Sağlığı – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Tue, 09 Apr 2024 21:21:19 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 İmamoğlu: Bir oy için bu kadar takla atar mı? https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bir-oy-icin-bu-kadar-takla-atar-mi/ https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bir-oy-icin-bu-kadar-takla-atar-mi/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:21:19 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5880 İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), içerisinde Darülaceze Tıp Merkezi, Psikoloji Destek Merkezi , Evde Sağlık Hizmetleri ve Sosyal Uyum Destek Merkezi birimleri bulunan Ataşehir Bütünleşik Halk Sağlığı Merkezi’ni yapımını tamamlayarak İstanbulluların hizmetine sundu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen açılışa CHP Ataşehir Belediye Başkanı Adayı Onursal Adıgüzel ve CHP Çekmeköy Belediye Başkanı Adayı Orhan Çerkez de tanıklık etti. 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle doktor, hemşire ve tüm sağlık çalışanlarını kutlayan İmamoğlu “Özellikle pandemi döneminde sunulan hizmetler hiç unutulmaz” dedi.
“GİDEREK EKSİLİYORUZ”
“Son yıllarda üzülerek tanık oluyoruz” diyerek sağlık çalışanlarının çalışma şartlarına ve uğradıkları şiddete dikkat çekerek şunları söyledi:
“Özellikle yapılan yanlış politikalar on binlerce gencimiz gibi hekimlerimiz için de Türkiye’deki hayatı ve meslek icralarını zorlaştırıyor. Özellikle hekimlerimizin ve diğer sağlık çalışanlarının bu güzel ülke için canla başla çalışanlar insanlarımız, ülkemizi terk etmek zorunda kalıyor.
Bu anlamda giderek eksiliyoruz. Tıptaki geleneklerimizi, gücümüzü kaybediyoruz. Halbuki biz gerçekten özellikle cumhuriyet dönemindeki Osmanlı döneminde ilk adımları atılmıştır, tıp noktasında çok önemli insanlar yetiştirmiş bir toplumuz biz. Kalanların hayatı da hiç kolay değil.
Her gün görüyoruz, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet haberlerini duyuyoruz. Bu beni çok derinden üzüyor. Bunun kadar kötü bir şey yok. Bu konudaki tedbirlerin alınması, bu konuda bir çözüm üretilmesi özellikle merkezi idarenin, hükümetin gerekli yasal düzenlemelerle hekimlerimizin güvenliğini özellikle can güvenliğini sağlama çağrısında buradan bulunmak istiyorum.
Ülkemizin bekasını gerçekten önemsiyorlarsa sağlık gibi en önemli beka sorununu da daha fazla hasıraltı etmesinler. Çok güzel bir söz, insanı duygulandırıyor her zaman. Beni Türk hekimlerine emanet edin demiş Mustafa Kemal Atatürk… Bugün de sağlığımızın sizlere emanet olduğunu buradan söylemek isterim.”
“BU KADAR NASIL MAFYANIN ARASINDA KALDIK?”
İmamoğlu, “10 yeni bağımlılıkla mücadele merkezi açacağız. Ve bu bağımlılıkla mücadele meselesi Türkiye’nin, İstanbul’umuzun özellikle son dönemde niçin en büyük problemlerden birisi olduğunu bu millet, bu idareye merkezi idareye soracak, soracak. Hiç bu işin lamı cimi yok. Yani bir dönem bu işle hayatını geçiren insanlar ortalıkta kol geziyor. Şimdi de her gün birisi öbürüsü yakalanıyorken alkışlanıyorlar. Ben açıkçası söyleyeyim. Yani insan şuna üzülüyor Allah Allah diyorsun. Ya biz bu kadar, bu kadar nasıl mafyanın veya bu işle uğraşanın arasında kaldık? Bunlar ne zaman yerleşti? Bu ülkeye diye düşünmeden edemiyorum. Beni çok üzüyor” ifadelerini kullandı.
“KAMU SAĞLIĞINI ÖNCELİKLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Psikolojik Danışma Merkezlerinin yenilerini açarak 39 ilçeye genişletileceğini kaydeden İmamoğlu, şöyle devam etti:
