Sanık – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Fri, 02 Aug 2024 21:30:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakanlık 9 kişinin öldüğü arazi katliamı davasını Konya’ya nakletti https://www.foxhaber.com.tr/bakanlik-9-kisinin-oldugu-arazi-katliami-davasini-konyaya-nakletti/ https://www.foxhaber.com.tr/bakanlik-9-kisinin-oldugu-arazi-katliami-davasini-konyaya-nakletti/#respond Fri, 02 Aug 2024 21:30:50 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9335 Bismil İlçesinin Serçeler Köyünde 15 Haziran 2023 günü arazi anlaşmazlığı nedeniyle kalaşnikof tüfeklerle birbirlerini tarayan Taş ve Alyamaç ailelilerine mensup Halil, Orhan, Serhat ve Mehmet Can Taş ile Mehmet Emin, Mehmet Selim, Ömer, Yunus ve Muhammet Alyamaç hayatını kaybetti.

Olayla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 17’si tutuklu 31 sanık hakkında dava açıldı.. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianameyi kabul eden mahkeme heyeti, davanın başka bir ilde görülmesi için nakil talebinde bulundu.

Valiliğin de uygun görmesi üzerine Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden davanın nakli için olur istendi.

Bakanlık da Mahkemenin talebini haklı buldu ve davanın kamu düzeninin sağlanması, taraflar arasındaki husumetin halen devam ediyor olması, duruşma günü gerek adliye çevresi, gerekse adliye içinde kolluk kuvvetleriyle alınacak her türlü güvenlik tedbirinin yetersiz kalabileceği ihtimali nedeniyle davanın başta bir ilde görülmesinin uygun olacağına vurgu yapıldı.

Katliam davasının başka bir ilde görülmesi halinde duruşmaya sadece davanın tarafları olan sanıklar, katılanlar, mağdurlar, müştekiler ve tanıkların katılabileceği, SEGBİS yoluyla ifadelerin alınabileceği ve gerekirse duruşmaların seyircisiz yapılabileceği de göz önünde bulundurularak Konya Ağır Ceza Mahkemesi davaya bakmakla görevli ve yetkili kılındı.

Dosyanın önümüzdeki günlerde fiziki olarak Diyarbakır’dan Konya Adliyesine gönderileceği öğrenildi.

YARALILARA YARDIMA GELEN JANDARMAYI DA TARADILAR

İddianamede, sanıkların katliamdan sonra olay yerine giden jandarma timlerine yaralılara müdahale etmeyi engellemek için araziye hakim olup silahlı kontrolü sağlayarak güvenlik güçlerine de ateş açtıkları kaydedildi.

Arazinin hakim tepelerine yerleşen sanıkların jandarmaya kesintisiz yoğun yaylım ateşi açtıkları, yerde yatan ölü ve yaralıların güvenli bölgeye taşınmak istendiği sırada bile tepelere yerleşen sanıkların kalaşnikoflarla askerleri taradıkları vurgulandı.

PATİKA YOLLARDAN KAÇTILAR

İddianamede, olay yerindeki bir traktör ile pulluğun arkasına siper alan timleri gören saldırganların bu kez traktörü yaylım ateşine tuttukları ifade edildi.

Saldırganların arazi yapısını ve kırsal patika yollarını iyi bildikleri için araçlarla toz bulutu oluşturup plakası belirlenemeyen araçla olay yerinden kaçtıkları belirtildi.

Ateşin kesilmesi üzerine tarlada üzerlerinde hücum yeleği ve 5 kalaşnikof ile 3 tabanca bulunan 9 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.

Otopsi yapılan cesetlerin topuklarından, kafa ve vücutlarına kadar mermi çekirdeği olduğu bildirildi.

Olay yeri inceleme ekiplerince geniş bir alanda yürütülen arama ve tarama faaliyetinde ise yüzlerce boş kovan ve mermi çekirdekleri bulunduğu belirtildi.

AİLEYİ ÖLDÜRMEK İÇİN YANGIN ÇIKARDILAR

İddianamede Muhtar Behçet Taş’ın katliamdan 1 ay önce aile meclisinde, “Alyamaç ailesini bitireceğim. Kim ölecekse ölsün” dediği, Taş ailesinin olayı birkaç gün önceden planladığı, araziye silahla gelinmesi için kendi aralarında fikir ve eylem birliğine vardıkları ifade edildi.

Taş ailesinin uzun namlulu silah ve teçhizatlarla olay yerine çatışmak için gittikleri belirtildi. Taş ailesinin Alyamaç ailesini araziye çekmek için buğday tarlasını ateşe verip yangın çıkardıkları ve yangına müdahaleye giden Alyamaç ailesine ateş açarak amaçlarına ulaştıkları ifade edildi.

AİLE MECLİSİ KARARI

Şaban Taş tarafından aile bireylerinin kışkırtıldığı, Behçet Taş tarafından azmettirildiği, Ömer Taş tarafından aile bireylerinin olay yerine toplandığı, Ömer Taş’ın Alyamaç ailesine yoğun ateş açıldığı bildirildi.

Nurettin Taş’ın telefon dinlemesinde, “O öldürdü Serçelerdekileri” dediği, Pala lakaplı Mehmet Taş’ın yoğun silah kullandığı ve ölenlerden bazılarını bizzat kendisinin vurduğu ifade edildi.

Katliamdan sonra ölen ve tutuklanıp cezaevine girenlerin ailelerine de muhtar Behçet Taş tarafından bir ömür bakılması için aile meclisinin kendi aralarında karar aldıkları belirtildi.

BAŞKASINA AİT PASAPORTLA KAÇACAKTI

Behçet Taş’ın katliam sonrasında alacağı cezadan kurtulmak için başkasına ait pasaportla yurtdışına kaçmaya çalıştığı vurgulandı.

Bazı sanıkların ise katliamdan hemen sonra silah kullandıkları için üzerlerinde atış artığı ve svap örneği çıkan elbiselerini evlerine yakın noktadaki tandırın içinde yakarak, duş aldıkları ve delilleri gizlemeye çalıştıkları kaydedildi.

Bazı sanıkların ısrarla olay yerinde olmadıklarını ve suçsuz olduklarını belirtmiş olmalarına rağmen, cenaze ve yaralılara almaya gelen ambulansa ait kamera görüntülerinde ellerinde uzun namlulu silahlarla olay yerinde oldukları da tespit edilerek bu kayıtlar dosyaya delil olarak konuldu.

SAVCIDAN AİLE MECLİSİ DEĞERLENDİRMESİ

İddianamede, bölgenin sosyal ve kültürel yapısı, aile meclisi kararlarının bağlayıcılığı, aile meclisinde alınan kararlarına tüm aile bireyleri tarafından uyulmasının yaptırıma tabi olduğu, aile bireylerinin olaya katılmaması halinde hak iddia edemeyeceklerine dikkat çekildi.

Bu nedenle her iki aile meclisince alınan kararlara aşiret kararı gibi aile fertlerinin kesin olarak katılmasının esas alındığının altı çizildi.

Olaya katılmayı reddeden aile bireylerinin dava konusu arazi üzerinde bir hak edemeyeceği gibi, bundan sonraki süreçte de meydana gelen olaylarda aile fertleri tarafından dışlanarak korunmayacaklarını bildikleri için tüm aile bireyi olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde çatışmaya katılarak 9 kişinin ölümünden sorumlu olduklarına işaret edildi.

Olayda 7 kalaşnikof tüfek ile 4 tabanca ele geçirilmiş olsa da, olay yerinden toplanan boş kovanların kriminal incelemesinde, katliamda 17 ayrı kalaşnikof tüfek kullanıldığı tespit edildi.

Sanıkların 9 kişiyi tasarlayarak öldürmek, ölü ve yaralılara müdahaleye giden 9 jandarma timini de öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 19 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/bakanlik-9-kisinin-oldugu-arazi-katliami-davasini-konyaya-nakletti/feed/ 0
Beyoğlu’ndaki terör saldırısı davasının gerekçeli kararı açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/beyoglundaki-teror-saldirisi-davasinin-gerekceli-karari-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/beyoglundaki-teror-saldirisi-davasinin-gerekceli-karari-aciklandi/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:56:05 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9204 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararında, bombayı caddeye bırakan sanık Ahlam Albashır’ın eyleminin, terör örgütü YPG/PYD’nin nihai amacı olan Türkiye’nin birliği ve bütünlüğünü bozarak topraklarının parçalanması ve parçalanan bu topraklar üzerinde, sözde bağımsız bir Kürt devleti kurulması gayesine ulaşılması için toplumda korku ve endişe yaratmak olduğu vurgulandı.

Kararda, sanık Ahlam Albashır’ın terör örgütü YPG/PYD üyesi olduğu, hakkında yakalama kararı bulunan ve eylemin ardından Edirne üzerinden yurt dışına kaçırılan kendisi gibi terör örgütü üyesi olan sanık Bilal el-hacmaos ile beraber karı koca görüntüsünde, eylemi planlayan “Hacı” kod isimli terör örgütü yöneticisi Khalil Manja Hussein tarafından yasa dışı yollardan Türkiye’ye gönderildiği ifade edildi.

İstanbul’da Suriye uyruklu sanıklar Ferhat Habeş ve Fatma Berkel’in evlerinde 3 hafta kaldığı, sonraki süreçte ise atölyelerinde yaşamaya devam ettiği, bu süre zarfında “Hacı” kod isimli terör örgütü yöneticisinin talimatları ile Taksim ve Fatih gibi sivil vatandaşların yoğun olarak bulunduğu ve en üst zayiat ve zararın oluşabileceği bölgeleri tespit amacıyla keşifler yaptığı kaydedilen kararda, patlamanın yaşandığı gün Albashır’ın “Hacı” kod isimli örgüt yöneticisinin talimatıyla söylenilen yere çantayı bıraktığı ve ticari taksiyle bölgeden uzaklaştığı belirtildi.

“SALDIRININ AMACI DEVLETİ ACİZ GÖSTERMEK”

Kararda, sanık Albashır’ın vatandaşların can ve mal güvenliği konusunda telaşlanıp panik olacağı bir ortam oluşturmak, acı ve hüzün gibi kötü duyguların insanlarda oluşmasını sağlayarak toplumun refah ve konfor seviyesini düşürmek, devletin, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayamayacak düzeyde sözde aciz ve zavallı olduğu izlenimini oluşturarak vatandaşları devlete ve yönetime karşı kışkırtmak olduğu, bu nedenlerle Albashır’ın olabildiğince fazla insanın hayatını kaybetmesi hedefiyle Taksim bölgesini seçtiği ifade edildi.

Bu hedefi doğrultusunda sanığın elverişli hareketler ile belirlenmiş kurgu dahilinde tasarlandığı şekilde sebat ve ısrarla hazırlanan bombayı söylenen yere bıraktığına işaret edilen kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Eyleminin pek çok insanın hayatını kaybetmesine sebep olacağını bildiği ve bunu isteyerek, sebatla ve koşulsuz olarak serin kanlı bir biçimde hareket ettiği, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya konan eylem neticesinde sanığın elinde olmayan sebeplerle 99 insanın hayatını kaybetmeyerek yaralandığı, sanığın suçu işledikten sonraki tutum ve davranışları, toplum açısından oluşturduğu ve oluşturma ihtimali bulunan tehlike, suçu işledikten sonra pişmanlık yaşadığına dair mahkememizde herhangi bir kanaat oluşmaması sebepleriyle hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

Albashır’ın üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin ise şu değerlendirme yapıldı:

“Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istenmiş ise de söz konusu suçun ‘devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak’ suçu içerisinde erimesi ve bu suçtan ayrıca ceza verilmesi hasebiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

Gerekçeli kararda, Suriye topraklarının büyük bir kısmının emperyalist güçlerin, muhalif kuvvetlerin ve terör örgütlerinin kontrolü altına girmesi nedeniyle milyonlarca insanın can ve mal güvenliği endişesi ile sığınmacı statüsünde başta Türkiye olmak üzere çevre ülkelere göç ettiği, bununla beraber yasa dışı yollardan Türkiye’ye gelmek ve burayı köprü olarak kullanıp Avrupa ülkelerine geçmek isteyen insanların ve grupların da çoğalması nedeniyle büyük bir göçmen kaçakçılığı ağının oluştuğu ifade edildi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİ GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞINI ORGANİZE EDİYOR”

Göçmen kaçakçılığı ağının içinde Türkiye’de ve uluslararası alanda faaliyet gösteren terör örgütü ve yasa dışı oluşumların ve çetelerin etkin olduğu kaydedilen kararda, bu grupların kendi amaçları ve çıkarları doğrultusunda mensuplarının ve sivil insanların yasa dışı yollardan Türkiye’ye girmelerini, buradan geçerek Avrupa ülkelerine ulaşmalarını koordine ettiği ve sağladığı anlatıldı.

Terör örgütü YPG/PYD’nin emellerine ulaşmak ve kanlı eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla, yetiştirdiği mensupları olan sanıklar Ahlam Albashır ve Bilal el-Hacmaus’u yine örgütün mensubu olan ve göçmen kaçakçılığı yaparak kendini bu şekilde tanıtan sanık Khalil Manja Hussein aracılığıyla Türkiye’ye yasa dışı yollardan gönderdiği vurgulanarak, Hussein’in irtibata geçtiği göçmen kaçakçısı sanıklar Süleyman Güder ve Tareq Alkhatib’in, sanık Güder’e ait araçla Albashır ve Hacmaus’u Hatay’dan Adana Ceyhan’a getirdiği aktarıldı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde, terör örgütü PKK/YPG tarafından 13 Kasım 2022’de düzenlenen bombalı saldırıda, 6 kişinin hayatını kaybettiği, 99 kişinin yaralandığı kaydedilmişti.

İddianamede, soruşturma kapsamında terör örgütü YPG/PYD’nin özel istihbarat elemanı olan sanıklar Ahlam Albashır ve Bilal el-Hacmaus’un, örgüt tarafından özel eğitime tabi tutulup talimatlandırıldığı, patlayıcı malzeme eşliğinde Türkiye’ye gönderildiklerinin tespit edildiği belirtilmişti.

Sanıkların, örgütün kurduğu ağ vasıtasıyla illegal yollardan İstanbul’a intikal edip örgüte ait evlere yerleştirildiği aktarılan iddianamede, bu kişilerin gelen talimatla söz konusu eylemi gerçekleştirdiklerinin belirlendiği ifade edilmişti.

İddianamede, sanık Bilal el-Hacmaus’un Edirne’den yurt dışına firar ettiğine, hakkında yakalama emri düzenlenip kırmızı bülten talebinde bulunulduğuna dikkati çekilerek, Terörle Mücadele Daire Başkanlığının yaptığı araştırma ile bombalı saldırı eylemini organize edip talimatını veren, örgütün sözde yönetim kadrosundaki Cemil Bayık, Hülya Oran, Sabri Ok, Saliha Bişkin, Velid Halil, Layika Gültekin, Fehman Hüseyin ve Ferhat Abdi Şahin ile Khalil Manja Hussein (Halil Menci) hakkında yakalama emri düzenlendiği aktarılmıştı.

Terör saldırısının failleri Ahlam Albashır ile Bilal el-Hacmaus’u yönlendiren ve yurt dışına kaçmasını sağlayan terörist sanık Halil Menci’nin, PYD/YPG kontrolündeki Kamışlı’da bulunduğu tespit edilmişti. Menci, 22 Şubat’ta Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) Suriye’nin kuzeyindeki Kamışlı’da gerçekleştirdiği nokta operasyonla etkisiz hale getirilmişti.

VERİLEN CEZALAR

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ahlam Albashır’ı “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma”, “tasarlayarak bombalama suretiyle çocuğa karşı kasten öldürme” ve “tasarlayarak bombalama suretiyle kasten öldürme” suçlarından 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Heyet, sanık Albashır’a ayrıca 99 kez “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” suçlarından da toplamda 1794 yıl hapis cezası ile 22 bin lira adli para cezası vermişti.

Mahkeme Albashır’ın üzerine atılı “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçunun “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçu içerisinde eridiğine kanaat getirerek, bu suç yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına hükmetmişti.

DİĞER SANIKLARIN ALDIĞI CEZALAR

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Fatma Berkel ve Ferhat Habeş’i “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım”, “tasarlayarak, bombalama suretiyle kasten öldürmeye yardım”, “tasarlayarak bombalama suretiyle çocuğa karşı kasten öldürmeye yardım” ve “silah sağlama” suçlarından toplamda 1035’er yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Tutuklu sanıklar Ammar Jarkas ile Ahmed Carkes’ı “göçmen kaçakçılığı”, “suçluyu kayırma”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından toplamda 17’şer yıl hapis ve 60 bin lira adli para cezasına çarptıran heyet, sanıkların üzerlerine atılı diğer suçlardan ise beraatine karar vermişti.

Heyet, Hüseyin Güneş, Mahmud Elabid, Mahmud El Yusuf, Süleyman Güder, Tareq Alkhatib’i “göçmen kaçakçılığı” suçundan 6’şar yıl hapis cezası ile 30’ar bin lira adli para cezası verirken, sanık Hazni Gölge’yi ise aynı suçtan 9 yıl hapis cezası ve 60 bin lira adli para cezasına çarptırdı.

Sanıklar Hüseyin Güneş, Bakar Carkes, Hadir Jarkas, Hatice El Kurdi, Salih Carkes, “suçluyu kayırma” suçundan 4’er yıl hapis cezası veren mahkeme heyeti, bu sanıkların üzerlerine atılı diğer suçlardan beraatlerine hükmetmişti.

Heyet, diğer 12 sanığın ise üzerlerine atılı tüm suçlardan delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar vermişti.

4 KİŞİ TAHLİYE EDİLMİŞTİ

Mahkeme heyeti, sanıklar Ahlam Albashır, Ahmed Carkes, Ammar Jarkas, Fatma Berkel, Ferhat Habeş ve Hazni Gölge’nin tutukluluk halinin devamına karar verirken, sanıklar Hüseyin Güneş, Ahmad Alhaj Mwas, Ahmad Haj Hasan ve Hasan Ali’nin ise tahliyesini kararlaştırmıştı.

Heyet firari sanıklar Sabri Ok, Hülya Oran, Ferhat Abdi Şahin, Layika Gültekin, Bilal El-Hacmous, Velid Halil, Cemil Bayık, Fehman Hüseyin ve Saliha Bişkin’in dosyasının ayrılmasına hükmetmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/beyoglundaki-teror-saldirisi-davasinin-gerekceli-karari-aciklandi/feed/ 0
Melek Nur’un katilinden pişkin sözler: Benim gönlüm rahat https://www.foxhaber.com.tr/melek-nurun-katilinden-piskin-sozler-benim-gonlum-rahat/ https://www.foxhaber.com.tr/melek-nurun-katilinden-piskin-sozler-benim-gonlum-rahat/#respond Sat, 27 Jul 2024 21:08:14 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9189 İstanbul Fatih’te yılbaşı gecesi 17 yaşındaki Melek Nur Özgener’i başından vurarak ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklanan Ercan Şahin’in yargılanmasına başlandı. Olayın yaşandığı gün Özgener’in yanında bulunan arkadaşı Nisanur A., “Bu olay kazayla oldu ancak benim çevrem bana baskı yaptı. Bana ‘Senin arkadaşın öldü. Bu olayı Ercan’ın bilerek yaptığını söyle’ dediler. Korktuğum için savcılığa o şekilde bir ifade verdim” dedi.

Şahin ise savunmasında “Ben böyle bir şeyi kasıtlı yapsaydım neden hastaneye götüreyim. Benim gönlüm rahat ben kimseyi öldürmek istemedim” diye konuştu. Mütalaasını açıklayan savcı sanık Ercan Şahin’in, “Çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsini talep etti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Ercan Şahin bulunduğu cezaevinden getirildi. Müşteki Meleknur Özgener’in ailesi ile avukatları Elif Özdemir ve sanık avukatları da salonda hazır bulundu. 

“KASITLI YAPSAM NEDEN HASTANEYE GÖTÜREYİM” 

Ercan Şahin savunmasında “Kesinlikle böyle olmadı kaza oldu, kabul etmiyorum. Olay günü seyir halindeydim bakkala gidiyordum seyir halindeyken Nisanur A. ve Melek karşıma çıktı. Ben de aracı kenara çektim Melek hastaydı, üşüyordu ben de iyilik amaçlı olsun diye araca binmesini söyledim klimayı açtım. Düşman sahibi olduğum için silahı vitesin oraya koydum” dedi.

Silahın mermisinin ağzında olup olmadığını bilmediğini ileri süren Şahin “Ben o sırada telefonla uğraşıyordum. Fark etmedim o sırada Melek silahı eline almış. Eline alırken elime vurdu kafasını çevirdi. O sıra silah patladı. Ben böyle bir şeyi kasıtlı yapsaydım neden hastaneye götüreyim. Benim gönlüm rahat ben kimseyi öldürmek istemedim. Kendisini 1 senedir tanırım” dedi.

NİSANUR: OLAY KAZAYLA OLDU

Olayın yaşandığı sırada aynı araçta bulunan ve tanık sıfatıyla ifade veren Nisanur A. ise şunları söyledi:

– Bu olay kazayla oldu ancak benim çevrem bana baskı yaptı. Bana ‘Senin arkadaşın öldü. Bu olayı Ercan’ın bilerek yaptığını söyle’ dediler. Korktuğum için savcılığa o şekilde bir ifade verdim. Sanık Şahin, ‘Oyuncak değil bu’ dediği sırada Melek silahı eliyle ittirdi ve o sırada silah patladı. Olay sonrası hastaneye gittik. Hastanenin önüne gelerek Melek’i sedyeye yatırdık.

– Şahin bana ‘Hastanenin önünde bekleyeceğim’ dedi. Ben içeri girdim. Olayın ilk gününden beri Melek’in ailesi tarafından tehdit ve baskılara maruz kalıyorum. Babası bana saldırmaya çalıştı, aramıza polisler girdi. Polisler ben ifade verirken değiştirmem için baskı yaptılar.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

Duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanık Ercan Şahin’in olayın kasıtla hareket ederek işlendiği vurgulanarak savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu belirtildi. Mütalaada sanık Şahin’in “Çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mahkeme heyeti sanık Ercan Şahin’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, tarafların mütalaaya karşı savunmalarını hazırlaması için süre vererek duruşmayı erteledi.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/melek-nurun-katilinden-piskin-sozler-benim-gonlum-rahat/feed/ 0
Adli emanetten uyuşturucu çalmışlardı: Kokain karşılığı esrar alışverişi… https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-uyusturucu-calmislardi-kokain-karsiligi-esrar-alisverisi/ https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-uyusturucu-calmislardi-kokain-karsiligi-esrar-alisverisi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:27:52 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=9076 Adli emanetten uyuşturucu çalınmasına ilişkin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Antalya Adliyesi Adli Emanet Memurluğunda zabıt katibi olarak görev yapan G.H.A. ve S.S, emanet memuru Ö.Ö. ile uyuşturucu satışı yaptıkları öne sürülen B.K, K.G, E.Y. ve S.Ç. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz sanıklardan E.B. ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile başka bir ilden bağlanırken, T.P. ise duruşmaya katılmadı. 

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuklu sanık B.K. olay günü uyuşturucu temini için tutuklu sanık G.H.A’nın evine gittiğini, evden çıktıkları sırada polislerin eve operasyon düzenlediğini belirtti. 

“KOKAİN KARŞILIĞI ESRAR”

Evde ele geçirilen uyuşturucuyu G.H.A’dan aldığını belirten sanık, diğer sanıklardan S.S’nin olayın içinde olup olmadığını bilmediğini, G.H.A’nın olmadığı zamanlarda Ö.Ö’nün evinden uyuşturucu madde aldığını iddia eden B.K. “2022-2023 yıllarında G.H.A. ve Ö.Ö’ye gönderdiğim paralar uyuşturucu karşılığında gönderilen paralardır. Bitcoinden kazanç sağlamak için alınan paralar değildir. Uyuşturucu madde kullanıyorum. G.H.A’dan aldığım uyuşturucuyu K.G’ye veriyordum. K.G’de parayı bana veriyor, ben de G.H.A’ya veriyordum. G.H.A. ile K.G. arasında kokain karşılığında esrar alışverişi oluyordu. Adli emanette kaybolan 6 kilo kokain hakkında bilgim yok.” dedi. 

“BAZEN DEPONUN KAPISI AÇIK BIRAKILIYORDU”

Sanık G.H.A. ise iddianamede isimleri geçen K.G, E.B. ve S.Ç’yi tanımadığını, ilk defa duruşma salonunda gördüğünü savundu. 

Olay günü, B.K. ile kendi evine gittiğini, evde üstünü değiştirdiği sırada B.K’nin uyuşturucuları mutfak terazisinde tartarken gördüğünü iddia eden G.H.A, “Polisler kapıyı açarak eve girdi. Üzerimde, evimin içerisinde ve bahçede arama yaptılar ama uyuşturucu çıkmadı. Sonra polisler B.K’yi bir odaya götürdü. Zannediyorum B.K’yi darbettiler. Odadan çıktıklarında B.K’nin gözünde darp izi vardı. Polis uyuşturucuyu kimden temin ettiğini sorduğunda beni işaret edip gösterdi ve ‘Bundan aldım.’ dedi. Polislerin aramasında evden hiç para çıkmadı. Ancak kullanmak amacıyla aldığım esrar maddesini polise teslim ettim. Sonra tutuklandım.” diye konuştu. 

B.K. ile yazışmalarının kozmetik ürünleri üzerine olduğunu ve onun banka hesabından gelen paralar kozmetik ürünleriyle ilgili olduğunu iddia eden G.H.A. B.K. ve E.Y. ile ticaret yaptıkları savundu. 

G.H.A, Kovid-19 salgını çıktığında cins kedi yetiştiriciliği ve kozmetik ürün ticareti yaptığını, kazandığı paraları bitcoin olarak değerlendirmesi için B.K’ye verdiğini öne sürerek, “B.K’nin ilk etapta polislerin yönlendirmesiyle, sonra ise etkin pişmanlıktan yararlanmak için uyuşturucu satışı yaptığımızı söylediğini düşünüyorum” diye konuştu. 

Antalya Adliyesi emanetinden çalınan 6 kilogram uyuşturucu ile alakasının olmadığını savunan G.H.A. kamera kayıtlarında ve bilirkişi raporunda bunun görüleceğini savundu. 

G.H.A. uyuşturucu madde kullandığını ve sanıklardan S.S’nin de imam nikahlı eşi olduğunu iddia ederek, “Düğün hazırlığı yaptığım S.S. kardeşinden borç aldı, kredi çekti. Bu paraları toplayıp B.K’ye bitcoinde değerlendirmesi için verdim. Örgütle alakalı hiçbir şeyi kabul etmiyorum. 

Emanetin anahtarı sorumludadır. Depoya herkes kapıyı çaldığında girebiliyor. Bazen deponun kapısı havalansın diye açık bırakılıyordu.” dedi. 

SAFLIK DERECESİ FARKLI İDDİASI

G.H.A’nın avukatları ise sanığın evinde uyuşturucuyla yakalanan B.K’nin üzerinde uyuşturucu maddenin saflık oranının yüzde 76 , Antalya Adliyesi emanetinden eksik çıkan 6 kilo uyuşturucunun saflık oranının ise yüzde 52 olduğunu, bunun da evde ele geçirilen uyuşturucu maddenin adli emanetten çalınan uyuşturucu madde ile alakasının olmadığını kanıtı olduğunu savundular. 

Emanet memuru sanık Ö.Ö ise B.K’nin kendisinden uyuşturucu temin ettiği yönündeki ifadesinin doğru olmadığını, “Suçtan kurtulmaya yönelik böyle ifade vermiştir. Bu beyanlara dayanarak duyuma dayalı ifadelerle dava açılmıştır. Emanette kaybolan uyuşturucu ile alakam yoktur.” dedi. 
G.H.A. tutuklandıktan sonra adli emanette yapılan sayımda bulunduğunu aktaran Ö.Ö, “Sabah erkenden gittim. Her yer kargaşa halindeydi. İlk sayımda herhangi bir eksik yoktu. Kendi aralarında ‘tekrar sayalım’ dediler. Önce bir çuvalda yırtık olduğunu tespit ettiler. Bunu savcıya anlattım. Uyuşturucunun olduğu bölüme sayım günü hiç girmedim. Daha önce de görevliyle girmiştim. Tek başıma yetki olmadan girmedim.” diye konuştu. 

Zabıt katibi sanık S.S. de adli emanetin uyuşturucu muhafaza edilen bölümüne hiç girmediğini savunarak, “Zimmetle ilgili ifadem alınmadı. Uyuşturucu ticaretine yönelik beyanlarım alındı. Suçlamaları reddediyorum.” dedi. 

Tutuksuz sanıkların ve tanıkların dinlenmesinin ardından, mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. 

OLAY

Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin, sanıklar G.H.A. ve B.K’nin üniversite öğrencilerine uyuşturucu satışı yaptıkları bilgisine ulaşması üzerine Ahatlı Mahallesi’ndeki bir eve 28 Nisan 2023’te operasyon düzenlenmişti. 

Operasyonda B.K’nin üzerinde 117 gram uyuşturucu ele geçirilirken, evde yapılan aramada ise 10 gram esrar ve hassas terazi bulunmuştu. 

Sanıklar çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, sanık B.K’nin uyuşturucuları zabıt katibi G.H.A’dan adlığını itiraf etmesinin ardından 30 Nisan 2023’te adliye emanet deposunda yapılan sayımda 6 kilogram uyuşturucunun eksik olduğu tespit edilmişti. 

Yapılan operasyonlar sonucunda gözaltına alınan 9 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklardan G.H.A’nin “nitelikli zimmet”, “suç örgütü kurup, yönetmek” ve “uyuşturucu madde satma”, Ö.Ö. ve S.S’nin ise “nitelikli zimmet”, “suç örgütü üyeliği” ile “uyuşturucu madde satma” suçundan, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için yeniden ifade veren tutuklu sanıklar B.K, K.G. ile tutuksuz sanıklar E.Y’nin “uyuşturucu madde satma” ve “suç örgütü üyeliği”nden, E.B, S.Ç. ve T.P’nin de “uyuşturucu madde satma” suçundan cezalandırılmaları talep edilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adli-emanetten-uyusturucu-calmislardi-kokain-karsiligi-esrar-alisverisi/feed/ 0
Yeni atanan kadın öğretmenleri hedef almışlar… 578 yıl hapis talebi https://www.foxhaber.com.tr/yeni-atanan-kadin-ogretmenleri-hedef-almislar-578-yil-hapis-talebi/ https://www.foxhaber.com.tr/yeni-atanan-kadin-ogretmenleri-hedef-almislar-578-yil-hapis-talebi/#respond Wed, 17 Jul 2024 09:03:47 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8927 Şanlıurfa Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca, korku ve endişe yaratarak öğretmenlerin kendilerine para göndermelerini sağlayan 3 sanık hakkında 578 yıla kadar, diğer 30’u hakkında ise 15 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. 

Telefonla dolandırıcılık yöntemlerinin detaylı olarak anlatıldığı iddianamede, sanıkların müştekilerle olan telefon görüşme kayıtları ile görüntüleri de yer aldı. 

İddianamede, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine yeni atanan ya da sözleşmeli olarak görev yapan kadın öğretmenlerin bilgilerini ele geçiren sanıkların, aradıkları müştekilere kendilerini polis, savcı gibi kamu görevlisi olarak tanıttıkları ve gizli bir soruşturma yürüttüklerini söyledikleri belirtildi. 

“Atıcı” olarak tabir edilen ve organizasyonun başındaki kişinin, kadın öğretmenlere bazı kişilerin kimlik bilgilerini ve telefonlarındaki fotoğrafları ele geçirerek cinsel içerikli görüntülerle montajladığı ve bunların internette yayınlanacağı sırada engellendiğini söylediği, müştekilerde korku ve endişe oluşturarak sanıkların banka hesaplarına para göndermelerini sağladıkları ve bu şekilde dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri aktarıldı. 

