Seçimlerin, Türk demokrasisinin yüksek standartlara ulaştığını ve tüm dünyaya örnek olacak bir noktaya eriştiğini bir kez daha gösterdiğini belirten Büyükataman, “Bu vesile ile hem 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde, hem de son bir yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde, partimizin ve Cumhur İttifakı’nın başarısı için durmadan, yorulmadan mücadele eden, gecesini gündüzüne katan ve samimi bir gayret içerisinde çalışan kıymetli ülküdaşlarıma ve parti teşkilatlarımıza, teşekkür ediyorum” dedi.
“CUMHUR İTTİFAKI YÜKSELİŞİNİ SÜRDÜRMEKTEDİR”
Konuşmasında, “Milletimizin kararı ne olursa olsun her zaman başımızın üzerindedir” diyen MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, şöyle konuştu:
* Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu seçimlerde, milletimizin verdiği mesajı doğru okumak, tüm boyutlarıyla değerlendirmek ve milletimize daha iyi hizmet edebilmek üzere çalışmalarımıza başladık. Ekonomik sorunların sosyal ve siyasal hayata olan yansıması sonucu ortaya çıkan tepkilerin farkındayız. Bu anlamda bir önceki seçimlere göre sandığa gitme oranının da düştüğünü görüyoruz.
* Aziz milletimiz Yerel Seçimler vasıtasıyla sıkıntılarını paylaşmış, önümüzdeki sürecin gündemini belirlemiştir. Cumhur İttifakı olarak milletimizin sandığa yansıttığı tüm sorun ve sıkıntıları dikkatle inceleyecek ve inşallah her vatandaşımızı refaha kavuşturacak bir vizyonla çalışmalarımızı tüm hızıyla sürdüreceğiz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; Türkiye bu seçimlerde önümüzdeki beş yılın yerel yöneticilerini seçmiştir yani Türkiye’de bir iktidar değişikliği yoktur.
* Cumhurbaşkanımız ve Kabinesi görevinin başındadır. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yoluna devam etmekte ve Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesi ile yükselişini sürdürmektedir. Mahalli idareler seçimleri sonrası oluşan atmosferde siyasi fırsatçılığa soyunup erken seçim çığırtkanlığı yapanlar, Türkiye’de bir kriz ortamı yaratmaya çalışanlar büyük bir yanılgı içerisindedir.

“TÜRK MİLLETİ KİRLİ SENARYOLARA GEÇİT VERMEYECEKTİR”
Seçimlerden sonra, iktidar değişikliği olmuş gibi bir algı oluşturulduğunu öne süren İsmet Büyükataman şöyle konuştu:
* Aziz Milletimiz bu zihniyete ülkenin emanet edilemeyeceğinin kararını, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri’nde çok net vermiştir. Sanki iktidar değişikliği olmuş gibi yaygara koparıp milli ve manevi değerlerimize saldırmak için el ovuşturanlar bilsinler ki, bu sinsi arayış hüsrana uğramaya mahkumdur. Türkiye, erken seçim söylemleri üzerinden yaratılmak istenen istikrarsızlığa, teslim olamaz ve olmayacaktır.
* 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin hemen ardından, DEM Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayının CHP’li İmamoğlu’na yönelik ‘Aldığı oylar benim demesin sakın, aldığı oylar bizim seçmenimizindir’ şeklindeki sözleri her şeyi gözler önüne sermiş, seçimlerden önce işaret ettiğimiz sinsi ittifakın adeta itirafı olmuştur. Kendi seçmeninin iradesini DEM’lendiği kapılara peşkeş çeken CHP’nin maskesi bir kez daha düşmüş, sözde ‘Kent Uzlaşısının’ esasında ‘PKK İttifakı’ olduğu tüm açıklığı ile ortaya çıkmıştır.
