RUSYA DIŞİŞLERİ BAKANI LAVROV: DEMOKRATLARIN PİSLİK YAPMA ÇABALARI BUGÜN DE GÖZLEMLENİYOR
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’de mevcut Joe Biden yönetiminin, gitmeden önce Başkan seçilen Donald Trump’a Ukrayna konusunda kötü miras bırakmaya çalıştığını belirterek “Demokratların pislik yapma çabaları bugün de gözlemleniyor.” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Lavrov ile Belarus Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov, Belarus’un Brest kentinde bir araya geldi.
REKLAM
Lavrov ve Rıjenkov, toplantıda yaptırımlara karşı önlem alınması konusunda bildiri dahil bazı belgeler imzaladı. İki bakan, toplantının ardından basın toplantısı düzenledi.
NÜKLEER OLMAYAN HİPERSONİK EKİPMANLARLA DONATILMIŞ “OREŞNİK” BALİSTİK FÜZE FIRLATILDI
Basın toplantısında konuşan Lavrov, Rusya’nın dün, Ukrayna’nın askeri ve sanayi kompleksi tesislerinden birine saldırması esnasında, savaş koşullarında, nükleer olmayan hipersonik ekipmanlarla donatılmış “Oreşnik” balistik füzenin fırlatıldığına dikkati çekti.
Lavrov, “(Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir) Zelenskiy, bundan korktu ve sahiplerini, Rusya karşısında silahsız bırakmakla suçladı. Bu, yararlı bir sonuç. Çünkü gerçeğe daha yakın olmak, bu tehlikeyi hissetmek faydalı.” diye konuştu.
Biden yönetiminin eylemlerini değerlendiren Lavrov, Ukrayna’ya temin edilen Kara Taktik Füze Sistemleri (ATACMS) füzeleri ile “Storm Shadow” (Fırtına Gölgesi) uzun menzilli seyir füzelerinin saldırılarda kullanıldığına işaret ederek “Burada, bir sonraki yönetime mümkün olduğu kadar kötü bir miras bırakma unsuru var.” dedi.
REKLAM
OBAMA’YI HATIRLATTI
Lavrov, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın 2016’da Trump göreve başlamadan önce Rus diplomatlarını sınır dışı ettiğini anımsatarak “Demokratların pislik yapma çabaları bugün de gözlemleniyor.” ifadesini kullandı.
Rusya’nın nükleer doktrininin güncellendiğine dikkati çeken Lavrov, bu doktrinin içeriğinin Rusya-Belarus Birlik Devleti kapsamındaki anlaşmalarıyla senkronize edildiğini dile getirdi.
Belarus Dışişleri Bakanı Rıjenkov da Batı’nın Belarus’a yönelik baskı kurarak yıkıcı eylemlerde bulunduğunu belirterek “Bu, Belarus devletinin varoluşu süresince devam ediyor.” dedi.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA SON DURUM
Rusya İnsan Hakları Yüksek Komiseri Tatiyana Moskalkova, çatışmaların devam ettiği Rus toprağı Kursk bölgesinin 46 sakininin Ukrayna’dan geri alındığını bildirdi.
Moskalkova, Telegram kanalından yaptığı açıklamada, “Ukrayna tarafıyla yapılan müzakere sonucu Kursk bölgesi sakinlerinden 46 kişi, Ukrayna’dan Rusya’ya geri döndü. Bunların 12’si çocuk.” ifadelerini kullandı.
Bunun Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi, savunma ve dışişleri bakanlıkları ile Belarus’un ilgili kurum çalışanlarının etkileşimi sayesinde gerçekleştiğini belirten Moskalkova, bu vatandaşların Ukraynalı askerlerce Kursk bölgesinden Ukrayna’ya götürüldüğüne dikkati çekti.
REKLAM
Ukraynalı askerlerin, ağustos başında Rus toprağı Kursk bölgesine girmesinin ardından iki ülke orduları arasında başlayan çatışmalar devam ediyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Putin, Rus devlet kanalı Rossiya-1’a verdiği mülakatta, Ukrayna savaşı ve enerji sektöründeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘BATI SAVAŞIN BİTMESİNİ İSTEMEDİ’
Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinen Putin, Ukrayna meselesine ilişkin yapılan Minsk anlaşmalarının uygulanmadığını ve bu nedenle “özel askeri operasyonu” başlattıklarını söyledi.
Putin, “Barış yöntemlerinden askeri yöntemlere geçiş yaptık ancak yine de çatışmaları barış yoluyla sonlandırmaya çalıştık. İstanbul’da (Ukrayna ile) barış anlaşmasının hususları konusunda mutabakata vardık. Arahamia (Ukraynalı müzakereci) doğru söyledi. Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson üzerinden sergilenen Batı’nın tutumu farklı olsaydı, savaş daha 1,5 yıl önce biterdi ancak onlar bunu istemedi. Bugün istiyorlar mı bilemiyorum. Biz diyaloğa açıyız” ifadesini kullandı.
Eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’a verdiği röportajla ilgili konuşan Putin, “Bizim ve yurt dışındaki izleyicilerin, Ukrayna’da olup biten her şeyin ülkemiz için ne kadar hassas ve önemli olduğunu, düşünce şeklimizi, devletimizi anlamaları önemli. Onlar için bu taktiksel konumlarına yönelik bir gelişmeyken, bizim için bu bir kader, bir ölüm kalım meselesi” diye konuştu.
AVRUPA VE RUSYA’NIN ENERJİ SEKTÖRÜNDE DÖNÜŞÜM
Enerji alanındaki gelişmeleri de değerlendiren Putin, Batılı ülkelerin Rus gazı almayı bırakarak Rus ekonomisine kalıcı zarar vermeyi hedeflediğini söyledi.
Ancak sürecin bunun aksine geliştiğini anlatan Putin, “Geri dönüşü olmayan sürece giren onlar olmaya başladı. (Avrupa’daki) İmalat sanayi, ABD dahil, daha uygun koşulların yaratıldığı ve enerji kaynaklarının daha ucuz olduğu diğer ülkelere kayıyor. Çünkü doğalgazı sıvılaştırmaları, sonra okyanusa göndermeleri ve sonra yeniden gaz haline getirmeleri gerekiyor. Bütün bunlar ek maliyet ortaya çıkarıyor” şeklinde konuştu.
Putin, Alman hükümetinin yürüttüğü mevcut politikayla kendi ekonomilerinin geleceğine devasa zararlar verdiğini ifade etti.
Rusya’ya enerji sevkiyatını kısıtladığına dair suçlamalar yöneltildiğine dikkati çeken Putin, “Sürekli Rusya’nın (enerji kaynağı) vermediğini, kısıtladığını söylediler. Biz hiçbir şeyi kısıtlamıyoruz, her şeyi veriyoruz. En güvenilir ortak da Türkler oldu. İşte, TürkAkım üzerinden sevkiyat yapılıyor” dedi.
Putin, Avrupa’nın Rus gazı alıp almayacağına kendilerinin karar vermesi gerektiğine işaret ederek, “İhtiyaçları varsa alırlar, yoksa biz de onlarsız hallederiz” ifadesini kullandı.
Putin, Rusya’nın doğal gaz ihracatında artık Avrupa yerine farklı güzergahları tercih ettiğini belirterek, “Sadece konut ve kamu hizmetleri sisteminde değil, aynı zamanda Rusya ekonomisi ve sanayisi için de iç sorunları çözmek amacıyla bu enerji kaynaklarını kullanmak üzere daha fazla çalışıyoruz” diye konuştu.
Rusya’nın Avrupa’ya daha fazla gaz ihraç ettiği dönemde daha fazla para kazandığını anlatan Putin, “Ancak diğer taraftan enerji sektörüne ne kadar az bağımlı olursak o kadar iyi çünkü ekonominin enerji dışı kısmı eskisinden çok daha hızlı büyüyor” şeklinde konuştu.
]]>Aralarında muhalif politikacı, aktivist, gazeteci, yazarların bulunduğu çok sayıda isme yönelik suikastllerin ardındaki sır perdesi kaldırılamadı. Bu isimlerin ölümleriyle ilgili dava ve soruşturmalar ise kamuoyunu tam anlamıyla tatmin etmedi.