CİNSEL İÇERİKLİ YAZIŞMA YALANI

Sanıkların 32 müştekiyi 4 milyon 396 bin lira dolandırdığı aktarılan iddianamede, belirli bir iş bölümü içerisinde eylemleri gerçekleştiren sanıkların yabancı uyruklu kişiler adına açılan GSM hatları üzerinden müştekileri aradığı ifade edildi. 
İddianamede şu bilgilere yer verildi: 

“Şüpheliler Mustafa C, Mehmet C. ve Casım Y’nin hedef olarak mesleğe yeni atanmış ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapan aday statüsündeki kadın öğretmenleri seçtikleri, öğretmenlerin tüm kişisel bilgilerine tape kayıtlarından anlaşıldığı üzere vakıf oldukları, bu öğretmenlere ‘yol uygulamasında yakaladıkları şahıs ya da şahısların üzerinde kimlik bilgilerinin ve GSM hattının ikizinin çıktığı, bu hat üzerinden WhatsApp uygulamasını yedekleyerek başkaları ile cinsel içerikli görüşmeler yaptıklarını, müstehcen görüntülerinin sosyal medyada yayılacağı veyahut aile bireylerine gönderileceği sırada engellendiğini, dosyanın gizli olduğunu, gizlilik kalktığı takdirde aday öğretmen olması nedeniyle mesleğinin riske gireceğini ve Milli Eğitim Müdürlüğüne faks gönderilerek görevden uzaklaştırılacaklarını, kimlik bilgilerinin banka çalışanları tarafından sızdırıldığını, banka hesaplarına erişim sağlandığını’ söyleyerek onları korkutup bir nevi etkisiz hale getirdikleri anlaşılmıştır.

KREDİ ÇEKMEYE İKNA ETMİŞLER 

Şüphelilerin, öğretmen müştekilere kendilerine inanmaları için aile fertlerinin isimlerini sayıp kendisi ile alakalı kişisel veri niteliğindeki bilgileri verdikleri, WhatsApp üzerinden kadın fotoğrafları gönderip tanıyıp tanımadıklarını sorduktan sonra fotoğraftaki kişinin banka çalışanı olduğunu ve kimlik bilgilerini sızdırdığını söyledikleri, banka hesaplarında yapacağı işlemin hayali olduğunu, hesaplarının koruma altında olduğunu, hesabından gönderilecek paranın geri iade edileceğini söyleyerek müştekinin tüm inceleme ve denetleme olanağını ortadan kaldırdıktan sonra onları kredi çekmeye ikna ederek verdikleri hesaba para göndermesini sağladıkları, hedef olarak seçtikleri mağdurlar ve onlara uyguladıkları hile yöntemleri nedeniyle cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesi gerektiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.” 

578 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTEMİ

İddianamede “atıcı” oldukları tespit edilen tutuklu sanıklar Mehmet C, Mustafa C. ve Casım Y. için 32 kez “nitelikli dolandırıcılık”, “şantaj” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve farklı suçlardan toplam 237’şer yıldan 578’er yıla kadar hapis cezası istendi. 
30 sanık için ise “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 6’şar yıldan 15’er yıla kadar hapis talep edildi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yeni-atanan-kadin-ogretmenleri-hedef-almislar-578-yil-hapis-talebi/feed/ 0
Eş katili indirim alabilmek için ifadesini değiştirdi https://www.foxhaber.com.tr/es-katili-indirim-alabilmek-icin-ifadesini-degistirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/es-katili-indirim-alabilmek-icin-ifadesini-degistirdi/#respond Tue, 16 Jul 2024 21:50:02 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8917 Bayramiç’te yaşayan Ayşe Korur, uzun süredir şiddetli geçimsizlik yaşadığı 2 çocuğunun babası 17 yıllık eşi Gencay Korur’u bir yıl önce terk edip, Ezine ilçesindeki baba evine dönerek, boşanma davası açtı.

Düğünlerde çalgıcılık yapan Gencay Korur, 9 Ağustos 2022 saat 20.00 sıralarında, boşanma davaları süren eşiyle konuşmak için kayınpederinin evine gitti. Gencay Korur, burada yanında getirdiği av tüfeğiyle eşini öldürüp, kaçtı. 

Sosyal medya hesabından ‘gülen yüz’ ifadesi ve ‘gururlu hissediyor’ paylaşımı yapan Korur, polis tarafından İzmir’in Dikili ilçesinde yakalandı. İfadesinde, “Olay günü eşimin yaşadığı ailesinin evine gittiğimde dışarıda telefon ile konuşurken gördüm. 

Cilveli şekilde konuştuğunu duyunca sinirlenerek av tüfeğini sakladığım yerden aldım. Eşimi takip ederek evin içerisine girip kendisine ateş ettim” diyen Korur, tutuklandı. Korur hakkında ‘eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. 

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI

Davanın 12 Mart’ta görülen Çanakkale 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına tutuklu sanık Gencay Korur, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, Ayşe Korur’un yakınları ise duruşma salonunda yerlerini aldı. 

Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, tutuklu sanık Gencay Korur’un ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talebinde bulundu. 

Duruşmada savunma yapan sanık Korur, “Yaptığınızın adil yargılanma olmadığını düşünüyorum. Mütalaayı kabul etmiyorum” dedi. Korur’un savunmasından sonra mahkeme heyeti kararını açıkladı. Korur, ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, indirim de uygulamadı. 

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Davayla ilgili 14 sayfalık gerekçeli karar açıklandı. Açıklanan gerekçeli kararda olay günü sanığın ilk önce olay yerinde bulanan evin bahçesinin içindeki hurda araca tüfeği bıraktığı, daha sonrasında saklandığı ve evi izlediği belirtildi. Sanık Gencay Korur’un, o sırada telefonla konuşmak için evin dışına çıkan Ayşe Korur’u gördüğü, ailesi eve girdiğinde ise harekete geçtiği kaydedildi.

Sanık Korur’un evin dış penceresinden içeriye hedef gözeterek Ayşe Korur’a doğru tüfekle tek el ateş edip, ağır yaralayıp, ölümüne neden olduğu da gerekçeli kararda belirtildi. 10 Ağustos 2022 tarihli olay yeri inceleme raporunda, evin tek katlı olduğu ve sadece bir odası bulunduğu ve tüfekten atılan saçmaları evin farklı yerlerine isabet ettiği, kartuşun olay yerinde olduğu tüfeğin ise olmadığı daha sonrasında ise olay yerinden kaçan sanık Korur için yakalama kararı çıkartıldığı, mobil telefonun sinyal bilgilerinin takip edilerek 11 Ağustos 2022 tarihinde İzmir’in Dikili ilçesinde olayda kullanılan tüfekle beraber yakalandığı da kararda yer buldu.

Korur’un olayda kullandığı pompalı tüfeğin incelenmesi sonucunda, alınan swaplarda atış artıkları çıktığı ve olay yerinde bulunan boş kartuşun bu tüfekten atıldığının sabit olduğu belirtilerek, bilirkişi raporunda ise sanığın telefonu incelenmiş olup savunmasında geçtiği üzere Ayşe Korur’un kendisini aldattığına dair mesaj kayıtları ve ekran görüntülerinin yer almadığı, aksine sanığın bir başka kadınla yazışmasının olduğu sonucuna varıldığı kaydedildi. Adli Tıp Raporu’nda Ayşe Korur’un silah saçma taneleriyle yaralanmasına bağlı olarak beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğünün anlaşıldığına da dikkat çekildi.

‘SAVUNMASINI DEĞİŞTİRDİĞİNE KANAAT GETİRİLMİŞ’

Gerekçeli kararda sanık Korur’un eşi sadakatsiz olduğu için eylemi gerçekleştirdiğini savunduğu belirtilip, “Sanık mahkememiz huzurunda verdiği beyanında ‘Ses gelince eşim beni fark etti. ‘Korkma’ dedim. Bana ‘Neden geldin’ diye sordu. Ben de ‘Senin için geldim. Hadi gidelim. Neden böyle yapıyorsun? Hani sen tövbe etmiştin? Adamlarla konuşuyorsun ama ben seni dinledim’ dedim. O da bana ‘Madem bunları biliyorsun boynuzlusun, niye geliyorsun’ dedi ve yüzüme tükürdü. Ben de ona ‘Kızıma seni adamlara satacağım’ dedin mi diye sordum. Ayağa kalkıp eve gitmeye başladı. Eve giderken dönüp, bana küfretti. ‘Bıktım sizden Allah sizin belanızı versin’ dedi ve eve girdi. Ben de kendimi tutamadım. Tüfeği aldım evin içine direkt ateş ettim’ beyanında bulunmuş. Ancak, Ezine Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 11 Ağustos 2022 tarihli beyanında böyle bir olaydan bahsetmediği buna göre sanığın haksız tahrik indiriminden yararlanabilmek için savunmalarını değiştirdiğine kanaat getirilmiş, sonradan değiştirdiği bu beyanlarına da mahkememizce itibar edilmemiştir” denildi.

‘OLAY ANİ KASTLA GELİŞMİŞ’

Öte yandan gösterilen delillere ve sanığın savunmalarına göre olayın ani bir kastla geliştiği, olay yerine gitmeden önce yaptıklarına ve içinde bulundukları ruh hallerine dair herhangi bir delilin dava dosyasında bulunmadığı anlaşıldığı için sanık hakkında tasarlama hükümlerinin uygulanmadığı gerekçeli kararda yer aldı.   

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/es-katili-indirim-alabilmek-icin-ifadesini-degistirdi/feed/ 0
Sıla’nın öldüğü kazada yeniden yargılanan sürücünün cezası arttı https://www.foxhaber.com.tr/silanin-oldugu-kazada-yeniden-yargilanan-surucunun-cezasi-artti/ https://www.foxhaber.com.tr/silanin-oldugu-kazada-yeniden-yargilanan-surucunun-cezasi-artti/#respond Tue, 16 Jul 2024 09:02:37 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8895 Muğla’da14 Aralık 2022’de saat 08.00 sıralarında Yatağan’dan Menteşe yönüne giden Tolga Yağcı’nın kullandığı 48 YP 233 plakalı otomobil, yaya geçidinde yolun karşısına geçmeye çalışan Sıla Akgül’e çarptı.

Zübeyde Hanım Teknik ve Anadolu Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi Sıla Akgül, ambulansla kaldırıldığı Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Gözaltına alınan otomobil sürücüsü Yağcı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sıla’nın cenazesi ise Menteşe ilçesi Akgedik Mahallesi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

İLK DURUŞMADA TAHLİYE EDİLDİ

Soruşturmanın ardından Tolga Yağcı hakkında ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Yağcı, Muğla 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde 17 Ocak 2023’te görülen davanın ilk duruşmasında, 33 gün kaldığı cezaevinden adli kontrol şartı ile tahliye edildi.

Davanın 19 Ekim 2023’te görülen 4’üncü duruşmasında mütalaasını veren savcı, sanık Yağcı’nın, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nin raporuna göre, otomobil ile kavşak yaklaşımındaki seyrini kendisine hitaplı levhalar dikkate alacak şekilde sürdürmediği, aydınlatma bulunmayan mahalde zeminin de ıslak olmasını gözeterek far ışığı altındaki görüş alanını dair yeterli kontrolleri yapmadığını belirtti.

Yağcı’nın ilk geçiş hakkını yaya geçidinden geçiş yapmakta olan Sıla Akgül’e vermeyip, kontrolsüzce gerçekleştirdiği seyri sırasında çarptığını kaydetti. Savcı, olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı nedeniyle otomobil sürücüsü Yağcı’nın ‘asli kusurlu’ olduğu, ölen Akgül’ün ise kusurunun bulunmadığını belirtti. Mütalaada, sanık Yağcı’nın 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. 

4 YIL HAPİS CEZASI İNDİRİLDİ

Hakim, mütalaaya ilişkin beyanların alınmasının ardından kararını açıklayıp, sanık Tolga Yağcı’ya ‘taksirle ölüme neden olma’ suçundan 4 yıl hapis cezası verdi. Hakim, ardından pişman olması ve cezanın üzerindeki olası etkilerini dikkati alarak, cezasını 3 yıl 4 aya indirdi. Hakim, sanığın ekonomik durumunu da göz önünde bulundurup, verilen hapis cezasını 24 ay taksitle ödenmek üzere 24 bin 300 lira para cezasına çevirerek, sürücü belgesine 6 ay süreyle el konulmasını hükmetti.

SAVCILIK, DOSYAYI İSTİNAF MAHKEMESİNE TAŞIDI

Bunun üzerine Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, temel cezanın azlığı ve hapis cezasının paraya çevrilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin kararını istinaf mahkemesine taşıdı. Dosyayı görüşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, Yağcı’ya verilen cezayı az bularak yeniden yargılanmasına karar verdi.

CEZASI ARTTIRILDI

Kararın bozulmasının ardından bugün Muğla 3’üncü Asliye Ceza Mahkemesinde yeni duruşma görüldü. Duruşmada mahkeme heyeti sanık Yağcı’ya önce üst sınırdan 6 yıl hapis cezası verdi. Ardından cezanın sanık üzerindeki etkilerini dikkate alıp, bu cezasında 6’da 1 oranında indirim yaparak 5 yıla düşürdü. Ayrıca sanık Yağcı’nın daha önce verilen 6 ay ehliyetine al koyma cezası da 1 yıla çıkarılıp, hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağının infaz süresinin başlamasına kadar devamına da karar verildi. 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/silanin-oldugu-kazada-yeniden-yargilanan-surucunun-cezasi-artti/feed/ 0
6 Şubat davasında kırmızı bülten talebine ret https://www.foxhaber.com.tr/6-subat-davasinda-kirmizi-bulten-talebine-ret/ https://www.foxhaber.com.tr/6-subat-davasinda-kirmizi-bulten-talebine-ret/#respond Sun, 07 Jul 2024 09:04:32 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8673 6 Şubat 2023’teki depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta, 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin ikisi tutuklu, biri tutuksuz, ikisi firari 5 sanığın yargılanmasına devam edildi. 

4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuklu sanık Mehmet Tekin ve tutuksuz sanık Yakup A. ile müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu. Tutuklu sanık Ertan Danacı, duruşmaya bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. 

Tanık M.C. ifadesinde, eşiyle birlikte 2020 yılında Ezgi Apartmanında daire kiraladıklarını daire içerisinde detaylı bir tadilat yapmadıklarını dekorasyon amaçlı çalışmalar yaptıklarını belirtti. 

“KAFAMIZA GÖRE İZİN VERİLMİYORDU” 

Diğer tanık M.D. de binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi’nde mimar olarak çalıştığını ifade ederek, “İmar bölümünde yapı kullanım izinlerini veriyordum. Mimar, projenin yerinde kullanıp kullanılmadığını kontrol ediyordu. Makine mühendisi, kazan dairesi ve asansörle ilgileniyordu. İncelemeler sonrasında bir eksiklik çıkarsa liste yapılıyordu. Yönetmeliğe uygunsa izin veriliyordu öyle kafamıza göre izinler verilmiyordu” diye konuştu. 

BİLİRKİŞİYİ SUÇLADI

Sanık Mehmet Tekin ise savunmasında KTÜ’nün sonuçlarında yanıldığını, binadan demir numunesinin alınmadığını öne sürdü. 

Bilirkişinin inşaattan anlamadığını iddia eden Tekin, “Ben 60 yaşındayım Kahramanmaraş’ta 30 tane bina yapmışım hiçbirinde sorun yok. Özel apartmanda ben niye yanlış yaptırayım. Benim yanımda çalışan demirci ve kalıpcı ekipleri Özel İdare İş Merkezi, Necip Fazıl Kültür Merkezi ve Ezgi Apartmanı aynı dönemde yapıldı. Diğer bir konu da Ezgi Apartmanı köstebek yuvasına dönmüş. Sabah’tan beri herkesi dinliyorum hiç kimse teknik konudan bir konuşma yapmadı. Ben şeker hastasıyım iki defa kalp krizi geçirdim. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum” ifadesini kullandı. 

Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmediğini belirterek, tahliye ve beraat talebinde bulundu. 

DURUMŞA TEMMUZA ERTELENDİ

Daha sonra söz alan müşteki avukatları, Ezgi Apartmanı’nda faaliyet gösteren pastane yetkilisi firari sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in yakalanması için “kırmızı bülten” çıkarılmasını talep etti. 

Sanık avukatlarından Ersan Şen de Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in kiriş ve kolon kesmediğini savunarak sanıkların yakalama kararının kaldırılmasını talep etti. 

Mahkeme heyeti, Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel hakkında “kırmızı bülten” çıkarılması talebini reddetti. 

Sanıkların mevcut halinin devamına, eksik hususların giderilmesine karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Temmuz’a erteledi. 

NE OLMUŞTU? 

Davanın Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamesinde, merkez Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı’nın depremde yıkılması sonucu 35 kişinin öldüğü, 1 kişinin de yaralandığı belirtildi. 

İddianamede, sanıklardan apartmanda faaliyet gösteren pastanenin yetkilisi firari sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden tutuklu sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez “olası kastla kasten öldürme” ve “olası kastla kasten yaralama” suçlarından 700 yıl 4 aydan 876 yıl 6 aya kadar, tutuksuz sanık apartmanın müteahhidi Yakup A. ve tutuklu sanık fenni mesulü Mehmet Tekin hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 8 aydan 22 yıl 5 aya kadar hapis cezası talep edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/6-subat-davasinda-kirmizi-bulten-talebine-ret/feed/ 0
35 kişinin hayatını kaybettiği Manolya Apartmanı davasında tahliye kararı https://www.foxhaber.com.tr/35-kisinin-hayatini-kaybettigi-manolya-apartmani-davasinda-tahliye-karari/ https://www.foxhaber.com.tr/35-kisinin-hayatini-kaybettigi-manolya-apartmani-davasinda-tahliye-karari/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:27:43 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8469 Kahramanmaraş’ta 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Osman Polat Yalçın, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. 

Tutuksuz sanıklar Ali Rıza E, Faruk Ç, Mümtaz E. ile müştekiler ve taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Diğer tutuksuz sanıklar Mehmet Sait K. ve Atilla K. ise duruşmaya katılmadı. 

Tutuklu sanık Osman Polat Yalçın, binayı usulüne uygun yaptığını savunarak üzerine atılan suçları kabul etmedi ve beraatini istedi. 

Tutuksuz sanık Faruk Ç, binaya 20 metrekarelik ilave asma kat inşaatı yaptıklarını, bunun inşaatın statiğini bozacağına yönelik herhangi bir etkisinin olmadığını savundu. 

BAŞKA BİNALAR DA YIKILDI

Faruk Ç, şunları kaydetti: 

“Biz bu ilaveyi yaptık ancak Osman beyden dükkanı aldığımda her yer sütundu, üstünde boşluk vardı, ben böyle dükkan yapamayacağımı söyledim. Osman bey de ‘kullanma iznini alalım, bir tabla basarsın, bu işi düzeltiriz’ dedi. Kullanma izni aldıktan sonra boşlukta birer metrelik kalıplarla 10’ar 15’er santim aralıklarla demir filizleri vardı. Fakat herhangi sütundan çıkma değildi. Kalıpçı getirdik beton döktük, öncesinde demirler bağlandı, bu şekilde ilave asma kat inşaatı yaptık. Bunun inşaatın statiğini bozacağına yönelik herhangi bir etkisi olsaydı Osman bey beni ikaz ederdi. Bu nedenle yaptık. Ayrıca o sırada bizim dışımızda başka binalarda, asma katlar projedeki gibi aynı durduğu halde onlar da yıkıldılar.” 

Diğer tutuksuz sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini istedi. 

SORUMLULARIN CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ

Müşteki Mustafa Müdüroğlu, Manolya Apartmanı’nda annesini kaybettiğini, babası ve kız kardeşi ile kendisinin de enkazdan yaralı olarak çıkarıldıklarını belirterek, sorumlu olan tüm sanıkların cezalandırılmasını istedi. 

Haklarında zorla getirme kararı bulunan Atilla K. ve Mehmet Sait K’nin duruşmaya katılmadığını dile getiren Müdüroğlu, şöyle devam etti: 

*Sanık Ali Rıza E. ve Mümtaz E’ye gösterilen fotoğraflar sonrasında plan ve projede olmamasına rağmen iş yerinin asma katının üzerinde iş yerinin ortakları ve iş yerinin tapu sahibi olan aileye ait dairenin iş yerine dahil edildiğini ve dahil edilirken tablaların kesildiğini, iş yerinin asma katından daireye direkt geçiş amaçlı beton merdiven eklendiğini ikrar ettiler.

*Her ne kadar apartmanın ortak alanına yaptıkları eklenti ve o eklentiye geçiş sağlamak amaçlı dairenin duvarını yıkarak kapı açmaları konusunu sanık Ali Rıza E. ve Mümtaz E. reddetmiş olsa da tanık beyanları ile de bu eklenti ve geçişleri kendilerinin yaptıkları sabit olmuştur.

*Müteahhit her ne kadar bütün suçlamaları reddetmiş olsa da beton kalitesi ve demir kalitesinde 1975 deprem yönetmeliğine uymadığı, soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da sabit olmuştur.

TAHLİYE KARARI ÇIKTI

Mahkeme heyeti, tutuklu bulunduğu süre ve celse arasında dosyaya giren bilgi ve belgeler dikkate alınarak, tutuklu sanık Osman Polat Yalçın’ın yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza atması şartıyla tahliyesine karar verdi. 

Heyet, tutuksuz sanıklar hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vererek duruşmayı 7 Haziran’a erteledi. 

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis talep ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/35-kisinin-hayatini-kaybettigi-manolya-apartmani-davasinda-tahliye-karari/feed/ 0
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında dikkat çeken gelişme https://www.foxhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dikkat-ceken-gelisme/ https://www.foxhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dikkat-ceken-gelisme/#respond Sat, 08 Jun 2024 21:57:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=8089 Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Tutuksuz sanık Emniyet Müdürü Necdet Ç, 2016’da Bora Kaplan ve örgüt üyeleri tarafından 2 gün alıkonularak işkenceye maruz kaldığını öne süren Erkan D’nin iddialarıyla ilgili savunma yaptı.

Olay tarihinde görevli olduğu Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğüne bir kişinin gelerek şikayetçi olduğunu görevli komiserden öğrendiğini belirten Necdet Ç, “Gasp Büro Amirini aradım, kendisine durumu söylediğimde, ‘Konuyu zaten biliyorum. Siz şahsı gönderin, iki güne Esat karakoluna gönderiyorum.’ dedi. Ben de bu şekilde komiserime talimat verdim.” şeklinde konuştu.

Necdet Ç, Erkan D’yi Esat karakoluna gönderdiklerini ve ertesi gün konuyu merak ettiği için komiserlerden biriyle görüştüğünü söyleyerek, “Komiser bana, ‘Şahıs susma hakkını kullanmak istedi.’ dedi. Ben de şüphelenerek ekibime ‘Tekrar şahsa ulaşmaya çalışalım.’ dedim. Şahısla konuştuğumu hatırlamıyorum. Çünkü eziyet görmüş, vahşice dişleri sökülmüş bir şahısla konuşsam muhakkak hatırlarım.” beyanında bulundu.

“KİMİN KİM OLDUĞUNU ZAMAN GÖSTERECEK”

Tutuklu sanık Tansel Aktan ise 15 Temmuz’da TRT’nin önünde Bora Kaplan’ın yanındaki uzun namlulu, çelik yelekli kişinin kendisi olduğunu söyledi. FETÖ’nün o günden beri bu dosyanın altyapısını hazırladığını öne süren Aktan, şöyle devam etti:

“Süleyman Soylu itibarsızlaştırılmak istendi. Şu anda 2011-2013’te yaşananlar yaşanıyor. O zaman da her hafta böyle çeteler çökertiliyordu. 17-25 Aralık’ın altyapısını hazırladıkları daha sonra ortaya çıktı. Burada neyin altyapısını hazırladıkları da 2-3 yıl sonra anlaşılır. Kimin kim olduğunu zaman gösterecek.”

Bora Kaplan’a yapılan operasyonda Kaplan’ı yere yatıran Komiser Ufuk’un kurban olduğunu iddia eden Aktan, “Emniyette bana, ‘Ufuk’u öldürmeyi düşünüyormuşsunuz.’ denildi. ‘Ben devletçiyim, böyle bir şeyden utanç duyarım.’ dedim. Ufuk komiser kendisine dikkat etsin. Onu öldürüp, bizim üzerimize atabilirler.” iddiasında bulundu.

Bora Kaplan’ın yakalandığı esnada arabayı kullanan sanık Uğur Pekşen, “Emekli askerim. Suç örgütüne üye olmakla suçlanıyorum ama değilim. Bir yıldır Bora Kaplan’a ait olan toptan gıda deposunda çalışıyorum. Akşam da depoda bekçilik yapıyorum. Yasa dışı bir şey yaptığına hiç şahit olmadım.” diye konuştu.

“MESLEK ALIŞKANLIĞI”

Mahkeme başkanının “Şu an aktif görev yapan askereler bile iki dolu şarjör ve iki silahla gezmiyor, sen niye geziyorsun? Araçta telefonun bulunmuş, polislere teslim etmemişsin, şifreyi de vermemişsin neden?” sorularına cevap veren Pekşen, şu beyanda bulundu:

“Meslek alışkanlığı efendim. Benim kötü bir niyetim yoktu. Ben vatanını seven bir insanım. Şifremi vermeme sebebim ise ailemin fotoğrafları var, özel fotoğraflarım var, o yüzden vermek istemiyorum. Kararlıyım. Suç örgütü üyesi değilim. Beraatimi talep ediyorum.”

Pekşen’ın savunması üzerine mahkeme başkanı, Bora Kaplan’a, “Esenboğa Havalimanı’nda yakalandığın beyaz renkli aracın neden zırhlıydı?” sorusunu yöneltti.

Sanık Kaplan, çalışanlarını korumak amaçlı bu önlemi aldığını söyleyerek, “Biz ticaret yapıyoruz, para taşıyoruz. Duyuyoruz haberlerde. Adamı çevirmişler, gasbetmişler, öldürmüşler. Çalışanlarımın başına da böyle bir iş gelmesin diye bankadan para çekilirken de bu aracı kullanıyorduk. Ayrıca benim silaha ihtiyacım yoktur. Benim arabama bomba atsanız dahi işlemez. Araç tamamen kendimi savunma amaçlı.” dedi.

Sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme başkanı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına ve tutuksuz sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti.

Duruşma, 22 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.

 

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-dikkat-ceken-gelisme/feed/ 0
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında ilk ifadeler alındı https://www.foxhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-ilk-ifadeler-alindi/ https://www.foxhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-ilk-ifadeler-alindi/#respond Sat, 01 Jun 2024 21:07:06 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7853 Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasındaki duruşmanın öğleden sonraki bölümüne tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.

Savunma yapan sanık Bayram Ali Aydınlar, müşteki Emirhan D’nin darbedilmesine ilişkin iddialar üzerine yargılandığını, olaya herhangi bir dahli olmadığını savundu.

Aydınlar, “Emirhan bizde bodyguarddı. Arkadaşlarıyla eğlenmeye geldi, taşkınlık yaptı. ‘Gelen personel taşkınlık yaptı’ diye patronumu aradım. Uyardığım için azmettirici olarak benden şikayetçi oldu” diye konuştu.

Sanık Burak Kapucu da herhangi bir örgüte üye olmadığını, suça konu barlarda ek iş olarak çalıştığını savundu.

“ALAKAM YOK” DEDİ, TAHLİYE İSTEDİ

Günlük kiralık daire işi yaptığını ifade eden Kapucu, “Otel tarzında bir işletme. Kartlı sistemle açılıyor odalar. Temizlik görevlileri paspasın altına bırakılan kartları alıp misafir çıkınca odayı temizliyor. Hiçbir temizlik görevlisi bize herhangi bir şikayetle gelmedi. İddia edilen bodyguardların vurulması olayında mesul müdür olarak gözüksem de orayla alakam yok” dedi.

Kapucu, tahliyesini talep etti.

“KENDİ MEKANIMI AÇMAM SUÇ OLDU”

Sanık Cemil Kumaşçıoğlu ise ticaretle uğraştığını belirterek, dosyada adı geçen kişilerle ilişkisi olmadığını iddia etti.

Eğlence sektöründe 15 yıldır hizmet verdiğini ifade eden Kumaşçıoğlu, örgüt yöneticiliğiyle yargılanan Bora Kaplan’ı da sektörden tanıdığını, birlikte mekan açtıklarını ve kendisinin de mekanın mesul müdürü olduğunu anlattı.

Kumaşçıoğlu, savunmasına şöyle devam etti:

“İddianamede adı geçen, fotoğraf çektirdiğim herkes müşteri olarak gelen ve samimi olduğum kişilerdir. Benim Bora Kaplan’ın yanından ayrılıp kendi mekanımı açmam suç oldu. Ben neden başkasının mekanını kendi mekanım diye tanıtayım. Ben Bora Kaplan’ın mekanlarında mesul müdürlük yaptım ama kimseden emir ya da talimat almadım. Hesaplarım ve mal varlığım ortadadır. Beraatimi talep ediyorum.”

“KİMİN MEKANINA ÇÖKMÜŞÜM?”

Kumaşçıoğlu’nun savunmasının ardından söz alan sanık Bora Kaplan da “Bunlar iyi çocuklar, efendi çocuklar. ‘İşletme açalım’ dediler, ‘tamam’ dedim. Adı geçen mekanların tuğlalarını ben taşıdım. Bir tane mekan göstersinler kimin mekanına çökmüşüm.” ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, Kaplan’a tüm sanık savunmalarının ardından kendisinin de savunmasını alacağını söyledi.

“KIZILAY’DA CD SATIYORDU”

Sanık Deniz Ürcan da “Suç örgütüne üye değilim. Ayhan Bora Kaplan bizim komşumuzdu oradan tanıyorum. İlk tanıdığım zamanlar Kızılay’da CD satıyordu. Sonrasında adında mekan açtı. Olaylarda adı geçen Fethi Koyuncu’yu tanımam. Hamile eşim var, beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Sanık Doğukan Bağcı ise suça konu olan mekanlarda garson olarak çalıştığını, sanıkların bazılarını da çalıştığı mekanlardan tanıdığını belirterek, beraatini talep etti

Sanık Doğuş Can Uğurlu da barlarda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, herhangi bir örgüte üye olmadığını söyledi.

AVUKATLARIN TALEPLERİNE RET

Bu sırada, sanık avukatları salondaki bazı emniyet görevlilerinin “soruşturma aşamasında tutanak tutan emniyet görevlileri” olduğunu iddia ederek, bu görevlilerin salondan çıkartılmasını talep etti.

Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı ise yargılamaların aleni ilkesi gereğince duruşmaların herkese açık olması ve bu yönde aksi bir karar alınmaması dikkate alınarak, avukatların taleplerini reddine karar verilmesini istedi.

Ara karar kuran mahkeme, salondaki görevlilerin soruşturma esnasındaki belgeleri değiştirme ihtimallerinin bulunmaması, duruşmanın aleni olması ve duruşma salonundan çıkarılmalarını gerektirecek somut bir durum bulunmaması gerekçesiyle avukatların taleplerini reddetti.

Sanıklar Emir Akyol, Ersoy Yahya ve Ferit Çelik de suç örgütüne üye olmadıklarını ve suçsuz olduklarını savunarak, beraat talebinde bulundu.

Duruşmaya yarın devam edilecek.

İDDİANAMEDE NELER VAR?

İddianameye göre soruşturma, 7 Eylül 2023’te Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına giderek Ayhan Bora Kaplan ve suç örgütü üyelerinden şikayetçi olan müşteki Erkan D’nin beyanları üzerine başlatıldı.

Suç örgütünün Kaplan’ın talimatı ve bilgisi doğrultusunda, farklı tarihlerde Mahfuz Tatar ve Semih Arslan’ın öldürülmesi, müştekiler Altan T, Murat Y, Serhat T. ve Serdar H’nin silahla yaralanması, müşteki Erkan D’nin 2 gün boyunca alıkonularak işkence edilmesi, müşteki Mehmet Taha E’nin sahibi olduğu işletmelerin zorla alınması, müşteki Muhammed S’nin 2 otomobilinin gasbedilmesi ve zorla çek yazdırılması ile müşteki Emirhan B’nin darbedilmesi olaylarını gerçekleştirdiği bildirildi.

Bora Kaplan ve örgütün diğer yöneticileri, suç örgütünün işlediği tüm suçlardan sorumlu tutuldu.

İddianamede, Ayhan Bora Kaplan ve diğer örgüt yöneticileri Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik​​​​​​​ hakkında “suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, “kasten öldürme”, “nitelikli kasten öldürme”, 7 kişiye yönelik “kasten yaralama”, 2 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, 2 kişiye yönelik “nitelikli yağma”, “eziyet”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “suç üstlenme” ve 2 kez “suçluyu kayırma” suçlarından biri ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası talep edildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutu-davasinda-ilk-ifadeler-alindi/feed/ 0
IŞİD’li teröristlerin çocuklarına Başakşehir’de medrese eğitimi https://www.foxhaber.com.tr/isidli-teroristlerin-cocuklarina-basaksehirde-medrese-egitimi/ https://www.foxhaber.com.tr/isidli-teroristlerin-cocuklarina-basaksehirde-medrese-egitimi/#respond Fri, 31 May 2024 21:58:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7847 İstanbul Başakşehir’de kurdukları illegal merkezde terör örgütü IŞİD’in Horasan yapılanmasına eleman yetiştirdikleri, örgüt elebaşları tarafından TBMM’ye, İstanbul’da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirme talimatı aldıkları tespit edilen 12 sanık hakkında dava açıldı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 6’sı tutuklu 12 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün edindiği istihbari bilgi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. 