* Ayrıca seçimlerin hemen ardından sokakları karıştırmak için ortaya çıkan, şehirlerimizi savaş alanına çevirmeye yeltenen terör yandaşlarının karanlık emelleri yine en büyük desteği CHP yönetiminde bulmuştur. Ne yazık ki CHP, terör örgütü PKK’nın çağrısı ile sokaklara çıkan bu anarşist güruha hiç zaman kaybetmeden can suyu olmuştur.
* Terör örgütünün çağrısı ile sokaklara çıkanlar, ekranlarda erken seçim çığırtkanlığı yapanlar, Türkiye’yi bir karanlığa sürüklemeye çalışanlar ve DEM’lenmiş CHP şunu unutmamalıdır: Büyük Türk milleti bu kirli senaryolara asla geçit vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sinsi tezgahları başınıza geçirmeye muktedirdir.
* Cumhur İttifakı aşılmaz bir set olarak Türk ve Türkiye düşmanlarının karşısında dimdik ayaktadır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi; “Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, Türk Devri’nin mihmandarı, yeni yüzyılın mihveri ve mihenk taşıdır.

“MHP TÜRKİYE’NİN VE CUMHUR İTTİFAKI’NIN GÜCÜNE GÜÇ KATMIŞTIR”
Açıklamalarında, tüm sorunların çözümünün Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi’nde olduğunu belirten İsmet Büyükataman sözlzerini şöyle sürdürdü:
* Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Türk milleti uğruna verdiğimiz mücadele, karamsarlığa mahal vermeden, ümitsizliğe kapılmadan, büyük bir azimle ve hızlanarak devam etmektedir. Kim ne derse desin, yandaş yorumcular, son kullanma tarihi geçmiş sözde yazarlar nasıl yorumlarsa yorumlasın, Milliyetçi Hareket Partisi 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde etkili bir başarı elde etmiştir.
* Milliyetçi Hareket Partisi ülke genelinde 220 belediye kazanarak umutları yeşertmiş, Cumhur İttifakı’nın ve Türkiye’nin gücüne güç katmıştır. Önümüzdeki süreçte milletimizin sıkıntılarını aşmak için her zamankinden daha çok çalışacak ve tüm sorunları aşacağız.
* Bu inanmışlık ve milletimize karşı yüklendiğimiz sorumlulukla, yılgınlığa ve yorgunluğa izin vermeden çalışacak, müreffeh yarınlara mutlaka ulaşacağız. Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhur İttifakı’na gönül vermiş tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, Ramazan Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum.
]]>Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin resmi olmayan sonuçlarına göre, Ankara, İzmir, İstanbul dahil pek çok büyükşehir belediyesini ve kritik ilçeyi CHP alırken, AKP de sandıktan ikinci parti olarak çıktı.
TL’nin sert değer kaybının ve enflasyonun sürmesi ile birlikte faizlerin de yüksek seyretmesi, mayıs ve hazirandaki seçimlerin ardından ekonomik darboğazın artmasına neden oldu.
ENFLASYON HIZLANMIŞ, FAİZLER ARTTIRILMIŞTI
Haziran seçimlerinden bu yana Merkez Bankası (TCMB) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan destekli sıkılaştırma adımlarıyla bugüne kadar 4 bin 150 baz puan faiz artışı gerçekleştirmişti.
Öte yandan mayıs seçimlerinden önce 19,9 seviyesinin altında olan Dolar/TL kuru yerel seçimler öncesi 33,3 seviyesinin üstüne çıktı. Geçen yıl mayıs ayında yüzde 39,59 olan yıllık enflasyon ise Şubat 2024’te gelindiğinde yüzde 67,07’ye yükseldi.
İki seçim arasında halkın alım gücü belirgin şeklide zayıflarken hayat pahalılığı genel seçim sonrası da artarak devam etti. Üstelik yüksek faizler yüzünden ucuz kredi döneminin sona ermesi ve kredilere erişimin azalması da vatandaşları olumsuz etkiledi.
‘SEÇMEN EKONOMİK ZORLUKLAR NEDENİYLE CEZALANDIRDI’
Financial Times, Erdoğan’ın iktidara gelmesinden bu yana en ağır seçim yenilgilerinden birini aldığını, iktidarı en çok zorlayan sorunlar arasında ekonominin olduğunu belirtti.
