Raporda – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Wed, 17 Apr 2024 21:48:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Yayımlanan son rapor ‘dünyanın sonu mu geliyor?’ dedirtti! Çarpıcı Türkiye detayı https://www.foxhaber.com.tr/yayimlanan-son-rapor-dunyanin-sonu-mu-geliyor-dedirtti-carpici-turkiye-detayi/ https://www.foxhaber.com.tr/yayimlanan-son-rapor-dunyanin-sonu-mu-geliyor-dedirtti-carpici-turkiye-detayi/#respond Wed, 17 Apr 2024 21:48:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6240 Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo, WMO’nun “2023 Küresel İklim Durumu” başlıklı raporunu düzenlenen basın toplantısında paylaştı.

YENİ REKORLAR KIRILDI

Raporda, 2023’te iklim durumunun alışılmışın dışında olduğu belirtilirken, sera gazı seviyeleri, yüzey sıcaklıkları, okyanus ısısı, deniz seviyesinin yükselmesi ve buzulların geri çekilmesinde yeni rekorların kırıldığı bildirildi.

Sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ile hızla yoğunlaşan tropikal kasırgalar gibi aşırı iklim olaylarının sefalet ve kargaşaya yol açtığı, bunun milyonlarca insanın günlük hayatını etkilediği ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba neden olduğu bildirildi.

EN SICAK YIL OLDU

“2023 kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu” ifadelerinin yer aldığı raporda, küresel ortalama yüzeye yakın sıcaklığın sanayi öncesi taban çizgisinin 1,45 santigrat derece üzerinde ölçüldüğü hatırlatıldı.

2014-2023 arasının tarihteki “en sıcak on yıllık dönem” olduğu bildirilen raporda, bu süreçteki on yıllık ortalama küresel sıcaklığın 1850–1900 yıllarındaki ortalamanın yaklaşık 1,20 santigrat derece üzerinde olduğu vurgulandı.

Raporda, 2023’te küresel olarak hazirandan aralığa kadar her ayda rekor düzeyde sıcaklık görüldüğü kaydedilirken, en büyük sıcaklık artışının 0,46-0,54 santigrat derece civarında yükselişle Eylül 2023’te yaşandığı ifade edildi.

“Küresel sıcaklıktaki uzun vadeli artış, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarının artmasından kaynaklanıyor.” bilgisi verilen raporda, 2023’ün ortasında La Nina’dan El Nino hava olayları koşullarına geçişin, 2023’te sıcaklığın hızlı yükselişine katkıda bulunduğu bildirildi.

2023’te küresel ortalama deniz seviyesinin, 1993’ten bu yana tutulan uydu kayıtlarına göre rekor seviyeye ulaştığı, bu durumun, devam eden okyanus ısınmasının yanı sıra buzulların ve buz tabakalarının erimesini de yansıttığı vurgulandı.

1950’DEN BERİ EN BÜYÜK KAYIP

Raporda, 2014-2023 küresel ortalama deniz seviyesi artış oranının, uydu kayıtlarının ilk on yılındaki (1993-2002) deniz seviyesi artış oranının iki katından fazla olduğu belirtildi.

Öncü verilere göre, küresel referans buzul setinin, hem Kuzey Amerika’nın batısı hem de Avrupa’daki aşırı erimenin etkisiyle (1950’den bu yana) kayıtlardaki en büyük buz kaybının yaşandığı kaydedilen raporda, İsviçre’deki buzulların son iki yılda mevcut hacimlerinin yaklaşık yüzde 10’unu kaybettiği aktarıldı.

Kuzey Amerika’nın batısında 2023’te, 2000-2019 dönemi için ölçülen oranlardan beş kat daha yüksek oranda buzul kaybının yaşandığı ve buradaki buzulların, 2020-2023 döneminde, 2020’ye kıyasla tahmini olarak hacimlerinin yüzde 9’unu kaybettiğine işaret edildi.