“Hamile kadınlara gebelik danışmanlık hizmetimiz, ücretsiz jinekolojik sağlık kontrolü; smear testlerimiz ve sosyal incelemesini yaptığımız kişilere ücretsiz HPV Aşısını uygulamaya başlıyoruz. 40 yaş ve üzeri kadınlara yılda bir kez ücretsiz mamografi hizmetimiz; 18 yaş ve üzeri kadınlara yılda bir kez ücretsiz ultrason hizmetimiz; 150 bin kadına ücretsiz sağlık hizmetimiz; engelli çocuklara için özelleştirilmiş Ağız Diş Sağlığı Merkezlerimiz; 3 yeni Bütünleşik Halk Sağlığı Merkezimiz; halk sağlığını olumsuz etkileyen obeziteyle mücadele hizmetlerimiz; Evde Bakım Hizmet birimlerimizle İstanbulluların yanında olmaya, kamu sağlığını önceliklendirmeye devam edeceğiz.”
“SEÇİM YAKLAŞIRKEN RUH SAĞLIKLARI BİR BOZULUYOR…”
“Bereketin ve bolluğun, iyilikle de bazı güzel ve pozitif kavramlarla da bereket ve bolluğa dönüşmesini ve büyümesin diliyorum” sözleriyle Ramazanla ilgili duasını paylaşan İmamoğlu, “Hayatınızda sizi sağlıksız kılan, ruh sağlığınızı bozan, moralinizi bozan, kötü sözlerden, iftiralardan, kumpaslardan korusun. Bu önemli bir duadır diye düşünüyorum. Tabii sağlık, tıp, bilimsel bir sahadır. Ama biz maneviyatı yüksek bir toplumuz. Duanın hepimize iyi geleceğine inanıyorum. Benim duamın geçmediği bir avuç insan kaldı Türkiye’de öyle düşünüyorum. Onlar için de dua etmekten geri durmuyorum. Allah onlara da akıl sağlığı versin, ruh sağlığı versin, güzel düşünce sağlığı versin. Ama onların şöyle bir durumu var. Böyle seçim yaklaşırken iki üç haftalık ruh sağlıkları bir bozuluyor. Bir hiddetleniyorlar, bir şiddetleniyorlar. Ondan sonra seçim bitiyor, seçim bittikten sonra ya biz bunları siyaseten söyledik diyorlar. Ben de diyorum ya Allah’ım, Yarabbim; bir insan oy için, seçim için bu kadar takla atar mı? Ya bu kadar kötü söz söylenir mi? Vallahi Söylenemez yani. Yapamam yapılmaz. Yapılmaz. Yapmam. Hiçbir arkadaşım da yapmaz. Yapmayacak da biz işimize bakacağız” diye konuştu.
“OKSİJENİNİZİN DAHA ÇOK ARTACAĞI 1 NİSAN’DAN SONRA…”
İmamoğlu merkez çalışanlarına “Ne olur insanlara o güzel yüzlerinizle güler yüzünüzle iyi davranışlarınızla moral de verin” çağrısı yaparak “Çünkü insanlarımızın bu sıkıntılı günlerde başta ekonomik, başta insanların kutuplaştırma çabası ve bunun gibi sıkıntılı günlerde morale çok ihtiyacı var. Hele hele sağlık çalışanlarının morali bambaşka oluyor. Ben ne zaman rahatsızlansam güler yüzlü bir doktor gördüğüm zaman ya da bir hemşire ya da bir sağlık görevlisi hastalığımın yüzde 80’ini unutuyorum. Dolayısıyla sağlık çalışanlarımızın yüzü hep gülsün. Biz de onların yanındayız. Bu değerli bütünleşik sağlık merkezimiz ilçemize ve İstanbul’umuz hayırlı uğurlu olsun. 14 Mart Tıp Bayramı’mız kutlu olsun. Hepinizi sağlıklı ve mutlu günlerde özellikle sağlığınızın mutluluğunuzun, huzurunuzun ve oksijeninizin daha çok artacağı 1 Nisan’dan sonra daha çok kucaklamayı diliyor, hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum” dedi.
]]>
https://www.foxhaber.com.tr/imamoglu-bir-oy-icin-bu-kadar-takla-atar-mi/feed/ 0
Keten tohumu faydaları neler? https://www.foxhaber.com.tr/keten-tohumu-faydalari-neler/ https://www.foxhaber.com.tr/keten-tohumu-faydalari-neler/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:15:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3689 Keten bitkisi, Asya kökenli bir bitki olup, genellikle keten lifi ve keten tohumu elde etmek için yetiştirilir. Keten tohumları, sağlıklı yağlar, lifler, proteinler, vitaminler ve mineraller bakımından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdikleri önemli besin maddeleri nedeniyle sağlık açısından birçok fayda sunarlar. Keten tohumu yağı, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin olmasıyla bilinir ve kalp sağlığı için faydalıdır. Ayrıca lif içeriği sindirim sağlığını destekler ve tokluk hissini artırarak kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Keten tohumları genellikle yemeklerde, smoothie’lerde, salatalarda veya fırınlanmış ürünlerde kullanılır.

