Plan – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 10 Apr 2024 21:45:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Patara’da imar planı iptal edilsin’ https://www.foxhaber.com.tr/patarada-imar-plani-iptal-edilsin/ https://www.foxhaber.com.tr/patarada-imar-plani-iptal-edilsin/#respond Wed, 10 Apr 2024 21:45:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5930 Kaş Çevre ve Kültür Derneği, Patara Antik Kenti’nin nekropol ve deniz kaplumbağası yuvalama alanlarını içerdiği belirtilen, üzerinde 800’ü aşkın kaçak villa ve yazlık bulunan alanda yapılaşmayı yasallaştıracağı ve yeni yapılara yol açacağı aktarılan 1/25 binlik imar planının iptal edilmesi çağrısında bulundu.

Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Aksoy, Likya Uygarlığı’nın başkenti Patara’nın, barındırdığı tarihi, kültürel ve doğal değerler nedeniyle arkeolojik ve doğal sit olarak tanımlandığını, 1990 yılında da Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildiğini söyledi.

Aksoy, Patara’nın aynı zamanda nesli tükenme tehlikesi altında olan caretta caretta deniz kaplumbağalarının da Akdeniz’deki en önemli yuvalama ve yumurtlama alanlarından biri olduğunu vurguladı.

TÜRKİYE KORUMA SÖZLEŞMELERİNİN TARAFI

Bu alandaki biyoçeşitliliğin korunması için Türkiye’nin, BM Çevre Programı kapsamında, Akdeniz Özel Koruma Alanları ve Biyolojik Çeşitliliğe ilişkin Barselona Sözleşmesi’ne imza atan 21 Akdeniz ülkesi arasında olduğunu aktaran Aksoy, deniz kaplumbağalarının korunması için Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması (BERN) sözleşmesine de tarafı olduğunu kaydetti.

TARİHİN ÜZERİNE 800 KONUT

Aksoy, kazı çalışmaları sırasında nekropol alanı olduğu anlaşılan araziler korunması gerektiğini ancak 2008 yılında düşük yoğunluklu yapı izni verilmesi ile Patara’nın ikinci konut/villaların inşaat alanına dönüştüğünü söyledi. Aksoy, “2023’e geldiğimizde 800’ün üzerinde ikinci konut inşaatı ile antik kent alanının içinde tarihin üzeri betonla örtülmüştü” dedi.

PLANIN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI

Patara 1/25 binlik Özel Çevre Koruma Bölgesi Planı’nın Kaş’ta 18 Mart 2022 ve 25 Ocak 2023 tarihlerinde askıya çıkartıldığını, itirazlar sonucu indirildiğini belirten Aksoy, “En son 12 Mayıs 2023 tarihinde ‘OLUR’ ile onaylanan 5 Haziran 2023 tarihinde askıya çıkarılan plan, Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın da desteği ile Kaş Çevre ve Kültür Derneği, TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası tarafından dava edilmişti” diye konuştu.

“VİLLALARI YASALLAŞTIRACAK PLANDAN VAZGEÇİN”

Aksoy, planda ikinci konut alanına dönüştürülecek Patara Antik Kenti’nin Gelemiş Mahallesi 3’üncü derecede arkeolojik sit alanındaki ‘nekropol’ alanlarının, 1’inci ve 2’nci derecede arkeokolojik sit alanı ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu alanla ilgili Koruma Kurulu üyeleri Prof. Dr. Orhan Kuntay ve Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu’nun ‘muhalefet şerhi’ bulunduğuna da dikkati çeken Aksoy, şöyle devam etti:

-Bu şerhte, Patara’nın bu bölgesinin de hassas bir sit olduğu ve korumanın önem taşıdığı, birinci veya ikinci derece Arkeolojik Doğal Sit ilan edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Kaçak yapılaşmalar tasfiye edilmeli, 7 yıl süren bir çalışmanın sonucu ortaya çıkarılan Gelemiş Koruma Amaçlı İmar Planı uygulanmalıdır. Üç farklı koruma statüsü olan bu özel ekosistem üzerinde yükselen villaları yasallaştıracak ve bir o kadarının inşa edilmesine sebep olacak bu planlama yanlışından kesinlikle vazgeçilmelidir.

KAMU YARARI VE VİCDANINA AYKIRI

Aksoy, yıllarca dava konusu olan, mevzuata aykırı ve yıkım kararı bulunan kooperatif villalarının, hakkaniyet ilkesine aykırı olarak ödüllendirildiğini, ‘Ticaret-Turizm- Konut Karma Kullanım Alanı (TTKKKA)’ olarak planlanmasının bilimsel ve çağdaş planlama anlayışına, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararı ve vicdanına aykırı olduğunu kaydetti.

