Sabah – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Sat, 06 Jul 2024 21:16:24 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Daha mutlu bir gün için vazgeçmeniz ve yapmanız gereken 9 alışkanlık https://www.foxhaber.com.tr/daha-mutlu-bir-gun-icin-vazgecmeniz-ve-yapmaniz-gereken-9-aliskanlik/ https://www.foxhaber.com.tr/daha-mutlu-bir-gun-icin-vazgecmeniz-ve-yapmaniz-gereken-9-aliskanlik/#respond Sat, 06 Jul 2024 21:16:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8655 ABD merkezli bir psikolog olan Dr. Michele Leno, biraz pratik ve disiplinle mutlu sabahların sırrının zor olmadığını dile getiriyor.

Dr. Leno, sabahları bırakmanız gereken dört ve bunların yerine yapmaya başlamanız gereken beş alışkanlığı şu şekilde sıralıyor…

YAPMAYIN: Güne hızlı bir başlangıç yapmak için e-postalarınızı kontrol etmeyin

İyi bir şey yaptığınızı düşünebilirsiniz, ancak Dr. Leno bunun yerine sadece sabahınıza gereksiz yere stres katıyor olabileceğinizi söylüyor.

Sabah ilk iş olarak telefonunuza uzanmamanız yönünde sık sık tekrarlanan tavsiyeyi duymuş olabilirsiniz. Ancak yatmadan önce telefon kullanımını kötü uyku kalitesine bağlayan çok sayıda çalışma olsa da sabah kullanımına ilişkin kanıtlar daha az kesindir.

Bir çalışma, “telefon molası” vermenin beyninizin gerçek bir mola vermesine gerçekten izin vermediğini gösterdi. Yani, ilk iş olarak telefonunuzu kontrol ettiğinizde beyninizin aşırı hızlandığını hissediyorsanız, nedeni bu olabilir.

YAPMAYIN: Yüksek sesli alarm sesiyle uyanmayın

Uyanmak için gürültüye ihtiyacınız olsa da, daha iyi bir uyanma deneyimine olanak tanıyan farklı sesler veya alarm saatleri denemelisiniz.

Dr. Leno, “Sizi uyandıran o büyük ses, çok fazla kaygıya neden olabilir. Neyin daha rahatlatıcı olduğunu bulun. Dünyada bizi kaygılandıran yeterince şey var.” dedi.

YAPMAYIN: Sorunu hemen çözmeye çalışmayın

İlk uyandığınızda kendinizi biraz sersem hissetmeniz normaldir. Bu duyguya uyku ataleti denir ve normalde 15 ila 60 dakika sürer. Bilim insanları bunun neden olduğunu tam olarak bilmese de bunun, gece boyunca beklenmedik veya istenmeyen uyanmalarda tekrar uykuya dalmanıza yardımcı olacak koruyucu bir önlem olabileceğini öne sürüyorlar.

Mesele şu ki, ilk uyandığınızda beyniniz en iyi durumda değildir.

Dr. Leno, “Sabah ilk iş olarak problemi çözmeye çalışmayın. Bazı şeyleri nasıl düzelteceğimi, nasıl çözeceğimi bulmaya çalışırken ben de çok suçluydum.” diyor.

YAPMAYIN: Dün ters giden şeylere odaklanmayın

Dr. Leno, “Bu çok ama çok zor bir şey” diye kabul ederken, uyanıp önceki gün sizi sinirlendiren bir şeyi düşünmenin kolay olduğunu ve “ne olursa olsun, kendimizi onunla tükettiğimizi” söyledi.

Bunun yerine zihninizi sinir bozucu konudan uzaklaştırmaya çalışın. Zor ve biraz pratik gerektirecek.

Dr. Leno, “Bu, gün boyunca onu hiç düşünmeyeceğiniz anlamına gelmiyor, ancak onu düşünerek uyanmamaya çalışın. Ve bunu bir sabah deneyebilirsiniz, işe yaramaz, ertesi sabah işe yaramaz. Ertesi sabah bunu denersiniz ve işe yarar.” diye ekledi.

Bu önerilerin çoğunda olduğu gibi, onlara bağlı kalmak çok önemlidir. Artık bırakmanız gereken alışkanlıkları bildiğinize göre, güne daha parlak bir şekilde başlamanın bilim destekli bazı yollarını burada bulabilirsiniz.

YAPIN: Meditasyonla ve derin nefeslerle başlayın

Dr. Leno, “Yaptığım ilk şey bir çeşit meditasyonla başlamaya çalışmak. Ve bunun tüm gününüzü almasına gerek yok.” dedi.

Psikolog, sabahları birkaç dakikanızı derin nefes almaya ve zihninizi sakinleştirmeye ayırmanın – ister rehberli bir meditasyon izliyor olun ister sadece kendi başınıza nefes alıyor olun – daha uyanık ve açık fikirli hissetmenize yardımcı olabileceğini söyledi.

YAPIN: Ne olmasını istediğinize odaklanın ve bir liste yapın

Güne dün neyin yanlış gittiğini veya bugün neyin yanlış gidebileceğini düşünerek başlamak yerine, başarmak istediğiniz şeyleri düşünün.

