, suçsuz günahsız KHK mağdurları anaokulu öğretmenlerine de…

Yürüdük Uğur Bey. Hak için halk için yürüdük.
Yolumuza kurşunlar bırakıldı yürüdük… 
Pislikler döküldü yürüdük…
Terör örgütleri kuşun sıktı, linçlendik, içerisinde bulunduğumuz ev için “Yakın o evi” dediler, defalarca ölüm tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük.
   
Cumhuriyet Halk Partisi çok değişti Uğur Bey. Artık toplumun büyük bölümünü öcü gibi gördüğü bir parti değil. Bakın TV programında değerli kardeşim Cemal Enginyurt, size karşı millet ittifakını ve helalleşmemizi nasıl savunuyor, siz ise nasıl da inkar ediyorsunuz.
   
Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!
   
Toplumun inanç ve değerleri ile siz ve temsil ettiğiniz kimliğiniz, mıknatısın iki ayrı kutbu gibisiniz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve toplumsal barışa yaklaştıkça seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü kardeşlerimiz, bütün kırgınlıklarını unutan Kürt kardeşlerimiz, vatanperverlik çatısı altında bütünleştiğimiz sağcı kardeşlerimiz, kısacası bu ülkenin ötekileri bizden uzaklaşıyor. Buna müsaade edemeyiz.

Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler. Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin ajanı olup olmadığımı soracak kadar dengenizi yitirdiniz, ses çıkarmadım.
 
Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsaade etmem.
 
Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım iddialarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine “siyasi rüşvet aldınız” imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!

Sizin tabirinizle; “Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu 70’li yıllardan beri tanırım. Kemal Bey’in asıl işi hesap sormaktır. Devletin nice kayıp trilyonlarını, tüyü bitmemiş yetim hakkını, yurt dışından getirmiş ve hazineye irat kaydettirmiştir.” El hak doğrudur Uğur Bey. Benim asıl işim hesap sormaktır.
 
Büyük emeklerle ve ödenen bedellerle tesis edilen bu kardeşlik yapısına, bu toplumsal ittifaka ve bu helalleşmeye saldırmayı sürdürürseniz, milletin uygarlık yolundaki bu anlaşmaya halel getirmeye çalışırsanız, bunun hesabını sorarım.

Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma çabaları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, SİYASİ ARENADA MAKOSENLERİMİ TEKRAR GİYERİM ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda mücadelemi veririm.
 
Tarih kimi affedecek, kimi affetmeyecek? Bu soruyu da not düşelim zaman göstersin…
 
Bu vesileyle de vatanperver gazetecimiz Sayın Mehmet Ali Birand’ı saygıyla anmış olalım. Onun şahsında bütün gerçek gazetecilere selam olsun…
 
“Bizim Uğur”lar sizin olsun, Tarıklar bizimdir…
 
Kalın sağlıcakla…

KEMAL KILIÇDAROĞLU
Cumhuriyet Halk Partisi 7. Genel Başkanı / Anadolu’nun Kemal’i

Usta gazetecinin, Kemal Kılıçdaroğlu’na yanıtı ise X platformunda 18 milyondan fazla görüntülendi.

İşte, Dündar’ın Kılıçdaroğlu’na yanıtı:
 
“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Bana açık mektup yazmışsınız.
Ancak kullandığınız kaba üslubun yanı sıra, mektubunuzun iftira ve yalanlarla dolu içeriğini okuyunca

“Acaba Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun X hesabı kötü niyetli birilerince ele geçirilmiş olabilir mi?” diye düşünmekten kendimi alamadım.

Zira size hakaret etmedim, iftira atmadım, kişilik haklarınıza saldırmadım, özel hayatınıza lâf etmedim.
Sadece yerel seçim sonuçlarının, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde kendi adaylığınızı dayatmak yerine,
Sayın Ekrem İmamoğlu veya Sayın Mansur Yavaştan birini aday göstermiş olsaydınız, onların seçimi rahatlıkla kazanabileceğini gösterdiğini belirttim.

Bunu sadece ben söylemiyorum, sokaktaki hemen herkes ifade ediyor.

Ayrıca 39 milletvekili armağan ettiğiniz bazı masa ortaklarınızın son seçimlerde yüzde 1’lik oy oranını bile tutturamamaları da bu görüşü doğruluyor.

Bunda kızıp köpürecek ne var?
Sayın Kılıçdaroğlu hırçınlığınızı anlıyorum.

Zira sizin Sayın Tayyip Erdoğan’a karşı girdiğiniz tüm seçimleri kaybetmiş ve CHP’nin oy oranını yüzde 25’e sabitlemiş olmanıza karşın, Sayın Özgür Özel, Genel Başkan olarak katıldığı ilk seçimde
bu yüzde 25’lik cam tavanı paramparça ederek partisini yüzde 38 oyla 1. yaptı.

Yani sizin gitmenizle başlayan değişim, zafer kazandı.

Sayın Kılıçdaroğlu,
Yazdığınız kin ve öfke dolu satırlarla
sizin genel başkan seçildiğiniz günden beri bana yapıştırılmaya çalışılan “Kılıçdaroğlu’nu Uğur Dündar parlattı. Dengir Mir Mehmet Fırat ve Melih Gökçek ile açık oturum yaparak onun önünü açtı” YAFTASINI YALANLAMIŞ OLDUNUZ!
Beni gereksiz yere töhmet altında kalmaktan kurtardınız.

Kemal Bey,
Size karşı hiçbir kötü düşünce ve davranışta bulunmadığım gibi Sayın Ekmelettin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı gösterme gafletinizde bile, AKP’ye karşı sizi destekledim. 
Ama CHP’yi kuruluş felsefesinden, Atatürk’ün çizdiği rotadan uzaklaştırma ve sağcılaştırma çabalarınızı da eleştirdim. 

Kemal Bey,
Hırs ve kinle kaleme aldığınız satırlarda farkına varmadan kendinizle çeliştiğinizi de görmemişsiniz.
Öyle ya mektubunuzu okuyanlar şöyle düşünmezler mi?

“Ey Kemal Kılıçdaroğlu madem Uğur Dündar kötü bir gazeteciydi, neden en kritik zamanlarda röportaj için hep onu seçtiniz?”

Hırsınız size YALAN DA SÖYLETMİŞ.

TRT Genel Müdürü…demişsiniz!
Ne 12 Eylül döneminde, ne de öncesi ve sonrasında TRT Genel Müdürü olmak, aklımın ucundan dahi geçmedi. 
Çünkü büyük başarıyla yaptığım ve beni yıllarca “Türkiye’nin en güvenilir kişisi seçtiren” bir işim vardı.

Yalanlarınız bununla da sınırlı kalmamış.

Sevgili arkadaşım Tarık Akan’ı da hırs ve kininizi kusmaya alet etmişsiniz.
Merhum Tarık ile arkadaşlığımız gençliğimizde kavga ile başladı. Ama sonra çok iyi iki dost olduk. Bunun en yakın tanığı da Tarık’ın yakın arkadaşları ve sevgili Müjdat Gezen’dir. Ayrıca vefatından sonra Tarık’ın isminin, yaşadığı Bakırköy’de ki Özgürlük Parkı’na verilerek TARIK AKAN ÖZGÜRLÜK PARKI olması için çok uğraştım. Keşke siz de CHP Genel Başkanı olarak bir omuz verseydiniz de başarabilseydik!

Ayrıca bana karşı yaptığınız sert çıkışı, yıllarca yenildiğiniz AKP iktidarına karşı gösterebilseydiniz.

Sayın Kılıçdaroğlu,
X hesabınızın kötü niyetli kişilerce ele geçirilmiş olabileceğini düşündüren bir başka husus da 28 Şubat’taki haberlerimle ilgili olarak “muhbir” ağzını kullanmış olmanız.

Kemal Bey,
Hayatım boyunca yaptığım tüm haberleri getirin, altına yine imzamı atayım.
Zira vicdanen duvara yatak resmi yapıp karşısında mışıl mışıl uyuyacak kadar rahatım.
Yanlışım olmuş mudur, binlerce haber içinde bir iki tane olabilir. (Onun da hesabı mahkemelerde sorulabilirdi.)

Kemal Bey,
Çok şaşkınım.
Zira yapmanız gereken bana yalan ve iftiralarla saldırmak değil “Ben neden daha önce çekilip CHP’nin önünü açmadım” diye sormak olmalıydı.
Bakın Sayın Özgür Özel, Sayın Ekrem İmamoğlu, Sayın Mansur Yavaş ile diğer başarılı başkanlar zafer kazanıp tarih yazdılar.
Siz ise “Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiren makosenli genel başkan” olarak tarih oldunuz!..
Saygılarımla…”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ugur-dundarin-kilicdarogluna-cevabi-18-milyondan-fazla-goruntulendi/feed/ 0
Kimler kimlere gidecek! İşte seçim sonrası siyasi partilerin bayramlaşma listesi… https://www.foxhaber.com.tr/kimler-kimlere-gidecek-iste-secim-sonrasi-siyasi-partilerin-bayramlasma-listesi/ https://www.foxhaber.com.tr/kimler-kimlere-gidecek-iste-secim-sonrasi-siyasi-partilerin-bayramlasma-listesi/#respond Thu, 23 May 2024 21:03:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7588 Siyasi partiler arasında geleneksel hale gelen bayram kutlamaları bayramın ikinci günü parti genel merkezlerinde yapılacak.

Partiler, hem ziyaretler hem de partilerine gelecek parti temsilcilerini karşılayacak heyetlerini belirledi. Partilerin karşılıklı ziyaret programları da belli oldu.

CHP 15 PARTİYİ ZİYARET EDECEK

Buna göre CHP, 15 siyasi partiye bayram ziyareti yapacak. CHP’nin bayramlaşma programı kapsamında Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka başkanlığında, Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, Parti Meclisi Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı ve Gençlik Kolları MYK Üyesi Onur Topkül’den oluşan heyet CHP heyeti, bayramlaşma için genel merkeze gelen parti temsilcilerini ağırlayacak.

CHP’nin partilere yapacağı ziyaret heyeti ise Genel Başkan Yardımcısı Volkan Demir, Kadın Kolları MYK Üyesi Armağan Akyüz ve Gençlik Kolları MYK Üyesi Batuhan Cakcak’tan oluşacak.

CHP’nin ziyaret edeceği partiler arasında AKP, DSP, Vatan Partisi, DEM Parti, İYİ Parti, BBP, DP, MHP, SP, ANAP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Yeniden Rafah Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi ve Zafer Partisi yer alıyor.

CHP’ye bayram ziyaretinde bulunmak isteyen partiler ise şunlar; “AKP, DSP, Vatan Partisi, DEM Parti, İYİ Parti, BBP, DP, MHP, SP, ANAP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Yeniden Rafah Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi ve Zafer Partisi”

AKP BAYRAMLAŞMAYI 7 PARTİYLE SINIRLI TUTTTU

AKP’nin bayramlaşma programı kapsamında, Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, MKYK Üyesi Kasım Bostan, Genel Merkez Kadın Kolları MYK Üyesi Ayten Aydın ve Genel Merkez Gençlik Kolları MYK Üyesi Taha Kara’dan oluşan heyet, genel merkezde diğer partilerden gelen temsileri ağırlayacak.

AKP, partileri ziyaret için iki ayrı heyet oluşturdu. Birinci ziyaret heyeti, MKYK Üyesi Hasan Sert, Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Sena Aktürk ve Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Derya Çıraklı’dan oluşacak.

İkinci heyette ise Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Derya Öztekin ve Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi Salih Aydın bulunacak.

AKP’ye bayram ziyareti yapacak partiler arasında CHP, MHP, Hür Dava Partisi, Yeniden Refah Partisi, BBP, DSP ve İYİ Parti yer alıyor.

AKP, ise CHP, Hür Dava Partisi, BBP ve İYİ Parti, MHP, Yeniden Refah Partisi ve DSP’yi ziyaret edecek.

DEM PARTİ’DE AKP VE MHP YOK…

DEM Parti’nin bayramlaşma programında Eş Genel Başkan Yardımcıları Vezir Coşkun Parlak, Canan Çalağan ve PM Üyesi Fatma Koçyiğit’ten oluşan heyet, siyasi partilere bayramlaşma ziyaretinde bulunacak.

Parti genel merkezinde ise Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça, PM Üyesi İhsan Seylan bayramlaşmaya gelen parti temsilcilerini karşılayacak.

DEM Parti’nin ziyaret edeceği partiler arasında Gelecek Partisi, CHP, Saadet Partisi, DEVA Partisi bulunuyor. DEM Parti’yi ise Gelecek Partisi, CHP, Saadet Partisi, DEVA Partisi ziyaret edecek

MHP 4 PARTİ DIŞINDA HERKESE KAPIYI KAPATTI

MHP’nin bayramlaşma programı kapsamında Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, MHP Genel Sekreter Yardımcısı Tamer Osmanağaoğlu ve MYK Üyesi Özgür Bayraktar, genel merkezde parti temsilcilerini ağırlayacak.

Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, MYK Üyesi Esma Özdaşlı ve MYK Üyesi Fatih Çetinkaya’dan oluşacak heyet ise partileri ziyaret edecek.

MHP’yi, DSP, AKP, Yeniden Refah Partisi ve CHP ziyaret programına alırken, MHP ise DSP, AKP, Yeniden Refah Partisi ve CHP’yi ziyaret edecek.

İYİ PARTİ 10 PARTİYLE BAYRAM KUTLAYACAK

İYİ Parti ise karşılıklı olarak Saadet Partisi, Demokrat Parti, CHP, AKP, Milli Yol Partisi, BBP, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi ve BTP ile bayramlaşacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kimler-kimlere-gidecek-iste-secim-sonrasi-siyasi-partilerin-bayramlasma-listesi/feed/ 0
Milletin tahammülü yoktu ilk düğmeyi doğru ilikledik https://www.foxhaber.com.tr/milletin-tahammulu-yoktu-ilk-dugmeyi-dogru-ilikledik/ https://www.foxhaber.com.tr/milletin-tahammulu-yoktu-ilk-dugmeyi-dogru-ilikledik/#respond Mon, 20 May 2024 09:00:56 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7484 Ensar Aytekin, CHP’nin 25 yıllık üyesi. 1999’dan bu yana her seçimin içinde üye ve yönetici olarak bulundu. Son seçimde ise genel başkan yardımcısı olarak işin mutfağındaydı. Seçimin en zor yanlarından birisinin adaylaşma süreci olduğunu belirten. Aytekin şunları söyledi: Adaylaşma, gömleğin ilk düğmesidir. O gömleği doğru iliklerseniz sonuna kadar o ilikleme doğru tamamlanır. Biz o süreci çok titiz, bilimsel, sağlıklı verilerle yönettik. Seçmenimizin beklentisinin farkındaydık. Bizim ve Türkiye’nin artık bir daha seçim kaybetmeye tahammülü olmadığını açık ve net görüyorduk. Dolayısıyla o ilk düğmeyi doğru iliklemek durumundaydık. Seçim gecesi o doğru sonuçları hep birlikte gördük.

YAĞMUR ALTINDA MİTİNG

Aytekin seçim gününü ve gelen ilk haberleri şöyle anlattı: İktidar partisi elinde devletin bir sürü olanaklarıyla sandıklara hakim olurken biz sınırlı imkânlarla bazı illerde sorunlar yaşardık. Bu da topluma ‘Sandıklara sahip çıkılmadı oylar çalındı’ diye yansıyordu. Seçim gününe hem örgüt bazında, hem müşahitler hem de avukat noktasında çok iyi hazırlandık. O gün bir sorun yaşamadık. Sabahın 06.00’sında herkes ayaktaydı. Bütün sandıklar denetlendi. Doğu’da sandıklar erken açılıyor. Sisteme girişler başladı. Telefonlar yavaş yavaş çalıyor. Ben ilk gelen haberleri çok önemserim. Hani şöyle bir inanç vardır ya nasıl başlarsa öyle devam eder diye. İlk haber Kilis il başkanımızdan geldi. Konuşmakta zorlandığını fark ettim. ‘Başkanım her şey yolunda mı, kazandık mı?’ diye sordum. ‘Kazandık’ dedi. Tek bu kelimeyi söyleyebildi. Kilis’i kazanmak partimiz için önemliydi bu güne kadar kazanmadığımız, zorlandığımız uzak bir noktaydı. Kilis’te son mitinglerden birini genel başkanımız yağmur altında yapmıştı. Genel başkanımızın seçime 10-15 gün kala mitinglerini stratejik planladık. Kazanmaya yakın olduğumuz, zorlandığımız yerlere genel başkanımızı götürdük. Bunlardan birisi de Kilis’ti. Orada bir beklentimiz vardı. Kazanmamız sürpriz olmadı. Adıyaman’da milletvekili arkadaşımız Abdurrahman Tutdere’nin kazanacağını biliyorduk. Kırıkkale, Uşak, Kütahya aynı şekilde kazanacağımızı ilan ediyorduk ve haklı çıktık.

CHP’li Aytekin SÖZCÜ Medya Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e konuştu, seçim zaferini anlattı.

SİYASAL İFLAS YAŞANDI

Türkiye’nin bugünkü siyasal düzenden rahatsız olduğunu belirten Aytekin, Türkiye’nin ittifaklardan çok şey öğrendiğini belirtti, şunları söyledi: İttifakta siyasal, rakamsal anlamda istediğimiz sonucu elde edemedik belki ama çok şey öğrendik.  En başta bütün siyasi partiler, birbirlerine zıt farklı düşünen partiler bir araya geldi. Onların kitleleri de bir araya geldi. Bu bir tanışmaya vesile oldu, çok geç bir tanışmaydı. Birbirimizi anladık, tanıdık. Duygularımızı, beklentilerimizi, ihtiyaçlarımızı hassasiyetlerimizi öğrendik. Bu bilgiyle bir ülkeyi yönetmek inanın çok daha kolay olacaktır. Şu anki iktidar sadece kendi duygularıyla bu ülkeyi yönetti. Kendi inançlarını topluma dayattı. Kendi siyasal kültürünü bu toplamda zorla egemen kılmaya çalıştı. İşte geldiğimiz sonuçta budur. Siyasal iflastan bahsediyoruz.

 İKTİDAR OLACAĞIZ

Kurultayda girecekleri ilk seçimde CHP’yi birinci parti yapma sözü verdiklerini hatırlatan Aytekin açıklamasını şöyle sürdürdü: Bu sözümüzü tuttuk. Şimdi bir söz daha veriyoruz. İlk genel seçimde partimizi iktidar yapacağız. Sadece CHP ye oy verenler değil herkes huzurla yaşayacak, herkesin anayasal hakkı korunacak ve bu ülkeye adalet gelecek. Oy geçişkenliği mutlaka oldu. 6’lı ittifakla aldığımız sonuç 25, tek başına girdiğimiz sonuçta aldığımız oran yüzde 38. Siyasal anlamda seçmenin sahibi yoktur. Bir seçimde size inanır, güvenir oy verir. Bir başka seçimde bize inanır, güvenir, ikna olur bize oy verir. Buradaki asıl mesele siyasi partilerin ortaya koyduğu iddialar, kadrolar, söylemler, projeler, vaatler ve inandırıcılık. Kampanya doğruysa doğru sonucu alırsınız. Biz sadece 6’lı masanın parti kitlelerinden oy almadık. Bize AKP, MHP seçmeninin oy verdiğini seçim bölgem Balıkesir’den biliyorum. Geçmişte AKP’ye oy veren bu seçimde bize oy verdi. Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımız başkanlığında uzman bir heyetten oluşacak birim kuruyoruz. 3 ayda 5 ayda bir her belediye izlenecek, gözlenecek, bir takım ölçümler yapılacak, belediyelerin ortaya koyduğu projeler, yaptığı hizmetler toplumda karşılık bulmuş mu; hangisi bulmuş; hangisi bulmamış bunlara bakılacak. Kampanyada topluma vaat edilen projelerin ne oranda gerçekleştiği izlenecek. Doğru projelerin yaygınlaşmasını, gelişmesini, diğer belediyelerle eşleşmesini sağlayacağız. Önümüzdeki 5 yılı böyle geçireceğiz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/milletin-tahammulu-yoktu-ilk-dugmeyi-dogru-ilikledik/feed/ 0
CHP karamsarlığı umuda dönüştürdü https://www.foxhaber.com.tr/chp-karamsarligi-umuda-donusturdu/ https://www.foxhaber.com.tr/chp-karamsarligi-umuda-donusturdu/#respond Sat, 18 May 2024 21:42:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7428 CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’ye yabancı olan siyasi partilerle ortaklık kurdu. Bazen mitingde, bazen salon toplantılarında bir araya gelindi. “Ben asla CHP’ye oy vermem” diyen de CHP dışında başka bir partiye oy vermeyeceğini söyleyen de partilerinin aldığı karara uyup farklı partiye oy vermişti. İşte bu gelişmeler ve kurulan alt yapı, serpilen tohumlar son seçimde yeşerdi ve CHP yıllar sonra Türkiye’nin birinci partisi oldu. Geçmiş döneme dönük eleştiriler yapılırken, CHP’nin 7’nci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ektiği tohumları bazıları göz ardı ediyor.

YALNIZ CHP LEHİNE DEĞİL

Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimi evinden izledi. Zaman zaman onu arayıp açılan sandık sayısı ve muhtemel seçim sonucu hakkında bilgilendiren de oldu. Gelen sonuçlar Kılıçdaroğlu ailesinde de büyük memnuniyet yarattı. Kılıçdaroğlu, son seçimin önemini şöyle anlattı:

“Seçim sonuçlarının başlangıçtan itibaren CHP lehine olması tabii ki bizim evimizde de hepimizi sevindirdi, mutlu etti. Seçimin ağırlıklı olarak CHP’nin lehine sonuçlanması sadece CHP’liler açısından değil, karamsarlığı yaşayan milyonlarca kişi açısından da olumlu sonuç doğurdu. İnsanlar Türkiye’de kendilerini biraz umutsuz hissetmeye başlamıştı. Seçim başarısıyla demokrasimiz kazandı. Seçimin sakin bir ortamda gerçekleşmesi -zaman zaman sorun çıksa da- güzel, iyi bir sonuç. CHP açsından da son derece mutluyuz.”

BUNDAN SONRA NE YAPILMALI?

Kılıçdaroğlu, CHP’nin bu başarısının sürdürebilir kılınması gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:

“Başarımızı sürdürülebilir kılmamız, partimiz için de Türkiye için de çok önemli. Sürdürülebilir kılmanın yolu izlenen politikanın devam ettirilmesidir. Toplumun her kesimiyle sıcak ve samimi ilişki kurulması, parti örgütlerimizin bu konuda eğitilmesi lazım. Bu çalışmanın devamı gerekiyor. Çalışma devam ederse pek çok başarıya imza atabiliriz.

Biz geçen seçimde 11 büyükşehir belediyesini aldığımızda da iyi bir oy almıştık. O dönemin bir de şöyle bir özelliği vardı: Manisa’dan sıfır oy çıktı. Çünkü, Manisa’yı İYİ Parti’ye vermiştik. Samsun’u İYİ Parti’ye vermiştik sıfır oy çıktı. Konya’dan da sıfır oy aldık çünkü CHP’liler gidip İYİ Parti’ye oy verdiler. İYİ Partililer de diyelim ki Bursa’da bize oy verdiler. Ankara’da bize oy verdiler. İstanbul’da bize oy verdiler.

AKŞENER, HEDEF ALMAMALIYDI

Her siyasi partinin görüşüne saygı duyulması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Niye seçime İYİ Parti ayrı girdi diye suçlamada bulunmak doğru değil. Gönül isterdi ki İYİ Parti yetkilileri en azından CHP’yi doğrudan doğruya hedef alıp eleştirmek gibi bir rol üstlenmeselerdi. Eleştireceklerse AKP var. AKP’yi eleştirmeleri gerekirdi” dedi.

OY GEÇİŞGENLİĞİ ÖNEMLİYDİ

6’lı masa dönemindeki ilişkiler, CHP’nin oyunun yükselmesinde etkili oldu mu? Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Etkili olduğunu sağduyulu herkes biliyor. Siyaset yorumcuları, siyasetçiler, akademik dünyanın önemli aktörleri bunu zaten söylüyorlar. 14 Mayıs seçiminde sandığa gidip CHP’nin 6 okunun altına mühür basanlar, yerel seçimlerde de rahatlıkla belediye başkanının 6 oklu pusulasına mühürlerini bastılar. Bu seçimlerde oy geçişkenliği çok önemliydi. Bunu sağlamak için de epey mücadele ettik. Ben 250’nin üzerinde medyaya kapalı toplantılar yaptım. Sağ dünyanın önemli kanaat önderleriyle toplantılar yaptım. Yani Van’dan Şanlıurfa’dan tutun, İstanbul’dan Yozgat’a kadar pek çok yerde bu toplantıları gerçekleştirdim. Onlara CHP’nin belli alandaki duyarlılıklarını, inanca olan saygıyı, kimliğe olan saygıyı, yaşam tarzına olan saygıyı anlatmaya çalıştım. Başörtüsüyle ilgili tavrımız, ‘Helalleşme’ dediğimiz ve doğrudan doğruya yeri geldiğinde de öz eleştiriyi yapmaktan çekinemeyen tavrımız pek çok çevrede samimi bulundu. Dolaysıyla bunun yansımalarının ortaya çıkması elbette beni mutlu ediyor.”

CHP’nin amblemindeki 6 oktan birisinin “Halkçılık” olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Biz halkçılaştık; halkın her kesimiyle, en düşük gelirlisinden en üst gelirliye kadar her kesiminle sıcak ve samimi diyalog kurduk. Bu bizim açımızdan da partimizin geleceği açısından da son derece önemliydi” dedi.

PARTİ ALEYHİNE ÇALIŞMA İDDİASI AKIL DIŞI BİR ŞEY

CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için, “Partisinin aleyhine çalışıyor” diyenler de olmuştu. Kılıçdaroğlu bu iddiayı şöyle cevaplandırdı: “Ben alana çıkmadım, doğrudur. Çünkü partinin böyle bir geleneği yok. Ama ben bazı belediye başkanlarımızın seçim çalışmalarına görüntülü olarak katıldım. Yani belediye başkanları talep ettiler, ‘Görüntülü katılabilir misiniz?’ diye. En azından buna ‘Olur’ deyip görüntülü katıldım, CHP’li belediye başkan adayına oy verilmesini istedim. Elazığ benim liseyi okuduğum kent. Burada CHP kazansın diye ilde yayın yapan üç televizyonun ortak yayınına katıldım. Dolayısıyla bir genel başkanın, parti aleyhine çalışması zaten akıl dışı bir şey. Bu biraz önyargılardan kaynaklanan veya AKP’nin trolleri tarafından yapılan bir çalışma diye söyleyebilirim. Yoksa aklı başında olan birisi bilir ki CHP’liler kendi partililerinin başarısı için çalışırlar. Zaten işin doğası da bunu gerektirir.”

Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimle ilgili değerlendirmelerini SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e anlattı. 

İLKELERE SADIK KALINMALI

Önceki dönemde görev yapan belediye başkanları için CHP Genel Merkezi tarafından çalışma stratejisi belirlenmişti. Kılıçdaroğlu, “Yeni seçilen belediye başkanlarımızdan geçmişteki belediye başkanlarımızın gösterdiği performansın aynısını göstermesini isteriz. Dolayısıyla çalışma yolu, yöntemi açısından genel merkezin belirleyeceği ilkelere sadık kalarak o çalışmaları sürdürmeleri gerekiyor” dedi. Kılıçdaroğlu, “Ben genel başkanlığım döneminde 7 ilkeden bahsetmiştim” hatırlatmasını yaparak şöyle devam etti:

“Bu 7 ilkenin göz ardı edilmemesini, bunlara uygun hareket edilmesini dilerim. O ilkeler arasında örneğin ‘Vatandaşlar arasında hiçbir ayırım yapmayın’, ‘Fakir mahallelerde yasayan insanlara pozitif ayrımcılık yapın’, ‘Herkesi kucaklamaya özen gösterin’, ‘Yaptığınız harcamaların hesabını topluma verin, güven duygusu oluşturun’ gibi 7 madde sıralamıştım. O 7 maddeyi çerçeveletip bütün belediye başkanlarımıza odalarına asmalarını söylemiştim. Dolaysıyla yeni seçilen arkadaşların da genel merkezimizin belirleyeceği ilkeler çerçevesinde çalışmaları büyük önem taşıyor. Hatta belediye başkanı arkadaşlara da şunu demiştim ‘Harcadığınız para sizin değil, belde halkının parasıdır. Milletin parasıdır. Dolayısıyla yaptığınız her harcamanın hesabını mutlaka belde halkına veriniz.’ Bunları hemen her toplantımızda özenle dillendirdim.

HATAY BÜYÜK ÜZÜNTÜ OLUR

2019 Yerel Yönetimler Seçimi öncesi Kılıçdaroğlu, SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada 12 büyükşehir belediyesini kazanacaklarını belirtmişti. 11 il kazanıldı ama Kılıçdaroğlu’nun “Kazanacağız” dediği Bursa, il başkanlığı ve belediye başkan adayı arasındaki anlaşmazlık nedeniyle kazanılacakken kaybedilmişti. Kılıçdaroğlu birçok toplantıda Bursa’nın bu şekilde kaybedilmesine üzüldüğünü belirtiyordu. Bursa, bu seçimde kazanıldı ve o dönem de aday gösterilen Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Kılıçdaroğlu’nu şimdi üzen ise Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kazanılamaması oldu. Bunu şöyle açıkladı: “İtirazlar üzerine sayımlar sürüyor ama Hatay’ın kaybedilmesi çok büyük acı olur. Çünkü Lütfü Savaş, deprem bölgesinde en büyük sorunu yaşayan belediye başkanlarımızdan birisiydi. Hatay büyükşehrinin kaybedilmesi bende derin bir üzüntüye yol açtı. Depremde de elinden geleni yaptı. Ama maalesef oradaki iç kargaşalar böyle bir tablo çıkardı.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chp-karamsarligi-umuda-donusturdu/feed/ 0
Erdoğan devletle ve milleti yarışa soktu, kaybetti https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-devletle-ve-milleti-yarisa-soktu-kaybetti/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-devletle-ve-milleti-yarisa-soktu-kaybetti/#respond Fri, 17 May 2024 21:21:57 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7385 CHP, 31 Mart yerel seçiminde sandıktan birinci parti çıktı. Yıllardır böyle bir başarıya hasret kalan partide şimdi “Zafer sarhoşluğuna kapılmadan icraat günleri’’ hedefi konuldu. 

Her sonucu sandık sandık analiz ettiklerini anlatan Özel, “Değişim sandıklara yansıdı. Şimdi ülke nüfusunun yüzde 62’sini, ekonominin yüzde 80’ini CHP’li belediyeler yönetecek. Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok” dedi. Özel şu mesajları verdi:

DOĞRU İSİM DOĞRU ADAY: Yerel seçimlere hazırlanırken, en çok önem verdiğimiz kavram, ölçme ve değerlendirme oldu. Doğru isimleri aday gösterebilmek için 350 bin tekil anket yaptık. Aday adaylarımızı, potansiyel adaylarımızı, diğer siyasi partilerin adaylarıyla ölçtük, değerlendirdik. O günlerde tartışmaların, eleştirilerin olması gayet normal ancak bugünden bakıldığında iyi bir aday belirleme süreci yaşadığımız anlaşılıyor. Ölçme ve değerlendirmeler sırasında daha önce kazanmamız mümkün olmayan birçok kent merkezinde adaylarımızın başa baş yarıştığını ve hatta önde olduğunu çok net gördük.

1977’DEN BU YANA İLK: Partimizi, 1977 seçimlerinden bu yana ilk kez birinci parti yaptık ve yine 1977 seçimlerinden bu yana en yüksek oyu aldık. Bunda ölçme ve değerlendirmeye verdiğimiz önemin payının çok büyük olduğunun altını çizmek isterim. Kilis’in, Kastamonu’nun, Kırıkkale’nin, Zonguldak’ın, Adıyaman’ın, Afyonkarahisar’ın, Bursa’nın, Balıkesir’in, Manisa’nın, Denizli’nin, Uşak’ın kazanılabilir olduğunu bu ölçümlerde net biçimde görmüştük ve öyle de oldu.

HEP MİLLET KAZANIR: Türkiye siyasi tarihi boyunca devletle millet yarıştığında hep millet kazanır. 1983’te Kenan Evren devletle milleti yarışa soktu. Devletin istediği aday değil, milletin istediği Turgut Özal kazandı. Tayyip Erdoğan da bu seçimde devletle, milleti yarışa soktu. Bir tarafta TRT, bir tarafta devletin bütün kurumları, devletin görülen görülmeyen tüm aygıtları vardı. Biz ise milletimizle beraberdik, beraber olmaya da devam edeceğiz. Yurttaşlarımızı, merkezi iktidara karşı yerelden denge kurmaya çağırdık ve seçim sonuçları bu çağrımızın karşılık bulduğunu gösterdi.

SONUÇLAR MEKTUPTUR: Her seçim sonucu, seçmenin siyasete yazdığı bir mektuptur. Mayıs seçimlerinde seçmen bize aslında uzun kitap yazdı. Biz bunu doğru okuduk, doğruları yaptık ve Mart 2024 seçimlerinden 1’inci parti olarak çıktık. Şimdi de Genel Merkezimizin tüm birimleri tarafından analiz ve raporlama çalışmaları yapılıyor. Hafta ortasında yaptığımız MYK’da bazı sunumlar aldık ancak daha geniş analizler yapılacak. Biz şu anda bir sonraki genel seçimin ilk haftası içinde olduğumuzu değerlendiriyoruz.

YATIRIM KREDİSİ AÇILDI: Süreci en başından beri doğru yönetmeyi, seçmenin bize açtığı bu kredinin üzerine katabilmeyi hedefliyoruz. Yurttaşlarımız, 31 Mart Pazar günü bize bir kredi verdi. Bu bir tüketici kredisi değil. Bu bir yatırım kredisi… Günlük ve kısa vadede tüket diye değil bir yatırım kredisi verdi. Doğruları yapmaya devam eder, bu krediyi doğru kullanırsak, oy oranını korumaya devam ederiz. Seçmenlerimize 4 yılın sonunda bu kredinin karşılığını verirsek yurttaşlarımız da bir sonraki seçimlerde bu krediyi yenilemeye hazır.

TEŞEKKÜRE GİDİYORUM: Bayramdan hemen sonra sahaya ineceğiz. Seçimleri kazandığımız il merkezlerinden başlamak üzere Türkiye’yi yeniden dolaşacağız, teşekküre gideceğiz. 

ARTIK BİZ YÖNETECEĞİZ: Türkiye nüfusunun yüzde 62’sini, Türkiye ekonomisinin de yüzde 80’ine yakınını CHP’li belediyeler yönetecek. Sorumluluğumuz çok daha büyük. Bunun hakkını verebilmek için çok çalışacağız. Genel Merkezimiz bünyesinde Yerel Yönetimler Eşgüdüm, Denetim ve Eğitim Birimi kuracağız. Eskişehir’i bir cennete çeviren efsane Belediye Başkanımız Yılmaz Hocamızın liderliğinde, deneyimli belediye başkanlarımızın, Sayıştay denetçileri ve Mülkiye Müfettişlerinin bulunacağı bir birim kuruyoruz.

PROJE ÜRETECEĞİZ: Belediyelerimizin beğenilen projelerini bütün belediyelerimize önereceğiz, hazır projeleri teslim edeceğiz. Proje havuzlarını birbirlerinin kullanımına açacağız. Belediyelerimizi de denetleyeceğiz. Biz devlet denetimi kadar sıkı ama vicdanlı bir denetim yapacağız. Hatası olanı da affetmeyiz. Vatandaş verdiği oydan pişman olursa ben mahcup olurum,  bir daha oy isteyemem.

Bundan sonraki hedefimiz cumhurbaşkanlığı seçimi

Özgür Özel, önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimindeki hedefiyle ilgili de şunları söyledi:

Belediyeleri kazandık ve hata yapmayacağız. Sosyal belediyeciliği, CHP’nin nasıl yönettiğini göstereceğiz. Hatası olanı affetmeyiz. Kibirlenmeyeceğiz. Ben de kendi hırs ve ihtiraslarım için partinin ve ülkenin geleceğine yönelik hiçbir kararda zorlayıcı, baskılayan ve kendine dönük, kararlarını dayatan olmayacağım. Anketlerle yapacağız, üyemize sorarak yapacağız, halka sorarak yapacağız.

Aday belirlerken de seçim tarihini belirlerken de kimle ittifak yapacağız, kimle yapmayacağız, bilimden sapmayacağız, ihtirasa kapılmayacağız. Artık kazanmayı öğrendik. İnşallah bir dahaki sefer de Cumhurbaşkanlığını kazanmış bir parti olacağız.

Bir sonraki seçim için çalışmaya HEMEN başlıyoruz

Yerel seçimde sandığa giden seçmenin yüzde 80’inin muhalif partilere, yüzde 56’sının da CHP’ye oy verdiğini kaydeden Özgür Özel, “Seçimi takım oyunu ile kazandık” dedi. Özel’in değerlendirmesi şöyle: Rehavet yok, zafer sarhoşluğu yok. Yerel seçimler sonrası hızlı şekilde çalışmaya başlayacağız. Seçimden 1’inci parti olarak çıkmamızın ilk haftası değil, bir sonraki seçim hazırlığının ilk haftası olarak görüyoruz. Bu seçimleri takım oyunu ile kazandık. İlerleyen süreçte Genel Merkez ile belediye başkanları arasında sorun varmış gibi göstermeye çalışacaklar. Ancak biz takım oyunu oynamaya, birlikte kazanmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Partimizin Cumhuriyet’in ilk yüzyılında gerçekleştirdiği başarıları, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yeniden başarmaya hazırız.

2’NCİ KARAOĞLAN BAŞLIĞI BENİM İÇİN GURUR VERİCİ

SÖZCÜ’nün seçimin ertesi günü attığı “İkinci Karaoğlan” başlığı çok gurur verici. İnşallah Bülent Ecevit Başkanımızın 1970’lerde yaptıklarına yaklaşabilir, partimizi, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini, yerelde iktidar yaptıktan sonra merkezi yönetimde de iktidara taşıyabiliriz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-devletle-ve-milleti-yarisa-soktu-kaybetti/feed/ 0
Özel: Milletimiz kredi açtı, krediyi doğru kullanırsak ülkeyi bize yönettirecek https://www.foxhaber.com.tr/ozel-milletimiz-kredi-acti-krediyi-dogru-kullanirsak-ulkeyi-bize-yonettirecek/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-milletimiz-kredi-acti-krediyi-dogru-kullanirsak-ulkeyi-bize-yonettirecek/#respond Wed, 15 May 2024 21:09:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7314 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından ilk teşekkür ziyaretini Manisa’ya gerçekleştirdi. Özel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ferdi Zeyrek’i ziyaret ederek tebrik etti. Yeni seçilen CHP’li ilçe belediye başkanları ile milletvekilerinin de yar aldığı ziyarette Özel, hatıra defterine “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanım, partimizin 1977 seçimlerinden sonra ilk kez birinci parti olduğu, 31 Mart 2024 seçimlerinde Manisa Belediyesi’ni, Cumhuriyet tarihinde kazanan ilk Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı olarak ilk ziyareti size yapmanın onur, kıvanç ve heyecanını yaşıyorum. Doğduğumuz, büyüdüğümüz bu güzel şehre, en iyi hizmeti, adil, eşit ve hakkaniyetle vereceğinize inancım tamdır. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı” mesajını yazdı, hatıra fotoğrafı verdi.

“MANİSALILAR DÜNYANIN EN İYİ İNSANLARIDIR”

Düzenlenen Halk Buluşması programında Manisalılara seslenen Özel, şunları söyledi:

* “Biz bu meydanda bulunan herkesle iyi kötü çok gün yaşadık. Biz birbirimizin acısında beraberiz. Mutlu gününde beraberiz. Büyük mücadelelerde beraber olduk. 2009 yılında sevgili Kadri Kocabaş, kalp krizi geçirince, seçimlere 40 gün kala, 3 saat içinde karar vererek, partinin bayrağı yere düşmesin diye onu alıp görevi kabul ettiğimde, Manisa’ya geldim ve iki isimle, bir tanesi sağdıcım, çocukluk arkadaşım Demirhan Gözaçan. Diğeri çok değerli büyüğüm, o günün ilçe yöneticisi Reis Öncü ile birlikte, üç kişi il binasına gittik. O gün ilk yürürken üç kişiydik. Tabi ki ilçe yönetimimiz, il yönetimimiz 2011’den sonra diğer tüm ilçeler. Ama önce azdık, sonra çoğaldık. Birlikte çalıştık. Kaybettik, kaybede kaybede kazanmayı öğrendik. 

* Yenilgiyi umutsuzlukla değil daha büyük bir enerji ile çalışmak için verilen bir mesaj olarak gördük. Hep şuna inandık. İlk gün il başkanlığının balkonunda konuşurken söylediğim bir şeyi kimse unutmasın. O gün demiştim ki ben bu şehrin evladıyım. Dedelerim, ninelerim, anneannem bu şehirde büyümüş, annem ve babam bu şehirde doğmuş, büyümüş, şehrin yarısını okutmuş insanlar. Bizim evimiz belli, mezarımız belli. Ben mezarlığa girdiğimde önce Allah gani gani rahmet eylesin, Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi’ye Fatiha okumadan geçmem. Çünkü o demiştir ki benim gibi bir yarı çıplak insanı bu Manisalılar bağrına bastılar, karnımı doyurdular, beni sevdiler, bu Manisalılar dünyanın en iyi insanlarıdır. Gerçekten de Manisalılar çok iyi insanlardır, hangi partiden olursa olsunlar.”

MANİSA’YA HİZMET EDENLERE TEŞEKKÜR

Manisa’da her siyasi görüşten oy aldıklarını belirten Özel, şunları belirtti:

* “Ben kabristanda yürürüm, sağda ilk köşede Neşe Ablanın, Neşe Gülersoy’un, bu partinin kadın kolları başkanıyken, İzmir Eczacı Odasının Genel Sekreteri, Manisa temsilcisiyken MHP’li Eczacı Cemil Çöllü’nün öldürülmesini kınayan bir metni kaleme aldı. O cinayete misilleme olarak hayatını kaybetmişti. Beyaz önlükleri içinde. Afiyet Eczanesinin camından 4 yaşında burnumu cama koyarak gördüğüm o kanlı önlüklü, partimizin ve mesleğimizin öncüsü Neşe Gülersoy’un mezarında bir dua okur, sonra anneannemin, dedemin mezarına varırım. 

* Bugün her görüşten Manisalının sevdiği, Manisa Tarzanının, Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en haksız cinayetlerine kurban gitmiş, sağdan soldan Manisa’nın evlatlarının manevi huzurunda ben ve arkadaşlarım adına söz veririm ki bu kenti varlığına, birliğine uygun, beraberliğine uygun, siyasi kavgalarla değil Manisalılık bilinci, eşitlik ve adaletle yöneteceğiz. Partimin Genel Başkanı olduğum gün Manisa’ya geldiğimde, biz bizi biliriz. AKP’liler biz seni mahcup etmeyeceğiz dedi. MHP’liler seni mahcup etmeyiz dedi. Birine inanamadım. Abi sen de mi destekleyeceksin dedim. Isparta Süleyman Demirel’i destekliyorsa, ben sol bir partiye oy vermişim, yanlış mı yapmış olurum? Manisa’nın evladını destekleyeceğim dedi.”

Özel, “Büyük heyecan, genç, yakışıklı, çalışkan il başkanımızı Manisa göreve çağırdı. Onunla birlikte görevi devralan, Türkiye’nin 4 kadın il başkanından birisi. İlk gün konuştuğumuz gibi. Parti içinde bir kişiyi geride bırakmadan. Kimseyi dışlamadan. Eskiden yaşanmış olumsuz hiçbir şeyi hatırlamadan ama bu partiye verilen tüm emekleri de görerek, çok büyük bir kucaklaşmayı hep birlikte sağladık. Biz örgütümüzü kucakladık, Manisa bizi kucakladı. Manisa’nın varıp da bugüne kadar hizmet etmiş yöneticilerini gün gün eleştirdik. Bugün o gün değil. Manisa Belediyesi kurulduğu günden bugüne kadar Manisa’mıza hizmet eden, ilk belediye başkanından son belediye başkanına kadar tüm siyasi partilerden belediye başkanlarımıza ölmüşlerine rahmetlerimizi, hayatta olanlara da minnet ve saygılarımızı sunuyorum” dedi.

“MANİSA’DAN İZMİR’E KARAYEL ESMİŞ”

Özel, konuşmasının devamında ise şunları söyledi:

* “Manisa artık Manisa’nın evladı tarafından eşit, hakkaniyetli şekilde yönetilmeyi hak ediyordu. Manisa tüm ilçeleri, örgütümüzde emeği olan ya da örgütümüzün üzerinde tam mutabık olduğu isimlerle adaylaştırma çalışmalarını tamamladık. Biz birbirimize sarıldık. Manisa bize sarıldı. Sağ olsun şimdi yanımızda İzmir İl Başkanımız da var. O dedi ki İzmir’den esen meltemi, Manisa’ya ulaştırırsak, Manisa’yı kazanırız demişti. Seçim sonuçlarına baktık. İzmir yüzde 50 o akşam. Manisa yüzde 60. İzmir’den Manisa’ya meltem değil Manisa’dan İzmir’e karayel esmiş. Ben emek veren il başkanımın şahsında, tüm ilçe başkanlarıma, il yöneticilerine, ilçe yöneticilerine, bu görevi geçmişte yapanlara, kadın ve gençlik kollarına, hiçbir görevi olmasa da partinin bir neferi olarak Atatürk’ün baba evinin bugüne kadar bacasını tüttürenlere, çayını demleyenlere teşekkür ediyorum.

SIFIR BELEDİYEDEN, 15 BELEDİYEYE

* 40-50 yıl iktidarda değiliz ama bir aradayız. Bu birlikteliği Manisalılar gördü. Şunu gördüler. Tayin yaptıramazlar, terfi yaptıramazlar. İhale zaten almazlar. Bu partinin üyesi olunca hiçbir işleri görülmez ama bir yere gitmezler. Bu insanlar, bu insanlara güvendiler ve Manisa siyasi tarihte görülmeyen bir başarıyı elde etti. Sadece 2 seçim önce sıfır belediyemiz vardı, aynı kanunlarla. Belediye meclislerinde çoğunda hiç belediye meclis üyemiz yoktu. Büyükşehirde sadece 7 belediye meclis üyemiz vardı. Bugün 16 ilçede seçime girdik, 14 ilçede seçimleri kazandık. 15’inci olarak da Ferdi Zeyrek Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. Bu büyük onur için bütün Manisalılara, hangi siyasi görüşten olursa olsun yüzde 60 oyla bu güveni telkin eden bütün Manisalılara yürekten teşekkür ediyorum. Partinin Genel Başkanı olarak yetiştiğim, büyüdüğüm, ekmeği ve suyuyla büyüdüğüm bu memlekette, sizin huzurunuzda şunu ilan etmek durumundayım. CHP, 1977 yılından sonra ilk kez yüzde 38 oy oranı ile Türkiye’nin birinci partisidir.

AVRUPA’NIN EN BÜYÜK SOSYAL DEMOKRAT PARTİSİ

* 14 büyükşehri, 35 il belediyesini kazanan, en yakın takipçisi partiye 11 belediye fark atan, oylarını 10 ay önceki seçime göre 3 milyon 600 bin artırarak, 17 milyon 400 bine çıkaran, bu seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi olan, Avrupa’nın en büyük sosyal demokrat partisi olan, Türkiye’nin değil dünyanın en çok belediyeye sahip sosyal demokrat partisi olan, CHP’ye hayırlı olsun. 58 genç belediye başkanımızla, neredeyse tamamı gençlik kollarından geliyor, yine geçen seçimlere göre sayıları 3 katın üzerinde artan 35 kadın belediye başkanımızla CHP rakiplerinden, kurucusunun Cumhuriyeti emanet ettiği gençlere ve siyasette önünü açıp, siyasette seçme ve seçilme hakkını verdiği kadınlara sarılan CHP, diğer rakiplerinden gençleri, kadınlarıyla, birikimiyle, liyakatleri ile ayrışmıştır. Her birisini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bütün Türkiye’ye bir mesajımı tekrar etmek isterim. Bize oy versin ya da vermesin bu seçimin kazananı 86 milyondur. Bu seçimin kaybedeni yoktur. Ben millete zam yapmasam da mazotu 45 lira yapsam da emekliye 10 bin lira versem de çiftçiye al ananı da git desem de esnafa siftahsız kepenk kapattırsam da bana mecbur oy verecekler diyen anlayış kaybetmiştir. Bu seçim yok sayılanların, hesaba katılmayanların kazandığı bir seçimdir.

“SESİZLERİ BÜYÜK SES YÜKSELTTİĞİ ZAFER SEÇİMİ”

* Bu seçim emeklilerin, esnafın, çiftçinin, atanmayan öğretmenlerin, staj mağdurlarının, 9 bin gün mağdurlarının, kademeli emeklilik bekleyenlerin, bu seçim kimsenin görmediği sessizlerin büyük ses yükselttiği bir zafer seçimidir. Bu seçim meydanlara çağırdığımız emekliler koşup geldiği için, aramızda göremeyip artık aramızda olan gençler sandıklara koştukları için, artık bu ülkeden gitmek istiyoruz demeyip, biz bu ülkede Özgür Abiyle birlikte mücadele edeceğiz dedikleri için bu seçimi gençler kazanmıştır. Gençler kendi geleceklerine sahip çıkmaya karar vermişlerdir. Meydandaki gençlerin elini göreyim. Bakın bu kadar çoklar artık. 2011 seçimlerini kaybettiğimizde, önceki dönem il başkanlarımızla oturduk, ilde değerlendirme yapıyorduk. Allah gani gani rahmet eylesin il başkalarımızın değerlendirmesi şuydu. 1980 öncesi bu partiye gençlerden girilmiyordu. Nerede gençler dedi, Hüdai Fazlılar. Allah rahmet eylesin Hüdai Abi, kaldırın ellerinizi görsün. Burada artık bu gençler. Ali Abimiz vardı, Ali Ağar. Önceki il başkanımız. Hüdai doğru söylüyor dedi. Kısa ve öz konuşurdu, Hüdai doğru söylüyor dedi. Sen gençsin, bu partiye gençleri çekersen sen çekersin. Görev senindir dedi. Allah rahmet eylesin Ali Abi işte burada o gençler.

“TÜKETİCİ KREDİSİ DEĞİLDİR”

* Manisa’nın tüm siyasi partilerinin kıymetli seçmenlerine sesleniyorum. Oy vermiş kimseyi verdiği oydan dolayı pişman etmeyeceğiz. Oy vermemiş olanların oyunu hak etmek için çalışacağız. CHP’nin belediye başkanlarıyla, örgütüyle beraber büyük sorumluluğun farkındayız. Milletimiz bize kredi açmıştır. Bu kredi bir tüketici kredisi değildir. Tüketici kredisi al harca diye verilir. Tüketici kredisi çok borçlanmışsın, al borcunu kapat ve taksit taksit öde diye verilir. Benim meydan meydan talep ettiğim, tüm siyasi partilerden talep ettiğim kredi yatırım kredisidir. İnsanlar emeklisi, genciyle, çiftçisi, esnafıyla, beyaz, mavi, gri yakalı çalışanlarıyla, Türkiye’nin adil yönetilecek, sosyal demokrat anlayışla onlara sahip çıkarak yönetilebilecek, emeği öne alacak, emek mücadelesini sahiplendirecek, kimseyi ötekileştirmeyecek bir anlayışa yatırım kredisi vermiştir. Bu krediyi doğru kullanırsak genel seçimlerde nasıl bir banka yatırımı yapan firmadan memnunsa artırarak kredi verir, o krediyi bize verecek, bu ülkeyi bize yönettirecektir.

“PARTİMİZİ İKTİDARA TAŞIYACAĞIZ”

* Bugünden sonra siyasetin nezaketine sahip çıkarak ama rekabetinin de en dik alasını göstererek, unutulanları, ezilenleri, yok sayılanları sahiplenmeye, umutsuzların umudu olmaya, kimsesizin kimsesi olmaya, gençlerin gitmeyi hayal ettikleri ülke değil geleceklerini hayal ettikleri bir ülke olmaya hep birlikte çalışarak hazırlanacağız. Ferdi Zeyrek’in verdiği tüm sözler. Ucuz sudan tutun da iyi bir toplu taşımaya kadar. Hepimiz tarafından sahiplenilmiş sözlerdir. Bunun için elimizdeki belediyenin imkanları nispetinde, diğer belediyelerimizle dayanışma içinde, dünyanın öbür ucundan alınabilecek temiz fon ve kredilerle, yaşadığımız, doğduğumuz Manisa’ya, hepimizin ekmeğini, suyunu tüketip, her şeyimiz borçlu olduğumuz bu Manisa’ya en iyi hizmetleri getirirken, Türkiye’de de partimizi hep birlikte iktidara taşıyacağız.

“BİZE ÜMİT BAĞLAMIŞ HERKESE SAHİP ÇIKMAYA HEP BİRLİKTE BAŞLIYORUZ”

* Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yanımıza gelene, ardımıza düşene, bizimle birlikte olana sonuna kadar sahip çıkmaya, bugüne kadar sesimizi duyuramadığımıza bir daha anlatmaya, bugüne kadar bizi anlamayana sabırla yaklaşmaya, iktidarın kibrinden uzak durmaya ve iktidarın sorumluluğu ile bu toplumda bize ümit bağlamış herkese sahip çıkmaya hep birlikte başlıyoruz. Bugün zafer ile sonuçlanmış bir seçimin üç gün sonrası değildir. Bugün yeni zaferler elde etmek zorunda olduğumuz, Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki ilk genel seçime giderken seçimin dördüncü günüdür. Hep birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Bir büyük teşekkür. Manisa ittifakı dedik, kuruldu. Türkiye ittifakı dedik, kuruldu. 

* Manisa’da dört belediye başkanımız son 5 yıl hepimizin göğsünü kabartan, hepimizin takdirini toplayan işler yaptılar. Her birini yeniden görevlendirdik. Ancak listelerin teslimi sırasında Saruhanlı’da yaşanan büyük talihsizlikten ötürü, Saruhanlı Belediye Başkanımız sevgili Zeki Bilgin adaylaşamadı. Saadet Partisi örgütüne teşekkür ediyoruz. Listemize ve adayımıza ev sahipliği yaptılar. Partinin bayrağını Saadet Partisi listelerinden sevgili Mustafa Arguz dalgalandırdı, taşıdı ancak sayısız geçersiz oy, başka partilere verilen oylar yüzünden muvaffak olamadı. Mustafa Arguz, Zeki Bilgin’e yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki varlar. Demirci’de Şerif Akmeşe. Yılların emeğini bir kez daha parti için seferber etti. Ama Demirci’de belediye başkanlığını bir sonraki döneme bıraktık. O hedeften vazgeçmedik. Selendi’de Cemil Kurt hedefe çok yaklaşmışken kazanamadı. Hem Cemil Kurt’a, hem Şerif Akmeşe’ye, hem de Selendi ve Demirci örgütlerimize yürekten teşekkür ediyorum.

“TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANDI”

* Geri kalan, seçilen 14 ilçe belediye başkanımızla bütün CHP olarak biz onların kaya gibi arkasındayız. Onlar hizmeti ederken, parti ayırmadan ama kendi partili kimliklerini de unutmadan ellerinden gelen tüm katkıları sağlayarak bu kente hizmet edecekler. CHP olarak kırgını olmayan, küskünü olmayan, kavgası olmayan bu kentte, kırgın, küskün ve kavgası olmayan bu parti ile çok daha güzel günler göreceğiz. İlk günden bugüne bana, adaylarımıza, seçilen belediye başkanlarımıza, örgütümüze katkı sağlayan, emek veren, destek veren her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Son olarak tüm Türkiye’de olduğu gibi, bir kez daha şunu hatırlatıyoruz. CHP kurucu partidir. Gücünü milletinden renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. 

* Şimdi o parti, Kurtuluş Savaşının, Milli Mücadelenin partisi, Cumhuriyeti kuran parti, kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren parti. Çok partili rejime geçen parti. Sendikal hakları getiren parti. Emeklilik hakkını getiren parti. Şimdi Cumhuriyetin ikinci yüzyılında siyasi ittifaklarla değil, milletle, seçmenle sandıkta kurduğu gönül ittifakı ile bu seçimlerden büyük bir zaferle çıkmıştır. Ben o ittifakın arkadaşlar kurucusu diyor, kurucusu buna ihtiyaç duyan millettir. Ben isim babasıyım. Biz bu seçimleri Türkiye ittifakı ile kazandık. Türkiye ittifakı gücünü milletinden, renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Türkiye ittifakı kazandı, Türkiye kazanacak. İlk seçimlerde Atatürk’ün partisi iktidar olacak.

ÖZEL’DEN ÜYE KAMPANYASI ÇAĞRISI

* En kuvvetli alkışlarınızı, haftaya başlatacağımız üye kampanyası ile koşarak baba ocağına gelecek olan, tüm siyasi görüşlerden insanlara ve bilhassa gençlerimize davet alkışı istiyorum. En kuvvetli alkış. Gençler CHP baba ocağıdır. Herkes baba ocağına doğar. Sonra kimi gider büyüğünü arar, kimi küçüğü ile yetinir, kimi ırakta oturur, kimi yakında oturur. Ama herkes bilir ki bir gün ihtiyaç doğarsa baba evinin çorbası kaynamaktadır, bacası tütmektedir. Bu baba evinin kapısı ardına kadar açıktır. Gelene nereden geldin demeyiz. Çünkü tapusu bizde değildir. Tapusu ne Özgür Özel’dedir, ne Kemal Beydedir. 

* Rahmetli Ecevit’te de yoktu, İnönü’ye de kayıtlı değildir. Baba ocağının tapusu bir kişiye kayıtlıdır, o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Her yaştan gençleri, bilhassa gençleri, her siyasi görüşü mademki başınız sıkışmıştır, baba evine davet ediyoruz. Buyurunuz. Hep veda ve emanetlerle geçer kampanyalar. Kampanya bitti ve adaylar seçildi. Şimdi elbette sizleri Allah’a, adaylarımızı çalışmalarını desteklemek için örgütümüze, Ahmetli, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Sarıgöl, Kula, Soma, Kırkağaç, Gölmarmara, Akhisar, Gördes, Kula, Şehzadeler, Yunusemre, Köprübaşı ve büyükşehri değerli belediye başkanlarıma emanet ediyorum.”

“75 YILLIK HAYALE MANİSA İTTİFAKI İNANDI”

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ise “Tam 75 yıllık bir hayaldi. Bu hayale önce bizler inandık. Daha sonra partililerim inandı. Daha sonra Manisa İttifakı inandı. 31 Mart’ta bu büyük zaferi bizlere armağan eden, bizimle birlikte olan tüm herkese sonsuz sevgiler saygılar. Öncelikle Manisa’mızın evladı, gururu sayın Genel Başkanım Özgür Özel’e Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin anahtarını teslim etmek, bu belediyede de ağırlamanın verdiği mutluluk her şeyden öte. Öncelikle önümüzdeki günlerde olacak olan Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Sizler bu görevi bana bayram hediyesi olarak verdiniz. Genel Başkanıma, il ve ilçe örgütlerime, Manisam’da yaşayan herkese bu bayram hediyesini vermenin gururunu yaşattınız hepiniz sağ olun var olun” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-milletimiz-kredi-acti-krediyi-dogru-kullanirsak-ulkeyi-bize-yonettirecek/feed/ 0
Özgür Özel: Atatürk’ün partisi ikinci partisi olamaz https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-ataturkun-partisi-ikinci-partisi-olamaz/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-ataturkun-partisi-ikinci-partisi-olamaz/#respond Wed, 15 May 2024 09:00:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7306 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim sonuçları için ilk teşekkür ziyaretini memleketi Manisa’ya yapmak üzere bugün İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na geldi. Özgür Özel, CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, CHP’li ilçe belediye başkanları, CHP İzmir ve Manisa milletvekilleri ve partililer tarafından karşılandı.

Havalimanı çıkışında CHP İzmir İl Örgütü öncülüğünde toplanan partililere seslenen Özel, şunları söyledi:

* “Kurultayımızdan sonra buraya geldiğimizde bizim seçim otobüsümüzü bu alana sokturmamışlardı. İktidar partisinin adayı için ise kapıları sonunda kadar açtılar. Bu otobüsü buraya sokan şey, otobüsün şöförü değildir. Özgür Özel’in genel başkanlığı ya da bir başkamızın ortaya koyduğu irade değildir. Bu otobüsü buraya sokan güç sizsiniz, CHP örgütüdür. Türkiye’nin dört bir yanındaki konuşmalarımda hep İzmir’e, İzmir’in adaylarına ve seçmenlerine çok seslendim. Onlardan ne çok şey beklediğimi söyledim. 

* Bir değişim başlayacaksa bunun İzmir’den başlaması gerektiğini ifade ettim. Koca bir sürecin, başta sancıların ve tartışmaların ama sonrasında büyük bir kampanyanın sonunda örgütümüzün öz gücüyle, herhangi bir siyasi partiyle ittifak yapmaksızın, adaylarımızla birlikte bugün bu otobüsün üzerinde sizlerin huzurunuzdayız. Bugün İzmir’de ilan etmek isterim ki Türkiye genelinde aldığımız yüzde 38 oyla Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisidir.

* CHP’nin genel başkanlığına aday olduğum süreçte kurultayımızda şunu söylemiştim; benim inandığım bir kural ve benim inandığım gerçek var. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi ikinci partisi olamaz. Bugün CHP, 14 büyükşehir belediyesini kazanmıştır. 15. büyükşehir için büyük bir hukuk mücadelesi içindeyiz. 14 büyükşehirde kalsak dahi CHP’den sonra en çok büyükşehir kazanan partiden 4 il öndeyiz. CHP, 35 il kazanmıştır. En yakın rakibinden 11 il ileridir. Üçü büyükşehir belediye başkanı olmak üzere 35 kadın belediye başkanımız, geçen dönem 11 olan sayıyı 35’e çıkarken bu konuda en önemli katkı İzmir’de gösterdiğimiz 9 kadın adaydan 8’ini seçen İzmir’in seçmenlerine aittir. 

* Türkiye’de neredeyse tamamı gençlik örgütlerimizden gelen 58 genç belediye başkanımız vardır. Bu konuda da en büyük teşekkürü İzmir’de aday gösterdiğimiz 12 gencimizden 11’ini seçen İzmir seçmenlerine borçluyuz. Tam bu aşamada kazananlarla ilgili bir şey söylemeden önce 2 tane kaybetmeyenden bahsetmek isterim. Aliağa’da yarışa başladığında yüzde 18 geride olan, siyaseti bu seçim sonucuyla sonlandırmayan Aliağa adayımız Çağatay Güç’e yürekten teşekkür ediyorum. İzmir Menemen’de kendi hatalarımızla ve İzmir’de AK Parti’nin kumpasıyla ellimizden alınan belediyede, belediye imkanlarının hiçbirimizin el sürmediği arazilerin satışını bir siyasi finans yöntemine çeviren bir adaya karşı, devletin gücüne karşı bir kadın adayımız mücadeleyi bu seçim için kazanamadı gibi görünüyor. Ancak o kaybın bütün sorumluluğunu tüm CHP’liler olarak hep birlikte üstleniyoruz. 

* Menemen adayımız Deniz Kararkurt’a yürekten teşekkür ediyor, Kubilay’ın kenti Menemen’e ant içiyoruz ki gelecek seçimleri rekor oyla CHP kazanacak. Aday belirleme sürecinde ‘İzmir, partimizin sancak gemisidir’ demiştim. Bugün sancağı yere düşürmeyen, CHP sancağını onurla, gururla birtakım kötü niyetlilerin beklentilerin aksine 30 belediyenin 28’ini bize armağan eden İzmirlilere yürekten teşekkür ediyorum. Aday belirleme süreçlerinin sonunda ‘Değişim nerede’ diyenler İzmir’e baksınlar demiştim. İzmir adayları toplam yaş ortamaları 47 olmak üzere 12’si genç, 9’u kadın adaydan 11’i ve 8’i seçildi. 

* Tüm arkadaşlarımız, İzmir’e en doğru reçeteyi yazacak olan Dr. Cemil Tugay’ın kaptanlığında yürüyor. Aday belirleme süreçlerinde kimsenin hakkını yemedik. Eğer kusurumuz, hatamız, eksiğimiz varsa da kastımız yoktur. Ancak İzmir’in memnuniyet anketlerinde en üst düzeyde yer alan 3 arkadaşımızla devam ettik. Diğer arkadaşlarımıza da şunu anlattık İzmir’in notu kıt, en iyisini hak ediyor. Biz, İzmir’in beklentilerini gördük, sesini duyduk. O sese kulak veren bir listeyle İzmir’in karşısına çıktık. 

* İzmir, değişime, dönüşüme ve gelecek güzel günlere oy verdi, onay verdi. Bundan sonra İzmir, hak ettiğini alacak. İzmir, iyi belediyecilik uygulamalarını sürdürecek. Yapılanların üstüne koyacak. O büyük beklentiye cevap verecek. İzmir, dünyada şehirlerin yarıştığı bir süreçte Türkiye ile değil, dünyanın sayılı kentleriyle yarışacak bir vizyona kavuşmalıdır. Ben örgütü dizayn etmeye değil, İzmir’i dünya kenti yapmaya gelen arkadaşlarıma gönülden inanıyorum. 

ÖZEL’DEN CHP ÖRGÜTLERİNE ÇAĞRI

* Bütün örgütümüze çağrım şudur; elbette örgüt belediye ilişkisi önemlidir. Ama ne belediyeler örgütün yöneteceği kurumlardır ne de belediye başkanları örgütümüzün amirleridir. Eski hastalıklarla bir ilçe seçimini almak üzerinden yapılabilecek her türlü müdahalede belediye başkanının, kamu hizmetinin sunumunda olmadık taleplerle yıpratmaya girişen ilçe başkanının karşında olacağımdan da kimsenin şüphesi olmasın. 

* Çünkü herhangi bir 5 yıla talip değiliz. İktidarda sosyal demokrat bir parti yok. Atatürk’ün hedeflerini tutturmuş değiliz. Bu süreçte kim hata yaparsa, kim yanlış yaparsa, Atatürk’ün partisini girdiği ilk yerel ve ilk genel seçimde birinci parti yapma ve Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılın ilk seçiminde iktidar yapma hedefimize engel olur, bu yolda engel tanımayacağız.

“MİLLETİMİZDEN KREDİ ALDIK”

* Biz milletimizden bir kredi aldık. Bu kredi bir tüketici kredisi değildir. Öyle görürsek harcar, bitirir ve kaybederiz. Bu kredi bir yatırım kredisidir. Seçmen bize ‘5 yıl iyi yönetin, 4’üncü yılın sonunda karar vereceğim. Eğer Türkiye’nin geleceğine yatırım yaparsanız, kavga etmezseniz, Türkiye’yi yönetmeye hazır kadroları yetiştirirseniz size Türkiye’yi yönetmeniz için de daha büyük kredi vereceğim’ demiştir. Seçmenin bu kredisini doğru değerlendirmek, bu 4 yıl en iyi hizmeti yapmak ve örgüt olarak çok çalışmak durumundayız. Bugün, zafer kazandığımız seçimin 4. günü değildir. Gelecek zafer kazanacağımız seçimin 4. günündeyiz. Bundan sonraki her günü seçime bir gün az kalmanın üzerimize yüklediği sorumlulukla hep birlikte çalışmak durumundayız.

“İZMİR SANCAK GEMİMİZ OLMAYA DEVAM EDİYOR”

* İzmir’de olmadığı gibi davrananlar, takiye yapanlar, partilerinin rozetinden ve genel başkanlarının resminden uzak duranlar İzmirlileri kandıramamışlardır. Onlar, İzmir’e yaşam biçimine saygı teminatını veremediler. Ama sakın, bu zaferin bize kazandırdığı özgüvenle bir tane AK Partiliyi kırarsa, bir tane MHP’liyiz üzersek ve pek çoğu Cumhur İttifakı’ndan gençlere, bu partide kendilerine yabancı hissettirsek yanlışların en büyüğünü yapmış oluruz. Davet ettik geldiler. Burası baba evidir. Baba evinde herkese yer var. Baba evinde herkes huzur içinde oturabilir. Baba evinde kardeşlerin biri başını açar, öbürü kapar. Baba kimseye karışmaz. Baba evinin bir odasında biri eğlenir, diğeri ibadet eder. Baba evi böyledir. İzmir birlikte yaşamanın, birlikte yönetmenin, kendinden olmayana da kendi hakkından fazla sahip çıkan hoşgörünün kentidir. Bunu bütün Türkiye’ye göstereceğiz. Bundan sonra İzmir, büyük iktidar yürüyüşümüzün en önemli adımlarını atacağız, sancak gemimiz olmaya devam ediyor. 

“İZMİR İTTİFAKI, TÜRKİYE’DE TÜRKİYE İTTİFAKI KAZANDI”

* İzmir’de İzmir ittifakı, Türkiye’de Türkiye ittifakı kazandı. Türkiye ittifakı ötekisinin olmadığı ittifaktır. Türkiye ittifakı gücünü ay-yıldızdan alır. Bizimle birlikte olan tüm muhafazakar demokratlara, milliyetçi demokratlara, tüm romanlara, tüm siyasi görüşlere saygılarımızı ve sevgililerimizi sunuyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-ataturkun-partisi-ikinci-partisi-olamaz/feed/ 0
Buğra Kavuncu istifa etti https://www.foxhaber.com.tr/bugra-kavuncu-istifa-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/bugra-kavuncu-istifa-etti/#respond Mon, 13 May 2024 21:18:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7236 Buğra Kavuncu, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. İYİ Parti’nin İBB Başkan adayı olan Kavuncu, seçimden alınan yenilginin ardından istifa ettiğini duyurdu. Kavuncu şu ifadeleri kullandı;

“PARTİ AİDİYETİ NEREDEYSE YOK OLMUŞTUR”

*31 Mart yerel seçim sonuçları gösterdi ki; büyükşehirlerde yarış genelde iki parti arasında geçmiş ve seçmen istediği adaya oy vermekten çok, istemediği parti ya da aday kazanmasın diye karşındaki en güçlü adaya yönelmiştir.

*Bir diğer durum ise daha önce ittifak yapılan İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana gibi büyükşehirlerin birçoğunda parti aidiyeti neredeyse yok olmuştur.

*İttifak sisteminin, büyük partileri güçlendirirken oy oranı biraz daha az partileri erittiği aşikârdır. Katı bir ideolojik görüşü olmayan, makul ve hayatın gerçekleriyle yüzleşerek ona göre politika belirleyen, merkeze konumlanacak bir partinin varlığını devam ettirmesi için yerel yönetimlerde iddia ortaya koyması önemlidir.

*Aksi halde başka bir partinin aparatı haline gelme riskini taşımaktadır. Seçim sonuçları bunu bir kez daha tescil etmiştir.

“BU SORUMLULUĞU SEVE SEVE ÜSTLENDİM”

*Bilindiği üzere, partimiz genel seçimler sonrası 31 Mart yerel seçimlerine ittifaksız girme kararı almış ve tüm ülkede aday belirleme süreci başlamıştır. Bu süreçte, kamuoyuna da yansıyan bazı isimler haricinde İstanbul için adaylık talebinde bulunan olmamıştır. Parti içerisinde de bu doğrultuda bir gelişme olmayınca görev bana düşmüştür. Ben de partim için bu sorumluluğu seve seve üstlendim.

*Alınan karar sonrası çalışmalarıma başladım ve daha iyi bir belediye başkanı olacağım iddiasıyla seviyeyi düşürmeden, projelerimi anlattım. Eleştirilerimi sıraladım. Hatta eleştirilerimi beğenmeyen ve yetersiz bulan da oldu, kamuoyundan dozu çok kaçırdığımı dile getiren de oldu. Kimisi boşuna çok çalışarak kendimi hırpaladığımı kimisi ise kasıtlı olarak çalışmadığımı iddia etti.

“KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ”

*Bütün bunlara rağmen, ben partimin adını en onurlu şekilde inandığım ve doğru bulduğum şekilde ayakta tutmaya çalıştım ve mücadele ettim. Ancak seçimleri beklediğimizin çok altında bir sonuçla tamamladığımızı kabul etmek zorundayız.

*Tüm bu şartlar altında, ben de üzerime düşen sorumluluğu yerine getirerek, gerek yapılacak olan olağanüstü kongremizin daha sağlıklı ve demokratik bir ortamda yapılabilmesi, gerekse İstanbul’da aldığımız sonuçla doğrudan ilişkili olarak, 8 aydır yürütmekte olduğum Teşkilat Başkanlığı görevimden istifa ediyorum.

İSTİFA KARARINI DAHA ÖNCE ALMIŞ

*Özellikle parti içinde şahsıma yönelen bazı eleştirileri de cevaplamam gerekirse; seçim akşamı almış olduğum istifa kararımın, Genel Başkanımızın pazartesi günü yapacağını duyurduğu açıklamanın ardından duyurulması hususunda çalışma arkadaşlarımızla görüş birliği oluştu. Bundan ötürü de bu açıklamayı bugüne bıraktığımı ifade etmeliyim.

*Başta İstanbul İl Başkanımız Yücel Coşkun olmak üzere, bu süreçte arkamda durma ve çalışma konusunda vicdanı rahat olan İstanbul il ve ilçe teşkilatımıza, bütün yol arkadaşlarıma ve özellikle İstanbul Gençlik Kolları Başkanımız Muhammet Akyüz nezdinde bütün gençlik kollarına teşekkürlerimi sunuyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bugra-kavuncu-istifa-etti/feed/ 0
Erdoğan’dan seçim yorumu: Güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz https://www.foxhaber.com.tr/erdogandan-secim-yorumu-gunesi-goren-buz-misali-erimeye-devam-ederiz/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogandan-secim-yorumu-gunesi-goren-buz-misali-erimeye-devam-ederiz/#respond Sat, 11 May 2024 21:30:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7177 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Merkez Yürütme Kurulu’nda (MYK) 31 Mart yerel seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

NTV’nin haberine göre, MYK’da bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonucu oluşan tabloya değinerek, AKP olarak oy oranlarının yüzde 44,3’ten yüzde 35,5’e, Cumhur İttifakı olarak ise yüzde 51,6’dan yüzde 40,5’e gerilediğine dikkati çekti. Partinin ciddi bir oy kaybı yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun temel sebebinin ise 10 ay önce AKP’ye oy veren seçmenlerin bu sefer sandığa gitmemesi olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 seçimlerinin katılım oranının, 2019 seçimlerine kıyasla 6 puan geriye gittiğin, bu 6 puanlık düşüşün ezici çoğunluğunu AKP seçmeninin oluşturduğunu söyledi.

31 Mart’ta yapılan seçimlerde AKP’ye gönül verenlerin sandığına gitmemesinde hem teşkilattan hem genel merkezden hem de adaylardan kaynaklandığının vurgusunu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aday belirleme süreci de dâhil bunların üzerinde uzun uzun durulması gerektiğini, bu konuda gereken her türlü adımın atılacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin sandığa küsmesine neden olan diğer faktörleri ise; hayat pahalılığı, Covid-19 salgınıyla başlayan, Rusya-Ukrayna savaşıyla daha da derinleşen enflasyon baskısı olarak sıraladı.

“EN FAZLA REFAH KAYBINA UĞRAYAN EMEKLİLER”

Erdoğan, kurmaylarına verdiği mesajda, emeklilerin yüksek enflasyon sebebiyle en fazla refah kaybına uğrayan toplum kesimi olduğunu belirterek, “Emeklilerimizin serzenişlerini il ziyaretlerimizde zaten görüyorduk. Gerek tek seferlik 5 bin lira ödenmesi, gerek yüzde 50’yi bulan maaş zamları, gerekse diğer adımlarla, bütçe disiplinini bozmadan, üzerimizdeki bu baskıyı hafifletmeye çalıştık; ama muvaffak olmadık.” tespitinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze krizi gibi elimizden gelen her şeyi yaptığımız ve bedel ödediğimiz bir meselede dahi siyasi saldırıları savuşturmayı, kimi çevreleri ikna etmeyi maalesef başaramadık. Bunlarla ilgili değerlendirmelerimizi de artısı-eksisiyle mutlaka yapacağız.” dedi.

Toplantıda “kibir hastalığı”na da dikkati çeken Erdoğan, “Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir. Hangi konumda olursa olsun bu partide hiç kimsenin ‘layüsel’ olmadığını milletimize göstereceğiz. Elbette bu özeleştiri sürecinde hem ittifak olarak girip kaybettiğimiz, hem de Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi iki parti ayrı ayrı girerek özellikle CHP’ye kazandırdığımız il ve ilçelerin durumunu da masaya yatıracağız.” vurgusu yaptı.

“SONUÇLARI ÇOK İYİ ANALİZ ETMELİYİZ”

“Kurulduktan yalnızca 15 ay sonra bizi iktidara layık gören, henüz 10 ay önceki seçimlerde partimizi açık ara birinci yapan, şimdiye kadar girdiğimiz tüm seçimlerde daima yanımızda duran, velhasıl son 22 yılda tam 17 kez sandıkları bizim için patlatan milletimizin, 31 Mart’ta bizi CHP’nin arkasına niçin ittiğini çok iyi analiz etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada sadece bir oy kaybı değil, kan ve ruh kaybı olduğunu da söyledi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun suçunu millete atmanın ancak acizlerin ve gafillerin yöntemi olabileceğine vurgu yaparak, “Hatayı, kusuru, yanlışı millette aramak, bizim geleneğimizde asla yoktur. Biz siyasi hayatımızın hiçbir döneminde böyle bir yola başvurmadık, şimdi de başvurmayacağız. Açık söylüyorum, şahsım dâhil bu masanın etrafında oturan hiçbir arkadaşım, 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamaz. Başkalarını hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekeceğiz. İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırmanızı istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Şehirlerde yaşadıkları oy kaybının tek bir nedene ve başlığa indirgemenin “kolaycılık” olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ı bir başarı örneği olarak kurmaylarına gösterdi.

“Nerede bir eksik, hata, kasıt veya ihanet varsa, üzerine gitmek boynumuzun borcudur. Diğer türlü, Allah korusun, daha büyük felaketlerin, daha sarsıcı kayıpların yaşanmasına mani olamayız.” açıklamasında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin verdiği mesajın gayet net olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi gören buz misali erimeye devam ederiz. Ya başından sonuna kadar işimizi dört dörtlük yaparız ya da çok daha ağır bedeller ödemekten kurtulamayız. Ya milletimizle olan gönül köprülerimizi yeniden güçlendiririz ya da eleştirdiğimiz partilere benzemekten kendimizi alıkoyamayız. Kim olursa olsun hiç kimsenin 22 yıllık birikimi, 22 senelik zorlu bir mücadeleyi heba ve heder etmesine izin veremeyiz, buna müsaade etmeyeceğiz.” mesajıyla konuşmasını sonlandırdı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogandan-secim-yorumu-gunesi-goren-buz-misali-erimeye-devam-ederiz/feed/ 0
Dikili’de seçimin iptali veya yeniden oy sayımı istendi https://www.foxhaber.com.tr/dikilide-secimin-iptali-veya-yeniden-oy-sayimi-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/dikilide-secimin-iptali-veya-yeniden-oy-sayimi-istendi/#respond Sat, 11 May 2024 21:27:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7174 Resmi olmayan sonuçlara göre, Dikili Belediye Başkanlığı seçimini, en yakın rakibine 713 oy fark atan CHP Adayı Adil Kırgöz’ün kazandığı açıklanmıştı. Kırgöz’ün 11 bin 867 oy (Yüzde 38,77) aldığı, Bağımsız Belediye Başkan Adayı Kemal Doyuran 11 bin 154 oy (Yüzde 36,44) aldığı belirtilmişti.  