DÜNYA MİRASI LİSTESİNE ADAY

Daha fazla yapılaşmaya yönelik çevresel sorunları artıracak şekilde planlanan alanların ‘ekolojik etkilenme bölgesi’ olduğuna da vurgu yapan Aksoy, “Bu alanların ikinci konut/villa yapımına dönük planlanması, biyolojik, ekolojik, tarihi ve tarımsal değerlerin üzerinde baskı yaratacak, eşsiz ekosistemin geri dönüşü olamayacak şekilde beton altına alınıp, tahrip edilmesine neden olacaktır. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti’nin Patara’nın Dünya Mirası Listesi’ne alınması yönündeki çabalarına zıtlık teşkil etmektedir” diye konuştu.

‘MEVCUT PLAN İPTAL EDİLSİN’ ÇAĞRISI

Patara ÖÇKB için hazırlanmış ve kapsamlı bir bilimsel çalışma olan ‘Yönetim Planı’ önerilerinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğine de işaret eden Aksoy, şu çağrıda bulundu:

– 30 yıl önce yapılmış Yönetim Planı’nın hızla güncellenmesi, Çevresel Etki Raporu’nun (ÇED) hazırlanması ve Patara’nın taşıma kapasitesinin hesaplanması gerekir. İkinci konut/villa üretmeyi hedefleyen mevcut planın iptal edilerek Patara’nın ‘Özel Çevre’ ve SİT ilan edilme sebepleri olan ekolojik, biyolojik, doğal, tarihsel, arkeolojik, kültürel ve tarımsal değerlerini ve nesli tükenme tehlikesi altında olan caretta carettaları güvence altına alan, koruma amaçlı planlama yapılmasını önemle arz ediyoruz.

KEŞİF 16 NİSAN’A ERTELENDİ

Diğer yandan planın iptaline yönelik açılan dava kapsamında mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyetinin bugün bölgede yapacağı keşif ertelendi. Patara 1/25 binlik ÖÇKB Nazım İmar Panı keşfinin 16 Nisan’a ertelendiğini dile getiren Aksoy, Limanağzı bölgesini yapılaşmaya açan plan için olumlu raporlama yazan heyetin aynı heyet olduğunu da açıkladı.

Aksoy, şunları söyledi:

– 2015 yılından günümüze Limanağzı bölgesi önce Turizm Alanı, daha sonra Ekoturizm Alanı olarak üç kez imara açılmak istenmiş, ODTÜ, Dokuz Eylül ve Akdeniz üniversitelerinden atanan bilirkişilerce hazırlanmış üç rapora istinaden bu planlar iptal edilmişti. Atanan dördüncü heyetin ilk üç heyetten farklı görüş bildirmesine anlam veremediğimizi ve bu durumun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/patarada-imar-plani-iptal-edilsin/feed/ 0
Zelenskiy savaşta ölen asker sayısını ilk kez açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/zelenskiy-savasta-olen-asker-sayisini-ilk-kez-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/zelenskiy-savasta-olen-asker-sayisini-ilk-kez-acikladi/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:36:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4319 Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki “Ukrayna. Yıl 2024” forumunda düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Küresel Barış Zirvesi’nin ilkinin yapılacağı zamana değinen Zelenskiy, birinci zirvenin ilkbaharda İsviçre’de gerçekleşeceğini, ikincisinin ise başka bir kıtada yapılmasını istediklerini söyledi.

“BİZE DAYATILACAK HERHANGİ BİR MÜZAKERE FORMATINI İSTEMİYORUZ”

Volodimir Zelenskiy, diğer ülkelerin, Rusya ile herhangi bir müzakere formatını Ukrayna’ya dayatmasına karşı uyarıda bulunarak, “Bize dayatılacak herhangi bir müzakere formatını, herhangi bir barış formülünü istemiyoruz. İnisiyatifin sadece Ukrayna’dan gelmesi çok önemli.” ifadelerini kullandı.

Birinci Küresel Barış Zirvesi sürecinin tahıl koridoru anlaşmasıyla aynı olduğuna işaret eden Zelenskiy, barış zirvesinde “bir plan geliştirileceğini, daha sonra ülkelerin teknik olarak savaşın getirdiği krizlerin her biriyle ilgileneceğini” kaydetti.