Bloomberg’e konuşan siyasi risk danışmanlığı şirketi Eurasia Group Avrupa Direktörü Emre Peker, “Seçmenler yerel seçimlerde Erdoğan’ın partisini ve adaylarını ekonomik zorluklar nedeniyle cezalandırmış görünüyor. Erdoğan artık seçmenin ekonomiyle ilgili kaygılarına karşı dirençli değil” dedi.
Küresel varlık yöneticisi East Capital’de kıdemli danışman olan Emre Akçakmak, “Seçim sonrasında beklenenden daha dalgalı bir dönem görebiliriz. Daha da kötüsü, bu belirsiz dönem Merkez Bankası net döviz rezervlerinin eksi 65 milyar dolarla tüm zamanların en düşük seviyesine indiği ve enflasyonun Mayıs ayında yüzde 70’in üzerine çıkacağı bir döneme denk gelecek” ifadelerini kullandı.
PİYASALAR NASIL YORUMLAYACAK?
Öte yandan piyasaların seçimleri nasıl yorumladığı da yakından izlenecek. Seçim sonrası AKP’nin aldığı ağır yenilginin faturasının Mehmet Şimşek liderliğindeki yeni ekonomi programına kesilip kesilmeyeceği merak konusuydu.
Ancak Erdoğan’ın, “Enflasyon başta olmak üzere uyguladığımız ekonomi programımızın olumlu sonuçlarını yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız” ifadeleri piyasaları bir miktar rahatlattı.
Erdoğan, “Ekonomideki sıkıntıların giderilmesi başta olmak üzere ülkemizin acil meselelerine daha fazla eğileceğiz. Ekonomide yol haritamız olan OVP ve 12’nci Kalkınma Planımızı bugüne kadar kararlılıkla uyguladık. Ülkemize ve gelecek nesillere bedel ödetecek popülist adımlardan bugüne kadar uzak durduk” dedi.
Mehmet Şimşek de aynı şekilde seçimlerin ardından yaptığı paylaşımda, “Ana hedefimiz olan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye düşürmek için sıkı para, seçici kredi ve gelirler politikasına ilaveten kamuda harcama kontrolü yaparak tasarrufu ön planda tutacağız” ifadeleriyle sıkı para politikasına devam mesajı verdi.
DÖVİZ TALEBİ KRİTİK
Reuters’ın aktardığına göre ekonomist Haluk Bürümcekçi, Erdoğan’ın seçim sonrası konuşmasında yer alan ekonomi programının devamına ilişkin vurguların piyasalar tarafından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e verilen “destek” olarak okunacağını belirtti.
“Seçimsiz dört yıl vurgusu ile popülist olmayan politikalara devam mesajı verildiği söylenebilir” diyen Bürümcekçi, “Bu doğrultuda, kısa vadede ekonomi açısından seçim öncesi gözlenen yüklü döviz talebinin devam edip etmeyeceği en kritik konu olarak öne çıkıyor” dedi.
Finansal veri sağlayıcısı Tellimer stratejisti Hasnain Malik konu ile ilgili raporunda, “Erdoğan’ın yerel seçim kaybı (şimdilik) makro politikayı raydan çıkarmamalı” ifadelerine yer verdi.
Malik, “Eğer sonuçtan büyük ölçüde ekonomik sıkıntılar ve özellikle de enflasyon sorumluysa, o zaman enflasyonla mücadele artık ekonomik olduğu kadar siyasi bir önceliktir ve kısa vadede ortodoks politika rotasının enflasyonu düzeltmesi desteklenmelidir” dedi.
]]>
Seçimlerin olası sonuçlarına dair fikir verebilecek bir anket de, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı ‘aylık tüketici eğilimleri anketi’.
TÜİK bu anket ile “tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimlerini” ölçüyor.
Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabiliyor. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor.
