Konuya vakıf iki kaynağa göre, İsrailli üst düzey yetkililer, İsrail’e silah sevkiyatını durdurma kararından dolayı Biden yönetimine “derin hayal kırıklığı” yaşadıklarını bildirdi.
Yetkililer ayrıca, silah sevkiyatının durdurulması kararının esir takası müzakerelerini tehlikeye atabileceği konusunda Washington yönetimini uyardı.
Kaynaklara göre, İsrailli yetkililer, ABD’li muhataplarına sadece silah sevkiyatının askıya alınma kararından değil, aynı zamanda konunun medyaya sızdırılmasından da rahatsızlık duyduklarını iletti.
ABD SAVUNMA BAKANI, SEVKİYATIN DURDURULDUĞUNU DOĞRULADI
Amerikan medyasında yer alan, adı açıklanmayan bazı ABD’li yetkililere dayandırılan haberlerde, ABD’nin İsrail’e bazı silahların sevkiyatını geçici olarak durdurduğu ve sürecin Refah’taki gelişmeler kapsamında değerlendirildiği belirtilmişti.
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, bugün İsrail’in Refah’a yönelik kapsamlı bir kara saldırısı bağlamında bu ülkeye yakında gönderilecek silahlarla ilgili bir değerlendirme sürecinde olduklarını ve bu süreç devam ederken bazı silahların sevkiyatını askıya aldıklarını doğruladı.
Austin, İsrail’in Refah’a yönelik kapsamlı bir kara saldırısı düzenlemesini istemediklerini, bu konudaki net mesajlarını Tel Aviv’deki muhataplarına aktardıklarını ve Biden yönetimi olarak bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini söyledi.
Austin, “İsrail’in kendini savunma araçlarına sahip olduğundan emin olmaya devam edeceğiz. Ancak şu anda Refah’taki gelişmelerin seyri bağlamında yakın zamanda (İsrail’e) gönderilecek güvenlik desteği sevkiyatlarını değerlendiriyoruz. Mevcut durumu değerlendirirken içinde yüksek miktarda mühimmat barındıran bir sevkiyatı durdurduk.” dedi.
“GAZZE’Yİ HASSAS OLMAYAN FÜZELERLE VURURUZ”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun partisi Likud Milletvekili Tali Gottlieb, İsrail Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Joe Biden yönetiminin geçen hafta İsrail’e gönderilecek ABD yapımı mühimmat sevkiyatını durdurmasına tepki gösterdi.
Sevkiyatın durdurulmasına karşılık Gazze’yi hedef alacakları tehdidinde bulunan Gottlieb, şunları söyledi:
“ABD bizi hassas saldırı füzeleri vermemekle tehdit ediyor. Evet, ABD’ye haberlerim var. Bizim de hassas olmayan füzelerimiz ve kendimizi koruma hakkımız var. Bu yüzden belki hassas füzeler kullanarak belirli bir odayı veya binayı yıkmak yerine hassas olmayan füzelerimizi kullanarak (Gazze’de) on binayı çökertirim. On bina. Kullanacağım. Yapacağım şey bu.”
BIDEN, REFAH SALDIRISINA KARŞI
Biden yönetimi, İsrail’in Refah’ta sivilleri korumaya yönelik gerçekçi bir plan içermeyen herhangi bir kapsamlı kara saldırısına karşı çıkıyor.
Biden ve Batılı yetkililerin, Refah’a yönelik olası kara saldırısının daha çok sivil ölümüne ve insani krizin büyümesine neden olacağı uyarılarına rağmen Netanyahu, yaklaşık 1,5 milyon yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı Gazze’nin güneyindeki Refah kentine saldırının yapılacağını duyurmuştu.
İsrail ordusu, yaklaşık 1,5 milyon yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığı Refah bölgesine dün kara saldırısı başlatarak Gazze’nin Mısır’a açılan sınır kapısının Filistin tarafını ele geçirdiğini duyurmuştu. Refah’ın doğusundaki kara saldırıları devam ederken İsrail ordusu sık sık bölgeye hava saldırıları düzenliyor.