Bu çok açık görünüyor, ancak olumsuz “eğer olursa”ların ortaya çıkması kolaydır.

Dr. Leno, “Gününüzün veya günlerinizin kaosla dolu olacağına inansanız bile, olumlu bir şeyi hayal etmeye başlayın” diye önerdi.

Yapın: Yatak odanıza sizi gülümseten bir şey asın

Yatak odanızda asılı “neşe uyandıran” bir sanat eseri veya fotoğrafınız yoksa hemen bir tane edinin. Uyandığınızda, eğlenceli bir tatilin, sevdiğiniz birinin veya gerçekten keyif aldığınız bir sanat eserinin görsel olarak anında hatırlatılması, güne başlamanın harika bir yolu olabilir.

Yapın: Biraz hareket edin

Bunun tam bir egzersiz olması gerekmez. Birkaç dakika esneyebilir veya biraz yoga yapabilirsiniz. Dr. Leno, “eğer zamanınız ve enerjiniz varsa mutlaka egzersiz yapın” diyor. Ancak bazen basit hareketlerle de ruh halinizi iyileştirebilirsiniz.

YAPIN: Ne deniyorsanız ona sadık kalın

Bir alışkanlığın en zor kısmı onu oluşturmaktır. Dr. Leno, bu uygulamaları entegre etmenin zor olmasına rağmen önemli olanın denemeye devam etmeniz ve disiplinli kalmanız olduğunu belirtiyor.

Dr. Leno, “Sizin için önemli olan şeylere zaman ayırdığınıza inanıyorum. Zamanla yaptıklarınız doğal gelecek ve bunları devam ettirmek isteyeceksiniz.” diye ekliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/daha-mutlu-bir-gun-icin-vazgecmeniz-ve-yapmaniz-gereken-9-aliskanlik/feed/ 0
Coşkun Sabah: Türkiye’nin şu andaki müzik ortamından çok memnun değilim https://www.foxhaber.com.tr/coskun-sabah-turkiyenin-su-andaki-muzik-ortamindan-cok-memnun-degilim/ https://www.foxhaber.com.tr/coskun-sabah-turkiyenin-su-andaki-muzik-ortamindan-cok-memnun-degilim/#respond Thu, 16 May 2024 21:18:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7339 Coşkun Sabah, müzikle iç içe geçen hayatını ve yaşamının dönüm noktalarını anlattı. 

Ailesinin Elazığ’dan Diyarbakır’a göç ettiğini dile getiren Sabah, 16 Ekim 1952’de dünyaya geldiği Diyarbakır’da 13 yaşına kadar yaşadığını söyledi. 

Coşkun Sabah, çocukluğunun Sur ilçesinde geçtiğini kaydederek, “7 yaşına kadar Sur içerisinde geçti. Evin avlusunda oynadığımı hatırlarım. İki katlı, merdivenli taş evler… Evde darbuka, cümbüş gibi müzik aletleri vardı. Rahmetli babam amatör olarak müzikle ilgilenirdi. Bu işten hiç para kazanmadı. Doğuda çok enstrüman çalan var. O yıllarda kendi zevki için enstrüman çalan yüz binlerce insan vardı. Bağlama pek yoktu. Cümbüş, keman, çok az da olsa kanun…” dedi.

“ENSTRÜMAN ÇALMAK GENETİK YATKINLIKLA İLGİLİ”

İlk gençlik yıllarında ağabeyiyle komşularının düğünlerinde çaldıklarını aktaran sanatçı, şöyle konuştu:

“Ağabeyim 13 yaşında ben 10. Enstrüman da kucağımıza sığmazdı. Ben 3-5 düğünü böyle hayal meyal hatırlarım. O düğünlere para kazanalım diye değil komşuluk görevini yapalım diye gittik. 10 yaşında ut çalmaya başladım. Genetik yatkınlığımız var. Zaten enstrüman çalmak genetik yatkınlıkla ilgilidir. Genetik kabiliyeti olmayana ne kadar ders, kurs verirsen ver, hiçbir şey olmaz.” 

Coşkun Sabah, 1966’da ailesiyle İstanbul’a göç ettiklerini ve babalarının 1969’da ağabeyini ve kendisini konservatuvara yazdırdığını dile getirdi. 

