psikoloji – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 06 Sep 2024 00:11:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem https://www.foxhaber.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/ https://www.foxhaber.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/#respond Fri, 06 Sep 2024 00:11:07 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/ Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem

Dopamin beyninizdeki kimyasal bir habercidir. Motivasyon, hareket, hafıza, ruh hali, uyku ve davranış düzenlemesi için gereklidir. Dopamin ayrıca beynin ödül sisteminin nasıl çalıştığının merkezinde yer alır. Dopamin, faydalı bir davranışta bulunduğunuzda sizi ödüllendirir ve davranışı tekrarlamanız için sizi motive eder.

Ne zaman güzel bir yemek yemek veya koşuya çıkmak gibi keyifli bir şey yapsak, beynimizde bir miktar dopamin salınır. Bununla birlikte, alkol veya eğlence amaçlı uyuşturucular gibi kötü alışkanlıklarla uğraşmak da dopaminin beyne salınmasına neden olur. Kimyasal habercinin bağımlılıkla yakından bağlantılı olmasının nedeni budur.

Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem

DOPAMİN EKSİKLİĞİ NEDİR?

Düşük dopamin seviyeleri, depresyon, bağımlılık, şizofreni ve Parkinson hastalığı gibi çeşitli tıbbi durumlarla ilişkilendirilmiştir. Düşük dopamin seviyeleri sizi daha az motive, kayıtsız, kayıtsız hissettirebilir ve konsantre olma yeteneğinizi etkileyebilir. Düşük dopamin seviyelerinin bazı belirtileri şunlardır:

– Düşük libido,

– Kas sertliği,

– Uykusuzluk hastalığı,

– Motivasyon eksikliği,

– Tükenmişlik,

– Dikkatsizlik,

– İlgisizlik,

– Kayıtsızlık,

Vücudunuz tarafından üretilen dopaminin çoğu orta beyinde yapılır ve ardından beyninizin farklı bölgelerine dağıtılır. Beyninizde dopamin için dört ana yol vardır. Her biri vücudunuzdaki farklı bir süreci kontrol eder. Bu yollardan üçü sizin ödül yollarınızdır ve işlevleri, ödüllendirici bir aktiviteye katıldığınızda beyninize dopamin salmaktır.

Dopamin kaybını tedavi etmek, daha fazla dopamin üretimine neden olmayı, üretilen dopaminin parçalanmasını yavaşlatmayı, daha fazla dopamin reseptörü oluşturmayı ve daha iyi çalışabilmeleri için mevcut dopamin reseptörlerini onarmayı amaçlar.

Düşük dopamin seviyelerine sahip kişiler için çeşitli takviyeler ve ilaçlar mevcuttur. İlaç, genellikle tükenmiş dopamin seviyenizin depresyon veya şizofreni gibi bir durumdan kaynaklandığı durumlarda kullanılır. Bununla birlikte, dopamin seviyenizi doğal olarak artırmak için de kullanabileceğiniz bazı teknikler var. İşte, o yöntemlerden bazıları;

Dopamin seviyesini artırmaya yarayan en etkili 6 yöntem

1. UYKUNUZU DÜZENE KOYUN

Sağlığımızı korumak için her gece yeterli miktarda uyku almak gereklidir. Uzmanlar, yetişkinlerin her gece ortalama yedi saat veya daha fazla uyumasını önermektedir. Yeterince uyumadığınızda vücudunuzdaki dopamin reseptörleri olumsuz etkilenebilir. Araştırmalar, uyku yoksunluğunu vücudunuzdaki bazı dopamin reseptörlerinin baskılanmasıyla ilişkilendirdi.

2. MÜZİK DİNLEYİN

En sevdiğiniz müziklerden bazılarının bir listesini yapın ve kendinizi halsiz, motivasyonsuz hissettiğinizde veya dopamin seviyenizin düşük olduğunu gösteren başka belirtiler yaşadığınızda dinleyin. 2011 yılında yapılan bir çalışmada, araştırmacılar, zevkli bulduğunuz müzik dinlediğinizde beyninizde dopamin salınımına yol açabileceğini buldu.