Seçim gecesi Adil Kırgöz Atatürk Meydanı’nda zafer kutlaması yaparken, Kemal Doyuran ise destekçileriyle birlikte Dikili Adliyesi’nin önündeydi. Doyuran, burada yaptığı ilk açıklamada, seçimde hatalar, usulsüzlükler ve yasa dışı uygulamalar olduğunu iddia etmişti. Doyuran, avukatlarıyla beraber gerekli inceleme ve çalışmaları tamamladıktan sonra Dikili İlçe Seçim Hakimliği’ne itiraz dilekçesi sunacağını söylemişti.

DOYURAN’DAN SEÇİM İPTALİ YA DA YENİDEN SAYIM TALEBİ

Çalışmalarını tamamlayan Kemal Doyuran bu akşam üstü dilekçesini hakimliğe ibraz etti. Dayanaklarını ve belgeleri gerekçesinde anlatan Doyuran, seçimin iptal edilerek yenilenmesini, olmadığı takdirde oyların yeniden sayılmasını talep etti.  

“OY PUSULALARI SEÇİLME EŞİTLİĞİ İLKESİNE AYKIRI”

Doyuran sözlerine “Seçim sonucunda aldığım oyların sayımında yanlış olduğunu incelemelerimde gördüm” diyerek başladı. Doyuran, öncelikle oy pusulalarının adalet ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek, “Oy pusulasında seçime katılan tüm siyasi partilere eşit yer verilmişken ben ve diğer bağımsız adaya bir sütun ayrılarak, ikiye bölünerek yer verilmiştir. Siyasi parti logolarının altındaki unvanları büyük harflerle yazılmışken benim adım küçük harflerle yazılmıştır. Bu şekilde seçilme hakkım kısıtlanmış ve maalesef seçilme eşitliği ilkesine aykırı davranılmak sureti ile seçilmem engellenmiştir” dedi.

“BAZI OYLAR YANLIŞLIKLA BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ’NE GİTTİ”

Doyuran, isminin oy pusulasında diğer adaylara göre küçük harflerle yazılmış olması, her adaya bir sütun yer ayrılırken kendisinin bir başka bağımsız adayın da üstte yer verildiği yarım sütuna sıkıştırılması neticesinde, birçok seçmenin zorlandığını, oy kullanırken yanılgıya ve yanlışlığa düştüğünü ileri sürdü. Doyuran, “Hatta bağımsız aday olmamdan dolayı da Bağımsız Türkiye Partisi’ne yanlışlıkla oy vermelerine neden olmuştur. Zira akıllarında bağımsız kelimesi kalmıştır. Bu, iptal sebebidir. Bu konudaki haklılığımın ispatı bir önceki seçimde Bağımsız Türkiye Partisinin aldığı oy oranıdır. 2019 Yerel Seçiminde Dikili’de Bağımsız Türkiye Partisi’nin oy miktarı 31 olarak kayıtlardadır” ifadesine yer verdi.

YANLIŞ HESAPLAMALAR İÇEREN TUTANAKLAR

Sonuç tutanaklarının da özensiz, dikkatsiz ve yanlış hesaplamalarla düzenlendiğini öne süren Doyuran, 1007 ve 1009 numaralı sandıkları örnek olarak gösterdi, “İki tutanak iki farklı sonuç göstermektedir” bilgisine yer verdi.

“1.545 OYUN GEÇERSİZ SAYILMASINA SEBEP GÖSTERİLMEDİ”

Kullanılan 32 bin 154 oyun 30 bin 609’u geçerli kabul edilmiş, 1.545 oy geçersiz sayılmıştı. Geçersiz varsayılan oyların yüzde 5’e tekabül ettiğini vurgulayan Doyuran, tutanakların büyük çoğunluğunda geçersiz sayılan oylarla ilgili herhangi bir sebep gösterilmediğine dikkat çekti. Doyuran, 1115, 1016, 1106, 1108, 1089, 1063, 1078, 1029, 1049, 1044, 1047, 1097, 1045, 1042, 1044, 1067 numaralı sandıkların buna birkaç örnek olduğunu söyledi.  

SALİHLER KÖYÜ’NDEKİ ÜÇ SANDIKTA DOYURAN’A HİÇ OY ÇIKMAMASI

Doyuran, Salihler Mahallesindeki 1007, 1009, 1109 numaralı üç sandıkta kendisine hiç oy çıkmadığını, tutanaklarda adının karşısına sıfır yazısının yer aldığını ifade ederek, “Bu da hayatın olağan akışına aykırıdır, mümkün değildir” dedi.

“BAZI OY ÇUVALLARI YASAYA AYKIRI TAŞINDI, GÖRÜNTÜLENDİ”

Doyuran’ın çarpıcı iddialarından biri de bazı oy çuvallarının yasaya aykırı şekilde taşınması hakkında oldu. Doyuran, seçim gecesi okullardan ilçe seçim kuruluna getirilen bazı oy çuvallarının kimliği belirsiz kişiler tarafından sivil araçlarla taşındığını ve bunlardan bazılarının arkadaşları tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendiğini söyledi. Oy çuvallarının sandık başkanı tarafından, müşahit, sandık görevlisi ve kolluk kuvveti eşliğinde, resmi görevli araçla getirilmesi gerektiğini belirten Doyuran, bu hususun da seçime gölge düşürdüğünü anlattı. Söz konusu video görüntüleri ve bütün iddiaları hakkındaki belgeleri dilekçenin ekinde kanıt olarak sunan Doyuran, “Bu seçim sonucu maalesef kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.  

“KANITLAR BİRİNCİ OLDUĞUM İDDİASINI GÜÇLENDİRİYOR”

Resmi olmayan sonuçlara göre 713 oy farkıyla ikinci olduğuna işaret eden Doyuran, “Bu dilekçede yazılı olan hususlar seçimde birinci olduğum iddiasını güçlendirmektedir. Bu itirazlar layıkıyla incelendiğinde seçim sonucunu etkileyecek niteliktedir” dedi. Hal böyleyken tüm tutanakların da hakimliğinizce incelenmesinde daha fazla haksızlık ve hukuksuzluk olduğu ortaya çıkacaktır” dedi.

“SEÇİM İPTAL EDİLSİN, OLMAZSA OYLAR YENİDEN SAYILSIN”

Doyuran dilekçesini şu sözlerle tamamladı: “İddialarımın dikkate alınarak öncelikle seçimin iptalini, aksi taktirde oyların yeniden sayılmasını, gerekçesiz geçersiz oy sayısı dikkate alınarak titizlikle bu oyların incelenmesini saygı ile arz ve talep ederim.”

GÖZLER SEÇİM KURULUNDA

Dikili İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın Kemal Doyuran’ın başvuruları hakkındaki kararını yarın yapacağı inceleme ve hukuki değerlendirmelerin ardından açıklaması bekleniyor. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dikilide-secimin-iptali-veya-yeniden-oy-sayimi-istendi/feed/ 0
Bu insanlar dün akşamı 14 Mayıs’ta yaşayabilirdi https://www.foxhaber.com.tr/bu-insanlar-dun-aksami-14-mayista-yasayabilirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/bu-insanlar-dun-aksami-14-mayista-yasayabilirdi/#respond Thu, 09 May 2024 21:33:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7112 ■ Cam tavanı kırdınız mı?

Kırdık. Tuzla buz ettik. Yüzde 25’lik bir öğrenilmiş çaresizlik vardı. Parti yüzde 38 aldı. 1977’den beri ilk kez, ben üç yaşındayken birinci parti olmuş. Ben her konuşmamda, “CHP yönelimleri doğru okuyup doğru ilişkileri kurduğu zaman Ecevit’in genel başkanlığında iki genel seçimden birinci parti çıktığının” hatırlatmasını yapıyordum.

Gelecek genel seçimde birinci parti olacağımızı umuyordum. “Keşke burada da olsa” diyordum. Gökhan Zeybek’le defalarca hesap yaptım. Çok hesap adamıdır Zeybek. “Yüzde 33 ile birinci parti olabiliriz” diye hesap yapıyordum. Yüzde 38 ile olduk. Oy kullanırken, “Haydi birinci parti olalım inşallah” diye attım.

İkinci yüzyılın ilk seçiminden birinci parti çıkalım ve rövanşı alalım diyorduk.

■ Sizce AK Parti neden kaybetti?

Bir kere biz hatalarımızdan ders aldık. Onlar geçen seçimi kıl payı kazanmış olmayı bir zafer olarak gördüler. Tehlike çanlarını görmediler. Çok yanlış yaptılar. Emekli maaşını önce 7 bin 500, sonra 10 bin lira yaptılar. Ben genel merkezin 600 kişilik salonuna emekli derneklerini çağırdım. İlk emekli konuşmamı yaptım.

“Bugün hiçbir şey konuşmayacağım emekliden gayrı” dedim. Salon ayağa kalktı.

Dedim ki: “Tayyip Bey kavga etmek istiyor. Ben onunla kavga edeceğim ama emekliler için edeceğim.” 106 mitingin tamamında emeklinin sesini duyurmadan konuşmadım.

■ Kaynamayan tencere iktidarı sarstı diyebilir miyiz?

Her zaman sarsar. Bir tek geçen sefer olmadı; 14 Mayıs’ta. Şöyle: Altılı Masa’nın ortak ve teker teker hatalarımız yüzünden ilk alacağımız seçimi kaybettik. Bu insanlar dün akşamı 14 Mayıs akşamı yaşayabilirlerdi. Ama biz hatamızdan ders aldık, almayanlar da kaybetti.

ERKEN SEÇİM TALEBİMİZ YOK!

■ İYİ Parti ve diğer Altılı Masa partileri çöküş yaşadı. Nasıl yorumluyorsunuz?  

Yorumlamaktan özellikle kaçınıyorum. Çünkü yapacağım her tespit birilerini incitebilir. “Bana ablam demeyin” dediklerinde ben “Kavga etmem, ablamdır” dedim. Şu kadarını söyleyeyim: Aldığımız her oyun CHP değil, Türkiye İttifakı oyu olduğunun farkındayım. CHP’yi Türkiye İttifakı’nın partisi olarak tutmaya ve bu ittifakı büyütmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz. Siyasilerin kurmadığı ittifakı sandıkta seçmenle kurmayı başardık. Bu çok önemli. Çünkü siyasiler siyasi hesap yaptılar. Oysa seçmen kendisini ve ülkesini düşündü. Bir de devletle millet ne zaman yarışırsa hep millet kazanır. CHP bazen yanlış tarafta durdu. Bu sefer devletle millet yarışırken, milletin tarafındaydık.

Karşımızda Anadolu Ajansı, TRT ve devletin bütün unsurları… Ama biz sadece millete güveniyoruz. Millet İttifakı bile ortadan kalktı. Biz millete güvendik. Bazen devlet – millet rekabetinde CHP devletin kurucu partisi olduğu için yanlış tarafta duruyor. Esas olarak CHP halkın partisi olduğu için doğru taraf, milletin tarafı. 

■ Ben şöyle bir yorumda bulundum: Parlamenter sistemde olsaydık iktidarın güven oyu kaybı yaşadığını değerlendirirdik. Ne dersiniz?

Ben erken seçim ve güvensizlik oyu söyleminden kaçıyorum. Sebebi de şu: Meydanlarda bir söz verdim. “AK Partili ve MHP’li seçmen; sizden iktidara sarı kart göstermenizi istiyorum” dedim. Oradan bana bağırdılar; “Kırmızı kart” diye. Ben de döndüm, dedim ki: “Kırmızı kart genel seçimde olur, bu bir yerel seçim.” İnsanlar hükümeti uyarmak istiyor. Seçimi kazandıktan sonra “Bu güvensizlik oyudur, erken seçime gir” dersem bana itimat eden AK Partili ve MHP’lilere haksızlık yapmış olurum.

Erken seçim talebiniz yok.

Erken seçim olacaksa buna yine halk karar verecek. Ben bir erken seçim çağrısı yapmıyorum. Erdoğan’ın telaşla “Dört yıl seçim yok demesi” bahsettiğiniz kaygıdan. Çünkü güvensizlik oyu olarak görüyorlar. Ben fırsatçılık yapacak değilim. Her an yapılacak seçime hazırız.

■ “Ama bunu talep edecek olan biz değiliz.”

Biz değiliz. Halkın kendisidir. Bana güvenip oy veren AK Parti ve MHP’li emekliler var. Onlar genel seçim olsaydı belki oy vermeyeceklerdi. Onlara şu teminatı verdim: Bu bir yerel seçim. “Yerel yönetici seçiyorsunuz ve iktidara yerelden denge kurun” dedim. Ertesi gün “Gördünüz mü bak, hükümet değişmeli” dersek o seçmeni kandırmış olurum. Dürüst davranmak lazım.

Bundan 10 ay önce altı parti yüzde 25 oy aldık. “Tek başına yüzde 38 benim oyum” dersek bu kibir olur. Bu çağrımıza uyan Türkiye İttifakı’nın oyu içinde AK Partilisi de var, MHP’lisi de var. DEM’lisi de var. Buradan bir fırsatçılık yapmayacağız ama önümüzdeki günlerde emekliler, atanmayan öğretmenler, emekli astsubaylar, staj mağdurları, çiftçiler ve öğrencilerle ilgili mitingler yapacağız. Sahadan çekilmeyeceğiz ve vatandaşın gerçek sorunlarıyla mücadele edeceğiz.

Kimlik siyaseti, gerilim siyaseti kaybetti dün.

GÖKHAN ZAN OLAYI

Haritaya baktınız. Sizi en çok sevindiren neresi oldu?

Şüphesiz Manisa. Manisa’da en son yüzde 29-30 almıştık. Dün yüzde 60’la kazandık. Manisa’da Selendi, Demirci ve Saruhanlı hariç tüm ilçeleri aldık. En çok Soma’ya seviniyorum. Her seçim millet Soma’ya söver, ben de Twitter’dan “Yapmayın etmeyin” diye yazardım. En memnun olduğum yerler Artvin ve Marmaris. Anketlerde çok geride çıkmıştık. Son anda oralara miting koyduk. İki yerde “CHP’ye oy atmazsanız, AK Parti kazanacak” dedim. Eskişehir ve Balıkesir, kafaya taktığım iki yerdi. Eskişehir’de İYİ Partili aday AK Parti’ye geçti ve siyasi yankesiciliğe uğradı muhalefet. Ona itiraz ediyordum. Kaybetsek kabullenemezdim. Bir de Balıkesir… Orada alacaklıydık. Ama İYİ Parti çok güçlü aday çıkardı ve aday sert kampanya yaptı. Annesinin evinin balkonundan “Git başka yerde demlen” diye bir pankart sarkıttı mitingimde. Ona içerlemiştim. Adıyaman’a acayip sevindim. Kütahya’nın gelmesine aşırı memnun oldum.

■ Üzüldüğünüz yer…

Malatya’da Veli Ağbaba’nın emeklerine üzüldüm. Yüzde 18’lik partiye yüzde 38 oy aldırdı. Hak etmişti ama iktidar son anda konsolide oldu. Çok büyük bir iş başardı.

■ Hatay?

Hatay’da halen çekişiyoruz. Ümidimi kesmiş değilim.

■ Burada Gökhan Zan’ın aldığı 15 bin oy var.

Maalesef kendini de şehrini de tüketti.

■ Kırklareli’yi kaybettiniz.

Kaybetmememiz gereken yeri kaybettik. Kazanmak için her şeyi yaptık ama eksiğimiz var demek ki. Ona bakmak lazım.

SOYER HAYAL KIRIKLIĞI

■ En büyük hayal kırıklığınız nedir?

Tunç Soyer’dir en büyük hayalkırıklığım. Çağırdım, anlattım. Cemil Tugay’ın ankette en yüksek oyu alan iki isimden biri olduğunu kendisi de gördü. Yurt dışı görev teklif ettim. Memnun oldu. Akşam yemeğe çıktık birlikte. “Kıbrıs, Amerika ve Brüksel’deki temsilcilikle birlikte Pekin ve Moskova’da şube açalım. Yurt dışı ilişkilerde iyisiniz” dedim. “Onore oldum, çok sevindim” dedi. Gitti, birkaç gün sonra çok kötü açıklamalar yaptı. En büyük hayal kırıklığım… Kimseye küskün değilim ama İzmir’de kazanmamız için hiçbir şey yapmadı. İzmir’de tehlike çanlarının çaldığı günler oldu. İzmir’i değil, kendisini düşündü. O yüzden çok kızıyorum ona.

■ Şükrü Genç? 

Şükrü Bey’in yaşına veriyorum. Uyardık, keşke dinleseydi.

■ Bir de Soner Çetin var…

O terbiye sınırlarını aştığı için cevap vermeyeceğim.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bu-insanlar-dun-aksami-14-mayista-yasayabilirdi/feed/ 0
Veli Ağbaba: Malatya’da kaybetmedik, birbirimizi yeniden kazandık https://www.foxhaber.com.tr/veli-agbaba-malatyada-kaybetmedik-birbirimizi-yeniden-kazandik/ https://www.foxhaber.com.tr/veli-agbaba-malatyada-kaybetmedik-birbirimizi-yeniden-kazandik/#respond Thu, 09 May 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7098 CHP Malatya Milletvekili ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Veli Ağbaba, yerel seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 37.2 oy alarak seçimi kaybederken yüzde 48.95 oy alan AKP Malatya Belediye Başkan Adayı Sami Er seçimi kazandı. 

“MALATYA’DA ALDIĞIMIZ EN YÜKSEK OYU ALDIK”

Bugün İl Başkanlığı binasında basın açıklaması yapan Ağbaba, şunları söyledi:

* “İkinci yüzyılın yeni lideri Genel Başkanımız Özgür Özel’i yürekten kutluyorum. Türkiye yeni bir aşamaya geçti. Yeni umutlar Türkiye’nin her yanında yeşerdi. Bu umudun yeşermesinde Genel Başkanımız Özgür Özel’in çok büyük emekleri var. ‘Yüzde 25’lik tavanı kırıp, tuzla bu edeceğiz’ diyorduk, o tavan tuzla buz oldu ve Cumhuriyet Halk Partisi 1977’den sonra ilk kez birinci parti olarak seçimden çıktı. İl Başkanlığı’na yürüyerek geldim. Birkaç dostumuz, arkadaşımız ve hiç tanımadığım gençlerle kucaklaştım. Seçimi sayısal olarak kaybettik ama gönülleri kazandığımızın farkındayım. Gönüllerini kazandığım gençlere selamlarımı yolluyorum, çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum. 

* Öyle bir kampanya oldu ki Türkiye’de eşi benzeri yok. Malatya’da eskiden birbirlerine mesafeli bakan, belki birbirleriyle yan yana durmayanlar bu seçim döneminde birleştiler. Bozkurt işareti yapan gençle, zafer işareti yapan çocuğumuz ve rabia işareti yapan kız kardeşimiz yan yana geldi, bu kampanyaya destek verdi. Biz bir şeyi başardık, çok net söylüyorum; tüm ön yargıları tuzla buz ettik. Başörtülüsü başörtüsüzü, bıyıklısı bıyıksızı, tüm Malatya birleşti. Bu sonuç 1977’den sonra Malatya’da aldığımız en yüksek oy. Bugün o tabloya bakıyoruz ki Malatya bir tarih yazdı. Genciyle yaşlısıyla, erkeğiyle kadınıyla bir tarih yazdı. Her siyasi görüşten kadınlara teşekkür ediyorum, bu işte onların emeği çok. Gençlerin emeği çok. O kadar umutlu ve mutluyum ki gençlerimiz bu işi kavramış durumda, Malatya’nın neye ihtiyacının olduğunu biliyorlar. Malatya’nın birlik ve beraberliğe ihtiyacı var.

“MALATYA’DA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM”

* Benim üzerimdeki yük bir kat daha arttı. Bundan sonra herkes bilsin ki kapım sonuna kadar herkese açık. Milliyetçilere, muhafazakârlara, liberallere, İYİ Partililere, DEM Partisi’ne oy verenlere sesleniyorum; vatanını, milletini, bayrağını seven herkesin bir milletvekili var artık Malatya’da.  Bundan sonra çok daha fazla çalışacağım. Daha önce hiç oy almadığımız belde, mahalle ve köylerden oy almışız. Gittiğimiz her yerde bizi koşarak, kucaklayarak karşıladılar. Sırtımızdaki yükün farkındayız. 

* Bizim Malatya’da elde ettiğimiz bu sonuç bir matematikle ve siyasetle hesaplanamaz. Malatya, kendi geleceğine kendisine sahip çıkmaya çalıştı. Malatya’da kaybetmedik, birbirimizi yeniden kazandık. Bizim başarımız bu. Fakir zengin, sağcı solcu, Kürt Türk birbirini tekrar kazandı. Malatyalılar ruhu kazandı. İlk geldiğimde ‘Malatya milliyetçisiyim’ dedim. Bana, ‘ne zaman gideceksin’ diyorlar, gitmeye hiç niyetim yok, kimse kusura bakmasın. Malatya’da çalışmaya ve sizlerle birlikte olmaya devam edeceğim. Malatya’nın ne derdi ve sorunu varsa çözmeyi sürdüreceğim.

“ONLAR ÜZÜLSÜNLER, BU BİRLİKTE YER ALAMADILAR”

* Maalesef bu dönemde parti içi rekabeti Malatya meselesinin önüne koyanlarda var. Onlara bir şey demiyorum; sayılarını ve kim olduklarını biliyorsunuz. Maalesef siyasi rekabeti Malatya meselesinin önüne koydular. Onlar üzülsünler, bu birliktelikte yer alamadılar. Sayıları da çok değil onu da söyleyeyim. Belediye başkanları ve milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi sayesinde belediye başkanı ve milletvekili oldu. Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu parti sayesinde burada varız. 

* Bayrak değişimi oluyor, hiçbirimize bu koltuk baki değil. O koltuklarda oturup sonra partisine yanlış yapan Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekiline, il örgütüne ve arkadaşlarına hakaret edenleri de sizlerin vicdanına havale ediyorum. Hele hele partinin 15 yıl belediye başkanlığını yapıp, İstanbul’dan gelip burada partinin aleyhine çalışanları da sizlerin vicdanına havale ediyorum. Ömründe Arguvan Belediyesi’nin kapısını açmamış ama Arguvan’da Cumhuriyet Halk Partisi kaybetsin diye 25-30 yıl belediye meclis üyeliği yapanları da sizlerin vicdanına havale ediyorum.

“RAKİBİM SAMİ ER VE AK PARTİ’Yİ KUTLUYORUM”

* Malatya’nın her yerine fideler ektik, fidanlar diktik. Sevgi tohumları attık bunlar yeşeriyor. Daha çok umutlu ve mutluyuz. Gece gündüz demeden var gücümle Malatya ve sizler için çalışmaya devam edeceğim. Malatya benim memleketim, aşkım. Malatya sokaklarında gençlerle buluştum. Gençler etrafımı sarınca ‘1 Nisan şakası mı yapıyorlar, seçimi ben mi kazandım’ diye düşünmeden edemedim. Gönülleri kazandık ve Malatya’da bir çığır açtık. Rakibim Sami Er’i ve AK Parti’yi de kutluyorum. AK Parti’ye oy verenleri de kutluyorum. Hayırlı olsun temennilerimi iletiyorum ama bir şeyi de söylemek istiyorum; ben ömrümde bırakın kirli bir iş içerisinde olmayı, bilerek kirli bir el sıkmadım. Sosyal medyada maalesef muhalif troll gözüküp, paylaşım yapanların o alçakça paylaşımlarını buradaki siyasetçiler kullandı. Onları da Malatyalıların vicdanına havale ediyorum. 

* Montajlanmış masa görüntülerinden medet ummaya çalıştılar. Şunu bilin; hiç haram yemedim, bundan sonra haram yiyenin de boğazında kalsın. İftira attılar, Meclis’e terörist sokmuşum. Meclis’i ben değil AK Partili Meclis başkanları yönetiyor. Kim bir teröristin elini sıkmışsa, teröristi Meclis’e sokmuşsa Allah onun belasını versin. Bunları iftirayla söyleyenlerinde Allah bin türlü belasını versin. Bunların hepsi yalan ve iftira. Bir tek kirli ilişkimi kanıtlasınlar bırakın siyasi bırakmayı, kafama sıkarım. Malatya’yı ve Malatyalıları hiç mahcup etmedim, bundan sonrada yüzünüzü yere eğdirmeyeceğim. AK Partili Belediye Başkanı Sami Er’in de vaatlerini takip etmeye devam edeceğim. İyi günde, kötü günde burada oldum, olmaya da devem edeceğim.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/veli-agbaba-malatyada-kaybetmedik-birbirimizi-yeniden-kazandik/feed/ 0
31 Mart 2024 yerel seçimi: 10 soru 10 cevap https://www.foxhaber.com.tr/31-mart-2024-yerel-secimi-10-soru-10-cevap/ https://www.foxhaber.com.tr/31-mart-2024-yerel-secimi-10-soru-10-cevap/#respond Mon, 06 May 2024 21:03:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6987 Türkiye, yeni yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gidecek.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri için hazırladığı seçim takvimine göre süreç işliyor. Seçimlerde, 81 il, 973 ilçe, 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak.

İşte seçime sayılı saatler kala seçimin merak edilen sorular ve cevapları

1- Seçmen nerede oy kullanacağını nereden öğrenebilecek?

Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek. Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak.

2- Görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazla oy verme yerine girilebilecek mi?

Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak ve cezasının bulunuyor. Bu tür cihazları oy verme işlemi bitene kadar sandık kuruluna bırakılması gerekiyor.

3 – Yeni evlenenler kimliğini değiştirmeden oy kullanabilecek mi?

Kimliğini değiştirmeyenler evlenme cüzdanı ile oy kullanılabilecek.

4 – Seçime kaç siyasi parti katılacak?

Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

5 – Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan seçmen neler için oy kullanacak?

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

6 – Büyükşehir olmayan illerde ve köylerde neler için oy verilecek?

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

7 – Tüm pusulalar kaç zarfa koyulacak?

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

8 – Oy verme işlemi hangi saatler arasında yapılacak?

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

9 – Önce hangi oylar sayılacak?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

10 – Yurt dışındaki seçmen oy kullanacak mı?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/31-mart-2024-yerel-secimi-10-soru-10-cevap/feed/ 0
Özgür Özel’den TÜRGEV, TÜGVA, Ensar Vakfı uyarısı https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-turgev-tugva-ensar-vakfi-uyarisi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-turgev-tugva-ensar-vakfi-uyarisi/#respond Sat, 04 May 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6905 Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’nın Marmaris ilçesinde halkla buluştu.

“AKP KAZANIRSA YANAN ALANLAR İMARA AÇILACAK”

CHP lideri Özgür Özel, Marmarsi’i AKP’nin kazanması durumunda yanan yerleri imara açacaklarını belirterek şunları söyledi:

*Marmaris Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde yapılacak çok işi var. Tabii bu büyükşehir yasası çıkarken, özellikle Manisa milletvekili olan AKP’li Hüseyin Tanrıverdi şöyle söylemişti. ‘Bu büyükşehir yasası ile büyükşehirde bir para basamazsın, bir de ada basamazsın, onun dışında bütün yetkiler büyükşehirde’ demişti.

*Şimdi Acar Ünlü için, büyükşehir belediye başkan adayımız Ahmet Aras’ın ona el vereceğim, omuz vereceğim, yetki vereceğim demesi Marmaris için çok önemlidir. Takdir ediyorum, destek oluyorum.

*Pazar günü bir seçim var. Biz bütün Türkiye’de anketler yaptık. İlin, ilçenin sesini dinledik. Profil çalışmaları yaptık. Beklentilerini değerlendirdik. Yaptığımız ankette en yüksek oyu alan Acar Ünlü’yü Marmaris’te sizin takdirlerinize arz ettik, onu sizlere emanet ettik. Bu önümüzdeki Pazar seçimde kimle yarışıyoruz diye yolda bakıyorum.

*AKP’nin adayına bakıyorum, bir türlü bulamadım. Sonra dedim ki AKP’nin adayı kim? İsmini söylediler. Baktım ben yahu dedim gördüm de ben o arkadaşı muhtar adayı sandım dedim. Neden muhtarın parti rozeti olmaz. Muhtarın partisi olmaz, logosu olmaz, genel başkanı olmaz. Ama siyasi partinin adayıysan, partinin logosundan, genel başkanının resminden, partinin isminden utanmayacaksın.

*Eğer utanacak bir şey varsa yola çıkmayacaksın, göreve talip olmayacaksın. Neden utanıyorlar biliyor musunuz? Onun gizlediği ampulün, mesela Akbelen’de ağaçlara mal olan o acil kamulaştırmaları yapan parti olduğunu unutun istiyorlar.

*13 gün boyunca canım ormanlar yanarken, Tarım Bakanı ‘uçağa lüzum yok, helikopter yeter’ deyip de -ki ikinci yangında uçak geldi ve hemen söndürdü- 13 gün cayır cayır ciğerimiz yanarken, ciğeriniz yanarken o basiretsizliği yapan AKP’nin logosundan utanıyor, onu unutturmaya çalışıyorlar.

“MARMARİS VATANINA, ATASI’NA BAĞLIDIR”

*Marmaris vatanına, milletine ve Atasına bağlıdır. Marmaris’te AKP’nin adayı Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve İnönü’ye ‘iki ayyaş’ dediğini unutturmak istiyor, o yüzden resmini asmıyor. Slogan bulmuş. ‘Sen, ben, biz’ diye. Bizim gençlik kolları tercümesini yapmış. ‘Sen, ben, reis’ diye. Bütün Marmarisliler bilsin, eğer AKP’nin adayı Marmaris Belediye Başkanı olursa bugüne kadar gözünüz gibi sakındığınız ne varsa, tamamı AKP’nin kontrolüne geçecek.

*Bu belediyeyi belediye başkan adayı şeklen yönetecek. Fiilen başkaları yönetecek. Zaten diyor ki ben siyasetçi değilim diyor ya esas tehlike orada.

*Onu bir reklam gibi, bir maket gibi, bir kukla gibi karşınıza koyacaklar, Marmaris’i gelip talan edecekler, kundaklayacaklar, yanan yerleri imara açacaklar, Marmaris’in canını okuyacaklar canına.

“MARMARİS VE MUĞLA’DA RANTİYECİLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Muğla ve Marmaris’te ranta geçit vermeyeceklerini vurgulayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Bakın Eskişehir’de benzer bir aday var. Logoyu, partiyi gizliyor ama AKP’lilerle otururken kaydı çıktı. Diyor ki ‘Bir gelelim, şu Eskişehir Belediyesi’nin imkânlarını bir alalım, bunu Birlik Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a, bizim vakıflara açacağım’ diyor. Bakın eğer Marmaris Belediyesi’ni AKP’li belediye başkanı kazanırsa, o vakitten sonra bütün koylarınız, biri TÜRGEV’e, biri TÜGVA’ya. Cennet Adası mesela ne yapmaya almış o adayı?

*Cennet Adası’nı AKP’ye yakın bir iş adamı almış. Cennet Adası’nda sahiplik var ama maliklik yok. Eğer AKP alırsa Cennet Adası’nı bile yerleşime, imara açacaklar. Hesap bu. Marmarislilere soruyorum. Marmaris’i AKP’ye verip de Marmaris’in koylarını, varlıklarını, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a kaptırmaya siz razı gelir misiniz?

*Bakın tehlike o kadar büyük ki. Osman Başkan ne büyük rant projelerine nasıl direndi Muğla Büyükşehir’de. Muğla’da 4 katı geçen bina yok. Ama eğer Muğla Büyükşehir’e AKP’nin adayı gelse, Muğla’da nasıl her yerde dikey mimarı, Muğla’nı her yerinde dikey mimarı, her yerinde rant, her yerinde milletin varlıklarının yağmalanması söz konusu olacak. O yüzden ne Marmaris, ne Muğla’da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz.

“BÜYÜK BİR TUZAK VE TEHLİKE VAR”

*AKP bizi Marmaris’te yenebilir mi? Hayır. Ama büyük bir tuzak ve tehlike var. Geçmişte partimizden 3 dönem görev yapan, geçens eçimde karşımızda bir başka partiden aday olan, sayın başkan bu sefer de bir başka partiden aday. Anketlere baktığınızda kazanma ihtimali yok. Pazar günü seçim sonuçlarını göreceksiniz, Özgür Özel olarak sizi şerefimle temin ederim. Kazanma ihtimali yok.

*Kazanma ihtimali sıfır. Ama ne var? Biraz fazla oy alırsa kaybettirme potansiyeli var. O yüzden buraya, sesim bitmiş, ayaklarımda derman yokken, zihnimin bütün diriliğiyle koştum geldim, hasta yatağımdan kalktım ve geldim. Hepinizin şöyle bir görevi var. Pazar günü oy kullanmaya kadar, bütün komşularınıza, esnafsanız müşterinize, öğretmenseniz okuttuğunuz öğrenciye, sanayideyseniz aracını tamir ettiğiniz müşteriye, alışveriş yaptığınız esnafı, tarla komşusuna, ev komşusuna, geçmişteki asker arkadaşına.

*Mümkünse yüz yüze. Yoksa telefonla, tek tek ulaşarak, şunu anlatacağız. Eğer Acar’ın dışında başka bir partiye, CHP dışında başka bir partiye, Acar Ünlü dışında başka bir adaya oy verirseniz, AKP kazanacak. Ama Acar Ünlü’ye oy verirseniz, sadece CHP kazanmayacak. İYİ Partililer, demokratlar, Marmaris kazacak.

*Marmaris Atatürkçülerde kalacak. Bunu anlatmamız lazım. CHP dışında atılan her oy hangi partiye atılırsa atılsın, Pazar günü sonuçlar çıkacak. Buradayız. AKP’ye atılmış demektir. Çünkü Acar Ünlü ile AKP yarışıyor.

*Acar Ünlü, AKP’nin birkaç puan önünde. Acar Ünlü ile Ahmet Aras’ın el ele vermesi. Kol kola vermesi, bütün sorunları çözecek. Size şunu söylüyorum. Acar ile Ahmet Başkan omuz omuza verecekler. İkisinin de arkasında kaya gibi genel başkanları duracak. Her meseleyi halledeceğiz.

“BU İŞİN ŞAKASI YOK”

*Şunu bir kez daha ifade etmek isterim ki biz elbette bir yerel seçim yapıyoruz. Acar Ünlü gibi pırıl pırıl bir genci, Ahmet Aras gibi pırıl pırıl bir genci göreve getirip onlara kentimizi emanet edeceğiz. Ama bu ülke üstünde oynanan oyunları bozmanın da Muğla ve Marmaris üzerindeki bütün hesapları bozmanın da bir tek yolu var. 31’inde küskün, kırgın, kızgın olmadan hep birlikte sandığa koşacağız.

*Bu seçimde küskün, kırgın, hasta ve yorgun varsa onu mutlaka tespit edin. Koluna girin, eğer zorluğunuz varsa, ilçe başkanlığımıza başvurun. Mutlaka götürelim oy kullandırtalım. İkna edemediğiniz varsa, ikna edecek birini bulun.

*Eğer Marmaris bu seçimde bir korkulu rüya görürse bunu telafi etmek mümkün olmaz. Ama Marmaris’e sonuna kadar sahip çıkacak, Marmaris’i kendi namusu gibi koruyacak, Marmaris için Acar bir şekilde çalışacak muhteşem bir adayımız var.

*Ona sahip çıkın. Adayımıza sahip çıkın. Acar Ünlü’ye sahip çıkın. Marmaris’e sahip çıkın. Şimdi bu meydandan bir şey duymak istiyorum. Benim her birinize, Marmaris’te Marmaris’i seven, ülkesini, vatanını seven, Atatürk’ü seven herkese verdiğim görevi hep beraber yerine getirmeye var mıyız?

*Bu iki, üç gün siz biliyorsunuz, normalde CHP’ye oy verecek olup, bu seçimde oylar bölünürse bize tehlike yaşatabilecek seçmeni biliyor musunuz? Onu bulacak mıyız? İkna edecek miyiz? Benden selam söyleyin. Geçen seçim buraya geldim, konuşmayı yaptım. Siz çağırdınız. O gün gereğini yaptılar. Şimdi Pazar günü Acar kardeşim için, onun son derece çalışkan ve dürüst. Kendisinin günün 24 saati, ayın 30 günü enerjisini Marmaris’e verecek, başkanım hem yetkilerini paylaşacak, hem bütün desteğini verecek.

*Acar Ünlü’ye, Ahmet Aras’a, Marmaris’in gelecek 5 yılına Genel Başkan Özgür Özel şahsen kefalet koyuyor. Acar seçildiğinde muhteşem projelerle, geçmiş dönemde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda efsane yazan Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onunla birlikte Osman Gürün Başkanımızın genel koordinatörlüğünde hangi CHP’li belediyelerde en iyi projeler varsa onu Marmaris’e getireceğiz.

*Acar’ın sağ omzuna konacak el Mansur Yavaş’ın elidir, söz veriyoruz. Acar’ın sol omzuna konacak el Ekrem İmamoğlu’nun elidir, söz veriyoruz. Acar ile el ele, omuz omuza Ahmet Aras çalışacak. Genel Başkanları Özgür Özel var güçleri ile arkasında duracak, söz veriyoruz. Gidin kiminle konuşmanız gerekiyorsa konuşun. Kimi ikna etmeniz gerekiyorsa ikna edin ama Marmaris’i haramilere teslim etmeyin. Söz mü? Açık konuşmaya geldim, bu işin şakası yok. Şakaya gelmez. Ben size güveniyorum, inanıyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-turgev-tugva-ensar-vakfi-uyarisi/feed/ 0
Meral Akşener: Rahmetli Demirel bir, ben ikiyim https://www.foxhaber.com.tr/meral-aksener-rahmetli-demirel-bir-ben-ikiyim/ https://www.foxhaber.com.tr/meral-aksener-rahmetli-demirel-bir-ben-ikiyim/#respond Thu, 02 May 2024 21:33:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6844 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katılmak üzere Isparta’ya geldi.

Süleyman Demirel Üniversitesi kavşağında partililer tarafından karşılanan Akşener, ardından iftar programının düzenlendiği Süleyman Demirel Kongre Merkezi’ne geldi.

İftardan önce partililere seslenen Akşener, şu ifadeleri kullandı;

*Ben tam 3 yıl boyunca esnaf gezdim. Çünkü bizim partimizin kuruluş amacı gencin sesini duymak, yaşlının ne düşündüğünü anlamaktır. 3 yıl boyunca gezdim ve o kadar çok şey öğrendim ki siyasete girecek kişilere elimde imkan olsa esnaf gezmeyi, en az 1 yıl esnaf gezmeyi ve adam gibi dinlemeyi kanun çıkarıp, şart koşarım.

*O kadar çok bilgi edindim. Mesela neler öğrendim? 87 puan almış çocuğunun mülakatta elendiğini ama buna karşılık 73 puan almış kızının ya da oğlunun arkadaşının atandığı bir mülakat sisteminden ağlayan gençler, ağlayan anne ve babalar gördüm. Ne mi öğrendim? Mesela bileniniz var mı bilmem. Eczanelerin veresiye defteri olduğunu öğrendim. Ne mi öğrendim?

*O esnaf dükkanlarında Güneydoğu’da, İç Anadolu’da elektrik şirketlerinin çiftçimize nasıl zulmettiğini, yani özelleştirilen elektrik şirketlerinin çiftçimize, tarımla meşgul olan insanlarımıza nasıl zulmettiğini öğrendim. Ne mi öğrendim? O akşam, bu akşam ne yemek pişireceğini kara kara düşünen emekli kocası olan kadınlar gördüm, onlardan açlığı öğrendim.

“BANA KIZANLAR DA OLUYOR SEVENLER DE”

Süleyman Demirel’in tedrisinden geçmiş bir insan olduğunu vurgulayan Meral Akşener, “Rahmetli Demirel bir, ben ikiyim; sokak sokak dolaşıp, seçmene dokunan ve hiç ara vermeden bu çalışmayı yapan. Dikkat edin büyün siyasi partilerin siyasi başkanları mutlaka ya salonlarda ya da mitinglerde şu şekilde konuşup, uzaktan nutuk atıp, elini sallayıp gidiyor. Ben tekrar ilçe ilçe geziyorum, ilçelerde de tekrar esnaflarımızla bir arada oluyorum. Orada bana kızan insanlar da oluyor, beni seven insanlar da oluyor ama milletimizin içinde olmak bir siyasetçi için ne kadar öğretici ne kadar önemli olduğunu dediğim gibi sizin evladınız, sizin büyüğünüz, sizin babanız rahmetli Demirel’in sisteminden öğrendim” diye konuştu.

EMEKLİ MAAŞI TEPKİSİ

Emeklilerin durumuyla ilgili konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şunları söyledi:

“Ey emekli kardeşlerim 10 bin lira emekli maaşı alan bir aile açtır aç. Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Tam 1 aydır sesleniyorum. Emeklilerimize 7 bin lira bayram ikramiyesi vereceksin. 11 bin lira seyyanen zam yapacaksın ve en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaksın.”

“MÜLAKAT ÖYLE BİR İĞRENÇ DURUM Kİ, TORPİLİN DİBİ”

Öğretmen ataması ile ilgili de konuşan Meral Akşener, “Şimdi bütün siyasi partiler 2023’te seçime giderken, ‘100 bin öğretmen tayin edeceğiz’ dendi. Yani ne demek bu? 100 bin öğretmen ‘Cumhuriyet’in Yüzüncü Yılı’nda 100 bin öğretmen tayin edeceğiz’ dendi. Seçim bitti, unutuldu. Şimdi diyorum ki Sayın Erdoğan, bu 100 bin öğretmeni tayin edeceksin çünkü bu öğretmen kardeşlerimi açtığın okullardan mezun olmasını sağlayan sensin. Ve mülakata hayır. Mülakat öyle bir iğrenç durum ki, torpilin dibi. İmtihanların, yapılan sınavların içine tüküren bir sistem” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/meral-aksener-rahmetli-demirel-bir-ben-ikiyim/feed/ 0
Özel’den bağımsız adaya ‘çekil’ çağrısı: Eğer bu partiye gönül verdiysen… https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-bagimsiz-adaya-cekil-cagrisi-eger-bu-partiye-gonul-verdiysen/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-bagimsiz-adaya-cekil-cagrisi-eger-bu-partiye-gonul-verdiysen/#respond Thu, 02 May 2024 21:10:08 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6837 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sarıyer’deki halk buluşmasında konuştu.

Özel, Atatürk’ün Cumhuriyet’i gençlere emanet ettiğini hatırlatarak, görevin gençlerde olduğunu vurguladı.

“ESAS BEKA SORUNU…”

Beka sorununun “dış güçlerin gelip Türkiye üzerinde hayal kurmaları” olarak anlatıldığını ifade eden Özel, “Esas beka sorunu dünyanın diğer ülkelerinin gelip, dünyanın en güzel ülkesi üzerinde hayal kurmaları değil. Bu ülkenin, dünyanın en güzel ülkesinin gençlerinin dünyanın öbür ülkelerinde hayal kurmasıdır. Bizim bununla mücadele etmemiz lazım” diye konuştu.

Gençlere umutlarını kaybetmemeleri konusunda çağrıda bulunan Özel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’sine sahip çıkıldığında ne tankın ne de topun kendilerini yıkamayacağını söyledi.

Emeklilerin, yaptığı çağrıya kulak vererek mücadeleye katıldığını anlatan Özel, “Tayyip Erdoğan önce ‘Türkiye büyüyor, herkesin keyfi yerinde, emeklileri kışkırtamazsın Özgür Efendi.’ dedi. O gün dedim ki, bu şartlar altında sen emekliye bunları reva görüyorsan bana da bu düşüyorsa, vallahi de kışkırtacağım, billahi de kışkırtacağım” ifadesini kullandı.

Özel, bir vatandaşın taşıdığı “Öğretmenlerin oyu mülakata hayır diyene” yazılı pankarta işaret ederek, mülakatı kaldırmayanlara, öğretmenlerden, ailelerden ve gençlerden oy olmadığını, atanmayan öğretmenin de kademeli emekliliğin de staj mağdurlarının da Bağ-Kur mağdurlarının da yanında olduklarını ifade etti.

ŞÜKRÜ GENÇ’E ÇAĞRI

CHP Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu’nun ilçenin bir evladı olduğunu belirten Özel, bir kişinin ne kadar partili olduğunu göreve geldiği gün değil, görevden gittiği gün, aday olduğu gün değil, aday yapılmadığı gün bakılması gerektiğine dikkati çekti.

Özel, şunları kaydetti:

“Bazıları diyor ki, ‘Ben yıllarca bu partinin adayı oldum’ çok iyi, hadi o zaman gençleşme zamanı, değişim zamanı, hadi bakalım sen tecrübeni başka tarafa akıt. Gel burada yeni bir heyecanı başlatalım. ‘Olmaz, ben partinin adayıysam partideyim, yoksa karşıdayım. Ben rozeti çıkarırım çekmeceye atarım.’ Bir de diyormuş ki, ‘Ben de partiliyim, sonra partiye geri gelirim.'”

“AK PARTİ’NİN GELME İHTİMALİ VAR”

Özel, mevcut Sarıyer Belediye Başkanı ve bağımsız belediye başkan adayı Şükrü Genç’e çağrıda bulunarak, şunları söyledi:

– “Partinin adı belli. Cumhuriyet Halk Partisi. Bayrağı belli, amblemi belli, kurucusu belli. Mevcut genel başkanı belli. Partinin adayı da belli, Oktay Aksu. Bu partinin nasıl kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ise, amblemi 6 oksa, Genel Başkanı Özgür Özel ise bu partinin Sarıyer adayı da Oktay Aksu’dur. Şu anda CHP’nin adayının karşısında adaylaştığınız için AK Parti’nin gelme tehlikesi var. Sen hem partiye, Sarıyer gibi bir yere AK Parti’li birini getirmeye, bu riske alet olacaksın, ‘günü gelince partiye döneceğim’ diyeceksin, yok öyle yağma.

“SON ÇAĞRIMDIR”

– Son çağrımdır, partinin genel başkanı olarak. Geçmişte aradım, ‘Yapma Başkanım’ dedim. Aradım, ‘Yapma, büyüğümüzsün’ dedim. ‘Gel genel merkezde birlikte çalışalım’ dedim. Şimdi iş geldi son 4 güne. Kapıda AK Parti tehlikesi, kazanma ihtimali sıfır. Oktay Aksu kazanıyor, AK Parti tehdit ediyor. Eğer gerçekten bu partiye gönül verdiysen bugün yarın açıklamanı yaparsın. Çekilirsin, pazartesi günü gelirim rozetimi kendim takarım. Yok, şimdi çekilmedin, pazara getirdin, bize korkulu rüyayı gördürttün, pazar günü seçimi kazandık, ondan sonra ‘Döneyim.’ Vallahi kusura bakma, affetmeyiz, affedemeyiz, affedemeyiz.”

Özel, Sarıyer’de Oktay Aksu’da birleşmeye çağrı yaparak, parti olarak umudun ve sevginin ittifakı olduklarını dile getirdi.

Halk buluşmasında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Sarıyer Belediye Başkan adayı Mustafa Oktay Aksu ve parti temsilcileri de yer aldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-bagimsiz-adaya-cekil-cagrisi-eger-bu-partiye-gonul-verdiysen/feed/ 0
Soyer’den sitem: ‘Başarısız’ bulunan belediye başkanı ona zarar verir https://www.foxhaber.com.tr/soyerden-sitem-basarisiz-bulunan-belediye-baskani-ona-zarar-verir/ https://www.foxhaber.com.tr/soyerden-sitem-basarisiz-bulunan-belediye-baskani-ona-zarar-verir/#respond Sat, 27 Apr 2024 21:00:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6678 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın seçim çalışmalarına katılmamasına ilişkin, “Benim, hani ‘başarısız’ bulunan bir belediye başkanının, hani ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir” dedi.

Şato Kütüphane Bahçesi’ndeki toplantıda 5 yıllık görev süresini değerlendiren Soyer, göreve geldiğinde belediye şirketlerinde 27 bin 271 kişinin çalıştığını, bu sayının bugün 34 bin 239 olduğunu söyledi.

Soyer, 2019 yılının mart ayında belediyenin borcunun 5 milyar lirayken, 2024 yılı şubat ayı itibarıyla 25,7 milyar lira olduğunu kaydederek, borcun avro bazında yüzde 3,4 azaldığını ifade etti.

“BENDEN SORUMLULUK BEKLEMEK HAKSIZLIK”

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın yanında seçim çalışmalarına katılmamasına değinen Soyer, şunları kaydetti:

– Sonuç itibarıyla ben aday gösterilmedim. Yani üstelik anketlerde başarısız çıktığıma dair ifadeler kullanıldı. Hatta daha yeni Sayın Genel Başkan bir açıklamada bulunmuş ‘geçmişte bazı sorunlar vardı’ falan demiş. Dolayısıyla benim, hani ‘başarısız’ bulunan bir belediye başkanının, hani ‘sütte leke var onda yok’ denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir.

– Başarısız bulunduğum bir yerde CHP için yapacağım çalışmanın bir sınırı vardır. Yani o da olabildiğince zorlayarak bunu yapmaya çalışırım. Son dakikaya kadar da elimden geleni yapacağım. Ama bunun sorumluluğunu benden beklemek artık haksızlık olur.

– Bir siyasi irade kullanıldı. Bu siyasi iradenin tercihleri oldu. O tercihlerin nasıl sonuçlanacağını hep beraber göreceğiz bir hafta sonunda. Ama hem beni gösterme hem benden bu işin kazanılmasını bekle. Bu hakkaniyete uygun değil.

“DEĞİŞİM 1 NİSAN SONRASI OLMALIYDI”

Görev süresine ilişkin vicdanının rahat olduğunu belirten Soyer, “Genel başkanlığa aday mısınız diye soracak olanınız varsa, bunların hepsi olabilir ama benim derdim o değil. Ben bu memleket için çalışmaya devam edeceğim” sözlerini sarf etti.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Soyer, CHP Kurultayı’nda önce 22 Haziran’da İzmir Duruşu adıyla paylaştığı metinde “değişime ihtiyaç var” dediğini aktararak, şöyle konuştu:

– Ama bu değişim 1 Nisan’dan sonra olmalıydı. Burada yanıldığımı gördüm. Kurultay süreci partinin seçmeniyle partiyi barıştıran bir sonuç ortaya koydu. Ama diğer kısmı doğru çıktı, yani partide büyük bir kaynama olur, büyük bir kaos olur. Tam seçime giderken bu doğru olmaz. Dolayısıyla ben hala o noktadayım. Keşke bu kurultay 1 Nisan’dan sonra yaşansaymış.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kendisinin yeniden aday gösterilmemesi konusunda etkili olup olmadığı yönündeki soru üzerine Soyer, İmamoğlu’nun müdahalesinin olmadığını söylediğini, kendisinin de buna inandığını dile getirdi.

“BURADA KASTEDİLEN İNSANİ BAĞ”

Soyer, DEM Parti ile gönül bağı olduğuna yönelik açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine de şunları paylaştı:

– Benim bütün dezavantajlı gruplarla gönül bağım var. AK Parti’ye, MHP’ye oy verenlerle de gönül bağım var. Seferihisar Belediye Başkanıyken Sur Belediyesi ile kardeş belediye olduk. Sura kayyum ataması yapıldı. Türkiye’deki ilk kayyum ataması uygulamasıydı. Ben de ertesi gün Konak Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıp bunun doğru olmadığını söylemiştim.

– DEM Parti’nin, o zamanki HDP’nin seçmenleri orada gösterdiğim duruşu asla unutmadılar. Kısacası gönül bağı, sevgi bağıdır. Hatta bir tutku bağıdır. Gönül öyle bir şeydir. Bağlanırsınız ve onun gereğini yapmaya çalışırsınız. Dolayısıyla siyasi bir içerik değil burada kastedilen, insani bir bağdır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/soyerden-sitem-basarisiz-bulunan-belediye-baskani-ona-zarar-verir/feed/ 0
10 soruda 31 Mart sandığı https://www.foxhaber.com.tr/10-soruda-31-mart-sandigi/ https://www.foxhaber.com.tr/10-soruda-31-mart-sandigi/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:48:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6357 Türkiye, yeni yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart 2024 Pazar günü sandık başına gidecek. Yüksek Seçim Kurulu’nun, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri için hazırladığı seçim takvimine göre süreç işliyor.

Seçimlerde, 81 il, 973 ilçe, 390 belde belediye başkanı ile 50 bin 336 muhtar belirlenecek, il genel meclisi üyeliği, belediye meclis üyeliği seçimleri de yapılacak. Seçime 10 gün kala sandığın merak edilen soruları derlendi.

1- Seçmen nerede oy kullanacağını nereden öğrenebilecek?

* Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını, YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK’nin Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya 444 9 975 numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek. Seçmenin nerede oy kullanacağını gösteren seçmen bilgi kağıdının getirilmesi zorunlu olmayacak.

2- Görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazla oy verme yerine girilebilecek mi?

* Cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla oy verme yerine girilmesi yasak ve cezasının bulunuyor. Bu tür cihazları oy verme işlemi bitene kadar sandık kuruluna bırakılması gerekiyor.

3 – Yeni evlenenler kimliğini değiştirmeden oy kullanabilecek mi?

* Kimliğini değiştirmeyenler evlenme cüzdanı ile oy kullanılabilecek.

4 – Seçime kaç siyasi parti katılacak?

* Seçimlere 34 siyasi parti katılacak. Partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.

5 – Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan seçmen neler için oy kullanacak?

* Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

6 – Büyükşehir olmayan illerde ve köylerde neler için oy verilecek?

* Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek. Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

7 – Tüm pusulalar kaç zarfa koyulacak?

* Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak. Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

8 – Oy verme işlemi hangi saatler arasında yapılacak?

* YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

9 – Önce hangi oylar sayılacak?

* Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

10 – Yurt dışındaki seçmen oy kullanacak mı?

* Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/10-soruda-31-mart-sandigi/feed/ 0
İYİ Partili gençlerden Mansur Yavaş’a destek https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partili-genclerden-mansur-yavasa-destek/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partili-genclerden-mansur-yavasa-destek/#respond Thu, 18 Apr 2024 21:15:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6261 Bir grup eski İYİ Parti Genel Merkez ve İlçe Gençlik Kolları Başkanları, CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş’a destek açıklaması yaptı.

“YAŞANAN SÜREÇTE EN BÜYÜK YARAYI TÜRK GENÇLİĞİ ALMAKTADIR”

“Milletimize arzımızdır” başlığıyla yayınlanan açıklama şöyle:

“Tüm kamuoyunun malumu olduğu üzere, canımızdan can, kanımızdan kan güzel vatanımız, ekonomik, siyasi ve kültürel bir dar boğazdan geçmektedir. Türk Milleti bir tarafta ekonomik kriz ve milyonlarca kaçak sığınmacıyla; diğer tarafta ise yıkıcı ve bölücü terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Yaşanan süreçte en büyük yarayı ise maalesef Türk gençliği almaktadır.

Bu dar boğazdan çıkışın, demokratik hukuk devletlerinde ancak siyasal mücadele ile olabileceği bilinciyle Atamızın biz gençlere hitabında gösterdiği yoldan giderek İYİ Parti Gençlik Kollarını kurduk ve özveriyle görev aldık.

Aldığımız görevlerin genç yaşımızda tüm geleceğimizi etkileme ihtimalini göze alırken tek amacımız, Türk gençliğinin layık olduğu muasır medeniyetler seviyesinde bir geleceğe sahip olması idi. Bu yolda da partimizin mücadele ettiği 2 genel ve 1 yerel seçimde, sayın genel başkanımızın liderliğinde tam bir inançla çalıştık.

“‘ÖZÜ BAŞINA İYİ PARTİ’ İDDİASIYLA İLGİLİ OLMAYAN…”

Ancak, partimizin son kurultayı ertesinde ‘özü başına’ seçime girme kararı alınmış olsa da gelinen noktada, gösterilen adayların önemli bir bölümünün ne özümüzden ne de sözümüzden olmadığı gerçeği ile karşı karşıya kalmış bulunuyoruz.

Özellikle bu kişilerin kendi partilerinden aday gösterilmemeleri neticesinde kişisel hırs ve intikamları için partimizi araç olarak kullandıklarını görüyoruz. Dahası 2018 ve 2023 yıllarındaki genel seçimlerden, gömlek değiştirir gibi parti değiştiren milletvekilleri gerçeğinden ders çıkarılmadığını anlıyoruz. Bu duruma karşı sorumluluğumuz olduğu bilinciyle de bu açıklamayı yapma ihtiyacı duyuyoruz.

Bugün gelinen noktada, Ankara’da ‘özü başına İYİ Parti’ iddiasıyla ilgisi olmayan bir adayla seçmenlerimizin karşısına çıkıldı. Dahası bu aday, hem partimizin hem de seçmenlerimizin cumhurbaşkanı adaylığına layık gördüğü gibi ahlakına, çalışmasına ve azmine kefil olduğu sayın Mansur Yavaş aleyhinde nezaketsiz ve yakışıksız ifadelerle karalama kampanyası yürütmektedir. Nihayetinde bu kampanya partimizde yeni bir istifa dalgası yaratmıştır.

“YAVAŞ’IN HUKUKUNA TÜM CESARETİMİZLE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Ankara’da ‘tarihe 25 yıllık rant belediyeciliği’ olarak geçen dönem aleyhine en ufak bir açıklama yapmayan, adeta iktidar kanadı tarafından görevlendirilmişçesine; yapacağı proje ve vaatleri açıklamak yerine yalnızca sayın Mansur Yavaş aleyhinde propaganda yapan partimiz adayının bu tavrı ile rant belediyeciliğini meşrulaştırmaktan öteye gidemediği kanaatindeyiz.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır düsturu ile İYİ Parti rozetini iki gün önce takan bir aday tarafından yürütülen bu karalama kampanyasında, Mansur Yavaş’ın hukukuna tüm cesaretimiz ve gençliğimizle sahip çıktığımızı ifade etmek isteriz.

Bu tarihsel sorumluluk bilinciyle Ankara ve ilçelerinde ithal adayları değil; bir başka partiden aday olmak zorunda kalan özümüzden ve sözümüzden adayların desteklenmesi konusunda mutabık kaldığımızı beyan etmek isteriz.”

Açıklamada imzası bulunan isimler şöyle:

“Av. Orhun Bilenler – Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı,

İsa Can Mesut- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bölge Koordinatörü,

Av. Oğuzhan Boyraz- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bölge Koordinatörü,

Av. Yasin Uygun – Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bölge Koordinatörü,

Av. Mert Koray Aslanbaş– Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Hukuk ve Kamu İşleri Komisyonu üyesi,

Ömer Faruk Alpkılıç- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Keçiören İlçe Başkanı

Yusuf Yılmaz- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Etimesgut İlçe Başkanı

Muhammet Değirmenci- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Altındağ İlçe Başkanı

Mehtap Elzem Aydemir- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Bala İlçe Başkanı

Murat Erçorumlu- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Yenimahalle İlçe Başkanı

Mutlu Ergün- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Mamak İlçe Başkanı

Emre Okyay- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Nallıhan İlçe Başkanı

Ali Oğuzhan Sayıcı- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Nallıhan İlçe Başkanı

Özgür Can- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Ayaş İlçe Başkanı

Rafet Onur Keskin- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Evren İlçe Başkanı

Tahir Özkan- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Kızılcahamam İlçe Başkanı

Abdullah Şahin- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Kızılcahamam İlçe Başkanı

Hakan Solu- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Güdül İlçe Başkanı

Mustafa Hilmi Alpoğlu- Eski İYİ Parti Gençlik Kolları Polatlı İlçe Başkanı”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partili-genclerden-mansur-yavasa-destek/feed/ 0
Akşener’den Muhittin Böcek’e: Yamuk çıktı https://www.foxhaber.com.tr/aksenerden-muhittin-boceke-yamuk-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/aksenerden-muhittin-boceke-yamuk-cikti/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:39:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6231 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında geldiği Antalya’da ilk olarak Serik ilçesinde esnafı ziyaret etti.

Partisinin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nesrin Ünal ve Serik Belediye Başkan adayı Mehmet Habalı’nın da eşlik ettiği Akşener, dükkanları gezerek esnafla sohbete etti.

Esnafa bol kazançlar dileyen Akşener, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi, partisinin adaylarına oy istedi.

“SADECE DERTLERİNİ ÖĞRENDİM”

Akşener, yaptığı konuşmada, esnaf ziyareti sırasında başka partiler hakkında konuşmadığını sadece dertleri öğrendiğini belirtti.

Seçmenlerin verdiği karara her zaman uyacaklarını dile getiren Akşener, atanamayan öğretmenlerden, 10 bin lira ile geçinmek zorunda kalan emeklilerden oy istediklerini söyledi.

Türkiye’deki kutup siyasetinin kendilerini ittifaka mecbur bıraktığını vurgulayan Akşener, 2019’da muhalif seçmeni ayağa kaldırmak amacıyla CHP ile yaptıkları ittifakta 19 ilçe ve 4 belde belediye başkanlığı kazandıklarını hatırlattı.

Bu ittifakı yaparken amaçlarının Türkiye’nin kazanması olduğunu anlatan Akşener, “İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi büyükşehirleri kazandık. 30 yıldır aktif politika yapıyorum. Serikli bir kardeşinizi emniyet genel müdürü tayin ettiğim için zamanında yemediğim sopa, söylenmeyen küfür kalmamıştı. O dönem Serik’e geldim ve ‘Yolumdan dönmeyeceğim. Bu imzayı buradan kaldırmayacağım.’ dedim. Hatırlayın. Bunu niye hatırlattım. Şimdi o Akşener olarak sizden oy istiyorum.” diye konuştu.

“HER ŞEHİRDE AYNISI OLDU”

Birçok partiyle pek çok siyasi mücadele verdiklerini ifade eden Akşener, şöyle konuştu:

*DYP’de politikaya başladım. ANAP ile rakiptik ama birbirimizin içine elimizi hiç sokmadık. Birbirimizin partisinden teşkilatı mahvedecek, teşkilatları ortadan kaldıracak eylemde bulunmadık.

*Benim yaşımdakiler hatırlayacaktır. Bu seçimlerde ayrı girmeye karar verdiğimiz andan itibaren büyükşehir belediye başkanlarının partimizin içine ellerini değil gövdelerini koyduklarını gördük. Serikliler henüz 40 yaşındaki Akşener’in aldığı tutumu bilir.

*Buradan ahlak, dürüstlük çıkmaz. Buradan abidik gubidik çıkar. Ben de Meral Akşener’sem bu abidik gubidikleri bu arkadaşlara yedirmezsem namerdim.

*Utanmadan, arlanmadan partimizin bütün mensuplarına teklifte bulundular. Her şehirde aynısı oldu. İnanamayacağınız bir biçimde meğer İYİ Partilileri, CHP’den seçilen büyükşehir belediye başkanları maraba görüyormuş, yancı görüyormuş.

MUHİTTİN BÖCEK’E: YAMUK ÇIKTI

Akşener, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Kovid-19 nedeniyle yoğun bakımda kaldığı süreçte yaşananlara da değinerek, şunları kaydetti:

“Sayın Muhittin Böcek Beyefendi hastalandığı zaman kendisi şahittir. Pek çok insan geldi gitti ‘Yerine birini seçelim. Sen onay ver.’ dediler. Ben de ‘Olmaz. Hasta bir insana bu yapılmaz. Yapılması doğru değil.’ dedim. Karşılığı ne oldu. Partimin içinde ne kadar hadi eyvallahcı arkadaş varsa almak oldu. Bir daha başkalarına, yabancılara kefil olmayacağım. Çünkü kefil olduğum yamuk çıktı. Bu yamuklukları düzelteceğiz inşallah. Bir karar vereceksiniz. Hasta halinde ‘Hadi bakayım bunu değiştirelim şunu koyalım.’ diyenlerin karşısında dimdik duran bir Meral Akşener ama iyileştikten sonra o Meral Akşener’in partisine elini sokan bir anlayış. Buna karşılık her şeyi açık net adaylarımız. Ya dümencilere ya da dürüstlere ya namertlere ya da mertlere oy vereceksiniz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksenerden-muhittin-boceke-yamuk-cikti/feed/ 0
Türkiye’de 1 Nisan’dan sonra kartlar yeniden karılacak https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-1-nisandan-sonra-kartlar-yeniden-karilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-1-nisandan-sonra-kartlar-yeniden-karilacak/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:03:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6175 Kitapta o kadar çok anı, bilgi var ki, binlerce soru sorabilirim size… Seçmek zorunda kaldığım için de üzgünüm. Çocukluğunuz, gençliğiniz, göç edişiniz, hapis hayatınız bunlara zaman zaman değineceğim ama bu söyleşiyi daha çok siyaset yıllarınızla sınırlandıracağım. Özal ile başlamak istiyorum, köşemin adı gibi size nokta atışı sorular soracağım. Özal size neden kafayı taktı? Demirel’in gücünü mü azaltmak istiyordu?

Tabii, Demirel’in gücünü azaltmak istiyordu. Bana milletvekilliği teklif etti, kabul etmedim. Üzerinde çok durdu. 12 Eylül’de bir takım siyasi partiler kapatılmış, siyasilere yasaklar getirilmişti. Demirel’in lideri Adalet Partisi de kapatılanlar arasındaydı. Kendisine de siyasi yasak getirilmişti. 1987’de halkın oyuyla siyasi yasaklar kalktı. Ben de Demirel’i desteklemeye karar verdim. Bir süre sonra Demirel, “Artık senin milletvekili olman lazım” dedi. Siyasi yasaklar kalktıktan sonra Turgut Özal bir baskın seçim yapmaya karar verdi. Merkez yoklaması diye tanımlanan genel merkezler tarafından belirlenmiş listelerle seçime gidiliyordu. Anayasa Mahkemesi bu kararı iptal etti. Delege yoklaması istedi. Yani partiye kayıtlı tüm üyeler belirlenen bir günde sandık başına gidecek, kimlerin milletvekili adayı olmasını isteyecekti. Baskın seçim hazırlığı sırasında DYP de listelerini hazırladı. Bursa’dan milletvekili listelerinde liste başı oldum. Anayasa Mahkemesi’nin ön seçim kararı üzerine de yapılan delege yoklamasında yine birinci sıraya getirildim. 1997 seçiminde Bursa’dan üç milletvekili çıkardık. O zaman yavaş yavaş palazlanmışım. Bursa Spor Kulübü başkanı olmuşum. İş hayatım süratle ilerliyor. Seçim sırasında partimize her türlü imkânımı kullandım, uçaklarım, helikopterlerim… 58 milletvekiliyle girdik Meclis’e.

5 Nisan 1986. Siyasi yasaklı Demirel, Çağlar ailesini Bursa’da ziyaret etti.

58 milletvekili ama güçlü bir muhalefet yapıyorsunuz, öyle değil mi?

Tabii. Şimdi şöyle, Süleyman Bey bir dev. Seçimden önce kendisine sordum: “Efendim biz iktidar olacak mıyız” diye. “Kimseye bir şey söyleme, olamayız. Bir dönem sonra olacağız” dedi. İlişkimiz baba-oğul ilişkisine dönüştü. Her sabah evindeki kahvaltıda ben de varım. Öğlen beraberiz, akşam beraberiz. Turgut Bey bana kafayı takmış. “Demirel’in kalbini alayım ben. Yani bir tek Cavit’i aldığımız zaman, biz bunları çökertiriz” demiş.

Ama alamadı.

Bir gece Turgut Beylerin evine gittim. Turgut Bey’in üzerinde eşofman var. Semra Hanım, kimonosunu giymiş. Bana “Ne sıkıntın var?” diye sordu. “İşte efendim biz fabrikaları kurduk, 50 milyon dolar civarında bir kredi kullanıyoruz. İşyerlerimizde 5-6 bin kişi çalışıyor. Bankalar bize verdiği kredileri geri çekiyor. Devlet bankalarıyla çalışıyoruz” dedim. Özal bana baktı, “Ya Cavit, boş ver” dedi. Önündeki kâğıda bir sıfır daha koydu. “Bunu 500’e çıkart” diye konuştu. 500 milyon dolar. Daha büyük yatırımlar yapmamı söyledi. Ama bir şartı olduğunu söyledi. “İstifa et, bize gelmesen de olur. Gelirsen, bakan yaparım” dedi. “Ben satılık değilim. Yanlış kapıyı çaldınız. Siz devletimizin başbakanısınız, derdimi anlatmaya geldim. Binlerce adam çalıştırıyorum. Onların ekmeğiyle oynamamanızı rica ediyorum ama bu teklifiniz çok yanlış. Bana müsaade. Allah bize başka yerden verir” diyerek kalktım.

Sonra fabrikalarınızı mı çökertmeye çalıştılar?

Tabii, çok uğraştım. İsviçre’de ve ABD’de arkadaşlarım vardı. Çok desteklediler. Atlattık o kirizi. Bir süre sonra da Allah yardım etti.

Kitapta “Üzeyir Garih ve İshak Alaton, Amerika’dan bize mesaj getirirdi” diyorsunuz. Ne mesajı?

İktidar olduğumuz zaman… O dönem ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barkley. Dağlık Karabağ olayı olunca biz Azerbaycan’ın yanında yer aldık. Ve onlara ihtiyaçlarını karşılayacak her şeyi el altından ulaştırdık. MİT’te Teoman Koman var. Benim çok yakınım. Ermenistan’la sınırları kapadık, hala da açılmamıştır. Atilla Ateş Paşa Kara Kuvvetleri Komutanıydı. Sınırda “Bugün Suriye’yi basabiliriz” diye beyanat verdi. Ben de evvelden “Suriye’yi günü gelecek basacağız” demiştim. Barkley benden randevu istedi, Bursa’da evime geldi. Ona da tekrarladım, “Suriye’yi de Ermenistan’ı da vuracağız” diye. “Olmaz, bu işi tatlıya bağlayalım” dedi. O arada beni yumuşatmaya çalışıyor. Üzeyir Garih ve İshak Alaton da sık sık Ankara’ya bize gelirlerdi. İki lafın arasında Ermenistan konusunda, kapıları açmamızı telkin ederlerdi. Ben de güzel bir dille gönderirdim. Sonra zaten randevu da vermedim.

Bursalılar, hapisten çıkışta Çağlar’ı karşılamak için Gemlik’e kadar gelmişti.

Hapse girmenizi ‘Benden intikam aldılar” diye değerlendiriyorsunuz. Neyin intikamını aldılar sizden?

Ermenistan ve Suriye’nin intikamını aldılar. Ben onların dediğini yapmadım. Beni kullanmak istediler.

TANSU ÇİLLER PARTİMİZİ BATIRDI

Kitapta Tansu Çiller ile ilgili çok ayrıntı var. Memur maaşları her yerde yazıldı, çizildi, o yüzden sormuyorum. Çiller sizin hayatınızda bir pişmanlık mı?

Benim için pişmanlık değil, onu getiren ben değilim. Biz köylü partisi gibi görünüyorduk. Biraz şehirleşelim dedik. Bir kadının aramıza katılması, büyükşehirlerde vereceğimiz iyi bir mesajdı. Öyle tavsiye geldi. Fakat yanlış yapmışız. Hürriyet gazetesi ‘Leydi’nin topuk sesi’ dedi…

Sizce devleti nasıl idare etti?

O etmedi ki, kocası etti. Kim tayini varsa Özer Bey’e gidiyormuş, konuşuyormuş. Ben hep mesafeli oldum bunlara. Biz halkın partisiydik. Köylünün yanında, çiftçinin yanında, memurun yanında hep biz vardık.

Demirel çok öngörülü bir siyasetçiydi ama Demirel bile Çiller’i öngöremedi. Neden?

ANAP’ın başına Mesut Bey gelmişti, genç bir adam. Bizim taban da Çiller’e sarıldı. Bir kadın, lisanı var, eğitimi iyi, ekonomi hocası… Ama içi boşmuş, bomboş… Çöktürdü.

Siz niye aday olmadınız genel başkanlığa?

Köksal Toptan’a gittim, “Sizin kazanma imkânınız yok” dedim, benim için çekilebileceğini söyledi. İsmet Sezgin’e gittim, “Yarın aday olacağım” dedi. Ben esasında Hüsamettin Cindoruk aday olur, onun önüne geçmeyeyim diye aday olmadım. Ama Hüsamettin Bey tatile çıktı, bu işe bulaşmadı işte. Demirel de hiçbir şey demedi. Tansu Hanım ikisini de yendi. Türkiye’nin çimentosu olan bir partiydik biz, partimizi batırdı.

Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi yaşasaydı bugün tek adam iktidarına mahkûm kalır mıydık? Burada sadece Çiller değil, Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu faktörleri de var, Tayyip Erdoğan’ın siyasi aklı da söz konusu değil mi?

Tayyip Bey, Abdullah Gül Bey zamanı iyi kullandılar. En büyük hadise Tansu Hanım’la Mesut Bey’in TBMM’de kendilerini aklaması, mahkeme yolunu kapamasıdır. Bu kamuoyunda hoş görülmedi. Sonunda hepsi dipte, barajın altında kaldılar. Barajın altında kalma sebeplerinden biri de benim.

Nasıl?

Son iki seçimde Bursa’da bir güç unsuruyum. Türkiye’de bir gücüm var. Bursa’da 12 milletvekili var. 8’ini benim başını çektiğim liste kazanıyor devamlı. Biz Erbakan ile kurulacak koalisyona da karşı çıktık. Partiden ayrıldık, bağımsız kaldık. 2002 seçimlerine giderken bunlar bizimle temasa geçtiler. Tansu Hanım aradı, “Cavit’ciğim Bursa listesini yaptık, sana emanet” dedi. Ben de “Tansu Hanım, içinde olmadığım listeyi bana niye emanet ediyorsunuz. Hadi güle güle” dedim kapattım suratına. O günden sonra iyice koptuk zaten.

Bir daha hiç konuşmadınız mı?

Hayır. Sonra Abdullah Gül Bey Bursa’da evime geldi, de beş saat kaldı beni ikna etmek için. “Ben bıraktım, yapmayacağım bu işi “ dedim.

AKP’ye girmenizi istediler…

AKP benim liste başı olmamı istedi, hükümette de yer alırsın dedi. Sonunda öyle bir yere geldi ki, “Şeref sözü, sizi destekleyeceğim” dedim. Çünkü incinmiştim o taraftan. Oy da verdim AK Parti’ye… Son yıllara kadar verdim. Çünkü ben merkezdeki ve sağ görüşlü bir adamım.

Erbakan’ın partisinden çıkanları destekliyorsunuz da, neden Erbakan’a karşı duruyorsunuz?

Yeni bir parti kurulmuş, “Milli Görüş gömleğini çıkardık” diyorlar. Sağda bir parti, öyle din eksenli bir parti değil. Yanında dine bağlı bazı insanlar olmuş olabilir, normaldir. Doğru Yol Partisi 70-80 bin ile baraj altı kaldı.

70-80 bin mi?

Yani bir kere ben Bursa’da 120 bin aşağı çektim. Benim yanımda 25 bin kişi çalışıyordu o zaman. Ben o şehirde varım. O şehirde tevazu göstermem. Benim yanımda çalışan insanlarla benim hiç kötü bir ilişkim olmadı. Herkes maaşını gününde aldı ve fabrikalarımda kreşleri vardı. Anneler 40 günlükken çocuklarını getirirlerdi. Okula başlayıncaya kadar bizim kreşlerde bakılırlardı. Emekli oldukları zaman hilesiz, hurdasız haklarını alırlardı. Bursa beni sahiplendi, ben Bursa’yı. Bir de benim iyi bir spor yaşantım oldu. Bursa Spor büyük bir destektir. Beni bağrına bastı. Ben hala Bursa Spor taraftarları tarafından sevilirim, sayılırım.

Peki Çiller’in bugün AKP’yi desteklemesini nasıl buluyorsunuz?

Basından öğrendiğimize göre bir tarla almış bir yerden. Oraya büyük imar çıkartmanın peşindeymiş. Menfaat yani… Yoksa Çiller’in ne fikri olacak. Fikri olsaydı partiyi ayakta tutabilirdi.

Bugün Doğru Yol Partisi ve Anavatan Partisi mesela ayakta olsaydı, Türkiye’de siyasetin fotoğrafı bu mu olurdu?

Olmazdı. Sağ partiler açısından bir boşluk doğdu. Onu Tayyip Bey doldurdu. Çok zeki bir insan. Siyaseti iyi okuyor, iyi bir stratejist. Her girdiği seçimi aldı. Çünkü merkez sağ dağıldı gitti.

Toparlanamaz mı? Yeniden bir merkez sağ oluşumu olmaz mı?

Şu anda yok.

Mesela İYİ Parti o boşluğu doldurmak için doğdu ama…

Şu anda seçim sürecindeyiz, o yüzden yorum yapmak istemiyorum partiler hakkında. Fakat şunu söyleyebilirim. 1 Nisan’dan sonra Türkiye’de kartlar yeniden karılacak.

Yeni partiler, yeni liderler açısından mı söylüyorsunuz?

Nisan’ın 1’inden sonra diyorum, o zaman her şeyi göreceğiz. Halk kararını verecek. O zaman bir harekete ihtiyaç varsa bu ihtiyaç giderilir.

Siz tekrar siyasete dönmeyi düşünüyor musunuz?

Ben bıraktım siyaseti. Ben şimdi bir vatandaşım. Gidip oyumu atacağım, o kadar.

RUSYA’DA HAVALİMANINDA 8 SAAT BEKLETİLDİM


Putin, Cavit Çağlar’a Dostluk Nişanı takarken…

Rusya Devlet Başkanı Putin ile dostluğunuzu biliyoruz. Hatta Türkiye ile büyük krizi çözen kişisiniz. Nasıl başladı dostluğunuz?

1992’de Kremlin’de Yeltsin’le toplantıdayız. Putin o zaman KGB’de. O zaman benim dostum Ramazan Abdulatipov var, başbakan yardımcısı. Sonrasında Dağıstan’ın cumhurbaşkanlığını yaptı. O dönemde tanıştık, alt kadrosuyla da ilişkilerim çok iyi oldu zamanla.

Türkiye ile Rusya arasında düşürülen askeri uçak krizini nasıl çözdünüz?

Bir gün Hulusi Akar ile geleneksel sohbetlerimizden birini yapıyoruz. Benim çok yakın dostum. 2016 yılının Nisan ayında Paşa’yı çok sıkıntılı gördüm. “Komutanım, hayırdır çok düşüncelisiniz. Bir üzüntünüz mü var” dedim. “Cavit Bey, Rusya’yla yaşanan uçak krizi, elimizi kolumuzu bağladı. Suriye’de bazı Kürt unsurlar, adeta cirit atıyor. Maalesef ABD, bu gruplara destek veriyor. Bunların zaman içinde güçlenip, Türkiye’yi bir sıkıntıya sokmasından endişeliyim. Karadeniz’de de sıkıntılar yaşamaya başladık. Aramızın düzelmesi lazım” dedi. Çözeceğimi söyledim, Sayın Cumhurbaşkanına da anlattım. Moskova’ya gittim, havaalanında 8 saat bekletildim. “Bizim uçağımızı düşürdünüz, ne yüzle buraya geliyorsunuz” dediler. Arkadaşlarımı devreye soktum. Pasaport polisinden geçtik, şehir merkezine ulaştık. Meseleyi içinde özür olmayan, tazminat taahhüdünde bulunulmayan bir mektupla çözmek istiyorduk. Mektubu götürdük, teslim ettik. Olumlu karşılandı.

Ne kadar sürdü müzakereniz?

İki buçuk ay… Çok gittim, geldim ama ikna ettik. Şu anda Rusya, Türkiye’nin gerçek dostudur. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Putin’den de Kremlin Sarayı’nda ‘Dostluk Nişanı’ aldım.

FETÖ’YE YÜZ VERMEDİM

Peki, Türkiye’nin en büyük baş belalarından biri FETÖ. Geçmişte size yanaştılar mı?

