
Doç. Dr. Seyhan Us Dülger
BU TEHLİKELERE DiKKAT!
Elektronik sigaralar, solunum hastalıklarına sebep olmasının yanı sıra; pıhtılaşma bozuklukları, kan basıncının artması (hipertansiyon), kalp hızının artması (taşikardi), ritim bozuklukları (aritmi), koroner arter hastalığı (ateroskleroz), aort genişlemesi gibi kalp damar sisteminde zararlara; mide bulantısı, mide yanması, ağız kuruluğu, hazımsızlık, ishal gibi gastrointestinal sistem bozukluklarına; kısırlık, insülin direnci ve gebelikte tip 2 diyabet, obezite ile sonuçlanan hormonal etkilere; kas titremesi, baş dönmesi, baş ağrısı, uyku bozuklukları, anormal rüyalar, sinirlilik, baş dönmesi gibi nörolojik bozukluklara neden olabiliyor.
ÜRETİMİ VE SATIŞI YASAK
Türk Toraks Derneği olarak; tütün kontrolü için önerilen düzenlemelerin, sigara ve sigara dışı tütün ürünlerinin satış ve pazarlamasını zorlaştırabilecek şekilde uygulanmasını; elektronik sigaraların ülkemize girişinin kesin ve sürdürülebilir olarak engellenmesini talep ediyoruz. Ülkemizde satış ve üretimi yasak olan e-sigaraların, gerçek hayatta internetten ve hatta fiziki satış noktalarından, bu denli kolay ulaşılabilir olması kabul edilemez.

BEYİN GELİŞİMİNİ DE BOZUYOR
E-Sigaralar çocuklarda ve gençlerde, öğrenme zorluğu, beyin gelişiminin bozulması gibi çok daha kötü sonuçlara yol açmaktadır. Ülkemizde satışı yasak olmasına rağmen, gençlerin kolaylıkla ulaştığı Puff Bar’ların içinde tam olarak neyin (Nikotin/Esrar) bulunduğunu kontrol eden ve engelleyen bir sistem yoktur; içinde esrar bulunan Puff Bar’ın 1 kez kullanımıyla dahi akut psikoz nedeniyle acile başvuran çocuklar/gençler görülebilmektedir.

Prof. Dr. Metin Akgün
YENİ BAGIMLILAR YARATIYOR
Türk Toraks Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Metin Akgün de elektronik sigaraların (e-sigaralar), tütün endüstrisinin gerçek dışı iddialarla pazarladığı, aslında ‘tütün dumanı solumayı taklit eden’ cihazlar olduğunu belirterek, bu cihazların tehlikelerini şöyle anlattı: Daha az zararlı olduğu iddia edilen tüm e-sigaralar, değişen miktarlarda nikotin ve zararlı kimyasallar içerir. Nikotinsiz olduğu iddia edilen bazı ürünlerin de nikotin içerdiği tespit edilmiştir. E-sigaralar, giderek sigaradan farklılaşan cihazlar haline gelirken; daha önceki modellerde bulunan sıvı nikotinin yerine daha yüksek doz nikotin salıveren nikotin tuzu kullanılan cihazlar (Pod Mod) piyasaya sürülmüştür. Puff Bar’lar gibi tek kullanımlık olan bu pod mod cihazlar, birçok zararlı kimyasalın yanı sıra çok yüksek doz nikotin içerebilmektedir. Sözde “daha az zararlı” diye sigara içenlere alternatif olarak sunulan elektronik sigaralar, aslında yeni bağımlılar yaratmakta ve sonrasında geleneksel sigarayla birlikte kullanılmaktadır. Çünkü yüksek doz nikotin içeren Puff Bar’lar ile nikotin bağımlısı olan gençlerin, diğer tütün ürünlerini de kullanması kaçınılmazdır. E-sigara içen gençlerde, geleneksel sigara alımının da 3 kat arttığı gösterilmiştir.
]]>Belediyenin borçları ve tespit ettikleri bazı özel durumlara ilişkin açıklama yapan Duran, önceki dönemde belediyenin taşınmaz satışlarından 112 milyon TL gelir elde etmesine rağmen 108 milyon lira borcunun olmasını kamuoyunun takdirine bıraktığını söyledi.
BEŞ ARACA AYLIK 450 BİN TL
Göreve geldiklerinde belediyede makam arabasının da aralarında bulunduğu 5 kiralık araca aylık 450 bin ödendiğini tespit ettiklerini belirten Duran, ilk iş olarak kira sözleşmelerini iptal ederek belediyeyi bu maliyetten kurtardıklarını kaydetti.
BELEDİYENİN SANDALYESİ KAHVEHANEDE
Atıl durumda olan Değirmen Cafe’nin 23 Nisan’a kadar hizmete açılması için gerekli girişimlerde bulunduklarını anlatan Duran, “Trajik olan bir konu var ki Değirmen Cafe’nin masa ve sandalyeleri seçim için Tırmısın Mahallesi’nde bir kahvehanede çıkmıştır. Bu belediyenin olanaklarının seçimde ne denli kötü kullanıldığının göstergesidir” diye konuştu.
”ÇÖP BİDONU BİLE YOK”
Göreve geldiğinde ilçede gerekli çöp bidonunun dahi olmadığını gördüklerini kaydeden Duran, ricayla Muratpaşa Belediyesi’nden 35 çöp bidonu aldıklarını söyledi.
ARSALARDAN BEŞİ AYNI AİLEYE
Belediyenin 2023 yılı içinde sattığı arsalardan 5’inin bir aileye odaklı yapıldığını tespit ettiklerine dikkati çeken Duran, “Ortaya çıkan bir kamu zararı olduğunu gördük. Biz bunun kesinlikle takipçisi olacağız. Aynı ailenin sanayide 4 tane dükkan alması ve sanayi bölgesinde hazineye ait bir arsanın el altından aynı aileye doğru kanalize edilmesinin kesinlikle tesadüf olduğunu düşünmüyoruz. Belediye olarak bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“ARAÇ KİRALAMAYACAĞIZ”
Kendi döneminde Demre Belediyesi’nin satış yapmayacağını, aksine kazanmak üzerine çalışacaklarını kaydeden Duran, “Araçlardan bahsediyorum. Önümüzdeki dönemde bu borçlarla ilgili bazı satışlar meydana gelebilir. Ama biz keyfiyete dayalı olarak araç kiralamayacağız, böyle astronomik satışlar yapmayacağız. Bu borçlar ağlama duvarımız da olmayacak. ‘Biz göreve geldiğimizden itibaren belediyenin durumunu, borcunu, yaptıklarını açıklayacağız’ dediğimiz için kamera karşısındayız” dedi.
