Sanığın – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Thu, 11 Jul 2024 09:03:22 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Üniformayla göreve giderken öldü, şehit sayılmadı https://www.foxhaber.com.tr/uniformayla-goreve-giderken-oldu-sehit-sayilmadi/ https://www.foxhaber.com.tr/uniformayla-goreve-giderken-oldu-sehit-sayilmadi/#respond Thu, 11 Jul 2024 09:03:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8764 Diyarbakır’da ara sokaktan ana caddeye aşırı hızla çıkarak biri polis aracı olmak üzere iki ayrı araca çarparak duran ve bir polisi şehit edip 4 kişiyi yaralayan Hasan Aydın 13 ay tutukluluğun ardından tahliye edildi. Kaza sonrası alınan doktor raporuna göre sanığın hem alkollü olduğu, hem de kaza öncesinde uyuşturucu aldığı ve ehliyetsiz olduğu belirlenirken, göreve giderken hayatını kaybeden ve ailesi Malatya’da depremzede olduğu için konteynerde yaşayan polis Kemal Güleç’in ise görevde değil, kaza sonucu öldüğü için şehit sayılmadığı ortaya çıktı.

Diyarbakır’da 23 Ocak 2023 günü aşırı hız sonucu biri polis aracı olmak üzere iki araca çarpan ve Kemal Güleç adlı polisi şehit edip 4 kişiyi yaraladıktan sonra tutuklanan Hasan Aydın’ın yargılanmasına Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Şehit polisin eşi Hilal Güleç, vatanına hizmet eden bir polisin hayatın kaybettiğini belirterek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“ECELİNE GİDERMİŞCESİNE SÜRÜYOR”

Güleç’in avukatı da, sanığın daha önce de ehliyetsiz araç kullanmaktan cezalandırıldığını belirterek, “Alkollü ve ehliyetsiz araç kullanarak bu kazaya neden olmuştur. Kaza bilinçli taksir değil, olası kastla öldürmedir. Savcı bile iddianamesinde ‘Eceline gidermişçesine sürüyor’ ifadesini kullanmıştır. Vefat eden polis 32 yaşındaydı. Hayatını kaybettiğinde üzerinde polis üniforması vardır. 4 yaşında bir çocuğu var ve ailesi Malatya’da depremzede oldukları için halen konteynerde yaşamaktadırlar. Sanığın olası kastla en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

“GÖREV BAŞINDA ÜNİFORMALIYDIK”

Olayda yaralanan polis memuru da, “Görev başındaydık, üzerimizde resmi üniformalarımız vardı. Kazadan sonra uzun süredir araç kullanamıyorum, ağrılarım devam ediyor. Maddi ve manevi kaybımız oldu. Zararın karşılanacağı söyleniyor ancak karşılanmadı. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.

“BEN DE ÖLEBİLİRDİM, MAĞDURUM”

Sanık ise, kazayı bilerek yapmadığını, evli ve 3 çocuklu olduğunu belirterek, “Aldığım alkol oranı bellidir, kaza anında frene de bastım ancak tutmadı. Ben de bu kazada ölebilirdim. Rahmetlinin ailesine elimden geleni yaptım yine yapmaya devam edeceğim, bende mağdur oldum, tahliyemi istiyorum” dedi. Mahkeme, 13 aydan beri tutuklu yargılanan sanıkla ilgili delillerin önemli ölçüde toplandığını, sanığın tutuklu kaldığı süre ve kaçma, gizlenme ya da delilleri karartması yönünde somut olguların bulunmayışı dikkate alınarak tahliyesine karar verdi.

FREN YAPMADI

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Hasan Durmaz’ın 34 FPH 196 plakalı araçla sokak arasındaki tali yoldan ana bulvara adeta eceline gidercesine durmadan ve fren yapmadan hızla çıktığı, ardından seyir halindeki polis Ömer Doğan’ın kullandığı araca 46 AFF 530 plakalı araca çaptığı bildirildi.

Sanığın hızını alamayarak bu kez seyir halindeki Velat Karakaş’ın kullandığı 27 AHF 268 plakalı araca çarparak durduğu kaydedildi. Olayda Devriye Ekipler Büro Amirliğinde görev yapan Kemal Güleç’in şehit olduğu, polis Ömer Doğan ile ikinci araçta bulunan Velat Karakaş ile kazaya neden olan Hasan Aydın’ın kullandığı araçtaki Mehmet Ali Başyiğit ile Mehmet Ali Özen’in de yaralandıkları ifade edildi.

PTS ve KGYS kayıtlarından kazaya neden olduğu belirlenen Hasan Aydın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin raporuna göre asli derecede kusurlu bulundu. Sanığın kullandığı aracın 6 aylık yeni bir araç olduğu, mekanik sisteminde bir arıza bulunmadığı, fren balatalarının monteli ve güvenli kullanım durumuna uygun olduğuna dair uzman raporu soruşturma dosyasına eklendi.

KANINDA ALKOL, AMFETAMİN, EXTACY…

İddianamede, sanığın alkol ve uyuşturucunun etkisiyle “Olası kastla kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek” suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı oluşsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, somut olaya dair bilinçli taksir suçu olduğuna dair emsal kararları olduğuna dikkat çekildi. Sanığın olay anında ters yönden çok hızlı şekilde hareket ettiğine dair izlenen kamera kayıtları, kanında alkol, amfetamin ve Extasy uyuşturucu madde bulunduğu ve kaza anında ehliyetsiz olduğu da göz önüne alındığında failinin “Ne olursa olsun her durumda eylemi gerçekleştirirdim” düşüncesi ile hareket ettiğine dikkat çekildi.

EHLİYET YOK, ŞANSINA VE BECERİSİNE GÜVENDİ

Sanığın bu şekilde meydana gelen zararlı sonucu kabul ettiği olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu değerlendirmesi yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararlarının irdelenmesiyle suçun “Bilinçli taksir” olduğunun altı çizildi. Bilinçli taksirde gerçekleşen sonucun, fail tarafından öngörüldüğü hâlde istenmediği belirtildi. İddianamede, neticeyi öngördüğü hâlde, sırf şansına veya kişisel becerisine güvenerek hareket ettiği vurgulandı.

Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde ise bilinçli taksirin söz konusu olacağı vurgulandı. Sanık Hasan Aydın’ın amfetamin, esrar, Extasy uyuşturucu ve alkolün etkisiyle ehliyetsiz biçimde araç kullanma konusundaki kişisel becerisine güvenerek kaza yapacağına inanmadığı için mevcut sonucun ortaya çıkması nedeniyle hukuki durumunun bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağının altı çizildi.

İSTEMEDİĞİ BİR SONUCA NEDEN OLDU

Sanığın şoförlük yeteneklerine güvenerek gece olması nedeniyle trafiğin az olacağı düşüncesiyle ve karşı yönden gelenlerin kendilerini koruma yönünde dikkatli davranacaklarına inandığı için bu saikle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek öngördüğü ancak istemediği neticeye neden olduğu belirtildi.

Meydana gelen sonucu kabullenmediği ve arzulamadığı anlaşıldığından gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde özen yükümlülüğüne uygun davranmayarak bir kişinin ölümüne birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan 15 yıla kadar bilinçli taksirle cezalandırılması isteniyor.

Şehit polis Kemal Güleç 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uniformayla-goreve-giderken-oldu-sehit-sayilmadi/feed/ 0
Ayşenur’un babası ağırlaştırılmış müebbet istiyor https://www.foxhaber.com.tr/aysenurun-babasi-agirlastirilmis-muebbet-istiyor/ https://www.foxhaber.com.tr/aysenurun-babasi-agirlastirilmis-muebbet-istiyor/#respond Fri, 17 May 2024 21:57:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7403 Eskişehir’de eski sevgilisi Ayşenur Çolakoğlu’nu (21) tabancayla başına ve göğsüne 4 el ateş ederek öldüren Hasan Fakıoğlu’nun (23) iyi hal indirimiyle müebbet hapis cezası aldığı mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı.

Sanık Hasan Fakıoğlu’nun ‘tartışma sırasında kazayla tabanca patladı’ savunmalarının doğru olmadığı belirtilen kararda “Sanığın kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir” denildi. Baba Mesut Çolakoğlu da karar itiraz dilekçesi vererek sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasını talep etti.

BAŞINDAN VE GÖĞSÜNDEN VURDU

Eskişehir’de erkek kuaförü Hasan Fakıoğlu, 17 Aralık 2022’de 4 ay önce ayrıldığı Ayşenur Çolakoğlu ile Tepebaşı ilçesi Şirintepe Mahallesi Yeşilkayalar Sokak’taki evine geldi. Hasan Fakıoğlu, burada çıkan tartışmada kadın kuaförü olan Ayşenur Çolakoğlu’nu tabancayla başına ve göğsüne 4 el ateş ederek vurdu. Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Çolakoğlu, kurtarılamadı. Polis tarafından gözaltına alınan Hasan Fakıoğlu, adliyeye sevki sırasında, “Beni aldattığını düşündüm, kazayla öldü” dedi.

Fakıoğlu tutuklanırken, evde bulunan arkadaşı Muhammet Ali F. (21) adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANDI

Eskişehir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 29 Şubat’taki karar duruşmasında, Hasan Fakıoğlu, ‘kadına karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan ‘iyi hal’ indirimi ile müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Fakıoğlu ayrıca ruhsatsız tabanca nedeniyle 10 ay hapis ve 500 lira adli para cezası aldı. Cinayete yardım ettiği suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis cezası istenen Muhammet Ali F. ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti.

