Proje – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 11 Jun 2024 21:46:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 51 kişi öldüğü Furkan Apartmanı’yla ilgili yeni bilirkişi raporu https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/ https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/#respond Tue, 11 Jun 2024 21:46:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8155 Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Gaziantep’in Nizip ilçesinde yalnızca Furkan Apartmanı yıkılmıştı. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı, iddianamede tutuklu sanıklar Eyüp Öğüt, Faik Öğüt, Nejdet Alpay, Yılmaz Şahin Yurtyapan, tutuksuz sanıklar Abdullah Devrim Sever, Hasan Hüseyin Sever hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Son duruşmada mahkeme, firari sanıklar ve binanın müteahhitleri Abdullah Devrim Sever ve Hasan Hüseyin Sever hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartılmasına karar vermişti. Mahkeme, ayrıca bilirkişi raporunun yetersizliği nedeniyle Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden yeni bilirkişi raporu talep etmişti. 

ASLİ VE TALİ KUSURLULAR…

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin 7 kişilik akademisyen heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; ”Statik Proje Müellifi’nin, Yapım Sorumlusu Müteahhidin, Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS), Fenni Mesul, Şantiye Şefi’nin, Projesiz ve ruhsatsız olarak yapılan teras kat ilavesi ile zemin ve asma katlarda yapılan tadilat ve değişikliklerden sorumlu olan kişi veya kişilerin, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişilerin asli kusurlu olduğu” kaydedildi. Raporda, belediyenin yapı kontrol ile diğer ilgili birimlerin tali kusurlu olduğu belirtildi.

ZEMİN ETÜT RAPORU YOKMUŞ!

Bilirkişi raporunda, ”Furkan Apartmanı’nın proje aşamasında zemin raporunun olmadığı, statik proje içeriğinin yeterli olmadığı, temel boyutlarının yetersizliği, temel zemin emniyet gerilmesi yetersizliği ve kolon donatı alanı yetersizliğinin tespit edildiği” belirtildi. Raporda, apartmanın yapım aşamasında ise rölöve ve projedeki taşıyıcı sistem eleman sayısı ve boyut uyumsuzluğu ve donatı detaylandırması yetersizliğine işaret edildi. Ayrıca, Furkan Apartmanı’nın iş bitim aşamasında da proje ile uygulama arasında farklılık olduğuna vurgu yapıldı.

KOLONLAR KESİLMİŞ!

Raporda, şu tespitler yer aldı:

”Dosya kapsamında heyete gönderilen bütün raporlar ve kanıtları dikkate alındığında; taşıyıcı sistem elemanlarının bazılarının inşasında statik projeye göre kesit ve yerleşim aksı farklılıklarının olduğu, binanın taşıyıcı sistem elemanlarının inşasında donatı detaylandırma (entriye sıklaştırması, kanca, gönye vb.) yetersizliklerin olduğu kanaatine varılmıştır.

Dosya kapsamındaki heyete gönderilen bütün raporlar dikkate alındığında, binanın inşası tamamlandıktan ve kullanıma başlandıktan sonra zemin, asma ve teras katlarda projesiz ve izinsiz bir şekilde eklentilerin yapıldığı tespit edilmiştir. Heyete gelen bütün raporlar ve kanıtları ortak bir şekilde değerlendirildiğinde, S11 kolonunun bina inşası tamamlandıktan sonra kesildiği, bodrum katta bulunan S4A ve S5A kolonların inşa edilmediği, bu kolonların yan kısımlarında bulunan S3A ve S4A kolonlarının ise kaydırılarak inşa edildiği değerlendirilmiştir.”

“BİR ADET KOLONUN KESİLDİĞİ AÇIKKEN…”

Konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuşan mağdurların avukatı Mehmet Aykut Başderici, “Sürecin başından itibaren kusur durumu belli olmayan sanıklar hakkında en azından yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol talebimiz reddedildiği için şu anda sanıkların savunması mahkemece alınamamakta. Savunması alınmayan sanıklarla ilgili cezalandırmaya yönelik hüküm verilemeyeceği için kuvvetle muhtemeldir ki yakalama emri olanların dosyası tefrik edilecek ve diğer savunması alınanlarla ilgili karar verilecektir. Ancak firari kişilerin savunmasının alınmadan da diğer sanıklar hakkında hakkında karar verilmesinin uygun olmadığını düşünüyoruz.” dedi.

Kahramanmaraş’ta Ezgi Apartmanı’nda kolon kesen kişilere karşı “olası kast ile adam öldürme suçu”na yönelik iddianame düzenlendiğini hatırlatan Başderici, “Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporlarında Furkan Apartmanı’nda bir adet kolunun kesildiği açık bir şekilde meydanda iken bilinçli taksirle adam öldürmeye yönelik cezalandırma istemek bizce usul ve yasaya aykırı olacak.” diye konuştu.

Davanın bir sonraki duruşması 26 Nisan’da görülecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/51-kisi-oldugu-furkan-apartmaniyla-ilgili-yeni-bilirkisi-raporu/feed/ 0
Depremde 21 kişinin öldüğü oteldeki 33 kolondan 5’i ortada yokmuş https://www.foxhaber.com.tr/depremde-21-kisinin-oldugu-oteldeki-33-kolondan-5i-ortada-yokmus/ https://www.foxhaber.com.tr/depremde-21-kisinin-oldugu-oteldeki-33-kolondan-5i-ortada-yokmus/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:55:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7983 Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca merkez Battalgazi ilçesi Dabakhane Mahallesi Turgut Temelli Caddesi üzerinde yıkılan otelle ile ilgili sanıklar A.Y, A.M.P, F.A, F.P, H.D, İ.Y, M,B, M.H.B, S.K, S.Y ve dönemin Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Z.K. hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan hazırlanan iddianame, 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. 

Kahramanmaraş merkezli ilk depremde yıkılan otelde 21 kişinin hayatını kaybettiği, 3 kişinin de yaralandığı hatırlatılan iddianamede, otelin 1994’te yapıldığı belirtildi. 

Depremin ardından ölüm ve yaralanmaların olduğu binanın durumunun tespiti için Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapıldığı, binanın kolon ve kirişlerinden karot ile demir örnekleri alınarak muhafaza edildiği aktarılan iddianamede, Atatürk Üniversitesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesinden bilirkişi heyetince raporların hazırlandığı ifade edildi. 

Bilirkişi raporlarının detayına yer verilen iddianamede, binanın bodrum, zemin artı 7 kat olarak projelendirildiği, yapının 2006’da tadilat geçirdiği, o yıla ait mimari tadilat projesinde bodrum ve zemin kat bilgileri yer almadığı, bu nedenle ilgili yılda bodrum ve zemin katta tadilat yapılıp yapılmadığına ait bilgiye ulaşılamadığı kaydedildi. 

“YETERSİZLİKLER TESPİT EDİLDİ”

Kırçuval Otel binasının mimari ve statik projelerinin eksik, beton malzemesinin yetersiz olduğu aktarılan iddianamede şu ifadeler yer aldı: 

“İlk statik proje incelendiğinde statik hesapların mevcut olduğu ancak daha sonra yapılan tadilat projesinde statik hesaplarının tarafımıza verilen belgelerde olmadığı tespit edilmiştir. İlk statik projesinde kolon sayısının 33 adet olduğu, tadilat statik projesinde ise 28 adet kolonun olduğu görülmüştür. Bu durumda statik hesapların yenilenmesi gerekirdi. Bu durumda statik hesapların olmadan projelerin onaylanmaması gerekirdi. 

Dosya kapsamında binaya ait incelemeler sonucunda, taşıyıcı sistem elemanlarının donatı detaylandırmalarında (etriye sıklaştırması, kanca, çiroz vb.) yetersizlikler tespit edilmiştir. Söz konusu yapının mimari tadilat projesi incelendiğinde, tadilat statik projesinde yer alan S5 kolonun olmadığı tespit edilmiştir. İlgili kolon 1995 tarihli mimari tadilat projesinde çizilmemiş ancak 1994 tarihli statik tadilat projesinde yer almıştır. Bu durum son olarak çizilen mimari ve statik tadilat projeleri ile inşaat uygulamasının uyumlu olmadığını ayrıca uygulamanın bir kısmının yani imalat ve inşaatın bir kısmının mimari tadilat projesi üzerinden yapıldığını, tadilat statik projesinden inşa ve imalat aşamasında kısmen de olsa uzaklaşıldığını göstermektedir. 

Mimari tadilat projesinin ise statik proje ve statik hesaplarının bulunmadığı sabit olduğundan bu durumdan mimari tadilat projesini tetkik ederek onay veren kamu görevlilerinin ve statik tadilat projesine göre taşıyıcı unsurları imal etmesi gerekirken bundan uzaklaşarak kısmen mimari tadilat projesine göre binayı imal ve inşa eden fenni mesul ve müteahhidin ve ilgili tadilat mimari proje müellifinin kusurlu olduğu anlaşılmıştır.” 

Kahramanmaraş merkezli ilk depremde yıkılan otelde Voleybol Erkekler 2. Lig’de mücadele eden Malatya Büyükşehir Belediyespor takımı oyuncuları Mehmet Can Ağırbaş (28), Murat Çiloğulları (20), Görkem Can Gürbüz (24), Tunahan Yıldız (23), Resul Gün (24), Emincan Kocabaş (28) ve ampute takımından İranlı 3, Kamerunlu 1 oyuncu ile 11 kişi hayatını kaybetmiş, 4 kişi de yaralanmıştı. 
Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/depremde-21-kisinin-oldugu-oteldeki-33-kolondan-5i-ortada-yokmus/feed/ 0
Fernando Santos: Buraya proje için geldim https://www.foxhaber.com.tr/fernando-santos-buraya-proje-icin-geldim/ https://www.foxhaber.com.tr/fernando-santos-buraya-proje-icin-geldim/#respond Wed, 15 May 2024 21:15:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7316 Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında konuk olduğu RAMS Başakşehir ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş’ta teknik direktör Fernando Santos, Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Müsabakaya ofansif anlayışla başladıklarını belirten Santos, “Topa sahip olmayı ve hücuma yönelik oyun oynamayı planlıyorduk. Bunu başaramadık. Golü de bulduk. Rakibimize fırsat vermedik. Onlar da sabırlı oynadı. İkinci yarıda maçı bitirmek için şansı yakaladık. Skoru 2-0 yapabilirdik ama olmadı. Son anlarda rakibin sahasında kalıp onları çıkarmayarak maçı tamamlayabilirdik fakat bunu yapamadık. Hayal kırıklığı yaşıyoruz. Kazanmayı çok istedik ama olmadı.” ifadelerini kullandı. 

“BURAYA PROJE İÇİN GELDİM”

Santos, son 4 maçta 3 yenilgi ve bir beraberlik yaşayan siyah-beyazlı takımın sergilediği performansın geleceğine etkisine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

Bu tamamen bana bağlı değil. Yönetim başka bir hoca düşünürse bazı şeyler farklı olabilir ama ben onlara inanıyorum, onlar da bana inanıyor. 1,5 yıllık sözleşmeye imza attım. Buraya proje için geldim. Bu sadece bu sezon için değil. Bu sezon ligi en iyi şekilde bitirmek ve Türkiye Kupası’nı alma hedefiyle geldik. Bu takım benden önce 4 hoca değiştirdi. Bunun bilincindeydim. Takımın ne halde olduğunu herkes biliyordu. Önümüzdeki yılın projesi için buraya geldim. Önümüzdeki yılı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl Beşiktaş ligde ve kupada şampiyonluğa oynasın ve savaşsın istiyoruz.

“BU TAKIMIN NEYE İHTİYACI OLDUĞUNU NET OLARAK BİLİYORUM”

Beşiktaş’ın teklifini gelecek sezonun projesi için kabul ettiğini vurgulayan Fernando Santos, şu görüşleri paylaştı:

“Sonuçlardan asla mutlu değilim. Bu takımın gelecek yıl neye ihtiyacı olduğunu net olarak biliyorum. Birlik olmalıyız. Taraftar da mutsuz ama şampiyonluğa yürüyen takımı yapmak için nelere ihtiyacımız olduğunu biliyorum. Kariyerimde bu tarz durumlarla karşılaştım. Oralarda bunu başardım. Bunun için inanmamız gerekiyor. Beşiktaş’ı hak ettiği yere taşıyacak bir proje için buradayım. Beşiktaş bir proje oluşturmazsa sıkıntı yaşar.” 

“SEMİH MİLLİ TAKIMDA BÜYÜK ŞOK YAŞADI”

Portekizli çalıştırıcı, A Milli Takım’a davet edilmesine rağmen Ümit Milli Takım’a gönderilen Semih Kılıçsoy’un bu duruma çok üzüldüğünü ancak genç oyuncunun güçlü kalarak ve iyi bir performans sergileyerek ay-yıldızlı ekipteki yerini sağlamlaştırması gerektiğini kaydetti.

Semih’in çok kaliteli bir futbolcu olduğunun altını çizen Santos, “Semih buraya geldiğimde genelde kanat oynuyordu. Onu santrfor olarak da oynattım. Semih ne tam bir 9 numara ne de tam bir kanat. O bir hücumcu. İnanılmaz bir bitiriciliği var. Özel bir futbolcu. Bitiriciliği inanılmaz. Milli takımda büyük bir şok yaşadı. Kolay değil. Çok heyecanlı gitti. Milli takımla seyahat edememiş olması ve kadroya girememesi Semih’i üzdü. İdmanlara daha fazla katılabilirdi. Ancak güçlü kalacak. Semih ile konuştuk. Moralini yükseltmesi ve daha güçlü olması önemli. Milli takımda yerini sağlamlaştıracak bir performans göstermeli” şeklinde görüştü.

Son olarak Yunanistan Milli Takımı’ndan teklif aldığı iddialarına ilişkin de konuşan Fernando Santos, “Yunanistan’dan teklif almadım. Böyle bir şey yok. Karakterimde bir yerde çalışırken başka bir takımla görüşmem imkansızdır” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/fernando-santos-buraya-proje-icin-geldim/feed/ 0
İzmir’de yeni fay hattı! 8 üniversiteden bilim insanları araştırdı https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-yeni-fay-hatti-8-universiteden-bilim-insanlari-arastirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-yeni-fay-hatti-8-universiteden-bilim-insanlari-arastirdi/#respond Tue, 14 May 2024 21:06:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7273 Ege Denizi’nde İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremde çok sayıda bina yıkılıp, hasar gördü. 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremde, çok sayıda kişi yaralandı.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi önderliğinde 8 üniversiteden yaklaşık 30’a yakın bilim insanı, depremin İzmir’de yarattığı hasarın yer bilimsel sebeplerini araştırdı.

Kente 75 kilometre uzakta oluşan depremin niçin daha yakındaki yerler yerine Bornova Havzası’nı daha çok etkilediğini araştırdı.

‘YER BİLİMSEL VERİYE İHTİYACIMIZ VARDI’

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkez (DAUM) Müdürü Doç. Dr. Ökmen Sümer, çalışmalarla ilgili bilgi verdi. 

Daha önce yapılmış bilimsel çalışmalarla durumu anlamaya çalıştıkların belirten Doç. Dr. Ökmen Sümer, şöyle konuştu:

-Şunu gördük. Bornova Havzası dediğimiz yani İzmir Fayı ile ve Bornova Fayı ile sınırlanmış olan Doğu-Batı uzanımlı çöküntü alanındaki yer bilimsel veriler yetersiz. Yani daha önce yapılan bütün literatürdeki çalışmalar, buradaki deformasyonun yani depremin oluşturduğu etkiyi anlamamıza yetmiyor.

-Dolayısıyla bizim daha fazla yer bilimsel veriye ihtiyacımız vardı. Depremden sonra TÜBİTAK bir çağrı yaptı.

-Biz de hemen Dokuz Eylül Üniversitesi olarak harekete geçtik. Bölgede bulunduğumuz için bunun sorumluluğunu da alarak hızlıca proje geliştirdik. 6 ay içerisinde bu proje çıktı. Yaklaşık 2,5 seneden beri çalışıyoruz.

-Projenin sonuçlarını geçen hafta TÜBİTAK’a yükledik. Bu yer bilimsel veriler havzaya uzak ya da yakın konumlu farklı faylarda gelişebilecek deprem senaryolarıyla bilgisayarlar üzerinde simülasyonlara tabi tutulacak.

İLK KEZ YAPILDI

-İzmir Fayı’nın ve Bornova Fayı’nın havza içerisindeki bazı parçalarıyla ilgili veriler yakaladık. Özellikle güneyden gelen Tuzla Fayı’nın ya da Orhanlı Fay Zonu dediğimiz yapısal süreksizliğin havza içerisinde, havzanın altında bazı kolları olabileceğini yakaladık, diyebiliriz. Bu proje öncesi havzanın derininde ne olduğunu bilmiyorduk. Bu projede ortaya çıktı.

-Dünyada belki de böyle bir metropol alanında 8 kilometreye varan uzunlukta sismik yansıma kesitini ilk kez yaptık. Bu çok önemli. Havzanın altında neler olduğunu gördük. Bir nevi röntgenini çektik diyebiliriz.

-Böyle bir metropol alanında Tübitak-MAM ile Dünya’daki en uzun kesitleri aldık. Bornova Havzası’nın altında ne olduğunu ilk defa gördük.

-Daha önce belirlenmemiş fayları tespit ettik. Bu faylar doğrudan tehlikelidir, deprem üretecektir anlamına gelmiyor. Fakat gelecekte oluşabilecek bir depremde, bu fayların ne etkileri olacağını da mutlaka sayısal verileriyle ortaya koymamız gerekiyor dedi.

KIYIDA ETKİLİ OLMASININ SEBEBİ ÇÖKELTİ YOĞUNLUĞU

Sisam Depremi’nin Bornova Havzası’nda etkili olması hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Ökmen Sümer, “Havzanın geometrisi kıyı kesimlerine doğru derinleşiyor. Burada havza dolgusunda farklı türde çökeltiler var. Bunlardan özellikle depremde farklı davranış gösteren bölümler kıyı kesimlerinde ve sığ derinliklerde bulunuyor. Kıyıya doğru gerek havza dolgusu kalınlığının artması gerekse kötü zemin özellikleri burada deprem dalgalarının daha fazla etkili olmasını sağlamış. Bu nedenle havzanın daha çok batı bölgeleri etkilenmiş. Ön sonuçlar bunu söyleyebilir” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Sümer, “Özellikle fayla kontrol edilen havzalar için ilk kez bu kapsamda ve boyutta uygulanan bu projeye benzer bilimsel çalışmaların mutlaka yapılması gerektiğini söyleyerek, Mutlaka önce havza bazında multidisipliner bir perspektifte tüm yer bilimsel özelliklerinin çıkartılması gerekiyor. Sonra mikro bölgeleme sonra kentsel dönüşümdeki mühendislik parametrelerinin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Bütünü görmeden detaya inmeye çalışmak, bizi zamansal açıdan geriye götürebilir. Bu çok çok önemli” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/izmirde-yeni-fay-hatti-8-universiteden-bilim-insanlari-arastirdi/feed/ 0
Phaselis’teki iki koy projesine mahkemeden iptal https://www.foxhaber.com.tr/phaselisteki-iki-koy-projesine-mahkemeden-iptal/ https://www.foxhaber.com.tr/phaselisteki-iki-koy-projesine-mahkemeden-iptal/#respond Mon, 13 May 2024 21:51:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7256 Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nün ihalesini alan özel şirket, geçen yıl şubat ayında Kemer ilçesinde antik Likya kenti Phaselis’in sınırları içerisinde bulunan 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı niteliğindeki Alacasu ve Bostanlık koylarındaki 2 halk plajı projesinin inşaatına başladı. Bu gelişme üzerine bazı çevre örgütleri ve meslek odaları, içerisinde büfe, kafe, tuvalet gibi ünitelerin bulunduğu halk plajı projelerinin iptali için yargıya başvurdu.

İLK KARAR, KURUL İZNİNE KARŞI ÇIKTI

‘Phaselis Antik Kenti Ören Yeri ve Bütünleyici Kıyı Alanı Çevre Düzenlemesi Yapım İşi’ adıyla ihale edilen proje kapsamında başlatılan çalışmalara karşı ilk dava, Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Peyzaj Mimarları Odası ve Tekirovalı 14 vatandaş tarafından, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun projeye izin kararının iptali için açıldı. Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi, söz konusu ihaleye yönelik yapım işlerinin uygulanması halinde, ‘telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabilecek nitelikte bulunması’ nedeniyle nisan ayında yürütmeyi durdurma kararı verdi.

İKİNCİ DAVA İHALE VE PROJEYE

İhaleyi alan firma, mahkeme kararının ihaleyle ilgisi olmadığını gerekçe göstererek, inşaat çalışmalarını devam ettirdi. Mimarlar Odası Antalya Şubesi ve 14 çevreci, milli park sınırları içerisinde 1’inci Derece Arkeolojik ve Doğal Sit olan Antalya Phaselis Antik Kenti’nde, halk plajı ve günübirlik tesis yapım ihale kararı ve ihale konusu projenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle ikinci davayı açtı. Ankara 11’inci İdare Mahkemesi, geçen yıl mayıs ayında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme, geçen şubat ayında ise ihalenin iptaline hükmetti. 

PROJE İZİNLERİ DE İPTAL EDİLDİ

Antalya 3’üncü İdare Mahkemesi, Koruma Bölge Kurulu’nun Phaselis projesiyle ilgili iki kararını da iptal etti. Mimarlar Odası ve vatandaşların açtığı davaya bakan mahkeme, kurul kararlarının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Tekirovalı davacı vatandaşların avukatı Tuncay Koç, geçen yıl Phaselis bütünleşik kıyı alanı planlarına karşı hem ihalenin iptali davası hem de Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun üç kararına karşı üç ayrı dava açıldığını söyledi. Mimarlar Odası ile Peyzaj Mimarları Odası Antalya şubeleri ve Tekirovalı vatandaşların davacı olduğunu belirten Tuncay Koç, “Bilirkişi incelemesinde bu yapılaşmanın Kıyı Kanunu’na, Milli Parklar Kanunu’na ve 2863 sayılı Kültür Varlıkları Koruma Kanunu’na aykırı olduğu ortaya çıktı” dedi.

“ARKEOLOJİK KALINTILAR VE DOĞAYA ZARARLI”

Birinci derecede arkeolojik sit ve aynı zamanda milli park olan bir alana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sıradan bir plaj işletmesi mantığıyla bir proje hazırladığını dile getiren Avukat Koç, “Bu projenin sahadaki arkeolojik kalıntılara ve bölgedeki endemik bitkilere zararı olduğu çok açık. Aynı zamanda Kıyı Kanunu ihlal edilmiş durumda. Antalya’nın en bakir iki koyunu bu şekilde yoğun bir turizme açmak, o bölgelerin arkeolojik ve doğal özelliklerini yok edici bir potansiyele sahip. Hem ihale dosyası hem de Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun verdiği izinlerin hepsi mahkemeler tarafından iptal edildi ve proje durduruldu. Şu ana kadar da proje küçültülerek, arka kısma alındı ve ilk projeye göre daha küçük bazı inşaları gerçekleşti” dedi. 

‘KAZANAN ANTALYA OLMUŞTUR’

Davacılardan Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nden yapılan açıklamada, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun Phaselis Antik Kenti I. Derece Arkeolojik Sit Alanı’nda yer alan Alacasu (Cennet Koyu) ve Bostanlık koyuna yönelik hazırlanan projeler ve proje değişikliği ile ilgili kararların iptal edildiği belirtildi. Açıklamada, “Davalara bakan sayın mahkemenin bu kararları ile kazanan yine kentimiz Antalya ve halkımız olmuştur” denildi. Açıklamada, proje izinleri ve ünite sayılarının azaltılması, yapı alanlarının küçültülmesi ve alandaki altyapı uygulamalarında makine ile kazı yapılması uygulamasının iptal edilmesini içeren proje değişikliğine yönelik, ‘mevzuat hükümlerine, ilke kararlarına, kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır’ denilerek oy birliğiyle iptaline karar verildiği de ifade edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/phaselisteki-iki-koy-projesine-mahkemeden-iptal/feed/ 0
‘Belediye Meclisi’nde “Gelin el ele tutuşalım” çağrısı yapacağım’ https://www.foxhaber.com.tr/belediye-meclisinde-gelin-el-ele-tutusalim-cagrisi-yapacagim/ https://www.foxhaber.com.tr/belediye-meclisinde-gelin-el-ele-tutusalim-cagrisi-yapacagim/#respond Mon, 13 May 2024 21:27:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7245 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ilk dönemini ve ikinci dönem planlarını SÖZCÜ’ye anlattı -1-

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın makamına gitmek isterken karşıma çıkan ilk yazı, “Belediyecilik ilkelerimiz” oldu. İşte o ilkeler ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’nin temellerini oluşturmuş. Yaptıkları, halka dokunuşları birçok başkana örnek oluyor. Oyunu her seçimde daha da artıran Yavaş, seçileceğini bildiği için makam odasına hiç dokunmamış, hiçbir evrakını toplamamış. Yani, onun için yeni dönemde değişen bir şey yok. Değişen, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde artık CHP’nin üye sayısının daha fazla oluşudur.

Seçim sonuçlarının açıklandığı gece Mansur Yavaş, belediye önünde toplanan on binlere hitap etti. Vurguladığı ise belediye girişinde gördüğüm ‘Belediyecilik İlkelerimiz’di. Yavaş, her ilkeyi söyledikçe alkışlanıyordu. “Hizmeti, zümre, kişi, akraba için değil halk için yapacağız”, “Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapacağız”, “Dezavantajlı grupları önceleyeceğiz”, “Yoksullara yardım yaparken asla teşhir etmeyeceğiz”, “Harcadığımız her kuruşun hesabını millete vereceğiz”, “Yönetim kurullarında liyakate uyacağız”, “Adaletle yöneteceğiz.” Bir kamu görevlisinden, bir belediye başkanından başka ne istenir?

Mansur Yavaş, ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ni SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e anlattı.

KAZANMAKTAN ÖNEMLİ

Mansur Bey’e, “Nasıl bir seçim süreci geçirdiğini” sordum. Şunları anlattı:

“Ankara’nın 25 ilçesi var. Tüm ilçeleri ikişer defa gezdik. Sadece Bala ilçemize bir kez gidebildim. Ayrıca ramazan gelince her akşam iki, üç iftar dağılmadan onları gezdik, esnaf gezisi yaptık. Yine bir seçim döneminde olabilecek kadar yoğun, gece gündüz çalıştık. Ramazandan önce kahvaltılar vardı gene günde 1-2 kahvaltıya üst üste katıldık. Yani vatandaşla daha çok temas etme imkanı bulduk. Güzeldi, sorunsuz geçirdik diyebilirim bizim açımızdan.

En önemlisi, benim de hoşuma giden şu oldu: 5 yıl görev yapıyorsunuz, vatandaşın karşısına çıkıyorsunuz, mutlaka eksiğiniz de vardır dolayısıyla gittiğiniz yerlerde ‘Benim şu işim yapılmadı’ veya ‘Bizi ayırdınız’ benzeri tepkiler olur. O yönde hiçbir tepkiyle karşılaşmadım. Yani benim için en önemli şey seçimi kazanmak kadar önemli olan işte bu olaydır.”

5 yıl önce gittiği yerlerde karşılaştıklarıyla, bugünü, mitinglerini karşılaştırıyor. Arada dağlar kadar fark olduğunu görüyor. Yavaş, “Evet, 5 yıl hizmet ediyorsunuz bir ilçeye gidiyorsunuz mesela, 5 yıl önce ben Sincan’da da bir miting yaptım. 5 yıl sonra Sincan’da bir daha miting yapıyorsunuz ve kalabalık 3’e 4’e katlamış. Oy olarak baktığımızda en az oy aldığımız yerler, keza Çubuk da aynı şekilde. Bu iyi bir şeyler yaptığımızın kanaatinin vatandaşta oluştuğunu gösteriyor. Bu nedenle rahat bir seçim süreciydi. Hep şöyle söylüyorum zaten: ‘Kimseye kötülük yapmadım ki kimseyi ayırmadım ki niye korkarak gideyim.’ Vatandaş da bunu benimsemiş hiçbir yerde tepki göstermedi. Halbuki mutlaka eksiğimiz vardı” diyor.

Ankaralı, Mansur Yavaş belediyeciliğinde, “Çılgın proje” olmadığını biliyor. Yani onların beklentileri arasında bu tür projeler de yok. Yavaş, vatandaşın beklentilerini, isteklerini şöyle anlatıyor:

ÇILGIN PROJEMİZ YOK

“Hiç kimse ‘çılgın proje’ diye bir proje beklemiyor açıkçası. Belediyenin ilgilenmesi gereken asli sorunlar var, asli görevleri var. Yollarıyla ilgili köylerin sıkıntıları var. Bu tür talepler çok oluyor veya köylerin köy konağı gibi eksiklikleri var. İlçelerde bizim birimlerimiz var orada da henüz devam eden çalışmalarımız var kaldırım, asfalt vs. gibi. Onun haricinde çok bir şey gelmedi çünkü, zaten kırsal kalkınmaya hala destek oluyoruz. Park bahçeleri zaten fazlasıyla yapıyoruz. İnşallah şimdi belediye başkanlarımız da bizlere yol gösterecek, onların projelerini gerçekleştirmek için yine onlara da destek olup biraz daha ilçelere de ağırlık vermiş olacağız.”

ELİMİ TUTMADILAR

Başkan Mansur Yavaş, bir önceki dönemde ilçe belediyelerinin başkanlarının yaklaşımını şöyle anlattı:

– İlçe belediye başkanları ‘Mansur Beyden bir şey istemeyelim, yapamasın puan kazanamasın’ tavrındaydı. Böyle akla hayale gelmeyecek mantıkta hareket ettiler. Halbuki kendi ilçelerine kötülük ettiler, hizmet yapılmamış oldu. Ben de yanlış bir yatırım yapmak istemedim açıkçası. Aile yaşam merkezleri vb. gibi sosyal tesisleri yaptım. Daha iyi çalışabilirdik ama maalesef kabul görmedi.

İlçe belediye başkanlığı ile daha verimli çalışılabilirdi. Belediye Meclisi’ne ilk söyleyeceğim şey şu olacak: 16’sı CHP’den, 8’i diğer partilerden, bir de bağımsız belediye başkanı var. Kendilerine, ‘Gelin el ele tutuşalım siz de kendi ilçelerinize ne yapılması gerekiyorsa biz el ele verelim destek olalım’ diyeceğim. Çünkü farklı tavırları gösterenler kayboldu siyasetten. Onlara, ‘Eğer siz elimi tutmazsanız yarın seçim zamanı gidip sizi halka şikayet edeceğim’ demiştim. Seçim döneminde hakikaten gittiğim her yerde şikâyet ettim.

– Elimi tutmadılar, makam odama gelmediler. Hatta 2-3 tane örnek verdim, ‘Mansur Bey’e yaptırma, kendin yap’ denmişti. Rahmetli Ayaş Belediye Başkanı, ‘Mansur Bey’le görüşmemiz yasak’ demişti. Oysa ben zamanında oğlunun avukatlığını yapmıştım. Bu tavırların sonuçları hep bunlar.

EKSİKLERİ GÖREBİLECEĞİZ

Yeni dönem için Mansur Yavaş’ın neler düşündüğünü sordum. Aslında değişen ‘daha rahat hareket edecekleri’ olacak. Mansur Yavaş, bundan sonraki süreci şöyle anlattı:

“En azından Belediye Meclisinde bekleyen, ertelenen sürekli taleplerimiz var. Onlar hemen ortaya çıkacak ve bunlarla ilgili yeni ilçe belediye başkanları da bizim tabii seyrimizi değiştirecek. Çünkü bizimle görüşmeyenlerin eksiğini bilmiyoruz. Orada ne eksik var şimdi görebileceğiz. Yeni aldığımız belediyelerde ne eksiklikler var onları da şimdi göreceğiz. Dolayısıyla bir yandan zaten kendi elimizdeki projeleri yaparken bir yandan da o ilçeden gelen taleplere de koşmaya çalışacağız.”

Seçim sonucu ibret olmalı

Meclis çoğunluğu Cumhur ittifakında olunca karar almak zordu. Yavaş, kendilerini zora sokmak, halka şikayet edip başarısız göstermek için yapılan çabaları biliyor. O günleri anlatırken şunları belirtiyor:

“Sonuç? Sonuç sandık sonucu. Bu sonuç inşallah bu tür davranan herkese ibret olur. Topal ördek falan değildik yani böyle bakılmaması lazımdı ama bunu sandıkta vatandaş değerlendirdi inşallah daha sorunsuz bir şekilde Ankara’nın her yerine hizmet edebileceğiz.”

Taleplerimiz reddediliyordu artık daha kolay halledilecek

MansurYavaş yeni dönemin kolaylıklarını şöyle anlattı:

Şu kolaylık olacak mesela, Nallıhan Belediye Başkanı’yla konuştuk. Çayırhan merkez nüfusu 10 binin üzerinde olan bir beldesi. Bir şeyler yapacağız ama belediyenin doğru dürüst arsası yok. Eski dönemde Nallıhan Belediye Başkanı küçük bir arsa vermişti. Çayırhan’da Nallıhan belediyesinin çok arsası varmış dolasıyla bize tahsis edecek. Eskiden onları alamıyorduk.