KETEN TOHUMU FAYDALARI NELER?

Keten tohumunun birçok faydası vardır. İşte bunlardan bazıları:

Omega-3 Yağ Asitleri Kaynağı: Keten tohumu, alfa-linolenik asit (ALA) adı verilen bir omega-3 yağ asidi kaynağıdır. ALA, vücutta EPA ve DHA’ya dönüşebilir ve kalp sağlığı için önemlidir.

Yüksek Lif İçeriği: Keten tohumu, çözünür ve çözünmeyen lifler açısından zengindir. Lifler, sindirim sağlığını destekler, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur ve tokluk hissini artırarak kilo kontrolüne yardımcı olabilir.

Bitkisel Protein Kaynağı: Keten tohumu, bitkisel bazda yüksek kaliteli protein sağlar. Bu, özellikle vejetaryen veya vegan beslenme düzeni izleyenler için önemlidir.

Antioksidanlar Bakımından Zengindir: Keten tohumu, antioksidanlar açısından zengindir, özellikle lignanlar bakımından. Antioksidanlar, hücresel hasarı azaltabilir ve vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruyabilir.

Kolesterolü Dengeleyebilir: Keten tohumu tüketimi, kandaki kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürebilir ve iyi kolesterol (HDL) seviyelerini artırabilir. Bu da kalp sağlığını destekleyebilir.

Kan Şekerini Dengeleyebilir: Lif ve protein bakımından zengin olan keten tohumu, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olabilir. Bu da diyabet yönetimine yardımcı olabilir.

İltihaplanmayı Azaltabilir: Keten tohumundaki omega-3 yağ asitleri, vücuttaki inflamasyonu azaltabilir ve inflamatuar durumlarla ilişkili olan birçok hastalığın riskini azaltabilir.

Sağlıklı Cilt ve Saç için Faydalıdır: Keten tohumunun içeriğinde bulunan yağlar, cilt sağlığını destekleyebilir ve saçın sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir.

KETEN TOHUMU NASIL KULLANILIR?

Smoothie’lerde: Smoothie’lerinize keten tohumu ekleyerek sağlıklı bir besin katkısı sağlayabilirsiniz. Blenderda diğer malzemelerle karıştırarak tüketebilirsiniz.

Yulaf ve Kahvaltılık Gevreklerde: Sabah kahvaltınızda yulaf ezmesi, granola veya diğer kahvaltılık gevreklerin üzerine biraz keten tohumu serperek tüketebilirsiniz.

Salatalarda: Salatanıza ekstra bir besleyici katkı sağlamak için keten tohumu ekleyebilirsiniz. Salatanızı hazırladıktan sonra üstüne serpiştirebilirsiniz.

Yoğurtla Karıştırarak: Yoğurdunuzun içine keten tohumu ekleyerek besleyici bir atıştırmalık elde edebilirsiniz. Üzerine biraz meyve veya bal ekleyerek tatlandırabilirsiniz.

Fırınlanmış Ürünlerde: Ekmek, kek, kurabiye gibi fırınlanmış ürünlerin tariflerine keten tohumu ekleyerek hem besleyici değerlerini artırabilirsiniz hem de lezzetlerine katkı sağlayabilirsiniz.

Keten Tohumu Ekmeği: Keten tohumu ekmeği tarifleri mevcuttur. Bu tariflerle keten tohumu ekmeği hazırlayarak sağlıklı bir alternatif elde edebilirsiniz.

Sos ve Pesto Hazırlamada: Keten tohumu, sos ve pesto tariflerine de ekleyebileceğiniz besleyici bir malzemedir. Soslarınızı veya pestolarınızı keten tohumu ile zenginleştirebilirsiniz.