Hava koşullarından kaynaklanan tehlikeler 2023’te yerinden edilmeleri tetiklediği belirtilen raporda, “Bu durum, iklim şoklarının dayanıklılığı nasıl zayıflattığını ve en savunmasız nüfuslar arasında yeni koruma riskleri oluşturduğunu gösterdi.” ifadeleri kullanıldı.

ÇARPICI TÜRKİYE DETAYI

Aşırı hava ve iklim olaylarının tüm kıtalarda önemli sosyoekonomik etkilerinin olduğu, bunlar arasında büyük seller, tropikal kasırgalar, aşırı sıcaklık ve kuraklık ile bunlara bağlı kontrol edilemeyen yangınlar olduğu kaydedildi.

Raporda, “Akdeniz Daniel Kasırgası’ndan kaynaklanan aşırı yağışlarla bağlantılı sel felaketi eylülde özellikle Libya’da ağır can kayıplarına neden oldu, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye’yi de etkiledi.” ifadelerine yer verildi.

Aşırı sıcakların dünyanın birçok yerini etkilediği belirtilen raporda, özellikle temmuzun ikinci yarısında Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’nın çok etkilendiği hatırlatıldı.

333 MİLYON KİŞİYE ULAŞTI

İtalya’da sıcaklıkların 48,2 santigrat dereceye ulaştığı, Fas’ta ise termometrelerin 50,4 santigrat dereceyi gösterdiği bildirildi.

Raporda, iklim değişikliğinden dolayı dünya çapında akut gıda güvensizliği yaşayan insanların sayısı Covid-19 salgını öncesi 149 milyonken bu sayının 2023’te 333 milyon kişiye yükseldiği belirtildi.

‘İMDAT’ ÇAĞRISI

Basın toplantısına video mesaj yollayan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, iklimle ilgili yaşanan olaylar karşısında “Dünya imdat çağrısında bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“ALRM ZİLLERİ ÇALIYOR”

Fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan kirliliğin iklim dengesini “kaosa” sürüklediğini kaydeden Guterres, alarm zillerinin her alanda çaldığını bildirdi.

Guterres, sıcaklığın rekor seviyeye ulaştığını, deniz seviyelerinin yükseldiğini ve deniz suyu ısısının arttığını, buzulların çok daha hızlı eridiğini anımsatarak, “Tüm bunların etkisi çok şiddetli, acımasız ve ölümcül bir hızla artıyor.” uyarısını yaptı.

Acilen harekete geçilmesi gerektiğine işaret eden Guterres, iklim değişikliğindeki hıza oranla radikal adımlar atılması ve sürdürülebilir kalkınmaya uygun hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

WMO’DAN IKLIM KONUSUNDA EYLEME GEÇME ÇAĞRISI

WMO Genel Sekreteri Saulo, bu raporun, insanlığın iklim kriziyle ilgili karşı karşıya olduğu zorlukları gösterdiğine işaret etti.

Artan gıda güvensizliği, insanların yer değiştirmeleri ve biyolojik çeşitlilik kaybının savunmasız nüfuslar için tehdit oluşturduğunu vurgulayan Saulo, şunları kaydetti:

“Aşırı iklim koşulları, sıcak hava dalgaları, seller, kuraklıklar, kontrol edilemeyen yangınlar ve yoğun tropikal kasırgalar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tamamını baltalıyor, her yıl milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplara neden oluyor. İklim eyleminin maliyeti yüksek görünebilir ancak bu konudaki eylemsizliğin maliyeti çok daha yüksek.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yayimlanan-son-rapor-dunyanin-sonu-mu-geliyor-dedirtti-carpici-turkiye-detayi/feed/ 0
IMF’den yapay zeka çağrısı: En üst düzeye çıkarılmalı… https://www.foxhaber.com.tr/imfden-yapay-zeka-cagrisi-en-ust-duzeye-cikarilmali/ https://www.foxhaber.com.tr/imfden-yapay-zeka-cagrisi-en-ust-duzeye-cikarilmali/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:42:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4397 IMF, 28-29 Şubat’ta Brezilya’nın Sao Paulo kentinde düzenlenecek G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı öncesi “G20 Gözlem Notu” raporunu yayımladı.