ÖĞRETMENLERİN ÇOĞU ARAP 

İddianamede, IŞİD’in Horasan koluna mensup Özbek, Kırgız ve Kafkas kökenli kişilerin Başakşehir’de “Darul Vefa İlim ve Amel Merkezi” adlı illegal mescit/medresede yapılandıkları, Suriye ile Afganistan’daki örgüt unsurlarıyla yakın temaslarını sürdürdükleri ifade edildi. 

Merkezin öğretmenlerinin çoğunluğunun Arap uyruklular olduğuna dikkati çekilen iddianamede, öğrencilere dini eğitim adı altında IŞİD’in propagandasının yapıldığı, yapılanmanın liderlerinin devşirdikleri kişileri Türkiye üzerinden Afganistan’a gönderip IŞİD’in ‘Horasan Vilayeti’ saflarına katılmalarını planladıkları kaydedildi. 

EMNİYET ‘MEDRESE’Yİ TAKİP EDİYORDU

İddianamede, merkezin emniyet birimleri tarafından takip altında tutulduğu, bu nedenle dernekle bağlantılı kişilerin farklı mescitlere dağıldığı ancak belirli özel günler dolayısıyla bu merkezde bir araya geldikleri bildirildi. 

70 ÇOCUĞA YATILI EĞİTİM 

Merkezin bünyesindeki yatakhanelerde geçmişte Suriye’de IŞİD adına faaliyet göstermiş Özbek, Tacik, Kafkas, Irak ve Mısır uyruklu kişilerin saklandığı, sınıflarda da Suriye’de terör örgütü bünyesinde faaliyet gösterirken öldürülen Kafkas, Fas, Irak, Mısır ve Tunuslu bazı kişilerin 16-17 yaş aralığındaki 70 çocuğuna yatılı eğitim verildiği aktarıldı. 

TBMM’YE YÖNELİK TERÖR SALDIRISI PLANI 

IŞİD hücresinin 9 üyesinin 2023’ün Haziran ayının sonunda kendi aralarında İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdiği, bu üyelerin, örgütün Suriye’deki elebaşlarının kararına istinaden TBMM’ye ve İstanbul’da bulunan askeri kışlalara veya polis karakollarına yönelik terör eylemi gerçekleştirilmesi gerektiği hususunda bilgilendirildiği belirtildi. 

İddianamede, örgüt mensupların toplantısı sırasında, eylemler için kullanılacak mühimmat ve EYP bileşenlerinin temininin “Fuad Azeri” adlı kişi tarafından karşılanmasına karar verildiği, diğerlerine ise söz konusu amaçlar için gereken paraların toplanması görevi atfedildiği vurgulandı. 

BOMBA TEDARİKÇİSİ YAKALANIP BIRAKILMIŞ

“Fuad Azeri” adlı kişinin dosyadaki sanıklardan “Fuad Rasulov” olduğu bildirilen iddianamede, Rasulov’un terör örgütü propagandası yapması, Tacik uyruklu kişilerin terör örgütüne adam kazandırma faaliyetlerinde ve IŞİD adına Suriye’deki çatışma bölgelerinde bulunması üzerine 20 Haziran 2022’de İstanbul’da yapılan bir operasyonda yakalandığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlatıldı. 

SOSYAL MEDYADA RUSÇA TANITIM

İddianamede, 14 Temmuz 2023’te operasyon düzenlenen, içinde sınıf, yatakhane ve mescidin yer aldığı ortaya çıkan merkezin Rusça paylaşımlar yapılan sosyal medya hesabında, yeni açılan sınıflarla ilgili kayıt duyuruları, iftar organizasyonları ve Kurban Bayramı için maddi yardım taleplerinin olduğu bilgisine yer verildi. 

ÇARŞAFLI KADINLARDAN ATIŞ TALİMİ 

Sanıkların ifadelerinin de bulunduğu iddianamede, bir sanığın ikametinde ele geçirilen ruhsatsız silah, 123 mermi, 52 bin 500 dolar, 1610 avro ve 100 bin 600 lira ile cep telefonu incelemesinde ortaya çıkan kamuflaj giyimli silahlı erkekler, atış talimi yapan çarşaflı kadınlara ait fotoğraflar ve IŞİD ile ilgili dokümanın yer aldığı kaydedildi. 

REİNA DAVASINDA İKİ YIL HAPİS YATTI 

Sanıklardan Rasulov’un, Azerbaycan’da “uyuşturucu madde kullanmak” suçundan 2 yıl tutuklu kaldığı, 2016’da resmi yollardan Türkiye’ye geldiği, “Reina” gece kulübüne yapılan terör saldırısıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle “IŞİD üyesi olmak” suçundan 2 yıl cezaevinde yattığı aktarıldı. 

Sanıkların IŞİD’le bir bağlantıları olmadığı, medreseye namaz kılmak için gittikleri ve kimseden emir veya talimat almadıkları yönünde savunmalarının yer aldığı iddianamede, sanık Mohamed Kotb Mohamed Ahmed’in beyanları bu merkezle ilgili bazı detayları ortaya çıkardı. 

Sanık Ahmed, savunmasında medresenin sorumlusu olduğunu belirttiği Hasan isimli kişinin “cihat” konusunda medreseye gelen insanları etkilediğini, eğitim verilen çocukların babalarının Suriye veya Irak’ta IŞİD içerisinde terör örgütü PKK’ya karşı savaşırken ölmesinden dolayı bu örgüt hakkında “hınzır ve domuz” gibi beyanlarda bulunduğunu söyledi. 

DEVLET OKULUNA GİTMİYORLAR 

Medresede günün sabah namazıyla başladığını anlatan Ahmed; Kur’an-ı Kerim, Arapça, fıkıh, hadis, tefsir, edep ve ahlak dersi verdiklerini, akşam namazından sonra yemek yenildiğini, temizlik yapıldığını, sabah namazından gece çocuklar uyuyuncaya kadar sırayla nöbet tutuklarını anlattı. 

Ahmed, dernekteki yatılı çocukların hiçbirinin devlet okuluna gitmediğini, evlerinden gelenlerin bazılarının okula da gittiğini, ailesi olmayan çocukların hep yatılı kaldığını kaydetti. 

YARGILAMA MAYISTA BAŞLAYACAK 

Sanıklar hakkında “terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis istenen iddianamede, 2 sanığın ayrıca “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan 1,5 yıldan 4 yıl 6’şar aya kadar hapisleri talep edildi. 

Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 

Sanıkların mayıs ayındaki ikinci duruşmada hakim karşısına çıkması bekleniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/isidli-teroristlerin-cocuklarina-basaksehirde-medrese-egitimi/feed/ 0
Lina’nın cesedi derin dondurucuda bulunmuştu! Mahkemeden emsal karar https://www.foxhaber.com.tr/linanin-cesedi-derin-dondurucuda-bulunmustu-mahkemeden-emsal-karar/ https://www.foxhaber.com.tr/linanin-cesedi-derin-dondurucuda-bulunmustu-mahkemeden-emsal-karar/#respond Sun, 12 May 2024 21:51:22 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7226 Abdurrahman Erbay’dan 2021’de ayrılıp, 2022’de ise resmi olarak boşanan Melisa İlhan (33), kızları Lina Nazlı ve 1,5 yaşındaki Naime Ceyda ile okul arkadaşı Muhabbet Toz adlı kadının yanına taşındı.

‘FUHUŞA ZORLADI’ İDDİASI

Bu süreçte çocukları alıkonulup, fuhşa zorlandığını öne süren Melisa İlhan, 2022 yılı Eylül ayında eski eşi ile polise giderek şikayetçi oldu. Şikayetinin ardından bir televizyon programına katılan Melisa İlhan, çocuklarını aradığını söyledi.

CESEDİ DERİN DONDURUCUDA SAKLADI

Programı arayan bir kişi, Melisa İlhan’ın küçük kızı Naime Ceyda’ya baktığını belirtip, çocuğu polise teslim etti. Polisi arayan Muhabbet Toz’un sevgilisi Mehmet Aksu ise Lina Nazlı’nın öldüğünü ve cesedinin Seyrantepe Mahallesi’ndeki bir giyim mağazasındaki derin dondurucuda saklandığını belirtti.

27 Eylül 2022’de adreste yapılan aramada Lina Nazlı’nın derin dondurucudaki cesedine ulaşıldı. Olayın ardından gözaltına alınan Mehmet Aksu ile Muhabbet Toz, tutuklandı.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

Haklarında ağırlaştırılmış müebbet ve 28 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan Mehmet Aksu ve Muhabbet Toz’un yargılanmalarına 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Bugün görülen davanın karar duruşmasına sanıklar tutuklu bulundukları cezaevinden SEGBİS yöntemiyle katıldı. Duruşmada ayrıca Lina Nazlı’nın babası Abdurrahman Erbay ile avukatları da yer aldı.

“BEDELİNİ ÖDÜYORUM”

Duruşmada daha önceki beyanlarını tekrar eden tutuklu sanık Muhabbet Toz, son sözü sorulduğunda pişman olduğunu dile getirdi. 

Mehmet Aksu ise kendisi gördüğünde Lina’nın ölmüş olduğunu ve tahliyesini istediğini belirterek, “Çocuğa eziyet eden herkes ceza çeksin. Annesinin terk ettiği bir çocuk vardı. Dışarıda farklı işlerde koşmaması lazım annenin. Bu çocuk uzun süre orada kaldı. Ben yurt dışına kaçabilirdim Muhabbet’i de kaçırırdım ama adalete güvendiğim için kaldım. Sorumluların yargılanacağını düşündüm. Olayın olduğu gün keşke teslim olsaydım. Bunun bedelini ödüyorum. Eğer gerçekten adalet varsa o annenin yargılanması lazım. Bir anne çocuğunu bakıcıya bırakıp geçemez. Çocuk ailenin umurlarında değildi. Tamam bir çocuk öldü çocuklara kim eziyet ediyorsa ceza alsın ancak çocuğun annesi ve babası sorumludur. Olay günü ben eve gittiğimde çocuk zaten vefat etmişti” dedi.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme heyeti, sanık Muhabbet Toz hakkında; ‘Beden ve ruh sağlığı yönünden kendisini savunamayacak çocuğu kasten öldürme’ suçundan indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca ‘çocuğa eziyet’ suçundan 7 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme heyeti sanık Mehmet Aksu hakkında ise, ‘Kasten öldürmeye yardım’ suçundan 20 yıl ve ‘Çocuğa eziyet’ suçundan 7 yıl hapis cezası vererek, indirim uygulamadı.

“HİÇBİRİNE İNDİRİM UYGULANMADI”

Duruşma çıkışında konuşan Lina Nazlı’nın babasının avukatı Ayça Kara Sığırcı, mahkemenin kararının yerinde olduğunu belirterek, “Biz bu çocukların bu toplumda huzurlu bir hayat sürmesi için mücadele ediyoruz. El birliği ile biz aslında çocuğun hakkını aramak için yola çıkarken güzel bir sonuç elde ettik. Sanıkların birisi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve çocuğa eziyet suçundan 7 yıl, diğer sanık hakkında da kasten öldürmeye iştirakten 20 yıl ve aynı çocuğa eziyet suçundan 7 yıl olarak toplamda 27 yıl ceza verdi. Hiç birine indirim uygulamadı” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/linanin-cesedi-derin-dondurucuda-bulunmustu-mahkemeden-emsal-karar/feed/ 0
‘Ramazan Hoca’ iddianamesi hazır https://www.foxhaber.com.tr/ramazan-hoca-iddianamesi-hazir/ https://www.foxhaber.com.tr/ramazan-hoca-iddianamesi-hazir/#respond Sun, 05 May 2024 21:33:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6961 Diyarbakır’da ‘Filozof Ramazan’ lakabıyla bilinen Ramazan Pişkin’i, Fatih’te işlettiği çay ocağında öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan sanık Erkan Baykut hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cerrahpaşa Mahallesi Kocamustafapaşa Caddesi’nde çay ocağı işleten Pişkin’in, 31 Ocak’ta iş yerinde uğradığı bıçaklı saldırıda öldürülmesine ilişkin tutuklanan Erkan Baykut hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.

Soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, olay günü polise kesici ve delici alet yaralaması olduğu yönünde ihbar yapılması üzerine “Diyarbakırlı Ramazan Hoca’nın Yeri” isimli iş yerine gidildiğinde, Pişkin’in bıçakla yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bilgisi alındığı belirtildi. Bu kapsamda soruşturma işlemlerine başlandığı aktarılan iddianamede, Pişkin’in kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği kaydedildi.

BEYOĞLU’NDAKİ EVİNDE YAKALANMIŞTI

İddianamede, konuya ilişkin “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesi alınan İbrahim Baştürk’ün beyanına yer verildi.

Baştürk, olay yerinin yan tarafında bulunan eczanede saat 13.40 saatlerinde Diyarbakırlı Ramazan Hoca isimli iş yerinden gürültü geldiğini, kendisinin sesleri kontrol etmek için buraya gittiği sırada çay ocağının içinden elinde bıçak olan erkek şahsın koşarak kaçtığını gördüğünü belirtti.

İddianamede, incelenen güvenlik kamerası görüntülerine göre olay yerinden kaçan sanık Erkan Baykut’un toplu taşıma aracı kullanarak Beyoğlu’ndaki ikametine gittiği, adrese giden polis ekiplerinin sanığı evinin banyosunda saklanırken yakaladığı kaydedildi.

Ramazan Pişkin

‘BAŞKASI SANDIM’ İDDİASI

İddianamede, sanık Baykut’un polis merkezinde alınan ifadesinde, maktul Pişkin’i tanımadığını, Saboor Muradı ismiyle tanıdığı kişi zannettiğini, bu kişinin de uyuşturucu satan, cinsel istismarda bulunan biri olduğunu ileri sürdü.

Muradı’nın 2017’de babasının yanında herhangi bir resmiyet olmadan çalışan kişi olduğunu belirten sanık Baykut, bu süre zarfında Muradı’nın Zeytinburnu’nda bir adreste kardeşleri ve Afgan uyruklu başka şahıslarla birlikte yaşadığını kaydetti.

Sanık Baykut, kendisinin de babasının yanına çalışmaya gittiği için bu kişilerle tanıştığını, bu şahısların kendisini evlerinde ağırladıklarını ve uyuşturucu verdiklerini iddia etti.

Bu kişilerin bir akşam yine uyuşturucu verdiklerinde uyanıp kendine geldiğinde karşısında “Deccal” olarak tanımladıkları insan görünümünde bir varlık ile kendisini yüzleştirdiklerini ileri süren Baykut, bu sırada masada bir adet bıçak bulunduğunu, bıçağın ucunun kendisine baktığını, bundan dolayı bu kişilerin kendisine bilinci yerinde değilken kötülük yaptığını düşündüğünü savundu.

Baykut, bu kişilerin yanında uyuduğu zamanların sonrasında kendi bedeninde birtakım farklılıklar gördüğünü, şahısların kendisini uyutup cinsel saldırıda bulunduklarını anladığını iddia ederek, bu durumu anladıktan sonra bu kişilerden uzaklaştığını, ancak bu olayları ailesi ya da adli makamlarla paylaşmadığını söyledi.

PİŞKİN’İ SOSYAL MEDYADA GÖRMÜŞ

Bu kişilerin rüyalarına girip kendisini yanlarına çekmeye çalıştıklarını savunan sanık Baykut, bu sürecin kendisini Kur’an-ı Kerim’e verip inancını güçlendirmesiyle son bulduğunu, bu şahıslarla yakınlığının ise 2017’den 2021’e kadar sürdüğünü anlattı.

Baykut, 2021’den itibaren Muradı isimli şahsı görmediğini ancak Ramazan Pişkin’i bu kişi olarak bildiğini, Pişkin’i de ilk kez 2021’de sosyal medyadan gördüğünü söyledi.

Olaydan iki ay önce Pişkin’i ‘Ramazan Hocanın Yeri’ isimli iş yerinde gördüğünü ve yanına gidip konuştuğunda ilk başta iyi bir hoca olarak düşündüğünü aktaran Baykut, ancak sohbetin devamında bu şahsın aslında Saboor Muradı olduğunu anladığını savundu.

Baykut, bunun üzerine Muradı’nın kendisine geçmişte verdiği zararları hatırladığını kaydederek, olay günü Kasımpaşa’daki evinden çıkarak maktulün iş yerine gittiğini, niyetinin Pişkin’e taş atıp yaralamak olduğunu belirtti.

İş yerine geldiğinde tek başına sandalyede oturan Pişkin’in ayağa kalktığını belirten Baykut, Pişkin’in, Muradı olduğunu hissetmesiyle kendinden geçerek taş fırlattığını, maktulün üzerine gelmesiyle kendisine zarar verebileceğini düşünerek bıçakla yaraladığını ve olay yerinden kaçtığını anlattı.

KARDEŞİ ŞİKAYETÇİ OLDU

İddianamede, toplanan deliller ışığında sanık Baykut’un üzerine atılı suçu işlediği yönünde hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunduğu belirtildi.

Maktulün kardeşi Mehmet Pişkin’in sanıktan şikayetçi olduğu aktarılan iddianamede, sanık Baykut’un “kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere gönderildiği İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Sanık ilerleyen günlerde hakim karşısına çıkacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ramazan-hoca-iddianamesi-hazir/feed/ 0
Buket Kaya’nın öldüğü kazada sürücüye tahliye https://www.foxhaber.com.tr/buket-kayanin-oldugu-kazada-surucuye-tahliye/ https://www.foxhaber.com.tr/buket-kayanin-oldugu-kazada-surucuye-tahliye/#respond Fri, 03 May 2024 21:48:28 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6896 Kayseri’de, Wushu Kung Fu Avrupa Şampiyonu Buket Kaya’nın (21), TIR’a arkadan çarpan otomobilde ölümüyle ilgili tutuklanan sürücü Ramazan Öner (27), 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşmasında taraflar şikayetçi olmadığı için tahliye oldu.

Otomobil sürücüsü sanık Öner’in avukatı, müvekkilinin yakınları tarafından Buket Kaya’nın ailesine 4 milyon TL ödendiğini ve yapılan protokolle şikayetten vazgeçildiğini, ayrıca kazada yaralanan M.T.’nin de maddi manevi yanında olduklarını söyledi. Duruşma, sanık avukatının sunduğu görüntülerin incelenmesi için ertelendi.

TIRA ARKADAN ÇARPTI

Kaza, geçen yıl 22 Ekim’de saat 23.30 sıralarında, Melikgazi ilçesi Gökkent Mahallesi Nalçik Bulvarı’nda meydana geldi. Ramazan Öner yönetimindeki 50 ADC 978 plakalı otomobil, K.Ö. yönetimindeki 03 ABN 358 plakalı patates yüklü TIR’a arkadan çarptı. Kazada Wushu Kung Fu Avrupa Şampiyonu milli sporcu Buket Kaya öldü, Ramazan Öner ile M.T. ise yaralandı. TIR şoförü K.Ö. ifadesi sonrası serbest bırakılırken, tedavisinin ardından gözaltına alınan Ramazan Öner tutuklandı.

2019’da Rusya’nın başkenti Moskova’daki 5’inci Wushu Kung Fu Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya alan, Ekim 2022’de de Balkan Şampiyonu olan Buket Kaya’nın cenazesi de Talas ilçesinde toprağa verildi.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameyle Ramazan Öner hakkında ‘Taksirle ölüme veya yaralanmaya sebep olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

DAVA BAŞLADI

Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Ramazan Öner ile kazada yaralanan M.T. hazır bulundu.

Emniyet ve savcılık ifadelerini olayın şokuyla verdiğini ve kabul etmediğini söyleyen Öner, “Kafama aldığım darbe ve Buket’in vefat haberi sonrası olayın şokuyla ifade vermiştim. O ifadelerim doğru değildir. Birlikte alkol almıştık. Biraz dolaşıp gezdik. Aracı Buket kullanıyordu. Ardından kendini iyi hissetmediğini söyledi. Aracı kenara çekip bir süre taksinin gelmesini bekledik. Ardından da ailesi arayınca direksiyona ben geçtim. Süratli değildim. Telefondan video çekiyordu. Koluma girip, omzuma sarıldı. Uyardım. Devam etti. Sonra dikkatim dağıldı. Bir anda önümde TIR belirdi. Kurtarmak istedim ama olmadı. Çok pişmanım. Keşke ben ölseydim. Çok üzgünüm” ifadelerini kullandı.

ARKADAŞI ŞİKAYETÇİ OLMADI

Kazada otomobilde bulunan ve yaralanan Kaya ve Öner’in arkadaşı M.T. ise “Olay günü üçümüz de alkollüydük. Buket, arabayı kullanamayacağını, kendini kötü hissettiğini söyledi. Israrımız sonucu Ramazan direksiyona geçti. Buket, Ramazan’ın omzuna yatıp, koluna girdi. Ramazan, ‘Buket, yapma araç kullanıyorum’ dedi. Sonra bir anda önümüze TIR çıktı. Gözümü hastanede açtım. Buket’in öldüğünü, Ramazan’ın da cezaevine girdiğini 1 ay sonra öğrendim. Şikayetçi değilim. Ramazan’ın ailesi, maddi ve manevi her zaman yanımızda oldu” dedi.

“KAZA KADERİMİZDE VARMIŞ”

Her iki tarafın da arkadaşı olduğunu tekrarlayan M.T., “Bu olayın kaderimizde olduğunu düşünüyorum. Bu kazayı bize kaderimizin yaşattığını düşünüyorum” dedi.

Mahkeme başkanı ise M.T.’nin bu sözleri sonrası, “Alkollü olmasanız bu kaza olur muydu?” diye sordu. M.T., mahkeme başkanının bu sorusuna ise “Bilmiyorum” cevabını verdi.
Mağdur taraf avukatı savcılık aşamasında şikayetlerini geri çektiklerini, ölen Buket Kaya’nın ailesinin de görgüye dayalı bir bilgileri olmadığından dinlenmelerinden vazgeçilmesini istedi.

4 MİLYON TL KARŞILIĞINDA UZLAŞTILAR

Sanık Ramazan Öner’in avukatı ise olaydan dolayı üzüntü duyduklarını belirterek, müvekkilinin ailesinin hem mağdur M.T. hem de ölen Kaya’nın ailesinin maddi ve manevi sürekli yanlarında olduğunu söyledi. Sanık avukatı ayrıca, soruşturma aşamasında kendisinin de var olduğu bir ortamda yapılan protokolle Buket Kaya’nın ailesine müvekkilinin ailesi tarafından 4 milyon TL uzlaşma ödemesi yapıldığını ve bu durumun yapılan protokolle kayıt altına alındığını, ailenin de şikayetini geri çektiğini söyledi.

Mahkeme heyeti verdiği ara kararla sanık Ramazan Öner’in cezaevinde kaldığı süre ve tarafların şikayetçi olmaması nedeniyle tahliyesine karar verip, sanık avukatının mahkemeye sunduğu görüntülerin incelenmesi ve mağdur M.T. hakkında kalıcı hasar oluşup oluşmadığının tespit edilmesi için kati rapor aldırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/buket-kayanin-oldugu-kazada-surucuye-tahliye/feed/ 0
Polis katiline  40 yıl 10 ay hapis https://www.foxhaber.com.tr/polis-katiline-40-yil-10-ay-hapis/ https://www.foxhaber.com.tr/polis-katiline-40-yil-10-ay-hapis/#respond Tue, 23 Apr 2024 21:45:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6497 Kocasinan ilçesi Sanayi Mahallesi Serdarlı Sokak’ta geçen yıl 13 Ağustos’ta, saat 19.00 sıralarında Adnan ve Muhammet Tosun kardeşler, Mehmet ve Mustafa Coşkun kardeşlerin bulunduğu kıraathaneye geldi.

İki grup arasında borç meselesinden çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüştü. Bu sırada devriye görevi yapan polis ekipleri, kavgaya müdahale edip tarafları ayırmaya çalıştı.

Pompalı tüfekle ateş eden Adnan Tosun, polis memuru Murat Akpınar’ı göğsünden, Mustafa Coşkun’u ise kolundan yaralayıp kaçtı.

İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Durumu ağır olan Akpınar ve Coşkun, ilk müdahalelerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Şüphelilerden Adnan Tosun polisin takibiyle, Muhammet Tosun ise saklandığı Kocasinan ilçesi Yenişehir Mahallesi’ndeki adreste yakalandı. İki kardeşe yardım ettiği belirlenen Celil T. , Halil T. ve Hakan T. de gözaltına alındı.

Şüphelilerden Adnan Tosun tutuklandı, diğerleri ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Polis memuru Murat Akpınar ise hastanede 34 gün sonra, 16 Eylül’de şehit oldu.

İDDİANAME DÜZENLENDİ

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından iddianame hazırlanıp, Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

İddianamede, sanık Adnan Tosun hakkında, ‘Kasten öldürme’, ‘Görevi yaptırmamak için direnme’ ve ‘Mala zarar verme’ suçlarından müebbet hapis cezası istendi. Tutuksuz müşteki şüpheliler Muhammet Tosun hakkında ‘Kasten öldürmeye azmettirme’, ‘Silahla tehdit’ ve ‘Hakaret’, Celil T. hakkında ‘Silahla tehdit’ ve ‘Silahla basit yaralama’, Halil T. hakkında ‘Silahla basit yaralama’, Memet C. hakkında ‘Mala zarar verme’, ‘Hakaret’ ve ‘Silahla basit yaralama’, Mustafa C. hakkında ‘Silahla basit yaralama’ suçlarından, Hakan T. hakkında ‘Kasten öldürmeye azmettirme’ ve ‘Kasten öldürmeye azmettirmeye teşebbüs etme’, İbrahim C. hakkında ise ‘Silahla basit yaralama’ suçundan ceza istendi.

KARAR DURUŞMASI

Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 3’üncü duruşmasında tutuklu sanık Adnan Tosun ve tutuksuz sanıklardan İbrahim C. ile şehit Akpınar’ın şikayetçi eşi D.A., kardeşi A.A. ve avukatları da hazır bulundu. Diğer sanıklar ise duruşmaya katılmadı.

“ÇOK VİCDAN AZABI ÇEKTİM”

Pişman olduğunu söyleyen sanık Adnan Tosun, “Çok vicdan azabı çektim. Olaydan dolayı çok pişmanım. Keşke böyle olmasaydı. Namluyu havaya doğrultmuştum. Tamamen kazayla oldu. Adaletin kestiği parmak acımaz. Keşke ben ölseydim. Takdir sizin” dedi.

Mahkeme heyeti, sanık Adnan Tosun’u, ‘Olası kastla öldürme’ suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığa ayrıca Mustafa C.’ye yönelik ‘Öldürmeye teşebbüs etme’ suçundan 7,5 yıl, Memet C.’ye yönelik aynı suçtan 6 yıl 4 ay, Celil T.’ye yönelik ‘Yaralama’ suçundan da 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Böylece Adnan Tosun, toplam 40 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılmış oldu.

Heyet, sanıklardan Muhammet Tosun’un ise ‘Öldürmeye azmettirme’ suçundan beraatine hükmetti. Mahkeme, tutuksuz sanıklardan Halil T.’yi ise, ‘Silahla tehdit’ suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, diğer 5 sanığı ise ‘Silahla basit yaralama’ suçundan çeşitli oranlarda adli parasına çarptırdı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/polis-katiline-40-yil-10-ay-hapis/feed/ 0
‘Sarallar’a yeni dava… İstenen ceza belli oldu https://www.foxhaber.com.tr/sarallara-yeni-dava-istenen-ceza-belli-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/sarallara-yeni-dava-istenen-ceza-belli-oldu/#respond Sat, 20 Apr 2024 21:00:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=6324 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 mağdur “müşteki”, 22 kişi ise “sanık” sıfatıyla yer aldı. İddianamede, örgüt elebaşı ve yöneticisi sanık Ümit Saral ile kendisi tarafından yetkilendirilen örgüt yöneticisi sanık Tolgahan Çeken’in Saral’ın talimatlarıyla örgüt üyesi sanıklara yasa dışı emir ve talimatlar vererek cebir, tehdit kullanmak suretiyle mağdurlardan zorla maddi menfaat temin etmeye çalıştığı kaydedildi.

Örgüt mensuplarının kendilerini göstermek ve örgütün üstünlüğünü kabul ettirmek adına birçok suç eylemi gerçekleştirdikleri ve eylemleri yaparken aralarında hiyerarşik yapının bulunduğu ifade edilen iddianamede, örgüt yöneticilerinin talimatlarının örgüt üyeleri tarafından sorgulanmaksızın yerine getirildiği aktarıldı.

“ÜMİT SARAL, CEZAEVİNDEN AVUKATI ARACILIĞIYLA ÖRGÜTÜ YÖNETTİ”

İddianamede, İstanbul’da faaliyet gösteren organize suç örgütlerinin tespiti ve çalışma alanlarının deşifresine yönelik olarak yapılan çalışmalarda, hakkında daha önce işlemiş olduğu suçlardan dolayı ayrıca yürütülen soruşturma dosyaları kapsamında tutuklu sanık Saral’ın, görünürde avukatı olan sanık Çeken aracılığıyla cezaevine telefon soktuğu ve bu telefonla görüşmeler yaptığının belirlendiği anlatıldı.

Savcılıkça ayrıca yürütülen soruşturma kapsamında sanık Çeken hakkında da tutuklama kararı verildiği, tahliye olduktan sonra Saral adına eylem ve faaliyetlerine devam ettiğine yer verilen iddianamede, Saral ile cezaevinde yapmış olduğu görüşmeler sonrası aldığı talimatlar doğrultusunda diğer örgüt üyelerini yönlendirdiği yönünde bilgilere ulaşıldığı aktarıldı.

İddianamede, 26 Nisan 2022’de emniyete yapılan ihbar sonrası polis ekiplerinin intikal ettiği iş yerinde müştekiler Özcan Güleş ve Cemil Çelik ile yapılan görüşmede, iş yerine gelen 4 kişinin silahlı olduklarını belli edecek şekilde “Ümit Saral abinin selamı var. Size etek giydirecek. 1 milyon lira ceza kesti size bir an önce ödemenizi yapın” ifadeleriyle tehditte bulunduğu ve bu eylemin sanık Çeken tarafından organize edildiğinin belirlendiğine dikkati çekildi.

SARAL’A 147 YIL, ÇEKEN’E 127 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Sanık Saral’ın cezaevinde bulunuyor olmasının elebaşılığını yaptığı değerlendirilen organize suç örgütünün eylem ve faaliyetlerini etkilemediği, sanık avukatı Çeken aracılığıyla örgütü yönettiği, Çeken’in de görevi gereği sahip olduğu avukatlık yetkilerini örgütün çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kullandığı kaydedilen iddianamede, sanık Çeken’in ticari anlaşmazlıkları çözüme kavuşturduğu izlenimiyle mağdurlar üzerinde baskı ve tehditte bulunarak menfaat temin etmeye çalıştığı anlatıldı.

İddianamede, örgütün vatandaşlar üzerinde tehditle baskı kurduklarının tespit edildiği, sanık Saral’ın soy bağı ve soyadı nedeniyle ulusal olarak bilinirliği bulunan “Sarallar” olarak tanınan suç örgütüyle organik bağ içerisinde olduğu, cezaevinde olmasına rağmen sanık Çeken aracılığıyla örgütün devamlılığını sağladığı, diğer örgüt üyesi sanıkların da bu durumu bilerek yer aldıkları ve örgütün varlığını devam ettirmesi için eylemlerde bulunduklarına yer verildi.

Sanıkların gerçekleştirdiği 7 farklı eylemin anlatıldığı iddianamede, örgüt faaliyeti çerçevesinde “yağma”, “tehdit” ve “ateşli silahlar ve bıçaklar ile aletler hakkında kanununa muhalefet” başta olmak üzere çeşitli suçları işlediği vurgulandı.

