MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Bakanlık Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Salonu’nda haftalık bilgilendirme toplantısı yaptı.
“Son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir”
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; kaynağında, sürekli ve kapsamlı olarak Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonlarıyla; son bir haftada 72 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısı 2 bin 611 olmuştur. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde; toplam bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3.146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” bilgisini paylaştı.
“Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır”
Sınır güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşan Aktürk, “Yoğun ve etkin tedbirlerle güvenliği sağlanan hudutlarımızda; son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 şahıs yakalanmıştır. 790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur.” dedi.
“Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyoruz”
Lübnan’daki ateşkese ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, “Bölgemizde şiddeti tırmandıran İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam etmektedir. Bugüne kadar 45 bine yakın Filistinlinin ölümüne sebep olan İsrail’in süregelen bu saldırıları karşısında alınan kararların yetersizliği görülmektedir. Uluslararası toplum, acil ve kalıcı ateşkesin sağlanması ve bölgeye insani yardımların ulaştırılması yönünde kararlı davranmalı ve zorlayıcı tedbirler almalıdır. Lübnan’da ateşkes sağlanmasından memnuniyet duyuyor, varılan ateşkesin kalıcı olması ve benzer uluslararası girişimlerin Filistin’de de bir an önce kalıcı ve kapsamlı ateşkes sağlanması için yoğunlaştırılması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
“Her türlü tedbiri aldık”
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliği ile ilgili sorular üzerine, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” yanıtını verdi.
“Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir”
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasıyla ilgili sorular üzerine şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme’ stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlarımız ve hava harekatlarımız neticesinde; toplamda bin 128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin146 mayın/EYP temizlenmiş, bin 317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş; ayrıca 948’si ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 889 bin 412 farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir.”
Bakanlık kaynakları, Pençe-Kilit Operasyon bölgesini de içine alan Irak kuzeyindeki Pençe Serisi Operasyonların tümündeki son duruma ilişkin de şunları söyledi:
“Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir.”
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir”
Bakanlık kaynakları, ABD Başkanı Biden ile görüşen GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in NATO üyeliği için girişimlerine ilişkin sorulara şu cevabı verdi.
“Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oy birliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu, Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir.”
“40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir”
Bakanlık kaynakları, F-16 BLOCK 70/ EUROFIGHTER/ F-35 tedariklerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz.
Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır.”
“YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır”
Bakanlık kaynakları, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine dair sorular üzerine şunları söyledi:
“Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611’e ulaştığını duyurdu.
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, son 1 haftada yapılan faaliyetlere ilişkin bakanlıkta bilgilendirme toplantısı düzenledi. Tuğamiral Aktürk, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonlarıyla son bir haftada 72 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirtti. Aktürk, böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hale getirilen terörist sayısının 2 bin 611 (Irak 1362/Suriye 1249) olduğunu kaydetti. Aktürk, “Sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonunda kahraman ordumuzun büyük özveri ve gayretiyle Zap’ta kilit kapatılmış, Irak sınırımızın tamamının emniyeti sınır ötesinden tesis edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ülkemizin ve milletimizin beka ve güvenliği için bölgedeki operasyon ve arama-tarama faaliyetlerine tek bir terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir. Pençe-Kilit bölgesinde bugüne kadar icra edilen operasyonlar ve hava harekatları neticesinde toplam 1128 terörist etkisiz hale getirilmiş, bölgede teröristlerin döşediği 3 bin 146 mayın/EYP temizlenmiş, 1317 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş ayrıca 948’i ağır silah olmak üzere 2 bin 408 muhtelif silah ile 900 bine yakın farklı tip ve cinste mühimmat ele geçirilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘790 KİŞİ HUDUDU GEÇEMEDEN ENGELLENDİ’
Hudutlarda, son 1 haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 186 kişinin yakalandığını aktaran Aktürk, “790 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yakalanan şahıslardan 5’i terör örgütü mensubudur. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 127, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 90 bin 479 olmuştur” dedi.
Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nca muhtelif miktarda Sungur Füzesi ile Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Silah Sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığını kaydetti.
‘KİLİT KAPATILMIŞTIR AMA FAALİYETLERİMİZ DEVAM EDECEKTİR’
Tuğamiral Zeki Aktürk’ün sunumu sonrası, bakanlık kaynakları gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakanlık kaynakları, Suriye’nin kuzeyindeki muhalif grupların hareketliliğine ilişkin olarak, “Bölgedeki bazı yerel grupların başlattıkları hareketliliği ve buna bağlı gelişmeleri yakinen takip etmekteyiz. Birliklerimiz için her türlü tedbiri aldık ve almaya da devam etmekteyiz” dedi.