– Keçiören’de Ovacık Metrosu projesini biz bitirdik. Orada bize istasyon için ayrıca bakım yapılacak arazi lazım. Yazdık ve ret geldi mesela. Peki, bu istasyona tren gece gelecek orada bekleyecek, bakımı yapılacak niye ret ediyorsunuz? Şimdi onu alacağız.

Yine Akdeniz stadının yanında otobüslerin bekletilmesi ile ilgili talebimiz vardı bunlar ret oldu. Yine özellikle Mamak ve Keçiören belediyesi kendi sokaklarında asfalt yaparken ızgaraların üstünü ceza kesmemize rağmen kapatıyorlardı. Onun üstünü kapattığınız zaman evlerden koku çıkıyor, aynı zamanda da asfalt halı gibi kayıyor. Yani bunlar yaşandı. Çok tutanak tuttuk dinlemiyorlardı, vatandaştan bu yolda şikayet geliyordu. Bu tür problemlerin hepsi ortadan kalkacak.

YARIN: İNSANIMIZ AÇKEN BAŞKA YERE PARA HARCAMAM

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/belediye-meclisinde-gelin-el-ele-tutusalim-cagrisi-yapacagim/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Kurum’a bir ‘8 adım’ yanıtı daha https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-bir-8-adim-yaniti-daha/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-bir-8-adim-yaniti-daha/#respond Sun, 05 May 2024 21:48:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6973 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu, Göztepe-Ataşehir-Ümraniye metro hattında çalışan 300’den fazla işçiyle iftar sofrasında buluştu. CHP milletvekili Ali Gökçek ve CHP Ataşehir Belediye Başkan Adayı Onursal Adıgüzel de hattın Ataşehir şantiyesinde, yer altında düzenlenen iftar programında İmamoğlu’na eşlik etti.

Konuşmasına, hatta emeği geçen herkese teşekkür ederek başlayan İmamoğlu, “Bugün biz burada sizin çalışma ortamınızı hissetmeye ve sizlerin sofrasında bulunmayı kendimize seçtik. Ne mutlu bize. Çok özel bir hizmet yapıyorsunuz. İstanbul’umuza belki de tarihinin en önemli hizmetlerini sunan projelerin başında, metro yapıları geliyor. Metro yapıları yapmak teknolojisiyle, mühendisliğiyle, maliyetiyle her aşaması ayrı bir titizlik gerektiriyor. Bu manada topyekun, bütüncül yapı için emeği geçen herkesin ortaya koyduğu performans İstanbul ve İstanbul halkı için önemli” dedi.

“METRO KONUSUNDA MUAZZAM BİR 5 YIL GEÇİRDİK”

İmamoğlu, şunları söyledi:

* “Metro konusunda muazzam bir 5 yıl geçirdik. Sizin gibi dostlarımızın emekleriyle, 65 kilometre metroyu hizmete sunduk. Şimdi önümüzde sağlam bir hedef daha var. Zira, devam eden 8 metro hattımız var. 8 metro hattımızı 2025’te açmayı tasarlıyoruz. Ki bu konuda iddialıyız. Birisi inşallah bu hattımız olacak; Göztepe-Ataşehir-Ümraniye hattı. Diğeri Samandıra-Sultanbeyli bölümü olacak. O da çok önemli. Bir diğeri de inşallah Yıldız-Kabataş bölümü olacak. Bunları üst üste koyduğumuzda, seneye 28 kilometre civarında bir metro hattını, yine İstanbullularla buluşturuyor olacağız.

* Şu anda biz, yerin altında açtığımız 65 kilometrenin yanı sıra tam gaz -bulunduğumuz metro hattı da dahil- 73 kilometre metro yapıyor durumdayız, devam ediyoruz. ‘Tam yol ileri’ diyerek devam ediyoruz. Yerin altında, binlerce insanımızın verdiği bu emeği görmeyip, ‘8 kilometre metro yaptı’ diyerek, bir dezenformasyon yaratmak adına, siyaset yapmak adına, bu kadar insanların emeğinin küçümsenmesi konusunda belki de tarihe geçecek bir iddia oldu bu. Ama boşa çıktı. Sonuçta açtığımız metrolar ortada. Öyle adımlanmayla dolaşılacak gibi değil. Bir gün inşallah adımlayarak dolaştırırız o arkadaşı buralarda.”

“PROJENİN SAHİBİ DE MİLLETTİR; O PARTİ, BU PARTİ DEĞİLDİR”

“Sofranızda bulunmaktan büyük onur duydum” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

* “Bu yaptığınız işler, İstanbul’a hizmet. Sizler, ekmeğinizi kazanıyorsunuz. Yüklenici firmalar, deneyimleriyle bu işlerin yapılmasına vesile oluyor. Bizler, bu süreci iyi yöneterek nitelikli, kimlikli işlerin var olmasını ortaya koyuyoruz. Amacımız; milletimize ait bu projelerin layıkıyla insanlarımızın hizmetine sunulabilmesi. Bu manada burada kazanç sağlayan, ekmeğini evine götüren her kardeşimin, her hemşehrimin de evine bolluk, bereket diliyorum. Çocuklarına, gençlerine, evde yaşayan her insanına güzel bir gelecek diliyorum.

* Biz de inşallah, o geleceği sağlama konusunda, sizlere layık birer yönetici olma gayreti içerisindeyiz. Burada ben ve benim gibi siyasi yol arkadaşlarım, aynı zamanda bürokrasiden idareci yol arkadaşlarım var. Gerçekten bu önemli bir temennidir. Sizlere layık olmak, iyi yönetici olmak, devletine, milletine iyi hizmetler sunabilmek… Bir şeyin de altını çizeyim. Bu kıymetli proje, değerli bir projedir. Bu projenin sahibi de millettir; o parti, bu parti değildir. Biz milletimiz adına, İstanbul halkı adına bir proje ürettik. Yapıyoruz, bitireceğiz ve insanlarımızın hizmetine açacağız. Ve İstanbullunun projesi olacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Allah tamamına erdirsin.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-bir-8-adim-yaniti-daha/feed/ 0
Şimşek: Dünya Bankası’ndan 3 proje için 1,5 milyar dolar temin ettik https://www.foxhaber.com.tr/simsek-dunya-bankasindan-3-proje-icin-15-milyar-dolar-temin-ettik/ https://www.foxhaber.com.tr/simsek-dunya-bankasindan-3-proje-icin-15-milyar-dolar-temin-ettik/#respond Sat, 04 May 2024 21:24:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6922 Bakan Şimşek, Türkiye’nin dış kaynak akışına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Dış finansman kuruluşlarından, ülkedeki kurumlara proje finansmanı kapsamında kaynak sağlamaya devam ettiklerini vurgulayan Şimşek, son olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının (EBRD) deprem bölgesi için açıkladığı 1,5 milyar Euro’luk finansman paketi kapsamında 500 milyon Euro’luk desteğe yönelik mutabakat zaptının imzalandığını söyleid.

EBRD’nin ardından Dünya Bankasından da 3 proje için destek sağlandığı bilgisini veren Şimşek, “Türkiye’nin ekonomi yol haritasına duyulan güven, dış kaynak akışının bu yıl da tüm hızıyla sürmesini sağladı. Dünya Bankası ile yürüttüğümüz verimli işbirliği kapsamında 3 ayrı proje finansmanı için 1,5 milyar dolar temin ettik. Söz konusu kaynak, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve işletmelerin yeşil dönüşüm sürecinin desteklenmesi amaçları için kullanılacak” diye konuştu.

1,5 MİLYAR DOLAR ONAYLANDI

Şimşek, finansmanı Dünya Bankasından sağlanacak yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarındaki 3 projenin Bankanın İcra Direktörleri Kurulu tarafından onaylandığına dikkati çekerek söz konusu projelere ilişkin bilgi verdi.

Bu kapsamda ilk olarak Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ (TKYB) ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası AŞ (TSKB) tarafından yürütülecek “Türkiye Dağıtık Enerji İçin Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi” kapsamında TKYB ve TSKB’ye yaklaşık 697 milyon dolar kaynak sağlanacağını belirten Şimşek, “Projeyle şirketlerin güneş panelleri ve batarya yoluyla elektrik depolama sistemlerine yönelik yatırımları desteklenecek. Böylece oluşturulacak ekonomik büyüklüğün 1 milyar doları geçmesi bekleniyor.” ifadesini kullandı.

Şimşek, böylece yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilerek Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin destekleneceğine dikkati çekerek, “İkinci olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kalkınma ajansları aracılığıyla yürütülecek ‘Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi’ için yaklaşık 400 milyon dolar tutarında kredi sağlanacak. Projeyle yeşil geçişten olumsuz etkilenmesi beklenen sektörlerin desteklenmesi hedefleniyor.” dedi.

YEŞİL DÖNÜŞÜM FİNANSMANI

Bakan Şimşek, son olarak TKYB tarafından yürütülecek “Türkiye Endüstriyel Emisyon Azaltım Projesi” için TKYB’ye 200 milyon Euro ve 200 milyon dolar olmak üzere yaklaşık 416,7 milyon dolar tutarında kredi sağlanacağını bildirdi.

Şimşek, şunları kaydetti:

“Projeyle KOBİ’lere uygun koşullu finansman sağlanarak daha yeşil üretim sistemlerine geçişleri desteklenecek. Ülkemizin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda gerekli enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması ve kapsayıcı yeşil dönüşümün sağlanması için Dünya Bankası ile güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Cari dengeyi gözetirken kaynaklarımızı daha üretken ve verimli alanlara yönlendirmeye devam edeceğiz.”

Öte yandan, Şimşek, geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden Türkiye’deki çeşitli sektörlere sağlanan dış kaynak tutarının 8,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Sağlanan bu kaynaklar, hem Türkiye’ye hem de şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir” dedi..

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/simsek-dunya-bankasindan-3-proje-icin-15-milyar-dolar-temin-ettik/feed/ 0
Karşıyaka’da tarihi gün https://www.foxhaber.com.tr/karsiyakada-tarihi-gun/ https://www.foxhaber.com.tr/karsiyakada-tarihi-gun/#respond Wed, 01 May 2024 21:30:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6803 Karşıyaka taraftarlarının organizasyonuyla 31 Mart Yerel Seçimleri arifesinde yönetim öncülüğünde yapılacak stat mitinginde 7’den 77’ye binlerce Karşıyakalı stadyum konusundaki mağduriyetlerini ve taleplerini haykıracak.

Yeni stat projesi kapsamında yıkılıp 10 yıla yakın süredir atıl kalan kulübün kullanımındaki Karşıyaka İlçe Stadı ve Yalı Tesisleri’nin arazisinde toplanacak Karşıyakalılar, saat 20.30’daki stat mitinginde siyasi parti ayrımı gözetmeksizin stadın inşaatı konusunda 31 Mart’ta göreve talip olan tüm belediye başkanı adaylarından yazılı beyan isteyecek. Tüm Karşıyaka, taraftarı mitinge çağıran afişlerle donatıldı.

Onursal Başkan Selçuk Yaşar’ın 1998 yılında projelendirdiği hayalinden beri gündemde olan Karşıyaka Stadı için daha önce birçok arazi gündeme gelirken, İzmir’in en eski kulübü 25 yılı aşkın süredir stadına kavuşamadı. Daha önce ilçede Örnekköy’deki stat arazisine ülkemizin 2016 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası için geliştirilen 40 bin kişilik proje, organizasyon 1 oy farkla Fransa’ya kaptırılınca rafa kalktı. Çiğli’deki araziye geliştirilen projeye onay çıkmazken, Karşıyaka İlçe Stadı’nın yerine 2012’de gündeme gelen son proje ise 2014 ve 2017 senelerinde 2 kez ihaleye çıkılmasına rağmen bir türlü gerçekleşmedi.

Stat projesinin inşaatı için yıkılan eski stat, kulüp binası, tenis kortları, voleybol salonu, atletizm pisti ve lokallerinden de olan Kaf-Kaf, İzmir’in stadını ilk gündeme getirmesine rağmen en mağdur takımı olarak kaldı.

10 YILDIR HARABE HALİNDE

Türkiye’nin en modern kentlerinden İzmir’in en güzel ilçelerinden Karşıyaka’nın göbeğinde 2015’te yıkılan eski İlçe Stadı’nın arazisi senelerdir atıl kalıp mezbelelik oldu.

Karşıyaka’nın kavuşamadığı stadının arazisi yıllardır çevrede otopark olarak kullanılıyor. Karşıyaka Stadı’ndan çok sonra gündeme gelen, yapımı Karşıyaka’yla projelendirilip iki kez aynı tarihlerde ihale edilen Göztepe Gürsel Aksel Stadı açıldığı Ocak 2020’den beri Türkiye’nin en modern spor tesisleri arasında. Yine temeli 9 Eylül 2017’de Karşıyaka ve Göztepe’nin statlarıyla birlikte atılan Alsancak Mustafa Denizli Stadı da Kasım 2021’de yeni yüzüyle açıldı. Açılan davalar, arazi, otopark sorunu ve imarla ilgili sıkıntılar, geçen süreçteki maliyet farkı yüzünden durup yeniden ihalesi yapılmayan Karşıyaka Stadı ise tüm sorunlar tek tek çözülmesine rağmen unutulmuş durumda.

BAŞKAN ERGÜLLÜ’DEN ÇAĞRI

Karşıyaka Başkanı İlker Ergüllü, yeni stat hayalini en güçlü şekilde haykırmak ve stada bu kez kavuşmak için tüm camiayı ve İzmir’i stadyum mitingine davet etti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün armasında ay-yıldız taşıma hakkını bizzat verdiği tek kulüp olan 1912 kuruluşlu Karşıyaka’nın stadının olmamasının büyük bir ayıp olduğunu belirten Ergüllü, “Karşıyaka stadını istiyor. Biz 10 yıl önce stadımızı kaybettik. O tarihten bu tarihe kadar da İzmir’de 3 tane stat yapıldı. Maalesef stadı ilk projelendiren Karşıyaka’nın ne yazık ki diğer statlar yapılmasına rağmen halen stadı yok. Karşıyaka, bünyesinde futbol, voleybol, basketbol, hentbol, eskrim, yelken, tenis gibi birçok branşta sporcu yetiştiren, gençlere ışık tutan bir spor kulübüdür. Biz artık söz değil eylem istiyoruz. Yıllar içinde ihaleler yapıldı, temel atıldı. Artık icraat görmek istiyoruz. Yarın boş stat arazimizde toplanıp talebimizi haykıracağız. Bütün camiamızı, taraftarımızı, eski-yeni belediye başkanlarımızı, milletvekillerimizi, göreve talip olan belediye başkan adaylarımızı stadımıza destek olmaya çağırıyoruz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/karsiyakada-tarihi-gun/feed/ 0
Mansur Yavaş’tan Hakan Fidan ve Vedat Işıkhan’a sert tepki https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-hakan-fidan-ve-vedat-isikhana-sert-tepki/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-hakan-fidan-ve-vedat-isikhana-sert-tepki/#respond Mon, 29 Apr 2024 21:57:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6746 ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Elmadağ Hasanoğla’nda İftar Programı’na katıldı. Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:

*Beş yıldır bizler de hizmet ediyoruz. Elimizden geldiği kadar farklı bir belediyecilik yaptık ve vatandaşımız bunun karşılığını verdi. Betona plastiğe değil, yeşile yatırım yaptık. Kalkıp proje yapıyoruz diye çöp projelere para ayırmak yerine vatandaşımızın asli ihtiyacı neyse ona yatırım yaptık.

*Onlar yerin altına yapılan yatırımları görmüyorum diyor ama Çamlıdere’den Elmadağ’a suyu getirmek bize nasip oldu. Zaman zaman Hasanoğlan’dan şikayetler geliyordu suyun damlası yok diye. Allah’a çok şükür bunu çözdük. Sadece bu olsa gene iyi. Polatlı’ya Çamlıdere’den su getirdik.

*Maliyeti 2 buçuk milyar lira. Siz vatandaş susuzluktan kıvranırken proje yapıyorum diye çöp projelere para ayırırsanız bunun adı asla ve asla belediyecilik değildir.

*Yine ben destek oluyorum diye sadece kendinizden bir sürü partiliniz böyle bazı iş adamları zengin olurken fakir kalan halka götürüp paket dağıtıp göstere göstere fotoğraf çekip sen de bununla yetin der gibi bir politika belediyecilik uygularsanız, bunun adı belediyecilik değildir.

“HERKES SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN NE OLDUĞUNU ANLADI”

*Beş yıldır Ankara’da herkes sosyal belediyeciliğin ne olduğunu anladı. Başkent Kart dağıttık. Başkent Kart vasıtasıyla Ankara’daki 200 bin aileye doğal gaz, 200 bin aileye düzenli şekilde et parası, kırtasiye parası, nakit destek, her şey her türlü yardımı yaparak onların da çocuklarının yaşıtları gibi bu şartlarda okuması için sınavlara girmesi için çalıştık.

*Hiçbiri hiçbir şeyden mahrum kalmasın diye çalıştık. İnşallah bu desteklerimiz artarak devam edecek. Bizi projesizlikle suçlayanlar şimdi bizim projelerimizi taklit edip ben de bir fazla vereceğim demeye başladılar.

*Ama kendisi aynı zamanda Keçiören Belediye Başkanı ne bir emekliye bir kuruş vermişliği var. Biz 200 bin aileye destek olurken et verirken ben but dağıtıyorum diye ortaya çıktı.

*Şubat’ta iki kişiye kasım da 11 kişiye vermiş. Ben Keçiören’de 50 bin aileye destek oluyorum. Düşünün artık aradaki bakış farkını. Çünkü çöp projelere para ayırdılar.

MAL BEYANI

*Biz belediyecilik yaparken bir zihniyet değişimi gerçekleştirdik. Nasıl zihniyet değişimi gerçekleştirdik? Kararları ortak akılları alıyoruz. İhalelerimizi canlı yayınlıyoruz ki Türkiye’de herkes bu şekilde davransın diye. Hesap veriyoruz.

*Bütün harcamalarımız web sayfasından görünüyor. Mal beyanımızı açıklıyoruz. Çekinmiyoruz. 1999’dan beri Beypazarı belediye başkanlığından beri benim bütün hesaplarımı inceleyebilirsiniz diye iddialı şekilde konuşuyoruz.

*Ben de diyorum ki ben may beyanımı açıkladım ve bütün belediye başkanlarının açıklamasını da istedim. Ve sonuç itibariyle rakibin mal beyanının sadece bir kısmını açıklamış. Ortaya çıktı. Neyi saklıyor? Neyi kaçırıyor? Bilmiyorum. Net olmak lazım Dürüst almak lazım. Artık çamur üstüne çamur atacağız diye uğraşıyorlar.

*Suçluluk psikolojisinin içine girdiler. Bakın nereye girersem gideyim insanlar işsizlikten bahsediyorlar. Her gittiğim toplantıda onlarca çocuğuna iş arayan ailenin notu var. Bırakın ben diyor Keçiören Belediye Başkanı olduktan sonra zengin olmadım diyor. Ailesi dahi, kız kardeşi dahi mal beyanının tümünü açıklamadı diyor.

“ÇOCUKLARINIZ KPSS SINAVINA GİREBİLECEKLER MİYDİ?”

*Ve görüyoruz ki bu kadar insan işsizken, bu kadar da serveti varken Allah daha ziyade etsin gözümüz yok, ben soruyorum kendisine. İki çocuğunuz devlet dairesine memur olurken KPSS sınavına girdiler mi? Kaç puan aldılar?

*Sizinki evlat buradakileri nedir? Buradakiler ailelerin işsiz çocukları nedir? Çok mu ihtiyacı vardı çocuklarınızın? İki benzinlik de onların üstüne yapsaydınız. Söz verdiler mülakatı kaldıracağız diye. Mülakat falan kalkmıyor. Böyle torpilli insanlar işe giriyor. Tekrar soruyorum. Siz Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız çocuklarınız KPSS sınava girebilecekler miydi? Ben de şöyle diyorum; bu kul hakkıdır.

*Bırakın servetinizin nereden gelip gelmediğini, bırakın saklayıp saklamadığınızı. Siz bu kadar işsiz varken kendi çocuklarını eğer KPSS’siz bir şekilde memur yaptıysanız bu kul hakkını dahi ödeyemezsiniz. Ve kalkıp ondan sonra ondan sonra şeffaf olmadan ben Ankara’yı yöneteceğim diyorsunuz. Yönetemezsiniz.

*Ve Ankara halkı bunun cevabını sandıkta verecek. Ankara halkı Mansur Yavaş belediyeciliğini sevdi. Ankara halkı bunu sandıkta onaylayacak ve inşallah. İnşallah bu şekilde şeffaf davranmayanlar da siyaset sahnesinden yok olup gidecekler.

“PKK’LILAR BELÇİKA’DA TÜRKLERE SALDIRIYOR, DIŞİŞLERİ BAKANI NEREDE?”

*Duymuşsunuzdur PKK’lılar Belçika’da Türklere saldırıyorlar. Hepsini lanetliyoruz. Peki bunlarla kim uğraşacak? Dışişleri Bakanımız. Nerede? Buradaki adaylarına oy istemekte. Bence derhal Belçika’ya gidin. O teröristleri ne yapıyorsanız yapın.

*Türklere saldırmasının önüne geçin. Bir diğer bakan. Bugün açıklama yapmış. Rakibime oy istemek için üç tane Cumhuriyet Halk Partili belediyenin sigorta borcunu açıklamış. Sayın Bakan dürüstseniz 30 büyükşehirin 30’unun da sigorta borçlarını açıklayın. Adil olacaksınız. Adil olmak zorundasınız.

*Biz nasıl alacağımızı da borcumuzu da açıklıyorsak siz de bu konularda açıklama yaparken taraftar olamayacaksınız. Bakın biz buraya bu seçimde kullanmak üzere geldiğim kiralık araçla geldim.

*Kaç kez geldim Elmadağ’a Başkanım. En az 10’a yakın defa geldim. Eskiden beri büyükşehir belediye başkanı oy alır bir daha uğramazdı. Her gelişimde buraya bir minibüs, bir şoför, bir korumayla geldim.

*Çakar araçlar, konvoylar yoktu. Dolayısıyla artık bu anlayışı çöpe koymanın zamanı geldi. Ankara’nın birçok ilçesinde seçimi alıyoruz. Allah nasip ederse rekor oyla da seçiliyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-hakan-fidan-ve-vedat-isikhana-sert-tepki/feed/ 0
Sevgiyi görüyorum Ekrem kazanacak https://www.foxhaber.com.tr/sevgiyi-goruyorum-ekrem-kazanacak/ https://www.foxhaber.com.tr/sevgiyi-goruyorum-ekrem-kazanacak/#respond Mon, 22 Apr 2024 21:09:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6432 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi, akademisyen-yazar Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ile yerel seçime sayılı günler kala 5 yıllık dönemde ev ve aile hayatında yaşadıklarını, kız çocuklarının eğitim hayatına dokunan projelerini konuştuk. Eşiyle birlikte seçim kampanyasında yoğun bir tempoda çalışan Dilek Kaya İmamoğlu şu çarpıcı mesajları verdi:

■ Ekrem her zaman görevinin hakkını verebilmek için büyük bir sorumluluk bilinciyle çalışır. Ama İBB Başkanı olmasıyla yoğunluğu ve sorumluluğu elbette ciddi bir şekilde arttı. Bu nedenle de ailece geçirdiğimiz, Ekrem’in çocuklarla geçirebildiği zaman oldukça sınırlı kaldı. Çocukların da büyümeye başladığı, ergenlik süreçlerini yaşadığı bir döneme denk geldi.

‘SAĞLIĞINI HİÇ DÜŞÜNMÜYOR’

■ Biz aslında çocuklarımızı hiç siyasetin içine dahil etmiyoruz. Bu Ekrem’in de benim de üzerinde hassasiyetle durduğumuz bir konu. Babalarının siyasetçi olmaları onlarla ilgili bir konu değil. Onlar kendi hayatlarını inşa ediyorlar. Bu 5 yıllık süreçte Ekrem için tek endişem her zaman sağlığı oldu. Sağlığını hiç düşünmeden kendini yaptığı işe adıyor. Biraz daha kendisine dikkat etmesini dilerdim.

■ 5 yıl içinde beni en etkileyen gelişmelerden biri pandemi dönemi oldu. Bu salgın nedeniyle vefat eden, sağlığı bozulan insanlar, pandeminin ekonomik ve sosyal hayata yansımaları ve tüm bunlarla beraber çocukların eğitim hayatının olumsuz etkilenmesi beni çok üzdü. Yine bu dönemde annemi kaybettim ve o günlerde korona olduğum için maalesef cenazesine katılamadım. Tabi ki, geçtiğimiz yıl 11 ilimizi derinden etkileyen 6 Şubat depremi de hepimiz için çok büyük bir travma oldu.

“DAVA HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİ”

■ Bir diğer olay da Ekrem’in dava süreci… Türkiye bir hukuk devleti; bu ülkede herkesin yasalar karşısında eşit olması, kanunların herkese adil bir şekilde uygulanması gerekiyor. Eğer bir ülkede adalet işlemiyorsa, ülkenin temel değerleri yara almış demektir. Benzer davalarda olduğu gibi Ekrem’in davası da ne yazık ki benim için bir hukuksuzluk örneği oldu.

■ Ekrem’le birbirimizi çok eleştiririz. Çocuklarımız da fikrini açıkça söyler, yanlış olduğunu düşündüğü herhangi bir şeyi dile getirip bizi eleştirirler. Çünkü biliriz ki eleştiri gelişimin ve değişimin en temel parçalarından biridir. Benim Ekrem’e fikrimi beyan ettiğim en temel konu kadınların toplumdaki yeri… Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için atılması gereken adımları ve yorumlarımı söylüyorum genelde.

‘PEK ÇOK İLKLER YAŞANDI’

■ Yerel seçimi kazanacağını biliyorum. Ekrem Başkan’ın İstanbul için yaptığı ve yapmayı planladığı çalışmaları, İstanbulluların bu çalışmalara gösterdiği ilgiyi ve Ekrem’e duydukları sevgiyi görüyorum. Özellikle bir kadın olarak baktığımda İstanbul’da pek çok ilkin yaşandığını görüyorum. İBB’nin tarihinde ilk defa açtığı Yuvamız İstanbul kreşleri, Anne Kart, Mahalle Evleri… Örneğin İBB’de bu dönemde ilk defa kadın itfaiyeciler görev başı yaptı, otobüslerde kadın şoförlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ülkemizin geleceği olan gençler için yapılan çalışmalar da önemli…

■ Seçim öncesinde yaşanan yoğunluk gerçekten olağanüstü. Ekrem’in çalışma temposunun yanında ben mümkün olabildiğince yanında olmaya, destek vermeye gayret ediyorum. İstanbul ve İstanbullular için sosyal belediyecilik anlayışıyla 5 yıldır çok yoğun şekilde çalışmalar yapılıyor. En büyük dileğim, bu yoğun dönemin hepimiz için huzurla geçmesi ve demokratik, adil bir seçimle tamamlanması…

3 bin gence burs desteği

Dilek Kaya İmamoğlu, 5 yıllık dönemde iş ve eğitim hayatında yaşadıklarını da şöyle anlattı: “Yoğun ve tempolu geçti. Beni en mutlu eden gelişme Büyüt Hayallerini projesini hayata geçirmemiz oldu. Projeyle 3 bin üniversiteli genç kıza burs desteği sağlıyoruz. Projeye 2021’de İstanbul Vakfı çatısı altında başladık. Ama bu proje sadece bir burs projesi değil. Gençlerin hayata hazırlık süreçlerinde de yanlarında oluyoruz. Büyüt Hayallerini Gelişim Programı’nda bursiyerlerimiz bir hafta boyunca hem iş hayatına yönelik eğitimler alıyor hem de şirketlerin çalışma alanlarına giderek saha süreçlerini deneyimleyebiliyorlar. Proje kapsamında 40 değerli kalemin, Türkiye’de yaşamış ve yaşamakta olan 40 başarılı kadının hayat hikayesini anlattığı İlham Veren Adımlar kitabımızı çıkardık ve kitabın satış geliriyle de burs fonuna destek sağladık.”

KADINLARIN İŞ HAYATINDA KARŞILAŞTIĞI ENGELLERİ YAZDI

Dilek Kaya İmamoğlu 2022’de liderlik türleri üzerine çalıştığı doktorasını tamamladığını belirterek, “Ekim 2023’te de kadınların iş hayatında karşılaştığı engelleri anlatmak için kullanılan bir kavram olan cam tavan sendromunu ele aldığım yüksek lisans tezimi, “Cam Işığı Kesemez” ismiyle kitap olarak yayınladık” dedi.

2014’ten 2024’e İmamoğlu ailesi

2014 HATIRASI: Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildiğinde ailesiyle bu pozu vermişti.

Ekrem-Dilek İmamoğlu çifti; çocukları Selim, Semih ve Beren ile 2014 yılından beri her seçim sonrası aile fotoğrafı çektirdi. İmamoğlu ailesinin, 31 Mart 2024 yerel seçim sürecinde kameralara poz vermesinin üzerinden 10 yıl geçti.

2019 HATIRASI: İmamoğlu, İBB Başkanı seçildiğinde başarısını ailesiyle böyle paylaşmıştı.

2014 yılında çekilen ilk fotoğraf ile 2024 yılında çekilen son fotoğraf, ailedeki 10 yıllık değişimi gözler önüne serdi. 2014 yılında yerde oyun oynayan iki küçük çocuk artık büyüdü. Semih üniversiteye hazırlanıyor, Beren ise voleybolcu oldu. Selim de üniversiteyi bitirdi ve iş hayatına atıldı.

2019 HATIRASI: İmamoğlu, İBB Başkanı seçildiğinde başarısını ailesiyle böyle paylaşmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sevgiyi-goruyorum-ekrem-kazanacak/feed/ 0
Yavaş: Bütün banka hesaplarım incelemeye açık https://www.foxhaber.com.tr/yavas-butun-banka-hesaplarim-incelemeye-acik/ https://www.foxhaber.com.tr/yavas-butun-banka-hesaplarim-incelemeye-acik/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:51:12 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6315 Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ulus 100’üncü Yıl Meydanı’nın açılışında konuştu.

Yavaş, Ulus’un Antik ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıdığını belirterek, “Ulus’un bizler için en değerli tarihi ise Cumhuriyet dönemiyle başlamıştır. Cumhuriyet tarihimizin en kıymetli merkezleri Ulus’ta yer almaktadır. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemimizde Ulus ülkemizin dört bin yanından gelen farklı sosyal dişlilere ait insanları buluşturmuş, birbirinden farklı görüşleri olan bu insanlar tek bir hedef için harekete geçmiştir. O hedefin adı ‘Vatan Sevdası’dır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi de Ulus’u aynı zamanda millet iradesinin vesikası haline getirmiştir. Bu bölge çok uzun yıllar Ankara’nın politik, bürokratik, finansal, kültürel ve ticari merkezi olmuştur. İşte Ulus dünyadaki örneklerin de olduğu gibi bizim için çok önemlidir. Tarihimiz, kültürümüz ve zenginliğimizdir. Son birkaç yılda yaşanan gerilemeyi durdurup burayı turizm kenti haline getirmek bizim en büyük projelerimizden birisidir” dedi.

“ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİN TÜRKİYE’DEKİ ÖNCÜSÜYÜZ”

Açılışını yaptıkları 100’üncü Yıl Meydanı’nın tarihi yapıların tam kalbinde ve Ankara halkına nefes aldıracak bir proje olduğunu söyleyen Yavaş, şu ifadeleri kullandı;

*Toplam alanı 8 bin metrekare olan bu alanda 2 bin metrekare büyüklüğünde ana meydan, peyzaj alanları ve toplam 214 araç kapasiteli iki katlı otopark yer alıyor. Ankara’nın iklim ve dokusana uygun olarak farklı türde 300 tane ağaç dikildi.

*Otomasyon sistemiyle hizmet verecek otopark alanında kapasite durumunu online olarak takip etmek de mümkün olacak. Ayrıca projede tüm alana hizmet edecek kafeteryada yer almaktadır.

*100’üncü Yıl Meydanı, Ankara’nın tarihsel dokusunun tam kalbinde kültürlerin buluşma noktası olacak. Biliyorsunuz şeffaf belediyeciliğinin Türkiye’deki öncüsüyüz. Bu projeyi 161 milyon lira maliyetle tamamladık.

MAL VARLIĞI AÇIKLAMASI

En marka projelerinden birisinin Ulus düzenlemesi olacağını vurgulayan Yavaş, şunları söyledi;

*Güncel tutarlarıyla 1 milyar 200 milyon lira civarında para harcandı. Ulus’u ayağa kaldırmak için inşallah söylediğim gibi burası marka bir proje olacak ve dünya başkentlerine yakışır bir şekilde, onlarla yarışan, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Ankara’yı inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz.