“İLK BESTEMİ EMEL SAYIN’A YAPTIM”

Babası Tekin Sabah’ın ticari girişimleri dönemin ekonomik koşulları sebebiyle sekteye uğrayınca ağabeyiyle beraber Beyoğlu’ndaki çeşitli mekanlarda müzisyenlikten para kazanmaya başladıklarını vurgulayan Sabah, şunları kaydetti: 

“O zaman İstanbul’da onlarca gazino vardı. Bebek Belediye, Bebek Aşiyan, Bebek Kaskonyalı, Taksim Maksim, Lunapark, Çakıl, Gar, Şişli Semiramis… Gazinolarda saz grupları çalardı. Bunları da Müzisyenler Kıraathanesi’nden seçerlerdi. O dönem yerli filmlerde de şarkı okunurdu. Filmlerde görüntü vermek için çok gittim. Ben konservatuvarda Ahmet Özhan ve Bülent Ersoy’la beraber okudum. Hatta Ahmet Özhan’la çok hatıram var. Ahmet, Harbiye Orduevi’nde askerdi. Ben de o zamanlar Taksim Maksim’de ut çalıyorum. Ahmet geldi, ‘Coşkun ocağına düştük, yıl başında bana çalar mısın?’ diye sordu. ‘Arada 1-2 saat boşluğum var o saatler arasında sahne yaparsan gelebilirim’ dedim. O saatlerde Maksim’den çıkıp Harbiye’de Ahmet’e çaldım. Tekrar apar topar Maksim’e yetiştik. Onu hiç unutamam.”

“İlk bestemi Emel Sayın’a yaptım. O zamanlar Caddebostan Maksim’de Emel Sayın’a çalıyordum. Bestemi okudum, çok hoşuna gitti. Evine gittim, şarkıyı tekrar okudu, 45’lik plak doldurdu. Ama esas benim tanınmam ‘Baharı Bekleyen Kumrular Gibi’ şarkısıydı. Sonra Bülent Ersoy ‘İşte Bu Bizim Hikayemiz’i okudu. Filmde kullanıldı o da patladı. Bir sene sonra ‘Beddua’ geldi. Bu üç şarkı patlayınca patronların bir ilgisi oldu. Çamlıca’da Güzel İzmir Çay Bahçesi vardı. Hayri Engin vardı, ağabeyimle beni buldu o zaman. Orada ilk kez sahne almıştım. Ondan sonra Üsküdar’da Mutlu Düğün Salonu’nda çaldık.” 

“BEŞİKTAŞ TRİBÜNLERİNİN BESTEMİ OKUMADIĞI MAÇ YOK”

Galatasaray taraftarı olan ve gönül verdiği takıma besteler yapan Sabah, Beşiktaşlı futbolseverlerin de kendi bestelerini stadyumlarda söylediğini belirterek, “1985 yılında Galatasaray için bir marş besteledim. O yıllarda kullanıldı ama aradan 40 sene geçmiş. 1990 yılında çıkardığım ‘Aşığım Sana Doyamıyorum’ bütün zamanların kaset satış rekorunu kırdı. Beşiktaşlılar o yıl başladı hala 15 gün önceki maça kadar her maçta okuyorlar. Beşiktaş tribünlerinin ‘Aşığım Sana Doyamıyorum’ bestemi 1990 yılının mayıs ayından 2024’ün mart ayına kadar okumadığı tek maç yoktur. Genelde ikinci devre 60-70. dakikadan sonra okuyorlar” dedi. 

Müzisyenliğin yanında yıllar içinde birtakım ticari girişimlerde de bulunduğunu söyleyen Sabah, “Rutin konserlerimiz devam ediyor. Senede bir single dediğimiz tekli çıkarıyoruz. Şimdi müzik piyasası çok değişti. Ben ‘Anılar’ şarkısını yaptım, 1 ay sonra bütün Türkiye şarkıyı biliyordu. İlk tekliyi 4 sene önce ‘Yalan Yıllar’ olarak çıkardım. Kendi kitlemize bir armağan oluyor bu. Ben buna adapte olamadım. Albümün tadı bir başkadır” ifadelerini kullandı. 

“BENİM ÇOCUKLUĞUMDA HER EVDE BİR ENSTRÜMAN VARDI”

Sabah, 1980’li yıllarda Türk halkının müziğe olan ilgisinin şimdikinden çok daha fazla olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: 

“1980’li yıllardaki yaşantıda öncelikler farklıydı. İnsanlar hayatını idame ettirmek için yemek yer, su içerdi. Temel ihtiyaçlarını gördükten sonra ilk akla gelen müzikti. Şimdi müziğe sıra gelmiyor. Gündemi meşgul eden, dikkati dağıtan o kadar çok şey var ki… Benim çocukluğumda Diyarbakır’da herkes bir enstrüman çalıyordu. Her evde enstrüman vardı. Tabii televizyon yok, radyo yok, sosyal hayat yok, insanlar kendini müziğe veriyordu. 1980 yılında ut ve klavyeyle bir müzikholü götürme fikrinin mucidiyim ben. Benden 10 sene sonra ilk Sinan Özen çıktı. Arkasından Metin Şentürk geldi. Utla bir geceyi götüren bendim. Başladığım gibi devam ediyorum. Ben udu çok değişik formlarda çalabiliyorum. Bir müzik adamı olarak Türkiye’nin şu andaki müzik ortamından çok memnun değilim. Çünkü ben sadece şarkıcı değilim. Ben müzik adamıyım. Dinleyici kitlesi değişti. Müziğin geride olan tarafı daha çok tiraj alıyor.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/coskun-sabah-turkiyenin-su-andaki-muzik-ortamindan-cok-memnun-degilim/feed/ 0