Son 20 yılın seçim sonuçları ile TÜİK’in tüketici güven endeksi karşılaştırıldığında dikkat çekici bir sonuç ortaya çıkıyor.
AKP’nin son 20 yılda istediğini aldığı seçimlerin hepsinde tüketici güveni endeks değeri hep 90 ve üzerinde idi. AKP’nin bu dönemde istediğini alamadığı dört seçimde ise bu değer hep 90’ın altında oldu.
Bugün açıklanan verilere göre, tüketici güven endeksi şubat ayında 79,3 iken mart ayında yüzde 0,02 oranında artarak 79,4 oldu.

İşte 20 yılda yapılan seçimlerde AKP’nin oy oranları ve seçimin yapıldığı aydaki tüketici güveni endeks değerleri…
28 Mart 2004 yerel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: % 41,67
Mart 2004 tüketici güveni endeks değeri: 104,9
AKP bu seçimde İstanbul ve Ankara dahil birçok büyükşehir belediyesini kazandı.
22 Temmuz 2007 genel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: %46,66
Temmuz 2007 tüketici güveni endeks değeri: 93,9
AKP bu seçim sonucu ile tek başına hükümet kuracak çoğunluğu sağladı.
29 Mart 2009 yerel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: %38,39
Mart 2009 tüketici güveni endeks değeri: 76,9
Dünyada ve Türkiye’de ekonomik kriz yaşanan 2009’daki seçimde AKP’nin oylarında 2007’deki genel seçime göre 8,27 puan, 2004’teki yerel seçime göre ise 3,28 puanlık düşüş oldu.
12 Haziran 2011 genel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: %49,83
Haziran 2011 tüketici güveni endeks değeri: 98,0
AKP 2011’deki seçimde oy oranını, bir önceki genel seçime göre 3,25 puan, bir önceki yerel seçime göre 11,44 puan artırdı.
30 Mart 2014 yerel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: %42,87
Mart 2014’te tüketici güveni endeks değeri: 92,4
AKP bu seçimde İstanbul ve Ankara dahil birçok büyükşehir belediyesini kazandı ve bir önceki yerel seçime göre oy oranını yükseltti.
10 Ağustos 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi:
Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı: %51,79
Ağustos 2014’te tüketici güveni endeks değeri: 93,6
AKP Genel Başkanı Erdoğan bu seçimi kazanıp cumhurbaşkanı seçildi.
7 Haziran 2015 genel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: %40,87
Haziran 2015 tüketici güveni endeks değeri: 89,6
AKP bu seçimde tek başına hükümet kuracak meclis çoğunluğunu kaybetti ve 1 Kasım’da seçimler tekrarlandı.
1 Kasım 2015 genel seçimleri:
AKP’nin oy oranı: %49,50
Kasım 2015 tüketici güveni endeks değeri: 95,2
AKP bu seçimle birlikte tek başına hükümet kuracak çoğunluğu tekrar elde etti.
16 Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumu:
AKP ve MHP’nin istediği evet oyu oranı: %51,4
Nisan 2017 tüketici güveni endeks değeri: 92,0
AKP ve MHP’nin istediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi teklifi kabul edildi.
24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı seçimi:
Recep Tayyip Erdoğan: %52,6
Haziran 2018 tüketici güveni endeks değeri: 91,1
Erdoğan ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi.
31 Mart 2019 yerel seçimleri:
AKP’nin aldığı oy oranı: %44,33
Mart 2019 tüketici güveni endeks değeri: 81,1
AKP bu seçimde İstanbul ve Ankara dahil birçok büyükşehir belediyesini kaybetti.
23 Haziran 2019 İstanbul seçimi (tekrar):
AKP’nin adayının oy oranı: %44,98
Haziran 2019 tüketici güveni endeks değeri: 80,1
AKP bu seçimde İstanbul’u bir kez daha kaybederken oy farkı 13 binden 806 bine yükseldi.