*Değerli hemşehrilerim, yaptığımız bütün çalışmalar şeffaftır. Halka hesap vermek bir zorunluluktur. Mal beyanımı ben açıkladım. Rakiplerimiz de açıklamaya başladılar ama bugünkü basına düşen yazıları gördüğünüz zaman bir sürü spekülasyon var.

*Ben de dün bir televizyon yayınında şunu söyledim; 1999 yılında Beypazarı’nda ilk belediye başkanlığı yaptığımdan bugüne kadar bütün banka hesaplarım incelemeye açıktır. Hiç kimseden sakladığım hiçbir şeyim yoktur.

*Kamu yöneticileri böyle olmalıdır. Göreve başladığıyla bıraktığı zamanki mal varlığını açıklamalıdır. Bu sadece Mansur Yavaş için değil, Türkiye’deki görev yapan bütün belediye başkanlarını kapsar. Ancak bu şekilde yolsuzluk ve israf ortadan kalkacaktır. Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bunun öncülüğünü yapmaktan gurur duyuyoruz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yavas-butun-banka-hesaplarim-incelemeye-acik/feed/ 0
İmamoğlu, sahadaki şiddete tepki gösterdi: Spordan siyaseti temizleyelim https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-sahadaki-siddete-tepki-gosterdi-spordan-siyaseti-temizleyelim/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-sahadaki-siddete-tepki-gosterdi-spordan-siyaseti-temizleyelim/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:09:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6289 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “10 x 10 = 100 Büyük Proje” toplantılarının 6’ıncısı olan “Olimpik Kent İstanbul” sunumunu gerçekleştirdi. İmamoğlu, İstanbul birçok doğal ve kültürel özelliğinin yanı sıra ihmal edilmiş bir spor kenti olduğunu vurguladı. İmamoğlu, spor politikaları konusunda nasıl bir İBB devraldıklarını anlatarak şunları kaydetti:

“KUPON ARAZİ GÖZÜYLE BAKIYORLARDI”

“Bu kadim kentin diğer pek çok alanda olduğu gibi spor alanı da ihmal edilmiş, imar planlarında spor alanı olarak tanımlanmış çok sayıda kamu arazisi imara açılarak ortadan kaldırılmıştı. Maalesef diğer kamu arazilerinde olduğu gibi bu arazilere de kupon arazi gözüyle bakan bir anlayışla mücadele ediyoruz. Özetle sokakları güvensiz, okulları salonsuz, salonları beden eğitmensiz, mahalleleri spor sahalarından yoksun bir İstanbul devraldık. Görevi devraldığımızda 13 ilçemizde İBB’ye ait tek bir spor tesisi bile bulunmuyordu. İstanbul’da uluslararası standartlara uygun bir atletizm pistimiz yoktu. Düşünebiliyor musunuz İstanbul gibi her yanı denizle çevrili bir kentin su sporlarına yönelik bir tek su sporları merkezi bile yoktu. İstanbul’da en fazla havuza sahip olan İBB’ye ait 26 havuz, kulüplere, federasyonlara ve sporcularına kapalı idi. Bırakın İBB tesislerini, İstanbul’da erişilebilirlik belgesi olan tek bir spor tesisi yoktu. Spor altyapısı bu derece yetersiz bırakılmış bir kentin Olimpik ve Paralimpik Oyunlar gibi büyük uluslararası organizasyonları bu zamana kadar alamamış olması ne yazık ki bir tesadüf değil.”

“İKTİDAR SPORUN HER NOKTASINA MÜDAHALE ETME AZRUSUNDA”

Gündemdeki “sporda şiddet” konusuna da değinen İmamoğlu şunları söyledi:

“Maalesef ülkemizde siyasi iradenin sporun her noktasına müdahale etme arzusu vardır. Bu nedenle tüm topluma parti, din, dil ve mezhep ayrımı olmaksızın tarifsiz mutluluk anları yaratan bu olgu yerini gerilime bırakmaktadır. Toplumun maddi ve manevi tüm sorunlarını geride bırakarak mutlu olmalarını hatta sokaklara dökülmelerini sağlayan bu muhteşem olgu kutuplaşma ve şiddet aracı olmaktadır. Spor partiler ve siyaset üstüdür. Kutuplaşmaya, gerilime ve şiddete asla izin vermez. Yapılan sporların tamamı birer oyundan ibarettir. Konulan kuralları zaten hiçbir olumsuzluğa izin vermez. Konu sadece kuralların doğru uygulanabilmesindedir. Özünde; spor demek fair play demek, barış ve kardeşlik demektir. Siyaset kurumları olarak sporda bilgiye, birikime ve bilime olan inancı arttırmak zorundayız. Olimpizm felsefesini sporla ilgili her kurumun olmazsa olmaz anayasası haline getirmeliyiz. Türkiye çok büyük bir ülke, siyasetin sağladığı sınırsız olanaklar var. Bu olanakları spor aracılığı ile gençlerimizi eğitecek, onların yaşamlarını sağlıklı ve tertemiz bir dünyaya dönüştürecek engin deneyime sahip birbirinden değerli kulüplerimiz var. Bu kulüplerin yaşamış olduğu borç problemlerini, finansal sorunlarını çözebilecek siyasi iradenin elinde birçok fırsatın olduğunu düşünüyorum. Yeter ki isteyelim ve spordan siyaseti sonuna kadar temizleyelim. Birbirlerine muhtaç olmasınlar. Spor ve federasyonlar üzerindeki etkisini yok edelim. O zaman müdahale edilemeyen branşlarda olduğu gibi nasıl dünya çapında yıldızlara sahip olabildiğimizi, yaratılan bu başarılarla vatandaşlarımızı nasıl mutlu edebildiğimizi göreceğiz.”

“11 GÜN SONRA BÜYÜK BİR KARAR VERECEĞİZ”

İmamoğlu “Atamızın ‘Bedeni idman fikri idmanla muvazi olmalıdır’ sözünü hiç unutmadım. Çocuklara ve gençlere en önemli kentli hakları olan spor hakkını vermek ve İstanbul’u olimpik ve paralimpik sporların kenti yapmak için hiç durmadan çalışacağız. Biz, icraatçı, halkçı, yatırımcı ve demokrat yönetim anlayışımızla her geçen gün İstanbul’a daha fazla değer katıyoruz. İstanbul’u sadece yatırımlarla dönüştürmüyoruz. Aynı zamanda bu şehirde zihniyeti de dönüştürüyor ve geleceğe hazırlıyoruz. Bundan sadece 11 gün sonra, büyük bir karar vereceğiz. O karar, bu şehri ve bu şehrin kaynaklarını sadece şu kişi veya bu kişi yönetsin kararı değildir. O karar, bu şehrin geleceğinin nasıl olmasını istediğimize ait bir karardır. İstanbul’da başlattığımız büyük dönüşüme daha büyük bir güçle devam edebilmemiz için gelin bir kez daha birleşelim. Haydi hep birlikte sandığa gidelim. Bu aziz şehirde başlattığımız büyük hizmet, icraat ve yatırım dönemi devam etsin” çağrısı yaptı.

10 YENİ PROJE

İmamoğlu, 5 yıl boyunca İBB olarak spor alanında imza attıkları hizmetleri anlattıktan sonra gelecek 5 yılda “Spor kenti İstanbul” hedefiyle yapacakları 10 yeni projeyi açıkladı.

1. AVRUPA OYUNLARI: İlk kısa dönemli hedefimiz, Avrupa Oyunlarını 2027 yılında İstanbul’a getirmek olacak. Hatta size bir güzel müjde vereyim. Her ne kadar baskılarla karşı karşıya olsak da çabamızı samimi şekilde gerçek spor insanlarla ortak mücadele vererek göreceksiniz, Avrupa Olimpiyat Komiteleri Başkanı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komiteleri Başkanları ile beraber 2027 Avrupa Oyunlarının ilk imzasını kısa sürede atacağız.

2. 2036 İSTANBUL OLİMPİK VE PARALİMİK OYUNLARI: Daha önce yaptığı 5 başvurudan sonuç alamayan İstanbul’a özlemini çektiği Olimpiyat Oyunlarını biz getireceğiz. Başakşehir’de hayata geçireceğimiz olimpik ve paralimpik sporcu merkezimizle hem uluslararası müsabakalara uygun tesisler elde edeceğiz hem de bu tesislerde yaz, kış demeden farklı branşlarda sporcular yetiştireceğiz. Burası tam teşekküllü bir eğitim kampüsü olacak. Avrupa yakasında 74 Bin metrekare alanda 7.000 kişilik ve Anadolu yakasında 32 bin metrekarelik alanda 3.000 kişilik olmak üzere toplam 10.000 kişilik sporcu köyü projemiz hazır. Bu köyümüz sporcularımızın konaklamaları sonrasında öğrencilerimiz için yurtlara dönüştüreceğiz. Bir kısmı ise kentsel dönüşümde rezerv konut alanı olarak kullanacağız.

3. ÇOK AMAÇLI SPOR KOMPLEKSİ: Voleybolda ülkemizin son dönemde kazandığı önemli başarılar hepimizi mutlu etti, kulüplerimizin bu başarılardaki payı çok kıymetli. Biz bu başarıların artarak devam etmesi için gerekli altyapı yatırımlarını ve tesisleri sporcularımızın ve sporsever vatandaşlarımızın hizmetine sunmaya devam edeceğiz. Bunların birini Sarıyer ilçemize kazandıracağız. Yine Maltepe ilçemizde yapacağımız Maltepe Arena Basketbol ve voleybol müsabakaları için kullanılabilecek çok amaçlı bir salon, tenis kortu, boks salonu, fuar alanı ve konser alanı bulunacak. Ümraniye ilçemizde yapacağımız buz sporları merkezi ile bu önemli eksikliğin giderilmesine yönelik önemli bir adım atmış olacağız.

4. SEMT SPOR MERKEZİ: İstanbulumuza başarıları ile değer katan amatör spor kulüplerimizi desteklemeyi önemsiyoruz. Çağdaş çalışma koşullarla donatacağımız Yeni İstanbul Güreş Kulübü Binası, kulübün kurumsal kimliğini geleceğe taşıyarak örnek bir spor tesisi olacak.

Üsküdar Küçüksu Spor Salonu, Sancaktepe Safa Tepesi Spor Tesisi, Bahçelievler Koca Sinan Spor Tesisi, Ataşehir İçerenköy Spor Tesisi, Şişli Kuştepe ZOP ve Spor Tesisi, Kartal Cevizlik Komşuluk Meydanı projelerimizde yer alan spor alanları ile birlikte amatör spor kulüplerimizin tesis ihtiyaçlarını önemli oranda karşılayacağız.

5. JİMNASTİK VE ATLETİZM: Beylikdüzü atletizm pistimizi tamamladığımızda İstanbul uluslararası standartlara ve müsabakalara uygun bir atletizm pistine kavuşmuş olacak. Atletizm pistlerimiz için Başakşehir ve Eyüpsultan’da da yerlerimizi belirledik, projelerimiz hazır. Önümüzdeki dönemde hızla hayata geçireceğiz. Pendik Kurtköy’de Uluslararası Jimnastik Salonu Projemizin onaylarını aldık. En kısa süre içerisinde ihalesini yapıp uygulamaya geçireceğiz.

6. SU SPORLARI: Maltepe’de projesi hazır izinleri alınmış su sporları merkezimizi de hızlıca hayata geçireceğiz. Mini su sporları tesislerimiz ile deniz ile temas etmeyen vatandaşımız kalmayacak. 7 tesisimizin yeri belli. Hedefimiz 15 ilçede 21 mini su sporları merkezini tamamlamak.

7. REKREATİF SPOR: Yaşam Vadileri ve Doğal Yaşam Parklarında 210 km olmak üzere İstanbul genelinde toplam 1.050 km bisiklet yollarını yapacağız. Ayrıca her ilçemize açık ve kapalı tenis kortu, halı saha, basketbol ve voleybol sahası olmak üzere toplamda 1000 tesisi İstanbul’umuza kazandıracağız.

8. SPOR SALONSUZ OKUL KALMAYACAK: Spor salonu ihtiyacı bulunan 115 okulumuz için spor salonlarımız yolda.

9. SPOR OKULLARI: İlk ve ortaöğretimde bulunan 250 bin öğrenciye, 20 branşta ücretsiz spor eğitimi vereceğiz. E-spor kulübü açılacak okullar arası turnuvalar düzenlenerek e-spor ligi oluşturacağız.

10. HER YERDE SPOR: İstanbul genelinde 1000 noktada 390 profesyonel eğitmen eşliğinde ücretsiz açık hava spor etkinlikleri ve gezici spor ekipleri ile her mahallede yaşlılara özel spor programları düzenleyeceğiz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-sahadaki-siddete-tepki-gosterdi-spordan-siyaseti-temizleyelim/feed/ 0
Mansur Yavaş yaptığı en büyük projeyi açıkladı https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-yaptigi-en-buyuk-projeyi-acikladi/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-yaptigi-en-buyuk-projeyi-acikladi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:57:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6246 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Polatlı İçme Suyu Hattı Açılış Töreni ve İftar Programı’na katıldı. Yavaş’a programda; CHP Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri ile Polatlı Belediye Başkanı ve CHP Polatlı Belediye Başkan adayı Mürsel Yıldızkaya eşlik etti.

Törende konuşan Yavaş, şunları söyledi:

*Daha göreve başlamadan önce, tüm kampanyamız boyunca Polatlı’ya temiz su getireceğimize dair söz vermiştim. Çıktığım tüm televizyon kanallarında, yaptığım tüm açıklamalarda Polatlı’dan bahsetmiştim.

*İşte şimdi bu sözü tutma zamanı geldi. Bu projeyi, önce yapamayacağımızı düşündüler. Baktılar ki, ortaya büyük bir irade koyduk, Belediye Meclisi’nde çeşitli engellemeler yaptılar. Baktılar ki sizler tepki gösteriyorsunuz, DSİ’nin gündeminde olmayan projelerle kafa karıştırmaya çalıştılar.

“HALKIN PARASININ SİYASET UĞRUNA ÇAR ÇUR EDİLMESİNE GÖZ YUMDULAR”

*Buradan tüm Ankaralılara ve Türkiye’ye sesleniyorum: Hani ‘engelleme yok’ diyorlar ya… Eğer Polatlı suyunun kredisini Belediye Meclisi’nde bekletmeselerdi, Polatlı halkı temiz suya 9 ay önce kavuşmuş olacaktı ve şu anda bu suyu içiyor olacaktı. Eğer siyasi yaşamlarını değil, halkı düşünselerdi, belediyemiz de daha uygun bir kredi bulmuş, kamu kurumu zarara uğramamış olacaktı.

*Bu para, Mansur Yavaş’ın babasının parası mıydı? Sizin paranızdı, halkın parasıydı. Halkın parasının siyaset uğruna çar çur edilmesine göz yumdular. Bu inadın sonu nereye vardı? Aylarca o kredileri vermediniz de başınız göğe mi erdi? Yaptığınız hareket partinize bir fayda mı sağladı? Polatlı halkına, ülkemize bir katkı mı sunmuş oldunuz?

*Karşı gelemezsiniz. Eğer halk bir şeyi istiyorsa onun karşısında duramazsınız. Sizi milletin seçtiğini unutursanız millet bunu size hatırlatır, engelleyemezsiniz. Karşınızda ‘Benim en çılgın projem, 100 kilometrelik hattı yapıp Polatlı’ya suyu götüreceğim’ diyen Mansur Yavaş varsa, onu hiç engelleyemezsiniz.

“1,5 MİLYON KİŞİNİN TEMİZ SU HASRETİNİ SONA ERDİRECEĞİZ”

*Bu proje 2,5 milyar liraya mal oldu. Biraz zahmetli, meşakkatli, zor bir süreç oldu. Zaman zaman Ankara’nın merkez ilçelerinde hattın döşendiği bölgelerde başta trafik sorunu olmak üzere eleştiriler de aldık. Ama biz bu projeyi tamamlamalıydık. Çünkü biz ‘Önce halkın sağlığı, halkın canı’ diyerek yola çıktık.

*İvedik – Polatlı İçme Suyu Hattı sayesinde sadece Polatlı’nın değil, güzergâh üzerinde bulunan Sincan, Yenikent, Temelli dâhil 1,5 milyon kişinin temiz su hasretini sona erdireceğiz. Bugün, Yenikent’ten branşmanla verdiğimiz temiz su ilk kez Polatlı’ya ulaştı.

*Yüzükbaşı hattı suyu, bu yeni suyla bugünden itibaren paçal yapılarak verilmeye başlanıyor. Günden güne paçal oranı yeni su ile azalacak ve inşallah, kent merkezi tarafında kalan 1,5 kilometrelik boru imalatının tamamlanmasıyla birlikte aybaşından itibaren Polatlı suyunun yüzde 100’ü İvedik suyundan oluşacak.

“EN BÜYÜK PROJEN NE DERLERSE…”

*30 yıldır Polatlı halkını unutanlar bugün belli ki çok incinmişler. Su alma işlemini 30 Ocak 2024 tarihinde başlatmıştık. 15 Mart’ta 70 kilometrelik iletim hattı dolduruldu, terfi merkezinin pompaları aktif hale getirildi. Demişler ki ‘4 günde doldurdular.’ 4 günde bu hattın dolması zaten mühendislik açısından mümkün değil.

*Bunu bilmeyecek kadar konudan uzaktan ama iftira meslekleri olduğu için kul hakkına girmekte sorun görmüyorlar. Beyler, incinseniz de, üzülseniz de, kabullenemeseniz de sizin yapamadığınızı biz yaptık. Polatlı’ya temiz suyu biz getirdik. Halkın çilesini biz gördük. Siz halka pahalı su satıp, pahalı bilet satıp oradan aldığınız paraları çöp projelere yatırırken Polatlı halkı su çilesi çekiyordu.

*Siz kavşaklara dinozor heykeli dikip atıl havuzlar yaparken, Polatlı halkı sizden bu projeyi istiyordu. 30 yıldır aklınız neredeydi? Biz daha gelmeden önce söz verdik, geldik ve sözümüzü tutuyoruz. Hem de size rağmen tutuyoruz. Tüm engellemelerinize rağmen tutuyoruz. Şimdi rahatsız olmaya hakkınız yok. Bana, ‘Bu dönemde yaptığın en büyük proje ne’ derlerse, Polatlı’ya su getirmek diyeceğim.

“DARDA KALAN HERKESİN YANINDAYDIK”

*Kimileri var; atıl havuzlara, fıskiyelere, çöp projelere para harcar… Halkın asıl ihtiyaçlarını görmez, hayali projeler peşinde koşar. Kimileri de çıkar, tüm engellemelere rağmen yolları kilometrelerce yara yara Polatlı’ya temiz suyu getirir, bu suyu halkına kana kana içirir.

*İşte, bizim farkımız budur. İşte, gerçek Belediyecilik budur. Öyle bir belediyecilik yaptık ki darda kalan herkesin yanındaydık. Onlar proje adı altında bolca beton diktiler her yere. Eğer şurada bir kavşak eksikse, burada da aç insanlar varsa bırak o kavşak iki sene sonra olsun. Önce oradaki açı doyur.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-yaptigi-en-buyuk-projeyi-acikladi/feed/ 0
Yenişehir Evleri Arnavutköy için 9 aydır kura çekemediler https://www.foxhaber.com.tr/yenisehir-evleri-arnavutkoy-icin-9-aydir-kura-cekemediler/ https://www.foxhaber.com.tr/yenisehir-evleri-arnavutkoy-icin-9-aydir-kura-cekemediler/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:21:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5432 Kanal İstanbul güzergahında tarla ve orman niteliğindeki 1 milyon metrekarelik arazide THY ve Emlak Konut’un ortak olduğu “Yenişehir Evleri Arnavutköy” projesi için başvurular Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde mayıs ayında başladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasının hemen ardından 19 Mayıs 2023 tarihinde dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum proje için başlatılan kampanyayı duyurdu.

“Emlak Konut ve THY iş birliğiyle İstanbul’da ilk kez ev sahibi olacaklara yeni sosyal konut müjdesi! 13.000 bağımsız bölümün yer alacağı projesi için kura başvuruları başladı” duyurusu yapılan kura başvuru süresi 2 Haziran 2023’te doldu.

İki haftada projeden ev alabilmek için 450 bin kişi başvuruda bulundu, ancak bugüne dek kuralar çekilmedi. Sosyal medyadan tepki göstererek Emlak Konut GYO ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na açıklama yapması için çağrıda bulunan vatandaşlar geçen yıl ilan edilen konut fiyatlarının da değişip değişmeyeceğini merak ediyor. 1+1, 2+1 ve 3+1 tipindeki evlerin fiyatları 2 milyon liradan başlıyordu.

THY KONUTLARININ YAPIMI SÜRÜYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018 yılında 3. havalimanı çalışanları için Emlak Konut GYO ile THY işbirliği ile Kanal İstanbul güzergahında Arnavutköy’e bağlı Dursunköy’de konut inşa edileceğini duyurmuştu.

Projenin 41 adet parselinin yapı ruhsatları da alınmış durumda. Yaklaşık 13 bin konut ve 450 ticari alandan oluşan sosyal konut inşaatı için geçtiğimiz mayıs ayında başlatılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci de tamamlandı. İstanbul Valiliği tarafından “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.

Konut projesinin ilk etabı için 17 Mayıs 2023 tarihinde ilk imzalar atıldı. “Dursunköy 1. Etap 1. Kısım İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi” için UNTD İnşaat A.Ş. ile 3 milyar 488 milyon 800 bin TL’lik sözleşme imzalandı. “2. Etap 1. Kısım İnşaatı” işi için de Antaş Altyapı ve Gökyol İnşaat iş ortaklığı ile 2 milyar 157 milyon TL’lik sözleşme imza altına alındı.

3. Etap 1. Kısım Konut, Ticaret ve Sosyal Donatı İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi’nin sözleşmesi ise yüklenici Kuzu Toplu Konut İnş. A.Ş. ile 27 Şubat 2024 tarihinde imzalandı.

THY- Emlak Konut GYO Arnavutköy Dursunköy 3. Etap 1. Kısım’ın sözleşme bedeli 3 milyar 334 milyon 500 TL+KDV olarak açıklandı.

1. ve 2. etap olarak yapım çalışmalarına başlanan yaklaşık olarak 3 bin konutun, 2025 senesinin Mayıs ve Haziran aylarında THY çalışanlarına teslim edilmesi bekleniyor. 450 bin kişinin başvuru yaptığı diğer konutların yapımının ve tesliminin ise ne zaman olacağı henüz bilinmiyor.

DİKKAT ÇEKEN ÖDEME PLANI

Kanal İstanbul projesinin yanı başındaki toplam 3 milyon metrekarelik arazide 12 bin 585 konut ve 450 ticari alan inşa edilecek. 528 adet blok dikilecek, yükseklikler 8 kata kadar çıkacak.

Projede toplam 1 milyon 785 bin 74 metrekare kapalı inşaat yapılacak ve alanda 42 bin 500 kişinin yaşaması planlanıyor.

Projede örnek ödeme planı şöyle ilan edilmişti:

(72 metrekare 2+1 daire için)

Satış fiyatı: 2 milyon 592 bin TL

Peşinat (%20): 518 bin 400 TL

Ara ödeme 24. ay (%10): 259 bin 200

Ara ödeme 36. ay (%10): 259 bin 200

Ara ödeme 48. ay (%10): 259 bin 200

1. yıl taksit:10 bin TL

2. yıl taksit:15 bin TL

3. yıl taksit: 25 bin TL

4. yıl taksit: 30 bin TL

5. yıl taksit: 42 bin 750 TL

6-10. yıl taksit: 46 bin 322 TL

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yenisehir-evleri-arnavutkoy-icin-9-aydir-kura-cekemediler/feed/ 0
Bodrum’un tek kalan merası için eylem: GES mezarlığı olmasın https://www.foxhaber.com.tr/bodrumun-tek-kalan-merasi-icin-eylem-ges-mezarligi-olmasin/ https://www.foxhaber.com.tr/bodrumun-tek-kalan-merasi-icin-eylem-ges-mezarligi-olmasin/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:33:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5148 Bodrum’da Dereköy- Kavakderesi’nde 20 hektarlık mera alanında kurulması planlanan 20 bin panellik GES projesine Bodrumlular tepki gösterdi. Bodrum Kent Konseyi üyesi Fahir Üzümcü “Bodrum’un son doğal meralarının yok edilmesine izin verecek lüksü yok. İliç’te olduğu gibi yalanlarla dolu bir ÇED dosyası ile karşı karşıyayız.” dedi.

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Dereköy Mahallesi Kavakderesi Mevkii’nde 20 hektarlık alanda Novus Grup yatırım Enerji Üretim A.Ş tarafından yapılması planlanan güneş enerji santrali (GES) ve enerji depolama tesisi projesi için ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) yönetmeliği gereğince Dereköy Mahallesindeki köy kahvesinde halkı bilgilendirmek görüş ve önerilerini almak için halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılım toplantısı düzenlenmiş Bodrum’un elde kalan tek merasının GES mezarlığına çevrilmemesi için Bodrumlular sert tepki göstermişti.

“BODRUM’UN SON MERASININ YOK OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

Bodrum Kent Konseyi adına açıklama yapan Fahir Üzümcü “Bodrum’un son merası GES mezarlığı olmasın.Bodrum’un son doğal meralarının yok edilmesine izin verecek lüksü yok. Gerek Türkiye’nin gerekse dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Bodrum denince akla ilk gelen denizi, doğal güzellikleri ve kültürel varlıkları olması gerekirken artık ne yazık ki durum böyle değil. Özellikle geçtiğimiz on yıl içerisinde gerek merkezi gerekse yerel yönetim tarafından ortaya konulan yanlış yönetim modelleri ve politikaları sonucunda Bodrum denince aklımıza ilk gelen kavramlar artık beton, şehirleşme, yok oluş ve susuzluk. Bodrum’un doğal yaşam ortamları ve geleneksel yaşamın sürüldüğü sosyo-ekolojik alanlarda yaşanan yok oluşlara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Bu yok oluşlar yalnızca doğal yaşamı değil, Bodrumlu yurttaşları da geri dönülmez bir şekilde etkiliyor. Geçmişte, ismi ile huzur, sükunet gibi kavramlarla anılan Ege’nin bu küçük kıyı kentinde artık sükunet yerini kamyonlar, iş makineleri ve trafik sesine bırakmış durumda” ifadelerini kullandı.

“İLİÇ’TE OLDUĞU GİBİ YALANLARLA DOLU BİR ÇED DOSYASI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Üzümcü açıklamasının devamında ise “Bugün burada merkezi yönetim iradesi ile gerçekleştirilmek istenen yeni bir yok oluşa dur demek için bir aradayız. Bodrum’un özgür akan son akarsuyu olan Kavakderesi’ni besleyen damarlarının kaynağı olan, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan, bölgemizin en önemli karbon yutak alanlarından biri olan ve onlarca ailenin geçim kaynağını sağlayan Dereköy’ün son doğal meralarından biri yeşil enerji yalanları ile yok edilmek isteniyor. Novus Grup Yatırım Enerji Üretim A.Ş. tarafından Dereköy Mahallesi, 296 Ada, 16 Nolu parselde gerçekleştirilmek istenen Güneş Enerji Santrali ve Depolama Tesisi Projesi’nin ÇED Başvuru Dosyası’nda projenin bölgenin su kaynaklarına, biyolojik çeşitliliğe, çevresindeki zeytinliklere ve tarım arazilerine ve sosyoekonomik yapıya etkilerine yer verilmemiş. Aynı raporda projenin yapılmak istendiği yerleşime ismini veren Kavakderesi yokmuş gibi davranılmış ve “Proje alanına en yakın yüzeysel su kaynağı, 5 km mesafedeki Ege Denizi’dir.” ifadesine yer verilmiştir. Henüz Erzincan-İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nin yaraları sarılmadan önce aynen İliç’te olduğu gibi yalanlarla dolu bir ÇED dosyası ile karşı karşıyayız. Benzer bir eko kırımın bir daha yaşanmaması için Dereköy’de yaşayanlar ve Bodrumlu yurttaşlar olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sesleniyoruz ve Bodrum’un son doğal meralarının yok edilmesine izin verecek lüksü olmadığını belirterek projenin ÇED sürecinin bir daha açılmamak üzere ivedilikle sonlandırılmasını talep ediyoruz. Bodrum’un yaşam ortamlarının savunucusu olmaya devam edeceğiz” diyerek alkışlar arasında sözlerini tamamladı.

“BODRUM’UN TEK SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM ALANI YOK OLACAK”

Gümüşlük Forumu yöneticisi Bige Karan ise “Köylüler ve STK temsilcileri olarak burada kurulması planlanan GES’in vereceği zararları araştırdık ve burada tam 146.000 dönümlük araziye GES kurulacak ve arazinin toprağı sıyrılarak mera alanı bozulacak, buradan tonlarca atık çıkacak sosyal tesisler yapılacak ve bunlar çok dar olan Kavak Deresi yolundan geçecek köyün içinden geçecek. Bu proje Bodrum’un hemen hemen tek kalmış doğal alanını tahrip edecek çünkü bütün bunlar yani GES’ler ve diğer enerji sistemleri sürdürülebilir yaşam alanlarını yok etmektedir. Böyle bir mera alanında doğal güzellikleri ile kaplı bir hayvanların yaşam alanında böyle bir projeye uygulamaya koymayı mantık almıyor GES’e karşı değiliz. Ancak doğru yere doğru proje diyoruz. Bodrum yarımadasını Rüzgar Enerji santrallerinin girmesini belediye ile birlikte nasıl durdurduysak GES’leride o şekilde durduracağız” sözlerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bodrumun-tek-kalan-merasi-icin-eylem-ges-mezarligi-olmasin/feed/ 0
Yüzde 60 ile geliyoruz https://www.foxhaber.com.tr/yuzde-60-ile-geliyoruz/ https://www.foxhaber.com.tr/yuzde-60-ile-geliyoruz/#respond Sun, 24 Mar 2024 21:21:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5140 ABB Başkanı Mansur Yavaş, Dikmen pazarında vatandaşlar ve esnafla buluştu. Yoğun kalabalık ve ilgiden dolayı yürümekte zorlanan Yavaş, 2019’da aldığı yüzde 51 oyu daha yukarı taşıyacağını belirterek, “İnsanların gönlüne girmişiz ki oyumuz da artıyor. Bu kez yüzde 60 ile geleceğiz. 1 Nisan sabahı, Atatürk’ün bize emaneti olan Cumhuriyetin kalbinde tüm halkımız ile yeniden buluşacağız” dedi. Yavaş seçim sandığına 25 gün kala şu mesajları verdi:

‘HIZIR GİBİ YETİŞECEKSİN’

Bir asfalt atarsın, bir alt geçit yaparsın üç ay sonra herkes unutur. Belediye demek, doğumdan ölüme kadar kentte yaşayan her insanın her derdi ile ilgilenmek demektir. Eğitim, sağlık, esnaf, iş dünyası, işsizler, işçiler hepsi bunun içine girer. Benim belediyecilik anlayışım darda kim varsa hızır gibi yetişip yanında olmaktır, gerisi boş.

32 BİN EMEKLİYE YARDIM

Bugüne kadar bir Allah’ın kuluna partizanlık yapmadık, herkes kardeşim. Oy versin vermesin her iradeye saygılıyım. Beş yıldır herkesi kucakladık. Az laf, çok iş… 32 bin emekliye düzenli destek oluyorum. Emeklilerimizin bir çoğunun 2. iş yapma imkanı yok. Aç kalmalarına elbette izin veremeyiz. Rakibimin belediye başkanı olduğu Keçiören’de 50 bin aileye 5 bin emekliye, 60 bin öğrenciye destek veriyoruz. 16 bin çocuğun servis ücretini biz ödüyoruz.

‘AÇ KALSINLAR SİZ YAPMAYIN’

Okul kantinlerinde öğrencilere alışveriş hakkı tanıyoruz. Kırtasiye ve sınav ücreti veriyoruz. Kantin yardımı yapmamızı engellemek istiyorlar ‘Aç kalsınlar, siz yapmayın’ diyorlar. Ülkemiz maalesef bu hale geldi. Hukuk olmayan bir ülkede insan hakları gelişmez. En önemlisi bir belediye başkanının kafasına göre para harcamasının önüne geçilmesi lazım. Bizim makam mevki isteyecek halimiz yok. Seçildim her şeyi yaparım anlayışımız da yok.

ÜÇ BİN LİRALIK METRO

Keçiören-Ovacık metro projesini bitirdim. Fakat Ovacık’ta bakım istasyonu için yer lazım. Keçiören Belediyesi’nden istedik vermediler. ‘Metro yapacağız’ diyorlar ama ben yapmasam elinde proje bile yok. Bir de ‘Havaalanına metrosu olmayan tek şehir Ankara’ diye şikayet ediyorlar. Benden önce 25 yıllık dönemde yapılmadı. Bu yılki bütçeye de 2024 bütçesine üç bin lira koymuşlar sonra da ‘Keçiören metrosu yapılacak’ diye pankart açıyorlar. Büyükşehir başarısız olsun diye kendi ilçelerine eziyet ettiler.

Vatandaş pahalılıktan krizden dert yanıyor!