Raporda, küresel ekonominin “yumuşak iniş” yolunda göründüğü ancak aktivite ve büyüme beklentilerinin zayıf kalmaya devam ettiği aktarıldı.

Para politikasının 2024’te bir miktar gevşemesinin beklendiğine değinilen raporda, ancak orta vadeli büyüme beklentilerinin zayıf kalmaya devam ettiği, bunun zayıf üretkenlik artışı, yaşlanma, jeoekonomik ayrışma ve iklim kırılganlıkları gibi zorlukları yansıttığı bildirildi.

Raporda, yüksek ve artan kamu borcu seviyeleri nedeniyle, kamu finansman koşullarının orta vadede zorlu olmaya devam etmesiyle mali sürdürülebilirliğin de test edildiği dile getirildi.

“İKLİM KIRILGANLIKLARI BASKI OLUŞTURUYOR”

Orta vadede, zayıf büyüme beklentilerinin aynı zamanda korumacılığa başvurma riskini de artırdığı belirtilen raporda, bunun da halihazırda ticareti ve finansal entegrasyonu engelleyen jeoekonomik ayrışmanın oluşturduğu tehdidi artırdığı aktarıldı.

Raporda, iklim kırılganlıklarının orta vadeli küresel büyüme beklentileri üzerinde baskı oluşturduğu vurgulanarak, küreselleşmenin hızı yavaşlamış olsa da dijital hizmet ticareti ve yapay zeka dahil olmak üzere büyüme fırsatlarının doğru şekilde değerlendirildiği takdirde varlığını koruduğu ifade edildi.

“G-20 ÇABALARINI HIZLANDIRMALI”

Raporda, maliye ve para politikasının uygun kombinasyonun, borç, fiyat ve finansal istikrarın sağlanmasında kritik öneme sahip olacağı vurgulandı.

Küresel zorlukların üstesinden gelinmesi ve küresel fırsatlardan yararlanılması için çok taraflı eylemlere ihtiyaç olduğu belirtilen raporda, “G-20 politika yapıcıları, iklim değişikliği tehdidini hafifletme, iklim dönüşümünü destekleme ve Afrika’nın büyüme potansiyelini ortaya çıkarmaya yardımcı olma çabalarını hızlandırmalı.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, özellikle çarpık ticaret politikalarından kaçınarak ayrışmayı yönetmek ve uluslararası para sisteminin dayanıklılığını güçlendirmek için işbirliğinin gerekli olduğu vurgulanarak, G-20’nin yapay zekanın benimsenmesinden sağlanan faydalardan tam olarak yararlanılırken risklerin en aza indirilmesinin sağlanmasında da önemli bir rolü olduğu kaydedildi.

YAPAY ZEKA VURGUSU

IMF Başkanı Kristalina Georgieva ise rapora ilişkin kaleme aldığı “G20, Dünya Ekonomisinin Son Zamanlardaki Dayanıklılığından Nasıl Yararlanabilir?” başlıklı blog yazısında, yapay zeka gibi trendlerin üretkenliği artırma ve büyüme beklentilerini iyileştirme vaadi taşıdığını aktardı.

Ülkeler ticaret ve sermaye akışlarını değiştirdikçe jeoekonomik ayrışmanın derinleştiğini belirten Georgieva, iklim risklerinin de arttığını ve tarımsal üretkenlikten ulaşımın güvenilirliğine, sigortanın mevcudiyeti ve maliyetine kadar ekonomik performansı şimdiden etkilediğini ifade etti.