KAZA DEĞİL CİNAYET

Eskişehir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, davanın kararına ilişkin gerekçeli kararını açıkladı. 30 sayfalık gerekçeli kararda olay detaylı olarak anlatıldı. Sanık Hasan Fakıoğlu’nun ‘tartışma sırasında kazayla tabanca patladı’ ifadelerine yer verilen gerekçeli kararda, “Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda, Ayşenur’un vücuduna 4 silah mermisi isabet ettiği belirtilmiştir. Her birinin tek başına ölüm meydana getirir nitelikte olduğu, sanığın maktulü kazara öldürdüğüne ilişkin savunmalarının aksine olarak maktulü öldürme amacıyla kasıtlı olarak birden fazla kez ateş ettiğini ortaya koyduğu anlaşılmakla, sanığın kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir” denildi. 

Gerekçeli kararda sanık Hasan Fakıoğlu’nun cinayeti tasarlayarak işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı ve suçun yasal unsurların somut olayda gerçekleştiğine dair yeterli delil bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca sanığa verilen iyi hal için ise mahkeme cezanın sanığın geleceği üzerindeki olumsuz etkilerinin nazara alındığı ifade edildi.

BABA İTİRAZ ETTİ

Ayşenur’un babası Mesut Çolakoğlu ise mahkemenin gerekçeli kararı açıklamasının ardından istinaf başvurusunda bulunarak itiraz dilekçesi verdi. Sanık Hasan Fakıoğlu’nun aldığı takdir indiriminin iki kat acıya sebep olduğunu ifade eden Çolakoğlu, şunları söyledi:

– Kızım Ayşenur’a 4 mermi isabet etmiş olup yüzüne isabet eden mermiler nedeniyle kızımın güzel yüzü tanınmaz hale gelmiştir. Kızımı, canımı o şekilde teşhis ettikten sonra sanığın bu asılsız savunmalarıyla mahkemece takdiri indirim uygulanarak adeta ödüllendirilmesi bir baba olarak canımı iki kat fazla acıtmaktadır.

– Yargılama boyunca asılsız iddialar ve çelişkili beyanlarıyla hiçbir şekilde pişmanlık göstermeyen, kızımı tanınmaz hale getiren sanık hakkında takdiri indirim uygulanması kabul edilemez.

“ADALETİN TECELLİ ETTİĞİNİ GÖRMEK İSTİYORUM”

Kızının öldürüldüğü gün kuaförlük sınavına girdiğini ve bu konuda çok hayali olduğunu anlatan Mesut Çolakoğlu, dilekçesine şunları yazdı:

– Başarılı bir kuaför olma yolunda emin adımlarla ilerleyen, birlikte gerçekleştirmeyi umduğumuz nice hayalimiz olan gencecik kızımın canını hayatının baharında tasarlayarak, canice alan sanığın herhangi bir indirim uygulanmaksızın en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyorum.

– Hayatımızı alt üst eden bu eylem nedeniyle adaletin bir nebze olsun tecelli ettiğini, sanığın hak ettiği cezayı aldıkları görmeyi umuyorum. Kızının adını yaşatmaya çalışa ve başka babaların canı yanması gencecik hayatların ışı sönmesin isteyen bir baba olarak yaşadıklarımı kısaca arz eder, sanık hakkında hak ettiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına verilmesini talep ederim.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aysenurun-babasi-agirlastirilmis-muebbet-istiyor/feed/ 0
Savcılıktan ‘Eros’ kararına itiraz https://www.foxhaber.com.tr/savciliktan-eros-kararina-itiraz/ https://www.foxhaber.com.tr/savciliktan-eros-kararina-itiraz/#respond Sat, 04 May 2024 21:45:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6937 İstanbul Başakşehir’de sitenin asansöründe Eros isimli kediyi öldürdüğü için yeniden yargılanan sanık İbrahim Keloğlan’ın “evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 2 yıl 6 hapse çarptırılmasına ilişkin mahkeme kararına savcılıkça, cezanın az olduğu gerekçesiyle itiraz edildi.

“KAMUSAL VİCDANA UYGUN DEĞİL”

Savcılıkça İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan itiraz dilekçesinde, İbrahim Keloğlan’ın olay tarihinde, site sakinleri ve müşteki tarafından beslenip bakımı yapılan kediye asansör içerisinde tekme vurduğu ve kedinin can havliyle koridora kaçtığı belirtildi.

Dilekçede, sanığın kedinin kaçmasını engelleyecek şekilde, koridor kapılarını kapattığı ve defalarca kendisinden kaçmaya çalışmışsa da kediyi tekmelemekten ısrarla vazgeçmediği ve sürekli olarak öldürmeye yönelik eylemine devam ettiği anlatıldı.

Dilekçede, Hayvanları Koruma Kanunu’nun birinci maddesinde belirtilen kanunun amacı da dikkate alınarak, sanık hakkında takdiren ve tehdiden, üst hadden hapis cezası verilmesi gerekirken ceza adaletine ve kamusal vicdana uygun olmayacak şekilde temel ceza tayinine gidildiği kaydedildi.

‘CANAVARCA HİS’ VURGUSU

Savcılık dilekçesinde, “canavarca hisle”, “hunharca eziyet çektirerek”, “yoğun kast altında işlenen” eyleme yönelik üst hadden ceza verilmemesi durumunda hangi daha vahim eylem ve hadiseye bu miktar ceza verileceğinin de anlaşılamadığına dikkati çekildi.

Sanığın, eylemi gerçekleştirme biçiminde olayın son derece ağır ve vahim olduğuyla ilgili bir kuşku olmadığı vurgulanan dilekçede mahkemenin kararında, kastın yoğunluğu, canavarca his, eziyet çektirerek evcil hayvanın öldürülmesinin kamusal ve toplumsal vicdanları yaralamasına karşın maddenin öngördüğü ölçülere göre temel cezanın belirlenmediği belirtildi.

“CEZA BELİRLEMESİNDE YANILGIYA DÜŞÜLDÜ”

Dilekçede, temel cezanın belirlenmesinde şikayetçi olup olunmaması ile zararın karşılanıp karşılanmamasına bakılmadığına, sanığın olay sonrasında gösterdiği kişilik özelliklerinin (pişmanlığını) ölçüt olarak sayılmadığına işaret edilerek, tüm bu açıklamalar ışığında temel cezanın belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğü ifade edildi.

Her ne kadar Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 62. maddesi uyarınca cezada takdiren indirim yapılmışsa da sanığın duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik tutum ve davranışlarının takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmayacağının altı çizilen dilekçede, sanığın canavarca hisle ve eziyet çektirerek eylemini gerçekleştirmesi, suçun işleniş biçimi, güttüğü amaç ve kastının yoğunluğu da dikkate alındığında, TCK’nın 62. maddesinin yetersiz gerekçeyle uygulanmasının usul ve yasalara aykırı olduğuna dikkati çekildi.

Savcılık istinaf dilekçesinde, mahkemece üst hadden ceza verilmemesi, sanık hakkında TCK 62. maddesinin uygulanması, mahkumiyet hükmüyle birlikte sanığın tutuklanmaması sebepleriyle, usul ve esas yönünden kararın kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüyle hükmün bozulması, bununla birlikte sanığın tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

TÜRKİYE’NİN KONUŞTUĞU ‘EROS’ DAVASI

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanık İbrahim Keloğlan’ın “bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapsi istenmişti.

İddianameyi kabul eden mahkeme, yargılama sonunda sanığa 1 yıl 3 ay hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz etmişti.

İtiraz üzerine dosyaya bakan ağır ceza mahkemesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının kaldırılmasına ve dosyanın Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade edilip sanığın yeniden yargılanmasına karar vermişti.

Küçükcekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi yeniden yargılamasında, sanığın “evcil hayvanı kasten öldürme” suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse çarptırmıştı. Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini takdiri indirim sebebi kabul eden mahkeme, cezayı 2 yıl 6 aya indirmişti.

Mahkeme, her ne kadar kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunsa da sanığın aldığı ceza, delillerin toplanmış olması, karartılacak herhangi bir delil bulunmayışı, bu aşamada tutuklanmasının orantılılık ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle sanık Keloğlan hakkında karar kesinleşinceye kadar yurt dışına çıkışının yasaklanması suretiyle adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/savciliktan-eros-kararina-itiraz/feed/ 0
Cenazeye Erdoğan da katılmıştı, sürücü tahliye edildi https://www.foxhaber.com.tr/cenazeye-erdogan-da-katilmisti-surucu-tahliye-edildi/ https://www.foxhaber.com.tr/cenazeye-erdogan-da-katilmisti-surucu-tahliye-edildi/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:54:27 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6318 Kaza, 10 Şubat’ta Beyoğlu, İmrahor Caddesi’nde bulunan AKP İstanbul İl Başkanlığı’nın önünde meydana geldi.

İl başkanlığından çıktıktan sonra yolun karşısına geçmeye çalışan AKP İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Fatma Sevim Baltacı’ya, Muratcan Türkyılmaz’ın kullandığı araç çarpmış ve Baltacı hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından gözaltına alınan Türkyılmaz, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı. Soruşturmayı tamamlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, araç sürücüsü Muratcan Türkyılmaz’ın “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsini talep etti.

SANIĞIN BABASI BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesindeki görülen duruşma öncesinde sanığın babası, duruşma salonu önünde bulunan Baltacı ailesinin avukatlarına, hayatını kaybeden Fatma Sevim Baltacı’nın ailesine ulaşmaya çalıştıklarını, olaydan dolayı üzgün olduklarını ve başsağlığı dilediklerini ilettiklerini söyledi.

İlk duruşmaya tutuklu sanık Muratcan Türkyılmaz ile taraf avukatları katıldı. AK Parti İstanbul Kadın Kolları adına avukatlar da davaya katılma talebinde bulundu.