Bakanlık kaynakları, Irak’ın kuzeyindeki Zap’ta kilidin kapatılmasına ilişkin olarak, “2016 yılından itibaren uygulamaya başladığımız sınırlarımızın emniyetini ileriden sağlama ve terörü kaynağında yok etme stratejisi kapsamında 17 Nisan 2022’de Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Pençe harekatlarımızın kilidi kapatılmış ve Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden tesis edilmiştir. Ayrıca, kontrol altına alınan bölgede henüz girilmemiş mağara, sığınak, barınak ve depo olabileceğini değerlendiriyoruz. Kilit kapatılmıştır ama bizim mevcut harekat alanlarındaki faaliyetlerimiz devam edecektir. Bölgedeki çetin hava ve arazi şartlarına rağmen, Pençe Kilit Harekat alanındaki unsurlarımız, üstün bir feragat ve kararlılıkla tüm terör inleri yıkılıp son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar terörü kaynağında yok etme parolasıyla görevlerine devam edecektir” ifadelerini kullandı.
‘PENÇE SERİSİNDE 2 BİN 202 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ’
Bakanlık kaynakları Pençe serisindeki son duruma ilişkin olarak ise “Bahse konu operasyon serisi ile toplam 2 bin 202 bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir. Buna ilave olarak; toplam 5 bin 239 mağara ve sığınak kullanılamaz hale getirilmiş, 6 bin 220 mayın ve el yapımı patlayıcı imha edilmiş, toplam 3 bin 987 adet silah ve yaklaşık 1 milyon 539 bin adet mühimmat ele geçirilmiştir. Böylece teröristlere ağır bir darbe indirilerek bir gece ansızın terör inlerini yerle bir etme kararlılığımız gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.
‘GKRY’NİN NATO GİRİŞİMİ KABUL EDİLEMEZ’
Bakanlık kaynakları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulis’in NATO üyeliği girişimine ilişkin, “NATO’ya Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak, ittifakın genişleme kararlarının oybirliği ile alındığını hatırlatır ve bu süreçlerin herhangi bir ülkenin ulusal güvenlik endişelerini dikkate alarak yürütülmesi gerektiğini savunur. Mevcut durumda, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin NATO’ya üyelik başvurusu bulunmamaktadır, ancak girişimleri dahi Türkiye açısından kabul edilemez bir gelişmedir. Bu girişim, Kıbrıs meselesindeki hassas dengeyi bozacak ve çözüme yönelik müzakere süreçlerini olumsuz etkileyecektir” dedi.
‘EUROFİGHTER’DA TEKNİK GÖRÜŞMELER OLUMLU’
Bakanlık Kaynakları, F-16 Block 70/ Eurofighter/ F-35 tedariklerine ilişkin olarak ise “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda milli uçağımız KAAN hizmete girinceye kadar gelişmiş teknolojiyle donatılmış modern savaş uçaklarının envantere alınması ve envanterin çeşitlendirilmesi çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda, 40 adet F-16 Blok 70 ve özellikli mühimmatın tedariki kapsamında 1,4 milyar dolarlık başlangıç ödemesi yapılarak sözleşme yürürlüğe girmiş, teknik görüşmeler devam etmekte, 40 adet Eurofighter tedarikine yönelik ise teknik görüşmeler olumlu devam etmektedir. Muhataplarımıza 40 adet F-35 talebimiz resmi olarak iletilmiştir. F-35 konusunda da daha önce yaptığımız bir ödeme ve hangara alınan 6 adet uçak var. Ancak ilk defa bir NATO üyesi ülkeye (CAATSA) yaptırım uygulanarak teslimat gerçekleştirilmemiştir. Biz en başından beri bu yaptırımın yanlış olduğunu söylüyoruz. Beklentimiz, müttefiklerimizin ittifakın ruhuna ve ortak güvenlik perspektifine uygun karar alınması, örtülü/örtüsüz tüm yaptırımların kaldırılmasıdır” dedi.