Öte yandan, ABD Kongresi’nde Demokrat Partili 88 üye, İsrail’in Filistinli sivillere yönelik insani yardımları kasten engellediğine dair inandırıcı iddialar bulunduğunu belirterek, Biden’a ABD yasalarına göre İsrail’e yapılan yardımları yeniden gözden geçirme çağrısında bulunmuştu.
]]>7 Ekim’in ardından Gazze’de durumun her gün kötüleştiğine dikkati çeken Guterres, insani ateşkes, esirlerin acilen ve koşulsuz serbest bırakılması ve insani yardımın artırılması için çok kez çağrıda bulunduğunu anımsatarak, henüz bunun gerçekleşmediğini ancak müzakerelerin tekrar başlatıldığını kaydetti.
Guterres, “Gazze’deki halk, esirler ve İsrail’deki aileleri, bölge ve dünya için İsrail ve Hamas liderlerini anlaşma sağlamaları için güçlü bir şekilde teşvik ediyorum. Eğer anlaşma sağlanmazsa, Gazze ve bölgedeki durum çok daha hızlı bir şekilde kötüleşir.” uyarısında bulundu.
REFAH’A SALDIRIYA KARŞI GÜÇLÜ İKAZ
Refah’a yönelik hava saldırılarının arttığına işaret eden Guterres, “Refah’a yönelik bir askeri saldırı dayanılmaz bir şekilde gerginliği arttırır, binlerce sivilin ölümüne yol açar ve yüz binlerce kişiyi yerinden eder. Bunun, Gazze’deki Filistinliler, işgal altındaki Batı Şeria ve bölge için korkunç sonuçları olur.” ifadesini kullandı.
Hem BM Güvenlik Konseyi üyeleri, hem de diğer ülkelerin Refah operasyonuna açık bir şekilde karşı çıktığının altını çizen Guterres, “İsrail üzerinde nüfuzu olan ülkelerin var gücüyle Refah’a operasyonu engellemeleri için çağrıda bulunuyorum.” vurgusunu yaptı.
Gazze’nin kuzeyinde çocuklar ve engelli kişilerin açlık ve hastalıktan öldüğünü ifade eden Guterres, “İnsan eliyle oluşturulan ve engellenebilen kıtlığın önüne geçmek için her şeyi yapmalıyız.” dedi.
Korkunç bir trajediyi engellemek için her türlü baskıyı uygulamanın önemli olduğuna işaret eden Guterres, Gazze’ye yardım önündeki en büyük engelin insani yardım çalışanlarının güvende olmaması olduğunu, insani yardım konvoyları, tesisleri, personeli ve ihtiyaç sahiplerinin hedef olmaması gerektiğini kaydetti.
Hava ve denizden yardımı da memnuniyetle karşıladıklarını ancak bunların kara yoluna alternatif teşkil etmediğini ifade eden Guterres, İsrailli yetkililerin güvenli, hızlı ve engelsiz yardıma izin vermeleri çağrısını yineledi.
TOPLU MEZARLARA ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI
Gazze’de sağlık sisteminin yok edildiğini ve “bazı hastanelerin mezarlığa dönüştüğünü” vurgulayan Guterres, Gazze’nin farklı yerlerinde bulunan toplu mezarlara ilişkin haberleri derin endişeyle takip ettiğini, sadece Nasir Hastanesi’nde 390 cesedin çıkarıldığına dikkati çekti.
Toplu mezarlara ilişkin farklı iddiaların bulunduğunu, bazı kişilerin yasa dışı yollarla öldürülerek gömüldüklerinin iddia edildiğini anımsatan Guterres, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Adli tıp uzmanlığı bulunan, bağımsız, uluslararası soruşturmacılara bu alanlara acilen giriş izni verilmesi şart. Yüzlerce Filistinlinin hangi koşullar altında hayatlarını kaybettikleri ve gömüldüklerinin bilinmesi gerekiyor. Yakınlarını kaybeden ailelerin buna hakkı var. Dünyanın uluslararası hukuk ihlallerinin cezalandırıldığını görmeye hakkı var.”