Bize yanaştı da, ben hiç yüz vermedim onlara. Bir kere beni kandırdılar. Biz yeni iktidar olmuştuk. İlk Azerbaycan’a gidiyoruz. Onlar okul açmışlar orada, beraber gittik. Demirel gitmedi, bana “Git şunların okulunu ziyaret et” dedi. Sonra bunlardan kaçtık. NTV’yi açtığımızda Erman Yerdelen’e dedim ki “Bunlar gelmek istiyor. Şu adamı çıkarın. Bu adam kimmiş, neymiş? Bunu bir görelim”.. Bunu televizyona getirdik. O arada Çevik Bir Paşa beni aradı. Dedi ki “Bu adamı çıkarmayın, ne yapıyorsunuz”? Dedim “Paşam halk görsün bunu. Kim bu? Bunlar yerin altındalar. Bir yerin üstüne çıkartalım.” Ben hep kaçtım bunlardan. Bursa’da da bir kez Türkçe Olimpiyatı yaptılar, beni zorla götürdüler o zaman. Yarısında kaçtım. Ben bu tür şeylere mesafeliyim. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı nesilden gelen bir adamım. Benim gözüm daima medeniyette, hürriyette, demokraside. Dinimi de doya doya yaşarım, ama onun reklamını yapmam.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-1-nisandan-sonra-kartlar-yeniden-karilacak/feed/ 0
Akşener: Elimizden geleni yaptık https://www.foxhaber.com.tr/aksener-elimizden-geleni-yaptik/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-elimizden-geleni-yaptik/#respond Mon, 15 Apr 2024 21:45:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6155 Çeşitli programlara katılmak üzere Trabzon’a gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Şalpazarı ilçesinde esnafı ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.

Bir iş yerinde Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Ali Yazıcı ile karşılaşan Akşener, seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulunarak, Necmettin Erbakan ile olan anılarını anlattı.

“GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE OLACAK”

Daha sonra Beşikdüzü ilçesine geçen Akşener, halka hitaben yaptığı konuşmada, halkın sesi olmaya çalıştıklarını belirterek, “Siyasetin çok rahat yapıldığı bu kutuplaşma sistemini yıkmak için partimiz kuruldu. Bizim partimiz sizin sesiniz olmak üzere kuruldu. Bu sesi de duyurmak için elimizden geleni yaptık. Şimdi 2023 yılında bana dediniz ki siz seçmen olarak ‘Ey Meral Akşener ve İYİ Partililer biz sizi muhalefet ettik, gözümüzün önünde bulunacaksınız, takip ediyoruz sizi.’ Verdiğiniz görev ne? Halkın avukatı olmak, yani sizin sesiniz olmak, sizin sesiniz olmaya devam etmek.” diye konuştu.

“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPTIK”

Akşener, halkın kendilerine verdiği görev çerçevesinde üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

*Fakat bir ara bu ucube sistemin getirdiği ittifak sistemine mecbur kaldığımız için biz de malum seçmenin bir denge kurabilmesi için, bu sisteme muhalefet edenlerin güç edinebilmesi için, güç hissetmesi için, umutlanması için bu ittifak sisteminin birinin içine dahil olduk. Yapılan eksiklikleri gördük 2018’de, sonra 2019’a giderken.

*Sizin hemşehriniz Koray Aydın karşımda, geldi bana ‘Bacım.’ dedi, ‘Bu seçmen umutsuz halde, yani bu ucube sistemi değiştirmeye yönelik yetersiz kalındığını hissediyor.’ Dolayısıyla ‘Ne yapalım ağabey?’ dedim. Dedi ki ‘Biz Cumhuriyet Halk Partisine gidelim, belediye dahil bir ortaklaşmayı, bir ittifakı teklif edelim.’ Bakın karşımızdakiler akıl etmedi ha gene sizin hemşehriniz akıl etti.

*Randevuyu bizzat ben aldım. Sayın Kılıçdaroğlu’na gitti, görüştü ve Allah’ım şahittir ki ‘Biz Türkiye mi, İYİ Parti mi?’ dendiğinde Türkiye’yi tercih ettik. Sonuç itibarıyla İstanbul ve Ankara kazanıldı.

“BU SİSTEMİ DEĞİŞTİREMEDİK”

Kimseyi kötülemek için konuşma yapmadığını dile getiren Akşener, “2023’e giderken bu iki arkadaşımızı istediniz. İç Anadolu Mansur Bey’i istedi, bu bölgeler Akdeniz, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi de Sayın İmamoğlu’nu istedi. Sonuç itibarıyla öyle oldu, böyle oldu derken mesele Tayyip Erdoğan’a düşmanlık veya dostluk değil. Bu sistemin yamukluğu, bu sistem yamuk bir sistem, bu sistem sizi yok farz eden sistem. Sonuç itibarıyla bu sistemi değiştiremedik.” dedi.

“REKABET PROJE ÜZERİNDEN OLSUN”

Akşener, sonra kuruluş felsefelerine dönmeye karar verdiklerini kaydederek, “Nedir bu? Sizin sesiniz olmak, hür ve müstakil olarak kutuplaşmış bu sistemin içerisinden sadece sizi düşünen, sadece köylüyü, esnafı, atanamayan öğretmeni, mülakatta elenen çocukları, şiddet gören kadınları, ülkenin refahını ve elbette dertli olan insanların sesi olmayı öne koyalım. Rekabet hizmet üzerinden, rekabet proje üzerinden olsun. Nasıl sizin için müşteri velinimetse, seçmen de siyasetçi için velinimet olmalı.” ifadesini kullandı.

İYİ Parti lideri Akşener, emekli maaşlarını eleştirerek, “Erdoğan’a diyorum ki ‘Emekliyi rahat ettirirsen oylarını alabilirsin.’, ona diyecek bir şeyimiz yok. Dönüp diyorlar ki ‘Erdoğan’a Akşener oy istiyor.’ Ne alakası var kardeşim? Ben sizin sesinizim, yapsın, gereğini yaparsınız yapmazsınız, o beni ilgilendirmez ama yapmadığı takdirde oylarınıza talibim. Tutun elimi bakın 2028’e kadar muhalefet nasıl yapılır görün, göstereyim herkese.” diye konuştu.

Akşener, konuşmasının ardından esnafı ziyaret ederek belediye başkan adayları için oy istedi.

Son olarak Yomra ilçesine giden Akşener, esnaf ziyaretinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-elimizden-geleni-yaptik/feed/ 0
Bir siyasi kumpasla karşı karşıyayız https://www.foxhaber.com.tr/bir-siyasi-kumpasla-karsi-karsiyayiz/ https://www.foxhaber.com.tr/bir-siyasi-kumpasla-karsi-karsiyayiz/#respond Sat, 13 Apr 2024 21:06:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6037 Görüntülerin bugünmüş gibi kullanılması siyasi ahlaksızlıktır

Günlerdir İstanbul il binasının satın alınışına ilişkin kamera görüntüleri izliyoruz.

AK Parti en iyi bildiği işi yapıyor. Yine kumpasla karşı karşıyayız. Video ile kurulmuş bir kumpas var. Dört buçuk yıl önce çekilmiş, hukuka aykırı olarak kaydedilmiş, şantaj amacıyla kullanılmış görüntüler siyasi kumpasa alet ediliyor.

Dün (Önceki gün) Erdoğan’ı duyduğumda inanamadım. Dedim ki, “Bu filmi daha önce görmüştük.”
14 Mayıs’ta sahte video yaptırmıştı. Siyaseten üstünde tepindi. Oysa montajdı. Burada eski videoyu servis ettiriyor. Seçime veya kurultaya dairmiş gibi kullanmaya çalışıyor.

Sahte video yaptırmakla aynı ahlakın ürünü.

Ben videoyu gördüğümde sadece bir kişi görünüyordu ve etrafı buzlanmıştı. Tarih yoktu. Dedim ki “Orijinalini bulun, buzladıklarına göre çarpıtma var.”

İlk tweetler şöyleydi: “Kurultayda para sayma görüntüleri…” Tarihin 2019, yerin avukat bürosu olduğu ortaya çıktı. Belli ki yasa dışı bir iş yapılmıyor. Herkesin bildiği bir işlem tamamlanıyor. Özellikle büroda teslim edilmesi istenmiş. İlk günden kurgulanmış bir kumpas olduğu anlaşılıyor.

Soruşturmadan memnunuz. Enine boyuna ortaya çıksın.

Siz ne zaman suç duyurusunda bulundunuz?

Ertesi gün. Çünkü bizim arkadaşlara şantaj olarak kullanmışlar.
“Elimizde para sayma görüntüleriniz var” diye.

Ne zaman?

Bir yıl kadar önce.

Benim açımdan durum şu: Benim dönemim değil, şu anki il başkanımızın dönemi değil. İl başkanlığımız değil, CHP’ye ait bir yer değil. Yapılan iş, son derece iyi niyetle yapılmış. Ama meseleyi kurultay diye yansıtmalarının sebebi, partinin içini karıştırmak. CHP’yi kirli görüntülerin içindeymiş gibi gösteren, baştan aşağıya planlamış bir kumpas.

Erdoğan şöyle diyor: “İşin içinde deste deste paraların girmesiyle bu oyun iyice kirlendi.”

Tamamen iftira. Bu görüntülerin bir gayrimenkul satın alınırken alıcıyla satıcı arasında yaşanan görüntüler olduğunu herkes biliyor. Bugünmüş gibi kullanılması siyasi ahlaksızlık.

En yakın arkadaşlarıma “Seçimi kazandık anlaşılan” dedim.

Çünkü İstanbul’u kazanmak için görüntüyü zamanından ve bağlamından koparıp bugünle ilişkilendiren bir yalana AKP’nin genel başkanı sığınıyorsa sürecek kozu kalmadı demektir.

CHP’liler neden usule aykırı olarak elden para vermişler?

Gayrimenkul alışverişinde satanın kurallarına uyuluyor. Yoksa satmıyor. Diyor ki “Şu kadarını nakit olarak vereceksiniz.” İstenen bir binayı kaçırmamak için satıcının talebine uyulmuş.

Yasaya aykırı bir mevzu yok. Bağışların nasıl toplandığı sorulduğunda Anayasa Mahkemesi gelip görür.

Bu paraların eski CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı ve İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer tarafından toplanıp verildiği ifade edildi.

O detaya hakim değilim ama paraların nasıl toplanacağı Siyasi Partiler Kanunu’na göre belli. Sorulan her soruya parti cevap verir.

CHP’li diye bilinen kimi isimler bu görüntülerde iktidarla hareket etti ve etkin rol aldı.

Kamuoyunun CHP’li diye tanıdığı simaların pek çoğunu CHP’li görmüyorum. Partide önemli bir figür gibi yansıtıldılar. Ne kadar partili oldukları o gün ortaya çıktı.

Altınok’un malvarlığını görünce ‘Allah Allah’ dedim

Ankara’da vaziyet ne?

Oldukça iyi. Mansur Başkan, geçen seçimde oy aldığı herkesin oyunu alıyor. AKP ve MHP’lilerden ciddi oy akışı var.

Mevcut üç belediyemizin dışında Polatlı, Gölbaşı, Mamak, Etimesgut ve Beypazarı’nı alıyoruz. Çeper ilçelerde başa baş yarıştığımız sekiz ilçe var.

Turgut Altınok’un mal varlığını gördünüz mü?

(Gülüyor) Gördüm. Dillere destan. “Mülk Allah’ındır” diyordu ya. Bugüne kadar Allah biliyordu. Bugünden itibaren biz de biliyoruz. “Allah Allah” dedim ben görünce. (Gülüyor)

“Niye söylemiyor acaba” demiştik. Turgut Bey’in mal varlığına bakınca anladık.

Biraz eksik… Çünkü araba yok, ziynet eşyaları yok, banka hesapları yok, çocukları ve eşinin üzerindeki gayrimenkuller yok.

Benim malvarlığı beyanımda eşimin hesabı ve kızımın kumbara hesabının kaydı var. Birinci derece yakınlar da lazım. İkinci derece yakınlarla hesap hareketlerini de almak lazım.

Mamak’ı vermedim yaylım ateşine başladı

İyi Parti adayı Cengiz Topal Yıldırım sizden bir şey istedi mi?

İstedi.

Ne istedi?

Aylin Nazlıaka kanalıyla Etimesgut’u istedi. O sırada biz Erdal Beşikçoğlu’na aday göstermiştik.

Yüz yüzeyken ne söyledi?

Çankaya’yı istedi. Dedik ki “Çankaya, CHP’nin amiral gemisi.”

Bir tarif yaptım. O tarifin kendisi olmadığını anladı. Mamak’ı istedi. “Mamak’ı verin, Etimesgut’u getireyim” deyip Etimesgut kampanyasına da katkı yapabileceğini söyledi. Geçmişte Mansur Başkan’la elektriklenmeleri vardı. “Beni aday gösterin Mansur Başkanla çok uyumlu çalışırım” dedi. Aday olmayınca yaylım ateşe başladı.

Neden Mamak’ı vermediniz?

Niye verelim? Niye vermediğimiz gayet anlaşılır şu yaptıklarından.

İstanbul’da en az 20 ilçe kazanacağız

İstanbul’da size göre tablo ne?

14 ilçemizde kayıp beklemiyoruz. 14 artı 14 diye umudumuz var.

Bu bir iddia tabii.

Evet, 20’nin üzerine çıkacağımızı düşünüyorum.

14 Mayıs aritmetiğine bakarsak, CHP’nin oyu yüzde 28’di. Cumhur İttifakı ise yüzde 42. Fakat şu an İstanbul’da İmamoğlu önde. Bu tablo nasıl oluştu?

Bir kere hiçbir şey yapmasak bile yalanla oluşturulmuş algılar çöktü.

“CHP gelirse yardımlar biter” dediler.

Beş katına çıktı.

“CHP çöp demektir, çukur demektir, hizmet yapmaz” dediler. Şimdi kaç kilometre metro yaptığı tartışılıyor.

Başta pandemi olmak üzere kriz dönemlerinde CHP’li belediyeler kendi başlarına hızlı reaksiyon alabilen, karar verebilen bir kapasiteye sahip. AKP’dekiler Ankara’da birilerinin bir şey yapmasına alışmış.

Pandemide şaşkınlık vardı. Devlet üç maskeyi dağıtamıyordu.

Şimdi komik geliyor ama bir yanda AKP’li başkanlar “Bakalım Ankara ne yapacak” diye beklerken, (CHP’lilerden) birisi sahra hastanesi yapmaya çalışıyor, birisi solunum cihazı yapmaya çalışıyordu. Ankara’dan bir şey gelmesini beklemeden harekete geçen bir refleks vardı.

AK Partililerde boş sokaklar, CHP’lilerde ise dozerleri gördük.
İSKİ altyapı yaptı, yağmur suyuyla atık suyu ayırdı. Viyadüklerde boğulan kalmadı. Bunları biz görüyoruz da İstanbul görmüyor mu?

Bir de seçmen şunun farkında.

1 Nisan sonrası Türkiye’yi ekonomik olarak zor süreç bekliyor.
Acı reçeteyi beşli çeteler içmeyecek.

1 Nisan’a giderken CHP sistemli şekilde hem yalnızlaştırılıyor, hem de güçsüz bırakılmak isteniyor. 1 Nisan’dan sonra acı reçeteyi içirirken muhalefet kendisiyle uğraşsın isteniyor.

AK Parti-MHP birlikteliğine karşı seçmen CHP’li adayların arkasına geçiyor. Sandık ittifakı kuruluyor ve bu, seçmen vicdanında kuruluyor.

Burcu Köksal’ın açıklamısı geçikince zarar verdi

Burcu Köksal, İstanbul’u sabote mi etti?

Kötü niyet ve kastının olduğunu düşünmüyorum. Ancak Afyon dışında sonuçları olabilecek sorunlu bir ifade olduğunu gördüm ve düzelttim. Afyon’da parti otobüsünün arkasındaydım. O an duymadım. Uşak’a giderken öğrendim, aradım. “Burcu” dedim, “Bunu düzeltiyorum.” “Tabii başkanım, kastım o değil zaten” dedi.

Sizden sonra bir gazeteciyi arayıp…

Aramamış. Gazeteci arkadaş “Burcu Hanım’la konuştum” dedi. Aslında konuşmamış.

Ne olmuş?

Burcu Hanım dedi ki “Afyonlu bir gazeteciyle konuşmuş.” Ve Burcu Hanım’la ilerleyen saatlerde mesajlaşmışlar. Burcu Hanım, bir gün sonraki açıklamasında olduğu gibi, durumu anlatmış ama “Sürçülisan etmedim’ diye bir ifadem yok” diyor.

Geçmişte DEM’i tercih etmiş ama bu seçimde CHP’ye oy verecek seçmende kırgınlık yaratması doğal. Açıklamasının gecikmiş olması da iddiayı güçlendiriyor.

Hangi iddiayı?

Burcu Hanım laflarının arkasında duracak” iddiası. Sonradan, “Etnik kökeni, partisi, görüşü, ne olursa olsun kapımız açık” demesi doğru ama geciktiği için bize zarar verdi.

Hasar verdi mi?

O günlerde verdi ama bizlerin kullandığı ifadeler, Ahmet Türk tarafından CHP’nin yaptığı açıklamaların tamir edici olduğunun söylenmesi olumlu etkiledi.

İmamoğlu’nun yanıtını nasıl yorumladınız?

Burcu Hanım, düzeltmeyi daha erken saatlerde yapabilseydi, o açıklamaya gerek kalmazdı. Ekrem Bey’in Kürt seçmenle ilişkisini tarif açısından kurmuş olduğu bir cümle. Burcu Hanım’ın “Sözlerimin arkasındayım” dediği iddia edildiği için açıklamaya gerek duyuldu.

Hamza Dağ, Karşıyaka iskelesini Ensar’a verir

Antalya’da risk var mı?

Antalya’nın riski, tarihsel sürecinden geliyor. Antalya, 1980’den sonra bir gelmiş, bir gitmiş. İki kez üst üste başararak, tarihi kısırdöngüyü kıracağız.

Anketlerde geride misiniz?
Öndeyiz ama garanti yerde değiliz.

Ancak Hatay’da geride görünüyorsunuz.

Hatay’da en iyi alternatif Lütfü Savaş’tı. Hatay’dan iyi haberler geliyor. Başa baş bir yarış içindeyiz. TİP’in adayı seçim kaybettirme potansiyeline sahip.

Hatay’da görev muhalif seçmenlere düşüyor. AKP mi, CHP mi; karar verecekler? AKP’nin kazanıyor olması tarihsel bir mağlubiyet yaşatacak. Muhalif seçmenin CHP’ye destek vermesini söylüyoruz. Bu desteklerinden pişman etmeyeceğiz. Aday belirlerken yapamadığımız iş birliğini yönetirken yapacağız.

İzmir’de adayınız “Üç-dört puan ilerideyiz” diyor. Fark bu kadar az mı?

Önceki seçim aldığımız oydan İyi Parti ve DEM’i düştüğünüzde, AK Parti ve MHP’yi topladığınızda seçim kafa kafaya gibi geliyor. Şu an beş-beş buçuk puanlık fark var.

İzmir’de riskimiz yok ama Hamza Dağ gibi, Erdoğan’ın resmi ve partisinin logosunu gizleyen, takiyye yapan, ama başa geldiği takdirde İzmir’in tüm alanlarını TÜRGEV ve TÜGVA’ya tahsis edeceğinde şüphe olmayan, Ensar Vakfı’nın en önemli destekçisine karşı, İzmirlilerin korkulu rüya görmemek için partilerine sahip çıkması gerekiyor.

Hamza Dağ vakıf, dernek, tarikat, cemaat işlerini sever.

Adalar iskelesi, TÜGVA’ya verildi ya…

Karşıyaka iskelesinden başlayarak Ensar, TÜGVA, TÜRGEV ile 25’er yıllık sözleşme yapmasını istemiyorlarsa Dağ’ı İzmir’den uzak tutmalılar. Dağ, bir anda bıyıkları inceltti, rozeti çıkardı, meyhane sokağına daldıysa takiyyenin büyüğünü yapıyor.

İzmir’in asansörüne TÜGVA, paraşüt kulesine Ensar bayrağını çektirmek, Alsancak’ta gençlerin serindikleri yerde Bilal Erdoğan’ın kurulmasını istemiyorlarsa herkes seçimin önemini görsün.

Tunç Soyer ile Cemil Tugay barıştı mı?

Küsmemişlerdi de karşılıklı serzeniş olmuştu. Onu hallettik.

İstanbul’a gelmesi…

Gelip destek atması çok kıymetli. Ama zamanlama hatası var. İzmir’de çalışıp sonra gelse problem olmazdı? Öbür türlü kırgınlık yarattı.

Bursa’da sürpriz olur mu?

Bursa’da AK Parti, seçmeniyle inatlaştı. Siyasette ağır maliyeti olur. Alinur Aktaş’tan çok ciddi rahatsızlık var. Ben Aktaş’ın devam ettiğini görünce çok şaşırdım. O yüzden Bursa’yı sürpriz görmem.

Balıkesir’de İyi Parti adayı Turhan Çömez, “Bandırma’yı istedik, vermediler” diyor. Doğru mu?

Geçmişte büyükşehiri istediler, verildi. Başımıza gelen ortada. Sadece Bandırma’yı istemediler. Susurluk’ta kazanıyoruz, “Adayınızı çekin” dediler. Birkaç belediye daha istediler. Turhan Bey’in hatırlamadığı şu; Balıkesir’de borçlu değiliz. Mağduruz ve Balıkesirliler alacaklı. Halen bir şey istemek yerine onlar jest yapsalardı, karşı jestler yapmaya hazırdık. Balıkesir’de ya da başka yerlerde. İşbirliği yapsaydık İyi Parti birçok belediyeyi kazanacaktı. Kendileri açısından anlaşılır bulduğum tutumları, birçok belediyeyi almalarına engel olacak.

Cumhur İttifakı’nın, yani ülkemizin üstüne kara bulut gibi çöken Korku İttifakı’nın karşısındaki partilerin iş birliği yapabilmesi için samimi gayret gösterdik. Ancak olmadı. Biz farklı görüşlerde olan tüm partilerin kararlarına saygı duyuyoruz. Zaman zaman bizleri haksız eleştiriyorlar, ona da “Canları sağ olsun” diyoruz. Muhalefete muhalefet etmiyor, Korku İttifakı ile mücadele ediyoruz.

Ancak Meral Hanımla vatandaşın sorunları konusunda hemfikir olduğumuz çok konu var. Emekliler bunlardan biri. Ben en başından beri emeklileri konuşuyorum, Meral Hanımın da konuştuğunu görüyorum.

Belki Meral Hanımla seçim ittifakında buluşamadık ama Emekli İttifakı’nda buluştuk. Bunu da kıymetli buluyorum.

Derin devlet bile elinden geleni yapıyor

Kimi CHP’lilerin 31 Mart’ta başta İstanbul olmak üzere CHP’nin başarısızlığı üzerine rövanş arayışında olduğunu gözlemliyorum.

31 Martta büyük başarı elde edeceğimizi düşünüyoruz. 1 Nisan günü başka hesapları olanlar varsa bu onların hesabı.

Ama sarayın da hesabı var. Onlar şunu biliyor: “Tek başına bıraktık CHP’yi. CHP bir başına 31 Mart’ı kazanırsa iktidar için çok yıpratıcı, CHP için çok güçlendirici olacak.”

Bunun olmaması için saray elinden gelen her şeyi yapıyor. Bence derin devlet bile elinden gelen her şeyi yapıyor.
Devletin çeşitli kademeleri elinden gelen her şeyi yapıyor.

Parti devlet ayrımı ortadan kalkmış.

İşler iyi giderken, birilerinin felaket beklemesi CHP’nin başarısının kendi siyasetlerinin sonu olduğunu düşünmelerindendir. Partimiz de seçmenimiz de küçük hesaplarla meşgul olanlara paye vermez.

Kılıçdaroğlu ile görüşebildiniz mi?

Kampanya başladığından beri görüşmedik. Partinin geleneğinde önceki genel başkanların seçim çalışmasında bulunması yok. Bunu Kemal Bey de hatırlattı.

Ama eski genel başkanlar aday tanıtım toplantısına geldi.

Ben (Kılıçdaroğlu’nu) davet ettim. O gün sesinden belliydi. Nezleydi. Sonra yanlış anlaşılacağını düşünerek, özel kalemi aramış. “Kemal Bey’in bu hafta sonu hiçbir programı yok” dediler.

Kılıçdaroğlu’ndan katılım beklentiniz var mı?

Önceki genel başkan takdir eder ve katkı sağlamak isterse onur verir. Yüz yüze görüşmemizde “İlerleyen dönemlerde çeşitli etkinlik ve mitinglere katkı sağlarsanız onur verirsiniz” dediğimde “Düşüneyim” demişti.

CHP’de son kurultaydan kaynaklı sanki açık yara gibi bir durum var.

Kemal Bey defalarca tweet attı ve açıklamalar yaptı. Ama statükonun devamını savunan, değişim karşıtı arkadaşların, ki partiyle ne zaman nasıl ilişkilendiğini bilmediğimiz birtakım tipler, güya Kemal Bey adına konuşup Kemal Bey’e de partiye de zarar vermeye çalıştıklarını, zarar verdiklerini görüyorum. Bu süreçte Kemal Bey katkı vermek isterse, onur verir, şeref verir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bir-siyasi-kumpasla-karsi-karsiyayiz/feed/ 0
15 gün kala sandık rehberi https://www.foxhaber.com.tr/15-gun-kala-sandik-rehberi/ https://www.foxhaber.com.tr/15-gun-kala-sandik-rehberi/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:12:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5996 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerine 15 gün kaldı. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim takvimi uyarınca seçime ilişkin süreç işliyor.

YSK’nin seçim takvimi kapsamında siyasi partiler ve bağımsız adaylar, adaylık başvurularını 20 Şubat Salı günü mesai bitimine kadar ilgili il ve ilçe seçim kurullarına teslim etti. İnceleme sonucu il ve ilçe seçim kurullarınca kesin aday listeleri 3 Mart Pazar günü açıklandı.

İSTANBUL’DA 49 ADAY

49 adayla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, en çok adayın yarışacağı belediye oldu. Bu adaylardan 22’si siyasi parti, 27’si ise bağımsız olarak seçime katılacak.

İstanbul’u 29 adayla Gaziantep, 28 adayla Malatya takip edecek. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından 3’ü bağımsız, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından ise 5’i bağımsız olarak seçime girecek. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız olmak üzere 24 aday yarışacak.

KRİTİK TARİH 21 MART

– YSK’nin takvimine göre, seçime giden süreçteki önemli tarihlerden biri de 21 Mart Perşembe olacak. Bu tarihte propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları başlayacak.

– Seçim propagandası 30 Mart Cumartesi günü saat 18.00’de, seçim yasakları ise 31 Mart saat 23.59’da sona erecek.

– Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak.

– Döküm ve dağıtımına 29 Şubat Perşembe günü başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart Pazar günü tamamlanacak. Seçmenler bilgi kağıtlarını yanlarında getirmek zorunda olmayacak.

– Seçmenler, nerede ve hangi sandıkta oy kullanacağını YSK’nin internet sitesinden, e-Devlet kapısından, YSK Seçmen Sorgulama Mobil Uygulamasından veya “444 9 975” numaralı YSK Çağrı Merkezi’nden kontrol edebilecek.

– 28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek. Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

OY VERME SAATİ

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat öne çekti.

Buna göre, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ile Kilis’te ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy verme saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Diğer illerde oylar 08.00-17.00 saatlerinde kullanılacak.

PARTİLERİN SIRALAMASI

34 siyasi partinin katılacağı seçimde partilerin oy pusulasındaki sıralaması şöyle:

“AK Parti 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/15-gun-kala-sandik-rehberi/feed/ 0
İmamoğlu: Hiç kimsenin kötü sözü bize değmez https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimsenin-kotu-sozu-bize-degmez/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimsenin-kotu-sozu-bize-degmez/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:03:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5990 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sahurunu, Bayrampaşa Hal esnafıyla yaptı.

İstanbul Halciler Derneği Başkanı Numan Dayan tarafından karşılanan İmamoğlu’na; CHP’nin Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu, Esenler Belediye Başkan adayı Hasan Dalkıran, Sultangazi Belediye Başkan adayı Ferhat Epözdemir ve İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar eşlik etti.

Sahur sonrasında, sırayla; Dayan, Mutlu, Epözdemir, Dalkıran ve İmamoğlu birer konuşma yaptı.

Hal esnafıyla tanışmasının lokantacılık yaptığı yıllara dayandığını belirten İmamoğlu, “Esnafa şahitlik etmek, hayat boyu insanın aslında deneyimlerini arttıran önemli bir husus. Esnaflık muhabbeti, esnaf müşteri ilişkisi, böyle eğitimle ya da okulla öğrenilecek bir ilişki deneyimi değil. Kendimi çok şanslı bir insan olarak kabul ediyorum. ‘İyi ki çocukluğumdan beri dedemiz, babamız esnaflığı kendi başına yapmadı, elimizden tutup, bizimle beraber, bizi oraya götürüp, alıştırıp, o tezgahtan esnaflığı öğretti” dedi.

“CUMHURİYETİN VE DEMOKRASİNİN VARLIĞI BÜYÜK TEMİNAT”

Trabzon’un Akçaabat ilçesinin 40 haneli bir köyünde doğduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Bu güzel topraklarda beğenelim, beğenmeyelim, az bulalım, çok bulalım, yeterli bulalım ama ‘Daha çok işimiz var’ diyelim; Cumhuriyetin ve demokrasinin varlığı büyük teminattır. Aslında bu serbestlik, bu duygu, bu ortam bizi bazen bir dağın tepesinden ya da bir mezradan, bir kırsal bir bölgeden, köyümüzden alıp buralara getiren büyük bir nimettir. Ama o nimetin geliştirilmesi gereken tarafları vardır. Elbette eksiği vardır; tamamlayacağız. Yanlışı vardır; düzelteceğiz. Daha iyisini organize etmek için çaba göstereceğiz. Benim de köyümde 40 hane vardı. Yani öyle bir kasaba da doğmadım. Ama oradaki bir çocuk, doğduğunda sadece tarlayı, tarlada çiftçilik yapan anneyi tanıyan bir çocuk, İstanbul’a belediye başkanı olabiliyor. Ama belediye başkanı olduğun an itibariyle, hayatındaki her şey sizin için muazzam bir deneyim” diye konuştu.

“HER ETNİK KÖKEN BİZİM İÇİN MUAZZAMDIR, SAYGINDIR”

İş ve ticaret yaşamında da esnafla ilişkilerinin devam ettiğini aktaran İmamoğlu, şunları söyledi:

-Yoksa öbür türlü yabancı olursunuz topluma. Toplumun katmanlarını anlayamazsınız. İnsanların geçmişini, insanların ailesini, insanların etnik kökenini, dilini, tavrını, onları tanıdıkça çok seversiniz aslında.

-Çok sevdikçe de içten içe birbirinize ne kadar bağlı olduğunuzu görürsünüz. Ben, bu toplumun her bireyini, birbirine çok bağlı insanlar olarak görüyorum. Ve o birbirine bağlılık ve bağımlılık, aslında bizi bir millet yapıyor.

-Bu millet oluş, işte bu güzel sofrayı paylaşmamıza vesile. Bir millet oluşumuz, işte bugün koca İstanbul’un, 16 milyonluk bir şehrin belediye başkanını seçme yetkisini, hakkını bizlere veriyor. Onun için büyük bir milletin parçasıyız.

-Her etnik köken bizim için muazzamdır, saygındır. Herkes burada, bulunduğu noktada, bu toprakların asil bir vatandaşı, bu toprakların özel insanları ama ayrı ayrı baktığınızda da burada, şu masada bile kökeniyle, etnik kökeniyle, diliyle, tavrıyla, yemeğiyle sohbetiyle muazzam bir çeşitliği görebiliriz burada.

-Bu çeşitliliği ben içimde büyük bir zenginlik olarak tarifliyorum, birbirinden koparılamayan parçalar olarak kabul ediyorum. İç içe geçmiş hücrelerle oluşmuş bir büyük yapı, büyük vücut millet.

“HİÇ KİMSENİN KÖTÜ SÖZÜ BİZE GEÇMEZ”

-Lütfen bütün dostlarımız, ticaretinin yanı sıra, bir arada olmanın keyfini, onurunu, sadakatini, mutluluğunu, huzurunu geçirmeyi, yaşamayı, kendine ilke edinmeli, duasını öyle etmeli bu Ramazan ayında diye düşünüyorum.

-Bu bağlamda ben içten dua ediyorum. Diyorum ki; ‘Yüce Yaradan, bizim birliğimizi ve beraberliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermesin. Gerçekten birliğimiz ve beraberliğimiz, yaşam kalitemiz için, yaşam huzurumuz için çok kıymetli. O bakımdan ben bu toplumun her bireyini, her parçasını özenle takip ediyorum, özenle tanımaya gayret ediyorum ve her birinin o geçmişine de büyük hayranlık duyan birisiyim.

-Onun için bunu böyle yaparsak, böyle anlarsak birbirimizi, böyle tanırsak birbirimizi ve bu duygularla meseleyi idrak edersek, inanın hiç kimsenin kötü sözü bize geçmez. Hiç kimsenin kötü sözü bize değmez bile, toz bile olmaz. O basit lafları, o çürük lafları, o kötü sözleri kimsenin muhatap almasını istemem.

-O bakımdan ben, hep içimdeki iyiliği konuştum. İçimde kötülük de yok şükürler olsun. İyiliği konuşmaya devam edeceğim. Marifetli bir biçimde kötü dil üreten, kötülüğü konuşanlara da hep dua ettim. Onlara hiç kötü sözle cevap vermedim. En kötü sözüm duadır. O da kötü söz değil zaten. ‘Allah akıl versin’ derim. ‘Allah ıslah etsin’ derim. Başka bir şey de demem.

“İSTANBUL’UN HER NOKTASINI İYİLEŞTİRİYORUZ”

Göreve geldikten sonra Bayrampaşa Hali’nde önemli değişimler gerçekleştirdiklerini belirten ve bunları örneklendiren İmamoğlu, özetle şöyle konuştu:

-Bu bağlamda hemen yanı başımızdaki Bayrampaşa Otogarı da mesela değişimin, bu dönemde gösterdiğimiz ilginin çok somut bir örneğidir. Pırıl pırıl, tertemiz bir hale geldi orası da. Tabii buradaki gibi düzenli bir yapı orada yoktu.

-Yönetimi kaos içindeydi, firmalar şirketler… İstanbul’un her noktasını iyileştiriyoruz. İnsanlarımızın yaşamlarındaki sıkıntıları giderme gayretindeyiz. Çünkü biz hissediyoruz. Yetmiyor; dertleniyoruz.

-Yetmiyor; çözüm bulma gayreti içerisinde oluyoruz. Yetmiyor; çözümü birlikte buluyoruz derdin sahibi kimse. Ama ülkemiz, zor zamandan geçiyor. Ülkemizde zorluklar var. Biz göreve gelirken ne sıkıntılarla geldiğimizi siz de biliyorsunuz. Yani bir seçimi bile iptal etmeyi, kendine marifet gören bir anlayışla süreci yaşadık.

-Ardından milletimiz gereken dersi verdi, göreve geldik. Sonra işimizi yapma gayreti içinde olduk. Bir sürü engellemeler… Bunlara girmiyorum bile. Onları da aştık. Önümüzde duramadı o engellemeler. Sonra pandemi yaşadık. Hayatımızdan insanlar göçtü gitti. 1,5 yılımız gitti.

-Zaten 6-7 senedir, 8 senedir ülke, tırmanan bir ekonomik krizin içerisinde. Bugün ekonomik krizin belki en yükseğini yaşıyoruz. Ve hala ne zaman aşağı doğru inecek bu pahalılık, fiyat artışları, enflasyon, döviz artışları bilmiyoruz. O da yetmedi; yine bu dönemde -rahmet diliyoruz kayıplarımıza- büyük bir deprem felaketi yaşadık.

-Hepimizin hayatını, en azından bir yarım yıl dondurdu. O da yetmedi; kutuplaşmalar, birtakım adaletsizlikler her gün tartışılan meseleler oldu. Tabii yakın coğrafyamıza etkide bulunan savaşlar…

-Bütün bu hususlara rağmen iddiayla söylüyorum; 5 yılın en güçlü iş üreten, icraatçı, kalkınmacı belediyeciliğini biz yaşattık bu kente. Yoksulunu düşündük, açta açıkta olan insanını düşündük. Hiçbir işi yaparken siyaset yapmadık, hizmet yaptık, icraat yaptık, belediyecilik yaptık. Yani, ‘O parti, bu parti, şu partili, bu partili’ demedik. Particilik yapmadık biz.”

“PARTİSİNİ, PARTİSİNİN BAŞINDAKİNİ KUTSALLAŞTIRAN, MİLLETİNİ UNUTUR”

-Partilerimiz, bizim hizmetimiz için bir araçtır. Ben hep söylerim; partisini kutsallaştıran, partisinin başındakini kutsallaştıran, milletini unutur. Bizim partimiz var. Ben çok seviyorum partimi. Partime hizmet ediyorum.

-Ama o kadar. Parti değil benim için kutsal olan; bu millet, bu devlet, bu devletin dünya var oldukça yaşaması, bu milletin birliği, beraberliği… Benim kutsalım onlar. O bakımdan biz, o kutsallaştırılan anlayışa, böyle uzanılamaz, dokunulamaz anlayışa zinhar karşıyız. Buna karşı olacağız.

-Biz ne yapıyoruz? Size ait olan makama, biz vekaleten oturuyoruz. Asalet sizdedir. Biz o görevi yapıyoruz. 5 yıl sonra bitiyor. Görev verirseniz devam ediyoruz, vermezseniz ‘Allah’a ısmarladık.’ Kimse mülk sahibi değil.

“YÖNETTİĞİMİZ PARANIN HER KURUŞU SİZİN”

-Bizim şu anda yönettiğimiz paranın her kuruşu sizin. Size verilen hizmetler, ihtiyacı olana verilen destekler, bütün bunlar milletin hakkı. Kimse lütuf yapmıyor, kimse cebinden çıkarıp vermiyor.

-Bir parti projesi değil bu işler; milletin, devletin projesi, sizin projeleriniz. O bakımdan bu anlayışı değiştireceğiz. Bu anlayış olmaz. Bu anlayış, bizi kötü yere götürür. Anlayışımız bizim net. O bakımdan para da sizin; milletin, pul da sizin; milletin. Ama biz onu ahlaklı, erdemli yapabiliyor muyuz?

-Bir kuruşuna bile sıkıntı getirebiliyor muyuz? İşte onun için bu şiar, bu anlayış, Bayrampaşa Belediye Başkan adayımızda da var, Esenler Belediye Başkan adayımızda da var, Sultangazi Belediye Başkan adayımızda da diğerlerinde de var.

-Bu anlayışa sahip olmayan, istediği kadar benim en iyi yol arkadaşım olsun, bir günde unuturum onu. Bir günde unuturum. Hiç mi umurumda değil yani. Ama eğer bu anlayışa sahip olup, bu anlayışla yarışırsak, her arkadaşım, benim başımın tacıdır.

“BAŞKA NE DİLEYELİM?”

-Bu bağlamda bizler, sizlere iyi hizmetler yapan ve sizlerin de helallik verdiği, sizlerin de yetki vermeye layık gördüğü insanlar olmayı dileriz. Başka ne dileyelim? Onun için buraya geçtiğimiz 5 yılın hem helalliğini almaya ve kısmetse de ‘Oyunuza talibiz’ demeye geldik.

-Sizlere işlerinizde başarılar dilerim. Her birinizin ev halkına, çocuklarınıza, evlatlarınıza, eşinize, büyüklerinize, annelerinize, babalarınıza, bütün ailelerinize, sülalelerinize sevgi, saygılarımı iletirim. İnşallah onların her birine layık belediye başkanı oluruz.

-Çocuklarınızın yüzünün güldüğü, gençlerinizin geleceğe umutla baktığı, birbirimizi kardeşçe, milletimizin birer ferdi parçası olarak sevip, sarmaladığımız güzel bir geleceği hep birlikte adım atmayı arzu ederim.”

İmamoğlu ve beraberindeki heyet, sahur ve konuşmaların ardından hal esnafına ziyaretler gerçekleştirdi. İmamoğlu; sorun, öneri ve taleplerini dinlediği esnafla anı fotoğrafları çektirdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-hic-kimsenin-kotu-sozu-bize-degmez/feed/ 0
Özel’den Erdoğan’a: Yalan videoların Cumhurbaşkanısın https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdogana-yalan-videolarin-cumhurbaskanisin/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdogana-yalan-videolarin-cumhurbaskanisin/#respond Thu, 11 Apr 2024 21:33:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5960 CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Isparta’da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda katıldığı ‘Halk Buluşması’na CHP Isparta Belediye Başkan Adayı Atakan Yazgan da katıldı. Yazgan, Özgür Özel’e Ispartaspor’un atkısını hediye etti. Özel, Yazgan için, ”Eğer Isparta’nın belediye başkanı olursa parti ayırmadan, görüş ayırmadan yakasındaki Türk Bayrağının gereğini yapacak. Atakan başkan Isparta ittifakının lideri olacak, Isparta’ya hizmet edecek” dedi.

“MAALESEF GİT GİDE BİRBİRLERİNE BENZİYORLAR”

Özel, şunları söyledi:

* “Artık Türkiye’nin bütün demokratlarının bir safta toplanmasının sırası geldi. Çünkü bir tarafta birbirine benzeyen bir ittifak var. Her geçen gün hakaretler eden, küfreden tehdit eden depremzedelere bile şantaj yapan her geçen gün birbirine benzeyen ve Türkiye’de umudu müjdelemek, örgütlemek yerine korkuyu örgütleyen bir ittifak var. Maalesef git gide birbirlerine benziyorlar. Git gide sertleşiyorlar ama bir yandan işçinin, çiftçinin, memurun, emeklinin gönlündeki yerlerini tamamen kaybetmiş durumdalar.

* Bir tarafta Cumhur İttifakı dururken, karşısında çok daha büyük bir ittifak var. Renklerini al yıldızlı al bayraktan alan Türkiye ittifakı var. Türkiye ittifakında ya da Isparta ittifakında sosyal demokratlar var ama yalnız değiller. Milliyetçi demokratlar var. Muhafazakar demokratlar var. Kürdü ile Türk’ü ile alevisi ile sünnisi ile bu güzel memlekette kim varsa Türkiye ittifakında var. Hep beraberiz ele eleyiz gönül gönüleyiz.

“TEK ADAM REJİMİNE İTİRAZ EDİYORUZ”

* Şimdi görülüyor ki Adalet ve Kalkınma Partisi’nden seçilmiş beş yıldır Isparta’yı yöneten ve son dönemlerde de ortaya çıkanlarla gül kokulu Ispartta’yı kirlettikleri anlaşılan bir yönetim anlayışına karşı hepinizin sevdiği ‘Efsane başkan’ dediğiniz Atakan Yazgan, başa baş mücadele ediyor. Eski dosttan düşman olmaz. Geçmişte, meydanı birlikte doldurduklarımız, değişen bir şey yok saraya itiraz ediyoruz. Tek adam rejimine itiraz ediyoruz. Onlara kayıtsız, şartsız destek verenlere itiraz ediyoruz. Yoksulluğa, yokluğa itiraz ediyoruz. Elmacının, gül üreticisinin sesini duymayanlara itiraz ediyoruz. Emekliyi 10 bin liraya mahkum bırakanlara itiraz ediyoruz.

* Herkes kendi partisine oy verirse AK Parti bir beş yıl daha devam eder. Ama o devamdan AK Partililer de memnun değil. Bir AK Partili belediye var kendisi göreve gelmiş ne yapması lazım. Her türlü işten güçten elini çekmesi lazım. Ne yapmışlar bir şirketin ismini değiştirmişler. Hisse devri yapmışlar Belediye başkanının ailesine hisseleri devretmişler. Belediyeden 32 milyon liralık ihaleyi almışlar. Yahu şehri emanet ettik sana böyle belediyecilik olmaz. Bu belediyecilik anlayışına karşı gözü tok, eli tok haramdan korkan çalışkan bir belediye başkanın istiyorsanız işte karşınızda Atakan başkan…

“BELEDİYE BAŞKANI, BELEDİYEDEN İHALE ALIYOR”

* Isparta’da Belediye Başkanı, belediyeden ihale alıyor. Burana kadar kirin, pisliğin içine bvatmışsınız bir de CHP’ye rantiye zincirinden bahsediyorsunuz. Bu parti 46 yıldır iktidar değil ama buradalar. Onları bir arada tutan şey ne? Rant değil, para değil, ihale değil, çıkar değil. Vatan millet bayrak sevgisidir.

“ONUNLA KAVGA EDECEĞİM AMA KİMLİK SİYASETİ ÜZERİNDEN DEĞİL”

* Geçen seçimlerde bir yalan videoyla kafa kafaya olan seçimde kandırabildiğini kandırdı, haksız bir şekilde TRT’yi kullanarak Anadolu Ajansı’nı kullanarak, bütün televizyonları kullanarak yalan videolarla kampanya yaptı. Geçtiğimiz günlerde Tayyip beyin ekip yeni bir video yayınladı. Her tarafı kapatmışlar bir kişi para sayıyor. Görür görmez dedim ki ‘tamamını bulun.’ Görüntüler bulundu 2019’dan diyorlar ki ‘Bir iki ay önce oldu.’ Ne yapıyoruz? İstanbul il binasını satın alıyoruz. Adam kaparo istemiş. Kaporanın sayıldığı yerin bürosu, avukatı AK Partili.

* Avukat görüntüleri almış sonra demiş ki, ‘Bu görüntüleri para karşılığı sizse vereyim.’ demişiz ki, ‘Hiçbir çekinecek şeyimiz yok.’ Paranın geldiği yer belli, verildiği yer belli. Daha bugün diyor ki, ‘Bu ittifak birkaç yıl önce balya balya para topluyor’ diyor. Ey Recep Tayyip Erdoğan, 2019’daki görüntüden bugüne böyle bir yalana sığınıyorsan vay senin haline. Yalan videoların Cumhurbaşkanısın sen. Montaj videoların Cumhurbaşkanısın sen. Montajlaya montajlaya bitiremediğin yalanlarla bu memlekette Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğunu kirleten adamsın sen, yazıklar olsun. Bunun canı bizimle kavga etmek istiyor… Isparta’dan onunla kavga edeceğim ama onun istediği gibi kimlik siyaseti üzerinden değil, emeklinin hakkı, emekçinin hakkı için kavga edeceğim.”

“HAK ETTİN BE KARDEŞİM”

Özgür Özel, emeklilerin geçim sıkıntısına hatırlatarak, şöyle devam etti:

* “İliç’teki yabancı altın madeninin 222 milyon vergi borcunu silmiş. Yandaşa para var, beşli çeteye para var. Saray müteahhitlerine para var. Uçan saraya, yüzen saraya, kışlık saraya yazlık saraya 1500 odalı saraya para var. Emekliye gelince para yok. Ben siyasi rakiplerimi hiç yuhlatmam ama bu hesaba bakınca, bu kadar emekli yuhluyorsa hak ettin be kardeşim. Her şeye para emekliye para yok. Hacı amcam, ‘Bundan sonra güle taban fiyatı istiyoruz’ diyor. Bundan sonra gül üreticisinin güvencesi güle adil, makul bir taban fiyat vererek korunmasıdır. Bu talebi Meclis’te bir kez daha dile getireceğiz kanun teklifi vereceğiz.

* Gençlerle ilgili şunu söyleyeyim. Türkiye’de gençlerin yüzde 31’i, ailesinin ekonomik durumu kötü olduğu için ve ailesinin barınma sorunu olduğu için, kayıt yaptıramıyor ya da yaptırdığı kayıtı donduruyor. Yüzde 62’si çeşitli ekonomik zorluklar çektiğini söylemiş. Yüzde 79’u telefon ve internete yeterince ulaşamıyorum diyor. Yüzde 56’sı yoksulluk yüzünden beslenemiyorum diyor. 4 gençten 3’ü yurtdışına gitme planı yapıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-erdogana-yalan-videolarin-cumhurbaskanisin/feed/ 0
Özgür Özel: Partimi genel seçimde iktidar yapmazsam ayrılırım https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-partimi-genel-secimde-iktidar-yapmazsam-ayrilirim/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-partimi-genel-secimde-iktidar-yapmazsam-ayrilirim/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:24:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5919 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı televizyon programından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“İLK PARTİ OLACAĞIZ”

Özel, “MAK Danışmanlık şirketinin yaptırdığı anketlerde bazı illerde AK Parti’nin önde olduğu görünüyor. Eskişehir, Adana, Antalya ve Hatay’da risk görüyor musunuz” sorusunu şöyle yanıtladı:

*Kesinlikle değil. Bir şirketin anketleri üzerinden tartışmayı doğru bulmam. Ama belli yönleriyle bizdeki anketlerle uyumsuz olduğunu söyleyebilirim. Eskişehir’de, Bursa’da, Antalya’da bizdeki anketlerde öndeyiz. Biz bugüne kadar CHP’nin yaptırdığı anketleri yayınlamadık. Esas anketin 31 Mart’taki seçim sonuçları olduğunu biliyoruz. Anket açıklamada çok bıçak sırtı bir iş var.

*Manipülasyon mu yapılıyor, seçmen mi yönlendiriliyor, doğru mu söyleniyor, örneklem mi yanlış… Bu tartışmalardan çıkılmıyor. Seçimlere 60 gün kala anket açıklanması yasaklansa bence çok daha doğru ve etik olur. Ama bazen öyle şeyler oluyor ki biz de anket yaptırdığımız firmalara, ‘O zaman siz de örnekleminizle, net rakamınızla, kaşenizle şu bölgelerdeki anketleri açıklayınız’ demek noktasına geliyoruz.

*Çünkü öbür türlü birisi anket açıklıyor, seçmen de bakıyor ankete, ‘Benim partim bu güçte değilse’ deyip bir başka karar vermeye kalkar veya ‘Nasılsa kazanamıyoruz’ deyip gitmez. Antalya da kırk yıldır bir geliyor, bir gidiyor. Bunun yapısal bir sorunu var. Sebebi şu: 2 buçuk milyonluk Antalya’ya 25 milyon kişi geliyor.

*Para, 2 buçuk milyona göre geliyor. Belediye başkanı hangi partiden olursa olsun, esas hizmeti almak isteyenler hizmetin 10 katı bir nüfus tarafından tüketildiğini gördüğü için mevcut belediyeye hep bir fatura kesiyor.

*İlk kez bu sefer tarih yazacağız ve Muhittin Böcek, iki kez üst üste Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan ilk başkan, parti olacak. Bu sefer pandemi de iki yıl turist gelmemesi, Antalya’daki standart tepkiyi hafifletmiş olabilir. ‘Antalya yine AK Parti’ye geçiyor’ verisi, benim açımdan şaşırtıcı bir veri.

“HATAY RAPORU, KAMUOYU İÇİN DEĞİL CHP GENEL BAŞKANI VE MYK’SI İÇİN HAZIRLANDI”

Özgür Özel, “Hatay’ın yerel seçimlerdeki durumu nedir ve 6 Şubat Depremleri’nin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun döneminde, Hatay’a bir heyet gönderilmiş ve bir rapor hazırlanmıştı. Bu rapor neden kamuoyuyla paylaşılmadı” sorularını şöyle yanıtladı:

*Hatay’ı yakından takip ediyoruz. Gelecek hafta pazartesi bir anket daha gelecek. Lütfü Savaş, daha önceki seçimlerde olduğu gibi, hızla farkı kapatıp seçimi kazanma noktasına geliyor diye görülüyor. Hatay’ı kazanırsak bu benim açımdan sürpriz olmayacak. Ama esas örgütümüz ve Lütfü Bey açısından sürpriz olacak.

*Onlar zaten seyrin böyle olacağını hep söylüyorlar. O rapor Sayın Genel Başkan’a rapor edildi. İlçe isimleri vermem doğru değil ama mesela belediye başkanlarımızdan bir tanesinin o dönemde olması gerektiği gibi halkın yanında olmadığı söyleniyordu. O başkanımız yeniden adaylık başvurusunda bulunmadı.

*Benim gördüğüm kadarıyla Sayın Genel Başkan’a sunulan raporda, deprem sonrası performans açısından eleştirilen belediye başkanlarımız vardı. Bizim de Yılmaz Hoca’nın koordinatörlüğünde; bir deprem olduğunda, bir koordinatör büyükşehir belediye başkanı görevlendirme ve mevcut belediye başkanının bir depremzede olduğu gerçeğinden hareket etme gibi bir çalışmamız da var.

*Biz böyle bir heyet görevlendirdik. Rapor kamuoyu için değil, CHP’nin Genel Başkanı ve MYK’sının bundan sonraki süreci doğru analiz edip doğru değerlendirmesi içindi. Böyle raporları partiler kamuoyuyla paylaşmazlar.

” İKTİDAR YAPMAZSAM BİR GÜN DURMAM, AYRILIRIM”

*Her seçimde en güçlü partiler, belediyeler kaybederler. Bir genel başkan açısından belediye kaybetmek, bir babanın evlat kaybetmesi gibidir. O kadar acı verir bir genel başkana. Ben kendi açımdan Meral Hanım gibi bir son nokta ve şunu alamazsam bunu yaparım demek için çok erken. Çünkü bu benim ilk seçimim. Ben nisan ayının son haftası okula tayin olmuş öğretmen gibiyim.

*İstifa ederim diye bir şey yok. Zaten onu gerektirecek bir seçim sonucu da ummuyoruz, görmüyoruz, görünmüyor. Ama sonuçta herkes de şunu siyaseten hesaplar: Geçen seçim bu oylar alınırken hangi partinin kaç oyu vardı? Bu seçim CHP tek başına giriyor ve orada bu göz önüne alındığında CHP’nin tek başına seçime girerek aldığı sonucun önemli bir ve takdir edilecek bir sonuç olacağını değerlendiriyorum. Bir genel seçimde partimi iktidar yapmazsam bir gün durmam, ayrılırım.

*Ben CHP’nin genel başkanı olarak bu kadar başarıya susamış ve insanların bu kadar travmatik bir döneminde, partinin sekizinci ve seçim geçiren altıncı genel başkanı olmak suretiyle eğer partimi bir genel seçimde iktidar yapmazsam bir gün durmam. Ama iktidar yapacağız, o noktada çok kararlıyız.

“İMAMOĞLU VE İL BAŞKANIMIZIN ÇALIŞMALARI BİZE ÇOK ÖNEMLİ VERİ GETİRDİ”

CHP lideri Özel, “İstanbul’da adaylar belirlenirken daha çok İmamoğlu’nun etkisi mi oldu” sorusuna şu yanıtı verdi:

“İstanbul’da daha çok Ekrem İmamoğlu ve İl Başkanımız Özgür Başkan’ın ortak çalışmaları bizim son bir şey şeklini vereceğimiz çalışmaya çok önemli veri getirdi. Ankara’da da Mansur Başkan’la Ankara il ve ilçe başkanlarımızın çalışmaları. Biz İstanbul ve Ankara’da bir şeyi biliyoruz: İstanbul ve Ankara’yı tekrar kazanmalıyız. Ve kazanırken de belediye meclis çoğunluğunu almalıyız. İstanbul’da gönlümden geçtiği kadar, Ankara’da da gönlümden geçenin çok gerisinde kadın adayımız var. Bu konuda bizi memnun eden husus İzmir olmuştur. İzmir’de 30 adayın 15 kadınsa hak edilen alınmıştır. İzmir gibi bir cumhuriyet kentinde, 15 kadın-15 erkek adayla yarışmıyorsanız bir şey eksik yapıyorsunuz. Tayyip Bey’in hiç yok, onun öyle bir vizyonu da yok. Adayların yarısı kadın olana kadar bu mücadele sürecek. Adayların yarısı genç olana kadar da bu mücadele sürecek.”

Özel, Cemil Tugay’ın “Bir dakika yanımda durmayan Belediye Başkanımız, başka şehirde başkaları için çalışıyor” sözüne ilişkin “Ertesi gün, 90 dakika yanında durdu. Çözdük onu” ifadelerini kullandı.

“ERDOĞAN İŞİNE BAKSIN”

Özgür Özel, Erdoğan’ın CHP içinde bir kutuplaşma olduğuna ilişkin ifadeleri için “İki kelimeyle cevap vereyim: İşine baksın” dedi.

Özel, “DEM Parti ile şeffaf ilişki yürütme stratejisinden memnun musunuz” sorusuna şöyle yanıt verdi:

*Erdoğan’ın görevi CHP’nin Genel Başkanına soru sormak, CHP’nin iç meselesi var mı yok mu soruşturmak değil. Onun görevi işsizliği azaltmak, dövizi düşürmek, mazotu ucuzlatmak, çiftçinin destekleme primlerini ödemek ve sokaktaki, mutfaktaki, pazardaki yangını dindirmek. Onun işi gazetecilik değil. ‘CHP’nin yaptığı bir işle övünebileceksiniz.

*Neyle övünürsünüz’ deseniz, ben derim ki: CHP son seçimde, bütün partilerle bayramlaşabilen tek partidir. Kurucu irade böyle bir şeydir. Arkada görüşüp burada görüşmeyenler çok milliyetçi; görüştüğünü gizlemeyenler gayri milli. Böyle bir şey yok. Türkiye siyaseti olgularla algılar yer değiştirilerek yapıyor.

*Maalesef birçok gazeteci meslektaşınız da üzülerek söylüyorum, olguları değil, algıları konuşuyorlar. Abdülkadir Selvi, her gün ben Ekrem İmamoğlu ile telefonda ne kavga yapmışım onu yazıyor. Ya Abdülkadir Selvi de dinleme cihazı var ki içeriğin doğru olmamasından bizi dinlemediği belli.

*Ya da yaptığı iş doğru bir iş değil gazetecilik açısından. Hiç olmayan diyalog olmuş gibi yazılıyor. O yüzden bu siyaseti belli bir şeffaflığa, belli bir netliğe kavuşturmak ve riyakarlıktan kurtarmak lazım. Görüşüyorsan, görüşüyorsundur.

“BİR KUMPASTI”

CHP Genel Başkanı, İstanbul’daki bir ofiste çekilen para sayma görüntülerinin ve görüntülere ilişkin ortaya atılan iddiaların hatırlatılmasının ardından şunları söyledi:

*O video bir kişiye zoomlanarak, tarihi kapatılarak ve neresi olduğu anlaşılmadan; ‘Burası CHP İl Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı CHP Kongresi için delegelere para dağıtıyor’ diye servis edildi.

*Videonun bütününde 2019 yılında olduğu yazıyor. Demek ki CHP Kongresi değil. Orası, CHP İl Başkanlığı değil. O tek başına zoomlanan kişi o gün Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı mı? Hayır. Bu bir kaset kumpasıydı. CHP Kongresi’ni kirletmeye ve bugün parti içinde bir tartışma yaratmaya yönelik bir kumpastı.

*Video büronun sahibi avukattan çıkmış. Avukat, görüntülerle bize şantaj yapmış. Bizim arkadaşlarımız da kabul etmemişler, kendilerinden şüpheleri olmadığı için. Biz de suç duyurusunda bulunduk avukat hakkında.

“TRT BÜYÜK BİR UTANMAZLIK İÇİNDE”

TRT’nin CHP’nin reklam filmini yayınlamaması hakkında konuşan Özel, şunları kaydetti:

*Ticari kuruluşlar olan bütün televizyon kanallarının reklam filmini yayınlaması lazım. Belli kanallar yayınlamıyor bizim filmleri. kendisini iktidar partisine o kadar müzahir kılmışlar ki ‘Senin reklamını dahi yayınlamam’ diyor. ‘Senden gelecek para gelmesin’ diyor. TRT, kanun gereğince herkese eşit davranmalı.

*Hepimizin vergileriyle fonlanan bir yer. Reklamı yolladık; ‘Hukuk büromuz inceleyecek.’ 20 gün geçti, cevap vermiyorlar. AKP filmini yolladı, bir gün sonra yayına girdi, bizimki hala yok. Bundan sonra tekrar sorduk. ‘Mart ayı için bütün rezervasyonlar dolu’ diye cevap attılar bize. Büyük bir utanmazlık içindeler. Böyle bir tarafgirlik olur mu?”

İYİ Parti ABB Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım’ın CHP’nin Mamak Belediye Başkan adayı olmayı istediğini söyleyen Özel, Yıldırım’ın adaylığının reddedilmesinin ardından yaptığı açıklamalara şöyle tepki gösterdi:

“Önce Çankaya, sonra Etimesgut ya da Mamak, sonra Keçiören denmiş ama ‘Keçiören’i istemem, en azından Mamak olsun’ gibi kendisinin bir talebi olmuş. Biz kendisine böyle bir adaylaştırma yapmadık. Her isteyen, her partiden aday olamaz ama sonradan takındığı üslup şaşırtıcı. İYİ Parti’den aday olursun, bu üslubu takınırsın. Bu partiden aday olmaya çalışacaksın, ‘Mansur Bey’le çok uyumlu çalışırım’ diyeceksin, sonra gelip bunları söyleyeceksin. Olur iş değil.”

“ATILDIKTAN SONRA HER OYU KORUMANIN SÖZÜNÜ VERİYORUZ”

Özel, sandık güvenliğine ilişkin de şunları söyledi:

“Yerel seçimlerde iddialı olduğumuz yerlerde örgütümüz de güçlü oluyor ve orada sandık güvenliği sorunumuz olmuyor. Bugün Genel Başkan Yardımcı’mız Pınar Uzun’un sunumuyla geçen genel seçim rakamlarını yakalayan son 3 bin 500 sandığa atama yapıyoruz. Genel seçimden sonra seçime girmediğimiz sandıklarda görevli koyamamamızı bir zafiyet olarak gösterenler de olmuştu. Bu seçimde sandık güvenliği açısından iki tane dijital tatbikat yaptı arkadaşlar. Sandık başı ve okul önü seçim sonuçlarının girilmesi açısından. Bugünkü son sunum da hepimizi tatmin etti. Oy, sandığa atılana kadar seçmenin namusudur. Atıldıktan sonra her oyu korumanın sözünü veriyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-partimi-genel-secimde-iktidar-yapmazsam-ayrilirim/feed/ 0
Akşener: Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok https://www.foxhaber.com.tr/aksener-komsunun-komsuya-dusman-edildigi-dunyaya-gerek-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-komsunun-komsuya-dusman-edildigi-dunyaya-gerek-yok/#respond Sat, 06 Apr 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5734 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Düzce’de İYİ Parti Düzce Belediye Başkan Adayı Mehmet Keleş ile birlikte esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Otobüsten halkı selamlayan Akşener, daha sonra onlarla bir araya geldi ve fotoğraf çektirdi.

“KOMŞUNUN KOMŞUYA DÜŞMAN EDİLDİĞİ DÜNYAYA GEREK YOK”

Akşener, “Başarılar diliyorum. Ülkemiz için hayırlı olsun.” diyen bir esnafa şunları söyledi:

“Önce ülkemiz, sonra Düzce, sonra sizler, bizler için hayırlı olur inşallah. Ben, samimi bir şey söyleyeyim mi? Çok fazla itiş-kakış içinde gidiyor. Yerel seçim, esasında birebir size hizmet edecek kişiyi seçtiğiniz bir seçimdir. Dolayısıyla şuculuk, buculuk üzerinden hiç gerek yok. Komşunun komşuya düşman edildiği dünyaya gerek yok. Bütün siyasi partiler gibi biz de geziyoruz, tabii ki öyle olması lazım. Mesela ben seçimlere, ‘Seçmenin bayramı’ diyorum. Siyasetçi böyle ‘ceket astım, kola kutusu koydum’ diyemeyeceği bir durumdur.”

Bir bakkal esnafı, “Mehmet Bey’e oy istiyoruz” diyen İYİ Parti lideri Akşener’e “Mehmet Bey bizim zaten eski başkanımız. Zaten oyumuzu ona veriyorduk önceden de. Siz de varsınız. Her zaman Başkanımıza oyumuz hazır.” karşılığını verdi.

Akşener, daha sonra telefon satan bir dükkaı ziyaret etti. İş yerinin kendisine ait olmadığını söyleyen Enes isimli çocuk çalışana işlerin nasıl olduğunu sordu. İşlerin durgun olduğunu söyleyen ve 17 yaşında olduğu için seçimlerde oy kullanamayacağını belirten gence Akşener, “Benim adıma annene, Başkan adına babana, abine; varsa yengene oylarını istediğimizi söyleyebilir misin?” dedi.

“ESNAF BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Daha sonra bir giyim mağazasına giren Akşener, mağazadakilerle sohbetinde şöyle konuştu:

“Ben üç sene esnaf gezdim. Bu dükkanların içinde hiç başka bir partiyi yermedim, kendi partimi övmedim. Sadece sizi dinledim. Çok da şey öğrendim çünkü ekonominin bel kemiği sizsiniz. Dolayısıyla ben çok önem veriyorum esnafa, Doğru Yol Partisi (DYP) gibi köklü bir sistemin içinden geldiğim için. DYP’de başladım ben politikaya. Esnaf ağırlıklı bir yapıydı. Ben onu canlandırmaya çalıştım üç sene boyunca, Hakkari’den Edirne’ye kadar. Buralara da geldim, gittim. Şimdi seçim… Artık partimi övmek durumundayım.”

“HATAY’DA HARİKA BİR ADAY GÖSTERDİK”

Bir dönerciyi de ziyaret eden Akşener, çalışanların Hataylı olduğunu ve Hatay’da oy kullanacağını belirtmesi üzerine, “Orada da sizden oy istiyorum. Orada harika bir aday gösterdik, sizin hemşehriniz.” ifadelerini kullandı.

TALİH ÖZCAN: İYİ PARTİ’NİN BURADA VEKİLİ VAR, BUNA İNANIN

Akşener, esnaf ziyareti sırasında CHP’nin Düzce Milletvekili Talih Özcan ile karşılaştı. Özcan’ın “Ben geçmişte İYİ Parti örgütüyle çalıştım. Millet İttifakı’nın ürünüyüm. Biz tabandan beraberiz. Desteğiniz için teşekkür ediyoruz. İYİ Parti’nin burada vekili var, buna inanın.” sözleri üzerine Akşener, “Bir de belediyesi olsa ben de sevinirim.” diye konuştu.

Aşener’in ziyaret ettiği bir başka telefon satan esnaf, “Başkanımızı eskiden beri tanıyoruz. Daha önceki dönemde de memnunduk. İnşallah bu seçimde de kazandıracağız.” dedi.

Bir giyim mağazasında esnafın siftah yapamadığından yakınması üzerine Akşener, kendisini izleyen foto muhabirine hediye aldı ve “Ben emekli maaşımdan alıyorum, siftah yapıyoruz.” dedi.

Başka bir telefon dükkanındaki iki çalışan da Akşener’in Mehmet Keleş’e oy istemesi üzerine, “Oylarımız Başkanımıza, onunla beraberiz.” karşılığını verdi.

“GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ”

Bir butiği ziyaret eden Akşener, butik sahibine işlerin nasıl gittiğini sordu. Ramazan dolayısıyla sakin olduğunu belirten esnaf, “Burası biraz eski bir işletme, o yüzden işlerimiz iyi.” dedi. Akşener’in oy istemesi üzerine esnaf, “Biz Mehmet Başkanı zaten çok eskiden tanıyoruz. Şehrimizi daha önceden de temsil etti. Kendisi ve ailesi gerçekten çok saygıdeğer insanlar. Biz gönülden destekliyoruz. Yanınızdayız.” dedi.

“BU GENÇLERİN DEVLETE GÜVENİ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR”

Kedisini, “eski Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti il başkanı” olarak tanıtan bir vatandaş, “Her şey bitecek, seçim bitecek ama bu milletin devletine olan güveninin azalmasını nasıl düzelteceğiz? Düzce’de bir üniversitemiz var, ben orada gençlerle temastayım. Bu gençlerin bu devlete güveni her geçen gün azalıyor. Bunu ancak biz tesis edebiliriz, siz tesis edebilirsiniz. Gençliğe bu konuda mesajlarınızı bekliyorum.” ifadelerini kullandı.

“MALULLER EMEKLİ EDİLMİYOR”

Ziyaret sırasında sokakta Akşener’in yanına gelen Recep Korkmaz isimli vatandaş, sorununu şöyle dile getirdi:

“Tüm malullerle alakalı şöyle bir konu var, tüm Türkiye’de son dört-beş seneden beri, başta benim eşim olmak üzere maluller emekli edilmiyor. Benim eşimin raporu olmasına rağmen yüksek sağlık kurulları bu raporları düşürüyorlar. Ve şu an ben mahkemedeyim. Bunu lütfen dile getirin. İki satır yazısıyla emeklilikler reddediliyor. Ben yıllardan beri hukuk savaşı veriyorum. Cumhurbaşkanına, Bakana mektup yazdım, cevap yok. İstanbul’da kalp ameliyatı oldu, Kocaeli Üniversitesinde dalağı alındı, burada bağırsağı alındı. Dört tane ameliyatı var, her tarafında kesik var. Bu raporu 60 puanın altında bırakılıp yeterlilik primi olmasına rağmen emekli edilmiyor.”

Bir başka vatandaş da “Köpek olduğu için sayacınız okunamadı” notu düşülen su faturalarını Akşener’e vererek, “Sokak tabelası dikiyorlar, sokak açılmıyor. Bu tabelayı dikmeden önce altyapısını yapması, kanalizasyonu getirmesi lazım ki bu paraları alsın. Ama maalesef 22-23 seneden beri şakır şakır sağıyorlar.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-komsunun-komsuya-dusman-edildigi-dunyaya-gerek-yok/feed/ 0
Özgür Özel’den anket açıklaması: Üç büyükşehirde risk yok https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-anket-aciklamasi-uc-buyuksehirde-risk-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-anket-aciklamasi-uc-buyuksehirde-risk-yok/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:15:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5570 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Tele 1 TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Özel, CHP’nin seçim stratejisine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

-Bu seçimler birkaç seçime benzetilebilir. Üçüncü tur diyenler var ama belki şöyle, biraz önce seçimlerin hem ahlaki hem hukuki meşruiyetini sorguladınız.

-Belki şuradan almak gerekiyor. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile, 3 ay bile olmayacak 1,5 ayda toparlarız diye ilan edip de içine bir Anayasa değişikliği, bir referandum, bir genel seçim sığdıran, yani kanlı bir darbe girişimini araçsallaştırarak, fırsata çeviren, kendi deyimiyle de belki de Allah’ın bir lütfu olarak nitelendirilen bir akıl tarafından yönetiliyor şu anda Türkiye.

-Dünyanın gelişmiş ülkelerinin pek çoğunun anayasalarında OHAL şartlarında anayasanın değiştirilemeyeceği, seçim yapılamayacağı yazar ancak bizim anayasamız 1980 darbecileri tarafından yazıldığı ve hazırlandığı için böyle bir hüküm yok.

-Aslında bu askerlerin kendi gayrimeşru anayasalarına meşruiyet kazandırmak için Anayasamıza koymadıkları bir hüküm. Gerçekten bir sivil anayasa yapsanız, içine sıkı yönetim, OHAL gibi hallerde bu anayasa değiştirilemez.

-Çünkü toplum sözleşmesi en özgür şekilde tartışılarak hazırlanır, oylanır ve ardından yürürlüktedir.

-Birisi OHAL ilan edip, yani özgürlükleri askıya alıp, başta basın özgürlüğünü, savunma hakkını gerilettirip, belli süreleri uzatıp, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin belli maddelerini askıya aldığınız bir süreçte anayasa değiştiremezsiniz ama Kenan Evren’in sağladığı olanakla o anayasa değişikliği önce Meclis’te görüşüldü, sonra da referanduma gitti.

-Referandumda kıl payı bir farkla, yüzde 51’e 49’luk bir farkla geçti ama o referandum da OHAL şartlarında yapıldı.

“KAZANMAMIZ GEREKEN BİR SEÇİMİ KAYBETTİK”

-Bu süreçten hemen sonra yapılan baskın seçimle, hatırlatalım o da OHAL şartlarında yapıldı. Tek adam rejimi işlerlik kazandı ve 2023 seçimlerine öyle gidecektik. Büyük bir umutsuzluk vardı.

-Büyük bir üzüntü vardı. Büyük bir kaybetmişlik duygusu vardı ama o sırada bir şey oldu. Seçmen önüne gelen ilk sandıkta dengeyi yerelden kurdu.

-Ülkenin, bütün dünyada Türkiye’nin adını bilmeyenlerin adını bildiği İstanbul gibi bir metropol dahil, başkent Ankara, Adana, Mersin, Antalya’yı AKP’den aldı CHP’ye verdi.

-CHP’nin elindeki belediyeleri de CHP’de tuttu. CHP bir anda 11 büyükşehri yöneten, Türkiye nüfusunun yüzde 60’a yakınına belediye başkanlarının temas ettiği, bir merkez yerel dengesi kuruldu Türkiye’de.

-Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul seçimini kabul etmeyip seçimi yeniledi, çok daha büyük bir fark ortaya çıktı. Bunların hepsi, yani son seçimi de CHP’nin adayı ve Ekrem İmamoğlu kazanmıştı, bu siyasete bir denge getirdi.

-Biz o denge ile 2023 Cumhuriyetin 100’üncü yıl seçimlerine gittik. Şimdi o seçimleri, öyle oldu, böyle oldu. Oraları çok tartışıldı. Sizler konuştunuz, dönüp de niye kaybettiye dönmeyelim ama kazanmamız gereken bir seçimi kaybettik.

“DEM DE BU SEFER İKTİDARA KAYBETTİRME STRATEJİSİNDEN VAZGEÇTİ”

-Cumhuriyetin 100’üncü yılında Recep Tayyip Erdoğan aslında hedefi olan, hedef 2023’teki hedefinin ne olduğunu daha önceden biliyorduk ama hedefi çok daha ileri bir noktaya gelmekken o yerelden kurulan denge ile ve millet ittifakı ile Türkiye’nin tam olarak Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında muhalefetin birleşmesiyle süreçte bir sürü hatalar yapıldı, kusurlar yapıldı ama yüzde 48,5 oy alındı.

-Daha doğrusu Anayasa’ya göre ilk tur iki taraf da yüzde 50’yi geçemedi, ikinci tura kaldı. Orada da yüzde 48,5’a, 51,5 gibi bir denge ile seçim sonuçlandı. Şimdi yeniden bir umutsuzluk vardı. Sizinle bu stüdyoda da bunu konuştuk.

-Seçmenimiz büyük bir duygusal kopuş yaşıyordu. Büyük bir ümitsizlik. Sandığa küskünlük, bir daha sandığa gidilmeme noktasında çok söylemler varken, CHP diğer partilerde olmayan bir parti içi demokratik mücadele ile seçimli bir kurultaya gitti ve seçimli kurultayda biz değişim söylemimizle, kurultayın olduğu gün kurultaya kadar olanları bırakarak, unutarak, temiz bir sayfa açarak, partiyi bütünleştirerek, önceki bütün genel başkanlarımıza olduğu gibi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na da vefa duyarak, minnetlerimizi ifade ederek, yeni bir süreç başlattık.

-Şimdi bu şartlarda yerel seçime gidiyoruz ve Türkiye bir kez daha 2018 tek adam rejiminin iktidara geldiği seçimleri 2019 Mart’ta dengelediği gibi bir genel ve yerel dengesi kuracak mı? O tartışılıyor.

-Burada kuracağımızı gördüler ve onun için bin çeşit tedbir alındı. Bunlardan bir tanesi Recep Tayyip Erdoğan kendi ittifakına sarıldı.

-Cumhur ittifakının karşısında millet ittifakının da bileşenleri gayretlerimize rağmen, onlar açısından, kendileri açısından saygı duyduğumuz gerekçelerle ittifaktan çekildiler. Birçok yerde yarışıyoruz. Diğer taraftan bir önceki seçimde biz bu iktidara gücümüzü göstermek için ne olursa olsun onlara kaybettirme stratejimiz var.

-AKP’ye kaybettirmek için kayıtsız şartsız muhalefete destek vereceğiz diyen o günkü HDP, bugünkü DEM de bu sefer iktidara kaybettirme stratejisinden vazgeçti. Kendi adaylarını çıkardı.

-Seçim bölgelerine özel, adaylar çok hoşumuza giderse, belli şartları sağlıyorlarsa, kent uzlaşısında biz de oy verebiliriz, yoksa biz de adaylarımızı çıkarırız dedi ve önemli metropollerde de adayları var. Seçimin böyle bir güçlüğü de var.

Özel, “İttifakın kurulamamasında iktidarın parmağı var mı” sorusunu şu cevabı verdi:

“DEVLETİN TELEVİZYONU, 20 GÜNDÜR BİZİM REKLAMIMIZI YAYINLAMIYOR”

-İktidarın parmağını bilmem ama Türkiye’de CHP’ye yerel seçimlerde yalnızlaştırmak üzerine AKP uğraşıyor, MHP uğraşıyor, derin devlet uğraşıyor. Devletin bütün organları uğraşıyor. Devlet ve parti ayrımı ortadan kalktığı için. İnanılmaz bir şekilde, şu kadarı söyleyeyim, daha sonra belki bir başka başlıkta konuşuruz.

-Hepimiz vergi veriyoruz. Bugün benim mitingime gelen on binlerce kişi vergi veriyor. Onların vergileri ile TRT fonlanıyor. Onların vergileriyle TRT çalışıyor. Devletin televizyonu, kamu televizyonu 20 gündür bizim reklamımızı yayınlamıyor ki reklam bir Barış Manço şarkısı, telifi ödenmiş, içinde Ekrem Başkanın esnafın kepengini kaldırdığı, Mansur Başkanın dayanışma belediyeciliğine davet ettiği bir kadının veresiye defterini kapatmasını alkışladığı, İzmir Cemil Tugay’ın genç kızlarla, kadın öğrencilerin gitar çalışına eşlik ettiği, emekçilerin Candan Yüceer tarafından ziyaret edildiği, topuklu efenin sera ziyareti yaptığı bir filmi hukuki inceleme yapıyoruz diye 20 gün tuttular.

-AKP’nin filmini bir günde yayına aldılar, bizimkini almıyorlar, şimdi diyorlar ki biz 20 gün önce başvurduğumuz halde, mart ayı için rezervasyonlarımız dolu. Kamu yayıncılığı, parası ile reklam yayınlamıyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Korkunç bir süreçteyiz. Şimdi göz önünde TRT bunu yapıyorsa, arka tarafta MİT ne yapıyor? Daha ne söyleyeyim ben. Kimseyi yıpratmamak, devletin kurumlarını yıpratmamak için yaşadığımız bazı şeyleri söylemek istemiyorum ama ne kurumlar neler yapıyor.

-Şimdi gelinen noktada onlar da görüyorlar ki, CHP bu seçimi bu sefer tek başına ki aslında tek başına değiliz. Cumhur ittifakının karşısında bir Türkiye ittifakı var. O Türkiye ittifakı ki geçen seçimde millet ittifakına İstanbul’u kazandıran, İstanbul ittifakının çok önemli bir kısmını kapsıyor.

-Çünkü insanlar değişmedi. Saraya itiraz değişmedi, tek adam rejimine itiraz değişmedi. Sömürü düzeni değişmedi, Bahçeli’nin tutumuna itiraz değişmedi. Buna rağmen geçen sefer birlikte olduklarımız, bizimle birlikte değiller.

-Başka adayları var. Ama seçmen ben diyorum, gözünde, gönlünde, yakasında güneş olan iyi insanlar. Milliyetçi demokratlar. Muhafazakâr demokratlar. Kürt demokratlar. Kürt’ü, Türk’ü, Laz’ı, Çerkez’i hep birlikte durma iradesi gösterirse biliyor ki bu rejime karşı dengeyi kuracak. Biz o dengeyi kurmak için sahadayız ve bunu başaracağımıza inanıyoruz.”