”MİTİNGLERDE ÇALIŞTIRIP İKİ KATI MAAŞ ÖDEDİLER”
Seçim sürecinde belediye personelinin seçim büroları ve seçim gezilerinde görevlendirildiğini, bu personele 2 katı maaş ödendiğini tespit ettiklerini belirten Duran, “Emek gösteren insanlara bedelini ödemek doğrudur. Ama belediyeden bazı arkadaşlara yüksek maaş ödeyip diğer arkadaşların bu konuda mağdur olmaları adaletli değildir” ifadesini kullandı.
Demre sahillerine yönelik çalışmaları nedeniyle önceki dönem belediye başkanına teşekkür eden Duran, sahil bandıyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediye arasındaki hukuki sürecin devam ettiğini, sahillerin korunması için hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
BELEDİYENİN GÜNCEL MALİ DURUMU
Demre Belediye Başkanı Fahri Duran, belediyenin geçmiş dönemden kalan borçları, satış gelirleri ve mali tablosunu belediye binasına astı. Duran’ın açıklamasına göre, belediyenin mali tablosu şöyle:
Banka mevcudu: 601 bin 524 TL
Piyasa borcu: 38 milyon 208 bin 352 TL
Taahhüt edilmiş borç: 53 milyon 534 bin 216 TL
Kredi borcu: 7 milyon 931 bin 670 TL
Kurumlara borç: 8 milyon 376 bin 292 TL
Demre Hizmet Ltd. Şti. Borcu: 713 bin 514 TL
Toplam borç: 108 milyon 162 bin 520
1 Nisan 2019-31 Mart 2024 tarihleri arası satışı yapılan arsa ve araç listesi:
Satılan araçlar (2 adet): 1 milyon 434 bin 325 TL
Satılan taşınmazlar 2019-2021 yılları arasında (Bozdağ arsa-82 adet): 12 milyon 390 bin 334 TL
Satılan taşınmazlar (mesken-dükkan-tarla-8 adet): 5 milyon 819 bin TL
Satılan taşınmazlar (Sanayi dükkanları-86 adet): 57 milyon 486 bin 130 TL
Satılan taşınmazlar 2023 yılı (Bozdağ arsa-13 adet): 34 milyon 910 bin TL
Satışlarla sağlanan toplam belediye geliri: 112 milyon TL
]]>Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, yılın ilk çeyreğinde 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 25,2 büyüyerek 295 bin 519 adet oldu.
Bu dönemde, otomobil satışları yüzde 33,05 artarak 233 bin 389 adet, hafif ticari araç satışları da yüzde 2,6 artışla 62 bin 130 adet olarak kayıtlara geçti.
HANGİ ÇİNLİ MARKALAR VAR?
ODMD listesine yeni Çin firmalarının da dahil olmasıyla pazardaki toplam marka sayısı 53’e yükseldi.
Bu markalara ülkeler özelinde bakıldığında, Fransız ve Almanların ağırlıkta olduğu görülüyor. Yerli üretim yapan markaların yanı sıra Güney Kore ve Japonya markaları da pazarda güçlü oyuncular arasında yer alıyor.
Türkiye otomotiv pazarında Skywell, MG, Chery, Leapmotor, Seres, Maxus, Hongqi, DFSK, BYD ve NETA olmak üzere 10 Çin menşeli marka bulunuyor.
DFSK ve Chery içten yanmalı motora sahip otomobilleri Türkiye pazarında satışa sunarken, MG, hem elektrikli hem içten yanmalı, diğer markalar da elektrikli modelleriyle boy gösteriyor. Lüks segment otomobil satan Voyah ODMD’de listelenmiyor. Ayrıca DFSK ve Maxus markaları hafif ticari araç satışı da gerçekleştiriyor.
EN FAZLA TERCİH EDİLEN ÇİN MARKALARI
Çinli otomotiv firmalarının Türkiye’deki ocak-mart döneminde elde ettikleri satış rakamlarına bakıldığında, Chery, 15 bin 467 adetle ilk sırada yer aldı. MG, 5 bin 949 satışla ikinci ve BYD de 550 ile üçüncü oldu.
DFSK, otomobil ve hafif ticari olmak üzere 170 satışla dördüncü, Skywell 96 adetle beşinci sırada konumlandı.
Çin otomotiv firmalarının Türkiye’deki toplam satışları (otomobil ve hafif ticari) yılın ilk üç ayında 22 bin 411’e, otomotiv pazarından aldıkları pay da yüzde 7,58’e ulaştı.
Çin markaları arasında DFSK ve Maxus’un ticari araç satışı da bulunuyor. Bu iki markanın hafif ticari sarışları hariç tutularak, sadece otomobil özelinde bakıldığında Çin markalarının satışı, 22 bin 263 ve otomobil pazar payı da yüzde 9,53 oldu.
Çin otomotiv markalarının ocak-mart döneminde Türkiye’de yaptıkları satış rakamları şöyle:

KORE VE JAPON MARKALARI
Çin markalarının en büyük rakiplerinden Japon markalarının Türkiye satışları ise Toyota, Lexus, Honda, Nissan, Suzuki ve Subaru gibi markalarla 30 bin 822 ve pazar payı da yüzde 10,15 oldu. Böylece toplam 22 bin 411 araç satışıyla Türkiye pazarındaki konumlarını güçlendiren Çin markalarının, Japon markalarına yaklaştığı görüldü.
Türkiye’de Hyundai, Kia ve SsangYong gibi markalarla faaliyet gösteren Güney Kore markalarının toplam satışları ise 22 bin 292 seviyesinde gerçekleşerek Çin markalarının gerisinde kaldı.
Öte yandan, Türkiye’yi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak gören Çin markalarının, Türkiye’de üretim yapıp yapmayacağı bilinmiyor.
Bazı ilgili şirket yetkilileri, Türkiye’nin Çin markaları için üretim ve batarya yatırımı anlamında en büyük adaylardan olduğunu ancak elektrikli otomobillerle ilgili düzenlemeleri ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti.
]]>FİNANSMAN İÇ PAZAR İÇİN ÖNEMLİ
Eroldu, uzun vadede Türkiye ekonomisine fayda sağlayacak olan enflasyonu düşürmeye yönelik politikaların kısa vadede talebi baskılayacağını kaydetti. Bu noktada iç pazarın önemine dikkat çeken Eroldu, “Talebin belirli bir seyirde devamlılığı ve öngörülebilirliğin sağlanması için finansman kısıtlamalarının belli bir dengede yönetilmesi iç pazar için önem taşıyor” dedi.