3. SAĞLIKLI BİR DİYET UYGULAYIN

Sağlıklı beslenmenin hem bedeniniz hem de zihniniz için çeşitli faydaları vardır ve dopamin seviyenizi artırmak bunun bir parçasıdır. Badem, yumurta balığı ve tavuk gibi tirozin açısından zengin yiyecekler, dopamin seviyelerini artırmak için özellikle iyidir.

Tirozin, vücut tarafından doğal olarak üretilen bir amino asittir. Dopamin bu amino asitten yapılır ve protein açısından zengin gıdalarda bulunur. Yoğurt ve kefir gibi doğal probiyotik içeren besinler de dopamin üretimini artırabilir.

Kahve gibi içecekler de dopamininizi artırır, ancak içtikten sonra dopamin seviyeniz düştüğünde bunun kafein bağımlılığına neden olabileceğini unutmayın.

4. DAHA FAZLA EGZERSİZ YAPIN

Düzenli egzersiz yapmanın beyin sağlığı için çok önemli olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca dopamin seviyenizi artırmanıza yardımcı olabilir. Ne zaman egzersiz yaparsanız beyniniz bir miktar dopamin salgılar.

Egzersiz yaptığımızda beyni dopamin üretmeye yönlendiren kesin mekanizma hakkında daha fazla araştırma yapılması gerekse de muhtemelen bir antrenmandan sonra hissettiğiniz duyguya aşinasınızdır.

5. İŞLENMİŞ ŞEKERLERİ AZALTIN

Şeker ve soda gibi işlenmiş şekerleri tüketmek dopamin seviyenizi artırma yeteneğine sahiptir, ancak bu artış yalnızca geçici ve yapaydır. Alkol ve eğlence amaçlı uyuşturucularda olduğu gibi şeker, vücudunuzun onu doğal olarak üretme hızını etkilerken size geçici olarak dopamin artışı sağlayabilir. Kısa sürede çok miktarda şeker tükettiğinizde, bir sevinç patlaması hissettiğinizi fark edebilirsiniz. Bu yüksek bir şekerdir. Genellikle çok geçicidir ve ardından moralinizi bozan bir kaza gelir.

6. HAYATINIZDAN STRESİ ÇIKARIN

Stres birçok tıbbi durumun habercisidir, aynı zamanda düşük dopamin seviyelerine de neden olur. Hayatımıza stres getiren şeylerin kontrolü her zaman bizde olmayabilir, ancak üzerinde biraz kontrol sahibi olduğunuz stres faktörlerini ortadan kaldırabilirsiniz. Örneğin, işe gidip gelmek strese neden oluyorsa, işe yaklaşmayı düşünebilirsiniz. Meditasyon yapmak, egzersiz yapmak veya masaj yaptırmak gibi stresi azaltan aktivitelere de katılabilirsiniz.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dopamin-seviyesini-artirmaya-yarayan-en-etkili-6-yontem/feed/ 0
Hamilelikte bu hataları yapıyor olabilirsiniz! Dikkat edilmediğinde… https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/ https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/#respond Fri, 06 Sep 2024 00:11:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/ Hamilelikte bu hataları yapıyor olabilirsiniz! Dikkat edilmediğinde...

Hamilelik süreci birçok kadın için farklı bir şekilde geçer. Kimi kolayca sürecini tamamlarken kimi de zorluklar ve sıkıntılar içinde bunalarak tamamlayabilir.

Hamilelikte ruh sağlığı, hormonlar ve çevre anne adayının doğum süreci boyunca etkili olur.

Anne adaylarının en büyük problemlerinden biri de bilimsel olmayan söylentilere inanarak hareket etmeleridir. Herkesin anne adayının iyiliğini düşünerek söylediği şeyler bilimsel değilse geri dönüşü olmayan yollara itebilir.

Bunları engellemek için anne adaylarının doktorlar ve bilimsel bilgiler haricinde her söyleneni ciddiye alması çok sağlıklı bir durum değildir.

Bu yazımızda tam da bu problemle ilgili hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışları ele aldık. İşte hamilelik sürecinde doğru bilinen yanlışlar…

1. ”Anne adayı 2 kişilik yemek yemelidir”

Uzmanlar bu düşüncenin hatalı bir beslenme şekli olduğunu nitelendiriyor.

Anne adayının doyacak kadar sağlıklı beslenmesi yeterlidir.