14 Mayıs 2023 genel seçimi:
AKP’nin aldığı oy oranı: %35,6
Mayıs 2023’te tüketici güven endeks değeri: 91,1
Haziran 2022’de 63,4 olan tüketici güven endeks değeri, kur ve faizin baskılandığı, seçim ekonomisi uygulamalarının devreye sokulduğu süreç sonunda Mayıs 2023’te 91,1’e kadar yükseldi. Seçimlerde Tayyip Erdoğan bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilirken, AKP’nin başını çektiği Cumhur İttifakı da TBMM’de çoğunluğu elde etti.
Eski Merkez Bankası Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara da bugün X hesabından yaptığı paylaşımda, tüketici güven endeksi ile seçim sonuçları arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
31 Mart 2024 yerel seçimleri:
Ocak 2024 itibarıyla tüketici güven endeksi değeri, 80,4 seviyesinde bulunuyor ancak ağustosta 68 seviyesine kadar gerileyen endekste son aylarda yükseliş var.
Mayıs seçimleri sonrasındaki kur, vergi ve enflasyon artışlarıyla düşen endeks, kur ve fiyatlardaki artış hızının yavaşlaması ve ücret zamlarıyla son aylarda yükseldi ancak yine de seçimler için eşik değer olan 90’ın altında bulunuyor. Önümüzdeki iki ayda değeri yükseltmek için hükümetten yeni hamleler gelebilir.
Tabii ki seçimlerde tek faktör ekonomideki genel durum değil ve TÜİK anketinin ne kadar güvenilir olduğu tartışılır. Ancak yine de yukarıda sıraladığımız seçim sonuçları ve tüketici güveni endeksi tablosu, seçimlerin olası sonuçlarına dair bir fikir veriyor.
]]>Dünya, 2024’e İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ve neredeyse iki yılı bulan Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde girerken, yeni yılda yapılacak seçimlerle iki büyük güç ABD ve Rusya’nın yeni liderleri belli olacak.
2024’te ABD’deki başkanlık seçiminin yanı sıra Rusya’da devlet başkanı ve Pakistan’da genel seçimler düzenlenecek; Tayvan, Finlandiya ve El Salvador’da halk sandık başına gidecek.
Romanya, Slovakya ve Litvanya 2024 yılında devlet başkanı seçimleri için oy kullanılacak ülkeler arasında bulunuyor.
DÜNYANIN TAKİP EDECEĞİ SEÇİM
ABD’de Demokrat Partiden Başkan Joe Biden’ın yanı sıra yazar Marianne Williamson ve Robert F. Kennedy Jr’ın aday adayı olduğu duyurulurken, Cumhuriyetçi Partiden eski ABD Başkanı Donald Trump, Florida Valisi Ron DeSantis, ABD’nin eski BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, girişimci Vivek Ramaswamy ve eski New Jersey Valisi Chris Christie aday adayı konumunda.
ABD’de 60. başkanlık seçimleri, Kasım 2024’te yapılacak. Demokrat Partinin muhtemel adayının, ABD Başkanı Joe Biden olması beklenirken, Kasım 2024’te ikinci kez dört yıllık dönem için göreve gelmesi halinde 81 yaşındaki Biden, başkanlık seçimini kazanan en yaşlı Amerikalı olacak.
ABD’de 10-14 Kasım 2023’te yapılan kamuoyu yoklaması, 81 yaşındaki Biden’ın, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana oylarının düştüğünü gösterdi. Biden’ın ilk kez eski ABD Başkanı Trump’tan daha az oy aldığı görünen ankete göre Trump, tüm seçmenlerin yüzde 46’sının oyunu alarak, yüzde 44’te kalan Biden’ın 2 puan önüne geçti.
ABD’de yapılan bir başka ankette ise seçmenlerin yarıdan fazlası, 2024’teki başkanlık seçimlerinde ABD Başkanı Joe Biden ile eski Başkan Donald Trump’ın aday olmasını istemediğini belirtti.