Yeşil dönüşüm ve teknoloji belirleyici olur
2024 yılında otomotiv ürünlerinde tercihleri yeşil dönüşüm ve teknolojinin belirlemeye devam edeceğini kaydeden Cengiz Eroldu, şunları söyledi: “Öne çıkan en önemli konu yeşil dönüşümün tetiklediği alternatif yakıtlı araçların yayılımı. Diğer önemli konular ise otonom araçlar ve akıllı araç teknolojileri. Tüm bu gelişmeler araçların içinde bir devrim yaratmaya devam ediyor. Dokunmatik ekranlar, sanal asistanlar ve gelişmiş güvenlik sistemleri yalnızca bir başlangıç. 2024 yılında bu teknolojik yolculuk devam edecek ve bağlantılı araçlar ve akıllı teknolojiler artmaya devam edecek. Endüstri geliştikçe, ürün tasarımı sanat, teknoloji ve çevre bilincinin birleşimiyle şaşırtmaya, devam edecek.”
Büyümenin devamı için etkili politika şart
Ocak-şubat döneminde yıla hızlı bir başlangıç yapan sektördeki bu artışın temelinde yılbaşında güncellenen engelli muafiyeti fiyat baremi olduğunu kaydeden Cengiz Eroldu, “Bu sonucun dönemsel olduğunu söylemek mümkün. Pazarın artışına devam etmesi için etkili politikalara ihtiyaç olduğu açık” dedi.
OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE YENİ TRENDLERİ MASAYA YATIRDILAR
Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt: Hibrit araçlar dizeli hızla geride bırakıyor
2024’ün farklı bir yıl olmasını beklediklerini kaydeden Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, “Ekonomide bir miktar yavaşlama olabilir ve bunun otomotiv pazarı üzerinde olumsuz etkileri olacağını tahmin ediyoruz” dedi. Mart ayı sonuna kadar satışların yüksek seyredeceğini, mali politikanın kalan 9 aya nasıl yansıyacağını takip edeceklerini kaydeden Bozkurt, “Tüketicinin otomobile daha kolay ulaşmasını sağlamak adına Özel Tüketim Vergisi matrahlarının ivedilikle güncellenmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Şu anda tüm modellerin yüzde 80’lik dilime giriyor olması matrahlarda bir güncelleme gerekliliğine yol açıyor. İzlenecek mali disiplinde, bu öncelikli görünmüyor olabilir ancak biz bunun kesinlikle gerekli olduğundan yanayız” diye konuştu. Toyota olarak son birkaç aydır üreticinin de desteğiyle düzenledikleri büyük kampanyalara olabildiğince devam etmeyi hedeflediklerini belirten Bozkurt, 2024’ün öne çıkan tercihlerine ilişkin de şu bilgileri verdi: “Ocak ayı verilerine baktığımızda, 80 bin civarında gerçekleşen toplam pazarın yüzde 65’ini benzinli motorlar, yüzde 16’sını hibrit araçlar, yüzde 12’sini dizel ve yüzde 6’sını da elektrikli araçlar oluşturdu. Hibrit araçların dizelleri geride bıraktığı bir dönemden geçiyoruz.”
BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun: Tarihin en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyoruz
Birçok Çin menşeli elektrikli araç Türkiye pazarına giriş yapıyor. 2023’ün son çeyreğinde Türkiye pazarında yerini alan BYD de bunların arasında yer alan köklü markalardan biri. BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, otomotiv sektörünün, tarihinin en büyük dönüşümlerinden birini yaşadığını belirterek, “Özellikle elektrikli araçlar ve bataryalar konusunda uzmanlığa sahip lider elektrikli araç üreticisi BYD markası da deneyimi ile en çok konuşulan markalardan biri oldu” dedi. Ergun, “Biz ALJ Grubu olarak, 80 yıllık global ve 30 yıldan uzun Türkiye deneyimimizle, BYD’nin uzun yıllar Türkiye’de hizmet vereceği en üst düzey satış ve satış sonrası altyapımızı oluşturmaktayız. 2024 sonunda 20-25 bayimiz ile faaliyet göstermeyi hedefliyoruz” diye konuştu. BYD’nin Avrupa pazarında hızlı bir büyüme gösterdiğini, Türkiye’nin de buna katkı verecek en önemli pazarlardan biri olarak öne çıktığını kaydeden Ergun, “BYD modelleri, ulaşılabilir premium olarak konumlamasıyla, rakiplerine oranla çok daha yüksek standart donanımlarıyla öne çıkıyor. Şu anda tamamen elektrikli aracımız BYD ATTO 3’ün satışını gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki dönemde şarj edilebilir hibrit teknolojisine sahip BYD SEAL U DM-i modelimizi, Avrupa’da ilk satışa sunan ülke olmaya hazırlanıyoruz” bilgisini verdi.
Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik: Otomotivde iç pazarı vergide düzenleme korur
Yıla iyi başlayan otomotiv sektöründe iç pazarın korunması büyük önem taşıyor. Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, bu doğrultuda atılacak en önemli adımın vergilendirme sistemini gelişmiş ülkelerdeki gibi emisyona dayalı, daha çevreci bir zemine oturtmak olduğunu belirtti. Diğer önemli konunun ise finansmana erişim olduğunu söyleyen Tiftik, “Yerel seçimler, jeopolitik ve ekonomik gelişmeler senenin ilk yarısındaki satış performansı için belirleyici rol oynayacak” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre ülkemizdeki araç parkının ortalama yaşının 15 olduğunu hatırlatan Tiftik, “Bu istatistik Türkiye’nin araç parkının ne kadar yaşlı olduğunu gösteriyor. Araca erişim konusu tüketiciler için aşılması gereken bir problem olduğundan, markaların dönemsel olarak uyguladığı kampanyalar satışları olumlu etkiliyor” diye konuştu ve bu kampanyaların desteklenmesi gerektiğini belirtti. 2024 tercihlerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Tiftik, şunları söyledi: “Tüketiciler karbon ayak izini azaltmanın yollarını ararken otomotiv sektörü de büyük bir değişim sürecinden geçiyor ve yollar elektrifikasyona çıkıyor. Borusan Otomotiv Grubu olarak temsilcisi olduğumuz markaların en yeni ve güncel modellerini 2024 yılında da müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.”
Peugeot Türkiye Genel Müdürü Gülin Reyhanoğlu: 2024 yılı elektriklenme yılı olacak
Bu yılı “elektriklenme yılı” ilan eden Peugeot’un, bayilerinin altyapıları da hazır. Geçen yılın son 4-5 ayında binek pazarının içinde yüzde 10-12’ler gibi elektrikli araç pazar payı oluştuğunu hatırlatan Peugeot Türkiye Genel Müdürü Gülin Reyhanoğlu, “Biz bu büyüme trendinin bu sene de devam edeceğini düşünüyoruz” dedi. Yıl toplamında 100 bin-120 bin bandında, yani toplam pazarın yüzde 10’una denk gelecek bir elektrikli araç pazarını bu sene de beklediklerini kaydeden Reyhanoğlu, “Biz bu pazardan da kendi araç satışlarımızın toplamının yaklaşık yüzde 15’ini elektrikli yapmak niyetindeyiz” diye konuştu. Reyhanoğlu, Peugeot’un globalde ilan edilmiş E-Lion adında bir elektrikli araç stratejisi olduğunu belirterek, “2025 yılı itibarıyla tüm modellerimizin elektrikli versiyonları satışta olacak. 2030 itibarıyla da Avrupa’da karbon nötr olmayı hedefliyoruz. Elektrikli stratejimiz globalden başlayarak kademe kademe ülkelere yayılacak. Türkiye’de bu stratejinin uygulanması bu sene itibarıyla başlıyor. Bütün bayilerimizin elektrikli altyapıları şu anda hazır. Hem satışta hem satış sonrası hizmetlerde elektrikli araç tercihinde bulunan müşterilerimizle de buluşmaya hazır durumdayız” ifadelerini kullandı.