Georgieva, “Gelecek yıllarda, jeoekonomik ayrışmayı yönetmek ve ticareti yeniden canlandırmak, eşitsizliği genişletmeden yapay zekanın potansiyelini en üst düzeye çıkarmak, borç darboğazlarını önlemek ve iklim değişikliğine yanıt vermek için küresel işbirliği gerekli olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Georgieva, çekirdek enflasyonun birçok ülkede yüksek kalması ve enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin devam etmesi nedeniyle, politika yapıcıların enflasyonun temelindeki gelişmeleri dikkatle izlemesi, çok erken veya çok hızlı gevşemeden kaçınması gerektiğini belirterek, ancak enflasyonun açıkça hedefe doğru ilerlediği durumlarda ise ülkelerin faiz oranlarının çok uzun süre yüksek tutulmamasının sağlaması gerektiğini kaydetti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imfden-yapay-zeka-cagrisi-en-ust-duzeye-cikarilmali/feed/ 0
Erzincan maden faciasında bilirkişilerin ön raporu hazır https://www.foxhaber.com.tr/erzincan-maden-faciasinda-bilirkisilerin-on-raporu-hazir/ https://www.foxhaber.com.tr/erzincan-maden-faciasinda-bilirkisilerin-on-raporu-hazir/#respond Mon, 19 Feb 2024 09:21:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3625 Erzincan’ın İliç ilçesinde toprak kaymasının meydana geldiği maden sahasında inceleme yapan bilirkişi heyeti, ön raporunu hazırladı. Aralarında A ve C sınıfı iş güvenliği uzmanı, çevre, jeoloji, inşaat ve ziraat mühendislerinin bulunduğu heyetin hazırladığı 27 sayfalık ön raporda, olayın iş kazası olarak nitelendirildiği, asıl işveren şirketin 4 farklı alt işveren firmayla çalıştığının tespit edildiği bilgisine yer verildi.

5 KİŞİ ASLİ KUSURLU

Raporda, aralarında operasyon direktörü vekili, proses oksit müdürü, oksit operasyon başmühendisi, oksit operasyon mühendisi, borulama şefinin yer aldığı 5 kişi asli kusurlu bulundu. Asıl işveren şirketin genel müdür yardımcısı ile alt işveren şirketlerde çalışan vardiya mühendisi, saha formeni, mühendis, formen, 4 şirket müdürünün yanı sıra 2 saha şefi de tali kusurlu olarak tespit edildi.

Asıl işveren şirketin genel müdür yardımcısının alt işveren şirketleri yeterince denetime ve gözetime tabi tutmadığı tespitine yer verilen raporda, bu yöneticinin tali kusurlu olduğu belirtildi.

DİREKTÖR VEKİLİ TEDBİR ALMADI

Raporda, operasyon direktörü vekilinin ehil yetkili biri olarak şantiyede ortaya çıkması muhtemel tehlikeli durumların belirlenerek risklere dönüşmesine yol açan faktörleri analiz ettirmediği, çalışanlarını risklerden korumak için gerekli tedbirleri aldırmadığı, iş yerinde çalışanların sağlıklarının olumsuz yönde etkilenmemesi hususunda gerekli gözetim ve denetim mekanizması kurdurmadığı, kurdurduysa da bunu uygulatmadığı, yetkili biri olarak sabah yığın liçinde oluşan çatlakların şantiyede olumsuzluklara yol açabileceği konusunda tedbirsiz davranış sergilediğinin tespit edildiği belirtilerek, meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı kaydedildi.

ÇATLAKLAR BİLİNİYORDU, ALTINDAKİ YOLU KAPATMADILAR

Proses oksit müdürünün yığın liçinde meydana gelen açıklık ve çatlaklıkların kısa zamanda olmaması hususu değerlendirildiğinde, iş yerinde yetkili biri olarak yığın liçinde gün içinde tespit edilen çatlakların artmasıyla büyük risk oluşturacağını bilmesine rağmen liç yığını altında bulunan yolun kapatılması talimatını vermediği (eğer verilmiş olsaydı yığın liçi altında çalışan olmayacaktı) ve bu konuda tedbirsiz davranış sergilediği, dolayısıyla oluşan çatlakları ehil biri olarak çok büyük risk oluşturacağını bilmesine rağmen bunları göz ardı ettiği ve tehlikeli davranış sergilediğinin belirlendiği kaydedilen raporda, söz konusu kişinin olayda asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı aktarıldı.