UNRWA’YA DESTEK ÇAĞRISI
BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) tarafsızlığına ilişkin Bağımsız İnceleme Grubu’nun raporunun ardından tavsiyeleri uygulamak için eylem planı oluşturulduğunu dile getiren Guterres, UNRWA’ya fonlarını askıya alan birçok ülkenin tekrar fon sağlamaya başladığını bildirdi.
Guterres, bazı üye ülkelerin ise ilk kez UNRWA’ya destek olmaya başladığını belirterek, özel donörlerin de cömertliğine karşın hala fon açığı olduğu bilgisini paylaştı.
“UNRWA’nın operasyonlarını sürdürebilmesi için tüm üye ülkelere, geleneksel ve yeni donörlere cömertçe katkı sağlama çağrısında bulunuyorum.” diyen Guterres, UNRWA’nın varlığının bölge için umut ve istikrar kaynağı olduğunu bildirdi.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME VURGU
Antonio Guterres, “Şimdi iki devletli çözüm için umut ve katkılarımızı sunma zamanı.” diyerek, bunun sürdürülebilir barış ve güvenlik için tek yol olduğunu ifade etti.
BM Genel Sekreteri, BM’nin işgalin sonlandığı, Gazze’nin de parçası olduğu tamamen bağımsız, demokratik ve egemen Filistin devletinin kurulduğu barış sürecini desteklediğini sözlerine ekledi.
]]>Açıklamada, Halevi’nin, İsrail Güney Bölgesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman ve bazı komutanlarla yaptığı görüşmelerin ardından Gazze Şeridi’ndeki savaşı sürdürme planlarını onayladığı aktarıldı.
İsrail’in “Walla” internet sitesindeki habere göre, Genelkurmay Başkanı’nın görüşmeler sırasında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ı işgal etme yönündeki operasyonel planları onayladığı aktarıldı.
İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de bugün yaptığı açıklamada, Binyamin Netanyahu başbakanlığındaki hükümetin Refah’ı işgal etmediği müddetçe var olma hakkının bulunmadığını söylemişti.
HAMAS YARIN AÇIKLAMA YAPACAK
“Al Qahera News”in haberine göre, Halil el-Hayye başkanlığındaki Hamas heyeti, hareketin Gazze’deki ateşkes önerisine ilişkin yanıtını iletmek üzere pazartesi günü Kahire’ye gelecek.
AA muhabirine konuşan isminin açıklanmasını istemeyen Filistinli bir kaynak da Hayye başkanlığındaki Hamas heyetinin Gazze’deki ateşkes önerisine ilişkin yanıtını iletmek üzere yarın Mısır’a geleceğini doğruladı.
Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, dün, İsrail’in, 13 Nisan’da arabulucu Mısır ve Katar’a ilettiği esir değişimi ve ateşkes anlaşmasına dair tutumuna ilişkin resmi yanıtını aldığını duyurmuştu.
Hamas Siyasi Büro Üyesi Halil el-Hayye, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, İsrail ile dolaylı müzakerelerde esnek bir tutum sergilediklerini ancak Tel Aviv yönetiminin Gazze’ye yönelik savaşı bitirmeyi reddederek süreci uzattığını söylemişti.
İstihbarat Şefi Abbas Kamil’in başkanlığındaki Mısır heyeti de İsrail ile Hamas arasında esir takası müzakerelerini görüşmek için dün İsrail’e gitmişti.
İsrail hükümetinin, Hamas ile esir takası müzakerelerine “son bir şans vermeye hazır olduğunu” ancak müzakerelerde ilerleme kaydedilmezse Refah’a kara saldırısı başlatacağı mesajını Mısır tarafına ilettiği bildirilmişti.
REFAH NEDEN ÖNEMLİ?
Gazze’nin güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah şehri, İsrail saldırılarından önce yaklaşık 280 bin Filistinliye ev sahipliği yapıyordu. İsrail’in 7 Ekim’deki saldırıları nedeniyle 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi’nde 1,9 milyon kişi yerinden oldu.