“OLAYDA KUSURUM YOKTUR”

Sanık Muratcan Türkyılmaz savunmasında şunları kaydetti:

“Sağlık personeliyim, özel uzman ambulansta çalışıyorum. O gün nöbetim bitmişti eve dönüyordum. Kağıthane istikametinden Beyoğlu’na seyir halindeydim, hızım yaklaşık 55-60 km civarındaydı.

Tam virajı bitirmişken birden karşıma beyaz bir şey çıktı. Frene abandım. Direksiyonu sağa kırdım. Araç kaldırıma çıktı. Arka sağ lastik yarıldı ön cam yüzüme patladı arabayı hemen durdurdum. Ne yaşandığını anlamak için olay yerine koştum.

Yerde yaralı kadın görünce ilkyardım müdahalesinde bulundum. Etrafa da 112’yi aramalarını söyledim. Hastanın bilincini solunumunu kontrol ettim. Kanamalarına tampon yaptım. O sırada hala yaşıyordu.

Polis ve ambulans geldi. Ambulansta kalbi durmuş geri döndürdüler. Ben de tedavim ve alkol testi için hastaneye götürüldüm. Camlardan dolayı ben de yaralanmıştım. Yüzüm kan içindeydi, alkollü değildim. Olayda kusurum yoktur”

Sanık Türkyılmaz, poliste kendisine iki tarafın da kusuru olduğunun söylendiğini, kendilerine kusurunun ne olduğunu sorduğunda hız limitini aştığının söylendiğini, tekrar sorduğunda 60-70 kilometre hız ölçtüklerinin söylendiğini belirterek “O şekilde dedikleri için ilk ifademde hızımın 60-70 km olduğunu söylemiştim. Polislere güvenip öyle söyledim. Normalde hızım daha düşüktü” dedi.

AVUKATI TAHLİYESİNİ TALEP ETTİ

Sanık avukatı ise “Müvekkilim olay yerinde makul hızda ilerlemektedir. Kolluk aşamasında defalarca videoyu izledik. Müvekkil sağ tarafa döndüğü için en sağ şeritte ilerlerken müteveffa da gelmektedir. Müvekkil müteveffayı görür görmez elinden geleni yapmış, direksiyonu sağ tarafa kırıp frene abanmıştır. Kaput tarafından çarptığı söylenmektedir. Müvekkilin babası itfaiyede çalışmaktadır aracı aynı şekilde muhafaza etmiştir. Aracın her yerini inceledik fotoğrafladık. Aracın ön tarafından herhangi bir çarpma durumu yoktur. Sağ arka tekeri kaldırıma girdiği için yırtılmıştır. Müvekkil hayatı boyunca yaptığı görevden dolayı hayat kurtarmıştır. Kazanın olduğu yer sürekli karanlıktır. Yolun virajlı olması nedeniyle fren mesafesi ve intikal mesafesi uzamıştır. Müvekkil olay yerine her zamanki dikkatiyle giderken kaza olmuştur. Tahliyesini talep ederiz” dedi.

ŞİKAYETÇİ AVUKATLARI: “TUTUKLULUĞU DEVAM ETSİN”

Şikayetçi Muharrem Baltacı’nın avukatı, hız konusunda bilirkişi raporunda herhangi bir tespit göremediklerini belirterek “Kazanın gerçekleştiği yolda yaya geçidine yaklaşım ve 30 kilometre hız tabelası vardır. Raporun sonuç kısmına itiraz ediyoruz. Sanığın asli kusurlu olduğunu düşünüyoruz. Maktulün 10 metre sürüklenmesi dikkate alındığında hızın söylenenden yüksek olduğunu düşünüyoruz. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz” dedi.

AKP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı avukatları da “Biz AK Parti Kadın Kolları olarak saldırıya uğrayan, hakkı ihlal edilen kadınların yanında olduk. Maktul arkadaşımız 15 yıl gönüllü olarak emek verdiği davada mesai bitince ayrılırken kazaya karışmıştır. Katılma talebimizin kabulü ve tutukluluk halinin devamını isteriz” şeklinde konuştular. Şikayetçi avukatı Taha Sarıcaoğlu da “Sanığın olayda aşırı hızlı olduğu Fatma Sevim Baltacı’yı yaklaşık 10 metre kadar havaya fırlattığı kaza tespit raporlarında mevcuttur. Sanığın semti çok iyi bildiği, AK Parti İstanbul İl Binasını bildiği dolayısıyla yaya kalabalığının yoğun olduğunu bilmesi gerekmektedir. Hız konusunda tespit yapılana kadar tutukluluk halinin devamını talep ederiz” diyerek olay yerinde keşif yapılmasını da istedi. Duruşma savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.

OLAY YERİNDE KEŞİF YAPILACAK

Mahkeme, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı’nın suçtan doğrudan zarar gören olmaması nedeniyle katılma talebini reddetti. Olay yerinde keşif yapılmasına hükmeden mahkeme, sanığın sabıkasız oluşu ve delilleri karartma ihtimali olmaması nedeniyle tahliyesine karar verdi. Sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı koyan mahkeme, duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cenazeye-erdogan-da-katilmisti-surucu-tahliye-edildi/feed/ 0
Taksici Oğuz Erge cinayetinde yeni detay https://www.foxhaber.com.tr/taksici-oguz-erge-cinayetinde-yeni-detay/ https://www.foxhaber.com.tr/taksici-oguz-erge-cinayetinde-yeni-detay/#respond Fri, 19 Apr 2024 21:15:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6295 İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Aysal’a “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma”dan 14 yıl 10 ay ile “ruhsatsız silah taşıma”dan 2 yıl 10 ay hapis cezası verilen hükmün gerekçeli kararı açıklandı.

SİLAH TAVAN ARASINDA KOVANLAR ÇÖPTE BULUNDU

Cinayete ilişkin detaylı bilgiler anlatılan 16 sayfalık gerekçeli kararda; olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksi içerisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu aktarıldı.

İddianame, savcının mütalaası, sanığın ifadesi, sanık ile maktul arasında geçen konuşmalar, tanık ifadeleri ve otopsi raporu gibi tüm ayrıntılar da gerekçeli karara eklendi.

SİLAHA 3 MERMİ KOYMUŞ

Mahkeme heyeti kararında, sanığın baştan itibaren yüzünü maskeyle gizlemek, başını kapüşon ile kapatmak suretiyle üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabancanın şarjörüne 3 mermi koymak ve maktulün sırt kısmına gelecek şekilde yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için “öldürmek” kastıyla ateş ettiğine vurgu yaptı.

Olayda kullanılan silahın sanığın evindeki banyoda tavan arasında, Delil Aysal’ın taksi içerisinden aldığı boş kovanların da mutfakta çöp kovasında bulunduğu gerekçeli kararda belirtildi.

Ateş etmenin asıl amacının maktulün araç içerisinde bulunan cep telefonu ve kulaklığı almak olduğu kaydedilen gerekçeli kararda şu değerlendirmelere yer verildi:

“SUÇLULAR BERAAT EDERSE ADALET HÜKÜM GİYER”

“Bu olaydan sonra ortaya çıkan görüntü ve ses kayıtları sanığın olayın başlangıcından itibaren yağma suçunu işlemek amacıyla hareket ettiğinin kabulünü gerektirmektedir ayrıca sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir.

Yargılamada amacın mutlak gerçeklik değil mutlak gerçekliğe olabildiğince yaklaşmak umuduyla maddi gerçeklik olduğu bilinerek, başkaca araştırma yapılmasının davanın esasına etki etmeyeceği gibi usul ekonomisine de uygun düşmeyeceği anlaşılmış ve başkaca araştırma yapılmamıştır.

‘Suçlular beraat ederse adalet hüküm giyer’ cümlesinden yola çıkarak dosyadaki delillerle hüküm kurulmuştur.”

Mahkemenin kararında, sanığın eylemi sonrası herhangi bir nedametinin (pişmanlık) görülmemesi nedeniyle indirim uygulanmadığına da dikkat çekildi.

NE OLMUŞTU?

Taksi şoförü Oğuz Erge, 31 Ocak’ta saat 03.30 sıralarında Buca Gediz Mahallesi’nden kapüşon ve cerrahi maske takan, Gaziemir’e gideceğini söyleyen Delil Aysal’ı (19) aracına almıştı. Taksi, Gaziemir Belediyesi yakınlarında, Aysal’ın arka koltuktan tabancayla üç el ateş ettiği Erge ağır yaralanmış, kaldırıldığı İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Erge’nin üzerindeki ve aracındaki para ile eşyayı alarak kaçan şüpheli, polisin olay yeri ve çevresindeki 70 güvenlik kamerasının kaydettiği yaklaşık 110 saatlik görüntüyü incelemesiyle Buca’da saklandığı adrese düzenlenen operasyonla yakalanarak, tutuklanmıştı.

Olay öncesi, sırası ve sonrasında yaşananları ise araç içi kamerasının kaydettiği ortaya çıkmıştı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince hazırlanan raporda Delil Aysal’ın cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmişti.

8 Mart’ta yapılan yargılamada, mahkeme heyeti, sanığın “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma”dan 14 yıl 10 ay ile “ruhsatsız silah taşıma”dan da 2 yıl 10 ay hapse çarptırılmasına karar vermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/taksici-oguz-erge-cinayetinde-yeni-detay/feed/ 0
Muhammed Nuh Kasadar’ın katili için akıl sağlığı raporu istendi https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:51:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5011 İstanbul Bayrampaşa’da bir evdeki dondurucuda cesedi bulunan Muhammed Nuh Kasadar’ı aralarında çıkan kavgada boğarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Hakan Öztürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tarafların avukatları da hazır bulundu.