Semt pazarları ile çarşıları da dolaşan Yavaş, esnaf ve vatandaşlarla sohbet ediyor. Vatandaşlar fiyatların pahalılığından yakınırken esnaf da maliyetlerin her geçen gün yükselmesinden ve akaryakıta gelen zamlardan dolayı ulaşım maliyetlerinden şikayet ediyor. İlçe belediye başkan adaylarını da vatandaşlara tanıtan Yavaş, kendisine iletilen sorunları da not ettiriyor. Yavaş her gittiği yerde sloganların yanı sıra “Son Dinazor Bükücü… Domates Alacaksan Ayaş, Başkan Seçeceksen Yavaş… Tatlı mısın, Şeker misin Bal mısın?… Yavaş Gardaşım Yavaş’’ gibi esprili pankartlar ile de karşılanıyor. Apartmanların pencerelerinden kendisine seslenip, evlerine çaya davet edenler de oluyor.

Çakarlara son verdi “Az laf, çok iş” dedi

ABB Başkanı Mansur Yavaş hergün en az iki miting yapıyor, Sivil Toplum Kuruluşları ile derneklerin toplantılarına katılıyor, her gittiği yerde de hem geçen 5 yıldaki çalışmalarını anlatıyor, hem de bundan sonra yapmayı planladığı projelerini gündeme getiriyor. Ankara’nın tüm ilçelerine birden fazla giden ve Seçim Koordinasyon Merkezleri açan Mansur Yavaş sadece bir koruma ve bir şoför ile birlikte ve “Az laf, çok iş” sloganı ile başkenti dolaşıyor. Göreve geldiğinden bu yana çakarlı araç da kullanmayan Yavaş, 5 yıl önce koltuğa oturduktan hemen sonra belediye araçlarından çakar lambaları söktürmüş, belediye binalarındaki odaların duvarlarına kendi fotoğrafının asılmasını da yasaklamıştı.

ÇILGIN PROJE NE İŞE YARAR?

Yavaş’a yöneltilen sorulardan biri de “Çılgın projeniz var mı?” oluyor. Yavaş ise “Benim en büyük projem Ankaralıyı zengin etmek. Kimse aç ve açıkta kalmasın dedik. Destek alan ailelerin çocukları da yaşıtları gibi aynı şartlarla hayata başlasın istedik. Belediyecilik budur, yoksa iki asfalt iki beton atmak, çılgın proje değil. Bütün Türkiye gördü onların çılgın projelerini, ikide bir her şeye zam geliyor. İnsanlar iktidarın kapısına gidemiyor, ‘Mansur baba’ diye bana geliyor.’’ cevabını veriyor.

HESAP BU DÜNYADA VERİLİR

Yavaş belediye başkanları arasında mal beyanını açıklayan ilk isim oldu. Yavaş bu konuda da “Benim gibi herkes de açıklamalı, göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, vatandaş görsün. Biz görev süremiz boyunca her şeyin hesabını vererek çalıştık. Ankara’nın gerçek ihtiyaçlarını tespit edip iş yaptık, kaça yaptığımızı da açıkladık. Ama ‘Ben öbür dünyada Allah’a hesap veririm’ deyip sıyrılanlar var. Bu dünyada hesabını vermeyen öbür dünyada hiç veremez.” diyor.

İşte pankartların dili




]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yuzde-60-ile-geliyoruz/feed/ 0
Karaköy’deki otopark inşaatıyla ilgili İBB’den açıklama https://www.foxhaber.com.tr/karakoydeki-otopark-insaatiyla-ilgili-ibbden-aciklama/ https://www.foxhaber.com.tr/karakoydeki-otopark-insaatiyla-ilgili-ibbden-aciklama/#respond Mon, 18 Mar 2024 21:42:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4862 İstanbul’un turizm merkezlerinden Karaköy’deki katlı otopark için, yeniden inşa edileceği gerekçesiyle, yaklaşık 16 ay önce yıkım kararı alındı. 3 ay süren yıkım çalışmalarının ardından etrafı çevrilen inşaat alanında çalışmalar başlatılamadı. Karaköy Meydan ve Yeraltı Otopark Projesi’nin 13 aydır atıl vaziyette olması çevre esnafını da isyan ettirdi. Proje nedeniyle müşteri kaybı yaşadıklarını iddia eden esnaf, inşaatın bir an önce başlamasını talep etti.

“ESNAF ARKADAŞLAR KEPENK KAPATIP GİTTİ”

Karaköy’deki 45 yıllık restoranın işletmeciliğini yapan Metin Özkan, inşaat alanını çevreleyen tabelalar yüzünden sorun yaşadıklarını ifade ederek şunları belirtti:

* “Yaklaşık 17 ay oldu burası başladı. Otopark yıkımı 3 ay sürdü. Peşinden 14 ayda buraya bir çivi bile çakılmadı. Bizi, burada yalnız beni değil, buradaki 150 esnafı etkiledi. Esnaflardan dayanan dayandı, dayanamayan 15-20 arkadaşımız kepenk kapatıp gitti. Biz de şu anda ayakta zor duruyoruz. Burada 11 kişi çalışıyorduk şu anda biz burada 3 kişi çalışıyoruz. Bütün işlerimizi engelledi. Ricamız, bizi mağdur etmemeleri.

* Artık bir an önce buranın bitmesi, 3 metrelik şuradaki bariyerlerin kalkması. Kalkmıyorsa bile bunları 5-10 metre geriye almaları, yani burayı bir aydınlatmalar. Artık bizi bir rahatlatmalarını istiyorum. Gerçekten de zor durumdayız. Turizm merkezi burası, Karaköy’ün göbeği, buraya birbirinden kaliteli turistler geliyor. Cruise gemileri geliyor ama burada biz esnaf olarak, yalnız ben değil bütün esnaflar olarak çok zor durumda kalıyoruz. Rica ediyorum artık bir el atılıp, bu işin buradan bir an önce kaldırılmasını istiyoruz. Çok sıkıntıdayız.”

PROJE ALANINDA TARİHİ BULUNTULAR ÇIKTI

Konuyla ilgili açıklama yapan İBB, projenin inşaat alanında tarihi buluntular çıkması nedeniyle ilerlemediğini belirtti. Belediyenin açıklamasında, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından başlatılan Karaköy Otopark Projesi kapsamında, 49 yıllık 7 katlı otoparkın yıkımı tamamlandı. Çalışmalar kapsamında yürütülen, kontrollü muayene kazıları sırasında tarihi buluntulara rastlandı. Çalışmaları yürüten ekipler, İstanbul II numaralı Kültür Varlıklarını Korum Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne bilgi verdi. Kazılar ilgili kurulun kararı doğrultusunda İBB KUDEB (Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü) ve ilgili müze denetimindeki uzmanlarca genişletilerek yapılacak. Hazırlanacak rapor ve fotoğraflar Koruma Kurulu’na iletilecek” denildi.

KARAKÖY, 7000 METREKARENİN ÜZERİNDE BİR MEYDAN KAZANACAK

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi, 2021 yılı Haziran ayı oturumlarında oy birliği ile alınan kararla, İstanbul’un ilk katlı otoparkı olan 49 yıllık Karaköy Katlı Otoparkı’nın yıkılıp, yerine meydan yapılmasına karar vermişti. Karaköy Otopark Projesi tamamlandığında Beyoğlu ve Karaköy’ün çehresi değişecek. Zemin altı otoparkın yanı sıra, bölge 7 bin metrekarelik meydan kazanmış olacak. Kaldırılan mevcut otoparkın, aynı araç kapasitesi korunarak, özel tasarım mekanizmalarla desteklene bir yeraltı otoparkı inşa edilecek. Kaldırılan yapı izdüşümünde oluşacak boş alan meydan olarak tasarlanacak. Meydan içerisinde; kültür-sanat etkinliklerinde kullanılacak çok amaçlı etkinlik mekanları, oturma grupları ve seyir alanları bulunacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/karakoydeki-otopark-insaatiyla-ilgili-ibbden-aciklama/feed/ 0
Uzungöl’de yapılması planlanan HES’e vatandaşlardan protesto https://www.foxhaber.com.tr/uzungolde-yapilmasi-planlanan-hese-vatandaslardan-protesto/ https://www.foxhaber.com.tr/uzungolde-yapilmasi-planlanan-hese-vatandaslardan-protesto/#respond Sun, 17 Mar 2024 21:09:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4800 Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl’de yapılması planlanan hidroelektrik santral (HES) projesine karşı bölge halkı, basın açıklaması yaptı.

“UZUNGÖL HES PROJESİ İLE CEZALANDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”

Uzungöl Turizimciler Derneği Başkanı Mehmet Keleş, şunları söyledi:

* “Uzungöl’e ve Solaklı Vadisi’ne sahip çıkmak için bizimle beraber olan kıymetli vatandaşlarımız; bugün buraya toplanmamızın nedeni; ülkemizin ve bölgemizin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e yapılması planlanan HES projesidir. Daha önce Trabzonspor’un adıyla ruhsatı alınan Uzungöl HES 2012 yılında ÇED raporu almıştır. Turizme ve çevreye vereceği zararını öngören bölge insanlarımız çok güçlü şekilde projeye karşı çıkmış ve hukuki yola başvurmuştur. Uzungöl’de, toplumun her kesiminden insanların olduğu büyük çaplı protesto gösterileri düzenlenmiştir.

* Danıştay’ın iptal kararına rağmen ne olduysa, proje yeniden yürürlüğe girmiştir. Trabzonspor bu projeyi uygulamaktan vazgeçmemiş ve projenin çok büyük kısmını özel bir firmaya satmıştır. Bu projede Trabzonspor’un sadece adı kalmıştır. Trabzonspor’un bu projeden beklediği gelir yıllık ortalama olarak 1 milyon dolar civarındadır fakat Uzungöl’ümüz turizm potansiyeli ile ülke ekonomisine katkısı yıllık ortalama 1.5 milyar dolardı. Bu da HES’ten beklenen gelirin 1500 katıdır. Bu yıl Uzungöl turizminin 50. yılını kutlamayı planlarken, üzülerek ifade etmek isteriz ki, Uzungöl HES projesi ile cezalandırılmaya çalışılmaktadır.

* Kanunlardaki ilgili maddelere göre projenin onaylanan ÇED raporu, veriliş tarihinden başlamak üzere, 7 yıl içinde inşaata başlama zorunluluğu vardır. Gelinen bu noktada sürenin dolmasına rağmen hiçbir şekilde inşaata başlanmamıştır. Bu yıl itibarıyla ÇED raporunun üzerinden tam olarak 11 yıl geçmiştir. Biz Uzungöl halkı olarak yeniden bu projeyi mahkemeye verdik ve sonucunu büyük bir dikkatle beklemekteyiz.

“İNSANLARA DERENİN KURUDUĞUNU NASIL AÇIKLAYACAKSINIZ”

* Şimdi bu projeye olumlu bakan zihniyetlere soruyoruz; 40 yıldan beri çıkarılamayan imar planları yüzünden ideal yapılaşmasını sağlayamayan Uzungöl insanına, bu projeyi resmiyete döktüğünüzü nasıl açıklayacaksınız? Uzungöl’de pencere ölçülerine, çatı yüksekliklerine, ormandan kuru ağaç toplamaya karışan koruma anlayışına soruyoruz; gölden 600 metre mesafede, sit alanının içindeki bu projeye nasıl izin verdiğinizi açıklayabilecek misiniz? Bu proje ile insanların seyrede seyrede Uzungöl’e çıktığı Solaklı Deresi 10 kilometre boyunca yok olacakken, bu manzaraya alışmış insanlara derenin kuruduğunu nasıl açıklayacaksınız?

* Zaten çözüme kavuşturulamayan trafik problemi, HES inşaatının getirdiği çamur, betonlama ve kazı çalışmasıyla en az iki katına çıkacağını düşündünüz mü? Uzungöl’de kış vakti çeşitli bahaneler sunularak evlerini başlarına yıktığınız insanların gözlerine baka baka bu katliama nasıl müsaade edeceksiniz? Fırtına Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilip, Solaklı Vadisi’ndeki HES’lerin iptal edilmemesinin bir açıklaması var mıdır? Turizm potansiyeli olarak, Karadeniz bölgesinde, Solaklı Vadisi’nin üzerinde başka bir vadi var mıdır?

* Uzun yıllardan beri bölgedeki alabalık neslini devam ettirmek için yoğun çabalar ve büyük paralar harcayan kurumlarımızın, alabalığın başına geleceklerden hiç mi haberi yoktur? Yerleşim bölgelerinin altından geçecek olan HES tünellerinin potansiyel tehlike oluşturmasından dolayı, facialara yol açmayacağını kim ve kimler garanti edebilir?

“TEK DERDİMİZ DERELERİMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR”

* Şimdi buradan en başta devlet yetkililerine sesleniyoruz; bir an önce bu projenin yeniden incelenmesini ve bu tarihi yanılgıdan bir an önce dönülmesini talep ediyoruz. Bizim tek derdimiz, toprağımıza olan minnet borcumuzun gereği olarak, derelerimize sahip çıkmaktır. Biz hiçbir siyasi oluşumun maşası değiliz. Biz halkın ta kendisiyiz. Biz bu dağların öz evlatlarıyız. Bütün memleket sevdalılarını, atalarının emanetlerine sahip çıkan herkesi ve gerçek Uzungöl dostlarını yanımızda görmek istiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uzungolde-yapilmasi-planlanan-hese-vatandaslardan-protesto/feed/ 0
İmamoğlu, Kurum ve Erdoğan’a yüklendi: Beni engelleyemezsin, yarı yolda yere yığılırsın https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-kurum-ve-erdogana-yuklendi-beni-engelleyemezsin-yari-yolda-yere-yigilirsin/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-kurum-ve-erdogana-yuklendi-beni-engelleyemezsin-yari-yolda-yere-yigilirsin/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:39:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4571 İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu ile halk buluşması gerçekleştirdi. İmamoğlu, kendisini hedef alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve rakibi Murat Kurum’a eleştirilerde bulundu.

“3 AYIMIZI ÇALDILAR”

İmamoğlu, 2019’da İstanbul seçiminin iptal edilmesi nedeniyle göreve 3 ay geç başladığını hatırlatarak “Tüm belediye başkanlarından daha az görev yapıyorum aslında. 3 ayımızı çaldılar. Milletin hakkı olan o 3 ayı elimizden haksızca, hukuksuzca çaldılar. Bu, milletin başına da ilk kez geldi. ‘Onları 18 günde deli ettim, 5 yılda çıldırtacağım’ demiştim. Vallahi çıldırdılar. Eskiden ne diyorlardı; ‘Çalıyor ama çalışıyor.’ Öyle deniyordu, hatırlıyorsunuz değil mi? Artık bu millet ne diyor biliyorsunuz değil mi? ‘Hem çalmıyor, hem de çok çalışıyor.”

“TRT DAHİL 12 TV REKLAMLARIMIZI BİLE ALMADI”

İmamoğlu “Bir medya çılgınlığı var. Türkiye’de medya diye bir şey var; ama var mı yok mu belli değil.12 tane televizyon TRT dahil, bırakın benim haberimi vermeyi, paramızla verdiğimiz reklamlarımızı bile vermeme kararı aldılar. Beyaz TV vardı. Ankara’da önceden belediye başkanlığı (Melih Gökçek) yapmıştı. Şimdi işi gücü birilerine laf yetiştirmek. Arada bana da dilini uzatıyor ama buraya uzanamıyor dili. Onun televizyonu bile reklam almaktan vazgeçti. TRT kimin? TRT milletin. Bu dünya tarihinde yok. TRT’nin her bir kuruş lirası sizin cebinizden çıkıyor. 16 milyon insanın belediye başkanıyım, 5 yıldır Ekrem İmamoğlu’nun televizyonda ismi geçmedi. Yahu arşivine girmedi, arşivine. 10 yıl, 3 yıl, 5 yıl sonra Allah’ın izniyle bu memleketin her kurumuna olduğu gibi TRT’ye de adalet gelecek. Bugünlerin arşivini açacağız bir tane Ekrem İmamoğlu bulamayacağız. Ama unuttukları bir şey var. Bu milletin hafızası, bu milletin vicdanı, bu milletin kalbi kötüyü de unutmayacak, iyiyi de unutmayacak. Adaletliyi de unutmayacak, acımasız, hukuksuz davrananı da unutmayacak” dedi.

“TOZ ZERRESİ BİLE OLMAZ ÜSTÜMDE”

“Beni yıldırmaya çalışıyorlar” diyen İmamoğlu “Bunlar çok sıkıştığında dedikodu çıkartırlar. Yalan dolanla insanların üstüne milli duygularıyla, inançlarıyla gelmeye başlarlar. Ama bu millet onları geçti. Onların o kötü dili var ya toz zerresi bile olmaz üstümde. Bana okuyup üfleyen annelerin nefesi onları boğar” ifadelerini kullandı.

“YARI YOLDA YERE YIĞILIRSIN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini engellediğini itiraf ettiğini hatırlatan İmamoğlu şöyle devam etti:

“Engellemeye çalıştı değil mi? Çalıştı. Peki engelleyebildi mi? Engelleyemezsin kardeşim. Ben öyle bir koşarım ki nefes nefese kalır, yarı yolda yere yığılırsın.. Benim enerjime dayanamazsın. Çünkü benim arkamda 16 milyon insan var. Sen insanlardan uzaklaştın, uzaklaştın. Benim, şükürler olsun oy vermese bile bana dua eden insanlar var bu şehirde” diye konuştu.

“MEGA PROJE DEYİNCE BETON ANLIYORLAR”

İBB olarak kötü ekonomi nedeniyle sundukları sosyal yardımı, açılan yurtları, kreşleri, bursları, Anne Kart’ı anlatan İmamoğlu “Şimdi onlar bizim bu projelerimizi beğenmiyorlar. Onlar diyorlar ki; ‘Biz bu işten anlamayız kardeşim, bize mega proje söyle.’ Onlar mega deyince beton anlıyorlar beton. Biz mega proje deyince insana hizmet anlıyoruz” dedi.

“BİR İMZA KİMİN BİLİYORSUNUZ”

Önceki dönemde durdurulan 10 metronun inşaatını yeniden başlattıklarını, 65 km metro yaptıklarını hatırlatan İmamoğlu, “Diyorlar ki, ‘biz kazma vurmasak da ihalesini biz yaptık.’ Yani ihaleyi marifet zannediyorlar. Doğru, onlar bazen iyi ihalelerden anlarlar. Biz anlamayız. Ama diyorlar ki ihaleni göster, işi bize öyle anlat. Bak size bir örnek vereyim. Sefaköy -Beylikdüzü metro hattı projemiz var. Kaynağını bile bulduk. Her şeyi hazır 1.5 senedir yatırım planına alınması için bir imzaya ihtiyacımız var. O bir imza kimin? Anladınız değil mi o bir imzayı? Atmıyor. Bir imzayı atmıyor. Bu kadar kalpleri kararmış. Bir imzayı at hemen ihaleyi yapacağız. Kaynağı da hazır. Ama 31 Mart’ta sizden öyle bir demokrasi dersi alacak ki bir hafta içinde imzalayacak. Yoksa milletin huzuruna çıkamayacak” diye konuştu.

“KENDİ PROJELERİYMİŞ GİBİ ANLATIYORLAR”

İmamoğlu “Kötülükte ve aşırmakta bunlardan maharetlisi yok” diyerek sözü rakibi Kurum’un açıkladığı ulaşım projelerine getirdi.

Üsküdar -Kadıköy–Maltepe Tramvay hattının projesini hazırlayıp ilgili bakanlığa bile sunduklarını anlatan İmamoğlu “İmamoğlu’nun arkadaşlarıyla yaptığı projeyi dün kendi projeleriymiş gibi anlatıyorlar. Anlatsınlar. Bundan mutluyuz. Ama esas komik olanı anlatayım size. Eyüpsultan-Bayrampaşa kısmi metro ve tramvay hattı projemiz var. Aynı Beylikdüzü hattı gibi ısrarla o imzayı atmadı. Atmadığı için de buranın hazır olan finansmanını kullanamıyoruz. Bir seneden fazladır bekliyordu. Biz bunu kendi bütçemizle toparlarız dedim. Hemen ihalesini yapın dedim. Bu ayın başında ihalesi yapıldı. Biz ona başlayacağız. Ama komik olan ne biliyor musunuz? Hem Üsküdar- Kadıköy -Maltepe hattında olduğu gibi bu hattımızı da ihalesinin bile yapıldığından haberi yok. Onu bile kendi projesi olarak yine acemi aday İstanbullulara açıklamış. Varsın açıklasın. Nasılsa bu projeleri metro fatihi Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları yapacak kardeşim. Bu kopyacılar, sözüm ona beni beğenmiyorlar ya; vallahi bunlar kıskançlıktan çıldırıyorlar. Çıldırsınlar. “

“HÜKÜMETİN KİBRİ ZAMLARA BOĞAR”

İmamoğlu şöyle devam etti:

“Bu kardeşiniz sizi hiç aldatmadı. Bundan sonra da asla aldatmayacak. Siz aldananı da sevmezsiniz, aldatanı da sevmezsiniz. Ama milletine hizmet edeni seversiniz. Birlikte yol yürüyeceğiz. Hani ‘oy verirseniz hizmet gelir, vermezseniz hizmet gelmez’ diyor ya Sayın Cumhurbaşkanı. Niye öyle diyor biliyor musunuz? Sizden korkuyor, milletten korkuyor. Onun için öyle yapıyor. 23 Haziran’da seçimi kaybetti, 3 gün çıt çıkmadı. Bu seçimde, 31 Mart’ta öyle bir fark atacaksınız ki 2 hafta ortadan kaybolacak. 2 hafta Külliye’den çıkmayacak. Ondan sonra milletine esas görevi olan işleri yapmaya başlayacak. Becerir beceremez…İnşallah becersin. Ama ekonomiyle uğraşacak. Emekli maaşını düzeltmeye çalışacak. İnsanların gerçek sorunlarına çözüm bulmaya gayret edecek. Bu kardeşinize oy verin. Aksi takdirde bunların kibri, hükümet kibri seçimden sonra milleti zamlara boğar.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-kurum-ve-erdogana-yuklendi-beni-engelleyemezsin-yari-yolda-yere-yigilirsin/feed/ 0
Çevre talanına Danıştay “Dur” dedi https://www.foxhaber.com.tr/cevre-talanina-danistay-dur-dedi/ https://www.foxhaber.com.tr/cevre-talanina-danistay-dur-dedi/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:00:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4544 Menteşe’nin Bayır Mahallesi ile Yatağan’ın Deştin Mahallesi arasında, kızılçam ormanlarının göbeğine çimento fabrikasının kurulması için Menteşe Belediyesi tarafından ruhsat verildi.

Köylüler, Tekağaç mevkiinde 2021’de yapımına başlanan çimento fabrikasının ÇED raporu ve ruhsatının iptali için protesto gösterileri düzenledi, Muğla 2. İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulunarak dava açtı.

YEREL MAHKEME İPTAL ETTİ

Çimento fabrikasının ÇED raporu, köylülerin ve çevrecileri açtığı dava sonucunda mahkeme tarafından iptal edildi.

Bunun üzerine Menteşe Belediyesi, Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları Projesine verdiği ruhsatı iptal ederek mühürledi.

Davalı tarafın temyiz başvurusu Danıştay 4. Dairesi tarafından reddedilerek ÇED İptal kararı onaylandı. Karar, çevreciler ve köylüler tarafından sevinçle karşılandı.

FABRİKANIN ZARARLARI ÇOK FAZLA

Menteşe Kent Konseyi, Deştin platformu olarak yapılan ortak basın açıklamasında TMMOB Mimarlar Odası’nca düzenlenen 1 Ekim 2021 tarihli Mesleki Denetimde ÇED Çekince Raporu’nda tespit edilen sakıncaları paylaştıkları hatırlatılarak şöyle denildi:

“Sonraki süreçte Nihai ÇED Raporu konusunda, mahkemeye sunmak üzere Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı (Em) tarafından uzman görüşü de hazırlanmıştır. Bahse konu rapor ve uzman görüşü incelendiğinde yapılması düşünülen projenin Kazan ve Bayır sulama göletlerinin su toplama havzası üzerinde yer aldığı görüldü.

Projenin yaratacağı tahribat neticesinde bu iki göletten sulanan tarım arazilerinin zarar göreceği, hammadde ocaklarında tercih edilen faaliyet yönteminin dereler ve yer altı suları bakımından zarar verici etkiye sahip olacağı ortaya çıktı.

Hali hazırda katı yakıtlı 3 termik santral, başkaca çimento fabrikaları ve çok sayıda taş ve mermer ocağından kaynaklı kirlenmenin boyutları ile birlikte düşünüldüğünde hava kalitesi açısından ciddi sonuçlar yaratacağı ortada.

Tesiste yapılması planlanan üretimin hali hazırda sıkışık durumda olan Muğla Yatağan Karayoluna ekstra bir yük ekleyeceği görülmektedir. Öte yandan toplam 776 hektar büyüklüğündeki proje alanı tarım alanlarına ve yetişmiş zeytinliklere fazlasıyla yakındır.

Deştin köyü bakımından bu mesafe 2 kilometreye kadar düşmekte olup ÇED dosyasında bulunan Tarım Ve Orman İl Müdürlüğü yazısında 1-1,5 kilometre mesafede başka zeytinliklerde mevcuttur. Bu Durum ise 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’nun 20. Maddesine kesin aykırılık oluşturmaktadır.”

NİHAİ ÇED RAPORU ÇOK HATALI VE GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ

Nihai ÇED raporunun çok hatalı ve güncelliğini yitirmiş veri içerdiği, tarım ve yerleşim alanlarına mesafe, proje alanında bulunan orman vasıflı alanlar gibi konularda yanlış bilgilere dayalı hazırlandığı açıklanarak şöyle denildi:

“Mevcut hali ile ÇED raporu projenin çevre üzerinde yaratacağı tahribatı göz ardı etmektedir. Tüm bu sebeplerle bugün itibarı ile proje hakkında verilen ‘ÇED olumlu’ kararının iptali talebi ile Menteşe Kent Konseyi, Akdeniz Yeşilleri Derneği ile Deştin ve Alaşar köylüleri adına dava açmıştık.

Geçen yıl yazında yaygın olarak yaşadığımız yangın felaketleri, kent ve doğal yaşam alanları üzerinde ciddi bir tahribat yaratmıştır. Kurulması planlanan Entegre Çimento Fabrikasının çevre ve canlı yaşamı yönünden yaratacağı sıkıntılar çok fazla”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cevre-talanina-danistay-dur-dedi/feed/ 0
Bakan Tekin’den sınıf tekrarı ve devamsızlık açıklaması https://www.foxhaber.com.tr/bakan-tekinden-sinif-tekrari-ve-devamsizlik-aciklamasi/ https://www.foxhaber.com.tr/bakan-tekinden-sinif-tekrari-ve-devamsizlik-aciklamasi/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:54:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4405 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gölbaşı Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde yapılan toplantıya katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, göreve başladığı tarihten bu yana hayata geçirilen eğitim politikalarının daha sağlıklı yürütülebilmesi için istişarelerde bulunmak amacıyla yeniden bir araya geldiklerini ifade ederek, yürütülen çalışmalarla ilgili sahada karşılaşılan bir aksaklık varsa el birliğiyle gerekli tedbirleri alacaklarını söyledi.

“İSTEYEN HERKESİN İL MÜDÜRÜMÜZE ULAŞMASI GEREKİYOR”

Bakanlık olarak attıkları her adımın en ince detayına kadar planlandığını vurgulayan Tekin, hayata geçirilen tüm projelerin titizlikle takibinin yapılmasını istedi.

Her fırsatta eğitimin tüm paydaşlarıyla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Hayata geçirdiğimiz her projeyi, attığımız her adımın daha iyi anlaşılır ve uygulanabilir olması için bütün paydaşlarımızla paylaşmamız gerekmektedir. Bunun için de öncellikle bunu kendi yaşantımızla da göstermek zorundayız.

*Nasıl ki bana ulaşmak isteyen herhangi bir yönetici, öğretmen, öğrenci veya velimizle gerek yüz yüze gerekse farklı iletişim kanallarıyla görüşme imkanı sağlayabiliyorsak sizlerden de aynı hassasiyeti göstermenizi ve size ulaşmak isteyen herkesle iletişiminizi açık tutmanızı istiyorum.

*İsteyen herkesin il müdürümüze ulaşması gerekiyor, ulaşmak isteyip de ulaşmayan kimse kalmasın istiyorum.

DEPREM BÖLGESİ AÇIKLAMASI

Ardından deprem bölgesine yapılan yatırımlara değinen Tekin, depremin oluşturduğu hasarın yaralarını, ‘Asrın felaketinde asrın birlikteliği’ anlayışıyla sarmaya devam ettiklerini kaydetti. Yapılan mevzuat değişiklileriyle ilgili hatırlatmalarda bulunan Bakan Tekin, “Biz, merkezden aldığımız kararlarla genel bir çerçeve çiziyoruz. Bakanlık politikaları doğrultusunda, inşa etmeye çalıştığımız felsefeye uygun olarak il düzeyinde projeler geliştirebilirsiniz. Böylece alınacak tedbirlerle birlikte çeşitli projelerle eğitim politikalarımızı hayata geçirmiş oluruz” dedi.

Bakan Tekin, çocukların okul bahçelerinde geleneksel oyunlarla vakit geçirmeleri ve bu sayede hem obeziteyle mücadele hem de dijital bağımlılıktan uzaklaşarak, arkadaşlık bağlarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, öğrencilerin geleneksel oyunları daha sağlıklı oynayabilmeleri için okul bahçelerinde gerekli düzenlemelerin yapılmasına devam edilmesi gerektiğini söyledi.

Her dönemin son haftasını etkinlikler haftası olarak ilan ettiklerini hatırlatan Tekin, “Bu proje kapsamında birinci dönemin sonunda çeşitli etkinlikler organize ettik. İnşallah, haziran ayında ikinci dönemin son haftasında da aynı etkinlikleri organize ederek bu haftayı daha dolu dolu geçirmek istiyoruz. Bu etkinliklerin çocuklarımız üzerindeki sonuçlarını da özellikle görmek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

SINIF TEKRARI VE DEVAMSIZLIK AÇIKLAMASI

Yükseköğretim Kurumları Sınavı için ÖSYM soru bankasına soru yazım çalışmalarına ÖSYM uzmanları ve akademisyenlerle birlikte bakanlığa bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin de dahil edildiğini kaydeden Tekin, YKS için oluşturulacak soru havuzunun Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatı doğrultusunda hazırlanan ders kitaplarındaki konu ve kazanımları kapsayacağı bilgisinin illerdeki eğitim paydaşlarıyla paylaşılmasını isteyerek, öğrencilerin sınıf tekrarı ve devamsızlık affıyla ilgili aldıkları karar konusunda taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Bakan Tekin’in konuşmasının ardından tüm genel müdürler, bağlı oldukları bakan yardımcıları koordinesinde kendi alanlarıyla ilgili sunum yaparak fikir alışverişinde bulundu. Ayrıca il milli eğitim müdürleri de illerinde karşılaştıkları sorunları ileterek çözüm noktalarını istişare etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakan-tekinden-sinif-tekrari-ve-devamsizlik-aciklamasi/feed/ 0
DSİ’nin İliç yanıtına sert tepki: Gerçeğe aykırı https://www.foxhaber.com.tr/dsinin-ilic-yanitina-sert-tepki-gercege-aykiri/ https://www.foxhaber.com.tr/dsinin-ilic-yanitina-sert-tepki-gercege-aykiri/#respond Mon, 04 Mar 2024 21:48:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4217 Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat’ta Erzincan’ın Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen toprak kaymasında enkaz altında kalan 9 işçiyi arama çalışmaları ‘heyelan riski’ nedeniyle durdurulurken, bölgede inceleme ve soruşturmalar devam ediyor.

Anagold Madencilik şirketi, 2020 yılında madenin kapasitesini ikinci kez artırımında ÇED raporuna sunmak için Devlet Su İşleri (DSİ) 8’inci Bölge Müdürlüğü’nden görüş istendi.

DSİ 8’inci Bölge Müdürlüğü, ‘içme ve kullanma havzasında olmadığı’ cevabını verdi. TBB Çevre ve Kent Hukuk Komisyonu üyesi ve Tunceli Barosu Avukatı Barış Yıldırım, sahanın Fırat Nehri’nin yanı başında Munzur Havzası’na da yakınlığı olduğunu belirterek verilen görüşün hukuksuz olduğunu söyledi.

“PROJE SAHASININ BULUNDUĞU ALAN, MUNZUR DAĞLARI EKOSİSTEMİ İÇERİSİNDE”

Kararın gerçeği yansıtmadığını belirten avukat Barış Yıldırım, şöyle konuştu:

* “Erzincan ili İliç ilçesi Çöper köyü mevkisinde yürütülmekte bulunan altın madenciliği projesinin ikinci kapasite artırımına dair hazırlanan ÇED raporuna sunulan DSİ Genel Müdürlüğü 8’inci Bölge Müdürlüğü görüşünde, ilgili yazıda, ‘Erzincan ili Çöpler Köyü mevkisinde tarafınızca yapılması planlanan Çöpler Madeni, ikinci kapasite artışı ve lokasyon projesinin ÇED değerlendirme sürecinde olduğu belirtilmiş olup, bu kapsamda Su Yönetim Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine proje sahasının herhangi bir içme ve kullanma su havzasına kalıp kalmadığına görüşümüz istenmektedir.

