Seçimde – Fox Haber https://www.foxhaber.com.tr Mon, 20 May 2024 09:00:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Milletin tahammülü yoktu ilk düğmeyi doğru ilikledik https://www.foxhaber.com.tr/milletin-tahammulu-yoktu-ilk-dugmeyi-dogru-ilikledik/ https://www.foxhaber.com.tr/milletin-tahammulu-yoktu-ilk-dugmeyi-dogru-ilikledik/#respond Mon, 20 May 2024 09:00:56 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=7484 Ensar Aytekin, CHP’nin 25 yıllık üyesi. 1999’dan bu yana her seçimin içinde üye ve yönetici olarak bulundu. Son seçimde ise genel başkan yardımcısı olarak işin mutfağındaydı. Seçimin en zor yanlarından birisinin adaylaşma süreci olduğunu belirten. Aytekin şunları söyledi: Adaylaşma, gömleğin ilk düğmesidir. O gömleği doğru iliklerseniz sonuna kadar o ilikleme doğru tamamlanır. Biz o süreci çok titiz, bilimsel, sağlıklı verilerle yönettik. Seçmenimizin beklentisinin farkındaydık. Bizim ve Türkiye’nin artık bir daha seçim kaybetmeye tahammülü olmadığını açık ve net görüyorduk. Dolayısıyla o ilk düğmeyi doğru iliklemek durumundaydık. Seçim gecesi o doğru sonuçları hep birlikte gördük.

YAĞMUR ALTINDA MİTİNG

Aytekin seçim gününü ve gelen ilk haberleri şöyle anlattı: İktidar partisi elinde devletin bir sürü olanaklarıyla sandıklara hakim olurken biz sınırlı imkânlarla bazı illerde sorunlar yaşardık. Bu da topluma ‘Sandıklara sahip çıkılmadı oylar çalındı’ diye yansıyordu. Seçim gününe hem örgüt bazında, hem müşahitler hem de avukat noktasında çok iyi hazırlandık. O gün bir sorun yaşamadık. Sabahın 06.00’sında herkes ayaktaydı. Bütün sandıklar denetlendi. Doğu’da sandıklar erken açılıyor. Sisteme girişler başladı. Telefonlar yavaş yavaş çalıyor. Ben ilk gelen haberleri çok önemserim. Hani şöyle bir inanç vardır ya nasıl başlarsa öyle devam eder diye. İlk haber Kilis il başkanımızdan geldi. Konuşmakta zorlandığını fark ettim. ‘Başkanım her şey yolunda mı, kazandık mı?’ diye sordum. ‘Kazandık’ dedi. Tek bu kelimeyi söyleyebildi. Kilis’i kazanmak partimiz için önemliydi bu güne kadar kazanmadığımız, zorlandığımız uzak bir noktaydı. Kilis’te son mitinglerden birini genel başkanımız yağmur altında yapmıştı. Genel başkanımızın seçime 10-15 gün kala mitinglerini stratejik planladık. Kazanmaya yakın olduğumuz, zorlandığımız yerlere genel başkanımızı götürdük. Bunlardan birisi de Kilis’ti. Orada bir beklentimiz vardı. Kazanmamız sürpriz olmadı. Adıyaman’da milletvekili arkadaşımız Abdurrahman Tutdere’nin kazanacağını biliyorduk. Kırıkkale, Uşak, Kütahya aynı şekilde kazanacağımızı ilan ediyorduk ve haklı çıktık.

CHP’li Aytekin SÖZCÜ Medya Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’e konuştu, seçim zaferini anlattı.

SİYASAL İFLAS YAŞANDI

Türkiye’nin bugünkü siyasal düzenden rahatsız olduğunu belirten Aytekin, Türkiye’nin ittifaklardan çok şey öğrendiğini belirtti, şunları söyledi: İttifakta siyasal, rakamsal anlamda istediğimiz sonucu elde edemedik belki ama çok şey öğrendik.  En başta bütün siyasi partiler, birbirlerine zıt farklı düşünen partiler bir araya geldi. Onların kitleleri de bir araya geldi. Bu bir tanışmaya vesile oldu, çok geç bir tanışmaydı. Birbirimizi anladık, tanıdık. Duygularımızı, beklentilerimizi, ihtiyaçlarımızı hassasiyetlerimizi öğrendik. Bu bilgiyle bir ülkeyi yönetmek inanın çok daha kolay olacaktır. Şu anki iktidar sadece kendi duygularıyla bu ülkeyi yönetti. Kendi inançlarını topluma dayattı. Kendi siyasal kültürünü bu toplamda zorla egemen kılmaya çalıştı. İşte geldiğimiz sonuçta budur. Siyasal iflastan bahsediyoruz.