Rusya Federal Cezaevi Hizmetleri (FSİN), tutuklu muhalif Aleksey Navalnıy’nın dün cezaevinde hayatını kaybettiğini bildirdi.
FSİN’den yapılan açıklamada, Yamalo-Nenets Özerk Bölgesi’ndeki 3 no’lu cezaevinde bulunan Navalnıy’nın sağlığının kötüleştiği ve bilincini kaybettiği belirtildi.
Açıklamada, “Navalnıy’a yapılan gerekli tıbbi müdahaleler olumlu sonuç vermedi. Doktorlar öldüğünü tespit etti. Ölüm nedeni araştırılıyor.” ifadelerine yer verildi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, konuya ilişkin olarak Navalnıy’nın ölümünün nedenlerini araştırdığını ve bunun için herhangi bir talimata gerek olmadığını ifade ederek “Doktorlar gerekli araştırmaları yapacaktır” dedi.
Navalnıy’nın ölümü Rusya Devlet Başkanı Putin ile yıldızları barışmayan ve sonunda hayatını kaybeden ya da ölüme yaklaşan o isimleri hatırlattı:
YEVGENİ PROJİN

Profesyonel askerlerden oluşan Wagner’in lideri Yevgeni Prigojin’in içinde bulunduğu özel jet geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Moskova’nın 200 kilometre kuzeybatısında Tver bölgesinde yere çakılarak infilak etmesi sonucu içindeki bütün yolcular hayatını kaybetti.
Prigojin, emrindeki paralı askerlerle 22-23 Haziran 2023’te Rusya’da başarısız bir isyan girişimi başlatmıştı. Bu durum onu, bir zamanlar çok yakın olduğu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile karşı karşıya getirmişti. Şüpheli şekilde düşen uçağın yolcu listesinde Prigojin’in adının yer alması olayın bir suikast olabileceği kuşkularını da beraberinde getiriyor.
RAVİL MANAGOV
Rus petrol devi Lukoil’in Yönetim Kurulu Başkanı, Moskova’da kaldığı hastanenin altıncı katında pencereden düşerek hayatını kaybetti. Polis, Maganov’un intihar ettiğinin tahmin edildiğini duyurdu. Maganov’a kalp rahatsızlığının yanı sıra depresyon teşhisi konulmuştu. Rus petro devi Lukoil ülkenin en büyük Petrol şirketi olarak Ukrayna Savaşı’nın bitmesi çağrısında bulunmuştu. Maganov Lukoil şirketinden yaşamını yitiren ilk yetkili değil. Şirket yöneticilerinden Aleksander Subbotin de Ukrayna Savaşı’nın başlamasından sonra alkol bağımlılığı nedeniyle tedavi gördüğü sırada yaşamını yitirmişti.
SERGEY SKRIPAL

Devlet sırlarını İngiliz istihbaratına aktaran eski bir Rus çifte ajan olan Sergei Skripal ve kızı Yulia, Mart 2018’de İngiltere’deki Salisbury kentindeki bir alışveriş merkezinin dışındaki bankta baygın halde bulunmuştu.
İkili durumları kritik halde hastaneye kaldırılmış ve İngiliz yetkililer, onların 1970’ler ve 1980’lerde Sovyet ordusu tarafından geliştirilen bir grup sinir gazı olan Noviçok ile zehirlendiklerini söylemişti. Her ikisi de hayatta kalmayı başardı.
Rusya, zehirleme olayında rolü olduğu iddialarını reddetti ve İngiltere’nin Rusya karşıtı histeriyi kışkırttığını söyledi.
VLADIMIR KARA-MURZA