Yerinden edilen Filistinlilerin büyük bölümü, İsrail’in daha önce “güvenli olduğunu” iddia ettiği Refah’a sığındı. Kuzey bölgelerden gelenlerle Refah’ın nüfusu 4 katından fazla artarak 1,5 milyona ulaştı.
Yeterli konut olmaması nedeniyle Refah’a sığınan Filistinlilerin büyük bir bölümü derme çatma çadırlardan oluşan kamplarda yaşam mücadelesi veriyor.
İsrail güçleri, Refah kentini sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor. İsrail’in Refah kentine kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi’nde sığınacak bir yerinin kalmayacağından endişe ediliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 9 Şubat’ta İsrail ordusu ve güvenlik teşkilatına “Refah’a saldırı planı hazırlanması” talimatını vermişti.
MERON HAVA ÜSSÜNE SALDIRI
İbranice yayın yapan Kanal 7 televizyonuna göre, dün gece Lübnan’ın güneyinden İsrail’in kuzeyine yoğun füze saldırısı yapıldı.
Saldırı sonucu yaralanan bir askerin Zeif Safad Hastanesi’ne kaldırıldığı ve tedavinin ardından taburcu edildiği belirtildi.
İsrail’in kuzeyindeki Yukarı Celil bölgesinde bulunan Bar Yohai yerleşim birimi ve Meron Hava Üssü güzergahında Lübnan topraklarından 26 füzenin geçiş yaptığı ve sınırı geçen bazı füzelerin imha edildiği bazılarının da boş alana düştüğü belirtildi.
Televizyon kanalı, saldırının ardından İsrail Hava Kuvvetlerinin karşılık olarak, Lübnan’ın güney sınırındaki Maron Ras beldesinde bulunan Hizbullah hedeflerini vurduğunu ayrıca, Tayr Harfa ve Yarin beldelerindeki Hizbullah’ın askeri altyapısını tahrip ettiğini kaydetti.
Öte yandan Lübnan resmi haber ajansı NNA, İsrail saldırısını doğrularken, savaş uçaklarının gece yarısı öncesinde Tayr Harfa ve Dahira beldelerinin çevresine düzenlediği saldırılarda evlere ve tarım alanlarına büyük zarar verdiğini duyurdu.
Lübnan’daki İran destekli Hizbullah’tan yapılan açıklamada ise, sınır hattı üzerinde yer alan Meron yerleşim birimi ve çevresinin onlarca katyuşa füzesiyle hedef alındığı ifade edilmişti.
Son verilere göre, İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023’ten beri devam eden çatışmalarda 287 Hizbullah mensubu, 56 Lübnanlı sivil, 18 Emel Hareketi, 13 Hamas, 12 İslami Cihad mensubu ile 7 İsrailli sivil ve 12 asker öldü.
]]>
İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki İsrailli yetkili ve iki bölge yetkilisi ordudaki yetkililerin bahsi geçen sürede Hamas’ın geri kalan imkanlarına önemli ölçüde zarar verebileceklerini, böylece hedefli hava saldırıları ve özel ekip operasyonlarının düzenleneceği daha az yoğunluklu bir döneme geçişin önünü açabileceklerini düşündüklerini belirttiler.
İsrail’in eski istihbarat yetkililerinden olan ve Filistinlilerin biri 1980’ler biri de 2000’lerde olmak üzere iki ayaklanmasında da müzakereci olarak yer alan Avi Melamed ise, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun hükümetinin Refah’a kara hârekatı düzenlememesi yönündeki uluslararası çağrılara kulak verme olasılığının düşük olduğunu söyledi.
Melamed, “Refah, Hamas’ın kontrolünde kalan son kale ve burada İsrail’in bu savaştaki hedeflerine ulaşmak için etkisiz hâle getirmesi gereken taburlar bulunuyor” dedi.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Cuma günü İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) Refah’ta Hamas militanlarını, komuta merkezlerini ve tünellerini hedef alan operasyonlar planladığını söylemiş ancak herhangi bir tarih vermemişti. Gallant, sivil ölümlerinin önüne geçmek için “olağanüstü tedbirler” alındığının altını çizmişti.