2. ”Bebeğin çok saçı varsa hamilelik dönemi bulantılarla geçer”

Bu düşünce doğru değildir. Bulantı durumu hamileliğin ilerleyen haftalarında bebeğin diyafram ve mideye baskı yapmasından kaynaklı yaşanır.

3. ”Hamile kadın aşerdiği gıdayı tüketmezse bebeğin bir uzvu eksik olur”

Bu düşünce de doğru bilinen yanlışlardandır. Aşermek psikolojik bir durumdur.

Anne adayının aşerdiği gıdayı tüketme imkanı yoksa da çocuğun herhangi bir uzvunun eksik olacağına inanmak doğru değildir.

5. ”Anne güzelleşirse erkek, çirkinleşirse kız olur”

Yaygın olan bu inanış doğru değildir. Anne karnının aldığı şekil bebeğin cinsiyeti hakkında bir şey ifade etmez çünkü hamilelik sürecinde karın şekli değişkenlik gösterebilir.

6. ”Gebeyken hiç hareket etme yoksa bebek zarar görür”

Bu düşünce yanlıştır. Riskli bir gebelik süreci yoksa anne adayı aşırı hareketler yapmadan gerekli hareketlerle vücudunun esnekliğini artırarak hamilelik sürecine hazırlıklı olmalıdır.

7. ”Bebekler hiçbir şey hissedemezler”

Bu yaklaşım da doğru değildir. Bazı bebekler döllenme sürecinden itibaren bazen de 20. haftadan itibaren dışarıyı hissetmeye başlarlar.

8. ”Anne bebeğin doğumdan sonra hemen karşılaşması önemli değildir”

Bu inanç da doğru değildir. Doğum şekli ne olursa olsun bebeğin hayatının güven ve kalitesi için anne ve bebeğin en kısa sürede kavuşması son derece önemlidir.

Aşağıya bıraktığımız videodan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz…

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hamilelikte-bu-hatalari-yapiyor-olabilirsiniz-dikkat-edilmediginde/feed/ 0
Psikoloji dizisinden yeni kitap: Kendine Ait Bir Yuva https://www.foxhaber.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/ https://www.foxhaber.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/#respond Fri, 06 Sep 2024 00:11:05 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/ Psikoloji dizisinden yeni kitap: Kendine Ait Bir Yuva

Kanadalı psikolog Sarah Fels Usher, ebeveynlerden ve kardeşlerden ayrı bir hayata sahip olma hakkı için yetişkinlikte verilen mücadeleleri kendi danışanlarının deneyimleri ve Margaret Mahler’in kuramı üzerinden ele alıyor.

Yazarın kitap boyunca çeşitli vaka örnekleri eşliğinde tartıştığı mesele şu: “Bugün yetişkin çocuklar evden daha geç yaşlarda ayrılıyor veya ayrıldıktan sonra eve dönmelerine daha sık rastlanıyor. Ayrıca önceki kuşaklara göre daha ileri yaşlarda evleniyorlar. İşsizlik ve barınma maliyetlerinin artışı gibi pek çok güncel ekonomik etkenden söz etmek mümkün olsa da, bu durumun işaret ettiği başka bir gerçek daha var: İçsel olgunlaşma ve aileden ayrılma süreci yavaşlıyor.”

Sahip olma hakkı

Kitapta Margaret Mahler’in kuramını genişleten Sarah Fels Usher, diğer pek çok kuramcıyla birlikte Loewald ve Modell’ın metinlerini de meseleye dahil ederek yetişkin danışanların ayrı bir hayata sahip olma hakkını öne çıkarıyor.

Psikoloji dizisinden yeni kitap: Kendine Ait Bir Yuva

Kardeşlerden ayrılma zorluğu

Kardeşlerden ayrılmanın zorluğunu kitapta yine analitik çerçevede ele alan Usher’ın çift terapisi deneyimi, ortaya koyduğu kurama yeni ve güçlü bir boyut katıyor.

Ayrıca danışanların yeniden yakınlaşma alt evresini tatmin edici bir şekilde tamamlamalarına yeterince destek olma bağlamında meslektaşlarına duyduğu güveni de kitap boyunca sezdiriyor Usher…

İletişim için:

Kitap@ensonhaber.com.tr

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/psikoloji-dizisinden-yeni-kitap-kendine-ait-bir-yuva/feed/ 0