SAVUNMA YAPMADI

Sanık Öztürk, kimlik tespitinde inşaat işçisi olduğunu belirtirken, mahkeme başkanının dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporları, maktulle bulunan görüntüleri ve iddianameye ilişkin bir diyeceği olup olmadığını sorusuna “Yok” yanıtını verdi. Duruşmada söz verilen sanık Öztürk, savunma yapmayacağını bildirdi.

TELEFONUNDA CİNAYET VİDEOLARI

Mahkeme başkanı sanığın cep telefonunun incelemesinde cinayeti gerçekleştirmeden 10 gün önce bazı aramalar yaptığını, telefonunda kimliği belirsiz ceset ve cinayet videolarının bulunduğunun tespit edildiğini aktardı.

‘BAŞKA BİR KURBANI DAHA EVE ÇAĞIRDI’ İDDİASI

Maktulün ağabeyi Ömer Faruk Kasadar ise sanığın kardeşini planlayarak katlettiğini söyledi.

Kardeşinin cenazesi defnedildikten 2 gün sonra onunla yaşıt birinin kendisini aradığını, bu kişinin sanığın kendisini de evine çağırdığını söylediğini aktardığını belirten Kasadar, haksız yere çalıştırarak parasının verilmediği iddialarının doğru olmadığını dile getirdi. Kasadar, “Bizim ciğerimizi, Türkiye’nin ciğerini yaktı. Allah da onu perişan etsin” dedi.

AKIL SAĞLIĞI İNCELEMESİ

Avukat Can Çelik ise her şeyin ortada olduğunu kaydederek, “Tasarlayarak müteveffayı öldürmüştür. Cezalandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin rapor istenilmesine hükmetti.

Sanık hakkında “yağma” suçundan suç duyurusunda bulunmasını kararlaştıran heyet, sanığın tutukluluk halinin devamını hükmedip duruşmayı erteledi.

“TELEFONDAN UYGULAMA İNDİRİN”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Muhammed Nuh Kasadar’ın babası Mustafa Kasadar’ın aktardığına göre, maktulün 10 Temmuz 2023’te saat 11.00 sıralarında haber vermeden evden ayrıldığı belirtiliyor.

Aynı gün maktulün ağabeyi müşteki Ömer Faruk Kasadar’ın telefonuna “Merhabalar Ömer Bey, şu anda Muhammed elimizde. Ayrıntılı bilgi için Android bir telefondan ‘Connected2’ uygulamasını indirin ve ‘Kasadari’ diye bir hesap oluşturun. Bunun için 15 dakikan var, hesabı aç ve sana yazmamı bekle” şeklinde mesaj gönderildiği kaydedilen iddianamede, müştekinin kendisine şaka yapıldığı gerekçesiyle bunu ciddiye almadığı ifade ediliyor.

40 BİN DOLAR İSTEDİ

İddianamede, gece eve gelmemesi üzerine müştekilerin maktulü aradığı ancak ulaşılamadığı aktarılarak, ailesinin maktulün kaçırılmış olabileceği şüphesiyle polise başvurduğu anlatılıyor.

Müşteki baba Kasadar’ın telefonuna sanık Hakan Öztürk’ün söylediği uygulama indirilip, sanıkla buluşma sağlamak amacıyla görüşülmeye başlandığı kaydedilen iddianamede, müştekilerin iletişime geçmesi sonrası, rehin tuttukları kişiyi 40 bin dolar karşılığında serbest bırakacağını söylediği bildiriliyor.

70 BİN TL’Yİ KABUL ETTİ

İddianamede, ağabey Ömer Faruk Kasadar’ın sanığa 70 bin lira getirebileceğini söylemesi üzerine, sanık Öztürk’ün teklifi kabul ettiği aktarılarak, parayı 12 Temmuz 2023’te Gaziosmanpaşa’daki bir parka bırakmasını istediği, parayı teslim aldıktan sonra maktulü parkın yakınındaki benzin istasyonuna bırakacağını söylediği kaydedildi.

Polis ekiplerinin de güvenlik önlemi alarak parka gittiğine yer verilen iddianamede, müşteki Kasadar’ın parayı parka bıraktıktan sonra sanığın sabaha karşı geldiği ve burada yakalandığı aktarılıyor.

ÖNCE ÖLDÜRÜP SONRA PARÇALADI

İddianamede, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna yer verilerek, maktulün zehirlenerek öldüğüne ilişkin delil bulunamadığı, vücudun ölüm sonrasında parçalanmış olduğu ve ölümünün bağla boğma sonucu meydana geldiği bilgisi verildi.

İlk haksız hareketin sanık Hakan Öztürk’ten geldiğine dikkati çekilen iddianamede, Öztürk’ün “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçunda ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/feed/ 0
Kedi katiline pişmanlık indirimi https://www.foxhaber.com.tr/kedi-katiline-pismanlik-indirimi/ https://www.foxhaber.com.tr/kedi-katiline-pismanlik-indirimi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:45:46 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3799 İstanbul Başakşehir’de yılbaşı gecesi kediyi asansörde sıkıştırıp defalarca tekmeleyip ezerek öldürdüğü gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılarak hükmün açıklanması geri bırakılan İbrahim Keloğlan hakkında mahkeme gerekçeli kararını tamamladı.

Gerekçede, sanığın mahkemedeki tutum ve pişmanlığını gösteren davranışları nedeniyle cezada indirim uygulandığı ve 2 dakika 34 saniyelik video kaydında kedinin kaçmasına engel olduğu ve birden çok tekmeleyerek öldürmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiği belirtildi. Kararla birlikte tahliye edilen Keloğlan, 35 gün tutuklu kalmıştı.

BEŞ YIL DENETİM

Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesi 8 Şubat 2024 tarihindeki duruşmada, sanık İbrahim Keloğlan hakkında “Evcil Hayvanı Kasten Öldürme” suçundan Hayvanları koruma Kanunun 28/ A-2 maddesi hükmü uyarınca önce 1 yıl 6 ay hapis cezası vermişti.

Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini dikkate alan mahkeme, cezayı 1 yıl 3 ay hapis cezasına indirmişti. Mahkeme, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat meydana gelmiş olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasını geri bırakarak sanığın tahliyesine hükmetmişti. Mahkeme, sanığın 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına bu süre içinde kasten bir suç işlememesi halinde hükmün ortadan kaldırılmasına karar vermişti.

PİŞMANLIK İNDİRİMİ

Mahkeme hükmünün gerekçesini tamamladı. Gerekçede, sanığın kedinin kaçmasını engelleyip koridorda defalarca tekme atıp öldürdüğü, savunmasında suçunu kabul ettiğine yer verildi. Sanığın eşiyle aralarındaki sorundan dolayı kendinden geçip böyle bir davranışta bulunduğunu, herkesten çok utandığını, olay nedeniyle çok pişman olduğunu söylediği belirtilerek “Dosya içerisinde bulunan CD, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın suçu işleyiş biçimi, dosya içerisindeki 2 dakika 34 saniyelik video kaydında kedinin kaçmasına engel olarak birden çok kez tekme atıp öldürmesi sebebiyle temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir” denildi.

Gerekçede, sanığın yargılama sürecindeki tutum ve pişmanlığını gösteren davranışları, sabıkasız geçmişi sebebiyle hakkında takdiri indirim uygulandığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi, olaydan önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği kaydedildi.

TUTUKLANMASI İÇİN 250 BİN İMZA

‘Eros’ isimli kediyi tekmeleyerek öldüren İbrahim Keloğlan’ın tutuklanması için ‘change.org.tr’ üzerinden başlatılan kampanyada, 250 bine yakın imza toplandı.

Hayvanseverler tarafından dünyaca yaygın imza kampanyası platformu ‘change.org.tr’ üzerinden de #ibrahimkeloğlantutuklansın #KediKatili etiketleri ve başlığıyla imza kampanyası başlatıldı.

Kampanyanın açıklamasında, “İstanbul’da oturduğu sitenin asansörüne giren bir kediyi altı dakika boyunca döverek öldüren İbrahim Keloğlan, bir yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, iyi hal indirimi yaparak cezayı bir yıl üç aya düşürdü. Bu kararı yok hükmünde sayıyor ve bu yanlıştan dönülmesini talep ediyoruz. Bunun iyi hali olamaz, olmamalı. Hayvanlara yönelik işlenen her türlü suç ve suistimale karşı caydırıcı cezalar uygulanmalıdır” ifadeleri yer aldı.

Kampanya kapsamında Keloğlan’ın tutuklanması için imza atanların sayısı kısa sürede 250 bine yaklaştı.

NE OLMUŞTU?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca İbrahim Keloğlan hakkında Ziya Gökalp Mahallesinde yaşadığı sitede 1 Ocak günü saat 03.15 sıralarında site sakinleri tarafından beslenip bakılan kediye asansörde tekme attığı, koridora kaçan kediyi kapıları kapatarak kaçmasını engelledikten sonra defalarca tekmeleyerek öldürdüğü gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı.

Kamera kayıtlarında kediyi asansörden çıkıp kovaladığı ve temlediği görülen sanık Keloğlan 4 Ocak’ta tutuklanmıştı. Savcılık, Keloğlan hakkında “Bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürme” suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açmıştı.