‘YDK SÜRECİ BAŞLAMIŞTIR’
Kaynaklar ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilen teğmenler ve diğer personelle ilgili sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin olarak ise “Yüksek Disiplin Kurulu süreci başlamıştır. YDK’nın toplantı zamanı belirlendiğinde, en az 10 gün öncesinden ilgili personele tebligat yapılacaktır. Bu tarih zamanı gelince kamuoyuna duyurulacaktır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Polonya’nın kuzeyindeki Redzikowo köyü yakınlarında inşa edilen ABD füze savunma sisteminin bir parçası olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü bugün düzenlenen törenle faaliyete girdi. ABD ve onun Avrupalı müttefiklerini İran başta olmak üzere Orta Doğu’dan gelecek füze tehditlerine karşı korumayı amaçlayan füze savunma üssünün her biri 8’er SM-3 IIA önleyici füzesine sahip 3 adet MK41 dikey atım sistemi ve 1 adet SPY-1D balistik füze erken uyarı radarı ile donatıldığı bildirildi.
Bin ile 3 bin kilometre arasında menzile sahip füzelerinin bulunduğu üssün aynı zamanda NATO savunma sisteminin önemli bir unsuru olduğu belirtildi. Üssün açılışında konuşan Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, ABD ordusu gibi dünyanın güvenliğini koruyacak olan Aegeis Ashore Füze Savunma Üssü’nün açılışından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Şimdi tüm dünya açık ve net bir şekilde burasının artık Rusya’nın etki alanı olmadığını görecek” ifadelerini kullanan Duda, Polonya genelinde halihazırda 10 bine yakın ABD askerinin görev yaptığını, ABD’nin Polonya ve tüm NATO’nun güvenliğinin garantörü olduğunu söyledi.
Aegeis Ashore Füze Savunma Üssün’nde 500’e yakın ABD askerinin görev yapacağı belirtilirken Polonya hükümeti üssün gelecekte Rusya’dan gelebilecek tehditlere karşı da Polonya’yı savunmasını bekliyor. – VARŞOVA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İMZALANAN ANLAŞMADA KRİTİK BİR MADDE VAR
Putin’in onayladığı, Rusya ile Kuzey Kore arasında stratejik ortaklık kurulmasını içeren anlaşma, ülkenin yasal bilgi sisteminde yayımlandı. İki ülke arasındaki ilişkilerin savunma, tarım, sağlık, eğitim gibi çok sayıda alanda geliştirilmesini öngören anlaşma, taraflardan birine saldırı yapılması halinde diğer tarafın askeri yardım sağlayacağına yönelik bir madde de içeriyor.
ORTAK ASKERİ TATBİKATLAR DÜZENLEYEBİLECEKLER
Anlaşmaya göre, iki ülke “savaşı önlemek ve savunma kabiliyetlerini güçlendirmek” amacıyla ortak askeri tatbikatlar da düzenleyebilecek. Söz konusu anlaşma, Putin’in Kuzey Kore’ye haziran ayında gerçekleştirdiği ziyarette imzalanmış, ardından Rus parlamentosunun alt kanadı Duma ve parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseyi tarafından onaylanmıştı.

Uluslararası İlişkilerVladimir PutinKuzey KoreDiplomasiPolitikaGüvenlikSavunmaGüncelDünyaTarımRusya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milano Cumhuriyet Başsavcılığının geçen hafta kamuoyuna duyurduğu; bir dönem üst düzey yetkilere sahip olması sebebiyle “süper polis” olarak anılan Carmine Gallo ile Milano Fuar Vakfı Başkanı Enrico Pazzali’nin nüfuzlarını kullanarak bazı ünlü firma ve simalara ilişkin özel bilgileri devletin veri tabanından temin etmesine ilişkin siber casusluk skandalının yankıları sürüyor.
Gallo ve Pazzali’nin elde ettikleri veri ve bilgileri, ortak şirketleri “Equalize” üzerinden kötü amaçlarla kullandığı, para ya da bazı bilgiler karşılığında İsrail ve Vatikan’ın gizli servislere verdiği iddiaları, hem iç hem dış basında ses getirmiş durumda.