* Kurumumuzda yapılan değerlendirmede ekle verilmiş olduğumuz proje sahasının herhangi bir içme, kullanma suyu havzasında olmadığı belirlenmiştir’ denilmiş. Şimdi proje sonrası Munzur Dağları Havzası’nda önemli doğa alanı, önemli bitki alanı da bu havuzda ve proje sahasının bulunduğu alan. Türkiye’nin en büyük su toplamı havzasına sahip birkaç yüz metre hemen alt kısmında kalıyor. Şimdi hal böyleyken orada bir içme kullanma suyu fazlasının bulunmadığını belirtmek gerçekten de takdire muhtaç bir durum.

* Proje havzası, Munzur Havzası ve Fırat Havzası içerisinde bulunmasına rağmen DSİ’yi, ilgili şube müdürlüğü yaptığı değerlendirmede, ‘Ekle belirtmiş olduğunuz proje sahasının herhangi bir içme ve kullanma suyu havzasında olmadığı belirlenmiştir’ şeklinde yanıt verilmiştir. Bu yanıt tabi gerçeğe aykırı.

* Proje sahasının bulunduğu alan, Munzur Dağları ekosistemi içerisinde ve doğanın önemli doğa alanı. Aynı zamanda önemli bir bitki alanı. Proje sahası Türkiye’nin en büyük su toplama havzasına sahip Fırat Nehri’nin ki bu nehir Türkiye’nin hidrolik potansiyelinin üçte birini barındırmaktadır. Buraya birkaç yüz metre mesafede hemen, göründüğü üzere çok yakın. Munzur Havzası projenin hemen doğusunda kalıyor.”

“AĞIR KİMYASALLAR HAVZAYA CİDDİ RİSKLER VERİYOR”

Maden projesinde kullanılan kimyasalların Munzur Havzası’na zarar verdiğini belirten Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

* “Şimdi Munzur Havzası’nın ekolojik önemini belirtelim, bu alanda yapılan araştırmalara 2 bin 250’nin üzerinde bitki türü içeriyor. Yine bu bitki türlerinin yaklaşık 5’te 1’i endemik. Bu bölge Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (BERN) hükümlerine de, koruma altında olan bir bölge. Bölgede BERN sözleşmesine ek iki listeye göre kesin koruma altında bulunan dağ keçi, ayı, kurt, vaşak, su samuru, hatta neslinin dünyada tükendiği sanılan Anadolu Parsı gibi türler de buluyor.

* Bölge Türkiye’nin en önemli ekosistem bölgesi aynı zamanda dünya üzerinde bir saha. Bu bakımdan dünya kültürel ve doğa mirasının korunmasına dair sözleşme hükümlerine göre dünya kültür mirası listesinde yer alması gereken bir sanat. Bu kadar önemli bir ekolojik saha, bu kadar önemli bir iş ve kullanmak suyu hatası maalesef bir kamu kurumu tarafından burada herhangi bir kullanma suyu fazlası yoktur şeklinde değerlendirilmiş. Bunun gerçekten de bilime de vicdanın ana ben aykırı olduğunu düşünüyoruz.

* Maalesef bu ÇED raporu sonrası yapılan kapasite artışı 13 Şubat’ta orada bir faciaya sebebiyet verdi. Orada bilim insanlarının da açıkça ifade ettiği üzere kapasitenin çok çok üzerinde bir liç yığını oluşturulmuş. Dünyada eşi benzeri olmayan bir liç yığınından bahsediliyor akademisyenler tarafından. Bu projenin derhal çevre kanunu otuzuncu maddesi anayasanın elli altıncı maddesi çerçevesinde durdurulması gerekiyor. Aksi halde orada kullanılan ağır kimyasallar gerçekten de bu havzaya ciddi riskler verecektir. Bunun altını üzerinde geçirmek isteriz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dsinin-ilic-yanitina-sert-tepki-gercege-aykiri/feed/ 0
Türk müteahhitlerin gözü Suudi Arabistan’da https://www.foxhaber.com.tr/turk-muteahhitlerin-gozu-suudi-arabistanda/ https://www.foxhaber.com.tr/turk-muteahhitlerin-gozu-suudi-arabistanda/#respond Thu, 29 Feb 2024 21:18:12 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4034 Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, Türk müteahhitlerin Suudi Arabistan’ın “Vizyon 2030” projesinde kilit rol oynayacağını ve büyük işlere imza atacağını belirterek, “Ülkemizin Suudi Arabistan ile ilişkilerinin gelişimi çerçevesinde, ülkenin Türk inşaat sektörü için yıllık 10 milyar dolarlık yeni iş potansiyeli taşıyan bir pazar konumuna geldiği görülmektedir” dedi.

Erdal Eren, farklı pazarlardaki zengin deneyimi, uluslararası standartlarda uygun maliyetli hizmeti, inisiyatif alma yeteneği, risk alma isteği ve kapsamlı ortaklık deneyimi ile “Türk Müteahhitliği”nin dünyanın her köşesinde aranılan bir marka haline geldiğini söyledi.

EN ÇOK PROJE ÜSTLENİLEN 6. ÜLKE

Eren, geleneksel pazarlardan olan Suudi Arabistan’ın ise yurt dışı müteahhitlik hizmetleri içinde Türk müteahhitlik firmaları tarafından gerçekleştirilen 27,8 milyar dolar tutarındaki 402 proje ile en çok proje üstlenilen 6’ncı ülke konumunda olduğunu dile getirdi.

Geçen yıl boyunca başta Suudi Arabistan olmak üzere siyasi ilişkilerde son derece olumlu gelişmelerin yaşanan Körfez ülkelerine ve Irak’a yönelik faaliyetlere odaklanıldığını aktaran Eren, “Yürütülen faaliyetlerin etkisiyle 2023 yılında Suudi Arabistan’da firmalarımızca 2,7 milyar dolar tutarında 16 proje üstlenilmiştir. Bu gerçekleşme ile 2018 yılı düzeyinin yeniden yakalanmış olması da sevindiricidir” diye konuştu.

Erdal Eren, mevcut ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın başkanlığında Suudi Arabistan’a bu yıl da bir müteahhitlik heyeti ziyareti düzenlemeyi programlarına aldıklarını ifade etti.

Türk müteahhitlerin Suudi Arabistan’ın “Vizyon 2030” projesinde kilit rol oynayacağını ve büyük işlere imza atacağını belirten Eren, “Ülkemizin Suudi Arabistan ile mevcut ilişkilerinin gelişimi çerçevesinde, ülkenin Türk inşaat sektörü için yıllık 10 milyar dolarlık yeni iş potansiyeli taşıyan bir pazar konumuna geldiği görülmektedir” diye konuştu.

Eren, ilgili kuruluşların açıkladıkları çalışmalara göre gelecek dönemde Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde yüzde 52’si üstyapı olmak üzere 3,9 trilyon dolar tutarında projenin hayata geçirilmesinin öngörüldüğünü ve en büyük yatırımı ise Suudi Arabistan’ın yapmasının beklendiğini ifade etti.

Geçen yıl gerçekleştirdikleri müteahhitlik heyeti ziyaretleri ve üst düzey temaslarla da ilk elden bilgi alma fırsatlarının olduğunu anımsatan Eren, “Bu vesileyle edindiğimiz bilgilerden Suudi Arabistan’da önümüzdeki 15 yılda 1,4 trilyon dolar tutarında alt ve üstyapı projesi gerçekleştirilmesinin planlanmakta olduğunu anlamış bulunuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

TMB Başkanı Eren, Türk müteahhitler olarak Suudi 2030 vizyonu ve Giga projeleri programı kapsamındaki Neom, Diriyah Gate, Qiddiya, Red Sea Global, Al’Ula projeleri ile ülkedeki diğer enerji, su, konut ve altyapı projelerinde yer almak istediklerini ve bu yönde çalışmaları ve girişimleri sürdürdüklerini ifade etti.

Eren, Neom’un Suudi Arabistan’ın gündemindeki projelerinden en büyüğü olarak dikkati çektiğini kaydederek, “Üye firmalarımız sadece bu projede değil ülkedeki tüm alt ve üst yapı projelerinde yer almak hususunda isteklidir. Bu amaçla firmalarımız Suudi Arabistan mevzuatının gerektirdiği kayıt ve sertifikasyon prosedürlerini tamamlamak amacıyla faaliyetlerini ve girişimlerini sürdürmektedir” dedi.

‘YENİ PAZARLARI DA YAKINDAN İZLİYORUZ’

Yurt içinde mevcut verileri göz önünde bulundurarak 2024 yılında sektörün rotasının ağırlıklı biçimde yurt dışı projeler olacağına işaret eden Erdal Eren, en büyük potansiyeli taşıyan hedef ülke olarak da Suudi Arabistan’ın öne çıktığını belirtti.

Eren, Irak’ın da Kalkınma Yolu projesi ile ülkede gerçekleştirilmesi planlanan enerji, sağlık, konut, okul, hastane gibi projelerle diğer hedef ülke olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Türk müteahhitler olarak Avrasya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde çalışmakta ve Sahra Altı Afrika bölgesindeki faaliyetleri artırmakta olduklarına dikkati çeken Eren, “Bunun yanı sıra Uzak Doğu ve Latin Amerika ülkeleri gibi yeni pazarları da yakından izliyoruz. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde yurt dışında her yıl üstleneceğimiz yeni proje tutarı hedefimizi, kısa vadede 20 milyar dolar, orta vadede ise 50 milyar dolar olarak korumaktayız.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turk-muteahhitlerin-gozu-suudi-arabistanda/feed/ 0
‘İliç’te parça parça alınan ÇED raporları hukuksuz’ https://www.foxhaber.com.tr/ilicte-parca-parca-alinan-ced-raporlari-hukuksuz/ https://www.foxhaber.com.tr/ilicte-parca-parca-alinan-ced-raporlari-hukuksuz/#respond Mon, 26 Feb 2024 21:54:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3947 Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi Avukat Barış Yıldırım, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni için verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir’ kararı sonrası dava açtığını belirtti.

Yıldırım, şirketin hem dava öncesinde hem de sonrasında bütünsel ÇED raporu almadığını söyleyerek “Şirket, ruhsat sahalarını parça parça bölerek ÇED başvuruları yapmakta ve hukuka aykırı ÇED kararları almakta” dedi.

2016’DA İPTAL ETTİRDİ

Yıldırım, altın madeni ile ilgili yürütülen ve kendisinin dahil olduğu hukuki süreci anlatarak, ‘ÇED gerekli değildir’ raporunu açtığı davayla 2016’da iptal ettirdiğini söyledi.

Avukat Barış Yıldırım

Bölgede birçok HES projesini de iptal ettiren Yıldırım, Çöpler Altın Madeni’nin bulunduğu sahanın Munzur Havzası’nda olduğunu ve kimyasal maddelerle altın ayrıştırma işleminin devam etmesi ile bölgede yaban hayatı ve ekosistemin yok olacağını söyledi.

BÜTÜNSEL ÇED RAPORU ALINMADI

Yıldırım, şirketin bütünsel ÇED raporu almayarak parçalar halinde rapor aldığını belirterek, şöyle devam etti:

– Şirketin, ruhsat aldığı sahanın tümüne dönük bütün ÇED raporu alması gerekirken; ruhsat sahalarını parça parça bölerek ÇED başvuruları yapmakta ve hukuka aykırı ÇED kararları almakta.

– İşte tam da bu ‘ÇED gerekli değildir’ hukuksuzluğuna 2016 yılında itiraz ederek, yöre halkı adına dava açmış ve iptal kararı almıştık. Erzurum 1’inci İdare Mahkemesi, projeye dair verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal etti” dedi.

Yıldırım, şirketin hem dava öncesinde hem de sonrasında bütünsel ÇED raporu almadığını ifade ederek, bu durumun hukuksuz olduğunu söyledi.

HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNU SÖYLEMİŞLERDİ

Yıldırım, şunları kaydetti:

– Projenin ikinci kapasite artışına ilişkin 2021’de verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan iptal davasının 13 Nisan 2022 tarihinde proje mevkisinde keşfi icra edildi. Ben de Türkiye Barolar Birliği Kent ve Çevre Hukuku Komisyonu Üyesi sıfatıyla keşif ve gözlemci olarak katıldım.

– Oradaki hukuka aykırılıkları gerek TMMOB vekilinin yetkilendirmesiyle gerekse de gözlemci sıfatıyla aktarmıştık. Nihayetinde Türkiye Barolar Birliği, İliç Çöpler Altın Madenciliği projesine dair bir rapor hazırlayarak projenin hukuka aykırı olduğunu, Munzur ekosistemine zarar verdiğini ve projenin faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini ifade etmişti.

– Nitekim 21 Haziran 2022’de altın madeninin bulunduğu sahada siyanür taşıyan borulardan biri patladı ve 20 tona yakın siyanürlü solüsyon toprağa aktı. 13 Şubat’a geldiğimizde de maalesef büyük bir facia yaşandı.”

BÖLGEDE 2 BİN 250 BİTKİ TÜRÜ VAR

Projedeki tüm faaliyetlerin durdurulması gerektiğini savunan Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

– Projenin yürütüldüğü saha, Munzur Dağları havzasında önemli doğa alanı içerisinde ve yine önemli bitki alanı içerisinde. Proje sahasında bugüne kadar saptanmış 2 bin 250 bitki türü var. Yine proje sahasının içerisinde bulunduğumuz havza, Avrupa’nın yaban hayatı ve yaşam ortamlarını koruma sözleşmesi Bern Sözleşmesi hükümlerine göre; kesin koruma altında bulunan dağ keçisi, ayı, su samuru, başak ve hatta neslinin dünyada yok olduğu değerlendirilen Anadolu parsı gibi türleri barındırıyor.

– Yine bölge önemli kuş alanı olarak da değerlendirilebilecek bir bölge. Ülkemizin en büyük su toplama havzasına sahip nehri durumundaki Fırat Nehri havzasının da tam neredeyse merkezi.

Yıldırım, projede ısrar edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ilicte-parca-parca-alinan-ced-raporlari-hukuksuz/feed/ 0
“Atatürk Vapuru” elektrikli olacak https://www.foxhaber.com.tr/ataturk-vapuru-elektrikli-olacak/ https://www.foxhaber.com.tr/ataturk-vapuru-elektrikli-olacak/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:45:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3657 Kocaeli Büyükşehir Belediyesince hazırlanıp AB Yeşil Teknolojiler İçin Brüksel Araştırma ve Yenilik Merkezince desteklenen projeyle vapurun, elektrikli bataryayla hizmet vermesiyle hem yüzde 70’lik enerji tasarrufu sağlanacak hem de doğaya karbondioksit salınımının önüne geçilecek.

Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı Ali Bilgi, Kocaeli’nin hem kara ve hem de deniz ulaşımında çok önemli bir geçiş noktası olduğunu söyledi.

Bilgi, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın öncülüğünde, dünyadaki gelişmeleri takip ederek kentte ulaşımın daha modern hale getirilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek, paydaşı oldukları Yeşil Teknolojiler İçin Brüksel Araştırma ve Yenilik Merkezi çatısı altında karbon emisyonunun azaltmasına yönelik çevreci projelere katkı sunduklarını anlattı.

Deniz ulaşımı alanında İzmit Körfezi’nde 36 yıldır hizmet veren Atatürk Yolcu Vapuru’nun eski olduğunu ve fosil yakıtla çalıştığını, bu nedenle geminin yaşatılması için bir dönüşüm projesi başlattıklarını anlatan Bilgi, Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’yi muasır devletler seviyesine çıkarmakla ilgili hedefleri doğrultusunda kendilerinin de dünyada gelişen teknolojileri kentte devam ettirmek için özellikle bu vapuru tercih ettiklerini kaydetti.

Bilgi, çevre hassasiyeti anlamında farkındalık oluşturmak ve ulaşımda konforu artırmaya yönelik önemli bir proje hayata geçirdiklerine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Vapurumuz için elektrikli batarya tahrik sistemiyle çalışan bir proje yapmaya karar verdik. Bunu AB’deki heyete sunduk, projemiz kabul gördü ve çok da beğenildi. Avrupa’da ilk dönüşüm projelerinden biri. 3 megavat kapasitesiyle elektrik tahrik sistemiyle çalışacak. Aynı zamanda hibrit sistemle de desteklenen, karbon emisyonunun azaltıldığı bir proje olarak Kocaeli’ye kazandırılacak. Dönüşüm olarak Türkiye’de ilk proje, Avrupa Birliğinin de ilk projelerinden biri. Bizden sonra Norveç Üniversitesi bir geminin dönüşümüyle ilgili proje sundu. Kocaeli olarak Türkiye’den dünyaya rol model olacak proje kazandırmış oluyoruz.”

Bilgi, kentte yıllık yaklaşık 1 milyon yolcunun deniz ulaşımını kullandığını, bu projelerin geliştirilmesinin, yaygınlaştırılmasının, daha ekonomik hala getirilmesinin, dünya çapında bir farkındalık oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı.

Vapurun elektrikli tahkik sistemiyle çalışmaya geçmesiyle yüzde 70’lik enerji tasarrufu sağlanacağını aktaran Bilgi, “Yüzde 70’lik enerji tasarrufunun yanında farkındalık oluşturması, çevre hassasiyetine ilişkin projelerin geliştirilmesi, yolcuların konforlu yolculuk yapması anlamında da önem arz ediyor.” dedi.

Bilgi, 1 yıl önce kabul edilen projenin 2026 yılının sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Araştırma, projelendirme ve fizibilite çalışmaları sürecinin devam ettiğini aktaran Bilgi, “2027 yılının başında elektrikli batarya tahrik sistemiyle çalışan gemimizle yolculuğumuza başlamış olacağız. Sadece elektrikli batarya sisteminin makine dairesinin dizaynıyla ilgili bir bütçeleme yapıldı. Batarya dolum istasyonları şu anda 2 tane olarak öngörülüyor. Sonrasında da elektrikli batarya sistemini destekleyen jeneratör ve diğer motor hibrit sistemlerinin de projelendirilmesiyle beraber 8 milyon avroluk proje.” ifadelerini kullandı.

Bilgi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte çalıştıklarını belirterek, “Oradan ilave makine dairelerinin güçlendirilmesi, desteklenmesiyle ilgili de proje desteği almaya yönelik olumlu bir süreç devam ediyor. Böyle büyük bir projeyi belediyenin bütçesel kaynaklarını kullanmadan, AB desteğiyle Kocaeli’mize kazandıracağız.” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ataturk-vapuru-elektrikli-olacak/feed/ 0
Mansur Yavaş: ABB için ‘yok’ diye bir kelime yok https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-abb-icin-yok-diye-bir-kelime-yok/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-abb-icin-yok-diye-bir-kelime-yok/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:03:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3614 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Haymana Belediye Başkan Adayı Levent Koç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, Ankara Milletvekili Yüksel Arslan ile birlikte Haymana Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı.

“HALKIN PARASINI, ÇÖP PROJELERE GÖMECEK PARAM YOK”

Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:

* “İnsan demek ki seçimde verdiği sözleri tutunca böyle karşılanıyormuş. Haymanalı alışkın değil. Büyükşehir belediye başkanı oyları alır, bir daha seçimden seçime gelir… Afet oldu geldim, cenaze oldu geldim. Her şeyinizle bizzat ilgilendim. Gelirken de bir tane minibüs, bir tane şoför, bir tane korumayla geldim. Ne çakar, ne konvoy hiçbirisi yok. Çünkü ben Haymana’ya geliyorum, hemşerilerim yanına geliyorum. Hiçbirisini ayırmadım ki niye çekineyim? Niye korumalarla, konvoylarla geleceğim. Kardeşlerimin yanına övüne övüne, sevine sevine geldim. Hiç unutmuyorum… Şurada meydanda konuşurken ‘Benim çılgın projem yok. Benim halkın parasını, çöp projelere gömecek param yok. Ben en büyük proje olarak, Ankara halkını zengin etmeyi ilan etmiştim. Ankara halkından alacağımı, Ankara halkına harcayacağım’ demiştim.

“ESNAFIMIZI DA BİR ŞEKİLDE AYAKTA TUTMANIN ÇARESİNİ ARIYORUZ”

* Şu anda kırsal kalkınma desteklerini Polatlı ve Bala ilçeleriyle birlikte en çok alan ilçe Haymana oldu. Tam 9 bin çiftçiye 3 bin ton tohum desteğinde bulunduk. 4 bin 100 çiftçiye mazot desteğinde, bin 300 çiftçiye sıvı gübre desteğinde, 2 bin 200 çiftçimize sebze fidesi desteğinde, bin 100 adet oluk, 42 kilometre sulama borusu, 12 kilometre kapalı sulama sistemine geçiş hep bu dönemlerde oldu. Başkent Kart aracılığıyla Haymanada’da 4 bin aileye destekte bulunuyoruz. Bu 4 bin aile Haymana’daki esnaftan alışveriş yapıyor. Haymana’daki esnafımız da para kazanıyor. Kırtasiye, et yardımları yapıyoruz. Esnafımızı da bir şekilde ayakta tutmanın çaresini arıyoruz. Belediyecilik budur.

* ‘Proje yapıyorum’ diye halkın parasını çöp projelere gömüp, mala davara faydası olmayan işlere para yatırıyorlar. Ankara’nın girişindeki, çıkışındaki kapıların kime ne faydası var? Oraya harcanan parayla tek başına Haymana abat olurdu. Geldik geleli Haymana’da yapılmayan ASKİ yatırımlarını tek tek yaptık. Haymana’ya itfaiye binası yaptık. Haymana’da 27 mahallenin su sorunu giderildi. Evinizde su kesilse hemen ASKİ’yi ararsınız. Yıllardır suyu olmayan köylere neden yapmadınız? Pahalı pahalı Ankara’da suyu sattılar. Oyu aldıktan sonra Haymana’yı unuttular gittiler. Bu insanlar nasıl yaşar hiçbirisini görmediler.

“ABB İÇİN ‘YOK’ DİYE BİR ŞEY YOK”

* Televizyonlarda görüyorsunuz. Bazı belediye başkanları ‘Oy vermezseniz hizmet gelmez’ diyor. Benden önceki de aynı şeyi söylüyordu. ‘Kim oy verirse ilk ondan başlarım’ diyordu. Öyle bir şey yok. Adaletli, merhametli, vicdanlı davranmak lazım. Nerenin acil sorunu varsa, oradan başlamak lazım. Haymana’da kanalizasyon sorunu varken, başka bir yer daha çok oy verdi diye oraya mı hizmet edeceğiz? Öncelikle söz veriyorum. Ankara’da bütün köylerde açıktan akan kanal kalmayacak. Musluktan suyu akmayan köy kalmayacak. Haymana halkı kararını vermiş ben onu anladım. Geçen geldiğimizden daha kalabalık bir şekilde karşıladı. Çünkü herkesten vergi alıyoruz, herkese eşit hizmet ediyoruz. Levent Başkanımın arkasında ABB var. ABB için ‘yok’ diye bir kelime yok. Haymana’dan rekor oy bekliyorum.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-abb-icin-yok-diye-bir-kelime-yok/feed/ 0
Mansur Yavaş’tan Erdal Beşikçioğlu çağrısı https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-erdal-besikcioglu-cagrisi/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-erdal-besikcioglu-cagrisi/#respond Thu, 15 Feb 2024 21:06:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3427 Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Etimesgut SKM açılışı programına katıldı. Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:

*Aşağı yukarı beş yıldır birlikteyiz. Beş yıl boyunca Ankara’nın sokaklarında benim hiçbir fotoğrafımı görmediniz. Çakar konvoylu makam araçlarımızı görmediniz. Daima sizin içinizde sade bir şekilde yaşadık.

*Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için çalıştık. Ortak akılla çalıştık. Üniversiteler, meslek odalarıyla birlikte çalıştık. ‘Ben yaptım oldu’ dönemi bitti. Dört binden fazla ihalemizi canlı yayınladık.

*Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi. Tüm harcamalarımızı belediyemizin Web sayfasında kuruşana kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bütçe hazırlarken vatandaşa soruyoruz. Sayıştay raporlarını açıklıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz.

*Bugünler hesap verme zamanı. Başkaları gibi ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz.

“ANKARA’NIN KALDIRIMLARININ DİBİNE KADAR GÖMDÜK”

*Alın terinizi belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Yaptığımız işleri parklara, kavşaklara ne hizmet yapıyorsak kaç paraya mal olduğunu açık açık vatandaşa duyuruyoruz. Artık meşhur muhafazakar kesme bile kabul ettirilen kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük.

*İsraf edecek paramız yok. Bu paraları kolay kazanılmıyor. Halkın temiz alın terinden gelen paralar bunlar. Dolayısıyla nerede ihtiyaç var oraya harcıyoruz. Değerli Etimesgutlular bu caddeyi biliyorsunuz. 25-30 yıldır üç tane başbakan, bir cumhurbaşkanı, belediye başkanlığı bakanlar, İstasyon Caddesi’ni her seçimden önce geldiler. ‘Burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu.

*Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu.135 milyon liraya İstasyon Caddesi’ne alternatifini yaptık ama 250-300 milyon lira da yine buranın altyapısına harcadık. Türk Kızılayı’na iki adet köprülü kavşak, Şaşmaz’a iki adet kavşak, Koru-Bağlıca’nın metro bağlantısının projesi bu ay içerisinde bitiriyor. İnşallah temelini atmak da nasip olsun.

“ÜCRETSİZ TAŞINIYOR”

*Doğumundan ölümüne kadar vatandaşın her türlü ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur belediye. Dolayısıyla bir çocuk doğdu. Okula gidecek. Okula giderken sosyal destek alan aileyse öbür yaşıtları gibi aynı avantajlarla gidebiliyor mu? Gidemiyorsa onu çözmek bizim görevimiz. Birçoğu kreşe giderken okuluna giderken serviste gidiyor.

*Gidemeyen mi var? Ankara Büyükşehir bunu karşılar. Ortaokul ve lise öğrencileri eğer otobüsle okuluna gidiyorsa yeter ki okusun diye Ankara Büyükşehir Belediye’si tarafından ücretsiz taşınıyor. Ve bütün derdimiz onların okuması. Okusun ki onlar da desteğe ihtiyaç olmasın. Hem ailesine hem ülkemize faydası olsun. Bu destekleri yaparken artık eskisi gibi kapı kapı paket dağıtma işi ortadan bitti.

*Üç yıldır Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bir esnaftan alınıyordu. Şimdi Ankara’daki bütün esnaflar o esnafa verilen parayı paylaşıyor. Esnaf mutlu o ailenin ihtiyacını en iyi anneler bilir. Onlar gidiyor, ihtiyacına göre alışveriş yapıyor. Onlar bu mutlu.

*Kırtasiye yardımı yapılıyor, sırtında bilmem ne belediyesi, içinde defter dolu çantalar dağıtılıyor. Kırtasiye yardımını kartlara yatırıyoruz. Ama AVM’lerde geçmiyor. Sadece kırtasiyeci esnafından alıyorlar. Kırtasiyeciler kazanıyor.

“BİZ PROTEİN YARDIMI YAPIYORUZ. O BUT VERİYORMUŞ”

*İki yüz bin aileye protein yardımı yapıyoruz. Kasaplar kazanıyor ve Türkiye’de ilk defa üç yıldır Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden başka yok. Belediyeyle kıyaslamayın. Hükümet de yapmıyor. Üç yıldır doğalgaz yatırıyoruz 200 bin aileye. Üşütmüyoruz. Aç bırakmıyoruz. Bize ‘Projeleri yok’ derken İstanbul’daki çorba dağıtmaya başladılar. Ben çorba dağıtırken dalga geçiyorlardı.

*Emeklileri benden başka destek olan yok. ‘Projesi yok’ diyorlar. İstanbul’daki aday iki bin lira Ankara’daki beş bin lira verecekmiş. Biz protein yardımı yapıyoruz. O but veriyormuş, tavuk budu olduğu ortaya çıktı. O da 15 kişiye. Kendi belediyesinde 50 bin destek alan aile var Keçiören’de. Sadece yardım 2 bin 500 kişiye yapılmış. Dolayısıyla şimdi bizim yaptıklarımız yeni bir proje gibi ortaya koyup ‘Biz daha çok vereceğiz’ diye taklit etmeye başladılar.

*Eğer gerçekten taklit etmek istiyorlarsa, proje arıyorlarsa, mansuryavasneyaptı Veya MY 2024 mobil uygulamamız var. Oraya girsinler. Oradaki projeleri okusunlar. Ankara’nın köylerine kadar Mansur Yavaş ne yapmış bir görsünler. ‘Aynılarını yapacağız’ diye de iddia etsinler.

*Tohum dağıtacakmış kırsal kalkınma da biz geçecekmiş. Şimdi bazı ilçe belediyeleri verdi. Haksızlık etmeyeyim AK Parti ilçe belediyeleri. Ama şu anda Keçiören Belediyesi’nde bir kişiye bir kilo tohum verildiğini de duymadık.

“BELEDİYE MECLİSİNDE ÇOĞUNLUK İSTİYORUZ”

*Vatandaşın kimine dokunduk, özellikle pandemi döneminde. Fakat biz vatandaşa dokunduk derken onları elle bir dokunmayı sanıyorlar. Öyle bir şey yok.

*Vatandaş nerede darda, Ankara Büyükşehir huzur gibi yanında oldu, herkesin. Şimdi inşallah bu anlayışı şeffaf hesap verebilir. Katılımcı anlayışı Etimesgut’ta da sürdüreceğiz. Aynı şekilde el ele verip inşallah Etimesgut’un bütün sorunlarını birlikte çözeceğiz.

*Ben Erdal Başkanım’ı size emanet ediyorum. Kendimi de size emanet ediyorum. Ama bir sıkıntımız var. Geçen dönem yüzde 51 oy aldık ama mecliste 148’de 40 kişiydik. Olmuyor. Görüyorsunuz. Orada yaşananları görüyorsunuz. Orada yapılan iğrenç sözler ve bunları söyleyenler siyasetin çöplüğüne gömüldü gitti. Öyle mi? Ben de diyorum ki; artık yeter. Biz de bir rahat edelim şöyle.

*Hizmetler yaparken engel olunmadan işlediğimizi yapalım. Rahat rahat yapalım Elbette kafamıza göre yapmayacağız. Acil projeleri yapacağız inşallah. Bu nedenle belediye meclisinde çoğunluk istiyoruz. Belediye meclisinde çoğunluk alması için ilçe belediyelerimizin de hepsini almamız gerekiyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavastan-erdal-besikcioglu-cagrisi/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Kurum’a ‘Erzincan’ göndermesi https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-erzincan-gondermesi/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-erzincan-gondermesi/#respond Wed, 14 Feb 2024 21:00:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3381 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz hafta deprem önlemleriyle başladığı 10 temada 100 büyük proje tanıtım toplantılarının ikincisini gerçekleştirdi.

Yeni dönemin çevre projelerini açıklamak üzere Haliç Kongre Merkezi’nde “Yeşil İstanbul Proje Tanıtım Toplantısı” gerçekleştirildi. İmamoğlu, önce “Yeşil İstanbul” vizyonu için beş yılda yaptıklarını anlattı, ardından bundan sonra yapılacakları 10 başlık altında paylaştı.

MADEN FACİASINA TEPKİ: KURUM’U İSİM VERMEDEN ELEŞTİRDİ

İmamoğlu, konuşmasının başında Erzincan İliç’teki altın madeninde meydana gelen faciayı hatırlatan İmamoğlu isim vermeden AKP’nin İBB Başkan adayı olan eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olan Murat Kurum’u eleştirdi.

İmamoğlu şunları söyledi:

-Göçükte toprak altında kalan işçilerin bir an önce kurtarılması için dua ediyoruz, umarım açıklanandan daha büyük bir felaketle karşı karşıya değilizdir. Bu felaket öyle kolayca geçiştirilecek bir olay değil.

-Yaşanan felaket, en üst seviyede soruşturulmalı. 2019’da madene kapasite artışı verildikten sonra şikayetler yoğun arttı. Artışa kimin izin verdiğini altında kimin imzası var hepiniz veriyorsunuz. Vekilimiz Gürsel Erol bir önerge verdi o dönem TBMM’ye. Yanıt veren, altında imzası olan kişi kaygıların haklı olduğunu belirtmiş ve ihmaller zinciri tespit edilip para cezası verildiğini açıkladı.

-Dünkü çevre felaketini telafi edecek hiçbir para yok. 5-6 yıl Çevre Bakanlığı yapanlar koruma vazifelerini yerine getiremediler. Gümüşhane’de buzul göletini yok edip iş makineleri ile betonarme göl yaptılar.

-Çevre anlayışları bu; 12 bin yıllık gölü 12 günde yok etmek. Bu zihniyet İstanbul’u yok edecek kanal İstanbul’u bu kente dayatmış, arkasında durmuş, önlerine gelen her şeyi çatır çutur imzaladı.