“KENDİNİ TAMAMEN KAYBETMİŞTİM”

Keloğlan savunmasında şunları söylemişti:

– Benim de bir kedim vardır, olay günü yılbaşıydı, aşırı stres ve yorgunluk ile evime dönmüştüm, kafamda eşimin beklediği hamilelik testinin sonucu vardı, eve gittiğimde eşim bana çocuğumuzun olamayacağı ve bu durumu daha önceden bilip benden gizlediğini söyledi. Eşim konuşmanın devamında beni teselli etmek için gerekirse ikinci bir kedi sahiplenebileceğini söyledi.

– Bu durum benim daha fazla üzülmemi sağladı. Evden çıktım, hüngür hüngür ağladım, hayat çok acımasız geldi. Ölmek istedim, aracıma gittim, sonrasında gidecek bir yerim olmadığı için apartmanıma girdim. Sonrasında asansöre bindim, asansörde kedi gördüm, ayağımla yere vurup kovmak istedim. Attığı pençe ile beni yaralayınca kendimi tamamen kaybettim.

– Sonrasında yaptıklarımı kesinlikle nasıl yaptığımı bilmiyorum. Kediye tekme attım, kediyi kovaladım, kediye tekme atarak öldürdüm. Şu an bu aşamada herkesten çok utanıyorum, çok pişmanım. Kedi benim sol ayağımı yaralamıştır, ben vurduğumda ne amaçla vurduğumu bile hatırlamıyorum, kendimi tamamen kaybetmiştim.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kedi-katiline-pismanlik-indirimi/feed/ 0
Dehşet evindeki kâbusu mahkemede anlattı https://www.foxhaber.com.tr/dehset-evindeki-kabusu-mahkemede-anlatti/ https://www.foxhaber.com.tr/dehset-evindeki-kabusu-mahkemede-anlatti/#respond Wed, 07 Feb 2024 21:33:41 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3043 Bursa’da geçen yıl 12 Temmuz günü İlyas Sarıkaya (50) alzheimer hastası annesi A.S. ve sevgilisi F.O. (44) ile otururken mahalleden arkadaşı Recep Özaslan’ı (47) evine çağırdı. Uyuşturucu madde etkisi altında olan Sarıkaya, sevgilisi ile ilişkisi olduğunu düşündüğü Özaslan’ı tabanca ile vurdu. Ağır yaralı arkadaşına ardından iki el daha ateş etti ve Özaslan’ı öldürdü.

Özaslan’ın cesedinin çürümesi sonucu çıkan koku, komşuları rahatsız edince olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Sarıkaya, eve gelen polisleri silah zoruyla tehdit ettiği sevgilisini pencereye çıkartıp, sorun olmadığını söyleterek geri gönderdi. Sarıkaya yedi kurşunla vurduğu kadına 21 gün boyunca cinsel saldırıda bulundu. Kadın, Sarıkaya’nın uyuşturucunun etkisi olduğu anda telefonunu kullanarak yazdığı mesajla yardım istedi. 12 Temmuz’da eve yapılan operasyonla kurtuldu.

Korkunç olayın dava aşamasına geçildi. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, hakkında, “kasten öldürme, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetin yoksun kılma, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı silahlı yağma, nitelikli cinsel saldırı ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma, bulundurma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanık İlyas Sarıkaya (50) hazır bulundu.

Duruşmaya, müşteki F.O. (44), öldürülen Recep Özaslan’ın (47) yakınları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile taraf avukatları da katıldı. Sarıkaya, savunmasında, F.O. ile tanıştıktan bir süre sonra sevgili olduklarını ve birlikte yaşamaya başladıklarını ileri sürerek, daha sonra sokakta karşılaştığı Recep Özaslan’ın da kalacak yeri olmadığı için kendileriyle kalmaya başladığını söyledi.

REHİN ALDIĞI KADINI SUÇLADI

Bir sabah Özaslan ile F.O’yu uygunsuz vaziyette yakaladığını iddia eden sanık “Silahımı onlara doğru çektim. Recep hamle yaparak ‘sık lan’ dedi ben de ateş edip onu öldürdüm. Sonra müştekiye de 3-4 el ateş ettim. Yarım saat kadar sonra baktım nefes alıyor. Polisi aramak istedim ama F.O. iyi olduğunu söyleyerek izin vermedi. ‘Bu olaylar benim yüzümden oldu, gerekirse cesedi aldıracağım. Seni de kurtaracağım.’ dedi. Savcı ve avukat tanıdıkları olduğunu söyleyerek beni kurtaracağını söyledi” ifadelerini kullandı.

CİNAYETE KABUL, CİNSEL SALDIRIYA RET

F.O’nun yaralarının bakımını, eczaneden ona aldığı tıbbi malzemelerle yaptığını anlatan sanık, bu süreçte birlikte uyuşturucu madde kullandıklarını, müştekinin telefon ve tabletle evde kaldığını, kızının dahi onu ziyarete geldiğini ileri sürdü. Müştekinin annesinin kendisini çağırması üzerine gittiğinde polis tarafından yakalandığını belirten Sarıkaya, “Ben, Recep Özaslan’ı kasten öldürdüğümü, F.O’yu da yaraladığımı kabul ediyorum ancak zorla alıkoyma, rızası dışında cinsel ilişki ve yağma suçlamalarını kabul etmiyorum” dedi.

Müşteki F.O. ise kardeşinin kaybolan saatini bulması için haberleştiği Sarıkaya’nın evine saati teslim almak için gittiğini ve telefonu alınarak alıkonduğunu anlattı. Sanığın kendisine sürekli zorla uyuşturucu madde verdiğini dile getiren F.O, olay günü sanıkla aynı odada olduklarını, uykudan kalkan sanığın sinirle kendisini Özaslan’ın bulunduğu salona götürerek ona “Arkamdan ne iş çeviriyorsun, zulayı çıkar” diye bağırmaya başladığını aktardı.

ÖLMEYİNCE KALBİNE DOĞRU ATEŞ ETTİ

Sanığın birkaç defa ateş ederek Özaslan’ı öldürdüğünü sonrasında da kendisine 2 el ateş ettiğini anlatan F.O, şunları kaydetti:

– Bir saatlik süre zarfında bana aralıklarla ateş etti. En son ‘Senin kalbinde sorun vardı, değil mi?’ diyerek kalbime doğru ateş etti. Bilincimi hiç kaybetmedim. Yaklaşık 10 saat ölü taklidi yaptım. Bir süre sonra nefes aldığımı fark etti. ‘Sen hala ölmedin mi?’ dedi. Refleksle, ‘Ölmedim, ne yapacağız?’ deyince panikle silahı attı. ‘Allah’ın almadığı canı ben almam’ dedi. Beni öldürmesin diye onu çok sevdiğimi, ondan hamile kaldığımı söyledim. Söylediklerini istisnasız yerine getirdim.”

CESETLE 10 GÜN AYNI ODADA KALDI

Şikayetçi olduğunu vurgulayan F.O, Özaslan’ın cesediyle 10 gün aynı odada kaldığını, cesedin çürümesi ve kurtlanmasına şahit olduğunu, bu süreçte sanığın kendisini öldürmesinden korktuğu için ailesine de durumdan bahsetmediğini anlattı. Sanığın madde etkisinde sızdığı gün onun telefonundan annesine olayı anlatan bir mesaj attığını ve yardım istediğini dile getiren müşteki, sonrasında polis operasyonuyla sanığın yakalandığını ve evden kurtarıldığını ifade etti.

Özaslan’ın yakınları da şikayetçi oldukların sanığın cezalandırılmasını istedi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

DEHŞET EVİNDE NE OLMUŞTU?

Osmangazi’de 12 Temmuz’da Gasp Büro Amirliği’ne müracaat eden A.O, kızı F.O’nun mesajla kendisine gizli şekilde ulaşarak İlyas Sarıkaya tarafından alıkonulduğunu ve zor durumda olduğunu belirttiğini bildirerek polisten yardım istemişti.

Sarıkaya’yı, kendisine para vereceğini belirterek çağıran A.O, polisin operasyonuyla yakalanmıştı. Küplüpınar Mahallesi’ndeki eve giren polis ekipleri, haziranda alıkonan F.O’yu silahla yaralanmış halde bulmuştu. Ekipler, Sarıkaya’nın alzaymır hastası annesinin de bulunduğu evde, yine Sarıkaya tarafından tabancayla vurularak öldürülen Recep Özaslan’ın sarılmış haldeki cesedine de ulaşmıştı. Gözaltına alınan Sarıkaya tutuklanmıştı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/dehset-evindeki-kabusu-mahkemede-anlatti/feed/ 0
Emniyette idari memuru 15 kurşunla öldürmüştü… ‘İyi hal’ indiriminin gerekçesi açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/emniyette-idari-memuru-15-kursunla-oldurmustu-iyi-hal-indiriminin-gerekcesi-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/emniyette-idari-memuru-15-kursunla-oldurmustu-iyi-hal-indiriminin-gerekcesi-aciklandi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:12:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2657 Daha önce depremzedelere yardım etme meselesi yüzünden tartışan polis memuru Şükrü Koçoğlu ile emniyette görevli idari memur Fevzi Süleyman Sökmen arasında 2 Haziran’da Kocasinan ilçesi Erkilet Bulvarı’ndaki Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nde tartışma çıktı…

Çıkan tartışma sonucu Sökmen, kendisini ölümle tehdit ettiğini iddia ettiği Koçoğlu’ndan şikayetçi oldu.

İkili, 14 Eylül’de bir kez daha Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nde karşılaştı. Çıkan tartışma sonucu Koçoğlu, beylik tabancası ile Sökmen’i öldürdü. Gözaltına alınan Koçoğlu, işlemleri sonrası tutuklandı.