Il Giornale gazetesi, “InsideOver” isimli internet sitesi ve İtalya Hava Kuvvetlerinin süreli yayınlarından “Hava Kuvvetleri Dergisi” gibi farklı basın yayın organlarında yazıları yayımlanan savunma ve güvenlik analisti Mauri, siber casusluk skandalına ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Mauri, İtalya’da gündem olan skandalla ilgili, “Bu soruşturma çok önemli çünkü insanlar hakkında karalama maksatlı bilgilerin toplandığı bir dosyalama sistemi ortaya çıktı. Bu, özel bağlamda oluşturulan bir dosyalama sistemi. İtalya’da özel bir kuruluşun dosyalama faaliyetinde bulunması yasa dışıdır. İtalyan tarihinde, özellikle 60’lı ve 70’li yıllarda buna benzer pek çok vaka yaşandı.” dedi.
Söz konusu dosyalama faaliyetinin aralarında İtalyan endüstrisinin üst düzey isimlerinin de olduğu 800 bin kişiyi ilgilendirdiğini aktaran Mauri, “‘Equalize’ adındaki bu şirket, tüm araçlarını yasa dışı araştırmalar yürütmek için kullandı. Bu araştırmalarda, bilgisayar korsanlarının katkısından da yararlanıldı çünkü İçişleri Bakanlığının veri tabanlarının ihlal edilebilmesi için bir siber saldırı düzenlemesi gerektiği ortaya çıktı. Örneğin aynı zamanda, insanları izleyebilmek için bilgisayarlarına casus yazılımlar yerleştirildi. Bunlar, dediğimiz gibi istek üzerine yapıldı.” diye konuştu.
Soruşturmada bugüne kadar yansıyan bilgiler ışığında bütün bunların talep üzerine yapıldığı sonucunun çıktığını belirten Mauri, şunları kaydetti:
“Özellikle bu tür bir araştırma, uluslararası düzeyde de gerçekleştirildiği için bir ulusal güvenlik meselesi ortaya çıkıyor. Soruşturmadan ilk öğrendiğimize göre, hangi İsrail gizli servisine bağlı oldukları tam olarak bilinmeyen, Mossad veya başka bir servis olabilir, bazı kişilerin eski bir jandarma memuru aracılığıyla bu şirketten faydalandığı ve Wagner Grubu’nun bağlantıları ve finansmanı hakkında belirli bir tür araştırma talep ettikleri anlaşılıyor. Ödeme sadece parayla yapılmamış; görünüşe göre İsrailliler, ENI ve İran arasındaki ilişkilere dair bazı belgeler de teklif etmiş. Yani burada, sadece özel tekil şahıslar değil, birçok ulusal şirketi ve özellikle yabancı istihbaratı içeren geniş bir ağ olduğu söz konusu. Örneğin Vatikan’dan da bahsediliyor. Görünüşe göre Vatikan, Ukrayna’daki Rus faaliyetlerine nasıl karşı koyabileceklerini anlamak için bu türde bir araştırma talep etmiş olabilir. Tam olarak ne olduğu konusunda bir bilgimiz yok zira ön soruşturma hakimi henüz konunun hassas detaylarını açıklamadı. Ancak genel çerçeve, bu.”
Başbakan Giorgia Meloni ile ilgili bazı bilgilere ulaşıldığına dair iddiaların hem ulusal hem de dış basında yer aldığı hatırlatılan Mauri, “Başbakanımıza yönelik bir tür şantaj amaçlı bu eylemin, İsrail’in bizim askerlerimizi de etkileyen Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücüne (UNIFIL) yönelik saldırılarına ve bu saldırıların siyasi düzeyde getirdiği sonuçlara İtalya’nın verdiği tepkiden kaynaklandığına inanıyorum.” ifadesini kullandı.
İtalya’nın Gazze Şeridi’ndeki Filistinli yaralılar için donanma gemisini gönderdiğini, bununla beraber Roma ile Tel-Aviv arasında her zaman iyi bir diyalog olduğunu ifade eden Mauri, “Ancak dediğim gibi geçen ay UNIFIL misyonuna yönelik kasıtlı saldırılar ortaya çıkınca bu diyalog biraz bozuldu. Dolayısıyla şu anda ortaya çıkanların bir bakıma bunun sonucu olduğuna inanıyorum çünkü gerçekten de başbakana saldırmaya yönelik siyasi bir niyet var. Çünkü genellikle bazı soruşturmalar tamamen gizlilik içinde kalır. Eğer bunlar halka açıklanıyorsa Tel-Aviv’den ama özellikle de İtalya tarafından bir tür sinyal gönderilmek istenildiği anlamına geliyor.” dedi.