-Son bir yıla kadar ‘yapacağız, beka meselesi’ dediler. İstanbulluların istemediğini gördüler, felaket planını seçim sonrasına bıraktılar kurnazca. Bizim muhafızlığımız bu şehre nefes aldırmıştır. Kimse bu şehrin nefes almasını engelleyemeyecek.

-İnsana ve doğaya değer vermeyen, uzmanların uyarılarını dikkate almayan yönetim anlayışı sadece ölüm ve felaket getirir. Doğayı sadece kendilerine ait bir kazanç kapısı gibi gören zihniyete karşı halkçı, kamucu, çevreci bir anlayışı hakim kılmak zorundayız.

“5’TE 1’İ TAHRİP EDİLMİŞTİ”

İmamoğlu, göreve geldiklerinde İstanbul’un doğal alanlarının beşte biri, yüzölçümünün ise yüzde 16’sına denk gelen, toplamda 87 bin 445 hektarlık alanın tahrip edilmiş durumda olduğuna dikkat çekti.

İmamoğlu “Kuzey ormanları, içme suyu havzaları, meralar ve tarım alanlarını kapsayan bu tahribat tam 104 Güngören ilçesi büyüklüğünde bir alan anlamına geliyor. Yani 26 milyon ağaç ekilebilecek bir büyüklük. İşte biz hem bu tahribatı ve talanı durdurmak, hem de tahrip edilmiş alanları onararak, insanlarımızı doğayla ve yeşille yeniden barıştırmak için yola koyulduk” diye konuştu.

NELER YAPILDI?

İmamoğlu, 16 yaşam vadisi açtıklarını, 5 Kent Ormanı ve Doğal Yaşam Parkı, 22 meydan, 264 semt ve mahalle parkı, 4 tarihi yeşil alan restorasyonu tamamladıklarını anlattı.

140 noktada Boğaz’a, Haliç’e ve denize atık su karışmasını önlediklerini belirten İmamoğlu

İstanbul’un elektrik enerji ihtiyacını desteklemek üzere güneş enerji sistemleri, biyokütle enerji santralleri, atık yakma ve çöp gazından enerji üretim tesislerini devreye aldıklarını kaydetti.

13 MİLYON METREKARE YEŞİL ALAN KAZANDIRILDI

Çıkarılan tüm engellemelere rağmen İstanbul’a tam 13 milyon 125 bin metrekare yeşil alan kazandırdıklarını vurgulayan İmamoğlu “Böylece yeşil alanların imara açıldığı, İBB koridorlarında parselimin imarını nasıl arttırım kovalamacısının yerini İstanbul’a milyonlarca metrekare yeşil alan kazandıran anlayış aldı” dedi.

10 ÇEVRE PROJESİNİ AÇIKLADI

İmamoğlu, yeni dönemin 10 büyük çevre projesini şöyle sıraladı:

35 YAŞAM VADİSİ: İstanbul’un dere yataklarını ranta, betona değil yeşile açıyoruz’ diyerek yaşam vadileri projesini başlattık. Açtığımız yaşam vadileri ile toplamda 3 milyon 200 bin metrekare alanın açılışını yaparak İstanbul’a kazandırdık. 15 yaşam vadisi vaadimiz vardı 21’e çıkardık. Şimdi toplam 35 yaşam vadisi kazandırmak için tam yol ileri diyoruz. Bunların tamamlanmasıyla İstanbul’a 10 milyon metrekarenin üzerinde aktif yaşanabilir yeşil alan kazandırmış olacağız.

6 YENİ KENT ORMANI: 2019’dan bugüne 5 kent ormanı ile 6 milyon 800 bin metrekare alanı İstanbulluların kullanımına açtık. Sarıyer Hacıosman’da Atatürk Kent Ormanı, Yakuplu Kent Ormanı, Kemerburgaz Kent Ormanı, Anadolu Yakası’nın ise ilk kent ormanı olan “Rahmi Demir Kent Ormanı” ve yakında hizmete açacağımız Muhsin Yazıcıoğlu Kent Ormanı ile birlikte İstanbulumuza 5. kent ormanını da kazandırmış oluyoruz. Yeni dönemde; Çatalca, Ümraniye, Sancaktepe, Maltepe, Eyüpsultan ve Avcılar’da toplam 5 milyon 450 bin metrekarelik 6 yeni kent ormanını daha hizmete açacağız.

3 BÜYÜK DOĞAL YAŞAM PARKI: İstanbul’daki işgalleri kaldırmak için çok büyük bir mücadele verdik. Büyükçekmece Gölü Doğal Yaşam Parkı’nın 1.5 milyon metrekarelik ilk 3 etabını tamamladık. Benzer şekilde Terkos Gölü ve Ömerli Gölü Doğal Yaşam Parkları ile birlikte önümüzdeki dönemde toplamda 3 yeni doğal yaşam parkını hizmete açacağız. Böylece tüm yaşam vadilerini, kent ormanlarını, doğal yaşam parklarını ve tabiat parklarını tamamladığımızda İstanbul’a 50 milyon metrekareye yakın yeni ve aktif yeşil alan kazandırmış olacağız. Askeri alanları, ormanları, yeşil alanları imara, ranta lüks konuta açan bir zihniyet nerede, bizim bu yaptıklarımız nerede? Halkımız bunun karşılığını mutlaka verecek.

YEŞİL MİRAS: 30 yılı aşkın bir süre metruk hale getirilmiş olan ve Cumhuriyetimizin 100 yılında yeniden İstanbul’a kazandırdığımız Büyükdere Atatürk Fidanlığı, halka kapatılıp özel kullanıma verilen Florya Atatürk Ormanı örnekleri devam edecek. 2024-2029 döneminde Kuşdili Çayırı, Ali Paşa Su Kemeri Rekreasyon Alanı, Yedikule Bostanları, Cihangir Bostanı ve Sanatkarlar Parkı gibi tarihi alan düzenlemeleriyle yeşil mirasımızı güçlendirerek korumaya devam edeceğiz.

“GEZİ PARKI’NDA ENGELLENDİK”

24 YENİ MEYDAN: İstanbul’un kimliksiz hale getirilmiş Beşiktaş Meydanı, Beyazıt Meydanı, Mecidiyeköy Meydanı gibi İstanbul’un birçok önemli meydanını kent yaşamına yeniden kazandırdık. Dünya’nın en çok metro yapan şehrinin yanında, dünyanın en çok meydan düzenleyen şehri biziz. Cumhuriyet tarihimizin en önemli meydanlarından Taksim Meydanı’nı ve yakın çevresini kapsayan “Taksim Kentsel Tasarım Yarışması” sonucunda belirlediğimiz projemizi engellemek için mülkiyeti İBB’de olan Gezi Parkı hukuka aykırı bir şekilde nereden çıktığı belirsiz bir vakfa devredildi. Dünyanın bir yerinde anlatsanız size gülerler. Taksim’e çok büyük değer katacak olan projemizi tüm engellemelere rağmen hayata geçirmekte kararlıyız. Bunun için hukuki alanda tüm gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu meydanlar İstanbul’un iklimini değiştirdiği gibi Türkiye’nin de iklimini değiştirecek. İstanbul’a değer katacak 14 meydanımız için de projelerimiz hazır ve yapımına hızlıca başlayacağız. Yeni projelendireceğimiz 10 meydanla birlikte önümüzdeki dönemde 24 meydanı tamamlayacağız ve şehrimize toplam 46 meydan kazandırmış olacağız.

İSTANBUL’A 600 YENİ OYUN PARKI: Oyun Istanbul markası ile Türkiye’de bir ilk olarak şehrin rekreatif altyapısını bütüncül bir vizyonla ele aldık. İstanbul genelinde ise 185 yeni oyun alanı yaptık. 200 çocuk parkımızı doğal malzemelerle dönüştürdük. Yeni dönemde 300 oyun alanını doğal malzemelerle dönüştürecek ve 300 tane de yeni oyun alanı kuracağız.

“BETON KANALI YAPTIRMADIK, YAPTIRMAYACAĞIZ”

7.7 MİLYON METREKARE TABİAT PARKI: İstanbul ve çevresinde açık maden işletmeciliği sonrasında oluşan maden çukurları çok sayıda doğal sulak alanlara dönüşmüş. Kendi ekosistemlerini oluşturan bu maden sahasını tüm doğal özelliklerini koruyarak Tabiat Parkı olarak düzenleyeceğiz. 7.7 milyon metrekarelik Çiftalan Kısırkaya Tabiat Parkı projesi ile şehrimizin doğal güzelliklerini koruyacak ve İstanbullulara benzersiz bir doğa deneyimi sunacağız.Arnavutköy Karaburun Sahili’ni ve Keza Küçükçekmece Lagünü Havzası ve çevresini tüm canlılar için sağlıklı bir yaşam alanına dönüştüreceğiz. Onlar bu havzaya beton kanal yapacağız diyor. Biz ise doğayı ve yaşamı koruyoruz Size o beton kanalı yaptırmadık, yaptırmayacağız.

YEŞİL ÇÖZÜMDE 14 YENİ YATIRIM: Çevre yatırımlarımızın önemli bir ayağını atık su çalışmalarımız oluşturdu. Karışık sistem çalışan atık su ve yağmur suyu hatlarımızı ayırarak, Marmara Denizi’ni ve İstanbul Boğazı’nı atık sulardan koruduk. Toplamda 140 noktada denize atık su karışımını önledik. Yeni dönemde Sarıyer Kilyos ve Beykoz Riva bölgelerinde yapacağımız atık su hatları ve iki yeni ileri biyolojik atık su arıtma tesisleriyle derelere ve yüzme alanlarına atık su girişini önleyeceğiz. Silivri Çanta Gümüşyaka Atık Su Tüneli ile Marmara Denizi’ne atıksu girişini önleyecek, sahillerimizi koruyacağız. Riva, Gümüşdere, Reşadiye, Bozhane ve Koçullu’da 5 yeni ileri biyolojik atık su arıtma tesisi yaparak ve Yenikapı Biyolojik Arıtma tesisini tamamlayarak arıtma tesislerindeki biyolojik ve ileri biyolojik arıtma kapasitesini artıracağız.

YEŞİL ENERJİ İÇİN 3 YENİ YATIRIM: Temiz enerji yatırımlarımız artarak devam edecek. 85 MW’lık Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesislerinin kapasitesini artırarak 170 MW’a çıkaracak ve 2.5 milyona yakın İstanbullunun enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye ulaşacağız. Tuzla Aydınlı Aktarma Merkezi ile entegre günlük 150 ton kapasiteli yeni bir biyometanizasyon tesisi daha kuracağız. Güneş Enerjisi Sistemleri ile İBB binalarında 5 yıl içinde 13.5 MW’a ulaştırdığımız kurulu enerji gücünü, 2029 yılına kadar 165 MW’a çıkaracağız. Böylece kendi binalarımızdaki enerji ihtiyacının tamamını güneşten sağlayıp çevre dostu yapılara dönüştürürken, yıllık 148 bin ton karbondioksit salımını da engelleyeceğiz.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE ETKİN MÜCADELE: “Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı”nın bir parçası olarak önümüzdeki dönemde İstanbul’un “karbon nötr” ve “dirençli şehir” olması için iklim değişikliği ile mücadelede kararlı adımlar atmaya devam edeceğiz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)ve Belediyemiz arasında protokol ile imzalanan “İstanbul Yeşil Şehir Eylem Planı”nı hayata geçireceğiz.AB İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu çerçevesinde İstanbul’un 2050 yılında iklim nötr olma hedefini 2030 yılına çekeceğiz.

“HİÇBİR ÇIKAR GRUBUNA DİYET BORCUMUZ YOK”

İmamoğlu konuşmasını şöyle tamamladı:

-İstanbul gibi yıllarca doğanın ranta, betona kurban edildiği bir şehirde çevreyi korumak cesur olmayı gerektirir. 2019’dan bugüne bir metrekare yeşil alanı bile imara açmayan bir yönetim olarak biz o cesareti, o kararlılığı gösterdik.

-Biz İstanbul’u çok seviyoruz. Birilerini ‘aşkım’ diye tariflediği gibi değil gerçekten seviyoruz. Elimizdeki bütün yetkileri kullandık ve doğayı talan ederek para kazanmayı amaçlayanlara asla izin vermedik.

-Çevre tahribatına yol açacak hiçbir mühendislik projesine kalkışmadık. Her projeyi öncelikle çevre hassasiyeti ve kamu yararı anlayışıyla ele aldık. Bunları yapabildik, çünkü bizim hiç kimseye, hiçbir çıkar grubuna diyet borcumuz yok. Bizim yalnızca 16 milyon İstanbulluya verilmiş hizmet sözümüz var.

-Bir kişinin buyruğu ya da tensipleriyle çalışan bir kişi yok İBB’de. Bu sözü tuttuğumuzu gördükleri ve tutmaya devam edeceğimizi bildikleri için bugün 16 milyon bizimle birlikte.

-İstanbul başardı; geleceğine sahip çıktı. İstanbul yine başaracak. 31 Mart’ta bir kez daha geleceğine sahip çıkacak. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletemeyecekler. Çocuklarımızın geleceğini riske atamayacaklar.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglundan-kuruma-erzincan-gondermesi/feed/ 0
Modernize edilen M60T tanklarında ilk teslimat https://www.foxhaber.com.tr/modernize-edilen-m60t-tanklarinda-ilk-teslimat/ https://www.foxhaber.com.tr/modernize-edilen-m60t-tanklarinda-ilk-teslimat/#respond Sat, 10 Feb 2024 21:03:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3167 Geçmişte İsrail’in modernize edip, çeşitli sorunlarla gündeme gelen M60T tanklarının ilk partisi, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan proje kapsamında modernize edilerek Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. Proje ile M60T tanklarının beyni olarak tanımlanan ‘atış kontrol sistemi’ yerlileştirilirken, bütün elektronik sistemler milli imkanlar ile üretilebilir hale getirilerek, güç grubu dışında dışa bağımlılık ortadan kaldırıldı.

Kara Kuvvetleri Komutanlığının modernizasyon ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan ‘Tanklara İlave Yetenek Kazandırılması (TİYK) – M60T Projesi’ kapsamında modernize edilen 2 M60T tankının teslimi törenle yapıldı. Törene Milli Savunma Bakan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcileri katıldı.

“KÖTÜ KOMŞU EV SAHİBİ YAPTI”

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, törendeki konuşmasında isim vermeden geçmişte İsrailli firmaya verilen M60T modernizasyonu ihalesinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Görgün “Geçmiş dönemde yabancı firmalar eliyle yürütülen iyileştirmeler ile konfigürasyonları güncellenen M60 tanklarının, bakım ve idamesinde yaşanılan güçlükler ve ürün, hizmet sağlayan ülkelerin karşımıza çıkardığı sorunlar bizi araştıran, geliştiren üreten ve özgün olarak çözüm hazırlayan ülke olmaya itmiştir. Neticesinde pek çok sahada olduğu gibi, kötü komşu ülkemiz savunma sanayiini ev sahibi yapmıştır” dedi.

“GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİNE UYUMLU HALE GELDİ”

Görgün, M60T tanklarının, sahip olduğu güçlü itki sistemleri, etkili ateş gücü ve dayanıklılığı ile bilindiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

– Ülkemiz, bu tankları modernizasyon çalışmalarıyla güncelleyerek günümüz teknolojisine uyumlu hale getirmiştir. Atış kontrol sistemlerimizin, yurt dışı ihraç kalemi olarak satılmasıyla bu alandaki teknolojik üstünlüğümüz dünya ülkeleri tarafından da kabul edilmiştir.

– Tasarım ve üretim süreçlerinin yerli ve milli olarak yapılması, dünyada farklı konfigürasyonda yer alan tanklara bu sistemin uyumlandırılmasının önünü açmaktadır. ASELSAN başta olmak üzere projede emeği geçen tüm alt yüklenici firmalarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

MODERNİZASYON FAALİYETİ YAYGINLAŞACAK

Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı doğrultusunda, tanklarda yer alan yurt dışı menşeli ‘atış kontrol sistemi’ yerine ‘Milli Atış Kontrol Sistemi VOLKAN-M’ sisteminin geliştirilmesi ‘Fırat M60T Projesi’ kapsamında başladı. Seri olarak entegre edilmesi kapsamında yeni bir proje olan ‘TİYK-M60T Projesi’ne ilişkin sözleşme 4 Temmuz 2022’de Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında imzalandı. Proje kapsamında VOLKAN-M atış kontrol sistemi, tank komuta kontrol muhabere bilgi sistemi, ilave zırh koruması, mürettebat koltukları ilk etapta belirlenen sayıda M60T tankına entegre edilecek.

Tank entegrasyonları dışında ‘canlı kule eğitim maketi’, ‘masaüstü VOLKAN-M atış kontrol sistemi’ ve ‘fabrika seviyesi bakım/tamir’ (FASBAT) gerçekleştirilmesi de proje kapsamında.

TİYK – M60T Projesi kapsamında M60T tanklarına entegrasyonu gerçekleştirilecek olan sistemlerin tanklara entegrasyonu ve tankların bakım faaliyetleri Kayseri 2’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde yürütülüyor. Projenin ilerleyen dönemlerinde, modernizasyon faaliyetlerinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan diğer M60T tanklarına da yaygınlaştırılması öngörülüyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/modernize-edilen-m60t-tanklarinda-ilk-teslimat/feed/ 0
İmamoğlu, İstanbul’un deprem seferberlik planını açıkladı… Rakiplerine ‘proje’ göndermesi https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbulun-deprem-seferberlik-planini-acikladi-rakiplerine-proje-gondermesi/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbulun-deprem-seferberlik-planini-acikladi-rakiplerine-proje-gondermesi/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:06:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3029 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’u geleceğe taşıyacak 10 ayrı temada 100 başlıkta her hafta açıklayacağı projelerin ilk sunumunu gerçekleştirdi.

Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıda İmamoğlu’nun İstanbullulara duyurduğu ilk proje deprem hazırlıkları oldu.

İmamoğlu “Afetlere karşı dayanıklı İstanbul için tam yol ileri” başlıklı sunumunda kenti depreme karşı hazırlamak için hazırladıkları projeleri 10 başlık altında anlattı.

RAKİPLERİNE “KOPYALA-YAPIŞTIR” GÖNDERMESİ YAPTI

İmamoğlu projelerinin tamamının halkçı, adil, herkesi kapsayan, şehri dönüştürecek ve ileri taşıyacak projeler olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

-Bizde öyle ‘yok mu artıran’ mantığıyla hazırlanmış, insanları kandırmak için ‘ne vadedersen et mantığı’ olmadı, olmaz.

-Kopyala- yapıştır yaparak kendi projeleri gibi sunmak isteyecek rakiplerimize de hatırlatmak isterim; her projemizi hiç çekinmeden kopyalayabilirsiniz. Kendi projenizmiş gibi ballandıra ballandıra anlatabilirsiniz.

-Ama dünyaya bizim baktığımız gibi bakmadığınız sürece, bizim anlayışımızı kopyalayamadığınız sürece hiçbir sonuç alamazsınız. Çünkü sizlerle bizim aramızda çok net bir fark var.

-Proje deyince siz, hesap kitaptan uzak yapılar, beton ve rant anlıyorsunuz. Biz ise insan odaklı ve yerinde hizmeti, bu aziz şehri tüm değerleriyle korumayı, liyakat ve bereketi anlıyoruz.

“EN AĞIR KONUDAN BAŞLIYORUZ: DEPREM”

İmamoğlu “Bugün en ağır konudan başlıyoruz” diyerek İstanbul’un karşı karşıya olduğu deprem gerçeğine dikkat çekti.

İmamoğlu “1999 Gölcük depreminden gerekli dersler çıkarılmış, önlemler alınmış olsaydı, bugün daha güvenli ve dayanıklı bir İstanbul konuşuyor olurduk. Göreve geldiğimizde gördük ki; İstanbul’a ne bir yol haritası çizilmiş, ne başarısı test edilmiş bir model düşünülmüş, ne de bir uygulama örneği hazırlamıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşümden resmen çekilmişti. Sorumluluk, bakanlığa ve ilçe belediyelerine bırakılmıştı” tespitini yaptı.

“DEPREM TOPLANMA ALANLARINI İMARA AÇTILAR”

Yıllarca şehrin en büyük yerel yönetimi olan İBB’nin deprem tehditi karşısında hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi hareket ettiğini vurgulayan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

-Hiçbir şey yapmamışlar demek elbette haksızlık olur. Tabi ki bir şeyler de yapmışlar. Mesela deprem toplanma alanlarını imara açmışlar.

-İmara açtıkları alanların bir kısmı yeşil alan, bir kısmı spor alanı ve çeşitli kamusal alanlardan oluşuyordu.

-Belediyenin elinde rezerv olarak kullanılabilecek alanları özelleştirdiler. İstanbul’daki sosyal konut ihtiyacını görmeyip, KİPTAŞ eliyle lüks konutlar, rezidanslar ürettiler. Bugün yaşadığımız konut ve kira krizinin temelinde tüm o yanlış politikalar var.

10 BÜYÜK PROJEYİ AÇIKLADI

İmamoğlu “İBB yönetimi olarak yeni dönemde şehrimizi dönüştürmek için 10 alanda şu vizyoner işleri yapacağız” diyerek projelerini şöyle anlattı:

-Dayanıklı Altyapı: İSKİ yetkisinde bulunan Pabuçdere, Kazandere, Sazlıdere, Terkos ve Elmalı Barajlarını güçlendireceğiz. Biliyorsunuz bir de Melen Barajı meselesi var. Liyakatsiz ellerde heba edilen milyarlar ve bir türlü tamamlanamayan bir baraj. 2014’te temelini attıkları barajı hala tamamlayamadılar. Elinizde bu barajı tamamlayacak kaynak ve teknoloji bulamıyorsanız bize verin, kamu yatırımını heba olmaktan kurtaralım. Samimi bir çağrıda bulunuyorum biz yapalım. M1 hatı üzerindeki tüm viyadükleri güçlendiriyoruz. Tüm raylı sistem hatlarımız depreme dayanıklı olarak inşa ediyoruz. Yaklaşık 250 riskli karayolu, köprü, viyadük, alt ve üst geçitlerden oluşan sanat yapısını güçlendirecek veya yenileyeceğiz. Şehrimizin dört bir yanındaki 32 deniz yapısını hızla güçlendireceğiz. Haliç Tersanemizde, İstanbul’da tahliye koridorlarıyla entegre etmek ve deniz yolunu kullanmak üzere afete müdahalede kullanmak üzere 8 yüzer iskele üreteceğiz.

-10 Bölgede Yeni Afet Lojistik Merkezi: İstanbul, Marmara Bölgesi ve diğer kentlerde yaşanacak acil durumlarda destek ve yardım organizasyonlarını yapabileceğimiz 10 adet afet lojistik merkezi için yerlerimiz hazır, önümüzdeki dönem hızla hayata geçireceğiz.

50 BİN KONUT YERİNDE DÖNÜŞECEK

-50 bin Konutta Yerinde Dönüşüm: Yeni dönemde de öncelikli hedefimiz niteliksiz konut stoğunu dönüştürmek olacak.Tespit ettiğimiz yaklaşık 200 bin yapı yani 1.3 milyon konut biriminin dönüşümü için olmayacak vaatler değil, uygulanabilir, ayakları yere basan bir model sunuyoruz. 6306 sayılı yasa 2012 yılında yürürlüğe girdi. 11 yıl oldu, riskli alanlardan çok, rantı yüksek olan alanlar dönüşebildi. Şimdi yine bir takım yuvarlanmış, arkasına sıfır eklenmiş hayali rakamlar telaffuz ediliyor, nerede yapılacakları bile belli değil.

Vatandaşlarımızın da bizlerin de bu boş vaatlere artık karnı tok, bu sayıları daha önce de birçok kez duyduk. Biz adımlarımızı sağlam atacağız.

-10 Öncelikli Alanda 125 Bin Konutta Planlı Dönüşüm: Yine bilimsel verilerle, vatandaşlarımızın can güvenliğini ve gerçekten riskli alanları belirleyerek önceliklendirdiğimiz 10 öncelikli bölgede planlama çalışmalarımızı önümüzdeki aylarda meclisimize hızla getireceğiz. Bu 10 öncelikli alandaki 125 bin konutta dönüşümün önünü açacağız, bu alanlarda yaşayan vatandaşlarımızı deprem ve diğer afetlere karşı dirençli konut stoğuna ve yaşanabilir kentsel çevreye kavuşturmak için planlarımız hazır.

EMEKLİLERE ÖZEL DESTEK SUNULACAK

-Vatandaşa Finansal Destek : İstanbul Yenileniyor kapsamında dar gelirli vatandaşlarımıza ait 50 bin riskli konutun inşaat maliyetlerinin yüzde 60’ını biz karşılayacağız. Bu yapılarda bulunan emeklilerimize ayrı bir avantaj daha sunacağız. Emekli ikramiyesiyle ev alıp başını sokacak bir yere kavuşmuş emeklilerimiz bugün geçinme sıkıntısıyla mücadele ediyor, ikramiye ile ev alma işi ise hayal oldu. Kentsel dönüşümden en fazla mağduriyet yaşayan kesim emeklilerimiz. Dar gelirli emeklilerimizin inşaat maliyetlerinin yüzde 65’ini biz karşılayacağız. Zor günlerinde emeklilerimizin de yanındayız.

-Tüm Riskli Yapılara Sabit Taksitli Ödeme Desteği: İstanbul Yenileniyor kapsamında kentsel dönüşüme giren tüm vatandaşlarımıza sabit taksitle 2 yıl vadeli, faizsiz ödeme desteği sunacağız. Hibe desteği sağladığımız dar gelirli vatandaşlarımız ve emeklilerimiz de kalan miktarlarını sabit ödeme desteklerimizden yararlanarak tamamlayabilecekler.

-Riskli Yapılara 7.000 TL Ek Kira Desteği: Hızlı tarama ile tespit ettiğimiz, “D” ve “E” grubuna giren ve riskli bina ilan edilen yapılarımızda bakanlığın verdiği 5500 TL’nin üzerine 7000 TL ekstra kira desteğini sadece ev sahiplerini değil, kiracıları da kapsayacak şekilde biz sağlayacağız. Dar gelirli emeklilerimize hibe yardımının yanı sıra riskli yapılarda yaşayan tüm emeklilerimize bakanlık kira yardımının üzerine 9 bin TL kira desteği de biz vereceğiz. Toplamda 80 bin ev sahibi ve kiracımıza kira desteğinde bulunacağız. Bütçemizde bu kapsamda değerlendirmek üzere 8 milyar TL kaynak ayırdık.

-Kiralık Konut Desteği: İstanbul büyükşehir belediyesi mülkiyetindeki konutları yeni dönemde kentsel dönüşüm alanlarımızda ki vatandaşlarımıza kullandırmak üzere rezerv konut olarak ayıracağız. Yine kentsel dönüşüm bölgelerinde vatandaşlarımıza tahsis etmek üzere boş ve sağlam konutları tespit ederek kiralamaları KİPTAŞ eliyle biz yapacağız. Bu konutları satmayacağız, iştirakler marifetiyle kiralayıp vatandaşımıza tahsis edeceğiz. Vatandaşımız isterse bu konutu kullanabilecek, isterse kendi bulduğu bir yere taşınıp kira yardımını alacak.

-40 Semtte 60.000 Konutta Güçlendirmeye Destek: Binasını yenileyecekler kadar, güçlendireceklerin de yanında olacağız. Bu amaçla, güçlendirme sistemimizi kurduk. Bu kapsamda yönetmeliğimizi de hazırladık.

Meclis’te çoğunluğu aldığımız anda hızlı taramayla ilk tespitlerimize göre güçlendirme yapılabilecek 60 bin konutu sisteme dahil edeceğiz.

-25 Semtte 20.000 Yeni Konut Projeleri: Yeni konut üretimi kapsamında 17 farklı noktada 12 bin yeni ödenebilir ve sosyal konut birimimizin projeleri hazır.

Yeni dönemde projesi hazır 12 bin konutu, yeni projelerle 25 semtte 30 bin konuta tamamlayıp İstanbul halkının hizmetine sunacağız. 3’ünün temelini önümüzdeki günlerde atacağız. 2’si Eyüpsultan 1 tanesi Sultangazi ilçemizde, temel atma törenlerimize de tüm halkımız davetlidir. 50 bin kentsel dönüşümden 20 bin yeni konut projelerinden 70 bin konutu önümüzdeki dönem tamamlayacağız.

-70 Semtte Afete Dirençli Parklar ve Yaşam Vadileri: 70 ayrı semtte Deprem Dirençli Parkın da içinde olduğu “Afete Hazır İstanbul için Güvenli Yeşil Alanlar ve Yeşil Koridor Projesini” hayata geçireceğiz.

-Erken Uyarı ve Acil Müdahale Teknolojilerine Yatırım: İstanbul Deprem Acil Müdahale ve Erken Uyarı Sistemi ile birlikte Marmara Bölgesi Deprem Erken Uyarı ve Acil Müdahale Sistemini hayata geçireceğiz. Raylı sistem metro hatlarında deprem erken uyarı sistemini kuracağız.

-250.000 İstanbulluya Afet Eğitimi: Afet farkındalık eğitimlerimize aktif bir biçimde devam edeceğiz. Yeni dönemde her yıl 250 bin kişiye daha afet farkındalık eğitimi vereceğiz.

“HAYALİ PROJELER BOŞ VAATLER SUNMUYORUZ”

-10 temel başlıkta açıkladığımız bu projeler İstanbul’da deprem seferberliğimiz, kazandığımız yeni ilçelerle ve İBB meclis çoğunluğuyla çok daha aktif ve hızlı bir döneme girecek. Depreme ve tüm afetlere karşı dayanıklı bir İstanbul için tam yol ileri gideceğiz. 5 yılda yaptıklarımıza ve önümüzdeki 5 yılda yapacaklarımıza bir bütün olarak baktığınızda, net bir tablo görürsünüz:

-Biz, İstanbul’u depreme ve tüm afetlere karşı dirençli bir hale getirmeyi özenle, sorumlulukla, ciddiyetle ele alan bir yönetimiz. Bizim geçmişimizde tutulmamış sözler yok. Seçime endeksli hayali projeler, boş vaatler sunmuyoruz.

-Biz ne yapacağını, nasıl yapacağını çok iyi bilen ve onu muhakkak yapan bir yönetimiz. Nasıl 5 yıldır yaptıklarımız üzerinde tek bir şaibe, tek bir gölge yoksa bundan sonra yaptıklarımızda da olmayacak. İstanbul’un kendi özgü bir modeli var artık. Ama İstanbul’u bu hedeflere sadece pusulası halk olanlar ulaştırabilir.

-İstanbul’u bu hedefe israfı bitiren, hizmeti getiren kadrolar ulaştırabilir. İstanbul ancak, imar ve rant lobilerini yenerse depreme hazır hale gelebilir. İstanbul ancak, ihanet ve israfa geçit vermezse depreme hazır hale gelebilir. İstanbul’un depremle sınavı 16 milyonun bir avuç insanla sınavıdır. Onlara bir kez daha diz çöktüreceğiz ama İstanbul depremde diz çökmeyecek. İstanbul, hayatta kalmak, ayakta durabilmek için zamanla yarışıyor. Durmaya, yalpalamaya, yoldan çıkmaya hakkımız yok. Geri dönmeyeceğiz. İleri gideceğiz.

NELER YAPILDI?

İmamoğlu, sunumunda 4.5 yıl boyunca yaptıkları deprem çalışmalarını da anlattı.

Görevi devraldıklarında İstanbul’u deprem ve diğer afetlere karşı daha dayanıklı hale getirmek için bir seferberlik başlattıklarını söyleyen İmamoğlu İstanbul Deprem Konseyi kurulması çağrılarının yanıtsız kaldığını hatırlattı.

İmamoğlu 4.5 yıl boyunca kenti depreme karşı hazırlamak için yaptıkları çalışmaları özetledi.

İstanbul’un jeoloji ve hidroloji haritalarını hazırladıklarını ve yarım kalmış mikro bölgeleme çalışmasını deprem riski altındaki tüm ilçelerde tamamladıklarını, 90’dan fazla bölgenin nazım imar planlarını onayladıklarını anlattı.

“69 ALANDAN SADECE 2’Sİ GERÇEKTEN RİSKLİYDİ”

İmamoğlu, şöyle konuştu:

-Bu çalışmalarla İstanbul’un gerçekten riskli ve öncelikli alanlarını tespit etmiş olduk. Bakanlık tarafından ilan edilen kentsel dönüşüm alanları ile taşıdığı risk bakımından öncelikli alanları karşılaştırdığımızda gördüğümüz fotoğraf bizi bir yandan üzdü, diğer yandan da açıkça söylemek gerekirse kızdırdı.

-Çünkü bakanlığın riskli ilan ettiği 69 alandan sadece ikisi gerçek riskli alanlarla çakışıyordu. Bu çok vahim bir durumdu. Görevi kötüye kullandılar. Adı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olan bakanlık olaya başka bakıyordu.

-Yani bir tarafta büyük hasar ve can kaybına yol açacak alanlar varken, onlar rantın yüksek olduğu, kentin daha kuzey bölgelerinde, daha az riskli ama kat sayısı düşük olduğu için daha avantajlı alanlara yönelmişti.