İkinci elde fiyatlar yıllık yüzde 16 geriledi
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından
sahibinden.com’da yayınlanan ilanlardan hareketle, ikinci el otomobil piyasasını analiz eden “Otomobil Piyasası Görünümü” raporu yayınlandı. Buna göre otomobil reel fiyatında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.6, bir önceki aya göre ise yüzde 5’lik bir düşüş yaşandı. Öte yandan ortalama satılık otomobil cari fiyatının geçen yılın şubat ayına göre yüzde 39.3 arttığı gözlenirken ocak ayında 860 bin 443 TL olan ortalama otomobil fiyatı şubatta ise 855 bin 781 TL’ye geriledi. Otomobil talep endeksinde ocak ayına göre yüzde 4’lük artış görülürken satılık otomobil ilan sayısı yüzde 4.6, satılan otomobil sayısı ise yüzde 12.5 arttı.
Türklerin Sedan sevdası yerini SUV’a bırakıyor
Sondönemde dünyada öne çıkan SUV trendi, Türkiye’de de yükselişte. SUV tercihleri Sedan gövde tipi tercihiyle arasındaki farkı açtı. Türkiye pazarında satılan her iki araçtan biri artık SUV gövde tipi olarak tercih ediliyor. Uzunca bir dönem Sedanların domine ettiği Türkiye pazarında SUV’un pazar payı yüzde 50’yi aşmış durumda. Otomotiv Distrübütörleri ve Mobilite Derneği’nin verilerine göre, otomobil pazarı gövde tiplerine bakıldığında en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobillerin pazar payı ocak-şubatta, 74 bin 143 adetle yüzde 50.7 oldu. SUV otomobilleri, yüzde 29.7 pay ve 43 bin 509 adet satış ile Sedan otomobiller takip etti. SUV ve Sedan gövde tipi otomobilleri, yüzde 17.8 pay ve 26 bin 51 adet satış ile Hatcback gövde tipi otomobiller takip etti.
]]>Tesla, Türkiye otomotiv pazarına geçen yılın nisan ayı başlarında Kemal Geçer’in Genel Müdürlüğünde adım atmış ve özellikle “Tesla takipçileri” tarafından yoğun ilgiyle karşılanmıştı. Türkiye’deki satışlarına Model Y ile başlayan Tesla, rekabetçi fiyatlarıyla dikkati çekmişti.
4 Nisan’daki tanıtım toplantısında, Türkiye’de satışa sunulan tek model olan Model Y’nin arkadan itişli ve 430 kilometre (km) menzile sahip versiyonunun fiyatı 1 milyon 548 bin 732 lira olarak belirlenirken, çift motorlu ve 533 km menzile sahip versiyonun 1 milyon 619 bin 532 liradan, yine çift motorlu performans ağırlıklı 514 km menzile sahip versiyonun ise 1 milyon 778 bin 821 liradan satılacağı belirtilmişti.
Türkiye için ilk teslimatları 2023 Mayıs’ta Berlin’deki fabrikasından gerçekleştiren Tesla, lansmanın ardından 4 ay içerisinde 10 binden fazla satış yaptı.
GENEL MÜDÜR İSTİFA ETMİŞTİ, YENİSİ ATANMADI
ODMD verilerine göre, Tesla’nın 2023 yılı aylık satışlarına bakıldığında mayıs ayında 200, haziran ayında da 800 adetlik teslimat gerçekleştirdiği görülüyor. Temmuz ayında 1500 adet satış gerçekleştiren marka, en yüksek satışını ise 4 bin 700 adetle ağustos ayında yaptı. Ağustostan sonra Tesla’nın satışları bin adetlerin altında seyretti ve marka, 2023’ü 12 bin 150 adetlik satışla tamamladı.
Ancak satılan araç sayısıyla doğru orantılı bir satış sonrası hizmet servisi sağlanamadığı nedeniyle müşteri memnuniyetsizliği ortaya çıkmaya başladı. Satış sonrası hizmet sürecini kısıtlı personelle yöneten Kemal Geçer, 2023 Kasım’da sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında 2 yıldır yürüttüğü Tesla Türkiye Genel Müdürlük görevinden başka bir projeye odaklanmak için ayrıldığını duyurmuştu.
Ancak Geçer’in yüksek satış adetlerine rağmen Tesla merkezden özellikle satış sonrası hizmetlerle ilgili yeteri kadar yatırım ve destek alamadığı gerekçesiyle görevinden ayrıldığı öne sürülüyor. Diğer yandan Kemal Geçer’in yerine Türkiye özelinde bir yönetici görevlendirilmedi.
2024’E KÖTÜ BAŞLADI
Bu yıla kötü bir başlangıç yapan Tesla ocakta 220, şubatta 75 olmak üzere iki ayda toplam 295 adet Model Y sattı. Tesla’nın satışlarındaki düşüşün arkasındaki nedenler merak konusu oldu.
AA muhabirinin sektör uzmanlarından derlediği bilgilere göre, özellikle “Teslamania” olarak adlandırılan Tesla hayranlarının taleplerinin büyük ölçüde karşılanmış olması, piyasada araç bulunurluğu sorununun yavaş yavaş ortadan kalkmasıyla başka araçlara yöneliş olması, artan fiyatlar ve satış sonrası hizmetlerle ilgili sorunlar yaşanması nedeniyle Tesla’nın satışları neredeyse durma noktasına geldi.
FİYATLARI 3 MİLYON LİRAYI AŞTI
Bu noktada Tesla’nın mart fiyatlarına bakıldığında Model Y’nin arkadan itişli ve 430 km menzile sahip versiyonunun baz fiyatı, aracın ilk satıldığı 2023 Nisan’a kıyasla yüzde 68,25 artarak 2 milyon 605 bin 747 liraya yükseldi.
Tesla Türkiye’nin internet sitesine bakıldığında, martta Model Y’nin uzun menzilli versiyonu 3 milyon 81 bin 120 lira ve yine çift motorlu performans ağırlıklı 514 km menzile sahip versiyonu ise 3 milyon 334 bin 78 liradan satışa sunuluyor. Aracın tahmini teslimat süresi için ise nisan-mayıs ayları gösteriliyor.