Mauri, Mayıs 2023’te İtalya’nın Maggiore Gölü’nde İtalyan ve İsrailli ajanların öldüğü tekne kazasını hatırlatarak “Milano savcısının adaletinin elindeyiz. Şunu belirtmek isterim ki, soruşturmanın Milano’dan başlatılmasının bir tesadüf olmadığını düşünüyorum. Hatırlarsak geçen yıl Maggiore Gölü’nde İsrailli ajanların ya da eski ajanların, İtalyan ajanlarla birlikte karıştığı bir kaza olmuştu. Bu yüzden hala keşfedilecek çok şey olduğuna inanıyorum. Dediğim gibi büyük ihtimalle başka detaylar da ortaya çıkacak ve yurt dışı servisleriyle bu özel şirket arasındaki ilişkileri daha iyi anlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.
Mauri, buz dağının görünen kısmıyla karşı karşıya olabileceklerini ifade ederek sözlerini şöyle bitirdi:
“Kesinlikle bu soruşturma, kişisel verilerimizin hiçbir şekilde güvende olmadığını gösterdi. Bildiğim alandan konuşursam, hiçbir sistemin saldırılara karşı tamamen dayanıklı olmadığını söyleyebilirim. Bu yüzden, özellikle devlet kurumları düzeyinde, tüm kurumların korunmasını sağlamak için bir işbirliği yapılması gereklidir. Bu da siber güvenlik alanında faaliyet gösteren ve bu alanda teknoloji kullanan tüm güvenlik güçlerini kapsamalıdır.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türk- Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nı ziyaret etti.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Katar’da Deniz Unsur Komutanlığı’nın ardından Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’na ziyarette bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TUSAŞ’a yönelik terör saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Aksakal, “Savunma sanayimizin kalbi olarak kabul ettiğimiz TUSAŞ’a yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını nefretle, şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Zamanlaması itibarıyla manidar olduğu açıkça ortadadır. Olayda, bu saldırıda şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Allah güvenlik güçlerimizi korusun diyorum. Devletimiz güçlüdür, bu melaneti mutlaka bertaraf edecektir. Milletimizin başı sağ olsun” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin 2024-2028 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçtiğimiz günlerde yayınlanmasının ardından, siber savaş, elektronik harp, suikast ve sabotaj faaliyetlerinin günümüz harekat ortamının temel harp türleri haline geldiğine değindi. Bağcıoğlu, Türkiye çapında siber savunma tatbikatı çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
“Çağrı cihazları ve el telsizleri adeta bir silah haline dönüşmüş durumda. Dijital teknolojiye bağımlılık arttıkça, milli güvenliğimiz içinde tehdit oluşturmakta. Hal böyle olunca da tehditlere karşı zafiyetler büyüyor ve ülkemizin güvenliği risk altında kalıyor, bölgedeki son gelişmelerden de anlaşılacağı üzere ivedi tedbirler alınmasını zorunluluk haline gelmiştir.
Bu anlamda; geniş kapsamlı bir siber savunma tatbikatının tüm devlet kurumları ve kritik özel sektör aktörlerinin katılımıyla, mümkün olan en kısa sürede yapılması gerekmektedir. Tatbikatın, olası tüm senaryoları kapsayacak şekilde, gerekirse farklı safhalarda ve günlerde gerçekleştirilmesi ve sivil, askeri unsurlar dahil olmak üzere tüm devlet kurumları bu tatbikata katılmalıdır.”
Bağcıoğlu ayrıca, tatbikatın sadece “yapılmış olmak için” yapılmaması gerektiğini de vurgulayarak 6 Şubat depremleri öncesinde gerçekleştirilen ve çok başarılı olduğu bildirilen deprem tatbikatı ile sonrasında yaşananlara dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Deprem sonrası yaşananlar hala hatıralarımızda. Aynı hatalara bir daha düşülmemeli ve gerekli hazırlıklar ciddiyetle yapılmalıdır” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak ile Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Bakan Güler ve Orgeneral Gürak, eğitimi başarıyla tamamlayıp dereceye giren Bordo Berelilere mezuniyet belgelerini verdi, brövelerini taktı.
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığını, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisinde olunduğunu belirterek, “Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Milli Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. Nitekim, Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihi başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikayeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum” ifadelerini kullandı.
‘DAİMA BİR ADIM ÖNDE OLMALISINIZ’
Özel Kuvvetler personelinin hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırması hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olması gerektiğine işaret eden Güler, “Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır” diye konuştu.