Özel, “İstanbul’da bu seçim genel seçim havasında mı geçiyor?” sorusunu şöyle cevapladı:

“İSTANBUL’A GÜNEŞ AÇMADAN, TÜRKİYE’YE BAHAR GELMİYOR”

-İstanbul’un bir özelliği var, ister kabul edelim, ister etmeyelim. Daha doğrusu hepimiz kabul etmek zorundayız. İstanbul’a güneş açmadan, Türkiye’ye bahar gelmiyor. İstanbul’da yağmur, kar yağınca bütün Türkiye’ye kış geliyor. Televizyonların hepsi İstanbul’dan yayın yapıyorlar, İstanbul’da spiker çıkıp da karlı bir güne uyandık deyince, Antalya’dakine kar yağıyor gibi oluyor. Siyasette de böyle.

-İstanbul tabi 3 imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehir. 16 milyon nüfuslu bir şehir. Medyanın, finans çevrelerinin burada olduğu bir şehir ve Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder diyordu ve çok olağanüstü şartlarda, İstanbul seçimleri bir Türkiye seçimi gibi algılanıyor. Bu normal. Bu arada şimdi ben bazı görüntüler oluyor. Bugün de dört ayrı yerde konuştum, Uzunköprü, Keşan ve Edirne’de de büyük mitingler yaptık. Benim mitinglerimin de ana konusu başta emekliler.

-Asgari ücretliler. Yoksullar. Kent yoksulluğu, güvencesizler, işçilerin durumu ve buna karşı eğer 31 Mart’ta, daha doğrusu 1 Nisan’da bu hükümet her şeye rağmen yine bu seçimlerden güçlenerek, gücünü koruyarak, ceza almadan çıktım derse ertesi gün yapılacak bir şey yok. Bir şey yapılacaksa bir gün önce yapılacak, 31 Mart’ta. O açıdan da emeklileri, emekçileri, güvencesizleri, mavi ve beyaz yakalı, gri yakalı bütün emekçileri bu seçimlerde evet yerel yönetici seçilecek.

-Onu çok kıymetlendiriyorum. İnsanların beldesini, ilini, büyükşehrini kimin seçeceğine adayların profillerine, geçmişte yaptıklarına bakarak, adayların profillerine bakarak karar vermeli çok kıymetli. Ayrıca bu yerel seçim bu hükümetin eğer biz her şartta, bunlar 10 bin lira yapmış en düşük emekli maaşını, iktidara geldiği gün 1,5 asgari ücretmiş, 26 bin liraymış bugünkü parayla. Şimdi 10 bin lira yapmış, yine de seçim kazanıyorum derse önümüzdeki 4 yıllık süreçte bu Mehmet Şimşek’in ağzından çıkardığı, diyor ya kemer sıkılacak, sıkı para politikası yani acı reçete, acı ilaç.

-Bunlar acı ilacı saray müteahhitlerine içirmiyorlar ki, bunlar acı ilacı beşli çeteye içirmiyorlar. Bunlar acı ilacı yine gidecekler emekli, emekçi, çiftçi ve esnafa içirecekler. O yüzden 31 Mart gününün böyle de bir önemi var.”

Özel, ana muhalefet partisinin emekliler için atacağı adımların neler olabileceğine ilişkin şunları söyledi:

“MECLİS’İ AÇ DERSE AÇARIZ. ZAM YAPAYIM MI DERSE ‘VER’ DERİZ”

-Biz Meclis kapanmadan bir hafta önce, böyle bir şey yapabilmek için Meclis’i açmak lazım. Biz Meclis kapanmadan bir hafta önce, Meclis’i kapatmayın, 3 gün daha çalışalım. Hatta formülize de ettik. Bir somut, daha kolay tartışılıyor diye dedi ki emekli kart çıkaralım. Emekli karta 7’şer bin lira seyyanen zam verelim.

-En düşük emekli maaşı 17 bin liraya gelsin. Ayrıca bu emekli kartın elektrik, su, doğalgaz faturalarında yüzde 25-40 arasında indirim uygulansın. Yani hiç olmazsa bu zorlu dönemi kolay geçirsin emekliler. Yapın bunu dedik, bir hafta daha çalışalım. Yapmadılar, kapattılar. Geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile emeklilere yapacağının enflasyonu tek hanelere indirmek olduğunu, emeklilerin o süreçte rahatlayacağını söylüyor. Tabi bu büyük bir kandırmaca. Kendi programlarına göre zaten enflasyon 2026 yılının üçüncü çeyreğinde tek haneye iniyor. Hiçbir zaman bunu tutturamadılar.

-Bu hedeflerin hiçbiri tutmadı. Görünen o ki 2028’den önce enflasyonu tek haneli rakama indirmeleri zaten olası değil. Kaldı ki enflasyonun tek haneli rakama inmesi bile hayat pahalılığını durdurmuyor. Enflasyonun sıfır olması hayat pahalılığını durdurur, eksi enflasyon yarattığınızda geriye gider.

-Oysaki daha 2,5 yıl boyunca fiyatlar artacak ve önce yüzde 68 artacak, 70’lere gelecek. Hedefleri tutarsa düşüş başlayacak ama bir yıl sonra fiyatlar yüzde 40 artıyor olacak zaten. Emekli elindeki eriyecek, eriyecek. Teli gereceğim de koyunlar yün toplayacak da ip yapacağım, satacağım borcumu ödeyeceğim.

-Emekli için ipe un serdi Recep Tayyip Erdoğan. Bunu görmek lazım. Ama bekler miyiz? Seçimleri şu andaki trend lehimize görünüyor. Seçimleri başta İstanbul’da kaybettiğini gördüğü, emin olduğu anda yapmak ister mi? Meclis’i aç derse açarız. Zam yapayım mı derse ‘ver’ deriz. Çünkü sonuçta emeklinin cebine konacak her para bizi memnun eder ama ben önümüzdeki 20 günde böyle bir ihtimal görmüyorum açıkçası.”

Özel, “Erdoğan, mitinglerde sizi hedef alıyor, size ‘Özgür efendi’ diyor. Bugün sizin için ‘mazlum’ benzetmesi yaptı” konusuna ilişkin şöyle konuştu:

-Birincisi Özgür Efendiden rahatsız değilim. 20 gün, bir ay düşündü ne diyeceğini. Bir ara CHP’nin malum genel başkanı diye bir, iki söyledi. En sonunda bula bula efendi buldu. Efendi herhalde bizim efendiliğimizden.

-Özgür Efendi diye bir laf bulduysa, desin varsın. Bir problem yok. Türk filmlerinden geçen gün Zübük’ü hatırlattı. Zübüğün kelime anlamına bakıyorsunuz, bir çıkar elde edebilmek için her şeyi göze alan kişi diyor. Egoist, narsist kişilikli birisi filan diyor. Şimdi bizim durduğumuz yer belli. Recep Tayyip Erdoğan bir seçim kazanmak için gün oluyor Abdullah Öcalan’dan getirip mektup okutuyor. Gün oluyor Osman Öcalan’a kamera yolluyor. Öbür gün MHP ile kol kola giriyor. Hüda-Parcıları hapisten çıkarıyor, hepsinin cezalarını affediyor, seçilme yasaklarını kaldırıyor, kimini milletvekili yapıyor, Hüda-Par davasının avukatını ve sanıklarını, Hizbullah davasının baş avukatını milletvekili yapıyor, sanıklarını belediye başkan adayı yapıyor, milletvekili yapıyor filan. Her şeyi göze alıyor.

-Bir gün milliyetçiliği ayaklar altına alıyor. Bir gün milliyetçi, muhafazakâr bir partinin lideri oluyor. Öbür taraftan egoistlik, her şeyi ben bilirimcilik filan. Arkadaşlar dedi ki bu sözlüğü, Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünü yollayalım, okusun dedi. Zübük neymiş? Ben de dedim ki, sözlüğe ne gerek var. Ayna yollayın, baksın aynaya, zübük kimmiş görsün. Güldük, geçtik. Samimi bir dini inancı olmadığı halde dini oy toplamak için kullanan Aziz Nesin’in Zübük’ünü öyle etrafına zübük diyerek geçiyor. Bugün söyledikleri de, hepsi çaresizliğini gösteriyor. Siz bir ülkenin Cumhurbaşkanı olacaksınız, iktidar partisinin genel başkanı olacaksınız, seçimlere 21 gün kalacak, ana muhalefet partisinin genel başkanı sizinle polemik yapmamak için. Benimle kavga etmek için can atıyor. Ama bir sıkıntısı var. O benimle kimlik siyaseti üzerine kavga yapmak istiyor. Benimle, CHP ile en çok kavga yapmak istediği, en kendini rahat hissettiği alanlarda kavga yapmak istiyor. Ben onunla kavgayı göze alıyorum ama o konularda değil en düşük emekli maaşında kavga ediyorum. Çiftçiye yaptığı, bugün 500 bin ton pirinç ithal etmiş. Türk çiftçisinin pirincini almıyor. Uzunköprü’deki çiftçiyi perişan etmiş. Onun üzerinden kavga ediyorum. Yüzde 1 vermesi gereken destekleme primlerini verse 256 milyar verecekken, 80 milyar ödemiş. 178 milyarın peşine düşüyorum. Kur korumalıya verdiğin bu parayı çiftçiye vermedin diyorum, emekçilerin hakları üzerinden kavga ediyorum, böyle olunca da sinirleri bozluyor. Bu sefer onu mu yapalım, bunu mu yapalım diye.”

Özel, “Erdoğan’ın ‘bu son seçimim’” sözüne ilişkin şunları söyledi:

“BEN EMEKLİ KONUŞMAK İSTİYORUM, O CUMHURBAŞKANI’NIN SON SEÇİMİNİ”

“Onu konuşmak istiyor. Ben emekli konuşmak istiyorum, o Cumhurbaşkanı’nın son seçimini… Hatta kendi orta yaptı. Bekir Bozdağ getirdi, Meclis bir daha seçim getirirse olur. Onu bir konuşmak istiyor, ben emekliyi, yoksulluğu konuşmak istiyorum. Ben zamları konuşmak istiyorum. Daha önce 2009’da bir yaptı. 2018’de bir yaptı. Geçtiğimiz seçimlerde bir daha yaptı, son seçimim diye. Bunun son bir kez daha oy verelim filan. Biliyorum, açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama bu son seçimimiz, beni terk etmemelisin filan diye de bir duygusal tarafı da olabilir. Onu kendi yapıyor, ölçecektir, bakacaktır. Biz onlarla meşgul değiliz.”

Özel, “Erdoğan, DEM Parti ayrı seçimlere girmesine rağmen CHP’ye neden DEM Parti üzerinden yükleniyor? DEM Parti ile temas var mı” iddialarına ilişkin şöyle konuştu:

“BEN DEM PARTİ İLE SİYASİ İLİŞKİ YÜRÜTÜYORUM, HERKESLE YÜRÜTTÜĞÜM GİBİ”

-2023 seçimlerinde işleyen, kullanışlı propaganda aygıtını kaybetmek istemiyor. Orada biliyorsunuz montaj videoya kadar tenezzül ettiler. Demokrasilerde, pragmatizm. Faydacılık filan ama tutup da montaj videoya tenezzül etmezsiniz. Dünyanın hiçbir demokrasisinde, gelişmiş demokrasinin hiçbir yerinde kimse rakibini alt etmek için yalan videoya tenezzül etmez. Gerçeğini kullanır varsa bir şey. Ama yalan video. Gittiler orada, işte Kandil alkış yapıyormuş Kemal Bey’e. Kandil Kemal Bey’i destekliyormuş, bir sürü yalan dolan iş yaptılar. Bunu da 14 Mayıs seçimine kadar hoyratça kullandılar.

-Orada daha sonra yapılan değerlendirmelerde CHP’nin bu konuda hata yaptığı, çünkü bu yalanın tutmayacağını, inanılmayacağını düşündüğümüz, bunu yanlanmaya bile tenezzül etmediğimiz ama onların tenezzül ettiği bu işin seçmenin bir kısmında iş gördüğü ve CHP’nin özellikle Kemal Bey onu da ifade ettiğinde biraz başka yönlerden de tartışıldı. Sadece TRT’nin çektiği yerler var dediğinde, TRT’nin, A Haber’in, iktidara müzahir seçmenin hakim olduğu yerlerde seçmenin belki televizyonda sadece o kanalların olduğu seçmenin bundan etkilendiği ve CHP’nin bu işten zarar gördüğü. Adayımızın zarar gördüğü. Videoyu gerçek sandılar. Böyle bir algı oturdu ve yapıştı. Şimdi bunu devam ettirmek istiyor. Tabi biz burada buna izin vermeyeceğimizi baştan ifade etmiştik. Bir yandan o ekonomide zam, zam, zam yapıyor. Zamlar konuşulmasın diye DEM, DEM, DEM demeye başlıyor.

-Ben zamdan dem vurmak istiyorum, o deme zam koymak istiyor. Bunun üzerinden tartışma yaratmak istiyor. Biz buna da itiraz ettik, bu oyuna da gelmeyeceğimizi söyledik. Ayrıca ben şöyle bir şeyi çok net söylüyorum, bir daha bir daha açmakta fayda var. Biz DEM ile kongremiz bitti, DEM’in eş genel başkanları aradı beni, ayrı ayrı sağ olsunlar. Tebrik ettiler. Bir Eş Genel Başkan da ‘Yüz yüze de ziyarete geleceğiz’ dedi. Bir süre bekledikten sonra, biraz zaman geçince biz fark ettik ki onların kongresi bizden önce olmuş. Sayın Genel Başkanımız bizim kongre telaşında onları ziyarete gitmemiş. Partilerin birbirine nezaket ziyareti. Ben gittim. Sonra da onlar bize geldi. Kamuoyunun önünde, aşağıda basın toplantımızı da yaptık. Meclis’te gruplar arası bir görüşme gibi değil, gittik ve geldik. Görüşmemizi yaptık. Çünkü siyasi partiler kanuna göre kurulmuş, her bir milletvekili aday olurken temiz kağıdını savcılıktan almış. Bu konuyla ilgili Meclis’te grubunu kurmuş. 6,5 milyon oy almış siyasi parti, biz görüşüyorsak görüşüyoruz diyoruz ve bunu gizlemiyoruz. Hatta şunu söyleyeyim. Bana partiniz de bir şeyle övünme hakkınız olsa, ben derim ki CHP geçen bayram ve ondan önceki bayramlarda tüm siyasi partilerle bayramlaşabilen tek parti. Bu önemli bir şey. Şimdi AKP ve MHP, DEM ile bayramlaşmıyor. İYİ Parti ile de bayramlaşmıyor, MHP filan. Peki DEM ile bayramlaşmıyor da bayramdan önce veya bayramdan sonra Meclis’te arka odada ne oluyor? DEM’in grup başkanvekilleri geliyor, doğal olarak, olması gerektiği gibi AKP grup başkanvekilleri ile bayramlaşıyor, sarılıyorlar. Hatta her hafta geçtiğimiz dönem, benim görev de yaptığı onlarca Meclis başkanvekili ile bayramlaştım. Bizim arka oda var, arka odanın yetkilileri zaman zaman genel başkanlar filan da olur. Şimdi bu sistemde olmuyor, genel kurula girmedikleri için. Özel oturumlarda, 23 Nisan olur, 1 Ekim özel oturumu olur. Arkada genel başkan da çay içer. Şöyle oluyor. HDP Meclis Başkanvekili yönetiyor oturumu, ara veriyor. Grup başkanvekillerini arkaya çağırıyor, zaman yok. Zaten öyle dışarıya çok gidilmez. Usuldendir, âdettendir masa kuruluyor. Masanın başına, bizim dönemimizde Nimetullah Erdoğmuş geçiyor. Şimdi Sırrı Süreyya Önder geçiyor. Yemeği de o ısmarlıyor, parasını da o ödüyor. Yanında MHP’nin, AKP’nin grup başkanvekili oturuyor. Bayramsa sarılıyor, öpüşüyor, ayrılıyorlar. İçeride bunlar oluyor, dışarıda riyakarlık, sahtekarlık oluyor. Biri çıksın desin ki bana, Bekir Bozdağ çıksın desin. AKP’nin herhangi bir grup başkanvekili desin. Biz bayramlaşmıyoruz ya, içeride de sizle bayramlaşmıyoruz desin. El de sıkışıyorlar, öpüşüyorlar da sarılıyorlar da. Haftada 3 akşam birlikte yemek de yiyorlar Meclis’te, arka odada. Kapının önünde poz kesiyorlar. Şimdi CHP mi demleniyor? Bunlar mı demleniyor? Ben DEM Partisi ile siyasi ilişki yürütüyorum, herkesle yürüttüğüm gibi. Bunlar arkada her şeyi yapıyorlar ki bu benim gördüğüm. Bir de görmediğim yerde başka temasları da olabilir. Her partinin her parti ile olabilir. Ama kendi seçmenlerine ‘Görüşmüyoruz, konuşmuyoruz’ diyorlar. ‘Biz onlarla bayramlaşmayız. Onlar terör örgütünün uzantısı, biz onların kanlı ellerini sıkmayız’ diyorlar. İçeride el ele, diz dize oturuyorlar. Böyle bir riyakarlık, sahtekarlığı yapıyorlar, yapmıyorlarsa ‘Yapmıyoruz’ desinler. Buradan söylüyorum. Bu kadar net.

Özel, kent uzlaşısı tabirine ilişkin şunları söyledi:

“BİZİM NE İYİ PARTİ NE DİĞER PARTİLERLE VARILMIŞ BİR İTTİFAK ANLAŞMAMIZ YOK”

“Türkiye ittifakı ile ilgili temas etmek isterdik. Çiçekleri yaptırdık, gittik. Boş döndük. Türkiye ittifakını biz seçmenin vicdanını sandıkta kurmasını bekliyoruz. Bu net. Seçmenin vicdanı sandıkta birleşecek. Biz İYİ Parti ile görüşme yapmak istedik, onlar görüştüler, olmaz dediler. Sonra biraz önce dediğiniz gibi Balıkesir özelinde bir çağrımız oldu, konuşmalar filan oldu ama olmadı. Bizim ne İYİ Parti, ne diğer partilerle varılmış bir ittifak anlaşmamız yok.”

Özel, “Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Saadet Partisi ile temas oldu mu?” sorusuna ilişkin şöyle konuştu:

“Şöyle oldu mesele, Gelecek Partisi’nin seçim stratejisini açıkladılar. Onlar birçok farklı yerlerde farklı adaylar destekliyorlar. Kendilerine göre tutarlı bir çizgi içindeler. DEVA Partisi birçok yerde kendi adayını gösterdi. Saadet Partisi’nin bazı yerde aday göstermesi bizim lehimize. Bazı yerde göstermese lehimize. Ufak tefek temaslar var ama kurumsal olarak Ankara’da oturup bir masa kurup anlaşmak yerine, Temel Başkanımızla, Sayın Karamollaoğlu ile bir çay sohbeti yaptık. Bizi ziyarete geldiler. O ziyarette de şey dedik, burada bir ittifak olmaz ama yerelde yerel örgütlere yetki verelim. Eğer anlaşabiliyorlarsa, birbirlerine katkı sağlayabilecek ya da birbirlerine zarar vermeyecek. Belli yerlerde belli temaslar, ufak tefek paslaşmalar filan var.”

Özel, Hatay’la ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“HATAY’DA ARTIK KAFA KAFAYA BİR DURUMDAYIZ”

“Yüksek riski de gördük, orta riskten düşük riske doğru ilerledik şu anda. Yani Hatay’da artık kafa kafaya bir durumdayız. Lütfü Savaş her geçen gün trendini kendi söylediği gibi artırıyor. Kendi umduğu gibi artırıyor.”

Özel, İstanbul, Ankara, ve İzmir’de seçimde neler olacağına ilişkin soruya şu cevabı verdi:

“ANKARA’DA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI YARIŞI BİTTİ”

-Ankara’da, bunu sakın kimse seçmene saygısızlık olarak düşünmesin, o anlamda söylenmiyor ama bu anket firmalarının deyimiyle Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığı yarışı bitti. Dün Mansur Bey de aynı şeyi söylemiş. Son kararı 31 Mart’ta seçmen verecek. O ne derse o olur. Rekor oyla geliyor. Artık Ankara’da karşı kampanya yürümüyor bile. Mansur bey inanılmaz bir şekilde. 60’ı zorlar denen Mansur Beyin, yarın öbür gün geride kalırsa şey olmasın ama 65-70 arası oya doğru gittiği söyleniyor.

-Ankara’da yarış büyükşehir belediye meclis çoğunluğunu garanti şekilde sağlayıp, sağlayamama. CHP biliyorsunuz, yıllardır 2’ydi, geçen seçim 3 belediyemiz var. Şu anda 8 belediye, 10 belediye alma noktasında filanız. Ankara’da inanılmaz bir ivmelenme var. Etimesgut, Mamak çok iyi. Gölbaşı çok iyi. Keçiören’de birkaç puan öne geçmiş durumdayız. Mansur Başkanın Beypazarı ilçesi alınıyor filan. Böyle inanılmaz şeyler var. Polatlı Belediye Başkanı bize geçmişti, adaylaştırdık. İstanbul’da da herkes bildiği için. KONDA’nın anketi ki, Bekir Ağırdır’ın. En yanılmaz firmalardan biri olarak itibarlı firmadır. 7 puan önde. İstanbul, Ankara, İzmir’de risk görünmüyor. İzmir’de şöyle bir şey var.

-Büyük bir değişim ateşi yaktık İzmir’de. İzmir’de bunu hep söylemek istiyorum. Hatta size bakarak anlatayım. Cumhuriyet tarihi boyunca İzmir’deki kadın belediye başkanı sayısı 6. 3’ü de bu dönem. Selçuk, Karaburun ve Fatma Çalkaya çok sevdiğimiz başkanımız. Son 5 yıla kadar 3 tane olmuş, son 5 yılda da 3 tane. Bu dönemde seçilecek yerden 9 adayımız var. 20 bin, 30 bin nüfuslu ilçelerde değil İzmir’in 4 büyük ilçesinin üçünde. Karşıyaka, Konak, Karabağlar’da kadın aday gösterdik. Toplam 9 kadın aday gösterdik. Bu 9 kadın aday çok büyük metropollerde var. Geleceğin İzmir’den kadın yerel yöneticilerini, büyükşehir belediye başkanını, ileride iktidarımızın kadın bakanlarını yetiştirdiğimiz çok kuvvetli CV’lerin olduğu bir yer. İzmir’de 40 yaş altında 12 belediye başkan adayı var.

-Bugün Kartal’daydık, 32 yaşında seçtiğimiz Gökhan Yüksel bugün ikinci kez aday. Ama İstanbul Tuzla’da 31 yaşında, Avcılar’da 32 yaşında. Caner Caykara ve Eren Ali Bingöl arkadaşlarım adaylar. Bir ara CHP şöyle bir şeye düştü. 35 yaşında birini aday yapmak istiyorsun, tecrübesiz yapamaz. Yahu Deniz Baykal 34 yaşında milletvekili, 35 yaşında Maliye Bakanı. Ahmet Taner Kışlalı, 38 yaşında Kültür Bakanı. Bülent Ecevit, 35 yaşında Çalışma Bakanı. Baykal sonra Enerji, Tabi Kaynaklar Bakanı. İkinci bakanlığında bütün madenleri kamulaştırıyor. Ali Topuz ve Önder Sav 34 yaşında bakan. CHP, 1970’lerde bunu yapmış. Bugün geldiğimizde CHP’nin kadınları ve gençleri. Aday gösteriyorsun, 35 yaşında yapamaz, çok tecrübesiz. O yüzden buna inat, İzmir benim 10 yaşından beri yatılı okuduğum, üniversiteyi okuduğum, askerliğimi yaptığım şehir olarak İzmir’de büyük bir değim ateşi yaktık.

“İZMİR’DE BENİM GÖNLÜMDEN BİR BÜYÜK REKOR GEÇİYOR”

-İzmir’deki önceki dönem başkanlar başka bölgelerde olsalar belki çok geçer not alabilecekken, İzmir’in seçmenin notu kıt. CHP’den beklentisi büyük. Şehircilikle ilgili beklentileri büyük. O yüzden İzmir’de bir büyük değişim yaptık ve ben İzmir’de şöyle. Geçen seçimde İYİ Parti vardı, iddialı adayları vardı. DEM Parti’nin adayı yoktu. Şimdi adayları var. Birçok ilçede adayları var. Kaçınılmaz olarak bir oy kaybı olabilir ama o kadarlık oy kaybı beklemiyoruz. İzmir’de benim gönlümden bir büyük rekor geçiyor. İlçe belediye sayısı açısından. Keşke 30’da 30. 30’da 28 olsa. 30’da 26 olsa. Ama baya iyi bir noktaya geleceğimizi görüyorum. İzmir’de büyükşehirde de her geçen gün ivmelendik. Farkı açıyoruz. Zaten İzmirli CHP’ye hep sahip çıkıyor ama bu sefer İzmir’in sokağında şu var. İtirazlarımız, beklentilerimiz duyuldu. İzmir belediye başkan adayım 30, toplam bildikleri yabancı dil sayısı 42. İzmir’i bambaşka bir kent haline getirecek bir müthiş ekip. CV’leri ile, sivil toplumdan geliyorlar, yüksek lisansları şehircilik. Bir bütün ekip olarak da sadece kendi ilçelerinde değil. Büyükşehrin orkestrasyonu ile. Sürdürülebilir kalkınmada Türkiye’nin bir numaralı belediyesi Karşıyaka Belediyesiydi, sürdürülebilir belediyecilik uygulamalarında. Tam da İzmir Büyükşehir’in buna ihtiyacı var. İzmir’de bu dönem hem seçimde hem de yönetimde 5 yıl boyunca devrim yapacağız. İzmir beklediği atılımı bu dönem gerçekleştirecek.”

Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek olmak için İstanbul’a gitmesine ve ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemil Tugay’ın açıklamalarına ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“EKREM BAŞKAN BENİ ARADI, TUNÇ BAŞKANIN ARADIĞINI, BİRLİKTE ÇALIŞMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ”

“CHP, Jandarma Komando Tugay’ı değil. Bu parti çok sesli bir parti. Herkes partiye zarar vermediği sürece istediğini söyleyebilir. Geçen hafta Ekrem başkan beni aradı, Tunç başkanın (Soyer) aradığını, gelip bir gün birlikte çalışmak istediğini söyledi. Peki ‘İzmir’de çalışıyor, bir mahsuru olur mu’ dedi. ‘Bir mahsuru olmaz, İzmir’de de çalışacak inşallah’ dedim. Serzeniş haklı. Soyer bir önceki başkan Aziz Kocaoğlu’nun yerine geldi. Aziz Kocaoğlu aday gösterilmedi, Soyer için topuyla tüfeğiyle çalıştı. Hepimiz çalıştık. Geçen sefer Tunç Soyer’in adaylığını ben destekledim. Bu sefer kendisinin adaylaşmamasının gerekçesi olan anketi de kendisiyle paylaştım. Kendisine uluslararası bir görev teklif ettim. Kabul edemeyeceğini söyledi ve şimdi İstanbul’da. Bu aşamada İzmir’de Tunç Başkan’dan beklenen bütün gücüyle Cemil başkan ve partisi için çalışmasıdır. Onu yapmadan İstanbul’a gelmenin İstanbul’da kapılar açık, gelebilir ama İzmir’de de üstüne düşeni yapmalı, öbür türlüsü doğru olmaz. Partililik kimliğiyle bağdaşmaz.”

Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerin seçimlerde aday gösterilmediği iddiasına ilişkin soruya şu cevabı verdi:

“BEN KİMSEYİ ‘DEĞİŞİMCİ’ DİYE ÖDÜLLENDİRMEDİM. ‘DEĞİŞİMCİ’ DEĞİL DİYE DE CEZALANDIRMADIM”

“Bu söz edenlerin kendi adaylaşmamalarına buldukları bahane ve yanıltıcı bir iletişim. Çok net. Ahmet Akın, Kemal Bey’in Genel Başkan Yardımcısı ve en baş destekçisi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Kemal Bey’in en büyük destekçisi. Adana, Zeydan Başkan kurultayı bana zindan eden kişi. Mersin. Ben 1 tane oy almadım Mersin’den. Aydın. Gittiğimde delegelerle dahi görüşememiştim. İki oy aldım herhalde. Ama Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız aday. Antalya aday. Hangi birini sayayım. Hepsi aday gösterildi. Şöyle bir kural var mı? ‘Kemal Bey’i destekleyen herkes yeniden aday gösterilecek. Gösterilmezse ben Kemal Bey’in yanındayım diye.’ Bu bana da haksızlık, Kemal Bey’e de. Böyle bir şey olmaz. Partiye de haksızlık. Ekrem Başkan dışında kim vardı? Mansur Başkan dahi Kemal Bey’e imza vermişti. Ekrem Başkan dışında hangi büyükşehir belediyesi beni destekliyordu da… Tamamına yakınını adaylaştırdık. O bana sorulacak soru değil. Ben kimseyi ‘değişimci’ diye ödüllendirmedim. ‘Değişimci’ değil diye de cezalandırmadım.”

Özel, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesinin ardından Alevi yurttaşlardan kopuş var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“BENİM ÖZEL KALEMİM, AVUKATIM, EN YAKIN ARKADAŞIM VELİ AĞBABA ALEVİ”

“Alevi yurttaşlardan aldığım alkışı Sünni yurttaşlardan alamıyorum. Alevilerin coşkusu her zaman Sünni seçmenden fazla. İnanılmaz bir coşku var. Gittiğim her yerde Alevilerle aram çok iyidir. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, benim de avukatım, hepimizin çok sevdiği 31 yaşındaki genç bir arkadaşımız. İnanılmaz liyakatli ve Alevi. Benim özel kalemim, avukatım, en yakın arkadaşım Veli Ağbaba Alevi. Bizim partide böyle şeyler yoktu. Çok berbat bir grup var. Bu grubun içinde gerçek kişiler de var. Bu grubun içindeki gerçek kişilerin en büyük zararı Kemal Kılıçdaroğlu’na. Abuk sabuk paylaşımlar. Yok Alevilere şunu, bunu yaptılar. Çok fena, şuursuz şeyler var. Alevilere saldıranlar var. Her biri birbirinden berbat.”

Özel, Afyon Belediye Başkan adayı Burcu Köksal ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında yaşananlara ilişkin şöyle konuştu:

“Genel başkan belli bir sözü söylediğinde o iş orada biter. Ben Burcu Köksal’ı bu sürecin sonunda partiden kaybederek ki Afyon’da seçimi alıyor, almaya doğru gidiyor. Esas telaş, ona sürekli saldırmaları o yüzden. Benim tarafları dinlemem, tansiyonu yönetmemi düzeltme yapılacaksa yaptırmam Burcu Hanım da bir düzeltme yaptı. Bu da bir süreç. Bu süreçler iyi yönetilmesin diye gayret edenler de vardı. Burcu Köksal’la telefonda konuştum. ‘Böyle bir laf çıkmış. Ben aşağıdaydım, o gürültü içinde duymadım. Bunu düzeltebilir miyiz’ dedim. Ben düzelttim. Bu ifadenin doğrusu budur diye.

“AHMET TÜRK DE ‘EKREM BAŞKANLA GENEL BAŞKANIN TAVRI SORUNU ÇÖZDÜ’ DEDİ”

O (Burcu Köksal) beni düzeltmedi. Algıyla olgu yer değiştirdi. Ben Burcu’nun kullandığı cümleyi siyaseten sorunlu, hatalı buluyorum. O dedi ki ki bana ‘eş başkan’, ‘Bu belediyeyi DEM Parti’yle yöneteceksin’ diyorlardı. ‘Ben de ne DEM ile ne HÜDAPAR’la yönetmeyeceğim’ diyordum. Bunu ifade etmek için ‘Ben belediyenin kapıları DEM hariç herkese açık’ dedim. Ben DEM Parti’yi kastettim, diyor. Bu bir ayrımcılığa varabilecek bir söylem. Hızlı bir şekilde ben düzelttim. Burcu Köksal, milliyetçi hassasiyetleri yüksek bir arkadaşımız. ‘DEM Parti ile yöneteceksiniz’ lafından kurtulabilmek için yaptığı bir iş. Olmadık yerlere gitti. Süreci sakin ve doğru bir şekilde yönettik. Ekrem başkanla birkaç kez konuştuk. İBB, Kürtlerin de belediyesi. Kürtlerin de oy vererek seçtirdiği ve Kürt seçmenin memnun olduğu bir belediye başkanı. Keza Mersin ve Adana öyle. Birçok ilde Kürt seçmenin desteği kritik. Bugün Ahmet Türk de ‘Ekrem başkanla genel başkanın tavrı sorunu çözdü’ dedi. Ben de Ahmet Türk gibi bir kanaat önderinden bunu duymuş olmaktan memnumum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-anket-aciklamasi-uc-buyuksehirde-risk-yok/feed/ 0
İmamoğlu: İstanbul’a Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı 5 yılını yaşattık https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbula-turkiye-cumhuriyeti-tarihinin-en-basarili-5-yilini-yasattik/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbula-turkiye-cumhuriyeti-tarihinin-en-basarili-5-yilini-yasattik/#respond Mon, 01 Apr 2024 21:12:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5472 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Pendik Belediye Başkan Adayı Tarık Balyalı ile birlikte ilçenin kanaat önderleri ile buluştu.

Dumlupınar Mahallesi’ndeki bir restoranda gerçekleşen buluşmada, İmamoğlu ve Balyalı birer konuşma yaptı. Birbirinden farklı toplum kesimi ve meslek gruplarından oluşan 117 kanaat önderine konuşan İmamoğlu, 2019 yerel seçim sürecinde yaşanan mazbata krizini ve seçim iptali sürecini anlattı.

İmamoğlu “Seçimi kazanan bir insanın karşısına dikilerek, uyduruk bahanelerle… Sandıkta ‘teröristler’ vardı. Hiç unutmuyorum bakanın tarifini; ‘Sandıkta 700 terörist tespit ettik’ demişti. Terörle bağlantılı ve bu ve buna benzer sebeplerle, aynı zarftan çıkan 4 oyun, sadece bir tanesini iptal ettiler. 4 oy çıkıyor ve 1 tanesini iptal ediyorlar. Düşünsenize; yani o sandık başındaki ‘700 terörist’, 4 oyun 3’ünü sayarken sorun çıkarmıyor, ama Ekrem İmamoğlu’nu sayarken problem çıkarıyor minvalinde. Kime anlatsanız gülerler. Ama bu trajikomik durum, aynı zamanda beni çok derin üzen bir konudur. İptal edildi seçimimiz. Ardından milletimiz hassasiyet gösterdi ve işin farkını daha farklı bir boyuta taşıyarak, bana görevi tevdi etti” dedi.

PANDEMİ VE EKONOMİK KRİZİ ANLATTI

Göreve geldikten 6 ay sonra pandemi ve ekonomik kriz ile uğraşmak zorunda kaldıklarını hatırlatan İmamoğlu “Yani ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ diyerek, ekonomi kurallarını ne yazık ki altüst eden bir anlayış, bizleri dünyanın en yüksek enflasyonuna, paramızı pul eden anlayışa, bankalarımızı krize sokan, güvensiz bir piyasa hareketi oluşturan bir sürece evirdi. Cebinize 14 yıl önce giren 200 lira, 130 doların üzerinde dolar satın alıyordu. Şu anda 6 dolar satın alabiliyor. Çökerttik paramızı. son periyotta, bir 10 yıllık döneme bir bakın. 10 yıl içerisinde kötü hamleler bizi buraya kadar taşıdı. Bu ekonomik kriz de bizimle beraber yürüdü bu beş yıllık süreç içerisinde” diye konuştu.

“ANKARA’DAN ESEN KRİZ RÜZGARI”

Görev süresi boyunca soruşturmalar ve uyduruk davalarla, siyasi yasaklarla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken İmamoğlu “Hiçbir gün olmadı ki Ekrem İmamoğlu, sabah kalktığında, Ankara’dan esen bir kriz rüzgarı esmiş olmasın. Yani aşağı yattılar Ekrem İmamoğlu, yukarı kalktılar Ekrem İmamoğlu Böyle bir zaman dilimiyle 5 yıl geçti” dedi.

“VATANDAŞTAN SADECE YOKSULLUK DİNLİYORUZ”

5 yıllık dönemde sosyal yardımları 6 katına çıkardıklarını vurgulayan İmamoğlu “Peki keyiften mi yaptık bunu? Hayır. İnsanımızın zorda olduğunu, sıkıntıda olduğunu, taleplerin arttığını gördüğümüz için. Peki neyle gururlanırsın? Elbette vatandaşımın yoksulluğunda, ihtiyacında ona yetişebilmenin, ona katkı sunabilmenin Türkiye’deki ekonomik koşulların sıkıntıya soktuğu insanlarımızın yanında olabilmenin gururunu yaşarım. Ama keşke milletimizin zenginliğiyle gurur duyabilseydik. İstanbul gibi bir şehirde, sadece ve sadece insanlarımızdan yoksulluk dinliyoruz. Emeklilerimizin derin yoksulluğunu dinliyoruz. Çocuklarımızın okula aç gitmesini duyuyoruz. Ve politikalarımızı buna göre büyütmek zorunda kalıyoruz. İnsanlarımızın yanında olmak zorunda kalıyoruz” dedi.

“DALGA GEÇTİKLERİ HİZMETLERİMİ VAAT EDİYORLAR”

İmamoğlu şunları söyledi:

* “Bizim çocuklara süt dağıtmamızla dalga geçtiler. Şimdi biz ne vaat ettiysek, aynı vaatleri bu seçimde veriyorlar. Versinler. Bizim her vaadimiz insanımız için. Bizim vaatlerimizi bir başka partinin, bir başka adayın kullanması tam aksine mutlu eder. Kullansınlar. Ama zamanında dalga geçtikleri bazı hizmetlerimizi bugün sahiplenerek ifade etmeleri, şunu da gösteriyor; iyi bir muhalefetin bu şehre, bu ülkeye aslında farklı açılımları getirebildiğini de gösteriyor. Bu bağlamda biz, güçlü bir muhalif düşünceyi iktidara taşımanın da gücünü yaşıyoruz ve taşıyoruz. Ama bu iktidarın bir farkı var. Bizim iktidar yürüyüşümüz, siyasi parti iktidarının ötesinde bir yürüyüştür. Yani biz, partiler ötesi bir ittifakı kurup, toplumsal bir ittifak üzerinden, bir nevi ayağa kalkışı, bir nevi dirilişi, bir nevi güçlü bir siyasal değişimi var edebilme yürüyüşüdür. Bu bağlamda ben, sorumluluğumu görüyorum. Bunun ana merkezi de İstanbul’dur. Bunu İstanbul’dan başarabiliriz. Bu çok başka bir yere doğru gider.”

“EN BAŞARILI 5 YILINI YAŞATTIK”

Halk Süt, Anne Kart, Kent Lokantaları, Bölgesel İstihdam Ofisleri başta olmak üzere İBB’nin sosyal hizmetlerinin gördüğü ilgiye vurgu yapan İmamoğlu “İddia ediyorum, sosyal politikalarda Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı 5 yılını bu şehre yaşattığımızı düşünüyorum. Ve bundan asla geride durmuyorum bunu söylemekte” dedi.

“AYNI ANDA 10 METRO YAPMAK CİĞER İSTER”

İkinci başlık olarak da bu şehre kalkınmacı ve icraatçı bir dönem yaşadıklarını anlatan İmamoğlu metro yatırımlarından örnek verdi. İmamoğlu şunları söyledi:

* “Aynı anda 10 metroyu yapabilmek, ciğer ister. İyi bir planlama ister. Bunların hiçbiri hikaye değil. Bizi kirletiyorlar. ‘Efendim biz başlamıştık.’ Neye başlamıştınız? ‘Biz başladık’ dediğiniz metroların 6 tanesine başlamamıştınız bile. Sadece ihalesini yaptınız. Şantiyeyi kurdunuz. Başka bir şey yok. Projesi yok. Kaynağı yok. Metro, öyle kolay iş değil. Projesini bulamamışsın. Bir kuruş para kaynak bulamamışsın. Hepsi stop etmiş. Hatta bunlar, 2015-16-17’de ihale edilen işler. Hatırlarsanız; rahmetli Kadir Topbaş görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. O dönemde atanan diğer belediye başkanı sayın Uysal, geldiğinde bu projelerin, bu ihalelerin tamamını iptal etmişti.

* Kıyamet kopunca -yanlış bir işlem çünkü- tekrar o vatandaşlara tebliğ ile ihalelerin devam ettiğini bildirmişti. Çünkü parası yok, pulu yok. Peki biz ne yaptık? Biz, tam 1.6 milyar Euro bu işlere kaynak bulduk. Ve bu zor ekonomik koşullarda bulduk. Peki aklınıza şu gelmiyor mu? ‘Ya Ekrem Başkan, sen dış kaynak dış kaynak diyorsun da niye devletin kurumlarından para almadın da gittin dışarıdan aldın?’

* İki sebebi var. Birincisi; yurt dışından çok daha uzun vadeli, 10 yıla varan uzun vadeli kaynaklar bulabiliyoruz. İkincisi; devlet kurumlarından bu hemşehrinize, bu kardeşinize, belediye başkanlığı döneminde bir kuruş lira bile vermediler. Bir kuruş lira. Devletin bankaları, kurumları… İller Bankası dahil. Bize 1 lira bile vermediler.Yatırımlarda da Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en başarılı 5 yılını icraatçı ve kalkınmacı alanda yaptığımızı iddia ediyorum. Bu iddiam da yine rakamlarla sabittir.”

“PARTİCİLİK, PARTİZANLIK YAPMADIK”

İmamoğlu, üçüncü başlığın adaletli şehir var etmek olduğunu dile getirerek açılan kreşleri, üniversite öğrencilerine verilen bursları, yurtları anlattı. İmamoğlu “Bir; sosyal politikalarda Türkiye Cumhuriyeti’nin en başarılı 5 yılı. İki; kalkınmacı, icraatçı bir politika noktasında Türkiye’nin en başarılı 5 yılı. İddiamız budur. Hesap veriyorum. Üçüncüsü; adaletli bir yönetim olma konusunda da en başarılı, en adil yönetim olduğumuzu düşünüyorum” dedi. İmamoğlu, belediye olarak particilik ve partizanlık yapmadıklarını vurguladı.

“BU ŞEHRİN 1 LİRASINA LEKE GETİRMEDİK”

İmamoğlu şunları belirtti:

* “2014-2019 döneminde geliri, bizim dönemden 2.5 milyar dolar daha fazla. Harcamalar bizim dönemde, bizden önceki 5 yıldan 4.2 milyar dolar daha az. Bizim dönemde gelir de 2.2 milyar az. Hem aldığımız para az ve harcadığımız para çok az. Bütün bu başarıları ona rağmen yaptık. Ve bizim bizden önceki beş yılda yani 2014-2019’daki demir rakamıyla bugünün demir rakamıyla kıyaslayamazsınız bile. Bir de bizim dönemde inanılmaz bir emtia farkı da var. Buna rağmen biz bu işleri başardık.

* Peki nasıl oldu? İsrafı engelledik, tasarruf yaptık. Ona, buna dağıtmadık. Milletin parasın vallahi millete dağıttık. Başka hiçbir şey yapmadık. Ve ben hep söylüyorum. Bereket bir kavramdır. Bereket tariflenebilir. Ekonomik kurallar üzerinden ticaret kuralları üzerinden gerçekler ama bir de tariflenemeyen bereketin manevi tarafı da vardır. Biz bu şehrin belediyesini yönetirken o kasanın, o bütçenin parasına el değmeyecek diye bir karar verdik. Eksiğimiz, hatamız olabilir ama biz bu şehrin 1 lirasına bile bir leke, bir zeval gelmemesi için çok etkin çalıştık.”

“YAZIKLAR OLSUN”

Bütün bunları tek başına başarmadığını arkasında 90 bin liyakatli, ahlaklı bir kadro olduğunu vurgulayan İmamoğlu “Her ne kadar bakanlar çıkıp benim yanımda çalışanlara ‘belediyede şu kadar terörist var’ diye anons etme hadsizliğini yapmış olsalar da sonrasında ne o sandıkta bir tane buldular, ne de İBB’de bir tane terörist buldular. Yazıklar olsun. Başka bir şey demiyorum. Yazıklar olsun. Ama biz milletin evladı 90 bin çalışanımızla, yöneticileriyle bu başarılar elde ettik” dedi.

“BİR KİŞİ NE DERSE O OLUYOR, BUNU DEĞİŞTİRMEK ZORUNDASINIZ”

İmamoğlu şöyle devam etti:

* “Mesela Ekrem İmamoğlu’na hiç kimse, bir kişi olarak talimat veremez. Ama 16 milyon bana talimat verir. Biz talimatı da uyarıyı da ikazı da öneri noktasında 16 milyon insanı birinci sıraya koyarız. Bizim karşımızdaki anlayış artık şuna evrildi; bir kişi ne derse o oluyor. Bunu değiştirmek zorundasınız. Bunun A partisi, B partisi yok. Bugün bu anlayışın ülkeye de zararı var kendi partilerine de zararı var. Böyle siyaset olmaz. Böyle anlayış olmaz.

“KAPIMI ÇALAMADILAR”

* Siz, kimi seçeceğinize karar verin. Bir kişiden talimat alanı mı seçeceksiniz? Ortak akılla doğruları yapma gayretinde milletiyle beraber, milletiyle şeffaf düşüneni mi? Pendik’te de öyle, İstanbul’da da öyle. Biz buna talibiz. Ben 39 kuz ilçeye eşit hizmet taşıdım. Niye biliyor musunuz? Ben Beylikdüzü’nde belediye başkanıyken benim kapımı çalamadılar. Telefonumu açamadılar. Randevu vermediler. Niye? CHP’li ya Ekrem İmamoğlu, vermeyin. İlçeme bir kez ziyarete gelmez mi büyükşehir yöneten bir belediye başkanı. Peki ilçemde iş yapmaz mı, vallahi yapmadılar. Biz her yerde yaptık. Partizanlığı o anlamda da bitirdik.

“ÇARPILIRLAR EKREM’LE YAN YANA GÖRÜNÜRLERSE”

* Pendik’e en az 25 defa gelmişimdir. Ben yapılmamışı yapıyorum. Belediye başkanına mutlaka haber verdiririm, davet ederim. Ben Pendik Belediyesini ziyaret ettiğimde bir kez masaya oturduk. Ondan sonra sayın başkanı, 20 kez davet ettiğim bir açılışa, bir toplantıya bir buluşmaya, bir şantiye ziyaretine bile bak gelmemiştir demeyeceğim, gelememiştir. Gelemez. Çarpılırlar Ekrem’le yan yana görünürse bunlar. Bir kişi onlara parmağını gösterir.”

“KORKUYU SİLİN ATIN”

Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçede dönemin başbakanının katılacağı İSKİ açılışına kendisini nasıl zorla davet ettirdiğini anlatan İmamoğlu, sözü en son yaşanan davet krizine getirdi. İmamoğlu, şunları söyledi:

* “Bana 5 yıl üzerine ilk kez bir davet geldi. Ben de çıktım otobüsün üstünde dedim ki ‘Allah razı olsun. 5 yıl üzerine beni ilk kez davet ettiler’ dedim. Aday hemen yetişti; ‘Ne daveti? Yok öyle bir davet. Nereden davet edildi? ‘ Sanki davet etmek ayıp. Davet etmek bizim kültürümüzde var. Davete icabet de bizim kültürümüzde var. Sonra bakanlık tutuştu. Sonra belediye aradı, ‘acaba sehven mi yolladık?’ Yahu telaşa bakar mısınız? Bu ne biliyor musunuz? İşte o bir kişiden talimat almanın, o bir kişinin yarattığı korku. Bu korkuyu silin atın kardeşim. Korku duvarlarını yıkın. Cumhuriyet rejimi var bizde. Demokrasi var.

* Cumhuriyet ve demokrasinin olduğu yerde yönetici, vatandaşına had bildiremez. Yönetici, vatandaşının karşısında haddini bilen olur. Öyle had bildirmek yok. O bakımdan diyorum ki biz fikri hür, vicdanı irfanı hür, sizinle konuşan, sizi dinleyen, sizin düşüncelerinizi alan yasaya, hukuka uygun bir süreç yöneten, ahlaklı, erdemli, partizanlık yapmayan, particilik yapmayan iki adayınız var. Birisi Pendik’te Tarık Balyalı. Öbürü İstanbul’da Ekrem İmamoğlu. Biz oyunuzu istiyoruz sevgili hemşerilerim. Oyunuza zeval getirmeyiz. Oyunuzu gururla taşırız. Karşılığını veririz. Halkımıza veririz. Milletimize veririz. Bu şehrin evlatlarına veririz.

“UNUTUN BÜTÜN SİYASİ EZBERLERİNİZİ”

* Unutun bütün siyasi ezberlerinizi çünkü biz de unuttuk siyasi ezberlerimizi. Bir başka bir memleket hayal ediyoruz. İnsanların birbirine karşı siyaset üzerinden düşmanlaştığı değil, siyaseti ideolojiyi bir zenginlik olarak görüp bu ülkenin bu şehrin bütün etnik gruplarını, bütün kültürlerini, bütün inançlarını, her şeyini kol kola omuz omuza bir şehir ve bir ülke var etme çabası içindeyiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbula-turkiye-cumhuriyeti-tarihinin-en-basarili-5-yilini-yasattik/feed/ 0
Özel: Tarihe AKP iktidarını bitiren genel başkan olarak geçmek istiyorum https://www.foxhaber.com.tr/ozel-tarihe-akp-iktidarini-bitiren-genel-baskan-olarak-gecmek-istiyorum/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-tarihe-akp-iktidarini-bitiren-genel-baskan-olarak-gecmek-istiyorum/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:15:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5426 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Önümüzde yapılacak genel seçimlerde partiyi iktidar yapacağım. Yapmazsam bir gün görevde durmam. Olağanüstü kongreyi toplarım kendim de aday olmam” dedi.

HaberTürk TV’ye konuşan Özel, yerel seçim gündemi ve bir sonraki genel seçimlere dair değerlendirmelerde bulundu.

CHP’nin Afyonkarahisar Belediye Başkan adayı Burcu Köksal’ın “Seçildiğimde Afyonkarahisar Belediyesinin kapıları, DEM Parti hariç bütün siyasi partilere açık olacak” ifadeleri sorulan Özel, Köksal’ın konuşmasının içeriğini fark etmediğini, fark etmesi halinde uyarıda bulunacağını belirtti.

BURCU KÖKSAL AÇIKLAMASI: ORADA FARK ETSEM DÜZELTİRDİM

Özel, şunları söyledi:

– Ne konuşulduğunu fark etmedim. Fark etsem orada bir düzeltme yapardım. Burcu’nun üslubu nettir, serttir, hatta iktidar açısından tahrik edicidir. Burcu Hanımın Afyon’da siyaseten çatıştığı bir ekip de var. İki ekip birden gelip istediler. Adaylaşmasının önünde hiçbir engel yoktu. Aradım, sordum.

– Dedi ki, ‘Başkanım burada ana propaganda şu: ‘Belediyeyi DEM Partililerle birlikte yönetecek, bunlar burada gizli ittifak yaptılar’ diyorlar. Ben de diyorum ki sizin gibi gizlemem. Ne HÜDA-PAR derim ne DEM derim. Ben belediyeyi kendim yöneteceğim, DEM Parti’yle değil. Bunu söylüyorum’ dedi. Ben kendisini aradım ‘Burcu böyle bir ifade olmuş, tansiyon yükselir, bunu Uşak’ta düzeltiyorum’ dedim. O da ‘Aman başkanım düzeltin’ dedi.

– Afyon’dan bir gazeteci ile konuşmuş, mesaj atmış. Dediği şu: ‘Benim DEM’le ittifakım yok.’ Her gün ‘Afyon’u DEM Parti’yle yönetecekler, eş başkan atanacak’ diyorlarmış. Türkiye’de biraz da iktidara müzahir medyanın gayretleriyle oluyor. Sizin ne söylediğiniz değil, karşı tarafın ne anladığı önemli. Bizim birçok milletvekili, belediye başkanı il başkanımız aradı. Hatta iddiasız olduğumuz Güneydoğu’da bazı yerlerde il başkanları aradı.

– O yüzden bir düzeltmeye ihtiyaç vardı. Benim belediye başkanım AK Partili, MHP, İYİ Partili ya da DEM’li bir yönetici ziyaret etmek isterse ‘Bu partinin kapıları sana kapalı’ diyemez. Bizim Afyon’da DEM’le işbirliğimiz yok. Bizim DEM’le olan süreci, sırf Afyon’da Burcu’yu sıkıştırmak için, bin kere söyledikleri için böyle keskin bir ifade kullanmış.

“ANKARA’DA DEM PARTİ İLE KENT UZLAŞISI YAPMADIK”

Özel, DEM Parti’yle Ankara’da kent uzlaşısı yapıldığı iddialarına ilişkin de şöyle konuştu:

– Ankara’da DEM Parti ile kent uzlaşısı yapmadık. DEM Parti tek taraflı yapabilir. Kent uzlaşısı yapacak olsak. Polatlı’da eski MHP’li bir başkanımız var. Ben orada Polatlı’da kent uzlaşısı mı yaparım. Etimesgut’ta nefes nefeseyiz. Bir AK Parti yükleniyor, bir biz yükleniyoruz. Biz 3 belediyeyi burada 8’e çıkarıyoruz. Mamak ve Etimesgut’ta benim varlığım çok önemli.

– Etimesgut’ta dünya kadar Kürt seçmen var. Onların oyları belirleyici olacak. Mamak’ta yapmamışım, Etimesgut’ta yapmamışım. Polatlı’da MHP’den CHP’ye gelmiş bir aday var. Ben bunu anlayamadım. DEM Parti belli kriterlerle aday çıkarmak yerine bu taraftaki adayın kazanılmasının kendi stratejisi açısından doğru olduğunu düşünebilir.”

“HEDEFİM CHP’Yİ İKTİDAR YAPMAK”

– Amacının CHP’yi iktidar yapmak olduğunu belirten Özel, olası başarısızlık ihtimali ve yerel seçim sonuçlarına ilişkin; “Benim hedefim CHP’yi ilk genel seçimlerde iktidar yapmak. İkinci bir hedefim yok. Tarihe 25 yıllık AKP iktidarını bitiren Genel Başkan olarak geçmek benim aileme, çocuklarıma bırakacak en büyük mirasım. Tek hedefim seçimin kazanıldığı gece burada Genel Başkan olmak. Ben önümüzde yapılacak genel seçimlerde partiyi iktidar yapacağım. Yapmazsam bir gün görevde durmam.

– Olağanüstü kongreyi toplarım, kendim de aday olmam. Yerel seçimlerde genel olarak tabloya bakacağız. Elimizdeki 11 büyükşehirin, iyi senaryoda tamamını koruyacağını düşünüyorum. Diyelim ki bir yerlerde eksiklik var, o neden kaynaklanmış analiz edilir. Yerel seçimler CHP için bir mağlubiyetin, falaketin beklendiği yerler değil. Hiçbir ittifak olmadan çatır çatır çok önemli başarı elde etmek üzereyiz

ANKET AÇIKLADI: İMAMOĞLU 7 PUAN ÖNDE

İstanbul için sürekli anket yaptırdıklarını dile getiren Özel, son yaptıkları ankette Ekrem İmamoğlu’nun yüzde 7 farkla önde olduğunu söyledi.

Özel “İmamoğlu’yla aranızda bir rekabet var mı?” sorusuna “Biz, Ekrem Bey’le bugüne kadar hiç tartışmadık, hiç birbirimizi üzmedik, kötü söz söylemedik. Birbirimizin görev alanlarına çok saygılıyız. Aramızda bir arkadaşlık, kardeşlik hukuku var. Genel Başkanlığın gereği saygısında, sevgisinde hiçbir zaman kusur yok. Bizim aramızda niye çatışma olsun? Ben, partinin Genel Başkanıyım, Ekrem Bey partinin büyükşehir belediye başkan adayı” cevabını verdi.

Lütfü Savaş’ın adaylığına da değinen Özel, Hatay’da yaptırılan 4 ankette de Savaş’ın en iyi aday olarak çıktığını belirtti. Aday belirleme sürecinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın olan isimlerin seçilmemesinin söz konusu olmadığını aktaran Özel, süreci objektif bir biçimde yürüttüklerini dile getirdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’de CHP’ye destek vereceğini kaydeden Özel “İzmir’e destek vermemesi İzmir’de kendisi açısından telafi edemeyeceği bir tahribat yaratır” değerlendirmesini yaptı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-tarihe-akp-iktidarini-bitiren-genel-baskan-olarak-gecmek-istiyorum/feed/ 0
Reuters’tan seçime günler kala çarpıcı analiz https://www.foxhaber.com.tr/reuterstan-secime-gunler-kala-carpici-analiz/ https://www.foxhaber.com.tr/reuterstan-secime-gunler-kala-carpici-analiz/#respond Wed, 27 Mar 2024 21:45:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5268 İngiliz haber ajansı Reuters, bu ay yapılacak yerel seçimler öncesinde dikkat çekici bir analiz ve dosya-haber hazırladı…

“Muhalefet seçmeninin hayal kırıklığı yaşadığı genel seçimlerin ardından ittifakın da dağılmasıyla gözler yerel seçimlere ve özellikle de muhalefet ve iktidarın bundan sonraki politik resmin neresinde olabileceğine dair ipucu verecek İstanbul’a çevrildi” ifadesiyle aktarılan haberde, “Analist ve araştırma şirketi yöneticilerine göre, İstanbul seçimlerinde mevcut durumda Kürt seçmen ve İYİ Parti seçmeninin 2019 yılındaki desteğini göstermeyecek olması, CHP’de aday gösterilmeyenlerin sahadaki olumsuz etkisi zemini AKP’nin lehine çevirirken, AKP’nin elinden yıllar sonra İstanbul’u alan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden seçilmesini zora sokuyor. Araştırma şirketlerinin genel sonuçlarına göre, İstanbul’da İmamoğlu birkaç puan farkla önde görünüyor. Ancak seçime günler kala bu sonuçların nasıl değişeceği net değil” ifadesine yer verildi.

CHP içerisinde belediye başkanlığına aday gösterilmeyenlerin yarattığı olumsuz etkinin muhalefet adaylarını etkileyebileceği öngörülürken Metropoll Araştırma Başkanı Özer Sencar, “İstanbul’da Ekrem İmamoğlu seçimi alırsa ve bu seçim bir şekilde itirazlarla iptal edilmezse 2028 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimini alacağı kanaatine sahibim…Çünkü gidiş o istikamette” sözlerine de yer verildi.

REUTERS’A GÖRE İSTANBUL SEÇİMLERİNİ ETKİLEYECEK FAKTÖRLER

Haberde görüş bildiren Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Berk Esen muhalefetin 2023 seçimini kaybetmesinin ardından ortaya çıkan umutsuzluğun da seçmende etkilerinin görüldüğünü söyledi. Esen, dağılan ittifakın hatta aynı parti içinde farklı kanatların birbirlerini suçlaması nedeniyle seçmenin odağının dağıldığına işaret etti.

Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici ise, yerel seçimlerde İstanbul’da %44.1’i AKP ve MHP ortak adayı Murat Kurum’u, %43.5’inin CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu desteklediğini söyledi.

İstanbul’da kentsel dönüşüm, ulaşım trafik ve su gibi kent yasamını doğrudan etkileyen temel sorunların seçimde etkili olduğunu söyleyen Gezici, “Seçimin kaderini ideolojik tercihlerin değil, İstanbul’un karşı karşıya olduğu temel sorunların çözümüne odaklanacak bir belediye başkanı arayışının belirleyeceği gözlemlenmektedir” dedi.

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat da İstanbul seçiminin Erdoğan için önemini vurgulayarak, “Eğer bir kere daha kaybederse bunun iki anlamı var. Önümüzdeki yıllarda Türkiye siyasetinde bir Ekrem İmamoğlu faktörü çok önemli bir aktör haline gelmiş olacak. İkincisi tabii AK Parti için de kaybedilen ama kaybedildiği tescillenen bir şehir haline gelmiş olacak… Bu seçimi eğer Ekrem İmamoğlu kaybetmiş olursa Ekrem İmamoğlu efsanesi büyük oranda sıkıntıya girer” dedi.

2019 yılı seçimi ile en önemli farkı ise Kulat, “Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğu Millet İttifakı, o zamanki var olan Millet İttifakı şu anda yok. Bunlar Ekrem İmamoğlu’na dün oy veren seçmenlerin olduğu partiler. Bunlar Ekrem İmamoğlu’ndan oy alacaklar doğal olarak. Ama çok alacaklar, az alacaklar. Sonuç itibariyle belli düzeyde bir oy almış olacaklar” dedi.

MAK Danışmanlık’ın son anketine göre Ekrem İmamoğlu %41.5, Murat Kurum ise %40 oy oranına sahip bulunuyor. Ankara’da Mansur Yavaş %44, AKP Adayı Turgut Altınok’un ise %38 oy oranı var.

“KURUM BEKLENEN PERFORMANSI GÖSTEREMİYOR”

AKP adayı Kurum’un ise şu ana kadar beklenen performansı gösteremediğini belirten Kulat, “Onun öyle bir dezavantajı var. Bir de Yeniden Refah Partisi, geçen seçimde olmayan bir parti olarak bu seçimde şu anda önemli partilerden birisi halinde. Ve ne kadar oy alırsa alacağı oyların hepsini AK Parti’den almış olacak” dedi.

Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy da İstanbul’da muhalefet için en büyük riski “muhafeletin hiç olmadığı kadar parçalanmış gidiyor olması” olarak tanımladı ve İstanbul seçiminin mikro hedef kitlelerini kim ikna edebilirse onun kazanabileceği bir seçime dönüştüğünü söyledi.

Son anketlerini 40 gün önce yaptıklarını söyleyen Aksoy “Ankette İmamoğlu 3-4 puan öndeydi ve bunun devam ettiğini düşünüyoruz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/reuterstan-secime-gunler-kala-carpici-analiz/feed/ 0
Özgür Özel: Herkesi ‘Türkiye İttifakı’na davet ediyorum https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-herkesi-turkiye-ittifakina-davet-ediyorum/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-herkesi-turkiye-ittifakina-davet-ediyorum/#respond Tue, 26 Mar 2024 21:15:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5218 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Uşak il binası önünde İsmet Paşa Caddesi’nde düzenlenen halk buluşmasına katıldı.

Vatandaşlara seçim otobüsünden seslenen Özel, Afyonkarahisar Belediyesi Başkan adayı Burcu Köksal’dan selam getirdiğini söyledi ve, “Burcu Başkan’dan selam getirdim. Afyon’da ‘Belediyenin kapılarını ardına kadar açacağız’ diye derken orada küçük bir sürçülisan oldu. ‘Aman başkanım sen düzelt’ dedi. Afyon Belediyesi’nin de Uşak Belediyesi’nin de seçildikten sonra kapıları ardına kadar tüm siyasi partilere, Uşaklılara, Afyonlulara açıktır” ifadelerini kullandı.

“MEHMET ŞİMŞEK’İN DİLİNİN ALTINDAKİ BAKLAYI DUYDUNUZ”

Ciddi bir ekonomik sıkıntı ve krizin olduğunu söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:

– “31 Mart’a kadar hükümet bekliyor ama sonrası için Mehmet Şimşek’in dilinin altındaki baklayı duydunuz. ‘Sıkı para politikası uygulayıp, kemerleri sıkacağız ve acı reçeteyi içireceğiz’ diyor. 1 Nisan oldu da eğer AK Parti yine Afyonkarahisar Belediyesi’ni aldıysa, oyları AK Parti ve MHP aldıysa, 2 Nisan günü ne emekliyi duyarlar ne işçiyi ne esnafı ne çiftçiyi ne işsizi ne de öğrenciyi duyarlar. Kimseyi duymazlar. 1 Nisan olduysa ertesi gün yapacak bir şey yok.

– Ama 1 Nisan’dan bir gün önce 31 Mart’ta seçim var, mühür var, yetki var. Eğer bu sefer AK Parti’ye ‘Yeter artık’ derseniz, bir sarı kart gösterip, kırmızı ışık yakar ve ‘Bıçak kemiğe dayandı’ derseniz, ondan sonra herkes hesabını ona göre yapacaktır. Bugün iktidardaki gücü mutlaka dengelemek, genel iktidarı yerelden dengelemek zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde kimsenin bizim sesimizi duyacağı yok. Ondan sonra uzun süre seçim de yok. Dönüp size bakacak kimse de yok. Ya sizin sesinizi duyacaklar ya da bu seçimlerde artık hiçbir AK Partili ve MHP’li bu kadar zamma, enflasyona, hayat pahalılığına dayanamaz.”

“ESKİ İTTİFAK ORTAKLARIMIZI HAİN İLAN ETMEYİZ”

Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

– “Geçen seçimleri Cumhur İttifakı kazandı. Onun gücünü yerel seçimlerde dengelemek lazım. Onun için de yerelde güçlü bir ittifak lazım. O ittifakın adı ‘Türkiye İttifakı’dır. Herkesi ‘Türkiye İttifakı’na davet ediyorum. Geçmiş seçimlerde birlikte olduğumuz, listelerimizde yer alan, ittifak yaptığımız bütün ortaklarımızın çok kıymetli seçmenlerini hayat pahalılığına ‘Dur’ demek için hep birlikte ‘Türkiye İttifakı’ndayız. Eski dosttan, düşman olmaz. Dün birlikte olduklarımıza bugün kötü söz söylemeyiz. Eski ittifak ortaklarımızı hain ilan etmeyiz.

– Daha bir gün önce Tayyip Bey, miting meydanlarındaydı. Yeniden Refah Partisi’ne, Erbakan Hoca’nın oğluna, demediğini bırakmadı. Geçtiğimiz günlerde ‘İp cambazı’ demişti. Şimdi de ‘Bana kaybettirmek için türlü türlü numaralar çekiyor’ demiş. Bakın, geçen mayıs ayında Yeniden Refah Partisi’ni ittifakına aldı ondan kıymetlisi yoktu. Ne yapmış? Yeniden Refah Partisi bir belediye başkan adayı çıkarmış. Ondan kötüsü yok. Hakaretler, iftiralar. İşte bir tarafta ‘Eski dosttan düşman olmaz’ diyen Cumhuriyet Halk Partisi, bir tarafta Erbakan Hoca’nın oğluna ‘Hokkabaz’ diyen, hedef gösteren Cumhur İttifakı. Cumhur İttifakı korku ittifakıdır. Tehdit eder, küfreder, şeytanlaştırır. ‘Türkiye İttifakı’ ise iyi sözden şaşmaz.”

“PARAMIZIN DEĞERİ 131 DOLARDAN 6 DOLARA DÜŞMÜŞ”

En büyük sıkıntıyı emeklilerin çektiğini, Türkiye’de insanların yüzde 70’inin en düşük emekli maaşıyla geçinmeye çalıştığını dile getiren Özel şunları kaydetti:

– “Cepteki ve piyasadaki en büyük banknot 200 lira. Bu 200 lira 2009 yılında ilk çıktığında 131 dolar alıyordu. O dönem dolar 1 lira 35 kuruşmuş. Şimdi aynı 200 lira 6 dolar alıyor. Paramızın değeri 131 dolardan 6 dolara düşmüş. Sucuğun kilosu geçen sene 395 lira, bu sene 875 lira. En düşük emekli maaşı geçen sene 7 bin 500 liraydı ve geçen sene 19 kilogram sucuk alıyordu. Bu sene 10 bin lira ama 11 kilo sucuk alıyor. Ramazan mübarek gün geliyor. Bu hükümet geçen ramazandan bu ramazana emeklinin iftar, sahur sofrasından, buzdolabından, mutfağından tam 8 kilo sucuğu çalmış.

– Tayyip Bey’e ‘Emekli kart çıkartalım. Emekliye verilmeyen 17 bin lira ile 10 bin liranın farkını her emeklinin maaşına 7’şer bin lira olarak yatıralım. Ayrıca elektrik, su ve doğal gazı emeklilere yüzde 25 ile 40 arasında indirimli verelim’ diyorum. O ‘7’şer bin lirayı bile veremeyiz, 1,4 trilyon para gerekiyor, bizde böyle bir para yok’ diyor. Tayyip Bey, Türkiye Cumhuriyeti’nin hazinesinde 1,4 trilyon yoksa vay bizim halimize. Ben hesabı yaptım, 1,4 trilyon değil tam yarısı lazım. 700 milyar verildiğinde bu iş çözülecek ama ‘Vallahi yok’ diyor.”

Özel, konuşmasının ardından CHP Uşak merkez ve ilçe belediye başkan adayları için destek istedi.

Buluşmaya Özel’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Uşak Belediye Başkan adayı Özkan Yalım, CHP Uşak İl Başkanı Sevinç Yazgan, il gençlik kolları, il ve ilçe başkanları ile çok sayıda partili katıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozel-herkesi-turkiye-ittifakina-davet-ediyorum/feed/ 0
İmamoğlu 2019 hatırlattı: Yürekleri yetiyorsa o yalanı gelip Bağcılar’da söylesinler https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-2019-hatirlatti-yurekleri-yetiyorsa-o-yalani-gelip-bagcilarda-soylesinler/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-2019-hatirlatti-yurekleri-yetiyorsa-o-yalani-gelip-bagcilarda-soylesinler/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:39:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5189 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bağcılar Sosyal Yaşam Merkezi’nin kreş ve engeli rehabilitasyon biriminden oluşan ilk etabının açılış törenine CHP Bağcılar Belediye Başkan Adayı Cem Kılıç ile birlikte katıldı.

“BİZİMLE KİMSE YARIŞAMAZ”

İmamoğlu, İBB olarak Bağcılar’a yaptıkları yatırımları anlatarak “Bağcılar’a yaptığımız hizmetleri ve yatırımları bizden önceki yönetimin yaptıklarıyla kıyaslarsanız bir gerçeği çok net olarak görürsünüz. Milletin parasını millete verme konusunda bizimle hiç kimse yarışamaz. Bu yeni bir kavram, yeni bir prensip, yeni bir tutku. Yeni diyorum çünkü bize unutturdular. Aslında olması gereken buydu. Devletçiliğin, halkçılığın, milletini seven yönetimin olması gereken buydu. Bu konuda net söylüyorum. Yanımıza bile yaklaşamazlar” dedi.

“SUS PUS OLDULAR”

2019’daki yerel seçim sürecinde “İmamoğlu gelince sosyal yardımları kesecek” diye propaganda yapıldığını hatırlatan İmamoğlu, tam tersine sosyal yardımları 6 kat arttırdıklarını söyledi. İmamoğlu “Bizim sergilediğimiz halkçı belediyecilik karşısında bugün suspus oldular. Hatta bizim halkçı faaliyetlerimizi ve politikalarımızı kendi projeleri şeklinde sanki yokmuş gibi anlatıyorlar. Bizim projelerimizi herkes ağzı dolu dolu anlatabilir. Çünkü bizim projelerimiz zaten millet için. Yani bir parti projesi gibi tanımlanmaz. Kişiye ait proje gibi tanımlanmaz. Millete ait, halka ait proje olarak tanımlanır” diye konuştu.

“YÜREKLERİ YETİYORSA…”

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Yürekleri yetiyorsa gelsinler o gün söylediği yalanları Bağcılar sokaklarında, pazarlarında, meydanlarında tekrar etsinler. Yapamazlar. Gelsinler Bağcılar’da anne kart kullananlara anlatsınlar.

Bir diyecekleri varsa yürekleri yetiyorsa gelsinler Bağcılar’da evlerine tam 2 milyon litre süt ulaştırdığımız 18 bin 406 çocuğumuza ve onun annesine, babasına desinler ne diyeceklerse. Diyemezler.

Bağcılar Kent Lokantamızda hizmet almış 311 bin 795 vatandaşımızın karşısına geçip ‘İmamoğlu sosyal destekleri kesti’ desinler diyebiliyorlarsa, yürekleri yiyorsa.

Karşılıksız burs verdiğimiz Bağcılar’daki binlerce üniversite öğrencisinin yüzüne desinler. Bak o gençler onlara nasıl cevap veriyor.”

“ARAYA BAŞKA ELLERİN GİRMESİNE İZİN VERMİYORUZ”

“Milletin parasını, millete verme konusunda bizimle kimse yarışamaz” diyen İmamoğlu şunları söyledi:

“Gerçekler ortadadır. Ama gerçekler bundan ibaret de değildir. Sosyal destekler konusundaki gerçeklerin çok farklı yönleri de var. Örneğin biz milletin parasını millete verirken daha önceki gibi araya başka ellerin girmesine ve bu işten birilerinin nemalanmasına da izin vermiyoruz. Bizim bütçemiz çok bereketli.

Bizim bütçemiz hijyenik. Onların yarısı kadar bütçe kullandığımız halde onlardan misli misli fazla iş yapıyoruz. Vatandaşın halinden anlamadıkları için onların aklına bile gelmezdi. Ama hadi diyelim ki bizden önce kreş ya da kent lokantası açmış veya halk süt dağıtmış olsalardı bu işleri nasıl yaparlardı?

Hemen araya birilerini aracı olarak koymaya gayret ederlerdi. Araya bir yetmez iki koyarlardı. Ve o yine bir avuç insanı besleyecek sistemleri oluştururlardı. Milletin parası, millete giderken mutlaka araya bir elleri sokarlar. Biz o ellere; ‘çek elini’ diyoruz.

Tek tek onları geriye itiyoruz. Milletin parasıyla milletin arasına kimseyi katmıyoruz kardeşim. Bir avuç insana onlar kepçeyle verirdi ya, şimdi biz millete kepçeyle veriyoruz. Onun hakkı çünkü, onun parası.”

“PARTİZANLIĞI BİTİRDİK”

İsraf düzeninin yıllarca böyle işlediğini vurgulayan İmamoğlu, sosyal destekleri 6 kat arttırmakla kalmadıklarını sistemi de temizlediklerini belirtti.

İmamoğlu “Sosyal yardımları, siyasi istismar konusu olmaktan çıkarttık. Partili olmakla yardım almak arasında kurulan o niteliksiz, seviyesiz, inancımıza, örf adetimize yakışmayan o bağı, o partizanlığı kestik artık. ‘Ben sana yardımda bulunayım, sen de bana oy ver’ anlayışını tarihe gömdük. Bu siyaseti de toplumsal ahlakı da bozar. Bu ülkede ne çektiyse ‘bizden olanlar- olmayanlardan’ çekti” dedi. İmamoğlu, ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı dağıtımında muhtarları da ilk kez sürece kattıklarını hatırlatarak “Yardım alan hemşerimizin siyasi eğilimiyle ilgilenmediğimiz gibi muhtarımız hangi siyasi görüşteymiş onunla da ilgilenmedik” dedi.

BABASININ NASİHATINI ANLATTI

Babasının kendisine verdiği “Partili olabilirsin, ol, partine layık ol. Ama particilik ve partizanlık yapma. Yaparsan evladım değilsin” nasihatini anlatan İmamoğlu “Biz particilik yapmıyoruz. Tertemiz, mis gibi belediyecilik yapıyoruz kardeşim. Aradaki kirli elleri temizledik. Siyasi istismar konusu olmadan çıkardık. Atatürk’ün bize emaneti, halkçılığın gereklerini yerine getiriyoruz” diye konuştu.

“VATANDAŞIN KARŞISINA ÇIKAMIYORLAR”

Vatandaşın yardıma muhtaç olmasın diye istihdam ofisleri açtıklarını söyleyen İmamoğlu şunları kaydetti:

“Sadece 5 yılda 200 bin insanımıza iş imkanı sağladık. Bağcılar Bölgesel İslam Ofisi’nden 10 bin 928 kişi iş buldu. Hadi gelsin anlatsınlar onlara bakalım Ekrem İmamoğlu şöyle Ekrem İmamoğlu. Anlatamazlar. Bunlar vatandaşın karşısına da çıkamıyorlar.

İşsiz yurttaşlarımız, ekonomiyi batırmalarının kendisini işsiz bırakmalarının hesabını sorar diye dolaşamıyorlar. Sokağa çıkamıyorlar. Bir ev kadını evine alamadığı etin, peynirin hesabını sorar diye çarşıya, pazara gidemiyor.

Gene Ekrem İmamoğlu gidiyor. 5 senedir gidiyor, çıkmadı o pazarlardan. Kiraları bu hale getiren politikaların hesabını sorar diye bunlar sokaktan kaçıyorlar. Bir emekli, kendisine yaşatılan bu ekonomik zulmün hesabını sorar diye korkudan ortalıkta görünemiyorlar. Kapalı devre, kamera ve onlar. Biz öyle değiliz.

Çat kapı pazara gireriz. Çat kapı esnafa gireriz. Biz öyleyiz. Girmeye de devam edeceğiz. Bizi de eleştirenler olacak. Gelecekler yüzümüze söyleyecekler. Biz kimiz? Milletimizin ferdiyiz. Ben 16 milyon İstanbullunun belediye başkanıyım.”

“DERSİNE İYİ ÇALIŞMAMIŞ”

İmamoğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunların İstanbul’u hiç bilmeyen, öğrenmeye de gönlü olmayan bir adayları var. Tabii TOKİ mağduru karşısına çıkar da söylediği, hesabını sorduğu hususlar olur diye sokakta dolaşamaz. Ben saygısızlık etmem kimseye. Acemi, dersini çalışmamış. Keşke çalışmış olsa. İstanbullu ithal aday, atama aday kabul etmez.

AK Parti’nin içinde de çok deneyimli, İstanbul’u iyi bilen insanlar vardır. Ama hayırlı olsun tabii ki Cumhur İttifakı’nın adayıdır. Saygıyla karşılıyorum ama dersine iyi çalışmamış. Bir İstanbullu karşısına çıkıp Kanal İstanbul’u sorduğunda lafı eveleme geveleme yapmayacak. Karşıysan, ‘karşıyım’ diyeceksin.

Yok efendim ‘İstanbul’un gündeminde olmayan, benim de gündemimde olmaz.’ Bırakın bu işleri. O kanal kimin gündeminde herkes biliyor değil mi? Bir kişinin gündeminde.Senin gündeminde, onun gündeminde bakar mı? Bakmaz. Onun için vatandaşından uzak durandan, vatandaşla arasına fiziken ve ruhen mesafe koyandan bu şehre hayır gelmez.

31 Mart’ta ince ince hesaplar yapmaya hiç gerek yok. Vatandaştan kaçan, vatandaşı oy veren-vermeyen diye ayıran anlayışın yerine vatandaşa kucak açan, vatandaşıyla birlikte olan, vatandaşı seven, vatandaşla iç içe olan arasında tercih yapacaksınız.

İstanbul’un rotasını geri çevirip bu şehri ihmal, israf, ihanet batağına doğru sürüklemek isteyenlere izin vermeyeceksiniz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-2019-hatirlatti-yurekleri-yetiyorsa-o-yalani-gelip-bagcilarda-soylesinler/feed/ 0
İstanbul’da 27 bağımsız aday yarışacak https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-27-bagimsiz-aday-yarisacak/ https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-27-bagimsiz-aday-yarisacak/#respond Mon, 25 Mar 2024 21:00:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5168 Yerel seçimlerde, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkanı olabilmek için, partili 22 adayın yanı sıra farklı meslek grupları ve özelliklere sahip, sıra dışı vaatleriyle dikkati çeken 27 bağımsız aday da mücadele edecek.

31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne katılabilecek siyasi partilerin adayları ve bağımsız adaylara ilişkin kesin listeler, il ve ilçe seçim kurullarınca 3 Mart’ta ilan edildi.

TOPLAM 49 ADAY

İstanbul Adalet Sarayı’nda bulunan İl Seçim Kurulu da kesin aday listesini askıya çıkardı. Buna göre, 22 partili, 27 bağımsız olmak üzere 49 aday İBB başkanlığı için yarışacak.