Sektör temsilcileri, Tesla’nın söz konusu fiyatlarla elektrikli otomobil pazarında rekabetçi olamayacağını belirtiyor.
SATIŞ SONRASI HİZMETLERDEN ŞİKAYET
Fiyatlardaki yükselişin yanı sıra Tesla’nın satışlarını etkileyen diğer nedenlerden olarak görülen “satış sonrası hizmetler” tarafında da sorunlar yaşanıyor.
Türkiye’de sadece İstanbul’da Bakırköy ve Tuzla’da servis merkezleri bulunan Tesla, ülkede belli bölgelerdeki anlaşmalı kurumlar vasıtasıyla bazı hasar onarımlarını gerçekleştiriyor.
Bir kaza ya da arıza durumunda uzun servis süreleriyle ilgili çeşitli platformlarda şikayetlerini açıklayan Tesla sahipleri, aynı zamanda yönetimsel anlamda “muhatap bulamamaktan” dolayı da duyulan rahatsızlıkları sıklıkla dile getiriyor. Ayrıca sipariş iptali yapan müşterilerin kapora iadesi konusunda sorunlar yaşadığı da belirtiliyor.
Tesla’nın Türkiye’deki geleceğinde söz konusu sorunlara getireceği çözümlerin belirleyici rol oynaması ve Türkiye pazarına yönelik olarak elektrikli otomobil pazarı paralelinde yeni stratejilerini açıklaması bekleniyor.
Tesla’nın 2023 yılı ve 2024 yılı satış adetleri şöyle:
| Tesla 2023 Satışları | Tesla 2024 Satışları |
| Mayıs: 200 | Ocak: 220 |
| Haziran: 800 | Şubat: 75 |
| Temmuz: 1500 | |
| Ağustos: 3000 | |
| Eylül: 4700 | |
| Ekim: 500 | |
| Kasım: 900 | |
| Aralık: 550 | |
| Toplam: 12.150 | Toplam: 295 |
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam satışları, yılın ilk 2 ayında 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 40,6 artarak 185 bin 691 adet olarak gerçekleşti.
Söz konusu dönemde otomobil satışları yüzde 52,11 artışla 146 bin 318, hafif ticari araç satışları da yüzde 9,8 artarak 39 bin 373 adet oldu.
ODMD LİSTESİNDE ÇİN MENŞELİ 10 MARKA VAR
ODMD listesine yeni Çin firmalarının da dahil olmasıyla pazardaki toplam marka sayısı 53’e yükseldi.
Bu markalara ülkeler özelinde bakıldığında, Fransız ve Almanların ağırlıkta olduğu görülüyor. Yerli üretim yapan markaların yanı sıra Güney Kore ve Japonya markaları da pazarda güçlü oyuncular arasında yer aldı.
Son dönemde Çin markalarının Türkiye’ye ilgisinde belirgin bir artış gözlenirken, bu durum pazara giren firma sayısına da yansıdı. Türkiye otomotiv pazarında Skywell, MG, Chery, Leapmotor, Seres, Maxus, Hongqi, DFSK, BYD ve NETA ile 10 adet Çin menşeli marka bulunuyor.
EN FAZLA SATIŞ YAPAN ÇİN MARKALARI
Çinli otomotiv firmalarının Türkiye’deki ocak-şubat döneminde elde ettikleri satış rakamlarına bakıldığında, Chery, 9 bin 456 adetle ilk sırada yer aldı. 2 bin 716 adetlik satış rakamına ulaşan MG ikinci ve BYD de 375 adetle üçüncü oldu.
DFSK, otomobil ve hafif ticari olmak üzere 69 satışla dördüncü, Skywell 58 adetle beşinci sırada konumlandı.
ÇİN MARKALARININ PAYI
Çin otomotiv firmalarının Türkiye’deki toplam satışları (otomobil ve hafif ticari) yılın ilk iki ayında 12 bin 781’e, otomotiv pazarından aldıkları pay da yüzde 6,88’e ulaştı.
Çin markaları arasında DFSK ve Maxus’un ticari araç satışı da bulunuyor. Bu iki markanın hafif ticari sarışları hariç tutularak, sadece otomobil özelinde bakıldığında Çin markalarının satışı 12 bin 709 ve otomobil pazar payı da yüzde 8,68 oldu.
GEÇEN YIL 1000 ADETİN ALTINDAYDI
Bazı Çin markalarının satışa henüz başlamadığı geçen yılın şubat ayına bakıldığında, Çin markalarının toplam satışları 1000 adedin altında kalmıştı. Geçen yılın tamamında ise Çin markaları, toplam 967 bin 341 adetlik Türkiye otomobil pazarında, 59 bin 97 satışla yüzde 6,10’luk paya ulaşmıştı.
Böylece Çin markalarının hem adet hem de pazar payı açısından Türkiye pazarındaki konumlarını güçlendirdiği görüldü.
Öte yandan, Türkiye’yi Avrupa’ya açılan bir kapı olarak gören Çin markalarının, Türkiye’de üretim yapıp yapmayacağı merak konusu. Bu noktada AA muhabirinin bilgi aldığı bazı ilgili şirket yetkilileri, Türkiye’nin Çin markaları için üretim ve batarya yatırımı anlamında en büyük adaylardan olduğunu, ancak elektrikli otomobillerle ilgili düzenlemeleri ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtiyor.
Çin otomotiv markalarının ocak-şubat döneminde Türkiye’de yaptıkları satış rakamları şöyle:
Diyarbakır’a gönderilen müfettişlerin yaptıkları araştırma, inceleme ve alınan tanık ifadelerine göre, 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren belediyeye gelir sağlamak amacıyla Bağlar Belediyesi’ne ait 12 farklı ada ve parselde arsa satışının yapıldığı belirlendi.
MEVZUATA UYDURMAK İÇİN SAHTE KAŞE YAPMIŞLAR
Kamuya ait arazilerin satışıyla ilgili yasa ve mevzuat gereğince o ilin mülki sınırlarında gayrı menkul danışmanlık hizmeti veren 4 büyük emlak firmasından fiyat tespiti yapılaması zorunlu kılınıyor.
4 firmadan alınan fiyat tespitinin ardından en düşük ile en yükseğin ortalaması bir fiyatla araziler satışa çıkarılıyor.
Bağlar belediyesine ait konut ve ticari imarlı arazilerin güncel mali değerinin 6-9 milyon lira arasında değiştiği için Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ile Emlak İstimlak Müdürlüğü’nde görevli yöneticilerin satışa çıkarılan arsaların fiyatını gerçek mali değerinin çok altında gösterebilmek için kentteki 4 büyük emlak firmasının kaşelerini matbaada yaptırdıkları, bu sahte kaşe ve imzalarla dönümü 9 milyon lira olan arsaların fiyatlamasını 4’te 1 fiyatlama üzerinden değer taktiri yaptıkları belirlendi.