 İKTİDAR OLACAĞIZ

Kurultayda girecekleri ilk seçimde CHP’yi birinci parti yapma sözü verdiklerini hatırlatan Aytekin açıklamasını şöyle sürdürdü: Bu sözümüzü tuttuk. Şimdi bir söz daha veriyoruz. İlk genel seçimde partimizi iktidar yapacağız. Sadece CHP ye oy verenler değil herkes huzurla yaşayacak, herkesin anayasal hakkı korunacak ve bu ülkeye adalet gelecek. Oy geçişkenliği mutlaka oldu. 6’lı ittifakla aldığımız sonuç 25, tek başına girdiğimiz sonuçta aldığımız oran yüzde 38. Siyasal anlamda seçmenin sahibi yoktur. Bir seçimde size inanır, güvenir oy verir. Bir başka seçimde bize inanır, güvenir, ikna olur bize oy verir. Buradaki asıl mesele siyasi partilerin ortaya koyduğu iddialar, kadrolar, söylemler, projeler, vaatler ve inandırıcılık. Kampanya doğruysa doğru sonucu alırsınız. Biz sadece 6’lı masanın parti kitlelerinden oy almadık. Bize AKP, MHP seçmeninin oy verdiğini seçim bölgem Balıkesir’den biliyorum. Geçmişte AKP’ye oy veren bu seçimde bize oy verdi. Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımız başkanlığında uzman bir heyetten oluşacak birim kuruyoruz. 3 ayda 5 ayda bir her belediye izlenecek, gözlenecek, bir takım ölçümler yapılacak, belediyelerin ortaya koyduğu projeler, yaptığı hizmetler toplumda karşılık bulmuş mu; hangisi bulmuş; hangisi bulmamış bunlara bakılacak. Kampanyada topluma vaat edilen projelerin ne oranda gerçekleştiği izlenecek. Doğru projelerin yaygınlaşmasını, gelişmesini, diğer belediyelerle eşleşmesini sağlayacağız. Önümüzdeki 5 yılı böyle geçireceğiz.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/milletin-tahammulu-yoktu-ilk-dugmeyi-dogru-ilikledik/feed/ 0
‘Türkiye’de bir demografik deprem yaşanıyor’ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-bir-demografik-deprem-yasaniyor/ https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-bir-demografik-deprem-yasaniyor/#respond Wed, 13 Mar 2024 21:00:31 +0000 https://www.foxhaber.com.tr/?p=4587 Bodrum’daki görüntülerinizi izleyince arama ihtiyacı hissettim. Etrafınız gençlerle çevrilmişti. Gençler sizde ne buluyor?

Samimiyet, dürüstlük ve açıksözlülük. Bunu “Ümit Özdağ salağa salak dedi” şeklinde ifade ediyorlar. Ayrıca gençlik, Zafer Partisi’nde Saray Rejimine karşı gerçek muhalefeti buluyor. Atatürk’ten taviz vermeyen bir politik duruşu ve 13 milyon sığınmacı ve kaçağa karşı Anadolu Kalesi Projesi ile bu işgale karşı çaresiz olmadıkları duygusunu hissediyor. Gençlerin bana sokakta en fazla söyledikleri cümleler şunlar: “Sakın bu yoldan geri dönme”, “Sakın bizi yalnız bırakma”. Çünkü hızla gelişen ve değişen dünyada gençlerin bilinç ve farkındalık düzeyi diğer yaş gruplarına göre daha yüksek. Neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkındalar. Şimdiye kadar daha az yanlışı seçmek zorunda kaldıklarını hissediyorlardı. Biz onlara çaresizlik hissi içinde uzanan bir el olduk. Sanırım Türk Gençliği ile çok doğru ve dürüst bir iletişim kurduk.

Sizce genel seçimden bu yana oyunuzu ne kadar artırdınız?

Şu an itibari ile üç kat artırdık. Bir ay sonraki hedefimiz yüzde 10 oranını yakalamak ve dört kat artırmak.

İYİ Parti’deki çözülme, İYİ Parti oylarının ne kadarını size getirdi, getirdi mi?

Evet, sizin de belirttiğiniz gibi İyi Parti’de herkesin gözlemlediği hızlı bir çözülme var. Bu soruya “İyi Parti’den kopan oyların büyük bölümü Zafer Partisi’ne geliyor” cevabını rahatlıkla verebilirim. Ancak anket şirketleri farklı oranlar veriyor. Şu aşamada bir oran vermek istemiyorum.

MHP’den oy alıyor musunuz?

Evet, MHP’den kesinlikle ülkücü oyları alıyoruz. Ülkücü oy diyorum çünkü, MHP’de ayrıca AK Parti’nin borç oyları var. Bunlar ülkücü oy potansiyeli dışındaki oylar. Bu seçmenden bu aşamada oy geldiğini düşünmüyorum ancak klasik ülkücü MHP seçmeninden MHP’nin aday çıkarmadığı yerlerde oy geliyor.