‘ÖZEL KUVVETLER, TARİHİ MİSYONUMUZUN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR’
Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağladığını aktaran Güler, “Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü haline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askeri açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihi misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında, siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Basın toplantısına sakatlanarak oyuna devam edemeyen Mithat Pala’nın durumu hakkında bilgi vererek başlayan Palut, “Mithat, bileğinde kırık şüphesiyle hastanede. Tetkikleri yapılıyor. Umudumuz sakatlığın minimum derecede olması. Ancak ilk tetkikler çok da iç açıcı değil.” dedi. Farklı mağlubiyetten dolayı Çaykur Rizespor camiasından özür dileyen tecrübeli teknik adam, şunları kaydetti:
”Umutlanma şansı bile vermedi”
“Yediğimiz ilk gole kadar dengeli bir maçtı. 2-0’dan sonra oyuna tutunmaya çalıştığımız anlarda golü bulduk. ‘Acaba oyuna tutunabilir miyiz, yeniden maça dahil olabilir miyiz?’ dediğimiz anlarda gol yemeye devam ettik. Hem 2-1’den sonra hem de 4-2’den sonra Galatasaray bize umutlanma şansı bile vermedi. Topun arkasında savunma yaparken iyi değildik. Kaybettiğimiz toplar sonrası dönüşlerde kritik müdahalelerle atakları sonlandırma anlamında da iyi savunma yapamadık. Top bizdeyken üretmeye çalıştık, pozisyonlara girdik. Ancak çok kötü defans yaptık. Böyle bir deplasmanda bu kadar kötü defans yapınca yenilgi kaçınılmaz olur. Bunun üzerine kalemize gelen topların büyük yüzdesi gol olunca da bu mağlubiyet ağır bir skor halini aldı. Kötü sonuçtan dolayı camiamızdan özür diliyoruz. Kötü bir performans sergiledik. Galatasaray’ı da tebrik ediyorum.”
İlhan Palut, Dal Varesanovic’in sakatlığının etkilerini yaşadığını belirterek, “Dal’ın hafta içindeki sakatlık sürecindeki kaygılarımız tamamen sahaya yansıdı. Her karar size hata olarak dönebilir ama bu benim adıma göz göre göre oldu.” ifadelerini kullandı.
Yeşil-mavili takımın teknik direktörü, yaptıkları hataların cezasını çektiklerini dile getirerek, “Bu kadar kötü performansımız bir şekilde futbolun kırılma anlarıyla cezalandırıldı. Oyun 6-2’yi göstermiyor ama sahada doğruları yapmayınca futbol cezayı kesiyor. Bugün başımıza bu geldi.” şeklinde görüş belirtti.
“Sezon başından beri yeterli agresiflikte değiliz”
Sezon başından beri savunma hataları yaptıklarını vurgulayan Palut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Takım savunması anlamında sezon başından beri yeterli agresiflikte değiliz. Yeteri kadar ikili mücadele kazanamıyoruz. Önde kazanamadığımız ikili mücadeleleri de ceza sahası içi ve çevresindeki sert, kararlı müdahalelerle savuşturamıyoruz. Bu üzerine çok durduğumuz konu ama hala eksiğiz. Hiçbir duruş gerekli agresiflik olmadığı sürece sizi savunma anlamında istediğiniz sonuca götürmez. Konumlanma anlamında çok büyük hatalar yapmıyoruz ama bunu daha çok birebir kazanmak, hava topu kazanmak, öncelik alan hamlelerle pekiştiremediğimiz için gol yiyoruz. Bugün buna, şuta hazırlanan oyuncuyu önde karşılamama parametresini de ekleyebilirsiniz. Hala düzeltmeye çalışacağız, hatalarımızın üstüne gideceğiz. Bugün zor bir skorla karşı karşıyayız. Bir şekilde hataları gösterirken takımımızı da mental olarak kazanmak zorundayız.”
“6 gol yiyince hakemi konuşmaya yüzünüz olmuyor”
İlhan Palut, skordan dolayı hakem hatalarını konuşamadığını söyledi. Yedikleri ikinci golden önce kendilerine faul yapıldığını savunan Palut, “6 gol yiyince hakemi konuşmaya yüzünüz olmuyor. Penaltının üzerine çok gidilecek pozisyon olmadığını düşünüyorum. Ancak ikinci gol öncesinde bence bir faul verilebilirdi. Taha’nın ayağına net bir müdahale var. Ancak öyle bir skor ortaya çıktı ki bir teknik direktör olarak, ikinci golden önce faul verilse işlerin değişebileceği konusunda emin değilim. Takımımın 100 dakikalık performansını gördüğüm zaman, ‘O kırılma anıydı. Yoksa biz buradan bambaşka bir skorla evimize dönerdik.’ diyemiyorum.” ifadelerini kullandı.