Emlakçıların bilgileri ve rızaları dışında kaşeleri yaptırılarak sahte imzalarla sahte teklifler oluşturdukları tespit edildi.
İMZA VE KAŞELER BİZE AİT DEĞİL TEKLİF DE VERMEDİK
Soruşturmayı yürüten ve 12 dosyada hileli satış yapıldığını belirleyen müfettişler kaşeleri taklit edilen emlakçıların da ifadelerine başvurdu.
Emlakçılar ifadelerinde, kullanılan kaşe ve imzaların kendilerine ait olmadığı gibi Bağlar belediyesine arsa satışıyla ilgili hiçbir şekilde fiyat taktirine dair teklif vermediklerini belirttiler.
MİLYONLARCA LİRALIK KAMU ZARARI OLUŞTU
Mülkiye müfettişleri tapu tescil kayıtları, belediyedeki satış dosyaları, dinlenen emlakçılar ve ihbara konu tanık ifadelerine göre, belediyeye ait arazilerin satışıyla ilgili kamunun milyonlarca liralık zarara uğratıldığını belirledi.
Müfettiş raporunda, söz konusu emlakçıların kaşelerinin yaptırılarak kullanılarak yerlerine sahte ıslak imzaların atılarak sahte teklifler üretilerek satışa esas fiyat taktir komisyonu raporu düzenleyerek arsaların gerçek değerinin çok altında gösterilerek satışının yapıldığı bildirildi.
İMARLI ARSALARI SUSUZ TARLA İLE TAKAS ETMİŞLER
Dönümü 9 milyon liralık bir arazinin 4 milyona satıldığı, arsayı neredeyse yarı fiyatına alan üçüncü kişilerin bu fiyatlama üzerinden belediye başkanı ve satışta imzası bulunan ilgili görevlilere maddi menfaat sağladıkları, satışın gerçekleşmesinden sonra da arsaların gerçek değeri üzerinden konut ve ticari imarlı olduğu için bu kez de fahiş rakamlar üzerinden kentteki yap-sat işi yapan müteahhit firmalara satılmak istendiği tespit edildi.
Bazı imarlı değeri yüksek arazilerin ise Diyarbakır’ın Mardin karayolu üzerindeki Çarıklı Köyü sınırlarında yer alan susuz tarla niteliğindeki vasıfsız arazilerle takas yoluyla kamunun zarara uğratıldığı bildirildi.
SATIŞIN İPTALİ İSTENECEK SUÇ DUYURUSU YAPILACAK
Mülkiye Başmüfettişliğinin hileli satışla ilgili rapor ve soruşturmasını tamamladığı ve önümüzdeki günlerde adli yönden de soruşturma yapılması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı öğrenildi.
Hileli satışla ilgili Bağlar Tapu Müdürlüğü’ne de yazı yazılarak satışların kamu zararı oluştuğu ve hileli sahte evraklar düzenlenerek yapıldığı için iptali talep edilecek.
Oluşan kamu zararının ise belediye başkanı Hüseyin Beyoğlu ile Emlak İstimlâk Müdürlüğü’nde görevli olup satışta imzası bulunan görevlilere rücu edileceği bildirildi.

Hüseyin Beyoğlu ve Fırat Kılıç
RÜŞVET SUÇUNDAN YARGILANIYOR
Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu hakkında geçtiğimiz günlerde bir müteahhitten ruhsat ve kazı izni için 5,5 milyon lira rüşvet istediği için dava açılmıştı.
Hakkında evine en yakın polis merkezine imza vermek koşuluyla adli kontrol kararı ve yurtdışına çıkış yasağı bulunan Hüseyin Beyoğlu’nun yanı sıra suçüstü yapılan rüşvet olayı ile ilgili İmar Müdürü Fırat Kılıç ve Belediye Başkan Yardımcısı Sıddık Aycıl ise halen tutuklu bulunuyor.
Hüseyin Beyoğlu, 2019 yerel seçimlerinde kentin değişik noktalarındaki reklam panolarına, “Belediye İşi gönül işi” yazılı kendi fotoğrafları bulunan afişlerini asmıştı.
]]>Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2023 yılında yıllık bazda yüzde 57,4 büyüdü. Böylece sektörde ilk kez 1 milyon rakamı aşılarak 1 milyon 232 bin 635 satışa imza atıldı. Daha önce en yüksek satış 983 bin 720 adetle 2016’da yapılmıştı.
Otomobil satışları, 2023 yılı ocak-aralık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63,2 artarak 967 bin 341 adet, hafif ticari araç satışları da yüzde 39,2 artışla 265 bin 294 adet oldu.
Geçen yıl binek ve hafif ticari olmak üzere toplam satışlarda 193 bin 622 adetle Fiat ilk sırayı aldı. Fiat’ı, 135 bin 645 adetle Renault ve 102 bin 380 satışla Ford takip etti.
Volkswagen 88 bin 776 satışla dördüncü ve Peugeot 78 bin 632 satışla beşinci sırada yer aldı.
OTOMOBİL SATIŞLARINDA İLK 5
Otomobil satışları ele alındığında geçen yıl en fazla satış gerçekleştiren marka 125 bin 348 ile yine Fiat oldu. Fiat’ı 117 bin 491 satışla Renault ve 71 bin 93 satışla Volkswagen izledi.
Opel, 61 bin 57 satışla dördüncü sırada konumlanırken, Peugeot da 58 bin 549 satışla beşinci sırada yer aldı.
LÜKS OTOMOBİL SATIŞLARI
Toplam 53 markanın yer aldığı ODMD listesinde, geçen yıl Smart hariç tüm markalardan satış yapıldı. Togg’un teslimatları 19 bin 583 adet olarak gerçekleşirken, Tesla’nın satışları ise 12 bin 150 oldu.
Lüks otomobil grubunda geçen yıl 1158 Porsche, 533 Maserati, 507 Lexus, 121 Jaguar, 36 Bentley, 25 Ferrari, 23 Aston Martin ve 22 de Lamborghini satışı gerçekleştirildi.
ÇİN MARKALARIN SATIŞLARI
Özellikle geçen yıl Çin markalarının Türkiye’ye ilgisinde belirgin bir artış gözlendi. Bu durum, pazara giren firma sayısına da yansıdı. Türkiye otomotiv pazarında dünyanın lider elektrikli otomobil üreticisi BYD’nin de dahil olmasıyla Çin menşeli marka sayısı 9’a yükseldi.
Skywell, MG, Chery, Leapmotor, Seres, Voyah, Hongqi, DFSK ve BYD gibi Çin markaları Türkiye’de satış gerçekleştirdi. DFSK ve Chery içten yanmalı motora sahip otomobilleri Türkiye pazarında satışa sunarken, MG, hem elektrikli hem içten yanmalı, diğer markalar da elektrikli modelleriyle Türkiye’de boy gösteriyor. Lüks segment otomobil satan Voyah ODMD’de listelenmiyor.