İddianamede, sanık Ümit Saral ile Tolgahan Çeken’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “tehdit” ve 8 kez “nitelikli yağma” suçlarından sanık Saral’ın 97 yıldan 147 yıl, Çeken’in ise 87 yıldan 127 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Diğer 20 sanığın ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etme”, “nitelikli yağma”, “tehdit” ve “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşındırma veya bulundurma” suçlarından 17’şer yıldan 31’er yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası istendi.

İddianame İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi, sanıkların yargılanmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sarallara-yeni-dava-istenen-ceza-belli-oldu/feed/ 0
Sevgilisi ile plan yapıp babasını öldürmüştü… Mahkemeden karar çıktı https://www.foxhaber.com.tr/sevgilisi-ile-plan-yapip-babasini-oldurmustu-mahkemeden-karar-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/sevgilisi-ile-plan-yapip-babasini-oldurmustu-mahkemeden-karar-cikti/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:21:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5999 Muğla Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen dolandırıcılık dosyası kapsamında Mehmet Karadağ’ın evinde, jandarma ekipleri arama yaptı.

Bozarmut Mahallesi’ndeki adresteki aramada Karadağ’a ait bir evrakta Ayşegül Bulut’un adı geçince, dosyada araştırma yapıldı.

Jandarma, 16 Mart 2023’te Ayşegül Bulut’u gözaltına aldı. Bulut, jandarmadaki ifadesinde dolandırıcılık suçlamalarının yanı sıra, “1 yıl önce babamı Mehmet’le birlikte biz öldürdük, olay intihar değildi” diye ifade verdi. Soruşturma kapsamında anne Penbe Bulut da gözaltına alındı.

Ayşegül Bulut ile ‘Dolandırıcılık’tan cezaevinde olan Mehmet Karadağ tutuklandı, Penbe Bulut ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan, ölen Samet Bulut’un yürütülen soruşturmada intihardan kaynaklı öldüğü belirtilerek o dönemde dosyanın kapandığı belirtildi.

ANNESİYLE PLAN YAPMIŞ

Soruşturmanın ardından Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ayşegül Bulut’un babası Samet Bulut’a ait zeytinyağlarını Mehmet Karadağ’a verdiği belirtildi.

Samet Bulut’un ‘Dolandırıcılık’ suçundan şikayette bulunacağını söylemesi üzerine Ayşegül Bulut’un annesiyle babasını öldürmek amacıyla plan yaparak tasarladıkları, planı eyleme döktüklerine iddianamede yer verildi.

İddianamede, Mehmet Karadağ’ın Samet Bulut’un işe gidiş saatine yakın bir zamanda, servise bineceği yerin karşısında kullanılmayan evin ardiye kısmında ellerinde lateks eldiven ve siyah kıyafetlerle beklemeye başladığı, Penbe Bulut’un bulaşık yıkama bahanesiyle evde bulunduğu belirtildi.

Ayşegül Bulut’un da ip, insülin kalemi ve plastik sandalyeyi tülbentle tutarak olayın gerçekleştiği yere getirdiği iddianamede anlatıldı.

KİMYASAL MADDEYLE BAYILTMIŞLAR

İddianamede, Karadağ’ın kimyasal maddeyle Samet Bulut’u bayılttığı, ardından insülin kalemine iğneyi takıp kıyafetleri üzerinden enjekte ederek hipoglisemi yaşayarak şuurunu kaybetmesine neden olduğu, ardından da ipi boynuna geçirip, sabitlediği kaydedildi.

Karadağ’ın ardından da Ayşegül Bulut ve annesi Penbe Bulut’la ipi demir profilden geçirerek, Samet Bulut’un ayaklarının yerden teması kesilinceye kadar yükselmesini sağlayarak, düğüm attıkları da vurgulandı.

Samet Bulut’un 85 kilo olması nedeniyle Mehmet Karadağ’ın eylemleri tek başına gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna da dikkat çekildi. Karadağ’ın ipin fazlalık kısmını kestiği çakıyı öldürdükleri Bulut’un ellerine sürerek delilleri kararttığı da iddianamede yer aldı.

İddianamede Ayşegül Bulut ve Penbe Bulut için ‘Eylemlerin iştirak halinde tasarlayarak bir suçu gizlemek’, ‘Başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak için öldürme’, ayrıca ‘Üst soya-eşe karşı kasten öldürme’ suçlarını oluşturmaları nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet, Mehmet Karadağ’a ise ‘Suça iştirak’, ‘Azmettirme’, ‘Yardım etme’ ve ‘Tasarlayarak öldürme’den ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Samet Bulut’u öldürüp intihar izlenimi verdikleri suçlamasıyla yargılanan kızı Ayşegül Bulut, eşi Penbe Bulut ve kızının sevgilisi Mehmet Karadağ, Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 4’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanıkların yanı sıra taraf avukatları da katıldı. Duruşmada, sanıklar suçsuz olduklarını belirterek beraatlerini istedi. Savcı mütalaasını açıklarken, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanık Ayşegül Bulut’un üzerine atılı, ‘İştirak halinde üstsoya karşı tasarlayarak bir suçu gizlemek, başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak için öldürme’ suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine, sanık hakkında verilen hükmün niteliği gözetilerek uygulanmakta olan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, diğer sanıklar Penbe Bulut ve Mehmet Karadağ’ın üzerine atılı ‘İştirak halinde eşe karşı tasarlayarak bir suçu gizlemek, başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak için öldürme’ suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verildi.

‘TAZMİNAT DAVASI AÇACAĞIZ’

Sanık Mehmet Karadağ’ın tutuklu kaldığı sürede ağır depresyon neticesinde ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldığını belirten avukatı Kazım Eren, “Kararın kesinleşmesiyle birlikte müvekkilimin bu olaydan dolayı 6 aydan fazla tutuklu kalması nedeniyle tazminat davası açacağız. Müvekkilim olay günü ve saatinde Datça’da 3 arkadaşıyla beraberdi. Bu durum arkadaşlarının tanık beyanları ve cinayet günü ve saatinde müvekkilimin cep telefonu sinyallerinden Datça’da olduğunun tespit edilmesi neticesinde kanıtlandı. Hal böyleyken savcılık halen kendisinin o sırada beraber olduğu arkadaşlarına fark ettirmeden Datça’dan, Yatağan’a gelip cinayeti işleyip yine Datça’ya döndüğünü iddia etmektedir. Bu iddia hayatın olağan akışına da fizik kurallarına da aykırı bir durumdur. Her ne kadar savcılık davayı bir üst mahkemeye taşımış olsa da İstinaf Mahkemesi’nde de kararın değişmeyeceğine inanıyoruz” dedi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sevgilisi-ile-plan-yapip-babasini-oldurmustu-mahkemeden-karar-cikti/feed/ 0
Olaylı Göztepe Altay derbisi davasında mütalaa açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/olayli-goztepe-altay-derbisi-davasinda-mutalaa-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/olayli-goztepe-altay-derbisi-davasinda-mutalaa-aciklandi/#respond Tue, 09 Apr 2024 21:48:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5891 1’inci Lig ekiplerinden Göztepe ve Altay arasında, 27 Kasım 2022’de oynanan derbide, Altay tribünlerinden atılan işaret fişeğiyle, Göztepeli taraftar Mehmet Çakır yaralandı. Bu sırada Göztepe tribünlerinden sahaya atlayan Mehmet Nihat Aydın da korner direğiyle Altay kalecisi Ozan Evrim Özenç’e vurdu.

Olaylar nedeniyle maç tatil edildi. Derbi sonrası başlatılan soruşturmada gözaltına alınan Mehmet Nihat Aydın ile Altay tribünlerindeki Furkan Ersanlı, D.D., K.E., E.Y., H.Ç., M.E.K., A.G., H.K., M.Y., S.H., Ç.K., E.E., A.B., Ş.P., Ö.U., Ü.T., T.G., G.A.A ve E.K. tutuklandı. U.M.K., F.Ö., Y.A., N.A.D. ve F.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

23 YILA KADAR HAPİS İSTENDİ

Kaleci Ozan Evrim Özenç’e korner direğiyle saldıran Mehmet Nihat Aydın hakkında, İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Soruşturmanın ardından diğer şüpheliler hakkında da İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

İddianamede savcı, Furkan Ersanlı’nın tribünde planlı ve kararlı şekilde, işaret fişeğini binlerce kişinin bulunduğu Göztepe tribünlerine doğru hedef gözetip, ateşleyerek, ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘Tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak ve kullanarak müsabaka düzenini bozmak’, ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarını işlediğinin altını çizdi. Ersanlı için bu suçlardan 23 yıla kadar hapis cezası istendi.

TEK TUTUKLU KALDI

Savcı; Ç.K., E.E., U.M.K., K.E., E.Y., D.D., H.Ç., M.E.K., S.H., A.B., A.G., H.K., Ö.U., Ş.P., Ü.T., T.G., G.A.A., E.K., M.Y., F.E., N.A.D., Y.A. ve F.Ö.’nün de ‘Kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardımdan’ cezalandırılmalarını talep etti. Ayrıca sanıkların ‘Tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarına sokmak’, ‘Tehlike arz edebilecek aletleri spor alanlarında kullanarak müsabaka düzenini bozmak’ ve ‘Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’ suçlarından cezalandırılmaları istendi. Süreç içinde Furkan Ersanlı hariç tüm sanıklar, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıkların yargılanmasına bugün devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Furkan Ersanlı’nın yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme heyeti başkanı, fişekten yaralanan Göztepeli taraftar Mehmet Çakır’ın olaydan 1 yıl sonra alınan sağlık raporunda yer alan bilgilere göre yüzündeki izin ‘sabit iz’ niteliğinde olduğunu kaydetti. Ayrıca sol kolunun üst kısmında engellilik oranının ise yüzde 13 olarak hesaplandığı ve çiğneme fonksiyonlarında kayıp bulunduğunu ifade etti.

SAVCI MÜTALASINI AÇIKLADI

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, tutuklu sanık Furkan Ersanlı’nın ‘silahla kasten yaralama’, ‘spor alanlarına yasak madde sokulması ve müsabaka düzeninin bozulması’ suçlarından cezalandırılmasını talep etti. 5 sanık hakkında ‘spor alanlarına yasak madde sokulması’, 1 sanık hakkında ‘spor alanlarına sokulan yasak maddeyi seyircilere temin etme’, 8 sanık hakkında ise ‘müsabaka düzeninin bozulması’ suçundan ceza istendi. Ayrıca 9 sanığın beraati talep edildi. Savcı 15 sanığın güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanması yönünde ayrıca görüş bildirdi.

Mahkeme heyeti başkanı, tutuklu sanığın bu halinin devamına karar verip sanıklar ve avukatlarına esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/olayli-goztepe-altay-derbisi-davasinda-mutalaa-aciklandi/feed/ 0
Gözaltında ölüme 9 yıl 4 ay hapis https://www.foxhaber.com.tr/gozaltinda-olume-9-yil-4-ay-hapis/ https://www.foxhaber.com.tr/gozaltinda-olume-9-yil-4-ay-hapis/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:51:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5816 Burdur’un Bucak ilçesinde gözaltı işlemleri sırasında Ali Kurama’nın (43) ölümüne neden oldukları gerekçesiyle tutuklu yargılanan polis memurlarından tutuklu sanık Cafer Duran’a 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verilirken, R.Ç. ise beraat etti.

İKİ AY SONRA ÖLDÜ

Bucak’ta 2 Mart 2023’te Ali Kurama, gözaltı işlemleri sırasında polislerle arasında çıkan arbedede başına aldığı darbe nedeniyle yaralandı. Hastanenin yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Kurama, iki ay sonra yaşam savaşını kaybetti.

Ali Kurama’nın ölümüne sebep oldukları iddiasıyla haklarında, ‘kasten yaralama neticesinde ölüme neden olmak’ suçundan 16’şar yıla kadar hapis cezası istenen biri tutuklu 2 polisin karar duruşması, Burdur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık polis memuru Cafer Duran, tutuksuz polis memuru R.Ç. ile ölen Ali Kurama’nın ailesi ve taraf avukatları katıldı.

Ali Kurama

‘GÖREVİNİN GEREĞİ’ SAVUNMASI

Kurama’nın ailesinin avukatı Yunus Topuz “Sanık Cafer Duran’ın eylemine diğer sanıklar da iştirak etmişlerdir, tüm sanıkların iştirak halinde üzerlerine atılı eylemden dolayı cezalandırılmasını talep ediyoruz. Sanıkların üzerlerine atılı eylemin de ‘neticesi sebebi ile ağırlaştırılmış yaralama’ olduğunu kabul etmiyoruz. ‘Kasten öldürme’ suçundan, bu kabul edilmezse ‘olası kast ile öldürme’ suçundan sanıkların en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Tutuklu sanık polis memuru Cafer Duran’ın avukatı Tahsin Aydın, “İddia makamının mütalaasını kabul etmiyoruz. Müvekkilim maktule yönelik öldürme ve yaralama kastı ile hareket etmemiştir, görevini yaparken görevinin gereklerini yerine getirmiştir. Silah kullanma yetkisi olduğu halde silah kullanmamıştır. Müvekkilimin beraatına karar verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

BIÇAKLA SALDIRI İDDİASI

Cafer Duran ve R.Ç.’nin avukatları Halil İbrahim Gökler “Müvekkillerimiz gelen ihbar üzerine olay yerine gitmişlerdir. Maktul bıçak ile müvekkilimiz Cafer Duran’a saldırmıştır. Müvekkilimiz de bu saldırıya orantılı bir şekilde karşılık vermiştir. Müvekkilimizin üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği kabul edilse bile meşru müdafaa kapsamında hareket ettiğinin mahkemece kabul edilmesini talep ederiz. Mahkeme bu konuda aksi kanaatte ise meşru müdafaada sınırın heyecan, korku ve panik sebebiyle aşılması gerekçesiyle müvekkilimiz hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ederiz” ifadelerini kullandı.

BERAATLERİNİ İSTEDİLER

Son sözü sorulan tutuklu sanık Cafer Duran, “Kesinlikle böyle bir olay yaşanmasını istemezdim. Maktulün yakınlarına başsağlığı diliyorum. Sağlık görevlileri geldiğinde maktulün bilinci yerindeydi. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Beraatımı talep ederim” diye konuştu. Tutuksuz sanık R.Ç. de beraat talebinde bulundu.

Kısa ara veren mahkeme heyeti, polis memuru Cafer Duran’ı ‘kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan önce 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Haksız tahrik indirimi uygulayan heyet, cezayı önce 11 yıl 3 aya, sonra da 9 yıl 4 ay 15 güne düşürdü. Mahkeme heyeti R.Ç.’nin ise beraatına hükmetti. Kararın açıklanmasının ardından Cafer Duran’ın babası G.D. adliye koridorunda fenalaştı. G.D.’ye sağlık görevlileri müdahale etti.

KARAR İTİRAZ EDECEKLER

Adliye dışında basın mensuplarına konuşan Ali Kurama’nın ailesinin avukatı Yunus Topuz, “Biz ‘olası kasttan’ cezalandırılmasını talep ediyorduk ama mahkeme ‘netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan verdi. Bu noktada karara itiraz edeceğiz ancak indirim noktasında ve temel cezanın belirlenmesi noktasında hakim takdir hakkını üst sınırdan kullandı. Bu noktada cezayı, kararı iyi buluyoruz ama olayın suç vasfı netice sebebiyle ‘ağırlaştırılmış yaralama’ değil ‘olası kastla adam öldürme’ olması gerekiyordu. İstinaf ve temyiz yollarını kullanacağız” dedi.

Ali Kurama’nın kardeşi Onur Kurama ve babası Mehmet Kurama da “Mahkeme 9 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Biz bunu az buluyoruz, üst mahkemeye itiraz edeceğiz. Yine de savcı ve hakimlere teşekkür ederiz. Bu ceza az. Adalet yerini bulmadı ama yine de adalete güveniyoruz, sonuna kadar bu işi sürdüreceğiz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/gozaltinda-olume-9-yil-4-ay-hapis/feed/ 0
Külotlu çorap cinayetin sırrı çözülüyor: Adli Tıp Kurumu raporu geldi https://www.foxhaber.com.tr/kulotlu-corap-cinayetin-sirri-cozuluyor-adli-tip-kurumu-raporu-geldi/ https://www.foxhaber.com.tr/kulotlu-corap-cinayetin-sirri-cozuluyor-adli-tip-kurumu-raporu-geldi/#respond Fri, 05 Apr 2024 21:18:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5674 İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 4’üncü duruşmaya, tutuklu sanık Seçil Çiftçi ile tutuksuz yargılanan babası Cemal Çiftçi katıldı. Semih Sevim’in ailesi ve avukatları da duruşmaya katıldı.

Mahkeme Başkanı, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun ulaştığını tutanağa geçirdi.

Raporda, otopsi raporuna göre maktulün zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, bilincini kaybettirecek veya azaltacak, kendisini savunmasına etki edecek herhangi bir maddenin de tespit edilmediği kaydedildi.

Maktuldeki yaralanmalarının tamamının boğma öncesinde meydana getirildiği ve yaralanmaların sert ve künt bir cismin (sanığın ifadesinde belirttiği şekilde kırık sandalye bacağı, sopa ve benzeri cisim) doğrudan vurulması ile oluşturulmuş nitelikte olduğu anlatıldı.

3 Kafa bölgesindeki yaralanmaların yaşamını tehlikeye sokar nitelikte olduğu belirtilen raporda, kafatasında ve yüzünde kemik kırıkları bulunan ve beyin kanaması bulunan maktulün ölümünün bağla boğmaya bağlı meydana geldiği vurgulandı.

Raporda, ölende meydana gelen yaralanmaların tamamının sanığın kendisi tarafından yapılabileceği gibi bir başkası ya da başkaları tarafından da yapılmış olabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı da belirtildi.

TAKINTILIYDI, OLAYLARA KENDİSİ SEBEBİYET VERDİ

Rapora karşı savunması sorulan sanık Seçil Çiftçi, raporun kendi sözlerini doğruladığını öne sürerek Kafasının arkasına önce viski şişesiyle vurmuştum. Ancak herhangi bir şekilde etkilenmedi.

Elinde bıçak olduğu için bu defa sopayla birkaç kez kendisine vurdum. Sağ kolundaki yaralanmalar muhtemelen bu sırada oluşmuştur. Aynı zamanda kurtulmak için kafasına ve başka yerlerine de sopayla vurdum. Darbe almasına rağmen etkilenmeyip tekrar kalkmaya çalıştı. Boğma olayına ilişkin olarak da sadece o anda yerde bulduğum külotlu çorap ile kollarını bağlamak istedim.

O anda boğazına nasıl geldiğini hatırlamıyorum. Olay sebebiyle çok pişmanım dedi. Maktulün olaydan bir hafta kapısında yattığını belirten Çiftçi, Keşke ailesi bu hassasiyeti yaşarken gösterseydi. Madem kardeşinizle husumetimin olduğunu biliyorsunuz engel olmadınız, kör öldü badem gözlü mü oldu! Ben istemeden bu durum yaşandı. Takıntılıydı. Tokat’tan İstanbul’a geldi. Olaylara kendisi sebebiyet verdi diyerek tahliyesini talep etti. Sanık avukatı Onur Kemal, maktulle müvekkilinin daha önceden husumetli olduklarını, daha önce müvekkilini tehdit ettiğine dair mesaj ve arama kayıtlarının dosyada bulunduğunu kaydederek meşru müdafaa koşullarının oluştuğunu ve tahliye talep ettiklerini belirtti.

“BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN PLANLANARAK ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR”

Şikayetçi Sevgi Arslan, Seçil’in de sürekli olarak ağabeyini aradığını, barışmak istediğini ve rahatsız edildiği yönündeki beyanlarının doğru olmadığını söyleyerek her iki sanığın da cezalandırılmasını talep etti.

Diğer şikayetçiler de sanığın bu eylemi tek başına yapmasının mümkün olmadığını vurguladılar. Şikayetçi avukatı Selman Ok, gelen raporda maktul Semih Sevim’in önce acımasızca darp edildiğini ardından katledildiğini bu eylemi tek başına yapamayacağını ifade ederek “Birden fazla kişi tarafından planlanarak canavarca öldürülmüştür. Her iki sanığın da en üst hadden cezalandırılmasını, Seçil’in tutukluğunun devamını, sanık Cemal Çiftçi’nin tutuklanmasını talep ediyoruz dedi.

“TEK BAŞIMA YAPTIM”

Yeniden söz alan Seçil Çiftçi, Eylemi tek başıma yaptım. Yanımda kimse yoktu. Yalnız yaşayan bir insanım. Deliller ortadadır, tahliyemi istiyorum dedi. Baba Cemal Çiftçi olayla ilgisinin olmadığını söyleyerek suçlamaları reddetti.

DOSYA MÜTALAAYA GÖNDERİLECEK

Mahkeme heyeti, mütalaanın hazırlanması için dosyayı duruşma savcısına gönderilmesine, sanık Seçil Çiftçi’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 1 Ocak 2023’te Sancaktepe Sazak Çeşme Mesire Yeri yakınlarında kimliği tespit edilemeyen bir kişinin ölü bulunması üzerine soruşturmaya başlandığı, ölen kişinin daha önce hakkında kayıp ihbarı bulunan Semih Sevim (40) olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

İddianamede, sanık Seçil Çiftçi’nin tek başına tespiti yapılan yaralanmalara sebebiyet veremeyeceği ve babasıyla birlikte maktulün ölümüne neden olan fiilleri gerçekleştirdikleri yönünde kanaat oluştuğu anlatılıyor.

Seçil Çiftçi ve babası Cemal Çiftçi’nin Tasarlayarak kasten öldürme suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/kulotlu-corap-cinayetin-sirri-cozuluyor-adli-tip-kurumu-raporu-geldi/feed/ 0
Alnına kalem saplayıp öldürdü, ‘anlık öfkeme denk geldi’ dedi https://www.foxhaber.com.tr/alnina-kalem-saplayip-oldurdu-anlik-ofkeme-denk-geldi-dedi/ https://www.foxhaber.com.tr/alnina-kalem-saplayip-oldurdu-anlik-ofkeme-denk-geldi-dedi/#respond Wed, 03 Apr 2024 21:57:25 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5593 İstanbul Beyoğlu’nda Engin Yalçın (43) ile işyerine ait araca şişe fırlattığı için tartıştıktan sonra kalemle alnından yaralayıp 1 hafta sonra kaldırıldığı hastanede ölümüne sebep olmakla suçlanan Derviş Karadağ (22), 18 yıla kadar hapis istemiyle hakim karşısına çıktı.

Karadağ “Küfür edince tahrik oldum. Bir kez yumruk attığımı hatırlıyorum. Tam olarak elimde kalem olup olmadığını, ona saplayıp saplamadığımı hatırlamıyorum. Anlık öfkeme denk geldi” derken, avukatı ölümün kalem darbesiyle gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ve müvekkilinin tahliyesini talep etti. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Derviş Karadağ getirildi. Ölen Engin Yalçın’ın yakınları da duruşmaya katıldı.

“ELİMDE SADECE SİPARİŞ KAĞIDI VE KALEM VARDI”

Börekçi dükkanında üç aydır garsonluk yaptığını söyleyen sanık Derviş Karadağ, yoldan geçen bir kadını maktul ve arkadaşlarının önünü keserek taciz ettiklerini iddia ederek olayı şöyle anlattı:

– Bayan dükkana girip yardım istedi, ‘Polis çağıracağım’ dedi. Tüm müşteriler bu olaydan rahatsız olup gittiler. Maktul ve arkadaşları ikili, üçlü grup halinde dışardaydılar. Sabah saatleriydi, ellerinde alkol şişeleri vardı. Kavga edip tartışıyorlardı. Ellerindeki şişeyi iş sahibine ait arabaya da fırlattılar. Yanlarına gittim. Elimde sadece sipariş aldığım kağıt ve tükenmez kalem vardı. Arabaya kimin şişe fırlattığını sordum, maktulü gösterdiler. Maktule, ‘Niye fırlattın’ diye sorunca maktul ‘Sanane’ deyip küfür etti.

“ASLINDA VURMAYACAKTIM, TAHRİK OLDUM”

– Ağırıma gitti, hamlede bulundum. Aslında vurmayacaktım. Önce elimi kaldırdım. Küfür edince tahrik oldum. Bir kez yumruk attığımı hatırlıyorum. Neresine vurduğumu hatırlamıyorum. Tam olarak elimde kalem olup olmadığını, ona saplayıp saplamadığımı hatırlamıyorum. Anlık öfkeme denk geldi. Ancak tek darbe vurduğumu hatırlıyorum.

“KALEMİN SİVRİ TARAFI GİRMİŞ”

Maktulün küfür ederek arkasından gelmeye devam ettiğini söyleyen Karadağ, “Dükkanın içerisine geçtim. İş yeri sahibine dışarıda biriyle kavga ettiğimi söyledim. İş yeri sahibi, yüzü kanayan maktule peçete verip ambulans çağırdı. Maktulü ambulansla götürdüler. Bir hafta sonra maktulün öldüğünü öğrendim” diye konuştu.

Karadağ, maktulle daha öncesinden husumeti olmadığını, şahsen tanımadığını, olayın anlık geliştiğini de söyleyerek “Suçsuzum, beraatimi ve tahliyemi istiyorum” dedi. Şikayetçi avukatı Büşra Atmaca’nın “Burada kalemi hatırlamadığınızı söylediniz, ama önceki beyanınızda kalemle vurduğunuzu söylemişsiniz, nasıl vurdunuz?” sorusu üzerine sanık, “Kalem avucumun içindeydi, sivri ucu aşağıdaydı. Yumruğumun alt kısmıyla vurdum. Kalemin sivri tarafı kafasına girmiş” dedi.

AMBULANSLA TAŞINIRKEN YERE DÜŞÜRÜLDÜ

Sanık avukatı Erdal Çelik de müvekkilinin öldürme ve yaralama amacı olmadığını belirterek “Otopsi raporunda maktulün birçok yerinde darbeler olduğu görülmektedir. Muhtemelen arkadaşlarıyla kavga etmiştir. Tanık Sevda üzerine bir kavga vardır. Hastaneye taşınırken ambulans tarafından yere düşürülmüştür. Olaydan bir hafta sonra vefat etmiştir, birçok ameliyat gerçekleştirilmiştir. Bir kalem darbesiyle öldürülmesi mümkün değildir. Müvekkilim pişmandır, tahliyesini isteriz” dedi.

AVUKATI: TACİZİ, MAKTÜLÜN ARKADAŞI YAPTI

Maktulün babası Kazım Yalçın, annesi Saadet Yalçın, ağabeyi Aydın Yalçın ve ablası Aysel Yalçın ise olayı görmediklerini ancak sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti.

Aydın Yalçın, olayda taciz olmadığını vurgulayarak “Sanık dersini iyi çalışmıştır. Yönlendirilmiştir. Yalan söylüyor, cezalandırılmasını istiyoruz” dedi. Aysel Yalçın da olayda taciz edildiği iddia edilen Sevda İnan’ın ölen kardeşinin kız arkadaşı olduğunu belirterek onu taciz etmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Sanık avukatı da söz alarak “Kadına yönelik taciz olayı maktul değil, maktulün yanındaki kişiler kadına karşı gerçekleştirmiştir” dedi.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, bir dahaki duruşma maktulün kız arkadaşı olduğu belirtilen Sevda İnan’ın tanık olarak dinlenmesi için zorla getirilmesine karar verdi. Olayda şişe atan kişinin kimliğinin tespiti için Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına da hükmedilen duruşma ertelendi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, 10 Kasım 2023’te saat 08.00 sıralarında sanık Derviş Karadağ’ın beyanına göre, dışarıda Engin Yalçın ile arkadaşının alkollü vaziyette kaldırımda oturdukları, maktulün yanındaki kişinin park halindeki araca cisim fırlattığı, bunun üzerine sanığın çalıştığı börekçiden iş önlüğüyle çıkarak maktulün yanına geldiği ve tartışma yaşadıkları anlatıldı. Tartışma sırasında sanığın sağ elinde tuttuğu, silahtan sayılan kalemle maktulün sol kaş kısmına doğru bir kez yumruk attığı ve uzaklaştığı, maktulün yoğun kan kaybı yaşadığı ve kaldırıldığı taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 17 Kasım 2023’te öldüğü kaydedildi.

OTOPSİ RAPORU

Otopsi raporunda sanığın kanında uyuşturucu madde metabolitleri tespit edildiği, ölümünün cisim yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği bildirildi.

Savcılık, sanıkla maktul arasında husumet olmadığı, maktule yalnızca bir kez vurduğunu dikkate alarak öldürme kastıyla değil, yaralama kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle sanık Karadağ hakkında “Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma” suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/alnina-kalem-saplayip-oldurdu-anlik-ofkeme-denk-geldi-dedi/feed/ 0
Herkes trafik kazası sanıyordu gerçek dehşete düşürdü https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/ https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/#respond Tue, 02 Apr 2024 21:00:17 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5505 Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ve İl Emniyet Müdürlüğünün 12 Ekim 2023’te Hacılar ilçesi Erenler Caddesi’nde 50 SF 514 plakalı otomobille geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği zannedilen Eyüp Arslantürk’ün (57) ölümüyle ilgili şüphe üzerine başlattığı ve yaklaşık 5 ay süren detaylı soruşturma sonucu 4’ü tutuklu 6 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin, “tasarlayarak öldürme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye azmettirme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye azmettirme” suçlarından cezalandırılmaları istendi.

Tutuksuz sanıklar M.T. ve A.T. için de “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya yardım etme”, “kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermeye yardım etme” ve “gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal etmeye yardım etme” suçlarından ceza istenen iddianame, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Sanık, müşteki ve tanık beyanlarına yer verilen iddianamede, Eyüp Arslantürk’ün ölümüne ilişkin detaylar yer aldı.

EŞİNİ VE KIZINI MİSAFİRLİĞE ÇAĞIRIP KAÇIRMIŞLAR

Soyadını değiştiren iki kardeşten sanık B.E’nin, annesi sanık M.T. hakkında çirkin ithamlarda bulunduğu iddiasıyla, daha önce ikamet ettikleri Develi ilçesinden ailece tanıştıkları Arslantürk’ü kaçırmak için kardeşi K.S.Y, bacanağı F.P. ve arkadaşı B.G’yi azmettirdiği belirtilen iddianamede, sanıkların B.E’nin iş yerinde toplanıp plan, maktulün evinin yakınlarında ise keşif yaptıkları belirtildi.

Önce maktulü camiye giderken araçla önünü keserek kaçırmayı düşünen, sonra bu plandan vazgeçen sanıklardan B.E’nin, maktulün evde yalnız kalmasını sağlamak için annesinden yardım istediği bilgisi de iddianamede yer aldı.

İddianamede, sanık M.T’nin maktulün eşi ve kızını evinde misafir ettiği 12 Ekim 2023 akşamı, diğer sanıklar B.E, K.S.Y, F.P. ve B.G’nin eylemi gerçekleştirmek üzere harekete geçtiği kaydedildi.

AĞZINI BEZ VE KOLİ BANDIYLA BAĞLADILAR

B.E’nin kar maskeleri, fenerler, plastik kelepçeler, bez ve koli bandını, F.P’nin ise maktulün evinin elektriğini kesmede kullandığı makası temin ettiği belirtilen iddianamede, şu bilgilere yer verildi:

“4 sanığın B.E’nin kullandığı araçla, güvenlik kameralarına yakalanmamak için arka yollardan maktulün evinin bulunduğu yere gittiği, plan doğrultusunda sanıklardan K.S.Y’nin evin elektriğinin bağlı olduğu trafonun kablosunu kestiği tespit edilmiştir.

3 sanığı evin arka kapı tarafına bırakan B.E’nin aracıyla iş yerine geri döndüğü, evin kapısını açan maktulü darbeden kar maskeli 3 sanığın, maktulün ağzını bez ve koli bandıyla, ellerini de plastik kelepçeyle bağladığı belirlenmiştir.

Daha sonra maktulü kendi aracına bindiren 3 sanığın, B.E’nin nişanlısının üzerine kayıtlı parselde bulunan bağ evine gitmek üzere yola çıktığı, yolda sanıklardan B.E’nin de aracıyla kendilerine katıldığı, sanıkların maktulü bağ evinin kömürlük olarak kullanılan deposuna götürdüğü tespit edilmiştir.

İŞKENCEYLE ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VERDİLER

Sanıkların sandalyeye oturttukları maktulü ağzı bağlı olarak darbettikleri, göğsünde kaburga kırıkları oluşacak şekilde darbedilen maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenmiştir.