AK Parti’den Murat Kurum, İYİ Partiden Buğra Kavuncu, Memleket Partisinden Emre Berk Hacıgüzeller, Anavatan Partisinden Umut Çınar, Demokratik Sol Partiden (DSP) Nesim Pakır, Yeniden Refah Partisinden Mehmet Altınöz, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisinden Meral Danış Beştaş, Türkiye Komünist Partisinden Orhan Gökdemir, Anadolu Birliği Partisinden Osman Tekin, Zafer Partisinden Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye Komünist Hareketinden Ziya İncedere, Bağımsız Türkiye Partisinden Cihan Erdoğanyılmaz, Yeni Türkiye Partisinden Burhanettin Aktürk, CHP’den Ekrem İmamoğlu, Hak ve Özgürlükler Partisinden Mustafa Aytaş, Ocak Partisinden Osman Çelik, Adalet Birlik Partisinden Muharrem Mutlu, Millet Partisinden Hasan Hüsnü Güler, Milli Yol Partisinden Hüseyin Işık, Demokrasi ve Atılım Partisinden İdris Şahin, Saadet Partisinden Birol Aydın, Vatan Partisinden İbrahim Okan Özkan partili başkan adayları olarak kesin aday listesinde yer alıyor.

Bağımsız adaylar listesinde ise Vedat Taylan Yıldız, Yüksel Özden, Adem Bayraktar, Memet Ali Aydoğmuş, Burak Emre Çetin, Mirhat Tekin Brusk, Ahmet Soytürk, Orhan Çebi, Merve Karataş, Güven Akıcı, Ahmet Birikmen, Yaşar Polat, Habip Aksu, İshak Akbay, Hülya Kavuzlu Karaman, Vedat Öztürk, Galip Menteşe, Cemal Tarancı, Polat Erdoğan, Fatma Ragibe Kanıkuru Loğoğlu, Hüseyin Durmaz, Sena Elest Akıncı, Uğur Etlik, Atakan Bozyayla, Bilen Akpınar, Ömer Karvan ve Abdullah Arli isimleri bulunuyor.

‘İNTERNETÇİ ABİ’ DE ADAY

İYİ Partiden 19 Haziran 2023’te istifa eden, partinin eski İletişim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Taylan Yıldız da bağımsız adaylar listesinde yer buldu.

Endüstri mühendisi Yıldız, 2019-2023 tarihleri arasında İBB meclis üyeliği görevindeyken, İstanbul metrosunda ücretsiz internet hizmeti talebini dile getirmesi ve yaşanan polemik sonrası “internetçi abi” olarak anılmasıyla da biliniyor.

İBB başkanlığı için “Her kararda sen varsın” sloganıyla yola çıkan Yıldız, “Yarınını seç” uygulamasıyla kent için verilecek kararlarda İstanbullulara söz sahibi olabilmelerini vadediyor. Yıldız, deprem, gençlik, ulaşım, ekonomi, sosyal yardım ve yaşam kalitesi gibi alanlarda projeler de sunuyor.

YOL ÜSTÜNE YOL VAADİ

Kendisini “liberal demokrat” olarak tanımlayan Liberal Demokrat Parti üyesi bağımsız başkan adayı Dr. Merve Karataş, “liberal belediyecilik” anlayışıyla yarışa katılıyor. Karataş, taksi, başıboş sokak hayvanı ve çarpık kentleşme sorunlarına çözüm üretme, vergileri azaltma vaatlerinde bulunuyor.

Bir rahatsızlığından dolayı engelli olan, SIR yapım film şirketinin kurucusu bağımsız aday Güven Akıcı ise emeklilere, ihtiyaç sahiplerine, şehit ailelerine ve gaziler ile engellilere her ay para yardımı yapacağı sözünü veriyor.

Akıcı, ulaşım ve su fiyatlarında yüzde 50 indirim yapacağı, ev ve iş yerlerinden yıllık emlak vergisi almayacağı, öğrenciler için okula gidiş dönüşte ulaşım ücretini 3 lira yapacağı vaatlerinin yanı sıra, İstanbul’un trafik sorununu çözmek için “yol üstüne yol yapma” vaadiyle de dikkati çekiyor. Aday, sosyal medya platformu Youtube’a içerik üretmesi nedeniyle kendisini “Youtuber” olarak adlandırıyor.

SAHNEDEN SİYASETE

Kurucularının çoğu Çerkeslerden oluşan Çoğulcu Demokrasi Partisinin desteklediği, aslen Çerkes olan Kayseri doğumlu İshak Akbay ise seçim çalışmasını, “Geleceğimiz için, tüm renklerin yaşaması, dilimiz, kültürümüz için yola koyulduk” sloganıyla yürütüyor.

Çerkesce ve Türkçe yayınlanmış profesyonel albümü bulunan, sanat hayatını aktif olarak sürdüren Akbay, yöresel kıyafetleriyle de ön plana çıkıyor.

Kadın adaylardan kimya bilimci-sistem mühendisi Hülya Kavuzlu Karaman, yola “İstanbul’a ve İstanbulluya hizmetkar olma” hedefiyle çıktığını belirterek çalışıyor.

Yerel yönetimlerin siyaset değil hizmet meydanı olduğunu vurgulayan Karaman; tarım, üretim, enerji, ulaşım, kentsel dönüşüm, deprem, sanat, altyapı, teknoloji, turizm, sosyal belediyecilik gibi alanlarda projelerini sunuyor.

Aday Karaman, 2018 yılında insanlığa sevgi, barış ve kardeşliği yaymak, ihtiyaç sahibi hanelere yardımlarda bulunmak üzere kurduğu dernekte yaptığı yardım çalışmalarıyla biliniyor.

“EKMEK 4 LİRA OLACAK”

Müteahhitlikle uğraşan bağımsız aday Vedat Öztürk, mevcut İBB yönetimi için kullandığı, “Buraya kadar” sloganıyla çıktığı yolda vatandaşlardan destek istiyor.

Kentliye, 8 yeni metro hattı ile 4 yeni hava ray hattı, ambulanslar için akıllı yol uygulaması, metrobüs yerine metro, Suriçi’ni yeniden orijinal haline getirme, ambulanslar için akıllı yol uygulaması, yol üzeri İSPARK’ların ücretsiz olması, inşaat projelerinde deprem izolatörü zorunluluğu gibi vaatler sunan Öztürk, ekmeği 4 lira yapacakları duyurusuyla da diğer adaylara meydan okuyor.

Daha önce Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) da adaylığını açıklayan Cemal Tarancı, bu kez de İBB başkan adaylığıyla seçim maratonuna katılıyor.

Aslen Sincan Uygur Özerk Bölgesi kökenli olan Tarancı, kentsel dönüşüm için verdiği vaatlerin yanı sıra Zeytinburnu’na olan tutkusuyla dikkati çekiyor.

Bağımsız aday listesine giren, serbest meslek sahibi Memet Ali Aydoğmuş’un ise 2014 yerel seçimlerinde bağımsız Kartal Belediye başkan adayı, 2019’da da bağımsız İBB başkan adayı olma geçmişi bulunuyor.

79 YAŞINDA ADAY

Kamuoyunda başından çıkarmadığı kalpağıyla “Kuvva-i Milliyeci Fatma” olarak tanınan 79 yaşındaki Fatma Rahibe Kanıkuru Loğoğlu, bağımsız aday listesinin en yaşlı İBB başkan adayı olarak dikkatleri üzerine çekiyor.

Hem milletvekilliği, hem de İBB başkanlığı için bağımsız olarak defalarca adaylığını koyan Loğoğlu, “Rüşvet almayacağım, hediye kabul etmeyeceğim.” vaatleriyle seçime hazırlanıyor.

60 MEGA PROJE

Bağımsız listede yer alan en genç adaylardan biri olarak 23 yaşındaki Sena Elest Akıncı ismi göze çarpıyor.

“Bu yarışta ben de varım” diyerek seçim yolculuğuna başlayan Akıncı, sorunlarını tespit ettiğini belirttiği İstanbul için 60 mega projeyi hayata geçirmeyi hedefliyor.

Seçim kampanyasını sosyal medya hesabından yürüten Akıncı, “afiş ve bilboardlarla halka hava atmayacağını” ifade ediyor.

– Mardinli aday meydanlarda broşür dağıtarak seçime hazırlanıyor

Kazandığı hukuk fakültesini maddi imkansızlıklar nedeniyle okuyamadığı için ticarette pazarcılık dahil farklı işler yapan Mardin Midyatlı aday Bilen Akpınar, “Yaşanabilir bir İstanbul için bugün söz sende” sloganıyla destek istiyor.

Her ilçeye kampüs, topyekun kentsel dönüşüm, hakkaniyetli pay dağıtımı, sıfır işsizlik, tam istihdam, tersine göç, sıfır faizli ihtiyaç kredisiyle üreten şehir, yeşil şehir, sıfır atık ve engelsiz yaşam projelerini halka anlatan Akpınar, kentin birçok noktasında broşür dağıtarak yaptığı seçim çalışmalarıyla ilgili videoları da sosyal medya hesaplarından paylaşıyor.

“ADAYIM, BENİM: GALİP MENTEŞE”

Bağımsız aday Galip Menteşe, bir sokak röportajında muhabirin “İBB başkan adayınız kim?” sorusuna, “Ben, Galip Menteşe. Bağımsız belediye başkan adayıyım” cevabını verdiği videoyla tanınıyor.

Ekonomi alanında makaleler yazan, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi kurucusu ve genel başkanı, Bozyayla Holding Yönetim Kurulu Başkanı Atakan Bozyayla ise 4 bildiriden oluşan seçim manifestosunda ulaşım, imar, enerji ve bütçe konularındaki taahhütlerini sıralıyor.

İş insanı Ömer Karvan, yerel enerji santralleriyle temiz ve ucuz enerji, şehir içi hızlı trenle hızlı ve alternatif ulaşım, klorsuz içilebilir musluk suyu, Boğaz’ın her adımını halka açma, sosyal statü reformu, ucuz ulaşım, önleyici hekimlik birimleri kurulması vaatleriyle ön plana çıkıyor.

Adaylardan Ahmet Birikmen ve Polat Erdoğan iş insanı, Habip Aksu avukat, Hüseyin Durmaz gazeteci, Mirhat Tekin Brusk nörobilim uzmanı, Burak Emre Çetin veteriner, Orhan Çebi genel danışman olmalarıyla dikkati çekiyor.

Serbest mesleklerle uğraşan Yüksel Özden, Ahmet Soytürk, Yaşar Polat ve Cemal Tarancı ile inşaatçı Uğur Etlik’in yer aldığı aday listesinde, emekli olarak yaşamlarını sürdüren Adem Bayraktar ve Abdullah Arli de göze çarpıyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/istanbulda-27-bagimsiz-aday-yarisacak/feed/ 0
Özgür Özel’den ‘İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı’ yorumu https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-imamoglunun-cumhurbaskani-adayligi-yorumu/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-imamoglunun-cumhurbaskani-adayligi-yorumu/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:27:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5142 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de “Gündem Özel” programına katıldı.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:

-Bize araştırmacıların söylediği, ‘Ankara’da yarış bitti.’ CHP’nin kaç belediye alacağı, Belediye Meclisinde rahat bir çoğunluk mu sağlayacağı, ucu ucuna mı olacağı… Yarışın orada geçtiği söyleniyor.

-İzmir’le ilgili bir risk veya kriz yok. Özellikle 9 tane seçilecek yerden kadın aday ve 14 tane 40 yaş altı aday, sahayı heyecanlandırdı.

-İstanbul’da, ‘Seçim bitti’ diyemeyiz, Ankara kadar rahat değil, öndeyiz. Sahada Ekrem İmamoğlu’nun performansı her geçen gün farkı biraz daha açıyor. Herkesin bir adım gerideymiş gibi çalışıyor olması lazım.”

“KEMAL BEY’LE ARAMIZDA BİR SOĞUKLUK YA DA SÜRTÜŞME KESİNLİKLE YOK”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismini duyunca memnun olduğunu söyleyen Özel, “Sayın Genel Başkan katkı sağlamak isterse eğer, geçenlerde bir söyleşisinde okudum, ‘Bazı davetler oluyor, şimdilik düşünmüyorum’ gibi bir şey söylemişti, ben kendisine uygun gördüğünüz yerde, çevrede birlikte olmak isteriz diye ifade etmiştim. O da ‘Düşüneyim’ demişti, bunda art niyet aramamak lazım. Kemal Bey, herhangi bir yerde kampanyaya bir katkı vermeye niyetlenirse ben inanılmaz mutlu olurum. Aramızda bir soğukluk ya da sürtüşme kesinlikle yok.” diye konuştu.

“SANDIKLARA EN ÜST DÜZEYDE SAHİP ÇIKIYORUZ”

Özel, “İYİ Parti’yle iş birliği sandık güvenliği açısından bizi zaafiyete uğratıyor çünkü bazı yerlerde seçime girmiyorsunuz, orada sandığa görevli veremiyorsunuz. Bizim sandık güvenliği için bir ordumuz var. Geçen seçimde HDP de sandıklarda durdu. Doğu-Güneydoğu sandıkları açısından önemlidir. İstanbul örgütümüz o kadar sandık güvenliği olan bir örgüt. Geçmişte de öyleydi, bugün de öyle. En ufak bir zaafiyetimiz yok. Sandığa katılım oranının düşmesi, en çok seçimde oyların çalındığı ya da partinin sandığa giren oyu koruyamadığı algısı köpürtülerek yükseltiliyor. En ufak şansımızın olduğu her yerde sandıklara en üst düzeyde sahip çıkıyoruz.” diye konuştu.

“CHP’NİN EMEĞİN, EMEKÇİNİN, EZİLENİN YANINDA BİR ÇİZGİDE OLMASI LAZIM”

CHP gibi kitle partilerinde farklı görüşler olabileceğini söyleyen Özel, “Bazıları sağdan gelmiştir, onu savunur; kimi partinin sağ seçmenden oy almak üzere evrilmesini savunur. Herkes fikrini söyler ama en sonunda ister istemez Genel Başkan, partinin genel politikalarına karar veren noktada olur. Ben bütün bu süreçte CHP’nin belli noktalarda nasıl davranması gerektiğini bugünkü tutumumla uyumlu tezlerle hep savundum. Hem dış ilişkilerde etkili bir CHP’nin hem de akrabalarımızla birlikte bölgemizde, Avrupa’da ve dünyada solu tartışan bir CHP’nin ilk adımlarını attık aslında. Ama CHP’nin durduğu yerin ona buna göre değil, kendi doğrusuna göre olması lazım. Bunun da emeğin, emekçinin, ezilenin yanında bir çizgide olması lazım.” şeklinde konuştu.

“ATILMAYAN TWEETLERE, GİDİLMEYEN NAMAZA, VERİLMEYEN TAZİYELERE BAKARAK KANAATİM OLUŞTU”

Sinan Ateş’ cinayesine ilişkin Özel, “Eşini aradım, dedim ki ‘Ben Genel Başkan değildim. Sayın Genel Başkanımız sizinle irtibat halindeydi. Ben CHP’nin Genel Başkanı oldum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumunu aynen sürdürüyorum.’ O cinayet, herhangi bir cinayet değil. O cinayetin içinde birtakım kriminal ilişkiler, uyuşturucu bağlantıları var. Sinan Ateş’in parti içindeki siyasi ve liderlik pozisyonu ve buna gitgide artan bir gerilim var. O sırada da bir cinayet işleniyor. Teknoloji bu haldeyken, elde şüpheliler ve ifadeler varken bir savcıyı rahat bırak çorap söküğü gibi çözerler. Atılmayan tweetlere, gidilmeyen namaza, verilmeyen taziyelere bakarak kanaatim oluştu benim.” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel belediyelere kayyum atanmasına ilişkin şunları söyledi:

-Manisa’da Manisalılar, Osmaniye’de Osmaniyeliler, Rize’de Rizeliler belediye başkanı seçebiliyorlar ama Diyarbakır’da Diyarbakırlılar yerel yönetici seçemiyorlar. Seçiyorlar, ardından tak diye kayyum atanıyor ve özellikle de Diyarbakır’da Selçuk Bey (Mızraklı) milletvekiliyken temiz kağıdı alıp gelmişti, cerrahtı; şurada oturuyordu, parlamenter faaliyet içerisindeydi. Partisi de en uygun aday olarak Diyarbakır Büyükşehir’e aday gösterdi.

-Bir kez daha temiz kağıdı aldı milletvekili olmasına rağmen. Selçuk Bey seçimi kazandı. O gece soruşturma başlatıp, 19 gün sonra kayyum atayıp, alıp hapse koydular. Siirt meydanında okunan şiirden bir sorun üretip bir siyasi yasak geldi Erdoğan’a.

-Sonra CHP, ‘Siyasi yasaklı birisinin genel başkan olduğu parti en çok oyu aldıysa o kişi Başbakan olmalıdır’ deyip Anayasa değiştirdi sizinle.

-Siirt’teki milletvekilleri birlikte istifa ettirildi, seçimler yenilendi ve o Siirt’ten Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili ve Başbakan oldu. Şimdi Siirt kendine bir belediye başkanı seçti. Tayyip Erdoğan, Siirt’in o iradesine kayyum atadı.”

“BÜYÜK İTTİFAKLARLA KAZANDIĞIMIZ ŞEHİRLERİ TEK BAŞIMIZA ELDE TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Özel, yerel seçimlerle ilgili şunları dile getirdi:

-Üç tane ikiz bekliyoruz, Denizli-Manisa, Bursa-Balıkesir ve Malatya-Adıyaman. Özellikle Malatya’da bir mucize gibi görülüyordu ama birinci ve ikinci ankete inanmadık, ikinci anketten sonra Veli Ağbaba’yı görevlendirdik.

-İnanılmaz bir kampanya var orada çünkü Veli Ağbaba ve Adıyaman’da Abdurrahman Tutdere, depremden sonra orayı yaşadılar ve iliklerine kadar hissettiler. Bütün anketlerde tuhaf işaretler alıyorduk onlarla ilgili.

-Dediler ki ‘Bu asrın felaketinde asrın mucizesi var.’ Partinin tek başına girdiği son seçimdeki oyu 18, 5 parti ile girdiğimizde oyumuz 21. Veli Ağbaba, bir ankette yüzde 36, bir ankette 32 ölçüldü. AK Parti’yle kafa kafaya yarışıyorlar. Her geçen gün iyiye gidiyorlar. Bu 6 ilden 3-4 il mutlaka kazanılabilecek durumda.

-11 büyükşehiri büyütmeye çalışıyoruz. Büyük ittifaklarla kazandığımız şehirleri tek başımıza elde tutmaya çalışıyoruz.”

“İMAMOĞLU İLE KAN KUSUP KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİĞİMİZİ BİLİRİZ”

Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu seçimi bir daha kazanırsa 4’te 4 yapmış olacak. Üçüncü başarısından sonra Ekrem İmamoğlu, anketlerde Erdoğan’ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Ben öyle bir görüntüyü görürsem Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması için üzerime düşen her şeyi fazlasıyla yaparım. Ekrem Bey o başarıda değilse, bir başkası o başarıyı gösteriyorsa Ekrem Bey bana, ‘Sayın Genel Başkanım macera aramayalım bu arkadaşı aday yapalım, hepimiz de arkasına geçelim’ der. Birbirimizin en zor günlerde nasıl partiyi, ülkeyi düşündüğünü; zaman zaman kan kusup kızılcık şerbeti içtiğimizi biliriz. Eğer Ekrem Bey anketlerde geçen sefer olduğu gibi önde olursa o adaylığı parlatıp Ekrem Beyle bu rejimi değiştirmek gerek. Bunu yapmakta gözümü kırpmam.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-imamoglunun-cumhurbaskani-adayligi-yorumu/feed/ 0
Sandık görevlisi başvurusu başladı mı, sandık görevlisi ücreti ne kadar? https://www.foxhaber.com.tr/sandik-gorevlisi-basvurusu-basladi-mi-sandik-gorevlisi-ucreti-ne-kadar/ https://www.foxhaber.com.tr/sandik-gorevlisi-basvurusu-basladi-mi-sandik-gorevlisi-ucreti-ne-kadar/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:54:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5062 31 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek yerel seçimler için sandık görevlisi olarak binlerce kişi olacak. Sandık görevlisi başvurusu henüz başlamadı ancak sandık görevlisi ücretleri belli oldu.

SANDIK GÖREVLİSİ ÜCRETİ NE KADAR?

31 Mart yerel seçimleri için sandık kurulu başkanı 2.947 TL, sandık görevlisi 2.088 TL, partili üyeler 1.044 TL ve bina sorumluları 2.936 TL ücret alacak.

SANDIK GÖREVLİSİ BAŞVURUSU BAŞLADI MI, NASIL YAPILIR?

31 Mart yerel seçim sandık başkanı ve sandık görevisi için başvuru süreci henüz başlamadı. Sandık başkanı ve sandık görevisi için başvuru genellikle seçimden bir ay önce açılıyor.

Seçim günü sandık başında görev almak isteyenler ikametgah adresine göre seçim kurulun başkanlığına başvuru yapacak.

İki çeşit sandık görevlisi bulunur. Bunlardan ilki olan sandık kurulu görevlisi, devlet memuru olanlardan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından belirlenmektedir.

İkincisi ise partilerin sandık görevlisi olacaktır. Seçime girecek olan siyasi partilerin sandık görevlileri için başvurular YSK’ye yapılır.

Partiler, sandık görevlisi olarak belirleyecekleri kişileri YSK’ye bildirir ve bunun için başvuru formu doldurulur ve internet üzerinden yapılmamakta olup YSK’ye müracaat etmek gerekmektedir.

SANDIK GÖREVLİSİ BAŞVURU ŞARTLARI 31 MART 2024

Sandık görevlisi olmak isteyenlerde başlıca şu şartlar aranıyor:

-Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak,

-18 yaşını doldurmuş olmak,

-Herhangi bir siyasi parti üyeliğine sahip olmamak

-Herhangi bir suçtan hüküm giymemiş olmak

Başvuru yapan kişiler için seçim kurulu tarafından belirlenen eğitim programlarına katılmaları zorunlu olabilir. Eğitimin ardından sandık görevlisi olarak atama işlemlerinin yapılması beklenmektedir. İdare amirleri, zabıta amir ve memurları, Askeri Ceza Kanunu’nun 3. maddesinde yazılı (sivil memurlar dâhil) askeri şahıslar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve adaylar sandık kurullarına seçilemezler.

İki çeşit sandık görevlisi vardır. Bunlardan ilki olan sandık kurulu görevlisi, devlet memuru olanlardan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından belirlenir. İkincisi ise partilerin sandık görevlisidir. Seçime girecek olan siyasi partilerin sandık görevlileri için başvurular YSK’ya yapılmaktadır.

Partiler, sandık görevlisi olarak belirleyecekleri kişileri YSK’ya bildirir ve bunun için başvuru formu doldurulur. Sandık görevlisi başvurusu internet üzerinden yapılmamakta olup YSK’ya müracaat etmek gerekmektedir.

SANDIK GÖREVLİSİ NE YAPAR?

Seçim sandık görevlisi, seçim günü sandık kurulunda görev alarak seçimin güvenli ve adil bir şekilde gerçekleşmesine katkıda bulunan kişidir. Görevleri şunlardır:

Oy verme işlemini yönetmek:

Seçmenlerin kimliklerini kontrol etmek ve seçmen kütüğünde kayıtlı olduklarını doğrulamak
Seçmenlere oy pusulalarını ve zarfları dağıtmak
Oy verme işleminin gizli ve güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak
Kullanılmış oy pusulalarının sandığa atılmasını kontrol etmek

Oyların sayım ve dökümünü yapmak:

Oy verme işlemi sona erdiğinde, sandığı açmak ve oyların sayımını yapmak
Oyların geçerliliğini kontrol etmek ve geçersiz oyları ayırmak
Geçerli oyların sayısını ve her adaya çıkan oy sayısını tutanağa kaydetmek

Seçim sonuçlarını tutanaklara geçirmek:

Sayım ve döküm işlemi tamamlandıktan sonra, seçim sonuçlarını tutanağa kaydetmek
Tutanakları imzalamak ve ilçe seçim kuruluna teslim etmek

Diğer görevler:

Sandık kurulunun diğer üyeleriyle birlikte çalışarak seçimin sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak

Seçimle ilgili herhangi bir usulsüzlük veya şüpheli durumla karşılaştığında, durumu ilçe seçim kuruluna bildirmek

Seçim sandık görevlileri, seçimin demokratik bir şekilde gerçekleşmesinde önemli bir rol oynarlar. Görevlerini tarafsız ve objektif bir şekilde yerine getirmeleri ve seçim yasalarına uymaları önemlidir.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sandik-gorevlisi-basvurusu-basladi-mi-sandik-gorevlisi-ucreti-ne-kadar/feed/ 0
Özel: Eski dosttan düşman olmaz https://www.foxhaber.com.tr/ozel-eski-dosttan-dusman-olmaz/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-eski-dosttan-dusman-olmaz/#respond Tue, 19 Mar 2024 09:09:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4881 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek’in Kültür Sitesi Lale Salonu’nda düzenlenen Proje Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

Yerel seçimlerde, büyükşehir dahil birçok belediyeyi kazanmak istediklerini söyleyen Özel, anket sonuçlarına göre Manisa’daki pek çok ilçede AKP ile yarıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Geçen seçim CHP olarak bağrımıza taş bastık. CHP’ye ‘Büyükşehir, Şehzadeler ve Yunusemre İYİ Parti’de olacak dediler’, ‘Tamam’ dedik. Gittik oylarımızı İYİ Parti’ye verdik. Bu seçimde de İYİ Parti’nin adayı var iki tarafta… Keşke ittifak kurabilseydik, birimizin olduğu yerde öbürümüz olmasaydı. Büyükşehirde de her yerde de çok daha rahat olsaydık ama olmadı. Ama ben Manisalı hemşehrilerimden, iyi insanlardan, güneş yüzlü insanlardan, gözlerinde güneş açanlardan kendi memleketimde bir beklentim var. Siz geçen birlikte mücadele edip yenemediğimiz AK Parti’yi bu sefer Gülşah (CHP Şehzadeler Belediye Başkan adayı Gülşah Durbay) değiştiriyor, aman ha arkamızda durun sakın bize kaybettirmeyin. Ayrıca şunu unutmayın ‘eski dosttan düşman olmaz’, o belediye İYİ Parti’ye gönül vermiş herkesin de belediyesi olacak.”

Özel, Yunusemre ilçesinde de adayları Semih Balaban’ın önde olduğunu belirtti.

“MERAL HANIM BİRAZ DA KIZMAYA BAŞLADI AMA…”

Manisa’daki İYİ Parti seçmeninden destek beklediklerini vurgulayan Özel, “Ben söyleyince, hep ‘abla’ dediğim, çok sevdiğim Meral Hanım biraz da kızmaya başladı ama geçen seçimde bize İYİ Parti söylendiği anda Büyükşehirde, Yunusemre’de hep birlikte İYİ Parti’ye verdik, canla başla çalıştık. Herhalde Manisa’daki İYİ Partililer hepimizden çok İYİ Parti’ye sahip çıkan Semih Balaban’a gönül borçlarını bu sefer ödeyecekler” ifadelerini kullandı.

“İTTİFAKIMIZIN ADI TÜRKİYE İTTİFAKIDIR”

DEM Parti ile görüşmelerine yönelik eleştirilere de değinen Özel, şöyle konuştu:

“Efendim ‘DEM Parti ile görüşüyor’, önümüzde bayram var. Bana bir şeyle övünebilirsin deseler ne ile övünürüm biliyor musunuz? Biz Türkiye’deki tüm siyasi partilerle bayramlaşabilen tek partiyiz. Çünkü biz Türkiye’nin temel direğiyiz, taşıyıcı kolonuyuz. Ben 6,5 milyon oy veren yurttaşın hatırına ve saygısına DEM Parti ile bayramlaşırım. MHP, İYİ Parti, AK Parti ve DSP ile bütün partilerle bayramlaşabilen tek parti CHP’dir. O yüzden CHP’liler partisiyle gurur duysun. İş birliği yaparsak açık söyleriz, ittifak yaparsak açık yaparız. Bu sefer de ‘Bir ittifak var açıkla’ diyorlar, Açıklıyorum. İttifakımızın adı Türkiye ittifakıdır, rengi ay yıldızlı al bayrağın rengidir.”

FERDİ ZEYREK PROJELERİNİ ANLATTI

CHP Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ferdi Zeyrek de seçilmesi halinde Manisa’da ilk 2 tonluk şebeke suyunu 1 liradan vatandaşlara sunacaklarını belirtti.

250 gramlık halk ekmeği 5 liradan satacaklarını, 3 yılda tamamlayacağı raylı sistem projesiyle günde 45 bin yolcuyu taşıyacaklarını, 15 yılda kendisini finanse edecek raylı sistem projesiyle şehirde ulaşımın yüzde 50 ucuzlayacağını söyleyen Zeyrek, ayrıca İzmir ile Manisa’yı raylı sistemle birbirine bağlayarak iki kent arasındaki ulaşımı 15 dakikaya düşüreceklerini anlattı.

Zeyrek, pek çok ilçedeki otogarları yenileyeceklerini, altyapı ve üstyapıyı modernleştirerek kente yeni meydanlar kazandıracaklarını, kavşakları yenileyip otopark sayısını arttırarak şehirdeki ulaşımı rahatlatacaklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-eski-dosttan-dusman-olmaz/feed/ 0
Emekli astsubaylar özlük hakları için bir araya geldi https://www.foxhaber.com.tr/emekli-astsubaylar-ozluk-haklari-icin-bir-araya-geldi/ https://www.foxhaber.com.tr/emekli-astsubaylar-ozluk-haklari-icin-bir-araya-geldi/#respond Tue, 19 Mar 2024 09:06:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4878 Emekli Astsubayların İzmir Gündoğdu Meydanı’ndaki basın açıklamasına, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir Milletvekili Murat Bakan, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, İYİ Parti İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ve partililer de katıldı.

“ASTSUBAYLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALARINIZ 5 YILDIR BİTMEDİ Mİ?”

Emekli astsubaylar adına basın açıklamasını yapan Jandarma Emekli Astsubay Tamer Cihan, şunları söyledi:

* “Biliyoruz ki ülke kaynaklarının kimlere, nerelere ve nasıl kullanılacağının tespiti tamamen siyasi iktidarın tasarrufundadır. Siyasi iktidar politikaları, bazı harcama kalemlerini öncelerken, bazı harcama kalemlerini öteleyebiliyor. İstenilen yerlere ödenek bulunurken, ülke savunmasında en önde yer alan, şehit Astsubay Ömer Halis Demir örneğindeki gibi bir emirle ölümü göze alıp şehadet şerbetini içen, ülkenin kaderini değiştiren, ordunun bel kemiği astsubayların verilen sözlere rağmen ısrarla haklarının verilmiyor olması ve bu durumun da diğer emekli vatandaşlarımızı emsal gösterilerek ve onları kullanarak yapılıyor olması, sorumluluğu üzerinden atma çabasından başka bir girişim değildir.”

* Emekli astsubayların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını söyleyen Cihan, “Yılmayacağız, bıkmayacağız, yorulmayacağız, haklarımızı alıncaya kadar tüm azim, inanç ve kararlılığımızla mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

“HAKLARINIZI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIM”

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise konuşmasında şunları kaydetti:

* “Bu parlamentoda Murat Bakan oldukça bu parlamentoda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Gazi Meclis’te Cumhuriyet Halk Partisi oldukça sizin astsubayların hakkını kürsüden ben bir başçavuş çocuğu olarak savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. Bugün Manisa’da bizim aday tanıtım törenimiz var. Genel Başkanımızı aradım Özgür Özel’i. ‘Sayın genel başkanım bugün astsubayların mitingi var’ dedim. Aklı burada kaldı. ‘Selamımı tüm astsubaylara ilet’ dedi.

* Benimle beraber beş sene o grup başkan vekili ben grup yönetim üyesi olarak biz astsubay haklarının mücadelesini sayın genel başkanımla beraber yürüttük 2015’ten 2020’ye kadar. Astsubay haklarında, asker haklarında, uzman çavuşların, polislerin haklarında çok katkıları vardır. Büyükşehir belediye başkan adayımız Cemil Tugay şu an Foça’da yetişemedi buraya. Onun da sizlere selamını getirdim.

* Onlara bir de şu sözü verdim. İzmir Cumhuriyet’in kalesidir. İzmir Cumhuriyetçilerin kalesidir. İzmirliler Mustafa Kemal’in askeridir. İzmir’deki bu cumhuriyet bayrağını kimseye bırakmayacağız. Bunun da sözünü verdim. Sizler adına bir astsubay çocuğu olarak. Mustafa Kemal’in askerleriyiz. Askeri olmaya devam edeceğiz.”

“TAZMİNAT HAKKINIZIN VERİLMEMESİNE İTİRAZ EDİYORUZ”

İYİ Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ümit Özlale ise konuşmasında şunları söyledi:

* “Burada ben binlerce Mustafa Kemal’in askerini görüyorum. Ve nasıl Atatürk’ümüz ve silah arkadaşları haksızlığa, hukuksuzluğa, işgale ülkemizin elden gitmesine itiraz ediyorsa biz bugün aynı şartlarda bir sürü şeye hep beraber binlerce bu kalabalık olarak itiraz ediyoruz. Neye itiraz ediyoruz? Tazminat hakkınızın verilmemesine itiraz ediyoruz. Sonuna kadar hak etmenize rağmen 5400 ek gösterge verilmemesine itiraz ediyoruz.

* Bu vatanı canınız pahasına korurken, ailenizle, Türkiye’mizin her bir tarafına hiç düşünmeden, bayrağımızın gölgesi altında giderken külfette aynılaşıp nimette ayrılaşmasına itiraz ediyoruz. Buradan da söz veriyorum. İzmir milletvekili Ümit Özlale olarak İYİ Parti milletvekili olarak ve büyükşehir belediye başkanı adayı olarak ben, biz, sizi başımızın üstünde taşımaya dünden razıyız. Bu haklı mücadelenizde sonuna kadar arkanızdayız.”

“ONURUMUZU KORUMAK İSTİYORUZ”

Emekli Deniz Astsubay Namık Karaca, “Çok büyük bir emekli astsubay kitlesini burada toplamayı başardık. Astsubaylarımız para istemiyor. Para isteyenler bu kadar çok ve büyük bir miktarda bir araya gelmez. Biz onurumuzu korumak istiyoruz. Çünkü biz aşağılanıyoruz. Artık öyle aşamaya geldi ki bize yapılanlar, aşağılanıyoruz. Onurumuzu korumak için bu kadar emekli astsubayı bir araya getirmeyi başarıyoruz. Bundan da çok sevinçliyiz. Umarım bizi yönetenler, bizi aşağılamaktan, horlamaktan vazgeçer ve adaletli bir ücretlendirme sistemi bize uygularlar” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emekli-astsubaylar-ozluk-haklari-icin-bir-araya-geldi/feed/ 0
CHP’den Yerlikaya’ya valili, komutanlı propaganda soruları https://www.foxhaber.com.tr/chpden-yerlikayaya-valili-komutanli-propaganda-sorulari/ https://www.foxhaber.com.tr/chpden-yerlikayaya-valili-komutanli-propaganda-sorulari/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:21:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4852 Şırnak’ın İdil İlçesinde AKP’den belediye başkan adayı olan İkbalhan Haznedar’a destek için Vali Cevdet Atay ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut İdil’e giderek destek turuna çıktı. Söz konusu fotoğraflar tartışma yaratırken

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın da benzer şekilde seçim çalışmasına katıldığını savundu. CHP’li Bakan “İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz” dedi.

SÖZCÜ’nün gündeme getirdiği fotoğrafa işaret eden Bakan, seçim çalışmasına katılan kişilerin tamamının devlet memuru olduğunu vurguladı.

“BALIK BAŞTAN KOKAR”

Bakan, şunları söyledi:

– 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ne diyor? Hepsi devlet memuru. 7. maddesine göre; ‘Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar.’ Bulundular mı? Bulundular. ‘Görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar’ diyor. Eylemde bulundurlar mı? Bulundular.

– İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soruyorum senin bürokratların, senin Valin, –ki o Şırnak Valisi o ilde devletin temsilcisidir, her devlet kurumunun her bakanlığın temsilcisidir, en üst düzeyde devlet görevlileri olarak bir partinin seçim çalışmasına katılıyorlar– İl Emniyet Müdürün, İl Jandarma Komutanın, Kaymakamın bu çalışmalara katılırken sen ne yapıyordun? Onun da ne yaptığını söyleyelim. Balık baştan kokar. Ali Yerlikaya da aynı anlarda Eyüpsultan’da AKP belediye başkan adayının seçim çalışmasında propagandasına katılıyor.

“TERFİ İÇİN KATILIYORLAR”

-İçişleri Bakanı seçim çalışmasında. Onun devlet memuru olan bürokratları da kendi illerinde seçim çalışması yapıyor. Bundan utanmıyorlar, sıkılmıyorlar, bunda bir beis görmüyorlar. Haklarında bir soruşturma açılacağına ve bununla ilgili bir disiplin cezası alabileceklerine dair bir kanaatleri yok.

– Tam tersine mesleklerinde yükselmek, terfi etmek, daha iyi bir yere atama görebilmek için bu çalışmalara katılıyorlar. Biz şu an parti devletle mücadele ediyoruz. Devlet tamamen liyakat sistemini bırakmış, bir siyasi partiye mensubiyet veya aidiyet üzerinden organize olmuş durumda. Ali Yerlikaya’ya soruyorum; sen devletin, bu ülkenin İçişleri Bakanı mısın? AKP’nin İçişleri Bakanı mısın? Yerlikaya’ya soruyorum; senden önce cemaatler, tarikatlar aynı şekilde örgütleniyordu kamu bürokrasisinde. Şimdi örgütlenmekle kalmıyorlar açık açık ayan beyan seçim çalışmalarına katılıyorlar. Sen geldin ne değişti?

“BAKANLIĞINIZIN TALİMATI MI VAR?”

Konuyu ayrıca TBMM gündemine de taşıyan CHP’li Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:

1- Devlet bürokrasisinin en üst kademelerinde görevli olan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel’in, devlet temsilini ve gücünü kullanarak, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

2- İl valileri, jandarma komutanları ve emniyet müdürleri ile kaymakamlar hangi görev, talimat veya emirle siyasi faaliyetlerde bulunmaktadırlar? Kanuna aykırı olarak siyasi faaliyette bulunan kamu görevlilerinin AKP’nin seçim çalışmalarına destek olmaları kapsamında görevlendirildiklerine dair Bakanlığınızın bir talimatı mı vardır?

3- Eğer böyle bir talimat yoksa, bir siyasi partinin adayının propaganda çalışmasına katılan Şırnak Valisi Cevdet Atay, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, Şırnak İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman ve İdil Kaymakamı Anıl Adıgüzel hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı davranmaktan idari soruşturma başlatılacak mıdır?

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpden-yerlikayaya-valili-komutanli-propaganda-sorulari/feed/ 0
Özel: Yönetimde olanlar, cumhuriyetin kuruluş hikayesine husumet duyuyor https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yonetimde-olanlar-cumhuriyetin-kurulus-hikayesine-husumet-duyuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yonetimde-olanlar-cumhuriyetin-kurulus-hikayesine-husumet-duyuyor/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:30:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4818 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 6’ncı CHP Beylikdüzü Vefa Ödülleri Töreni’ne katıldı. Özel, eski CHP Genel Sekreter Yardımcısı ve eski bakan Erol Tuncer’e ödülünü verdi.

“VEFA KELİMESİNİN BİZİM GİBİ KURUMLAR İÇİN İKİ TANE ANLAMI VAR”

Özel, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

* “Vefa kelimesinin aslında bizim gibi kurumlar için iki tane anlamı var. Bunlardan bir tanesi manevi anlamı, bir tanesi maddi anlamı. Manevi anlamı vefa duyulan açısından son derece onur verici, hakkının teslim edilmesi, hatırlanması, emeklerinin boşa gitmemesi, söylediği sözün uçup gitmediğinin, yazdığı yazının silinmediğinin görülmesi açısından son derece kıymetli. Vefayı gösterenler açısından hem kendilerini bu noktada, bir borcu ödemenin mutluluğunu, huzurunu duymaları açısından kıymetli, hem de bundan sonraki sürece bir gelenek devrediyor olmanın gururunu yaşatan, onurunu yaşatan bir durum. Ama işin bir de maddi tarafı var. O da kurumsal hafızanın önemine yapılan vurgu.

“DEMEK Kİ HİÇBİR BAŞARI BOŞUNA GELMİYOR”

* Kurumsal hafıza ki bundan sonraki süreçte o kurumda yapılacak tüm iş ve işlemler, hele ki bu kurum bir ülkenin ana muhalefet partisiyse bundan sonra yürütülecek tüm siyasi yürüyüş, tüm yürünecek yol ve menzile yönelik olarak da son derece önemli, kıymetli bir adım. Biz CHP’nin bir vefa gecesindeyiz ancak bu vefa gecesi 81 ilden, 1 ilin, o ilin de 39 ilçesinden 1 tanesinin düzenlediği bir gece. Şimdi burada bir ayrışma var. Olumlu yönde, pozitif ayrışma var.

* Bir ilçe başkanlığı bir vefa gecesi yapıyor, bu önce ilçe sınırında, sonra il sınırında, sonra tüm ülkeye yönelik olarak gerçekleşiyor. Siyasi parti bunu kurumsal olarak ve genel merkez düzeyinde de sahipleniyor, benimsiyor. Daha önce de Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu katıldı. Bu gece ben de buradayım ve bu partimiz adına yapılan bir etkinliğe, önemli bir boşluğu dolduran çok doğru bir etkinliğe dönüşmüş durumda. Demek ki hiçbir başarı boşuna gelmiyor.

“ÖRGÜTÜ SAHİPLENMENİN BAŞARISI”

* 6 yıl önce bu vefa gecesini yani 6’ncısı olan ve 8 yıl önce yapılmış olan ilki, bu vefa gecesini düzenleyen ilçe başkanı sonra ilçe belediye başkanı oluyor, sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oluyor. Ülkenin en umutsuz zamanlarında bugün İstanbul’un sokaklarında Türkiye’nin her tarafında gördüğümüz gibi bir umutsuzluğu yırtıp atan, bir umudun adı oluyor. O günün ilçe belediye başkanı olduğu dönemde, o günün ilçe yöneticisi, sonra ilçe başkanı olan Taşkın Özer, milletvekili oluyor, CHP’nin YDK Başkanı oluyor.

* O günkü belediyede, ilçe belediyesinde yok ama demek ki akılda ileride büyükşehri yönetmek var, o günkü belediye başkanının genel sekreter yetkileri ile donattığı danışmanı bugün bu belediyenin bugünkü belediye başkanı oluyor, Beylikdüzü’nde ve bu gecenin ev sahibi oluyor. Buraya çıkıp otururken de bir yanına ilçe başkanını, bir yanına kadın kolları başkanını, bir yanına da gençlik kolları başkanını oturtuyor. Örnek alınacaksa, bu işin örnek alınması, ders alınacaksa bundan ders alınması lazım.

* Öyle vefa gösteriyoruz diye vefa gösterilmeyen, kurumsal kimliğin sahiplenildiği, bugünlere birbiri ile itişe kakışa değil, birbirinin eksiğini bulanların değil birbirine çelme takanların değil ta o günden bugüne dayanışarak gelenlerin, kol kola girenlerin, birbirine kol kanat gerenlerin, örgütü tüm kademeleri ile dışlamak değil sahiplenmenin başarısıdır bu. Ekrem Başkanın şahsında bu organizasyonu o günden bugüne getiren herkesi yürekten alkışlıyorum.

“KURULUŞ HİKAYESİNE HUSUMET DUYUYORLAR”

* Tabi bir yandan da vefa ulusal çapta nasıl olacak? Ulusal çapta gelişmiş ülkelerdeki en önemli vefa, o ülkenin kurucu kadrolarına duyulan vefadır. Maalesef bugün ülkenin yönetim kademesinde olanlar, bazen ağız ucu ile bazen ‘Cumhuriyetimizin banisi’ diye geçerek, bazen Atatürk dememek için Gazi diyerek ama esasen Cumhuriyetin bir bütün olarak kurucu kadrolarına minnet ve vefa duymak yerine özellikle bazı isimler üzerinden aslında Cumhuriyetin kuruluş hikayesine husumet duyduklarını da gizleyemiyorlar.

* O yüzden Cumhuriyetin kurucu kadrolarına, Cumhuriyetin kuruluşuna ve aydınlanma devrimlerine sahip çıkanların bu ülkede bu vefayı göstereceği günlerin yakın olduğunun altını çizmek isterim. Bundan sonraki süreçte elbette esas vefanın ne olduğu ile ilgili bir tanımlama yapacağım ama bir de günün tarihsel bir önemi var. O da bugün 1 Mart. 21 yıl önce TBMM’de bugün çok tarihi bir oylama yapıldı. Bugün ülkeyi yöneten kişi o günlerde ABD’ye gitmiş, BOP eş başkanı olmanın vaadi, motivasyonuyla Türkiye Cumhuriyeti topraklarına 1,5 milyon ABD askeri sokmayı taahhüt etmişti.

* Bütün havaalanlarımız Irak operasyonunda kullanılacak, limanlarımız açılacak ve gelecek malzemeler, silahlara hiçbir bekleme süresi, incelemeye tabi olmadan ABD toprağı gibi kullanılarak Irak işgal edilecekti. O tezkere Meclis’e geldi, o günkü Genel Başkanımız rahmetli Deniz Baykal kapalı oturumda 1,5 saatten fazla süren bir konuşma yaptı, o gün 22’nci dönemdeki CHP grubu tarihi bir direniş, tarihi bir mücadele gösterdiler.

* Müzakerelerin sonucunda 99 iktidar partisi milletvekilini de yanlarına alarak, o ABD postalının belki de çıkmamak üzere Türk topraklarına gelmesine, yerleşmelerine ve daha sonra Irak’ta dökülecek o kanın tamamına TBMM’nin ortak olmasına engel oldular. Bu tarihi günü 21 yıl sonra Deniz Baykal’a o gün Meclis’te görev yapan ve şimdi hayatta olmayanlara rahmetle, hayatta olanlara minnetle vefamızı ifade etmek isterim.

“VEFA, PARTİYİ İKTİDAR YAPARAK GÖSTERİLİR”

* Bülent Ecevit’i Kıbrıs Barış Harekatı ile Türkiye’ye sosyal demokrasiyi, ortanın solunu, emekçi haklarını getirmekle, yaptığı birçok hizmetle anabiliriz. İsmet Paşa’yı Serv’i yırtıp atması ile mi Lozan Anlaşması ile mi garp cephesi kumandanlığı ile mi anmalı? Ya da biraz önce ifade edildiği gibi, ‘Benim en büyük yenilgim’ dediği 14 Mayıs 1950 gecesi çok partili rejiminin önünü açmayı, rejimin üzerinde olası bir askeri vesayeti aklından dahi geçirmemesi ile mi anmalı? Deniz Baykal’ı biraz önce andık. Bugün burada olan genel başkanlarım, olmayan Hikmet Çetin’in Türk dış politikasına, devletimize, partimize yaptıklarını hepsi ayrı ayrı sayılabilir.

* Ama ismini anmadığım, Genel Başkanımız, ülkenin kurucusu, kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Hepsine birden CHP’liler bir vefa göstereceklerse nasıl gösterecekler? Onu ifade edip, onun sözünü vererek sözlerimi sonlandırayım. İster hayatta olsunlar, ister olmasınlar, ister sonuncusu olsun, ister birincisi olsun CHP’nin bir genel başkanına, tüm genel başkanlarına vefa göstereceksek, bunu partilerini iktidar yaparak göstereceğiz arkadaşlar. Partilerini iktidar yaparak. Bu inanç, özgüven, bu enerji ile her birinize olan inancımla, güvencimle bu güzel gece için bir kez daha emeği geçenlere, bugünlere getirenlere, ilk gün akıl edenlere teşekkürlerimi sunuyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozel-yonetimde-olanlar-cumhuriyetin-kurulus-hikayesine-husumet-duyuyor/feed/ 0
İmamoğlu: Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak asla vazgeçemeyeceğim şiarımdır https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-asla-vazgecemeyecegim-siarimdir/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-asla-vazgecemeyecegim-siarimdir/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:27:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4815 İstanbul Beylikdüzü Belediyesi’nin bu yıl 6’ncısını düzenlediği Vefa Ödülleri Töreni, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı. Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Sevgi Kılıç, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile çok sayıda partili ve dernek temsilcisi katıldı.

“CHP BÜNYESİNDE OLMAK ELBETTE GÜÇLÜ DUYGULAR GEREKTİRİR”

Törende konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

* “Özel bir buluşmayı çok değerli kıldınız. Vefa çok değerli bir kavram. Bence Vefa kurumsallaşmayı kurumları daha güçlü kılmayı sağlayan en özel duygu. Bu yönüyle Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde siyasetle uğraştığım zaman diliminin 15 yılını bitirmiş durumdayım ve 15 yıl bittiği dönem içersinde her zaman yaptığımız her işin sonrasında işin içinde olan herkese teşekkür etmeyi, onlara minnet duygularımı iletmeyi hiç ihmal etmemeye çalıştım ve beni çok daha güçlü ve çok daha özenli kıldı.

* Bu yönüyle uzun soluklu siyasi yolculuğun daha güçlü olabilmesi için dostluğun, sevginin, dayanışmanın çok önemli olduğunu bilen birisiyim. Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde olmak elbette ki güçlü duygular da gerektirir. Çünkü bu parti ülkemizin kurucu partisi. Bu partinin kurucusu da ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk. Dolayısıyla biz çok daha özenli davranmak, çok daha kurumsal gücü büyütmek yönünde adımlar atmakla da yükümlüyüz.

“ATATÜRK’E DERİN BİR VEFA DUYGUSUYLA BAĞLI OLMAK ASLA VAZGEÇEMEYECEĞİM ŞİARIMDIR”

* Tabii vefa bir insanın, toplumun geçmişine ve değerlerine duyduğu güçlü bağlılık sayesinde geleceğe doğru emin adımlarla yürümesini de sağlar. 2016’da böylesi bir süreci başlatmayı ilk düşünce olarak masaya koyduğumuzda dün gibi hatırlıyorum değerli dostlarımla, özellikle sevgili Süleyman Çelebi ve o dönem ilçe başkanımız Sayın Turan Taşkınözer, diğer dostlarımızla oturup konuştuğumuzda böylesi bir duygunun ve bizim içimizdeki birçok arkadaşımızın daha güçlü çalışmaya, daha fazla motive etmeye sevk edeceğini konuşmuştuk. Bunu da açıkçası o günden bugüne ilçemiz yaşıyor ve yaşatıyor.

* Şimdi tabii benim İstanbul’da görev almamın bu süreci biraz daha farklı bir seviyeye taşımış olması beni de ayrıca gururlandırıyor. Tabii hafızayı güçlü tutmak taze tutmak çok da değerli. Böylesi bir akışı sağladığınızda dünden bugüne gelen çok kıymetli isimler yarınlara dönüp de partimizi çok daha özel bir sürece taşıyacaktır. Açık söyleyeyim Cumhuriyet Halk Partili olmam ve az önce bahsettiğim gibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e derin bir vefa duygusuyla bağlı olmak benim asla vazgeçmeyeceğim şiarımdır. Onun kurduğu Cumhuriyeti, aziz vatanı, kayıtsız şartsız beklemeden sevmek büyük bir özel bir vefa bağlılığı demektir.

“CHP’Lİ OLMAK HER TÜRLÜ GÖREV VE SORUMLULUĞA KAYITSIZ ŞARTSIZ KOŞMAYI GEREKTİRİR”

* Şunu da söyleyelim Atatürk, ömrünü, milletine vefa borcunu ödemekle geçinmiş. Dehşet bir vatansever, emsalsiz bir kahramandı. Onun partisine, onun partisi içinde bulunan hiç kimseye vefasızlık asla ve asla yakışmaz. Bizler siyaseti bu ülkeye, bu millete vefa borcumuzu ödemenin bir yolu olarak görürüz öyle yaparız. O nedenle nice partiler gelir geçer Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayakta kalır Dimdik ayakta. Cumhuriyet Halk Partili her zaman herkesten çok çalışmayı da gerektirir. Çalışmanın çok değerli olduğunu bilen birisiyim. Çalışkan olmanın, partimiz için olmazsa olmaz ve vazgeçilmez temel prensibi olduğunu da buradan paylaşmak isterim.

* Zira partimizin de ülkemizin çıkarı için durmadan, yorulmadan, çalışmak ancak ve ancak o zaman başarıya ulaşmak mümkün olabilir. Cumhuriyet Halk Partili olmak her türlü görev ve sorumluluğa kayıtsız şartsız da koşmayı gerektirir. Koşmayı gerektirir ve koşmakta zorundayız. Cumhuriyetimiz, yurdumuz, halkımız için, görevden göreve koşacağız. Ne zaman ihtiyaç olursa, nerede, nasıl bir koşuya, nerede, nasıl bir emeğe, nerede nasıl bir mücadeleye gerek var ise o yönde o mücadelenin en önde koşan neferi olma çabasını ben kendime ayrıca ilave bir şiar olarak da edindiğimi ifade edeyim.

“ATATÜRK’ÜN PARTİSİNE BORCUMUZU ANCAK BÖYLE ÖDEYEBİLİRİZ”

* Bu yönüyle asla ve asla kim ne kadar koşuyor bakmadan kendi emeğini en güçlü seviyede ortaya koymanın Cumhuriyet Halk Partili her bireyin ortaya koyması gereken bir karakter olduğunu da düşünmekteyim. Atatürk’ün partisine borcumuzu ancak böyle ödeyebilir, refahımızı da ancak böyle gösterebiliriz. Bu duyguları hisseden gereğini yerine getiren büyük Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin tüm üyeleriyle birlikte kutluyor, yürekten hep birine teşekkür ediyorum.

* Vefa ödüllerine layık görülen, partimizin çok değerli, çok kıymetli isimlerini yürekten kutluyorum. Burada onlarla olmaktan da büyük onur duyuyorum. Yöneticilerimiz, siyasetçilerin, vefasızlığı dolayısıyla tek bir vatandaşın bile kalbinin sevgi dolu çok mutlu bir ülke diliyorum. Umuyorum bunu başaran, bu adımları bize attıran yine hep birlikte bu başarının bir parçası olacağımızı düşündüğüm Cumhuriyet Halk Partisi olur.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-ataturke-derin-bir-vefa-duygusuyla-bagli-olmak-asla-vazgecemeyecegim-siarimdir/feed/ 0
Özel’den AKP’nin Şırnak’taki kamuflajlı seçim çalışmasına sert tepki https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-akpnin-sirnaktaki-kamuflajli-secim-calismasina-sert-tepki/ https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-akpnin-sirnaktaki-kamuflajli-secim-calismasina-sert-tepki/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:42:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4775 Şırnak’ın İdil İlçesinde AKP’den belediye başkan adayı olan İkbalhan Haznedar’a destek için Şırnak Valisi Cevdet Atay ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut İdil’e giderek destek turuna çıktı. Vali ve komutan AKP’li adayla birlikte çarşıda esnaf ziyaretinde bulunarak oy istedi. CHP lideri Özgür Özel, söz konusu fotoğraflara sert tepki gösterdi.

Yerel seçimlere az bir zaman kala AKP’li adaylara özellikle de nüfus bakımından küçük kırsal yerleşim birimlerinde Vali, kaymakam ve askeri yetkililerin açık desteği de tam gaz devam ediyor.

Son olarak Şırnak’ın İdil İlçesinde AKP’den belediye başkan adayı olan İkbalhan Haznedar için Şırnak’tan İdil’e giden Vali Cevdet Atay ile İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut esnaf turuna çıkarak AKP’li adaya destek istediler.

Bulut, Atay ve Haznedar çarşıda birlikte dolaşarak esnaflarla sohbet edip AKP’li adaya oy verilmesi için ziyaretlerde bulundu. İlçe merkezinde seçim çalışması yürüten üçlü daha sonra AKP gençlik kollarınca organize edilen gençlik buluşmasına katıldıktan sonra bu kırsal bölgedeki merkeze bağlı köy ve mahalleleri de ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldiler.

VALİLİK DE PAYLAŞTI

Şırnak Valiliği de söz konusu esnaf ziyaretine dair fotoğrafları sosyal medya hesabından “Valimiz Sayın Cevdet Atay, il protokolü ile birlikte; esnaf ve vatandaşlarımızı ziyaret ederek hayırlı ve bol kazançlar diledi” ifadesiyle paylaştı.

SÖZCÜ’nün gündeme getirdiği fotoğrafın sorulduğu CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti-devlet ayrımının ortadan kalktığına dikkati çekti. Ümraniye’de Kazım Karabekir Cemevi ziyareti sonrası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte soruları yanıtlayan Özel, Şırnak’taki tartışılan fotoğrafa ilişkin şunları söyledi:

“ERDOĞAN TEK PARTİLİ SİSTEME GEÇMEYE ÇALIŞIYOR”

– Erdoğan’ın dolma kalemi aynı mürekkeple sabah il başkanı atıyor Şırnak’a, öğleden sonra Vali atıyor. İkisi aynı mürekkebin insanı oldukları için birlikte gezip kampanya yapmayı normal sanıyorlar. Parti ile devlet ayrımı ortadan kalkmış durumda. Partiyi devletin partisi, devleti partinin devleti sanan bir anlayış attığı her adımda Türkiye’ye 2024 yılında yeni bir utanç yaşatıyor. Yüz yıl önce Cumhuriyet kuruldu, çok partili sisteme geçmekle övünüyoruz. Erdoğan, 100 yıl sonra tek partili rejime geçirmeye çalışıyor.

“UCUBE REJİMİN FOTOĞRAFI”

– O fotoğraf bu ucube rejimin fotoğrafıdır. Türkiye’nin demokrasi tarihinde bir köşede en karanlık fotoğraflardan biri olarak yerini aldı. Ümit ediyoruz bir gün demokrasi müzesinde ‘Demokrasimiz böyle bir badireyi atlattı’ diye o fotoğrafı sergileyeceğiz.

“MURAT KURUM’LA OLMAYACAK” DİYOR

Diğer taraftan Özel ve İmamoğlu’na İstanbul’daki yerel seçim gündemi de soruldu. Özel, Erdoğan’ın kampanya sürecinde aktif şekilde yer alması hakkında “Kurum’un yerinde olmak istemezdim. Erdoğan’ın İmamoğlu hakkında söylediği her şey kendi adayını kifayetsiz, yetersiz gördüğünü, Ekrem Başkan’la baş edemediğini düşündüğü gösteren yaklaşımlar… Erdoğan her sözüyle ‘Bu Murat Kurum’dan olmayacak galiba, olmayacağını anladım mecburen kampanyayı benim yürütmem gerekiyor’ diyor.

“ACEMİ ADAY, YAPACAK BİR ŞEY YOK”

İmamoğlu da Kurum’un ortak yayın teklifi için “Samimi değil” yanıtına dair “Acemi genel başkanım acemi aday, yapacak bir şey yok. Denilecek çok bir şey yok. Milletimiz kanaati, kararı görüyor. Biz medeni bir otamda bu tür tartışmaların olmasından yanayız, verdiği cevapların seviyesi düşük. Ona cevap vermek isemiyorum” ifadelerini kullandı.

“POLEMİK BİLE YARATAMIYOR”

Kurum’un “Yarı zamanlı belediyecilik” eleştirisi içinse şöyle konuştu:

– Söylemleri ve ifadeleri cevap verecek seviyede değil. Acemice söylemler. Polemik yaratmak istiyor ama onda bile başarı elde edemiyor. Birçok konuda geçmişte yaptığı icraatlarda olduğu gibi. Daveti bile eline yüzüne bulaştırdı. Herkesi zor duruma düşürdü. Cevap versem bir türlü vermesem bir türlü. Kendi haline bırakıyorum. Allah yardımcısı olsun.

İmamoğlu ayrıca Kurum’un anketlerde önde olduğuna dair iddiası karşısında da “Ona gelen anketler önde olabilir. Ben milletin anketine bakıyorum. Gayet iyi gidiyor, günü geldiğinde sizi bilgilendiririz” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozelden-akpnin-sirnaktaki-kamuflajli-secim-calismasina-sert-tepki/feed/ 0
Birol Aydın anlattı: Erbakan’ın evine polis yollandığında ne oldu? https://www.foxhaber.com.tr/birol-aydin-anlatti-erbakanin-evine-polis-yollandiginda-ne-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/birol-aydin-anlatti-erbakanin-evine-polis-yollandiginda-ne-oldu/#respond Sat, 16 Mar 2024 21:21:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4757 Saadet Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Birol Aydın, Küçükçekmece’deki aday tanıtım toplantısında Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun 2006 yılında polislerin Necmettin Erbakan’ın evini çevirdiği yönündeki açıklamasını anımsattı.

“OLAYIN BAŞINDA-SONUNDA NE OLDU?”

Karamollaoğlu’nun sözlerine işaret eden Aydın “Bunun üzerine bazı gazeteler, yazarlar ve siyasiler bir kısım açıklamalar yaptılar. Bendeniz doğrudan bu duruma muttali olan bir kardeşinizim. İşin başında ne oldu? Sonunda ne oldu? Hangi mahkeme hangi kararı verdi? AK Parti hükümetleri ve yetkilileri o dönemlerde ne yaptılar, ne ettiler? Ahmet Necdet Sezer Bey ne yaptı? Cumhuriyet Halk Partisi ne yaptı? Ne etti? Anayasa Mahkemesi bununla ilgili ne dedi? Bütün bunlardan bağımsız olarak o güne ilişkin bir hakikatin altını bir kez daha çizmemiz gerekir” dedi.

“POLİSLER GELDİ, EVİ ÇEVİRDİK”

Aydın, o gün yaşananlara ve bugünkü tartışmaya dair şunları söyledi:

– Genel başkanımızın bir kanalda söylediği husus şudur. İçişleri Bakanlığı’ndan bir kanaldan Erbakan Hocamızın konutuna bir haber gelir. Haber der ki, ‘Erbakan Hoca evi boşaltsın. Evi terk etsin. Polisler Erbakan Hoca’yı alacaklar.’ Bu haber Erbakan Hocamıza söylenince hocamız, ‘Ne münasebet biz suçlu muyuz ki evimizi terk edeceğiz? Geliyorlarsa gelsinler’ dedi. Bunun üzerine bizler 150-200 kişilik bir ekip hazırlandık. Gelecek olan polislere Erbakan Hocamızı teslim etmemek üzerine. Sivil polisler geldi. Erbakan Hocamızın evini çevirdi.

ERDOĞAN’A ‘BU NE HAL’ TEPKİSİ

– Birtakım temaslar sonucunda rahmetli Hasan Kalyoncu Bey, Tayyip Bey’e üslubu nasılsa ama sert bir üslupla, ‘Bu ne haldir’ der. Birtakım sözlerden sonra Tayyip Bey, polisleri Erbakan hocamızın etrafından, çevresinden çeker. Olay budur. Ama esas altı çizilmesi gereken ve anlaşılması gereken nokta şudur. Şimdi de bir sürü siyasi açıklama yapıyorlar. Bir kısım yazarlar yazıyorlar önünü, arkasını vesaire. Yetmez.

– Hocamızın oğlu da bir açıklama yapmış. Bunun üzerine bunu söylüyorum. Erbakan Hocamızın meşhur bir sözü var. Macunlama diye. Hocamızın oğlu da bir macun çekmiş. Olay şudur. Erbakan Hocamızın evinin çevresinden polisleri çekme iradesi, o polislerin gelmesine de engel olabilirdi. Güya o dönem iktidarın gücünü pekiştirmediği zamanmış. FETÖ unsurları bunu yapmış. Esas macun burası. Yazık, günah. O tarihlerde FETÖ’yle AK Parti, FETÖ’yle iktidar, can ciğer kuzu sarması değiller miydi?

– O günlerde bütün operasyonları beraber bu millete çekmiyorlar mıydı? Ergenekon ve Balyoz operasyonları başta olmak üzere bütün her şeyi beraber kotarmıyorlar mıydı? O günün büyük yanlışını 17-25 sonrası oluşan algı üzerinden macunlamak sağlıklı bir ruh halinin yansıması değildir.

KARAMOLLAOĞLU NE DEMİŞTİ?

Karamollaoğlu, bahsettiği olayla ilgili şunları söylemişti:

– Erbakan Hoca 2006’da hapse mahkum olduğunda, polisle evini kuşattırdı hapse attırmak için büyük bir gayretin içine girdi. AK Parti’nin kuruluşunda Tayyip Bey’e destek veren (Hasan) Kalyoncu, bizim de eski il başkanımızdı. Tayyip Bey’e, ‘Böyle yaparsan burayı senin başına yıkarım. Seni siyaseten yaşatmam’ dedi. Onun üzerine Tayyip Bey, ev hapsine çevrilmesini sağladı. Sonra da Gül’ün affıyla Erbakan hoca Saadet’in başına geçebildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/birol-aydin-anlatti-erbakanin-evine-polis-yollandiginda-ne-oldu/feed/ 0
Geri sayım başladı: Yerel seçimlere bir ay kaldı https://www.foxhaber.com.tr/geri-sayim-basladi-yerel-secimlere-bir-ay-kaldi/ https://www.foxhaber.com.tr/geri-sayim-basladi-yerel-secimlere-bir-ay-kaldi/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:42:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4724 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne bir aylık süre kaldı.

Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) 1 Aralık 2023’te ilan edilen seçim takvimi, 1 Ocak’ta işlemeye başladı.

Takvim doğrultusunda bugüne kadar yürütülen iş ve işlemler kapsamında YSK, 2 Ocak’ta seçime katılma yeterliliğine sahip 36 siyasi partinin bulunduğunu belirledi.

Seçime katılacak siyasi partilerin birleşik oy pusulasındaki yerlerinin belirlenmesi için ise 27 Ocak’ta YSK Başkanlığında kura çekimi yapıldı.

YSK Başkanı Ahmet Yener, Yenilik Partisinin seçime katılmayacağını, Büyük Türkiye Partisi’nin de adını Ocak Partisi olarak değiştirdiğini YSK’ye bildirdiğini açıkladı.

Kura sonucu AKP 1, İYİ Parti 2, Sol Parti 3, Büyük Birlik Partisi 4, Memleket Partisi 5, Anavatan Partisi 6, Demokratik Sol Parti 7, Yeniden Refah Partisi 8, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 9, Türkiye Komünist Partisi 10, Anadolu Birliği Partisi 11, Zafer Partisi 12, Halkın Kurtuluş Partisi 13, Türkiye Komünist Hareketi 14, Bağımsız Türkiye Partisi 15, Gelecek Partisi 16, Yeni Türkiye Partisi 17, CHP 18, Emek Partisi 19, HÜDA PAR 20, Hak ve Özgürlükler Partisi 21, Ocak Partisi 22, Adalet Birlik Partisi 23, Demokrat Parti 24, Güç Birliği Partisi 25, Millet Partisi 26, Milli Yol Partisi 27, Adalet Partisi 28, Genç Parti 29, Aydınlık Demokrasi Partisi 30, MHP 31, Türkiye İşçi Partisi 32, Demokrasi ve Atılım Partisi 33, Saadet Partisi 34 ve Vatan Partisi 35’inci sırada yer aldı.

29. sıradaki Genç Parti’nin seçime katılmayacağını bildirmesi üzerine seçime katılacak siyasi parti sayısı 34’e indi.

Parti, oy pusulasından kaldırılacağından, bazı partilerin pusuladaki sırası değişecek. Buna göre, Aydınlık Demokrasi Partisi 29, MHP 30, Türkiye İşçi Partisi 31, Demokrasi ve Atılım Partisi 32, Saadet Partisi 33, Vatan Partisi 34. sırada olacak.

ADAY LİSTELERİ 3 MART’TA AÇIKLANACAK

Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına 20 Şubat’ta teslim etti. Aynı süre içinde bağımsız adaylar da başvurularını yaptı.

Seçim kurullarınca yapılan inceleme veya itiraz üzerine verilen kararlar sonucunda ya da istifa nedeniyle siyasi partilerin aday listelerinde eksiklik olması halinde, bu durum 1 Mart’ta ilçe veya il seçim kurullarınca partilere bildirilecek. Partiler, 2 Mart’ta eksiklikleri tamamlayarak ilgili seçim kurullarına bildirecek ve kesin aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak. Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına da 3 Mart’ta başlanacak.

Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart sabahı başlayacak.

Döküm ve dağıtımına 29 Şubat’ta başlanan seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı 24 Mart’ta tamamlanacak.

28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek.

Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de sona erecek.

Türkiye, 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

OY VERME SAATLERİ

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı.

Bu nedenle Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/geri-sayim-basladi-yerel-secimlere-bir-ay-kaldi/feed/ 0
CHP lideri Özel’den dikkat çeken Haluk Levent açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozelden-dikkat-ceken-haluk-levent-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozelden-dikkat-ceken-haluk-levent-aciklamasi/#respond Fri, 15 Mar 2024 21:09:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4691 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TV 100’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Özel, son anketlerde Ankara ve İstanbul’da önde olduklarını söyledi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin tamamlanmış gözüktüğünü dile getiren Özel, “Her ölçüm daha yukarı gidiyor. Anket firmasının yetkilisi, sunumunda ‘Ankara’da, Büyükşehir’de yarış bitti.’ dedi. İstanbul’da her ölçümde Ekrem İmamoğlu 1,5-2 puan farkını açıyor.” diye konuştu.

Özel, CHP’nin seçimlere herhangi bir ittifak yapmadan tek başına girdiğini ifade etti.

“İTTİFAKLAR YAPABİLSEYDİK BAMBAŞKA ŞEYLER OLABİLİRDİ”

Geçen seçimlerde ittifak yaptıkları İYİ Partinin ve birçok yerde aday çıkarmayan HDP’nin yüzde 20’lik bir oya sahip olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti:

*Bugünkü anketlerin üzerine yüzde 20 koysanız Anadolu coğrafyasını komple kendi rengimize boyamış oluruz. Millet İttifakı’nı kurduğumuz partilerle birlikte değiliz.

*Geçen seçimlerde kayıtsız, şartsız muhalefete destek veren bir parti de ortada yok ama Millet İttifakı’nı oluşturan seçmen bir yere gitmedi. Türkiye genelinde yüzde 30’u aşmayı önemli görüyorum. Yüzde 25’lik bir cam tavan var, bizim üstümüzde diye hep söyledim.

*Bu yüzde 25’lik görünmez cam tavanı tuzla buz etme niyetindeyiz. İttifaklar yapabilseydik bambaşka şeyler olabilirdi. Yüzde 35’leri zorlardık, 40’a yaklaşırdık ama Cumhuriyet Halk Partisinin, bu adaylarla benim gördüğüm, geçmem gerekir ve iyi olur dediğim rakam, yüzde 30’luk psikolojik sınırı aşmak. 20’li rakamlardan şu partiyi bir kurtarmak.

“BELEDİYE KAYBETMEK İSTEMİYORUM”

Şehirler bazında hedeflerini dile getiren Özel, genel başkan olarak girdiği ilk seçimlerde belediye kaybetmek istemediğini söyledi.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in başında olduğu üst koordinasyon ekibinin 1 Nisan’dan sonra çalışacağını belirten Özel, “Bir yerde iyi bir iş yapılıyorsa onu herkes yapacak, tek tipleştireceğiz. İyide ortaklaşma, benzerleri birleştirme, tek tipleştirme ve bunların toplu halde anlatımı, tanıtımı. Ayrıca bu yapı, yeni belediye başkanlarımıza eldeki iyi projeleri hazır olarak verecek. Bu yapı, tek tip ölçme değerlendirmeyle 3 ayda bir belediye başkanlarımıza karne verecek. Herkes durumunu görecek. Yine bu yapı, belediyelerimizi planlı ve haberli, habersiz iç denetime tabi tutacak. Başında Yılmaz Büyükerşen ve önceki belediye başkanlarımızın olduğu, yerel yönetimler çalışan akademisyenlerin, eski Sayıştaycıların, Danıştay’da tetkik hakimlerinin olduğu bir yapı kuruyoruz.” dedi.

DEM PARTİ İLE İTTİFAK İDDİASI

Özel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile aralarında bir protokol veya ittifak olup olmadığı sorusuna karşılık, önceliklerinin enflasyon, ekonomi, hukuk ve işsizlik olduğunu söyledi.

DEM Parti’nin “Bizim hiçbir partiyle ittifak yapma niyetimiz yok, kimseyle anlaşmayacağız. Kendi adaylarımızla çıkacağız ancak bazı yerlerde ‘kent uzlaşısı’ sağlayabiliriz.” dediğini aktaran Özel, şunları ifade etti:

“Orada yaptıkları tanım şu; ‘Eğer aday bizim de oy verebileceğimiz bir adaysa o adaya ‘kent uzlaşısı’ adayı olarak bakabiliriz. Bu adaylarınızı belirlerken buna, buna uygunsa biz bu adaylarda birleşiriz.’ diyorlar. Mesela Mersin Belediye Başkanı’mızın, yoğun Kürt nüfusunun, Kürtlerin güçlü olduğu bir yerde yapmış olduğu başkanlığa rıza gösterdiklerini bize çok öncelerden de söylediler. Vahap (Seçer) Başkan Mersin’i adilane yönetiyor. Şimdi Kürtler çok yoksulu olan insanlar. Sosyal yardımı önceleyen sosyal demokrat belediye başkanları, Kürtlerin ve Kürt seçmenin gönlünde kolay yer ediyorlar.”

Özel, son seçimde HDP’nin AK Parti’ye kaybettirme motivasyonuna sahip olduğunu, bu seçimlerde ise çıkardıkları adaylarla böyle bir motivasyonlarının olmadığını ortaya koyduklarını savundu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti ile ilişkileri konusunda şöyle dedi:

“Bu seçimde bizim DEM ile olan ilişkimizde ne onların kayıtsız, şartsız bize desteği söz konusu ne de bizim DEM ile kazanmaya yönelik bir işbirliğimiz söz konusu. Belli yerlerde ‘kent uzlaşısı’ olarak adlandırılan uzlaşı sağlanmış durumda ama DEM’in adayları var. Bize de kaybettirecekleri birçok yer olabilir. Ortada imza, sözleşme, protokol yok. Şunu da rahatlıkla anlamak lazım. Yüzde 10-15 DEM seçmeninin ya da Kürtlerin oy kullanacağı bir seçime gidiyoruz. Bir belediye başkan adayımız var ve belediye meclis listesi yapıyor. Şimdi bu seçmeni göz ardı ederek belediye meclis listesi falan oluşturamazsınız. ”

CHP’den belediye başkan adayı olarak gösterilmeyenlerin verdiği tepkileri de değerlendiren Özel, “Aday olmadığını öğreniyor, ertesi sabah bombalamaya başlıyor, istifa ediyor, başka partiye gidiyor. Böyle de bir şey yok. Sen bu partide bir sürü görev yapacaksın, bu partinin yaptığı milletvekilliğinden emekli olacaksın, gittiğin her yerde saygı göreceksin, maaş alacaksın. Bir gece önce adaysın, ertesi sabah isyandasın. Böyle bir şey yok. Bir sürü örnek var. 30 tane aday adayı var, biri seçiliyor, 29’u isyan ederse bu partiyi nasıl yöneteceğiz biz? Kim yönetecek yani?” diye sordu.

HALUK LEVENT AÇIKLAMASI

Özel, şarkıcı Haluk Levent’e CHP’nin Hatay Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için teklif götürüldüğü iddiasına ilişkin soruya şöyle yanıt verdi:

*Haluk Levent ‘evet’ deseydi ankete konulurdu. Haluk Levent meselesini şöyle anlatayım; 60 parti meclis üyemize dedik ki ‘Hatay kritik, kafa kafayayız, aday değiştiği takdirde birtakım destekler almamız söz konusu ama ankete koymadan kimseyi atamam, temas ettiğiniz, aklınıza yatan kişilerle görüşün. Onay veren olursa bana bildirin, WhatsApp’tan bana yazın.’ dedim, ‘Ben ankete koyacağım onları, 1 haftanız kaldı’ dedim.

*İki ayda bir yapılıyor ya parti meclisi, biz şu ana kadar 3 ayda 13 parti meclisi yaptık. O kadar demokratik bir kanalı işletmeye çalışıyorum. Bu arkadaşlardan kimi çok farklı isimler, mesela Mert Fırat dediler. Mert Fırat ile de konuştuk, ‘Seni ankete koyalım mı?’ diye sorduk. Çok tatlıdır Mert, Hataylı. Mert dedi ki ‘Abi 30 günde 28 gün turnem var, ne anketi?’ Haluk Bey de değerlendirmiş, ‘Olmaz’ demiş.

*Resmi bir teklif götürmedik ama parti meclis üyemiz veya MYK olur alıp da bize söyleseydi ankete koyacaktık.

İMAMOĞLU SORUSUNU YALANLADI

Özgür Özel, “Ekrem İmamoğlu’nun sizinle resimlerini istemediği, ajanslardaki rezervasyonları da iptal ettiği konuşuluyor. Böyle bir şey söz konusu olabilir mi?” sorusuna, öyle bir şeyin olmadığı cevabını verdi.

“BİR GÜN ADAYLIĞINI AÇIKLAYACAKTI, BİR GÜN ERTELEDİK”

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in yeniden aday gösterilmemesi üzerine bağımsız aday olarak seçimlere girme kararı almasını değerlendiren Özel, şunları kaydetti:

“Bir gün adaylığını açıklayacaktı, bir gün erteledik. Dedim ki ‘Başkanım, bana biraz zaman verir misin? Bir çare arayalım.’ Bir gün 14.00’te açıklıyordu, öbür gün 12.00’ye erteledi. Ben grup toplantısına gitmeden bir daha aradım. Dedim ki ‘Başkanım bir daha düşün, yapma şunu’. ‘Yok’ dedi, kendi argümanlarını söyledi. Ben de ‘Başkanım ben sana abi diye hitap ediyorum. Yapmasan ben bunu kardeşin olarak isterim ama yapıyorsan da hayırlısı olsun. Sonuçta birbirimizin yüzüne bakacağız.’ dedim. Sarıyer, bu tansiyonu yönetemediğimiz, yönetmek isteyip de yönetemediğimiz, bu tansiyonun bizim açımızdan elverişli bir sonuç doğurmadığı bir yer oldu.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozelden-dikkat-ceken-haluk-levent-aciklamasi/feed/ 0
Muhalefetin önerileri yine AKP ve MHP’ye takıldı https://www.foxhaber.com.tr/muhalefetin-onerileri-yine-akp-ve-mhpye-takildi/ https://www.foxhaber.com.tr/muhalefetin-onerileri-yine-akp-ve-mhpye-takildi/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4672 Meclis Genel Kurulu’nda, Saadet Partisinin “özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler”, İYİ Partinin “göçmen nüfus artışı”, DEM Partinin “Mahalli İdareler Seçimi” ve CHP’nin “Gazeteciler” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi adına söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Türkiye’deki nüfus artış hızında veya doğurganlıktaki düşüşün siyasi bir konu değil, ülke meselesi olduğunu söyledi.

Son 23 yılda ortalama nüfus artış hızının yüzde 1’e düştüğünü, bunun, İkinci Dünya Savaşı döneminden daha düşük bir oran olduğunu belirten Usta, “Türkiye’deki Türk vatandaşlarında durum böyleyken Suriyeli göçmenlerde hem doğurganlık hızının hem doğum sayısının çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu konu, Suriyeli sığınmacı meselesi olmasa bile Türkiye’nin ciddi bir sorunudur. Çünkü nüfusun korunabilmesi için ortalama doğurganlık hızının 2,1 olması lazım ama Türkiye’de bu oran 1,62. Bu nüfus aşağı doğru gidecek.” ifadelerini kullandı.

Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yeni evlenen çiftlerin en az üç çocuk yapması” yönündeki açıklamasını çok doğru bulduğunu ancak ailelere bu konuda verilen ekonomik desteklerin yetersiz olduğunu savundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, nüfus artış hızının düşüşünün sebepleri ve sonuçlarının araştırılmasının, Türkiye’nin geleceği adına çok önemli olduğunu vurguladı.