Chery, 40 bin 590 adetlik satışla Çinli otomotiv markaları arasında öne çıkarken, ardından 14 bin 458 adetle MG ve 2 bin 541 satışla da Skywell sıralandı. Pazara yeni giriş yapan dünyanın en büyük elektrikli otomobil üreticilerinden BYD’nin tek modeli Atto 3 ile satışları 839 adet olurken, Çinli lüks otomobil markası HONGQI’nin ise 19 adet olarak kayıtlara geçti.
]]>Yönetim Kurulu Başkanı Umut Durbakayım, beklenti ve öngörülerine şöyle sıraladı;
“Geçtiğimiz 4 yılda yaşadığımız ekonomik krizler, doğal afetler ve sınır komşularımız arasında yaşanan savaşlardan kaynaklanan olumsuz faktörler bir yandan inşaat sektöründe finansal dalgalanmalara neden olurken, diğer yandan sektörün ülke ekonomisindeki öneminin ne kadar fazla olduğunu gösterdi. Bu süreçte ortaya çıkan bir diğer sonuç ise sektörümüzde atılan temellerin çok sağlam olduğu ve sektörü güçlendirmek, geliştirmek için hazırlanan harçların tutmaya başladığıdır. Ekonomi yönetiminin aldığı tedbirlerin semeresinin 2024’ün ilk yarısında ortaya çıkacağına inanıyorum. İkinci yarıyılda ise sektörümüzde bahar havası eseceğini düşünüyorum.”

İŞÇİLİK, MALZEME MALİYETİNİ GEÇTİ
Sektörün maliyetlerle mücadelesinin devam ettiğini ve edeceğini kaydeden Başkan Durbakayım sözlerine şu şekilde devam etti;
“Konut kredi faizlerinin yükselmesi ve erişiminin zorlaşması, malzeme fiyatlarındaki artış gibi faktörler 2023’te inşaat sektöründeki en önemli problemler olmaya devam etti. İstihdam ‘işçilik’, kuşkusuz sektörün hiç beklemediği bir gündem maddesiydi. Zira 2023’ün yılın ikinci yarısından sonra sektörde ciddi anlamda istihdam sorunu yaşandı. Sektörün yaşadığı en önemli sorunlardan biri inşaat malzemelerinde ve işçilikte ortaya çıkan arz talep dengesizliğidir. Bilindiği gibi yılın başında yaşadığımız deprem nedeniyle yıkılan konutların yeniden inşası için oldukça hummalı ve hızlı bir çalışma başladı. Bu nedenle demir, çimento gibi inşaat malzemelerinde ‘temin’ ve ‘fiyat’ sıkıntısı yaşandı. Fakat asıl sorun işçilikte ortaya çıktı. İnşaatlarda çalışacak alt ve ara kademe personelde büyük bir sıkıntı oluştu. Malzeme fiyatlarını dünya çapında piyasalardaki dengelere göre az çok tahmin edebildik ve buna göre malzeme tedarikini üç aşağı beş yukarı yapabildik. Ancak işçilikte böyle bir öngörü maalesef olmadı. Arz talep dengesindeki keskin bozulma nedeniyle, günlük yevmiyeler her gün farklılık gösterdi. Yukarıda belirtiğim gibi her ne kadar usta ve kalfa istihdamının büyük kısmı deprem bölgesine kaydırılmış olsa da, başta İstanbul gibi diğer il ve bölgelerimizdeki sorunun tanımı tam olarak ‘usta açığı” değildir. Sorun sektördeki istihdam talebi ile ustaların talep ettiği ücretlerin örtüşmemesidir. Ancak deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte sektördeki malzeme ve istihdam tekrar dengeye oturacağını biliyoruz. Söz konusu dengenin de 2024 ortasında tekrar sağlanacağını öngörüyoruz.
Erişilebilir metrekare birim fiyatları ile üretim maliyeti arasındaki makasın giderek açılması, diğer taraftan malzeme ve işçilik maliyetlerindeki göreceli sıkıntılar konut arzının önündeki engellerden en önemlileri diyebiliriz. Konut ihtiyacı olanların krediye ulaşmasının güçlüğü de göz önüne alındığında talep eğrisinin düşey ivme kazanması kaçınılmaz oluyor. Konut üreticilerinin iştahsızlığı da bunun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.”
KİRALAR KONUT FİYATLARINI KATLADI
Piyasada konut fiyatlarının şiştiği gibi yanlış algı olduğunun altını çizen Umut Durbakayım, konut fiyatlarındaki artışın kira artışlarının çok gerisinde kaldığını vurguladı.
“2020-2021 dönemine dek yaşanan fiyat artışları, önceki 2-3 yıllık dönemde yansıtılmayan maliyet artışlarının bir sonucuydu. 2022 sonunda faiz ve maliyet artışı konut fiyatlarını tekrar yükseltmeye başladı ve bu artışlar da konut satış fiyatlarına tamamen yansıtılmadı. Konut fiyatlarının olması gerektiği seviyelerden geri olduğunun bir diğer göstergesi de kira ve konut fiyat korelasyonudur. 2009 – 2020 döneminde kira gelirlerinin konut fiyatını karşılama süresi 20-25 yıllık bir periyod içindeydi. 2021’den sonra bu oran 15-16 yıl gibi süreye geriledi. Diğer bir ifadeyle konut kiraları, konjonktürel sürece uyum sağlarken, konut fiyatları çok geride kaldı.”
Konut kredilerindeki yüksek faizler, mevcut satışların istendiği düzeyde gerçekleşmesini engelliyor. Bir başka ifadeyle kredi taksitlerinin, aylık maaşların çok üzerinde olması, yani alım gücünün düşük kalması arzu edilen satış rakamlarının gerçekleşmesini engelliyor. Kamu bankalarının yaptığı kampanyalar çok iştah açıcı ve cazip. Ancak kampanya kriterlerinin karşılanması çok zor. Bu kriterler biraz esnetilirse, istenilen satış başarısı daha kolay yakalanır diye düşünüyorum. Tüm bu olumsuzluklara karşın gerçekleştirilen satışların çoğunluğunda, konut üreticilerin kendi bünyelerinde sağladıkları krediler çözüm olarak karşımıza çıkıyor.

YABANCIYA SATIŞ
“Türkiye coğrafyasının etrafında yaşanan savaşlar ve krizler yabancıya konut satışlarının trendini belirleyen en önemli dış faktör oldu. Yakın coğrafyalardaki gelişmelerin de etkisiyle yabancı talebi göreceli olarak azaldı. Yabancılara yapılan satışlar 2023 yılında yaklaşık yarıdan fazla gerileyerek 67,490 ‘den 32,941 seviyelerine düştü. Toplam satışlar içindeki payı ise yüzde 4,5’lerden yüzde 3’e geriledi.