-Bu tabloyu görünce sahadaki durumu daha da netleştirmek için hızlı tarama projemizi başlattık. Toplamda 35 bin binamızda yaptığımız hızlı tarama tespitlerimiz sonrası, 15 bin binamız D ve E sınıfı, riski yüksek kategoride yer aldı.

-Yeni dönemde hızlı tarama sürecine ilçe belediyelerimizi de dahil ederek tüm İstanbul için tamamlayacağız” diye konuştu.

“200 BİN YAPI AĞIR HASAR ALACAK”

Deprem konusunda en hayati meselenin niteliksiz konut stoğunun dönüşümü olduğuna dikkat çeken İmamoğlu “İstanbul’da 1,3 milyon konuta denk gelen yaklaşık 200 bin yapının 7 ve üzeri şiddetindeki depremlerde ağır hasar göreceğini veya kullanılamaz hale geleceğini hesaplıyoruz. Peki, niteliksiz 200 bin konut stoku neden hızla dönüşmüyor? Bunun en temel sebebi ağır ekonomik koşullar, artan maliyetler, düşen kişi başı gelir” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM MAĞDURİYET YARATTI”

İmamoğlu özetle şunları söyledi:

-Kentsel dönüşüm uygulamalarında, son 20 yılda büyük mağduriyet yaşatıldı. Son 20 yılda, insanları evlerinden, semtlerinden ettiler.

-Yarım kalan projelerle vatandaşı evsiz bıraktılar. Bina bazlı yerinde dönüşümde ise vatandaşla müteahhidi baş başa bıraktılar. Sonuçta kimsenin kimseye güvenmediği bir ortam oluştu. Vatandaşta kentsel dönüşümle ilgili olumsuz bir önyargı gelişti.

-Bu önyargıyı yıktık. Yıllar boyunca çözümsüz kalmış alanlarda vatandaşla anlaşarak dönüşüm projelerini tamamladık.

-Örneğin Eyüpsultan Yeşil Pınar Evlerinde yıllardır adım atılmamış mülkiyet sorunlarını çözdük, vatandaşımızla yüzde 100 uzlaştık. Yine yıllardır kangren olmuş Fikirtepe’de bakanlıkla protokol yaparak iştirak şirketimiz Kiptaş üzerinden sürece müdahil olduk.

-Bunları yaparken, bizden önceki dönemlerde lüks konut imalatına yöneltilmiş Kiptaş’ı, nitelikli sosyal konut alanında odakladık.

“5 BİN 925 KONUTU TESLİM ETTİK”

-“İstanbul Yenileniyor” sistemini kurarak; vatandaşla müteahhidin baş başa kaldığı modelden İBB ve Kiptaş’ın sorumluluk aldığı, çözüm ürettiği, garantör olduğu yeni modele geçiş yaptık. Kiptaş ilk defa sokak arası demeden, tek konut demeden, kâr kaygısı gütmeden İstanbul Yenileniyor ile sahaya çıktı.

-“İstanbul Yenileniyor” ve diğer kentsel dönüşüm projeleri kapsamında toplam 5 bin 925 konutu sahiplerine teslim ettik. Mart ayına kadar bu rakam 7 bin 375 konut olacak.

.-Mevcut konut imarlı arsalarımız İBB Meclisinde plansız alana çevrilmesine rağmen, dönüşüm projesini bizimle yapmak isteyen vatandaşımıza, kamu bankalarından 1 lira kredi verilmemesine rağmen, hiçbir imar artışına sebebiyet vermeden bunları yaptık.

TUZLA’DAKİ TOKİ VE KİPTAŞ PROJELERİNE DİKKAT ÇEKTİ

-Tuzla’da Meydan Evler ve Aydınlık Evler projelerinde toplam 501 bağımsız birim teslim ettik. Tuzla’ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bir tarafta 2019’da başlayan TOKİ projesi, diğer tarafta 2020’de başlayan KİPTAŞ projesi.

Biz söz verdiğimiz gibi, projemizi 2 yıl içerisinde tamamladık ve vatandaşlarımıza teslim ettik. TOKİ projesiyse 4. yılında ve hala tamamlanmayı bekliyor.

-Yeni konut üretiminde 16 farklı noktada 10 bin 39 konutu teslim ettik. Mart ayında tamamlayacağımız projelerle toplam 22 projeye, 12 bin konuta ulaşmış olacağız. Ayrıca 5 bin 951 konutun inşasına devam ediyoruz. Bu ay içerisinde bin 250 konutun daha temelini atacağız.

100 BİN KONUT VAADİNE AÇIKLIK GETİRDİ

-Bir konuya da açıklık getirmek isterim. Hakikat ötesi kampanya yapmayı marifet sayan bazı kişiler, son zamanlarda bize hesap soruyor; “100.000 konut yapma sözü verdin neden yapamadın?” diye bir takım yanlış vaat setim olduğunu iddia ediyorlar.

-O işin aslı da şudur: Ekim 2019’da Meclis’teki bir sunumumda deprem seferberliği kampanyamızı AK Parti grubuna da anlatırken, bir açıklama yaptım. Amacımızın şu olması gerekir dedim; ‘1 yılda 20 bin bağımsız birimi 5 yılda 100 bin bağımsız birimi afetlere karşı güçlendirmeliyiz.’

-Arkadaşlar Ekim 2019’da yaptığım konuşmada bir seferberlikten bahsediyordum. Bunun içinde sadece İBB yok. Bakanlıklar, kamu bankaları, ilgili kurum ve kuruluşlar var. Ben bir idealden olması gerekenden bahsediyorum. Yoksa 2020 yılı bütçesinin tamamı 21 milyar lira olan İBB, sadece depreme 44 milyar lira nasıl ayırabilir? Benim öyle bir vaadim yok. Bizi zor durumda bırakamazlar ama İstanbul’u zor durumda bırakıyorlar.

“İSTANBUL’DAN ELİNİZİ ÇEKİN”

-Borsa gibi ortada sayılar uçuyor. İstanbul’da üretilecek konutlardan bahsediyorlar. 500 bin, 300 bin konut diyorlar.

-Bu rakamların gerçekleştirilebilir olmadığını bütün vatandaşlarımız biliyor. TOKİ, son 21 yılda İstanbul’da 98 bin adet konut projesi açıklıyor yüzde 60’ı tamamlanmış. Emlak Konut 80 bin civarında konut üretmiş, 69 bini lüks konut. Lütfen İstanbul’dan elinizi çekin.

-Plansız, programsız, yağmacı zihniyetinizle İstanbul diye bir kent kalmaz. Çatalca’nın Silivri’nin verimli topraklarına göz koymuşlar. Kanal İstanbul bir konut projesi olduğunu hep söylemiştim. Tuzla’da Piyade Okulu’nun arazisine 250 bin konutluk proje hazırlamışlar. Seçim öncesi vatandaşı aldatmaya dönük bu sayılar yalan.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-istanbulun-deprem-seferberlik-planini-acikladi-rakiplerine-proje-gondermesi/feed/ 0
Mansur Yavaş: Önce insan için varız https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-once-insan-icin-variz/ https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-once-insan-icin-variz/#respond Sat, 03 Feb 2024 21:12:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2897 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün Yenimahalle Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Yavaş’a, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da eşlik etti.

“BU DÜNYADA DA HESABINI VERECEKSİNİZ, BAŞKASININ PARASINI HARCIYORSUNUZ”

Mansur Yavaş, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

* “Biliyorsunuz, Yenimahalle Türkiye çapında en ön saflara geçti, artık. Nasıl Yenimahalle’de harcanan kör kuruşun hesabı veriliyorsa; sizlerden aldığımız parayı sizlerin adına harcıyorsak, hepimiz hesap vermek zorundayız. ‘Ödeyen, karar verir’ diye bir kural vardır. Paranın sahibi sizsiniz. Sizlerden alınan vergilerden, biz belediyenin kaynaklarını harcıyoruz. Sizlere sormadan, tek başımıza ‘biz yaptık oldu’ deme lüksümüz yoktur.

* Dolayısıyla bütçemizi hazırlarken, sizlere soruyoruz. Yerel yöneticilerle, muhtarlarla, sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapıyoruz. Kent Konseyi’nde ortak aklı tartışıyoruz. Şeffaf davranıyoruz. 4 binden fazla ihaleyi canlı yayınladık. Belediye Meclisi toplantılarımız canlı yayınlanıyor. Orada olan biteni görüyorsunuz… Ankara Büyükşehir’in sizler adına harcadığı parayı kuruşuna kadar görüyorsunuz. Gerçek belediyecilik budur. ‘Ben hesabımı yarın şurada burada veririm’ demek değil, bu dünyada da hesabını vereceksiniz, başkasının parasını harcıyorsunuz.

* Ve sizlerin bize emanet ettiği parayı harcarken, kendi paramızı harcamadığımız hiçbir yere yatırım yapmıyoruz. Alışmışlar ‘çılgın proje’ diyerek, Ankara halkının tertemiz paralarını çöp projelere harcamaya. Çılgın projemiz falan yok. Nerede, ne ihtiyaç varsa. Ankara halkı ne istiyorsa, biz oraya harcamak durumundayız.

* Ankara’nın birçok köyünde kanalizasyon hala yok. Burası Başkent. Hala su yok. Polatlı’ya, Akyurt’a, Elmadağ’a su götürüyoruz. Bir an için düşünün, evinizde iki saat su akmasa nasıl tedirgin olursunuz. Oralarda yıllarca susuzluk çektiler. Kalitesiz sularla idare ettiler. Polatlı’ya su bu ayın ortalarında oluşacak. İki buçuk milyarlık yatırım yapıyoruz. ‘Ne yaptı’ diye soruyorlar. Bundan daha büyük proje olur mu? 1 milyonluk nüfus inşallah susuz kalmayacak. Çamlıdere’den Beypazarı, Ayaş ve Güdül’e de yeni bir hattın projesini yapıyoruz. Çocuklarımızı düşünerek, ileride ihtiyaç olacak diye, Sarıyer Barajı’ndan da Ankara’ya su temin etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir şehir susuz bırakılır mı?

* Ankaragüçlüler, yönetimindeyken Ankaragücü’ne bir kuruş yardım yapmamış, bir gün bile maça gitmeyeni mi seçecekler. Yoksa sonuna kadar Ankaragücü’nün arkasında duran başkanı mı seçecekler?

“HALKIN PARASINI REKLAMA HARCAMAYI ZÜL GÖRÜYORUM”

* En az bizden öncekiler kadar kavşak yaptık, asfalt kaldırım yaptık. Bunları belediyecilik saymıyoruz. Nasıl, ‘seçildikten sonra rozetsiz olacağız’ diyorsak. Aynı zamanda da reklama para harcamadık. Bir belediye başkanı reklama harcıyorsa, kendisi için harcıyordur. Ben halkın parasını reklama harcamayı da zul görüyorum. Çünkü bunlar Fen İşleri’nin yapacağı projelerdir. Asıl proje şudur: Üretimi artırmak. Kırsal Kalkınma projelerimiz en ücra köşelere kadar ulaşıyor.

* Rakibimiz demiş ki, ‘Vatandaşın parasını vatandaşa dağıtıyor.’ Elbette, ne olacaktı? Vatandaşın parasını ranta mı dağıtacaktık. Vatandaşın parasını tabii ki vatandaşa dağıtıyoruz, ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Ve şu ana kadar sosyal destekte bir numaradayız. Altı aydır emeklilere destek oluyoruz. Şimdi İstanbul adayları da ‘Biz de emekliye destek olacağız’ diyor: 2 bin 500. Ankara’daki 5 bine çıkarttı. Altı aydır aklınız neredeydi? Altı aydır bu insanlar ne yer, ne içer; hiç düşünmediniz mi? Aslında diyorlar ki, gerçekten emekliler mağdur. Bunu televizyon ekranlarında değil de hükümete söyleyin lütfen, emeklilerin durumunu. Emeklilerin durumunu da yeni keşfettiler.

* Artık vaatlere bakmıyorum. Keçiören Belediyesi, 2022 yılında yüzde 4 oranında sosyal desteğe yatırmış. Bunun da 3 milyonunu harcamış. Biz 3 yıldır protein yardımı yapıyoruz ya, ‘Ne var onda, ben but veriyorum’ demiş. Evet artırıyorlar ya… 2012 kişiye yardımcı olmuşlar. Keçiören Belediyesi’nde, 10 milyon lira ayrılan paranın da üç buçuğun dağıtıp, yedi buçuğunu çılgın projelerine harcamışlar. Halbuki, Keçiören’de 50 bin kişiye destek oluyoruz. Kendi ilçenizde 50 bin kişi sosyal desteğe ihtiyacı olan insan var, haberdar değilsiniz; kusura bakmayın belediyecilik anlayışımız arasında dağlar kadar fark var. Ve biliyorsunuz; kentin çeşitli noktalarında çorba dağıtıyoruz. Zaman zaman bununla dalga geçiyorlardı. İstanbul’da da çorba dağıtmaya karar vermiş, aday. Yaptığımız projelerin birçoğunu kopyalamaya başladılar. İstanbul’da ‘Hanımefendiler, otobüste istediği yerde inecek.’ Ankara’da üç yıldır iniyor.

“MANSUR YAVAŞ NELER YAPMIŞ AYNISINI TEKRAR EDİN”

* Ben şimdi adaylara diyorum ki, bizi taklit etmeye hiç gerek yok. Mansur Yavaş neler yapmış aynısını tekrar edin. Söylemiştik. Biz size belediyeciliği öğreteceğiz diye. Belediyenin plastikten, betondan ibaret olmadığını; içinde insan olmayan hiçbir projenin belediye yönetiminde yeri olmadığını yüzlerce defa söyledik. Önce insan için varız.

* Şimdi bir fikir daha söyleyeyim. Yaptıklarımızı taklit ediyorlar. Üç yıldır doğalgaz veriyoruz, 200 bin aileye, kimseyi üşütmüyoruz. Haydi siz de bir açıklama yapın, biz daha fazla vereceğiz deyin de bu insanlar üşümesinler.

* Nerede ne ihtiyaç varsa oradayız. Esnaf mı sıkıştı, hızır gibi yanındayız. Pandemide kira almadık esnafımızdan, yeri geldi indirim yaptık, erteledik. Biz bunları yarım bütçe ile yaptık. Gelirlerimiz azaldı. Vatandaşa ucuz hizmetler verdik… El ele vererek gerçek belediyecilik yapacağız. İstiyoruz bütün ilçeleri, söz mü? Onların kale diye tabir ettikleri yerlerde, yapılan röportajlarda önde çıktığımızı görüyorsunuz. Ama bu arada vatandaşın feryadını görüyorsunuz. 10 bin lira ile ne yapılır, Allah aşkına.

* Bizler belediye olarak 10 tane kavşak yapacağımıza 9 yapacağız. Bir tanesi ihtiyacı olanlarla paylaşacağız. Ne bir çocuk yatağa aç girecek, ne bir tanesi eğitimden mahrum kalmayacak. En büyük iddiamız budur. Birisi açlıktan ölürse, soğuktan donarsa bunun vebali hepimizdedir. Önceliğimiz insandır. İnsan sağlığıdır. Bir Allah’ın kulu Ankara’da, insanları ayırdı, ayrımcılık yaptı diyemez. Altı milyon insandan vergi alıyorsak, altı milyonun insanın ihtiyacına hizmet ettik. Ve inşallah hizmet etmeye de devam edeceğiz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/mansur-yavas-once-insan-icin-variz/feed/ 0
ABD’nin LNG ihracatı kararı piyasayı nasıl etkileyecek? https://www.foxhaber.com.tr/abdnin-lng-ihracati-karari-piyasayi-nasil-etkileyecek/ https://www.foxhaber.com.tr/abdnin-lng-ihracati-karari-piyasayi-nasil-etkileyecek/#respond Mon, 29 Jan 2024 09:15:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2740 Küresel piyasalarda, geçen yılın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçısı olan ve ürettiği LNG’nin yüzde 64’ünü Avrupa’ya satan ABD’nin “yeni LNG ihracat projelerinin onaylanmasını durdurma kararı”nın arzı hemen etkilemeyeceği öngörülüyor.

Dünyanın en büyük petrokimya piyasası bilgi sağlayıcısı ICIS’te LNG Analisti Alex Froley, ABD’nin söz konusu kararından etkilenen en büyük projenin Venture Global’in Calcasieu Pass tesisinde planladığı yıllık 20 milyon kapasiteli ikinci proje olan CP2 olduğunu kaydetti.

Froley, CP2 projesinin yakın zamanda onaylanması durumunda inşaatının yaklaşık 3 yıl süreceğini, şirketlerin 2027’de buradan tedarik beklediğini ifade etti.

Bu beklentilerin erteleneceğini vurgulayan Froley, “Avrupa’da etkilenen şirketler arasında CP2’den LNG tedarik sözleşmeleri olan Alman ENBW ve SEFE de bulunuyor. Çinli ve Japon şirketlerin de CP2’den anlaşmaları vardı” değerlendirmesinde bulundu.

ABD SEÇİMLERİNİ BEKLEMEK ZORUNDALAR

Froley, sektörün muhtemelen ABD seçimlerinden sonra ne olacağını görmek için beklemek zorunda kalacağının altını çizerek, “Bu da yeni projelere en az bir yıl gecikme getirecek. Ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde ABD, Kanada ve Meksika’da halihazırda onayı alınmış ve inşa edilmekte olan çok sayıda yeni proje var, dolayısıyla 2025-2026’dan itibaren Katar’dan gelecek yeni arzın yanı sıra oldukça büyük bir yeni arz dalgası söz konusu.” diye konuştu.

ABD’nin kararının piyasadaki arzı hemen etkilemeyeceğine dikkati çeken Froley, “Çünkü bu karar inşa edilmesi yaklaşık üç yıl sürecek yeni projelerle ilgili. ABD ve Katar’dan önümüzdeki birkaç yıl içinde inşa edilecek çok sayıda yeni LNG projesi var. 2020’li ve 2030’lu yılların sonlarına geldiğimizde, ihtiyaç duyulan arz miktarı tamamen kömür, gaz, nükleer ve yenilenebilir enerji dengesine bakış açınıza bağlı” ifadelerini kullandı.

‘UZUN VADELİ DENGEYİ ETKİLEYEBİLİR’

İtalya’da bulunan Ricerche Industriali ed Energetiche’de (RIE) enerji jeopolitiği ve piyasaları alanında araştırma görevlisi Francesco Sassi de ABD’nin LNG ihracatı açısından bir süper güç olduğunu söyledi.

Sassi, birkaç yıl içinde ABD’nin küresel pazarlara yaptığı sevkiyatın Avrupa ve Asya’da talebi dengelemek için artacağını belirterek, “Aynı durum Washington’un enerji diplomasisi için de muazzam bir fırsat teşkil edecek” dedi.

ABD’nin son kararının uzun vadeli dengeyi etkileyebileceğine işaret eden Sassi, “Dünyada hiçbir ülkenin ABD gibi hazırda ihracat projeleri yok. Sorun, bugünün ABD LNG ithalatçıları için değil, enerji sepetinde artan yenilenebilir enerji kaynaklarını dengelemek amacıyla kömür tüketimini azaltmak ve gaza yönelmek için ek ABD LNG arzı bekleyen ülkeler için olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

2023’ÜN EN ÇOK LNG İHRAÇ EDEN ÜLKESİ ABD OLABİLİR

Rusya’nın boru hatlarından Avrupa’ya gönderdiği gaz arzını kısıtlaması, 2021’in ikinci yarısında Avrupa gaz ve elektrik fiyatlarında dramatik bir artışa yol açtı ve Şubat 2022’den bu yana Rusya-Ukrayna Savaşı Avrupa için ciddi zorluklar yarattı.

Avrupa, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından bu yana 36,5 milyar metreküp LNG yeniden gazlaştırma kapasitesi kurdu.

2030’a kadar 106 milyar metreküplük ilave yeni veya genişletilmiş LNG ithalat kapasitesi ise planlama aşamasında bulunuyor. Bunun da Avrupa’nın LNG ithalat kapasitesini 406 milyar metreküpe çıkarması bekleniyor

Daha önce ABD LNG ihracatının ana varış noktası Asya iken son iki yılda kargoların üçte ikisi Avrupa’ya ulaştı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, 2022’de ABD’nin Avrupa’ya gönderdiği LNG miktarı bir önceki yıla göre yüzde 141 arttı. Rusya’dan gelen boru gazının son 40 yılın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından Avrupa’nın ABD LNG sepetindeki payı yüzde 64’e kadar yükseldi.

Uluslararası araştırma kuruluşlarının tahminlere göre, 2023’ün en çok LNG ihraç eden küresel oyuncusunun ABD olması bekleniyor.

Energy Outlook Advisors tarafından derlenen gemi takip verileri, küresel LNG talebinin 2023’te yıllık bazda yüzde 2,8 büyümeyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor.

NE OLMUŞTU?

ABD’de Joe Biden yönetimi, 26 Ocak’ta çevreci grupların baskıları sonucu LNG ihracatına yönelik onay sürecini geçici olarak durdurma kararı almıştı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD Enerji Bakanlığının LNG ihracat izinlerini teyit etmek için kullandığı mevcut ekonomik ve çevresel analizlerin yaklaşık beş yıllık olduğu ve artık potansiyel enerji maliyeti artışları veya sera gazı emisyonlarının etkisine ilişkin son değerlendirmeler gibi konuları yeterince hesaba katmadığı belirtilmişti.

Bekleyen başvurulardaki geçici duraklamanın, mevcut durumda izni olan ihracatları etkilemeyeceğine işaret edilen açıklamada, kararın ABD’nin Avrupa ve Asya’daki müttefikleri ile halihazırda izin verilen diğer alıcılara sağladığı tedariki etkilemeyeceği vurgulanmıştı.

İklim aktivistleri, yeni LNG projelerinin kirlilik nedeniyle yerel topluluklara zarar verebileceğini, küresel olarak fosil yakıtlara bağımlılığı onlarca yıl boyunca değiştirilemez hale getirebileceğini ve yanan gazlarla güçlü sera gazı metanının sızıntısından kaynaklanan emisyonlara yol açacağını savunuyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/abdnin-lng-ihracati-karari-piyasayi-nasil-etkileyecek/feed/ 0
Şehrin en prestijli sitesiydi! 115 kişi öldü, istenen ceza 22,5 yıl https://www.foxhaber.com.tr/sehrin-en-prestijli-sitesiydi-115-kisi-oldu-istenen-ceza-225-yil/ https://www.foxhaber.com.tr/sehrin-en-prestijli-sitesiydi-115-kisi-oldu-istenen-ceza-225-yil/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:21:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2726 Kahramanmaraş’ın Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi’ndeki 3 bloklu Penta Park Sitesi’nin 2 bloğu 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ilk saniyelerinde yıkıldı.

Şehrin en prestijli konutları arasında gösterilen sitenin 1’inci bloğunda 65, 2’nci bloğunda da 50 kişi olmak üzere toplam 115 kişi yaşamını yitirdi.

7 kişinin de yaralandığı yıkımla ilgili başlatılan soruşturmada siteyi inşa eden şirketin yetkilileri Mesut Başkır (77), kardeşi Metin Başkır (61) ile Statik Proje müellifi Özcan Çakmak (60) gözaltına alındı.

Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüphelilerden Mesut Başkır ile Özcan Çakmak tutuklanırken, Metin Başkır serbest bırakıldı.

“KOLONLAR TIRAŞLANARAK KABLO ÇEKİLDİ”

Soruşturmada ölenlerin yakınları ve sağ kurtulanların da ifadelerine başvuruldu. İfadesi alınanlardan bina görevlisinin oğlu Bekir Demir, 3’üncü blokun zemin katındaki bankada tadilat işlemi yapıldığını belirterek, “Binanın altında bulunan banka, orayı şube olarak kullanmadan önce tadilat yaptı. Banka, kolonlarda tıraşlama yaparak kablo tesisatı çekti” dedi.

Soruşturmayı yürüten savcı, binalarla ilgili tüm proje, belge, fotoğraf ve videoları nihai rapor için Karadeniz Teknik Üniversitesine (KTÜ) gönderdi.

İncelemelerini tamamlayan KTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden 7 kişilik bilirkişi, 50 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda; bankanın bodrum kat ile zemin kat bağlantısını sağlayan merdivenin yerinin değiştirildiği, yeni merdivenin galeri boşluğuna konumlandırıldığından döşemede herhangi bir yıkım yapılmadığının tespit edildiği belirtilerek şöyle denildi:

“Soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür.

Deprem nedeniyle yıkılan binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarındaki mevcut durumuna göre yapım sorumlusu müteahhit, teknik uygulama sorumlusu/fenni mesul, statik proje müellifi, Ziraat Bankası’nda yapılan izinsiz veya projesiz tadilatlardan sorumlu kişiler asli kusurlu, belediyenin ilgili birimindeki yapı ruhsatlarında proje kontrollerinden sorumlu kişiler ile belediyenin yapı kontrol birimi tali kusurludur.”

“GEREKLİ DİKKAT VE ÖZENİ GÖSTERMEDİLER”

Soruşturma sonunda savcı, şüpheliler Mesut Başkır, Metin Başkır ve Özcan Çakmak hakkında Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan 22,.5ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları için iddianame düzenledi.

İddianamede; Kahramanmaraşın 1’inci derecede deprem kuşağında olduğunun herkes tarafından bilinebilir durum olduğunu, şüphelilerin üstlendikleri görev nedeniyle bunu bilmemelerinin mümkün olmadığı belirtilerek, Şüphelilerin kanuna, yönetmeliğe ve projelere uygun olarak yapılmayan, gerekli dayanıklı malzeme ile inşa edilmeyen, teknik özenin gösterilmediği binaların deprem sırasında yıkılabileceğini öngörmelerinin gerektiği, bunu öngörmelerine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle binanın yapımında kendisine kusur olarak atfedilebilecek işlemleri gerçekleştirdikleri, bu haliyle şüphelilerin bilinçli taksirle hareket ettiklerinin kabulünün gerektiği denildi.

EK RAPOR İSTENDİ

İddianamede; merdiven yerinin değiştirilmesi sebebiyle bilirkişi raporunda asli kusurlu bulunan zemin kattaki bankadaki tadilat işlemlerinden sorumlu olan kişiler ile tali kusurlu olan belediye görevlilerin dosyalarının ayrıldığı, ayrıca zemin katta bulunan kasaların ağırlıklarının binanın statiğini bozup bozmadığı, taşıyıcı sisteme yakın olarak konumlandırılmış olması nedeniyle binanın deprem esnasında salınımını engelleyip engellemediği yönünde bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığından dolayı kasaların ağırlıkları ile konumlarının ilgili bankalardan alınarak ek bilirkişi raporu için bilirkişi heyetine gönderildiği belirtildi.

Savcılık tevzi bürosuna gönderilen 13 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından sanıkların yargılanmasına başlanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sehrin-en-prestijli-sitesiydi-115-kisi-oldu-istenen-ceza-225-yil/feed/ 0
Milli eğitim parça parça Diyanet ve gerici vakıflara devrediliyor https://www.foxhaber.com.tr/milli-egitim-parca-parca-diyanet-ve-gerici-vakiflara-devrediliyor/ https://www.foxhaber.com.tr/milli-egitim-parca-parca-diyanet-ve-gerici-vakiflara-devrediliyor/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:06:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2684 Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrencilerini dini ağırlıklı vakıf ve derneklere teslim eden ÇEDES protokolleri devam ederken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da öğrenciler üzerindeki etkisi artırıldı. Bunlar yaşanırken kaymakamlar da bazı yetkililerini iktidara yakınlığı ile bilinen Eğitim Bir Sen temsilcilerine bıraktıkları belgelerle ortaya çıktı.

Ceyhan Kaymakamı Muhammed Gürbüz, kaymakamlık hizmet ve faaliyetlerinin etkin, hızlı bir şekilde yürütülmesi amacıyla kamu-özel kurum ve kuruluşları ile bağlılarından ihtiyaç duyulabilecek her türlü bilgi-belgeyi kaymakamlık makamı adına sözlü-yazılı olarak istemeye yetkilendirdiği 7 isim belirledi. Bunlardan Remzi Varan’ın Memur Sen İlçe Başkanı, Kenan Kılıç’ın Eğitim Bir Sen Şube Başkanı, diğer 5 ismin ise aynı sendikanın üyeleri olduğu belirlendi.

KENDİ YAPILANMALARINI OLUŞTURUYORLAR

Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, bu uygulamanın sakıncasını şöyle anlattı:

“İktidar, liyakatsiz atama konusunda o kadar istikrarlı ve tutarlı davranmıştır ki artık liyakatsiz yöneticiler yerellerde kendi küçük yapılanmalarını oluşturmaktadır. Kaymakam, Ceyhan’da adeta ufak bir ‘sen, ben, bizim oğlan’ yapısı kurmuş, devletin kendisine verdiği yetkiyi de adeta bu ufak yapılanmaya bölüştürmüş. Oysa mülki amirlerin çeşitli nedenlerle yetemediği yerlerde yerlerine kimlerin bakabileceği yasa ve yönetmeliklerle belirlenmiştir. Bu konuda zaten yardımcılara ve yeterli personele sahip bir mülki amirin, devlet yetkisini bakkal devreder gibi ‘tanıdıklara’ devretmesinin akla yatkın bir tarafı yoktur.

Küçük yerlerde verilen bu tür yetkilerin, sınırı aşabileceğine dikkat çeken Özbay, “Yetkilerin suiistimal edilmeyeceği, sendikaların lehine ve baskı aracı olarak kullanılmayacağının garantisi yoktur. Bu yersiz yandaş dayanışmasının kamu yönetiminde yeri yoktur, olamaz. Eğitim-İş olarak Ceyhan Kaymakamına sesleniyoruz: Kendi işinizi yapamayacaksanız o makamda ne işiniz var? Kaymakamlık yapmayıp işinizi arkadaşlarınıza bölüştürecekseniz, halk yoksulluktan kırılırken gelişmiş ülkelerde başbakanların bindiğinden bile lüks olan o makam aracında ne işiniz var? Kamu yönetim ilkelerine aykırı, etik dışı bu uygulamanızdan vazgeçin ve oturduğunuz makamın tarafsızlık öngördüğünü unutmayın” dedi.

Kadem Özbay, SÖZCÜ Medya Grubu Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e konuştu.

GENÇ GÖNÜLLER PROJESİ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın elini eğitimden çekmediğini, asıl amacı olan dinin tarikatlar tarafından sömürü aracı olarak kullanılmasını engellemekle değil, eğitimi dinselleştirmekle ilgilendiğini öne süren Özbay, şunları anlattı:

“Ankara ve İstanbul başta olmak üzere 10 ilde uygulamaya konacak olan son proje de bizim en başından beri karşısında olduğumuz ÇEDES’ten sonra en gerici hamle niteliğinde.

‘Genç Gönüller, Çocuk Gönüllerle Buluşuyor Projesi’ adı verilen bu uygulamada Diyanet’in belirlediği lise ve üniversitelilerin ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıftaki çocuklarla eşleştirilerek, ‘Etkinlik’ adı altında
ne olduğu muğlak faaliyetler yapması planlanıyor.

FETÖ’NÜN AYAK İZLERİ

Bu proje, Diyanet’in iddia ettiği gibi pilot uygulama değil. Çünkü pilot uygulama, ilk kez denenecek bir yöntemi ölçmek için proje alanının ve süresinin kısıtlı tutulmasıdır. Oysa bu yöntem ilk kez denenmiyor, aksine Diyanet, FETÖ’nün ayak izlerini takip ediyor. Çünkü adına proje dedikleri bu garabet, FETÖ dönemlerinden bildiğimiz ‘Abi-abla’ kavramlarının resmiyete kavuşmasından, atanmış ‘Abi-abla’ dönemine geçilmesinden başka bir şey değil. Üstelik nasıl FETÖ yıllarca eşit ve nitelikli eğitim hakkının devlet tarafından sağlanmamasından ve sınav odaklı hale getirilen eğitim sisteminin boşluğundan yararlanıp, eğitimin kamusal olmamasını istismar edip dershaneye gidemeyen, ek ders alamayan çocuklara ‘Etüt ve ödev yardımı’ adı altında kanca taktıysa, Diyanet de bu projeyi ‘Ev ödevlerine yardım” adı altında gerekçelendiriyor. Yani karşımızda kötü bir imitasyon var.”

ATANMIŞ ABİ-ABLA

Kadem Özbay, projeye göre atanmış “Abi ve ablalar”ın, ortalama 8 yaşındaki çocukları okullardan çıkarıp camiye, diyanet merkezlerine götürebileceğini, projede muğlak bırakılan bir kavramında “Ziyaretler” olduğuna dikkat çekti. Özbay, “Burada kasıt türbe ziyaretleri mi, yoksa çocuklar gerici vakıflarda kapı kapı mı dolaştırılacak bilmiyoruz” dedi.