Basın toplantısında konuşan Gallant “Gazze’de 24 bölgesel tabur vardı, bunların 18’ini dağıttık. Şimdi Hamas’ın yeni ağırlık merkezi Refah” dedi.
Dünya liderleri ise Refah hârekatının bir insani krize yol açmasından endişeleniyorlar.
İsrail üzerindeki diplomatik baskıların arttığı geçen haftada, ABD Başkanı Joe Biden İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile telefonda görüşmüş Refah’ta sivilleri korumak üzere güvenilir ve uygulanabilir bir plan olmadan kentte askeri operasyona başlamaması gerektiği uyarısında bulunmuştu.
Netanyahu, “mutlak zafer” sözü verse de sivillerin hârekat öncesinde savaş alanını terk etmelerine izin verileceğini söylemişti.
İsrail ordusu, bir milyondan fazla insanı Gazze Şeridi’ndeki yıkıntıların arasından nasıl aktaracağını açıklamadı.

“TARAMADAN GEÇİRECEKLER”
İsrailli bir güvenlik kaynağına ve adının açıklanmasını istemeyen bir uluslararası yardım yetkilisine göre, Gazzeliler kuzeye gönderilmeden önce içlerindeki Hamas savaşçılarının tespiti için taramadan geçirilebilirler. Başka bir İsrailli kaynak ise İsrail’in Refah kentinin kuzeyinde yüzen bir iskele inşa ederek uluslararası yardımların ve hastane gemilerinin deniz yoluyla ulaşmasını sağlayabileceğini söyledi.
Öte yandan İsrailli bir savunma yetkilisi, Filistinlilerin Gazze Şeridi’nin kuzeyine toplu hâlde dönmelerine izin verilmeyeceğini, Refah çevresindeki çalılık alanların çadır kentler için bir seçenek olabileceğini söyledi.
BÖLGE GÜVENLİ DEĞİL
Bununla beraber, bölge yetkilileri patlamamış mühimmatların hâlâ temizlenmediği ve elektrik ile suyun olmadığı kuzeydeki bölgeye çok sayıda insanın taşınmasının güvenli olmayacağını belirttiler.
İki hükümet arasındaki görüşmelere yakın olan bazı yetkililer, sivillerin güvenli bir şekilde bölgeden çıkartılması konusunda İsrail’in yeterli hazırlığı yaptığına dair ABD’nin şüphelerinin olduğunu ifade etti. ABD Başkanı Joe Biden Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail’in Refah’a yönelik “büyük” kara harekâtının yakın zamanda olmasını beklemediğini belirtmişti.
Katar’da bulunan Hamas’ın bir yetkilisi Reuters’a yaptığı açıklamada, örgütün dört aydır süren çatışmalarda tahminen 6 bin savaşçısını kaybettiğini belirtti. İsrail’in 12 bin Hamas savaşçısını öldürdüğünü açıklamıştı.
“HAMAS AYAKTA VE YAŞIYOR”
Adının açıklanmasını istemeyen Hamas yetkilisi, Hamas’ın Gazze’de savaşmaya devam edebileceğini ve Refah kenti ile Gazze’nin merkezinde uzun bir savaşa hazırlıklı olduklarını söyledi ve şunu ekledi:
“Netanyahu’nun seçenekleri zor, bizimkiler de öyle. Gazze’yi işgal edebilir ama Hamas hâlâ ayakta ve savaşıyor. Hamas’ın liderlerini öldürme ya da Hamas’ı yok etme hedeflerine ulaşamadı.”
“REFAH’TA BOŞ YER KALMADI”
İsrail, Hamas militanlarının 7 Ekim 2023’te ülkeye eş zamanlı saldırılar düzenleyerek 1,200 İsrailliyi öldürmeleri ve 253 kişiyi rehin almalarının ardından Gazze’de harekât başlatmıştı. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 28,000’den fazla Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail’in saldırılarıyla Gazze’nin büyük kısmı enkaz haline geldi. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde çatışmalar devam ederken, İsrail’in Hamas savaşçılarından arındırdığını iddia ettiği kuzey bölgelerde de ara sıra çatışmalar yaşanıyor.