“AİLE KAVRAMI YIPRANIYOR”

Şahin, “Buradaki en temel sebeplerden biri, aile kavramının yıpranmasıdır. Son yıllarda yaşanan boşanma artışları ciddi bir şekilde masaya yatırılmalıdır. Gençlerimiz evlenmek istemiyor, evlenen vatandaşlarımız da ciddi boşanmalar yaşıyor.” dedi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, İYİ Parti’nin önergesini samimi ve gerçekçi bulmadıkları için “hayır” oyu vereceklerini ifade etti.

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, düzensiz ve kayıtsız göç sorununun dünyanın en önemli problemleri arasında yer aldığını, Türkiye’nin de dünya genelinde bu konuda omuzlarına en ağır yük binen devlet olduğunu kaydetti. Arpacı, “Bunun da bizatihi sorumlusu AKP iktidarıdır. Tarafı olmadığımız savaşların sonuçları, milyonlarca vatandaşımızın omuzlarına yüklenmiştir.” diye konuştu.

“ÖZEL OLARAK ÇALIŞIYORUZ”

AKP Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül, AKP iktidarları dönemlerinde hazırlanan kalkınma planlarında aile, nüfus, demografik dönüşüm konularının özel olarak çalışıldığını söyledi.

Nüfus politikası konusundaki çalışmaların toplumsal etkisinin pozitif olduğunu, doğum izinleri, çocuk yardımları, eğitim ve sağlık giderlerinin ücretsiz olması, SGK sistemi, ailenin güçlendirilmesi, sosyal koruma kalkanının dinamik kurumsal yapısının AKP hükümetlerinin başarısı olduğunu anlatan Koncagül, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanımızın da ifadesiyle karşılık bulan ‘üç çocuk’ söylemi, ülkemizde nüfus politikasının, nüfus artış hızını arttırmaya yönelik olduğunun da önemli bir göstergesidir. Batılı ülkelerin negatif büyüme eğrisindeki nüfus üzerine bir gelecek inşa ettiklerini düşünürsek Türkiye güçlü, dinamik ve genç bir nesle sahip bir ülke olarak bölgemizde ve dünyada etki alanını arttıracaktır.”

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel kurulda daha sonra kamuoyunda “8. Yargı Paketi” olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhalefetin-onerileri-yine-akp-ve-mhpye-takildi/feed/ 0
Özgür Özel’den Bahçeli’nin sözlerine sert yanıt https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-bahcelinin-sozlerine-sert-yanit/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-bahcelinin-sozlerine-sert-yanit/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:45:45 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4669 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Bursa Akademik Odalar Birliği Salonu’nda düzenlenen belediye başkanları aday tanıtım toplantısına katıldı. Özel konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sert sözlerle yanıt verdi.

“BURSA’DA BÜYÜK ZAFERİN ARİFESİNDEYİZ”

Özel, şöyle konuştu:

* “Bir tarafta Mudanya’da bir tarafta Gemlik’te. Sosyal demokratların eli üzerindeyse kentten nasıl olumlu farklılaştıklarını, pozitif ayrıştıklarını görüyorum. Oradaki insanların mutluluğunu ve bizim yönetmediğimiz kentlerde, bizim ilçelerdeki insanların nasıl özendiklerini, nasıl özlediklerini, çocuklarına üniversite tercihi yaparken yüzde 85 CHP’li belediyelerin yönettiği kentleri, ilçeleri tercih ettiklerini biliyorum. Hafta sonu şehir içinde bir yere gidilirse CHP’nin yönettiği ilçelerin gezildiğini, oralarda pikniğe, belki bir kahve içmeye, bir yemek yemeye imkan varsa oraların tercih edildiğini biliyorum. Bütün Bursa artık CHP’yi hak ediyor. Bunu görüyorum. İnanın Bursa’da bir büyük zaferin arifesindeyiz. Gün sayıyoruz. Geçen sefer o biraz önce şarkıda da duyduğumuz o yarım kalan hikayenin tamamlanması için bu şarkının burada yarım kalmaması için Bursa sokaklarındaki heyecanı görüyorum. Önüme ölçümler geliyor. Anketlere bakıyorum, keyifleniyorum. Geliyoruz, kazanıyoruz. Bursa bizi bekliyor.

“ALİNUR AKTAŞ’I GÖNDERİP MUSTAFA BOZBEY’İ GETİRMEKTEN DAHA MEGA BİR PROJE YOKTUR”

* Bozbey, (Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey) az önce dedi ki ‘Biz Bursa’nın sorunlarını anlatıyoruz. O dönüyor, ‘Mega projelerimiz var’ diyor. CHP’nin Bursa’daki mega projesini açıklamayı Bozbey bana bıraktı. CHP Genel Başkanı olarak Bursa Büyükşehir ile ilgili mega projemizi bir cümleyle özetliyorum. Alinur Aktaş’ı gönderip Mustafa Bozbey’i getirmekten daha mega bir proje yoktur. Çünkü mega projeler bütünseldir, kapsamlıdır. Projenin içindeki parçalar birbiriyle konuşur ve sonuç odaklıdır. Bursa’da Alinur Aktaş gibi cumhuriyetle, Kurtuluş Savaşı’yla çelişkisi olan, Cumhuriyeti’nin değerleriyle çatışan, hele hele ki o Uğur Mumcu’yu paramparça ettiler, hepimizin yüreğini Ankara’daki karlı günde bin parça yapıp saçtılar. Ölümünden sonra Uğur Mumcu’ya, hem tıp hem eğitim emekçisine, bir kanaat önderine, hepimizin göz bebeği ve gözlerimizin önünde erir giderken içimizi eriten Türkan Saylan’a, Bahriye Üçok’u inancını savunan, bu ülkenin laik Türkiye Cumhuriyeti’nde bir ilahiyat profesörü kadını öldürenlere laf etmeyip de o kadına arkasından laf edecek kadar gözü dönmüş, yüreği taş, içi kinli, aklında, fikrinde örümcek fikirler olan bir kişinin Bursa’da yönetimde olduğu her gün, her dakika Bursa’ya yazıktır. Bu da bizim ayıbımızdır. 31 Mart’ta halledeceğiz.

“KATİLLERİN DE MÜSEBBİPLERİN DE PEŞİNDEYİZ”

* Buraya Çorlu’dan geldim. Hayatını tren kazasında kaybetmiş 25 kişinin acılı annelerinin, babalarının, eşlerinin, çocuklarının ellerinin sıcaklığı, gözlerinin yaşındaki nem hala ellerinde. Bugün gittik oraya ve adaleti aramak için son duruşmaydı. Kalabalığı, bizleri, annelerin yüreğindeki ateşi gördüler. Tayyip Bey’in ne istediğini 4 gün önce oraya o katliamdan sorumlu kişiyi yeniden TCDD Genel Müdürlüğüne atayan Tayyip Erdoğan’ın talimatını gördüler. Bu sabah rapor alan bir hakim sayesinde duruşmayı seçimlerden sonraya ertelediler. Hem Çorlu’nun hem Soma’nın hem Afyon’un hem yanı başınızdaki Hendek’in Türkiye’de kimin haksız yere yüreği yandıysa hangi ananın gözünden yaş aktıysa o bir damla yaşın hesabını sorana kadar katillerin de müsebbiplerin de peşindeyiz. Herkes bunu böyle bilsin. Bırakmayız peşlerini, sonuna kadar takip edeceğiz.

“HESABINI SORMAK BOYNUMUZUN BORCU OLSUN”

* Bursa’da olunca gözü yaşlı, eş, ana, çocuk deyince Sinan Ateş’i anmadan olmaz. Biz Sinan Ateş’le çok farklı dünya görüşlerinin insanlarıydık. Sinan Ateş, Ülkü Ocakları’nın genel başkanıydı. Biz CHP’de yetişmiş gençlerdik. Belki hiçbir zaman aynı sandıkta buluşmadık. Belki hiçbir zaman düşüncelerimiz örtüşmedi. Ama Sinan Ateş gibi birini iki kız babası ve sonradan hikayesini dinleyince dünya iyisi bir babayı eşini, anasını, babasını gözü yaşlı bırakarak Ankara’nın orta yerinde katlettiler. Sinan Ateş, Bursalı. Sinan Ateş’in emaneti o günden sonra hiçbir siyasi partinin değil bütün Türkiye’deki siyasilerin ve Türkiye’deki herkesin emanetiydi. O günden bugüne takip ettik. Geçmiş dönemdeki genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu da görevi devraldıktan sonra ben de hem aileyle hem davayla ilgilenmek için elimizden geleni yaptık. Ama Türkiye’deki o Bursa’nın da üstüne çöken o tuhaf ve kirli ittifak, Sinan Ateş’in olayını araştıran savcıya ‘dur’ dedi. Savcıyı tehdit etti, savcıyı tayin etti. Bir başkasına yaptıklarından sonra rapor aldırdı, kaçtırdı. Siyasilere uzanan bu davayı örtbas etmeye çalıştı. Bursa’dan Sinan Ateş’in memleketinden bir parti burasına kadar o işin içinde diye ve Tayyip Erdoğan o partiyle ittifakı zedelenmesin diye iki kız çocuğunun babasını katledenlerin peşini bırakıyor, arkasını aratmıyorlar. Onun da hesabını sormak boynumuzun borcu olsun.

“ATATÜRK’ÜN ADINI ANMA SEN”

* Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler, taziyesine gitmeyenler bugün dönmüşler CHP’ye laf ediyorlar. Ne için laf ediyorlar biliyor musunuz? Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki ‘Kalkın ayağa, gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyet’in 100 yıl önce kurucu kadroları, memleketi işgalden kurtaranlar, düşmandan temizleyenle, bu memleketi kuruluşunu örgütleyenler sizden bugün 100 yıl sonra memleketi, Cumhuriyeti bir daha kurmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, bugün çıkmış ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü. Kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, neyin nesi olduğunu, nereden estiğini ben bilmem. Onu senin zihninle baş başa bırakıyorum.

* Ama bilmen gereken bir şey var. Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere, koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü. Atatürk senin için öldü. Ama Atatürk onun ilkeleri için yaşayanlar için, onun eseriyle gurur duyanlar için, onun emanetini, canı pahasına savunmayı göze alanlar için, iktidarda olmasa yıllarca muhalefette kalsa da birkaç tayin, birkaç çıkar, birkaç iş, üç beş mevki için, partisinin kurultayını kaybetmemek için onu satmayanların partisidir. Atatürk bizim yüreğimizde yaşıyor Sayın Bahçeli. Atatürk, 6. filoyu denize dökenlerin, her seferinde bu memleketi düşman işgaline kaptırmamak için ölmeyi göze alanların, öyle senin yanında durduğun gibi çağırdığında havaalanına gidip kot üstüne perdeli kumaştan kefen çekenlerin değil Çanakkale’nin dedesi kefensiz yatanların partisidir. Bu memlekette ilkokul 1’de ‘Atatürk ölmedi, içimizde yaşıyor’ şiirini okuyan, gözü yaşla bu şiiri burasında hisseden on milyonlar, seksen milyon yaşıyor. Atatürk senin için öldü. Senin için ölsün zaten Atatürk. Atatürk’ün adını anma sen.

“ADAMIN ALNINI KARIŞLARIZ”

* Atatürk’ün partisine geçtiğimiz gün televizyonda bir arkadaşımız çıkmış, konuşurken oraya alt tarafa yazıyorlar. ‘CHP-DEM iş birliği ne?’ İşinize geldi ahbap oldunuz. İşinize geldi masa kurdunuz. İşinize geldi çadır mahkemeleri kurdunuz. Gün oldu birlikte havaya durdunuz. Gün oldu göstermelik düşman oldunuz. CHP, Cumhuriyet’in, Atatürk’ün partisidir. Meclis’te bulunan her partiye aynı mesafededir. Ama CHP esas olarak altı okun partisidir. Siz dediniz diye kimseyle konuşmazlık, siz istiyorsunuz diye onla düşmanlık yapıp arkanıza dizilecek bir parti değildir. Ama şunu bilin ki CHP’nin herhangi bir üyesinin milliyetçiliğine, devletçiliğine, halkçılığına, devrimciliğine, cumhuriyetçiliğine ve vatanseverliğine laf söyleyecek adamın alnını karışlarız.

“8 KADININ KANI, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKANIN VE BUNA ALKIŞ TUTANLARIN ELİNDEDİR”

* Kadın cinayetleri bu ülkenin en büyük utancıdır. Bu kadın cinayetleri son 15 yılda sadece bir yıl düşüş kaydetmiştir. O da İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanıp onaylanıp yürürlüğe girdiği 2011 yılıdır. Sebebi şudur. Kadın cinayeti işleyenler, ‘Namus der, ağır tahrik der, kravatı takım elbiseyi giyer, iyi halden yararlanır kurtulurum’ derken 2011 yılında İstanbul Sözleşmesi’yle beraber bu işler artık eskisi kadar kolay değil. Cezalar ağırlaştı. Devlet kararlı. Meclis hep birlikte oyladı’ dedikleri için o sene aşağı düşmüştür. Daha dün bir günde 8 kadın katledildi. Boşandığı kocaları ya da mevcut kocaları, bir tanesi de böyle bir durumdan dolayı yanıltılmış, kışkırtılmış babası tarafından.

* Kadın cinayetlerinin önüne geçmek için, var gücümüzle çalışıyoruz. Kadın kollarımız çalışıyor. Ama bu mesele toplumsal bir meseledir. İstanbul Sözleşmesi, AK Parti iktidarında 22 yıllık dönemde ‘Neyi doğru yaptılar’ diye bana sorsanız, o sözleşmeye imza koymaları, Meclis’e getirmeleri, hepimizin desteğiyle geçmesi bir nazar boncuğu gibi tek doğruları varsa AK Parti’ye takılacak bir maşallahı varsa buydu. Gecenin birinde, Hizbullahçılar istiyor diye yakında yaklaşan seçimlerde Hizbullah bağlantılı Hüdapar’la ittifakın ön şartı olduğu için, domuz bağcılarının, kadın katillerinin ve her fırsatta kadınları sahiplendirmek lazım diyerek aşağılayanların ittifakına ve onların bir avuç oyuna tamah ettikleri için bir gün tek başına İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı. Ona karşı açtığımız davayı reddeden hakimi bile Danıştay’dan Anayasa Mahkemesi’ne seçip ödüllendirdi. Dün 8 kadın hayatını kaybetti. O 8 kadının kanı İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanın ve buna alkış tutanların elindedir. Böyle bilinsin.

“BİRAZ DA BURSA’DAKİ EMEKLİLERİ TAHRİK EDEYİM”

* Dünden beri Tayyip Bey bana saldırıyor ve şunu söylüyor. Ben ağır bir suç işlemişim. Bugün de o suçu Bursa’da işlemeye geldim. Suçum ne biliyor musunuz? Emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum. Şimdi biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim. TÜRK İş, açlık sınırının 16 bin 250 lira olduğunu ilan etti. DİSK’in rakamları çok daha ileride. TÜRK- İş, 16 bin 250 lira harçlık sınırıdır diyor. Bu ülkede emeklilerin çok önemli bir kısmı 10 bin lira gibi en düşük emekli maaşıyla geçinmek zorunda kalıyorlar. Ben de o günden bugüne kadar sürekli bunun haksızlık olduğunu, emeklilere 10 bin lira vermenin mümkün olamayacağını anlatıyorum. Tayyip Bey’e diyorum ki bayram ikramiyesi dedin, bunu biz söylemiştik, 2015’te. 7 Haziran’da veremem dedi. Baktın seçimi kaybettin. 1 Kasım’da ‘Biz de vereceğiz’ dedirttin. Çünkü o zaman güya tarafsız cumhurbaşkanıydı. 2018’e kadar verdirtmedin. 2018’de bin lira. 2020’de iki bin lira. Şimdi bu seçimde 5 bin yapacağız diye söylediler, söylediler. 3 bin liraya çıkardılar.

“1,4 TRİLYONA DEĞİL 700 MİLYARA İHTİYAÇ VAR, TAM YARISI”

* Şimdi sadece ve sadece bu hesapla mademki bu işin patenti bizdedir, gel diyorum. Bir kanun çıkaralım. Emekli kart çıkaralım. Bu karta önce aradaki 10 bin lirayı yatıralım. Çünkü şimdiye kadar verdiğin para alması gerektiği paradan 10 bin lira eksik. Bundan sonra en düşük emekli maaşını asgari ücrete tamamlayalım. Bana hesap yapıyor, verilemez. ‘Para yok’ diyor. Diyor ki bunun için diyor, 1,4 trilyon paraya ihtiyaç var. Bir kere yanlış hesap. En düşük emekli maaşlarını 17 bin 2 lira yapmak için 1,4 trilyona değil 700 milyara ihtiyaç var. Tam yarısı. 720 milyar. Ama o yanlış hesabı yapmış, hadi hızla verdiler önüne. Böyle bir para bulunamaz diyor.

* 750 milyar bulamıyorsun da sen sadece 2024 yılında vaz geçilecek vergiler toplamı, ne biliyor musunuz vazgeçilecek vergi? İliç’te parayı üst üste istiflerken, kumu bir yere istifleyen, sonra da 9 tane evladımızı alıp götüren o liçi işleten Anagold firması var ya. Mesela o firmaya siyanürden dolayı 16 milyon lira ceza kesip 2 ay sonra 222 milyon lira vergisini affetmişti. Vazgeçilen vergi geliri bu. Bu sene toplam şirket ve holdinglerin tam olarak 650 milyar lira ödeyeceği vergilerden vazgeçiyorlar. Emekliye lazım olan para da neredeyse bu kadar. Yani İliç’te evlatlarımızı katleden, çıkardığı altının yüzde 98’ini yurt dışına götüren, burada vergi borçları silinen firma ve onun gibi firmalara para var. Emekliye gelince para yok.

* Toplam 6,5 trilyon lira Tayyip Erdoğan’ın verdiği ve şimdiki Maliye Bakanının irrasyonel politikalar dediği kararlardan dolayı devletin ödediği dolar farkı parası, faiz farkı parası, altından dolayı yükümlülüklerinin artmasından kaynaklanan fark 6,5 trilyon lira. Kendi söylediği paranın tam 4 katı. Aslında lazım olan paranın, gerçek rakamın tam 8 katı. Şimdi İliç’teki şirketin vergisini affetmeye para var. Emekliye 17 bin liraya çıkarmaya, emekli kart vermeye, o kartın manav, kasap, market, doğalgazda geçmesine para yok. Yandaş müteahhitlere ödeme yaparken para var, emekliye yatıracakken para yok. Sarayın harcamalarına, bakın saray 1 dakikada 23 bin lira para harcıyor. 1 yılda harcadığı parayı 365’e, sonra 24 saate, sonra da onu 60’a bölerseniz 23 bin lira çıkıyor. Böyle milyon, katrilyon deyince anlaşılmıyor, 1 dakikada 23 bin lira. 10 bin liralık emekli maaşı sarayda 26 saniyede tüketiliyor. 14 tane uçağa para var.

“ACI REÇETEYİ 5’Lİ ÇETE Mİ İÇECEK?”

* Dünyanın en gelişmiş makam arabası. Mercedes, limuzin. 10 tane yapmış Almanlar, 2’si bunda. Birine kendi biniyor, biri boş, yoldan gidiyor. Eğer saldırı olursa aldatsın diye. Dünyada 10 tane var, 2’si bunda. O arabanın yapıldığı dönemde Merkel transporter minibüse biniyordu. Bunda dünyanın en pahalı uçan sarayı var, Merkel tarifeli uçuyordu. Bunda dünyanın en pahalı uçaklarından 14 tane var ama emekliye vermeye gelince bütçede para yok. O yüzden hepimiz aklımızı başımıza alacağız. 31 Mart tarihi bundan sonra 4 yıl boyunca önümüze sandığın gelmeyeceği bir tarihtir. Eğer 31 Mart’ta istediğini alırsa. 31 Mart’ta istediğini alırsa 1 Nisan günü zam tufanı kapıda. Kendileri söylüyor, ‘sıkı para politikası’ diyor. ‘Kemer sıkacağız’ diyor, acı reçete içireceğiz diyor. Kim içecek acı reçeteyi? Acı reçeteyi 5’li çete mi içecek? Damatlar mı içecek? Acı reçeteyi Albayraklar mı, Cengiz Holding mi, sarayı yapan müteahhit mi içecek?

* Acı reçeteyi emekli, emekçi, işsiz, esnaf, köylü, balıkçı, arıcılar içecek. Acı reçeteyi içmeyeceğiz, acı reçeteye itiraz edeceğiz. Acı reçeteyi içmeyeceksen buna 1 Nisan olduysa ertesi gün yapacak bir şey yok 2 Nisan’da. 2 Nisan’da 1 Nisan’ın ertesi günü. Bir gün önce yapacaksın. 31 Mart günü. Senin önünde sandık var. Sana 10 bin lirayı reva görene. Emekçisin, günde 8-10-12 saat çalışıyorsun, 17 bin lirayı reva görene. Ev kirası, elektrik, su, doğal gaz çıkınca 3-5 bin liraya çocuklarını sağlıklı bile besleyemeyen bir çalışansın, sana bunu reva görene. Borcu borçla kapatan esnafa, kredi kartını kredi kartı ile çevirenlere, umutsuz ve bavulları kafasında toplamış, yurt dışına gitmek için fırsat kollayan gençlere şunu söylüyorum. Bir gün sonra yapacak bir şey yok.

* Bir gün önce 31 Mart’ta sandığa gidilecek, bu zulme, yoksulluğa, bu işsizliğe, kalpsizliğe dur denecek. Bir sarı kart, kırmızı kart gösterilecek. Bir kırmızı ışık yakılacak. Artık bunlara bir dur denecek. Eğer bunlara 31 Mart’ta bu güç Cumhur İttifakı’nın gemi azıya almış, gözü dönmüş, seni beni görmeyen ve sadece birilerini kollayan bu Cumhur İttifakı’nın karşısına daha büyük bir güçle, merkezi iktidarı yerelden dengeye getirmezsek, bu iktidarın karşısında daha güçlü bir ittifak oluşturmazsak hepimizin işi zor.

“BURSA’YI BU SEFER ALIYORUZ”

* Onun için benim gördüğüm şudur. Hep birlikte daha güçlü bir ittifakı kurmalıyız. O ittifakın adı Cumhur İttifakı’nın karşısında bu sefer millet ittifakı değil. Çok istedik. Çok gayret ettik. Çünkü şunu söyledim. Geçen sefer kıl payı kaçırdığımız Bursa’yı bu sefer alıyoruz ama birlikte olursak seçim yapmaya gerek yok neredeyse, fark o kadar fazla. Balıkesir garanti, Manisa’sı, Denizli’si. Hiçbir büyükşehri de kaybetmeyiz birlikte olsak. Birlikte olalım dedik, hür ve müstakil olacağız dediler. Anlayış gösteriyoruz.

* Ama geçen seçimde birlikte olduğumuz iyi insanlar buradan uzaya gitmediler. Bursa’nın sokaklarındalar. Balıkesir’deler. Tekirdağ’dalar, Manisa’dalar, Ordu’da, Erzurum’da, Kayseri’de, Trabzon’dalar. O iyi insanlar. Birlikte olduğumuz sadece sosyal demokratlar değil. Milliyetçi demokratlar yine sandık başındalar. Muhafazakâr demokratlar yine sandık başındalar ve saraya da, Bahçeli’ye de itirazı bitmedi onların.

* Çünkü bu sömürü düzenine karşı hep beraber ayakta durmanın tek kurtuluş olduğunu, aksi taktirde nasıl ezdiklerini, nasıl bitirdiklerini bu ülkeyi nasıl tükettiklerini herkes biliyor. Bunun için biz iyi insanlarla, biz milliyetçi, muhafazakâr demokratlarla, bu ülkede Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Pomak’ı, Boşnak’ı, göçmeni, Arap’ı hep beraber yaşıyor. Hepsinin demokratlarını kucaklıyoruz. Hep birlikte bu ülkede bir başka ittifakın içindeyiz. Bu ittifakın adı bu sefer Türkiye İttifakı. Biz kurduk. Hep birlikte içindeyiz.

“HEP BERABER BU SEÇİMLERİ KAZANMAYA ANT İÇİYORUZ”

* Türkiye İttifakının 2 tane rengi var. Partimizin renkleri de öyle ama rengini partimizden almıyor. Türkiye İttifakı rengini işte bu ay yıldızlı al bayraktan alıyor. Türkiye İttifakı. Türkiye İttifakının renkleri bu. Türkiye İttifakı kimden oy ister? Türkiye İttifakı milli takım gol atınca ayağa kim sıçrıyorsa hepsinden oy ister. Türkiye İttifakı Filenin Sultanları dünya şampiyonu oldu ya. Hani İstiklal Marşı çaldı ya. Ay yıldızlı al bayrak gönlere çekildi ya. O sırada hıçkırarak, gözyaşları içinde İstiklal Marşı’nı okudular ya. O sırada kimin gırtlağı düğümlendiyse, hepsinden oy istiyor Türkiye İttifakı.

* Türkiye İttifakı öyle çocuklarını bedelli ya da çürük raporu ile askere kaçırıp, sonra kendisi bir üniforma üzerine Cumhurbaşkanlığı forsu dikip, şehit tabutunun başın el koyup siyaset yapanlardan değiliz biz. Biz bu memleket için gerektiğinde ölümü göze alanlardanız. Türkiye İttifakı, Türkiye’nin bütün evlatlarından oy istiyor. Türkiye İttifakı, umutsuz gençlerimizden, işsiz bırakılmış evlatlarımızdan, yoksullaştırılmış köylümüzden, Atatürk’ün ‘Milletin efendisi’ dediği birisinin ‘Al ananı da git’ dediği bütün köylülerden oy istiyor. Türkiye İttifakı, gözü yaşlı analardan, alın teri ödenmeyen emekçilerden, sokakta terk edilmiş ve maalesef pazar dağılsın diye bekleyip de ezik meyveyi, sebzeyi toplayıp torununa yumurtasız menemen pişirenlerden oy istiyor.

* Türkiye İttifakı için Bursa’da o ittifakın bayrağının ve renklerinin önünden size söylüyorum. Bu rengi siz söyleyin. Bu renk nedir? Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Kimse korkmasın, biz buradayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin yanında ve arkasındayız. Bu ülkede milletin emeğini sömürenlere, birikimlerini çar çur edenlere, yandaşlarına peşkeş çekenlere, bizi üzenlere, ağlatanlara, kahredenlere inat biz santim eğilmedik, ayaktayız. Bir adım geri atmadık, en öndeyiz. Bir kelime eksik konuşmadık, susmayız. Buradayız, buradayız. Hep beraber 31 Mart’ta Türkiye İttifakı ile beraber hep birlikte ayaktayız. Hep beraber bu seçimleri kazanmaya ant içiyoruz. Ayaktayız, biz kazanıyoruz. Bursa ve Türkiye’yi kazanıyoruz. Ben sadece ve sadece size güveniyor, size inanıyor, sizi alkışlıyorum. Sağ olun, var olun. Şimdi gidin bütün Bursa’da seçimi kazanın. Bu seçimi kazanmaya var mısınız?”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-bahcelinin-sozlerine-sert-yanit/feed/ 0
Akşener: 6’lı masa bize göre doğruydu, size göre yanlışmış https://www.foxhaber.com.tr/aksener-6li-masa-bize-gore-dogruydu-size-gore-yanlismis/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-6li-masa-bize-gore-dogruydu-size-gore-yanlismis/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:42:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4666 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 6’lı masanın kurulmasına dair itirazları olmadığını belirterek, “Bizim için doğruydu, size göre yanlışmış ki kazanamadık” dedi.

Artık ittifaklara mahkum olmadıklarını ve tek başına seçime gireceklerini vurgulayan Akşener, Kahramankazan’da bir esnafın ‘6’lı masa kurulmalı mıydı’ sorusuna şu cevabı verdi:

“Ben, 6’lı masanın kurulmasına dair itirazları olan biri değildim. Masayı İYİ Parti olarak biz mi kurduk, hayır biz kurmadık. Davet aldık, o davete ‘Hayır’ demeli miydik? Yani ‘Evet’ diyerek oturduk, arkadaşlarla birlikte. Ortak bir fikir olarak oturduk. Fakat seçimlere girerken Sayın Erdoğan’a düşmanlık üzerinden yürümedik hiçbir zaman.

Bugün Sayın Özgür Özel’e de bir düşmanlığım yok. Sayın Mansur Yavaş’a ya da Ekrem İmamoğlu’na yönelik de bir düşmanlığım yok. Turgut Bey’e de değil, İstanbul’da Murat Kurum Bey’e de değil. Biz bir siyasi partiyiz, sizin sesiniz olmak üzere kurulduk. Fakat öyle bir dönemde kurulduk ki yani ittifaklara mahkum edilmiş bir Türkiye’de kurulduk. Tek başına seçime gitme fırsatını yakalayamadık. Biz de belki ona bir cesaret bulamamış olabiliriz.

Çok açık ve dürüst konuşuyorum. 6’lı masa bize göre doğruydu, size göre yanlışmış ki biz kazanamadık. Şimdi bu seçimlere ise çok büyük bir cesaret göstererek yalnız başımıza giriyoruz. Dün bu dükkanlara 6’lı masada otururken girdiğimde siz haşlıyordunuz. Bugün de ‘Niye yalnız giriyorsunuz’ diye başkaları haşlıyor.

Asıl durumumuz şu; bizim amacımız, gözünüzde ederimiz nedir bunu tarttırmak zorundayız. Çünkü sizin için kurulmuştuk. Burada sizleri ikna etmek, siyasetçinin görevidir. Ön yargılar nedeniyle beceremedik biz onu. Şimdi ister kızın ister ‘İyi yaptın’ deyin, yalnız başımıza giriyoruz. Sonuç nedir, onu göreceğiz. O sonuçlara göre de yolumuzu tanzim edeceğiz.”

‘EN BÜYÜK ENDİŞEM, O İNSANLARI KÜSTÜRMEKTİR’

Esnafın, ‘Siz HDP’ye PKK diyebiliyor musunuz’ sorusuna Akşener, “Ben her zaman dedim, yapmayın. Bugün adı DEM, ondan evvel HDP’ydi. Onlar bana hep ‘Faili meçhulcü’ dediler. En ağır hakaretleri ben, o yapıdan yedim. PKK ile arasına mesafe koyamayan, koymayan, PKK’nın tanzim ettiği bir yapı olarak da tarif ettim hep. Şuna çok dikkat ederim. Ben eski İçişleri Bakanıyım. Güneydoğu’da eğer devletle yol giden devletin yanında duran Kürt aileler olmasaydı bugün Güneydoğu bambaşka bir noktada olurdu. Benim en büyük endişem, oy verirler vermezler, o insanları küstürmektir. Bunlara aşırı dikkat ediyorum. Yani bu işin siyasetini yapanlara değil, orada her türlü derdi çekenlere karşı çok aşırı bir hassasiyetim var. Bu netlikle söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Akşener, ‘Seçimi kazanırsanız PKK’ya ait her türlü unsuru meclisten silecek misiniz’ sorusuna, “Bugün DEM Parti hakkında kapatılma davası var. Bakıyorum DEM Parti ile herkesin bir ittifak kurma çabası var, biz hariç. Hukuken devlet olarak bu partinin eğer terör örgütü işe iltisaklı olduğunu biliyorsan, bu partiye başlangıçta izin vermemen lazım” dedi.

Halkla sohbet edip fotoğraf çektiren Akşener, daha sonra ilçeden ayrıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-6li-masa-bize-gore-dogruydu-size-gore-yanlismis/feed/ 0
‘Türkiye’de bir demografik deprem yaşanıyor’ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-bir-demografik-deprem-yasaniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-bir-demografik-deprem-yasaniyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4587 Bodrum’daki görüntülerinizi izleyince arama ihtiyacı hissettim. Etrafınız gençlerle çevrilmişti. Gençler sizde ne buluyor?

Samimiyet, dürüstlük ve açıksözlülük. Bunu “Ümit Özdağ salağa salak dedi” şeklinde ifade ediyorlar. Ayrıca gençlik, Zafer Partisi’nde Saray Rejimine karşı gerçek muhalefeti buluyor. Atatürk’ten taviz vermeyen bir politik duruşu ve 13 milyon sığınmacı ve kaçağa karşı Anadolu Kalesi Projesi ile bu işgale karşı çaresiz olmadıkları duygusunu hissediyor. Gençlerin bana sokakta en fazla söyledikleri cümleler şunlar: “Sakın bu yoldan geri dönme”, “Sakın bizi yalnız bırakma”. Çünkü hızla gelişen ve değişen dünyada gençlerin bilinç ve farkındalık düzeyi diğer yaş gruplarına göre daha yüksek. Neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkındalar. Şimdiye kadar daha az yanlışı seçmek zorunda kaldıklarını hissediyorlardı. Biz onlara çaresizlik hissi içinde uzanan bir el olduk. Sanırım Türk Gençliği ile çok doğru ve dürüst bir iletişim kurduk.

Sizce genel seçimden bu yana oyunuzu ne kadar artırdınız?

Şu an itibari ile üç kat artırdık. Bir ay sonraki hedefimiz yüzde 10 oranını yakalamak ve dört kat artırmak.

İYİ Parti’deki çözülme, İYİ Parti oylarının ne kadarını size getirdi, getirdi mi?

Evet, sizin de belirttiğiniz gibi İyi Parti’de herkesin gözlemlediği hızlı bir çözülme var. Bu soruya “İyi Parti’den kopan oyların büyük bölümü Zafer Partisi’ne geliyor” cevabını rahatlıkla verebilirim. Ancak anket şirketleri farklı oranlar veriyor. Şu aşamada bir oran vermek istemiyorum.

MHP’den oy alıyor musunuz?

Evet, MHP’den kesinlikle ülkücü oyları alıyoruz. Ülkücü oy diyorum çünkü, MHP’de ayrıca AK Parti’nin borç oyları var. Bunlar ülkücü oy potansiyeli dışındaki oylar. Bu seçmenden bu aşamada oy geldiğini düşünmüyorum ancak klasik ülkücü MHP seçmeninden MHP’nin aday çıkarmadığı yerlerde oy geliyor.

ET YEMEYEN MİLYONLAR

Ekonomik krizin bu seçimde çok etkili olacağını söylüyor uzmanlar. Siz sürekli sokaktasınız, ne görüyorsunuz? Geçen seçimde etkili olmayan ekonomik kriz, şimdi niye olsun?

Sokaktaki vatandaşımız hangi partiye oy verirse versin gündeminde hayat pahalılığı var. Ev kiraları artıyor. Düşünün, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa gibi büyük kentler başta olmak üzere ev kiraları ortalama 20 bin TL’yi buluyor. İstanbul’da memur aileleri eski komünist Bulgaristan’da olduğu gibi aynı daireyi paylaşıyor. Sabit gelirliler büyük kentlerde yaşamak istemiyor. Memurun ev sahibi olma ümidi yok artık. Ekmek 8 lira, beğenmediğiniz kuru soğanı almak bile lüks oldu. Bonfile değil ortalama bir etin kilosu 500 lira. Aylarca et yemeyen milyonlarca yurttaşımız var. Emekli perişan. 10 Bin TL maaş ile adeta ölüme mahkûm edilmiş durumda. Ve genel seçime kadar sabreden Cumhur İttifakı seçmeni de artık düzelme umudunu yitirdi. Saray Rejimi Lale Devrini yaşarken kimse artık kimseyi “Çalıyorlar ama yapıyorlar” diye savunacak durumda değil. Özetle 2024 icra, iflas ve intiharlar yılı oluyor. Gelecekle ilgili düzelme umutları yok. Mehmet Şimşek “2028’de enflasyon düşecek” diyor, ancak halk gittikçe açlık ve sefalete düşüyor. Küçük illerde aile yardımlaşmasıyla ekonomik kriz katlanılır olsa da şehirler ve büyükşehirlerde artık katlanmak mümkün değil. Tüm bu sebeplerle bu seçimlerde ekonomik kriz daha etkili olacak.

AFGAN BAŞKAN ADAYI

Bu seçimde göçmenlerin etkisini sormak istiyorum. Siz her seçimde seçmen ithali konusuna değinirsiniz, bu seçimde de risk var mı?

Genel seçimden sonra iktidar yabancılara vatandaşlık dağıtmaya devam etti ve bugün de devam ediyor. Genel seçime göre bu seçimlerde çok daha fazla yabancı kökenli Türk vatandaşı oy kullanarak bizlerin kaderini etkileyecek. Ancak bu, yüzde 50 – yüzde 50 gibi bir oransal yakınlığın bulunduğu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu kadar Türkiye geneline etki yapmamakla birlikte, Hatay, Gaziantep, İstanbul gibi yoğun vatandaşlık verilen şehirlerde belediye başkanının kim olacağını belirleyebilir. Mesela ilk kez Esenyurt’ta Türk vatandaşlığı almış bir eski Afgan vatandaşı, Afgan-Türk vatandaşı seçmenlere çağrıda bulunarak bağımsız aday oldu. Ve bu daha başlangıç. Siyasi hayata adaylık bazında aktif bir eğilim gösterdikten sonra bir sonraki seçimde 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adayı çıkarmalarının önünde de hiç bir engel yok.

“Türk milleti vatansızlaştırılıyor”… Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

Çünkü ülkemiz 2011’den bu yana 13 milyon sığınmacı ve kaçağın örtülü işgaline uğradı. Devletin değişik kurumlarındaki güvenlik bürokratları bana sayının 13 milyondan daha fazla olduğunu söylüyorlar. Verdikleri sayıları henüz teyit etmediğim için kamuoyuyla paylaşmıyorum. Ve her gün ülkemize 1000-1250 arasında kaçak giriyor. Bu, yılda 400 bin, 3 yılda 1 milyon 200 bin gibi bir sayı eder. Özetle Türkiye’de bir demografik deprem yaşanıyor. Ve eskiden “Kerkük Türk’tür Türk kalacak”, “Bakü Türk’tür Türk kalacak” diye bağırırken şimdi Türk Gençleri “Esenyurt, Gaziantep Türk’tür Türk kalacak” diye bağırıyorlar. Bu iç göç Türkiye’den yurtdışına göçü tetikliyor. Kendi anadilinde okuma yazma bilmeyen her türlü lümpen unsur ülkemize girerken, yazılım mühendislerimiz ve doktorlarımız da yurt dışına gidiyorlar. Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Hatay gibi illerimizden yurdun değişik yerlerine, şehirlerine, sığınmacılardan ötürü göç başlamış durumda. Ve İstanbul Fatih’te -ki semt ismini onu fetheden Fatih’ten alır- şimdi yeni bir fetih yaşanıyor ve bu bir Arap fethi. Bu, vatansızlaşma değilse nedir? Vatansızlaşma sürecinin başlangıç aşamasını yaşıyoruz.

2040’ta Suriyelilerin sayısı 21 milyon olacak diyorsunuz. O zaman ne olur?

Bugün Türkiye’de kayıtlı 5 Milyon, kayıtsız 7 Milyon Suriyeli var. 5.3 doğum artış hızıyla hesaplandığında 2040’ta nüfusları 21 milyona yükseliyor. Türkler’de doğum oranı 1’in de altına doğru hızla ilerliyor. Eğer bu durum bu şekilde devam ederse oransal olarak Türk nüfusun azaldığı, Suriyeli nüfusun çoğaldığı, Mersin-Şanlıurfa hattının çoğunluğunu Suriyeli Arapların oluşturduğu, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa’da dev Suriyeli gettoların oluştuğu, milli devlet niteliğini yitirmiş Ortadoğululaşmış, Ortadoğu’nun her türlü terör örgütü ve mafya çetesinin cirit attığı bir ülkeye döneriz ve bu iyi durum senaryosu.

Kötü senaryo ne?

Bu nüfusun geriye dönmemesi durumunda Türkiye’nin 2020’lerin sonu 30’ların başında bir iç savaş yaşaması kaçınılmazdır. Çünkü bu insanların içerisine gizlenmiş IŞİD başta olmak üzere bir çok selefi cihatçı örgüt var ve IŞİD emperyalizm tarafından Irak, Suriye ve Türkiye’yi dağıtmak için kurulmuş bir ajan örgüttür.

AÇIK KAPI POLİTİKASI

Sizinle ne zaman program yapsak IŞİD tehlikesine dikkat çekersiniz. Biz de IŞİD ile ilgili dosya çalışmaları yaptık. Açık kapı politikası IŞİD’in Türkiye yapılanmasında ne kadar etkili oldu?

IŞİD’in Türkiye’de yapılanması, El-Kaide’nin Türkiye’ye sızması, diğer selefi cihatçı örgütlerin altyapı oluşturması, AKP’nin açık kapı politikasının ve Beşar Esad’ı devirme politikasının bir sonucudur. AKP bu örgütlerin 2013-2014’ten itibaren Suriye’yi cephe, Türkiye’yi de cephe gerisi olarak kullanmasına izin verirken, bütün dünyadan Suriye’ye gitmek isteyen selefi cihatçılar için Türkiye’yi bir terör otobanı haline dönüştürdü. IŞİD Suriye’de verebileceği zararı fazlasıyla verdikten sonra 2019’da “Türkiye Vilayeti” programını açıkladı. Bu arada bütün bu örgütler Türkiye’yi cephe gerisi olarak kullanırken, Türk Devletini de inceleme-tanıma fırsatı buldular. 2019’dan sonra ise Türkiye’de Türkiye Vilayeti Programı çerçevesinde iç savaşı başlatma süreci üzerinde çalışıyorlar.

Zafer Partisi Lideri, en çok gençlerden oy alıyor.

Yeni bir açılım süreci için güçlü sinyaller var

Türkiye’de yeni bir çözüm sürecinin olabileceği tartışmaları başladı. Olur mu? Nasıl olur?

Yeni bir açılım süreci ile ilgili güçlü sinyaller olduğunu ben de düşünüyorum. Erdoğan, bu sefer açılımı Anayasa’nın ilk 3 maddesi ve 66. maddeyi de kapsayan bir değişiklik üzerinden yapmak istiyor. Bu değişiklikler devletin karakterini değiştirecek ölçüde ağır değişiklikler. Bundan dolayı Bahçeli, “Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, İnşallah Türkiye değişmez” diyerek ülkemizi bekleyen ağır tehlikeye dikkat çekti bence. Peki Sayın Bahçeli tehlike bu kadar büyükse, bu tehlike karşısında MHP’yi nasıl hareket ettirecek; onu hep birlikte göreceğiz. Ancak AKP’den DEM için yükselen övgülerle, FETÖ’ye yönelik yumuşak yaklaşımların arasında da bir paralellik olduğunu düşünüyorum.

Saray açılım sürecinde yanına FETÖ bürokrasisini tekrar almak gibi bir çılgınlığı temsil edebilir. Özetle seçim sonrasında Erdoğan, ekonomik krizin ortaya çıkardığı toplumsal tepkileri de bastırmak için Anayasa
değişikliğine karşı gelecek politik direnişi tasfiye etmek için çok ağır diktatoryal politikalara başvurmak durumunda kalacaktır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-bir-demografik-deprem-yasaniyor/feed/ 0
Yeter sayı bulunamadı, genel kurul kapandı https://www.foxhaber.com.tr/yeter-sayi-bulunamadi-genel-kurul-kapandi/ https://www.foxhaber.com.tr/yeter-sayi-bulunamadi-genel-kurul-kapandi/#respond Mon, 11 Mar 2024 09:03:15 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4510 TBMM Genel Kurulu’nda, Saadet Partisi’nin “Gazze” ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan Saadet Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, Gazze’de insanların açlıktan ölümle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Gazze’ye yardım için kullanılabilecek 3 sınır kapısından 2’sinin İsrail’in kontrolünde olduğunu dile getiren Torun, “Bugüne kadar yardımlar Refah Sınır Kapısı üzerinden ulaştırılmaya çalışıldı ancak burada da İsrail’in yapmış olduğu baskı ve Mısır ile aralarındaki mevcut anlaşmalar yüzünden süreçler çok uzun sürmekte ve yapılan yardımların önüne geçilmektedir” diye konuştu.

“TÜRKİYE AKSİYON ALMAK ZORUNDA”

Türkiye’nin bu insani krize karşı hemen bir aksiyon almak zorunda olduğunu vurgulayan Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunarak Refah Sınır Kapısı’ndan yardımların geçişinin koordinasyonunda öncü rol üstlenmesini talep etti.

İYİ Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman, Gazze’de çocukların açlıkla ölüme sürüklendiğini belirterek, “Acil yardımın ulaştırılamaması durumunda 335 bin çocuğun daha hayatını kaybetme tehlikesi yaşadığı bilinmektedir. Hiçbir gerekçe, sebep, hırs 21’inci yüzyıldaki bu düşmanlığı meşrulaştıramaz. Bu insanlık dramına son vermek adına uluslararası organizasyonların samimi, gerçekçi ve sonuç odaklı hareket ederek, insanlık onurunu yerle bir eden bu vahşete ‘dur’ demesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ÜRDÜN BÜTÜN DÜNYAYA GÖSTERDİ”

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, Gazze’de açlıkla, susuzlukla, ölüme terk edilmiş yaklaşık 2 milyon insan bulunduğunu kaydederek, “Ürdün Hava Kuvvetleri Gazze’ye havadan gıda atmaya başladı. İhtiyaç sahiplerine ulaştı mı bilmiyoruz ama her şeye rağmen yapılabilecek bir şey olduğunu Ürdün bütün dünyaya göstermiş oldu” diye konuştu.

CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM’nin, dünyanın ikiyüzlü davrandığı bu konuda, kafasını kuma gömmemesi ve görüşmesi gerektiğini söyledi.

AKP Grubu adına konuşan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, İsrail’in, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçuyla yargılandığını hatırlattı.

Türkiye’nin, Gazze’de savaş suçu işleyen İsrailli yetkililerin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi için tüm uluslararası süreçlerin işletilmesine destek verdiğini vurgulayan Yüksel, Güney Afrika’nın açtığı soykırım davasını, deliller başta olmak üzere desteklediklerini anlattı. Uluslararası Ceza Mahkemesinde, İsrailli yetkililerin cezalandırılması için çabalarının devam ettiğini de dile getiren Yüksel, öte yandan İsrail’in, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Filistin topraklarındaki işgal ve ilhakına ilişkin Uluslararası Adalet Divanı nezdindeki diğer bir süreç olan danışma görüşü yargılaması çerçevesinde Türkiye’nin, dün Divan nezdinde bir sunum yaptığını belirtti.

AKP’li Yüksel, şunları kaydetti:

“Filistinlileri dünya kamuoyunda savunan ülkelerin başında gelen Türkiye, Batılı ülkeler İsrail barbarlığını meşru müdafaa bahanesiyle gizlemeye, savunmaya çalışırken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tüm dünyada Filistin’in, insanlığın, mazlumların sesi olmuştur. Filistinli sivilleri hedef alan barbarca saldırılar devam ederken Gazze’deki insani durumun vahameti karşısında Filistinli kardeşlerimize yönelik yardımlarımız da Mısır ile eş güdüm içerisinde devam etmektedir. Bütün bu yardımlarımız devam ederken yine bu kapsamda 10 milyon dolar gönüllü katkıda bulunmuş olduğumuz BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına son gelişmeler ışığında ilave 1 milyon dolar destekte bulunduk. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi yönündeki girişimler bizler için yok hükmündedir, Gazze’nin insansızlaştırılması hiçbir şekilde kabul edeceğimiz bir durum değildir.”

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Saadet Partisi’nin grup önerisi kabul edilmedi.

İYİ Parti’nin “pahalılık”; DEM Parti’nin “Bitlis” ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına dair önergelerinin bugün ele alınması önerileri de ayrı ayrı görüşüldü. Yapılan oylamada, İYİ Parti’nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel kurulda, DEM Parti’nin grup önerisinin oylanmasından önce iki kez toplantı yeter sayısı bulunamadı.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, bunun üzerine birleşimi yarın saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeter-sayi-bulunamadi-genel-kurul-kapandi/feed/ 0
AKP-MHP tabanında hayranlık uyandırmaz https://www.foxhaber.com.tr/akp-mhp-tabaninda-hayranlik-uyandirmaz/ https://www.foxhaber.com.tr/akp-mhp-tabaninda-hayranlik-uyandirmaz/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4416 ■ Türkiye genelinde baktığınızda iktidar ve muhalefet bloğunun genel seçimden bu yana oy oranlarında değişiklik görüyor musunuz?

Genel seçimden bu yana en önemli oy hareketlilikleri daha çok oy oranı düşük partilerde yaşanıyor. Genel olarak değerlendirdiğimizde AKP’nin oyları genel seçimdeki seviyesinin birkaç puan altında görünüyor. Genel seçimden sonra hep 32-34 bandında hareket etti. MHP’nin oy oranı oldukça stabil, hep 10-11 aralığında gözlemliyoruz. CHP’nin oylarında kurultay öncesi ve sonrasında büyük dalgalanmalar yaşandı ama sonra yüzde 25-26 aralığına oturdu. DEM Parti de oy oranı pek değişmeyen partiler arasında. İYİ Parti son genel seçimdeki oy oranının altına düştü, genellikle 6-7 puan bandında tespit ediliyor. Ama yerel seçim oyları genel seçimde verilen desteğin de altında kalacak gibi duruyor. Yerel seçim oyu ülke genelinde 4-5 aralığında görünüyor. Başta da belirttiğim gibi esas hareketlilikler 2023’ün de flaş partileri olan Yeniden Refah, TİP ve Zafer partisinde yaşanıyor. Seçimden bu yana bu üç parti de oylarını neredeyse ikiye katladı.

TEK AVANTAJI CUMHUR’UN SEÇİME BİRLİKTE GİRMESİ

■ CHP büyükşehirlerde genel seçimi önde bitirdi. Bu kez çok adaylı bir seçime gidiyoruz. Kim aday çıkarsa “oyları bölüyorsunuz” tepkisiyle karşı karşıya kalıyor. Durum sahiden öyle mi?

Evet, böyle bir reaksiyon var ama kısmen yaşandığını belirtmek lazım. Şu ana kadar bu durum bilhassa büyükşehirlerde ve İYİ Parti ile DEM Parti tabanında yaşanıyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere CHP’li sevilen başkanların olduğu şehirlerde DEM Parti seçmenin hemen hemen yarısı, İYİ Parti seçmeninin ise yaklaşık üçte ikisi mevcut başkanlara oy vereceğini söylüyor. CHP’nin yeni adaylar gösterdiği seçim çevreleri için ise şimdilik genel bir eğilimden bahsetmek mümkün değil, süreç içerisinde taban ittifakının kısmen dahi olsa kurulup kurulamayacağını göreceğiz.

■ Murat Kurum’un avantajları ve dezavantajları neler?

Murat Kurum’un tek avantajı Cumhur İttifakı’nın seçime birlikte gidiyor olmasıydı. Bu avantajı Yeniden Refah’ın seçime kendi adayıyla gitme kararından sonra kısmen kayboldu. Yarışa başladığında cebinde Cumhur İttifakı’nın son genel seçimde aldığı yüzde 46 varken, Yeniden Refah’ın aday çıkarması ile birlikte bu rakam 40’lara indi. Çünkü bütün araştırmalarda Yeniden Refah’ın oy oranı 5-6 puan aralığında görünüyor.

Dezavantajlarına gelince, iki büyük handikapı var. Bunlardan birincisi siyasetçi olmaması, daha çok teknokrat olarak görülüyor. Ama hem AK Parti hem de MHP tabanları karizmatik siyasetçilerden hoşlanıyor. Bu nedenle iki partinin tabanında da bir hayranlık veya duygusal bağ oluşturması pek mümkün görünmüyor. İkinci handikapı ise Yeniden Refah’tan sonra garantili diyebileceğimiz oylarının toplamının yüzde 40’lara inmiş olmasıdır. Oyunu artırabilmesi için başka partilerin tabanlarından oy alabilmesi gerekiyor ama böyle bir oy havuzu mevcut değil. Rakibi birçok araştırmada yüzde 45 ve üzerinde göründüğü için ve kendisinin de oy alabileceği başka bir havuz olmadığı için, rakibini yüzde 40’ın altına itmesi gerekiyor. Bu pek de kolay bir hedef değil.

İSTANBULLULAR’IN ÇOĞUNLUĞU İMAMOĞLU’NU DESTEKLİYOR

■ Peki ya Ekrem İmamoğlu’nun?

En büyük dezavantajı tabii ki tek başına yarışa girmek zorunda kalması. Yirmiden fazla adayla tek başına rekabet etmesi gerekiyor. Aynı zamanda ülkenin en güçlü siyasi yapıları, aktörleri ve medya kuruluşları da İmamoğlu’nun karşısında. Hatta zaman zaman parti içi itirazlarla da karşılaşıyor. Avantajları ise İstanbul halkının çoğunluğunun kendisini desteklemeye devam etmesi, DEM ve İYİ parti adaylarının kendi tabanlarını konsolide etmeyi henüz başaramamış olmaları, rakibinin oyunu artırmak konusunda zorluklar yaşaması ve Cumhur İttifakı’nın parçalanmış olmasıdır.

■ İzmir özelinde bir değişim bekliyor musunuz? Malum çok tartışmalı geçti CHP’nin aday belirleme süreci. Bir yandan İYİ Parti’nin de adayı var.

CHP kötü bir aday belirleme süreci yaşadı ama İzmir’de son seçimlerde almış olduğu oy Cumhur İttifakı’nın yaklaşık 11 puan üzerinde. Yani DEM ve İYİ Parti tabanlarından bazı oyları alamayacak bile olsa kendi oyları hala büyük bir avantaj sağlıyor. Büyükşehir’de bir sürpriz beklemiyorum, ama ilçelerin her birini ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.

■ Diğer tartışmalı yerlerden biri Hatay. Lütfü Savaş ne yapar?

Bu tartışmalar yaşanmasa bile Hatay CHP’nin zorlanacağı illerin başında geliyordu. Çünkü son seçimlerde iktidar Hatay’da önde tamamlamayı başardı. Üstüne üstlük aday belirleme sürecinde yapılabilecek tüm hatalar toptan yapıldı ve alternatif bir muhalefet adayı da var. Dolayısıyla tüm koşullar Lütfü Savaş’ın aleyhine görünüyor. İşi gerçekten çok zor ve bu durumda CHP genel merkezinin de büyük sorumluluğu var.

MURAT KURUM KANDİL SÖYLEMİYLE OY ARTIRAMAZ

■ Seçime giderken aynı sloganlar tekrarlanmaya başladı. Örneğin terör bunlardan biri… İktidar, Ekrem İmamoğlu’nu Kandil’le ilişkilendiriyor. Bir diğeri ise din argümanı… Bu argümanlar bu seçimde de etkili olur mu?

Terör, güvenlik ve siyasal kimlik üzerinden yürüttüğü kampanyaların iktidara büyük avantajlar sağladığına dair bir efsane söz konusu. Ama gerçeklik biraz daha farklı. Cumhur İttifakı bu propagandayı ilk kez güçlü bir biçimde 2019 yerel seçimlerinde kullandı ama seçim sonuçları hiç de arzu ettiği gibi gelmedi, çok önem verdiği bazı şehirlerde büyük şoklar yaşadı. Daha sonra aynı propaganda son yerel seçimlerde bu sefer daha güçlü bir biçimde kullanıldı ama neticede AK Parti 7,5 puan ortağı MHP ise 1 puan oy kaybetti. Yani söz konusu siyasal iletişim oy kayıplarını engellemeye yeterli olmadı. Evet, iktidar siyasal hedeflerini gerçekleştirmeyi başardı ama bunu sağlayan şey kullandığı siyasal dil değildi. Dolayısıyla tıpkı daha önce iki kez olduğu gibi bu seçimde de arzu ettiği oy artışlarını getirmez. Mesela Murat Kurum bu dil sayesinde oylarını artırmayı başaramaz. Çok daha başka şeyler yapması lazım…

EN BÜYÜK SÜRPRİZ AKP-MHP REKABETİNDE YAŞANABİLİR

■ Muhalefetin ve iktidarın sürpriz yapabileceği yerler nereler?

CHP ve DEM Parti dışında il ve büyükşehir belediyesi kazanma olasılığı bulunan muhalefet partisi söz konusu değil. Benim gördüğüm kadarıyla DEM Parti daha önce de kazandığı yerleri yeniden kazanacak. Bunun dışında geçen seçimde kaybettiği Tunceli ve Şırnak’ta bir sürpriz yaratmaya çalışacak. CHP ise Balıkesir’de sürpriz yapabilir, diğer illerde pek mümkün görünmüyor. İktidar ise çok sayıda büyükşehir için asılıyor. Potansiyel büyükşehirler Hatay, Antalya, Eskişehir ve Tekirdağ. Bolu, Bilecik ve Kırşehir’de de CHP rahat değil. Fakat en büyük sürprizler AKP-MHP rekabetinde yaşanabilir. Anadolu’nun birçok şehrinde iki ortak birbiriyle rekabet ediyor. Geçen seçimde MHP 10’dan fazla il belediyesini ortağından almayı başarmıştı. Bu rekabet yaklaşan seçimde de devam edecek.

AKP’DE ERİME DEVAM EDECEK

■ AKP oy kaybediyor mu?

Başta da belirttiğim gibi çok olmasa da AK Parti’deki erime devam ediyor. Bu seçimde son iki seçimdeki gibi çılgın seçim ekonomisi uygulamaları da yapamadı. Dolayısıyla oylarını artırması için bir gerekçe sunamıyor. Şu an görünen, 2015’ten bu yana arka arkaya dördüncü seçimde de küçülecek.

■ MHP üzerinde yapılan tahminler her seçim sonucunda bizi şaşırtıyor. Anketlerden daha çok alıyor örneğin. MHP üzerindeki öngörülemezliği neye bağlamak gerekir?

Araştırmalar açısından MHP ile ilgili temel zorluk büyük kentlerden çok küçük illerden daha çok oy alıyor olması. Araştırmalarda örneklemin çoğunluğu büyük kentlerden seçilince böyle bir sorun yaşanabiliyor. Yoksa olayda bir gizem veya kötü niyet yok.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/akp-mhp-tabaninda-hayranlik-uyandirmaz/feed/ 0
Erdoğan: Kirli ittifaklarla demleniyorlar https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-kirli-ittifaklarla-demleniyorlar/ https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-kirli-ittifaklarla-demleniyorlar/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:21:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4307 Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan yerel seçimlere yönelik mitinglerine devam ediyor. Erdoğan, bugün Adana mitinginde halka hitap etti. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

* “31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana yeni bir destan yazacak. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasreti sonlandırmaya az kaldı. Mayıs ayındaki seçimlerde şahsıma ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum. Yüzde 45’lik oy oranı güçlü bağ oranımızı yansıtmaktan çok uzak. Bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunu bir fırsat olarak görüyoruz. Adana gerçek potansiyelini ortaya çıkaracaktır.

“MUHALEFET PARTİ İÇİ KAVGADAN BAŞLARINI KALDIRAMIYOR”

* Muhalefet parti içi kavgadan başlarını kaldıramıyor. Başka konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Bunların üç beş laf dışında ülkenin derdi ile dertlenmediklerini görüyoruz. Şehirlerimizin, insanımızın sıkıntısını çözecek projesini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli tutum aldıklarına şahit oldunuz mu? Duyamazsınız, göremezsiniz. Bunlar hal çadırını hastane diye Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştı. Kendilerine hayrı olmayanın memlekete hayrı dokunur mu?

“NEREDEYSE KEDİSİ ŞERO’YU BİLE PARTİDEN İÇERİ SOKMAYACAKLAR”

* ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz onlar kapalı kapılar ardında birbirinin kuyusunu kazıp kirli ittifaklarla demleniyorlar. Mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları bir zat vardı. Seçimde umduklarını bulamayınca adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar. Başkanlarını partiden öyle bir attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile partiden içeri sokmayacaklar. Kazandık diyerek milletin aklı ile dalga geçiyorlardı. Mesele ülke yönetimine talip olmak değil kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesi imiş. Ana muhalefetin tek derdi koltuk.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİ DİZE GETİRDİK”

* Vesayet güçlerini ve terör örgütlerini milletimiz ile dize getirdik. Darbe gecesi birileri kahvesini yudumlarken milletimiz ile sırt sırta vererek FETÖ’cülere meydanları dar ettik. Devletimizin çıkarlarını kararlılıkla savunduk. Uluslararası siyaseti takip edenler Türkiye sadece bölgesel güç olmaktan çıkıp küresel güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin kilit rolü daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız, Karabağ’da biz varız.

* Dış politikadaki itibarımızın arkasında güçlü bir savunma sanayi var. Savunma sanayiinde dışa bağımlığımız azaldıkça, uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Satın aldığımız silahların kontrolü bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik. Kolayı değil zor olanı ama ülkemiz için en hayırlı olanı seçtik.

“DÜNYADAKİ 4 ÜLKEDEN BİRİ OLDUK”

* Tabanca tüfek dahil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık, insansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. Türkiye savunma sanayi alanında adeta bir destan yazıyoruz. Dünyanın ilk SİHA gemisini Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. İHA ve SİHA alanında zaten üç ülkeden biriyiz. Geçtiğimiz günlerde gurur hanemize yeni bir halka daha ekledik. Milli muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarı ile gerçekleştirdi. Böylece, 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk.

“TÜRKİYE’NİN NASIL BÜYÜK İŞLERE İMZA ATTIĞINI DOSTLARIMIZ İYİ BİLİYOR”

* Bu gurur 85 milyon olarak hepimizin. Milletçe inandık çalıştık ve hamd olsun başardık. Bunlar sadece başlangıçtır. Önümüzdeki yıllarda çok daha fazlasını, gelişmişini, ilerisini yapacağız. Şimdi uçak gemimizin bir üst segmentini yapacağız. Şu anda Deniz Kuvvetlerimiz çalışmayı yürütüyor. Biz yaparız dedik mi yaparız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalegfetin bize örnek gösterdiği ülkelerde son 4 gündür dünya KAAN’ı konuşuluyor.

“DOSTLARIMIZ GÜVEN DUYARKEN RAKİPLERİMİZ ENDİŞEYE KAPILIYOR”

* Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızda ise büyüyen, güçlenen mazlumların umudu haline gelen bir Türkiye görüyor. Türkiye’nin başarıları bizim azmimizi artırırken dost ve kardeş ülkelere cesaret aşılıyor. Özgüven kazandırıyor. Bu umutları boşa çıkarmayacağız.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdogan-kirli-ittifaklarla-demleniyorlar/feed/ 0
CHP lideri Özel: Bu pislikle ne Yargı ne Sayıştay ne Danıştay baş ediyor https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-bu-pislikle-ne-yargi-ne-sayistay-ne-danistay-bas-ediyor/ https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-bu-pislikle-ne-yargi-ne-sayistay-ne-danistay-bas-ediyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 09:00:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4292 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de Kurtdereli Spor Salonu’nda partisinin aday tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, görev verdikleri, aday yaptıkları herkese ne kadar güveniyorlarsa, aday adayı olup da adaylaştıramadıklarına da kefil olduklarını söyledi.

“BİR ÖNEMİ YOK”

CHP’nin genel başkanı olarak bu kefaleti açıkça ortaya koyduğunu dile getiren Özel şunları kaydetti:

“Bazı televizyonlarda, gazetelerde birkaç kişinin isyanını, itirazını duyuyorsunuz. Görevdeyken iyi, olmayınca istifa etmeler, başka partiye gitmeler ve oradan partiye ateş etmeler. Vallahi 3 tane 5 kişinin, iktidara yakın gazetelerin manşetine çıkmasının bir önemi yok. 16 bin 500 aday adayı vardı bu partide. 3’ü, 5’i öyle yapıyor ama sabahleyin adaydan erken kalkıp, adayı arayıp ‘Hadi çalışmaya gitmiyor muyuz’ diyen aday adayımız, kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına getiren aday adayımız, kendisine giydirdiği aracı belediye başkan adayıma tahsis eden aday adayımız var bizim. Bizim gönlümüzün manşetinde bu arkadaşlar var.”

“CHP’NİN YÜZDE 52’DEN FAZLA OYU VAR”

28 Haziran 2023’te CHP’nin yüzde 52’den fazla oyunun olduğunu hatırlatan Özel, “Geçen sene mayısta birlikte sandıkta buluştuğumuz çok değerli sayın önceki genel başkanımıza, cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy veren herkes, 10 ay sonra aynı oyu atsa, vallahi Balıkesir kurtuluyor, billahi Balıkesir kurtuluyor.” dedi.

Geçen seçimlerde Ahmet Akın’ın Millet İttifakı olarak aday gösterildiğini hatırlatan Özel, “Ahmet Akın, Millet İttifakı’nın adayı olarak o seçimi alıyordu, bu kabusu bitiriyordu. O süreçte dediler ki ‘Adayınızı geri çekin, burayı biz istiyoruz.’ Ahmet dedi ki ‘Genel merkezimiz karar verdiyse olur.’ Gözleri yaşlıydı. Ağlaya ağlaya, ama madem ittifaktır dedi, çekildi. Burayı öyle istediler, İsmail Ok’a verildi. İsmail Ok da emaneti aldı iki eliyle AK Parti’ye verdi. Ödülünü aldı mı? Aldı şimdi AK Parti onu tekrar milletvekili yaptı. Ne var ortada? Ortada milli irade hırsızlığı var. Ne var ortada? Ortada Balıkesir’in iradesinin çalınması var.” ifadelerini kullandı.

“O PANKARTI TOPLATANLARA YAZIKLAR OLSUN”

Geçen hafta İspanya’nın başkenti Madrid’de Sosyalist Enternasyonal’in toplantısına katıldığını hatırlatan Özel, “Dünyadaki sol sosyal demokrat sosyalist partiler, dayanışmayı güçlendirmek, bütün dünyada solu yeniden yeni rüzgarları arkasına almak için hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız.” dedi.

Özgür Özel, bu toplantıda, Sosyalist Enternasyonal’in Başkanı da olan İspanya’nın Başbakanı Petros Sanchez’in de aralarında bulunduğu siyasi liderlere, İsrail Devleti’nin giriştiği zalimce saldırılara karşı susmanın solculara, sosyal demokratlara yakışmayacağı, bu konuya hep beraber müdahale edilmesi gerektiği çağrısında bulunduğunu, ayrıca nisanda Filistin’e gideceğini, Filistin’in Türkiye solunun, Bülent Ecevit’in, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının büyük meselesi olduğunu aktardığını söyledi.

Madrid’deki ikili temaslarda da bu konuda sosyal demokratların, sosyalistlerin mutlaka akan kanı durdurması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, cihanda barış” söylemine uygun olarak barış için mücadele edilmesi gerektiğini söylediğini anlatan Özel, şöyle devam etti:

“Ben o saatlerde dünyanın önemli liderlerine Filistin’deki mezalimi durduralım derken ve beyefendi Recep Tayyip Erdoğan Sakarya’daymış. Sakarya’da konuşurken meydandan bir tane pankart açılmış. Pankartta diyor ki ‘İsrail’le utanç verici ticarete son verin.’ O pankartı açanlar AK Parti mitingine gidenler, o pankartı açanlar geçmişten beri Milli Görüşçüyüz diyenler, o pankartı Türk polisine toplatan ‘Üzerimdeki Milli Görüş ceketimi, gömleğimi çıkardım’ diyen Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı, İsrail’in görülmez en büyük müttefiki Recep Tayyip Erdoğan’dır. Biz Filistin’i savunurken o pankartı toplatanlara yazıklar olsun.”

HALKTAN TALEPTE BULUNDU

Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazasına değinen Özel, “Çıkan atıkları dağ gibi istifleyenler, Soma’daki tehlikeye dikkati çekenleri duymadıkları gibi İliç’teki madencilerin feryadını duymayanlar, ‘Bu maden ısınıyor, başımıza bela olacak.’ dendiği gibi ‘Bu dağ çok yükseldi, çatlaklar var. Bir gün hepimizi önüne katacak.’ diyenleri dinlemeyip, paranın peşinde koşanlar İliç faciasına sebebiyet verdiler. Orada o facianın yaşanmasına sebebiyet veren imza, Çevresel Etki Değerlendirme raporunun imzasıdır. Onun altında imzası olan dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum’dur. ‘Ne alakası var benle.’ dediği imza, ‘Heyelan riski yoktur’ diye attığı evlatlarımızı felakete sürüklediği bir imzadır. Bundan sonra vatandaşlarımızdan talebimizdir, uyarımızdır. İliç felaketinin müsebbibini, İstanbul’un felaketi yapmasınlar. İstanbul’un felaketine engel olsunlar.” diye konuştu.

“AKP, SAYIŞTAYI İŞLEVSİZLEŞTİRİYOR”

CHP Genel Başkanı Özel, AKP iktidarının 23 yıldır Sayıştay denetimini işlevsizleştirmeye çalıştığını iddia ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

*Etkin rapor yazanları uzaklaştırıyor. Rapor kapsamlarını daraltıyor. Kitapçıkların eklerini meclisten saklıyor ki yaptıkları ortaya çıkmasın. Sayıştay’ın başına kendine yakınları atıyor. Sayıştay’daki daireleri onlarla baskılıyor.

*Bu kadar baskı altındaki Sayıştay dahi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ndeki büyük yolsuzlukları görmezden gelememiş. Yazmış ki ‘İhaleler kentine dönmüş.’ demiş. ‘İhale mevzuatı delik deşik edilmiş.’ demiş. Yazmış ki ‘Buradaki ihaleler kamu yararına değil birilerinin adresine yollanan ihaleler.’ demiş. Ve suç duyurusunda bulunmuş.

*’Dava açılsın.’ demiş ama soruşturmaya izni dönemin İçişleri Bakanı vermemiş. Peki böyle durumda ne oluyor? Böyle durumda normalde bir şey olmaz. Danıştay’a başvurulmuş. Danıştay kimin elinde? Malum şahsın elinde. Ama iddialar o kadar büyük ki Danıştay dahi ‘Soruşturmaya gerek yoktur.’ kararını kaldırmış ve soruşturma açılmış.

“BU PİSLİKLE VALLAHİ NE YARGI NE SAYIŞTAY NE DANIŞTAY…”

*Türkiye’de bir yerel yönetimde görülmedik kadar kötü ihalelerin yapıldığı, asla kabul edilemeyecek nitelikte yandaşların kayrıldığı, Balıkesir’in varlıklarının birilerine peşkeş çekildiği bir sürecin geldiği yerdeyiz.

*Şunun için söylüyorum, bu pislikle, bu yaşanan pisliklerle zaman zaman yargı böyle küçük çıkışlar yapıyor ama az sayıda cesaretini koruyanlar başaramıyor hemen alıp atıyorlar. Bir kaç müfettişi cezalandırıyorlar. Ya da göstermelik cezalar veriyorlar.

*Bu pislikle vallahi ne Yargı ne Sayıştay ne Danıştay baş edemiyor. Ama buna bir kişi dur diyebilir. O bir kişi, Balıkesir’in, Balıkesirlinin ta kendisidir. 31 Mart’ta bunlardan hesabı sormayı Balıkesirli hemşehrilerimize bırakıyoruz.”

“MİLLİ TAKIM GOL ATTIĞINDA KİM SEVİNİYORSA…”

Kurdukları Türkiye İttifakı’nı anlatan Özel, “Bu ittifakın içinde kimler var derseniz, milli takım gol attığında kim seviniyorsa, bizim ittifakımızda onlar var.” dedi.

CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Akın da programda bir konuşma yaptı, projelerini anlattı.

ADAYLAR

Konuşmaların ardından CHP’nin Balıkesir’deki ilçe belediye başkan adaylarının tanıtımı gerçekleştirildi. Özel, adaylarla fotoğraf çektirdi.

Altıeylül’de Hakan Şehirli, Ayvalık’ta Mesut Ergin, Balya’da Orhan Gaga, Bandırma’da Dursun Mirza, Bigadiç’te Zafer Göksel, Burhaniye’de Ali Kemal Deveciler, Edremit’te Mehmet Ertaş, Erdek’te Burhan Karışık, Gömeç’te Melih Bağcı, Gönen’de İbrahim Palaz, Havran’da Levent Gökalp, Karesi’de Mesut Akbıyık, Kepsut’ta Oğuz Aslan, Manyas’ta Ahmet Duru, Marmara’da Aydın Dinçer, Şavaştepe’de Ali Koyuncu, Sındırgı’da Serkan Sak, Susurluk’ta Hakan Yıldırım Semizel aday gösterildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-bu-pislikle-ne-yargi-ne-sayistay-ne-danistay-bas-ediyor/feed/ 0
CHP lideri Özel: Kimseyi dışlamayan bir ittifaka ihtiyaç var https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-kimseyi-dislamayan-bir-ittifaka-ihtiyac-var/ https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-kimseyi-dislamayan-bir-ittifaka-ihtiyac-var/#respond Tue, 27 Feb 2024 21:24:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3966 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya’da Aday Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

* Bugün, Antalya’da geçtiğimiz 5 yılın hesabının verildiği, gelecek 5 yılla ilgili ortaya konulan talebin somutlaştırıldığı, projelerin ortaya koyduğu ve Antalya’da hem Büyükşehir Belediye Başkanımız adına hem de Antalya’nın birbirinden güzel 20 belediyesi için görev talep ettiğimiz çok önemli bir günde sizlerle birlikteyiz.

* Bugün bu buluşmanın diğer şehirlerde yaptığımız ve bundan sonra yapacağımız buluşmalarda bir farkı var. Bu ilk. CHP’nin adaylarının seçim kurullarına teslim edildiği, aday belirleme sürecinin geride kaldığı bir günün arkasından kampanyanın gerçek anlamda başladığı ilk günde Antalya’da sizlerle birlikteyiz. Antalya’ya hayırlı uğurlu olsun. Türkiye’ye hayırlı olsun. Partimize hayırlı olsun. Aday belirleme süreçleri her zaman zorlu süreçler.

“ARKADAŞLARIMIZA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM”

* Aday belirleme süreçleri her zaman süreçler. Kırgını olmadan, mutsuzu olmadan tamamlanması mümkün olmayan süreçler. Bunun yollarını önümüzdeki 5 yılda arayacağız. Sürekli ölçme değerlendirmeyle mevcut belediye başkanlarımıza 3 ayda bir halkın memnuniyet anketlerinin tek bir merkezden, ortak sorularla yapıldığı doğru örneklem ve yöntem konusunda herkesin mutabık olduğu bir ölçme değerlendirme sistemiyle bundan sonra milletimizin görevlendirdiği belediye başkanlarına sürekli karne vereceğiz.

* Gelecek 5 yılın sonuna gelindiğinde önlerine konulan anketler bir sürpriz değil 5 yıllık bir trendin ve bildikleri yönettikleri kötüye giden bir şey varsa tedbir aldıkları, güçlü yönlerini kuvvetlendirdikleri belgeler olacak. Antalya’da göreve devam ettiğimiz belediye başkanlarımız var, birlikte yola devam edemediğimiz, gelecekte partiye katkılarını ümit ettiğimiz arkadaşlarımız var. Bunların her birisinin kendilerine ait ayrı hikayeleri var. Ben özellikle bugüne kadar partimize hizmet etmiş, 1 Nisan’dan sonra partimize kentimize farklı alanlarda katkı sağlayacak, göreve devam etmeyecek arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.

“ANTALYA HALKININ GÖRDÜĞÜ TEVECCÜHTÜR”

* Ne Antalya’da ne de Türkiye’nin başka yerinde adaylaştırmadığımız arkadaşlarımız, birilerinin adaylaştırmadıkları gibi ‘metal yorgunluğu var’, ‘FETÖ’cülükle suçlanan’ ve itibar suikastına uğrattıkları kişiler gibi değiller. Bizim göreve devam edenlerin de devam etmeyenlerin de vatanseverliğinden dürüst yönetici olduklarından, çalışkanlıklarından ve partililiklerinden şüphemiz yoktur. Bundan önce de ifade ettiğimiz gibi bizim belediye başkanlarımızın olduğu kentlerde memnuniyet anketleriyle ilerledi. Sayın başkan bana partinin yetkili organlarına teşekkür etti. Ancak Sayın Başkan’ı adaylaştıran ne Özgür Özel’dir ne MYK’dır. Muhittin Böcek’i adaylaştıran yaptığı hizmetlerin Antalya halkından gördüğü teveccühtür.

* Göreve devam etmediğimiz arkadaşlar var. Ama bir arkadaşımız göreve kendisi, onun memnuniyet anketini ifade etmemize rağmen sevgili Şükrü Sözen, Manavgatı’ı bırakıyor, ama biz onu bırakmıyoruz. Çok güzel işler yaptı, çok yüksek bir memnuniyet yakaladı. Görevi şimdi yerine çok kıymetli kardeşim önümüzdeki dönem milletvekilimize bırakıyor ama en güzel tarafı şu. Sokakta üç kişi neredeyse el ele kol kola gidiyorlar. İlçe başkanı, mevcut başkan ve adayımız. Üçünü de alnından öpüyorum. Partililik budur.

* Bunun dışında elbette bütün adayların bir hikayesi var. Ama bir kişiye bir borcumuz var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak mevcut belediyelerin olduğu yerlerde memnuniyet anketleriyle ilerliyoruz. Önümüzdeki tüzük değişikliğinde objektif kriterler koyacağız. Ancak Antalya’da iyi olmasına rağmen ‘Bizim ilçemizin kültüründe ön seçim var, ön seçimde geldin, göreve devam etmek için de sandıktan çıkmayı yeğlerim’ diyen Gazipaşa Belediye Başkanımız Mehmet Ali Yılmaz ve Gazipaşa’ya da özel teşekkür sunuyorum.

“BİLAL ERDOĞAN’A BURAK ERDOĞAN’A YAKIŞAYDI DA GÖREYDİK”

* Beka sorunu var diyorlar. Beka sorunu nedir? Dış güçler gelecekler, bayrağı indirecekler, vatanı böldürecekler. O beka sorunlarını bu memleket çok gördü. Beka sorunu olduğunda kimin ne olduğunu da gördü. Bu ülke işgal altındayken ‘Geldikleri gibi giderler de’ diyenleri de gördü. İşgal orduların gemilerinin altına halı serenleri de gördü. O yüzden beka sorunu olur da bu ülke yine dış güçler saldıracak olursa herkes emin olsun Recep Tayyip Erdoğan geliyor diye il başkanlığından görevlendirilen altı tane gencin kot üstüne perdelik kumaştan kefen giyip beklemesiyle bu işler olmaz.

* Öyle olursa Çanakkale’de kefensiz yatanlar var burada. Bu memlekete biz sahip çıkarız. Öyle Afrin operasyonundan sonra kamuflaj bir yanına Cumhurbaşkanlığı forsu, gidip orda fotoğraf çektiriyor. 8 gazetede manşet: ‘Erdoğan’a kamuflaj ne de yakışmış.’ Bir kamuflaj yakışacaktıysa niye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakışıyor? Bilal Erdoğan’a, Burak Erdoğan’a yakışaydı da göreydik.

“1 NİSAN’DAN SONRA ACI REÇETE BEKLENİYOR”

* 1 Nisan’dan sonra hepinizi çok büyük bir tehlike bekliyor. Sıkı maliye politikası, yani acı reçete bekleniyor. Kime? KKM’den zengin olanlara gökdelen sahiplerine değil. Emekliye, Ayşe teyzeye. Zamlarla, enflasyonla, vatandaşın gelirine yapılması gereken zamlardan kısacak bir acı reçete geliyor. 1 Nisan’da yine vatandaşın sırtına binmeyi planlıyorlar.

* Bundan 31 Mart’ta kurtulabilirsiniz. Bir tarafta verdiği sözleri tutan CHP’li belediyeler, diğer tarafta verdiği sözleri tutmayıp bir de depremzedeleri tehdit eden iktidar. 10 kişiden 8’nin memleketin adaletine güvenmediği bir yerde Erdoğan ‘Adalet yoksa refah yok’ diyor. Bu ülkede vergide, toplumsal yaşamda, inançlarda, mezheplerde ve bunlara devletin verdiği hizmetlerde, yargıda adalete ihtiyaç var.