Rus muhalif aktivist Vladimir Kara-Murza, 2015 ve 2017 yıllarında kendisini zehirlemeye yönelik girişimlerde bulunulduğuna inandığını söyledi.
Reuters tarafından görülen tıbbi raporlara göre, daha sonra bir Alman laboratuvarı Murza’da yüksek düzeyde cıva, bakır, manganez ve çinko buldu. Moskova, bu konuda rolü olduğu iddiasını reddetti.
ALEKSENDER LITVINENKO

İngiliz yetkililer, eski bir KGB ajanı ve Putin’in muhalifi Aleksender Litvinenko’nun, 2006 yılında Londra’daki Millennium Hotel’de nadir ve güçlü bir radyoaktif izotop olan polonyum-210 karıştırılmış yeşil çay içtikten sonra 43 yaşında öldüğünü söyledi.
İngiliz soruşturması 2016’da Putin’in muhtemelen cinayete onay verdiği sonucuna vardı. Kremlin olayla ilgisi olduğu iddiasını reddetti.
Kıdemli bir İngiliz yargıç tarafından yürütülen soruşturma, cinayetin muhtemelen Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) tarafından yönlendirilen bir operasyonun parçası olarak, eski ajanın KGB dönemindeki koruması Andrei Lugovoy ve bir diğer Rusya vatandaşı olan Dmitri Kovtun tarafından gerçekleştirildiğini ortaya çıkardı.
Litvinenko, zehirlenmesinden altı yıl önce Rusya’dan İngiltere’ye kaçmıştı.
ALEKSANDER PEREPILICHNYY
44 yaşındaki Rus, Kasım 2012’de koşuya çıktıktan sonra Londra dışındaki özel güvenlikli bir sitede bulunan lüks evinin yakınında ölü bulundu.
Alexander Perepilichnyy, Rusya’daki kara para aklama sistemine ilişkin İsviçre’de yürütülen bir soruşturmaya yardım ettikten sonra 2009 yılında İngiltere’ye sığındı. Ani ölümü, öldürülmüş olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
İngiliz polisi, nadir görülen bir zehirle öldürülmüş olabileceği şüphesine rağmen, cinayet ihtimalini reddetti. Soruşturma öncesi duruşmada, midesinde sarı yasemin bitkisinden gelen nadir ve ölümcül bir zehrin izlerinin bulunduğu açıklandı.
Perepilichny, popüler bir Rus yemeği olan ve kuzukulağı içeren büyük bir kase çorba içmişti. Rusya ilgisi olduğu iddiasını reddetti.
VIKTOR YUŞÇENKO

O zamanlar Ukraynalı bir muhalefet lideri olan Viktor Yuşçenko, Moskova yanlısı Başbakan Viktor Yanukoviç’e karşı Batı yanlısı bir listeyle yarıştığı 2004 başkanlık seçimleri kampanyası sırasında zehirlenmişti.
Yuşçenko, Ukrayna istihbarat teşkilatından yetkililerle Kiev dışında akşam yemeği yerken zehirlendiğini söyledi. Rusya ilgisinin olmadığını belirtti.
Vücudunun normalde mevcut olandan 1000 kat daha fazla dioksin içerdiği bulundu. Zehirlenme nedeniyle yüzü ve vücudu şekil değiştirdi ve sonrasında onlarca ameliyat geçirdi.
ANNA POLITKOVSKAYA

İnsan hakları ihlallerini haber yapan gazeteci Anna Politkovskaya, 7 Ekim 2006’da süpermarketten eve döndükten sonra Moskova’daki dairesinin önünde vurularak öldürüldü.
48 yaşındaki iki çocuk annesi Politkovskaya’nın öldürülmesi Batı’da büyük tepkiye neden oldu ve Rusya’da çalışan muhabirlere yönelik tehlikelere dikkati çekti.
PAVEL ANTOV
Aralık 2022’de Rus iş insanının, 65. doğum gününden 25 gün sonra Hindistan’ın Rayagada kentinde bir otelin penceresinden düştüğü bildirildi.
BBC’nin haberine göre, politikacı ve milyoner, Kiev’deki füze saldırısının ardından Putin’in Ukrayna ile savaşını WhatsApp üzerinden eleştirmiş ancak mesajı hemen silip başka birinin yazdığını iddia etmişti.
MIKHAIL LESIN