Gazze’de yaşayan 2,3 milyon kişinin yüzde 85’inden fazlası evsiz kaldı. Gazze’de evsiz kalanların çoğu, savaş öncesi nüfusu yaklaşık 300 bin olan Refah kentine sığındı.

Gazze’deki savaştan kaçarak ailesiyle birlikte Refah’a sığınan 55 yaşındaki Emad Joudat, “Refah’ta boş yer yok, bir buçuk milyondan fazla insan var. Dünya bunu biliyor mu? Tanklar girerse katliam yaşanacak” dedi.
Refah’ta yiyecek ya da suyu olmayan bir çadır kentte yaşayan beş çocuk babası olan Joudat, “Büyük ailemin sorumluluğu benim üzerimde. Kendimi çaresiz hissediyorum çünkü İsrail bu bölgeye saldırı başlatırsa ailemle birlikte nereye gideceğimi bilmiyorum” dedi.
REFAH AÇIKLAMALARI
Mısır, Refah sınırını kapattı. Mısır, Filistinlilerin Gazze’den göç ettirilmesine karşı çıkışını, 1948’de İsrail’in kuruluşunu çevreleyen savaşta 700 bin Filistinlinin şiddet kullanılarak evlerinden edildiği ya da zorla göç ettirildiği “Nakba”nın ya da “felaket”in tekrarlanmasını reddeden, daha kapsamlı bir Arap reddinin parçası olarak tanımladı.
Üç güvenlik kaynağı 16 Şubat’ta Reuters’a yaptığı açıklamada Mısır’ın, Gazze Şeridi sınırında, İsrail’in Refah kentine saldırması hâlinde Filistinlilerin olası toplu göçü sırasında sığınabilecekleri bir alan hazırladığını belirtmişti.
Mısır hükümeti ise bu yönde bir hazırlığın olduğunu reddetmişti.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, İsrail’in Filistinli sivillerin Mısır’a gönderilme niyeti olmadığını açıkladı.
İsrail’in eski istihbarat yetkilisi ve müzakerecisi Melamed, Hamas’ın rehine müzakerelerinde geri adım atması ve 7 Ekim’de rehin aldığı İsrailli rehineleri İsrail’e geri göndermesi durumunda, İsrail’in Refah’a hârekatında gecikme yaşabileneğini söyledi.
Üst düzey bir bölgesel güvenlik yetkilisi, İsrail’in bazı Hamas komutanları ve rehinelerin Refah’ta olduğuna inandığını belirtti.
Hamas, Katarlı ve Mısırlı arabulucuların 29 Ocak haftasında gönderdikleri ve ABD ile İsrail’in de desteklediği ateşkes önerisine yanıt olarak Gazze’deki savaşı tamamen sonlandırmaya yönelik 7 Şubat’ta üç aşamalı, 135 günlük bir ateşkes planı önermişti.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hamas’ın Gazze’de savaşı sonlandırmaya yönelik ateşkes önerisini 7 Şubat’ta reddetmişti.
Netanyahu, Hamas’ın ateşkes için önerdiği şartların “hayal ürünü” olduğunu söylemişti. Netanyahu ayrıca zaferin aylar içinde mümkün olduğunu söyleyerek savaşmaya devam etmekte kararlı olduğunu ifade etmişti.
]]>Kahire yönetimi, Hamas’ın 2 hafta içinde İsrail ile esir takası ve ateşkes konusunda bir anlaşmaya varmaması durumunda İsrail ordusunun yüz binlerce Gazzelinin sığındığı Refah kentine kara saldırısı başlatacağı yönünde uyarıda bulundu.
İsrail basınında dün çıkan haberlere göre, Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine kara harekatı düzenlemesi durumunda 1979 yılında imzalanan İsrail-Mısır barış anlaşmasını askıya alacağını Tel Aviv yönetimine bildirdi.
