İstifa açıklmasında “stratejik hata” vurgusu yapan Prof. Dr. Taner Demirer, “Merkez parti olmayı hedefleyen ve 6 yılda önemli başarılara imza atan İYİ Parti hem genel seçimde hem de yerel seçimlerde yapılan stratejik hatalarla hızla irtifa kaybetmekle kalmamış, izlediği politikalar ve söylemleri ile Türk Milletinin beklentisi olan merkez parti olma hedefinden de hızla uzaklaşmıştır” dedi.
Akşener’e teşekkür ederek “Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’e bundan sonraki hayatında her şeyin gönlünce olmasını diliyorum” diyen açıklmasında şu ifadelere yer verdi:
“İYİ’ler ve cesurlar hareketinin yiğit neferleri, Değerli İYİ Parti’li kardeşlerim,
Bildiğiniz üzere partimizde önce Toplumsal Politikalar başkan yardımcısı görevinde bulundum takiben olağan kongremizde GİK üyesi seçildim. Genel Başkanımız tarafından Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak başkanlık divanında görevlendirildim.
Hem partimde hem de seçim bölgem Yozgat’ta partim için canla başla çalıştım. İYİ Partide görev yaptığım sürece Anadolu’nun her köşesinden İYİler ve cesurlar hareketinin temiz kalpli, vatansever yiğit neferleri ile tanıştım. Birçok yeni arkadaşlar edindim. Siyaset adına çok şey öğrenmemin yanı sıra önemli tecrübeler de edindim.
Genel seçimde Yozgat’ta yapılan ve delegelerimizin %75’inin katıldığı temayül yoklamasında oyların %70’ini alarak açık ara birinci çıkmama rağmen aday yapılmadım ve büyük haksızlığa uğradım ancak delegelerimizin bana bahşettiği bu güvenden ötürü gurur duydum.
Takiben Genel Başkanımız Yozgat mitinginde her ne kadar olası kabinenin sağlık bakanı olarak benim elimi kaldırsa da bu süreç maalesef istenildiği gibi sonuçlanmadı. CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve kurmayları tarafından yerel seçim öncesi getirilen işbirliği teklifini GİK toplantımızda destekledim ve canla başla işbirliğine eveti savundum, ancak azınlıkta kaldım.
Maalesef partimizin çoğu GİK üyeleri tarihi öneme haiz o toplantıda günümüz siyasetinin önemli bir düsturu olan “kazan-kazan” stratejisini göz ardı ettiler. Hür ve müstakil girdiğimiz yerel seçimde aldığımız sonuç hem partimizin yetkili kurullarının hem de teşkilatlarımızın beklentisinin çok altında kaldı.
Yerel seçim sonrası Genel Başkanımızın olağanüstü kurultay kararı alması ve kurultayda aday olmayacağını açıklaması kendi takdiri olmakla birlikte ne yazık ki partimiz için önemli bir kırılma noktası olmuştur.
Merkez parti olmayı hedefleyen ve 6 yılda önemli başarılara imza atan İYİ Parti hem genel seçimde hem de yerel seçimlerde yapılan stratejik hatalarla hızla irtifa kaybetmekle kalmamış, izlediği politikalar ve söylemleri ile Türk Milletinin beklentisi olan merkez parti olma hedefinden de hızla uzaklaşmıştır.
Gelinen bu noktada İYİ Parti üyeliğimi sonlandırıyor ve partideki tüm görevlerimden istifa ediyorum. Genel Başkanımız Sn. Meral Akşener’e bundan sonraki hayatında her şeyin gönlünce olmasını diliyorum.
Olağanüstü kurultayda genel başkan adayı olan değerli arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Siz İYİ partili kardeşlerimle birlikte yürümenin getirdiği güzel anıları hiçbir zaman unutmayacağım. Bu süre zarfında birlikte çalıştığım herkese içtenlikle teşekkür ediyorum. Yolunuz açık olsun.
Prof. Dr. Taner Demirer
İYİ Parti Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.”
]]>EKONOMİK KAOS YAŞANDI
Gelişmiş ülkelerde son iki yılda kademeli geçiş uygulandığını hatırlatan Babuşcu, Türkiye’nin içinde bulunduğu ve krize doğru giden ağır sorunlu ekonomik ortamın, kademeli geçişten daha çok radikal ve kısa sürede etki gösterecek hızlı önlemleri gerektirdiğini ifade etti. Bu yapılmadığı için bugün aradan geçen altı aylık sürede pek bir gelişme sağlanamadığını belirten Babuşcu, “2023’ün ilk yarısı seçim ekonomisi ve yanlış politikalar ile birlikte tam bir ekonomik kaos şeklinde geçmiş, yılın ikinci yarısı ise doğru politikaların ürkek adımlarla atılmaya çalışıldığı bir dönem oldu” dedi.
TALEP DÜŞÜRÜLEMİYOR
Prof. Babuşcu, son 6 aydır uygulaan politikalarla enflasyonda istenilen ölçüde düşüş sağlanamadığına işaret ederek, bunun nedenlerini ise şöyle sıraladı: “Hane halkının talebinin yeterince düşürülemediği, kamu kesiminde zaten tasarruf nitelikli hiçbir şey yapılmadığı için kamunun mal ve hizmet talebi de son hızla devam ediyor. Bunların yanında geleceğe güven de halen sağlanamadı. Enflasyonun düşmesi için bütün ümidimizi 2024’ün ikinci yarısında oluşacak baz etkisine bağlamış durumdayız.”
Kaç kişi ‘kesinlikle evet’ cevabını verir?
Şu anki gidişata göre, iktidar mevcut politikaları destekliyormuş ve uzun süre devam ettirilecekmiş gibi bir ortam olduğunu ifade eden İktisatçı, Prof. Dr. Şenol Babuşcu, şöyle devam etti: “Ancak acaba kaç kişi yerel seçimler sonrası ve özellikle de 2024’ün ikinci yarısında bu politikalar devam ettirilir mi sorusuna ‘kesinlikle evet’ cevabı verebilir? Geçmiş sicilimizin bu anlamda bozukluğu ve tek adama dayalı yönetim sistemi bize bu güvensizliği veriyor. Ekonomi yönetiminin ve Merkez Bankası Başkanı’nın bir sabah kalktığımızda görevden alınmış ve çok farklı politikaların uygulanmaya başlanmış olma durumlarıyla karşılaşma olasılığımız hiç de az değil. Hem yurt içinde hem de yurt dışında duyulan güvensizliğin temel nedeni bu.”
KKM yavaş eriyor, tasfiyesi zaman alır
Seçim sonrası politika değişiklikleri ile zaman içinde tasfiye edilmesine yönelik cazibesini ortadan kaldırıcı alınan önlemlerle 3 trilyon TL’yi aşan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının en son 2.7 trilyon TL’nin altına indiğine de değinen Prof. Dr. Babuşcu, bu düşüşün olumlu gibi görünmekle birlikte düşüş hızının çok yavaş olduğunu ve bu nedenle tasfiyesinin çok uzun zaman alacağını söyledi. Dolayısıyla KKM 2024’te de devletin üzerinde bir yük olmaya devam edecek.
]]>