Zelenskiy, “(Barış zirvesinde) Ülkeler ilgili belgeyi hazırladıklarında bu adil olacak ancak bu Rusya’nın bu belgeyi kabul edeceği anlamına gelmez. Kimse Rusya’nın bu belgeyi kabul edeceğini garanti edemez. (Rusya) Onların tarafından kimler olacağını bilmiyoruz ancak her halükarda bu belgenin müzakereciler tarafından tahıl girişimi formatında olduğu gibi Rus tarafına sunulacağını söylüyoruz. Böylece ikinci zirvede, adil bir barış ve savaşın sona ermesi için uygun diplomatik adımları atmaya hazır olacağız. Bu bizim girişimimiz ve mümkün olduğunca çok sayıda ülkenin yanımızda olmasını istiyoruz. İleriye doğru adım atmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

“EĞER UKRAYNA KAYBEDERSE BİZ YOK OLURUZ”

Savaşı sona erdirmek için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile müzakerelere hazır olup olmadığı sorusu üzerine, “muhaliflerini öldüren bir adamla müzakere etmenin mümkün olmadığı” yanıtını veren Zelenskiy, “Ona savaşı kaybettiğini kabul edebileceği bir platform sunarız. Ukrayna bu savaşı kaybedecek mi? Kaybetmeyeceğinden eminim. Kazanmaktan başka alternatifimiz yok. Eğer Ukrayna kaybederse biz de yok oluruz. Böyle bir final istemiyoruz.” dedi.

Zelenskiy, Ukrayna’nın savaşı kaybedip kaybetmeyeceğinin ve bu savaşta ne kadar asker kaybı vereceğinin ancak ortaklara bağlı olduğuna işaret ederek, “Putin’in geriye doğru attığı tüm adımlar toplum üzerinde büyük bir etki yaratacaktır. O zaman iç güvenliği düşünecektir. Bugün Putin planlar ve rakamlarla hareket ediyor ve 2030 planlarından bahsediyor. Kendisini 2030 yılına kadar görüyor, biz onunla daha erken bitirmek istiyoruz.” ifadesini kullandı.

ERDOĞAN AÇIKLAMASI

Mıkolayiv bölgesindeki limanlardan sevkiyatın yeniden yapılması konusuna değinen Zelenskiy, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Mıkolayiv bölgesinde denizin açılması konusunda bize yardımcı olabileceğine inanıyorum. Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Gutteres ile Karadeniz’de seyrüsefer serbestisi konusunu görüştüğünü biliyorum. Biz böyle bir görüşmeye hazırız. Bu konunun (Küresel Barış Zirvesi) ilk açılış zirvesinde çözülebileceğine inanıyoruz.” sözlerini sarf etti.

ÖLEN ASKER SAYISINI İLK KEZ AÇIKLADI

İlk kez Ukrayna’nın savaştaki asker kaybını açıklayan Zelenskiy, “Bu savaşta 31 bin Ukraynalı asker öldü. Putin’in yalan söylediği gibi 300 bin ya da 150 bin değil. Ancak her kayıp bizim için büyük bir kayıptır. 180 bin Rus öldü.” bilgisini paylaştı.

Zelenskiy, uluslararası ortakların Ukrayna’ya gecikmeksizin uzun menzilli silah sağlama talebini dikkate alıp almadığı sorusu üzerine de “ATACMS’lara gelince, (menzili) 300 kilometre. Buna neden ihtiyacımız olduğunu anlıyorsunuz. Detayları hakkında konuşmak istemem, ancak nedenini anlıyorsunuz. Rusya, bununla ne yapacağımızı anlıyor. Gerçekten uzun menzilli silahlar üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz. İzin verirseniz genel bir cevap vermek istiyorum. Bu silah konusunda ortaklarımızdan gelen tepkilerle ilgili olumlu düşünüyorum.” yanıtını verdi.

Volodimir Zelenskiy, yeni bir karşı taarruza geçip geçmeyecekleri ve bu durumda nasıl hareket edecekleri sorusuna, “Önemli olan bir plana sahip olmak. Böyle bir plan var. Size bu planın detaylarını söyleyemem. Ukrayna ordusunun planlarını ne kadar az kişi bilirse Ruslar için beklenen sonuç değil zafer hızlı olacak.” değerlendirmesini yaptı.

Ukrayna’nın 2023’teki karşı taarruzuyla ilgili Zelenskiy, “Açıkçası geçen yılki karşı taarruz eylemlerimiz, taarruz başlamadan önce Kremlin’in masasındaydı.” ifadesini kullandı.