Sanıkların, olaya trafik kazası süsü vermek amacıyla, maktulü öldürdükten sonra aracının şoför koltuğuna taşıdığı, F.P’nin maktulün kucağına, yan koltuğa da K.S.Y’nin oturduğu, B.E’nin aracıyla takip ettiği, F.P’nin vitesi boşa alarak araçtan indiği ve aracı iterek su kanalına doğru yönlendirdiği tespit edilmiştir. Aracın çok fazla ilerlemeden durduğu, sanıkların diğer araç ile olay yerinden ayrıldığı belirlenmiştir.”

“ANNEM HAKKINDA ÇİRKİN SÖZLER SÖYLEDİ”

Sanık B.E. ise iddianamede yer alan ifadesinde, annesi hakkında asılsız ve çirkin sözler sarf ettiğini öne sürdüğü maktulü evinden alıp, korkutup bırakmayı amaçladığını iddia etti.

B.E, “Maktul beni tanıdığı için aracımdan inmedim, yüzümü görmesini istemedim. B.G. veya F.P. maktulün nefes almadığını söyledi.” dedi.

Maktulü aracıyla yolda bıraktıklarını belirten B.E, “Biz şehir merkezine döndük. Maktulün aracının hareket edip su kanalına girdiğini görmedim.” ifadesini kullandı.

Sanıklardan M.T. ve kocası A.T. de olay hakkında bilgileri olmadığını iddia etti.

Diğer sanıklar da maktulün ölümüne sebep olacak herhangi bir şey yapmadıklarını öne sürdü.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/herkes-trafik-kazasi-saniyordu-gercek-dehsete-dusurdu/feed/ 0
Eve bırakmak için aracına aldığı adam ‘Allahu Ekber’ diyerek bıçakladı https://www.foxhaber.com.tr/eve-birakmak-icin-aracina-aldigi-adam-allahu-ekber-diyerek-bicakladi/ https://www.foxhaber.com.tr/eve-birakmak-icin-aracina-aldigi-adam-allahu-ekber-diyerek-bicakladi/#respond Sat, 30 Mar 2024 09:00:29 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5354 Diyarbakır’da eczanelerden düzenli ödeme tahsilâtı yapan 52 yaşındaki Akif Ü. eczanede 15 dakika oturduktan sonra çıkacağı sırada arkadaşının oğlu 28 yaşındaki Furkan T. “Akif amca beni de eve bırakabilir misin?” dedi. Mağdur da bu teklifi geri çevirmeyip kendisini aracına aldı. Furkan T. şoför koltuğunun hemen arkasına oturdu ve ikili birlikte yola çıktı.

Araç seyir halindeyken Furkan T. aniden “Allahu ekber” diye bağırdıktan sonra üzerinde taşıdığı bıçakla kendisini eve bırakması için aracına alan adamın boğazını kesmeye çalıştı. Boğazı bıçakla çizilen Akif Ü. direnince zanlı bu kez adamı kollarından ve başından bıçaklayarak yaraladı. Bu boğuşma sırasında seyir halindeki araç park halindeki bir araca çarparak durunca Furkan T. araçtan inerek kaçtı. Hemen hastaneye giderek rapor alan adama “Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığına dair” rapor verildi. Tedavisi tamamlanan Akif Ü. aracına aldığı adamdan şikâyetçi olunca Furkan T. yakalandı.

“ÇOK PİŞMANIM BİR DAHA ASLA YAPMAYACAĞIM”

Tutuklanıp hakkında Ağır Ceza Mahkemesine dava açılan sanık ifadesinde, “3-4 yıldır ilaç kullanıyorum. Psikolojik rahatsızlığım var. İlaçlarımı almadığım için panikledim. Olay günü eczaneye yardım için gittim. Anksiyetem orada başlayınca eve yalnız gitmek istemedim. Arabaya bindiğimde bıçak çektiğimi hayal meyal hatırlıyorum. Ancak arabanın kaza yaptığını biliyorum, bunun üzerine araçtan inerek babama kaza yaptığımızı söylemiştim. Psikolojik rahatsızlıklardan dolayı bu olayı gerçekleştirdim, bıçağı çektikten sonra nasıl salladım, nasıl müdahale ettim hiçbirini hatırlamıyorum. Çok pişmanım, bir daha asla böyle bir şey yapmayacağım. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum” dedi.

ATK RAPORU: RUHSAL BİR RAHATSIZLIĞI YOK

Sanık Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine sevk edilerek burada 3 hafta gözlem altına alındı. Sağlık Kurulunca verilen raporda sanığın kasten öldürme suçuna karşılık cezai ehliyetini etkileyecek düzeyde ruhsal bir rahatsızlığına rastlanmadığı, cezai ehliyetinin tam olduğu için TCK’nın 32. maddesinden yararlanamayacağı bildirildi.

“BOĞAZIMI KESMEK İSTEDİ PARK HALİNDEKİ ARACA ÇARPTIM”

Yaralanan Akif Ü. ise tahsilât için eczaneye gittiğini belirterek, “İçeri girdiğimde sanık ile babası oradaydı. Ben tam eczaneden çıkarken sanık bana ‘Beni de eve bırakır mısın?’ dedi. Ben de kabul edip aracıma aldım. Arabadayken sanık bir anda tekbir getirerek bıçağını çıkardı ve benim boğazımı kesmeye çalıştı. Bu sırada sanığı tutmaya çalıştım ve aramızda boğuşma oldu. Elimi boğazıma götürerek sanığın boğazımı kesmeye çalışmasını engellemeye çalıştım. Sanık da elindeki bıçakla elimi, kolumu, kafamı, göğsümü ve vücudumun bazı yerlerini toplam 10 bıçak darbesiyle beni yaraladı. Boğuşma esnasında park halindeki araca çarpınca sanık da el frenini çekerek aracı durdurup arka kapıdan inerek kaçtı. Sanığın bunu eczanede planladığını düşünüyorum. Çünkü kameralara baktığımızda eczaneden çıkarken bıçağı sol elinin kıyafetinin içine koyduğunu gördüm. Eczaneden çıkarken bıçağı kullanmak için hazırlandığına şahit oldum” diye konuştu.

MÜEBBET HAPİSTEN 8 YIL 4 AYA DÜŞÜRÜLDÜ

Mahkeme, akıl sağlığının yerinde olduğuna dair alınan doktor raporu üzerine sanığı müebbet hapisle cezalandırdı, ardından suçun kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle cezayı 10 yıla indirdi.

Mahkeme, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, işlediği suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, nedeniyle hakkında iyi hal indirimini düzenleyen 62. Maddeyi de uygulayarak cezayı 8 yıl 4’aya düşürüp hükmen tutukluluk halinin devamına karar verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/eve-birakmak-icin-aracina-aldigi-adam-allahu-ekber-diyerek-bicakladi/feed/ 0
İğneada’da selde 6 kişi hayatını kaybetmişti: 4 sanığın yargılanması başladı https://www.foxhaber.com.tr/igneadada-selde-6-kisi-hayatini-kaybetmisti-4-sanigin-yargilanmasi-basladi/ https://www.foxhaber.com.tr/igneadada-selde-6-kisi-hayatini-kaybetmisti-4-sanigin-yargilanmasi-basladi/#respond Thu, 28 Mar 2024 21:57:20 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5319 Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde geçen yıl meydana gelen selde yıkılan ve ruhsatsız işletildiği tespit edilen kamp alanının işletmecisinin aralarında bulunduğu 4 sanığın yargılanması başladı.

Demirköy ilçesi İğneada beldesinde 5 Eylül 2023’te kuvvetli yağış nedeniyle ‘Longoz Ormanları’ndaki Sisli Vadi’deki turistik bungalov evlerin olduğu bölgede sel oluştu.

Dere içinde kurulan bungalov evlerde tatil yapan Dr. Selman Bağışlar ve eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz, sel sularına kapılarak yaşamını yitirdi.

Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, ‘Sisli Vadi’ adıyla kurulan ve sele kapılan 18 bungalov evin, ruhsata aykırı olarak inşa edildiği ortaya çıktı.

Özel İdare tarafından mühürlenen işletme hakkında da yıkım kararı verildi. Ancak yıkım kararına rağmen ‘Sisli Vadi’ adı altında sosyal medyada tanıtımı yapılan bungalov evlerin, vergi levhasında faaliyet alanı olarak ‘karma çiftlik’ olarak gösterildiği tespit edildi.

‘Bitkisel veya hayvansal üretim konusunda uzmanlaşma olmaksızın üretim’ adıyla faaliyet yürüttüğü belirlenen tesislerin tanıtımının, sosyal medya hesaplarından, ‘Doğada uyanmak, doğaya uyanmak’, ‘Oksijeni bol, stresi az’ ifadeleriyle yapıldığı saptandı.

Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü soruşturmada firmanın sahibi Bülent Bayrak hakkında, ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan gözaltı kararı verildi.

Keşan’da yakalanan Bayrak ile firma yöneticileri Sevcan Ulutürk ile Cenan Aydın tutuklandı. Ulutürk ile Aydın, daha sonra avukatlarının itirazı üzerine tahliye edildi.

Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın olaya ilişkin hazırladığı iddianame Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, tutuklu Bayrak ile Büşra Gökgöz, Cenan Aydın ve Sevcan Ulutürk hakkında, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmaya sebep olma’ suçundan 3 yıldan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.

REDDİ HAKİM TALEBİ REDDEDİLDİ

Sanıkların yargılanmasına bugün Kırklareli 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmada tutuklu sanık Bülent Bayrak ve tutuksuz yargılanan Büşra Gökgöz hazır bulunurken, Cenan Aydın SEGBİS ile katıldı.

Sevcan Ulutürk ise sağlık sebebiyle mazeret gösterdi. Yaklaşık 14 saat süren duruşmada, sanık ve müşteki avukatları arasında gerginlik yaşanırken, mahkeme heyeti 6 kez ara verdi. İlk aranın ardından heyet, reddi hakim talebinin reddine karar verip, sanık Bülent Bayrak’ın savunmasına geçti. Bayrak, araziyi 2014 yılında babası ile birlikte şirketleri adına satın aldıklarını belirterek, gittiği İsviçre, Avusturya ve ABD’de gördüğü organik tarım modelini Türkiye’ye uyarlamak ve turistik tesis kurmayı amaçladığını söyledi.

Bayrak, yıllar içinde ‘Sisli Vadi’ adını verdikleri bölgeye 18 yapı kurduklarını ve ruhsat için ilgili kurumlara başvurduklarını belirtirken, dere üzerinde de ıslah çalışması yaptırıldığını söyledi.

‘SEL UYARISI YAPILMADI’

Sel felaketinden önce kendisinin uyarılmadığını öne süren Bayrak, kendisinin de çocukları ile hafta sonlarında gelip, kendisine ait beton evde kaldığını belirterek, “Tahmin edilemez bir afet oldu. Ben de orada olsaydım hayatımı kaybedecektim. Sel, sabaha doğru oldu. Sel uyarısı konusunda bana herhangi bir bilgi verilmedi. Valiliğin sel uyarısından da haberdar değilim. Sonradan duydum. Eğer cami veya jandarma megafonu ile anons yapılsaydı daha dikkat çekerdi. Daha önce böyle uyarılar yapılmış ama böyle sel olmamıştı” dedi.

‘KUZU BİLE SU BİRİKİNTİSİNDEN KURTULURDU’ SÖZÜ TARTIŞMA YARATTI

Tesisin bulunduğu bölgenin alt tarafından yol geçtiğini ve yolun yanlış yapılması nedeniyle bazen yağış sonrası suların geri teptiğini ve kuzularının boğulduğunu söyleyen Bayrak, “Yüzme bilen herkes, kuzu bile su birikintisinden kurtulurdu” demesi üzerine selde kızı Mihriban Bağışlar ile damadı Selman Bağışlar’ı kaybeden Safiye Yaşa, “Benim kızım yüzme biliyordu. Yüzme bilmeyen kuzu değildi. Benim çocuğum kuzu mu hadsiz?” diyerek tepki gösterdi. Yaşanan gerginlik üzerine duruşmaya ara verildi.

‘KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM’

Aranın ardından müşteki avukatı Mehtap Kaya’nın, “Tesisi kurarken sizi kimler destekledi” sorusu üzerine Bayrak, “Ben kimseye rüşvet vermedim” dedi. Avukat Kaya, “Ben rüşvet sormadım, kim destekledi diye sordum” demesi üzerine Bayrak, kendisinin bu konuda ifadesinin alındığını belirterek, “Dönemin Valisi Osman Bilgin bana, ‘Aslanım harika bir proje. Bu proje yaygınlaşacak Türkiye’de’ dedi. Herkes projeyi çok beğendi” diye konuştu.

Sisli Vadi’nin üzerine olduğu şirketin yöneticileri olarak gözüken Büşra Gökgöz ile Cenan Aydın ise Bülent Bayrak’ın boşanma aşamasında olduğu ve ekonomik zorluk nedeniyle haciz geldiği için kendilerinin kağıt üzerinde şirket yöneticisi olarak gösterildiklerini ancak hiçbir yetkilerinin olmadığını savundu.

‘SULARA KAPILIP GÖZDEN KAYBOLDULAR’

Sel felaketinde eşi Suna Duman ile komşuları Raile ve Ahmet Baki Şimşek’in hayatını kaybettiği, sele kapılan 5 yaşındaki kızının da 8 saat sonra yaralı olarak bulunduğunu belirten Hüseyin Duman, sanık Bülent Bayrak’ın tesise müşteri çekmek için ilan vermediklerini söylemesine tepki gösterdi.

Kendilerinin ilandan görüp tesise geldiklerini anlatan Hüseyin Duman, gece yağışın olmadığını selin sabah saat 07.00 gibi geldiğini söyleyerek, “Bir gece önce tanıştığımız Mihriban Bağışlar ile Selman Bağışlar’a seslendim. Sesimi duyuramayınca yüzerek onların olduğu eve gittim ve uyandırdım. Onlar bulundukları yerden kaçmaya çalıştılar ancak suyun debisi yükselince sulara kapılarak gözden kayboldular. Bizim de kaçma ihtimalimiz yoktu. Çocukları alıp bungalovun ikinci katına çıktık. Su evin ikinci katında olmamıza rağmen boğazımıza kadar yükselmişti. Bungalov devrildi hepimiz ayrı yere savrulduk. Hepimiz akıntıya kapıldık” dedi.

Suya kapılmadan önce yakınlarına iş makinesinin geldiğini ve kendilerini kurtaracaklarını sandığını aktaran Duman, “Bizim videomuzu çektiler ama kurtarmadılar” diye konuştu.

‘DERE YATAĞINI DEĞİŞTİRİP TESİS KURDU’

Olayda kızı ve damadını kaybeden Safiye Yaşa, 6 kişinin ölümünden sanıkların hepsinin sorumlu olduğunu söyledi. Bülent Bayrak’ın mühürlenen tesisi çalıştırdığını, yıkım kararını yerine getirmediğini ve evlere müşteri almayı sürdürdüğünü belirten Yaşa, “Dere yatağını değiştirip tesis kuruldu. Büyük afet oldu diyor. Ama onun tesisinden başka yerde ölen yok. Delillerin bir kısmı ortaya konmadı. Kendisi burada bir kayıp olacağını biliyordu. Sanıklardan şikayetçiyim, en ağır cezayı almaları için mücadele edeceğim. Benim evladım geri gelmeyecek ama bu örnek bir dava olsun ki başka insanların da canları yanmasın” ifadesini kullandı.

Duruşmada 8 tanık dinlendikten sonra sanık avukatları, bölgede son yılların en büyük yağışının meydana geldiğini ve bulunan afet olarak değerlendirildiğini belirterek, Bayrak’ın tek başına sorumlu olamayacağını savundu. Sanık avukatları buna göre Bayrak’ın tutuksuz ya da adli kontrol şartları uygulanarak serbest bırakılmasını talep etti.

Müşteki avukatları da Bayrak’ın yurt dışına kaçarken yakalandığını ve kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamını istedi.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanık Bülent Bayrak’ın tutuklu halinin devamını diğer sanıkların adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılanmalarına devam edilmesini talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Bayrak’ın tutukluluk haline devamına, diğer sanıklar hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirilip, adli kontrol hükümlerinin kaldırılıp tutuksuz yargılanmalarına karar verdi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/igneadada-selde-6-kisi-hayatini-kaybetmisti-4-sanigin-yargilanmasi-basladi/feed/ 0
Özgür Apartmanı davasında keşif talebi reddedildi https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-apartmani-davasinda-kesif-talebi-reddedildi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-apartmani-davasinda-kesif-talebi-reddedildi/#respond Fri, 22 Mar 2024 21:12:52 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5035 Adana’daki Özgür Apartmanı’nın 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılmasına ilişkin dava kapsamında, müteahhit 2 kardeşin tutuksuz yargılanmasına devam edildi.

Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına, tutuksuz sanıklar Murat A. ve kardeşi Mahmut A. ile bazı tanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada tanık sıfatıyla beyanı alınan binanın eski yöneticisi M.T. yıkılan Özgür Apartmanı’nda kolon kesilmesine şahit olmadığını anlatarak, “Depremden önce ben binanın 13. katında ikamet ediyordum. Binanın yağmur su boruları apartmanın dışındaki bahçeye akıyordu. Binanın dam kısmına beton dökülmedi. Doğal gaz tesisat işlemi ise binaya zarar vermeden gerçekleştirildi. Tüm bilgim bunlardan ibarettir.” dedi.

Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan sanık Mahmut A, binanın yapımıyla ilgili herhangi bir sorumluluğunun olmadığını öne sürerek, kendisinin o dönemde imza yetkisinin bulunmadığını söyledi.

“KAROT ALMA YÖNTEMİNE İTİRAZIM VAR”

Suçlamaları kabul etmediğini belirten Mahmut A. şöyle devam etti:

“Ben daha çok şirketin büro işleriyle ilgileniyordum. Binanın inşaatı, zemin etüdü gibi işlemlerle o dönem teknik uygulama sorumlusu S.Y. ilgileniyordu. Ben babamın kurduğu bu şirkette sadece bir çalışandım. Binayla ilgili hiç bir imza işleminde yer almadım. Bir süre dairelerin satış işlemleriyle ilgilendim. Binanın yapım yılı üzerinden yaklaşık 28 yıl sene geçmiş. Apartmanda doğal gaz tesisat işlemleri yapılmıştır. Bu işlemler kapsamında bütün katlar delinmiştir. Binanın dam kısmına 50 santimetre kalınlığında beton döküldüğü bilgisi bana gelmişti. Hatta bu konu yüzünden apartman sakinleri arasında tartışmalar olmuş. Sonrasında yağmur su borularının direk bodruma aktığı yönünde duyumlar da aldım. Bazı dairelerde cam balkonlar yapılmış. Ayrıca deprem sonrasında binadan karot alınma yöntemine itirazım var. Çünkü iş makinesi binanın üzerine çıkmadan karot alınması lazımdı. Bilirkişi raporundaki karot katsayı değerleri, örselenmiş numunelerden alınmıştır. Bu nedenle bu katsayı değerleri ortaya çıkmıştır. Bu binayla ilgili benim sorumluluğum yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”

Diğer sanık Murat A. da suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek, “Binanın inşasında etriye aralığı yönetmeliğe uygun yapılmıştır. Önceki celse yaptığım savunmamı tekrar ediyorum. Hakkımda uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum.” dedi.

Cumhuriyet savcısı, dosyadaki delil durumu dikkate alınarak sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesi ve eksik hususların giderilmesi yönünde mütalaasını sundu.

Mahkeme heyeti de sanıkların mevcut halinin devamına ve sanık avukatının olay yerinde keşif yapılması yönündeki talebinin reddine karar karar vererek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Pazarcık merkezli 6 Şubat 2023’teki 7,7 büyüklüğündeki depremde hasar alan, Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğündeki sarsıntıda yıkılan, 4 kişinin öldüğü Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’ndeki Özgür Apartmanı’nın müteahhitleri Mahmut ve Murat A. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde kurulan Deprem Soruşturma Bürosunca “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan, 22 yıl 6’şar ay hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgur-apartmani-davasinda-kesif-talebi-reddedildi/feed/ 0
Muhammed Nuh Kasadar’ın katili için akıl sağlığı raporu istendi https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/ https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/#respond Thu, 21 Mar 2024 21:51:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=5011 İstanbul Bayrampaşa’da bir evdeki dondurucuda cesedi bulunan Muhammed Nuh Kasadar’ı aralarında çıkan kavgada boğarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan sanık ilk kez hakim karşısına çıktı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Hakan Öztürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tarafların avukatları da hazır bulundu.

SAVUNMA YAPMADI

Sanık Öztürk, kimlik tespitinde inşaat işçisi olduğunu belirtirken, mahkeme başkanının dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporları, maktulle bulunan görüntüleri ve iddianameye ilişkin bir diyeceği olup olmadığını sorusuna “Yok” yanıtını verdi. Duruşmada söz verilen sanık Öztürk, savunma yapmayacağını bildirdi.

TELEFONUNDA CİNAYET VİDEOLARI

Mahkeme başkanı sanığın cep telefonunun incelemesinde cinayeti gerçekleştirmeden 10 gün önce bazı aramalar yaptığını, telefonunda kimliği belirsiz ceset ve cinayet videolarının bulunduğunun tespit edildiğini aktardı.

‘BAŞKA BİR KURBANI DAHA EVE ÇAĞIRDI’ İDDİASI

Maktulün ağabeyi Ömer Faruk Kasadar ise sanığın kardeşini planlayarak katlettiğini söyledi.

Kardeşinin cenazesi defnedildikten 2 gün sonra onunla yaşıt birinin kendisini aradığını, bu kişinin sanığın kendisini de evine çağırdığını söylediğini aktardığını belirten Kasadar, haksız yere çalıştırarak parasının verilmediği iddialarının doğru olmadığını dile getirdi. Kasadar, “Bizim ciğerimizi, Türkiye’nin ciğerini yaktı. Allah da onu perişan etsin” dedi.

AKIL SAĞLIĞI İNCELEMESİ

Avukat Can Çelik ise her şeyin ortada olduğunu kaydederek, “Tasarlayarak müteveffayı öldürmüştür. Cezalandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının yerinde olup olmadığına ilişkin rapor istenilmesine hükmetti.

Sanık hakkında “yağma” suçundan suç duyurusunda bulunmasını kararlaştıran heyet, sanığın tutukluluk halinin devamını hükmedip duruşmayı erteledi.

“TELEFONDAN UYGULAMA İNDİRİN”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Muhammed Nuh Kasadar’ın babası Mustafa Kasadar’ın aktardığına göre, maktulün 10 Temmuz 2023’te saat 11.00 sıralarında haber vermeden evden ayrıldığı belirtiliyor.

Aynı gün maktulün ağabeyi müşteki Ömer Faruk Kasadar’ın telefonuna “Merhabalar Ömer Bey, şu anda Muhammed elimizde. Ayrıntılı bilgi için Android bir telefondan ‘Connected2’ uygulamasını indirin ve ‘Kasadari’ diye bir hesap oluşturun. Bunun için 15 dakikan var, hesabı aç ve sana yazmamı bekle” şeklinde mesaj gönderildiği kaydedilen iddianamede, müştekinin kendisine şaka yapıldığı gerekçesiyle bunu ciddiye almadığı ifade ediliyor.

40 BİN DOLAR İSTEDİ

İddianamede, gece eve gelmemesi üzerine müştekilerin maktulü aradığı ancak ulaşılamadığı aktarılarak, ailesinin maktulün kaçırılmış olabileceği şüphesiyle polise başvurduğu anlatılıyor.

Müşteki baba Kasadar’ın telefonuna sanık Hakan Öztürk’ün söylediği uygulama indirilip, sanıkla buluşma sağlamak amacıyla görüşülmeye başlandığı kaydedilen iddianamede, müştekilerin iletişime geçmesi sonrası, rehin tuttukları kişiyi 40 bin dolar karşılığında serbest bırakacağını söylediği bildiriliyor.

70 BİN TL’Yİ KABUL ETTİ

İddianamede, ağabey Ömer Faruk Kasadar’ın sanığa 70 bin lira getirebileceğini söylemesi üzerine, sanık Öztürk’ün teklifi kabul ettiği aktarılarak, parayı 12 Temmuz 2023’te Gaziosmanpaşa’daki bir parka bırakmasını istediği, parayı teslim aldıktan sonra maktulü parkın yakınındaki benzin istasyonuna bırakacağını söylediği kaydedildi.

Polis ekiplerinin de güvenlik önlemi alarak parka gittiğine yer verilen iddianamede, müşteki Kasadar’ın parayı parka bıraktıktan sonra sanığın sabaha karşı geldiği ve burada yakalandığı aktarılıyor.

ÖNCE ÖLDÜRÜP SONRA PARÇALADI

İddianamede, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna yer verilerek, maktulün zehirlenerek öldüğüne ilişkin delil bulunamadığı, vücudun ölüm sonrasında parçalanmış olduğu ve ölümünün bağla boğma sonucu meydana geldiği bilgisi verildi.

İlk haksız hareketin sanık Hakan Öztürk’ten geldiğine dikkati çekilen iddianamede, Öztürk’ün “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçunda ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/muhammed-nuh-kasadarin-katili-icin-akil-sagligi-raporu-istendi/feed/ 0
Çocuk hastalara ketamin enjekte etmişti… Salih Zoroğlu kendisini savundu https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-hastalara-ketamin-enjekte-etmisti-salih-zoroglu-kendisini-savundu/ https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-hastalara-ketamin-enjekte-etmisti-salih-zoroglu-kendisini-savundu/#respond Thu, 14 Mar 2024 21:54:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4675 İstanbul Bakırköy’de bulunan çocuk psikiyatri kliniğine gelen çocuklara ketamin vererek, onları aileleri tarafından taciz edildiğine inandıran ve çocuklara aile içi taciz teşhisi koyduktan sonra aileleri tehdit ettiği ve şantaj yaptığı iddiası ile tutuklanan Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu’nun yargılamasına devam edildi.

Bakırköy 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık Süleyman Salih Zoroğlu ve Ahmet Aktaş ile tutuksuz yargılanan Zoroğlu’nun eşinin de bulunduğu 4 tutuksuz sanık, bir kısım müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Öte yandan Sağlık Bakanlığı tarafından Zoroğlu’nun yanında psikolog olarak çalışanların eğitim ve tescil bilgileri mahkemenin talebi üzerine gönderildi. Buna göre klinikte psikolog olarak çalışan sanık Ahmet Aktaş ve sanık Zeynep Akgül’ün bakanlık sisteminde eğitim ve tescil bilgilerini bulunmadığına yer verildi.

“100 HASTAMDA ÇOKLU KİŞİLİK BOZUKLUĞU VARDI”

Savunmasına Türkiye’de çoklu kişilik bozukluğu teşhisi konulmuş ilk iki teşhiste cinsel taciz görüldüğünü belirterek başlayan Zoroğlu, mesleki geçmişini, tıp sınavında Türkiye 2’ncisi olduğunu anlattı. Aile içi cinsel istismara uğrayan gençlerdeki travmanın çoklu kişilik bozukluğuna (ÇKB) neden olduğunu anlatan Zoroğlu, “cin, şeytan görmenin” de bir çeşit ÇKB olduğunu belirtti.

Zoroğlu savunmasında, “2020’de Bakırköy’de muayenehane açtım. 27 ay çalıştım. 3 bin hastamın 100 tanesinde ÇKB vardı. Bana gelen ve teşhis koyduğum çocukların 11 tanesi başka doktorlardan ÇKB teşhisiyle geldi zaten. Aileleri tehdit etmedim, tacizi bırakmaları gerektiğini söyledim. ‘İlk görüşmede ÇKB teşhisi koyuldu’ gibi bir şey de yok” dedi.

“TORBACI DEĞİLİM PROFESÖRÜM”

Çocuklara ketamin enjekte ettiği yönündeki iddialara da yanıt veren Zoroğlu, “Ketamin konusunda sanki uyuşturucu madde üretip satıyormuşum gibi anlatılmış. Ketamini sınırlı bir alanda ağır depresyonda ve intihar girişiminde bulunanlarda kullandık. Ketamin 20 yıldır depresyon tedavisinde kullanılıyor. 60 yıldır da anestezik olarak kullanılıyor. Kliniğimin çevresinde en az 10 adet ketamin infizyon seansı yapan doktor var. Ketamini 4 kişide kullandık. Ketamin depresyonda mucize bir ilaçtır. Torbacı değilim, profesörüm. Tek görevim cesur olup bildirmekti. 5 tanesini bildirdik, başımıza gelmeyen kalmadı. Herkes kınadı. Sussa mıydım? Arkamı mı dönseydim?” ifadelerini kullandı.

“KONUNUN FETÖ İLE ALAKASI YOK”

Savunmasında FETÖ’den dolayı dosyasının olduğunu ancak bu konunun onunla bir alakası olmadığını da belirten Zoroğlu “Seanstan seansa görüştüğüm çocukların beynine nasıl bir şeyler ekebilirim” ifadelerini kullandı. Duruşma yarın görülmeye devam edecek.

İDDİANAMEDEN

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Süleyman Salih Zoroğlu’nun kliniğine gelen çocuklara dissosiyatif (kimlik bozukluklarıyla ortaya çıkabilen psikolojik bir rahatsızlık) etkileri yaratan ketamin maddesini vererek çocuklarda uyuşturucu madde bağımlılığı geliştirdiği belirtilmişti.

Zoroğlu hakkında 21 kez “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama”, 21 kez “eziyet”, 4 kez “iftira”, 2 kez “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, 2 kez “şantaj”, 2 kez “uyuşturucu madde kullanımını özendirme”, 1 kez “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme”, 1 kez “özel hayatın gizliliğini ihlal etme” suçlarından toplamda 96 yıldan 972 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenmişti.

Ayrıca, Zoroğlu’nun eşi Özgül Zoroğlu, klinikte psikolog olduğu iddia edilen Ahmet Aktaş, klinikte bir süre çalışan sözde doktor sanık Hüsnü Ağca, klinik sekreteri sanık İnci Arslan ve klinikte psikolog olarak görev yapan Zeynep Akgül’ün de benzer suçlardan hapis cezalarına çarptırılması talep edilmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/cocuk-hastalara-ketamin-enjekte-etmisti-salih-zoroglu-kendisini-savundu/feed/ 0
Ayşenur’un katiline ‘iyi hal’ indirimli ceza https://www.foxhaber.com.tr/aysenurun-katiline-iyi-hal-indirimli-ceza/ https://www.foxhaber.com.tr/aysenurun-katiline-iyi-hal-indirimli-ceza/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:48:21 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4629 Erkek kuaförü Hasan Fakıoğlu, 17 Aralık 2022’de 4 ay önce ayrıldığı Ayşenur Çolakoğlu ile Tepebaşı ilçesi Şirintepe Mahallesi Yeşilkayalar Sokak’taki evine geldi. Hasan Fakıoğlu, burada çıkan tartışmada, kadın kuaförü olan Çolakoğlu’nu tabancayla başına ve göğsüne 4 el ateş ederek vurdu.

Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ayşenur Çolakoğlu, kurtarılamadı. Polis ekiplerince gözaltına alınan Hasan Fakıoğlu adliyeye sevki sırasında, “Beni aldattığını düşündüm, kazayla öldü” dedi. Fakıoğlu, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Evde bulunan arkadaşı Muhammet Ali F. (21) ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Eskişehir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasına sanık Hasan Fakıoğlu Kütahya T Tipi Cezaevi’nden SEGBİS yöntemiyle bağlanırken, tutuksuz sanık Muhammet Ali F. ise katılmadı. Duruşmada ayrıca Ayşenur Çolakoğlu’nun babası Mesut Çolakoğlu ile yakınları yer aldı.

AYŞENUR’UN AİLESİNDEN ÖZÜR DİLEDİ

Savcı, mütalaasında Hasan Fakıoğlu hakkında ‘tasarlayarak kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ile ‘ruhsatsız tabanca taşımak ve kullanmak’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep etti. Muhammet Ali F. hakkında ise ‘suça yardım etme’ iddiasıyla 20 yıla kadar hapis cezası talep edip, tutuklanmasını istedi. Savcılık mütalaasına karşı savunma yapan sanık Hasan Fakıoğlu, öldürme kastıyla hareket etmediğini ve olayın kazayla meydana geldiğini belirterek, “Ben kasten hareket etmedim, silah bana ait ve ruhsatı yok. Olay kazara meydana geldi. Bu olay sebebiyle ailesinden özür diliyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, savunmaların ardından sanık Hasan Fakıoğlu’na ‘kadına karşı nitelikli kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Daha sonra sanık hakkında iyi hal indirimi uygulayan heyet, cezayı müebbet hapis cezasına indirdi. Ayrıca sanık Fakıoğlu, ruhsatsız tabanca nedeniyle 10 ay hapis ve 500 lira adli para cezasına hükmedildi. Hakkında cinayete yardım ettiği suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis cezası istenen tutuksuz sanık Muhammet Ali F. ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle mahkemece beraat ettirildi.