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eski danışmanlarından iş insanı ve medya patronu Mikhail Lesin, Kasım 2015’te Washington DC’deki bir otel odasında “kafaya gelen künt kuvvet travması” sonucu ölü bulundu.
Daily Beast’in haberine göre televizyon ağı Russia Today’i (RT) kuran Lesin, ölmeden önce kendisini yolsuzluk suçlamalarından korumak için FBI ile bir anlaşma yapmayı düşünüyordu.
Lesin yıllardır Rusya’daki siyasi yaşamın kalbinde yer alıyordu; zengin ve güçlü isimler hakkında da çok fazla şey biliyordu.
BORIS BEREZOVSKY

Boris Berezovsky, Putin’le arası bozulduktan sonra İngiltere’ye kaçan bir Rus oligarktı. Sürgünü sırasında Putin’i devirmekle tehdit etti. Mart 2013’te Berkshire’daki evinde ölü bulundu, intihar ettiği belirtilmiş olsa da Berezovsky, kilitli bir banyoda boynunda bir bağla ölü bulundu. Adli tabip nasıl öldüğünü açıklayamadı.
]]>Azerbaycan 27 yıl sonra işgalden kurtulan Ağdam’a girmiş ancak şehirdeki acı tablo, gün ışığıyla birlikte ortaya çıkmıştı. Neredeyse tek bir sağlam bina kalmayan şehrin harabe görüntüsü yürek burktu.
Rusya heyeti Azerbaycan ve Ermenistan’da önemli görüşmeler gerçekleştirirken Paşinyan’a tüm umutlarını başladığı Rusya’dan yine kötü haber geldi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Rossiya 1’e konuşan Putin, Dağlık Karabağ’ın aidiyeti ile ilgili değerlendirmesinde bölgenin Azerbaycan topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Putin, “Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığını ve egemenliğini tanımadı. Bu, uluslararası hukuk açısından hem Dağlık Karabağ’ın hem de ona komşu tüm bölgelerin Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu anlamına geliyordu” diye konuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan 10 Kasım itibariyle Dağlık Karabağ’da 27 Eylül’den beri devam eden çatışmaların durması için bir anlaşma imzalamıştı.
İmzalanan ortak bildiriye göre Azerbaycan ve Ermenistan güçleri anlaşmanın imzalandığı anda bulundukları noktalarda kaldı. Böylece çatışmalar esnasında ele geçirdiği yerleşim yerleri Azerbaycan’ın denetimine geçmiş oldu.
Bu bir alıntı metin örneğidir.
Dağlık Karabağ’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında çatışmaları sonlandıran anlaşmanın ardından bölgedeki durum ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Rus hükümet üyelerinden oluşan heyet Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dur.
Başbakan Yardımcıları Aleksandr Novak ve Aleksey Overçuk oluşan heyet Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya’nın imzaladığı üçlü bildirinin bölgede sağlam ve uzun süreli barışın sağlanması açısından önemli adım olduğunu açıklamıştı.
Aliyev’in bölgedeki uzlaşma konusunu her zaman vurgulamasına özel önem verdiklerini bildiren Lavrov, bölgede yapılacak tüm çalışmaların yabancı çıkarlar için değil bölge insanlarına yönelik olduğundan emin olduğunu ifade etti.
Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.

Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.
Öte yandan Dağlık Karabağ’da çatışmaları sona erdiren anlaşma gereği Azerbaycan’a ait topraklarda bulunan Ermeni siviller ve askerler, bölgeden ayrılmaya devam ediyor.
Yenilginin ardından başkent Erivan’da istifa etmesi için günlerce protestolar yapılan Başbakan Paşinyan ise uzun süre sonra cepheye savaşmaya giden eşiyle birlikte bir cenaze töreninde görüntülendi.
]]>