Zelenskiy, Genelkurmay Başkanlığının 2024 için net bir savaş planı olduğunu, ancak bilgi sızıntıları nedeniyle birkaç alternatif plan hazırladığını aktardı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/zelenskiy-savasta-olen-asker-sayisini-ilk-kez-acikladi/feed/ 0
Son depremler nerede oldu? AFAD ve Kandilli Rasathanesi son dakika depremler listesi… https://www.foxhaber.com.tr/son-depremler-nerede-oldu-afad-ve-kandilli-rasathanesi-son-dakika-depremler-listesi/ https://www.foxhaber.com.tr/son-depremler-nerede-oldu-afad-ve-kandilli-rasathanesi-son-dakika-depremler-listesi/#respond Sun, 28 Jan 2024 09:09:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2707 Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de irili ufaklı depremler her gün yaşanıyor. Son olarak özellikle Ege, Doğu Anadolu ve Akdeniz’de ufak büyüklükte depremler meydana geldi. İşte AFAD ve Kandilli Rasathanesi son depremler listesi…

SON DEPREMLER LİSTESİ

Yaşanan depremlerin saatini ve büyüklüğünü anlık olarak takip etmek mümkün. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem- Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTİM) tarafından kaydedilen depremlere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

AFAD SON DEPREMLER

“İSTANBUL’DA 100 BİN BİNA YIKILACAK”

Olası Marmara depreminde İstanbul’da çok kayıp verileceğini ifade eden İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’de afete dair plan ve programın olmadığını ifade etti.

Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:

-Deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? Buna yönelik plan ve program yok. Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz.
-Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 senede deprem riskini azaltabiliriz. Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek.

-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli, yoksa bu işin altında kalacağız.

“DEPREME, YARIN OLACAKMIŞ GİBİ HAZIRLANMAMIZ LAZIM”

Marmara Bölgesi’ndeki fayların 1509,1766 ve 1902 yıllarında kırıldığını ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:

-Kuzey Anadolu Fay Hattı Marmara Denizi’nin içinden geçiyor. En son 1999’da Kocaeli’nde kırıldı.

-1902’de kırılan bir kısım var ortadaki kısmın kırılmasını bekliyoruz. En eski kırılan 1509, o daha önce kırılır, orada enerji birikmiş diye düşünüyoruz. Marmara’da deprem olacak mı olmayacak mı diye bir şey söz konusu değil, deprem olacak ama tam zamanını, gününü ve saatini bilmiyoruz.
-Baktığınız zaman 500 yılı geçtik, o yüzden depremin eli kulağında. Bana ‘deprem ne zaman olacak ?’ diye soranlara ‘yarın olacak’ diyorum. Depreme, yarın olacakmış gibi hazırlanmamız lazım.

-Bu oynanacak bir kumar değil, burada canımız söz konusu. Herkes; aile, birey, iş yeri, sanayi, fabrika, sokak, okul, ilçe, şehir ve ülke yarın deprem olacakmış gibi hazırlanmak zorunda.

“BU BİR MİLLİ GÜVENLİK VE BEKA PROBLEMİ”

Türkiye’de 1999 Gölcük depreminden sonra çok şey yapıldığını ancak yapılanların yetmediğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şöyle konuştu:

-İstanbul’da 100 bin binanın yıkılacağını biliyoruz. Her bina başına 100 kişi koysak, 10 milyon arama kurtarmacı lazım. Böyle bir şey yok, ölmeye planlanmış gibiyiz.

-Bir an önce bu 100 bin binayı 100 binaya indirmemiz lazım. Eğer bu riski önceden azaltmazsak bu afetin altından kalkamayız, afeti yönetemeyiz, mümkün değil. Bu bir arama kurtarma problemi değil, bu bir risk yönetimi problemi.

-Apartmanımızda metrekare ve kuruş hesabı yapmamalıyız, herkes sağlam evde oturmak istiyor ama para vermek istemiyor, herkes ‘evim sağlam olsun’ diyor ama metrekaresi küçülmesin istiyor, böyle bir şey yok.

-O yüzden benim tavsiyem şu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’a gelip belediye başkanları, valilik, STK’lar, ticaret odası, sanayi odası hepsini toplayıp acil olmayan bütün yatırımları dondurup ‘bu 100 bin binayı deprem olmadan nasıl güçlendirebiliriz’ diye düşünmeliler.