“İTİRAZ EDECEĞİZ”

Çolakoğlu ailesinin Avukatı Sermin Ertem, sanık Hasan Fakıoğlu’nun iyi hal indirimiyle müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirterek, karara itiraz edeceklerini söyledi. Ayşenur Çolakoğlu’nun başından ve göğsünden 4 kurşunla öldürüldüğünü belirten Av. Ertem, “Biz takdiri indirim maddelerinin uygulanmasını beklemiyorduk. Diğer sanık Muhammed’in ise yardım etme suçundan beraatına karar verildi. Biz verilen kararlar hakkında yasal yollara başvuracağız” dedi.

“ADALET YERİNİ BULSUN”

Mesut Çolakoğlu da karara şaşırdıklarını söyleyerek, “62’nci maddeden iyi hal indirimiyle müebbet aldı. Biz ağırlaştırılmış müebbet istiyorduk. Çünkü kızımı canice katlettiler. 4 kurşunun 4’ü de ölümcül. Yakından göğsünün üst kısmına ateş ediyor. Barbarca öldürüyor resmen. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyoruz. Çocuklarımız dışarı çıktığında kursa gidiyor. Benim kızım da kursa gitti ama öldürdüler. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, bu işe son versinler. Rica ediyorum, lütfen adalet yerini bulsun. İndirim alamaz çünkü her şey ortada. Delillerin hepsi ortadayken neden böyle oldu bilmiyorum. Beklemiyorduk böyle bir şey. Benim kızım tamamen masum” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/aysenurun-katiline-iyi-hal-indirimli-ceza/feed/ 0
Yol verme kavgasında kazara eşini öldürmüştü, tahliye edildi https://www.foxhaber.com.tr/yol-verme-kavgasinda-kazara-esini-oldurmustu-tahliye-edildi/ https://www.foxhaber.com.tr/yol-verme-kavgasinda-kazara-esini-oldurmustu-tahliye-edildi/#respond Tue, 12 Mar 2024 21:33:24 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4565 Yenimahalle ilçesinde geçen yıl 3 Eylül’de Cevdet Dündar, trafikte ‘yol vermeme’ nedeniyle Halit Kürk ve oğlu Ali Kürk (29) ile tartıştı.

Taraflar, araçlarını park edip indikten sonra kavga etti. Aracından ruhsatlı tabancasını alan Cevdet Dündar, havaya ateş açarken eşi Kızhanım Dündar engel olmaya çalıştı.

Bu sırada kurşunlardan biri Halit Kürk’ün koluna, diğeri ise eşi Kızhanım Dündar’ın göğsüne isabet etti. Halit Kürk, kurşunun kolunu sıyırmasıyla hafif yaralandı. Yaralı Kızhanım Dündar ise hayatını kaybetti.

Olay sonrası gözaltına alınan Cevdet Dündar ile kavgaya karışan Halit Kürk, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Ali Kürk ise serbest bırakıldı.

“HAVAYA ATEŞ ETTİ”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili yürütülen soruşturma tamamlandı.

İddianamede, Ali Kürk ve Halit Kürk hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası talep edilirken, Cevdet Dündar hakkında ise ‘üst soydan akrabayı kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Olayla ilgili 2’si tutuklu 3 sanık, Ankara 33’üncü Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başladı. İddianamenin özeti ve kimlik tespitinin ardından Mahkeme Başkanı Hasan Şatır, sanıklara söz hakkı verdi.

Tutuksuz sanık Ali Kürk, yolculuk esnasında Cevdet Dündar’a ait aracın kendi şeritlerini ihlal ettiğini ve bundan dolayı da kornaya bastığını ileri sürdü.

“AMCA SİLAHINI BIRAK DEDİM”

Sanık Dündar’ın kendilerine silah göstererek sinkaflı küfürler ettiğini iddia eden Kürk, “Maktul Kızhanım Dündar, sanık Cevdet Dündar’ın silahını çıkartmasına mani olmaya çalıştı. ‘Sizi vururum’ dedi. Silahı görünce babam aşağı indi. Tartışma başladı. Ben de ‘Amca silahı bırak’ dedim. 2 kez silahın kabzasıyla babamın kafasına vurdu ve havaya ateş etmeye başladı. Ardından eşini vurdu” dedi.

“YOLU BABAN MI YAPTI”

Sanık Halit Kürk ise olay günü Cevdet Dündar’ın arabayla önlerini kestiğini ve ardından tartışmaya girdiklerini ifade ederek, “Bu yolu baban mı yaptırdı’ dedim. İleride beraber durduk. Silahıyla ateş etmeye başladı. Silahın kabzasıyla bana vurmaya başladı. 3-4 el silah sesi duydum. Ardından ‘kadın vuruldu’ diye bağırdılar” diye konuştu.

“AMACIM SADECE KENDİMİ VE EŞİMİ KORUMAKTI”

Sanık Cevdet Dündar ise olay günü Kars’tan Ankara’ya kendi araçlarıyla geldiklerini ve yayalara yol vermek için yavaşlayarak durduğunu belirterek, “Arkamdan Halit Kürk geldi. Bana camı açarak küfretti. Tartıştık, elinde bıçak vardı. Ben konuşmak için arabadan inecektim. Halit bana yumruk attı. Ben de karşı tarafı korkutmak için ruhsatlı silahımı çıkardım. Ali ve Halit kürk silahı görmelerine rağmen küfretmeye devam ettiler. Arbede yaşandı; kimseye zarar gelmesin diye silahı yukarıda tuttum” ifadelerini kullandı.

“O ANDA DÜNYAM BAŞIMA YIKILDI”

Kendisine ve eşine zarar vereceklerini düşündüğünden silahın kabzasıyla Halit Kürk’e vurduğunu dile getiren Dündar, “O esnada silahın kontrolünü kaybettim. Silah 1-2 kez patladı. O esnada birisi, ‘kadın vuruldu’ dedi. Dünyam başıma yıkıldı. Sanıklar silahtan korkmadı, üzerime yürüdüler. Amacım sadece kendimi ve eşimi korumaktı. 35 yılı aşkın silahım var, tek kurşun sıkmadım. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

2 SANIĞA TAHLİYE

Sanık ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, mevcut delil durumu ve suçun mahiyeti nedeniyle tutuklu sanıklar Halit Kürk ve Cevdet Dündar’ın tahliyesine karar verdi. Duruşma ertelendi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/yol-verme-kavgasinda-kazara-esini-oldurmustu-tahliye-edildi/feed/ 0
‘Koyunlar’a tahliye mahkemeyi ikiye böldü https://www.foxhaber.com.tr/koyunlara-tahliye-mahkemeyi-ikiye-boldu/ https://www.foxhaber.com.tr/koyunlara-tahliye-mahkemeyi-ikiye-boldu/#respond Sat, 09 Mar 2024 21:30:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4427 Diyarbakır’da suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurup adam öldürme, adam yaralama, yüksek faizle nakit para verip tefecilik yapmak, kamuya ait arazilere haksız yere sahip olmak, TOKİ ihalelerine fesat karıştırmak suçlarından Kaçaklık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince yüklü miktarda silah ve parayla yakalanan 41 sanıklı Koyunlar suç örgütü davasında 5 kişi tahliye edildi.

Mahkeme 8 kişinin tutukluluğunun devamına karar verirken, üye hakim karara muhalif kaldı ve 5 kişinin daha tahliye edilmesi gerektiğini bildirdi.

HELİKOPTER DESTEKLİ OPERASYON

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçesindeki 75 metrelik Bulvar üzerinde bir kafeteryanın uzun namlulu silahlarla taranarak suç örgütüyle hiçbir husumeti bulunmayan ve tesadüf sonucu burada müşteri olarak oturan Mervan Yalçın’ın öldürülmesi ve CİMER’e giden yoğun şikâyetler üzerine Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri geçtiğimiz yıl Nisan ayında harekete geçti.

Helikopter ve zırhlı araç desteğiyle eş zamanlı operasyonda çok sayıda tapu, çek, senet, silahlar ve suç delilleri ele geçirildi. Polisten kaçmaya çalışan zanlılardan bazıları yatak odasında rulo halindeki halının içinde, bazıları helikopter destekli operasyonda açık arazide kovalamaca sonucu yakalandı.

“SOYADI KOYUN OLAN HERKES TUTUKLANDI”

41 sanıklı davanın 4. duruşmasında savunma yapan Akif Koyun, “Soyadı Koyun olan herkes cezaevine atıldı. Psikolojimiz bozuldu. Hayatına kast edilen ağabeyimin çocuğuyla yargılanıyorum. Bir algı var ve bu algı yüzünden ceza evindeyim. Örgütün üyesi olarak tutuklanıyorsam örgütün lideri neden tutuksuz yargılanıyor. Neyle suçlandığımı bana söyleyin, toplu cezalandırılmaya gidiliyor” dedi.

“ASKER VE KORUCULARLA İÇ İÇEYDİK”

Örgüt elebaşı olmakla suçlanan Cengiz Koyun ise şunları kaydetti:

– Aile olarak hiç bir suça karışmadık. Bir yığın olayı toplayıp beni başına örgüt lideri yazıp ailemi topladılar. Biz kırsalda asker ve korucularla iç içeydik, onların silahlarıyla fotoğraf çektirmişiz o fotoğrafları silahlı örgüt diye delil olarak dosyaya eklemişler. Ben bir eyleme birini azmettireceksem gözükmeyecek yerde yaptırırım, kafeye gidip de neden açık bir şekilde azmettirici olayım.

– Bir polis sigara içerken bana, ‘Cengiz senin mertliğinden bahsediyorlar sıra bize gelince mi cimriliğin tuttu 3 defa seni çağırdık gelmedin, böyle olur’ dedi ve ceza evini gösterdi. Bana ‘Güvendiğin bir akrabanı yolla’ dedi. Halen cezaevindeyiz. Emniyetin yaptıklarından dolayı haksızlığa uğradım. Tahliyemi istiyorum.

“AĞAYLA ANLAŞIP ALIYORUZ”

Örgüt elebaşı olmakla suçlanan Şerif Erçek ise savunmasında şunları ifade etti:

– İşlerimden dolayı Ankara’dayım. Şu an milletvekillerini de şahit gösterebilirim. Koyun ailesi kalabalık geniş bir ailedir, bana maddi-manevi ihtiyaçları yoktur. Ben bu aileye talimat veremem, beni dinlemezler. Özilhan arazilerinin kullanımı yıllardır bizdedir, ağalarımızda daha önce metropole yerleştiler satmaya karar verdiler.

– Kullanımı köyde olduğu için öncelikle köylülere veriyor. Gidip ağayla oturup anlaşıyorlar. Şu ana kadar biz köylü olarak ağa arasında bir sıkıntı çıkmadı. Şu ana kadar aramızda bir sıkıntı çıkmadı. Paramızı verip uzlaşarak araziyi alıyoruz. İhalelere katılacak maddi gücüm yok, ihaleden anlamam. Evim kiradır, mağdurum, adalete sığınıyorum.

“OĞLUMU YA DA BABAMI ÖLDÜRECEKLER”

Sanık Mehmet Emin Koyun ise 25 yıldır inşaat sektöründe müteahhitlik yaptığını belirterek yarım kalan projesinde mağdur olanların bulunduğunu ileri sürdü. Koyun, şöyle devam etti:

– Son projemde 34 bin metrekare kapalı alan yapıyorum. 48 adet arsa sahibi var. 25 senedir bu işi yaptığımız için 30 daireyi temelden sattık, 150-200 işçi çalışıyor. 2 senedir inşaatım yarıda kaldı. 48 arsa sahibi mağdur. Oğlum inşaat mühendisi olacaktı onu da bıraktı. Ailemi tehdit ediyorlar, ben onlara hak veriyorum. Ben onlara da işçilerime de çok üzülüyorum. 25 yıllık itibarım gitti. Örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum, silahlara da düşkün değiliz.

– PKK bizi tehdit ettikten sonra müracaat edip silah aldım onu da taşımıyorum onu da kendim teslim ettim. Babam 75 yaşında tehdit ediliyor, oğlum 20 yaşında geçen gün vuracaklardı. 2 çocuğum okulu bıraktı. Cengiz Koyun benim örgüt liderimdir deniyor. O benim küçüğümdür yanımda sigara içmez, haddi değil, sesini yükseltemez. Bu durumdan dolayı ya babamı öldürecekler ya oğlumu öldürecekler. Olay büyüyecek beni 5 aylığına tahliye edin, sonra yine tutuklayın. 5 ay müsaade edin bu inşaatı teslim edeyim, insanların mağduriyetini gidereyim” dedi.

BEŞ KİŞİYE TAHLİYE KARARI

Mahkeme, 22 ay tutukluluğun ardından sanıklar Mehmet Emin Koyun, Muhammed Gaffar Koyun, Mahsum Koyun, Adil Koyun ile Zafer Koyun’un tahliyelerine karar verdi. Akif Koyun, Cengiz Koyun, Bünyamin Koyun, Hasan Koyun, Hüseyin Koyun, Muzaffer Koyun, Şerif Erçek ile Abdulhamim Kaplan’ın ise kuvvetli suç şüphesinin varlığı gösteren somut delillerin bulunması, kaçma şüphesini uyandıran somut olguların yer alması nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına oy çokluğuyla karar verdi.

Mahkemenin bir üye hakimi ise tutuklu 8 sanıktan 5’inin daha tahliye edilmesi gerektiği yönünde oy çokluğuyla alınan karara muhalefet şerhi yazdırdı. Duruşma ertelendi.

TİCARET ADI ALTINDA TEFECİLİK

Diyarbakır Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde silahlı illegal bir yapılanma içinde hareket ettikleri bildirildi. Sanıkların genel Güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, kasten yaralama, tehdit ve cebir suçlarını işleyerek halk üzerinde korku, baskı panik ve infial ortamı oluşturdukları kaydedildi. Bölgenin illegal hâkimiyetini ele geçirmeye çalışarak kentteki esnafları tehdit edip, zorda kalan ve bankalara borcundan dolayı nakit paraya sıkışan şahıslara “Ticaret yapma” adı altında belli bir faizle nakit verip tefecilik yaptıkları bildirildi.

Faizle para alan ve geri ödemekte zorlanan esnafları silah zoruyla tehdit ettikleri belirtilen iddianamede halkın can güvenliğini tehlikeye attıkları, sınır illeri ve ilçelerinden temin ettikleri ruhsatsız silahlarla belirlenen bir hiyerarşik yapı içinde hareket ettikleri ifade edildi. İddianamede muhbirlerin yaptıkları ihbar ve bilgilere de yer verildi.

“SUÇA BULAŞMAYI ALIŞKANLIK EDİNMİŞLER”

Sanıkların çok sayıda gayrı meşru olaylara karıştıkları, sürekli silahlı gezdikleri, gerek Elazığ yolu Galericiler sitesi civarında gerekse il genelinde ihtilafa düştükleri konularda şahıslara zor kullanarak tehdit ve baskı kurup sorunlarını kendi çıkarları doğrultusunda çözüme kavuşturdukları vurgulandı. İddianamede, sanıkların işledikleri suçlardan dolayı yakalanmaları halinde alakasız ve tutarsız ifadeler verdikleri, belli iş bölümü ve dayanışmayla mağdurlarla irtibata geçerek gerek üstü kapalı, gerekse açıkça tehditle mağdurları şikâyetlerinden vazgeçirdikleri kaydedildi.

Çetenin suç işlemeyi ve suça bulaşmayı alışkanlık haline getirdiklerine vurgu yapılan iddianamede, bu sayede haksız maddi çıkar sağladıkları kendi aralarında hiyerarşik yapılanma içinde suç işledikleri ifade edildi. Suç örgütü üyelerinin örgüt lideri Cengiz Koyun’un talimatlarına sıkı sıkıya bağlı oldukları, Koyun’un imam nikâhlı eşi sanık Sevda Efe’nin evinde ele geçen 1 adet fişek üzerinde ‘Cengiz Koyun için özel olarak üretilmiştir’ ibaresinin yer aldığı da iddianamede yer aldı.

RUHSATSIZ SİLAHLAR KULLANILIYOR

Sanıkların eylemlerini ruhsatsız silahlarla gerçekleştirdikleri ve ruhsatsız silah yakalattıkları da göz önüne alındığında operasyonda ele geçen silah, fişek ve şarjörlerin suç örgütüne ait olduğu ve örgüt faaliyeti kapsamında kullanılmak üzere potansiyel olarak sanıkların ev ve iş yerlerinde bulundurulduğu hususunda tereddüt bulunmadığı kaydedildi. Sanıklar hakkında müebbet ve 350 yıla kadar hapisle cezaları isteniliyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/koyunlara-tahliye-mahkemeyi-ikiye-boldu/feed/ 0
Galeria Sitesi davası tanığı: ‘Riskli’ raporu projeye eklenmemiş https://www.foxhaber.com.tr/galeria-sitesi-davasi-tanigi-riskli-raporu-projeye-eklenmemis/ https://www.foxhaber.com.tr/galeria-sitesi-davasi-tanigi-riskli-raporu-projeye-eklenmemis/#respond Fri, 08 Mar 2024 21:21:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4394 Diyarbakır’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 89 kişinin hayatını kaybettiği Galeria Sitesi’ne ilişkin aranan 3 müteahhidin de aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu müteahhitler Sedat Eser, Mehmet Şirin Yiğit, Şeyhmus Yiğit, inşaat mühendisi fenni mesul Tevfik Demir, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) katılırken, avukatları ise salonda hazır bulundu.

Duruşmada savunma yapan Sedat Eser, Galeria Sitesi’nin eski halinden eser kalmadığını iddia ederek, iş yerlerinde duvarların kaldırıldığını, kolon kesme iddialarının olduğunu öne sürerek, üzerine isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini belirtti.

Sanık Mehmet Şirin Yiğit, “İnşaatın yapım sürecinde herhangi bir katkım söz konusu değil. Hiçbir süreçte imzam yok. Tanıkların ifadelerinde kolon kesme iddiası var. Zeminin sert olduğu raporlara yansımıştır. Bilirkişi raporlarında çelişkiler mevcuttur. Tahliye ve beraatimi talep ediyorum” dedi.

Sanık Tevfik Demir de Galeria Sitesi inşaatı ile ilgili hiçbir bağlantısının olmadığını öne sürerek, suçlamaları reddetti.

Sanık Şeyhmus Yiğit ise üzerine isnat edilen suçlamayı kabul etmeyerek, tahliye talebinde bulundu.

“MARKETTE KOLON SIKINTISI VARDI”

Duruşmada tanık olarak dinlenen Feride Laçin, Galeria Sitesi inşaat halindeyken buradan ev ve büro aldığını belirtti.

Depremde komşularının da öldüğünü ifade eden Laçin, “25 yıl boyunca bu sitede oturdum. Sitenin altında olan marketten sürekli alışveriş yapardım. Markette kolon sıkıntısı vardı. Büromun bulunduğu bloğun diğer kısmı ikinci depremde yıkıldı. D blok altında ise spor salonu vardı. Orada da kolon yoktu. Yan tarafta yapılan inşaatın temel kazısı da etkiledi. Burada sadece sanıklar değil kusuru olan herkes yargılansın” dedi.

“TEMELİN RİSKLİ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİK”

Tanıklardan inşaat mühendisi Mehmet Fuat Ezber ise talep doğrultusunda temel atılmadan önce zemin etüdü yaptıklarını ve zeminin taşıma gücünün zayıf olduğunu tespit ettiklerini söyledi.

O dönemlerde zeminde yer altı suyu olduğunu tespit ettiklerini öne süren Ezber, “Bu tespitler doğrultusunda rapor tuttuk. Zeminin 6 metre daha kazılıp uygun hale getirilmesi gerekiyordu. Haliyle daha da maliyetli olurdu. Bütün binalarda temel atılmadan önce zemin etüdünün yapılması lazım. Yoksa yapılan binalar riskli olur. Raporda temelin riskli olduğunu söylemiştik. Raporun projeye eklenmesi gerekiyordu ancak raporun sonradan projeye eklenmediğini öğrendik” ifadelerini kullandı.

Tanık jeoloji mühendisi Halis Dabaz da bina yapılmadan önce zemin etüdüne ilişkin hazırladıkları raporda zemin killi olması nedeniyle zayıf ve taşıma gücü düşük olduğunu tespit ettiklerini belirtti.

Rapora göre, temelin derin kazılması gerektiğini belirten Dabaz, söz konusu raporu inşaat mühendisleri odasına sunduklarını belirtti.

“DUVAR KIRDIRMAYAN ESNAF KALMAMIŞTI”

Tanık Aziz Sabri Özdemir ise sitenin altında bulunan marketin sahibi olduğunu belirterek, kolon ve kirişlere yönelik herhangi bir müdahalenin olmadığını iddia etti.

Marketin eski işletmecisinin dükkan içinde merdiven yaptığını öne süren Özdemir, “Çünkü marketin alt kısmında bulanan bölümü başkasından kiralamışlardı. Galeria İş Merkezi’nde duvar kırdırmayan esnaf kalmamıştı” dedi.

Tanık Şükrü Özkılıç da Galeria Sitesi’nde iş yerlerinin bulunduğunu ve resmi kurumlara kiraladığı için depreme dayanıklı olduğuna dair rapor tuttuğunu iddia ederek, kolon ve kiriş kesmelere şahit olmadığını iddia etti.

“SU BİRİKİYORDU”

Tanık Sabri Yılmaz ise binanın yapımından sonra sadece ilk iki yılda yağışlı havalarda binanın bodrumunda su biriktiğine şahit olduğunu öne sürdü.

Depremde yakınlarını kaybeden 2 müşteki de sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti.

DAVA ERTELENDİ

Cumhuriyet savcısı esas hakkında hazırladığı mütalaasında, tutuklu sanıkların isnat edilen suçtan cezalandırılmasına, tutukluluk hallerinin devamına ve firari sanıkların dosyalarının ayrılması yönünde görüş bildirdi.

Avukatlar, savcının esas hakkında hazırladığı mütalaasına iştirak etmediklerini, müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak, tahliyelerini talep etti.

Savunmaların ardından mahkeme, 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 22 Mart’a erteledi.

İSTENİLEN CEZALAR

İddianamede, tutuklanan müteahhitler Sedat Eser, Mehmet Şirin Yiğit, Şeyhmus Yiğit, inşaat mühendisi fenni mesul Tevfik Demir ile haklarında yakalama kararı bulunan M.E, H.M.Y. ve İ.H.Y. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası isteniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/galeria-sitesi-davasi-tanigi-riskli-raporu-projeye-eklenmemis/feed/ 0
Özgecan’ın ölümünde ‘tehdit’ iddiası https://www.foxhaber.com.tr/ozgecanin-olumunde-tehdit-iddiasi/ https://www.foxhaber.com.tr/ozgecanin-olumunde-tehdit-iddiasi/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:21:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3862 Zonguldak’ta terastan düşen Ayşe Özgecan Usta’nın ölümüne ilişkin erkek arkadaşının yargılanmasına devam edildi.

Olay, 5 Şubat 2021’de, İncivez Mahallesi Binbaşı Tahsin Sokak’ta meydana geldi.

Ayşe Özgecan Usta, Ankara’dan Zonguldak’ta yaşayan sevgilisi Bartu Can Akkışla’nın yanına geldi.

İddiaya göre, Usta’nın kısa süre içinde evlenme isteğine Akkışla olumsuz cevap verince tartışma çıktı.

Tartışmanın büyümesi üzerine Usta, Akkışla’ya ‘Kendimi atacağım’ diyerek terasa yöneldi. Akkışla, Usta’nın yanına gidip tutmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. 8’inci kattaki dairenin terasından düşen Usta, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Gözaltına alındıktan sonra ev hapsiyle serbest bırakılan Bartu Can Akkışla hakkında intiharı öngörebileceği ancak engellemediği gerekçesiyle ‘Taksirle ölüme neden olma’ ve evin kapısını kilitleyip Ayşe Özgecan Usta’nın dışarıya çıkmasına engel olduğu gerekçesiyle de ‘kişiyi hürriyetten yoksun bırakma’ suçlamasıyla toplam 11 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Akkışla’nın ev hapsi, daha sonra ayda 1 kez karakola gidip imza atmasını kapsayan adli kontrol şartına çevrildi.

‘TEK MERMİ TEHDİT ANLAMI İÇERİR’

Bartu Can Akkışla’nın Zonguldak 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi.

Duruşmaya tutuksuz sanık katılmazken, Usta ailesi ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme heyetinin evde bulunan ‘tek mermiyi’ gözden kaçırdığını öne süren baba Kenan Usta, “Evde tek mermi bulunmuştu. Bu halk arasında tehdit anlamı içermektedir” dedi. Mahkeme başkanının tehdit ile ilgili başka bir delili olup olmadığı sorusuna baba Usta, “Sanık kapıları kapatmıştır. Kızım yarım saat banyoda ağlamış. Yani burada bir tehdit olduğunu düşünüyorum. Bu merminin kızımın evde alıkonulduğu sırada, sanığın kızımı korkutmak için masa üstüne koyduğu kanaatindeyim. Delillerin incelenmesini talep ederim” diye cevap verdi.

Sanık avukatı ise dosya içeriğinde Kenan Usta’nın iddialarını destekleyen delil olmadığını öne sürdü.

‘DÖNEBİLMEK İÇİN PARA İSTEDİ’

Duruşmada, Özgecan Usta’nın olay günü telefonla konuştuğu yengesi E.U. da tanık olarak dinlendi.

E.U., Özgecan’ın psikolojisinin yerinde olduğunu ve günlük sohbet ettiklerini anlattı. Özgecan Usta’nın tanık olarak dinlenen çocukluk arkadaşı E.A. ise “Zonguldak’a gitmeden birkaç gün önce beraber kalırken, ağlayarak ‘yalandan da olsa benimle evleneceğini söylemesine razıyım ama asla böyle demiyor’ demişti. Sonradan öğrendiğime göre Bartu, ifadelerinde onunla evleneceğini, evlenmek istediğini söylemiş ama böyle bir şey olsaydı Özgecan bunu bana kesinlikle söylerdi. İlişkilerindeki en büyük problem de buydu. Sanık hiçbir zaman arkadaşıma ciddi düşündüğünü dahi söylememiştir. Sürekli tartışıp barışırlardı. Olay günü de benden dönebilmek için para istedi. Daha sonra tekrar aradığımda açmadı ve bana mesaj atarak barıştıklarını söyledi. Bence orada alıkoydu çünkü benim arkadaşım intihara meyilli değildi. Kavgalarının sebebi hep evlilikle alakalıydı” diye konuştu.

DURUŞMA ERTELENDİ

Sanık avukatı, ayda 1 imza şeklinde olan adli kontrol şartının kaldırılmasını talep ederken, baba Kenan Usta, sanığın tutuklanmasını, mahkeme aksi kanaatteyse haftada 1 imza şeklinde artırılmasını talep etti.

Hakim, sanığın adli kontrol şartının aynı haliyle devamına karar verirken duruşmayı eksik hususların giderilmesi için ileri bir tarihe erteledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/ozgecanin-olumunde-tehdit-iddiasi/feed/ 0
Sapık katilin telefon kilidi çözüldü, korkunç görüntüler ortaya çıktı https://www.foxhaber.com.tr/sapik-katilin-telefon-kilidi-cozuldu-korkunc-goruntuler-ortaya-cikti/ https://www.foxhaber.com.tr/sapik-katilin-telefon-kilidi-cozuldu-korkunc-goruntuler-ortaya-cikti/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:12:35 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3857 İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, eşi ölen Mine Durak’ın (29) oğluna iyi bakmadığı ve şiddet uyguladığı ihbarı ile harekete geçti. Ekipler, 2019 yılının eylül ayında inceleme başlattı.

Polis, uzun süre eve gelmeyen Mine Durak’ı, yakınlarının yanında buldu; küçük Eymen’e ise ulaşamadı. Polise çelişkili ifade veren Durak, oğlunun erkek arkadaşı tarafından dövülerek öldürüldüğünü öne sürdü.

Mine Durak’ın gösterdiği yerde arama yapan polis, ağzı tuğlayla kapatılmış tandır çukurundaki poşette, Eymen’in elleri ve ayakları bağlı cenazesini buldu.

Eymen’in cesedi, otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Polis ekipleri, Mine Durak ile sevgilisi Serkan Elçetin ve onun erkek kardeşi E.E.’yi gözaltına aldı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Durak ve Elçetin, tutuklandı, E.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Mine Durak

İLK KARAR BOZULDU

Soruşturmanın ardından dava açıldı. İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında; sanıklardan Mine Durak’a ‘nitelikli kasten öldürme’ ve ‘eziyet’ suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu ve 7 yıl hapis, Serkan Elçetin’e de aynı suçlardan ağırlaştırılmış ömür boyu ve 6 yıl hapis cezası verildi.

Sanık avukatları, cezanın fazla, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları ise cezaların az olduğu gerekçesiyle karara itiraz etti.

KİLİTLİ TELEFON İNCELENEMEDİ

Dosya, istinaf mahkemesine taşındı. Dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, yerel mahkemede yapılan yargılamada; sanık Serkan Elçetin’in cep telefonunun kilitli olması nedeniyle incelenemediği için Jandarma Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderilerek, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine karar verdi.

Sanık Durak’ın ise cezai ehliyeti konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Kurulu’ndan rapor aldırılmasına hükmedilerek, yerel mahkemenin kararı bozuldu.

Serkan Elçetin

YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Bozma kararının ardından dava bir kez daha İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, sanık Durak’ın cezai ehliyetinin belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Kurulu’ndan rapor alınmasını, sanık Elçetin’in telefonunda minik Eymen’e ait istismar görüntüsü olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu istedi.

Bilirkişi raporu tamamlanarak, dava dosyasına girdi. Raporda, Eymen’in yaşça büyük bir erkeğin istismarına uğradığı görüntülerin olduğu, Eymen’in bir araçta tamamen çıplak halde ve vücudu ile yüzünde darp izinin görüldüğü fotoğrafların bulunduğu belirtildi. İncelemede, Mine Durak’ın Eymen ile çekilmiş videosu da bulundu.

Söz konusu videoda Durak’ın, minik Eymen’i istismar ettiği görüntüler olduğu belirtildi. İncelemede, Durak’ın uyuşturucu madde yapımında kullanılan bir mekanizmayla çekilmiş video kaydının da bulunduğu tespit edildi.

CEZAİ SORUMLULUĞU TAM

Ayrıca telefonda, ‘Güzelbahçe Deniz’ ismiyle kayıtlı bir kişiyle mesajlaşmalar da yer aldı. ‘Güzelbahçe Deniz’ isimli kişinin Elçetin’e, cinsel içerikli mesajlar gönderdiği belirtildi. Elçetin’in telefon kaydında, ‘Aa Annem’ olarak kayıtlı kişiden, ‘Sen Mine’ye mesaj at. Oğlunun ifadesini alacakmış. Götürsün, gitsin. Polis çok ciddi konuştu. Sakın yanlış bir şey söyleme oğlum’ şeklinde mesajların olduğu da yine raporda yer aldı.

Elçetin’in telefon rehberinde ‘Mineee’ ismiyle kayıtlı numaraya cinsel içerikli mesajlar da attığı belirtildi. Ayrıca bilirkişi raporunun ardından mahkemenin, Elçetin’in telefonunda ‘Güzelbahçe Deniz’ olarak kayıtlı kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.

Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu’nca hazırlanan raporda Mine Durak’a yapılan muayene sonucunda cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı ve bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu belirtildi.

Minik Eymen’in cansız bedeni burada bulunmuştu…

DOSYA YARGITAY’A DA TAŞINDI

Mahkeme heyeti, Durak ve Elçetin’i birlikte ‘fikir ve eylem birliği içinde hareket edip kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklara, ‘çocuğun nitelikli istismarı’ suçundan 20’şer yıl hapis cezası verildi, bu ceza suçun birden fazla kişiyle gerçekleştirilmesi nedeniyle 30’ar yıla yükseltildi.

Suçun ‘cebir ve tehdit’ ile gerçekleştirilmesi ve birden çok kez zincirleme olarak gerçekleşmesi nedeniyle de her 2 sanığın cezaları artırılıp, 67’şer yıl 6’şar aya çıkarıldı. Sanığa yasalar gereği 30 yıldan fazla ceza verilemeyeceği için, bu cezaları 30’ar yıl hapis cezasına çevrildi.