]]>Flake, bir süre önce İstanbul Boğazı’nda Asya’dan Avrupa yakasına yüzdüğünü ve bunun bir saatten biraz fazla sürdüğünü dile getirdi.
Asya ve Avrupa’yı birleştiren Türkiye ve İstanbul’un coğrafi konumlanışının felsefi olarak Doğu-Batı ayrımına da referans verdiğini kaydeden Flake, “Benzer biçimde savaş kuzeyde Ukrayna’yı, güneyde Gazze’yi kasıp kavururken, Türkiye yine tam ortada konumlanıyor.” ifadesini kullandı.
F-16 MESELESİ
Büyükelçi Flake, ABD Kongresi’nin Türkiye’ye F-16 uçağı satışına onayının taraflar açısından çok önemli ve anlamlı olduğunu aktararak, onayın, iki ülkenin güçlü ikili ilişkisinin kolektif çıkarlara uygun olduğu yönündeki taahhüdüne işaret ettiğini belirtti.
NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye’nin F-16 filosunun, örgütün gücü açısından kritik önem taşıdığına ve gelecekte müttefikler arasında birlikte çalışabilirliği garantilediğine değinen Flake, ikili ilişkilerin bunun ötesinde olduğunu ifade etti.
Flake, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşa değinerek, “Türkiye, Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’yı ilk işgalinden bu yana Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği kararlı biçimde sürdürüyor.” yorumunda bulundu.
Savaşın küresel gıda güvenliğini tehlikeye atması üzerine Türk diplomatların, yaklaşık 33 milyon ton tahılın 40’tan fazla ülkeye güvenli geçişini sağlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’ni müzakere ettiğini dile getiren Flake, Karadeniz’deki güçlerden biri olan Türkiye’nin, tahıl ve diğer temel malların taşınması konusunda mayınların etkisini minimize ettiğine işaret etti.
“RAKİPLERİMİZLE DİYALOG KURMA BECERİSİNDE EŞSİZ”
Flake, Türkiye’nin, dünyanın pek çok köşesinde nüfuzunu, tarihi bağlarını ve ekonomik gücünü kullanmasını ümit ettiklerini kaydederek, Ankara’nın “rakiplerimizle bizim yapamayacağımız şekillerde ve yerlerde diyalog kurma becerisinde eşsiz” olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin Gazze’deki ihtilafın çözümünde rol oynayabilecek konumda olduğunu belirten Flake, Ankara’nın da Washington gibi, Filistin devletinin kurulmasının kalıcı barış için en iyi yol olduğuna inandığını söyledi.
Flake, ayrıca, “Türkiye’nin Sahraaltı Afrika ve Orta Asya’da Çin’e alternatif olduğunu kanıtladığı” ifadelerini kullandı.
“TÜRK SAVUNMA SANAYİSİYLE ORTAKLIK”
Jeff Flake, insansız hava araçlarından ileri teknoloji bileşenlerine, motorlardan top mermilerine kadar devam eden Türk savunma sektörü dönüşümünün, ABD savunma tedarik zincirinin ve NATO’nun gücünün ayrılmaz parçası olduğunu kaydetti.
ABD’nin, kritik Amerikan mühimmat stoklarının yenilenmesi için Türk savunma sanayisiyle ortaklık yaptığını belirten Flake, “Savunma Bakanlığı, Teksas’ta bir Türk savunma firmasından satın alınan üç bantlı mühimmat tesisi inşa ediyor.” ifadelerini kullandı.
Flake, ABD-Türkiye savunma ortaklığı sayesinde gelecek yıl itibarıyla, ABD’de üretilen 155 milimetrelik mermilerin yüzde 30’unun Teksas’taki fabrikalardan sağlanacağının tahmin edildiğini söyledi.
“YAŞANANLAR TÜRKİYE’NİN ÖNEMİNİ DOĞRULADI”
Jeff Flake, makalesinde iki ülkenin anlaşmazlık yaşadığı konuların varlığına da işaret etti.