-Bu bir milli güvenlik ve beka problemi. Türkiye’nin gayri milli hasılasının büyük bir kısmının yok olma tehlikesi var. Büyük miktarda insan kaybedeceğiz. Türkiye için en büyük problem bu.

“BİZ AFET YÖNETİMİNİ TERSTEN ANLAMIŞIZ”

– En basit bir hesapla 100 bin binanın yıkıldığı yerde 10 milyon arama kurtarmacı lazım. İstanbul’dakilerin aileleri de afetzede olmasa diğer illerdeki insanları toplayıp anında buraya getirsek hepsi 40 bin kişi. Her enkazın başına bir kişi bile koyamayız, koysak bile ölenleri geri getiremeyeceğiz.

-‘Biz insanları nasıl enkaz altından kurtarırız değil,’ ‘ne yaparsak insanlar enkaz altında kalmaz’ diye çalışmamız lazım. Biz afet yönetimini tersten anlamışız. ‘Afet olacak, arayacağız, kurtaracağız’ bu afet yönetimi değil. Kriz yönetiminden risk yönetimine geçmemiz lazım.

“DENİZCİLİKTEN TAŞIMAYI, ULAŞIMI VE TAHLİYEYİ PLANLAMAMIZ GEREKİYOR”

İstanbul’un kıyılarında daha önce tsunami oluştuğunu ve yine olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, “Tsunami kıyılarda yaşayanların bilmesi gereken bir tehlike. Tersaneler, limanlar, kıyıdaki iskeleler bunlar çoğu dolgu alanlarında yapılmış, bunlar mutlaka zarar görecek, hiçbir şeye güvenemeyiz, hepsini kontrol etmemiz gerekiyor. Ona göre biz denizcilikten taşımayı, ulaşımı ve tahliyeyi planlamamız gerekiyor” dedi.

“İSTANBUL KAPTANI OLMAYAN PUSULASIZ BİR GEMİ GİBİ OKYANUSTA GİDİYOR”

İstanbul’un obez bir şehir haline geldiğini söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

-İstanbul yaşanmaz bir şehir haline dönüştü. İstanbul’un yolları, toprakları ve havası bu trafiğe ve insana yetmiyor, İstanbul’un suyu yetmiyor, artık çöküntüye giden bir şehir.

-İstanbul’da bir günde iki, üç yere gidemezsin, en fazla bir yere gidebilirsin. İstanbul’u büyüterek yaşanmaz bir hale getirdik.

-İstanbul’un sınırları ve karakterinin belli olması lazım, kaç milyon kişiyi besler, herkesin buraya mı gelmesi lazım?

-İstanbul sanayi kenti mi, turizm kenti mi, eğitim kenti mi? Buna karar vermemiz lazım. İstanbul şu anda kaptanı olmayan pusulasız bir gemi gibi okyanusta gidiyor” diye konuştu.

“BU İŞİN ALTINDA KALACAĞIZ”

Deprem krizi ile ilgili plan ve programın olmadığını söyleyen Prof. Dr. Kadıoğlu şunları ekledi:

-Yer bilimci arkadaşlar 7.4, 7.6 civarında büyüklükte bir depremin Çınarcık fayında olacağını bekliyor. Bu işin afet yönetiminde biz faylarla uğraşmayız, yer bilimcilerden en kötü senaryoyu alıp ona hazırlanmaya çalışırız.

-Kahramanmaraş’ta bir sismik boşluk olduğunu biliyorduk, yani Türkiye’de nerede deprem olacağı biliniyor. Şu an da 5-6 nokta var, birisi Marmara, burada deprem olacak bunu herkes biliyor ama deprem olduktan sonra bu şehri yeniden nasıl yapılandıracağız, enkazı nereye dökeceğiz, kalıcı konutları nerede yapacağız? buna yönelik plan ve program yok.

-Tamamen refleks üzerine hareket ediyoruz, bu bizim en büyük problemimiz. Büyük bir seferberlik yapılırsa 3-5 sene de deprem riskini azaltabiliriz.