Projede, din görevlileri eşliğinde “Değerler eğitimi” verme planın da bulunduğunu, öğle namazı kılma gibi dayatmalara da “Etkinlik” denildiğini öne süren Özbay, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Her şeyden önce bu insanlar kim? Yetkinlikleri ne? Formasyonları var mı? Pedagoji bilirler mi? Hiçbir şey bilmiyoruz. Gerici vakıflarla ilgili her gün şiddet ve istismar haberlerinin geldiği bu ülkede, söz konusu projede 8 yaşındaki yavruların vücut bütünlüklerinden, psikolojilerinden, güvenliklerinden nasıl emin olacağız? En ufak bir trajedinin hesabı nasıl verilecek? Ödev zaten çocuğun okulda öğrendiklerini pekiştirmesi için tek başına yapması gereken bir çalışmayken camide ‘Hep birlikte’ ödev yapmanın mantığı nedir? Bunlar akla ziyan sorular olarak orta yerde duruyor.”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın çok faydalı bir faaliyet olan uzmanlar eşliğinde yapılan izciliği okullarda bitirdiğini, bu projede cami avlusunda çadır kurmaktan bahsedildiğini hatırlatan Özbay, “Velilerden bağış adı altında durmadan para toplanırken, birçok okulda sporda başarılı öğrenciler şehirlerarası müsabakalara bile imkansızlık yüzünden gidemezken, okulların birçoğunda spor salonu ve spor aleti eksikliği yaşanırken bu projede sportif faaliyetler yapılmasının öngörüldüğünü” belirtti. Özbay, “Bakanlığın bilerek boş bıraktığı, boşalttığı alanlara Diyanet sokuluyor. Adeta milli eğitim parça parça Diyanet’e ve gerici vakıflara devrediliyor” dedi.

FİŞLENME TEHLİKESİ DE VAR

Projenin laikliğe zıt olduğunu, Anayasa’ya da Milli Eğitim Temel Kanunu’na da bariz aykırılıklar içerdiğini, çocuğunun emniyetinden rahatsız olduğu için ya da dinsel bir eğitim almasını istemediği için bu programdan uzak durmayı tercih edecek velilerin, başka inanç grubuna ait öğrencilerin dolaylı olarak fişlenmesi tehlikesini barındırdığını öne süren Özbay, açıklamasını
şöyle sürdürdü:

“Eğitim, sadece eğitimcilerle verilir. Bakanlık, bu yaş grubundaki çocuklarda öğrenme kaybı tespit ettiyse, ödevleri konusunda zorlandıklarına dair bulgular varsa, sportif ve kültürel faaliyetleri artırmak istiyorsa öğretmenlerle bir programlama yapılabilir. Bu ihtiyaçları gidermek için atama bekleyen 1 milyona yakın öğretmen var. Niyet eğitimse, eğitimciler burada. Her gerici hamle karşısında olduğu gibi bu projeye karşı da mücadele edeceğiz, yasal yollara başvuracağız, süreci takip edeceğiz. Başöğretmenin eğitim neferleri olarak çocuklarımızı kimsenin karanlık düşlerine feda etmedik, etmiyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/milli-egitim-parca-parca-diyanet-ve-gerici-vakiflara-devrediliyor/feed/ 0
İmamoğlu 7’ye karşı tek başına yarışacak https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-7ye-karsi-tek-basina-yarisacak/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-7ye-karsi-tek-basina-yarisacak/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:00:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2682 Yerel seçimlerde CHP’nin adayı olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra şimdilik sayıları 6 olan diğer partilerdeki rakipleri ile de yarışacak. İmamoğlu’nun karşısında şu ana kadar 6 rakip çıktı. Siyasi partiler ve özellikle AKP, İstanbul seçimine büyük önem veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan bizzat sahaya inerek adayı Murat Kurum’a destek veriyor. 5 yıl önce iki kez yapılan ve ikisinde de kaybedilen seçimi bu kez almayı hedefleyen Erdoğan, tüm gücünü İstanbul için harcayacak ve 31 Mart’a kadar sahada olacak.

İmamoğlu 8 istasyonlu 10.9 kilometrelik Çekmeköy–Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattının ilk etabının test sürüşünü gerçekleştirdi. Metro mart ayında açılacak.

AKŞENER ‘OĞLUM’ DİYORDU

AKP İBB için Çevre Şehircilik eski Bakanı ve İstanbul Milletvekili Murat Kurum’u aday gösterdi. Kurum da projelerini açıklayarak çalışmaya başladı. Kurum’dan sonra 6’lı masanın ortaklarından İYİ Parti de İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu ile sahaya çıktı. Kavuncu, geçmişte sıkı dostluk ilişkisi olan İmamoğlu’na karşı mücadele edecek. Böylelikle Meral Akşener de Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı gösterdiği ve “oğlum gibi” dediği Ekrem İmamoğlu’na karşı aday çıkarmış oldu.

İKİSİ DE TRABZONLU

Saadet Partisi de İstanbul Milletvekili Birol Aydın’ı İBB adayı yaptı. Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi ise eski Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu’nu aday gösterdi. Karamahmutoğlu da Ekrem İmamoğlu gibi Trabzon doğumlu… Memleket Partisi ise İstanbul’da CHP eski Milletvekili ve Devlet eski Bakanı Malatyalı Mehmet Sevigen ile yarışacak. DEM’in Büyükşehir için aday çıkarması da dengeleri etkileyecek. Demokrat Parti’nin de aday çıkarması halinde rakip sayısı 8’e çıkacak.

İmamoğlu’ndan rakibiyle ilgili ilginç tespit:


Kurum, Kanal İstanbul’u ağzına bile almıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı’nın test sürüşünü gerçekleştirdikten sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhur İttifakı’nın İBB Başkan adayı Murat Kurum’un kreşlerden, ulaşıma, metrolardan taksi sayısının arttırılmasına kadar mevcut yönetimin projelerini vaat olarak açıklaması ile ilgili değerlendirmesi soruldu.

İNCE KARARI GÖZDEN GEÇİRSİN

İmamoğlu, rakibi Murat Kurum’un İstanbul için açıkladığı vaatlerin kendi projelerinden kes-kopyala-yapıştır olduğunu söyleyerek “Biz 5 yılı bile dolmamış bir yönetim iken bu şehri 20 yıla yakın yönetmiş bir anlayışın bugün bizim projelerimiz üzerinden proje açıklamak zorunda kalması ve hayati diye tarifledikleri İstanbul’a çağ atlatacak diye söyledikleri Kanal İstanbul’u ağzına bile almamış olması bugün baktığımızda yine halkı aldatmaya dönük bir yolculuğu tarifliyor. Ama bizim milletimiz aldanmaz” dedi. Memleket Partisi lideri Muharrem İnce’nin seçime ayrı olarak girme kararı, CHP’yi, “DEM’lenmekle” itham ettiği açıklaması ve “Özgür Özel ve İmamoğlu, 1991 seçimlerini bilmezler. SHP o dönem böyle bir yol yürümüştü. Onlar bilmiyorlar tabii yaşları yetmez” ifadelerinin sorulması üzerine İmamoğlu şöyle konuştu: “Sayın İnce ile birkaç kez görüştüm. Ve görüşmelerimiz bu söylemlerinin tam tersi bir durumdu. Açıkçası niçin bu duruma geldi ben bilmiyorum. Çünkü benimle söylemleri ve konuşmaları veya şahsıma dönük şu cümleleri söylemişse bu cümlelerin muhatabı değilim. Sayın İnce ile biz bu tonda, bu dilde ve bu kavramlarla konuşmadık. 1991’i bilmemek suç değil. 2019’u bilmek marifet. Umut ederim sayın İnce bu kararını gözden geçirir.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-7ye-karsi-tek-basina-yarisacak/feed/ 0
İBB’nin parasını bulduğu 6 projeye tek imzalık onay çıkmadı! https://www.foxhaber.com.tr/ibbnin-parasini-buldugu-6-projeye-tek-imzalik-onay-cikmadi/ https://www.foxhaber.com.tr/ibbnin-parasini-buldugu-6-projeye-tek-imzalik-onay-cikmadi/#respond Thu, 18 Jan 2024 09:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2341 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasını taşıyan 2024 yılı yatırım programı 15 Ocak 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 2024 yılı yatırım programında 3 bin 799 adedi ana proje olmak üzere 12 bin 041 proje yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 3’ü ulaşım olmak üzere projesi ve finansmanı bulunmuş, dış kredi ile yapılan büyük ölçekli önemli 6 projesi yatırım programına alınmadı.

HANGİLERİ LİSTE DIŞI KALDI?

Sefaköy-Beylikdüzü-Tüyap Metro Hattı ile Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvay Hattı inşaatlarının yanı sıra yıllardır tartışma konusu olan 300 adet dizel yakıtlı metrobüs araç alımı için sunulan proje bu yıl da yatırım programına giremedi. İBB, metrobüs alımına onay çıkmadığı için son 2 yıl içinde yaklaşık 2 milyar 378 milyon liralık öz kaynak ile 252 yeni metrobüs aracı aldı. Ulaşım projelerinin dışında kamu yatırım programına girmesi teklif edilen Veri Merkezi Kurulu ve Geliştirilmesi (Veri Depolama Ünitesi) projesi de liste dışı kaldı. Toplam maliyeti 581 milyon 256 bin TL olan proje için 484 milyon 380 bin liralık dış kredi bulunmuştu. İBB’nin 900 milyon TL’lik dış kredi ile yapmayı planladığı Kömürcüoda Atık Yakma ve Enerji Üretimi Tesisi projesi de 2024 programına alınmadı. Programa alınmayan diğer teklif de SECAP Enerji Verimliliği programı proje desteği oldu.

EYÜPSULTAN–BAYRAMPAŞA

Tüm teknik raporları ve projeleri Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan tramvay hattı günde 40 bin yolcu taşıyacak, 3.2 km uzunluğunda ve 5 istasyondan oluşuyor. Yeni hat, Eminönü-Alibeyköy Tramvay Hattı’na entegre olarak planlandı. Araç alımı tamamlanan hat, Feshane ile Bayrampaşa’yı birbirine bağlayacak. Hattın yapımında ihtiyaç duyulan yaklaşık 100 milyon euroluk finansın sağlanması için uluslararası kredi kuruluşları ile görüşmeler yapıldı.

SEFAKÖY–BEYLİKDÜZÜ

Raylı sistemi erişimi olmayan yaklaşık 3,5 milyon İstanbulluyu ilgilendiren proje, İstanbul’un batı ilçelerini metro ile buluşturacak. 2021 yılında hattın finansmanı için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile İBB arasında Yeşil Şehir Aksiyon Planı mutabakatı imzalandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, 2022 yılında projeye onay verdi. Bu yıl 4’üncü kez yapılan başvuruya yine onay çıkmadı.

İMAMOĞLU, İKTİDARI İSTANBULLULAR’A BÖYLE ŞİKAYET ETTİ: Bir lütufmuş gibi bizi beklettiler hepsi bir mürekkep, bir kalem

Projeler,yatırım programına alınmadığı sürece uygulanamıyor. Projelerin yatırım programında yer alması merkezi bütçeden pay aktarılacağı anlamına da gelmiyor. Kurumlar, projelerini ve finansmanlarını hazırladıkları işleri sadece bir imza için onaya gönderiyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da sadece bir imza gereken projelerine onay çıkmamasına şöyle tepki gösterdi: “Bu onay işinde bizi bazen bir yıl, bazen iki yıl, bazen iki buçuk yıl beklettiler. Sanki bir lütufmuş gibi. Bir mürekkep, bir kalem. Projelerin yatırım planla alınması, devletin kayıt altına alması demek. Başka hiçbir katkısı yok. Bizim alacağımız krediye bir kefaleti yok. Ya da bir katkıları yok. Yatırım planına almak, bir onay. Tüm İstanbul duysun. Projelerini hazır hale getirdik, uygun kredisini de bulduk. Sefaköy–Beylikdüzü –TÜYAP Metrosu ve Bayrampaşa Eyüpsultan Eminönü Tramvayı, Cumhurbaşkanlığı’nın bir imzası atılmadığı için başlanamıyor. Tüm İstanbul’a anlatacağız, eninde sonunda imzalanacak.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ibbnin-parasini-buldugu-6-projeye-tek-imzalik-onay-cikmadi/feed/ 0
Turizm cenneti delik deşik https://www.foxhaber.com.tr/turizm-cenneti-delik-desik/ https://www.foxhaber.com.tr/turizm-cenneti-delik-desik/#respond Wed, 10 Jan 2024 21:03:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2116 Son 5 yılda 494 proje için ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verilen turizm cenneti Muğla’da yeni raporlar birbirini izliyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca, Muğla’da 24’ü maden, petrol ve doğalgaz, 25’i gıda, 18’i turizm, 11’i kıyı, 5’i enerji, 1’i atık, 5’i hayvancılık, 3’ü konut projesi olmak üzere 102 projeye ÇED olumlu raporu verirken, 24’ü maden, petrol ve doğalgaz, 25’i gıda, 18’i turizm, 11’i kıyı, 5’i enerji, 1’i atık, 5’i hayvancılık, 3’ü konut projesi 93 projeye ÇED gerekli değildir raporunun verildi.

Muğla’da 2023’te herhangi bir proje için ÇED olumsuz kararı ve ÇED gerekli kararı verilmedi. Sadece 7 projenin ÇED dosyası iptal edildi.

22 proje bakanlığın inceleme, değerlendirme komisyonunda görüşülürken 13’ü için nihai karar verildiği duyuruldu. 34 proje için halkın katılım toplantısı ilan edildi.

Proje başvurularında Muğla’nın Milas ilçesi ilk sırada yer aldı. Milas’ta çoğunluğu gıda, maden, petrol, doğalgaz, enerji ve kıyı olmak üzere 29 proje için ÇED süreci başlatıldı, 26 proje için ÇED gerekli değil kararı, 4 proje için ÇED olumlu kararı verildi.

Bodrum’da 24, Menteşe’de 9, Yatağan’da 16, Datça’da 8, Kavaklıdere’de 4, Köyceğiz’de 6, Fethiye’de 9, Marmaris’te 7, Dalaman’da 2, Ortaca’da 2, Seydikemer’de 12 ve Ula’da 4 proje için ÇED süreci başlatıldı.

Bu durum, yıllardır, evlerini, yurtlarını, ormanlarını, kıyılarını korumaya çalışan Muğlalıları, çevrecileri, STK temsilcilerini ve köylüleri kaygılandırmaya devam ediyor.

“YASALAR NEDEN ZENGİNE İŞLEMİYOR?”

Milas’a bağlı İkizköy’deki Akbelen ormanları önünde açıklama yapan ve 4 yıldır ormanları korumak için nöbet tutan İkizköy Çevre Komitesi sözcüsü Nejla Işık “Akbelen ormanlarını 24 Temmuz’da girip bir haftada yok ettiler” dedi. SÖZCÜ’ye konuşan Işık şunları anlattı:

“Akbelen ormanları kepçelerin kamyonların 24 saat çalıştığı ve dinamit patlatıldığı yer, buranın hemen yanında yaşadığımız köyler, ektiğimiz biçtiğimiz tarlalarımız, yaşam burada hala devam ediyor. Bizler bu ortamda yaşamaya nefes almaya çalışıyoruz, zeytinliklerimizin üzerinde birer parmak toz toprak, mahsullerimizin üzerinde aynı şekilde toz da kaplı, dinamit patlatmalarından ve kamyonlardan iş makinelerinden çıkan tozlar direk tarım ürünlerimizin üzerinde. ÇED niçin bu madenlere, niçin bu kömür ocaklarına uygulanmıyor. Devlet zamanında bu santralleri özelleştirirken hep bizim hayatlarımızı gasp etti. Burada bizler mağduruz, bizlere sormadan bizlerin fikri alınmadan maden çevresel etki değerlendirmesinden muaf tutulmuş.

Niçin kanunlar bu zenginlere işlemiyor, niçin bu yasalar zenginlere işlemiyor. Bunları söylemekten bıktık usandık artık niçin başta bizim ve Akbelen ormanının ölüm fermanını veren yetkililer buraya gelip, bu köylüler ne yaşıyor, bu tozun toprağın altında nasıl yaşıyor, patlatılan dinamitlerin altında evlerde nasıl yaşıyorlar diye sormuyor, niçin? Biz her defasında bağırarak derdimizi anlatmak zorunda kalıyoruz Akbelen’deki bu maden ÇED raporu alınmadığı için köyümüze ve ormana kadar geldi dayandı topraklarımızı mahvetti, köylerimizi yok etti. ÇED’siz maden geçtiği her yeri yok ediyor, ormanı yok ediyor tarım arazisini ve köyleri yok ediyor”

“BU RAPORLAR VATANA İHANETTİR”

Bodrum Yurttaş İnsiyatifi sözcüsü Ayhan Karahan ise şu sözlerle tepkisini dile getirdi:

“Bu ildeki cennet ormanlara cennet koylara ÇED raporlarını verirken proje ile ilgili yörenin insanlarına bir kişiye köylüye sivil toplum örgütlerine sormuşlar mı? Bakın Bodrum’un koyları, dağları taşları tepeleri beton oldu.

Bunları yaparken bir kişiye sordular mı? İşte gördüğünüz gibi boş olan Bodrum tepelerini de imara açmak istiyorlar buralardan da ÇED raporu hazırlayacaklar ama açtırmayacağız, kimseye sormadan olumlu ÇED raporlarını veriyorlar Bu vatana ihanettir. Bodrum’dan Muğla’dan AKP’ye oy çıkmıyor diye Muğla’nın güzelliklerini doğal güzelliklerini ormanlarına rant için yağmalıyorlar, bu düşmanlık bu hainlik neden?

Muğla da Bodrum da Milas da bu ülkenin bir parçasıdır. Muğlalı ve Bodrumlu STK’lar olarak bu ÇED raporlarını tanımıyoruz ÇED raporu gerekli değildir kararlarını da tanımıyoruz, verdikleri birçok rapor geçersiz ve toplantıyı düzenledik düzenliyor gibi yapıyorlar yalan söylüyorlar”

PROJE VE ODA SAYILARINA KÜÇÜLTEREK YASAYI DOLANIYORLAR

TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu Temsilcisi Mustafa Erdoğan ise ÇED olumlu raporları kadar ÇED gerekli değildir, raporlarında da hukukun dolaşılarak alındığını belirterek şunları söyledi:

“Özellikle Bodrum’da dev otel ve rezidans yapan şirketler uygulama projelerinde 50 ile 250 oda otel inşaatı yapılacak şekilde proje hazırlayarak gerekirse odaları 1000-14000 metre kare büyüklüğünde tutuyorlar. Yani aslında proje 500-1000 odalı ama böyle olursa ÇED olumlu raporu almak zorundalar.

Bu nedenle odaların metrekaresini büyüterek oda sayısını azaltıp, ÇED gerekli değildir raporu alıyorlar. Otelde 1400 metrekarelik oda mı olur? Bu gibi yerlerde ÇED gerekli değildir raporu alıyorlar. Yasaları ve ÇED mevzuatını böyle dolanıyorlar.

Büyük arsalarda ÇED olumlu raporu alabilmek için bir proje sunmaları gerekiyor. Bu projede suyu nereden bulacaklar ne kadar oda olacak bunların hepsi detaylı olarak bildirilmeli ve bunlar halkın yararına mı zararına mı olacak şeklinde bilgiler yer alır, atıkları nereye atacaklar ulaşımı nasıl sağlayacaklar çevreye zarar vermeden bunları nasıl yapacaklar, hepsi proje dosyasında yer alır.

Bu nedenle inşaat firmaları parselleri küçülterek veya oda sayılarını azaltarak ÇED olumlu raporu almaktansa ÇED gerekli değildir raporu almayı tercih ederek hukuğu dolanıyorlar”

ÇED TOPLANTISINI TENEKE ÇALARAK PROTESTO ETTİLER

Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçtiğimiz yıl 13 gün yangınlarla sarsılan Mazı köylüleri bu kez zeytinlik arazilerinin RES nedeniyle kamulaştırılması için düzenlenen ÇED toplantısı için köye gelen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve firma yetkililerini teneke çalarak ve yuhlayarak sert tepki göstermişti. Bodrumlu siyasiler ve çevrecilerin de destek verdiği eylemde köylü kadınlar ÇED toplantısını yaptırmamıştı.

CENNET KOYU İÇİN DE ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR RAPORU VERİLMİŞTİ

Bodrum’da 2023’ün en tartışmalı inşaat izinlerinden biri de Cennet Koyu’ndaki inşaat izniydi. Gölköy Mahallesi’ndeki Cennet Koyu Gökburun kesiminde 1. Derece doğal ve Arkeolojik Sit alanı 678 bin metrekare üzerindeki arazide turizm tesis yapmak isteyen Cengiz Holding, hazırladığı Turizm Konaklama Tesisi Kapasite Artış Projesi’ni revize etmiş.

19 Eylül 2023 tarihinde ‘ÇED gerekli değildir’ raporu almak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü’ne başvurmuş ve raporu almıştı. Cengiz Holding, 1 Kasım’da doğal ve arkeolojik sit alanlarının bulunduğu bölgede, yüzlerce kamyon ve onlarca iş makinesi ile hafriyata başlamıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turizm-cenneti-delik-desik/feed/ 0
Zehra’nın katili konuştu: Onu ben değil dayısı öldürdü https://www.foxhaber.com.tr/zehranin-katili-konustu-onu-ben-degil-dayisi-oldurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/zehranin-katili-konustu-onu-ben-degil-dayisi-oldurdu/#respond Mon, 25 Dec 2023 21:06:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1482 Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Ermenek Mahallesi Rauf Denktaş Bulvarı’nda, Zehra Çatal’a ait inşaat şirketine 20 Mart’ta saat 14.30 sıralarında giden Yılmaz Fahrioğlu, burada tartıştığı Zehra Çatal’a tabancayla 9 kez ateş edip, yaya olarak kaçtı.

Çatal, hayatını kaybetti, Fahrioğlu da 1 ay sonra Diyarbakır’da yakalanıp, tutuklandı. Yılmaz Fahrioğlu hakkında ‘Kadına karşı kasten öldürme’ ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, Fahrioğlu’nun ağırlaştırılmış ömür boyu ve 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Yılmaz Fahrioğlu

“ORTAKLIK TEKLİF ETTİ”

Sanık Yılmaz Fahrioğlu, iddianamedeki ifadesinde, Zehra Çatal’ı 10 yıldır tanıdığını, 2,5 yıl önce kendisini arayarak bir projeden bahsettiğini anlattı. Fahrioğlu, Zehra’nın kendisine villa inşaatı yapımı projesinin toplamda 2 milyon 800 bin lira bedelli olduğunu belirterek para vermesi dahilinde projeyi birlikte yapabileceklerini söylediğini aktardı.

Gösterilen projenin Zehra Çatal’a ait olmadığını, kendisine başka proje gösterdiğini belirten Yılmaz Fahrioğlu, şunları kaydretti:

“Birlikte gittik, mülk sahipleriyle toplantı yapıldı ve anlaşıldı. Kendisi bana bu projeyi bitireceğini söyledi. 9 milyon 200 bin euro bedelli hesabı gösterdi. ‘Bu para yurt dışından geldi, eğer inşaata başlarsak, inşaatın yapım aşamalarına göre paralar çözülecek, paralar kullanabileceğimiz şekilde hesabımıza geçecek. Sen de bana para ver ortak olalım’ dedi.

Çeşitli defalar olmak üzere 2 yıl içerisinde toplam 2 milyon 800 bin TL verdim. Bu süre içerisinde ben sürekli büroya gidip geliyordum. Projeyi yapacağını söyleyerek sürekli benden para istiyordu. Bu proje de gerçekleşmedi”

Fahrioğlu, bir süre sonra Zehra Çatal’ın villa inşaatlarına başladığını duyduğunu, bu nedenle Antalya’ya geldiğini, kendi dayısı Mecit S. ile Çatal’ın inşaat yaptığı yere gittiklerini anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşaatın başında Zehra Çatal’ın dayısı ve dedesi vardı. Biz de ‘Hayırlı olsun, inşaata başlamışsınız, bir an önce bitirin ve bizim paramızı verin. Zaten bizi ortak etmediniz’ dedik.

Bu sırada Zehra’nın dayısı Erol G., villa inşaatlarının kendi adına bir şirkete ait olduğunu, Zehra’nın ilgisi olmadığını söyledi. Zehra, o sırada yurt dışındaydı. Dayısı Erol G., Zehra’yı aramış. ‘Yılmaz’ı yollama ben gelince o problemi halledeceğim’ demiş.

Zehra, yurt dışından döndükten sonra beni aradı, ‘Ben döndüm büroya gel görüşelim’ dedi. Ben yaklaşık 1 ay boyunca her gün büroya gidip görüştüm paramı istedim. ‘İnşaata başladım 2 Haziran’da senin paranı vereceğim’ dedi.

Ben de ‘Dayın Erol G. senin şirkette herhangi bir payın olmadığını söylüyor, dayını çağır birlikte oturup konuyu görüşelim’ dedim. Zehra Çatal dayısını çağırmamak için çeşitli bahaneler uyduruyordu.”

“HAKARET ETTİ”

Olaydan 3 gün önce Zehra Çatal, Ethem ve Erdal isimli kişilerle video konferansla görüştüklerini aktaran Fahrioğlu, Zehra Çatal’ın kendisine küfrettiğini, Erdal ve Ethem’in kendileriyle alakalı bir durum olmadığını söylediğini aktardı.

Aynı günün gecesinde Zehra’nın dayısı Erol G.’yi aradığını belirten Fahrioğlu, şöyle konuştu:

“Zehra Çatal’ın neden küfrettiğini sordum. O da bana ‘Pazartesi günü sen büroya gel görüşelim’ dedi. Pazartesi günü Erol G., Zehra Çatal ve ben ofiste konuşmak üzere sözleştik.

20 Mart 2023 günü 11.30-12.00 sıralarında iş yerine gittim. Zehra Çatal yoktu. Erdal ve Ethem iş yerindeydi. Onlarla bir süre sohbet ettim. Zehra Çatal ile dayısı Erol G. geldiler. Bir süre ikisi birlikte odada görüştü.

Erol G. sonra çıkıp gitti. Bu sırada Zehra Çatal beni çağırdı. Odaya girdiğimde Ethem T. odada oturuyordu. Zehra ve ben ‘Özel görüşeceğiz’ dedik. Ethem çıkıp gitti. Ben Zehra Çatal’a Erol G.’nin nerede olduğunu sordum. ‘Neden dayın gitti’ dedim.

Zehra Çatal da ‘Ne alaka, dayımla bir alakası yok bu inşaatın’ dedi. ‘Dayın inşaatın kendisine ait olduğunu söylüyor’ dedim. Zehra Çatal da ‘Hayır inşaat benim’ dedi. Ben de ‘Çağır dayını üçümüz birlikte yan yana konuşup halledelim’ dedim.

O sırada Zehra Çatal bana yine hakaret etmeye başladı. Küfretti. ‘Seni bu Antalya’da kurşun manyağı yapacağım’ dedi. Ben de bunun üzerine sinirlenerek çantamın içerisinde getirdiğim ruhsatsız tabancayı çıkararak Zehra Çatal’a ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum”

SANIK HAKİM KARŞISINDA

Antalya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 4’üncü duruşmaya, tutuklu sanık Yılmaz Fahrioğlu katıldı. Salonda Zehra Çatal’ın anneannesi, taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu.

Hakim karşısında savunmasını yapan sanık Yılmaz Fahrioğlu şöyle konuştu:

“Senelerdir biriktirdiğim parayı Zehra Çatal beni dolandırarak aldı. Mağdurum. Hüseyin Bey, ‘Bu villayı ben, Erol Bey yapıyoruz. Zehra’nın alakası yok’ dedi. Ben de ‘Bu projenin parasını ben verdim. Şirketi ben kurdum’ dedim. Erol Bey de ‘Git Zehra Hanım ile konuş’ dedi.

Zehra Hanım yurt dışındaydı konuşamadım. 1 ay boyunca beni dolandırdılar. Bizi bir araya getirmediler. Bir gece arayıp küfretti. Yaptığım olaydan pişmanım. Bana hakaret etti.

Zehra Hanım’ı öldürten dayısı Erol Bey’dir. Beni oraya çağırdı. ‘Orada konuşalım’ dedi. Erol Bey, yine benimle görüşmedi. Zehra Hanım ile görüşmeye başladık. Ağır hakaretler etti” dedi.

Tanıkların dinlenmesinin ardından duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Sanık Yılmaz Fahrioğlu hakkında ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

Mütalaada, sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezadan indirilmesi de talep edildi. Sanık avukatlarının savunma için ek süre talep etmelerinin ardından duruşma ertelendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/zehranin-katili-konustu-onu-ben-degil-dayisi-oldurdu/feed/ 0
Köylüler protesto etti, şirket ÇED toplantısını erteledi https://www.foxhaber.com.tr/koyluler-protesto-etti-sirket-ced-toplantisini-erteledi/ https://www.foxhaber.com.tr/koyluler-protesto-etti-sirket-ced-toplantisini-erteledi/#respond Fri, 22 Dec 2023 09:36:09 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1315 Tunceli’in Pülümür ilçesine bağlı Dağyolu, Süleymanuşağı, Hacılı, Göcenek ve Közlüce köylerini kapsayan ve Mina Marble Mermer Ticaret A.Ş. tarafından yapılmak istenen 10 adet Rüzgar Enerji Santrali (RES) için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı bölge halkının protestosu nedeniyle yapılmadı.

PROJE 10 KÖYÜ OLUMSUZ ETKİLEYECEK

RES istemeyen köylülerin avukatları, toplantının yapılmadığına dair tutanak tutturdu. Kent Koruma Kurulu da toplantı öncesi Pülümür Belediyesi Cemal Süreya Kültür ve Belek Evi önünde açıklama yaptı. Muhtarlar, köy sakinleri ve belediye başkanları açıklamaya katıldı. Söz konusu RES projesinin, 10 köyü ve köylerdeki canlı yaşamını olumsuz yönde etkileyeceği, proje kapsamındaki bölgede nesli tükenme tehdidi altında olan canlı türlerinin bulunduğu belirtildi.

“HAYVANCILIK DURMA NOKTASINA GELECEKTİR”

Pülümür Belediyesi Cemal Süreya Kültür ve Bellek Evi Konferans Salonu ve Konferans Salonu önünde köylüler adına basın açıklamasını okuyan Göcenek köyü muhtarı İsmail Turan, bölge halkının projeye onay vermediğine dikkat çekti.

Projenin mera alanlarına yapılacağını belirten Turan şunları söyledi:

“Bilindiği üzere ilçemiz Dağyolu, Közlüce, Hacılı, Göcenek ve Süleymanuşağı köylerimizin sınırları içerisinde Mina Marble Mermer Maden Ticaret A.Ş. tarafından paşa depolama rüzgar enerji santrali yapılması planlanmaktadır. Adı geçen köyler ve çevre köylerimiz de geçim kaynağı arıcılık ve hayvancılıktır.

Yapılması planlanan projenin yapılacağı alanlar mera alanlarıdır. Pertek ve Çemişgezek ilçelerinde hayvancılık yapan üreticilerimizin de mera alanı olarak kullandığı alanlar olarak bakıldığında ilimizde yapılan hayvancılık faaliyetlerini durdurma noktasına getirecektir.

İlçemizde son zamanlar geri dönüşler başlamış metropoller de yaşayan hemşerilerimiz köylerine geri gelme planı yaparken tarım, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerinin her geçen gün arttığını bariz görülmekteyken bu ve benzeri projeler yaratacağı olumsuz etkilerden kaynaklı yeniden bölgeden tersine göçün önünü açacaktır”

“İLÇENİN OLUMLU GÖRÜŞÜ BULUNMAMAKTADIR”

135 sayfalık ÇED başvurusu dosyasında temel geçim kaynaklarından biri olan ‘arıcılık’ ve ‘balcılık’ kelimelerrinin hiçbir yerde geçmediğini belirten Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arıcılığın nasıl etkileneceğine dair tek bir kelime dahi yok. Arılar tarımsal sürdürebilirlik açısından oldukça önemli canlılar. Tozlaşmayı sağlamaya yardımcı olduklarından global tarımın devamı büyük ölçüde arı popülasyonuna bağlıdır.

Rüzgar enerjisi dönüşüm sistemleri dendiğinde akla gelebilecek çevresel ilk olumsuz etki gürültü kirliliğidir. Tribünlerin bir diğer çevresel etkisi ise doğal yaşama verdiği olumsuzluklar.

Kanatlı pek çok canlının ölümüne yol açabilen bu sistemlerin kuş göç yolları üzerine kurulması daha yıkıcı sonuçlara neden olmaktadır. Bölgenin nesli tükenmekte olan yabani hayvan türlerine ev sahipliği yaptığı ve bunların koruma zorunluluğu bulunmasına rağmen bu türler de tespit edilmemiştir.

Söz konusu proje hakkında ilçemizde yaşayan hiçbir yurttaşımızın olumlu görüşü bulunmamaktadır. Bizler bölge halkı olarak bu projenin hayata geçmemesi için kamuoyundan ve yetkililerden bizlerin, yaban hayatın doğanın ve çevrenin yanında yer almanızı talep ediyoruz.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/koyluler-protesto-etti-sirket-ced-toplantisini-erteledi/feed/ 0