Türkiye’nin IŞİD karşıtı koalisyonun önemli bir üyesi olduğunu hatırlatan Flake, ancak Ankara ile Washington’un IŞİD’e karşı mücadele konusunda yaklaşımlarının her zaman uyumlu olmadığını aktardı.
Flake, söz konusu ayrışmaları aşmak için ve diğer zor konular üzerinde işbirliği içerisinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Eylül 2021’de “Türkiye’nin vazgeçilmez bir müttefik olduğunu” söylediğini hatırlatan Flake, şimdiye kadar yaşananların Ankara’nın önemini doğruladığına değindi.
Flake, Kongredeki eski meslektaşlarının F-16 satışını gerçeğe dönüştürerek, iki ülke arasındaki ikili ilişkiyi canlandırma fırsatı sunduğunu söyledi ve “Doğru olanı yaptılar.” dedi.
]]>Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 27 Aralık’ta TCG Preveze Denizaltısı tarafından Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilen harp atışında, AKYA ağır torpidosunun hedefi tam isabetle vurması büyük bir heyecanla takip edildi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci ve askeri personel, AKYA ağır torpidosunun atışını TCG GÖKOVA’nın Komuta Merkezi’nden izledi.
Son hazırlıkların tamamlanmasının ardından Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun “Bismillah ateş serbest” komutuyla ateşlenen AKYA ağır torpidosu, 12 bin yardalık bir mesafeden hedef gemiyi tam isabetle vurarak batırdı.
ENVANTERE ALINDI
AKYA’nın hedefi başarıyla vurduğu anlarda TCG Gökova Komuta Merkezinde büyük sevinç yaşandı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, atış sonrası yaptığı değerlendirmede, “Bugün Türk Deniz Kuvvetleri için çok önemli bir gün. Yerli ve milli torpidomuz AKYA’nın çok başarılı bir atışını icra ettik ve AKYA torpidosunu Türk Deniz Kuvvetleri envanterine aldık” ifadesini kullandı.
Kısa bir süre önce milli ve yerli güdüm mermisi Atmaca’nın envantere alındığını anımsatan Tatlıoğlu, “Kısa süre sonra gemilerimizden hava hedeflerine karşı kullanacağımız Hisar deniz milli ve yerli güdümlü mermimizi hizmete alacağız. Aynı şekilde milli ve yerli mayınımız Malaman’ı kısa bir süre sonra envanterimize alacağız. Yerli ve milli atış kontrol sistemlerimizi kullanan gemilerimiz, yerli ve milli güdüm mermileri ile yerli ve millî torpidoları kullanmaktadır. Hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.
“5-6 ÜLKEDEN BİRİ OLDUK”
Savunma Sanayii Başkanı Görgün de bu atışla yüksek teknoloji içeren bir mühimmatın başarılı bir atışla Deniz Kuvvetlerine kazandırıldığını belirterek, şunları kaydetti:
– Bugün atışını yapmış olduğumuz ağır torpido özellikle denizaltı harbi için çok çok önemli, vazgeçilmez bir unsur. Hem zor tespit edilmesi ve hem de çok ciddi bir tahrip gücüne sahip olması sebebiyle yerli ve milli olması çok elzemdi. Bunu yapabilen dünyada 5-6 ülke var. Biz de bunlardan bir tanesi olduk. Allah’a çok şükür bugün başarılı atış sonucunda bunu envantere kazandırmış olduk. Bu Mavi Vatanımızın korunmasında, bölgedeki haklarımızın korunmasında Deniz Kuvvetlerimiz için çok caydırıcı bir güç olacak. Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Milli Savunma Bakanlığımıza, Deniz Kuvvetlerimize ve bu projede emeği geçen tüm şirketlerimize, tabii ki Roketsan ve Savunma Sanayii Başkanlığı personeline teşekkür ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun.
“TARİHİ BİR GÜN”
Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci ise şu değerlendirmelerde bulundu:
– Gerçekten Türk Silahlı Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, özellikle savunma sanayimiz için çok tarihi bir gün. Envantere giren yerli ve milli Atmaca Gemisavar füzemizden AKYA torpidomuzun da Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde olması gerçekten Türkiye’nin Mavi Vatan’daki çelik kılıcının ne kadar keskin olduğunu gösteriyor. Bunu milli kabiliyetlerle gerçekleştirmiş olmanın haklı gururunu da burada hepimiz beraber yaşadık.
]]>