Yumurta ile Karıştırarak: Yumurta karışımınıza keten tohumu ekleyerek daha besleyici bir omlet veya yumurta karışımı elde edebilirsiniz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/keten-tohumu-faydalari-neler/feed/ 0
Beyni en hızlı yaşlandıran 10 neden https://www.foxhaber.com.tr/beyni-en-hizli-yaslandiran-10-neden/ https://www.foxhaber.com.tr/beyni-en-hizli-yaslandiran-10-neden/#respond Sat, 13 Jan 2024 09:06:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2217 Zihinsel yaşlanmanın 60-65 yaşlarından itibaren başladığı düşünülür. Oysa beyin 30’lu yaşlarda yaşlanmayla ilgili değişiklikleri göstermeye başlar ve bu değişikliklerin kişinin günlük yaşamına yansıması 40’lı yaşlarda olur. ‘’Ancak sağlıklı bir yaşam tarzı bilişsel gerileme hızını yavaşlatma ve bunamayı önleme konusunda güçlü bir etkiye sahiptir. Bazı alışkanlıklar, hastalıklar ve çevresel faktörler ise beyni hızlı yaşlandırabilir’’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, bu faktörleri şöyle sıraladı:

1-Kalitesiz uyku

Uykunun sağlığımız için önemi artık bilimsel olarak da ispatlandı. Ne kadar uyuduğumuz kadar, ne zaman uyuduğunuz ve ne kadar derin uyuduğunuz da önemli. Gece 23.00’te uykuda olmak ve ortalama 7-9 saat uykunun ardından sabah 08.00’de uyanmak en ideal uyku düzenidir. Gece 23.00 civarında başlayan ve gece 04.00’e kadar devam eden derin uyku dönemi beyin ve vücut sağlığımız için gerekli olan hormonların üretildiği saattir. Derin uyku sırasında beynimizde çalışmaya başlayan derin temizlik sistemi -glimfatik sistem- beyinde tüm vücutta biriken toksinleri ve zararlı maddeleri temizler. Bağışıklık sistemini güçlendiren maddeler, büyüme hormonu salgılanır ve tüm vücudumuzun tamiri yapılır. Kaliteli bir uyku ile hafızamız güçlü kalır ve dikkat performansımız artar. Maalesef çoğumuz uykuyu gereksiz görüyor, yapılması gereken diğer şeyler daha önemli olduğu için uyku vaktinden çalmanın bir problem yaratmayacağını düşünüyoruz. Oysa sağlığımızı geri kazanmamız ve onu korumamızın temel sırrı öncelikle uykuda gizli. Bu nedenle iyi bir uyku düzeni için kafein ve alkol alımınıza dikkat edin, elektronik kullanımınızı sınırlayın, geç saatlerde yemek yemekten kaçının ve sakinleştirici bir uyku ritüeline geçiş yapmaya gayret edin.

2-Yalnızlık

İnsanoğlu sosyal bir varlıktır. Yalnızlık ruhumuzu karanlığa hapseder ve bir süre sonra sağlığımızı olumsuz etkilemeye başlar. Depresyon, kaygı ve stres riskini artırır. Kalbi, uyku düzenini ve bağışıklık sistemini bozabilir. Kalbimiz ve beynimiz sosyal bağlantılarla beslenir. Beynin performansı artar ve Alzheimer riski azalır. Etrafımızda sevdiğimiz insanlarla paylaştığımız anlar, sohbetler, kahkahalar ve birlikte olduğumuz hatta sessizlik bile ruhumuzun gıdasıdır. Çevremizde sevdiklerimizle bir gülümseme, bir samimi sohbet, dertleşme ihtiyacı hisseden insanlarla bağlantı kurmak stresimizi azaltarak kortizol değerlerini düşürerek bizi rahatlatır. Sosyal etkileşimler beyin aktivitesini artırıp, bilişsel yeteneklerin korunmasını ve genç kalmasını sağlar.

3-Sağlıksız beslenme

Beynimiz tüm vücudumuzun yüzde 2’sini oluşturmasına rağmen enerjimizin yüzde 20’sini kullanır. Beynin katı yapısı yüzde altmışı yağdan oluşur. Beynimiz aslında en yağlı organımızdır, sinir hücreleri iletkenliğini sağlamak, myelin dediğimiz sinir kılıfını yapmak için yağa ihtiyacı vardır. Sağlıklı yağlar tüketmek yerine bol karbonhidratlı, hamur işi ve tatlı tüketmek beyinin çalışma kapasitesini azaltır ve erken yaşlanmasına neden olur. Beyninizi Omega 3 ile zenginleştirin. Çok fazla karbonhidrat tüketiyorsanız insülin direnci gelişecek, kilo alacaksınız ve kronik hastalıklar devreye girecektir. İnsüllin direnci aynı zamanda nöronların beslenmesini engelleyecek ve beslenemeyen beyin hücre kaybına uğrayacaktır. Alzheimer hastalığının Tip 3 diyabet olarak vurgulandığı çalışmalar mevcut. Bu açıdan kan şekeri ve basit karbonhidrat düzeylerine dikkat etmek ve sağlıklı beslenmeyi ön plana çıkarmak beyin sağlığı için önemlidir.