Heyet, Elçetin ve Durak’ı, ‘eziyet’ suçundan da 8’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatlarının itirazı üzerine dosya istinafa taşındı. Dosyayı görüşen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle onadı.

Elçetin ve Durak’a verilen ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 38’er yıl hapis cezası, istinafta onanmasının ardından bu kez Yargıtay’a gitti. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan deliller ile gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığını, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiğini belirtti.

Daire, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığına, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığına vurgu yaptı. Raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun altını çizen 1’inci Ceza Dairesi, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verdi. Temyiz istemlerinin reddine hükmeden Ceza Dairesi, sanıklara verilen ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 38’er yıl hapis cezasını onadı.

BİR DAVA DAHA AÇILDI

Ayrıca Mine Durak ve Serkan Elçetin’in, cinsel istismarda bulundukları anların görüntülerini kayda alarak ‘müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak’ suçundan asliye ceza mahkemesinde ayrı ayrı 10’ar yıla kadar hapis istemiyle bir dava açıldı. İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde davanın 2’nci duruşması, bugün görüldü. Serkan Elçetin, duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Taraf avukatları ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da duruşmada hazır bulundu. Mine Durak ise SEGBİS’teki sorun nedeniyle katılamadı.

“GÖRÜNTÜLERİ VE FOTOĞRAFLARI ÇEKMEDİM”

Duruşmada savunmasını yapan Serkan Elçetin, “Şu an telefonum adli emanette. Devlet tarafından el konuldu. Daha önce savcılıkta da söylemiştim. Söz konusu görüntüleri ve fotoğrafları çekmedim. Eymen Sadık Durak’a cinsel istismarda bulunmadım. Telefonumda, Eymen Sadık Durak’ı parka götürüp, oyun oynarken çektiğim fotoğraf ve videolar var. Davaya konu olan görüntüler ne benim telefonumdan çekildi ne de yayıldı.Telefonumun incelenmesini istiyorum” dedi. Hakim, Mine Durak’ın yazılı ifadesini okudu. Elçetin ile 3 yıl kadar birlikte yaşadıklarını, çocuğun da kendileriyle olduğunu belirten Durak’ın ifadesinde, Elçetin’in kendisine uyuşturucu kullandırttığını ve çocuğuna istismar uyguladığını söylediği belirtildi.

“NİYE BENDEN ŞİKAYETÇİ OLMADI”

Çocuğu istismar edip, etmediği sorulan sanık Elçetin, “Madem öyle bir şey vardı Mine Durak, niye benden şikayetçi olmadı? Polisler, ilk gün gözaltına aldığı zaman niye bu durumdan bahsetmedi. Sonradan bazı kişilerden akıl alıp, benim de adımı karıştırdı” dedi.

Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları da sanıkların bu suçtan kurtulmak amacıyla ağır cezada yargılandıkları davanın kesinleşmiş hapis cezasına rağmen suçu birbirlerine attıkları belirtip, şikayetçi oldu.

Avukatlar, İ.S.’nin uzun süredir tanık olarak dinlenemediğini belirtip, hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Cumhuriyet savcısı da eksik hususların giderilmesini talep etti. Hakim, tanık İ.S. hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verip, duruşmayı erteledi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/sapik-katilin-telefon-kilidi-cozuldu-korkunc-goruntuler-ortaya-cikti/feed/ 0
Hülya Avşar’a taklit imza krizi: Postacının başı yandı https://www.foxhaber.com.tr/hulya-avsara-taklit-imza-krizi-postacinin-basi-yandi/ https://www.foxhaber.com.tr/hulya-avsara-taklit-imza-krizi-postacinin-basi-yandi/#respond Mon, 19 Feb 2024 21:27:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3643 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu “müşteki”, PTT’ye bağlı taşeron firmada kurye olarak çalışan İbrahim K. ise “sanık” olarak yer aldı.

İddianamede Avşar hakkındaki icra dosyasının ödeme emrini içeren tebligatın İbrahim K. (31) tarafından dağıtıma çıkarıldığı, Avşar’ın ise 6 Temmuz 2023’te banka hesaplarına haciz konulmasıyla söz konusu icrayı öğrendiği anlatıldı.

İddianamede, tebligatı alan kişi olarak her ne kadar Zehra Çilingiroğlu’nun isim ve imzası olsa da tebligatın sanık tarafından doldurulduğunun anlaşıldığı kaydedildi. Sanık kurye hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanık İbrahim K. katılırken, Hülya Avşar ve kızı Zehra Çilingiroğlu’nu avukatı temsil etti. Sanık İbrahim K. savunmasında “Tebligat dağıtımı konusunda bize herhangi bir bilgi verilmedi. Ben işe girerken sadece kargo dağıtacağımı düşünmüştüm. Ancak işe başlayınca bunun böyle olmadığını gördüm. Hülya Avşar’a daha önce de tebligat yapmıştım. Hatta bir keresinde almadığı için tebligatı muhtara bırakmıştım” dedi.

“TELAŞTAN İMZASINI ALAMADIM”

Olay tarihinde Avşar’ın adrese gittiğin, sitenin güvenlik personelinin haber verdiğini söyleyen İbrahim K., “Hülya hanımın olmadığını, kızı Zehra Çilingiroğlu’nun evde olduğunu söylediler. Bunun üzerine icra tebligatı olduğu için tebligatı kızına yapabileceğimi bildiğimden evine doğru gittim. Yanlış hatırlamıyorsam asansör inişinde Zehra Çilingiroğlu ile karşılaştım. Acelesi olduğundan bahsediyordu. Ben tebligatı ona verdim. Bunu çok net hatırlıyorum. Telaştan imzasını almadım. Daha doğrusu almayı unuttum” diye konuştu.

“İMZAYI BEN ATTIM, KÖTÜ NİYETİM YOKTU”

Sanık yaptığının suç olduğunu bilmediğini ifade ederek “PTT’de imzasız tebligat parçasını sisteme giriş yapılamadığı için ve tebligatı bizzat Zehra Çilingiroğlu’na verdiğimden bir şey olmaz düşüncesiyle imzayı ben attım. Suç işleme kastım bulunmamaktadır. Suç olduğunu bilsem yapmazdım. Kötü niyetim yoktu” diyerek beraatını talep etti.

AVŞAR’IN AVUKATI SANIĞIN CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ

Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu’nun avukatı ise sanıktan şikayetçi olduklarını ifade ederek, “Sanığın eyleminden dolayı müvekkillerim 600 bin TL’lik teminat senedi vermişlerdir. Mallarına haciz gelmiş maddi ve manevi olarak zor günler geçirmişlerdir” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti.

İMZA VE İSİM SANIĞA AİT ÇIKTI

Tebligatın üzerinde teslim alan olarak yer alan Zehra Çilingiroğlu isimli ile imzanın incelenmesi için alınan bilirkişi raporu da dosyaya eklendi.

Raporda isim ve imzanın Zehra Çilingiroğlu’na ait olmadığı tamamıyla sanık İbrahim K.’nın elinden olduğu tespit edildi. Esas hakkında mütalaasını sunan savcı, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasını talep etti.

HÜKMÜN AÇIKLANMASI GERİ BIRAKILDI

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık İbrahim K. hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan önce 2 yıl hapis cezası verdi.

Sanığın duruşmalardaki davranışlarını dikkate alan heyet, cezayı 1 yıl 8 ay hapis cezasına indirdi.

Mahkeme, sanığın daha öncesinden hakkında herhangi bir mahkûmiyet kararı bulunmaması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Sanık 5 yıl içinde herhangi kasıtlı bir suç işlemezse hakkındaki dava düşecek.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/hulya-avsara-taklit-imza-krizi-postacinin-basi-yandi/feed/ 0
‘Adalet Yürüyüşü’ne saldırı girişimi davasında tutuklu sanık kalmadı https://www.foxhaber.com.tr/adalet-yuruyusune-saldiri-girisimi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmadi/ https://www.foxhaber.com.tr/adalet-yuruyusune-saldiri-girisimi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmadi/#respond Sun, 18 Feb 2024 21:51:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3602 Kayseri’den kiraladıkları minibüsü eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı yürüyüşe katılanların üzerine sürmeyi planladıkları iddiasıyla yargılanan ve çeşitli cezalara çarptırılan sanıklardan 19’u, Yargıtay’ın bozma ilamının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar O.K. ve E.E. ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Sanık F.Ö. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile duruşmaya katıldı.

Sanık O.K. savunmasında, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin bozma ilamına bir diyeceği olmadığını söyledi.

“PİŞMANIM”

Yaşanan olaydan dolayı üzgün olduğunu belirten O.K, “Sevdiğim vatanım içinde bir kaosa neden olduğumu cezaevinde sonradan fark ettim. Pişmanım, beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Sanık F.Ö. ise terör örgütü IŞİD üyelerince izlettirilen propaganda videoları ile beyninin yıkandığını iddia etti.

Etkin pişmanlıkta bulunarak, bildiklerini anlattığını dile getiren F.Ö, yapılan eylemden haberi olmadığını öne sürerek, beraatini ve tahliyesini istedi.

Sanık E.E. ise adının böyle bir olayla anılmasından üzüntü duyduğunu, 6 yıl 7 aydır tutuklu bulunduğunu dile getirerek, beraatini ve tahliyesini talep etti.

Diğer sanıklar da suçlamaları reddederek, beraatlerini istedi.

Mahkeme heyeti, sanıklar O.K, E.E. ve F.Ö’nün yurt dışı yasağı ve adli kontrolü ile tahliyelerine hükmederek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

Tahliye kararlarıyla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

NE OLMUŞTU?

Kayseri’den kiraladığı minibüsü, Kılıçdaroğlu’nun, partisinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak başlattığı yürüyüşe katılanların üzerine sürerek saldırı planladığı belirlenen O.K, 5 Temmuz 2017’de Kocaeli’de organizasyon güzergahında yakalanmıştı.

Soruşturma kapsamında Kayseri ve Kocaeli’de 26 zanlı daha gözaltına alınmış, şüpheli M.K. yakalanamamıştı.

Terör örgütü IŞİD’in sözde “emiri” olduğu belirtilen O.K’nin de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında “Anayasa’yı ihlal” ve “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs”, diğer sanıklar hakkında ise “terör örgütüne üye olmak” suçlamalarıyla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.

7 Şubat 2019’da karara bağlanan davada, O.K’ye 14 yıl 7 ay 15 gün, 24 sanığa 4 yıl 2 ay ile 21 yıl 9 ay arasında değişen hapis cezası verilmiş, 2 sanık beraat ederken, firari M.K’nin dosyası ayrılmıştı.

Tanık ve müşteki avukatlarının itirazı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi’nde görülen davada, 21 sanığın kararını hukuka uygun bulan mahkeme, yargılama sürecinde avukatları bulunmayan sanıklar S.K, C.K, B.K, B.Ç, A.K. ve Ş.O’nun dosyasının ayrılıp yeniden yargılanmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine hükmetmişti. Mahkeme heyeti, 6 sanığı, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan, önceki cezaları olan 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırmıştı.

Tarafların davayı Yargıtay’a taşımasının ardından dosyaya bakan 3. Ceza Dairesi, 19 sanık hakkındaki kararı, bazı sanık avukatlarının karar duruşmasına mazeretle katılmaması, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen sanıkların dilekçelerinin dikkate alınmaması ve bazı sanıklar yönünden örgütsel faaliyetleri tespit edilememesine karşın ceza verilmesi gerekçesi ile bozarak, yerel mahkemeye göndermişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/adalet-yuruyusune-saldiri-girisimi-davasinda-tutuklu-sanik-kalmadi/feed/ 0
Erdoğan’ın afişlerini toplatmıştı! Hedef gösterilen hakimin davası buhar oldu https://www.foxhaber.com.tr/erdoganin-afislerini-toplatmisti-hedef-gosterilen-hakimin-davasi-buhar-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/erdoganin-afislerini-toplatmisti-hedef-gosterilen-hakimin-davasi-buhar-oldu/#respond Sat, 17 Feb 2024 21:39:23 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3525 Hizbullah Terör örgütünün vahşet boyutundaki domuz bağlı cinayetleri ve örgütün yakın gelecekteki tehditlerine dikkat çektiği için hedef haline getirilen Hakim Oktay Kuban, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Rehber TV’de HÜDA- PAR Genel Başkan Yardımcısı Avukat Hüseyin Yılmaz ile Mehmet Göktaş, Raif Açar ve Mehmet Sait Özcan tarafından hedef gösterildiği gerekçesiyle haklarında dava açıldı.

Mahkeme, avukat suçlarının Adalet Bakanlığının iznine tabi olması nedeniyle yargılamayı durdurup dosyayı kovuşturma izin için Adalet Bakanlığına gönderdi. Sadece avukat olan sanık yönünden dosyaya tefrik kararı verilerek diğer sanıklar yönünden hukukçu kimlikleri olmadığı için yargılamaya devam edilmesi gerekirken, mahkemenin tüm sanıklar yönünden yargılamaya durma kararı verdiği belirlendi.

Adalet Bakanlığı ise avukat suçlarıyla ilgili 1-2 ay içinde olumlu veya olumsuz yönde görüş bildirirken, hakimin hedef gösterildiği bu dava ile ilgili 3 yıldır herhangi bir karar vermemesi dikkat çekti. Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Rehber TV’de “Rehberde Gündem” adlı canlı yayımlanan programa HÜDA-PAR eski Genel Başkan Yardımcısı Avukat Hüseyin Yılmaz katıldı.

Hizbullah terör örgütüyle ilgili gerekçeli kararları yazan ve örgütün vahşi cinayetlerine, laik Cumhuriyeti yıkma girişimlerine dikkat çeken eski Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Oktay Kuban’ı yayında hedef gösterdiği gerekçesiyle hakkında dava açıldı.

HAKİME “ERGENEKONCU” YAFTASI

Avukat Yılmaz hakim Kuban’la ilgili, “Diyarbakır 6.Ağır Ceza Mahkemesinde ETÖ (Ergenekon Terör Örgütü) ile FETÖ ortaklığı söz konusu. Mahkeme heyetinden birinin ismi Oktay Kuban. Bu şahıs Ergenekon operasyonları sırasında FETÖ’cülerin, ETÖ’cülere yönelik operasyonlarında Ergenekoncuları tahliye eden itirazlarla serbest bırakılan bir hakim. FETÖ ve ETÖ ortak bir şekilde Hasan Kutulman adlı müvekkilimize müebbet cezası verdiler. Yargıtay 9.Ceza Dairesi kararı gözü kapalı tasdik etti” dedi.

Hakim Oktay Kuban 2019’da Erdoğan’ın afişlerini toplatmıştı

YAYINCILARA DA DAVA AÇILDI

Bu röportaj Doğru Haber Gazetesi ve İlke Haber Ajansında da yayımlanınca Avukat Hüseyin Yılmaz ile birlikte ajansın yayın yönetmeni Raif Açar, gazetenin sorumlu yayın yönetmeni Mehmet Göktaş ve gazetenin imtiyaz sahibi Mehmet Sait Özcan hakkında da “Terörle Mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek ve hakaret” suçlarından Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı.

İddianamede, Hakim Oktay Kuban’ın isminin açıkça yayımlanarak haberlerin veriliş şekli de dikkate alındığında kamuoyunu bilgilendirme amacının dışına çıkılarak Hizbullah terör örgütü nezdinde hedef olduğu, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir olgu isnat edildiğine dikkat çekildi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI BASIN KARTLARIMIZ VAR”

İfadesi alınan Avukat Yılmaz, şunları söyledi:

“Ben avukatlık yaparken Oktay Kuban isimli Ağır Ceza Mahkemesi üyesi hakim vardı. Kuban’ın Ergenekon ve Balyoz operasyonlarında bu davaların sanıklarını tahliye etmesi nedeniyle kendisinin de Ergenekoncu olabileceği konuşuluyordu.

Rehber TV’deki programın asıl amacı ihraç edilen hakim ve savcıların vermiş olduğu kararların geçerlilikleri ve bu davaların yeniden yargılamaya konu yapılıp yapılamayacağına ilişkindi. Kendisinin kimliğini açıklama veya hedef göstermek amacıyla belirtmedim.

Kendisinin de bir ideoloji doğrultusunda bir gruba yakın olabileceğini belirtmeye çalıştım. Bildiğim kadarıyla Oktay Kuban isimli hakim şu an görevdedir”

Gazetenin yayın yönetmeni Mehmet Göktaş ise kendisine hürmet edildiği için sembolik olarak adının gazetenin künyesinde geçtiğini belirterek yayın yönetmeni olmadığını söyledi.

Raif Açar’da haberdeki isimleri kaldırıp düzeltme yaptıklarını belirtti. Mehmet Sait Özcan’da habercilik görevinin gereklerini yerine getirdiklerini, kimseyi deşifre etme amacı taşımadıklarını belirterek suçlamaları kabul etmedi.

Özcan, “Şunun bilinmesini istiyorum. 10 yılı aşan bir gazetecilik geçmişimiz var. Amacımız kamuoyunu en doğru şekilde bilgilendirmektir. Bizim Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına bağlı onlarca basın kartı sahibi gazetecimiz var” dedi.

TÜM SANIKLARA DURMA KARARI VERİLDİ

Ağır Ceza Mahkemesi tüm sanıkların ifadelerini aldıktan sonra avukat Hüseyin Yılmaz’ın işlediği suçun avukatlık görevi kapsamında kaldığını, bu suçlara ilişkin düzenlemelerin avukatlık kanununun 58/1 maddesine göre Adalet Bakanlığının iznine tabi olduğunu ve izin alınmadan hakkında dava açıldığı için yargılamanın CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca durdurulmasına karar verdi.

İzin için sadece avukat Yılmaz yönünden durma kararı verilmesi gerekirken, hukukçu kimliği bulunmayan diğer üç sanık hakkında da durma kararı verilmesi hukukçuların da eleştirilerine neden oldu.

Sadece avukat olan sanık yönünden durma kararı verilerek diğer sanıklar yönünden ayırma kararıyla yargılamaya devam edilmesi gerekirken hukukçu olmayan diğer 3 sanık yönünden de durma kararı verilmesi dikkat çekti.

Adalet Bakanlığı ise 3 yıldır henüz bir karar vermediği için bu davanın da sürüncemede bırakılarak sanıklar hakkında zamanaşımından düşme kararı verilebileceği öğrenildi. Dosya 14 Ocak 2021’den beri Adalet Bakanlığı’nda bekletiliyor.

Avukat suçlarıyla ilgili Adalet Bakanlığından istenen soruşturma ve yargılama izinlerine izinlere en geç 2 ay içinde cevap veriliyor.

ERDOĞAN’IN AFİŞLERİNİ TOPLATTI BAŞINA GELMEYEN KALMADI

Diyarbakır’da Ağır Ceza Mahkemesi hakimliği yaparken aynı zamanda Yenişehir İlçe Seçim Kurulu Başkanı olan Hakim Oktay Kuban, 29 Mart 2019 yerel seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın bilboardlara asılan ve üzerinde “İşimiz hizmet, gücümüz millet” yazılı afişlerine toplatma kararı vermişti.

Hakim Kuban, Erdoğan’ın afişindeki fotoğrafında yakasında Türk bayrağı rozeti bulunduğu gerekçesiyle toplatma kararı verdi. Hakim Kuban, Seçim Yasasının 58. maddesine göre siyasi partilerin propaganda afişlerinde ulusal semboller, Türk bayrağı veya dini motiflerin kesinlikle kullanılamayacağına dair kesin hüküm bulunduğunu, bu nedenle kentin Yenişehir İlçesindeki değişik noktalara asılan bilboardlardaki binlerce afişin seçimlere 13 gün kala toplatılması kararı vermişti.

Hakim Kuban aldığı bu kararı Emniyet Müdürlüğü Siyasi Partiler Bürosuna tebliğ edince çok sayıda afiş reklam panolarından indirildi. Kuban’ın aldığı bu karar üzerine merkez Bağlar, Sur ve Kayapınar İlçelerindeki asılı bulunan afişlerde Erdoğan’ın yakasındaki Türk bayrağı rozetinin üzeri siyah boya ile kapatıldı.

AKP İl Teşkilatı ise afiş toplatma kararına karşı İl Seçim Kurulu’na itirazda bulundu. İtirazı inceleyen İl Seçim Kurulu Başkanlığı da afişlerin toplatılması yönünde verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını, doğru ve yerinde bir karar olduğu ifade edilerek itirazın reddini kararlaştırmıştı.

FETÖ’CÜLERİN DE HEDEFİNDEKİ İSİMDİ

Diyarbakır’dan İstanbul’a tayin edilen Hakim Oktay Kuban burada Balyoz ve Ergenekon kumpasıyla tutuklanan ve aralarında emekli Orgeneral Çetin Doğan ile muvazzaf askerlerin de bulunduğu TSK mensupları hakkında itiraz üzerine tahliye kararları verince hedef haline getirildi.

2010 yılında yapısı tamamen değişen ve FETÖ tutuklusu İbrahim Okur’un başkanlığında FETÖ’cülerin kontrolüne geçen HSK tarafından il il sürgüne gönderilen Hakim Oktay Kuban, maruz kaldığı mobbing uygulamalarıyla emekliliğe zorlandı. Ceza yargılamasında kıdemli hakim olmasına rağmen kürsüde pasif görevlere atandı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/erdoganin-afislerini-toplatmisti-hedef-gosterilen-hakimin-davasi-buhar-oldu/feed/ 0
Üvey kızına dışkı yediren anneye verilen ceza isyan ettirdi https://www.foxhaber.com.tr/uvey-kizina-diski-yediren-anneye-verilen-ceza-isyan-ettirdi/ https://www.foxhaber.com.tr/uvey-kizina-diski-yediren-anneye-verilen-ceza-isyan-ettirdi/#respond Tue, 13 Feb 2024 09:45:33 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3315 Kayseri’de yaşayan baba C.Y. (39), oğlu R.Y.’nin (6) 15 Ağustos 2020’de ranzadan düşerek ölmesi sonrası kızı B.Y.’nin ve eşinin davranışlarından şüphelenerek, eve ses kayıt cihazı koydu.

Ses kayıt cihazında Fatma Y.’nin, üvey kızı B.Y.’ye farklı tarihlerde hakarette bulunup, eziyet ettiği ve insan dışkısı yedirdiği ortaya çıktı.

CY.’nin şikayeti üzerine eşi Fatma Y. hakkında ‘eziyet’ suçundan dava açıldı. Kayseri 16’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında tutuksuz sanık Fatma Y., B.Y. ve C.Y.’nin avukatı Mustafa Avşar hazır bulundu.

Fatma Y., “İddia edildiği gibi B.Y.’ye hiçbir kötü muamelem olmadı. C.Y. ile ikinci evliliğimi yaptım. Babası ile evlendiğimde B.Y., 2 yaşındaydı. Ses kaydı alındıktan sonra 2 sene daha evli kaldık. Bir kez boşandık, tekrar evlendik. Böyle bir şey yapmış olsaydım, B.Y.’nin babası benimle ikinci kez evlenmezdi” dedi.

“HAKARET EDİP, OKLAVAYLA DÖVERDİ”

Üvey annesinin kendisine şiddet uyguladığını anlatan B.Y., “Banyoda saçımızı çekiyordu. Kafamızı suya daldırıp, orada bekletiyordu. Babam işten dönünce bize iyi davranıyordu. Hakaret edip, oklavayla döverdi. Tuvaleti yedirirdi, acı biber yedirirdi” diye konuştu.

Mahkeme hakimi, sanık Fatma Y.’yi, ‘çocuğa karşı eziyet’ suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Hakim, sanığın daha önce mahkumiyetinin bulunması, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak sanığın etkin pişmanlık gösterip, yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında ‘iyi hal’ indirimi yapmadı.

Avukat Mustafa Avşar’ın, sanığın en üst sınırdan ceza alması gerektiği gerekçesiyle karara itiraz edip, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıdığı öğrenildi. Diğer yandan B.Y.’nin babası ile Fatma Y.’nin boşanma aşamasında olduğu, davalarının sürdüğü belirtildi.

“2 YIL EZİYETE UĞRAMIŞ”

Karar sonrası B.Y.’nin babası C.Y. ilk kez konuştu. İlk evliliğinden 2 çocuğunun olduğunu, oğlu Recep’in 2020 yılında ranzadan düşerek hayatını kaybettiğini anlatan C.Y., “Oğlumu kara toprağa verdim. Kızımın da davranışlarında değişiklikler görünce evime ses kaydı koymak zorunda kaldım. Kızımın çok ciddi bir eziyete maruz kaldığını üzülerek tespit ettim. Evladım maalesef ki 2 yıl eziyete uğramış. Bunu öğrendikten sonra avukatlarımla yasal sürece başvurdum. Kesinlikle verilen kararı iyi bulmuyorum. Sanığın aldığı 5 yıl hapis cezası çok az. Sanık değil 5 yıl, 15 yıl ceza alsa da evlatlarımın gözünden akan bir damla yaşın karşılığı olamaz. Dosyanın emsal durum olması, ülkemdeki diğer evlatların korunması için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağım. Evlatlarıma çektirdiklerinin karşılığı olmasa da sanığın tutuklanmasını ve en yüksek cezayı almasını istiyorum” dedi.

“NE ZAMAN ADALET YERİNİ BULACAK”

Kızı B.Y.’nin psikolojisinin bozulduğunu anlatan C.Y., “Kızım, sürecin başından beri psikolojik tedavi görüp, terapi alıyor. İlk zamanlarda altına kaçırıyor ve sürekli ağlıyordu. Tedavisi için elimden geleni yapıyorum. Her iki çocuğum eziyet çekti. Oğlum Recep sanık ile aynı evdeyken vefat etti. Kızım 2 yıl boyunca eziyete maruz kaldı. Sanık 5 yıl hapis cezası alıp, duruşma salonundan gülerek çıkıp gitti. Sanık elini kolunu sallayarak gezerken; kızım ile psikolog kapılarında bekliyorum. Yetkililere sesleniyorum. Sizin evlatlarınız et-balık yerken; benim kızıma bu sanık tarafından dışkısı yedirilmiştir. Bu durum hak mıdır? Ne zaman adalet yerini bulacaktır? Evladımın acısı dinecek midir? Yalnızca benim çocuğum için değil, tüm eziyete uğrayan yavrularımız için adalet istiyorum” diye konuştu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/uvey-kizina-diski-yediren-anneye-verilen-ceza-isyan-ettirdi/feed/ 0
15 Temmuz davasında gerekçeli karar: Kanunsuz emirlere karşı durmadılar https://www.foxhaber.com.tr/15-temmuz-davasinda-gerekceli-karar-kanunsuz-emirlere-karsi-durmadilar/ https://www.foxhaber.com.tr/15-temmuz-davasinda-gerekceli-karar-kanunsuz-emirlere-karsi-durmadilar/#respond Fri, 09 Feb 2024 21:12:44 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=3126 Sakarya’da, Yargıtay’ın bozma ilamının ardından yeniden görülen, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine yönelik 145 sanıklı davada, sanıklar hakkında verilen hükmün değişme nedeni gerekçeli kararda yer aldı.

135 SANIK İÇİN KARAR DEĞİŞTİ

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamından sonra yapılan yargılamada 135 sanık hakkında ilk davada verilen hükümleri değiştirdi.

3 Ocak’ta görülen davanın karar duruşmasında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan 12 yıl altışar ay hapis cezasına çarptırılan 52 sanık ile beraat eden 21 sanığa, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan müebbet hapis cezası verildi. Bozma ilamından önce haklarında beraat hükmü verilen 61 sanığın ise “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan 12 yıl 6’şar ay hapisle cezalandırılmasına hükmedildi.

Daha önce beraati kararlaştırılan 1 sanığa “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, beraat eden 4 sanık hakkındaki hüküm ise değişmedi. Hakkında yakalama kararı bulunan 6 sanığın da dosyalarının ayrılmasına hükmedildi.

“DARBECİLER KISMEN BAŞARILI OLDU”

Mahkemece açıklanan 959 sayfalık gerekçeli kararda, 15 Temmuz’da yaşanan olayların tespiti için Çark Kışlası ve Sakarya Valiliği, Seymen ve Kandıra kışlaları ile İl Jandarma Komutanlığı’na ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı, sanıklar hakkında tespit edilen delillerin de ayrı ayrı değerlendirildiği kaydedildi.

Gerekçede, ‘sanıkların darbe girişiminde başarılı olamamışlarsa da vatandaşların müdahalesi öncesinde kısmen başarılı oldukları aktarılarak’ verilen emir doğrultusunda kampüsün etrafını kuşattıkları ve polisleri etkisiz hale getirdikleri, yolları kapattıkları ve Valiliği ele geçirdiklerinin sabit olduğu anlatıldı.

“KANUNSUZ EMİRE KARŞI DURMADILAR”

Valilik Kampüsü etrafında yaşanan olaylarda sanıkların katkısının bulunduğu, kendilerine verilen emir doğrultusunda hareket ettiklerinin anlaşıldığı belirtilen gerekçede, şunlara yer verildi:

– Yaşanan olayların vahamet derecesine bakıldığında sanıkların konumları ve rütbeleri göz önüne alındığında hiçbirisinin aksi davranışta bulunmadıkları, verilen kanunsuz emirlere karşı durmadıkları, vatandaşların canları pahasına karşı koymalarına rağmen asker olan sanıkların tam aksine verilen emirlere koşulsuz olarak uydukları, bu durumun da her bir sanığın darbe girişimini benimsediğini gösterdiği kanaatine varılmıştır.

‘TANKLARA ESKORTLUK ETMEK: ANAYASAL DÜZENİ KALDIRMAYA YARDIM’

Kararda, kamera kayıtlarını destekler nitelikte ve sanıkların darbe teşebbüsüne iştirak etme iradesiyle hareket ettiklerine dair sanık, tanık ve mağdur beyanlarının bulunduğu aktarılarak, ele geçirilen silahlar, araçlar, olayların şekli, çok sayıda yaralananın olması ve olay yerinde ele geçirilen kovanların, 15 Temmuz gecesi yaşananların vahamet derecesini gösterdiği ifade edildi.

Kararda, 73 sanığın fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulüyle “müşterek fail” olarak “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar vermenin gerektiği bildirildi.

Seymen ve Kandıra kışlalarından askeri personelin Valilik’te bulunan ekibe destek olmak amacıyla yola çıktıkları fakat vatandaşların engellemesiyle ulaşamadıkları, jandarma personelinin de Seymen Kışlası’ndan tanklarla gelenlere eskortluk etme şeklindeki eylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı kaydedilerek, bu 3 gruptaki sanıkların eylemlerinin darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle sanıklara “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme” suçundan mahkumiyet kararı vermenin gerektiği tespitinde bulunuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/15-temmuz-davasinda-gerekceli-karar-kanunsuz-emirlere-karsi-durmadilar/feed/ 0
Emniyette idari memuru 15 kurşunla öldürmüştü… ‘İyi hal’ indiriminin gerekçesi açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/emniyette-idari-memuru-15-kursunla-oldurmustu-iyi-hal-indiriminin-gerekcesi-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/emniyette-idari-memuru-15-kursunla-oldurmustu-iyi-hal-indiriminin-gerekcesi-aciklandi/#respond Fri, 26 Jan 2024 21:12:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2657 Daha önce depremzedelere yardım etme meselesi yüzünden tartışan polis memuru Şükrü Koçoğlu ile emniyette görevli idari memur Fevzi Süleyman Sökmen arasında 2 Haziran’da Kocasinan ilçesi Erkilet Bulvarı’ndaki Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nde tartışma çıktı…

Çıkan tartışma sonucu Sökmen, kendisini ölümle tehdit ettiğini iddia ettiği Koçoğlu’ndan şikayetçi oldu.

İkili, 14 Eylül’de bir kez daha Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nde karşılaştı. Çıkan tartışma sonucu Koçoğlu, beylik tabancası ile Sökmen’i öldürdü. Gözaltına alınan Koçoğlu, işlemleri sonrası tutuklandı.

Şükrü Koçoğlu hakkında ‘kasten adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

‘KORKUP GİTMESİ İÇİN DE ÇAY BARDAĞINI YERE FIRLATTIM’

Kayseri 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 Ocak’ta görülen davanın 2’nci duruşmasında öldürme kastı olmadığını söyleyen Şükrü Koçoğlu, “Depremzedelerle ilgili duygu sömürüsünde bulunuyordu. ‘Bu kadar düşünüyorsan, bir maaşını bağışla Süleyman’ dedim. Korkup gitmesi için de çay bardağını yere fırlattım. Beni sürekli rahatsız etti. ‘Süleyman senden ricam, benim olduğum zaman buraya gelme’ dedim. Olay günü Süleyman ile karşılaştık. ‘Bir dakika’ dedim, Süleyman da konuşmak istemedi. Benden kaçarak yangın merdivenine doğru gitti. Ben de konuşmak için arkasından gittim” dedi.