Şükrü Koçoğlu hakkında ‘kasten adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

‘KORKUP GİTMESİ İÇİN DE ÇAY BARDAĞINI YERE FIRLATTIM’

Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 Ocak’ta görülen davanın 2’nci duruşmasında öldürme kastı olmadığını söyleyen Şükrü Koçoğlu, “Depremzedelerle ilgili duygu sömürüsünde bulunuyordu. ‘Bu kadar düşünüyorsan, bir maaşını bağışla Süleyman’ dedim. Korkup gitmesi için de çay bardağını yere fırlattım. Beni sürekli rahatsız etti. ‘Süleyman senden ricam, benim olduğum zaman buraya gelme’ dedim. Olay günü Süleyman ile karşılaştık. ‘Bir dakika’ dedim, Süleyman da konuşmak istemedi. Benden kaçarak yangın merdivenine doğru gitti. Ben de konuşmak için arkasından gittim” dedi.

‘KAÇ EL ATEŞ ETTİĞİMİ BİLMİYORUM’

Koçoğlu, şöyle devam etti:

-Süleyman şikayette bulunmuşsun; derdin nedir?’ diye sordum. Süleyman da ‘Benim herhangi bir derdim yok. Her şey orada yazıyor’ dedi.

-Engelli çocuğum olduğunu, ona bakan hasta annesi olduğunu söyledim. Onlar hakkında sırıtarak, ‘İyi yerlerde değerlendiririm’ diye konuşunca, olay meydana geldi ve kendimi kaybettim. Sonrasını hatırlamıyorum.

-Beylik tabancamda sürekli 15 mermi taşıyordum. Kaç el ateş ettiğimi bilmiyorum. Olay bir anda gelişen diyalog sonrası meydana geldi.

-Kesinlikle planlamadım, pişmanım. ‘Yeter artık lan’ ve ‘yarım kalan işimi tamamlarım’ demedim. Olayda bir kastım yok. Amacım sadece konuşmaktı.

MAHKEMEDEN ‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ

Sanık avukatı Mustafa Avşar da müvekkili hakkında ‘tahrik’ indirimi yapılması gerektiğini söyledi.

Şikayetçi olduğunu belirten Sökmen’in babası C.S. ise sanığın en ağır cezayı almasını istedi.

Mahkeme heyeti, sanık Şükrü Koçoğlu’nu, ‘kasten adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Sanık hakkında ‘iyi hal’ indirimi uygulayan mahkeme, cezayı 25 yıla düşürdü.

‘MAKTUL ŞİKAYET HAKKINI KULLANMIŞTIR’

Mahkeme, sanık hakkında verilen 25 yıl hapis cezası kararının gerekçesini açıkladı.

Sanık savunmalarında ikrar edildiği üzere sanığın şikayetten haberdar olduktan sonra perşembe günü Yeni Mahalle Karakolu’na gittiği, burada şikayet dilekçesini okuyup, içeriğini öğrendikten sonra ifadeyi sonradan vermek istediği, müteveffanın yanına giderek, ‘Süleyman görüşebilir miyiz? Süleyman ayıp oluyor’ şeklinde ifadeleri bulunduğu, ardından da müteveffaya ateş ettiği görülmüştür. Müteveffanın yasal bir hakkı olan şikayet hakkını kullanılması olayı haksız bir fiil olarak kabul edilemeyeceği nedeniyle bu sebebe dayanarak ‘haksız tahrik’ uygulanmamıştır” ifadeleri yer aldı.

‘SANIĞIN ÖFKE SORUNU OLDUĞU AÇIKTIR’

Sanık ile maktul arasındaki anlaşmazlıklara da vurgu yapılan kararda, “Sanık tarafından iddia edilen maktulün sanığın aile üyelerini kastederek ‘ben bakarım, iyi bakarım, iyi yerlerde değerlendiririm’ şeklinde sarf ettiğini iddia ettiği sözlerin ise sanık tarafından alınacak cezanın hafifletilmesi maksatlı, gerçeklikten uzak ve soyut beyanlar olduğu, bu sözlerin müteveffa tarafından söylendiği kabul edilse dahi sanığın hiddet veya şiddetli eleme kapılarak, söz konusu suçu işlemesini gerektirecek nitelikte sözler olmadığı, sanığın öldürme eylemine konu olayın kendisine yönelik küfür veya hakaretler olmadığı, Mart 2023’te başlayan ve zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar sonrası maktulün anayasal hakkı olan şikayet hakkını kullanması sonucu sanığın öldürme eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır. Zira, dosya içindeki personel izleme formuna göre de sanığın öfke kontrolü sorunu olduğu açıktır. Sanığın yargılama aşamalarındaki pişmanlığı nedeniyle de ‘iyi hal’ indirimi yapılmıştır” denildi.

SANIK AVUKATI, KARARA İTİRAZ ETTİ

Mahkeme heyeti, sanığın eylemini ‘tasarlayarak’ işlediğine dair yeterli delilin mevcut olmadığını, bu nedenle sanığın öldürme kastının ani oluştuğu görüşünde bulundu.

Öte yandan sanık avukatı Mustafa Avşar’ın, müvekkiline fazla ceza verildiği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararına itiraz edip, ‘tahrik’ indirimi yapılmasını isteyerek, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’ne taşıdığı öğrenildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emniyette-idari-memuru-15-kursunla-oldurmustu-iyi-hal-indiriminin-gerekcesi-aciklandi/feed/ 0
‘İntihar’ diye kayıtlara girmişti kıskançlık cinayeti çıktı https://www.foxhaber.com.tr/intihar-diye-kayitlara-girmisti-kiskanclik-cinayeti-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/intihar-diye-kayitlara-girmisti-kiskanclik-cinayeti-cikti/#respond Fri, 26 Jan 2024 09:15:40 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2644 Siverek Devlet Hastanesine gayrı resmi eşi tarafından götürülen ve “intihar etti” denilen bir çocuk annesi 30 yaşındaki Özgül Zonturlu’nun ölümüyle ilgili tutuklanan eşi Müslüm Abacıoğlu’nun yargılanmasına Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Sanık son savunmasında, eşinin kendi kafasına silahı dayayıp ateşlediğini belirterek;

“Kardeşim Mehmet ile arkadaşı Mustafa arasında sorunlar vardı, benim de canım sıkılınca eşim ve kızımla Şanlıurfa’dan Diyarbakır’daki evimize gelmek için yola çıktık. Eşim geri dönmek istediğini söyleyince geri döndüm. Husumetli olduğum için aracımda namlu ağzına mermi sürülü bozuk bir silahım vardı. Silahı, takip edilebilirim diye el freninin yanına bırakmıştım. Eşim, kardeşimin arkadaşıyla olan husumetinden etkilendiği için bana, ‘Bu silahı alıp kafama sıksam herkes kurtulur. Sende rahat edersin, kendimi öldüreceğim. Neden onlara hesap sormuyorsun, git vur onları’ dedi. Bende kafasına takmamasını söyledim. Kafasına bir şeyler takmıştı. Ben de ‘Dur sen sıkma, ben kendi kafama sıkayım’ dedim. Bu sırada eşim silahı alıp başına dayadı ve ben engel olmak isterken silah patladı. Bende kontrol noktasında durmayıp vakit kaybetmeden eşimi hastaneye yetiştirmek istedim” dedi.

‘BU KADININ DOSTU VAR BENİ ALDATIYOR’ DİYORDU

Hayatını kaybeden Özgül’ün babası Özcan Zonturlu, damadının kızına şiddet uyguladığını, olay öncesi torununun da “Babam eve silah getirdi, anneme de bu silahla seni öldüreceğim” dediğini, kızıyla her görüşmesinde, “Baba benim sonum ölüm, bu adam beni öldürür” dediğini belirtti. İfadesi alınan 8 yaşındaki kızları H.A da annesinin bir anda silahı alarak başına dayadığını, babasının engel olmak isterken silahın patladığını söyledi. Tanık Mustafa Akkafa da, “Müslüm ile eşi Özgül arasında uyuşturucu kullanmaktan sürekli tartışma vardı. Müslüm eşi Özgül için ‘Bunun dostu var. Beni aldatıyor’ diyordu. Evlerine gittiğimde Özgül kendini balkondan atmak üzereydi, onu son anda kurtardım” dedi.

‘ELİNDEN ALIRKEN PATLADI’

Mahkeme, olay günü polis kontrol noktasında dur ihtarına uymayan bir aracın hızla bölgeden kaçmaya çalışması üzerine takibe alındığı, aracın Devlet Hastanesine gittiği ve ön koltukta Özgül Zonturlu’nun başından vurulmuş halde bulunduğunu belirtti. Tanık ifadeleri ve toplanan delillere göre, sanığın her ne kadar kadının silahı kafasına dayadığını, kendisinin de elinden almaya çalışırken patladığı şeklindeki savunmasının inandırıcı olmadığını, olayın bir kıskançlık cinayeti olduğuna kanaat getirildi.

‘HUSUMETLİ OLAN BİRİ SİLAHINDA TEK MERMİ BULUNDURMAZ’

Mahkeme, sanığın olay esnasında aracın tüm camlarının kapalı olduğunu belirtmesine rağmen araçtaki aramada kadının ölümüne neden olan mermi çekirdeğine ait boş kovanın tüm aramalara rağmen bulunamadığına dikkat çekti. Yine sanığın “Benim husumetli olduğum kişiler var. Bu nedenle silahımın namlusuna atışa hazır mermi bulunduruyorum” dediği, ancak silahın şarjöründe başka mermi bulunmadığı, şayet husumetli olduğu kişilerden kendini korumaya çalışıyorsa silahın şarjöründe başka mermi olmaması ve silahın hem çocuğun hem de eşinin ulaşabileceği bir yere bırakmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığına vurgu yapıldı.