ÇATLAKLAR İÇİN DEFALARCA UYARILDI

Raporda, oksit operasyon başmühendisinin de yığın liçinde meydana gelen çatlaklar konusunda iş güvenliği uzmanı tarafından defalarca uyarılmasına rağmen solüsyon verdiği ve yığın liçinde hareketi hızlandırdığı, çatlakların belli aralıklara gelmesini gördüğü halde bunu hiçe saydığı, bu riskli durumu bilmesine rağmen alanın boşaltılması konusunu göz ardı ederek çalışanların can güvenliklerini tehlikeye attığının tespit edildiği vurgulanarak, kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirildi.

Raporda, oksit operasyon mühendisi ile ilgili de üretim mühendisi olarak yığın yapılan serbest malzemenin çimento şerbetinin birbirine yeterince aderans sağlayıp sağlamadığının kontrolünü göz ardı ettiği, eğer göz ardı edilmeseydi derin çatlakların oluşmayacağı kaydedildi.

Mühendisin malzeme depolama esnasında şev açısı, (zemin yüzeyinin yatayla yaptığı açı) şev durabilitesi ve benzeri parametreleri göz ardı ettiği, meydana gelen çatlaklar hususunda gerekli uyarılar yapılmasına rağmen bunları dikkate almadığı, üretim mühendisi olarak yığınlarda çatlaklar oluşmaması veya akmaması için sahada imalat aşamasında yeterli planlamanın eksik olduğu ve bu çatlakların akmalara yol açacağını ehil biri olarak bilmesine rağmen bu işlere devam ettiği ve alanı güvenli hale getirmediğinin tespit edildiği belirtilen raporda, kazada asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı vurgulandı.

SOLÜSYON ISRARI TOPRAĞIN HAREKETİNİ HIZLANDIRDI

Raporda, borulama şefinin iş tecrübesi dikkate alındığında, meydana gelen çatlakların normal olmadığını bilmesi gerekmesine rağmen solüsyona devam ettiği ve devam eden solüsyonun malzemenin hareketini hızlandırdığı, bu nedenle de kazada borulama şefinin de asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtildi.

İŞÇİLERİN CANINI HİÇE SAYDILAR

Alt işveren şirketlerin vardiya mühendisi, saha formeni, mühendisi, müdürleri ile saha şeflerinin çalışma ortam ve gözetimi yapmadıkları ifade edilen raporda, riskli durumları göz ardı ederek işçilerin can güvenliklerini hiçe saydıkları, meydana gelen kazada tali kusurlu oldukları görüşüne yer verildi.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI ÇATLAKLAR İÇİN UYARMIŞ

Raporda ayrıca, Hibliç bölge sorumlusu iş güvenliği uzmanının, yığın liçinde meydana gelen çatlaklarla ilgili üretim mühendislerini uyardığı, sorumluluklarını yerine getirdiği, risk analizi yaparak işverene önerilerde bulunduğuna değinilerek, kazada bir kusurunun olmadığı kanaatine ulaşıldı.

Raporda, olaydan bir gün önce işe başlayan maden mühendisinin kusuru olmadığı belirtildi. Ayrıca raporda, jeoteknik mühendisiyle ilgili de “tahkikat dosyası tamamlandığında gerekli incelemeler yapılarak kusur durumunun değerlendirileceğine” ilişkin ifadeler yer aldı.

İliç’e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erzincan-maden-faciasinda-bilirkisilerin-on-raporu-hazir/feed/ 0
Kaplumbağa raporunda Köyceğiz uyarısı: İnsan girişi yasaklansın https://www.foxhaber.com.tr/kaplumbaga-raporunda-koycegiz-uyarisi-insan-girisi-yasaklansin/ https://www.foxhaber.com.tr/kaplumbaga-raporunda-koycegiz-uyarisi-insan-girisi-yasaklansin/#respond Sat, 27 Jan 2024 21:18:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2692 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) iş birliğinde yürütülen ‘Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme’ projesinin sonuç raporu tamamlandı. Raporda, Dalyan kumsalının gerisindeki lagünden başlayarak, Yenidünya olarak anılan bölgede sazlık kaybının 40 yılda 32 hektar olduğu belirtildi.