RUSYA’DA RAKİPSİZ LİDER
Rusya’da devlet başkanı seçimi 17 Mart 2024’te yapılacak. Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2024’te düzenlenecek seçimde bağımsız aday olmasıyla ilgili belgeleri Merkez Seçim Komisyonuna teslim ederek resmen başvuruda bulundu. Putin’in yeniden devlet başkanı olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Rusya’da yapılan anayasal reformla 71 yaşındaki Putin, mevcut görev süresinin 2024’te dolmasının ardından tekrar seçilebiliyor. Putin böylece iki kez 6 yıllık dönem için daha başkanlık yapma hakkına sahip olacak. Bu da Rusya Devlet Başkanı’nın iki dönem art arda seçilmesi halinde 2036 yılına kadar daha iktidarda kalması anlamına geliyor.
Putin’in karşısında yarışacak adayların başvuru süreci ise devam ediyor. Rus muhalif Aleksey Navalnıy, destekçilerini Putin dışında herhangi birine oy vermeye çağırıyor.
Rusya’da bir önceki devlet başkanı seçimi 18 Mart 2018’de yapılmıştı. Putin oyların yüzde 76,69’unu alarak 4. kez devlet başkanı seçilmişti.
PAKİSTAN’DA TARTIŞMALI SEÇİM
Pakistan’da genel seçimlerin 8 Şubat 2024’te yapılması planlanıyor. Yaklaşık 127 milyon seçmenin bulunduğu ülkede genel seçimlerde, gelecek 5 yıl için ülkeyi yönetecek yeni hükümet belirlenecek.
Pakistan Müslüman Ligi-Navaz (PML-N) lideri Navaz Şerif, Pakistan Halk Partisi (PPP) lideri Bilaval Butto Zerdari, Pakistan Adalet Hareket Partisi (PTI) lideri Gohar Han, Pakistan İslam Uleması Cemiyeti Partisinin (JUI-F) lideri Mevlana Fazlur Rehman ve Cemaat-i İslami Partisi lideri Siracül Hak aday olacaklarını açıkladı.
Pakistan’da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar’ın, yolsuzluk davasından hüküm giyen ve 5 Ağustos 2023’te tutuklanan cezaevindeki eski Başbakan İmran Han olmadan da “özgür ve adil genel seçimlerin” mümkün olabileceğini söylemesi ülkede tartışmaya yol açmıştı.
GÖZLER ÇİN-TAYVAN GERİLİMİNDE
Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan’da da 2024’te liderlik seçimleri yapılacak.
Tayvan’da 13 Ocak 2024’te düzenlenecek seçimler için DPP’den Tayvan Başkan Yardımcısı Lai Ching-te, ana muhalefetteki Milliyetçi Partiden (Koumintang/KMT) Yeni Taipei Belediye Başkanı Hou Yu-ih ve Pekin çizgisindeki Tayvan Halk Partisinden (TPP) Genel Başkan Ko Wen-je, adaylıklarını açıkladı.
Ayrıca uluslararası endüstriyel imalat şirketi Hon Hai/Foxconn Grubu’nun kurucusu, iş insanı Terry Gou da bağımsız aday olduğunu duyurdu.
Liderlik seçimlerinde partilerin Çin ile egemenlik ihtilafındaki tutumu seçmen davranışı açısından belirleyici rol oynuyor. Ana kara ile Tayvan arasında son yıllarda artan gerilim, seçmenleri Pekin ile iyi ilişkiler kurmayı savunan Koumintang ve Çin yanlısı olarak bilinen TPP’den çok adanın fiili bağımsızlığının korunmasını savunan DPP’ye yakınlaştırıyor. Seçimleri DPP’nin kazanması halinde ise Çin ile gerilimli ilişkilerin süreceği öngörülüyor.
]]>Özgür Özel, Cumhuriyet’in 100. yıl dönümü olduğu için herkesin 2023’ten çok umutlu olduğunu belirten Özel, buna karşın 6 Şubat’taki depremler nedeniyle 2023’te toplumun büyük acılar yaşadığını ifade etti.
