Bakanlık, mesleki eğitime yönelik “Beceri Geliştirme Programı” adıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirecek.
10 İLDE PİLOT OKULLAR
Ortaokul 7. sınıftan itibaren öğrencilerin meslek liselerinde ücretsiz katılabileceği uygulama İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum, Konya, Mersin, Rize, Samsun, Sivas ve Şanlıurfa olmak üzere 10 ilde 196 okulda başlatılacak. Pilot uygulamanın, ülke geneline yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütülecek.
Meslek liselerinde yürütülecek “zanaat atölyeleri” olarak da anılan yeni uygulama ile ortaokul öğrencilerinin de temel becerilerinin erken yaşta geliştirilmesi sağlanacak.
Yeni program ile ayrıca öğrencilere erken dönemde temel mesleki becerileri keşfetmeleri ve kazanmaları, akademik ve mesleki başarılarını artırmaları, geniş kariyer seçeneklerine sahip olmaları, iş hayatına uyumlarının kolaylaştırılması ile yaşam boyu öğrenme felsefesinin aktarılması amaçlanıyor.
Beceri Geliştirme Programı’na, resmi ve özel örgün eğitim kurumlarında en az 7. sınıf düzeyinde öğrenim gören gönüllü öğrenciler katılacak. İlerleyen zamanda programa lise öğrencileri de başvurabilecek.
55 KURS ARASINDAN SEÇİM YAPACAKLAR
Beceri Geliştirme Programı’nın uygulanması için mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında uygulanan alanların, temel becerileri içeren derslere ait programlardan yararlanılarak “55 kurs programı” hazırlandı.
Kursa katılacak tüm öğrenciler, ilk başta 8 saatlik iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden geçecek.
Meslek liselerinde uygulanacak programda öğrenciler, “zanaat atölyeleri”nde, yiyecek-içecek hizmetleri, bilişim, el sanatları, elektrik-elektronik, metal, gıda teknolojileri ile mobilya ve iç mekan tasarımı, grafik ve fotoğraf, tarım ve radyo-televizyon alanlarını seçebilecek.
Kurslar arasında, bilişimde ileri teknoloji kavramları, elektronik tablolama, toprak, arazi hazırlığı, bitki bakımı, yumurta pişirme, pekmez üretimi, kolay hamur işleri, bilgisayarda fotoğraf düzenleme gibi 55 seçenek bulunuyor.
MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ
Beceri Geliştirme Programı’nın uygulanması için Milli Eğitim Bakanlığı Destekleme ve Yetiştirme Kursları Yönergesi’nde değişiklik yapıldı ve uygulama kılavuzu hazırlandı.
Kılavuza göre, kursların açılış, kapanış, onay, öğretmen-öğrenci kayıt, ders programları gibi iş ve işlemleri için e-Kurs Modülü (https://e-kurs.meb.gov.tr) oluşturuldu. Kurslara katılmak isteyen öğrencilerin sınıf seviyesine uygun öğrenim görmesi sağlanacak.
Öğretmenler, yalnızca görev yaptıkları kurs merkezinde açılan ve alanına uygun kurslarda görev alacak. Kurslarda günlük eğitim süresi en fazla 6 ders saati olarak uygulanacak.
Özel öğretim kurumları veya herhangi bir yayınevi ile işbirliği içinde kurs açılamayacak.
Beceri geliştirme programlarında öğrenci başarısı, ilgili modüler kurs programının özelliğine uygun şekilde yapılacak değerlendirme sonucuna göre belirlenecek.
Beceri geliştirme programlarını başarıyla tamamlayanlara modül başarı belgesi verilecek ve belgeler, öğrencinin e-Portfolyosu’na işlenecek.
Beceri Geliştirme Programı uygulanmaya başlandıktan sonra yeni kurslar da sisteme eklenmeye devam edecek.
Programın ilki, bu yaz tatilinde başlayacak.
]]>
Şimşek, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından düzenlenen Küresel Görünüm Forumu’nda Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin politika önceliklerini anlatan Şimşek, OVP’nin “güçlü ve güvenilir” bir çerçeveye sahip olduğunu söyledi.
Şimşek, “Program, fiyat istikrarını ve kamu maliyesi disiplinini yeniden sağlamayı aynı zamanda cari açığın azaltılması gibi diğer bazı makroekonomik zorlukları da ele almayı amaçlıyor. Nihai hedef sürdürülebilir yüksek büyüme oranı ve herkes için refah sağlamak” dedi.