ÇALIŞMALAR BİR YIL SÜRDÜ

Muğla’nın Ortaca ilçesinde faaliyet gösteren DEKAMER ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi’ndeki sazlıkların dağılımı, İztuzu Plajı’nı oluşturan kıyı okunun zamansal değişimi, tuzlu ve tatlı su kütlelerinin etkileşim gösterdiği geçiş bölgelerinin tespit edilmesi, Dalyan Deltası-Köyceğiz Gölü ekosisteminin tehdit altında olmasının nedenleri, Dalyan kanallarındaki bozulmaların araştırılması ve Dalyan Deltası’nın sağlıklı görünümüne kavuşması için ‘Deniz Kaplumbağaları Koruma ve İzleme Projesi’ başlatıldı. 1 yıl süren çalışmaların ardından tamamlanan projenin sonuç raporu açıklandı.

BÖLGEDE İNŞAAT UYARISI

Fotoğraflarla desteklenen 50 sayfalık raporda, Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yapılacak inşaatın sistemin geri dönüşümsüz bozulmasına yol açılabileceği, bölgedeki değişimin yıllara yayıldığı, uygulanacak rejeneratif yöntemlerin etkilerinin uzun yıllarda alınabileceği, uygulamaların etkilerinin her yıl düzenli izlenmesi, müdahalelerin yol açabileceği beklenmeyen olumsuz etkilerin erken tespiti açısından önemli olduğu yer aldı.

Dalyan kumsalının gerisindeki lagünden başlayarak yenidünya olarak anılan bölgede sazlık kaybının 40 yılda 32 hektar olduğu, sazlıkların azalması noktalarında sabit örnekleme alanları oluşturularak izlenmesi gerektiği belirtildi. Raporda, saz boyu ve sağlığının tatlı su etkisinin yüksek olan alanlarda iyi seviyede olduğu bildirildi.

İNSAN GİRİŞİ ENGELLENMELİ

İztuzu Plajı’nın batısında yer alan Köyceğiz Gölü ile deniz arasındaki su akışını sağlayan gideğendeki genişlemenin hem CORINE (Coordination of Information on the Environment – Çevresel Bilginin Koordinasyonu) verilerinde, hem de Google Earth uydu görüntülerinde tespit edildiği raporda vurgulandı. Bu durumun önüne geçilmesi için kalıcı olmayan kum tutucu bariyer uygulamasının yapılması gerektiği, bu alana insan girişinin engellenmesi ve vejetasyonun hızlıca yayılması, aynı zamanda kum tutum hızının artırılması gerektiği anlatıldı.

KUMUL ALAN TEHDİT ALTINDA

Raporda, tuzluluğun değişmesi, sazlık köklerinin tuzdan daha fazla etkilenmesine ve tolerans sınırlarının aşılmasına yol açarak vejetasyonun yok olmasına sebep olduğunun düşünüldüğüne dikkat çekildi. Tuzluluğun değişmesinin Köyceğiz Gölü yönlü akıntının debisini değiştirdiği, Dalyan kumsalı boğaz ağzında kumul hareketlerini olumsuz etkilediği ve kıyı erozyonuna yol açtığı da ifade edildi. Bu durumun deniz kaplumbağaları için kritik öneme sahip olan önemli bir kumul alanın tehdit altına girmesine neden olduğu kaydedildi.

TEKNELERİN HAREKETLİĞİ İNCELENMELİ

Teknelerin göl alanında yarattığı hareketliliğin göl ekosistemi açısından incelenmesinin önem arz ettiğinin de altı çizilen raporda ayrıca, konut sayısında meydana gelen artışla birlikte artan şebeke suyu ihtiyacı ve atık yükünün, alanların yakın çevresindeki su varlığının kullanımına ve çeşitli kirlenmelere sebep olacağı, deniz kaplumbağası yuva yoğunluğunun çok fazla olduğu boğaz ağzı bölgesinde artan erozyon nedeniyle kumsalın büyük ölçüde değişime uğramaya başladığına da yer verildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kaplumbaga-raporunda-koycegiz-uyarisi-insan-girisi-yasaklansin/feed/ 0