Depremlerde 50 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini, çok sayıda kişinin yaralandığını ve yüz binlerce kişinin evsiz kaldığını vurgulayan Özel, şunları kaydetti:
DEPREMZEDELER ÇOK CİDDİ ACILAR ÇEKİYOR
– İşin daha kötüsü, kendilerine ‘Bir yıl içinde evleriniz yapılacak ve evlerinize gireceksiniz’ diye verilen sözün aksine, neredeyse depremin birinci yılı dolmak üzereyken 10 vatandaşımızdan 9’u çadırda ya da konteynerde barınmak zorunda kalıyor. Sorunları büyük, karda kışta çok ciddi sıkıntılar, çok ciddi acılar çekiyorlar.
– Sadece deprem değil, Cumhuriyet’in 100. yılında çok fazla acılar, kazalar, felaketler yaşadık ve şehitlerimiz oldu. Buradan bir kez daha kahraman Mehmetçiği saygı ve sevgiyle selamlarken, kayıplarımız için şehitlerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet hem ailelerine hem de milletimize başsağlığı diliyoruz.
– Yeni kayıplar yaşamamak, yeni şehitler vermemek için herkesin görevini en iyi şekilde yapmasını, hiçbir ihmale yer bırakmayacak şekilde en titiz tedbirlerin alınmasını bekliyoruz. Bunun da takipçisi
İLK HEDEFİMİZ YEREL SEÇİMLER
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde istedikleri sonuçları alamadıklarını ve ardından CHP’de bir değişim yaşandığını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
– Şimdi partimiz, genç kadrolarıyla çok daha fazla kadın yöneticiye yer verdiğimiz kadrolarıyla Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına giriyor. İlk hedefimiz mart ayının sonunda yapılacak yerel seçimler.
– Bu yerel seçimlerde hem geçen seneki seçim sonuçlarından mutsuz olanları hem de geçen sene seçimlerde Cumhur İttifakı’na oy verseler de yaşamdan beklediklerini alamayan, hayat pahalılığının karşısında ezilen, emeklerinin karşılığını alamayan, geleceğinden endişeli olan herkesi 31 Mart seçimlerinde hem bu iktidara bir sarı kart göstermeye hem de geleceğe daha umutla bakmak için iyi yönetilen, CHP’nin yönettiği, herkesin yerleşmek istediği şehirlere, bu iyi yönetime bir ödül vermeye davet ediyoruz.
– Elbette herkes CHP’nin yönettiği şehirlere gelemez ama verecekleri oylarla iyi CHP belediyeciliğini, halkçı CHP belediyeciliğini kendi şehirlerine getirebilirler.
ASLA UMUTSUZLUĞA KAPILMAYIN
Seçmenlerden 31 Mart’ta, partilerinin aday göstereceği dürüst, namuslu, israf etmeyecek, yolsuzluğa izin vermeyecek belediye başkan adaylarına destek vermelerini beklediklerini vurgulayan Özel, şöyle devam etti:
– Bundan beş yıl önce ‘martın sonu bahar’ dedik, baharı getirdik. Şimdi bahar getiremediğimiz illere bahar getirmeyi, beş yıl önce bahar getirdiğimiz illerde yazı sürdürmeyi, güzel günleri sürdürmeyi vadediyoruz.
– Bu güzel duygularla tüm vatandaşlarımızın yeni yılını kutluyorum. Özellikle gençlerimize sesleniyorum; asla umutsuzluğa kapılmayın. Gelecek çok güzel olacak ve bütün dünyanın üzerinde hesap yaptığı bu güzel ülkenin gençlerinin, gelecekleri için dünyanın diğer ülkelerinde hesap yaptıkları, hayal kurdukları yarınları kabul etmiyoruz.
– İstediğinizde gideceksiniz, istediğinizde döneceksiniz ama bu güzel ülke sizin eviniz, sizin vatanınız. Çok yakın zamanda bu ülkeyi gençlerimize yakışır bir ülke haline getireceğiz.
]]>