Kısa vade en önemli zorluğun yüksek enflasyon olduğunu belirten Şimşek, ” Maliye politikasıyla merkez bankasının enflasyonla mücadele çabalarını desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Şimşek, programın temel amaçlarının fiyat istikrarının sağlanması, rekabetçilik ile verimliliğin artırılması ve yapısal reformlar olduğunu anlattı.
Türkiye’de geçen yıl meydana gelen depremlerin bütçede büyük bir açığa neden olduğunu anımsatan Şimşek, açığın azaltılmasına yönelik önemli tedbirler aldıklarını kaydetti.
‘ENFLASYONUN DÜŞÜRÜLMESİ ÖNCEKLİ HEDEFİMİZ’
Türkiye’nin ana ticaret ortaklarının büyüme beklentilerindeki iyileşmenin dış talebi destekleyeceğini belirten Şimşek, “Cari açık program hedeflerimizin ötesinde daralıyor” diye konuştu.
Şimşek, aylık enflasyonun yavaşladığını ve yıllık enflasyonun ise bu yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başlayacağını kaydetti. Bakan Şimşek, “Enflasyonun düşürülmesi öncelikli hedefimiz. Bunun işaretlerini zaten aydan aya görüyoruz, ancak yıllık bazdaki eğilimi yılın ikinci yarısında göreceğiz. 2026 yılına kadar enflasyonun tek haneli rakamlara indiğini görmek istiyoruz ve o zamana kadar oldukça kapsamlı yapısal reformları uygulamaya koyacağız” diye konuştu.
‘YATIRIMCILARIN BAKIŞ AÇISI DEĞİŞTİ’
Şimşek, yatırımcılarla çok sayıda toplantı yaptıklarını belirterek, “Yatırımcıların Türkiye’ye bakış açısı geçen seneye göre değişti. Geçen yıl yatırımcıların ortodoks politikalardan geri adım atılması, programın uygulanmaması ihtimali konusunda şüpheleri vardı. Bu yıl bu konuda neredeyse hiç soru gelmedi. Yani programın sürekliliğine dair soru gelmiyor, artık sorular daha çok programın detaylarına ilişkin oluyor” dedi.
Kamu maliyesi alanında Merkez Bankası’nı destekleme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Şimşek, “Programı güçlendireceğiz, ileriye dönük yapısal reformları hızlandıracağız” dedi.
Şimşek, “Türk varlıklarına çok güçlü bir ilgi var. Halkı enflasyonun düşeceğine ikna etmemiz gerekiyor” diye konuştu. Bakan Şimşek, piyasanın enflasyon beklentilerinin ise gelecek 12 ayda yaklaşık yüzde 36 civarında olduğunu belirtti.
‘İSTİKRARLI BİR DÖNEM VAR’
Türkiye’de Haziran 2028’e kadar seçim olmadığına işaret eden Şimşek, bunun da program sonuçlarını almak için siyasi istikrar açısından bolca zaman vereceğini söyledi.
Şimşek, Türkiye ekonomisinin dayanıklı olduğunu belirterek, ülkede canlı bir özel sektör ve güçlü girişimcilik kültürü bulunduğunu vurguladı.
Türkiye’nin emsal ülkelerle karşılaştırıldığında uzun vadede avantajları olduğuna dikkati çeken Şimşek, küresel borçluluğun büyümenin önünde hız kesen bir faktör olduğunu ve Türkiye’nin borcunun gayrisafi yurt içi hasılasına oranının gelişmekte olan ülke ortalamasına kıyasla düşük seyrettiğini kaydetti.
Şimşek, ticaretteki parçalanmalara değinerek, jeostratejik rekabet ve jeopolitik gerginliklerin parçalanmalara neden olduğunu anlattı.
Türkiye’nin bundan faydalanabilecek en iyi adaylardan biri olduğunu vurgulayan Şimşek, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ile yakın ilişkilerden bahsetti.
YEŞİL DÖNÜŞÜME İLİŞKİN AÇIKLAMALAR
Yeşil dönüşümün Türkiye’nin en büyük önceliklerinden biri olduğuna dikkati çeken Şimşek, geçen yıl itibarıyla kurulu güç kapasitesinin yüzde 55’inin rüzgar, güneş ve hidroelektrik enerjiye dayandığını, inşaatı devam eden nükleer santralin de devreye gireceğini kaydetti.