Yabancı satışlarında yaşanan gerilemenin yanı sıra ‘ödeme’ ve ‘değerlendirme’ gibi yeni sorunlar da kendini göstermeye başladı. Başta körfez ülkeleri olmak üzere birçok ülke vatandaşı satın aldığı gayrimenkulün parasını öderken uluslararası bankacılık sitemine takılmaya başladı. Bu durum, yabancı satışlarına yansıyan negatif etkilerden biri oldu. Diğer taraftan ekspertizlerin yaptığı değerlendirmelerde yaşanan sıra dışı farklılıklar, sektördeki güvenirlilik kavramının sorgulanmasına yol açtı. Bu konuda yasal mevzuatın daha sıkı devreye girmesi ve yaptırımların sıklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.
Maalesef Günümüzde ‘’Yabancıya yapılan gayrimenkul satışı, kamuda sadece ve sadece ‘’Türk Vatandaşlığı’’ satışı gibi algılanıyor. Oysaki Yabancı İşler Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmaları ile denetlenen yabancıya satışlar içindeki vatandaşlık için satılan gayrimenkullerin miktarı, yabancıya gerçekleştirilen toplam satış miktarının yüzde 1’inden bile azdır. Yani yabancı satışlarının büyük bir kısmı ülkemize birçok açıdan döviz kazandıracak olan gelir grubu yüksek yabancı vatandaşa gerçekleştirilmiştir. 250 yan kuruluşa kaynak sağlayan, yaklaşık iki milyon kişiye istihdam yaratan sektörümüze bugün can suyu olan yabancı satışlarının kesintiye uğramaması lazım.
Yapı Müteahhitleri olarak sektörümüzdeki konut satışlarındaki bugün için %5’lik bir payı olan yabancıya satışları %15’lere çıkartmayı hedefliyoruz. Yabancı satışlarında sağlanan döviz girdilerinin de ihracat sayılmasını, böylelikle yabancıya satış yapan firmalarımıza da ihracat yapan firmalara tanınan avantajlardan yararlanmasını bekliyoruz.”

İKİ YENİ PROJE
Devam eden projeler arasında Evora İzmir’de son aşamaya geldik. 2024’ün sonunda tamamını teslim etmeyi planlıyoruz. Kartal ve Maltepe’de yer alan Deluxia Residence ve Deluxia Business projelerimizdeki teslimlere de 2024’ün sonunda başlamayı hedefliyoruz. Bu aşama yeni proje çalışmalarımızı hiç durdurmadık. Özellikle kentsel dönüşüm projelerine odaklanıyoruz. 2024’de biri Avrupa diğeri Anadolu yakasında olmak üzere iki karma projeyi hayata geçirme hedefimiz var. Hazırlıklarımızı tamamladık ve yerel seçimlerden hemen sonra hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Bu projeler orta çaplı büyüklükte –yaklaşık 1000 konut- ve marka değeri yükse. Ancak bir kez daha altını çizmek istiyorum. Sektördeki konjonktüre bağlı olarak somut adım atmayı uygun buluyoruz.
]]>Restoran ve kafelere getirilen düzenlemelerin yanında turizm amaçlı konut kiralamaları ile ikinci el otomobil ve ev satışlarında da yeni düzenlemeye gidildi.
İşte bugün hayata geçirilen kritik düzenlemelerden bazıları:
LOKANTA VE OTELLERDE YENİ DÖNEM
1 Ocak 2024’te yürürlüğe giren yönetmelikte lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerindeki fiyat etiketleri için yeni düzenlemeler yer aldı.
Buna göre, tarife ve fiyat listesi hem girişlerde hem de masaların üzerinde olacak.
GÜNLÜK KİRALAMAYA YENİ DÜZENLEME
Öte yandan konutların Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelik bugün yürürlüğe girdi.
Buna göre, kiraya verilecek bir ev için her şeyden önce izin belgesi alınması gerekecek
Yönetmelikte, konutların yerli veya yabancı kişilere tek seferde 100 gün veya 100 günden daha kısa süreyle turizm amaçlı kiralanması, izin belgesi başvurularında uygulanacak işlemler, konutların nitelikleri, izin belgesi sahiplerinin uymak zorunda oldukları hükümler ve kullanıcı ile izin belgesi sahibinin karşılıklı hak ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler yer aldı.
Buna göre, izin belgesine ilişkin tüm başvurular e-Devlet üzerinden yapılacak. Bakanlıkça hazırlanacak, “turizm amaçlı konut” ibaresinin ve konutun bakanlığın denetimine tabi olduğuna dair bilginin yer aldığı soğuk damgayla işaretli plaket, turizm amaçlı kiralama yapılan konutun girişine asılacak.
PERAKENDE TİCARETTE YENİ DÜZENLEMELER
Yeni yıldan itibaren uygulamaya giren düzenlemeler arasında perakende ticaret alanındaki değişiklikler de yer aldı.
Bu kapsamda, üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinin tedarikinde ödeme süresi 45 gün olarak öngörüldü. Bu süre, alacaklının ölçeğinin, borçlunun ölçeğinden küçük olması durumunda 30 gün olarak belirlendi. Üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulmayan tarım ve gıda ürünlerinin tedarikinde ise ödeme süresi alacaklının ölçeğinin, borçlunun ölçeğinden küçük olması durumunda 60 gün oldu.
OTOMOTİV VE EMLAK SATIŞLARINA DÜZENLEME
Aldatıcı ve sahte ilanların engellenmesi amacıyla otomotiv ve emlak sektöründe ilan platformlarına, ilan verenlerin kimlik ve iletişim bilgilerini doğrulama ve ilan verme yetkilerinin bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğü getirildi. Söz konusu hükme aykırı davranan ilan sitelerine, ilan başına 10 bin liradan 100 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.
İkinci el motorlu kara taşıtlarının, üretici veya distribütör tarafından tavsiye edilen satış fiyatının üzerinde bir fiyattan ilan yoluyla pazarlanması yasaklandı. Söz konusu düzenlemenin uygulama süresi 1 Temmuz’a kadar uzatıldı. Ayrıca kamuoyunda “6 ay-6 bin kilometre düzenlemesi” olarak bilinen ikinci el taşıtlar için pazarlama ve satış kısıtlaması, hem yetkili satıcılar hem de bireysel satıcılar için aynı tarihe kadar uzatılmış oldu.
Otomobil ve arazi taşıtları için uygulanan kısıtlamaya ve buna aykırılık teşkil eden ticari faaliyet kapsamındaki satışların noterlikler nezdinde engellenmesi uygulamasına, motosiklet satışları da dahil edildi.
]]>