4-Kapalı ortamlar

İçerde olmak çok sağlıklı değildir. Açık havada, doğada olmak tedavi edicidir. Eğer yeterince doğal gün ışığı almazsanız depresyona girebilirsiniz ve bu da beyninizi yavaşlatabilir. Araştırmalar ayrıca güneş ışığının beyninizin serotonin (mutluluk ve enerji hormonu) salgılamasına yardımcı olduğunu ve beyni genç tuttuğunu gösteriyor. Beraberinde antioksidan özellik sergileyen melatonin üretimini destekler. Güneş ışığından elde edilen melatonin glutatyondan daha güçlü bir antioksidandır.

5-Kronik hastalıklar

Kolesterol yüksekliği, kalp ritim ve kapak bozuklukları, hipertansiyon ve diyabet beyni yıpratan hastalıklar arasında yer alır. İyi kontrol edilemeyen şeker ve kan basıncı düzeyleri, kalp ritmini etkileyen durumlar ve damar sertliğine neden olabilen kolesterol yükseklikleri, beynin kanlanmasını bozarak yavaş veya ani gelişen beyin hasarına yol açabilir. Dolayısıyla bu hastalıklar kontrol altında tutulmalıdır.

6-Toksik ilişkiler

Arkadaşlık, aile ve ikili ilişkilerde sorun yaşıyorsanız kendinizi bir kez daha sorgulayın. Dostlarınızla ilişkinizde hep verici taraf sizseniz, sürekli siz özür dileyen iseniz, önerileriniz tavsiyeleriniz dikkate alınmıyorsa, size destek olmak yerine bencilce davranılıyorsa, hep arayan sizseniz yaşadığınız ilişki toksiktir. Bu durum size uzun vadede zarar verecektir. Beraber olduğunuz tüm insanların uzun bir listesini almak ve toksik olduğunu düşündüklerinizle ilişkinizi sınırlamak, size iyi gelen insanlara daha fazla zaman ayırmak beyninizi de rahatlatacaktır.

7-Hareketsizlik

8-Stres

İş yoğunluğu, boşanmak, bir yakınını kaybetmek gibi stresli yaşam olayları beyni yaşlandırır. Stres ne kadar artar ve kronikleşirse bilişsel işlevler de o kadar fazla etkilenir. Uzun süreli stres Alzheimer için risk olarak kabul edilir.

9-Obezite

Araştırmacılar, obez kişilerin beyninin anatomik olarak 10 yıl daha yaşlı göründüğünü buldu. Ayrıca, aşırı kilolularda normal kilolulara göre beyin dejenerasyonu çok daha fazladır. Bu da beyin dokusu kaybı, beynin işlevlerini görememesine neden olur.

10-Kötü haberler

Bazı haberlerde genellikle kötü, kasvetli, dehşete düşürecek konulardan bahsedilir. Bu yüzden her şey kötü gidecek, hayatın sonu geliyor, başımıza kötü şeyler gelecek gibi kötü duyguları beynimizde depolarız. Duygusal durumumuzu olumsuz etkileyen bu duruma beynimiz ne kadar dayanabilir, bir zamanlar iyimser ve pozitifken, tüm bu haberlere maruz kalan beynimiz bizi negatif ve umutsuz hissettirir. Kaygı moduna geçer, hatta buna depresyon eşlik edebilir. Vücudunuzun fizyolojik işlevini olumsuz etkiler, beyin hücresi nöronlarınızı öldürür. Kötü haberlere maruz kalmayı kontrol etmeniz gerekiyor. Sizi üzecek strese sokacak haberlerden uzak durun. Sadece bu da değil size kötü haberler veren insanlardan, negatif düşünen size olumsuz enerji yayan insanlardan da uzak durmaya gayret edin.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/beyni-en-hizli-yaslandiran-10-neden/feed/ 0