ET YEMEYEN MİLYONLAR

Ekonomik krizin bu seçimde çok etkili olacağını söylüyor uzmanlar. Siz sürekli sokaktasınız, ne görüyorsunuz? Geçen seçimde etkili olmayan ekonomik kriz, şimdi niye olsun?

Sokaktaki vatandaşımız hangi partiye oy verirse versin gündeminde hayat pahalılığı var. Ev kiraları artıyor. Düşünün, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa gibi büyük kentler başta olmak üzere ev kiraları ortalama 20 bin TL’yi buluyor. İstanbul’da memur aileleri eski komünist Bulgaristan’da olduğu gibi aynı daireyi paylaşıyor. Sabit gelirliler büyük kentlerde yaşamak istemiyor. Memurun ev sahibi olma ümidi yok artık. Ekmek 8 lira, beğenmediğiniz kuru soğanı almak bile lüks oldu. Bonfile değil ortalama bir etin kilosu 500 lira. Aylarca et yemeyen milyonlarca yurttaşımız var. Emekli perişan. 10 Bin TL maaş ile adeta ölüme mahkûm edilmiş durumda. Ve genel seçime kadar sabreden Cumhur İttifakı seçmeni de artık düzelme umudunu yitirdi. Saray Rejimi Lale Devrini yaşarken kimse artık kimseyi “Çalıyorlar ama yapıyorlar” diye savunacak durumda değil. Özetle 2024 icra, iflas ve intiharlar yılı oluyor. Gelecekle ilgili düzelme umutları yok. Mehmet Şimşek “2028’de enflasyon düşecek” diyor, ancak halk gittikçe açlık ve sefalete düşüyor. Küçük illerde aile yardımlaşmasıyla ekonomik kriz katlanılır olsa da şehirler ve büyükşehirlerde artık katlanmak mümkün değil. Tüm bu sebeplerle bu seçimlerde ekonomik kriz daha etkili olacak.

AFGAN BAŞKAN ADAYI

Bu seçimde göçmenlerin etkisini sormak istiyorum. Siz her seçimde seçmen ithali konusuna değinirsiniz, bu seçimde de risk var mı?

Genel seçimden sonra iktidar yabancılara vatandaşlık dağıtmaya devam etti ve bugün de devam ediyor. Genel seçime göre bu seçimlerde çok daha fazla yabancı kökenli Türk vatandaşı oy kullanarak bizlerin kaderini etkileyecek. Ancak bu, yüzde 50 – yüzde 50 gibi bir oransal yakınlığın bulunduğu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu kadar Türkiye geneline etki yapmamakla birlikte, Hatay, Gaziantep, İstanbul gibi yoğun vatandaşlık verilen şehirlerde belediye başkanının kim olacağını belirleyebilir. Mesela ilk kez Esenyurt’ta Türk vatandaşlığı almış bir eski Afgan vatandaşı, Afgan-Türk vatandaşı seçmenlere çağrıda bulunarak bağımsız aday oldu. Ve bu daha başlangıç. Siyasi hayata adaylık bazında aktif bir eğilim gösterdikten sonra bir sonraki seçimde 100 bin imza toplayarak Cumhurbaşkanı adayı çıkarmalarının önünde de hiç bir engel yok.

“Türk milleti vatansızlaştırılıyor”… Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

Çünkü ülkemiz 2011’den bu yana 13 milyon sığınmacı ve kaçağın örtülü işgaline uğradı. Devletin değişik kurumlarındaki güvenlik bürokratları bana sayının 13 milyondan daha fazla olduğunu söylüyorlar. Verdikleri sayıları henüz teyit etmediğim için kamuoyuyla paylaşmıyorum. Ve her gün ülkemize 1000-1250 arasında kaçak giriyor. Bu, yılda 400 bin, 3 yılda 1 milyon 200 bin gibi bir sayı eder. Özetle Türkiye’de bir demografik deprem yaşanıyor. Ve eskiden “Kerkük Türk’tür Türk kalacak”, “Bakü Türk’tür Türk kalacak” diye bağırırken şimdi Türk Gençleri “Esenyurt, Gaziantep Türk’tür Türk kalacak” diye bağırıyorlar. Bu iç göç Türkiye’den yurtdışına göçü tetikliyor. Kendi anadilinde okuma yazma bilmeyen her türlü lümpen unsur ülkemize girerken, yazılım mühendislerimiz ve doktorlarımız da yurt dışına gidiyorlar. Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Hatay gibi illerimizden yurdun değişik yerlerine, şehirlerine, sığınmacılardan ötürü göç başlamış durumda. Ve İstanbul Fatih’te -ki semt ismini onu fetheden Fatih’ten alır- şimdi yeni bir fetih yaşanıyor ve bu bir Arap fethi. Bu, vatansızlaşma değilse nedir? Vatansızlaşma sürecinin başlangıç aşamasını yaşıyoruz.