“BİZİM İTTİFAKIMIZIN ADI TÜRKİYE İTTİFAKIDIR”

* Seçimlere gidiyoruz. Bu seçimlerde iki tane ittifak yarışıyor. 30 parti var ama 2 tane ittifak yarışıyor. Biri Cumhur İttifakı, eski bir ittifak. Her geçen gün birbirlerine benziyorlar. Renkleri koyu gri yağmur bulutu renginde, milletin üstüne karabasan gibi çökmüşler. Kimse konuşmasın, kimse düşünmesin. Gençleri konserleri, festivalleri olmasın. Herkes bir şeylerden korksun ve oyu bunlara attın, korku ittifakı.

* Diğer tarafta çok sayıda partiler var ama Cumhur İttifakı’nın, bu tehdit ittifakının karşısında bir parti yok. Elbette CHP var ama biz partimizden ziyade içinde bulunduğumuz ittifaka güveniyoruz. Maalesef adı Millet İttifakı değil, o geçen seçimlerde kaldı. Cumhur İttifakı’nı yenmek için çok daha güçlü, öz güveni yüksek, ayakları yere basan, kimseyi dışlamayan bir ittifaka ihtiyaç var. Bunu başaracak olan bizim ittifakımızdır, adı Türkiye ittifakıdır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-kimseyi-dislamayan-bir-ittifaka-ihtiyac-var/feed/ 0
Muhalefet önerdi, AKP ve MHP bir kez daha reddetti https://www.foxhaber.com.tr/muhalefet-onerdi-akp-ve-mhp-bir-kez-daha-reddetti/ https://www.foxhaber.com.tr/muhalefet-onerdi-akp-ve-mhp-bir-kez-daha-reddetti/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:48:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3874

TBMM Genel Kurulu’nda Saadet Partisi ile İYİ Parti’nin “Öğretmenler”, DEM Parti’nin “Kayyım” ve CHP’nin “Emekliler” ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, 2023 yılının Temmuz ayında KPSS’nin yapıldığını ancak aradan geçen süreye rağmen öğretmen atamasının yapılmadığını söyledi.

“SEÇİMİ Mİ BEKLİYORSUNUZ?”

Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini belirten Şahin, herkesin gözünün kulağının öğretmen atamasında olduğunu ifade etti. Şahin, “Seçimi mi bekliyorsunuz? 2022 atamalarını 2023 Mayıs ayında yaptınız. Gençlerin gelecek hayalleri üzerinden siyaset yapmayın. Ne zaman açıklayacaksınız? Gençlerimiz yeni sınava mı hazırlanacak yoksa bu atamayla mı öğretmen mi olacak? Gençleri seçim yatırımı olarak görmeye hakkınız yok” dedi.

Öğretmen atamalarında mülakat uygulamasının kaldırılmasına yönelik sözler verildiğini, bu sözlerin tutulmadığını belirten Şahin, “Derdimiz mülakatın olmadığı liyakatin esas alındığı, dayısı olanın değil hak edenin kazandığı, adaletli bir düzeni tesis etmek.” ifadesini kullandı.

“MÜLAKATSIZ 100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMALI”

İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “atanamayan öğretmen” ve “mülakat” konusunun öğretmenlerin sorunlarının başında geldiğini bildirdi. Yüz binlerce öğretmenin atama beklediğini kaydeden Kaya, planlama yapılmadığı için her yıl eğitim fakültelerinden 40-50 bin öğretmenin mezun olduğunu, bu sayının giderek arttığını aktardı. Kaya, “Seçimden seçime ‘Şu kadar bin öğretmen atayacağım’ diyerek bu sorunu çözemeyiz. Mülakatsız 100 bin öğretmen ataması yapılmalı hemen akabinde eğitim fakültelerinde eğitim sisteminin arz ve talep dinamiklerini dikkate alan planlama yapılması acil bir ihtiyaç” diye konuştu.

“BU GENÇLERİN VEBALİNİ KİM ÖDEYECEK?”

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, öğretmen atamalarında yapılan mülakatların “rezalet” olduğunu ve çığırından çıktığını savundu. Gergerlioğlu, “Yüzlerce genç intihar ediyor. Bu gençlerin vebalini kim ödeyecek?” dedi.

“ATANAMAYAN ÖĞRETMENLERİ İNŞAATLARDA GÖRMEK İSTEMİYORUZ”

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar da 22 yılda göreve gelen her Milli Eğitim Bakanı’nın sistemi değiştirdiğini, gelen bakanın giden bakanı arattığını ifade etti.

Öğretmen atamasına ilişkin sözler verildiğini vurgulayan Yontar, bu sözlerin tutulmadığını belirtti.

Öğretmen atamasında uygulanan mülakatlara yönelik eleştirilerde bulunan Yontar, “Donanımlı ve eğitimli gençlerimiz yazılı sınavlarda en yüksek sınavı almalarına rağmen mülakatla eleniyor. Bu çocukların hayatını çalmak kimsenin haddi değildir. Atanamayan öğretmenleri, inşaatlarda, marketlerde, pazarlarda çalışırken görmek istemiyoruz. Onları öğrencileriyle okullarda görmek istiyoruz” diye konuştu.

AKP Konya Milletvekili Orhan Erdem ise “atama bekleyen öğretmenler” üzerinden siyaset yapıldığını iddia etti. Komisyonlarda ve Genel Kurul’da yapılan konuşmalarda “atanamayan öğretmen sayısının 500-600 bin olarak lanse edildiğini” ancak bu rakamın doğru olmadığını savunan Erdem, şöyle devam etti:

“Plan ve Bütçe Komisyonunda bakan beye ‘son atamada kaç bin öğretmen atama için başvurdu?’ diye sordum. Bana gelen cevap 125 bin. ÖSYM’ye sorduğumuzda 300 bin civarı bir öğretmenin KPSS’ye girdiğini görüyoruz. Ama kimse AK Parti iktidarı döneminde kamuya 800 bin öğretmen alınıp, dışarıda kalanlar da var ama özelde de 200 bine yakın öğretmenin çalıştığını hesaba katmıyor. Haklı olarak her atama döneminde özelde çalışan öğretmenlerimiz de devlette görev almak ister. Sizlerin söylediği kadar olmayan başvuruların da buradan kaynaklandığını görüyoruz.”

CHP’Lİ ŞEVKİN: 10 BİN LİRA YETER Mİ?

Partisinin emeklilerle ilgili grup önerisi üzerinde söz alan CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, kürsüye boş çay bardağı ve simit ile çıkarak, “Emeklinin sadece çay ve simit alması halinde 9 bin lira gideri var. Allah’tan korkun. Soruyorum size 10 bin lira yeter mi?” dedi.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin gündeme ilişkin grup önerileri AKP ve MHP tarafından reddedildi.

Genel kurulda daha sonra sağlık alanında düzenlemeler içeren Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 2. Bölümü’nün görüşmelerine geçildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhalefet-onerdi-akp-ve-mhp-bir-kez-daha-reddetti/feed/ 0
Adaylık düğümü yarın sona eriyor https://www.foxhaber.com.tr/adaylik-dugumu-yarin-sona-eriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/adaylik-dugumu-yarin-sona-eriyor/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:51:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3768 Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne ilişkin seçim takvimi işliyor. Takvime göre, seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıklar belirlendi, seçmen bilgi kağıtlarının dökümüne ve dağıtımına 29 Şubat’ta başlanacak. 24 Mart’ta seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı tamamlanacak.

22 ŞUBAT SON GÜN

Siyasi parti ilçe başkanlıkları, belediye başkanlığı, belediye meclis üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıkları, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına yarın saat 17.00’ye kadar iletecek. Bağımsız adaylar da başvurularını en geç yarın saat 17.00’ye kadar yapabilecek.

Siyasi partiler, aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat’a kadar tamamlayabilecek. Bağımsız adaylar dahil geçici aday listeleri 23 Şubat’ta ilan edilecek, aynı gün listelere itiraz süresi başlayacak. Kesin aday listeleri 3 Mart’ta açıklanacak.

Birleşik oy pusulalarının basımı ve ilçe seçim kurulu başkanlıklarına dağıtımına 3 Mart’ta başlanacak. Propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları, 21 Mart 2024 Perşembe sabahı başlayacak.

28 Mart’ta tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlülere ilişkin listeler kesinleştirilecek. Propaganda serbestliği 30 Mart Cumartesi saat 18.00’de sona erecek. Seçmen 31 Mart’ta sandık başına gidecek.

PUSULADA 35 PARTİ

YSK’nin seçim takvimi kapsamında, 27 Ocak’ta çekilen kura ile seçime katılacak 35 siyasi partinin birleşik oy pusulasındaki yerleri belirlendi.

Kuraya göre, partiler oy pusulasında şöyle sıralandı:

“1 AKP, 2 İYİ Parti, 3 Sol Parti, 4 Büyük Birlik Partisi, 5 Memleket Partisi, 6 Anavatan Partisi, 7 Demokratik Sol Parti, 8 Yeniden Refah Partisi, 9 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 10 Türkiye Komünist Partisi, 11 Anadolu Birliği Partisi, 12 Zafer Partisi, 13 Halkın Kurtuluş Partisi, 14 Türkiye Komünist Hareketi, 15 Bağımsız Türkiye Partisi, 16 Gelecek Partisi, 17 Yeni Türkiye Partisi, 18 CHP, 19 Emek Partisi, 20 HÜDA PAR, 21 Hak ve Özgürlükler Partisi, 22 Ocak Partisi, 23 Adalet Birlik Partisi, 24 Demokrat Parti, 25 Güç Birliği Partisi, 26 Millet Partisi, 27 Milli Yol Partisi, 28 Adalet Partisi, 29 Genç Parti, 30 Aydınlık Demokrasi Partisi, 31 MHP, 32 Türkiye İşçi Partisi, 33 Demokrasi ve Atılım Partisi, 34 Saadet Partisi ve 35 Vatan Partisi”

OY VERME SAATLERİ

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı.

Bu nedenle Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adaylik-dugumu-yarin-sona-eriyor/feed/ 0
Gebze’den belediye başkan adayı olan TİP Genel Başkanı Erkan Baş: 1 Nisan günü işçiler bugünden daha güçlü olacak https://www.foxhaber.com.tr/gebzeden-belediye-baskan-adayi-olan-tip-genel-baskani-erkan-bas-1-nisan-gunu-isciler-bugunden-daha-guclu-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/gebzeden-belediye-baskan-adayi-olan-tip-genel-baskani-erkan-bas-1-nisan-gunu-isciler-bugunden-daha-guclu-olacak/#respond Wed, 21 Feb 2024 21:09:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3747 Gebze’den belediye başkan adayı olan TİP Genel Başkanı Erkan Baş:

1 Nisan günü işçiler bugünden daha güçlü olacak

Erkan Bey, Gebzeden belediye başkan aday oldunuz, bizi şaşırttınız. Bu kararı nasıl verdiniz?

Aslında Türkiye İşçi Partisi’ni yakından takip edenleri şaşırtmamalı. Siyaset bir iddia ve bu iddiayı gerçek kılabilme işidir. Bizim en önemli iddialarımızdan birisi emeğiyle yaşayan insanları siyasetin merkezinde bir güç haline getirmekte. Gebze Türkiye’nin en önemli işçi havzalarından biri, Türkiye İşçi Partisi’nin iddiasını somutlaştırabileceği yerlerin başında geliyor. Yerel seçimler son derece kısır bir tartışma düzlemine sıkışmış durumda ve ülkenin çok büyük çoğunluğunu oluşturan insanlar işçiler, bırakın görünmeyi sesleri bile duyulmuyor. Öncelikle işçi sınıfını yerel seçim sürecinde de etkin bir güç haline getirmek istiyoruz. Bu iddiamızı gerçekleştirebilmek için nasıl bir yol izleyelim diye düşündük taşındık. Adaylığım da bu tartışmanın içinde önce il ve ilçe örgütlerimizde gündem olmuş, ardından Parti Meclisi gündemine geldi, karar oluştu ve aday oldum. Sadece bu adaylık dahi matematik hesabına dönüşen seçimlerde Gebze’nin varlığını, Gebze’nin bir işçi havzası olduğunu konuşturmaya, tartıştırmaya yetti, demek ki doğru karar vermişiz. Bu vesileyle daha şimdiden Gebze’yi, Gebze başta olmak üzere tüm Türkiye’de işçilerin yaşam koşullarını konuşmaya başladık, dahası da olacak.

Sağ partilerin Gebzedeki oy oranı nedir?

Son 30 yılda ortalama yüzde 60 civarında net sağcı olan partilere oy çıkan bir yer. Son yıllarda Cumhur İttifakı bunu büyük ölçüde toparlamış ve seçime tek parti olarak giriyorlar. Adaylığımın bir nedeni de bu zaten… Siyaset tüm ülkede yüzde 52-yüzde 48 sıkışmışlığına hapsedilmek isteniyor. Burada radikal ve yeni bir kurucu müdahale yapılmadığı takdirde bu tablonun değişmesi mümkün değil. Karşımızda devlet olanaklarını kullanan, tarikatları-cemaatleriyle yoksul ve çaresiz bıraktığı emekçileri kuşatan, medya ablukasıyla siyahı beyaz, beyazı siyah gösterebilen bir iktidar var. Bunu yenmek istiyorsak, biraz daha zor olan bir yolu tercih etmek zorundayız. Emekçi mahalleleri, yoksul bırakılan işçilerin sıkıştırıldığı il ve ilçelerde göğüs göğüse bir mücadeleyi göze almamız gerekiyor. TİP henüz genç bir parti ama mütevazı ölçeklerle de olsa bu girişimlerindeki sonuç verdiğini görüyoruz. Özellikle genç işçi kuşaklarında ailelerinin, mahallerinin ufkunu aşan bir yönelim olduğunu deneyimledik, şimdi bunu hem geliştirmek hem kalıcılaştırmak için topyekun bir mücadele içindeyiz. Hemen genel seçimlerden sonra aldığımız ilk karar, Türkiye’de sendikalı işçi sayısını, toplu sözleşmeli çalışan işçi sayısını artırmaya odaklanmak gerektiğiydi. Bu kapsamda aşağı yukarı 6 aydır neredeyse bütün enerjimizi, “aşağıda” uzun vadeli ve derin bir örgütlenme çalışmasına vermiştik. Bu adaylık da bunun bir uzantısı. Yakın gelecekte ne kadar önemli bir adım olduğu daha iyi anlaşılacak.

– Peki bu kadar yüksek bir oranı, kendi lehinize bu kadar zamanda nasıl çevireceksiniz?

Gebze’deki her işçi Aralık sonu veya Ocak başı aldığı zammın daha ilk zamlı maaşı aldığı Şubat ayının başında buharlaşmasını yaşadı. Şunun için söylüyorum, az bir zaman olduğu doğru ancak hızlı hareket etmek zorundayız. Mesele şu, işçiler örgütsüz olduğunda kendilerini, yalnız ve çaresiz hissettiğinde patronlar için dikensiz gül bahçesinde bir yaşam kuruluyor. Oysa örgütlendiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu, aslında her şeyi yapabilecek bir gücümüz olduğunu biliyoruz. Benim adaylığım sadece Belediye yönetmeye değil. Gebze’de tüm sendikaların örgütlü gücünü artırmak istiyoruz. Tüm işçi arkadaşlarımızın uğradıkları haksızlıklara karşı mücadelede yanlarında olmak istiyorum. Nasıl bir cehenneme mahkum edildiklerini herkes görsün ve hep birlikte bu gidişe ‘dur’ diyelim istiyorum. Esas önemli olan şu: 1 Nisan günü hem Gebze’de hem tüm Türkiye’de işçiler kesinlikle bugünden daha güçlü olacak, daha şimdiden bunu sağladık gibi.

– Aslında burada bir oksimorondan bahsetmek mümkün. İşçilerin durumu ortada. Bu kadar yoksulluk çekerken, işçiler neden sağ partileri tercih ediyor?

Değişmek şart. Sağ partilerin bugüne dek en büyük başarısı esas sorunun konuşulmamasını sağlamak oldu. Gerçekleri konuşmak tartışmak yerine, insanların inançlarını, değerlerini sömürerek bir avuç insanı daha zengin eden, milyonlarca insanı yoksullaştıran bir bozuk düzeni sürdürmeyi başarıyorlar. Bunun bir ayağı işçilerin kendi hakkı için mücadelesinin önüne geçecek mekanizmalar kurmak, yetmeyince devlet olanaklarıyla baskı kurmak ve hem siyasal hem toplumsal hayatta işçileri bir kuşatmanın içine hapsetmek. Bir topluma, her türlü araçla senin yoksulluğunun nedeni senin emeğinin üzerinden birilerinin zengin olması değil başka şeyler diye on yıllardır sistematik bir saldırı uygulandığında bunun neticesi bu oluyor. Bunları konuşabildiğimizde tablo da değişir. Sesimizin ulaşmasını bile engellemeye çalışıyorlar, elimizde medya gücü yok, para gücümüz yok ama doğruluğunda hiç kuşku duymadığımız fikirlerimizin, haklılığımızın büyük bir gücü var. Bu gücü işçilerle, emekçilerle buluşturduğumuzda işçi sınıfının kurtuluşunun solda olduğunu göreceğine inanıyorum. Konuşacağız.

– Diyelim seçildiniz, o zaman genel başkanlığı bırakacak mısınız?

Benim için en tali konu bu. Bizi biraz tanıyan herkes düzen partilerinden farklı bir anlayışımız olduğunu bilir. Bizde her görev, bir sorumluluktur. Genel Başkanlık bir siyasi kariyer makamı, bir koltuk olarak görülmediği için, bunun bizim açımızdan hiçbir önemi yok. İşçi sınıfının mücadelesini bir adım ileri taşımak için partim bana hangi görevi verirse orada olurum.

– Partinizin 4 vekilinden birisiniz aynı zamanda. Zaten Can Atalay hapiste ve mecliste görevini yapması engellendi. Vekilliği de düştü. Sizin seçilmeniz durumunda meclisteki temsiliyetinizin daha da düşecek olması partinizi nasıl etkiler?

Meclis’in bizim için anlamı, mücadelenin etkili yürütülebileceği, işçi sınıfının sesinin toplumun geniş kesimlerine ulaşabileceği bir alan olması, halkın sesinin yankılanabileceği bir mecra… Meclis çalışmamız da yalnızca benden ibaret değil. Can öyle ya da böyle çıkacak, Ahmet ve Sera da görevlerine devam edecekler. Orada geniş bir çalışma grubumuz var, vekillerimiz var ve meclis çalışmamız devam eder. Önemli olan Türkiye işçi sınıfı mücadelesini bir bütün olarak mümkün olan en ileri noktaya taşımak, işçilerin yeni mevziler kazanmasını sağlamak, bunu başarınca temsil görevler daha az önemli olur.

Dün Gebze’de seçmenle ilk buluşmasını gerçekleştiren Erkan Baş, “Gebze’yi işçilerin yönetmesine aracılık edebilirsem bunun tüm Türkiye’ye hatta Dünya’ya örnek olacağından hiç kuşkum yok” diyor.

GÖKHAN ZAN GERÇEK BİR ALTERNATİF OLDU

– Adaylarınız üzerinde çok tartışma yürütülüyor. Mesela Hatayda Gökhan Zan’ı aday göstermeniz üzerine partinizden bazı isimlerin istifa ettiği gündeme geliyor. Neden istifa ediyorlar? Gökhan Zan ismi partinizde ciddi bir sorun yarattı mı?

Hatay bizim en fazla önemsediğimiz illerden birisi. Tarihsel birikimi zengin, solun kök saldığı yerlerden biri. Hatay, 6 Şubat depremi yaşandıktan sonra gücümüzü, emeğimizi ilişkilerimizi yönlendirerek, halkın dayanışmasının bir parçası olduğumuz bir yer. O gün de deprem suçlarına karışan kimsenin halkın karşısına bir seçenek olarak sunulmasını kabul etmeyeceğimizi söyledik. Deprem suçlularından en önemlisi AKP iktidarı ve oradaki yıkımın olduğu yerlerdeki yerel yöneticilerdir. Adıyla söyleyeyim; Lütfü Savaş en önemli sorumlulardan biridir. Defalarca bu ismin aday yapılmaması gerektiğini söyledik. Zaten kendisi aday olmaması gerekirken, partisi tarafından aday yapıldı. Bu dayatmaya karşı da halkın haklı tepkisini görmezden gelemeyiz. Bizim için adayın Türkiye İşçi Partili olması önemli değil, depremde sorumluluğu olmayan; halkın dayanışmasına katkı koymuş, bu mücadelenin bir parçası olmuş, ranta, yolsuzluğu ve hırsızlığa ortak olmayacak kendi çıkarlarını halkın çıkarlarının önüne koymayacak herhangi bir ismi destekleyebilirdik, “Böyle bir aday bize önerilirse de bu sorumluğu alırız” dedik. Gökhan Zan ismi önerildi ve adayımız oldu. İster Hatay’da ister herhangi bir yerde Hatay ve deprem dediğimizde akla gelen 4-5 isimden birisi olan Gökhan Zan’ın Hatay’da iki AKP’li aday arasında tercihe zorlanan yurttaşlara gerçek bir alternatif, deprem günlerindeki gibi halk dayanışmasını örgütleyecek bir isim olduğunu düşünüyoruz. Tepkiler elbette olur ancak kararın gerekçeleri anlaşıldığında bu tepkilerin dineceği kanaatindeyiz. Nitekim bugün Hatay’daydım ve gördüğüm tablo bu kanaatimizi doğruluyor, pek çok insan “Sandığa gitmeyecektim, iyi ki bir seçenek sundunuz” diyor.

SANIRIM SOSYALİSTLERİN FANUSTA YETİŞTİĞİ DÜŞÜNÜLÜYOR

DEVA Partisi’nin eski Kemalpaşa ilçe başkanını Kemalpaşa belediye başkan adayı gösterdiniz. Karaburun Belediye Başkan adayı olarak da Vatan Partisi’nin eski İzmir İl Başkanı’nı… Yine eleştirildiniz. Cevabınız ne olur?

Türkiye’de kitlesel bir sosyalist partiye pek alışkın olunmadığı için sosyalistlerin fanusta yetiştiği düşünülüyor sanırım. Biz görece yeni bir partiyiz, üyelerimizin önemli bir bölümü ilk kez bir partiye üye oluyor, bundan mutluyuz. Elbette mücadelemizden güç alan, umut veren bir parti olduğumuzu görerek aramıza katılan daha önce çeşitli siyasal partilerde bulunmuş üyelerimiz de var. Bizim için önemli olan TİP’in programını, tüzüğünü benimseyerek aramıza katılan ve ilkelerimize uygun olarak mücadeleye katkı koymak isteyen tüm yurttaşlarımızla birlikte yürümektir. Sanıyorum yüzlerce Belediye Başkanı adayımız, 10zbin üstü Belediye Meclis üyesi adayımız var, bunlardan bir kaç tanesini bulup hatta 8-10 sene önceki bir yazısını, bir konuşmasını bulup buradan kendince TİP’e zarar vermeye çalışanları ciddiye alamıyorum. Tek ciddiye aldığım boyutu, aslında bizim tertemiz bir parti olduğumuzun düşmanlarımız tarafından bile kabul edildiğini gösteriyor olması. En büyük rakiplerimiz, düşmanlarımız bile bizim ilkeli, tutarlı ve temiz bir parti olduğumuzu kabul ediyor ki, fındıkkabuğunu doldurmayacak mesele bulduğunu sanınca bile onu kullanıp saldırıyor, bu bizim için gurur verici bir şey.

Politik açıdan ise bu durum TİP’in yüzde 52-yüzde 48 sıkışmasına hapsolmadığını gösterir. Şimdi Gebze’de bir çalışma yapacağız. Belki burada temas kurduğumuz ve geçen seçim AKP’ye veya MHP’ye oy vermiş işçilerden biri önümüzdeki dönemde bir yerden adayımız olacak. Ne diyeceğiz? Bu daha en başta bugünkü matematiği kabul etmek demektir. Sosyalist hareket bir mahalleye sıkıştı eleştirileri uzun zamandır yapılıyor.

Haklı bir eleştiri mi?

Bir yönüyle haklı bu eleştiriler. Çünkü sosyalist hareket; ilişkileri, toplumu ve dahi dünyayı dönüştürebilme iddiasını taşır. Bu dönüştürme iddiasını taşıyan bir hareket insanları bundan muaf tutabilir mi? İnsanların dönüşebileceğini bu mücadelenin bir parçası olabileceğini gösterebilecek örneklere daha da fazla ihtiyacımız var. Bu örnekleri çoğaltabilmeyi, bu hikâyeleri büyütebilmeyi bir görev olarak önümüze koyuyoruz ki ancak o sayede toplumu dönüştürme imkanı gerçek bir hedef haline gelecek. Bu durumdan gayet memnunum eskiden sağcılar solculuğu gerçekçi olmayan hayalci dolayısıyla sadece gençlere ait bir şey gibi sunmaya çalışırdı. Bunun içinde gençken devrimci, sosyalist, komünist olan birilerinin sosyal demokrat veya daha sağ siyasi partilere geçişini örnek verirlerdi, ne güzel artık insanlar sola, sosyalizme doğru değişimler yaşıyorlar, bence bunu eleştirmek yerine buna destek olmak, aramıza katılan arkadaşlarımızı bu mücadelenin kalıcı bir parçası haline getirmeye odaklanmak lazım. Biz bunu deneyeceğiz ve önemli bir bölümünde başaracağız. Bizi sosyal medya kanallarında eleştirenlerin haritada bile gösteremeyeceği ilçelere, mahallelere sosyalizmi bir seçenek, güçlenen bir seçenek olarak taşımaktan mutluyuz, yeterli görmüyoruz daha fazlasını başarmak için de çalışıyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gebzeden-belediye-baskan-adayi-olan-tip-genel-baskani-erkan-bas-1-nisan-gunu-isciler-bugunden-daha-guclu-olacak/feed/ 0
Akşener isim vermeden İmamoğlu’na yüklendi https://www.foxhaber.com.tr/aksener-isim-vermeden-imamogluna-yuklendi/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-isim-vermeden-imamogluna-yuklendi/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:57:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3725 İYİ Parti İstanbul Proje ve Aday Tanıtım Toplantısı’nı Haliç Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. İsim vermeden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu hedef alan parti lideri Meral Akşener, “Eli genel merkezde gözü başka mevkilerde boş zamanlarında da İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Buğra Kavuncu, milletvekilleri ve parti üyelerinin katıldığı toplantı saat 14.00 sıralarında başladı. Genel Başkan Akşener aday tanıtımı öncesi konuşma yaptı.

BU KISIR DÖNGÜYE MECBUR DEĞİLSİNİZ

Akşener, seçmene ‘Mecbur değilsiniz’ diye seslenerek, şunları söyledi:

– Bugün geldiğimiz noktada iktidarın da ana muhalefetin de yegane amacı, koltuklarını korumaktan ibaret. Yegane vizyonu iktidar alanlarını, sürdürmekten ibaret. Yöntemleri de yalanla, dayatmayla, sansürle milletimizi, kendilerine mecbur bırakmaktan ibaret.

– İki tarafın da, milletimize sunduğu, tek bir vaat var o da, diğer tarafın kazanmaması. Yani bir tarafı, denklemden çektiğiniz anda iki tarafın da, milletimize sunacak, hiçbir şeyi kalmıyor. İşte, o nedenle bir şeyi, açıkça söylemek istiyorum. Büyük Türk milleti bu kısır döngüye, mecbur değilsiniz.

– Tarafların, birbirini var ettiği bu danışıklı dövüşe, mecbur değilsiniz. Bu milletsiz siyasete, mecbur değilsiniz. Bu vicdansız siyasete, mecbur değilsiniz. Bu vasat siyasete, mecbur değilsiniz. Ülkemiz için güvenliği, özgürlüğe kalkınmayı, adalete vatan sevgisini de, demokrasiye tercih etmeye, mecbur değilsiniz.Çünkü artık, en iyisini sunanlar var. Çünkü artık, hür ve müstakil, İYİ Parti var.

YETERSİZ KALAN BİRÇOK HİZMET VAR

– İstanbul, bizim için Türk milletinin, gözünün bebeği demektir. Ancak geldiğimiz noktada, ne yazık ki o aziz İstanbul, bugün dertlerin düğümlendiği bir şehir. İstanbul, bugün deprem tehlikesiyle, yaşayan bir şehir. İstanbul, bugün sığınmacılarla, dolup taşan bir şehir.

– İstanbul, bugün yoksullukla boğuşan bir şehir ve ne yazık ki, İstanbul, bugün ranta boğulan bir şehir. İstanbullunun faydalandığı her hizmet için emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Ancak görüyoruz ki her ne kadar, çaba sarf edilse de halâ çözülemeyen birçok sorun var. Halâ aşılamayan, birçok engel var, halâ yetersiz kalan, birçok hizmet var. Neden, biliyor musunuz? Çünkü, siyasetin geldiği noktada İstanbul’a hep, paranın şehri olarak bakıldı.

BU ŞEHRİ ARTIK…

– İstanbul’a hep, şahsi hırs ve intikam aracı olarak bakıldı. İstanbul’a hep, kariyer basamağı olarak bakıldı. İşte bu yüzden doğuyla batının iki medeniyetin iki kıtanın iki dünyanın birleştiği, nokta olan, bu büyük şehri, artık iki ayağı da, yere sapasağlam basanların, yönetmesi gerekiyor. Bu şehri, artık yalnızca çaba sarf edenlerin değil İstanbul yoluna, baş koyanların, yönetmesi gerekiyor.

– Bu şehri, artık aklı sadece, İstanbul’da olanların kalbi sadece, İstanbul’la atanların, yönetmesi gerekiyor. Bu şehri, artık ilgisi ve odağı sadece, İstanbul’un sorunlarında olanların, yönetmesi gerekiyor. Bu şehri, artık amacı sadece, İstanbullu’nun derdine, derman olmak olanların yönetmesi gerekiyor.

ŞAHSİ SİYASİ HESAPLARI…

– Mesela eli Genel Merkezlerinde, gözü, başka mevkilerde boş zamanlarında da, İstanbul’da olanlar bu şehri yönetemez. Mesela aklı, şahsi siyasi hesaplarında sureti, İstanbullularda olanlar, bu şehri yönetemez. Mesela sırtında ihmallerin, hataların, veballerin, yükünü taşıyanlar da elinde parti içi çıkarların, koltuk kavgalarının, taht oyunlarının, bayrağını tutanlar da bu şehri yönetemez.

– Mesela gölgesine sığındıklarının, emriyle hareket edenler de, kendi gölgesinden cesaret alıp, kibirle hareket edenler de bu şehri yönetemez. Aziz İstanbullular hal böyleyken gelin artık İstanbul’u, şahsi saplantısı hâline getirenlerin neden olduğu, bu vasatlık, bir son bulsun. Gelin artık İstanbul’u, kendi kariyerleri için, zıplama tahtası hâline getirenlerin, çıkardığı gürültü İstanbullunun sesini, daha fazla bastırmasın. Gelin artık “İstanbul’u kim kazanır?” sorusu İstanbul’un gerçek sorunlarına, gölge düşürmesin. Ez cümle zoraki adaya da, emanet adaya da mecbur değilsiniz.

AYNEN DEVAM EDECEĞİZ

– Çünkü artık, karşınızda İstanbul’a layık bir aday var. İstanbul’u, başının üstünde taşıyacak bir aday var. İstanbullunun, hakkını koruyacak hak ettiği düzeni sağlayacak ve İstanbul’dan başka, hiçbir hesabı olmayacak bir aday var. Artık karşınızda Buğra Kavuncu var.

– Ben de bugün, burada, sizden Buğra kardeşime, oy istiyorum. Artık oylarınız, daha fazla heba olmasın istiyorsanız Buğra kardeşime, ey İstanbul oy istiyorum. Artık alın teriniz, birilerinin ihtirasları uğruna, harcanmasın istiyorsanız Buğra kardeşime, oy istiyorum.

– Artık geleceğiniz, kendisine kariyer kovalayanların peşinde meçhule sürüklenmesin istiyorsanız Buğra kardeşime oy istiyorum.Bugüne kadar, kendimize dair hiçbir hesabımız, hiçbir çıkarımız, hiçbir korkumuz olmadığı için hep harbi durduk hep hasbi çalıştık hep kalbi konuştuk. Bundan sonra da, aynen devam edeceğiz.8

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-isim-vermeden-imamogluna-yuklendi/feed/ 0
İYİ Parti yönetiminde istifa depremi… https://www.foxhaber.com.tr/iyi-parti-yonetiminde-istifa-depremi/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-parti-yonetiminde-istifa-depremi/#respond Fri, 16 Feb 2024 21:03:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3465 İYİ Parti İstanbul İl Teşkilatı Kurucular Kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 16 partili, Beşiktaş’ta bulunan bir otelde basın toplantısı düzenledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve parti yönetiminin yerel seçimler öncesi aldıkları kararlar, aday belirleme sürecindeki anlaşmazlıklar ve fikir ayrılıklarından söz eden üyeler, yapılan basın açıklamasının ardından istifa ettiklerini duyurdu.

Grup adına basın açıklamasını İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Billur Karadağlı yaptı.

Açıklamanın ardından istifa eden 16 üyenin başka bir partiye katılmayacağı öğrenildi.

“KÜRSÜLERDE KONUŞAN DAVA ARKADAŞLARIMIZ AFOROZ EDİLDİ”

“6 yıldır vatanımıza ve milletimize hizmet etmek gayesiyle; burada bulunan arkadaşlarımızla birlikte İYİ Parti’de siyaset yapmaktayız” diyerek sözlerine başlayan Kurucular Kurulu Üyesi Billur Karadağlı, şöyle konuştu:

-Partinin kuruluş aşamasında emek veren, şehir şehir gezip maddi manevi destek olan birçok arkadaşımız dururken, listeler açıklandığında paraşütle indirilmiş, kim oldukları ve kime hizmet edecekleri kestirilemeyen birçok ismin parti kademelerine getirildiğini gördük.

-Kuruluşun akabinde girdiğimiz ilk seçimde, yine harmanda izi olmayan birçok isim, seçilerek sıralardan vekil listelerine yerleştirildi. Milli Merkez olma yolunda demeçler veren, kürsülerde konuşan dava arkadaşlarımız aforoz edildi. ‘Söylemlerinden CHP rahatsızlık duyuyor’ diye toplumun teveccüh gösterdiği yol arkadaşlarımız pasifize edildi, partiden uzaklaştırıldı.

-Genel Başkanın bizzat kendisinin ‘Ağabey’ diye hitap ettiği, milliyetçi camianın saygı duyduğu büyüklerimizin birçoğunun partideki ikbal ve geleceği ‘Özel Kalem’ denilen bir sekreterin iki dudağının arasına terk edildi.

“HDP İLE ÜSTÜ KAPALI İTTİFAK YAPILMADIĞINA KAMUOYUNU İKNA EDEMEDİLER”

2019 yılı yerel seçimlerinde CHP ile yapılan iş birliğine de değinen Karadağlı, “CHP başta İstanbul ve Ankara olmak üzere son 20 yılda kazanamadığı birçok büyükşehir, il ve ilçe belediyelerini İYİ Parti oyları sayesinde kazandı. Buna karşın kazanılan belediyelerde İYİ Partililere doğru düzgün bir görev verilmediği gibi, ‘Siz kimsiniz? Biz HDP sayesinde kazandık’ sözleriyle karşılık verildi. Bütün bunlara rağmen bizler yerel seçimlerde yaşanan acemilik 2023 seçimlerinde yaşanmaz, siyasi duruşumuza uygun bir aday belirlenerek ilkeli bir ittifak yapılır düşüncesiyle mücadelemizi sürdürdük. Aylarca, hatta neredeyse 2 yıl boyunca başta CHP olmak üzere 5 farklı siyasi partinin liderleriyle görüşmeler sürdürüldü. Masalar kuruldu, yemekler yendi. Ancak, Altılı Masa’nın gizli ortağı HDP ile üstü kapalı ittifak yapılmadığı konusunda kamuoyunu ikna edemediler” dedi.

“PARTİCİKLERİN SÖZDE LİDERLERİ KADAR MASADA SÖZÜNÜ GEÇİREMEDİ”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meral Akşener’in aday belirleme sürecindeki tavrını da eleştiren Billur Karadağlı, şöyle konuştu:

-Sayın Akşener, televizyon televizyon gezip ‘Kazanacak aday’ tarifi yaptı. Fakat seçimlere 1 ay kalmasına rağmen Kılıçdaroğlu’nun kolundan tutup ‘adayı artık belirleyelim, senin dışında bir aday istemiyorsan biz yokuz’ diyemedi.

-Aldığı oy oranı sıfır virgül oranlarında ifade edilen particiklerin sözde liderleri kadar masada sözünü geçiremedi. İlk girdiği seçimde yüzde 10 oy almış bir partiyi, vatanperver teşkilat mensuplarını ve vatansever seçmenlerini ‘sifonu üstlerine çekin’ diyen namertlere karşı kepaze etti. Zehir zemberek masadan kalkıldı, esilip gürlendi.

-Sonra hangi menfaatler devreye girdi bilinmez, tekrar masaya dönüldü. Başını öne eğip çalışmaya devam eden teşkilat mensuplarımıza son darbe milletvekili listeleriyle vuruldu. Temayül sonuçlarına uyacağını söyleyen genel başkan bir kez daha sözünde durmadı.

-Üyelerin desteğini alıp ilk sıralarda yer alan birçok isme vekillik listelerinde yer vermedi. Buna karşın hiçbir teşkilat mensubumuzun, hatta neredeyse hiçbir seçmenimizin adını sanını duymadığı isimler ön sıralardan milletvekilliğine aday gösterildiler.

-Bu parti sizin aile şirketiniz mi ki hesap verme gereği duymadınız? Yapılan bu alakasız tercihlerinizle ilgili açıklama yapmak yerine bu durumu sorgulayan parti mensuplarının gözlerinin içine baka baka kongrede ‘defolun, defolun’ diye bağırıp çağırmak, hakaret etmek nasıl bir pişkinliktir? ‘Ailemi emanet ederim’ denilip sonrasında sıtma ve ölüme benzetilenler, yüzlerinde ‘Rabbi Yesir’ görülüp birden savaş ilan edilenler, dibinden ayrılmayan, partinin kasası emanet edilenlerin bir günde hain ilan edilmesi; bu liste uzayıp gider” diye konuştu.

“KRAL ÇIPLAK’ DİYEREK İSTİFA EDİYORUZ”

-Herkes kötü, herkes hain olabilir ama genel başkan, bunca tutarsızlığa ve beceriksizliğe rağmen hep olduğu yerde kalır. Genel başkanın eşinin, oğlunun ve sekreterinin hükümranlık sürdüğü bu ortamda biz artık olmayacağız.

-Bizim ve vatanseverliğinden zerre şüphe duymadığımız bütün parti mensuplarımızın emeklerinin sömürülmesine daha fazla katlanmayacağız. Dün grup kürsüsünde timsah gözyaşları döken Sayın Akşener’in, teşkilatın yüreğinin kan ağladığını görmediği aşikârdır. Bugün burada İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyeliği, Kurucu İl Yöneticiliği ve hala aktif İl Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini sürdüren bu topluluk hep bir ağızdan ‘Kral Çıplak’ diyerek istifa ediyoruz” dedi.

Açıklamanın ardından İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Binnur Karadağlı, İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi Ufuk Ünal, Murat Köse, Onur Hanlıoğlu, Çağrı Alp Gönen, Eyüpsultan Eski İlçe Başkanı Hatice Gürbulak, Eski Teşkilat Başkan Yardımcısı Özay Alabaş, Eski İl Yöneticilerinden Barış Tavlaşoğlu, Gökhan Kargı, Eski İl Başkan Yardımcısı Müjde Hamza, Fatih İlçe Kurucusu Mücahit Erkuş, Eski İl Yöneticisi Sedat Erdem, YİK Üyesi Arif Tevetoğlu, Eyüpsultan Kadın Kolları Başkanı Fatmagül Uzundere, Eyüpsultan İlçe Başkan Danışmasını Alper Güleç, Eyüpsultan İlçe Başkan Yardımcısı Lütfü Büyüksüren istifa ederek İYİ Parti’den ayrıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-parti-yonetiminde-istifa-depremi/feed/ 0
En rahat olduğum iki il İstanbul ve Ankara https://www.foxhaber.com.tr/en-rahat-oldugum-iki-il-istanbul-ve-ankara/ https://www.foxhaber.com.tr/en-rahat-oldugum-iki-il-istanbul-ve-ankara/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:33:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3443 CHPGenel Başkanı Özgür Özel, adaylarını açıkladıktan sonra çıkan tartışmalara son noktayı koydu. Mevcut 249 belediye başkanının 149’unun yeniden aday gösterildiğini belirten Özel, ‘’En rahat olduğu iki il Ankara ve İstanbul. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu, partinin de çok üzerinde oy potansiyeline sahipler. Çok sıkı çalışıyorlar” dedi. Parti merkezinde gazetecilerle bir araya gelen Özel, şu mesajları verdi:

“Her yerde aday gösteriyoruz. Geçen seçimlerde 765 olan sayımız 1081’e çıktı. 30 yaş altı 20 adayımız var. 182 aday 40 yaş altında. Deniz Baykal, 35 yaşında milletvekili 36 yaşında bakan oldu. Kadrolarda yenilik isteyenler Çankaya adayı Can Güner’i (31), genç buluyor. Üç yaşında babasız kalmış, annesi infaz koruma memuru Perihan Abla… Üniversite birincisi, hakimlik sınavında 20 bin kişiden 97’inci. Güner, bütün mülakat mağdurları adına da adayımız. İzmir’e 46 milletvekili gitti, birebir mülakat yaptı. Büyük bir değişim oldu, tartışma doğal. Liyakate, eğitime, yabancı dile ve vizyona önem verdik. İzmir’in listeleri kıpır kıpır.”

EN BÜYÜK YALAN TASFİYE

“Kılıçdaroğlu’nu destekleyenlerin tasfiye edildiği hayatımda duyduğum en büyük yalan. Ahmet Akın, bir numaralı kurmayıydı. Bursa adayımız da öyle, bana karşı çok sertti. İlk onları açıkladık. Zeydan Karalar ve Vahap Seçer, bir oy alamadık. Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu kadar Kemal Bey’i gönülden destekleyen yoktu. 249 başkanımızdan 220’si aday oldu. Yüzde 56 oranında tekrar aday gösterildiler. Ağırlıklı olarak da Kemal Bey döneminde seçilen kişiler yeniden aday gösterildi.”

Tekin benim ağabeyim

Özel, Gürsel Tekin’in istifasına çok üzüldüğünü belirterek, “Çok sevdiğim değerli bir isim, kendisini arayacağım. Kadıköy’de iki aday arasında kaldık. Yüzde 51’e 49 karar verdik. Bir gece önce Gürsel abinin adı geçiyordu, ertesi sabah olmadı ve istifa geldi. Kadıköy adayımız pırıl pırıl. İlk kızgınlık geçtikten sonra Gürsel Abi’nin yeniden baba ocağına döneceğine inanıyorum. Herkes yapar da Tekin’in bunu yapmaması gerekir. Seçmen de doğru bulmuyor” diye konuştu.

SÜRPRİZ OLABİLİR

31 Mart’ta kıyı şeridinden bir kat daha içeriye gireceklerini kaydeden Özel, “Kırıkkale çok iyi gidiyor. Kastamonu olabilir. 100 yılın sürprizini Malatya’da yapacağız. Parti son seçimden yüzde 21 oy almışken, Ağbaba rakibinin dört puan önünde çıktı” dedi.

Hatay için doğruyu bulma arayışı sürüyor

Hatay’de en doğruyu yapma gayretinde olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti: “Birçok ankette Lütfü Savaş çıktı. Orada Gökhan Zan, büyük bir grubu organize ederek tepki gösterdi. Zan bizden Arsuz Belediyesi için talepte bulundu. ‘Savaş ile uyumlu çalışırım’ dedi. Sonra TİP’e gitti. Savaş’a alternatifi anketlerde görürsem adayı değiştiririm. Ama daha iyi bir alternatif üretemeden bir şey söylemek zor. Bir ölçüm daha yapılacak. 60 PM üyemiz Hatay için nabız yoklamak ile görevli. Doğru bulma arayışımızın bir sonucu bu.”

İTTİFAK KURULUYOR

Özel, Haluk Levent ve Aylin Kotil’e teklif konusunda işe şunları söyledi: “Bazen yöneticiler arka kapı diplomasisi yürütür. Haluk Bey ‘evet’ dese anket de yapardık. Aylin Hanım’ın İstanbul’da talebi vardı. Resmi bir teklif olarak görmemek lazım.” DEM Parti görüşmelerine dair de “Bölgede DEM seçmeni yoğunluğu varsa, onların da oy vereceği aday belirlenebilir dedik. Görüştüğümüzü söylüyoruz. Asıl bunu gizleyenler, kapalı kapılar ardında yasak ilişki muamelesi yapanlar seçmene saygısız… Bizim yaptığımız mı onların yaptığı mı DEM’lenmek… Bizim ki cesaret ister onların ki korkakça… DEM, başka bir partinin adayını uygun görüp aday çıkarmazsa kent uzlaşısı olmuş demektir. Türkiye ittifakının tam zamanı, ittifak kuruluyor. Siyasi partilerle değil seçmenle sahada kurulan bir ittifak. Parti yönetimlerinin fikri değişti ama seçmen değişti mi göreceğiz. Seçmen İstanbul’un üzerinde helikopterle arsa beğenilsin mi beğenmesin mi kararı verecek.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/en-rahat-oldugum-iki-il-istanbul-ve-ankara/feed/ 0
Vatandaşı simit bile alamayan ülke olduk https://www.foxhaber.com.tr/vatandasi-simit-bile-alamayan-ulke-olduk/ https://www.foxhaber.com.tr/vatandasi-simit-bile-alamayan-ulke-olduk/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:00:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3296 CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni ofisinde simit ve çay eşliğinde SÖZCÜ’ye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi ve Genel Başkan Özgür Özel’e yönelik suçlamaları için ‘’Partimizin içini karıştırmak istiyor. Ama biz kendisini gayet iyi biliyoruz, tanıyoruz. Neyi ne için yaptığını, neyi ne için söylediğini de gayet iyi biliyorum. Bugüne kadar kendisi ile çok karşı karşıya geldik” dedi.. CHP’nin yerel seçimlerde Bursa, Balıkesir dahil çok sayıda yeni il ve ilçe belediyesi kazanacağını söyleyen Kılıçdaroğlu şu mesajları verdi:

SEÇİMDEN SONRA YİNE ZAM

“22 yıldır iktidarda olan bir siyasal parti eğer bu ülkede vatandaşını simit alamaz noktaya getirdiyse, bu iktidarın hangi başarısından söz edeceksiniz.

Bir simit 10 lira olmuş, zam yapıp 15 liraya çıkıyor ve iktidar baskısı ile bu zam geriye alınıyor. Zamdan da vazgeçilmiş değil, seçimden sonra yine zam gelecektir.

Merkez Bankası Türkiye’nin en köklü ve ciddi kurumlarından biridir. Ama bu iktidar döneminde bu kurum da yıpratılıyor. Bankaya başkan dayanmıyor. 22 yıldır bu ülkenin köklü kurumlarını hâlâ tanıyamadılar. Merkez Bankası’na içerden atama yapılmalıdır. İthal isimlerle yönetim olmaz, bankayı bilen başarılı ismiler var, yoksa istikrar da olmaz, yönetim de kalıcı olmaz. Bu iktidarın bazı başarıları da var, haksızlık yapmamak lazım. Mesela yandaşlara hizmet etme başarısı var. Yollar yaptık, köprüler yaptık diyorlar ama nasıl yaptılar? Bir liralık işi 100 liraya yaptılar. Aradaki 99 lira yandaşlara gitti. Milyarlarca dolar 5’li çetelere gitti. Geçiş garantileri, yolcu garantileri dolayısıyla vatandaşın cebinden yine para çıkacak, soygun bitmiş değil…”

YAKINDAN İZLİYORUM

“Türkiye gibi sorunları çok fazla olan ve giderek artan bir ülkede, her yurttaşın ülke sorunları konusunda irade beyan etmesi gerekir ve çok da doğaldır. Bu açıdan siyaseti ve iktidar sahiplerinin yaptıklarını yakından izlemek doğrularına doğru, eğrilerine eğri demek de hepimizin ortak görevi… Ben de onu yapıyorum, izliyorum. Sıcak siyasetin içindeyken siyasette derinleşme konusuna yeterince zaman ayıramıyorsunuz. Bu derinlik için özellikle akademik dünya ile ve iş dünyası ile konuşmanız lazım. Bu görüşmelere de en az üç dört saat zaman ayırmak gerekiyor. Ben şimdi onu yapıyorum ve onun için de günlük yoğunluğum devam ediyor.”

Özgür Bey, çok tecrübelidir

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı’nı devrettikten sonra parti Genel Merkezi’ne gitmediğini belirtti. ‘’Özgür Özel ile halef selef olarak baş başa bir yemek yediniz. İlk buluşma nasıl geçti? Partiyi ve seçimleri mi konuştunuz? Kendisine tecrübelerinizi mi aktardınız?’’ diye sorunca, ‘’Özgür Bey partimizdeki çok tecrübeli bir siyasetçidir, yıllarca grup başkanvekilliği yaptı, grup başkanlığı görevinde bulundu. O yemekte genel siyaseti konuştuk, yerel seçimleri ele aldık, fikirlerimizi aktardık, ülke sorunlarını görüştük ’’ yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, “Televizyonda takip ettiğiniz bir program ya da dizi var mı? Mesela İnci Taneleri çok gündemde, seyredebildiniz mi?’’ soruma ise “Tiyatro ya da sinemaya gitmeye, sosyal aktivitelere şimdilik vakit ayıramıyorum. TV dizilerine de vakit ayıramıyorum. İnci Taneleri dizisini duydum, gazetelerden konusunu da okuyorum ama henüz seyretmeye fırsatım olmadı’’ dedi.

Yerel seçimlerde halkımız partimiz gerekeni yapacak

Kılıçdaroğlu, her gün evinden çıkıp Eskişehir yolundaki Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan ofisine gidiyor. İki katlı ofisin kirasını, su, elektrik, personel gibi masraflarını da kendi bütçesinden ödüyor. Gün boyu hiç eksik olmayan ziyaretçileriyle görüşüyor. SHP-SODEP ve CHP’nin yanı sıra diğer partilerde yıllarca siyaset yapmış politikacılar da kapısını çalıyor. Ziyaretçileri arasında DYP-SHP koalisyon hükümetinin bakanları da var. Ofis tutma gerekçesini de şöyle açıkladı: “Görüşmek, dertleşmek fikirlerini aktarmak isteyenler oluyor, misafirlerimi evde kabul etme şansım yok, burada daha rahat görüşme imkanı oluyor.’’

BELEDİYELERİ ALACAĞIZ

Kılıçdaroğlu CHP’nin 2019’daki yerel seçimde önemli başarılar elde ettiğini ve adaylarının Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya gibi şehirleri kazandığını hatırlatarak, 31 Mart 2024 seçiminde de bu başarısını sürdüreceğini söyledi. ‘’11 büyükşehir belediye başkanlığımız var. CHP bu seçimde de başta Denizli, Bursa, Balıkesir ve Manisa olmak üzere birçok büyükşehiri il, ilçe ve belde belediyesini daha kazanacaktır. Tüm yurtta CHP’li belediyelerin sayısının artacağına inanıyorum. 2019’da Bursa gibi az farkla kaybettiğimiz iller olmuştu. Bu kez o illeri de kazanıp büyükşehir sayısını arttıracağız. 2019’da yapılan yerel seçimlerde umudu nasıl yeşerttiysek, 31 Mart 2024 seçiminde de partimiz ve halkımız gerekeni yapacaktır’’ diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/vatandasi-simit-bile-alamayan-ulke-olduk/feed/ 0
Öncelikli hedefim Cumhur İttifakı’na küsen seçmenler https://www.foxhaber.com.tr/oncelikli-hedefim-cumhur-ittifakina-kusen-secmenler/ https://www.foxhaber.com.tr/oncelikli-hedefim-cumhur-ittifakina-kusen-secmenler/#respond Sat, 10 Feb 2024 09:09:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3147 İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Adayı Buğra Kavuncu, SÖZCÜ Gazetesi’ni ziyaret etti. Kavuncu, İYİ Parti Kağıthane Belediye Başkanı Aday Adayı Kürşat Ceylan ile birlikte gerçekleştirdiği ziyaretinde Genel Yayın Yönetmenimiz Metin Yılmaz’a İstanbul’un sorunlarını ve seçim çalışmalarını anlattı.

“UCUBE SİSTEM MAHVEDİYOR”

Kavuncu “31 Mart’a kadar kampanya döneminde tek odağımız İstanbul’u konuşmak. Ekrem İmamoğlu’yla görüştüğümde ‘Anlat İstanbul’ projemiz vardı. O dosyayı kendisine teslim etmiştim. Kendisine ‘7 ay çalıştık, sokak sokak gezdik. İstanbullunun en çok konuştuğu konular bunlar’ diyerek teslim etmiştim. Gene bunları dile getireceğiz. Yani yüze konuşmadığımız hiçbir şeyi arkadan konuşacak insanlar değiliz” dedi.

Kavuncu özetle şunları söyledi:

■ Bu ucube Cumhurbaşkanlığı sistemi ülkeyi mahvediyor. Biz hep şunu söyledik; güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeliyiz diye. Bizim adaylık iddiamız aslında güçlü iki partinin dışında üçüncü bir partinin hatta mümkünse dördüncü bir partinin de var olması. Bu yapıdan çıkaracak başka bir şey yok. Bizim varlığımız o açıdan da kıymetli.

■ Bizim ya da bizim gibi partilerin parlamentoda yer alması, grup kurması, ses çıkartması bu başkanlık sistemiyle ilgili eylemsel bir tavırdır aynı zamanda. Aslında 31 Mart bir nevi de bunun kararı olacak. Cumhur İttifakı’nın küskün seçmeni bizim hedefimiz. Seçimde ne olacağını bilemezsiniz, kimden nasıl oy akacağını da bilemezsiniz.

“ARADAKİ FARK KISALIYOR”

■ Anketlerde iki adayın hemen arkasından da üçüncü isim olarak bizim ismimiz çıkıyor bütün anketlerde. Arada bir fark var. Ama o fark gittikçe kısalıyor. Tanınırlık önemli, diğer iki adayın hem iktidar hem belediye gücünden dolayı bilinirlikleri var. 5 yıllık İstanbul il başkanlığının getirdiği bizim de bir tanınırlığımız var ama bilinirliğimiz diğerlerine göre çok daha düşük. Dolayısıyla 45-50 günlük süreçte kendimizi ne kadar anlatır, ne kadar doğru ifade edersek oy potansiyelimiz de o kadar artacak.

Aday çıkartmış olmak için çıkartmıyoruz

Buğra Kavuncu, 18 Şubat’ta İstanbul’da 39 adayı ilan edeceklerini söyledi. Kavuncu, İYİ Parti’nin adayları için şunları söyledi: “Çatalca, Güngören, Pendik, Maltepe adaylarımız çok iddialı. Çok çalışıyorlar. Aday çıkartmış olmak için çıkartmıyoruz. Ben 2019 ve 2023 seçimlerini yaşadım. Eğer bir siyasi parti olmak istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız. Şimdi kendi başımıza hareket ediyoruz. Sıfırdan başlıyoruz. Benim kendimle ilgili de hedefim partimi burada en iyi şekilde temsil etmek. Şu anda iki adayı konuşuyor herkes. Üçüncü iddialı adayın ben olduğunu hissettirmek istiyorum.”

İstanbul’un 3 temel problemi var

Kavuncu, İstanbul’un 3 temel problemi olduğunu belirtti konu hakkında şu bilgiyi paylaştı: “Birinci sırada ulaşım var. İkinci konu içi yanan vatandaşın şikayet ettiği kentsel dönüşüm. Ekonomi üçüncü sırada. Sığınmacı meselesi çok duyduğumuz dördüncü konu. Biz daha iyisini yapacağımızı iddia ediyoruz. 7-8 kişilik akademisyenlerden oluşan bir ekibimiz var. Naci Görür ve İlber Ortaylı’dan destek alıyoruz. Bizim zaten 5 yıllık İstanbul il başkanlığı döneminden çok detaylı çalışan bir ekibimiz vardı. Bunların içinde mimarlar, inşaat mühendisi arkadaşlar var. Kentsel dönüşüm ile ilgili 2 projemiz var onu ilan edeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/oncelikli-hedefim-cumhur-ittifakina-kusen-secmenler/feed/ 0
Emekli ikramiyesine zam Meclis’in gündeminde: Muhalefet önerdi, AKP’den yanıt geldi https://www.foxhaber.com.tr/emekli-ikramiyesine-zam-meclisin-gundeminde-muhalefet-onerdi-akpden-yanit-geldi/ https://www.foxhaber.com.tr/emekli-ikramiyesine-zam-meclisin-gundeminde-muhalefet-onerdi-akpden-yanit-geldi/#respond Thu, 08 Feb 2024 21:36:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3083 TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önündeki polis kontrol noktasına yönelik terör saldırısını kınadı.

“KİMSE SAYILARLA OYNAMASIN”

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerin en büyük sorununun “barınma” olduğunu söyleyen Şahin, iktidarın konutlarla ilgili verdiği sözü tutmadığını öne sürdü. İsa Mesih Şahin, “Kimse sayılarla oynamasın. Deprem bölgesi üzerinden iktidar da muhalefet de siyaset yapmasın.” dedi.

Avukatların sorunlarından söz ederek, mesleğe yeni başlayan avukatların çeşitli zorluklar yaşadığını belirten Şahin, avukatların birikmiş “adli yardım” ödemelerinin yapılmasını beklediklerini bildirdi.

AYM BAŞKANI’NIN SÖZLERİ DE GÜNDEMDEYDİ

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Anayasa Mahkemesi’ndeki yemin töreninde Anayasa Mahkemesi Başkan Zühtü Arslan’ın yaptığı konuşmayı anımsatarak, Arslan’ın “Anayasa Mahkemesi kararlarına herkesin uymak zorunda olduğunu” söylediğini aktardı.

Anayasanın 153. maddesinde “Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğu” hükmünün yer aldığını belirten Temelli, hukuk ve yasa tanımazlığın, Türkiye’yi adaletsizliğe sürüklediğini savundu.

MUHALEFETTEN EMEKLİ İKRAMİYESİ TALEBİ

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, emeklilerin geçim mücadelesi verdiğini ifade etti.

Emeklilerin “bayram ikramiyelerinde” iyileştirme beklediğini dile getiren Dervişoğlu, “Hükümetin verdiği 2 bin liralık emekli ikramiyesi, yüksek enflasyon karşısında bugünden erimiştir. Bu kapsamda önümüzdeki bayramda ödenecek ikramiye miktarı için emeklilerimizin ihtiyaç ve talepleri iyi değerlendirilmeli, sorunları görmezden, sesleri de duyulmazdan gelinmemelidir.” diye konuştu.

Müsavat Dervişoğlu, emekli astsubayların aylıklarının da yoksulluk sınırının altında olduğunu söyledi.

Özel okullardaki öğretmenlerin taban maaş haklarının geri verilmesini ve özlük haklarının iyileştirilmesini istediğini aktaran Dervişoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün özel eğitim kurumlarında çalışan ve sayıları 10 binleri bulan öğretmenler ve akademisyenler, asgari ücret veya asgari ücret seviyesinin altında maaş almaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarı boyunca uyguladığı eğitim politikalarında öğretmenlik özlük haklarını ve maaşlarını iyileştiremediği gibi öğretmenlik mesleğinin itibarına ve saygınlığına da gölge düşürmüştür. İYİ Parti olarak astsubaylarımıza ve öğretmenlerimize destek olmaya, toplumun tüm kesimlerinin taleplerini TBMM’nin gündeminde tutmaya devam edeceğiz.”

CHP: ASGARİ ÜCRET ORANINDA İKRAMİYE VERELİM

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’de zenginin daha zengin, fakirin de daha fakir hale geldiğine dikkati çekti.

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın yaptığı açıklamalara değinen Başarır, “Merkez Bankası Başkanı, ‘Enflasyon tahminlerimiz aynı, seçime kadar sadece doğalgaz ve elektriği baz almadık’ dedi. Demek ki seçimden hemen sonra doğal gaz ve elektriğe büyük zam geliyor. Seçimden hemen sonra zam yağmuru olacak. Bu Merkez Bankası Başkanının da sonunu iyi görmüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Emeklilere verilen bayram ikramiyelerini hatırlatan Başarır, şunları paylaştı:

“Gelin, emekliye asgari ücret oranında bir ikramiye verelim. Bunu veremiyorsanız, emekli maaşı oranında verelim. 3 bin lira gibi bu çağın gerisinde kalmış miktarları tartışmayın. Sokağa çıkın, insanlarla, emekliyle görüşün. Gelin 81 ilden 81 emekliyi buraya çağıralım dinleyelim. Ne diyorlarsa, ne şartlarda geçiniyorlarsa karar versinler. Meclisin, bir parça halkın isteklerine, sorunlarına ses vermesini istiyorum.”

AKP’DEN EMEKLİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA

AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edildiğine dikkati çekerek, “Emeklilerimizin alım gücünü artıracak, onların mutluluğunu, sevincini yükseltecek adımları atmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emekli-ikramiyesine-zam-meclisin-gundeminde-muhalefet-onerdi-akpden-yanit-geldi/feed/ 0
CHP’nin asıl muhalefet edeni kendisi biz değiliz! https://www.foxhaber.com.tr/chpnin-asil-muhalefet-edeni-kendisi-biz-degiliz/ https://www.foxhaber.com.tr/chpnin-asil-muhalefet-edeni-kendisi-biz-degiliz/#respond Sat, 03 Feb 2024 09:06:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2877 Sayın Çömez, partinizin genel başkanı Meral Akşener sizin adınızı grup toplantısında ‘gıcıklık olsun’ diye açıkladı. Neden böyle dedi?

İki kutup arasına sıkışmış siyasete yeni bir alan açmak, milletimize umut olmak, çare olmak için bir adım attık. Genel İdare Kurulumuzda uzun ve kapsamlı değerlendirmelerin ardından, siyasi yolculuğumuzu tek başımıza yapma kararı verdik. Bunun hem tabanımızda hem de parti teşkilatlarımızda büyük bir heyecan yarattığını, karşılık bulduğunu da görüyoruz. Yaklaşan yerel seçimlerde en güçlü adaylarla, en doğru, en yararlı ve verimli projelerle halkımızın karşısına çıkmaya karar verdik. Bu tutum önce iktidar çevrelerinde büyük bir rahatsızlık yarattı.

Neden?

Çünkü iki kutuplu siyaset anlayışında, Erdoğan ve çevresi oluşturduğu kamplaştırma stratejisi ile bir konfor alanı yaratmış ve taraftarlarını konsolide etmişti. Öte yandan muhalefetin bir kısmı da bu kamplaşmadan bir anlamda yararlanmış, kendi konfor alanlarını inşa etmişti. Her iki tavra da onay vermeyen, iki yumruk arasına sıkıştırılmış bu siyaset anlayışından kurtulmak isteyen, reel siyasete değer veren geniş halk kitleleri vardı. İşte biz reel siyaset üretmek ve milletimize alan açmak için yola çıktık. Proje, kadro ve çözüm odaklı bir anlayışla yola çıktık, kazanmak için yola çıktık. Ve bu yolculukta milletimiz bizim çözüm ortağımız olacak. Bu tutumumuz, pek çok çevrede rahatsızlığa yol açtı, bunu açıkça görüyoruz. Ve siyasal elitlerde rahatsızlık yaratan tavrımız, halkımızda da bir umut ve heyecana yol açtı, bunu biliyoruz. Söz konusu çevrelerin rahatsızlığına vurgu yapmak için kullanılan bu ifade yaşanan tablonun özetiydi. Bunun halkta büyük bir karşılığının olduğunu da memnuniyetle gördük.

OYLARI BÖLMEK İÇİN ADAY DEĞİLİM

CHP’nin güçlü isimlerinden biri Ahmet Akın’la yarışıyorsunuz. Rakibinizi nasıl bilirsiniz?

Sevgili Ahmet benim çok eski bir arkadaşımdır. Ve rakibim değildir. Rakibim AKP’nin ceberrut anlayışı, yalana, talana ve ranta bulaşmış yaklaşımıdır. Eminim ki Ahmet Bey’in de rakibi ben değilim AKP’dir. Dolayısı ile Balıkesir önümüzdeki iki ay, gerçek bir demokratik rekabete tanık olacak. Proje, kadro, vizyon, deneyim ve samimiyet mücadelesini yaşayacak.

Balıkesir’de kazanma şansınızı nasıl görüyorsunuz?

Partim, ben ve ekibim Balıkesir için büyük bir şans olduğumuzu biliyoruz. Balıkesir’i modern medeni ve gerçek bir kent yönetimi ile buluşturmaya hazırız ve kararlıyız. Ve Balıkesir halkının ferasetine, samimiyetine güveniyoruz. Kazanmak için yola çıktık. Daha doğru bir ifade ile, Balıkesir’in kazanması için yola çıktık ve inanıyorum ki 31 Mart akşamı tüm Balıkesir kazanacak, bir tarih yazılacak.

Adaylığınızın CHP’nin oyunu bölüp AKP’ye kazandırma hamleleri olarak görülmesine ne cevap vereceksiniz?

Tüm analizleri değerli ve önemli görürüm, ancak bu iddia doğru değil. Ben, partim ve ekibim AKP’ye kaybettirmek, Balıkesir’e kazandırmak için yola çıkıyoruz ve bunu başaracağız. Oyları bölmek için değil, oyları toplamak ve toparlamak için adayım ben. Her kesimden oy alacağımı biliyorum, AKP’den memnun olmayan önemli bir kitlenin de bizi destekleyeceğini biliyorum.

RANT, TALAN, YALAN

Balıkesir’e dair idealiniz ne?

Halktan büyük bir talep vardı, tabanımız arzu etti, teşkilatlarımız istedi ve ben de varım, hizmete talibim, bölgem için hizmetkâr olmaya hazırım dedim ve arzu ettim. Balıkesir çok kötü yönetiliyor ve bunu hak etmiyor. Çok önemli siyasi deneyim kazandım son 30 yıldır. Ciddi bir yurt dışı deneyimim var, vizyonum var, yönetim kabiliyetim var. Bunları Balıkesir’imizin emrine tahsis etmekten onur duyacağım.

Balıkesir’in sorunlarının başlıcalarını sorsam…

Tipik bir AKP belediyeciliğin getirdiği sorunlar var elbette. Rant, talan ve yalan. Doğanın ihmal edildiği, çevrenin katledildiği, modern kent bilincinin yok edildiği bir Balıkesir var ne yazık ki. İki denize kıyısı olan, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, doğanın tüm güzellikleri cömertçe bahsettiği Balıkesir’i kocaman bir köyden modern, konforlu, keyifli bir kente çevirmek için kolları sıvadık.

Asıl muhalefet edilecek olan iktidardır

Muhalefete muhalefet edilir mi, edilmez mi?

Muhalefet etmek, eleştirmek kavramları çok değerlidir. Ben mesela eleştirilmekten çok mutlu olurum, sadece yalan ve iftiraya itirazım var. Eleştiriler eleştirilene çok şey katar eğer bundan ders çıkartmasını bilirse. Dolayısı ile hiç kimse eleştiriden arı değildir. İktidara muhalefet edilir, muhalefete de muhalefet edilir. Hatta muhalefete muhalefet edene de itiraz edilir. Tüm bunlar en doğruyu en iyi bulabilmek için değerlidir, anlamlıdır. Ancak elbette burada asıl muhalefet edilecek olanın iktidar olduğunun altını çizmek isterim. 22 yıldır ülkeyi yöneten, hukuku ayaklar altına alan, demokrasiyi örseleyen, toplum kesimlerini ayrıştıran, güzelim ülkeyi ranta, yalana ve talana teslim eden anlayıştan kurtulmak temel hedefimiz ve önceliğimizdir.

Millet İttifakı dağıldıktan sonra İYİ Parti’nin hedefinde eski ortağı CHP var. Sayın Akşener grup toplantılarında ya da meydanlarda sıkça CHP’yi eleştiriyor. Bu ittifakın bu kadar kısa sürede dağılması ve gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İttifak toplantıları bir yıldan uzun sürdü. Değerli çalışmalar yapıldı. Türkiye için kapsamlı çözüm önerileri ve anayasa teklifleri hazırlandı. Ve siyasetin farklı yelpazesini temsil eden siyasi partiler, bir masanın etrafında toplanabildi, konuşabildi, tartışabildi. Türkiye bu deneyimden mutlaka yararlanacaktır. Ancak bildiğiniz gibi sonuç alınmadı. Bunun elbette nedenleri var. Gelinen noktada iki kutuplu ve ittifaklı siyasetten ülkenin kurtulması, milletimizin iki yumruk arasından çıkartılabilmesi önemli ve gerekliydi, biz de bunu yaptık. İlerleyen dönemde, şartlar neyi gerektirir, ülkenin ihtiyacı neyi gerektiği o gün değerlendirilir. CHP’yi eleştirmemize gelince… Az önce ifade ettiğim gibi herkes eleştirilir, eleştirilmelidir de. Biz de eleştiriliyoruz ve bunları dikkatlice takip edip ders çıkartıyoruz. Öte yandan CHP’nin asıl muhalefet edeni kendisi, biz değiliz. Üçlü bir sacayağı modeline döndü ne yazık ki CHP yönetimi. Kamuoyuna yansıyan ve yansımayan iç tartışmalar aslında bizim açıktan yaptığımız eleştiri ya da değerlendirmelerden daha yoğun.

EKREM BEY’İN ERDOĞAN’A BENZEMEYE BAŞLAMASI BENİ ÜZDÜ

Saraçhane ittifakı olarak literatüre geçen, Akşener ile İmamoğlu’nun kucaklaşma fotoğrafları nasıl oldu da bugün “Saray’dan değil Saraçhane’den sansürleniyoruz” noktasına geldi?

Hem Sayın Akşener, hem de ben, Pınarhisar’da da bulunduk, Saraçhane’de de. Çünkü her ikisinde de haksızlık vardı ve biz haksızlığın karşısında amasız fakatsız dimdik dururuz ve duracağız. Saraçhane fotoğrafı Türk demokrasi tarihine geçecektir. O gün sabah sayın Akşener’le bir toplantı yapmıştım. Genel bir değerlendirmenin ardından ben İstanbul’a doğru yola çıktım. Bir süre sonra kendisi beni aradı ve Sayın İmamoğlu ile ilgili verilmiş kararın haksızlığına vurgu yaparak İstanbul’a destek olmak için gideceğini ifade etti. Ben de katılmak istediğimi ifade ettim ve Saraçhane’de buluştuk. Bana göre bu tablo bir liderlik örneği, bir samimiyet örneğiydi, ancak bugün gelinen noktada Ekrem Bey’in Erdoğan’a benzemeye başladığını görmek beni gerçekten üzdü. Parası ödenmiş billboardlara sansür uygulayan bir anlayış sayın İmamoğlu’na yakışmadı.

Afişlerin CHP tarafından engellendiğinden emin misiniz, Emin misiniz?

Evet, eminiz. Billboardlar belediye tarafından özel bir şirkete kiralandı, şirket de bunları siyasi partilere kiralıyor. Uygulama böyle. Billboardlardaki afişlerin denetimi 1 Mart’a kadar belediyede, sonrasında ise YSK’da. Biz afişlerimizi hazırladık, billboard’ların kiralarını ödedik, ancak kullanım günü geldiğinde firma bizimle iletişime geçerek, ‘afişleri asamayacağını’ söyledi. Bakın: Kiralanmış ve parası ödenmiş! İzin verilmedi. Aynı zamanda firma, baskının belediyeden geldiğini de bize ifade etti. Buna dair değerlendirme yapan bir CHP’li yetkili, afişlerde partisinin adı geçmemesine rağmen, “Afişler bizi eleştiriyordu, o nedenle engellendi” tarzında açıklamalar yaptı. Türkiye bunları not ediyor, Türk demokrasisi tüm yaşananları kayda geçiyor, hem de milletimizin şahitliğinde.

“Keşke böyle olmasaydı” dediğiniz zamanlar var mı? Süreci buraya getiren ne oldu?

Neredeyse 30 yılı bulan siyasi hayatımda elbette keşkelerim oldu, ancak her bir keşkemden ders çıkardım. Geçtiğimiz cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adam rejimine, bu ceberrut anlayışa ‘dur’ denilebilirdi, olmadı. Sürece dair herkesin kuşkusuz çok değerli görüşleri var, benim de var. Şimdi önümüze bakmak, yerel seçimlerden zaferle çıkmak, AKP’ye ders vermek ve ilk genel seçimlerde bu ceberut, despotik anlayıştan kurtulmak temek hedefimiz.

AKP’de uzun yıllar siyaset yaptınız. Bugün iktidar partisi yetkilileri, muhalefetin içinde bulunduğu dağılmışlık için ne düşünüyordur sizce?

Muhalefetin bir arada olmak gibi bir zorunluluğu yok bana göre. Doğru muhalefet yapmak, umut olmak, çözümün adresi olmak gibi bir sorumluluğu var. Biz de bunun için çaba harcıyoruz. Tüm zorluklara ve engellere rağmen, gece gündüz gayret içindeyiz, çabalıyoruz, milletimizle buluşup kendimizi, kadrolarımızı, projelerimizi ve Türkiye hayallerimizi anlatıyoruz. İnanıyorum ve eminim mutlaka başaracağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpnin-asil-muhalefet-edeni-kendisi-biz-degiliz/feed/ 0
Akşener: Bizi engellemeye çalışan; Beştepe değil, Saraçhane! https://www.foxhaber.com.tr/aksener-bizi-engellemeye-calisan-bestepe-degil-sarachane/ https://www.foxhaber.com.tr/aksener-bizi-engellemeye-calisan-bestepe-degil-sarachane/#respond Wed, 31 Jan 2024 21:30:36 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2819 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu.

Akşener’in açıklamalarından başlıklar şöyle:

-İYİ Parti olarak, haftaya;ilginç, ve bir o kadar da, manidar bulduğum, bir olayla başladık… Gerçekten ibretlik bir manzarayla karşı karşıyayız…

-Görünen o ki; Görüşleri fark etmeksizin; siyasetteki herkes, bizden çok rahatsız! İktidar, kurulduğumuz günden beri, bizden çok rahatsızdı; zaten biliyorduk…

-Eski HDP’liler, yeni DEM’liler, zaten ezelden beri, bizden çok rahatsızdı;onu da biliyorduk… Son dönemdeyse; artık açıkça görmeye başladık ki; meğer, ana muhalefet partisi de, bizden, çok rahatsızmış!…

-Hal böyleyken; ittifak sisteminden beslenen, bu kadar çok aktörü; aynı anda, rahatsız ediyorsak; Bu ne demektir, biliyor musunuz? Milletimiz için, çok doğru şeyler yapıyoruz demektir!

-Bugüne kadar, karşımıza; Nice engeller, iftiralar, yalanlar çıktı. Türlü baskılarla, tehditlerle, linçlerle mücadele ettik. Defalarca durdurulmak, sindirilmek, susturulmak istendik.

-Hepsini, teker teker aştık. Durmadık, yılmadık, yorulmadık; Ve rabbime şükürler olsun; bugünlere geldik. Sokaklarda yürüdük! Elektriklerimizi kestiler; ışıksız salonlarda buluştuk!

-Sesimizi kısmak istediler; megafonla konuştuk! Hatta yeri geldi; Sırf birilerinin tekerine, çomak sokuyoruz diye; sahipsiz kurşunlarla karşılaştık!

-Ve nitekim, bugün de; önümüzde, yeni bir engel var:Bugün de; birileri istiyor ki; bilbordsuz, seçim kampanyası yapalım!

“BİZİ ENGELLEMEYE ÇALIŞAN SARAÇHANE”

-Ama bu defa, öncekilerden farklı ve ilginç olarak; Önümüze, bu engeli çıkartan; iktidar değil, ana muhalefet! Bizi sansürlemek isteyen; Saray değil, Belediye!

-Bizi engellemeye çalışan; Beştepe değil, Saraçhane! Yaa, ne kadar da ilginç değil mi?… “Hadi canım, o kadar da olur mu?” dediğinizi, duyar gibiyim… Heyhat, oluyor. Maalesef oluyor…

-Şimdi gelin size, olayın detaylarını anlatayım. Ekranda, gördüğünüz görseller; yerel seçim kampanyamızın, ilk aşaması için hazırladığımız; bilbord görselleri…

-4 sloganımız var: Birincisi; “Tek adam baskısına da; eş başkan kavgasına da; mecbur değilsin!” İkincisi;“Cumhuriyete savaş açana da; teröre alan açana da; mecbur değilsin!” Üçüncüsü; “Yandaş medyaya da; yoldaş medyaya da; mecbur değilsin!” Dördüncüsü; “Hain diyene de; cahil diyene de; mecbur değilsin!.

-Muhteremlerin, büyük karın ağrısının sebebi,işte bunlar… Bir tane de, benden olsun; beşinciyi de, ben eklettim: “Saray sansürüne de; Belediye sansürüne de; mecbur değilsin!”

-Her siyasi parti gibi, biz de;seçim kampanyamızın hazırlıklarını, tamamladıktan sonra; bir şirketle anlaşarak; Ankara, İstanbul ve İzmir’de, bilbordlar kiraladık.

-Şirketle yaptığımız, anlaşmaya göre; standart bir uygulamayla, belediyelerden, onay alındıktan sonra; billboardlarımız, geçtiğimiz Pazar akşamı asılacak; Pazartesi sabahı da, sokaklarda görünür olacaktı…

-Ama ne oldu, biliyor musunuz? Bilbord görsellerimiz baskıya gitti. Ancak ne hikmetse; Basımı yapılan bilbordlarımızın, fotoğrafları çekilip; birilerine gönderilmiş. Sonra da; “İstanbul’dan”, şirkete bir telefon gelmiiiiiş… Peki telefonda, ne denmiş, biliyor musunuz? “Bunları asmayacaksınız.”

-Üstelik, sadece İstanbul’da değil; Ankara ve İzmir’de de asılmayacakmış… Yaaa… Sonra da, eş başkanlık deyince alınıyorlar… Gelen bu telefonun üzerine; şirket de haliyle, korkmuş, tedirgin olmuş…

-Uygulanan bu korkutma taktiği;size de, bir yerden tanıdık geliyor mu? Referandum sürecinde, toplantılarımız için kiraladığımız, salonları hatırlayın…

-Partimizin, kuruluş lansmanı için anlaştığımız; Ama sonra, anlaşmayı iptal eden, ünlü oteli hatırlayın… Hatta, genel merkezimiz için, kiralayacak bina aradığımız, günleri hatırlayın… Ne kadar da nostaljik değil mi?…

-Şimdi buradan, sizlere sormak istiyorum:Yıllardır, ceberut bir iktidar karşısında, dimdik duran bizler; şimdi onun, kötü bir taklidine mi, boyun eğeceğiz?

-Türlü engelleri, dikenli telleri, yüksek duvarları aşan bizler; şimdi bir çakıl taşına mı takılacağız? Ateşten çemberlerden geçip, bugünlere gelen bizler; şimdi bir kibritle mi yanacağız?

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aksener-bizi-engellemeye-calisan-bestepe-degil-sarachane/feed/ 0
İmamoğlu 7’ye karşı tek başına yarışacak https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-7ye-karsi-tek-basina-yarisacak/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-7ye-karsi-tek-basina-yarisacak/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:00:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2682 Yerel seçimlerde CHP’nin adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra şimdilik sayıları 6 olan diğer partilerdeki rakipleri ile de yarışacak. İmamoğlu’nun karşısında şu ana kadar 6 rakip çıktı. Siyasi partiler ve özellikle AKP, İstanbul seçimine büyük önem veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat sahaya inerek adayı Murat Kurum’a destek veriyor. 5 yıl önce iki kez yapılan ve ikisinde de kaybedilen seçimi bu kez almayı hedefleyen Erdoğan, tüm gücünü İstanbul için harcayacak ve 31 Mart’a kadar sahada olacak.