“ORDU DURUMDAN RAHATSIZ”
İsrail gazetesi Yediot Ahranot’un haberine göre, Han Yunus kentindeki saldırılarını sona erdirmeye yaklaşan İsrail ordusu, Refah kentinde kara operasyonlarına hazırlanıyor.
1,4 milyon nüfusun bulunduğu Refah kentinde savaşın nasıl olacağı konusunda soru işaretlerinin olduğu aktarılan haberde, İsrail’in yakın gelecekte savaş bağlamında iki şey görmek istediğini, bunların da esir takası ve Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki sınır hattı Philadelphia Koridoru’yla (Selahaddin Koridoru) alakalı olduğu kaydedildi.
Mısır’ın karşı çıktığı Refah’a askeri operasyonların yapılması seçeneğinde, Kahire yönetiminin İsrail denetimi olmadan Refah Sınır Kapısı’ndan yardımların girişini sağlamasından endişe edildiği belirtildi.
Haberde, İsrail’in, Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi’ne giren her kamyonun güvenlik denetimini yapmasına olanak tanıyan Mısır ile koordinasyonunun eşi benzeri görülmemiş bir durum olduğu ve buna zarar vermenin Mısır’ın güvenliğinden daha fazla İsrail’in güvenliğine zarar vereceği değerlendirmesinde bulunuldu. Bu nedenle ordunun rahatsız olduğu ve denetim yapılmadan silah nakli yapılabileceği ihtimali konusunda uyardığı aktarıldı.
İsrail devlet televizyonunun dün yayınladığı habere göre, Mısır, Refah kentine kara harekatı düzenlemesi durumunda İsrail-Mısır Barış Anlaşmasını askıya alacağını İsrail’e bildirmişti.
İsrail-Mısır Barış Antlaşması, ABD’nin Washington şehrinde 26 Mart 1979 tarihinde, Camp David Sözleşmesinde alınan kararları takiben imzalandı. Anlaşmanın en önemli maddeleri arasında “taraflar arasındaki savaş halinin sona erdirilmesi, ilişkilerin normalleştirilmesi, İsrail’in Sina Yarımadası’ndaki askerlerini çekmesi ve bölgenin askerden arındırılması” yer alıyor.
REFAH’A SALDIRI SİNYALLERİ
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 1 Şubat’ta Gazze Şeridi’nin Han Yunus bölgesindeki İsrail birliklerini ziyaretinde yaptığı açıklamada, kara saldırılarını, Mısır sınırındaki Refah kentine taşıyacaklarını söylemişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 4 Şubat’taki açıklamasında, Refah kentine kara saldırısı başlatacaklarının işaretini vermişti.
İsrail devlet televizyonu KAN’ın 6 Şubat’ta siyasi kaynaklara dayandırdığı haberde, Refah kentinde operasyonlara başlamadan önce kentin tahliye edileceği belirtilmişti.
İsrail Başbakanlık Ofisinden 9 Şubat’ta yapılan açıklamada, Netanyahu’nun, ordu ve güvenlik teşkilatına, Gazze Şeridi’nin güneyine saldırı düzenlenmesi ve buraya sığınmış yaklaşık 1,5 milyon Filistinlinin yerinden edilmesi için gerekli planın hazırlanması talimatını verdiği kaydedilmişti.
REFAH’IN ÖNEMİ
Gazze Şeridi’nin güneyinde Mısır sınırında yer alan Refah kenti, İsrail saldırıları nedeniyle yerlerinden edilen binlerce kişinin kente sığınmasıyla birlikte 2,3 milyon nüfusa sahip Gazze’nin yaklaşık yarı nüfusuna ev sahipliği yapıyor.
İsrail güçleri, Refah kentini sık sık hava saldırılarıyla hedef alıyor. İsrail’in Refah kentine kara saldırısı başlatması halinde sivillerin Gazze Şeridi’nde sığınacak yerlerinin kalmayacağından endişe ediliyor.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 12 bini çocuk, 8 bin 190’ı kadın olmak üzere 28 bin 176 Filistinli öldürüldü, 67 bin 784 kişi yaralandı.
Enkaz altında hala binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.
]]>