2040’ta Suriyelilerin sayısı 21 milyon olacak diyorsunuz. O zaman ne olur?

Bugün Türkiye’de kayıtlı 5 Milyon, kayıtsız 7 Milyon Suriyeli var. 5.3 doğum artış hızıyla hesaplandığında 2040’ta nüfusları 21 milyona yükseliyor. Türkler’de doğum oranı 1’in de altına doğru hızla ilerliyor. Eğer bu durum bu şekilde devam ederse oransal olarak Türk nüfusun azaldığı, Suriyeli nüfusun çoğaldığı, Mersin-Şanlıurfa hattının çoğunluğunu Suriyeli Arapların oluşturduğu, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa’da dev Suriyeli gettoların oluştuğu, milli devlet niteliğini yitirmiş Ortadoğululaşmış, Ortadoğu’nun her türlü terör örgütü ve mafya çetesinin cirit attığı bir ülkeye döneriz ve bu iyi durum senaryosu.

Kötü senaryo ne?

Bu nüfusun geriye dönmemesi durumunda Türkiye’nin 2020’lerin sonu 30’ların başında bir iç savaş yaşaması kaçınılmazdır. Çünkü bu insanların içerisine gizlenmiş IŞİD başta olmak üzere bir çok selefi cihatçı örgüt var ve IŞİD emperyalizm tarafından Irak, Suriye ve Türkiye’yi dağıtmak için kurulmuş bir ajan örgüttür.

AÇIK KAPI POLİTİKASI

Sizinle ne zaman program yapsak IŞİD tehlikesine dikkat çekersiniz. Biz de IŞİD ile ilgili dosya çalışmaları yaptık. Açık kapı politikası IŞİD’in Türkiye yapılanmasında ne kadar etkili oldu?

IŞİD’in Türkiye’de yapılanması, El-Kaide’nin Türkiye’ye sızması, diğer selefi cihatçı örgütlerin altyapı oluşturması, AKP’nin açık kapı politikasının ve Beşar Esad’ı devirme politikasının bir sonucudur. AKP bu örgütlerin 2013-2014’ten itibaren Suriye’yi cephe, Türkiye’yi de cephe gerisi olarak kullanmasına izin verirken, bütün dünyadan Suriye’ye gitmek isteyen selefi cihatçılar için Türkiye’yi bir terör otobanı haline dönüştürdü. IŞİD Suriye’de verebileceği zararı fazlasıyla verdikten sonra 2019’da “Türkiye Vilayeti” programını açıkladı. Bu arada bütün bu örgütler Türkiye’yi cephe gerisi olarak kullanırken, Türk Devletini de inceleme-tanıma fırsatı buldular. 2019’dan sonra ise Türkiye’de Türkiye Vilayeti Programı çerçevesinde iç savaşı başlatma süreci üzerinde çalışıyorlar.

Zafer Partisi Lideri, en çok gençlerden oy alıyor.

Yeni bir açılım süreci için güçlü sinyaller var

Türkiye’de yeni bir çözüm sürecinin olabileceği tartışmaları başladı. Olur mu? Nasıl olur?

Yeni bir açılım süreci ile ilgili güçlü sinyaller olduğunu ben de düşünüyorum. Erdoğan, bu sefer açılımı Anayasa’nın ilk 3 maddesi ve 66. maddeyi de kapsayan bir değişiklik üzerinden yapmak istiyor. Bu değişiklikler devletin karakterini değiştirecek ölçüde ağır değişiklikler. Bundan dolayı Bahçeli, “Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir, İnşallah Türkiye değişmez” diyerek ülkemizi bekleyen ağır tehlikeye dikkat çekti bence. Peki Sayın Bahçeli tehlike bu kadar büyükse, bu tehlike karşısında MHP’yi nasıl hareket ettirecek; onu hep birlikte göreceğiz. Ancak AKP’den DEM için yükselen övgülerle, FETÖ’ye yönelik yumuşak yaklaşımların arasında da bir paralellik olduğunu düşünüyorum.

Saray açılım sürecinde yanına FETÖ bürokrasisini tekrar almak gibi bir çılgınlığı temsil edebilir. Özetle seçim sonrasında Erdoğan, ekonomik krizin ortaya çıkardığı toplumsal tepkileri de bastırmak için Anayasa
değişikliğine karşı gelecek politik direnişi tasfiye etmek için çok ağır diktatoryal politikalara başvurmak durumunda kalacaktır.

]]>
https://www.foxhaber.com.tr/turkiyede-bir-demografik-deprem-yasaniyor/feed/ 0