-Bunu tek başına bakanlık, valilik, belediye yapamaz, bütün herkes bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesi toplamalı, yurt dışından kredi alması gerekiyorsa alınmalı ve herkesi yönlendirmeli yoksa bu işin altında kalacağız.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/son-depremler-nerede-oldu-afad-ve-kandilli-rasathanesi-son-dakika-depremler-listesi/feed/ 0
Dışişleri: GKRY’nin girişimleri çözüme zarar veriyor https://www.foxhaber.com.tr/disisleri-gkrynin-girisimleri-cozume-zarar-veriyor/ https://www.foxhaber.com.tr/disisleri-gkrynin-girisimleri-cozume-zarar-veriyor/#respond Fri, 22 Dec 2023 21:36:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1357 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) direktifine dayanan ve tüm üye ülkelerce hazırlanmakta olan “Deniz Saha Planlaması”nda belirtilen alanların bu haliyle Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) haklarını ihlal ettiğine işaret ederek, Türkiye’nin Akdeniz’deki Türk kıta sahanlığının sınırlarının 2004 yılından başlayarak, son olarak 2020’de Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde kayda geçirildiğini anımsattı.

“GKRY’nin deniz yetki alanlarına dair tek taraflı tasarruflarının kabul edilmeyeceği başından beri ifade edilmekte ve ülkemizin sahadaki uygulamaları bu çerçevede sürmektedir.” ifadesini kullanan Keçeli, Rum tarafının AB’nin Deniz Saha Planlaması’na ilişkin direktifini “istismar etme teşebbüsünün beyhude çabaların son halkası” olarak görüldüğünü belirtti.

Açıklamada ayrıca şunlar kaydedildi:

“Kıbrıs Adası’nın batısında Türkiye’nin meşru hak ve yetkileri, Ada’nın etrafındaki alanlarda ise Kıbrıs Türklerinin meşru hakları bulunmaktadır. GKRY’nin, haris, gerçeklerden kopuk ve geçerliliği bulunmayan gayrimeşru girişimleri Kıbrıs sorununun kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması gayretlerine zarar vermektedir. Türkiye’nin Avrupa Birliği dahil üçüncü taraflardan beklentisi değişmemiştir. Deniz yetki alanları ve bununla bağlantılı meselelerin Kıbrıs sorununun çözüm sürecine olumsuz yansımaları göz ardı edilmemelidir. Rum tarafının bölgede oldubittiler yaratmaya çalışmak yerine, Kıbrıs meselesinin çözümünün ancak Ada’daki gerçekler temelinde mümkün olabileceğini kabullenerek, KKTC ile işbirliğini geliştirmeye teşvik edilmesini bekliyoruz.”

KKTC’DEN “ULUSAL DENİZ MEKANSAL PLANI” TEPKİSİ

Öte yandan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, GKRY’nin 20 Aralık 2023’te sözde “Ulusal Deniz Mekansal Planı” kabul ettiğini açıkladığı aktarılarak, bu planın temel amacının ekosistem temelli bir yaklaşım benimseyerek denizdeki enerji sektörlerinin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak olduğu ve planın enerji kaynakları, deniz taşımacılığı, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ile turizmi kapsadığının belirtildiği kaydedildi.

Açıklamada söz konusu planın, Kıbrıs Rum liderliğinin Kıbrıs Adası’nın tek sahibi zihniyeti ile hareket etmeye devam ettiğini gösteren son örnek olduğu ifade edilerek, Kıbrıs Türk halkının adanın etrafındaki suların da eşit sahibi olduğu hatırlatıldı.

GKRY’nin, Kıbrıs Türk halkı adına herhangi bir söz söylemeye veya adım atmaya hiçbir yetkisinin olmadığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“GKRY, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını yok sayarak ilan ettiği sözde ‘Ulusal Deniz Mekansal Planı’na ek olarak, gerek ülkemiz, gerekse Türkiye Cumhuriyetinin ilan ettiği deniz yetki alanlarıyla örtüşen bir harita yayımlayacak kadar ileri gitmiştir. Kıbrıs Türk halkının söz sahibi olmadığı bu sözde plan ve harita, uluslararası hukuka göre yok hükmündedir ve bizim açımızdan hiçbir geçerliliği yoktur.

Tek taraflı faaliyetleriyle Kıbrıs Türk halkının Ada ve etrafı ile ilgili eşit haklarını ihlal etmeye devam eden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, tüm yapıcı çağrılarımıza rağmen Ada’da ve Doğu Akdeniz bölgesinde işbirliği yerine gerginliği tırmandırmayı tercih ettiğini bir kez daha göstermiştir.”

KKTC’nin Doğu Akdeniz’de Rumlara yaptığı olumlu çağrılar hatırlatılan açıklamada, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını korumak için gerekli tüm adımları kararlılıkla atılacağı kaydedildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/disisleri-gkrynin-girisimleri-cozume-zarar-veriyor/feed/ 0