İmamoğlu 8 istasyonlu 10.9 kilometrelik Çekmeköy–Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının ilk etabının test sürüşünü gerçekleştirdi. Metro mart ayında açılacak.

AKŞENER ‘OĞLUM’ DİYORDU

AKP İBB için Çevre Şehircilik eski Bakanı ve İstanbul Milletvekili Murat Kurum’u aday gösterdi. Kurum da projelerini açıklayarak çalışmaya başladı. Kurum’dan sonra 6’lı masanın ortaklarından İYİ Parti de İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu ile sahaya çıktı. Kavuncu, geçmişte sıkı dostluk ilişkisi olan İmamoğlu’na karşı mücadele edecek. Böylelikle Meral Akşener de Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı gösterdiği ve “oğlum gibi” dediği Ekrem İmamoğlu’na karşı aday çıkarmış oldu.

İKİSİ DE TRABZONLU

Saadet Partisi de İstanbul Milletvekili Birol Aydın’ı İBB adayı yaptı. Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi ise eski Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu’nu aday gösterdi. Karamahmutoğlu da Ekrem İmamoğlu gibi Trabzon doğumlu… Memleket Partisi ise İstanbul’da CHP eski Milletvekili ve Devlet eski Bakanı Malatyalı Mehmet Sevigen ile yarışacak. DEM’in Büyükşehir için aday çıkarması da dengeleri etkileyecek. Demokrat Parti’nin de aday çıkarması halinde rakip sayısı 8’e çıkacak.

İmamoğlu’ndan rakibiyle ilgili ilginç tespit:


Kurum, Kanal İstanbul’u ağzına bile almıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı’nın test sürüşünü gerçekleştirdikten sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum’un kreşlerden, ulaşıma, metrolardan taksi sayısının arttırılmasına kadar mevcut yönetimin projelerini vaat olarak açıklaması ile ilgili değerlendirmesi soruldu.

İNCE KARARI GÖZDEN GEÇİRSİN

İmamoğlu, rakibi Murat Kurum’un İstanbul için açıkladığı vaatlerin kendi projelerinden kes-kopyala-yapıştır olduğunu söyleyerek “Biz 5 yılı bile dolmamış bir yönetim iken bu şehri 20 yıla yakın yönetmiş bir anlayışın bugün bizim projelerimiz üzerinden proje açıklamak zorunda kalması ve hayati diye tarifledikleri İstanbul’a çağ atlatacak diye söyledikleri Kanal İstanbul’u ağzına bile almamış olması bugün baktığımızda yine halkı aldatmaya dönük bir yolculuğu tarifliyor. Ama bizim milletimiz aldanmaz” dedi. Memleket Partisi lideri Muharrem İnce’nin seçime ayrı olarak girme kararı, CHP’yi, “DEM’lenmekle” itham ettiği açıklaması ve “Özgür Özel ve İmamoğlu, 1991 seçimlerini bilmezler. SHP o dönem böyle bir yol yürümüştü. Onlar bilmiyorlar tabii yaşları yetmez” ifadelerinin sorulması üzerine İmamoğlu şöyle konuştu: “Sayın İnce ile birkaç kez görüştüm. Ve görüşmelerimiz bu söylemlerinin tam tersi bir durumdu. Açıkçası niçin bu duruma geldi ben bilmiyorum. Çünkü benimle söylemleri ve konuşmaları veya şahsıma dönük şu cümleleri söylemişse bu cümlelerin muhatabı değilim. Sayın İnce ile biz bu tonda, bu dilde ve bu kavramlarla konuşmadık. 1991’i bilmemek suç değil. 2019’u bilmek marifet. Umut ederim sayın İnce bu kararını gözden geçirir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-7ye-karsi-tek-basina-yarisacak/feed/ 0
Siyasi parti genel başkanları, İsrail kararını değerlendirdi https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-parti-genel-baskanlari-israil-kararini-degerlendirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-parti-genel-baskanlari-israil-kararini-degerlendirdi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:36:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2674 Siyasi parti liderlerinden peş peşe İsrail kararıyla ilgili açıklamalar geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yaklaşık 4 aydır süregelen “Netanyahu terörüne” ilişkin nihayet bir adımın atıldığını belirtti.

21’inci yüzyılın dünyasında kadın, çocuk, yaşlı fark etmeksizin Filistin’de yaşanan zulüm ve katıksız barbarlığın artık daha fazla cezasız kalmayacağını ifade eden Akşener, şunları kaydetti:

* Adaletin olmadığı bir yerde insan hakkından da barıştan da huzurdan da söz edilemez. Bugün Güney Afrika’nın göstermiş olduğu bir cesaretin sonuçlarını yaşıyoruz. Umarım ki bu cesaret kürsülerden bağırmak dışında hiçbir adım atamayanlara büyük bir ders olur. Sözde insan hakları savunucusu ve demokrasi neferi olan ülkelere de unutulmaz bir örnek olur.

* Uluslararası Adalet Divanı’ndan çıkan ihtiyati tedbir kararının, bir an önce 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’ne uygun olarak sonuçlanmasını diliyorum. Ancak şunu unutmayın ki katil Netanyahu için tedbir yetmez. Bir an önce somut bir adım atılmalıdır. O kirli elini Filistin’den çekmesi de yetmez. Soykırım suçlusu olarak tüm dünyadan izole edilmelidir.

TEMEL KARAMOLLAOĞLU

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nda alınan ara kararla birlikte hukuki olarak “soykırım suçu”yla karşı karşıya kaldığını belirten Karamollaoğlu, “Böyle bir kararı önemsiyor ve soykırımın durdurulması adına yapılacak yargılamanın tarihi bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Şimdi yapılması gereken, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm devletlerin bu kararı bir yaptırım gücüne dönüştürmek ve siyonizmi yargılamak için mücadele etmektir. Bu vesileyle Güney Afrika Cumhuriyeti’ne teşekkür ediyorum, sözde demokratik ve gelişmiş ülkelere rağmen ortaya koyduğu bu duruşundan dolayı tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

MUSTAFA DESTİCİ

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, mahkemenin koşulsuz ve acil ateşkes yönünde bir karar alamadığını, buna rağmen kararı önemli bir adım olarak gördüğünü kaydetti.

İsrail’in Filistin ve Gazze’de yaptığı soykırımın bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini belirten Destici, “Siyonist İsrail devleti ve bu soykırımda dahli olan, başta katil Netanyahu olmak üzere tüm yöneticileri, katlettikleri çoğu çocuk ve kadın binlerce masum sivilin ve uyguladıkları soykırımın hesabını yargı önünde vermelidir. Türkiye, Müslüman Türk milleti, masumların ve kardeşlerinin yanındadır. İnsani yardımlar ve diplomatik destekle birlikte, hukuk mücadelelerinde de Filistinli kardeşlerimizin yanlarında olmaya devam etmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

AHMET DAVUTOĞLU

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise sosyal medya hesabından, “Gazze’de bir soykırım gerçekleştiren İsrail devletini sanık sandalyesine oturtan Güney Afrika’ya teşekkür eder, her şartta Gazzeli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha vurgularım.” paylaşımını yaptı.

ALİ BABACAN

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Uluslararası Adalet Divanı’nın ara kararıyla İsrail artık bir ‘soykırım şüphelisi’ haline geldi. Mandela’nın mirasını yaşatan Güney Afrikalı hukukçuları tebrik ederim.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/siyasi-parti-genel-baskanlari-israil-kararini-degerlendirdi/feed/ 0
CHP’den sürpriz! Belediyede işçiyken, başkan adayı oldu https://www.foxhaber.com.tr/chpden-surpriz-belediyede-isciyken-baskan-adayi-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/chpden-surpriz-belediyede-isciyken-baskan-adayi-oldu/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:00:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2649 Yerel seçimeler sayılı günler kala partilerin aday listeleri de tamamlandı. CHP 2019’da rekor oyla aldığı Antalya’nın en büyük ilçelerinden olan Konyaaltı’nda sürpriz bir aday açıkladı

2019’da CHP’nin adayı Semih Esen’in yüzde 66,85, AK Parti’nin adayı Gaye Doğanoğlu’nun yüzde 30,86 oy aldığı Konyaaltında CHPden 21 kişi başkan adayı olmak için başvurdu.

İlçede 4 dönemdir kazanan CHP, adaylarının Cem Kotan olduğunu açıkladı. Açıklamanın ardından kentin en çok konuşulan ismi haline gelen Kotan, hakkında yapılan paylaşımlar ve çıkarılan sahte dava belgeleriyle bir süre gündemden düşmedi.

Daha önce Muratpaşa Belediyesi meclis üyeliği yapan Kotan, son olarak Büyükşehir Belediyesinde işçi olarak çalışıyordu. Adaylığının açıklanmasının ardından görevinden istifa eden Kotan, seçim çalışmalarına başladı.

2004 yılından bu yana siyasetin içinde olduğunu söyleyen Cem Kotan,” Partide farklı görevler alıp 2014 yılında belediye meclis üyesi seçildim. Bu süreçte Adalya Vakfının müdürlüğünü yapıp, engelsiz çocukların eğitmenliğini yaptım. Kendi isteğimle çocuklarımızla müzik eğitmenliği yaptım. 2019da ayrıldıktan sonra Büyükşehir Belediyesinde işçi olarak çalışmaya başladım. Orada da kadınlarımızla ilgili projelerin içerisinde yer aldım. Yerel seçim sürecinde de aday adaylık başvurumu yaptım. Genel başkanımızın, parti meclisimizin kararıyla aday gösterildim” dedi.

“EŞİM TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİ”

Adaylığı açıklandıktan sonra eşi Demet ve oğlu Can Ali ile mutluluk yaşadıklarını belirten Kotan, “Aday olduğumun haberini eşime veremedim. Eşim televizyondan öğrendi. 1 saat sonra telefonla görüşebildik. Çok değerli aday adayı arkadaşlarımız vardı. Partimizin bizi tercih etmesi çok kıymetli. Böyle bir hayalim vardı. Meclis üyeliği yaptım, birim sorumluluğu yaparak projelerin içerisinde yer aldım. Bunlar benim için tecrübeydi. Adaylık başvurumu da bu hayalle yaptım. Tecrübelerimi başkanlıkla yoğurmak istiyorum. Halkımızla paylaşmak istiyorum. Kadınlar, çocuklar, engellilerle ilgili birçok projede yer almak bir kazanımdı. Bu kazanımları halkımızla paylaşacağım” diye konuştu.

“İŞÇİYİM VE BUNDAN ÇOK MUTLUYUM”

Hayatında bir değişiklik yapmak istemediğini söyleyen Kotan, “İşçiyim ve bundan çok mutluyum. Belediyede bu hizmeti yaparken elimden geleni layıkıyla yaptım. Ben siyaset yapmanın zenginlikle bağdaştırılmasına karşıyım. Bunun en büyük kanıtı benim. Siyaseti halk için yapanların ekonomik gücü çok kuvvetli olmak zorunda değil. Hayalleri, amaçları, idealleri olanlar bunları yapabilir. Partimiz bu fırsatı bize verdi. Bu bir fırsat eşitliğidir. 1 arabam var, onunla işe gidip geliyorum, çocuğumu kreşe götürüyorum. Bu hayatımda çok mutluyum ve böyle de kalacak. Hayatımı geride bırakmayacağım. Pazara, markete kendim gidiyorum, çocuğumu kreşe kendim götürüyorum. Bunlar bu şekilde devam edecek. Ne kadar çalışmak gerekiyorsa çalışacağım ama hayatımdan vazgeçmeyeceğim” dedi.

“YILLARDIR GİTAR ÇALIYORUM”

Konyaaltı’nda bugüne kadar çok başarılı isimlerin başkanlık yaptığını söyleyen Kotan, “Ben bu bayrağı devralarak taşımak istiyorum. Çoğaltılması gereken hizmetler var. Kreşlerin çoğaltılması lazım, engellilerle alakalı çalışma alanlarının yapılması lazım. Kadınların iş dünyasına katılması ile ilgili çalışmalar yapacağız. Konyaaltını daha güvenli bir yer haline getirmek istiyoruz. Ben yıllardır gitar çalıyorum, özel çocuklarımızla, ritim gruplarıyla çok güzel konserler vermiştik. Konyaaltını müzik ve sanatla buluşturacağız. Sanatın her alanında Konyaaltılılar kendini bulacak” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpden-surpriz-belediyede-isciyken-baskan-adayi-oldu/feed/ 0
Halka sırtımı dönersem bir daha Şanlıurfa’ya giremem https://www.foxhaber.com.tr/halka-sirtimi-donersem-bir-daha-sanliurfaya-giremem/ https://www.foxhaber.com.tr/halka-sirtimi-donersem-bir-daha-sanliurfaya-giremem/#respond Thu, 25 Jan 2024 09:00:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2601 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı, AKP MKYK üyesi, Şanlıurfa eski Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar’ın, partisinden istifa edip Yeniden Refah Partisi (YRP) Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olması ildeki dengeleri değiştirdi. Gülpınar, istifası ve adaylığıyla ilgili olarak ilk kez SÖZCÜ’ye konuştu. İktidara yakınlığıyla bilinen bazı yazarların hakkındaki yorumları ibretle izlediğini belirten Gülpınar, AKP Büyükşehir Belediye Başkanı ve yeni dönemde de aday adayı olan Zeynel Abidin Beyazgül’le herhangi bir sorunu olmamasına rağmen, kasıtlı olarak “Kavga ettiği, anlaşamadığı” iddialarının gündeme getirildiğini söyledi. Gülpınar, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün sorularını şöyle yanıtladı:

BENİM ANKETİM HALKTIR

– Ne benim, ne de Zeynel Bey’in birbirimizle bir problemimiz son dakikaya kadar olmamıştı. Bana, ‘Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı ile ilgili ankette yüksek çıktığım için gaza geldiğimi’ söyleyebilirler. Benim anketim halktır ben resmi şeylere tabii ki itibar ederim ama resmi anketlerle çok da ilgilenmem. Bu halk dedi ki: Bu memlekette bir problem, bir yara var. Sağcısı, solcusu feryat ediyor. Benim belediye başkanlığı için dosyam, başvurum yok. Genel başkan danışmanıyım, keyfim yerinde. Ben 15 günde bir MKYK toplantısına giriyorum. Benim Şanlıurfa’ya gitmek gibi kesinlikle ne talebimde, derdimde yok.

YAPILANLAR ÇELİŞİYOR

– Zaten öyle bir şey olsa, ben cumhurbaşkanımıza gidip ‘Efendim ben Şanlıurfa’ya gitmek istiyorum’ derdim. Ama şimdi halk kalkıp da ‘Biz değişim istiyoruz değişim’ diyor ve adres olarak Kasım Gülpınar’ı gösteriyorsa ben de AKP Genel Merkezi’ne şunu sorarım: Halkın sesine neden kulak vermiyorsunuz?

SOKAKTAKİ ÇOCUĞA SORSAN

– Beyazgül kaybeder, kazanmaz hiç böyle iddiam yok. Herkes kazanabilir. Fakat şu var: Sen bugün sokaktaki çocuğa da ‘Şanlıurfa’da en fazla oyu kim aday olursa alır?’ diye sorsan, herkes diyecek ki ‘Kasım Gülpınar ile alır.’ Şimdi hangi siyasi parti şunu diyebilir: Bana fazla oy lazım değil. Ben kendi adamımı koyacağım. Az oy alması benim için önemli değil.’ Bu, bir kere halkın idaresini yok saymaktadır. Bunlar Cumhurbaşkanına ve partiye iyilik değildir. Çok oy alacak bir adamı bu süreçte nasıl göz ardı edersin? Çünkü bu Türkiye ortalamasına yansıyacak. Her siyasi parti, mutlaka bir oy fazlasını bile gözetmesi lazım. İster en güçlü, ister en zayıf parti ‘Benim fazla oya ihtiyacım yok, az oyla yetinirim’ diyemez, dememesi lazım. Şanlıurfa’da da denen budur.

FEDAKARLIĞI GÖZE ALDIM

– Benimle sıkıntı var ama onun da ne olduğunu söylemiyorsun. Ama ben de siyaset yapıyorum. Şimdi ben bu halka ne diyeceğim? Halk ayağa kalmışken büyük bir fedakarlığı göze aldım. Bütün projemi yapmışım. Türkiye’de siyaseti bırakıp yurtdışına yerleşme gibi planım vardı. Şimdi bu halka sırtımı dönsem, ben bir daha Şanlıurfa’ya dönemem, giremem.

Mehmet Kasım Gülpınar’ın adaylığını önceki gün YRP lideri Fatih Erbakan, duyurdu. Erbakan, “Cumhurbaşkanı Danışmanı, Ak Parti MKYK Üyesi, 24-25-26-27. dönem Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Kasım Gülpınar, partimize katılarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan adayımız oldu. Başkanımıza hoşgeldiniz diyor, başarılar ve hayırlı hizmetler diliyoruz” notuyla birlikte çektirdikleri yandaki fotoğrafı paylaştı.

Başka bir yola girdim artık bunun geri dönüşü yok

Israr edilmesi halinde yeniden AKP’ye dönüş olur mu?

– Geri dönüş diye bir şey olmaz. Yani bu vakitten sonra nasıl döneyim? Ne olacak ki geri dönmek için? Toplantılar, her şey bittikten sonra ben de istifa ettim. Başka bir yola girmişim. Geri dönüşü yok. İstifadan önce genel başkanla değil ama partinin üst düzey yetkilileri bir araya gelip görüşmüş. O noktada beni çağırdılar. Benimle oturup toplantı yapıyorlar. Ben de dedim ki ‘Bu vakitten sonra olur mu yani?’ Formül üretmeye çalışıyorlar. Formülü yok bu işin. Şimdi ne diyeceğim ben size? Formülü üretecekseniz buyurun üretin. Ben makam peşinde değilim. Ben en istemediğim görevi istiyor konumundayım. Niçin? Halk için. Madem siyaset halka rağmen değil, halk için yapılır. Biz öyle gördük. Cumhurbaşkanımızın da fikri budur.

Halk oyunu sorgulamadan veriyor

– Maalesef o perdelemeler, o karalamalar, o yanlış bilgilendirmeler her zaman olduğu gibi biz her seçimde, her zaman bunu gördük. Ama o zaman tabii başarı olunca bunlar göz ardı ediliyor demek ki. Başarı olunca hiç kimse yapılan yanlışı görmüyor. Ama bunu da bu kadar istismar etmemek lazım. Tamam Şanlıurfa halkı oyunu AKP’ye sorgulamadan veriyor. Bu işlerde AK Parti sevdalı ama bunu da çok da istismar etmemek lazım. Daha önce bu konu Şanlıurfa’da çok istismar edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/halka-sirtimi-donersem-bir-daha-sanliurfaya-giremem/feed/ 0
İYİ Parti’de 200 kişi daha istifa etti https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-200-kisi-daha-istifa-etti/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-200-kisi-daha-istifa-etti/#respond Sun, 21 Jan 2024 21:24:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2486 Mersin’de İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanı Erhan Antalyalı, Eski Mezitli İlçe Başkanı Hüseyin Çelik başta olmak üzere Divan Kurulu üyeleri ve ilçe yönetiminin tamamına yakını ile yaklaşık 200 İYİ Partili, CHP Mezitli Belediye Başkan Adayı olan Ahmet Serkan Tuncer’e desteğini açıklamak için Tuncer’in Merkez Seçim Ofisi’nde bir araya gelip, açıklama yaparak, partilerinden istifa ettiklerini ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçtiklerini duyurdular.

CHP Mezitli İlçe Başkanı Ulaş Yılmaz, partilerine katılımının kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, başka katılımların olabileceğini de dile getirdi.

CHP’YE DESTEK AÇIKLAMASI

Konu ile ilgili yapılan destek toplantısında, İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanı Erhan Antalyalı, Ahmet Serkan Tuncer’i desteklemek amacıyla istifa etme kararı aldıklarını belirterek;

“5.5 yıldır İyi Parti’de görev alıyorum. 31 Mart 2024 yerel seçimlerde Ahmet Serkan Tuncer başkanımızı desteklemek için; ben, yönetim kurulum, divandaki arkadaşlarım ve meclis üyesi arkadaşlarım ile istifa etme kararı aldık. Başkanımızın güzel bir yol alacağından eminiz. Şimdiden kendisini kutlar, başarılarının devamını dilerim” dedi.

“TEK HEDEFİMİZ DAHA İYİ HİZMET ALMAK”

İYİ parti Mezitli eski İlçe Başkanı Hüseyin Çelik ise Ahmet Serkan Tuncer’in adaylığın süresince gece gündüz demeden çalışacaklarını ifade ederek şunları söyledi;

*Ben CHP yönetimine ve mensuplarına yabancı olan bir insan değilim. Biz Ahmet başkanımla aynı dönem İlçe Başkanlığı yaptık. Kendisiyle birçok anlamda istişarede bulunduk. Hep birlikte mücadele verdik. 2019 seçimlerinde aday olmamasına rağmen çalışmasına birebir şahit olduk.

*Hepimiz Mezitli de yaşıyoruz ve Mezitli’nin çok iyi hizmet almasını istiyoruz. Geldiğimiz şartlar, Ahmet başkanın yanında olmamız gerektiğini anlattı. Arkadaşlarım partiden istifa ederek, açık ve net destek vermek amaçlı buraya toplandılar.

*Tek amacımız, Mezitli’nin daha iyi hizmet alabilmesidir. Ahmet Başkan’ın bugüne kadar başkanlık yapanların verdiği hizmetin üstüne katarak devam edeceğinden eminiz. Kendisiyle alakalı söyleyecek çok şeyimiz var.

*Bizde artık buradayız. CHP bayrağı’nın belediye de dalgalanmaya devam etmesi ve Mersin’e örnek olacak farkla seçimi kazanması için gece gündüz demeden çalışacağız. Başka şansımız yok. Tavanda her ne kadar ittifaklar olmasa da tabanda ittifaklar oluyor. Bugün bunu Mersin’de yaşıyoruz.

TUNCER: AMACIMIZ BİR, HEDEFİMİZ BİR

Son olarak, Mezitli Başkan Adayı Ahmet Serkan Tuncer ise hayalinin doğup büyüdüğü kente Belediye Başkanı olmak istediğinin altını çizerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

*Bana verdiğiniz sözü tutmanız beni çok mutlu etti. Biz bir aileyiz. Mezitli’nin her sokağında ve köşesinde sizinle çalıştım ve şimdi de çalışacağım için çok mutlu ve gururluyum. İyi ki geldiniz. Amacımız bir, hedefimiz bir. Mersin ben doğduğumda köydü, belde oldu, kasaba oldu ve il oldu.

*Üniversiteden sonra kendime hedef koydum ve Belediye Başkanı olacağım dedim. Doğduğum kenti çok seviyorum. Bize gelenlere kim olduklarını sorgulamadan, hangi partilisin demeden sorunlarına odaklanmayı borç bildik.

*Bana inanmanız çok kıymetliydi. Benim için çok kıymetlisiniz ve hep birlikte Mezitli’yi yöneteceğiz. 1 Nisan sabahı türküler ve alkışlarla Belediyeye beraber çıkacağız.

*Önümüzdeki süreçte sağ-sol demeden, hep beraber olup Mezitli’ye hak ettiği değeri hep beraber vereceğiz. Bana güç ve kuvvet verdiniz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-200-kisi-daha-istifa-etti/feed/ 0
CHP lideri Özel grup toplantısında konuşuyor https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-grup-toplantisinda-konusuyor/ https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-grup-toplantisinda-konusuyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:27:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2334 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı’nda partililere hitap ediyor. Gündemdeki başlıkları değerlendiren Özel’in yerel seçim süreci, maaşlarına iyileştirme yapılması beklenen emeklilerin durumu ile Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Harekâtı’nda 9 askerin şehit olmasının ardından yaşananları ele alması bekleniyor. Özel’in ayrıca CHP’nin, Meclis’teki ortak bilidiri adımına yönelik tutumunu da açıklayacağı belirtiliyor. Özel’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

IRAK’IN KUZEYİNDEKİ SALDIRI

– Üç hafta önce 12 vatan evladının acısı yüreğimizi yakarken bu sefer yine aynı üs bölgesinden 9 vatan evladımızın şehitlik haberini aldık. Şehitlerimize allah’tan rahmet diliyoruz. Ailelerine, TSK’ya başsağlığı dileğimizi iletiyorum. Son üç ayda aynı üs bölgemizde 19 Mehmetçiğimizi kaybettik. Aynı ezberi tekrar edenler bizi de susmaya, onlardan hesap sormamaya davet ettiler. Ülkede kötü giden şey varsa eleştirirsiniz. Ama birileri bir kararı verir ve tartışmayın der, şehit haberleri gelir tartışmayın… Evlatlarımızın kanı üzerine başka evlatlarımızın kanı akar… Evlatlarımızın kanı akmayacak biz bunun için konuşuyoruz, buna itiraz ediyoruz. Beylerin ezberini bozduk.

– Geçici üs bölgeleri) Bu kararları kim aldı? Niye inat ediliyor? Sorularımıza yanıt vereceksiniz, eksik varsa gidereceksiniz dedik. Dediler ki ‘Biz bilgi vermeye gelmeyiz.’ Sorumluluğunuzu sizinle paylaşmayız, sorumlularla aynı A-4’te buluşmayız dedik. Onlar için terörü kınamanın bir kıymeti yok, yanlarında durmanızın bir kıymeti var.

“ERDOĞAN’IN PEŞİNE TAKILMAYACAĞIZ”

– Onlar için doğruları savunan yok, onların iktidarını sarsmamanın kıymeti var. Provokasyon yapıp cenazelere militanlarını götürmeye kalktılar. Maalesef 9 eve daha ateş düştü. Aynı zafiyet, aynı üs… Yine kınama yayımlayalım dediler. Bugün iki bakan gelmedikler Meclis’e bugün geliyorlar. Bekliyoruz ki sorularımızı yanıtlayacaklar. CHP’ye imza atmadı diye vatan haini diyenler uzaklardan iyi dinlesin…

– O gün biz imza atmadık, bugün Meclis Başkanı bildirge kaleme almış. Partilere yollamış. Bu kez Saadet- Gelecek- DEVA ve DP imzalamadı. CHP kendi bildirgesini imzaladı, bugün CHP’nin bildirgesini sunuyoruz. AKP-MHP- İYİ Parti de kendi bildirgesini sunuyor. Kim kimin yanında duruyor hepsi belli olsun.

İYİ PARTİ’YE AKP VE MHP’DEN AYRILMA ÇAĞRISI

– İYİ Parti’nin de kendi bildirgesini imzalamasını ümit ediyoruz aksi durum hepimizi çok üzüyor. Eleştiri olacak, birilerinin rahatı bozuluyor. Sen babaevinde, CHP’de dur gör bak zaman seni nasıl haklı çıkılacak. Tayyip Bey’in peşine takılmayacağız, sonunda haklı çıkıp biz başaracağız.

– Anaların göz yaşının, alın terinin rengi olmaz. Sizin için başaracağız. AKP sadece hayat pahalılığı yaratmadı, sadece toplumsal barışı zafiyete uğratmadı. Sadece Türkiye’yi yalnızlaştırıp kötülük yapmadı, onlar devletin genleriyle oynadılar. Hassas gelişmeler olduğunda yürütmenin başı, bakanları, üst düzey görevliler gider başta ana muhelefeti bilgilendirirler, ayrıca Genel Kurul’a bilgi verirlerdi.

– Siz gelenekleri terk ederseniz, CHP’nin taleplerini ötekileştirirseniz, siz eğer yeniden şehitlerimizin geldiği gecede bazı liderleri arayıp bazı liderleri aramazsanız siz her şey olabilirsiniz ama devlet insanı olamamışsınız demektir. Bazı telefonların gelmesi gelmemesinden daha kötüdür. Gelmeyen telefonla gurur duyuyorum. Erdoğan’ın gelecek tahayyülünde yer almamak CHP için onurdur.

– Bugün bakanlar gelecek, doğrusunu yapıyorlar. Orada olacağım. Ama açık kaynaklardan edinilenleri dinlemeye gitmiyoruz bunu bilsinler. Eldeki bilgilerin tekrarı Meclis’e saygısızlık demektir. Şu soruları bir saat önce tekrar etmek isterim

ALTI SORUYU YİNE YÖNELTTİ

• 20 aydır süren Pençe Kilit harekatının siyasi ve askeri hedefleri, bu hedeflere ulaşılma durumu nedir?

• Bölgede teröristlerin faaliyetlerine ilişkin istihbarat temininde zafiyet var mıdır?

• Teröristlerin saldırıları, üs bölgelerinin mevsimsel koşullara karşı yeterli korumaya ve gerekli tahkimata sahip olmaması sebebiyle mi önlenemiyor?

• İnsansız hava araçlarının mevsimsel koşullar nedeniyle uçamadığı durumlarda gözetleme zafiyetini giderecek ilave tedbirler alınıyor mu?

• Üs bölgelerinin termal kamera vb. gözetleme sistemleri nicelik ve nitelik olarak yeterli mi? Yetersizse neden hızla giderilmiyor?

• Özellikle ‘altın saat’ olarak tabir edilen süre içinde sağlık desteği ve tıbbi müdahale için imkân ve kabiliyetler yeterli mi? Askeri sağlık sisteminin ilga edilmesinin bu zafiyetteki payı nedir?

Hedeflere neden ulaşılmadığını, kusurların neden kaynaklandığını takip edeceğiz. Askerlerin durumunu ısrarla takip edeceğiz. Bu sorular bir partiye değil, evlatları orada Mehmetçiğin ailelerinin en çok merak ettiği sorulardır. Bu sorular emekli komutanların bize yaptığı doğru yönlendirmeler ve yapıcı soru-eleştirilerdir.

– AKP’nin yanıtlaması gereken temel nokta şudur. Mehmetçiklerin güvenliğinin sağlanamadığı bu kararlar sivil olarak mı askeri olarak mı verilmektedir? (İsveç’e onay) Siz ABD ile ilişkiler konusunda nasıl iritbat kuruyorsunuz? Hem içeriye PKK’yı ABD destekliyor diyeceksiniz, hem ABD ile İsveç’in NATO üyeliği üzerinden F-16 pazarlığı yapacaksınız…

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chp-lideri-ozel-grup-toplantisinda-konusuyor/feed/ 0
Özgür Özel’den siyasi partilere ’emekli maaşı’ çağrısı https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-siyasi-partilere-emekli-maasi-cagrisi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-siyasi-partilere-emekli-maasi-cagrisi/#respond Fri, 12 Jan 2024 21:36:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2212 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Manisa’da; muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile kahvaltıda bir araya geldi.

Özel, burada yaptığı konuşmada; şunları söyledi:

-Manisa Büyükşehir Belediyesi’ni emanet edeceğimiz, henüz 40’lı yaşlarının başlarında; Mimarlar Odası’ndan gelen, Manisa’nın yarınlarını kendisine emanet edeceğimiz Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Ferdi Zeyrek aramızda…

-Hem bu salonda, hem de Çetin Akın’ın hizmet ettiği Turgutlu’nun dört köşesinde sadece CHP’liler yok. Belediyecilik hizmeti bir parti hizmeti değil. Turgutlu bunu geçmişte yaşadı.

-Bir belediyeyi bir partinin aidiyetine verip, o partinin istihdam alanına dönüştürüp, o partinin ideolojisine göre hizmet üretme anlayışını Turgutlu geçmiş dönemlerde birkaç kez deneyimledi ve reddetti.

-Turgutlu kasabaya hizmet edecek, sokaklarında dolaşacak, taziyesine koşturacak, düğün evinde gidip eğlenecek, yas evinde yası paylaşacak kendi öz evladına partiler üstü bir şekilde desteklemeyi tercih etti. O da üzerine düşeni yaptı. Biz de yaptığımız bütün ölçümlerde…

-Çünkü biz babamızın oğlu olsa, kız kardeşimiz olsa memnuniyet anketinde bir noktada değilse, seçildiğinden ileride değilse; o beldenin, o ilçenin, o şehrin onayını almadıysa kimseyi aday göstermiyoruz.

-Burada Çetin Akın’ın memnuniyet anketi, karnedir. Karnesine baktık. Turgutlululara sorduk. Bir mahalleye, bir partinin üyelere değil en çok oy aldığımız mahalleye de sorduk, en çok ay aldığımız mahalleye de sorduk. Çetin Akın’ın karnesini gördük.

-Sizden beş pek iyi, aferin almış; kendisini takdir ediyoruz. Bundan sonra da Turgutlu’ya hizmet etmeye devam edecek. Aylar önce temelini attığımız bir tesisin açılışına çağırdı, aradığında inanmadım, dedim ‘bitmiş olamaz…

-’ Hem yaptıkları için, hem bundan sonra yapacakları için ben belediye başkanımıza, yardımcılarına, tüm siyasi partilerden belediye meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Kendilerini bir kez daha tebrik ediyorum.

-Türkiye; hangi görüşten olursa olsun büyük bir ekonomik krizin altında ezilen milyonların yaşadığı bir ülke.

-Bugün esnaf zor durumda, çiftçi zor durumda, çalışanlar zor durumda; çok önemli miktarda emekliler ise perişan durumda. Enflasyon rakamlarına göre, geçen yılın enflasyonu telafi ediliyor güya. Ama bu yıl o maaş hızla erimeye başlıyor.

-İnsanlar güçlük yaşıyorlar. Enflasyon rakamları gerçek açıklansa, hiç olmazsa geçen yıldaki enflasyon telafi edilmiş olur.

-Paranın satın alma gücü, 1 Ocak’ta, geçen yılın seviyesine gelir, şimdiki erimeyi konuşuruz. Ama TÜİK, geçen sene enflasyonu, kendi resmi rakamlarına göre yüzde 72 olarak açıkladı.

-Hepimiz biliyoruz ki, gerçek enflasyon… Yani bir yıl önce 100 liralık bir mal 200, 220, 230 lira oldu.

“YÜZDE 120’NİN ALTINDA ZAM ALAN BİR ŞEY YOK”

-8 ile yüzde 170 arasında, çeşitli ürünler için değiştiğini biliyoruz. Uç olarak, fiyatı bire üç, bire dört olarak katlanan örnekler de var, ama yüzde 120’nin altında zam alan bir şey yok.

-Biz bu yüksek enflasyona itiraz ederken, yapılan seçimlerde, 2023 yılında tek haneli enflasyon vaadinde bulunan iktidar partisi 14-28 Mayıs tarihlerinde hem Cumhurbaşkanı adaylarında hem de iktidar partisi milletimizin teveccühü ile iktidarını korudu.

-Ne diyorlardı, seçimden sonra fiyatlar düşecek. 2023 enflasyon hedefi tek haneliydi, elbette olmayacağı belliydi, ama hızla fiyatların belini kıracağız diyorlardı. Ama bir küçük çalışma yaptık…

-Sadece İstanbul Ticaret Odası’nın hesabına göre, verilerine göre; gıda fiyatlarındaki artış yüzde 80,5. Oysa dünyada bu yıl gıda fiyatlarında yüzde 10 oranında düşüş yaşandı.

-Bu iktidar, yeniden yetki aldığı 28 Mayıs’tan şu ana kadar, daha mayıs ayına dört ay var; benzin yüzde 85 zamlandı, mazot yüzde 109 zamlandı, ekmek yüzde 60 zamlandı, makarna yüzde 91 zamlandı, yumurta yüzde 55 zamlandı.

-Bunu Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, 16 muhtarımızın gözünün önünde, esnaf odası başkanlarının gözlerinin içine bakarak söylüyorum.

-Bu söylediğim rakamın eksiği var, itiraz eden olur, ‘yumurta yüzde 55 olmadı, yüzde 75 zamlandı’ diyen olur haklıdır; ama en düşük hesaplamalarla yumurta yüzde 55 zamlanmış, makarna yüzde 90 zamlanmış.

-Bu şartlar altında binlerce emekli 7 bin 500 lira emekli maaşı alıyor. Bir emekli, 2002 yılında, bu iktidar geldiğinde; bire bir buçuk emekli maaşı alıyordu, asgari ücrete göre.

-Asgari ücretin yüzde 50 fazlasıydı, en düşük emekli maaşı. Yalanım varsa, eksikse, bir kişi çıksın desin ki, ‘Özgür Özel yanlış söylüyor, 2002 yılında emekli maaşı asgari ücretin yüzde 50 üzerinde değildi’ desin. Yüzde 50 üzerindeydi.

-Bugün asgari ücret yeterli değil, ama 17 bin lira. Bu hesaba göre, bugün emekli maaşının en düşüğünün 25 bin lira olması lazım. Ama 7 bin 500 lira.

-Esnafın durumu niye kötü diye bakan; öyle makroekonomik göstergelere falan bakmayacak.

-Emekliye parayı yut diye vermiyorlar, tut diye veriyor: Bankadan alıyor, geliyor esnafta harcıyor. Bugün Turgutlu ekonomisi bu durumdaysa, emeklinin eline 7 bin 500 lira geçtiği içindir.

-Asgari ücretlinin eline 14 bin lira geçtiği içindir. Turgutlu Belediye Başkanımıza sordum, belediyemizdeki en düşük ücret nedir diye… Dedi ki, yüzde 146 oranında uyguluyoruz, 24 bin 800 lira, doğru mu?

-Belediyemizde en az maaş 24 bin 800. Çevir yoldan sor, yetiyor mu bu para diye, yetmez. Kira, masraflar ortada… Ama biz hiç olmazsa asgari ücretin yüzde 50 üzerini vererek, emekçimizi ezdirmemeye çalışıyoruz.

-Oysa bu hükümet, 7 bin 500 lira vererek, emeklisini ezdirmemeyi bırakın açlığa, sefalete, başkasının eline bakmaya muhtaç etmiş durumdadır.

-Eskiden emekli maaşları, evlatların desteklendiği, torunların okutulduğu, karne hediyelerinin verilebildiği, düğünlere gidildiğinde altın takıldığı bir seviyeden, bugün karnını doyuramaz, hele hele evi de kiraysa karnını doyuramaz bir noktaya gelmiştir.

-O yüzden, buradan bütün siyasi partilere sesleniyoruz. Emeklilerin hepsi ne CHP’lidir, ne İYİ Partilidir, ne de bir siyasi görüştendir.

-Emekliler her siyasi partiden olabilir, ama hepimizin minnet borçlu olduğu, bu ülke bu noktalara gelene kadar çalışmış, alın teri akıtmış, göz nuru dökmüş, evlatlar yetiştirmiş, hepimize emanet büyüklerimizdir.

-Bu 7 bin 500 lirayı önümüzdeki hafta derhal, bizim önerimiz kanun teklifimiz var; en az asgari ücret seviyesine çıkarmak durumundayız, bu çağrıyı Turgutlu’dan Türkiye’ye yapıyoruz.

-ENAG’a göre, enflasyon yüzde 127. Bunların hepsi, üniversitede akademisyen, bunların hepsi fiyatları karşılaştırıyorlar, resmi olarak neye baktılar, geçen sene kaç para, bu sene kaç para diye enflasyonu ilan ediyorlar.

-Enflasyon hesabı, TÜİK’e göre yüzde 64 olarak yapılıp da çalışanların ve emeklilerin maaşları buna göre ödendiği için memur yüzde 49, emekli yüzde 37 zam aldı. Oysa gerçek enflasyon hesaplansaydı, yüzde 35’en bunun üzerinde zam alacaklardı.

-Bugün maaş çeken herkes, kaç para çekiyorsun 15 bin lira çekiyorum, bil ki 4 bin 500 lirasını, yüzde 30’unu cebinden TÜİK çalmıştır. 25 bin lira maaş çekenin 7 bin 500 lirası hesap oyunları ile çalınmıştır. 30 bin lira maaşı olanın 9 bin lirası TÜİK’in hesabı ile cebinizden alınmıştır.

-Eğer gerçek enflasyon hesaplansa bugünkünün yüzde 35 üzerinde bir maaş alacaktınız. O yüzden muhalefet partileri enflasyona, TÜİK’e isyan ederken, Tayyip Erdoğan’ın Üzmeyen İstatistik Kurumu, Tayyip Erdoğan’ı üzmüyor, ama emekliyi üzüyor, çalışanı üzüyor. Tayyip Erdoğan’ın bir dediğini iki etmiyor ama esnafı perişan ediyor.

-O yüzden, ben muhtarlarıma şunu hatırlatmak isterim. Genel seçimler insanların siyasi tercihlerine göre oy verdikleri seçimlerdir. Biz genel seçimlerde bu ülkenin bütün sorunlarını çözmeye taliptik. Çok da iyi bir noktaya geldik, ama ikinci turda yüzde 1 buçuk gibi bir oy farkı ile iktidara gelemedik.

-Gelseydik, bambaşka şeyler olacaktı. Ama bugün etkin bir denetim yapma, sorunları dile getirme ve dört yıl boyunca kim sıkıntı çekiyorsa, sıkıntısını dile getirme boynumuzun borcu.

-Önümüzde yerel seçimler var. Yerel seçim bir genel seçim değil. Genel seçimde insanlar oy verirken, maalesef şöyle korkutuldular. Sonradan kabul edilen, sahte videolar çekildi. Yalan olduğu çıktı ama TRT verdi. Dünya kadar yandaş kanal verdi. İnsanlar inandı ve insanlardan şu şekilde oy aldılar. ‘Evet açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin.

-Ama tehlike büyük oyu bana vermelisin, yoksa ezanı durduracaklar, bayrağı indirecekler, ülkeyi böldürecekler.’ Seçim geçti, gitti. Turgutlu’da sabah ezanını okuyan müezzinin promosyon hakkını yine CHP’liler savunuyor.

-Seçim geldi geçti, ama sınır boylarında bayrak dalgalansın diye nöbet tutan uzman çavuşun özlük haklarını yine CHP’liler savunuyor. Biz bu ülkeyi kuran iradeyiz. İçimizde bir tane bedelli askerlik yapan yok…

-Kimimiz Kuzey Irak’a gittik, kimimiz Ardahan’a gittik… O yüzden kimse Atatürk’ün kurduğu partinin milliyetçiliğini, vatanseverliğini sorgulamasın.

-Ama gerçek vatansever, gerçek milliyetçi de emekçisine, emeklisine, çalışanına, gencine sahip çıkan; onları yoksul aç bırakmayan, ele güne muhtaç bırakmayanlardır. Memleketimize hep beraber sahip çıkacağız.

“İKTİDARA BİR SARI KART GÖSTERMEYE DAVET EDİYORUM”

-Bu seçim, yerel seçim. Bu seçimde enflasyondan şikayeti olan, maaşından şikayeti olan ve mevcut belediyesinden şikayeti olmayan bütün Turgutluları, bu seçimde iktidara bir sarı kart göstermeye, bak seçimde oy verdik, ama halimizden memnun değiliz. İyi yönetene destek oluyoruz ve sana bir sarı kart gösteriyoruz, demeye davet ediyorum.

-Bu kadar enflasyona, bu kadar zamma, bu kadar işsizliğe rağmen iktidar partisi oylarını koruyacak olursa, emin olun kimseyi kollamayacak. Diyecek ki şartlar ne olursa olsun oy veriyorlar.

-Bu seçimde gösterilecek bir sarı kart; pabucun pahalı olduğunu, emekçiye, emekliye sırt dönenin, esnafı bu halde bırakanın ve bu ülkenin yoksulluk sorununu çözmemenin bir bedeli olduğunu görecek.

“BU ŞEHİRDE BELEDİYEMİZDEN ALACAKLI KİMSE YOK”

-Öbür yanda vereceğiniz her oy, geçmiş dönem vermemiş olabilirler; ama iyi yönetilen bir şehre, namuslu çalışkan bir belediye başkanına, gecesini gündüzüne katarak şehrine sahip çıkan yerel yöneticiye teşviktir. Turgutlu’nun geçmişte neler çektiğini, nasıl bir partizanlıkla yönetildiğini, nasıl hizmetin bir gruba olduğunu ve büyük kesimlerin nasıl unutulduğunu hep birlikte yaşadık.

-Bu dönem; karınca kararınca belediyenin bütün gücü oranında, 8 milyon dolar borç devraldı başkan…

-Çıkarken sordum, 1 TL cari borcum yok diyor. Bu salonda, bu şehirde belediyemizden alacaklı kimse yok. Varsa biliyorum, borcu var belediyenin desin çıksın. 240 milyon TL borcu devraldık, bugünkü para ile…

-Bugün CHP’li belediye başkanı sizin karşısına geçmiş, alnı açık başı dik, 1 TL borç bırakmadım diyor. Belediyeyi maaş ödeyemez halde bırakanlardan, kendi aralarında senin olacak, benim olacak çekişmesi ile kasabayı yalnız bırakanlardan, kasabayı kendi evladının eliyle bugünlere getiren bir siyasetin, bir hizmetin bir mücadelenin Turgutlular tarafından ödüllendirilmesini bekliyorum.

-Siz bulunduğumuz mahallenin, semtin kanaat önderlerisiniz. Muhtar, belediye başkanından, milletvekilinden çok daha demokratik bir şekilde seçiliyor. Yakada rozet yok… Bütçesi yok, aday oluyor pusulasını bile kendisi bastırıyor. Doğrudan demokrasi ile…

-Namusuna güvenildiği için, temiz bir insan olduğu için, hakkımı savunur diye insanlar düşündüğü için göreve geliyor. Bu muhtar; mahallenin kanaat önderi, vicdanı, aklı demek. Ben bütün muhtarlarımızdan… 61 muhtarın 58’i burada… Ama sayın muhtarlarım; bu seçimde biz marifet iltifata tabidir diyoruz. Emeğinin karşılığını alsın.

-Biz de bundan sonra Manisa’nın bir evladı, genel başkanı olarak, başkanımız ne noktada destek istiyorsa, Avrupa’nın hangi şehri ile kardeş şehir olacaksa; kasabaya unutulmaz eserler kazandıracağı, bir beş yıl için evladınız Çetin Arık’ı size emanet ediyorum.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-siyasi-partilere-emekli-maasi-cagrisi/feed/ 0
İYİ Parti’de 6 istifa: ‘Tabela partisi oluruz…’ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-6-istifa-tabela-partisi-oluruz/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-6-istifa-tabela-partisi-oluruz/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:06:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2074 Antalya’da geçen sene yapılan İYİ Parti 2’nci olağan il kongresinde oyların çoğunluğunu kazanan Vahdet Afşin Karacan ve yönetimi, 1 yıldır görev yapıyor. Yönetim kurulunda yer alan Ali Deniz, Şükriye Yıldırımlar, Süleyman Arslan, Mehmet Günay, Fatma Yaşar Arslan, Mustafa Eser, bugün yaptıkları açıklama ile görevlerinden istifa ettiklerini duyurdu.

İstifa edenler adına açıklama yapan Ali Deniz, “İktidara alternatif olmak için kurduğumuz ancak gelinen noktada Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan ve ekibinin kişilere kanalize olmuş yapısıyla İYİ Parti’nin özellikle Antalya’da iktidara talip olmadığını üzülerek görmekteyiz.” dedi.

“YÖNETEMEME KRİZİ”

Deniz, “2017 yılında gerçekleştirilen referandum sonrasında güçler ayrılığı ilkesine dayalı parlamenter sistemi yeniden ülke yönetiminde hakim kılmak için kuruluşundan bugüne büyük emek ve umutlarla Atatürk ve Cumhuriyet değerleri doğrultusunda çetin mücadeleler verdiğimiz İYİ Parti’deki görevlerimizden, Antalya İl Başkanı Karacan’ın yönetememe krizi sonrasında ortak iradelerimiz sonucunda almış olduğumuz karara istinaden yol arkadaşımızla birlikte İYİ Parti Antalya İl Yönetim Kurulu üyeliğimizden istifa ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SEÇİMDEN SONRA TABELA PARTİSİ OLURUZ’

İl Başkanı Karacan’a bazı sorular sormak istediklerini belirten Deniz, “Toplantılarda varsa yoksa CHP’yi eleştiriyorsunuz. İktidarın AKP ve MHP olduğunun farkında değil misiniz? Bire bir ikili görüşmemizde ‘Abi genel başkan yanlış yapıyor. Seçimden sonra tabela partisi oluruz’ dediniz mi? Partinin siyasi görüşünü değil de kişinin görüşüne güdümlü ilerleyip, paranın gücüne göre partiyi evirip çevirdiğiniz doğru mu? Öte yandan belediye başkanları ve meclis üyeleri başka bir siyasi partiye katılırken, neden tepkisiz kaldınız? Genel seçimlerden sonra yaptığınız konuşmada başarısızlığı ‘Ben mi masadan kalktım, sonra ben mi oturdum’ diyerek Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’i hedefe koymanız ne kadar doğruydu? 99 kişiden 40 kişiye düşmüş olan yönetiminizle daha ne kadar görevde kalmayı düşünüyorsunuz?” diye konuştu.

‘ÖNCEKİ SEÇİMDE ALDIĞIMIZ OYUN YARISINI ALAMAYIZ’

Milletvekillerine ulaşmakta sıkıntı yaşadıklarını söyleyen Deniz, “Hedefi olmayan bir insan, bizi nasıl seçime hazırlayacak. 6 kişi olarak yönetim kurulundan istifa ediyoruz. Genel başkan bu doğruları görür, doğru neşter vurursa toparlanacağımızı düşünüyoruz. Milletvekilliği seçimleri öncesinde yapılan temayül yoklamasında bazı ilçelerde usulsüzlük yapıldı. İl başkanına söylememize rağmen bu duruma müdahale etmedi. İttifak ile ilgili genel başkanımızın kararına saygılıyız. Bu il başkanıyla yerel seçimlerde, önceki seçimde aldığımız oyların yarısını bile alamayız. Genel merkezden randevu istedik. Muhalefete muhalefet yapar olduk. Bizim hedefimiz iktidar, ne için buradayız” dedi.

‘SEÇİM SONUÇ TUTANAKLARI EKSİKTİ’

İstifa edenler arasında yer alan Mustafa Eser, bugüne kadar birçok olumsuzlukla karşılaştıklarını söyledi. Eser, “14 ve 28 Mayıs seçimleri öncesinde defalarca sandık görevlileri ile ilgili sorular sordum. Bana cevap verilmedi. 5 bin sandıkta 3 bin 500 sandık görevlisi ancak bulduk. Okul sorumlularımız da eksikti. Sonucunda ise seçim sonuç tutanaklarının çoğunun eksik geldiğini gördük” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partide-6-istifa-tabela-partisi-oluruz/feed/ 0
Yerel seçim takvimi işliyor… İşte 15 soruda yerel seçimler https://www.foxhaber.com.tr/yerel-secim-takvimi-isliyor-iste-15-soruda-yerel-secimler/ https://www.foxhaber.com.tr/yerel-secim-takvimi-isliyor-iste-15-soruda-yerel-secimler/#respond Sat, 06 Jan 2024 21:03:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1955 Türkiye, yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak mahalli idareler seçimi için sandık başına gitmeye hazırlanıyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 1 Ocak’ta başlayan seçim takvimi işliyor. Seçim süreci, oy kullanma ve oyların sayılmasına ilişkin 15 soru ve yanıtları, tarafından derlendi.

1- Askıya çıkan seçmen listeleri ne zamana kadar kontrol edilebilecek?

Seçmen listeleri muhtarlıklarda askıya çıkarıldı. Seçmenlerin isimlerini 17 Ocak Çarşamba gününe kadar kontrol etmesi gerekiyor. Listede isimlerini bulamayanlar, il ve ilçe nüfus müdürlüklerine başvuracak.

2- Seçmen listeleri ne zaman kesinleşecek?

7 Şubat’ta, seçmen kütükleri kesinleştirilecek, seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıkların belirlenmesine başlanacak. Seçmenlerin oy vereceği yer ve sandıklar 11 Şubat’ta tamamlanacak.

3 – Seçmen bilgi kağıdı ne zaman gelir?

Seçmen bilgi kağıtlarının dökümüne ve dağıtımına 29 Şubatta başlanacak. 24 Martta seçmen bilgi kağıtlarının seçmenlere dağıtımı tamamlanacak.

4 – Seçime kaç siyasi parti katılacak?

YSK, 36 siyasi partinin katılabilme yeterliliğine sahip olduğunu belirledi.

Buna göre, alfabetik sırayla seçime katılabilecek partiler Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Anavatan Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi ile Zafer Partisi seçime katılabilecek.

5 – Siyasi partilerin belediye başkan adaylarının listeleri ne zaman netleşecek?

Siyasi partilerin aday adayı listelerini ilgili seçim kurullarına 31 Ocak’a kadar bildirmesi gerekecek. Siyasi partiler, aday listesindeki eksiklikleri 22 Şubat’a kadar tamamlayacak. Geçici aday listeleri 23 Şubat’ta, kesin aday listeleri 3 Mart’ta ilan edilecek.

6 – Büyükşehir belediyesi sınırlarında yaşayan seçmen neler için oy kullanacak?

Her seçmen, kanunda sayılan istisnalar dışında, hangi sandık seçmen listesinde kayıtlı ise ancak o sandıkta oy kullanabilecek. Bir seçmen, hangi seçim çevresinin seçmeni ise ancak o seçim çevresinde yapılan seçimler için oy kullanabilecek.

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Ordu, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van’daki seçmenler, “büyükşehir belediye başkanı”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy kullanacak.

7 – Büyükşehir olmayan illerde neler için oy verilecek?

Büyükşehir olmayan illerde ise “il genel meclisi üyeliği”, “belediye başkanı”, “belediye meclis üyeliği” ve “muhtarlık ve ihtiyar heyeti” için oy verilecek.

8 – Köyde yaşayan seçmen neler için kullanacak?

Köylerde ise “il genel meclisi üyeliği” ile “muhtarlık ve ihtiyar meclisi” için oy atılacak.

9 – Oy pusulaları ne renk?

Büyükşehir belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “beyaz”, il genel meclisi üyeliklerine ilişkin pusula “turuncu”, belediye başkanlığına ilişkin oy pusulası “mavi”, belediye meclisi üyeliğine ilişkin oy pusulası ise “sarı” renkli olacak.

10 – Tüm pusulalar kaç zarfa koyulacak?

Seçmenler tüm oy pusulalarını tek zarfa koyacak.

11 – Oy verme işlemi hangi saatler arasında yapılacak?

YSK, seçimin mart ayında olması nedeniyle mevsim şartları ve güneşin batış saatini dikkate alarak, doğudaki 32 ilde oy verme saatini bir saat erkene aldı. Bu nedenle, Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis illerinde ve bu illerde bulunan ceza infaz kurumlarında oy vermenin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak.

Bu illerin dışında kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00-17.00 olacak.

12 – Oylar saat kaçta sayılmaya başlayacak?

Oy verme saatlerinin 07.00-16.00 olduğu illerde saat 16.00’dan önce, diğer illerde saat 17.00’den önce oylar sayılmaya başlanamayacak. Sandık seçmen listesindeki bütün seçmenler oylarını kullanmış olsalar bile oy vermenin bitim saatinden önce sandıklar kesinlikle açılmayacak.

13 – Önce hangi oylar sayılacak?

Büyükşehirlerde, sırasıyla büyükşehir belediye başkanlığı, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve muhtarlık, diğer illerde, sırasıyla belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, il genel meclisi üyeliği ve muhtarlık, seçimlerine ait oy pusulalarının sayım ve dökümü yapılacak.

14 – Yurt dışındaki seçmen oy kullanacak mı?

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı her seçmen, milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında, yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında kurulacak sandıklarda oy verme hakkına sahip. Yurt dışındaki seçmenler yerel seçimde oy kullanamıyor.

15- Cezaevindeki seçmenler oy kullanabilecek mi?

Anayasa’ya göre, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamıyor. Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlüler için bu seçimde de cezaevlerinde sandık kurulacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yerel-secim-takvimi-isliyor-iste-15-soruda-yerel-secimler/feed/ 0
CHP’den İYİ Parti ve DEM açıklaması: Şirin gözükme çabamız olamaz https://www.foxhaber.com.tr/chpden-iyi-parti-ve-dem-aciklamasi-sirin-gozukme-cabamiz-olamaz/ https://www.foxhaber.com.tr/chpden-iyi-parti-ve-dem-aciklamasi-sirin-gozukme-cabamiz-olamaz/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:36:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1609 CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Belediye seçimleri öncesinde DEM Partililere şirin görünmek için susanlar var” sözlerine ilişkin, “Ne DEM ne İYİ Parti’ye şirin gözükmek gibi bir çabamız olamaz. Bizim duruşumuz, ilkemiz belli” dedi.

Başarır, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında konuştu. Şehit cenazelerinin gelmesini, ailelerin yüreğinin yanmasını istemediklerini ifade eden Başarır, “İki gündür dün Devlet Bahçeli bugün Semih Yalçın siyasi nezaketi bırakıyorum, insanların midesini bulandıran açıklamalarda bulunuyor. Devlet Bahçeli ve Semih Yalçın gibi siyasetçiler televizyona çıktığında artı 18’i mutlaka koyun. Çocuklarımız izlemesin” diye konuştu.

BAHÇELİ’YE HÜDAPAR TEPKİSİ

Bahçeli’nin bütçe görüşmelerinin son gününde genel kurulda CHP’nin konuşmasını dinlememesine tepki gösteren Başarır, şunları söyledi:

– Bütçeyi savunan kişi HÜDAPAR’ın genel başkanıydı. Bu bütçeyi savunacak başka birisi yok muydu? Hizbullah’ı terör örgütü olarak kabul etmeyen partinin genel başkanı, Türkiye’de federal yapı ve güneydoğunun bölünmesinin tartışılabileceğini söyleyen bir partinin genel başkanı orada konuşurken utanmadınız mı Sayın Devlet Bahçeli? Düne kadar AK Parti’ye ip atan Devlet Bahçeli ve Semih Yalçın arkadaşları bugün HÜDAPAR ve AK Partiyle ip atlıyor. ‘Biz sokağa çıkmayacakmışız’.

– Biz sokaktayız Sayın Devlet Bahçeli. Sokağa çıkmayacak biri varsa HÜDAPAR’ın genel başkanı bu ülkenin bölünebileceğini, tartışılabileceğini söylerken orada oturan sizsiniz. Semih Yalçın hangi kafa ile söyledi bilmiyorum ama hiç kimse bizi tehdit edemez. Bir milim eğilmeyiz, bir milim geriye gitmeyiz. Lütfen herkes kendine gelsin. Şehitlerin tabutlarından ellerini çeksin. Şehit cenazesi gelmemesi için mücadele etsin.

“ARAMIZDA SÖYLEM ÇATIŞMASI YOK”

Akşener’in partisinin grup toplantısında “Cumhuriyeti biz kurduk diye gezenler uslu uslu oturuyor. Belediye seçimleri öncesinde DEM Partililere şirin görünmek için susanlar var” sözlerini değerlendirmesi sorulan Başarır şunları söyledi:

– Aramızda bir söylem çatışması yok. Gara saldırısında 16 evladımız şehit olmuştu yine Meclis’te bir bildiri yayınlanmıştı. O zaman Sayın Akşener aynen bizim gerekçelerimizi ortaya koyarak bu bildiriye imza atmamıştı. O gün nasıl ki Meral Hanım’ın vatanseverliğinden, milliyetçiliğinden, şehitlere karşı duruşundan hiçbir şey eksilmemişse bizim de aynı şekilde eksilmez. O gün niye imza atmadıysa biz de bugün bu yüzden imza atmadık. Doğru duruş budur. Bir bildiri var daha ileri bir bildiri var. Değerli Genel Başkanın bunu okumasını ve Gara saldırısından sonraki duruşlarını gözden geçirmesini dilerim..

Başarır, “PKK terör örgütüyle yaşanan bu olaylarla ilgili tepkimizi ortaya koyduk. Ne DEM ne İYİ Parti’ye şirin gözükmek gibi bir çabamız olamaz. Bizim duruşumuz, ilkemiz belli. Bundan sonra CHP’den hiç kimse yapılan saldırı ve haksızlıklara karşı sessiz kalmasını beklemesin. Çok da ileri gideriz. Bunu AK Parti ve MHP grubuna söylüyorum. İYİ Parti de hanımefendi de bizim özellikle bildirimizi, söylemlerimizi değerlendirirse bence yanlış düşündüğünü görecektir” diye devam etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/chpden-iyi-parti-ve-dem-aciklamasi-sirin-gozukme-cabamiz-olamaz/feed/ 0
İYİ Partili Zorlu: Teröristlerle poz veren vekiller, Türk milletinin temsilcisi olamaz https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partili-zorlu-teroristlerle-poz-veren-vekiller-turk-milletinin-temsilcisi-olamaz/ https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partili-zorlu-teroristlerle-poz-veren-vekiller-turk-milletinin-temsilcisi-olamaz/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:48:07 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1513 İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Zorlu, Pençe-Kilit Harekat bölgesinde şehit olan 12 askere Allah’tan rahmet dileyerek, şunları söyledi:

* “Şehitlerimizin haberini aldığımızda biz İYİ Parti olarak ‘milli yas’ ilan edilmesi çağrısında bulunduk. Ardından Meclis grubumuz adına Grup Başkan Vekilimiz Sayın Müsavat Dervişoğlu ortak bir bildiri yayımlanması için girişimde bulundu. İki parti dışında parlamentoda grubu bulunan diğer partilerle ortak bir kınama metni yayımlandı. Siyaset üstü böyle bir konuda milletçe bir ver beraber olmamız gerekirken; maalesef bazı siyasi partilerimiz meseleyi siyaset kulvarında değerlendirmeyi tercih ettiler.

* Öte yandan bu çağrımıza rağmen 24 saat içinde 12 şehit vermek; milli bir sorun değilmiş, milli bir acı değilmiş gibi hala milli yas ilan edilip edilmemesi gerektiği tartışmalarının yürüdüğü bir ülke haline getirildik. Hükümet yetkililerine soruyoruz; bu ülkede milli yas ilan etmek için kaç şehit vermek gerekmektedir? Buradan İYİ Parti adına bir kez daha ifade etmek isteriz ki Irak’ın kuzeyindeki operasyonların yanındayız ve destekliyoruz. Buradaki terör yataklarının ivedilikle kurutulması en büyük temennimizdir.

* İYİ Partimiz ‘hür ve müstakil’ siyasetinde gücünü milletinden alan bir parti olarak; terörü siyaset üstü bir devlet meselesi olarak görür ve bu mücadelede devletinin ve Türk milletinin yanında saf tutar. Gelinen noktada milletimize siyasette yeni bir iktidar alternatifi, yeni bir yol açma konusundaki haklılığımızı bir kez daha görüyor ve aziz milletimizin bizi her geçen gün daha iyi anlayacağına inanıyoruz.”

“TERÖRİSTİ ALLAYIP PULLAYANLAR, FİKRİYATINA HİZMET ETMİŞ SAYILACAKTIR”

Yurdun dört bir yanında tarifsiz bir acı yaşandığını, 12 ailenin ocağına ateş düştüğünü ancak o ateşin bu ülkeye yürekten bağlı olan herkesin ciğerini yaktığını belirten Zorlu, şunları belirtti:

* “Terörist başı Öcalan’a ‘sayın’ diyenler, terörü ve teröristi allayıp pullayanlar, Öcalan’a özgürlük isteyenler kuşkusuz bu örgütün kanlı eylemlerine ve fikriyatına hizmet etmiş sayılacaktır. Hal böyleyken Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan bir partinin yöneticilerinin bir süredir cüretini artıran bir biçimde terörist başı Öcalan’a övgüler düzmesi ve özgürlük çağrısı yapması dikkatten kaçmamalıdır. Bu tutum, en son mevcut siyasi iktidarla birlikte yol yürüdükleri sözde çözüm süreci ikliminde de gün yüzüne çıkmıştı.

* Hiçbir modern demokraside bir siyasi parti, parlamentoda o ülkenin terör örgütü listesine aldığı ve halen büyük mücadeleler verdiği bir örgütü övemez, özendiremez, örgüt elebaşına özgürlük talep edemez. PKK’nın konuşlandığı dağlarda teröristlerle el ele, diz dize pozlar veren vekiller ise Türk milletinin Gazi Meclis’teki temsilci olamazlar.”

Şehit ailelerinin maaşlarına da değinen Zorlu, “Bugün bir şehit er ailesinin aldığı maaş 11 bin 858 liradır. Bazı aileler oransal olarak bunun daha da azını almaktadır. Açlık sınırı altındaki bu maaş kabul edilebilir değildir. Ocak ayından geçerli olmak üzere şehit yakını maaşlarının en düşük memur maaş düzeyine taşınmasını teklif ediyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/iyi-partili-zorlu-teroristlerle-poz-veren-vekiller-turk-milletinin-temsilcisi-olamaz/feed/ 0
Özgür Özel’den ‘şehit cenazesinde provokasyon’ tepkisi https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-sehit-cenazesinde-provokasyon-tepkisi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-sehit-cenazesinde-provokasyon-tepkisi/#respond Mon, 25 Dec 2023 09:36:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1475 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti yöneticileri ve milletvekilleri; bugün İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün vefatının 50. yılı nedeniyle Anıtkabir’i ziyaret etti. Özel, anma töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“MİLLETİMİZE ŞİKAYET EDİYORUZ”

Özel, şunları söyledi:

-Cumhuriyetimizin İkinci Cumhurbaşkanı, milli mücadele kahramanı Atatürk’ün silah arkadaşı ve partimizin de ikinci Genel Başkanı İsmet İnönü’yü ölüm yıldönümünde bugün Anıtkabir’de hep birlikte andık. Bir kez daha milletimizin başı sağ olsun.

-Bugünkü törene Cumhurbaşkanlığı’nın; Cumhurbaşkanı ya da Cumhurbaşkanı Yardımcısı düzeyinde dahi değil, bir temsilci düzeyinde katılmış olmasını; İsmet İnönü’ye karşı, İsmet İnönü’nün bu ülke için yaptıklarına karşı, canını ortaya koyarak ve Lozan Fatihi olarak bu ülkenin tapu senedini dünyaya kabul ettiren bir kişinin karşısında devletin çok daha güçlü şekilde temsil ediliyor olması lazımdı.

-CHP dışındaki kurumlarda bu temsiliyetin alt düzeyde tutuluyor olmasını milletimize şikayet ediyoruz. Bu durumun ilerleyen senelerde tekrar etmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz.

“BÜYÜK BİR ALGI OPERASYONU VE BİR PROVOKASYON VAR”

-Dün yaşananlara gelince… Dün yaşananlar, hepimizin gözlerinin önünde gerçekleşti. Bir gün öncesinden itibaren büyük bir algı operasyonu ve bir provokasyon var.

-CHP, sorumluluğu olan, sorumluluğu gereği Meclis’i bilgilendirmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi ile bir A4 kağıdın üzerinde ortaklaşıp da onların yaptıkları bütün eksikleri, kusurları meşrulaştırmaya itiraz etmiştir. Kendi bildirgesini yayınlamıştır. İki bildirge yan yana konulduğunda, bir bildirgede büyük ihtimalle tabii ki gözden kaçmıştır ama terörü kınamaktadırlar.

-Oysa böyle bir terör ve terör örgütü kınanmaz, lanetlenir. Öyle kınanacak bir kusur işlememişlerdir. Lanetlenmeleri gerekmektedir.

-CHP’nin teröre karşı duruşu ortaktır. Ancak iktidar partisi bu konuda yapmış olduğu dezenformasyonu, provokasyona çevirmiştir. Partinin sözcüsü, sözcüleri tarafından söylenen sözler ortadadır.

“BİR SALDIRI OLACAĞI DEFALARCA SÖYLENDİ”

-Dün, sabah erken saatlerden itibaren hem koruma ekibimize, hem Manisa’da partimize hatta civar illerden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçmişte çok yakın olmuş isimlerden; bir provokasyon olacağı, bir saldırı olacağı, hatta bana bu cenazeye katılmamı yeniden değerlendirmem gerektiği defalarca söylendi. Dün gün boyunca, şehit cenazemize katılacağımı, şehidimize sahip çıkacağımı ifade ettim. Ve bu provokasyonların amacının ne olduğunu bildiğimi söyledim.

-Dün cenazeye katıldığımız andan itibaren, o organize meseleyi hep birlikte takip ettik.

-Şimdi bugün tek tek isim isim tespit ediliyor, hepsi. Manisa’da olanların parti aidiyeti çok açık ortada. Ama civar illerden getirilenlerde de aynı kümelenme belli.

-Milletimiz dünkü, orada yapılan provokasyonu; Manisa’daki, Manisalıların şehit cenazesine kendi isteği ile gelmiş kişilerin olmadığını biliyor. Şehit ailesi dün cenaze sırasında da gelip, bu sloganları attıranlara tepki gösterdi.

-Dün uçağa binmeden önce, şehit ailesi taziye evinden arayarak, uçaktan indikten sonra bir kez daha arayarak; yaşananlardan üzüntü duyduklarını, şehidin bizimle olan samimiyetini, yakınlığını bildiklerini dün orada yaşananların, saygısızlığın; şehide yapıldığını, şehitlerine yapıldığını ve Enes’in hatırasına saygısızlık olduğunu defaten söylediler.

-Hatta şehit ailesi hiçbir günahları olmamasına rağmen, aile büyükleri kanalı ile özür dilemeye kalktı. Bizim böyle bir şey kabul edemeyeceğimizi, esas şehide yeterli saygının gösterilememesi noktasında; bütün yaşananlardan dolayı biz üzüntülerimizi ve özürlerimizi ilettik.

-Milletimiz her şeyi biliyor. Ve bundan sonra da istedikleri kadar provokasyon yapsınlar, istedikleri kadar bu tip tertipler içine girsinler; CHP doğru bildiğini yapacak. Bugün bir kez daha söylüyoruz. Haydi dün gelmediniz. Bugün Meclis’tesiniz. Yarın Meclis olağan gündemine dönüyor. Ne zaman gelip, Milli Savunma Bakanı gerekli bilgilendirmeleri yapacak. Bir kez daha buradan soruyoruz.

-Diyoruz ki, Pençe-Kilit Operasyonu ile ilgili geçmişte çok önemli görevlerde bulunmuş askerler, askeri kişiler; önemli hataları ifade ediyorlar. Operasyonun hedefinin ne olduğunu sorguluyoruz. Bu hedefin ulaşılıp ulaşılmadığını söylesinler. Ulaşıldıysa ne için oradayız? Ulaşılmadıysa kusur kimde, hata kimde? Lojistik imkansızlıklara dikkat çekiyor askerlerimiz. Bu lojistik imkansızlıkların askerlerimizin bazen orada; yemeğe erişemediklerini, aç bıraktığını; bazen gerekli lojistik sağlanamadığı için hayatlarının tehlikeye girdiği ortaya çıkıyor.

“ESAS VATANA İHANET BUDUR”

Bunların hepsinin konuşulması gerekirken ve Pençe Kilit’ten durup durup, bir günde altı şehit, bir günde altı şehit gelen bir durum ortadayken; hiçbir şey olmamış gibi, sorunu bir A4’e imza atarak çözülmüş gibi göstermek, milleti kandırmaktır. Esas vatana ihanet budur.

Oradaki askerlerimizin hayatlarını korumak, onlara sahip çıkmak, bizim sorumluluğumuz gereğidir. Adalet ve Kalkınma Partisi, onu yöneten kötücül akıl şunu bilsin ki ne Özgür Özel’in ne CHP’nin geriye atacak bir tek adımı yoktur. En hassas yerlerden, en alçakça saldırılarda bulunsanız da bir santim eğilmeyiz, bir kelime eksik konuşmayız, bir adım geri atmayız. Biz biliriz ki biz bir santim eğilirsek, siz bu millete diz çöktürürsünüz. Buna izin vermeyeceğiz.”

“YERE BATSIN BÖYLE YERLİLİK, YERE BATSIN BÖYLE MİLLİLİK”

Özel, “milli yas ilan edilmemesi” ile ilgili tartışmanın anımsatılması üzerine de şunları söyledi:

-Milli Yas konusunda iş baştan itibaren söyledik. 12 tane vatan evladı ölmüş, hayatını kaybetmiş, şehit olmuşlar. Kimsenin aklına Milli Yas ilan etmek gelmiyor. Ama Suudi Arabistan Kralı öldüğünde, üç günlük Milli Yas ilan ediyorlar.

-İşte size Recep Tayyip Erdoğan, işte size yeri ve milli Adalet ve Kalkınma Partisi anlayışı.

-Suudi Arap Kralı’na gösterilen üç günlük yas, üç günlük vefa, ifade edilen üç günlük acı; 12 tane Mehmetçik’ten esirgeniyor. Buna da yerli ve milli siyaset diyorlar. Yere batsın böyle yerlilik, yere batsın böyle millilik. Gerçekten yerli ve milli bir siyaset istiyorsanız, İsmet Paşa’ya bakacaksınız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bakacaksınız; CHP’nin iktidarda olduğu dönemlere, Bülent Ecevit’in Kıbrıs Barış Harekatı’na, ambargo tehditlerine rağmen doğruyu yapmasına bakacaksınız.

-Öyle dünyanın öbür liderlerinin ya da Körfez ülkelerinin liderlerinin karşısında sus pus olup da burada sözde yerli ve milli olanlara söyleyecek sözümüz şudur: O kolay siyaset döneminiz bitti artık.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-ozelden-sehit-cenazesinde-provokasyon-tepkisi/feed/ 0
TBMM’de ‘ortak bildiri’ tartışması https://www.foxhaber.com.tr/tbmmde-ortak-bildiri-tartismasi/ https://www.foxhaber.com.tr/tbmmde-ortak-bildiri-tartismasi/#respond Sat, 23 Dec 2023 21:36:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1415 TBMM Genel Kurulunda 2024 yılı bütçe teklifinin maddelerinin görüşmeleri devam ederken İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 12 askerin şehit olduğunu hatırlatarak, parti olarak milli yas ilan edilmesi için hükümeti harekete geçmeye davet ettiklerini belirtti.

TBMM’den de ortak bir sesin çıkmasının gerektiğini kaydeden Dervişoğlu, “İYİ Parti Grubu olarak bütün siyasi partilerin ortak imzasıyla yayımlanacak bir bildiriyle, milletimizin gönlünü ferahlatacak, birlik ve beraberliğimizin devam ettiğini, bütün olaylar karşısında yıkılmaz bir kale olduğumuzu gösterecek bir açıklamanın yapılmasını arzu ediyoruz” dedi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, TBMM’de yansıyacak böyle bir iradeye her zaman katkı sağladıklarını ve sağlayacaklarını dile getirdi.

AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Meclisin çalıştığı sırada ortak bildiri yayımlanmasının, terörle mücadelenin altının çizilmesinin doğru olacağını belirtti.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, millete karşı sorumluluk adına, milletin evi olan Meclis’ten teröre karşı verilecek sesi anlamlı ve değerli bulduklarını, yayımlanacak bildiriye destek vereceklerini bildirdi.

CHP: MİLLİ YAS İLAN EDİLMELİ

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye’nin büyük bir acı yaşadığını, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’le telefonda görüştüğünü aktardı.

Mecliste genel görüşme yapılmasını istediklerini, ardından ortak bir tavır ortaya koyulması gerektiğini dile getiren Başarır, şöyle devam etti:

“Ortak tavır konusunda ‘evet’ ama bunu ortaya koyduktan sonra yarın seçim meydanlarında videolarla, başka propaganda araçlarıyla şehitlerimizin üzerinden siyaset yapılmasını kabul etmiyoruz. O yüzden yapmamız gereken şey, önümüzdeki hafta Meclisi genel görüşmeye çağıracağız çünkü kolay değil, milli yas ilan edilmeli. TRT’ye bakalım, müzik çalıyor devletin kanalında. Suudi Kralı ölüyor, milli yas ilan ediyoruz, 12 vatan evladı öldü bugün… Bildiri konusunda önce herkes samimi olmalı, bu konuyu ortak dert edinmeli. Yarın, bir ay sonra seçim meydanlarında bu eylemi gerçekleştirenlerin liderleriyle, sahte videolarla seçim propagandası malzemesi yapılırsa işte bu olmuyor. O yüzden biz, pazartesi günü yetkili kurullarla toplanacağız, Meclisi genel görüşmeye çağıracağız. Bu konudaki samimiyetimizi ortaya koyacağız, ondan sonra açıklamayı Meclis olarak yapacağız.”

DEM PARTİ: GERÇEKÇİ OLALIM

DEM Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, TBMM’nin, Türkiye’nin en önemli sorununda, sorunlarında ortaklaşmasının, tartışmasının, konuşmasının hatta ortak bildirilere imza atmasının değerli olduğunu belirterek, “Bunu Filistin’de bir hastaneye yapılan saldırıda birlikte yapmıştık ama bu konuda gerçekçi olmamız lazım. Şu anda saat 23.00’e geliyor, bir saatimiz var, çalışma saatimiz. Bunu gözetelim” dedi.

AKP: MİLLETİMİZİN NEZDİNDE YANLIŞ ANLAŞILABİLİR

Yeniden söz alan AKP Grup Başkanvekili Usta, “Şu an çalıştığımızı özellikle ifade ettim. 12 şehidimiz var, içimiz acıyorken böyle bir ortak bildirinin bu akşam çıkması çok kıymetli ve anlamlı olacaktır. Buna imza atmayanlar olabilir, buna da saygı duyarız. Bunu da millet takdir eder. Meseleyi seçim meydanlarına getirmek hiç doğru değil. PKK bayrakları altında Doğu ve Güneydoğu illerinde miting yapıp bir tane Türk bayrağı kullanmayanlar, şimdi seçim meydanlarında ne yapıldığını nasıl soruyorlar, anlayamadım, bağdaştıramadım. Bunları tartışmayalım, ortak bildiri için çaba gösterelim. Çalışıyorken bu geceyi değerlendirmemek milletimizin nezdinde de yanlış anlaşılabilir” diye konuştu.

“MECLİS’İN HEMEN GENEL GÖRÜŞME YAPMASI LAZIM”

CHP Grup Başkanvekili Başarır, “Yapılması gereken, eğer 12 şehidimiz varsa hemen Meclis’in genel görüşme yapması, Milli Savunma Bakanı’nın bilgi vermesi, ona göre konuşmamız ve ona göre bildiri yayımlamamız gerekiyor. Bunu Mecliste tüm ayrıntılarıyla konuşmak durumundayız.” dedi.

BEŞTAŞ: ACI BİZİM İÇİN DE ÇOK BÜYÜK

Yeniden söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Beştaş, açıklamasının yanlış anlaşıldığını ifade etti.

Milli yas ilan edilen günleri hatırlatan Beştaş, “Sorun imza değil sorun bu meseleyi hissetmek ve çözüm için zorlayıcı olmak. Biz bu parlamentoda her türlü saldırılarına rağmen bu meseleyi ifade eden, çözüm için mücadele eden partiyiz. Acı bizim için de çok büyük, onlar kadar bizim de büyük. Ölen gençler hepimizin evlatları. Gelin bir gün değil, bir hafta tatile girmeyelim, yılbaşı da dahil bir neticeye ulaşana kadar, gelecek hafta, 31 Aralık’a kadar bu meseleyi kapalı oturumda tartışmaya, ortak çözümleri bulmaya hazırız.” diye konuştu.

Daha sonra TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara vererek grup başkanvekillerini toplantıya davet etti.

ÖZEL ‘DERHAL BİLGİLENDİRME’ İSTEMİŞTİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’nin 2 günde 12 askerini şehit vermesiyle ilgili yaptığı açıklamanın bir kısmında “Hükümet, Milli Savunma Bakanı aracılığıyla derhal siyasi parti gruplarını ve Meclis’i bilgilendirmelidir” demişti. Özel, “Bu bilgilendirme yapılmadan, sorularımıza yanıt almadan ve ikna olmadan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin altında imzası olan hiçbir bildiriye imza atmayacağız” ifadelerini kullanmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/tbmmde-ortak-bildiri-tartismasi/feed/ 0