Şimşek, dolayısıyla fosil yakıtlara bağımlılığın giderek azaldığına işaret ederek, “Yeşil dönüşüm ile rekabet gücü ve üretkenliği artırmaya yardımcı olacak yatırımlar yoluyla Türk ekonomisini karbondan arındırmaya kararlıyız” diye konuştu.
]]>YÖK’ten yapılan açıklamaya göre; Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği çerçevesinde açılacak her bir program için ayrı ayrı olmak üzere belirli yeterliliklerin sağlanması gerekecek.
EN AZ İKİ PROFESÖR
Öğretim üyelerinin, programın açılacağı üniversite kadrosunda görev yapmakta olup doktorası veya doçentliğinin programın açılacağı alanda, söz konusu program disiplinler arası ise doktora veya doçentliğinin Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun belirlediği doğrudan ilişkili alanlarda olması gerekecek. Doktora programı, en az 2’si profesör, 1’inin profesör olması halinde ise en az 2’si doçent olmak üzere, üniversite kadrosunda asgari 6 öğretim üyesiyle açılabilecek.
EN FAZLA İKİSİ ALAN DIŞI
Lisans programındaki ana bilim/ana sanat dalı ile aynı isimde doktora programı açılması halinde bu öğretim üyelerinin 4’ü doğrudan programın açılacağı alandan olmak şartıyla 2’si Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun belirlediği ilgili alanlardan olabilecek.
Yüksek lisans programı en az 2’si profesör ve/veya doçent unvanına sahip olmak üzere üniversite kadrosunda asgari 3 öğretim üyesi ile açılabilecek.
Yüksek lisans programı açılabilmesi için öğretim üyelerinin en az 2 yarıyıl lisans programında ders vermiş olması, doktora programı açılabilmesi için ise söz konusu öğretim üyelerinin en az 4 yarıyıl lisans ya da 2 yarıyıl tezli yüksek lisans programında ders vermiş olması zorunlu olacak.
Lisansüstü eğitim-öğretim programı açacak üniversitenin ilgili program için gerekli kütüphane ve laboratuvar gibi eğitim-öğretim ve araştırma altyapı imkanlarına sahip olması gerekecek. Yüksek lisans ve doktora programlarında farklı bilim/sanat dallarından öğretim üyelerinin gerekliliği hususunda Yükseköğretim Yürütme Kurulu yetkili olacak.
YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA KRİTERLERİ
Başvuru yapılan yüksek lisans programında görev alacak öğretim üyeleri başına düşen yayın/eser sayısı ortalamasının, müracaat edilen yıldan önceki takvim yılı dikkate alınarak en az 1 olması gerekecek.
Doktora programına üniversitenin başvuru yapabilmesi için en az 1 program akreditasyonunun olması gerekecek. Başvuru yapılan doktora programında görev alacak öğretim üyeleri başına düşen yayın/eser sayısı ortalaması, müracaat edilen yıldan önceki takvim yılı dikkate alınarak en az 1 olacak.
DANIŞMANLAR NASIL ATANACAK?
Açılan lisansüstü programlarda niteliklere sahip öğretim üyeleri, ilgili programın bağlı bulunduğu enstitü yönetim kurulu kararıyla danışman olarak atanacak. Birinci danışmanlar, üniversite kadrosundaki öğretim üyeleri arasından (2547 sayılı Kanun Ek Madde 46 ile görevlendirilenler dahil) atanacak. Böylece yükseköğretim kurumları dışında çalışan doktora derecesine sahip Türk veya yabancı uyruklu nitelikli araştırmacıların da birinci danışman olabilmesine imkan sağlandı.
İkinci danışmanlar ise üniversite kadrosu dışındaki öğretim üyeleri ile doktora derecesine sahip kişiler/araştırmacılar arasından da atanabilecek. Emekliye ayrılma veya başka bir yükseköğretim kurumuna geçme gibi sebeplerle ilgili yükseköğretim kurumundan ayrılan öğretim üyelerinin başlamış olan danışmanlıkları devam edecek. Tezin iç kapağında tez danışmanı ve diğer tez jüri üyelerinin isimleri yer alacak.
ÜÇ YILDA ŞARTLAR SAĞLANAMAZSA…
Bu ilkelerden önceki yeterlilikleri sağlayan ancak yeni getirilen asgari yeterlilikleri sağlayamayan lisansüstü programların 3 yıl içinde (2026-2027 eğitim ve öğretim yılı sonuna kadar) aranan yeni yeterlilikleri sağlaması gerekecek. Şartları sağlayamayan lisansüstü programlara öğrenci alımı durdurulacak.
]]>