BOZUK DEDİĞİ SİLAH SAĞLAM ÇIKTI

Mahkeme, Kadının başındaki mermi girişinin sanığın oturduğu sol taraftan olduğu, araç içinde yapılan aramada 3 mermi bulunduğu, silahının bozuk olması nedeniyle mermilerin araç içine düştüğü şeklinde savunma yapmış olsa da, husumetli olan birinin bozuk silah taşımasının da makul olmadığını belirtti. Mahkeme silah üzerinde yapılan incelemede ise ateşleme sisteminde ve diğer aksamlarında ise bozukluk olmadığı çalışır vaziyette olduğuna dair emniyetten rapor gönderildiğini belirtti.

OY ÇOKLUĞUYLA 25 YIL CEZA ÜYE HAKİM BERAAT ETMELİ DEDİ

Mahkeme, olayın intihar değil, cinayet olduğuna kanaat getirip sanığı kasten öldürme suçundan müebbet hapisle cezalandırdı. Duruşmalardaki iyi hali nedeniyle cezayı 25 yıla düşürdü.

Mahkemenin üye hakimi ise sanığın beraat etmesi gerektiği yönünde oy çokluğuyla alınan karara muhalefet şerhi yazdırdı. Üye hakim, öncelikle failin bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun suçun kuşkuya mahal vermeyecek kesinlikte olması gerektiğinin altını çizdi. Olayın gerçekleşme şeklinin tam aydınlığa kavuşmadığı için bunun sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı vurgulandı. Delillerin ihtimali kanıya değil, kesin ıspata dayanması gerektiğine dikkat çeken üye hakim, yüksek de olsa bir olasılığa dayanarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı hüküm vermek anlamına geleceğini belirtti. Sanığın husumetlilerinden korunmak için taşıdığı silahı el freninin yanına bıraktığı ve imam nikahlı eşinin de bir anlık dalgınlığından yararlanarak silahı alıp kafasına dayadığı sırada sanığın müdahale ederken ikisinin elinde patladığını ifade eden üye hakim, sanığın polis noktasında durmamasının da kaçma amacıyla değil, eşinin hayatını kurtarmak için hastaneye yetiştirmek amacıyla hareket ettiğine vurgu yaptı.

Dosyadaki delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığı, sanığın suçu işlediğine dair şüphe hasıl olduğu, evrensel bir ceza hukuku genel ilkesi olan “Şüpheden sanık yararlanır” prensibi gereğince delil yetersizliğinden beraat verilmesi gerekirken, mahkumiyet hükmü kurulması yönünde oy çokluğuyla alınan karara katılmadığını belirtti. Dosya tarafların itirazları üzerine Bölge İstinaf Mahkemesine, buradan da nihai kesin karar verilmek üzere Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/intihar-diye-kayitlara-girmisti-kiskanclik-cinayeti-cikti/feed/ 0
Orman yakan PKK’lı terörist için istenen ceza belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/orman-yakan-pkkli-terorist-icin-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/orman-yakan-pkkli-terorist-icin-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:06:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2546 Adana’nın Sarıçam ilçesinde 13 Ağustos 2022’de iki farklı ormanlık alanda yangın çıkardığı gerekçesiyle aynı gün tutuklanan ve eylemlerini terör örgütü PKK adına gerçekleştirdiği belirlenen F.D. ile keşif ve eylem çalışmaları için terör örgütüne fon sağladıkları iddiasıyla 13 Nisan 2023’te tutuklanan A.B. ve tutuksuz A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Sanık F.D. hakkında, “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma” suçundan müebbet, “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçundan 10 yıla kadar hapis, tutuklu A.B. hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlarından 25 yıla kadar hapis, diğer 10 sanık için ise “terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” 10’ar yıla kadar hapis cezaları talebiyle hazırlanan iddianame, Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Belgeler, ifade tutanağı, tanık anlatımları, Sarıçam Orman İşletme Şefliği tutanakları, HTS, PTS, dijital veri inceleme kayıtları ve bilirkişi raporlarına yer verilen iddianamede, sanığın kentteki orman yangınlarını terör örgütü PKK’nın talimatıyla çıkardığı anlatıldı.

İddianamede, F.D’nin Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince aynı suçlama yönüyle yargılaması süren R.B. ile terör örgütü PKK’nın talimatı üzerine 13 Ağustos 2022’de, R.B’nin kullanımındaki araçla gittiği Sarıçam ilçesi Ünlüce ve Çamlıca mahallelerinde 2 ayrı ormanı yakıp Mersin’e kaçtığının tespit edildiği belirtildi.

PKK’NIN TALİMATIYLA KEŞİF ÇALIŞMASI YAPMIŞ

Sanığın yangınları çıkardığını gördüklerini anlatan 3 tanığın ifadelerinin de yer aldığı iddianamede, F.D’nin yangınlar öncesinde de PKK adına sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verildi.

F.D’nin telefonunun baz istasyonlarından sinyal verdiği adreslerin incelendiği de iddianamede belirtildi. Buna göre Kozan ve Yüreğir ilçeleri arasındaki kırsal alanlara hizmet veren geniş kapsama alanı olan baz istasyonlarından sanığın telefonundan sinyal alındığı, buraların orman yangını çıkan bölgelere yakın olduğunun tespit edildiği iddianamede anlatıldı.

İddianamede, “Sanık F.D. ve R.B’nin birlikte merkez Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla keşif çalışması yaptıkları, terör örgütü PKK’nın talimatıyla ormanlarda yangın çıkaran ‘ateşin çocukları’ yapılanmasıyla bağlantılı oldukları tespit edilmiştir.” ifadeleri yer aldı.

PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında sanığa farklı tarihlerde para gönderdiği iddianamede aktarıldı.

Sanığın PKK’nın keşif ve eylem çalışması adı altında gönderdiği para için A.B. ile irtibata geçtiği anlatılan iddianamede, “F.D’nin PKK terör örgütü adına keşif ve eylem çalışmaları için kullanacağı paraları kendi banka hesaplarını kullanarak temin etmediği, 2022 yılının farklı tarihlerinde A.B’nin parayı parça parça A.E, A.A, A.K, F.K, M.D, M.H.B, M.Ö, S.B, S.İ. ve S.B’nin banka hesaplarına aktardığı, sanık F.D’nin de bu paraları deşifre olmamak için diğer sanıklardan farklı zamanlarda bizzat elden teslim aldığı tespit edilmiştir.” denildi.

İKİ ORMANLIK ALANI YAKMIŞ

F.D’nin terör örgütü PKK’nın talimatıyla sansasyonel eylem arayışında olduğu bilgisine yer verilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

“Sanığın, Sarıçam, Kozan ve Aladağ ilçelerinde örgütün talimatıyla R.B. ile keşif çalışması yaptığı, 13 Ağustos 2022’de Sarıçam ilçesi Çamlıca ve Ünlüce mahallelerindeki iki ayrı orman yangınını terör örgütü PKK’dan aldığı talimatla kasten çıkardığı, yangınları 3 tanığın F.D. ve R.B’nin çıkardığını gördüğü ve tanık anlatımlarına göre sanığın yangın sonrasında araçla hızlı bir şekilde bölgeden uzaklaştığı, sanığın aracının yangınların çıktığı saatlerde olay yerine yakın PTS kayıtları ve o bölgede cep telefonunun sinyal kaydının bulunduğu, olay yerinde o saatlerde başka araç ve kişinin tespit edilmediği, Sarıçam’daki 2 ayrı noktada 20 dakika arayla orman yangını çıkardığı değerlendirildiğinde, F.D’nin ‘terör örgütü faaliyeti çerçevesinde kasten orman yakma’ ve ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanun’a muhalefet’ suçlarından, terör örgütüne fon topladığı ve F.D’ye yardım ettiği belirlenen A.B’nin ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ ve ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçlarından, diğer 10 sanığın ise ‘terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet’ suçundan cezalandırılması talep olunur.”

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/orman-yakan-pkkli-terorist-icin-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Birlikte yaşadığı kadını katletti, istinaf akıl sağlığı raporu istedi https://www.foxhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-katletti-istinaf-akil-sagligi-raporu-istedi/ https://www.foxhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-katletti-istinaf-akil-sagligi-raporu-istedi/#respond Tue, 02 Jan 2024 09:18:39 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1801 Diyarbakır’da kendisinden 25 yaş küçük olan ve 25 yıldır birlikte yaşadığı Şirvan Dönmez’i 10 yerinden bıçaklayarak öldüren iki eşli 21 çocuk babası Şeyhmus Ay’a verilen müebbet hapis cezasını istinaf mahkemesi; akıl sağlığının yerinde olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunup için bozdu. Davaya öldürülen kadının üç kızı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da suçtan zarar gördükleri için müdahil olarak katıldı.

“ARAMIZDA 10 YILDIR HUSUMET VAR”

Merkez Kayapınar İlçesinde kıskançlık krizine giren 73 yaşındaki Şeyhmus Ay, kendisinden 25 yaş küçük olan ve 25 yıldır birlikte yaşadığı Şirvan Dönmez’i 10 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Tutuklanıp ve Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan Şeyhmus Ay, şunları söyledi:

– Eşimle 10 yıldır aramızda husumet var. Olay günü eşime elektrik, su faturalarını neden ödemediğini sordum. O da ödeme noktasının tahsilât yapmadığını ve ilgili kurumlara gitmek zorunda kaldığını söyledi. Ben buna inanmadım ve ödeme merkezine gittiğimde iki faturanın da sabah saatlerinde ödendiğini öğrendim. Balkondan birine öpücük atıyordu. Öpücükleri kime attığını sorduğumda bana ‘Moruk’ diyerek üzerime yürüdü, bende bıçak çıkarıp korkutmak istedim. Üzerime atlayınca yere düştü, bıçak mı elimden düştü bilmiyorum ama bir şekilde saplanmış. Ben şok geçirdim ve ‘Kendini de beni de yaktın’ diyerek birkaç kez daha sapladım. Ben namazında, niyazında işime gücüme bağlı insanım. Başkalarıyla geziyordu, sorduğumda tanıdıkları olduğunu söylüyordu.