‘KAÇ EL ATEŞ ETTİĞİMİ BİLMİYORUM’

Koçoğlu, şöyle devam etti:

-Süleyman şikayette bulunmuşsun; derdin nedir?’ diye sordum. Süleyman da ‘Benim herhangi bir derdim yok. Her şey orada yazıyor’ dedi.

-Engelli çocuğum olduğunu, ona bakan hasta annesi olduğunu söyledim. Onlar hakkında sırıtarak, ‘İyi yerlerde değerlendiririm’ diye konuşunca, olay meydana geldi ve kendimi kaybettim. Sonrasını hatırlamıyorum.

-Beylik tabancamda sürekli 15 mermi taşıyordum. Kaç el ateş ettiğimi bilmiyorum. Olay bir anda gelişen diyalog sonrası meydana geldi.

-Kesinlikle planlamadım, pişmanım. ‘Yeter artık lan’ ve ‘yarım kalan işimi tamamlarım’ demedim. Olayda bir kastım yok. Amacım sadece konuşmaktı.

MAHKEMEDEN ‘İYİ HAL’ İNDİRİMİ

Sanık avukatı Mustafa Avşar da müvekkili hakkında ‘tahrik’ indirimi yapılması gerektiğini söyledi.

Şikayetçi olduğunu belirten Sökmen’in babası C.S. ise sanığın en ağır cezayı almasını istedi.

Mahkeme heyeti, sanık Şükrü Koçoğlu’nu, ‘kasten adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.

Sanık hakkında ‘iyi hal’ indirimi uygulayan mahkeme, cezayı 25 yıla düşürdü.

‘MAKTUL ŞİKAYET HAKKINI KULLANMIŞTIR’

Mahkeme, sanık hakkında verilen 25 yıl hapis cezası kararının gerekçesini açıkladı.

Sanık savunmalarında ikrar edildiği üzere sanığın şikayetten haberdar olduktan sonra perşembe günü Yeni Mahalle Karakolu’na gittiği, burada şikayet dilekçesini okuyup, içeriğini öğrendikten sonra ifadeyi sonradan vermek istediği, müteveffanın yanına giderek, ‘Süleyman görüşebilir miyiz? Süleyman ayıp oluyor’ şeklinde ifadeleri bulunduğu, ardından da müteveffaya ateş ettiği görülmüştür. Müteveffanın yasal bir hakkı olan şikayet hakkını kullanılması olayı haksız bir fiil olarak kabul edilemeyeceği nedeniyle bu sebebe dayanarak ‘haksız tahrik’ uygulanmamıştır” ifadeleri yer aldı.

‘SANIĞIN ÖFKE SORUNU OLDUĞU AÇIKTIR’

Sanık ile maktul arasındaki anlaşmazlıklara da vurgu yapılan kararda, “Sanık tarafından iddia edilen maktulün sanığın aile üyelerini kastederek ‘ben bakarım, iyi bakarım, iyi yerlerde değerlendiririm’ şeklinde sarf ettiğini iddia ettiği sözlerin ise sanık tarafından alınacak cezanın hafifletilmesi maksatlı, gerçeklikten uzak ve soyut beyanlar olduğu, bu sözlerin müteveffa tarafından söylendiği kabul edilse dahi sanığın hiddet veya şiddetli eleme kapılarak, söz konusu suçu işlemesini gerektirecek nitelikte sözler olmadığı, sanığın öldürme eylemine konu olayın kendisine yönelik küfür veya hakaretler olmadığı, Mart 2023’te başlayan ve zaman zaman yaşanan anlaşmazlıklar sonrası maktulün anayasal hakkı olan şikayet hakkını kullanması sonucu sanığın öldürme eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır. Zira, dosya içindeki personel izleme formuna göre de sanığın öfke kontrolü sorunu olduğu açıktır. Sanığın yargılama aşamalarındaki pişmanlığı nedeniyle de ‘iyi hal’ indirimi yapılmıştır” denildi.

SANIK AVUKATI, KARARA İTİRAZ ETTİ

Mahkeme heyeti, sanığın eylemini ‘tasarlayarak’ işlediğine dair yeterli delilin mevcut olmadığını, bu nedenle sanığın öldürme kastının ani oluştuğu görüşünde bulundu.

Öte yandan sanık avukatı Mustafa Avşar’ın, müvekkiline fazla ceza verildiği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararına itiraz edip, ‘tahrik’ indirimi yapılmasını isteyerek, dosyayı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’ne taşıdığı öğrenildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/emniyette-idari-memuru-15-kursunla-oldurmustu-iyi-hal-indiriminin-gerekcesi-aciklandi/feed/ 0
Thodex vurgunu: Faruk Fatih Özer’e verilen 11 bin yılın gerekçesi açıklandı https://www.foxhaber.com.tr/thodex-vurgunu-faruk-fatih-ozere-verilen-11-bin-yilin-gerekcesi-aciklandi/ https://www.foxhaber.com.tr/thodex-vurgunu-faruk-fatih-ozere-verilen-11-bin-yilin-gerekcesi-aciklandi/#respond Sat, 20 Jan 2024 09:15:26 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2429 Arnavutluk Adalet Bakanlığı tarafından iadesinin ardından getirildiği Türkiye’de tutuklanan kripto para borsası Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’e verilen 11 bin 196 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının gerekçesi yazıldı.

400 BİN TL SERMAYE İLE KURDU

Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan ve taraflara tebliğ edilen 508 sayfalık gerekçeli kararda, yargılama aşamasındaki savunmalar, cumhuriyet savcılığının iddianamesi, mütalaası ve delillere yer verildi. Kararda, Koineks Teknoloji AŞ’nin 20 Eylül 2017’de 400 bin lira sermaye ile kurulduğu, şirketin kurucusu ve yöneticisinin ise sanık Faruk Fatih Özer olduğu belirtildi.

Thodex Platformu adıyla bilinen Koineks Teknoloji AŞ’nin bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı olduğu aktarılan kararda, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının temelde müşterilerine, kripto varlık ve Türk lirası ya da diğer itibari para birimleri arasında alım satım imkanı, kripto varlık transfer işlemi, müşterileri adına kripto varlık saklama hizmeti sağladığı bilgisi verildi.

Kararda, bu hizmet sağlayıcılarının, bünyelerinde yer alan ve “kripto borsa” olarak ifade edilen platformda, müşterilerin birbirleri arasında alım satım gerçekleştirmesine imkan tanıdığı kaydedildi.

YÜKSEK MİKTARLI İŞLEMLER

Alım satıma konu olan varlığın arz ve talebine göre ortaya çıkan fiyatın, varlığın o andaki fiyatını oluşturduğu belirtilen kararda, “Kripto varlıkların sayısı günümüzde binlerle ifade edilmekle birlikte, her kripto varlık türünün tüm kripto borsalarda işlem görmediği, kripto borsalarda genellikle müşterilerin sıklıkla talep ettiği ve likiditesi yüksek olan kripto varlıkların işlem gördüğü anlaşılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

ÜNLÜ İSİMLERİ REKLAM YÜZÜ YAPIP KANDIRDI

Gerekçeli kararda, Thodex’in reklam ve tanıtım faaliyetlerinde kamuoyu tarafından tanınan ünlü kişilerin kullanıldığına işaret edildi. Thodex’in, çeşitli şekillerde diğer kripto borsalarına nazaran daha fazla kar imkanı sunacağına yönelik internet ilanı ve televizyon reklamlarına aldanan mağdurların, bu şekilde iradelerinin fesada uğratıldığı kaydedildi.

Kararda, Thodex’in müşterilerine gerçekte var olmayan varlıkları satması, müşterilere ait varlıkların platform tarafından soğuk cüzdana çıkartıldığının müşterilere bildirilmemesi hususlarının ise hileli hareketler olarak değerlendirildiği aktarıldı.

Thodex adı ve çatısı altında kurulan bu suç örgütünün, sistemin başladığı ilk süreçte müşterilere Thodex üzerinden gerçekleştirmek istedikleri online işlemlere anında veya en geç beklenen sürede yanıt vererek, müşterilerin şirkete olan güvenini artırdığı vurgulandı.

GÜVEN OLUŞTU, MÜŞTERİ SAYISI ARTTI

Kararda, örgütün kazandığı bu aldatıcı güven, promosyon vaatleri ve sistemdeki manipülasyonlar sayesinde mevcut müşterilerinin sayısını artırdığı bildirilen kararda, “Şirket nezdinde müşterilerden elde edilen gerçek varlıklar beklenen doyuma ulaştığında bir anda sonlandırılmış, çoktan soğuk cüzdana aktarılmış ve halihazırda ulaşılamaz hale getirilmiş olan müşteri/mağdur varlıkları sanıklar tarafından bu şekilde ele geçirilmiştir” değerlendirmesinde bulunuldu.

SOĞUK CÜZDAN – SICAK CÜZDAN

Gerekçeli kararda, kripto varlıkların diğer malvarlığı değerlerine göre, izinin sürülememesinin veya takibini sınırlandıracak şekilde işlemlere tabi tutulmasının çok daha kolay olduğuna dikkat çekildi.

Soğuk ve sıcak cüzdan terimlerinin anlatıldığı kararda, şunlar kaydedildi:

– Thodex isimli kripto varlık borsanın ve diğer kripto varlık borsalarının işleyişini bankaya benzetmek gerekirse; bankanın belirli bir süre içerisinde müşterilerinin yatırdığı paraların gün içerisinde kabul ve başka müşteri tarafından talebi halinde hemen ödenebilmek üzere veznede tutulduğu, veznenin kripto varlık borsası açısından sıcak cüzdana benzetilebileceği değerlendirilmiştir.

– Veznede, yani sıcak cüzdanda biriken varlıkların siber saldırı gibi sebeplerle internet bağlantısından uzak olması nedeniyle aktarıldığı kriptolu mecra olan soğuk cüzdan ise bankanın kasasına benzetilebilir. Soğuk cüzdanın fiziken küçük ve taşınabilir ancak şifreyle ulaşılabilir biz cihaz olduğu anlaşılmaktadır. Thodex’de müşterilerin yatırdıkları paralar ilk etapta vezne olarak değerlendirilen sıcak cüzdana aktarılmaktadır.

Kararda, kripto varlıkların Thodex’in veznesi olarak kabul edilebilecek sıcak cüzdandan, yine Thodex’in şifresi kırılamayan kasası olarak kabul edilen soğuk cüzdana aktarılması, bu varlıkların farklı şirketlere verilerek karşılığında altın satın alınması eylemlerinin “suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama” suçunu oluşturduğu bildirildi.

OLMAYAN VARLIKLARI SATMIŞLAR

Thodex’in müşterilerine gerçekte var olmayan varlıkları satması, müşterilere ait varlıkların platform tarafından soğuk cüzdana çıkartıldığının müşterilere bildirilmemesinin hileli hareketler olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Kararda, sanıklardan Faruk Fatih, Güven ve Serap Özer’in, kuruluş aşamasından itibaren örgütü Thodex platformu üzerinden oluşturup yönetmek amacında oldukları belirtildi. Bu sanıkların, örgüt dahilinde dolandırıcılık ve para aklama işlemlerini gerçekleştirmek için gerekli teknik bilgi ve eğitime sahip olmadıkları kaydedilen kararda, bu nedenle teknik işler ve yazılımlar için örgüt üyesi olan diğer sanıklar Ergün Acar, Mesut Can Arbaz, Cem Uzunoğlu ve Onur Can Gündüz’ü kullandıkları bilgisine yer verildi.

Kararda, örgüt üyesi sanıkların ise yöneticilerden aldıkları emir ve talimatlar doğrultusunda örgütün dolandırıcılık ve aklama suçlarını işleyebilmesi için gerekli olan sistemsel programlama, yazılım ve diğer teknik ihtiyaçları hayata geçirdikleri anlatıldı.

PİŞMANLIK BELİRTİSİ YOK

Sanıklara verilen cezalarla ilgili değerlendirmelere de yer verilen kararda, Faruk Fatih Özer ile kardeşleri Güven Özer ve Serap Özer’in suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticileri oldukları yönünde mahkemede kesin vicdani kanaat oluştuğu gerekçesiyle sanıkların bu suçtan cezalandırıldıkları belirtildi.

Gerekçeli kararda, “Sanıkların devam eden yargılama sürecinde suçtan gerçekten pişman olduklarına dair bir emare göstermedikleri gibi yine örgüt bilinci içerisinde savunma yaparak kendilerini ve kendilerinden de önce örgüt yöneticilerini aklamaya çalışır şekilde hareket ettikleri anlaşılmış olup, bu sebeple sanıkların cezalarında takdiri indirim uygulanmamıştır.” değerlendirmesi yapıldı.

26 MİLYAR TL PARA CEZASI

Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 7’si tutuklu 21 sanığın yargılandığı kripto para borsası Thodex’teki “dolandırıcılık” davasına ilişkin kararını 7 Eylül 2023’te açıklamıştı. Mahkeme, tutuklu sanıklar Faruk Fatih Özer, Güven Özer ve Serap Özer’e, “örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olmak”, “nitelikli dolandırıcılık”, “mal varlığı değerlerini aklama”, “bilişim sistemleri kullanmak suretiyle dolandırıcılık” suçlarından 11 bin 196 yıl 10 ay 15’er gün hapis cezası vermişti.

Diğer sanıklara ise çeşitli suçlardan değişen sürelerde hapis cezası veren heyet, 16 sanık hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçundan ise beraat hükmü kurmuştu.

Öte yandan mahkeme, sanıklar Faruk Fatih Özer, Güven Özer ve Serap Özer’e ayrı ayrı 8 milyar 871 milyon 675 bin lira olmak üzere toplamda 26 milyar 615 milyon 25 bin lira adli para cezası vermişti. Heyet, verilen para cezalarının bir kısmının ise 24 ay taksitle ödenmesine hükmetmişti.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/thodex-vurgunu-faruk-fatih-ozere-verilen-11-bin-yilin-gerekcesi-aciklandi/feed/ 0
6 yaşındaki Elif Nur açlıktan ölmüştü! Evde detaylı inceleme yapılacak https://www.foxhaber.com.tr/6-yasindaki-elif-nur-acliktan-olmustu-evde-detayli-inceleme-yapilacak/ https://www.foxhaber.com.tr/6-yasindaki-elif-nur-acliktan-olmustu-evde-detayli-inceleme-yapilacak/#respond Tue, 09 Jan 2024 21:27:18 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2095 Eskişehir’de 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına, sanıklardan amca Sezer T. ve hala Deniz T. ile taraf avukatları katıldı. Babaanne Cihangül K. ise cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunmasını yaptı.

Sanık Sezer T. savunmasında, suçsuz olduğunu iddia ederek, “Yeğenlerim her verdikleri ifadelerde farklı şeyler söylemişler. Hiçbiri birbirini tutmuyor. Benim bu olayla ilgim yok.” dedi.

“BEN O EVDE KALMIYORDUM”

Cihangül K. de hakkındaki suçlamayı reddederek, “Çocuklara ben bakmıyordum, olayın benimle bir alakası yok. Eski eşime nafaka davası açtığım için bana iftira atıyor. Torunumun öldüğünü bile sonradan öğrendim. Ben o evde kalmıyordum, çocuklarla ilgili bir sorumluluğum da yoktu. Uzun süredir tutukluyum, tahliyemi istiyorum.” diye konuştu.

Deniz T. ise çocuklara eziyet ettiği iddiasının doğru olmadığını savunarak, “Ben suçsuzum, uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi talep ediyorum.” ifadesini kullandı.

EV DETAYLI ŞEKİLDE İNCELENECEK

Çocuğun yaşamını yitirdiği Tepebaşı ilçesi Fevziçakmak Mahallesi’ndeki halası Deniz T’ye ait ev ile çevresinin yeniden detaylı şekilde incelenmesine ve sanıkların tutukluluğunun devamına hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 12 Mart’a erteledi.

İDDİANAMEDEN

Tepebaşı ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Uzunpınar Sokağı’nda iki ağabeyi ile yaşayan Nur Elif T, 14 Aralık 2022’de rahatsızlanmasının ardından tedaviye alındığı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde ölmüş, bakımsız kaldığı iddia edilen kızın ölümüne ilişkin gözaltına alınan halası Deniz T, amcası Sezer T. ve babaannesi Cihangir K. tutuklanmıştı.

Babası Gökhan T. ile annesi Sibel T. cezaevinde tutuklu bulunan Nur Elif T’nin ağabeyleri Y.T. (10) ve M.T. (13) ise Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce korumaya alınmıştı.

Adli tıp raporunda, Nur Elif T’nin farklı tarihlerde fiziksel istismara maruz bırakıldığı ve ölümünün uzun süreli beslenme yetersizliğine bağlı gerçekleştiği belirtilmişti.

Ayrıca iddianamede, maktul ve mağdurların insani şartlarda ve insani koşullarda yaşamadıkları, soğuk bir ortamda, eşyasız, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine uygun olmayan koşullarda barındıkları, odadan ayrılmalarına engel olacak şekilde kapıya çan bağlamak suretiyle kapının açılmasından sanıkların haberdar oldukları, mağdur çocukların ve maktulün günlerce herhangi bir besin maddesi yemeden çatı arasında kaldıklarına yer verilmişti.

Elif Nur T’nin günlerce hatta haftalarca aç bırakılarak şüpheliler tarafından ölüme terk edildiği aktarılan iddianamede, mağdurların ise yine açlığa ve susuzluğa terk edildikleri buna rağmen sanıkların bu duruma aldırış etmeden yaşantılarına devam ettikleri, kendileri uygun ortamda ve yeterli beslenme imkanı bulmuşken maktul ve mağdurları bu imkanlardan bilerek mahrum ettikleri aktarılmıştı.

Sanıkların, “çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, korumaya alınan 2 kardeş için “çocuğa karşı eziyet” suçundan 16’şar yıla kadar hapsi isteniyor.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/6-yasindaki-elif-nur-acliktan-olmustu-evde-detayli-inceleme-yapilacak/feed/ 0
Eşini bıçakladı, ‘sadakat’ indirimiyle tahliye oldu https://www.foxhaber.com.tr/esini-bicakladi-sadakat-indirimiyle-tahliye-oldu/ https://www.foxhaber.com.tr/esini-bicakladi-sadakat-indirimiyle-tahliye-oldu/#respond Mon, 08 Jan 2024 21:06:30 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=2038 Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşi Sinem Karadeniz’i (26) 10 yerinden bıçaklayıp, ağır yaraladığı gerekçesiyle 15 yıl hapse çarptırılan, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılanan ve cezası 7,5 yıla düşürülen Ali Karadeniz’e (30) verilen hükmün gerekçesi açıklandı.

Kararda, sanık ile kadının olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı olarak evli oldukları ve birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiği belirtilerek, haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı vurgulandı.

SOKAK ORTASINDA BIÇAKLADI

Otomobil aksesuarları satılan iş yeri bulunan Ali Karadeniz, 30 Eylül 2019’da Kocasinan ilçesi Cengiz Topel Mahallesi’nde boşanma aşamasındaki eşi Sinem Karadeniz’i, başka biriyle yazıştığı ve bu kişiyle yan yana gördüğü iddiasıyla sokak ortasında bıçakladı. Sinem Karadeniz, çağırılan ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından kaçan Ali Karadeniz, polis ekiplerince tutuklandı.

10 BIÇAK DARBESİ ADLİ TIP RAPORUNDA

Adli Tıp Kurumu raporunda Sinem Karadeniz’in vücudunda 10 adet kesici delici alet yarası olduğu belirlendi. Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Ali Karadeniz, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sanık avukatının, cezanın yüksek olduğunu gerekçe göstererek yaptığı itirazla dosya, istinafa taşındı. Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, kararı esastan bozarak, yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Ceza Dairesi’nin bozma gerekçesinde, sanık hakkında ‘haksız tahrik’ indirimi yapılmadığı, cezanın fazla olduğu belirtilerek, dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi.

İSTİNAF KARARI BOZDU CEZA 11 YILA DÜŞTÜ

İstinafın bozma kararının ardından 9 Ekim 2021’de, Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen davanın duruşmasında mahkeme heyeti, sanık Ali Karadeniz’i, 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. ‘Haksız tahrik’ indirimi de uygulayan mahkeme heyeti, cezanın 11 yıl 3 aya düşürülmesine hükmedip, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

YARGITAY 11 YILI YÜKSEK BULDU

İtiraz üzerine dosya bu kez Yargıtay’a taşındı. Dosyanın geldiği 1’inci Ceza Dairesi, yaptığı incelemede bozma kararı verdi. Yargıtay, mağdur kadının, eşiyle evlilik birliği devam ederken başka birisi ile ilişkisi olduğu bu yüzden de sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle sanık Ali Karadeniz’e fazla ceza verildiğini belirtti.

Yargıtay bozma ilamında, sanığa yönelen ve ‘haksız tahrik’ teşkil eden olayların ulaştığı boyut dikkate alındığında, yerel mahkeme tarafından makul oranda ‘haksız tahrik’ indirimi uygulanarak, yeniden hüküm kurulması gerektiği görüşünde bulunuldu. Yargıtay, sanık Karadeniz’e fazla ceza verildiği gerekçesiyle, kararı hukuka aykırı bularak dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.

CEZASI İKİNCİ KEZ İNDİRİLDİ, TAHLİYE OLDU

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bozma kararının ardından geçen yıl 29 Kasım’da sanık Ali Karadeniz, yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya mağdur Sinem Karadeniz katılmadı. Yargıtay bozma ilamına karşı sözleri sorulan sanık Karadeniz, “Diyeceğim bir şey yok. Tahliyemi istiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, sanık Karadeniz’i, ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle önce 18 yıla, ‘haksız tahrik’ ile 9 yıla, ‘iyi hal’ indirimi ile de 7 yıl 6 aya indirilmesine karar verdi. Heyet, sanığın cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetti.

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme heyeti, sanık Karadeniz’e verilen 7 yıl 6 ay hapis kararının gerekçesini de açıkladı. Gerekçede sanık ile katılanın, olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı olarak evli oldukları ve birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiğine vurgu yapılarak, “Tanık O.E.’nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında da anlaşılacağı üzere katılanın, sanık ile evli olduğu dönemde başka bir kişi ile aynı evde yaşadığının sabit olması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik nedeni oluşturacağı ve tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmış, sanığa yönelen haksız tahrikin ulaştığı boyut nazara alınarak, sanık lehine makul oranda haksız tahrik indirimi tatbik edilmiştir” görüşünde bulunuldu.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/esini-bicakladi-sadakat-indirimiyle-tahliye-oldu/feed/ 0
Eroin dolu mideyle 500 kilometre yol yaptılar https://www.foxhaber.com.tr/eroin-dolu-mideyle-500-kilometre-yol-yaptilar/ https://www.foxhaber.com.tr/eroin-dolu-mideyle-500-kilometre-yol-yaptilar/#respond Sun, 31 Dec 2023 09:15:34 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1727 Diyarbakır’da polisin gerçekleştirdiği operasyonda Hakkâri Yüksekova’dan midelerindeki kapsüller içinde eroin taşıdıkları belirlenen 4 zanlının yargılanmasına Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmada tutuklu sanıklar, G.A, İ.B, S.P ve U.Ç etkin pişmanlık talebinde bulundalar.

“SUYA BATIRIP YUTTUKTAN SONRA YOLA ÇIKTIK”

G.A ifadesinde, “S.P beni arayıp Hakkâri Yüksekova’da olduğunu söyledi. Eroin kullanmadığı için kalitesine bakmamı isteyince bende Diyarbakır’dan oraya gittim. İ.B’nin evinde kalıyorduk. S.P eroini getirdi ve birlikte kapsülleri suya batırıp yuttuk. Sonra Diyarbakır’a gelmek için yola çıktık. Polisler bizi durdurunca midemizde eroin taşıdığımızı söyledim. Hastaneye giderek eroin dolu kapsülleri çıkardık. Ben, İ.B ve U.Ç’nin yuttuğu bütün eroinler S.P’ye aittir” dedi.

WHATSAPP’TAN RANDEVULAŞMA

Sanık İ.B ifadesinde, 40 adet kapsülü bol su içerek yuttuğunu belirterek, “Kapsülleri yutarak Diyarbakır’a götürmem karşılığında 20 bin lira alacaktım. Yola çıkınca S.P ‘Beni Batman’a kadar hiçbir şekilde aramayın, mesaj atmayın. Sadece Whatsapp uygulamasına giriş-çıkış yapın. Son görülme saatinizden Batman’da olduğunuzu anlarım’ dedi. Polisler durdurunca eroin yuttuğumu itiraf ettim” dedi. Sanık U.Ç de, uyuşturucuyu para karşılığı yuttuğunu, kendisine ait olmadığını belirterek, “Eroinler S.P’ye aittir. Kendisi Yüksekova’da İranlı bir uyuşturucu tüccarından satın aldı” dedi.

“KALİTE KONTROLÜ YAPARAK SATIN ALDIM”

Eroinin sahibi S.P de “İranlı Halo lakaplı biriyle tanıştım. İyi derecede Kürtçe konuşuyordu. Benim eroin bulmak için arayış içinde olduğumu anladı ve açık konuş, rahat ol dedi. 700 gram eroini 125 bin TL’ye aldım. Bana kalite testi için içimlik numune verdi. Ben de eroin kullanmadığım için G.A’yı Diyarbakır’dan Yüksekova’ya çağırdım. G.A malın kaliteli olduğunu söyledi. İranlı bunu yutma kıvamına getirmesi için benden 5 bin lira daha aldı. Bende saf eroin değilse ne yapacağız. Sana nasıl güvenebilirim diye sorduğumda gofret kutusu içinde eroin kapsülü getirdi. Bana içinden herhangi birini seç teste gönder dedi. G.A da kendisinin içtiği eroinle aynı olduğunu belirtince malı aldık. Polisler bizi yakalamasaydı Bağlar İlçesinde toplu olarak satacaktım, pişmanım” dedi.

24 YILDAN 13 YILA İNDİRİLDİ

Mahkeme, sanıkların yakalandıktan sonra sevk edildikleri adli tıp kurumunda çekilen röntgen filmlerinde midelerinde 224 gram 33 kapsül ve 285 gram 40 kapsül, 840 gram 48 kapsül halinde eroin ele geçirildiğini belirtti. Mahkeme, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde ticari amaçlı eroini Diyarbakır’a getirdiklerini belirterek 4’ünü de önce uyuşturucu madde ticareti yapmaktan 11’er yıl hapisle cezalandırdı.

Eroin olduğu için cezada artırım yapılarak 16 yıl 6’şar aya çıkarılan bu ceza daha sonra birden fazla kişi ile gerçekleştirildiği için 24 yıl 9’ar aya çıkarıldı. Sanıkların polisin durdurmasıyla birlikte işledikleri suçun açığa çıkmasına katkı sağlayarak etkin pişmanlık gösterdikleri için cezaları 13 yıl 9’ar aya indirilerek tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/eroin-dolu-mideyle-500-kilometre-yol-yaptilar/feed/ 0
Okul çevresinde satış yapan üç uyuşturucu tacirine rekor ceza https://www.foxhaber.com.tr/okul-cevresinde-satis-yapan-uc-uyusturucu-tacirine-rekor-ceza/ https://www.foxhaber.com.tr/okul-cevresinde-satis-yapan-uc-uyusturucu-tacirine-rekor-ceza/#respond Sat, 30 Dec 2023 09:09:38 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=1692 Diyarbakır’da ilk ve orta öğretimde öğrenim gören öğrencilerin bulunduğu okulların çevresinde torbacılık yapan biri Suriye uyruklu üç uyuşturucu taciri 28 yıl 1’er ay 15’er gün hapisle cezalandırıldı. Mahkeme tutuklu iki sanığın tutukluluğunun devamına karar verirken, tutuksuz bir sanık hakkında da yakalama kararı çıkardı. Mahkeme, sanıkların okul çevresinde uyuşturucu satarak burada hedef kitle oluşturma girişiminde bulundukları için sanıkları en üst sınırdan cezalandırdı ve hiçbir indirim uygulamadı.

Diyarbakır’da okul çevresinde uyuşturucu satan torbacılara mahkemeden rekor ceza geldi. Merkez Bağlar İlçesindeki ilk, orta ve lise öğrencilerini gözlerine kestiren Suriye uyruklu Heni Sefer, Bayram Can ile Baver Atlı’nın yargılanmalarına Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

İÇİCİ OLDUĞUNU İLERİ SÜRDÜ

Sanık Baver Atlı “Ben içiciyim. 1 fişek almak için Suriyeli Heni’nin yanına gittim. Mahallemize taşındığından beri bu işi yapıyor. Polisler eve gelince krize girip balkondan atladım, ama kaçmayıp teslim oldum” dedi. Sanık Bayram Can da uyuşturucu ve uyarıcı hap kullanıcısı olduğunu belirterek “Kız arkadaşımdan ayrıldığım için moralim bozuktu. Heni’den uyuşturucu almak için yanına gittim sonra polis beni yakaladı. Heni ile Baver uyuşturucu satarlar” diye konuştu.

KANLARINDA UYUŞTURUCU ÇIKMADI

İçici olduğunu iddia eden sanığın idrar laboratuvar sonuçlarında uyuşturucu ve uyarıcı maddeye rastlanılmadığı rapor edildi. Sanık bu rapora karşı “Az içtiğim için çıkmamış olabilir” diyerek kendini savundu. 10 yıl önce Suriye Halep’ten Türkiye’ye geldiğini belirten Heni Sefer ise “Türkçeyi, okuma ve yazmayı burada öğrendim. Karton toplayıp hurdacılıkla geçiniyorum. Ben kullanıcıyım, satıcı değilim. AMATEM’de tedavi gördüm ve şu anda ara sıra alkol alıyorum. Ama Baver ile Bayram hem içer, hem de satar. Bayram bana 20 fişek esrar verip Baver’e götürmemi istedi. Beni satmaya ikisi zorladı. İdrar sonucumun da nasıl pozitif çıktığını anlamış değilim” dedi.

KAYNARTEPE MAHALLESİ’NDE YOĞUN UYUŞTURUCU VAR

3 uyuşturucu tacirini yakalayan narkotik polisleri de tanık olarak ifadelerinde “Kaynartepe Mahallesi’nde yoğun uyuşturucu ticareti yapılmaktadır. İstihbari bilgi üzerine 3 zanlıyı da fiziki takibe aldık. İzleme yaparken alışveriş yaptıklarını gördük. Heni’ye para verdiler, o da zulanın olduğu yere gidip uyuşturucu getirdi” iddiasına yer verdi.

OKULA 200 METREDEN DAHA YAKIN SATIŞ

Mahkeme, sanıkların üçünün de okula 200 metre mesafeden daha yakın noktada uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yaptıklarını, sokak başlarını ara ara kontrol edip çevreye karşı aşırı duyarlı ve hassasiyet gösterip zulaladıkları uyuşturucuyu sattıklarını belirtti. Mahkeme sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek okula 200 metreden daha yakın mesafede uyuşturucu ticareti yaptıkları için TCK’nın 188/4-b maddesi uyarınca cezalarında yarı oranında artırım yapıldığını belirtti. Mahkeme, sanıkların birden fazla kez aynı suçu aynı bölgede işlemiş olmaları nedeniyle verilen cezada 1/4 oranında artırım yapılması gerektiğine dikkat çekti.

OKUL ÇEVRESİNDE SATTIKLARI İÇİN ARTIRIM YAPILDI

Mahkeme sanıkları uyuşturucu ticareti yapmaktan önce 10’ar yıl hapisle cezalandırdı, ardından suçun okul sınırları dahilinde işlenmiş olması nedeniyle cezayı 15’er yıla çıkardı. Suçu birden fazla kişi ile işledikleri için ceza daha sonra 22’şer yıl 6’şar aya çıkarıldı.

Bu suçu birden fazla kez okul çevresinde işleyen sanıkların cezası 1/4 oranında daha artırılarak 28’er yıl 1’er ay 15’şer güne çıkarıldı. Sanıklar 46 bin 860’şar lira da adli para cezasıyla cezalandırıldı. Suriyeli Heni Sefer ile Bayram Can’ın hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilirken; tutuksuz Baver Atlı hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/okul-cevresinde-satis-yapan-uc-uyusturucu-tacirine-rekor-ceza/feed/ 0