“HİÇBİR ZAMAN ŞİKAYETÇİ OLAMADIK”

Annesi öldürülen Ş.D. ise şöyle konuştu:

– Annem, babam ve kardeşlerim E.D ile M.D birlikte yaşıyoruz. Balkonda halı yıkadık sonra mutfağa geçtim. Babam bağırıp anneme yardım etmemi istedi. Devlet soğan, patates yardımı yapıyordu. Annem de almak için aşağı inmişti. Annemin yalnız taşıyamayacağını düşünerek ona yardım için indiğimde babam perdenin arkasından gizlice annemi gözetliyordu. Annem ve babam tartıştılar, sonra ikisi birlikte uyumamaya karar verdi.

– Birden bağırma sesleri gelince kardeşime ‘Koş annenin yanına’ dedim. Odaya girdiğimde babam annemin üzerine çıkmış, ellerini dizleriyle sabitlemiş annemin yüzüne yumruklar atıyordu. Annemin yüzü gözü kan içinde kalmıştı. Sonra yemek hazırlamamı istedi. Ben sofrayı serdim. Babam anneme kötü kötü bakıyordu. Babam annemi defalarca dövüyordu. Hiçbir zaman şikâyetçi olamadık. Polisi aramak istediğimde annem izin vermiyordu, bir şey olmaz deyip geçiştiriyordu. Babam çok kıskanç biridir. Annemi öldürdüğü için cezalandırılmasını istiyorum.

“ANNEMİZİN EL VE AYAKLARINI ZİNCİRLEYİP DÖVERDİ”

M.D ile E.D adlı kızları da, babalarının annelerine şiddet uyguladığını belirterek, “Babam iki eşlidir. Biz öldürülen annemizden 3 kız kardeşiz. Babamın 2 eşinden 21 çocuğu var. Ama resmi nikâhlı eşiyle görüşmüyorlar. Babamla annem arasında ciddi yaş farkı vardır. Bu nedenle annemi çok kıskanıyordu. Annem balkonda çamaşır serdiğinde bile onu gizlice gözetliyordu. Annemizin el ve ayaklarını zincirle kilitleyip döverdi. Annem ise yaşı itibariyle karşılık vermezdi. Bu kıskançlığı yüzünden sürekli ev değiştiriyorduk. Anneme seni çok pis öldüreceğim zamanını bekle derdi. Sabah uyandığımda annemizin battaniyeye sarılı cesedini gördük” dedi.

“KAYINVALİDEM KENDİ HALİNDE GARİBAN BİR KADINDI”

Sanığın damadı B.B kayınpederinin cinayeti işledikten sonra gece kendisini eve çağırdığını belirterek “Gittiğimde bana kayınvalidemin vefat ettiğini söyledi. İçeri girdiğimde üzerinde battaniye örtülüydü. Ben de küçük kızları alıp korkmasınlar diye bizim eve götürdüm. Kayınvalidemin başka erkeklerle görüştüğünü görmedim, kendi halinde gariban bir kadındı” dedi.

Sanığın oğlu A.A ise, babasının annesine şiddetini doğrulayarak “Her defasında şikayetçi olmak istiyorduk, ama annemiz izin vermiyordu” dedi.

HEM FİZİKSEL, HEM SÖZLÜ ŞİDDET

Mahkeme, kadının birlikte yaşadığı Şeyhmus Ay’ı aldattığına dair delil bulunmadığını, sanığın bilakis ölüm olayından önce de defalarca şiddet uygulamış olması nedeniyle hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirdi.

Sanık her ne kadar pişman olduğunu belirtmiş olsa da, eşini aralarındaki yaş farkından dolayı sürekli kıskançlık krizine girip darp ettiğini, bu kıskançlığı nedeniyle kadını sürekli ev değiştirmeye mecbur bıraktığını belirtti. Mahkeme, ölen kadını uzun yıllar sadece fiziksel değil, sözlü ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, kadına karşı şiddetin sadece darp ve cebirle değil psikolojik şiddet (tehdit, hakaret, bağırma, aşağılama, geliri olmayan kadına ev veya market alışverişi için para vermeme, sokağa çıkmasına izin vermeme) yoluyla da gerçekleşeceği dikkate alındığında sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından hakkında iyi hal indirimini düzenleyen 62. Maddenin de uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirilerek kasten öldürme suçundan indirimsiz müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Kadınla resmi nikahlı evli olsaydı şayet “Eşi kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılacaktı.

AKIL VE RUH SAĞLIĞI ARAŞTIRILSIN TALEBİ

İstinaf Mahkemesi ise sanığın psikolojik tedavi ilaçlarını kullandığını belirtmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetti. İstinaf Mahkemesi, sanığın öncelikle tüm muayene ve tedavi evraklarıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek akıl ve ruh sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesini ve bu rapor alındıktan sonra hakkında buna göre bir karar verilmesi gerektiğini belirterek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/birlikte-yasadigi-kadini-katletti-istinaf-akil-sagligi-raporu-istedi/feed/ 0
Eşini katledip ‘deli’ numarası yaptı https://www.foxhaber.com.tr/esini-katledip-deli-numarasi-yapti/ https://www.foxhaber.com.tr/esini-katledip-deli-numarasi-yapti/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:06:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1594 Bursa’da eşi Nazlı Meral’i (36) öldürdüğü iddiasıyla yargılanan, olaydan sonra jiletle kendisine zarar veren, her duruşmada “Eşim kapıyı açınca içeriye yüzü maskeli 4 kişi, girdi. Beni öldürmeye geldiklerini söylediler. Ben de elime bıçak alıp, kulağında kulaklıkları olan eşimin boynuna dayadım. Bana müdahale edecekler korkusu ile eşimi bıçakladım” savunması yapan Nurullah Meral’in (37) avukatı, sanığın akıl sağlığının yerinde olmadığını belirtip, rapor talep etti. Sanığın ‘akıl sağlığının yerinde’ olduğuna dair raporun son duruşmada okunması ile mahkeme heyeti, Nurullah Meral’i indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

YAKINLAR CENAZEYİ BULDU

Olay, geçen yıl kasım ayında Yıldırım ilçesi Değirmenönü Mahallesi Damla Sokak’ta meydana geldi. Nazlı Meral’den haber alamayan yakınları, durumdan şüphelenip, evine gitti. Eve giren yakınları, Meral’i kanlar içinde buldu. İhbarla gelen ekipler, Meral’in 3 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğünü belirledi. Polis, şüpheli olarak kadının eşi Nurullah Meral’i belirleyip, çalışma başlattı.

Olay günü kendisine zarar verip, ardından hastaneye giden Nurullah Meral, tedavi sonrası gözaltına alındı. 4 yıldır Nazlı Meral ile evli olup, psikolojik sorunlar yaşadığı öne sürülen Nurullah Meral, tutuklandı. Bursa 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında ‘yakın akrabayı öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemi ile dava açılan Nurullah Meral’in yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya Nazlı Meral’in yakınları ile taraf avukatları katıldı.

“KENDİME JİLETLE MÜDAHALE ETTİM”

Son savunmasını yapan sanık Meral, eşinin kendisini daha önce aldattığını ve affettiğini iddia etti. Olay günü evde oturdukları sırada zilin çaldığını ve eşinin kapıyı açmak için yanından ayrıldığını belirten Meral, önceki duruşmalarda söylediklerini bir kez daha tekrarlayıp şunları söyledi:

– Eşim kapıyı açınca içeriye yüzü maskeli 4 kişi, girdi. Beni öldürmeye geldiklerini söylediler. Ben de elime bıçak alıp, kulağında kulaklıkları olan eşimin boynuna dayadım. Bana müdahale edecekler korkusu ile eşimi bıçakladım. Eve gelen 4 kişi, daha sonra gitti. Dışarı çıktıklarında korna sesi geldi. Bu sırada ben de elime jilet aldım. Boğazımı keseceğim sırada soğuk hava geldi. Evden çıktım. Yolda bir arkadaşımı gördüm. Bir iş yerine gittik. Burada yine kendime jiletle müdahale ettim. Daha sonra hastaneye gittiğimde polis geldi.

İDRAK ETME YETENEĞİNE SAHİP

Verdiği ifadeler dikkate alındığında, avukatı tarafından akıl sağlığının yerinde olmadığı iddia edilen sanığın, hem adli tıp kurumu raporu hem de deliller neticesinde, bunu ispatlar nitelikte bir unsurun bulunmamasına dikkat çeken savcı ise esas hakkındaki mütalaasında, sanığın herhangi bir akıl sağlığı ve zeka geriliğinin saptanmadığı, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme yeteneğine sahip ve cezai sorumluluğunun tam olduğunun, soruşturma aşamasında tespit edildiğine dikkat çekti. Mütalaaya karşı son savunması sorulan Nurullah Meral ise “Yapacak bir şey yoktur. Bana oyun kurdular. En büyük oyun kurucu Allahtır” dedi.

AKIL SAĞLIĞI YERİNDE ÇIKTI

Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Dairesi’nde yapılan muayenesinde akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edilen sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına kanaat getirip, Nurullah Meral’in ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, cezada hiçbir indirim uygulamadı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/esini-katledip-deli-numarasi-yapti/feed/ 0